Kilo – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 10 Dec 2024 14:16:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bal kabağı tam bir şifa deposu https://www.foxtvhaber.com.tr/bal-kabagi-tam-bir-sifa-deposu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bal-kabagi-tam-bir-sifa-deposu/#respond Tue, 10 Dec 2024 14:16:19 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/bal-kabagi-tam-bir-sifa-deposu/ ABD merkezli health sitesi, vitamin, mineral ve antioksidan deposu bal kabağının faydalarına yer verdi.

İŞTE O FAYDALAR;
Bağırsak sağlığını destekler
Bazı kanser türlerine karşı korur
Bağışıklığı arttırır
Kilo vermeye yardımcı olur
Göz sağlığını artırır
Sağlıklı kan basıncını destekler.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bal-kabagi-tam-bir-sifa-deposu/feed/ 0
Yemek sonrası uyku hali oluşuyorsa dikkat! Hastalık habercisi olabilir https://www.foxtvhaber.com.tr/yemek-sonrasi-uyku-hali-olusuyorsa-dikkat-hastalik-habercisi-olabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yemek-sonrasi-uyku-hali-olusuyorsa-dikkat-hastalik-habercisi-olabilir/#respond Sat, 29 Jun 2024 00:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13782 Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, vücutta yağ depolamasını artıran insülin direnci hakkında ve tedavi süreci ile ilgili bilgilendirme yaptı.

Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, insülin direnci hakkında yaptığı açıklamalarda, insülin direncinin kaslardaki, yağdaki ve karaciğerdeki hücrelerin insüline iyi yanıt vermemesi durumu olarak tanımlandığını ve kandan glikozu kolayca alamaması anlamına geldiğini kaydetti.

Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, “Sonuç olarak pankreas, glikozun hücrelere girmesine yardımcı olmak için daha fazla insülin üretir. Şekeri kontrol altına alabilmek için gereğinden fazla salgılanan insülin, vücuda yağ depolama emri verdiğinden kilo alımına, vücutta yağ birikimine neden olur. Pankreas, hücrelerin insüline karşı zayıf tepkisinin üstesinden gelmeye yetecek kadar insülin üretebildiği sürece kan şekeri düzeyi sağlıklı bir aralıkta kalacaktır. Hücreler insüline karşı çok dirençli hale gelirse, bu kan şekeri düzeylerinin yükselmesine (hiperglisemi) yol açar. Bu da zamanla prediyabet ve Tip 2 diyabete yol açar” açıklamasını yaptı.
Dr. Yazıcıoğlu, Tip 2 diyabetin yanında insülin direncinin obezite, kalp-damar hastalığı, alkolden bağımsız karaciğer yağlanması, metabolik sendrom, polikistik over sendromu (PCOS) hastalıkları ile ilişkili olduğunu belirtti.

İNSÜLİN DİRENCİ TEHLİKELİ SONUÇLAR DOĞURABİLİR

Uzm. Dr. Yazıcıoğlu insülin direncinden bahsederken “Yağ depolaması genellikle karın bölgesinde olur. Aynı zamanda karaciğer ve damarlar da yağlandığı için insülin direnci ciddi hastalıklara yol açabilir. Şeker hastalığının yüzde 90’ınını oluşturan Tip 2 diyabetin başlangıcında insülin direnci mutlaka görülür. Zaman içinde insülin direnci arttıkça daha fazla insülin salgılamak zorunda kalan pankreas yorulur ve yetersiz kalır. Pankreasın şekeri kontrol altına alamaması sonucunda da şeker hastalığı ortaya çıkar. İnsülin direnci damar sertliği sürecini de hızlandırır; kalp krizi riski artar, hatta bazı kanserleri bile tetikleyebilir.” ifadelerini kullandı.

Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, insülin direncinin belirtileri arasında uyku halinin yer almasına dikkat çekerek “Ağır bir yemek sonrası veya şekerli bir gıda yedikten sonra gereğinden fazla bir ağırlık hissi, uyku hali oluşması. Yemekten sonra şekerin kontrolsüz olarak düşmeye başlamasıyla el titremesi, terleme, mide kazınması şikayetleri, kilo almanın kontrol edilememesi, iştah artışı.” sözlerine yer verdi.

Aynı zamanda insülin direnci söz konusu olduğunda kilo vermenin zorluğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, “İnsülin direnci yüksek olan kişilerde özellikle kilo vermek zordur. Vücut sürekli yağ depolanmasını söyler. Bu nedenle yağların yakılması mümkün olmaz. Orantısız salgılanan insülin kan şekerinde düşmelere yol açtığından nasıl insan susuz kalır ve canı devamlı su içmek isterse, şekerli yiyeceklere karşı kontrol edilemez bir iştah oluşur. Bu nedenle insülin direnci olan hastalar verilen diyete uyamazlar ve kilo veremezler.” dedi.



RİSKLERİ ÖNLEMEK MÜMKÜN

Kan testi yapılarak direnç seviyesinin ölçülebildiğini hatırlatan Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, “Direncin yüksek olduğu kişiler için öncelikle doğru diyet ve egzersiz planlaması yapılması gerekir. Buna rağmen düzelme görülmezse 2-3 ay ya da en fazla 6 aylık tedavilerle seviye normale döndürülebilir.” sözlerini kullandı.

Kalp hastalığı riskine de dikkat çeken Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, “İnsülin direnci seviyesi normale döndüğünde de kilo vermenin önündeki engel kalkar, hastalar hızla kilo verir ve de iştahları anında kesilir. En önemlisi kalp hastalığı riski, kanser tiplerine yatkınlık, şeker hastalığı da bu sayede önlenecektir” diyerek açıklamalarını tamamladı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yemek-sonrasi-uyku-hali-olusuyorsa-dikkat-hastalik-habercisi-olabilir/feed/ 0
Karaciğer yağlanması neden olur, belirtileri nelerdir? Karaciğer yağlanması nasıl geçer? https://www.foxtvhaber.com.tr/karaciger-yaglanmasi-neden-olur-belirtileri-nelerdir-karaciger-yaglanmasi-nasil-gecer/ https://www.foxtvhaber.com.tr/karaciger-yaglanmasi-neden-olur-belirtileri-nelerdir-karaciger-yaglanmasi-nasil-gecer/#respond Sat, 18 May 2024 01:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10919 Hayati organlarımızdan biri olan karaciğerin birçok işlevi bulunuyor. Sindirime yardımcı safrayı üretip, protein üretimi yapar, pıhtılaşma faktörlerini üretir ve besinlerin enerjiye dönüşmesinde rol oynar. Bunlar karaciğerin görevlerinden sadece birkaçı. Karaciğer doğru çalışmadığı takdirde vücuttaki birçok önemli işlevde de aksama meydana geliyor. Peki, karaciğerin doğru çalışması ve yağlanmaması için neler yapmalıyız? Karaciğer yağlanması belirtileri nelerdir, neden olur?

KARACİĞER YAĞLANMASI NEDİR?

Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde çok fazla yağ birikmesinin neden olduğu bir hastalıktır. Sağlıklı karaciğerde de bir miktar yağ olabilir. Yağ miktarı, karaciğer ağırlığının yüzde 5 -10’unu geçerse sorun haline gelir. Karaciğer yağlanması alkole bağlı olan (alkolik karaciğer yağlanması) ve alkole bağlı olmayan (non-alkolik karaciğer yağlanması) olarak ikiye ayrılır.

Alkolik karaciğer yağlanması erişkinlerin yüzde 5’inde görülmektedir. Alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığı ise toplumda daha sık görülmekte olup Türkiye için kesin rakam bilinmese de ABD’deki gibi 3 kişiden birinde görüldüğü tahmin edilmektedir.

Karaciğer yağlanması dünyada toplumun yaklaşık yüzde 25’ini etkilemektedir. Türkiye’de görülme sıklığının ise yüzde 30 olduğu tahmin edilmektedir. Obezite-aşırı kilo, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, insülin direnci, polikistik over sendromu gibi hastalıklar non-alkolik karaciğer yağlanmasına sebep olmaktadır.

Karaciğer yağlanması da insülin direnci, şeker hastalığı, obezite, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları gibi hastalıklara zemin hazırlar. Bu hastalıklarla birbirlerini tetiklerler, aralarında kısır döngü vardır

Çok hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanması yapar. O nedenle çok hızlı kilo vermeyi değil sağlıklı kilo vermeyi hedeflemeliyiz. Bazı ilaçlar da karaciğer yağlanmasına sebep olabilmektedir. Amiodaron, tamoksifen, tetrasiklin, diltiazem bunlardan bazılarıdır.

Karaciğer yağlanması ilerledikçe, steatohepatit (karaciğer iltihabı) sonrasında siroza neden olmaktadır. Siroz durumu ilerledikçe karaciğer yetmezliğine ve/veya karaciğer kanserine sebep olabilmektedir.

KARACİĞER YAĞLANMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Karaciğer yağlanması olan hastaların çoğunda hiçbir şikâyet yoktur. Hayatlarını normal sürdürürler. Ta ki siroz gelişene kadar. O nedenle bir şikayetimizin olmaması karaciğerimizde her şeyin yolunda gittiği anlamına gelmez.

Hastanın tıbbi öyküsü, kan tahlilleri ve karaciğer görüntülemeleri (ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, transientelastografi) ile tanı konulur. Bazı durumlarda karaciğer biyopsisi gerekebilir.

Siroz gelişince halsizlik, iştahsızlık, bulantı, zayıflama, sarılık, karın ve bacaklarda ödem gibi şikayetler gelişebilir.

Son döneme kadar belirti vermediği için yukarıda saydığımız hastalıklar varsa ve/veya fazla kilo varsa karaciğer yağlanması olma ihtimali yüksektir. Bu gruptaki kişilerin hekimleriyle görüşmeleri gerekir.

KARACİĞER YAĞLANMASINDAN NASIL KORUNABİLİRİZ?

Karaciğer yağlanması için konuya ilişkin İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, “Karaciğer yağlanmasından korunmak istiyorsak öncelikle yaşam tarzımıza dikkat etmeliyiz. Korunmak için yaptıklarımızla tedavi amacıyla yapacaklarımız aşağı yukarı benzer şeyler. Beslenmemize dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeliyiz. Hareketli olmalı düzenli spor yapmalıyız. Alkolden mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Fazla kilolardan kurtulmalıyız. Şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, metabolik sendrom, hipertansiyon, uyku apne sendromu, hipotiroidi, insülin direnci gibi durumlar yeterli şekilde tedavi edilmeli. Doktorumuzun bu hastalıklar için yazdığı ilaçları düzenli kullanmalıyız” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/karaciger-yaglanmasi-neden-olur-belirtileri-nelerdir-karaciger-yaglanmasi-nasil-gecer/feed/ 0
Böbrek ağrısıyla gitti, karnından 8 kiloluk tümör çıkarıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/bobrek-agrisiyla-gitti-karnindan-8-kiloluk-tumor-cikarildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bobrek-agrisiyla-gitti-karnindan-8-kiloluk-tumor-cikarildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8891 Alanya’da müzisyen olarak çalışıp geçimini sağlayan Şükrü Genç, yaklaşık bir yıl önce başlayan karın ağrısı şikayeti üzerine Alanya Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada karnında kitle tespit edilen Genç daha sonra Isparta’da özel bir hastaneye gitti. Ameliyata alınması gerektiğinin söylenmesi üzerine Genç, ailesinin yaşadığı İzmir’e gelip, İzmir Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkikler üzerine kitlenin dalak, pankreas ve kalın bağırsağıyla birlikte böbrek üstü bezlerini de içine aldığı ve boyutlarının eninin 35, boyunun ise 25 santimetre olduğu tespit edilen tümörün ağırlığının ise 8 kilo olduğu anlaşıldı. Genç’e bağ dokusundan kaynaklanan ve nadir görülen bir kanser türü olan sarkom hastalığı teşhisi konuldu. Genç, İzmir Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ali Kemal Kayapınar ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Güner tarafından 19 Mart’ta yapılan operasyonla sağlığına kavuştu.

‘HAYATTA OLMAMIN SEBEBİ DOKTORLARIM’

Karnındaki kitle nedeniyle yavaş yavaş kilo almaya başlayan ancak bu durumu çok umursamadığını dile getiren Genç, “Daha önce böbreğimde taş vardı. Bunu da böbrek ağrısı sandım. Fakat yanılmışız. Kitle böbreğe baskı yaptığı için ağrılarım oluyormuş. Alanya Devlet Hastanesi’nde ultrasonla bakarak emar çekip, kitleyi tespit ettiler. Daha sonra Isparta’da özel bir sağlık kuruluşuna başvurdum. Orada da sonuçlara bakıp, aynı gün ameliyata alabileceklerini söylediler. Korktum. Ailem İzmir’de yaşadığı için buraya geldim. Kan, idrar ve çeşitli tahliller yapıldı. Burada ameliyata girip çıkamama ihtimalim olduğu söylendi. Düşündüm ve risk aldım. Doktorlar da riskin büyüğünü aldı. Başarılı bir operasyon geçirdim. Hayatta olmamın sebebi doktorlarım. Kendilerine teşekkür ederim” dedi.

‘GEBE BİR KADIN GİBİYDİM’

Alanya’da bağlama ve gitar çaldığını ancak son dönemde ağrıları nedeniyle çalışamaz hale geldiğini anlatan Şükrü Genç, kendisini ikinci kez dünyaya gelmiş gibi hissettiğini belirtip, “Kocaman bir karnım vardı. Gebe bir kadın gibiydim. Ben ilk başta kilo aldığımı sanıyordum, umursamadım. Ağrılar başlayınca hastaneye gittim. Nefes alışverişim bile iyi değildi. Müzisyen olduğum için çok iyi diyafram kullanırdım. Ama diyaframımı kullanamıyordum. Uyurken bile rahatsız ediyordu. 70 kiloydum ameliyattan sonra 55 kiloya düştüm. Hocalarım kitlenin 8 kilo olduğunu söyledi. Bundan sonra gece çalışamam. Alanya’da dershane işiyle ilgileneceğim. 35 yıl sigara tiryakisiydim. Ameliyattan çıktığımdan beri bıraktım. Artık kokusunun olduğu yerde bile duramıyorum” ifadelerini kullandı.

‘HASTANIN TEK ŞANSI CERRAHİ İDİ’

Şükrü Genç’in 29 Mart’ta taburcu olduğunu ve ameliyatın ardından hiçbir komplikasyon yaşamadıklarını ifade eden İzmir Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ali Kemal Kayapınar, hastanın dünyada az rastlanan bir damar anomalisine sahip olduğunu söyleyerek, “Her insanda damarların normal bir seyri vardır ancak bazı kişilerde bu seyir değişebiliyor. Sol bacaktaki damarın normalde aşağıda, sağ bacaktaki damarla birleşmesi gerekirdi. Damar tümör içinden gidip sol böbreğin toplardamarına katılıyordu. Tümörün içinde olduğu için cerrahi açıdan büyük bir risk vardı. Hastamızı onkoloji konseyinde değerlendirdik. Biyopsisinin ardından kanser teşhisi konuldu. Konseyde ameliyat öncesi kemoterapi kararı çıktı. Ancak kemoterapiye cevap alamadık. Hastanın tek şansı cerrahi idi. Hasta ile tümörün çok büyük olması ve bunun yanında damar anomalisi nedeniyle ameliyatın riskli olduğunu konuştuk. Kendisi de riskleri kabul etti biz de kabul ettik” diye konuştu.

‘8 KİLO AĞIRLIĞINDA OLDUĞUNU GÖRDÜK’

Tümörün dalağı, pankreası, sol böbreği ve sol kolonu tuttuğunu anlatan Doç. Dr. Kayapınar şöyle devam etti:

“Tümör ile bu organları çıkardık. Aynı zamanda tümörün içinden altından giden önemli damarı koruyarak geride hiç tümör dokusu bırakmadık. Tümörü çıkardık ve tartıp 8 kilo ağırlığında olduğunu gördük. Hastamızın bu ameliyatla yaşam süresini uzatma olasılığını sağladığımız için gururluyuz. Bu kitle karnın arka tarafında yer aldığı için büyük boyutlara gelene kadar kendini göstermemiş ve hastada herhangi bir şikayet olmamış. Hastanın genç olması bu şişkinliği önemsememesine neden olmuş. Daha sonra organlarına bası yapması sonucu şikayetlerin başlaması üzerine tetkik için doktora gidip hastalığı tesadüfen ortaya çıkmış.”

‘AMELİYAT MASASINA YATIP KALKAMAMA İHTİMALİ VARDI’

Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Güner ise “Bu lezyonlar cerrahi için zordur. Çünkü yerleşim yeri itibariyle ulaşması zordur. Damarlara olan komşuluğu, etraf dokuları içine alması, geç dönemde fark edilmesi, hastaların genellikle kilo aldığını düşünerek hastaneye geç başvurması ve başvurduğu zaman da damarları ve etraf dokuları sardığı için eve gönderilmesi riski arttırıyordu. Son çare olarak buraya başvurdu. Hastaya bütün şeffaflığıyla durumu paylaştık. Ameliyat masasına yatıp kalkamama ihtimalinin olduğu belirtildi. Hastanın kendisi de ameliyat olmazsa hastaneden çıkmasının mümkün olmayacağını biliyordu. İyi bir ekiple başarılı bir operasyonla tümörlü alan temizlenmiş oldu. Hastaya sağladığımız katkı bizim için paha biçilemez. Hastayı takiplerde iyi olduğunu görmek bizim için mutluluk verici” diye konuştu.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bobrek-agrisiyla-gitti-karnindan-8-kiloluk-tumor-cikarildi/feed/ 0
Sucukta hileye dikkat: Pazarda 50, kasapta 200 lira https://www.foxtvhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat-pazarda-50-kasapta-200-lira/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat-pazarda-50-kasapta-200-lira/#respond Fri, 01 Mar 2024 02:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5212 İstanbul Sefaköy’de 3 kangalı 150 TL’den vatandaşa satılan sucuklar dikkat çekti. 3 kangal sucuk 150 TL olur mu sorusunu akıllara getiren görüntülere karşı kasap ve marketlerde sucuğun kangalı 200 ile 300 lira arasında değişiyor.

Sucukta yapılan maliyet oyunlarına karşı Gıda Mühendisi Doç. Dr. Murat Doğan, uyarılarda bulundu. Vatandaşın renginden ve görüntüsünden anlayamayacağı hileleri anlatan Doğan, sucukta kemik tozu, sakatat ve bitkisel proteinlerin kullanıldığını, bunların da halk sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi.

SAKATAT, MİDE, PANKREAS VE KEMİKLER KULLANILIYOR

Gıda Mühendisi Doç. Dr. Murat Doğan, “Sucuk içerisinde kıyma ve baharat karışımından başka bir şey olamaz. Ancak tağşiş dediğimiz yani aldatmaca yapılan işler var. Merdiven altı üretim yerlerinde bunlar yapılabiliyor. Temel olarak aslında iyi olmayan etler kullanılıyor. Sakatat türü etler, hayvanın kullanılmayan yerleri, pankreası, midesi, bağırsaklarının bir kısmı. Et mezbahadan çıkıyor ve çıktıktan sonra kemikler kalıyor. Bu kemikler ya hayvan yemi olarak gönderiliyor ya da mama olarak yapılması için fabrikalara gönderiliyor.

Kemiğin üzerindeki kıymayı tıraşlayarak onu da kullanıyorlar, böylece maliyetleri hem düşürmüş oluyorlar kendilerince ama bunların hepsi yasak. Sağlık açısından da problemli şeyler. Ürünü normal fiyatıyla, piyasa fiyatıyla alıyorsanız, bilindik bir yerden alıyorsanız ve markanız da güvenilirse, bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Onun dışında bir panayırda, herhangi bir etiketsiz ürünü aldığım takdirde bunları yaşama imkanım var” dedi.

BOLCA TAVUK DERİSİ KULLANILIYOR

Doç. Dr. Doğan, “Yapılan şeyler baharatı artırarak istenilen tadı yakalamak. Tarım Bakanlığı bunlarla ilgili çalışmalar yapıyor ama merdiven altı yerlerin bulunabilmesi lazım. Tavuk da karıştırılıyor. Türk Gıda Kodeksine göre sucuk dediğimiz şeyin içerisine kesinlikle tavuk eti olamaz. Yani kanatlı et olamaz. Maliyetleri düşürmek için yapılan bazı şeyler var. Bolca tavuk derisi katılıyor. Tavuğun iç kısımları, kemikli kısımları çamur haline getiriliyor sucuğun içerisine kuter yapılırken katılıyor. Bunların hepsi hem sağlığımızı etkiliyor hem de doğru ürünü tüketmememize neden oluyor” ifadelerini kullandı.

BİTKİSEL LİFLER KULLANILIYOR; POSA YİYORSUNUZ

Doç. Dr. Doğan, “Kemik tozu zararlı. Sucuğun içine katıldığı takdirde normalde siz bir tabak tavuk yiyorsunuz, kemikli but yiyorsunuz, yerken kemiğini yemezsiniz. Sizin yemediğiniz bir şeyi hayvanlar için kullanabilecek ya da gübre yapılabilecek bir şeyi alıp gıdanın içerisine koymak doğru bir şey değil. Bitkisel protein de katıyorlar amaç burada bakanlık tarafından denetim yapıldığında içerisinde protein miktarına bakılıyor. Yüzde 13-14 olması lazım. Bu miktarın altındaysa etin yerine başka bir şey olduğu anlamına gelir. Bu noktada posa dediğimiz, bitkisel lifler, buğday, havuçların liflerini katıp içerisine suyla birlikte karıştırdıkları takdirde 1’e 6 yani 1 litre su içerisine 6 kilo o liften katıp, kıymanızla karıştırdığınızda 10 kiloya yakın bir sucuk elde ediyorsunuz 3 kiloluk bir kıymadan. Bol da baharat atınca maliyetler böyle düşürülüyor. Asıl sorun burada. Siz et yediğinizi düşünüyorsunuz, et proteini aldığınızı düşünüyorsunuz ama bildiğiniz posa yiyorsunuz” diye konuştu.

ANLAŞILABİLİR ŞEYLER DEĞİL

Doç. Dr. Doğan, “Vatandaşın yapacağı şey bilindik yerlerden satın alma yapması. Etin fiyatlarını hepimiz biliyoruz. Etin fiyatının çok altında olan bir rakamda kilo sucuk satılıyorsa bunda bir problem vardır. Orada yapılması gereken etiketine bakmak. Nasıl detaylı inceleyeceğiz diyebilirler. Tarım Bakanlığı’nın iznine bakabilirler. Eğer o varsa en büyük kriter sağlanmış oluyor. Arkasından da aldığınız yer güvenilir bir yer mi? Zincir marketlerden alıyorsunuz, uygundur ama halk pazarından tezgahtan, nereden geldiği belli olmayan sucuklar burada etiketi de yoksa, olsa bile muhtemelen üretim izni olmayan bir üründür. Kemiklerin üzerinden alınan, kemik tozu da karışmış olan kıymalar kullanılıyor. Bunların hepsi anlaşılabilir şeyler değil” ifadelerini kullandı.

KASAPLAR DA UYARDI

1 kilo sucuktan 3 kangal sucuk çıktığını belirten kasap Furkan Uğur, “Bizde kilogram satış fiyatı 600 liradır. Ortalama bu civarlarda olmalı çünkü sucukta tağşiş söz konusu. İçine hangi eti koyduğunuz çok önemli. Baharatı önemli, sucuğun kıvamı, rengi önemli. Rengi biraz kırmızı olması lazım ve genellikle vatandaş fermente ürün tercih etmeli. İçine dana eti yerine başka et kullanılıyor. O yüzden ucuza gelmiş oluyor. Sakatat ürünleri de çok kullanıyorlar” dedi.

Kasap Durmuş Aslan da, “3 kangal sucuk 150 lira olmaz. Şu anda karkas 330 lira. Tavuk etinin kilosu 85 lira. Kemikli tavuk etinin derilerini alıyorlar, insanların sağlığını bozmak için. Sucuğun en az kilosunun 600 lira veya 650 lira olması lazım. Tavuk derisi, taşlık, ciğer katarlar. Tavuk derisi katarlar. Vatandaş bunları fiyatından ve renginden anlayacak. İnsanlar et yemek istiyorlarsa mutlaka kasaplardan alacaklar” diye konuştu.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat-pazarda-50-kasapta-200-lira/feed/ 0
Ramazan öncesi yine iş başındalar! Piyasayı yükseltiyorlar https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-yine-is-basindalar-piyasayi-yukseltiyorlar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-yine-is-basindalar-piyasayi-yukseltiyorlar/#respond Wed, 14 Feb 2024 23:36:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3811 Et fiyatları cep yakmaya devam ederken, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı da gün geçtikçe azalıyor. TÜİK’in verilerine göre son bir yılda, Türkiye’nin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı toplam 73 milyon 472 bin’den, 69 milyon 106 bine geriledi. Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacını karşılayan hayvan sayısı bir yılda 4 milyon 365 bin azalırken, et fiyatları ise son 40 günde 50, 60 lira birden arttı. Yaşanan tablo merak konusu olurken, kasaplar ise üretici, aracı, tüccar üçgeninde fırsatçılık yapıldığını gündeme taşıdı. 

“SPEKÜLASYON YAPIYORLAR”

Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, yaklaşan Ramazan ayına dikkat çekerken, fırsatçılara karşı ciddi yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtti. “Et fiyatlarındaki artışın yegane nedeni, her Ramazan öncesini fırsat bilen tekelleşmiş üreticiler” diyen Yardımcı, “Ramazan’a 20, 30 gün kaldığında bir takım üreticiler spekülasyona başlar. Tesisi ve hayvanı çok olan bazı kişiler spekülatörlük yaparken, piyasayı yükseltir” dedi.

AİLE YETİŞTİRİCİLİĞİ ŞART

Fiyatlardaki artışın bir nedeninin maliyetler olduğunu sözlerine ekleyen Yardımcı, “Aile yetiştiriciliği veya köy üretimi dediğimiz modele dönülmeden hayvan sayısı artmayacağı gibi, et ürünlerindeki fiyat artışını önüne geçilemez. Tıpkı geçmişte olduğu gibi her köylünün ahırında 7, 8 büyükbaş ile 30, 40 tane küçükbaş hayvanı olursa, sorun aşılır. Bunun için devlet desteği  gerekiyor. Hayvancılık üç, beş kartelin eline kaldığında piyasadaki dengeler şaşıyor” diye konuştu.  

KAZANÇ MALİYETE GİDİYOR 

Türkiye’de 35 bin kasabın hizmet verdiğini sözlerine ekleyen Yardımcı, şunları söyledi:

“Vatandaşla karşı karşıya gelmek zorunda kalıyoruz. Satın aldığınız bir kilogram etin yüzde 65’i masraf. Bir kg etin yüzde 25’i kemik ve fire. Ayrıca 25 bin liraya işçi bulamıyoruz. Maliyetlerimiz çok yüksek. SGK ve Bağ-Kur primlerinde kolaylık bekliyoruz. Türkiye’nin hayvan varlığı azalıyor ancak halihazırdaki büyükbaşların kilosu eskiye göre daha ağır. Yani 20 yıl önce 300 kilogramlık büyükbaşlar, artık 600, 700 kilogram ağırlığında. Kilo bazında kaybımız olduğunu söyleyemem”  

REKOR ARTIŞ ORANI 

Mecidiyeköy’de kasaplık yapan Özcan Cebeci ise artan fiyat sorunun üretici, aracı, tüccar ekseni nedeniyle oluştuğunu iddia ederken, şöyle konuştu:

“Son 50 yıllık süreye bakınca et ürünlerine yılda 3 kez sadece bir liralık artış olurdu. Yani etin kilogramı bir yılda 3 lira artardı.  Ancak geçtiğimiz gün bir kalemde 30 TL’lik zam oranı bugüne kadar ki, en yüksek tutar. Ocak 2023’de 210 lira olan kıymanın kilosu bugün 570 lira”

“Marketler kasaplara göre yüzde 20 daha uygun fiyata et satıyor ancak kalite anlamında kasaptan alınan ürün ile zincir marketlerden alınan ürün arasında ciddi fark var. 6 ay boyunca mazota zam gelmediği ve yem desteği olduğu halde üreticiler neden zam yaptı? Üreticinin sattığı ürün aracı ve tüccardan geçip bize geliyor. Aracı ve tüccar da ciddi kar oranı koyunca ortaya bu rakamlar çıkıyor.”

KAYNAK: HABER GLOBAL/MERT İNAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-yine-is-basindalar-piyasayi-yukseltiyorlar/feed/ 0
Ramazan öncesi cep yakan zam! Yine harekete geçtiler https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-cep-yakan-zam-yine-harekete-gectiler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-cep-yakan-zam-yine-harekete-gectiler/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:00:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3776 Et fiyatları cep yakmaya devam ederken, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı da gün geçtikçe azalıyor. TÜİK’in verilerine göre son bir yılda, Türkiye’nin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı toplam 73 milyon 472 bin’den, 69 milyon 106 bine geriledi. Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacını karşılayan hayvan sayısı bir yılda 4 milyon 365 bin azalırken, et fiyatları ise son 40 günde 50, 60 lira birden arttı. Yaşanan tablo merak konusu olurken, kasaplar ise üretici, aracı, tüccar üçgeninde fırsatçılık yapıldığını gündeme taşıdı. 

“SPEKÜLASYON YAPIYORLAR”

Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, yaklaşan Ramazan ayına dikkat çekerken, fırsatçılara karşı ciddi yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtti. “Et fiyatlarındaki artışın yegane nedeni, her Ramazan öncesini fırsat bilen tekelleşmiş üreticiler” diyen Yardımcı, “Ramazan’a 20, 30 gün kaldığında bir takım üreticiler spekülasyona başlar. Tesisi ve hayvanı çok olan bazı kişiler spekülatörlük yaparken, piyasayı yükseltir” dedi.

AİLE YETİŞTİRİCİLİĞİ ŞART

Fiyatlardaki artışın bir nedeninin maliyetler olduğunu sözlerine ekleyen Yardımcı, “Aile yetiştiriciliği veya köy üretimi dediğimiz modele dönülmeden hayvan sayısı artmayacağı gibi, et ürünlerindeki fiyat artışını önüne geçilemez. Tıpkı geçmişte olduğu gibi her köylünün ahırında 7, 8 büyükbaş ile 30, 40 tane küçükbaş hayvanı olursa, sorun aşılır. Bunun için devlet desteği  gerekiyor. Hayvancılık üç, beş kartelin eline kaldığında piyasadaki dengeler şaşıyor” diye konuştu.  

KAZANÇ MALİYETE GİDİYOR 

Türkiye’de 35 bin kasabın hizmet verdiğini sözlerine ekleyen Yardımcı, şunları söyledi:  “Vatandaşla karşı karşıya gelmek zorunda kalıyoruz. Satın aldığınız bir kilogram etin yüzde 65’i masraf. Bir kg etin yüzde 25’i kemik ve fire. Ayrıca 25 bin liraya işçi bulamıyoruz. Maliyetlerimiz çok yüksek. SGK ve Bağ-Kur primlerinde kolaylık bekliyoruz. Türkiye’nin hayvan varlığı azalıyor ancak halihazırdaki büyükbaşların kilosu eskiye göre daha ağır. Yani 20 yıl önce 300 kilogramlık büyükbaşlar, artık 600, 700 kilogram ağırlığında. Kilo bazında kaybımız olduğunu söyleyemem”  

REKOR ARTIŞ ORANI 

Mecidiyeköy’de kasaplık yapan Özcan Cebeci ise artan fiyat sorunun üretici, aracı, tüccar ekseni nedeniyle oluştuğunu iddia ederken, şöyle konuştu: “Son 50 yıllık süreye bakınca et ürünlerine yılda 3 kez sadece bir liralık artış olurdu. Yani etin kilogramı bir yılda 3 lira artardı.  Ancak geçtiğimiz gün bir kalemde 30 TL’lik zam oranı bugüne kadar ki, en yüksek tutar. Ocak 2023’de 210 lira olan kıymanın kilosu bugün 570 lira”

“Marketler kasaplara göre yüzde 20 daha uygun fiyata et satıyor ancak kalite anlamında kasaptan alınan ürün ile zincir marketlerden alınan ürün arasında ciddi fark var. 6 ay boyunca mazota zam gelmediği ve yem desteği olduğu halde üreticiler neden zam yaptı? Üreticinin sattığı ürün aracı ve tüccardan geçip bize geliyor. Aracı ve tüccar da ciddi kar oranı koyunca ortaya bu rakamlar çıkıyor.”

KAYNAK: HABER GLOBAL/MERT İNAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazan-oncesi-cep-yakan-zam-yine-harekete-gectiler/feed/ 0