Türkiye’nin coğrafi konumu sayesinde lojistik avantaja sahip olduğunu, Türkiye’de birçok üretici olduğunu ve kaliteli üretim yapıldığını aktaran Önder, “Şu anda gelişmekte olan birçok ülke var dünyada. Özellikle Afrika ve Hindistan ile çevresi de önümüzdeki dönemde potansiyeli 3 katına çıkacak bölgeler arasında. Bu nedenle Türkiye sadece iklimlendirme sektöründe değil, diğer sektörlerde de bu bölgelerde ihracatını artırmak için birçok faaliyette bulunacaktır.” ifadelerini kullandı.
Küresel ısınma nedeniyle son 10 yılda mevsimlerde değişiklik olduğuna, yaz mevsiminde rekor sıcaklıklar yaşandığına işaret eden Önder, değişen iklim koşullarıyla klima kullanımının ihtiyaç haline geldiğini söyledi.
Önder, şöyle devam etti:
“Hala çoğu tüketici aşırı sıcaklık deneyimlediğinde klimaya ihtiyaç duyuyor, fakat bilinçli tüketici sayısında da bir artış gözlemliyoruz. Yani klimayı sıcaklar bastırdığında değil daha önceden planlı şekilde alan ve montaj için sıkışık zamanları değil, servislerin daha rahat olduğu ayları seçen tüketiciler de var. Bu değişimde Daikin gibi sektörün öncüsü firmaların klima verimliliklerini her yıl geliştirilmesi ve artık ısıtma ihtiyaçları için de pek çok soğuk bölgede dahi klimaların tercih edilebilir bir teknolojik altyapıya sahip olmasının da bu konuda rolü yüksek.”
KLİMA LÜKS DEĞİL İHTİYAÇ
Satış açısından enflasyonist ortamda tüketicilerin stok bulamama ya da fiyat artışı ihtimali düşüncesiyle talebi öne çekebildiğini dile getiren Önder, şöyle konuştu:
“Şu an küresel ısınma sebebiyle klima lüks ürünü değil ihtiyaç haline geldi. Klima yoksa belirli şehirlerde uyuyamıyorsunuz ya da iş yerinde çalışamıyorsunuz. Aynı zamanda, özellikle salgın ve büyük şehirlerde hava kirlilik oranlarının dönem dönem artması sebebiyle, tüketiciler iç ortam hava kalitesine önem vermeye başladı. Daikin olarak klima ürün gamımızda bu beklentiyi karşılayacak hava temizleme teknolojisinin yanı sıra 3 adet hava temizleme filtresine sahip klima modellerimizle kullanıcılarımızın kaliteli iç ortam havasına sahip olmasını sağlıyoruz.”
Çoğu ülke ve şirketin karbon nötr olma hedefinin mevcut olduğuna değinen Önder, binalarda kullanılan iklimlendirme sistemlerinin enerji tüketimlerinin, toplam enerji tüketimindeki oranının oldukça önemli olduğuna işaret etti.
Otellerde toplam enerjinin yüzde 70’inin, ofislerde ise yüzde 50’sinin Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) cihazları tarafından harcandığına dikkati çeken Önder, şunları kaydetti:
“Ürünlerimizin sahip olduğu çevreci özellikleri ve verimlilikleri ile bugün ‘Yeşil Binalarda’da iklimlendirme çözüm ortağı olabiliyoruz. Yeşil binalar ve sürdürülebilirlik artık hayatımızda, küresel ısınmaya karşı önlemler iyi niyet yaklaşımlarından öteye geçti. Bina yönetmelikleri ve sektöre yönelik direktifler sistemleri ciddi biçimde değiştiriyor. Hem iklimlendirme hem de soğuk depolama cihazları bu yeniliklere göre şimdiden şekilleniyor ve Daikin olarak bu konuda da R32 soğutucu akışkana sahip ürünlerimizle sektöre öncülük ediyoruz.”
Gelecek dönemde de iklimlendirme sektörüne çözümlerini sunmaya devam edeceklerini dile getiren Önder, iklimlendirme sektöründe küresel olarak beklentilerin Hindistan ve Afrika’da yükseleceği yönünde olduğunu belirtti.
Bu bölgelerde hem nüfus hem satın alma gücü açısından orta sınıfın çok güçlenmesinin beklendiğini ifade eden Önder, “Yani hem ekonomik olarak güçlenecek hem nüfus olarak 2-3 katına çıkması bekleniyor. Afrika ise bakıldığında çok fazla dil konuşulması, siyasi gerilimler gibi durumlar sebebiyle karışık bir bölge olmakla birlikte, bölge aynı zamanda yer altı kaynakları açısından çok zengin ve artık buralara başka ülkeler de yatırım yapmaya başlıyor. Halkın da bu büyümesi, yatırımlara paralel zenginleşmesi bekleniyor. O sebeple bu bölgelerde klima ihtiyacının 3 katına çıkacağı öngörüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
“YERELLEŞTİRME ÇALIŞMALARI DAIKIN TÜRKİYE OLARAK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR KONU”
Özellikle Avrupa ülkelerinde, Avrupa’da üretip Avrupa’ya satma konusundaki teşviklere değinen Hasan Önder, bazı ülkelerin bunu teşvik etmek için daha düşük vergi uyguladıklarını bildirdi.
Dünyadaki lojistik krizlerinden etkilenmemek ve taleplere hızlı cevap vermek adına yerinde üretimin tercih edilebildiğini ifade eden Önder, Daikin Türkiye olarak Hendek’teki fabrikalarında kombi, klimanın yanı sıra VRV, fancoil gibi ürünlerin de üretimini yaptıklarını kaydetti.
“Sadece Türkiye için üretim yapmıyoruz aynı zamanda bize bağlı olan CIS ülkeleri için de üretim yapıyoruz.” diyen Önder, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada üretim yaptığımız için üretim planlamalarımızı oluşabilecek yoğunluklara göre planlayabiliyoruz. Yerelleştirme çalışmaları Daikin Türkiye olarak bizim için önemli bir konu. Ürettiğimiz her bir ürünün yerlilik oranını gün geçtikçe artırıyoruz. Yerlileştirme çalışmalarıyla maliyet, kalite ve tedarik süreçlerini iyileştirmeye devam ediyoruz. Yaptığımız uygulamalardan bahsetmek gerekirse 2021-2022 mali yıl döneminde toplamda 13 tedarikçiyle 80 parça yerlileştirildi ve 2022 mali yıl döneminde de yüzde 30 maliyet avantajı sağlandı. Önümüzdeki dönem için de parçalarda tedarikçilerimizle yerlileştirme projesi sürdürüyoruz ve böylece maliyet avantajı da sağlamayı hedefliyoruz.”
Webinarda konuşan Pınar Canlı, şirket olarak 2023 yılını nasıl geçirdiklerinden 2024 planlarına kadar pek çok konu hakkında bilgi verdi. Avrupa’daki enerji dönüşümüne de değinen Canlı, Türkiye’nin 2053 yılına kadarki ’Net sıfır emisyon’ hedefine ulaşması yönünde attığı adımlardan söz etti ve şu bilgileri aktardı: “Yenilenebilir enerjideki kurulu gücün payı 2035 yılında yüzde 65 olacak. Güneş enerjisinin yüzde 53 oranıyla yenilenebilir kurulu güç içinde en büyük paya sahip olması bekleniyor. 2000 yılındaki seviyelere göre enerji yoğunluğunun da 2035 yılı itibariyle yüzde 51 oranında azalacağı öngörülüyor.”
“Yoğuşmalı merkezi sisteme dönüşüm projeleri hızlandı”
İklimlendirme sektöründe 2023 yılında yaşanan gelişmeleri katılımcılarla paylaşan Canlı, Türkiye’de doğalgaz altyapısının genişlemesi ile birlikte kombi pazarında büyüme sağlandığına dikkat çekti. 2020 yılında 1 milyon 292 bin 226 adetlik satış gerçekleşirken 2023 yılında bu rakam 1 milyon 350 bin adete ulaştığını ifade eden Canlı, “Türkiye’de apartman dairelerinin büyüklüğü ve izolasyon seviyesi neticesinde en çok tercih edilen kapasite 24 kW oldu ” dedi.
Yaşanan ekonomik belirsizlik neticesinde 2023’ün ilk yarısında bayilerde ciddi kombi stoğu oluşsa da, yılın ikinci yarısında daha çok bu stokların sahaya yayıldığına ve ilk çalıştırma adetlerinin arttığına da değinen Canlı, ” Öte yandan geçen yıl fosil yakıtlı enerji maliyetlerinin yükselmesi neticesinde yoğuşmalı merkezi sisteme dönüşüm projeleri de hızlandı. Bankaların kredi faizlerini artırması nedeniyle yaşanan durgunluk bu alanda daha agresif bir pazar büyümesinin önüne geçti” diye ekledi.
Klima pazarı iki kat büyümesiyle dikkat çekti
2023 yılında klima satışları pandemi öncesi dönemin iki katına çıktı. Küresel anlamda yaşanan iklim değişikliğiyle uzayan yaz sezonları klimalara olan talebi artırırken, konut tarafında yaşanan yenileme yatırımları da klima pazarını büyütmeye devam ediyor. Bu çerçevede Baymak’ın geçen yılı yaklaşık yüzde 65 oranında bir büyüme ile kapattığını söyleyen Canlı, “Şirketimiz 2023’ü klimada yüzde 30, kombide yüzde 20, ısı pompasında yüzde 50 ve su ısıtıcıları grubunda yüzde 80’in üzerinde bir büyüme ile tamamladı” diye konuştu.