Türk askerleri, sağlık, eğitim, kültür sanat, altyapı gibi birçok alanda gerçekleştirdikleri faaliyetlerle din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan Kosova’da yaşayan tüm toplulukların yanında oluyor.
– Mehmetçiğin Kosova’ya intikal süreci
NATO, Slobodan Milosevic yönetimindeki Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nin, Kosova’daki Arnavut ve diğer topluluklara yönelik baskı ve katliamlarına son vermemesi üzerine 78 günlük hava harekatının ardından 12 Haziran 1999’da Kosova’ya kara harekatı başlattı.
Sırp birliklerinin Kosova’dan tamamen çekilmesini sağlayan harekatta, KFOR bünyesinde çeşitli ülkelerden yaklaşık 50 bin asker görev yaptı.
KFOR’a katkı sunmak amacıyla 28’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı bünyesinde oluşturulan Kosova Türk Tabur Görev Kuvveti, Kosova’ya intikal hazırlıklarına Haziran 1999’da başladı.
Mehmetçik, 1 Temmuz 1999’da Ankara’dan Kosova’ya kara, deniz, hava ve demir yoluyla intikale başladı. Kara yoluyla gelen birlikler, ülkenin güneyindeki Prizren şehrine 4 Temmuz 1999’da ulaştı.
Prizren halkı, Osmanlı’nın bölgeden ayrılmasından yaklaşık 87 yıl sonra ülkelerine “Barış Gücü” olarak gelen Türk askerlerini “bayram havasında” karşıladı. Türk askerleri, halihazırda kullanmaya devam ettiği Prizren’deki Sultan Murat Kışlası’nda konuşlandı.
– “Öyle bir coşku bir daha yaşanır mı bilmiyorum”
Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Milletvekili Fidan Brina Jılta, AA muhabirine, Türk askerlerini karşılamak için şehirdeki herkesin birbirine haber vererek Şadırvan Meydanı’nda toplandığını söyledi.
Meydanda hayatı boyunca o şekilde coşkulu bir kalabalık görmediğini belirten Brina Jılta, “Türk askeri gelirken o kadar coşkuyla karşılanmıştı ki Sırp basını, ‘Savaş döneminde bu kadar (Türk) bayrağı nerede saklandı?’ diye manşet atmıştı.” ifadesini kullandı.
Brina Jılta, Türk askerinin ülkeye gelişiyle ilgili anılarını şöyle anlattı:
“Babaannem o zaman 86 yaşlarındaydı ve Türk askerinin Prizren’e gireceğini duyunca, ‘Beni arabanın içine koy, ben kenardan Türk askerini karşılayayım.’ demişti. Babaannemin 25 senedir gözleri görmüyordu, o coşkuyu ancak bu şekilde anlatabilirim. Kör bir kadın, arabanın içinde bile olsa, Şadırvan’a çıkıp o meydanda Türk askerini karşılamayı düşünüyordu. Öyle bir coşku bir daha yaşanır mı bilmiyorum. Gerçekten Kosova’da Mehmetçiğimizin bulunması yalnız Türk toplumu açısından değil, Kosova’nın geneli açısından çok önemli.”
O dönemde öğretmen olarak görev yaptığını dile getiren Brina Jılta, karşılaştıkları her zorlukta Türk askerine başvurduklarını ve Mehmetçiğin tüm konularda Kosova halkının yardımına koştuğunu vurguladı.
– “Bulunduğumuz bu meydanda akın akın millet toplandı”
Çektiği fotoğraf ve görüntülerle Türk askerinin Kosova’ya girişini belgeleyen Nafis Lokvica da Mehmetçiğin ülkede görev yaptığı yıllar boyunca ayırt etmeden herkese yardım elini uzattığını söyledi.
Türk askerinin Prizren’e geldiği gün yaşadıklarını anlatan Lokvica, “Bulunduğumuz bu meydanda akın akın millet toplandı. Çoluk çocuk, Türk, Arnavut, Boşnak, Türk askerlerinin tanklarının üstüne bindiler. Türk bayrakları çıktı. Davul zurna eşliğinde türküler şarkılar söylendi. İnanılmaz derecede bir coşku yaşandı.” diye konuştu.
Halkın, elektrik ve telefon hatlarının çalışmadığı o dönemde Türk askerinin gelişini nasıl duyduğunu halen anlayamadığını belirten Lokvica, “O günü ne unuturum ne unutmak isterim ne unutmak mümkündür.” dedi.
Güvenlik ve istikrarı sağlamak için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararı uyarınca, 12 Haziran 1999’da Kosova’da göreve başlayan KFOR’da, NATO üyesi 23 ve NATO üyesi olmayan 5 ortak ülke olmak üzere 28 ülkeden 4 bin 500’ün üzerinde uluslararası askeri personel bulunuyor.
Türkiye, KFOR’un komutasını ilk kez 10 Ekim 2023’te bir yıllığına devralmıştı.
– Kosova Savaşı ve bağımsızlık süreci
1998-1999 yıllarında yaşanan Kosova Savaşı’nda, çoğu Arnavut 10 binden fazla Kosovalı öldürüldü, 1 milyonun üzerinde farklı etnik gruplardan Kosovalı evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Kosova, 17 Şubat 2008’de Sırbistan’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan etti ancak Sırbistan, Kosova’yı hala “kendi toprağı” olarak görüyor.
Kosova ve Sırbistan, AB arabuluculuğunda 2011’de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ilişkilerin normalleşmesi ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanıması için ortak yol bulmaya çalışıyor. Kosova’nın kuzeyinde son dönemde yaşanan gerginlikler, sürecin tıkanmasına neden olmuştu.
Vucic paylaşımında ayrıca, “Zor olacak, şimdiye kadarkilerin en zoru. Mücadele edeceğiz. Sırbistan kazanacak.” değerlendirmesine yer verdi.

SIRBİSTAN, KOSOVA’NIN BAŞVURUSUNDAN RAHATSIZ
Öte yandan, Sırbistan Savunma Bakanı Milos Vucevic, Sırbistan Radyo Televizyonu’na (RTS) Kosova’nın Avrupa Konseyi’ne üyelik başvurusunun bugün yapılacak oturumda görüşülecek olmasını değerlendirdi. Vucevic, söz konusu başvurunun tüm uluslararası kuralları ihlal ettiğini savundu.
Bu arada, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Siyasi İşler ve Demokrasi Komitesi, Kosova’nın konseye üyelik başvurusunun görüşüleceği tek gündem maddesiyle bugün toplanacak.
VUCİC’TEN AÇIKLAMA SONRASI MANİDAR PAYLAŞIM
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, soru işaretlerine neden olan mesajının ardından büyük oğlu Danilo ile bir fotoğraf paylaştı. Fotoğrafta oğlunun giydiği t-shirtte üzerine Sırbistan bayrağı örtülmüş Kosova haritası ve “Teslim olmak yok” yazısı yer alıyor. Sırplar, Kosova’nın “Sırbistan’ın ayrılmaz parçası” olduğunu savunurken sık sık bu motifi kullanıyor.

KOSOVA’NIN AVRUPA KONSEYİ ÜYELİK SÜRECİ
Sırbistan’dan 2008 yılında tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova, Rusya’nın konsey üyeliğinden çıkarılmasının ardından 12 Mayıs 2022’de Avrupa Konseyi üyeliğine resmi başvuruda bulunmuştu.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 24 Mayıs 2023’te Kosova’nın konseye üyelik talebini onaylayarak AKPM’ye ilettiğini duyurmuş, AKPM uzmanları tarafından Kosova’nın başvurusuyla ilgili görüş hazırlanmıştı.

KOSOVA SAVAŞI VE BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOL
Yugoslavya döneminde Sırbistan Federal Cumhuriyeti’nin bir parçası olan Kosova’ya, 1974’te özerklik verilse de bu karar 1989’da aşırı Sırp milliyetçisi Slobodan Milosevic tarafından iptal edildi.
Yugoslavya’nın dağılma sürecine girmesiyle Kosovalı Arnavutlar yükselen Sırp milliyetçiliğinden tedirgin oldu ve daha sonra ülkenin bağımsızlığında önemli rol oynayacak Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) temellerini attı.
Önce Hırvatistan, ardından Bosna Hersek’teki kanlı çatışmalar, 1998’de Kosova’ya da sıçradı. Sırp polisi ile UÇK arasındaki çatışmalar 1998’de başlarken, Milosevic emrindeki Sırp güçleri Arnavut köylerini basarak sivilleri katletti.
Sırp güçlerinin Kosova’daki saldırıları, 24 Mart 1999’da başlayan ve 78 gün süren operasyon sonucunda NATO’nun Yugoslavya’yı bombalamasıyla son buldu.
Savaşta 8 binden fazlası Arnavut olmak üzere 10 binin üzerinde Kosovalı öldürülürken, 800 bine yakını Arnavut olmak üzere 1 milyonunun üzerinde farklı etnik gruptan Kosovalı evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Savaşın ardından büyük ölçekteki ilk kriz 2004’te yaşandı. “Mart Ayaklanmaları” olarak adlandırılan olaylarda 11’i Arnavut, 8’i Sırp 19 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.
Dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından 2005’te Kosova Özel Temsilcisi olarak görevlendirilen Martti Ahtisaari, 2007’de Kosova’nın bağımsız olması gerektiğini belirttiği raporu BM Güvenlik Konseyi’ne sundu. Sırbistan ise “denetimli özerklik” önerisinde bulundu.
Ahtisaari Planı ve BM’nin 1244 sayılı kararı doğrultusunda Kosova Meclisi 17 Şubat 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan etti. Kosova’nın bağımsızlığını aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda ülke hemen tanıdı. Sırbistan’ın uluslararası arenadaki en büyük destekçisi olarak bilinen Rusya’nın vetosu nedeniyle Kosova hala BM üyesi olamadı.
Sırbistan’ın halihazırda kendi toprağı olarak gördüğü Kosova, bugün 117 ülke tarafından bağımsız devlet olarak tanınıyor.
Başkenti Priştine olan ve yaklaşık 1,8 milyon nüfusa sahip Kosova’da nüfusun büyük çoğunluğunu Arnavutlar oluştururken, ülkede ayrıca Türk, Boşnak, Sırp, Goralı, Roman, Aşkali ve Mısırlı azınlık grupları da yaşıyor.