Koridor – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 14 Jun 2024 01:00:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ticaret koridorları istikrarsızlıklara karşı https://www.foxtvhaber.com.tr/ticaret-koridorlari-istikrarsizliklara-karsi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ticaret-koridorlari-istikrarsizliklara-karsi/#respond Fri, 14 Jun 2024 01:00:38 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12733 KORİDOR ANALİZ – KANAL 7 DIŞ HABERLER SERVİSİ BARTU EKEN

Tüm bunlar, dünya üzerindeki uluslararası ticaret rotalarının önemini her gün artırıyor.

Çin’in Kuzey, Orta ve Güney Koridoru…

Türkiye’nin önemli rol oynadığı Zengezur Hattı, Irak’la beraber gerçekleştirilmesi amaçlanan Kalkınma Yolu Projesi ve Batı’nın alternatif planları…

Ülkeler ulusal çıkarlarına bağlı olarak hamlelerini özenle yaparken, projelerin önemlerini ve olası tehditleri dikkatle incelemek gerekiyor.

Çin’in Kuzey, Orta ve Güney Koridorları Pekin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında oluşturduğu büyük ölçekli uluslararası ticaret ve altyapı projelerinin bir parçası olarak kabul edilebilir. Bu koridorlar, Çin’in Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki ticaret yollarını genişletmeyi ve modernleştirmeyi amaçlayan kara ve deniz yollarını içeriyor. Çin’in kuzeyinden başlayan Kuzey Koridoru, Kazakistan, Rusya ve Belarus üzerinden Avrupa’ya ulaşıyor.

Yaklaşık 10 bin kilometrelik ticaret hattı, Trans-Sibirya Demiryolu ve diğer bağlantılı demiryolu ağları ile destekleniyor. Bu koridor, Çin’in batıya açılan en eski ve en uzun kara yolu bağlantılarından biri olarak kabul ediliyor.

Kuzey Koridoru’nun bir başka işlevi ise Rusya ile olan ekonomik ve stratejik işbirliğini güçlendirmesi. Zira Ukrayna Savaşı ile dünya siyasetinde git gide yalnızlaşan Kremlin’in, Çin gibi güçlü bir ortağa ihtiyacı bulunuyor. Keza Pekin yönetiminin de, bilhassa ABD’den gelebilecek askeri tehditlere karşı, Rus Ordusu’nun askeri varlığından faydalanması, iki ülkeyi gün geçtikçe birbirine yaklaştırıyor. Söz konusu koridor ticaret hatlarının en güvenlilerinden biri olarak kabul edilebilir. Nitekim yol boyunca herhangi bir terör tehdidi ve askeri anlamda istikrarsızlık söz konusu  değil.

ORTA VE GÜNEY KORİDOR ÇİN İÇİN HAYATİ DEĞERE SAHİP

Orta Koridor ise Çin’in batısından başlayarak Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu bu koridorun kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Alternatif bir rota olarak, özellikle her ne kadar müttefiklik ilişkisi içinde olsalar da, bu yol Rusya ile yaşanabilecek gerilimlerde stratejik bir öneme sahip. 7 bin kilometrelik koridor, Orta Asya ülkeleri ile Çin arasındaki ekonomik bağları güçlendirmesi yönünden de mühim. Ayrıca transit geçiş sürelerini azaltarak, yeni pazarlara erişimi artırıyor.

En uzun ve güvenliği daha zor olan koridor ise kuşkusuz Güney Koridoru. Uzunluğu 20 bin kilometreye ulaşıyor ve bir ürünün taşınma süresi 1.5-2 aylık bir süreç alıyor. Güney Koridoru, Çin’in güneybatısından başlıyor.

Sırasıyla Myanmar, Bangladeş, Hindistan, Pakistan, İran ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşıyor. Hint Okyanusu’na ve Orta Doğu’ya doğrudan erişim sağlayan hat, enerji ve ticaret yollarının çeşitlendirilmesini sağlıyor.

Deniz ticaret yollarındaki tıkanıklıkları ve riskleri azaltmayı amaçlayan koridorla Güney Asya ve Orta Doğu pazarlarına daha kolay erişim sağlanması da hedefleniyor. Çin, bu projeler için büyük maliyetler üstlenmiş olup, uzun vadede bu yatırımların karşılığını almayı amaçlıyor. En çok ihraç edilen ürünlerse ; Elektronik, makine, tekstil ürünleri, kimyasal ürünler, ilaçlar, otomobiller, araçların yedek parçaları ve  çelikle metal ürünleri olarak biliniyor.

ZENGEZUR KORİDORU TÜRK DÜNYASINI BİRLEŞTİREBİLİR

Ticaret rotalarından bir diğer önemli hat ise Zengezur Koridoru. Proje, Güney Kafkasya’da Azerbaycan’ın batı bölgelerini Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ve dolayısıyla Türkiye’ye bağlamayı amaçlayan bir ulaşım ve lojistik çalışmasını içeriyor.

Bu koridor, Zengezur bölgesinden geçerek Azerbaycan ile Nahçıvan’ı kara yoluyla birleştirmeyi hedefliyor. Ermenistan’ın güneydoğusundaki Zengezur bölgesinden geçen hat, Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayan en kısa yol biliniyor.

Türkiye, Azerbaycan ve Nahçıvan arasında doğrudan bir ticaret ve ulaşım hattı oluşturması planlanan koridorun, bölgenin ekonomik kalkınmaya katkı yapması bekleniyor. Bu durum kuşkusuz birçok alanda ortaklığı bulunan Ankara ve Bakü’nün bölgesel etkisini artırabilir.. Ayrıca Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya ile bağlantısını güçlendirir ki; jeopolitik anlamda bu oldukça önemli bir girişim olacaktır. Nitekim Cumhuriyet tarihinden bu yana ilk kez Türk Devletleriyle fiziksel bağlantının sağlanması da; Türk-Azerbaycan ittifakının genişlemesine yol açabilir.

Zengezur Koridoru’nun güvenliği, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine bağlı olarak görülebilir. Bu kapsamda, uluslararası izolasyondan kurtulmak isteyen Erivan yönetiminin yüzünü NATO’ya dönmesi;

Azerbaycan’la yeni bir çatışma istemediğini sık sık tekrarlaması oldukça önemli. Bu anlamda taraflar arasında bölgede barış ve istikrarın korunması için diplomatik çabalar sürdürülüyor. Tahran yönetimiyse bu anlaşmanın sağlanmasını İran’ın bölgesel etkisini düşürebileceği kaygısıyla durdurmak istiyor.

KALKINMA YOLU PROJESİ ANKARA-BAĞDAT HATTINI GÜÇLENDİRECEK

Irak’ın yeniden inşası ve bölgesel istikrar için önemli olan bir diğer çalışma ise kuşkusuz Kalkınma Yolu Projesidir. Türkiye ve Irak arasında geliştirilen büyük ticaret girişimi, Irak’ın Basra limanından başlayarak Türkiye’nin güneydoğusuna ve oradan da Avrupa’ya uzanan bir demiryolu ve otoyol ağı oluşturmayı hedefliyor. Bu proje, ekonomik kalkınma, bölgesel entegrasyon ve ticaretin artırılması açısından büyük bir öneme sahip…

Türkiye ve Irak arasındaki ticaret hacmini artıracak projeyle birlikte, bölgede ortak güvenlik operasyonlarının artması bekleniyor. Çünkü hattın korunması için başta PKK ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin hattan uzak tutulması gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllarda petrol boru hatlarına saldırılar yapan teröristlerin, tekrar sabotaj eylemlerine girişeceğini düşünmemek hata olacaktır. Türkiye, bu projeyle Orta Doğu’daki stratejik konumunu güçlendirmeyi hedeflerken; Avrupa’ya olan kara bağlantısını güçlendirerek enerji ve ticaret yollarında kritik bir rol oynamayı amaçlıyor.

Projeyle Irak’tan Türkiye’ye Petrol ve petrol ürünleri, doğalgaz, kimyasal ürünler ve tarım ürünleri ihraç edilmesi planlanırken; Türkiye’den Irak’a tekstil, makine ve teçhizat, elektronik ürünler, gıda ürünleri ve inşaat malzemelerinin ihraç edilmesi bekleniyor..

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ticaret-koridorlari-istikrarsizliklara-karsi/feed/ 0
Türkiye’den Ukrayna için Güney Kore ve Japonya ile ortak hamle https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeden-ukrayna-icin-guney-kore-ve-japonya-ile-ortak-hamle/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeden-ukrayna-icin-guney-kore-ve-japonya-ile-ortak-hamle/#respond Mon, 27 May 2024 01:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11271 Almanya’nın Leipzig kentinde devam eden Uluslararası Ulaştırma Forumu’nda (ITF) Türkiye’yi temsil eden Bakan Uraloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ITF’de alternatif ulaşım sistemlerinin ortaya konulması yönünde yoğun tartışmalar olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak ITF’ye her yıl katıldıklarını dile getiren Uraloğlu, etkinlikte yoğun bir şekilde ele alınan alternatif ulaşım sistemlerinin hayata geçirilmesi konusunda hava, kara ve deniz yolu ulaşımının da ele alındığını anlattı.

Uraloğlu, alternatif ulaşım koridorlarının oluşturulması noktasında da istişarelerin ve tartışmaların yapıldığını kaydederek, Süveyş Kanalı’nda bir geminin karaya oturması sonrası buradaki sistemin durmasında ve dünya ekonomisinin 10 milyar dolar civarında zarara uğramasına değindi.

Son dönemde de Husilerin Kızıldeniz’de yaptığı saldırılar nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşandığını anımsatan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası ticaretteki en önemli projelerinden biri olan ve Hindistan, Güney Asya ile Basra Körfezi ülkelerinden gelecek yüklerin, Irak’ın Faw Limanı aracılığıyla Avrupa’ya taşınmasını sağlayacak Kalkınma Yolu Projesi’ne dikkati çekti.

Uraloğlu, bu projeyi dünyanın takip ettiğini belirterek, “Orada geldiğimiz aşamayı ITF’de anlattık. Bu konuda dörtlü mutabakat sağladık ve bu bizim için kıymetliydi. Ondan sonra dünyanın ilgisinin biraz daha arttığını söyleyebilirim.” dedi.

Toplantıda Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünden, Kalkınma Yolu Projesi’nden, Türkiye’nin demir yolu taşımacılığında karbon emisyonunun sıfırlanmasına ilişkin yatırımlarından bahsettiklerini söyledi.

“TÜRK ŞİRKETLERİN UKRAYNA’DAKİ PROJELERİN FİNANSMANI İÇİN GÖRÜŞMELERİMİZ VAR”

Bakan Uraloğlu, ITF’de Ukrayna Hakkında Özel Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirdiklerini belirterek, toplantıda Ukrayna’nın yeniden yapılanmasını masaya yatırdıklarını bildirdi.

Bu toplantıda gündemlerinin ulaştırma olduğunu dile getiren Uraloğlu, çok sayıda katılımcıyla Ukrayna’da neler yapılabileceğinin tartışıldığını kaydetti.

Uraloğlu, Türkiye’nin zaten Ukrayna’nın yeniden imarı için imzaladığı mutabakat zaptı olduğunu ve bu noktada elinden gelen her şeyi yaptığını kaydederek, Türk müteahhitlik sektörünün de Ukrayna’da çok ciddi yatırım ve taahhütleri bulunduğunu aktardı.

Savaşın ilk andaki şiddetinden sonra hasar gören ulaştırma yapılarının tekrar bu ülkeye dönen Türk firmaları tarafından yapıldığını dile getiren Uraloğlu, “Onları, o anlamda da biz teşvik ettik. Tabii herkesin temennisi orada savaşın bir an önce durması. Yoksa savaş altında yapılacak her şey hem daha riskli hem daha çok pahalı.” diye konuştu.

Savaşın bitmesi için Türkiye’nin çabalarından ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı görüşmelerden bahseden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk şirketlerin Ukrayna’daki projelerinin finansmanı noktasında Güney Kore ve Japonya ile görüşmelerimiz var. Güney Kore olsun, Japonya olsun, onların finansman noktasında destek verip Türk şirketleriyle orada (Ukrayna’da) belli bir şeyler yapılması konusunda görüşmelerimiz var. İyi günde firmalarımız iş yaptı, para kazandı ama kötü günde de firmalarımız orada. Rusya ile de ilişkilerimiz iyi, Ukrayna ile de iyi. Kesinlikle bizim temennimiz savaşın bir an önce bitmesidir.”

“TÜRKİYE’NİN HEM EKONOMİK OLARAK HEM DE STRATEJİK OLARAK KAZANIMLARINI KORUYACAĞIZ, GELİŞTİRECEĞİZ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türkiye’nin küresel ticaret için koridorlar arasındaki boşluğu doldurmaya çalıştığını belirterek, ülkenin sahip olduğu konumu sayesinde daha kısa sürede ve daha az maliyetle taşımacılık imkanı sunduğunu anlattı.

Zengezur Koridoru’ndan Kalkınma Yolu Projesi’ne kadar çok sayıda koridor geliştirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Diğer koridorlardan yük almamıza gerek yok, artanı taşımamız bile yeterli olacaktır. Herkes daha güvenli, daha kısa, daha ekonomik koridorları tercih edecektir. Ama bunlar olduğu yerde olmuyor, gayret edeceğiz, ediyoruz, daha iyisini yapacağız ve oradan da ülkemizin hem ekonomik olarak hem de stratejik olarak kazanımlarını koruyacağız, geliştireceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye’ye sunacağı avantajlara işaret ederek, şu anda bu koridor üzerindeki istasyonların nereye yapılacağını dahi konuşmaya başladıklarını, sürecin yönetilmesi ve sonrasında işletilmesinde yer alacaklarını bildirdi.

Projenin ortaya konulması ve hayata geçirilmesi konusunda Katar’dan BAE’ye, Irak’tan diğer Körfez ülkelerine kadar birçok ülkeyle görüştüklerini belirten Uraloğlu, somut çıktılar almaya başladıklarının altını çizdi.

“ZENGEZUR KORİDORU İLE TÜRK DÜNYASINA NAHÇIVAN ÜZERİNDEN DAHA RAHAT ULAŞMA İMKANI OLACAK”

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Zengezur Koridoru kapsamındaki çalışmalarıyla ilgili de koridorun ulaşımda herhangi bir problemle karşılanırsa alternatif güzergah olacağına dikkati çekti.

Türkiye’nin şu andaki ulaşımının Hazar geçişli olarak Bakü, Tiflis ve Kars hattından sağlandığını anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Bir yıldır kapalıydı ve ciddi onarımlar yapılması gerekiyor burada. Hattın bir kapasitesi var. Bu kapasitenin mutlaka geliştirilmesi gerekir. Alternatifin olması gerekir. Zengezur Koridoru bu anlamda bir kapasite artırımı sağlayacak. İkincisi sizin elinizde herhangi bir problemle karşılaşırsanız alternatif bir güzergah olacak.

Yine Azerbaycan Bakü geçişli daha yakın bir güzergah olacak. Daha uygun coğrafyadan iklim şartlarından geçen bir güzergah olacak. Bunu bitirdiğimiz an Türk dünyasına Nahçıvan üzerinden daha rahat ulaşma imkanı olacak.

Ermenistan’dan geçerse 43 kilometrelik, İran’dan geçerse yaklaşık 60 kilometrelik bir koridordan bahsediyoruz. Görüşmeler devam ediyor. Netleştiği zaman oradan da geçiş sağlanacak ama Azerbaycan tarafındaki bir kısım yapıldı. Bir kısım yapım çalışmaları devam ediyor. Türkiye tarafında da Dilucu-Iğdır-Kars arası 224 kilometrenin ihalesini yaptık, bu sene başlıyoruz.”

“BUNDAN SONRA İHTİYACI OLANA UYDU YAPIP SATMAYA BAŞLAYACAĞIZ”

Uraloğlu, temmuz ayında uzaya fırlatılması planlanan Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’ya değinerek, askeri ve sivil haberleşme için uyduların önemine işaret etti.

Özellikle askeri haberleşme için bugüne kadar gerekli önlemleri aldıklarını ancak yüzde 90 yerliliğe sahip Türksat 6A ile daha da güvende olunacağını dile getiren Uraloğlu, “Artık yazılımıyla` her türlü donanımıyla daha güvende olacağız. (Türksat 6A ile) Dünyadaki 10 uydu üreticisinden bir tanesi olduk. İnşallah önümüzdeki ay ABD’ye oradan da temmuzda yörüngesine fırlatarak hem kaliteyi artıracağız hem kapsama alanını artıracağız. Faydası ne olacak? Hem o uydunun aldığı görüntüleri haberleşmeyi daha güvenli ve kaliteli yapmış olacağız hem de bundan sonra ihtiyacı olana uydu yapıp satmaya başlayacağız.” ifadelerini kullandı.

“6G’Yİ DE KAÇIRMAYACAĞIZ”

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 5G’ye geçişiyle ilgili, “5G’ye doğru zamanda ve doğru fiyatla geçelim istiyoruz. Lisans ve yetkilendirme sürecini tamamlayıp muhtemelen 2026’da 5G’ye geçmiş oluruz. Esasında geçeceğimiz 5G olmayacak, 5,5G gibi olacak. Çünkü zaten o belli bir noktaya geldi. 6G’yi de dünyada takip ediyoruz ve bununla ilgili toplantılara katılıyoruz. O süreci de kaçırmayacağız.” dedi.

Gençlere, doğru bilinende sonuna kadar ısrar edilmesi tavsiyesinde bulunan Uraloğlu, başarmak için önce kendilerine güvenmeleri gerektiğini, “yapabilirim” duygusunun çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyeden-ukrayna-icin-guney-kore-ve-japonya-ile-ortak-hamle/feed/ 0
”Koridor savaşları”nda Türkiye’den stratejik çıpa! https://www.foxtvhaber.com.tr/koridor-savaslarinda-turkiyeden-stratejik-cipa/ https://www.foxtvhaber.com.tr/koridor-savaslarinda-turkiyeden-stratejik-cipa/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8695 Bağımsız Araştırmacı Dr. Hüseyin Korkmaz, mevcut koridor projelerinin nasıl jeopolitik bir enstrümana dönüştüğünü AA Analiz için kaleme aldı.

Küresel hegemonya mücadelesi giderek sertleşirken jeopolitik saiklerin daha akışkan olduğu yeni bir döneme giriliyor. Bu yeni dönemde jeopolitik dinamikleri yeniden şekillendirmeyi planlayan iddialı projeler, stratejik pozisyon almak için uygun bir konjonktür yaratmayı hedefliyor. Bu projeler arasında Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi Projesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Hindistan’ın tahkim ettiği Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) Projesi öne çıkarken Türkiye ve Irak’ın Kalkınma Yolu Projesi ise özellikle Türkiye’ye ciddi stratejik kazanımlar elde etme fırsatı sunuyor.

İNŞACI BİR MANEVRA: ÇİN’İN KUŞAK VE YOL GİRİŞİMİ PROJESİ

Küresel ekonomide çoklu ticaret koridorlarının ortaya çıkışı uluslararası ticaretin manzarasını yeniden tanımlıyor. Bu koridorları bahse konu ülkelerin ekonomik ve siyasi nüfuzlarını güçlendirmek için kullandıkları stratejik ve jeopolitik araçlar olarak tanımlamak mümkün. Yukarıda zikredilen projeler arasında en iddialısı ve yayılım alanı en büyük olan Çin’in 2013 yılında duyurduğu Kuşak ve Yol Girişimi Projesi’dir.

Kuşak ve Yol, yaklaşık 68 ülkeyi kapsıyor ve 1 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmak üzere. Çin’i yeniden “merkez ülke” yapma iştahı ile motive olan proje, Batılı siyasal ve ekonomik elitler tarafından yeni bir sömürgecilik ağı olarak tanımlanıyor. Çin ise bahse konu projeyi küresel ihtiyaçlarının ve altyapının ilacı olarak görüyor.

Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi Projesi ile birlikte değerlendirilmesi gereken Orta Koridor ise Çin ve Avrupa’yı birbirine bağlamayı hedefliyor ve potansiyel anlamda daha hızlı ve daha verimli bir alternatif sunuyor. Orta Koridor, rotayı yaklaşık 15 gün kısaltmasından dolayı nakliye sürelerini ve maliyetlerini önemli ölçüde azaltarak güzergah üzerindeki ekonomilere ciddi faydalar sağlayabilir. Pekin’den Londra’ya uzanan bu koridor yıllık 600 milyar doları aşan bir ticaret trafiğinin merkezinde yer alıyor.

IMEC PROJESİ ALTERNATİF Mİ YOKSA JEOPOLİTİK BİR ENSTRÜMAN MI?

ABD ve Hindistan’ın öncülük ettiği ve Suudi Arabistan ile İsrail’in merkezinde olduğu IMEC Projesi ise Kuşak ve Yol Girişimi Projesi’ne alternatif bir ticaret koridoru oluşturmayı hedefliyor. Projenin temel hedefleri özellikle Orta Doğu’da Çin’in etkisini dengelemek ve ABD’nin yeni soğuk savaşta müttefikleriyle ilişkisini tahkim etmek olarak sıralanabilir.

IMEC, Hindistan’ın stratejik konumundan yararlanarak özellikle Hint-Pasifik ve Orta Doğu arasındaki deniz bağlantısına odaklanıyor. Koridorun temel hedefi Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında geniş bir entegrasyon sağlamak. Ancak bölgede devam eden çatışmalar ve güvenlikle ilgili sorunlar söz konusu projenin kısa süre içerisinde realize edilmesini zorlaştırıyor.

Nakliye süresini yüzde 40 oranında azaltmayı hedefleyen proje ABD Başkanı Joe Biden tarafından “ezber bozan bir adım” şeklinde değerlendirildi. Projeye dahil olan ülkelerin ölçeği göz önüne alınırsa şimdilik askıda gibi görünen projenin kısa sürede uygulanabilme olasılığı hala güçlü olsa dahi ekonomik ve jeopolitik konjonktürün buna izin vermediği görülüyor.

STRATEJİK BİR ÇIPA: KALKINMA YOLU PROJESİ

Türkiye’yi Basra Körfezi’ndeki Büyük Faw Limanı’na bağlayan 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyolunu içinde barındıran “Kalkınma Yolu Projesi” bölgedeki ticari bağları ve ekonomik kalkınmayı güçlendirmeyi hedefliyor. Jeopolitik konumlarından faydalanan bu ülkeler aynı zamanda Avrupa ve Asya’daki kilit pazarlara da çok yakın. Proje aynı zamanda bölgedeki enerji kaynaklarına da tam erişim sağlıyor.

Projenin önündeki en önemli engel ise bölgesel güvenlik konusunda endişelerin bulunması. Ancak son dönemde Türkiye ve Irak arasında yaşanan mekik diplomasisi ve somut adımların atılması girişimin uygulanması açısından önemli kazanımlar elde edilmesini sağladı. Yürütülen üst düzey diplomatik görüşmeler sonucunda Irak tarafından PKK terör örgütünün Irak’ta yasaklı bir örgüt olduğu yönünde alınan karar, bölgesel güvenlikle ilgili endişelerin elimine edilmesi yolunda önemli bir adım.

Öte yandan Irak’ta uzun süredir yaşanan siyasi istikrarsızlık ve İran’ın bölgedeki etkisi diğer önemli meseleler olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin Kalkınma Yolu Projesi’ni Orta Doğu politikası çerçevesinde stratejik bir çıpa olarak öne çıkardığını söylemek mümkün. Bu stratejik çıpa, Türkiye’nin uzun vadeli stratejik ve güvenlik vizyonunun tam merkezinde yer alıyor ve Orta Doğu jeopolitiği için de oyun değiştirici bir potansiyele sahip.

KORİDORLAR REKABETE Mİ İŞBİRLİĞİNE Mİ TEŞVİK EDİYOR?

Sonuç olarak yeni soğuk savaşın ve büyük güç rekabetinin ürettiği “koridor savaşları” küresel ticaret açısından bir dezavantaj. Ticaret denilince akla gelecek tek opsiyon her zaman işbirliği olacaktır. Fakat mevcut jeopolitik konjonktürde bahse konu projelerin jeopolitik konumları ve ölçekleri nedeniyle küresel hegemonya rekabetinin bir parçası haline geldiğini gözlemliyoruz.

Öte yandan mevcut koridorların bir kısmının kendi arasında yapacağı işbirliği de kritik bir fayda sağlayabilir. Örneğin Kuşak ve Yol Girişimi Projesi’nin geniş ve güçlü altyapısı Orta Koridor aracılığıyla öne çıkabilir ve Kalkınma Yolu Projesi, enerji kaynaklarına erişimi ile bu ağı güçlendirebilir. Bu sayede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’nun birleşerek güçlü bir Doğu-Batı ticaret arteri oluşturması sağlanabilir.

Böylece Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru aracılığı ile Pakistan’daki Gwadar Limanı’na inen Çin malları, Basra Körfezi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya daha hızlı ve az maliyetli bir şekilde gidecektir. Orta Koridor ile birleşme sayesinde sağlanacak füzyon ve Orta Asya ülkelerinin de entegrasyonu ile Türkiye, küresel ticaret rotaları çerçevesinde Avrupa’ya çıkışın merkezi durağı haline gelebilir.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/koridor-savaslarinda-turkiyeden-stratejik-cipa/feed/ 0
Başkan Aktaş: Trafik yükümüz 3 kat hafiflemiş olacak https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-aktas-trafik-yukumuz-3-kat-hafiflemis-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-aktas-trafik-yukumuz-3-kat-hafiflemis-olacak/#respond Wed, 13 Mar 2024 00:48:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6327  Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, doğu batı hattında Kestel’den başlayıp Acemlerde çatallaşarak Mudanya ve İzmir yönünde iki kola ayrılmış tek bir ana ulaşım aksına sahip şehre ‘Kuzey ve Güney’ olmak üzere iki alternatif koridor oluşturduklarını söyledi. Başkan Aktaş, “Birbirine bağlantı yollarıyla beraber Bursa trafiği artık üçe bölünecek. Trafik yükümüz yaklaşık 3 kat hafiflemiş olacak” dedi.

Bursa’yı daha ileriye taşıyacak yeni dönemdeki vizyonunu ve gerçekleştireceği projelerini açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, toplu taşıma konusunda gerçekleştirdikleri projeler kadar yol ve kavşak çalışmalarının da şehir içi ulaşım noktasında hayati öneme sahip olduğunu hatırlattı.

Bursa’nın doğu batı hattında Kestel’den başlayıp Acemlerde çatallaşarak Mudanya ve İzmir yönünde iki kola ayrılan tek bir ana ulaşım aksına sahip olduğunu dile getiren Başkan Alinur Aktaş, bu aks üzerinde geçtiğimiz dönemde özellikle Acemler bölgesinde yapılan düzenlemelerle aksın fiziksel altyapısını tamamladıklarını söyledi.

KUZEY KORIDORU

“Şimdi yıllardır konuşulanı gerçekleştirme ve ulaşımda dönüşüm zamanı” diyen Başkan Aktaş,  tek ana aksa alternatif biri kuzey diğeri de güney yönünde olmak üzere iki yeni koridor oluşturduklarını belirtti.

Kuzey koridorunun detayları hakkında bilgi veren Başkan Aktaş, “Gürsu-11 Eylül Bulvarı arasında 2.3 kilometre uzunluğundaki güzergahla araçlar Gürsu ve Otosansit kavşaklarını kullanmadan direkt 11 Eylül Bulvarı’na ulaşacak. Yine 11 Eylül Bulvarı’ndaki Şirinevler Kavşağı ile İstanbul Caddesi arasında 9.5 kilometrelik yeni bir aks oluşturacağız.

İstanbul Caddesi-Yeniceabat-Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı güzergahında 8.5 kilometrelik bağlantı yolu ve 8 kavşak ile kuzey koridorunun en önemli parçalarından birini oluşturuyoruz. Koridorun üçüncü kısmında Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nı 3 gidiş, 3 geliş olacak şekilde direkt olarak Hamitler üzerinden Filament kavşağına bağlıyoruz.

Diğer bir güzergahta da Recep Tayyip Erdoğan Bulvarını 6 adet kavşak ve 7 kilometrelik yol ile Emek-Geçit, Nilüferköy üzerinden Mudanya Yolu’na bağlıyoruz. Kuzey koridoru projemizle yepyeni bir güzergahla şehrin doğusundan batısına kadar seyahat imkanı sağlıyoruz” diye konuştu.

GÜNEY KORİDORU

Kuzey koridorunda sağlayacakları konforun bir benzerini ‘Güney koridoru’ ile vatandaşa sunacaklarını anlatan Başkan Aktaş, “En doğu kesimde Kestel-Otosansit arasında Ankara Yolu’na alternatif olacak şekilde bölünmüş yol olarak 5.5 kilometre uzunluğunda yeni bir arter oluşturma çalışmalarımız tamamlanma aşamasına geldi.

Bu çalışmalar kapsamında Balıklıdere üzerine inşa edilen köprü ve bağlantı yollarının ardından Türkmenbaşı-Erdoğan Caddesi Bağlantı Yolu’nu da hizmete açtık. İlk kısmın devamında Otosansit ile Orhaneli yolu arasında şehrin güneyinden geçen, şehir siluetini bozmayan, kısmen kentsel dönüşüm uygulamalarıyla elde edilecek alanlar ve yer yer sanat yapısı geçişleriyle desteklenecek 16 kilometrelik yeni bir arter oluşturuyoruz.

Orhaneli Yolu’na bağlandığımız noktadan Çalı-Görükle-Şehir Hastanesi güzergahında ağır taşıt trafiğini yönlendirmek ve İzmir yoluna alternatif oluşturmak üzere 9 kilometre uzunluğunda ve 3 şeritlik duble yol açıyoruz.

Çalı Kavşağı-Hasanağa arasında mevcut haliyle tek gidiş tek geliş olan 11 kilometrelik kısmı bölünmüş yol olarak genişleterek, sanayi bölgeleri ve yerleşim alanlarına ulaştırıyoruz. Hasanağa-İzmir Yolu arasındaki 9.5 kilometrelik yol bağlantısını 40 metreye genişleterek, yapacağımız 7 kavşak düzenlemesiyle konforlu hale getiriyoruz.

Güney koridorunun en batı kısmındaki 4.2 kilometrelik yolla Hasanağa OSB ve Kayapa OSB’den kaynaklanan ağır taşıt trafiğini, İstanbul-İzmir Otoyolu’na şehir içi trafiği etkilemeden doğrudan yönlendiriyoruz. Sürece çoktan başladık” dedi.

TRAFİK YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Kuzeyde ve güneyde oluşturdukları bu iki koridorda inşa edecekleri iki tünelle Bursa için bir ilki gerçekleştirmiş olacaklarını dile getiren Başkan Aktaş, “Kuzey koridorunda yer alan 5.5 kilometrelik tüpten oluşacak tünelimiz, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’ndan başlayarak Ata Bulvarı’na direkt çıkacak.

Yine tünel içerisinde Filament Kavşağı öncesi bölgeden ayrılan bir kolla direkt Mudanya yoluna bağlanacak. Güney koridorda yer alan 3 kilometrelik tüpten oluşacak tünelimiz, Doburca bölgesinden başlayarak Çekirge sırtlarından yüzeye çıkacak. Tüm bu çalışmalar neticesinde tek bir ana hat üzerine konumlanmış şehrimizi 3 ana hatta kavuşturuyoruz.

Tabi birbirine bağlantı yollarıyla beraber Bursa trafiği artık üçe bölünecek. Dolayısıyla en basit tabirle trafik yükümüz yaklaşık 3 kat hafiflemiş olacak” diye konuştu.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-aktas-trafik-yukumuz-3-kat-hafiflemis-olacak/feed/ 0
Çin’in tekeli kırılıyor! Türkiye’ye çifte fırsat https://www.foxtvhaber.com.tr/cinin-tekeli-kiriliyor-turkiyeye-cifte-firsat/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cinin-tekeli-kiriliyor-turkiyeye-cifte-firsat/#respond Wed, 21 Feb 2024 00:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4382 Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis-Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

AVRUPA BİRLİĞİ KÜRESEL GEÇİT PROJESİ

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

PROJENİN TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI İÇİN ÖNEMİ

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cinin-tekeli-kiriliyor-turkiyeye-cifte-firsat/feed/ 0
Dünyanın gözünü çevirdiği koridora gaz ve petrol boru hatları da dahil edilecek! https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozunu-cevirdigi-koridora-gaz-ve-petrol-boru-hatlari-da-dahil-edilecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozunu-cevirdigi-koridora-gaz-ve-petrol-boru-hatlari-da-dahil-edilecek/#respond Thu, 08 Feb 2024 07:36:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3350 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine, Türkiye’den geçecek ve üzerinde yük geçişi sağlayacak koridorların ülke için önemli avantajlar getireceğini söyledi.

Son dönemde gündeme gelen ve yapıldığında İpek Yolu’nun devamı niteliğinde olacak Zengezur Koridoru’nun geçeceği güzergahları ihya edeceğini vurgulayan Uraloğlu, İran’ın da bu koridorun kendi topraklarından geçmesini istediğini bildirdi.

Zengezur Koridoru’nun kıymetli olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Aklıselim olan bu koridorun kendi topraklarından geçmesini ister.” ifadesini kullandı.

FAV LİMANI’NDAN 1200 KİLOMETRELİK OTOBAN VE DEMİR YOLU UZANACAK

Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine işaret eden Uraloğlu, “Kalkınma Yolu’nu hayata geçirdiğimiz zaman çevre ülkelerinin ilgisini çekecek. Yol yapıldığında Irak’ın güvenliğine katkı sağlayacak. Şu an Süveyş Kanalı’ndan 35 günde yapılan bir nakliyenin süresi 25 güne düşüyor. 10 gün çok uzun bir süre.” diye konuştu.

Uraloğlu, Türkiye’nin demir yolu projelerine ilişkin uygun şartlarda kredi bulabildiğini belirterek, bunun ülke için kıymetli olduğunu dile getirdi.

Türkiye’deki demir yollarında kapasiteyi artıracaklarını ve belirli noktalarda karşılıklı geçiş kuracaklarını vurgulayan Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Demir yolunda ilk etapta uluslararası koridorları tamamlama gayretindeyiz. Kalkınma Yolu’nun Türkiye’deki devamını bitireceğiz. Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilen Fav Limanı’na gelecek yükler Türkiye’ye, buradan Avrupa’ya ulaştırılacak. Bu amaçla 2022’nin başında altyapı çalışmalarına başlanan ve 4 yılda tamamlanması öngörülen projeyle Fav Limanı’ndan ülkemize ulaşacak yaklaşık 1200 kilometrelik çift yönlü otoban ve demir yolu inşa edilmesi planlanıyor. Bu yatırımın maliyetinin yaklaşık 16 milyar dolar olması bekleniyor. İlerleyen zamanlarda projeye gaz ve petrol boru hatlarının da dahil edilmesi öngörülüyor.”

KALKINMA YOLU HATTINDAKİ DEMİR YOLU İÇİN 5,8 MİLYAR DOLAR HARCANACAK

Türkiye’den geçecek Kalkınma Yolu’nun demir ve kara yolu olarak Basra Körfezi’nden Avrupa’ya yük ve yolcu taşıyacağını vurgulayan Uraloğlu, Türkiye’de Ovaköy (Hudut)-Nusaybin-Mardin-Şanlıurfa-Gaziantep-Adana-Mersin (Yenice)-Ulukışla-Karaman-Konya-Afyonkarahisar-Eskişehir-Gebze-İstanbul-Edirne güzergahının kullanmasının planlandığını anlattı. Uraloğlu, şu bilgiyi verdi:

“Bu güzergah toplam 2 bin 88 kilometre. Koridor üzerindeki hat kapasitesinin artırılması amacıyla yeni çift hat ve ikinci hat yapımlarıyla eksik kalan kesimlerdeki elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları yapılıyor. Koridorun 1034 kilometrelik kısmının 689 kilometresinde hızlı tren hattı, 345 kilometresinde elektrifikasyon ve sinyalizasyon yapım çalışmaları devam ediyor. Proje çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan 615 kilometrelik yeni demir yolu hattında ise yapıma yönelik planlama çalışmaları sürdürülüyor. Ülkemizin Kalkınma Yolu koridoru üzerinde planlanan yeni demir yolu hatları için 5,8 milyar dolarlık ilave yatırım yapılması öngörülüyor.”

KALKINMA YOLU PROJESİ’NİN TASARIMLARI TAMAMLANDI

Uraloğlu, Türkiye ile Irak arasında tesis edilmesi düşünülen doğrudan demir yolu bağlantısının Irak’tan ülke sınırına kadar olan kısmının da Kalkınma Yolu Projesi’nin bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.

Türkiye tarafında “Nusaybin-Cizre-Silopi-Ovaköy” Irak tarafında ise “Rabiyya-Fişhabur” olarak öngördükleri hat kapsamında, ülke sınırları içindeki kesimle ilgili yaklaşık 130 kilometrelik projenin hazır olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Kalkınma Yolu Projesi’nin danışman firması tasarımlarını 2023’ün başı itibarıyla tamamladı. Ayrıca ‘Kalkınma Koridoru’nun ülkemizdeki kara yolu geçişinin ise 1912 kilometre olması planlandı. Halihazırda Kapıkule-Şanlıurfa hattında 1592 kilometrelik kısımda mevcut otoyolla bağlantı sağlanacak. Bununla birlikte, Kalkınma Koridoru kapsamında Şanlıurfa ile Ovaköy arasında 320 kilometrelik yeni otoyol yatırımı planlanıyor. Bu otoyol yatırımının da yaklaşık 2 milyar dolar yatırım bedeli bulunuyor.”

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ’NDEN GEÇECEK TREN PROJESİ

Yavuz Selim Köprüsü’nden geçecek tren hattı projesinin bittiği bilgisini veren Uraloğlu, “Birleşik Arap Emirlikleri ile kredi noktasında konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı’mızın bu ay ülkeye ziyarette bu konuda bir mesafe alabiliriz. Bu yıl içinde ihalesini yapar, başlarız.” diye konuştu.

Uraloğlu, Avrupa Yatırım Bankası’nın 23 milyar dolarlık Orta Koridor’a kredi verme konusunda ciddi bir aşama kaydedildiğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozunu-cevirdigi-koridora-gaz-ve-petrol-boru-hatlari-da-dahil-edilecek/feed/ 0
Dünyayı sarsan krizden Türkiye’ye fırsat doğdu https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyayi-sarsan-krizden-turkiyeye-firsat-dogdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyayi-sarsan-krizden-turkiyeye-firsat-dogdu/#respond Thu, 18 Jan 2024 06:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2473
  • Kızıldeniz Krizi ve Orta Koridor’un Önemi: Şerafettin Aras, Kızıldeniz’de yaşanan sorunun Asya ile Kuzey Avrupa arasındaki ticaretin sürdürülebilirliği için Türkiye’nin de içinde bulunduğu Orta Koridor’u daha da kritik bir konuma getirdiğini vurguluyor. Bu, bölgenin lojistik haritasındaki değişim sürecinin hızlandığını gösteriyor.
     
  • Türkiye’nin Lider Rolü: Aras, Türkiye’nin bölgedeki lojistik gücünü kullanarak Orta Koridor’un gelişimine liderlik yapması gerektiğini belirtiyor. Bu, Türkiye’nin bölgesel ticaret potansiyelini artırma ve yeni fırsatlar yaratma konusundaki taahhüdünü vurguluyor.
     
  • Orta Koridor’un Cazibesi: Orta Koridor’un Avrupa-Asya ticaretine daha etkin hizmet sağlama potansiyeli ve batı ekonomileri için cazibe alanı oluşturduğu ifade ediliyor. Bu, bölgedeki lojistik projelerin küresel önemini vurguluyor ve Türk Dünyası’nın bu koridora verdiği önemle birleştirildiğinde potansiyelin arttığını gösteriyor.
     
  • Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, Kızıldeniz’de yaşanan sorunun Asya ile Kuzey Avrupa arasındaki ticaretin sürdürülebilirliği için Türkiye’nin de içinde bulunduğu Orta Koridor’u eskisinden daha da kritik bir konuma getirdiğini vurguladı.

    “LİDER ROL ÜSTLENMELİYİZ”

    Pandemi ve ardından Rusya-Ukrayna ile İsrail-Filistin savaşlarıyla birlikte bölgenin lojistik haritasındaki değişim sürecinin hızlandığını hatırlatan Aras, “Kızıldeniz kriziyle birlikte tüm bu gelişmeler, Türkiye olarak içinde bulunduğumuz bölgenin ticaret potansiyelini manipüle etmeyi amaçlayan uluslararası koridor savaşlarını da yeni boyutlara taşıyor” dedi.

    Gelişmelerin Türkiye’ye yeni fırsatlar sunduğunun altını çizen Aras, “Orta Koridor’un sahip olduğu potansiyeli Avrupa-Asya ticareti başta olmak üzere, dünya ticaretine tamamıyla sunabilmesi için acilen hayata geçirilmesi gereken iyileştirme çalışmaları ve yatırımlarda, Türkiye olarak bölgedeki lojistik gücümüzle lider rol üstlenmeliyiz” diye konuştu.
     

    Özellikle pandemi sonrası süreçte global tedarik zincirlerinde Çin’e olan aşırı bağımlılığı kırma amacıyla başlatılan dönüşüm çerçevesinde, Çin’in devre dışı bırakılacağı ve daha yakın ve “dost” ülkelerden tedariğe yönelik “Global Gateway” ve “Hindistan-Ortadoğu- Avrupa Koridor Projesi (IMEC)” gibi yeni tedarik zinciri stratejilerinin yeni ulaşım projelerini de getirdiğini ifade eden Aras, “Ancak IMEC şimdiden İsrail- Gazze savaşının gölgesinde ölü doğmuş bir proje olarak nitelendirilmeye başladı. Bölgemizde süregelen koridor savaşlarında Türkiye’den başlayarak Kafkasya’ya, buradan da Hazar Denizi üzerinden Türkmenistan ve Kazakistan’a ve Çin’e ulaşan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor (Orta Koridor) projesi, dünya lojistik gündemine 2000’li yılların başlarında girmeye başlayan Modern İpek Yolu kavramının etkin bir güzergahı olarak ciddi bir potansiyel ile öne çıkıyor” açıklamasını yaptı.

    BATI EKONOMİLERİ İÇİN DE CAZİBE ALANI

    Aras, Avrupa Birliği’ni 2019 yılında açıkladığı Orta Asya’ya açılım stratejisinin, batı dünyasının Rusya ve Çin ile giderek gerilen ilişkileri (Kuzey Koridorun kullanım dışı kalması) ve Rusya ve İran odağında AB-ABD’nin giderek kapsamı genişleyen yaptırımların, Orta Koridor’u Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere batı ekonomilerinin cazibe alanı haline getirdiğini söyledi. Ancak Çin’in Kuşak ve Yol Projesinin ana damarlarından birinin de Orta Asya’dan geçtiğinin unutulmaması gerektiğine vurgu yapan Aras, “Türk Dünyasının “Turan Koridoru” konseptiyle bu koridora verdiği önem birleştiğinde, Orta Koridor’un sunduğu potansiyel fazlasıyla öne çıkıyor” dedi.

    UND, KORİDORU GÜÇLENDİRMEYE ODAKLANDI

    UND olarak, Orta Koridor’un Avrupa-Asya ticaretine daha etkin hizmet sağlayabilmesi ve transit maliyetlerinin düşürülmesi için hayata geçirilmesi gereken iyileştirmeler konusunda Türk Devletleri Teşkilatı, Avrupa İmar ve Yatırım Bankası (EBRD), OECD, Dünya Bankası, AmCham gibi kuruluşların çalışmalarına katkı sağladıklarını ifade eden Aras, şöyle devam etti: “Öte yandan, Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit Projesi kapsamında 29-30 Ocak 2024 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirilecek olan ‘Küresel Geçit – Avrupa ve Orta Asya Arasında Sürdürülebilir Taşımacılık Bağlantısı’ başlıklı Yatırımcılar Forumu’nun ana gündeminin de ‘Hazar Geçişli Ulaşım Koridoru’nun uzun vadede Avrupa’yı Orta Asya’ya 15 gün veya daha kısa sürede bağlayan çok modlu, modern, rekabetçi, sürdürülebilir, öngörülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor haline getirilmesi olması da asla tesadüf olarak değerlendirilemez. Dolayısıyla, global lojistik açısından ülkemizin, Küresel Geçit projesi çerçevesinde Avrupa Birliği ile işbirliği olanaklarını en etkin biçimde değerlendirmesi, Orta Koridorun gelişiminde Avrupalı tedarik zinciri paydaşlarının ortak çıkarlarını vurgulayarak bu süreçte Orta Koridorun “Avrupa ayağında da” yukarıda bahsedilen iyileştirmelerin hızla hayata geçirilmesi için Türkiye olarak çalışmalarımızı yoğunlaştırmanın tam zamanı diyoruz.”

    KAYNAK: EKONOMİM
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyayi-sarsan-krizden-turkiyeye-firsat-dogdu/feed/ 0