Her iki uygulama da katılımcıları sistemde daha uzun süre tutmayı amaçlarken, katılımcıların BES’teki birikimlerini kullanabilmesini ve nakit ihtiyaçlarının giderilmesini sağlıyor. Gelin, bu uygulamaların neler olduğuna ve benzerlikleri ile farklılıklarına bir bakalım…
56 YILLIK YATIRIM YOLCULUĞU
BES’te 18 yaş altının sisteme alınmasıyla ülkemizde ilk defa 56 yıl sürecek bir yatırım yolculuğu başladı. Dile kolay, yarım asırdan fazla. İnsan hayatı bu, inişleri çıkışları, gelirleri, giderleri var. 56 yıl boyunca sisteme katkı payı ödemek ama BES’te oluşan birikimlerden faydalanamamak, katılımcıları endişelendiriyordu. Ya, nakit ihtiyacım olursa; ev, araba alırken nereden para bulacağım gibi sorular, katılımcıların BES’e temkinli yaklaşmasına, zaman zaman da uzak durmasına neden oluyordu. Bu sorular genellikle BES’te birden fazla sözleşme yaparak aşılmaya çalışılıyordu. Bir sözleşme ev alımı için, bir sözleşme çocuğun okulu için, bir sözleşme acil ihtiyaçlar için gibi. Ama bu katılımcı ev alırken veya çocuğunun okulu için yaptığı birikimi kullanmak istediğinde, sözleşmesini sonlandırmak zorunda kalıyor, buradaki bütün birikimi alarak sistemden çıkıyordu. Bu da bir taraftan sistemin hedefleriyle uyuşmuyor, diğer yandan devlet katkılarından tam olarak faydalanılamadığı, kesinti ödendiği ve yüksek oranlı stopaj dolayısıyla katılımcıların şikâyetlerine neden oluyordu. İşte BES’te yeni başlayan iki uygulama, bu sorunlara çare olması amacıyla tasarlandı.
BİRİKİMLER KARŞILIĞI KREDİ
1 Temmuz 2024 tarihinden itibaren hem gönüllü BES hem de OKS tarafındaki sözleşmeler, bankalarda teminata kabul edilerek, kredi kullanmak mümkün olabilecek. Böylece hem katılımcının birikimleri teminat için kurulan özel fonlar aracılığıyla sistem içinde kalmaya ve değerlenmeye devam edecek, hem de katılımcı bankadan uygun faizlerle kredi kullanabilecek. Dolayısıyla ödenen kredi faizinin bir kısmı bu fonlardan elde edilen getirilerle karşılanmış olacak, katılımcı birikimlerini alarak sistemden ayrılmak zorunda kalmayacak ve sistemdeki kazanılmış haklarını korumaya devam edecek. Bu uygulama katılımcıların acil ihtiyaçlarının giderilmesini sağlayacak ama aynı zamanda BES’teki birikimler de sistemde değerlenmeye devam edecek. Özellikle sistemin avantajlarından faydalanmak için çok önemli olan ‘başlangıç tarihinden kaynaklanan’ haklar korunacak.
KISMİ ÖDEME HAKKI
Yine 1 Temmuz 2024 tarihinde uygulamaya başlayacak olan kısmi ödeme hakkı, katılımcıların belli koşullarla sistemdeki birikimlerinden faydalanmasını amaçlıyor. Nedir bunlar? Başta afet durumları olmak üzere, evlilik, konut alımı ve üniversite eğitimi nedeniyle BES’teki birikimlerden çekim yapılabilecek. Ayrıca afet durumu hariç olmak üzere bu haktan faydalanmak üzere sistemde en az 5 yıl tamamlamış olmak ve en az beş aylık brüt asgari ücret tutarında bir katkı payı ödemek gerekiyor.
UYGULAMALARIN FARKLARI
1- Gönüllü BES tarafındaki sözleşmeler her iki uygulamadan da faydalanabilirken, OKS tarafındaki birikimler karşılığında bankalardan kredi kullanılabilecek ama OKS sözleşmesi olan çalışanlar, kısmi ödeme hakkından faydalanamayacak.
2- Kısmi ödemede devlet katkılarının da bir kısmı kullanılabilecek. Ama birikimler karşılığında kredi kullanırken katılımcı sadece kendi birikimlerini teminata verebilecek, devlet katkılarını kullanamayacak.
3- Birikimler karşılığında kredi kullanırken herhangi bir koşul aranmıyor. Sadece kredi tutarının en az %20 fazlasının teminata alınması gerekiyor. Hâlbuki kısmi ödemede katılımcının sistemde en az beş yılı tamamlaması ve en az 5 brüt asgari ücret tutarında katkı payı ödemiş olması gerekiyor.
4- Kısmi ödeme almak için sistemden an az 3 yıl ayrılmayacağına dair taahhütte (eğitim için 4 yıl) bulunmak gerekiyor. Birikimler karşılığında kredi kullanırken ise taahhüt istenmiyor ama kredi borcu kapanana kadar katılımcının sistemden çıkışına da izin verilmiyor.
5- Katılımcı doğal afet, evlilik, konut ve eğitim nedenleriyle birer kez talepte bulunabiliyor. Her beş yılda bir, farklı bir nedenle kısmi ödeme alınabiliyor. Hâlbuki BES birikimleri karşılığında kredi kullanabilmek için herhangi bir bekleme süresine gerek yok. Katılımcı kredi borcunu kapattıktan sonra tekrar BES birikimlerini teminat göstererek kredi kullanabilir.
6- Kısmi ödeme hakkının kullanımı sistem dışına para çıkması anlamına gelirken, birikimler karşılığında kredi kullanımında teminattaki birikimler, sistem içinde kalarak değerlenmeye devam ediyor.
UYGULAMALARIN BENZERLİKLERİ
1- Hem BES birikimleri karşılığında kredi kullanımı uygulaması hem de kısmi ödeme uygulamasının hedefi katılımcıyı sistemde daha uzun süre tutmak.
2- Gerek BES birikimleri karşılığında kredi kullanımı, gerekse de kısmi ödeme hakkının kullanımında üzerinde haciz ve rehin olan sözleşmeler ile işveren grup emeklilik sözleşmeleri talepte bulunamayacak. BES birikimleri karşılığında kredi kullanılan sözleşme kısmi ödeme talebinde bulunamazken, kısmi ödeme talebinde bulunan sözleşmelerdeki birikimler, bankalarda teminat olarak gösterilemeyecek.
3- Her iki uygulama da katılımcıların tüketim ihtiyaçlarının karşılanması hedefini taşıyor. Dolayısıyla her iki uygulamanın yoğun kullanımında kamunun enflasyonla mücadelesine ket vurabilir.
4- Her iki uygulama da aşırı kullanımda bireysel emeklilik sisteminin büyüyememesi, güdük kalması, ekonomide beklenen faydaları sağlayamaması gibi sonuçlar doğurabilir.
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerinden derlenen bilgilere göre, BES’e 9 milyon 61 bin 975 kişi dahil olurken, toplam fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 934 milyar liraya yaklaştı.
OKS’de ise 7 milyon 323 bin 573 katılımcı yer alırken, toplam fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 69 milyar lira civarında gerçekleşti. Böylelikle BES ve OKS’deki toplam fon büyüklüğü kurulduğu günden bu yana 1 trilyon 2 milyar 409 milyon liraya ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 16 milyon 385 bin 548 kişiye yükseldi.
Sektör, 2023 yılını BES ve OKS dahil 756 milyar 421,5 milyon lira fon büyüklüğü ve 15 milyon 979 bin 96 katılımcıyla tamamlamıştı. Yılbaşından bu yana katılımcı sayısı 406 bin 452 kişi, toplam fon büyüklüğü de 245 milyar 988,1 milyon lira artış gösterdi.
18 yaş altında toplam fon büyüklüğü 20 milyar lirayı aştı
BES’te 18 yaş altı katılımcı sayısı 10 Mayıs ile biten haftada 1 milyon 184 bin 373 olurken, en çok katılım 102 bin 14 ile sıfır yaşta görüldü.
Söz konusu dönemde 18 yaş altı katılımcıların biriktirdiği fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 20 milyar 52 milyon liraya ulaştı.
“BES’IN 1 TRILYON LIRAYA ULAŞMASI ÖNEMLI BIR KILOMETRE TAŞI OLACAK”
Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, BES’in 1 trilyon liraya ulaşmasının çok önemli bir kilometre taşı olacağını söyledi.
Son yıllarda BES’in yoğunlukla tercih edilen tasarruf ve yatırım araçlarından biri haline geldiğini dile getiren Çakmak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uzun vadeli yatırım ve tasarruf yapmak isteyenler için farklı fon sepetleriyle seçenekler sunan BES, aynı zamanda yüzde 30 devlet katkısı desteğiyle kişilere emeklilik dönemleri için de güvence oluyor. Devlet katkısıyla önemli bir finansal güvence haline gelen BES, gerek sektör gerekse ülke ekonomisi için büyüyen bir değer. Bildiğiniz gibi bireysel emeklilik fonları, katılımcıları genellikle uzun vadeli yatırımlara yönlendiren yatırım araçları olarak öne çıkıyor. Bu da ülke ekonomisinin uzun vadeli büyümesini ve sürdürülebilirliğini destekliyor.”
Çakmak, sistemdeki katılımcıların 1,2 milyonunun 18 yaş altı olduğuna dikkati çekerek, 18 yaş altı katılım imkanıyla yoğunlaşan ilginin, yaz aylarında yürürlüğe girecek kısmi çekiş ve temlik haklarıyla daha da hızlanacağını bildirdi.
Orta Vadeli Program’a göre yılın son çeyreğinde hayata geçmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine (TES) ilişkin bilgiler veren Çakmak, “OKS’nin TES’e dönüşümü emeklilikte oluşacak gelir kaybını telafi edebilecek, çalışma dönemindeki yaşam standartlarını korumayı sağlayabilecek, ek emeklilik gelirinin oluşmasını ve hane halkı tasarruflarının artırılmasını amaçlayan bir sistem olarak kurgulanıyor. OKS’nin işveren katkısıyla birlikte TES’e dönüşmesiyle, BES’in daha da yaygınlaşacağını ve daha da büyüyeceğini öngörüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
“BÜYÜMEDE FONLARIN YÜKSEK GETIRI PERFORMANSI BÜYÜK ROL OYNAYACAK”
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Murat Atalay da Haziran 2023 döneminde fon büyüklüğünün 500 milyar lira seviyesine gelmesinin sektörce kutlandığını anımsatarak, üzerinden bir yıl geçmeden 1 trilyon liralık eşiğin yakalandığını söyledi.
Atalay, “BES, hedef olarak belirlenen kritik eşikleri birer birer aşmaya devam ediyor. Bireysel emekliliğin sahip olduğu potansiyelin verimli şekilde kullanılabilmesi ve böylelikle sürdürülebilir ekonomik büyümenin desteklenerek ülkemizin uzun vadeli finansman ihtiyacına katkı sağlanması anlamında buradaki gelişimi çok önemsiyoruz.” diye konuştu.
Bireysel emeklilik sektörünün kamu otoritesi tarafından yoğun olarak desteklendiğine işaret eden Atalay, şu ifadeleri kullandı:
“2024, BES’te bir süredir hazırlıkları süren yeni mevzuat düzenlemelerinin fiilen hayata geçirildiği bir yıl olacak. Kamu otoritesinin BES’i desteklemeye yönelik yenilikçi hamlelerinin, sisteme dahil olan mevcut katılımcılara ilaveten sistem ile henüz tanışmamış kişiler üzerinde de olumlu etkiler göstermesini bekliyoruz. Bu yeniliklerle BES’in finansal kapsayıcılığının ve sürdürülebilirliğinin daha da artırılması mümkün olacak.”
Atalay, OKS’nin TES’e dönüştürülmesinin OKS katılımcı tabanını yaklaşık 3 katına çıkaracak bir gelişme olacağının altını çizerken, BES ve TES birlikteliğiyle sosyal güvenlik sistemine, ekonomik istikrara ve vatandaşların sosyal refahına katkı sağlanacağını sözlerine ekledi.
“BU RAKAM BES’IN SEKTÖRDEKI GÜVENILIRLIĞINI VE ISTIKRARINI GÖSTERIYOR”
AgeSA Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Fırat Kuruca ise BES’in, katılımcıların gelirini ve refahını artırırken büyüyen Türkiye ekonomisinin gelişiminde de önemli bir rol üstlendiğini, ekonomik kalkınma için önemli bir kaynak oluşturduğunu dile getirdi.
BES’in 1 trilyon lirayı aşan büyüklüğünün ekonomiye yönlendirilen uzun vadeli yatırım miktarını gösterdiğini vurgulayan Kuruca, şöyle devam etti:
“Bu da sermaye piyasalarının gelişimine olumlu katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra bu rakam BES’in sektördeki güvenilirliğini ve istikrarını da gösteriyor. Ayrıca, ‘toplumda emeklilik bilincinin arttığını, potansiyel yeni katılımcıları çektiğini de’ söyleyebiliriz. 21 yılda hem sistem hem de sektörümüz çok yol kat etti. Güçlü bir büyüme oranı yakaladı. Bunun üzerine daha fazlasını inşa etmeliyiz. Yatırımlarımızı artırmak istiyorsak bunu sadece dış kaynaklarla yapmak mümkün değil. Sağlam ekonomi bu tür uzun vadeli tasarruf birikimlerinden geçiyor. Toplum olarak daha çok tasarruf yapmayı öğrenmeli ve desteklemeliyiz.”
Kuruca, devlet katkısının yüzde 30’a çıkarılması, 18 yaş altı katılımcıların sisteme dahil edilmesi ve emeklilik fonlarının yüksek performansı gibi sektörü büyüten gelişmelere de değinerek, yeni teşvikler ve düzenlemelerle hem sistemin hem de sektörün daha da büyüyeceğini öngördüklerini anlattı.
Kuruca, 25-30 milyon kişinin dahil olması beklenen TES’in 2025 yılında hayata geçebileceğini belirterek, TES’in sosyal güvenlik sistemi ile ilgili risklerin azaltılması açısından çok kritik olduğunu ve sürdürülebilir büyüme için destekleyici olacağını sözlerine ekledi.