“Şu anda bizdeki gibi popülasyon olmadığında sahipsiz kalan her hayvan yakalanmalı ve kısırlaştırılmalıdır.” diyen Esmeier, bunun dışındaki her şeyin sayılarının artmasına ve acı çekmelerine yol açacağını, köpeklerin vahşi olmadığını ve insanlara ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

Esmeier, “Sadece insanlarla değil köpekler arasında da çatışmalar kaçınılmazdır ancak bu toplu halde öldürülmelerine veya uyutulmalarına yol açmamalıdır çünkü bu, insan kaynaklı bir sorundur.” ifadesini kullandı.
Sahipsiz gezen köpeklerin tümünün geciktirilmeden derhal kısırlaştırılmasını kesinlikle tavsiye ettiğini vurgulayan Esmeier, “Gecikmeler olduğunu biz de biliyoruz, örneğin kısırlaştırılmamış başıboş hayvanın sahibinin ortaya çıkma ihtimaline karşı hayvanların 10 gün boyunca hayvan barınağında tutulması gerekiyor. Bunların hemen kısırlaştırılması gerekiyor.” dedi.

– “SAHİPLİ KISIRLAŞTIRILMAMIŞ HAYVANLAR, ORTALIKTA DOLAŞMAMALI”
Üremenin artmaması için hayvanlara çip takma imkanının bulunduğunu anlatan Esmeier, sonraki 6 ay içinde kısırlaştırma ameliyatının yapılabileceğini, böylelikle üremenin gerçekten sona erebileceğini savundu.
“Bu sırada sahipli kısırlaştırılmamış hayvanların ortalıkta dolaşmasına izin verilmemeli. Bu hayvanların sahipleri olabilir ancak bu arada istemeden de olsa yavruluyor olabilirler.” uyarısında bulunan Esmeier, sahipli köpeklerin durumunu kontrol altına almadan sahipsiz köpek sorununun çözülemeyeceğini, sürekli alevleneceğini savundu.
Esmeier, “Köpeklerin yetişmesini, başıboş gezmelerini biz sağladık ve şimdi ‘İyi, biz berbat ettiğimiz için tüm hayvanları uyutacağız.’ demek, bizim ölçümüz değil.” şeklinde konuştu.
Sahipsiz hayvan sorunuyla kökünden mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Esmeier, bunun da ancak kısırlaştırmayla mümkün olabileceğini savundu.
Aynı anda çok sayıda köpeğin hadım edilebileceğini söyleyen Esmeier, kısırlaştırma çipi takılarak 6 ay zaman kazanılabileceğini ve bu dönemde hepsinin kısırlaştırılabileceğini kaydetti.
– “KISIRLAŞTIRMANIN, DAHA AZ KAYNAK TÜKETECEĞİNE İNANIYORUM”
Esmeier, “Kısırlaştırmanın, örneğin bir hayvanın barınakta ömür boyu kalmasından daha az kaynak tüketeceğine inanıyorum.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de bulunan sahipsiz köpeklerin hemen veya 24 saat içinde kısırlaştırılabileceğini belirten Esmeier, sahiplerinin gelmesi için 10-12 gün beklenmesine gerek olmadığını, kısırlaştırılmış olarak da teslim edilebileceklerini söyledi.

– “BAŞIBOŞ KALMALARINA İZİN VERİLMİYOR”
Almanya’da bariz şekilde sahipsiz dolaşan her hayvanın “bulunmuş” kabul edildiğine dikkati çeken Esmeier, yerel yönetimlerin bununla “kayıp mal” statüsünde ilgilenme sorumluluğunun bulunduğunu dile getirdi.
Esmeier, “Çünkü sahibinin, 6 ay boyunca bulunan hayvanın kendisine verilmesini talep etme hakkı vardır.” diyerek, bu yüzden Almanya’daki çoğu belediyenin yerel hayvan barınaklarıyla sözleşmeler imzaladığını, dışarıda başıboş kalmalarına izin verilmediğini söyledi.
Kediler konusunda da aynı şeyi yaptıklarını anlatan Esmeier, kısırlaştırıldıktan sonra sokağa bırakıldıklarını, en önemli meselenin çoğalmanın engellenmesi olduğunu vurguladı.
– “BAKMA BİLİNCI OLUŞMALI”
Esmeier, insanların besledikleri kedileri kısırlaştırmadan salıvermeleri gibi benzer sebeplerin kontrolsüz üremelerine yol açtığına dikkati çekti.
İnsanların evlerinde besledikleri kedileri kısırlaştırmadan dışarıya salıvermelerine izin verilmemesi amacıyla mücadele ettiklerini dile getiren Esmeier, Berlin’de böyle bir kısırlaştırma zorunluluğunun bulunduğu bilgisini paylaştı.
Sosyal medya sayesinde dünyadaki pek çok insanın sevimli köpek yavrusu ve başkalarına gösterebilecekleri ince tüylü ve tatlı bir hayvan almak istediğine işaret eden Esmeier, kedi ve köpeklere 15 yıl boyunca bakmak, veterinere para ödemek, yaşlandıklarında da yanında olmak gibi bir bilincin oluşması gerektiğini vurguladı.

BARINAKLARIN FİNANSMANI NASIL?
Esmeier, Almanya’da hayvan barınaklarının yapısı ve finansmanıyla ilgili her belediyede farklı uygulamaların bulunduğunu söyledi.
Berlin Belediyesinin bulunan hayvanların bakım masraflarını 180 güne kadar karşıladığını anlatan Esmeier, “Bu, ‘bulunan hayvanlar’ için yasal süredir ve 6 aydır. Bu süre boyunca (bulunan hayvanın masrafları) Berlin Belediyesi tarafından finanse ediliyor. Hayvanlar, bu süre dışında yuva bulunamazsa tüm masrafları kendimiz karşılamak üzere bizde kalıyorlar ve bağışçılar, özel havyan derneği tarafından finanse ediliyor.” ifadelerini kullandı.
Esmeier, ülkede bir hayvanın sahiplenilene kadar tüm masraflarının finanse edildiği barınakların da bulunduğunu söyleyerek, sahiplenilene kadar masraflarının karşılanmasının belediyenin sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Almanya’da tamamı finanse edilen, belediyelere ait hayvan barınaklarının da bulunduğunu anlatan Esmeier, bunların iki elin parmaklarıyla sayılabilecek kadar az sayıda olduğunu dile getirdi.

Hayvan koruyucusu olarak bu konudaki bilincin tüm dünyada değişmesinin gerektiğini, bir ülkeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Esmeier, şunları kaydetti:
“İyi ki Türkiye’yi çok iyi tanıyorum ve orada çok sayıda hayvansever olduğunu biliyorum ancak sadece hayvanı beslemek ve sevmek zorunda olmadığımı, aynı zamanda onların yavrularına ömür boyu bakılmasını sağlamam ya da (onlara) mani olmam gerektiğine ilişkin bilince ihtiyaç var. Örneğin, sürekli yeni köpek yavrularının üretilmesi ve yaşlı köpeklerin hayvan barınaklarına konulması veya terk edilmesi söz konusu olamaz yani bir evcil hayvandan sorumlu bulunmanın sadece beslemek, okşamak ve sarılmaktan daha fazlası olduğu bilincinin oluşması gerekiyor. Bu, kesinlikle değişmeli.”
Haber7 – ÖZEL
Başıboş köpek terörüne karşı TBMM harekete geçerken bazı gruplar organize olmuşçasına yapılacak kanuna karşı çıkıyor.
İletişim Başkanlığı’nın yaptığı ankete göre vatandaşların yüzde 83,6’sı başıboş köpek sorununun çözümünü isterken yüzde 80,4’ü “Barınaklara yerleştirilmeli, sahiplenilmeyen ve hasta olanlar uyutulmalı” talebinde bulunuyor. Azınlıkta kalan gruplar ise kısırlaştırmayı savunuyor.
Peki kısırlaştırma ile başıboş köpek sorunun çözümü mümkün mü?
UZMAN İSİM AÇIKLADI: KISIRLAŞTIRMA İMKANSIZ!
Başıboş köpek sorunu ile ilgili Haber7’ye değerlendirmelerde bulunan Erzurum Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu, kısırlaştırmanın imkansız olduğunu dile getirdi.
Kısırlaştırmanın imkansız olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu, “Kısırlaştırma oyalamadır, 20 yıldır oyalanıyoruz.” diye konuştu.
Dünyada Hindistan dışında hiçbir ülkenin ‘kısırlaştır-yerinde yaşat’ metodunu uygulamadığını söyleyen Prof. Sabuncuoğlu, “Şili’deki büyük depremde evden kaçıp bir bölgede üreyen 3 bin başıboş köpek, Rusya Buryati Cumhuriyeti’ndeki 2 bin başıboş köpek, 2013’te Romanya’nın Bükreş şehrindeki 65 bin başıboş köpek kısırlaştırılmadı. Bu ülkeler ‘sahiplendir-uyut’ modeli ile sıfır başıboş köpek politikası güttü.” diye konuştu.

TÜRKİYE O TRENİ KAÇIRDI
Kısırlaştırma ile popülasyon kontrolünün imkansız olduğunu kaydeden Sabuncuoğlu, “Türkiye’de kısırlaştırma treni 2006-2007 yıllarında kaçmıştı. Sonrasında hızla büyüyen ve şu an 4-10 milyon arası olduğu tahmin edilen bir popülasyonu kısırlaştırma ile kontrol etmek imkansız.” dedi.
BU UYGULAMANIN YAPILDIĞI HİNDİSTAN’DA 20-30 BİN KUDUZ ÖLÜMÜ VAR
Kısırlaştırma-yerinde yaşat uygulamasının sadece Hindistan’da uygulandığını ve orada da on binlerce kuduz vakasının yaşandığını belirten Sabuncuoğlu, “’Kısırlaştır-yerinde yaşat’ metodu, sadece Hindistan gibi kendini kandıran ve yılda 20-30 bin kuduz ölümünün yaşandığı bir ülkede yürürlükte. Kısırlaştırıp sokağa bıraktığınız hayvan, aynı şekilde ısırmaya, saldırmaya, hastalık taşımaya devam edecektir.” ifadesinde bulundu.
ONLARCA YIL KISIRLAŞTIRMA YAPILSA BİLE KABUS DEVAM EDER
Kısırlaştırma politikasının onlarca yıl alabileceğini kaydeden Prof. Sabuncuoğlu, “Dünyada böyle bir örnek yok, ancak en iyi niyetli tahminlerde bile, minimum 15-20 yıl boyunca kısırlaştırma yapılsa bile mevcut köpek sayısının artışıyla, yaşadığımız kâbus devam edecek demektir.” diye konuştu.
BİR ÇİFT KÖPEK, 3-5 YILDA 50-60 BİN KÖPEK DEMEK!
Köpeklerin yılda 2 kere doğurduğunu, her doğumda ortalama 6-8 yavru doğurduğunu belirten Sabuncuoğlu, popülasyon artışında korkunç bir ivme olduğunu gözler önüne serdi. Sabuncuoğlu, “Popülasyon ‘üstel’ büyüme gösteriyor. Bir doğumda çok sayıda hayvan doğabiliyor. Bir çift dişi ve erkek köpek, 3-5 sene içerisinde, 50-60 bin hayvan demek. Böyle devam ederse, 40-50 milyon başıboş köpek sokaklarımızda olacak.” ifadelerinde bulundu.

VETERİNER HEKİMLİĞİ İNSAN İÇİN VARDIR!
Halk sağlığı için atılan adıma tepki gösteren ve “Yasa çıksa da ötanazi yapmayacağız” diyen Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin (TVHB) yaklaşımını eleştiren Prof. Sabuncuoğlu, “Veteriner hekimliği insan ve halk sağlığı için vardır” ifadesinde bulundu.
“Veteriner hekimliği yemini halk sağlığını önceler” diyen Prof. Sabuncuoğlu, “Veteriner hekimlik mesleği ve yemini, veteriner bilimleri, diğer sağlıkla ilgili bilim dalları gibi, en önce insan ve halk sağlığı, hayvandan insana geçen hastalıkların (zoonoz) engellenmesi, gıda sağlığı ve güvenliği için vardır.” diye konuştu.
EVCİL HAYVANIN SOKAKTA OLAMAYACAĞINI EN ÇOK VETERİNER HEKİMLER BİLİR
TVHB yönetiminin açıklamasının bilim dışı ve mesleğin amacına aykırı olduğunu kaydeden Prof. Sabuncuoğlu, tepkisini şöyle dile getirdi:
“Evcil hayvanın sokakta yaşayamayacağını, evcil hayvanın yerinin on binlerce yıldır, sokak olmadığını, en çok biyologlar ve veteriner hekimler bilir. TVHB yönetiminin, ‘Sokakta yanındayım’ gibi bilim dışı bir söylemle gündeme gelmesi şaşırtıcıdır, mesleğin amacına, etik standartlarına aykırıdır. Halkın sağlığı ve güvenliği açısından, meslek üyeleri tarafından da kabul edilemeyen talihsiz bir açıklamadır.”
İNSAN HAYATINI İŞLEM ÜCRETİYLE KIYASLAMAK ETİK DIŞIDIR
TVHB yönetiminin maliyet açısından da gerçek dışı ifadelerde bulunduğunu söyleyen Sabuncuoğlu, kısırlaştırmanın daha maliyetli olduğunu söyledi. Ancak bu kıyaslamanın da etik dışı olduğunu vurgulayan Prof. Sabuncuoğlu, şöyle konuştu:
“Günde 1200 insanın ısırıldığı, parçalandığı, hatta hayatını kaybettiği bir şartta, işlem ücretlerini mevzu bahis etmek, kıyaslamak, etik dışı bir söylemdir.”
BU SÖYLEM, ‘İNSANLAR ÖLSÜN, RANT SÜRSÜN’ DEMEKTİR
“Kısırlaştır-sokağa geri bırak insanlar ölsün, rant sürsün demektir.” diyen Sabuncuoğlu, sözlerine şu ifadeleri ekledi:
“Devlet ve millet karar verdi. Türkiye, sıfır başıboş köpek politikası uygulayacak. Gelişmişliğin, uygarlığın gerekliliği budur. Kuduz ülkesi listesinden çıkmanın tek yolu budur.”