Kızım – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 22 Jul 2024 08:24:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Acılı baba, başıboş köpeklerden kaçarken hayatını kaybeden kızının son sözlerini söyledi https://www.foxtvhaber.com.tr/acili-baba-basibos-kopeklerden-kacarken-hayatini-kaybeden-kizinin-son-sozlerini-soyledi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/acili-baba-basibos-kopeklerden-kacarken-hayatini-kaybeden-kizinin-son-sozlerini-soyledi/#respond Mon, 22 Jul 2024 08:24:38 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16179 Başıboş köpekler adete sokakları mesken tuttu. Vatandaşlar için tehlike arz eden ve saldırılarıyla ciddi yaralanmalara neden olan köpekler, 10 yaşındaki Mahra Melin Pınar’ın ölümüne neden olmuştu. 

TBMM’de sokak hayvanları ile ilgili toplanan komisyonda; CHP, TİP ve DEM’li milletvekilleri görüşmeleri yapılan düzenlemelere karşı çıkmış, hayatını kaybeden Mahra’nın acılı annesine saldırmıştı. 

Köpeklerin saldırısı sonrası kaçarken hayatını kaybeden Pınar’ın acılı ailesi kızlarının son sözlerini, Meclis’te kendilerine yönelik saldırıları ve yaşadıklarını anlattı. Acılı anne, CHP için çocukların köpek kadar değeri olmadığını söylerken; “Kadın haklarını savunuyoruz’ diyorlar ama acılı bir kadına şiddet uyguladılar.” ifadelerini kullandı. Acılı baba ise TBMM’deki saldırıyı anlatırken; “İnsanın değil de köpeğin vekili gibi davrandılar. CHP köpekleri savunan halktan uzak bir parti oldu. Ben bu tavırlarını 2 yıldır biliyordum, gerçek yüzlerini tüm Türkiye gördü” diye konuştu.

Acılı aile kızlarının hayatını kaybettiği günü anlatırken; Mahra’nın son sözlerinin “Baba ölmeyeceğim değil mi?” olduğunu söyledi. Baba Pınar o günü şu sözlerle anlatıyor…

“5 Mart sabahı kızımla yaptığım son kahvaltı oldu. Sabah ben işe gittim, kızım Mahra da evden çıktı. Ben işe gittikten bir süre sonra çalıştığım otelin müdürü “Kızınız kamyonun altında kaldı” dedi. Ben olay yerine gittiğimde kızımın bir ayağını paramparça gördüm. Üzerinden kamyon geçmiş. Kızım benim elimi tuttu ve bana “Baba beni köpekler kovaladı. Baba ölmeyeceğim değil mi?” dedi. Bana son sözleri bu oldu. Kızımın en son elini orada tutmuştum. Çok acı çekiyordu. Ambülans geldi, hastaneye götürüldü. Ameliyat oldu ayağından, ayağı biraz toparlandı. Ancak sonra beynine pıhtı attı. Bacağını kesmek zorunda kaldılar, beyninin zarar gören yerini aldılar. Bir süre yoğun bakımda direndikten sonra hayatını kaybetti. Kızım yavru kedileri çok severdi. Onları sürekli beslerdi. Olay günü de bizim evin oradaki boş arazide, sokak kedileri için tahta toplayıp yuva yapmak istemiş. O sırada iki tane büyük köpek kızıma saldırmış. Kızım da onlardan kaçayım derken kamyonun altında kaldı.”

MAMA LOBİSİNİN DERDİ PARA

Sokak köpeklerine ilişkin görüşülen düzenlemelere muhalefetin karşı çıkmasına değinen baba; bu isimlerin dertlerini ‘para’ olduğunu söyledi ve devam etti;

“Sahipsiz köpekler bakın bu sıcakta sokakta yaşıyor. Sokakta yedikleri yemekler zaten bu sıcakta bozulur. İçtikleri plastik su kapları bile bu sıcakta köpeklere büyük zarar veriyor. Bu yasaya karşı çıkan, köpekler sokakta kalsın diyenlerin kendileri bu sıcakta ne kadar kalabilir? Klimasız ortamda 15 dakika bile duramayanlar, köpekler sokakta kalsın diyor. Aslında böyle davranarak köpeklere kendileri daha çok zarar veriyor. Köpek de köpek diye tutturuyorlar da, sokak köpeklerinin parçaladığı diğer hayvanlar ne olacak, umurlarında bile değil. Söz konusu olan köpek değil. Bu yasaya karşı çıkanların bir kısmını hariç tutuyorum ama geriye kalanların çoğunun derdi para. Sokak hayvanlarına mama diye para toplayıp, bunun üzerinden nasıl zenginleştikleri ortada. MASAK mama lobisine ne kadar para gittiği, dernek başkanlarının nasıl zenginleştiği raporlarla kamuoyu ile paylaşıldı. Bana veteriner bile “Mama lobisiyle baş edemezsiniz” dedi. Halkın onlara verdiği parayla ceplerini dolduruyor. Bu gelir kaynağını kaybetmek istemiyorlar. Mama lobisi için mesele sokak köpeklerini savunmak değil, para…”

“CHP HALKTAN UZAK BİR PARTİ”

TBMM’de CHP ve TİP’li vekillerin kendilerine yönelik saldırılarını ise şu sözlerle anlattılar;

“AK Partili vekiller sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan çocukların fotoğraflarını önlerine koyunca, muhalefet vekilleri de sokak köpeklerinin fotoğrafını koydu. Ben bunu görünce eşime “Lütfen onlarla muhatap olma” demiştim. Yasa tasarısını hazırlayan vekilimiz konuşma sırasında “Çocukları köpeklere parçalatmayacağız. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” deyince biz “Önce insan, önce çocuk” diyerek alkışladık. Eşime saldırmaya başladılar. “Bunu çıkarın” dediler. Eşim de yanında kızımın olay günü ayağında olan kanlı ayakkabılarını gösterdi. “Sokakta köpeklerin başı boş şekilde kalıp, çocuklarımızı parçalamasına göz yumman herkes, çocuğumun katilidir” diye bağırdı. Eşime saldırıya devam ettiler. Oraya acılı bir anne gelmiş, vekilin konuşmasını alkışladık diye saldırmak nedir? Bana DEM ya da TİP partisinin oradaki saldırgan tavrından öte CHP’nin tavrına üzüldüm. İnsanın değil de köpeğin vekili gibi davrandılar. Eşim ve ailesi CHP’li. Atatürk’ün partisi diyoruz ama şimdiki CHP halkın partisi değil. Halk düşmanı gibi davranıyor. Orada CHP’nin acılı anneyi dinlemesini beklerdim. Ama CHP halktan uzak köpekleri savunan bir parti oldu. Yazıklar olsun. Eşimin olayından sonra CHP milletvekili Barış Karadeniz konuşma yaptı. “Çocuklarınıza sorun, köpekleri uyutalım mı?” diye AK Partili vekillere sordu. Sonra acılı baba Halil Bey de “Ben sorabilirim de Derya hanım, Mahra’ya sorabilir mi? Mahra hayatta değil” dedi. Halil Bey’in de üstüne yürüdüler. CHP gerçek yüzünü göstermiş oldu. Ben 2.5 yıldır bunların bu tavırlarını biliyordum. Şimdi tüm Türkiye gördü. Eşimle bu olaydan sonra Özgür Özel görüşmek istedi. Eşim kabul etmedi. “Bugüne kadar yanımızda olmadınız. Bundan sonra da olamazsınız”

“ACILI BİR KADINA SALDIRDILAR”

Sinirlerim çok bozuk. Kızımı kaybettikten sonra çok yıpranmıştım. Ama bu sefer çok sinirlerim bozuldu. Ben normalde sakin bir insanım ama beni bile çileden çıkardılar. Köpek haklarını savunanlar tarafından da birçok defa böyle saldırılara maruz kalmıştım. Şimdi kameralar çekerken onları savunanlar tarafından saldırıya uğradım. “Kadın hakları, insan hakları, doğa haklarını savunuyoruz” diyorlar ama acılı bir kadına şiddet uyguladılar. Ben de bir kadınım, benim çocuğum da kızdı. Bizim hiç hayat hakkımız yokmuş gibi, köpekleri savunuyorlar.

“BUNA DUR DENİLMESİ GEREKİYOR ARTIK”

Sokak köpeklerine yönelik yasa bence eksiklikler taşıyor. Sokak köpeklerine yiyecek vermek de yasaklanmalı. Beslediklerinde sokak köpeklerinin sayısının önüne kimse geçemez. Sadece sokak köpekleri değil, genel anlamda hayvan beslemek yasaklanmalı. Sokaklarda köpek terörü var. Bu teröre karşı ses çıkaranları da tehdit eden köpek savunucuları var. Köpekleri insanların evlerinin önünde besliyorlar. Gidin başka yerde besleyin deyince de sizi medyaya veririm, kameraları yığarım diye tehdit ediyorlar. Hem köpekler üzerinden rant sağlıyorlar hem de sokakları terörize ediyorlar. Buna dur denilmesi gerekiyor artık. Yasa eksik kalan bir diğer nokta ise, yasaklı ırklar konusu ve sahipli köpeklere tasma bağ takma zorunluluğu. Ayrıca köpeklerin kamusal alanlara çocuk parkları gibi girmemesi gerektiği ve dışkılarının toplanması zorunluluğu da yasada yer almalı.”

O TAVIRDAN SONRA ARTIK CHP’Lİ DEĞİLİM

CHP’li bir aileden geldiğini kaydeden anne Pınar, TBMM’de yaşadığı saldırının ardından artık CHP’li olmadığı kaydederek; 

“Özgür Özel’in özel kalemi arayıp benimle görüşmek istediğini söyledi. Ben görüşmek istemediğimi ilettim. Bu olaydan daha önce CHP’li üyelere Mahra’nın başına gelenler iletilmişti. Başıboş köpek sorunu anlatılmıştı. Ama ilgilenmediler. Olay olduktan sonra benimle görüşmek istemelerinin hiçbir anlamı yok. Kızımı kaybedeli 29 ay oldu. Bana 29 ay boyunca başın sağ olsun bile demediler. Köpeklerin özgürlüğünden bahsederken bana başın sağ olsun bile demediler. Şimdi bu olaydan sonra beni aramaları hiç inandırıcı değil.

Ben CHP’li bir aileden geliyorum. CHP’liydim ama artık değilim. Benim acıma karşı tutundukları tavırdan sonra artık CHP’li değilim. Ben kızımı öpmeye kıyamazken, kızımı kaybettim. Köpekleri savunurken ölen çocuklara hiç kıymet vermiyorlar. CHP için ölen çocukların köpek kadar değeri yok. Köpek terörünü savunuyorlar.” dedi. 

KAYNAK: SABAH
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/acili-baba-basibos-kopeklerden-kacarken-hayatini-kaybeden-kizinin-son-sozlerini-soyledi/feed/ 0
Eşini öldürüp oğlunun dilini yakmıştı, https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/#respond Thu, 04 Apr 2024 02:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8260 Çap, “Olaydaki silahı eşim bana doğum günü hediyesi olarak almıştı. Çocuğum yalan söylediği için eşim dilini yakmamı söyledi, ben de yaktım” dedi.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Şeyhmus Çap bulunduğu cezaevinden getirilirken maktul Meryem Çap’ın ailesi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI EŞİM BANA HEDİYE ALMIŞTI”

Savunmasında Meryem Çap ile aralarının zaman içinde bozulduğunu anlatan Şeyhmus Çap, eşinin darp ve şiddete maruz kalmamasına rağmen gidip şikayetçi olduğunu sonrasında da kendiliğinden şikayetini geri çektiğini beyan etti. Şeyhmus Çap, “Evde kavga eksik olmuyordu. Eşimi hiçbir zaman mutlu ve tatmin edemedim. Eşimi çok severdim. Çıkardığı sorunlar vardı, gölgesiyle bile kavga ederdi. Olay günü ‘hayatımda biri olduğunu söylemem mi gerekiyor’ dedi. Benim babadan yadigar av tüfeğim var. Yatak odasına girdim, ‘Kapıyı vurur insan’ diye bağırdı. Ben de ne yapıyorsun dedim, ‘temizlik yapıyordum’ dedi ama temizlik malzemesi yoktu. Dolabını açtım bir silah buldum.  ‘Doğum günün için’ dedi. İhtiyacım mı var böyle bir şeye dedim. Bu silahı niye getirdin dedim. ‘Hediye anlamında’ dedi. Kimden aldı, kaça aldı bilmiyorum. Ben cinayet işlemedim, bana bir cinayet işlettirdiler” dedi. 

“OĞLUMUN DİLİNİ YAKMAMI BANA EŞİM SÖYLEDİ”

Oğlunun dilini yaktığına dair ses kayıtlarının sorulduğu Çap, “O bana suç attırmak için oynanan bir oyundu. Biz oğlumuza sorumluluk aşılamaya çalışırdık. Oğluma 50 lira verip yolladım. Akşam eşim yazdı, ‘bu çocuğun yalanlarına dayanamıyorum’ geldiği zaman korkutman lazım dedi. Çakmağı elime verdi. Buna dayanabildiği kadar yalan söyleyebilirsin dedim. Böyle deliller yaratmaya çalışıyordu. Eşim çocuğumun dilini yakmamı söyledi, ben de yaktım. O da kayıt almış eşimin oyununa geldim. Eşimin vücudundaki morluklar çarpmalarından dolayı oluyordu. Bana o gün eşim boşanma ile ilgili bir şey demedi. Eşim Narsistti internetten bakmıştım bütün kriterleri tutuyordu” ifadelerini kullandı. Çap, eşini sokaklarda satırla kovaladığı iddialarını da reddetti. 

“MÜVEKKİLİM KÖTÜ BİR İNSAN DEĞİL, KİBAR, ZAVALLI BİRİ”

Sanık avukatı ise müvekkilini, “Şeyhmus cani gibi gösteriliyor. Bu olayda 15 senelik birikim var. Algı yaratılıyor. Kendisi kötü bir insan değil, kibar, zavallı biri” şeklinde savundu.

“KIZIMA SEN BENİM KÖLEMSİN BOŞANAMAZSIN DEMİŞ”

Meryem Çap’ın babası Ağcabal Arslan ise sanığın anlatımlarının hepsinin yalan olduğunu söyleyerek, “Tarif edemeyecek kadar üzgünüm. Madem çok iyi bir insan tartışmayla kızımı nasıl öldürdü. Öz çocuğunun dilini yakar mı insan? Kızım boşanmak istedi, avukat tuttum kızımı tehdit etti. Kızımı satırla kovaladı. 1,5 sene kızım bende kaldı. Ailesi bizde boşanma yok diyordu. Kızım bize zarar gelmesin diye gitti. Kızımı kenara çekmiş ‘çocuğuna sahip çık, boşanamazsın, sen benim kölemsin. Boşansan bile benden kurtulamazsın’ demiş” şeklinde ifade verdi.

“KIZIM ‘ANNE BEN GELİNLİK DEĞİL KEFEN GİYMİŞİM’ DİYORDU”

Anne Nuray Arslan ise kızının kurban edildiğini, sanığın yoruluncaya kadar kızını kemerle dövdüğünü, sokakta satırla kovaladığını anlattı. Anne Arslan, “Kızım bir kere ayrılmak istediği için eve geldiğinde boynunda morluklar vardı. ‘Anne beni saçlarımdan tutup duvardan duvara vuruyor’ demişti. Kızımı köle gibi kullanıyorlarmış. Çok şiddet gördü, ayrılmak istedi ama hep tehdit ediliyordu, çok tedirgindi, ‘Anne ne yapayım bırakmıyor. Ben gelinlik değil kefen giymişim’ diyordu. Kızımı uçan tekmeyle yere yığıp boğmaya çalışmış. Şikayetçi oldu ama ‘eğer şikayetini çekmezsen oğlumuzu kaçırırım sana göstermem’ diye tehdit etmiş. Kızım bana son zamanlarda sanığın tabanca aldığını bunun iyiye alamet olmadığını da söylemişti” dedi. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianameye göre, müşteki avukatları Hüseyin Ersöz ve Buse Şahin tarafından Meryem Ç’nin aldığı çocuğunun uğradığı şiddeti kaydettiği ses kayıtları dosyaya delil olarak sunuldu. Bu kayıtlarda Şeyhmus Çap’ın oğlunun dilini ve elini yaktığı ortaya çıktı.

Ses kayıtlarında şüphelinin çocuğuna dilini çıkarmasını söyledikten sonra çocuğun ağlama sesleri duyuluyor. Ayrıca çocuğundan elini uzatmasını da istediği ve “Ateşte elini tutabileceğin kadar yalan konuşabilirsin” diyerek çocuğunun eline yaktığı anlaşılıyor. İddianamede, Şeyhmus Çap hakkında “Eşine karşı kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istendi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/feed/ 0
Birlikte yaşadığı kadını öldürüp, lokantada paylaşım yapmış: Skandal ifadeler! https://www.foxtvhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-oldurup-lokantada-paylasim-yapmis-skandal-ifadeler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-oldurup-lokantada-paylasim-yapmis-skandal-ifadeler/#respond Thu, 21 Mar 2024 00:00:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7055 Batman’da birlikte yaşadığı Esra Yılmaz (25) ile yanındaki Rüknettin Özdemir’i (25), mesajlaştıkları iddiasıyla tabancayla öldüren Ramazan Baykara’nın, olaydan sonra gittiği lokantada yemek yediği ve çektirdiği fotoğrafa da ‘Aslan gibi yaşadım, paşalar gibi de yatacam’ paylaşımı yaptığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan Baykara, tutuklandı. Esra Yılmaz’ın annesi Çiğdem Yılmaz, “Kızım namussuzluk yapmadı. Bu işin peşini bırakmayacağım” dedi.

Olay, 17 Mart gecesi, Yenişehir Mahallesi’ndeki Süleyman Nazif Parkı’nın karşısında meydana geldi.

Ramazan Baykara, birlikte yaşadığı Esra Yılmaz ile yanındaki Rüknettin Özdemir’e tabancayla ateş etti. Yılmaz ve Özdemir yere yığıldı, Baykara da kaçtı.

İhbarla olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, Yılmaz ve Özdemir’in öldüğünü belirledi. Olaydan sonra yakalanıp gözaltına alınan Baykara’nın Esra Yılmaz’ın, Rüknettin Özdemir ile mesajlaşmalarını görüp tartıştıklarını, daha sonra kadının telefonundan Özdemir’e buluşmak için mesaj attığını ve olay yerindeki tartışmada silahlı saldırıda bulunduğunu söylediği öğrenildi.

TUTUKLANDI

Baykara, işlemleri sonrası sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Yılmaz ve Özdemir’in cansız bedenleri, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilip, toprağa verildi.

Ramazan Baykara’nın cinayetlerden sonra gittiği lokantada çektiği fotoğrafını, ‘Aslan gibi yaşadım, paşalar gibi de yatacam’ notuyla paylaştığı ortaya çıktı.

“İFTİRA ATIYOR”

Esra Yılmaz’ın amcası Ramazan Yılmaz, Baykara’nın planlı şekilde cinayeti tasarladığını belirterek, “İlişkileri 3-4 yıl önce başladı. Esra’yla kaçarak evlendiler. Dini nikahlılardı, resmi nikah yapmadı. Bir çocukları oldu, şimdi 2 yaşında. Ne iş yaptığı da belli değildi. Olayı gece geç saatlerde öğrendim. Öldürülen diğer kişiyle ilgili de bir bilgim yok, tanımıyorum. Cinayet, Ramazan Baykara tarafından planlanmış bir cinayetti. Kızın telefonuna el koydu, eşi diyemiyorum. Çünkü vahşice katlettiği eşi olamaz. Esra babasının evindeydi. Aralarındaki sorunu çözmek için bir yere götürmek istemiş. Onun başkasıyla ilişkisi olduğu iddiaları asılsızdır. Gerçek bir yanı yok. Tek taraflı yapılan bir ifade. Tamamen alacağı cezadan, indirimden faydalanmak için böyle iftira atıyor” diye konuştu.

‘KIZINI ÖLDÜRDÜM, TESLİM OLACAĞIM’

Kızına Ramazan Baykara’nın şiddet uyguladığını söyleyen Çiğdem Yılmaz, “O gece kızımla konuşmak için gelip, torunumu ve en küçük kızımı da alıp çıktılar. ‘Onları kafeye götüreceğim’ dedi. Torunumu ve küçük kızımı kaldığı eve bırakıp, Esra’yı öldürmeye götürmüş. Daha sonra beni aradı, ‘Ben kızını öldürdüm. Onun yanındaki bir kişiyi daha öldürdüm, yiyip, içip, teslim olacağım’ dedi. Kızım namussuzluk yapmadı. Kızıma şiddet uygulayıp, içip, kumar oynuyormuş. Öğrendik ki 4-5 milyon lira borç yapmış. Kızım şiddet görmüş, komşuma anlatmış; ‘Beni öldürecek, borçları için beni satmak istiyor’ demiş. Ben de kızımı yanıma aldım, konuştum. Kızım her şeyi bana anlattı. ‘Her şeyi babama da anlatacağım’ dedi. Bana, ‘Anne babama söyle, ben namussuzluk yapmadım’ dedi. Bu işin peşini bırakmayacağım” dedi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-oldurup-lokantada-paylasim-yapmis-skandal-ifadeler/feed/ 0