Kanuna göre, “cüzdan” kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bu varlıklara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamalar olarak tanımlandı.
“Kripto varlık”, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları tanımlarken, “Kripto varlık hizmet sağlayıcı” da platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve bu Kanuna dayanılarak yapılacak düzenlemelerde kripto varlıkların ilk satış ya da dağıtımı dahil olmak üzere kripto varlıklarla ilgili olarak hizmet sağlamak üzere belirlenmiş diğer kuruluşları ifade edecek.
“Kripto varlık saklama hizmeti” ise platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanmasını, yönetimini veya Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) belirlenecek diğer saklama hizmetlerini, “Platform” da kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer, bunların gerektirdiği saklama ve belirlenebilecek diğer işlemlerin bir veya daha fazlasının gerçekleştirildiği kuruluşları tanımlayacak.
Değişiklik kapsamında kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasına, “Kurul, sermaye piyasası araçlarının bu madde hükümlerine göre kayden ihraç edilerek Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından izlenmesi yerine, kripto varlık olarak ihracına ve bunların oluşturulup saklandıkları kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan elektronik ortam nezdinde kayden izlenmesine ilişkin esaslar belirleyebilir. Sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihracı halinde; hakların izlenmesi, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ve devredilmesinde, bunların oluşturulup saklandıkları elektronik ortamdaki kayıtlar esas alınır. Kurul, bu elektronik ortamdaki kayıtlarla MKK sistemi arasında entegrasyon sağlanmasını zorunlu tutabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.” cümleleri eklendi.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve kripto varlıklara ilişkin hükümler
Kanuna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Kurul’dan izin alınması zorunlu olurken, bunlar münhasıran Kurul tarafından belirlenecek faaliyetleri yerine getirecek.
Bunların kuruluşlarına ve faaliyete başlamalarına, ortaklarına, yöneticilerine, personeline, organizasyonuna, sermayelerine ve sermaye yeterliliğine, yükümlülüklerine, bilgi sistemleri ve teknolojik altyapılarına, pay devirlerine, yapabilecekleri faaliyetlere, faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulmasına ilişkin esaslar ile faaliyetleri sırasında uymaları gereken diğer ilke ve esaslar Kurul tarafından belirlenecek pay devirlerinde Kurul izninin alınması zorunlu olurken, söz konusu düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirilen devirler pay defterine kaydolmayacak ve bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan kayıtlar hükümsüz olacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, sistemlerinin güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak, önlemleri almak ve gerekli iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturmakla yükümlü olurken, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşlarına ve/veya faaliyete başlamalarına Kurulca izin verilebilmesi için bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ortaklarının taşıması gereken şartlar da kanun kapsamına alındı. Buna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının ortaklarının müflis olmaması, konkordato ilan etmiş olmaması, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması şartı aranacak.
Tasfiyeye tabi tutulan bankerler ile iradi tasfiye haricinde faaliyet izni iptal edilmiş faktoring, finansal kiralama, finansman, tasarruf finansman, varlık yönetim, sigorta, reasürans, emeklilik şirketleri ve ödeme sistemi işleticileri, ödeme hizmeti sağlayıcıları ile para ve sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlarda doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazla paya sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması şartı taşımaları gerekecek.
Ayrıca, ortakların ilgili kanunlarda sayılan suçlardan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmaması, işlem yasaklı olmaması, gerekli mali güç ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip olunması ve ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması şartlarını sağlamaları gerekecek.
Yönetim kurulu üyelerinin ve yönetim kurulu üyesi olmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcıyı temsile yetkili kişilerin ilgili düzenlemede yer alan mali güç şartı hariç ortaklar için öngörülen şartları taşımaları zorunlu olacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcının dağıtılabilir karının yarısından fazlasını tek başına alma hakkını haiz olan veya şirket esas sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunda üye sayısının yarısından fazlasını seçme veya aday gösterme şeklinde temsil edilme hakkına sahip olan gerçek kişilerin de aynı düzenleme kapsamında bulunan şartları taşımaları zorunlu kılınacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcının tüzel kişi kurucu ortaklarının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip ortaklarının da aynı şartları taşımaları zorunlu olacak.
Kuruluştan sonraki ortaklık yapısı değişikliklerinde, kripto varlık hizmet sağlayıcının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip tüzel kişi ortaklarının, sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip ortaklarının da ilgili düzenlemede yer alan şartları taşımaları zorunlu olacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcının sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazlasını temsil eden payları ile bu oranın altında olsa dahi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı veren imtiyazlı paylarına sahip gerçek ve tüzel kişi ortaklarının, “gerekli mali güç ve işin gerektirdiği dürüstlük ve itibara sahip bulunması” hariç tutularak yukarıda belirtilen nitelikleri kaybetmesi halinde, sahip oldukları payları belirtilen şartları sağlayan kişilere 6 ay içinde devretmeleri gerekecek. Söz konusu süre içinde devredilecek paylara düşen oy haklarının kimlerce ve nasıl kullanılacağı Kurul tarafından belirlenecek.
Platformlar üzerinden kripto varlıkların alınıp satılmasına ve ilk satış ya da dağıtımının yapılmasına, kripto varlıkların takasına, transferine ve saklanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenecek.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, atıf yapılan hükümler dışında Kanunun diğer hükümlerine tabi olmazken, kanunun ilgili fıkraları kapsamında Kurul, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye yetkili olacak. Kanunun ilgili maddeleri uyarınca Kurulca bankalara yükümlülük getirecek düzenlemeler için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) görüşü alınacak.
Sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklara ilişkin olarak düzenleyici işlemler tesis etmek, özel ve genel nitelikte kararlar almak ve tedbir ve yaptırım uygulamak konusunda da Kurul yetkili olacak.
Kurul, sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar dışında, dağıtık defter teknolojisinin veya benzer bir teknolojik altyapının geliştirilmesi suretiyle oluşturulan, değeri bu teknolojiden ayrıştırılamayan nitelikte olan kripto varlıkların satış ya da dağıtımının, Kanunun sermaye piyasası araçlarıyla ilgili hükümlerine tabi olmaksızın platformlar nezdinde yapılabilmesi konusunda esasları belirleyebilecek. Bu esaslara tabi olacak kripto varlıkları belirleme aşamasında teknik kriterler açısından değerlendirme yapmak üzere TÜBİTAK’tan ya da bakanlıklara bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurumlarından teknik rapor isteyebilecek.
Bu kapsamda bir kripto varlığın teknolojik özelliklerinin uygun görülmesi ve bunların satış ya da dağıtımına izin verilmesi bunların kamuca tekeffülü anlamına gelmeyecek. Bu kripto varlıkların satış ya da dağıtımının yapılması suretiyle halktan para toplayanlar ile bunlara fon sağlayanlar arasındaki ilişkiler genel hükümlere tabi olacak. Bu işlemler sırasında Kurulca belirlenecek şekilde hazırlanan ve ilan edilen her türlü bilgilendirme dokümanını imzalayan gerçek ve tüzel kişiler bu dokümanlarda yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu olacak.
Kurum ve kuruluşların, kripto varlıklara ilişkin olarak diğer mevzuattan kaynaklanan görev ve yetkileri saklı kalacak. Düzenleme kapsamındaki esaslar dahilinde platformlarda işlem gören kripto varlıklar dışındaki kripto varlıklara bu kanundaki hükümler uygulanmayacak.
Kripto varlıklarla yapılan her türlü işleme ilişkin “Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun” ve ilgili mevzuat hükümleri saklı olurken, kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine, “Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu” uygulanmayacak.
Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak
Kanunla kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetleri ile kripto varlıkların transfer ve saklamasına ilişkin esaslar da kanun kapsamında yer alırken, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ile bunlarda işlem yapmak isteyen müşteriler arasında imzalanan sözleşmeler yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulabilecek ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenecek.
Kurul, kripto varlık hizmet sağlayıcılarla müşterileri arasında sözleşmelerin düzenlenmesine, kapsamına, değiştirilmesine, ücret ve masraflara, sözleşmenin sona ermesine ve feshine ve bu sözleşmelerin içeriğinde yer alması gereken asgari hususlara ilişkin belirlemeler yapabilecek.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran her türlü sözleşme şartı geçersiz sayılacak. Platformlar müşterilerinin işlemlerine ilişkin itirazlarını ve şikayetlerini etkin şekilde çözecek dahili mekanizmalar kurmakla yükümlü olurken, kripto varlık hizmet sağlayıcıları müşterilerin kimliklerini, 11 Ekim 2006 tarihli ve 5549 sayılı “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun” ve ilgili diğer mevzuat hükümleri kapsamında tespit etmekle yükümlü olacak.
Platformlarca kendi nezdinde işlem görecek veya ilk satış ya da dağıtımı yapılacak kripto varlıkların belirlenmesine ve bunların işlem görmesinin sonlandırılmasına ilişkin yazılı listeleme prosedürü oluşturulması zorunlu olurken, bu konuda Kurul tarafından ilke ve esaslar düzenlenebilecek. Belirlenecek ilke ve esaslarda, TÜBİTAK’ın ya da gerekli görülen diğer kurum ve kuruluşların görüşü alınarak kripto varlıkların teknolojik özelliklerine ilişkin teknik kriterlere yer verilebilecek. Bir kripto varlığın platformlarca listelenmiş olması bunların kamuca tekeffülü anlamına gelmeyecek.
Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak. Kurulca yurt dışı piyasalarda yaygın olarak işlem gördüğü değerlendirilen ve fiyatı yurt dışı piyasalarda da oluşan kripto varlıklara ilişkin işlemler hariç olmak üzere, platformlarda gerçekleştirilen makul ve ekonomik bir gerekçeyle açıklanamayan ve platform nezdindeki işlemlerin güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlere ilişkin bu Kanunun 104’üncü maddesi hükümleri uygulanacak.
Platformlar, işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması ve piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirler, bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kurar ve her türlü önleyici tedbirleri alacak. Platformlar nezdlerinde gerçekleştirilen piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlere ilişkin olarak tespitleri yapmak, bu nitelikteki eylem ve işlemleri gerçekleştiren hesapların kısıtlanması, durdurulması ve kapatılması dahil olmak üzere gerekli tedbirleri almak ve ulaşılan tespitleri rapora bağlayarak Kurula bildirmekle yükümlü olacak.
Platformlar ile müşterileri arasındaki ilişkiler ve platformlarda gerçekleştirilen işlemler nedeniyle taraflar arasında oluşan uyuşmazlıklar genel hükümlere tabi olurken, platformlara Kurul tarafından faaliyet izni verilmiş olması, işlemlerin kamunun güvencesi altında olduğu anlamına gelmeyecek. Kripto varlıklar bu Kanunun 82’nci maddesinde düzenlenen yatırımcı tazmin hükümlerine tabi olmayacak.
Müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtlar kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulacak ve tüm işlem kayıtlarının bütünlüğü, doğruluğu ve gizliliği sağlanacak.
Müşterilerin kripto varlık transfer işlemlerinde Kurul ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemelere uyulacak. Bu düzenlemelerde transfer mesajlarında gönderici ve alıcıya ilişkin olarak yer alması öngörülen bilgi ve veriler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yine düzenlemelerde belirlenen sürelerde güvenli bir şekilde gönderilecek. Bu amaçla dağıtık defter teknolojisi, başkaca bağımsız bir mesajlaşma platformu veya uygulama ara yüzü gibi mesajlaşmaya imkan veren yazılım uygulamaları ve teknolojik araçlar kullanılabilecek.
Platformların müşterilerine ait kripto varlıkların müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurulması esas kabul edilirken, müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurmayı tercih etmedikleri kripto varlıklara ilişkin saklama hizmetinin, Kurul tarafından yapılacak düzenleme uyarınca yetkilendirilmiş ve BDDK tarafından uygun görülen bankalarca veya Kurulca kripto varlık saklama hizmeti sunma konusunda yetkilendirilmiş diğer kuruluşlarca sunulması ve müşterilere ait nakitlerin bankalarda tutulması zorunlu olacak.
Bankalar nezdinde saklanan kripto varlıklar ile müşterilere ait bu kapsamdaki nakitler 5411 sayılı Kanunun 63’üncü maddesinde düzenlenen mevduat ve katılım fonunun sigortalanması hükümlerine tabi olmazken, Kurul, her bir kripto varlık için veya bunların dayandığı teknolojik özellikler ya da kripto varlıkların nitelik ve nicelikleri kapsamında saklama konusunda ayrı esaslar belirlemeye yetkili olacak.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar, kripto varlık hizmet sağlayıcıların mal varlığından ayrı olup, kayıtlar da bu hükme uygun olarak tutulacak. Müşterilerin her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehin edilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından müşteri nakitlerinin bankalarda tutulmasına ilişkin olarak bu Kanunun 46’ncı maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından da uygulanacak.
Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da Kurulca belirlenecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları yayın, ilan, reklam ve duyurular ile her türlü ticari iletişimle ilgili olarak Kurulca belirlenen esaslara uyacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılara icra edecekleri faaliyetleri gösteren yetki belgesi verilecek. Bankalar için BDDK’nın uygun görüşü aranacak.
Kanunun 46. maddesine eklenen fıkralara göre, bankalar tarafından tutulan müşteri nakitleri, ilgili yatırım kuruluşu müşterileri için açılacak münferit hesaplarda, yatırım kuruluşunun kendi nakit varlığından ayrı olarak izlenecek.
Müşteri hesaplarının bankalar tarafından nemalandırmasına ilişkin esaslar Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenecek. Müşteri hesapları kredi teminatı olarak gösterilemezken, bu hesaplar üzerinde yatırım kuruluşu lehine blokaj, rehin ve benzeri takyidat tesis edilemeyecek.
Bankaların bu kapsamdaki sorumluluğu yatırım kuruluşlarınca yapılan bildirimlerle sınırlı olurken bu hesaplarda bakiyesi yer alan müşterilerle ilgili tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler ilgili yatırım kuruluşuna bildirilecek ve yatırım kuruluşu tarafından yerine getirilecek.
Yatırım kuruluşlarınca müşteri nakitleri için bankalar nezdinde açılan hesaplar, banka muhasebesinde ayrı bir hesapta izlenirken bankalar, yatırım kuruluşu müşterilerinin nakitlerinin kaydedildiği hesaplara ilişkin olarak Kurulca tarafından belirlenen şekilde ve sıklıkta SPK’ya bildirim yapacak. Bu yükümlülük Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından SPK’ya tahsis edilen bir sistem yoluyla da yerine getirilebilecek.
Değişiklik kapsamında kanunun 74. maddesinin birinci fıkrasına, “Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlardan Kurulca uygun görülenler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kitle fonlama platformları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları” ibareleri eklendi.
Yapılan değişiklik kapsamında “Kurulun başvurusu üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, ilgili internet sitesine erişimi engeller” ibaresi “İnternet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir” olarak değiştirildi.
Kanunun 3. fıkrasına “İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin, internet aracılığı ile yürütüldüğü tespit edildiğinde ise internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.” cümleleri eklendi.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetlerinde uygulanacak tedbir ve yaptırımlar
Kanunun 99. maddesine eklenen maddelere göre, kripto varlık hizmet sağlayıcıların hukuka aykırı faaliyet ve işlem yapması durumunda Kanunun 96. maddesi uygulanacak.
İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanlar için uygulanacak tedbirler Kanunun 99. maddesi, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanların ilan, reklam ve açıklamaları ile her türlü ticari iletişimleri 100. maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek.
Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da SPK tarafından yapılacak düzenlemeler kapsamında kripto varlıklara ilişkin yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması da izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılacak.
Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin olarak doğrudan veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı durumunda faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilecek. Bu faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave ölçütler Kurul tarafından belirlenecek.
99. maddeye eklenen 2. fıkraya göre Kurul, kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme ve kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getiremediği, kısa sürede yerine getiremeyeceği, hizmet sağlayıcıların mali yapılarının ciddi surette zayıflamakta olduğu ya da mali durumunun taahhütlerini karşılayamayacak kadar zayıflamış olduğunun tespiti durumunda 3 ayı geçmemek üzere süre vererek mali yapılarının güçlendirilmesini isteyebilecek. Bunun yanı sıra Kurul, herhangi bir süre vermeksizin doğrudan kripto varlık hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya, faaliyet yetkilerini kaldırmaya, sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin ve çalışanların imza yetkilerini sınırlamaya veya kaldırmaya yetkili olacak. Bu fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan kripto varlık hizmet sağlayıcıları için Kanunun 97. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanacak.
Aynı maddeye eklenen 3. fıkra kapsamında, Kurulun belirlediği esaslara ya da yasaklara aykırı olarak, internet üzerinden ilan, reklam ve duyuru yapıldığına dair bilgi edinilmesi, kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı veya portföy yöneticiliği yapıldığına ilişkin bilgi edinilmesi, izin alınmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinin internet aracılığıyla yapıldığının tespit edilmesi durumunda SPK, içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar vererek uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilecek.
Ayrıca 3. fıkranın a bendi saklı kalmak kaydıyla, 4. fıkra olarak “Kurulca belirlenen esaslara aykırı olarak internet dışındaki mecralardan ilan, reklam ve duyuru yapıldığının tespiti hâlinde, sorumluların ilgili mevzuat uyarınca ilan ve reklamları durdurulabilir, kanuna aykırı belgeleriyle, ilan ve reklamları toplatılabilir. Söz konusu işlemler mahallin en büyük mülkî idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından yerine getirilir.” cümleleri eklendi.
99. maddeye eklenen kripto varlık hizmet sağlayıcıların denetimi ve uygulanacak yaptırımlar kapsamında, hizmet sağlayıcıların mevzuata uygunluğunun denetimi sırasında kanunun 88, 89 ve 90. maddeleri uygulanacak.
Bu denetim sırasında hizmet sağlayıcı, kanun kapsamında Kurul personeli ile birlikte denetim faaliyeti icra etmek ya da denetim faaliyeti yürütenlere teknik destek verecek şekilde meslek personeli olma şartı aranmaksızın nezaret etmek üzere Kurul talebiyle görevlendirilebilecek. Söz konusu görevlendirmelerde ise kanunun 89, 90, 111 ve 11. maddeleri uygulanacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mali denetimi ve bilgi sistemleri bağımsız denetimi Kurulca ilan edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılacak.
Bilgi sistemleri denetimine ilişkin ilave usul ve esaslar TÜBİTAK ya da gerekli görülen diğer kurum ve kuruluşların görüşü alınarak Kurulca belirlenecek. Kurul personeli ve görevlendirilen diğer personel, Kurulca belirlenecek program çerçevesinde yetkili kuruluşlar tarafından yapılacak bilgi sistemleri denetimlerinin her aşamasına, denetçi bağımsızlığı ilkesini zedelemeksizin izleyici sıfatı ile eşlik edebilecek.
Böylece denetime katılanlar bağımsız denetim kuruluşlarının ulaştığı denetim sonuçlarıyla ilgili bir sorumluluk taşımayacak ve yetkili kuruluşun bilgi birikimini şahsına veya bir başka yetkili kuruluşa çıkar sağlamak için kullanamayacak
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme ve/veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememesinden kaynaklanan zararlardan kripto varlık hizmet sağlayıcıları sorumlu olacak.
Zararın kripto varlık hizmet sağlayıcılarından tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması durumunda, kripto varlık hizmet sağlayıcı mensupları kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu olacak ve şahsi sorumlulukla ilgili olarak bu Kanunun 110/B maddesi uygulanacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan kripto varlık kayıplarından 6098 sayılı kanunun 71. maddesi kapsamında sorumlu olacak.
Kayıpların kripto varlık hizmet sağlayıcılarından tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması durumunda kripto varlık hizmet sağlayıcı mensupları kusurlarına ve durumun gereklerine göre kayıplar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu olacak ve şahsi sorumlulukla ilgili olarak Kanunun 110/B maddesi uygulanacak
Bunun yanı sıra, kripto varlık hizmet sağlayıcıların kusuru olmaksızın sunulan hizmetlerde yaşanan kesintilerden kaynaklanan, geçici bir süre emir iletilememesi ya da işlem/transfer yapılamaması durumunda ortaya çıkan zararlar bu fıkra kapsamında değerlendirilemeyecek.
Kanunun 35/B ve 35/C maddelerine ya da Kurulca yapılacak düzenlemelere aykırı fiillerde bulunanlar, 103 ve 105. maddeleri uyarınca idari para cezası uygulanacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları hakkında, kanunun 111, 112, 113 ve 115. maddeleri uygulanırken, 35/B maddesinin altıncı fıkrası kapsamında sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar dışında, kripto varlıkların ilgili düzenlemelere aykırı şekilde satış ya da dağıtımının yapılması durumunda kanunun 91 ve 92. madde hükümlerinde öngörülen tedbirler uygulanabilecek. Söz konusu aykırılıklarda ise 109. maddede öngörülen yaptırımlara tabii tutulacak.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek.
Nakit ve kripto varlıkların bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulanması ve elektronik ortamda haczi hakkında 2004 sayılı Kanunun 78. maddesi uygulanacak.
6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecek alacaklar için de bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulama yapılmasının yanı sıra elektronik ortamda haciz tatbik edilebilecek.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması durumunda, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.
Yapılan değişiklikle, 101. maddenin başlığı “Piyasa bozucu eylemler, bilgi süistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler” şeklinde düzenlendi.
101. maddenin birinci fıkrasına “Kurul,” ibaresinden sonra gelmek üzere “104 üncü,” maddeye “Bu Kanunun 104, 106 ve 107. maddeleri uyarınca gerçekleştirilen inceleme ve denetimler kapsamında, Kurulca internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.” ifadeleri eklendi.
Diğer yandan, 103. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, “bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan asgari miktardan az olmamak üzere” ibaresinden sonra gelmek üzere “aykırılık tarihinden önceki son” ibaresinin yanı sıra “Tüzel kişiliğin niteliğine göre, brüt satış hasılatı ile vergi öncesi kârın belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca düzenlenir.” ilaveleri yapıldı.
104. maddede belirtilen menfaat hesaplamalarında; kişinin menfaatin elde edilmesiyle bağlantılı işlemler ve faaliyetlerde ödediği komisyonlar, vergiler, kredi faizleri, danışmanlık ücretleri ve Kurulca benzer kapsamda olduğu değerlendirilen diğer maliyetler dikkate alınmaksızın ve elde edilen menfaatin nakde çevrilip çevrilmediğine bakılmaksızın hesaplama yapılacak.
Alım satım işlemleriyle ilgili olarak yapılacak menfaat hesaplamalarında dikkate alınacak fiyatlar ise maliyet yöntemleri ile diğer hususlara ilişkin esaslar Kurulca belirlenecek.
6362 sayılı Kanuna 109. maddesinden sonra gelmek üzere “İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.” eklemesi yapıldı.
Yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a göre, kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilmiş olan veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacakları gibi kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmine mahkum edilecek.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın üç katından az olamayacak.
Faaliyet izni kaldırılan bir kripto varlık hizmet sağlayıcının, hukuken veya fiilen yönetim veya kontrolünü elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kripto varlık hizmet sağlayıcının ya da müşterilerinin kaynaklarını, her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcının emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, kripto varlık hizmet sağlayıcıyı veya müşterilerini zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilecek. Bu fiilleri işleyenler hakkında 12 yıldan 22 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına hükmolunacak ancak adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın üç katından az olamayacak. Ayrıca meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilecek.
Soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin, diğer malların veya kripto varlıkların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilecek.
Kovuşturma başlamadan önce zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin, diğer malların veya kripto varlıkların gönüllü olarak aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilecek. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilecek.
Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların veya kripto varlıkların suçun işlendiği tarihteki değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilecek. Bu maddenin uygulanmasında kontrol, 5411 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde tanımlanan kontrolü ifade ediyor.
Kripto varlıklara ilişkin şahsi sorumluluk
6362 sayılı Kanuna 110’uncu maddesinden sonra gelmek üzere “Kripto varlıklara ilişkin şahsi sorumluluk” maddesi eklendi.
Buna göre, kripto varlık hizmet sağlayıcının söz konusu kanunun 110/A maddesi kapsamında zimmet sayılan karar ve işlemler gerçekleştirdiği tespit edilen yönetim kurulu başkan ve üyeleri, diğer mensupları, hukuken veya fiilen yönetim veya kontrolünü elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının müşterilere verdikleri zararla sınırlı olarak zimmete geçirildiği tespit edilen tutardan öncelikli olarak karşılanmasını sağlamak amacıyla şahsi sorumlulukları yoluna gidilerek, Kurulun talebi üzerine doğrudan şahsen iflaslarına mahkemece karar verilebilecek.
Bu karar ve işlemler, üçüncü kişilere menfaat temini amacıyla yapıldığı takdirde, menfaat temin eden kişiler hakkında da temin ettikleri menfaat üzerinden uygulanacak. Haklarında şahsi iflas kararı verilenlerin aktiflerinden nakit olanlar doğrudan doğruya, olmayanlar ise paraya çevrilmek suretiyle, müşterilerin zararlarının ödenmesinde kullanılacak. Aktiflerden öncelikle müşteri zararları ödenecek. Müşteri zararlarının tamamının karşılanamaması hâlinde garameten ödeme yapılacak. Müşteri zararları tamamen karşılandıktan sonra artan kısım haklarında şahsi iflas kararı verilenlere iade edilecek. Bu madde hükmüne göre iflası istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı Kanunun 257’nci ve izleyen maddeleri hükümleri uygulanacak.
Kripto varlıkların zimmet suçuna özel soruşturma usulü
6362 sayılı Kanun’a 115’inci maddesinden sonra gelmek üzere “Kripto varlıkların zimmet suçuna özel soruşturma usulü” maddesi eklendi. Bu kanunun 110/A maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturmalar Kurulun yazılı bildirimi üzerine veya gecikmesinde sakınca görülen hâllerde resen Cumhuriyet savcılarınca yapılacak ve Kurul haberdar edilecek. Başvuru üzerine kamu davası açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte, bir örneği Kurula tebliğ edilecek ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanacak.
Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca başlatılan soruşturmalar neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse, bu karar ilgisine göre Kurula ve soruşturmanın tarafı ilgililere tebliğ edilecek. Kurul ve ilgililer kendisine tebliğ edilen bu kararlara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre itiraza yetkili olacak. Kamu davası açılması hâlinde, iddianamenin bir örneği Kurula tebliğ edilecek. Bu kanunda tanımlanan zimmet suçuna ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilecek.
Söz konusu kanunun 110/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına giren suçların soruşturma ve kovuşturmalarında 5411 sayılı Kanun’un 166’ncı maddesinde yer alan hükümler tatbik olunacak. Bu kanunun 110/A maddesinde yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar, Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatlar malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayacak.
Yine bu kanunun 110/A maddesinde tanımlanan suç bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 128’inci maddesinde yer alan el koyma ve 133’üncü maddesinde yer alan şirket yönetimi için kayyım tayini tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilecek.
Diğer yandan, 6362 sayılı Kanun’un 130’uncu maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere “Her yıl platformların bir önceki yıl faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri Kurul, yüzde biri de blok zincir ve ilgili bilişim teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılmak üzere TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenerek gelir olarak kaydedilecek. Bu fıkraya göre yapılacak tahakkuk ve ödemelerle ilgili diğer esaslar Kurulca belirlenir” fıkrası eklendi ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirildi.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin geçiş hükümleri
6362 sayılı Kanun’a, “Kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici madde de eklendi.
Buna göre, söz konusu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, kanunun 35/B ve 35/C maddeleri hükümleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak.
Bu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecekler. Bu fıkra kapsamında Kurula yapılan başvurular Kurul internet sitesinde ilan edilecek. Tasfiye olacak kuruluşlar bu durumu internet sitelerinde duyuracaklar ayrıca müşterilerine elektronik posta, kısa mesaj, telefon ve benzeri iletişim araçları ile bildirecekler.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanabilecek. Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi 109/A maddesi kapsamında izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak. Bu transfer talepleriyle ilgili ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda genel hükümler uygulanacak.
Bu kanun uyarınca Kurulca çıkarılacak ikincil düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kuruluşlar faaliyet izni almaksızın faaliyete başlayamayacak, birinci fıkra kapsamında faaliyette bulunan kuruluşlar da ikincil düzenlemede belirtilecek süre içinde Kurula faaliyet izni başvurusunda bulunacaklar. İkincil düzenlemelerin yayımlanmasıyla birlikte Kurul birinci fıkra kapsamında faaliyet gösteren kuruluşların yetkilendirilme işlemlerinin tamamlanması için bir süre belirleyerek, bu süre içinde yetki belgesi alamayan kuruluşların faaliyetlerini sonlandırmalarını isteyebilecek. Kurul belirlediği süreleri uzatabilecek. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında Kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanacak.
Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcıları
Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcıları, kanunun 99/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini bu maddeyi ihdas eden kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandıracak.
Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandırılacak, faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülkî idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak. Faaliyette bulunmaya devam edenler ve buna imkan sağlayanlar hakkında kanunun 99/A ve 109/A maddeleri hükümleri uygulanacak.
Bu kanunun 130’uncu maddesi uyarınca platformların gelirleri üzerinden Kurul ve TÜBİTAK bütçesine gelir kaydedilmesi uygulamasına 2024 yılı gelirleri üzerinden 2025 yılında başlanacak. Söz konusu Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemeler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulacak.
Söz konusu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.
Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, bu alandaki dünya uygulamalarının incelenmesinin ardından hazırlandı.
Üzerinde uzun süredir çalışılan teklif, kripto varlıklara, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin hükümlerin yanı sıra müşterilerin risklere karşı korunmasına yönelik düzenlemeler içeriyor.
KRİPTO VARLIKLARA EL KONULABİLECEK Mİ?
Müşterilerin nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması halinde, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.
HANGİ CEZALAR VERİLECEK?
İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklar; kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmin edecekler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak, adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın 3 katından az olamayacak.
Kripto varlık platformlarından vergi ya da hizmet bedeli alınacak mı?
Düzenlemeyle vergilendirme getirilmiyor. Her yıl hizmet bedeli olarak platformların bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri SPK, yüzde biri de TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenip gelir kaydedilecek.
HANGİ İŞLEMLER UYGULAMAYA ALINACAK?
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içerisinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak.
Kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler, faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecek.
Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içerisinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi izinsiz hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak.
Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandıracak.
Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandırılacak; faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, kripto varlıklara ilişkin kanun teklifiyle ilgili 10 soru ve yanıtları şöyle:
1- Kripto varlıklarla ilgili yasal altyapı hangi kanunda oluşturulacak?
Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alacak. Teklifle, bu kanuna kripto varlıklara ilişkin tanımlar eklenecek.
Kanun teklifi, 30 Mayıs Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek. Komisyon sürecinin ardından teklif, TBMM Genel Kurulunda ele alınacak. Genel Kurulda kabul edilmesi halinde teklif kanunlaşacak ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
2- Kripto varlık hizmet sağlayıcılar nasıl faaliyet gösterecek?
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin alınması zorunlu olacak. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşlarına, faaliyete başlamalarına SPK tarafından izin verilebilmesi için bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında TÜBİTAK’ın belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak.
Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da SPK tarafından belirlenecek.
3- Fiyatlar nasıl oluşacak?
Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak. Platformlar işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması, piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirleyecek, bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kuracak ve her türlü önleyici tedbirleri alacak.
4- Cüzdan ve fonlara ilişkin kayıtlarda hangi esaslar aranacak?
Müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtlar kripto varlık hizmet sağlayıcılar tarafından güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulacak. Tüm işlem kayıtlarının bütünlüğü, doğruluğu ve gizliliği sağlanacak. Müşterilerin kripto varlık transfer işlemlerinde, SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemelere uyulacak.
5- Müşterilerin kripto varlıkları ve nakitlerle ilgili düzenlemeler neler olacak?
Platformların müşterilerine ait kripto varlıkları, müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurulması esas olacak. Müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurmayı tercih etmedikleri kripto varlıklara ilişkin saklama hizmetinin, Kurul tarafından yapılacak düzenleme uyarınca yetkilendirilmiş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından uygun görülen bankalarca veya Kurulca kripto varlık saklama hizmeti sunma konusunda yetkilendirilmiş kuruluşlarca sunulması ve müşterilere ait nakitlerin bankalarda tutulması zorunlu olacak.
6- Yükümlülüklerin yerine getirilememesinden kim sorumlu olacak?
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememesinden kaynaklanan zararlardan kripto varlık hizmet sağlayıcıları sorumlu olacak. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan kripto varlık kayıplarından Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında sorumlu olacak.
7- Kripto varlıklara el konulabilecek mi?
Müşterilerin nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması halinde, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.
8 – İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde hangi cezalar verilecek?
İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklar; kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmin edecekler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak, adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın 3 katından az olamayacak.
9- Kripto varlık platformlarından vergi ya da hizmet bedeli alınacak mı?
Düzenlemeyle vergilendirme getirilmiyor. Her yıl hizmet bedeli olarak platformların bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri SPK, yüzde biri de TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenip gelir kaydedilecek.
10- Kanunun yürürlüğe girmesi halinde kripto varlık hizmet sağlayıcılar neler yapacak, hangi işlemler uygulamaya alınacak?
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içerisinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak.
Kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler, faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecek.
Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içerisinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi izinsiz hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak.
Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandıracak.
Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandırılacak; faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak.
Blok zincir teknolojilerinin AK Parti’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirten İleri, Orta Vadeli Program ile 2023 Genel Seçim Beyannamesi’nde bu konuya ayrı bir yer ayırdıklarını hatırlattı.
İleri, kripto varlıklar konusunun önemine işaret ederek, Türkiye’nin bu alanda önünü açmak için bir yasal düzenleme çalışması içerisinde olduklarını söyledi.
Kripto varlıkların Türkiye’de oldukça ilgi gördüğüne dikkati çeken İleri, Türkiye’de şu anda 10 milyon kişinin kripto varlık hesabı olduğunu bildirdi.
Ömer İleri, bu alanda bir düzenlenmenin gerekli olduğunu belirterek, “Bu kullanıcıların önemli bir kısmı, bu alanın bir anlamda devlet denetiminde hayata geçmesi noktasında hem fikir. Burada bir regülasyon ihtiyacı olduğu herkes tarafından dillendiriliyor. Biz de bu istikamette başta bakanlığımız olmak üzere çeşitli çalışmalarda bulunduk. Şu an itibariyle Meclis grubumuzda çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.
Bu düzenlemenin temel amacının bu alana yasal bir çerçeve getirmek olduğunu vurgulayan İleri, “Amacımız, bu alanda bir taraftan Türkiye’nin önünü açmak diğer taraftan da vatandaşımızı, yatırımcımızı korumak. Burada hassas bir denge sağlamaya çalışıyoruz.” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, şöyle devam etti:
“Blok zincir teknolojileri, AK Parti olarak bizim bir süredir yakından takip ettiğimiz alan. Hatırlarsınız ‘Forum Metaverse’, “Blok Zincir İstanbul’ etkinliklerimiz oldu. Bu etkinliklere Cumhurbaşkanımız teşrif ettiler. Bu etkinlikler, bir devlet liderinin bu alanda katılım gösterdiği ilk etkinlik haline geldi. Türkiye’nin geleceği açısından da önemsediğimiz bir alan. Geldiğimiz süreçte bu alanın öneminin farkında olarak bir taraftan vatandaşımızı korumak ama diğer taraftan da alanın önünü açmak adına önemli bir çalışmayı yürütüyoruz. Gerçekten iyi çalışılmış bir yasa teklifi haline geliyor. Kripto alanında ABD’de federal düzeyde uygulamaya girmiş bir düzenleme mevzu bahis değil, Avrupa Birliği’nde ise ‘MiCA’ adında bir düzenleme var ki o da Konsey ve Parlamento arasında bir uzlaşma aşamasına gelmiş durumda; 2024 aralık itibarıyla etkin hale gelecek. Türkiye’nin bu alanda, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalışıyoruz.”
“ESNEK BİR ALTYAPI OLUŞTURUYORUZ”
Düzenlemenin kripto alanıyla ilgili temel tanımları yapacağını ve temel bir çerçeve ortaya koyacağını söyleyen İleri, “Çalışma, bununla birlikte kripto varlık platformlarını, servis sağlayıcılarını, hizmet sağlayıcılarını, hizmet modellerini düzenleyecek çeşitli düzenlemeler getirecek.” dedi.
“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz” diyen İleri, bunun temel kavramlar üzerine inşa edilecek bir çalışma olduğunu, detayların ilerleyen süreçlerde gerek görüldükçe ikincil düzenlemelerle hayata geçeceğinin altını çizdi.
İleri, sektördeki paydaşları davet ederek fikirlerini aldıklarını aktararak, “Gerçekten ortaya güzel bir düzenleme çıkmakta olduğunu görüyoruz. Son aşamalara doğru yaklaşıyoruz, seçimin hemen akabinde gündemimize gelecek.” ifadelerini kullandı.
Düzenlemenin inovatif, sektörün önünü açıcı nitelikte olduğunu dile getiren İleri, “Sektör paydaşlarının mevcut tasarıyı büyük ölçüde desteklediğini görüyoruz.” dedi.
İleri, geçmiş dönemlerde sektörün “anlaşılamadığını düşündüğü” süreçler olduğunu ifade ederek, “Gerek AK Parti Genel Merkezi’nde gerek Meclisimizde gerekse de Bakanlığımızın kurumları vasıtasıyla onları dinledik, onların dilini de konuşuyoruz, ne demek istediklerini de gayet net anlıyoruz ve onların taleplerini de büyük ölçüde teklife yansıtmış durumdayız.” bilgisini verdi.
Ömer İleri, kripto varlık sahiplerinin güvenliğinin nasıl sağlanacağına yönelik, şunları kaydetti:
“Güvenlikten kastımız aslında şu; bir yatırımcı olarak bir platformdan hizmet almaya başladığınız zaman doğru bilgilendirilmeniz, bu platformun uygun altyapıya sahip olması, bu anlamda güvenilir olması, sizin normal şartlarda baş başa kalmak istemediğiniz risklerle, bu platformlar vasıtasıyla baş başa kalmıyor olmanız… Aslında burada çok genel bir güvenlik tanımı var. Hakkaniyet çerçevesinde yatırımcıyı, vatandaşı yanlış yönlendirmeden korumak, onların yatırımlarını korumak, kötü niyetli aktörlerin önünü kapatmak ama bütün bunları yaparken de sektörün önünü açmak, ikisini birden yapmak. Zaten temel problem her zaman budur; bu ikilemi çözmektir. Burada çok yerinde bir denge sağlandığını görüyoruz.”
Geçtiğimiz hafta konuya yönelik hem kamu hem de özel sektörün tüm paydaşlarının katıldığı zirve sonrasında dün de Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) kripto paralar gündemin ilk konusu oldu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda sona gelindiği ve düzenlemenin çok yakında meclise geleceği konuşuluyor.
LİSANS ALIP, ŞİRKET KURACAKLAR
Kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, kripto varlık alım-satım platformları, Türkiye’de lisans alıp şirket kurmadan ofis açamayacak, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunamayacak.
Kripto gelirleri diğer finansal araçlar gibi vergilendirilecek. Yapılacak düzenlemeye göre kripto para platformlarına asgari sermaye şartı getirilecek.
Fakat sermaye şartının beklentilerin üzerinde olacağı da konuşulanlar arasında.
Bu arada, kripto para şirketlerinin denetiminde yetki Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) olacak. Yapılacak düzenlemeyle kripto para borsaları aracı kurum gibi çalışacak.
Bu +şekilde platformların kurumsal yönetim ilkeleriyle yönetilmesi sağlanacak. Şirketler sıkı denetime tabi tutulacak ve şartları sağlayamayanlara yönelik ağır cezalar uygulanacak.
Ayrıca kripto para borsalarının saklama yükümlüğünü Takasbank yapacak.
Yapılacak düzenlemeyle kripto varlıklardan elde edilecek kazancın vergilendirilmesi için de kurallar belirlenecek.
Bu düzenlemeler, kripto varlık endüstrisinin kötüye kullanılmasını önlemek ve bireysel yatırımcıları korumak amacı taşıyor.
ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YASALAŞACAK
Geçtiğimiz hafta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) gibi önemli kurumların yanı sıra banka yöneticileri ve kripto varlık hizmeti sunan şirketler de yer alan bir toplantı yapılmıştı. Dün de EKK’da kripto yasa tasarısı görüşüldü.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kripto varlık ekosistemini düzenlemek amacıyla yapılan mevzuat çalışmalarında gelinen aşama değerlendirilmiştir. Taslak yasa teklifinin içerisinde yer alacak hususlar değerlendirilerek düzenlemenin önümüzdeki günlerde yasalaşması ile ülkemizin gri listeden çıkması için gerekli koşullardan biri yerine getirilmiş olacaktır.”
“EKOSİSTEMİN ÖNÜNÜ AÇMAYI AMAÇLIYORUZ”
Aldığımız bilgilere göre Türkiye’nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından belirlenen kriterleri karşılamak ve gri listeden çıkma yolunda ilerlemek için kripto varlık yasasının Ocak ayı sonuna kadar meclisten geçirilmesi planlanıyor.
FATF’nin 40 kriterinden 39’unu yerine getiren Türkiye, kripto varlık düzenlemeleri tamamlandığında gri listeden çıkma konusunda önemli bir adım atmış olacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, daha önceki açıklamalarında taslağın uluslararası düzenlemelerle uyumlu olacağını ve kripto varlıkların “Dağıtık defter teknolojisi veya benzeri teknolojiler kullanılarak oluşturulan, dijital ağlar üzerinden dağıtılan ve değer veya hak ifade eden gayrimaddi varlıklar” olarak tanımlandığını ifade etmişti.
Şimşek, düzenlemenin temel amacının kripto varlık alanını daha güvenli hale getirmek ve ortaya çıkabilecek riskleri azaltmak olduğunu vurgulayarak “Kripto varlık düzenlemesiyle temel hedefimiz bu alanı daha güvenli hale getirmek ve ortaya çıkabilecek riskleri bertaraf etmek. Yaklaşımımız kısıtlayıcı değil, belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve olası riskleri kontrol altına almak üzerine kurulu. Aynı zamanda da blok zinciri teknolojisi ve kripto varlık ekosisteminin gelişmesinin önünü de açmayı amaçlıyoruz” demişti.
2024’TEKİ EKK’LARDA YAPISAL REFORMLAR GÜNDEMDE OLACAK
Dün toplanan EKK’da kiropto varlık ekosistemine yönelik düzenlemenin yanı sıra güncel ekonomik konular da masaya yatırıldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) yönetişim reformuna ilişkin yapılan çalışmalarla önümüzdeki dönemde atılacak adımların ele alındığı aktarıldı.
Açıklamada, “Önümüzdeki dönemde, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımımızla ekonomimizin rekabet gücünü ve verimliliğini artırıcı yapısal reformlar hayata geçirilecek, bu doğrultuda etkin ve kararlı adımlar eş güdüm içerisinde atılacaktır. Bu çerçevede, 2024’te yapılacak EKK toplantılarında OVP’de takvimi verilen yapısal reformlar gündeme alınacak ve yakından takip edilecektir.” denildi.
]]>
Kararda, Koineks Teknoloji AŞ’nin 20 Eylül 2017’de 400 bin lira sermaye ile kurulduğu, şirketin kurucusu ve yöneticisinin ise sanık Faruk Fatih Özer olduğu belirtildi.
Thodex Platformu adıyla bilinen Koineks Teknoloji AŞ’nin bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğu aktarılan kararda, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının temelde müşterilerine, kripto varlık ve Türk lirası ya da diğer itibari para birimleri arasında alım satım imkanı, kripto varlık transfer işlemi, müşterileri adına kripto varlık saklama hizmeti sağladığı bilgisi verildi.
Kararda, bu hizmet sağlayıcılarının, bünyelerinde yer alan ve “kripto borsa” olarak ifade edilen platformda, müşterilerin birbirleri arasında alım satım gerçekleştirmesine imkan tanıdığı kaydedildi.
Alım satıma konu olan varlığın arz ve talebine göre ortaya çıkan fiyatın, varlığın o andaki fiyatını oluşturduğu belirtilen kararda, “Kripto varlıkların sayısı günümüzde binlerle ifade edilmekle birlikte, her kripto varlık türünün tüm kripto borsalarda işlem görmediği, kripto borsalarda genellikle müşterilerin sıklıkla talep ettiği ve likiditesi yüksek olan kripto varlıkların işlem gördüğü anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
MAĞDURLAR İLAN VE REKLAMLARA ALDANDI
Gerekçeli kararda, Thodex’in reklam ve tanıtım faaliyetlerinde kamuoyu tarafından tanınan ünlü kişilerin kullanıldığına işaret edildi.
Thodex’in, çeşitli şekillerde diğer kripto borsalarına nazaran daha fazla kar imkanı sunacağına yönelik internet ilanı ve televizyon reklamlarına aldanan mağdurların, bu şekilde iradelerinin fesada uğratıldığı kaydedildi.
Kararda, Thodex’in müşterilerine gerçekte var olmayan varlıkları satması, müşterilere ait varlıkların platform tarafından soğuk cüzdana çıkartıldığının müşterilere bildirilmemesi hususlarının ise hileli hareketler olarak değerlendirildiği aktarıldı.
Thodex adı ve çatısı altında kurulan bu suç örgütünün, sistemin başladığı ilk süreçte müşterilere Thodex üzerinden gerçekleştirmek istedikleri online işlemlere anında veya en geç beklenen sürede yanıt vererek, müşterilerin şirkete olan güvenini artırdığı vurgulandı.
Kararda, örgütün kazandığı bu aldatıcı güven, promosyon vaatleri ve sistemdeki manipülasyonlar sayesinde mevcut müşterilerinin sayısını artırdığı bildirilen kararda, “Şirket nezdinde müşterilerden elde edilen gerçek varlıklar beklenen doyuma ulaştığında bir anda sonlandırılmış, çoktan soğuk cüzdana aktarılmış ve halihazırda ulaşılamaz hale getirilmiş olan müşteri/mağdur varlıkları sanıklar tarafından bu şekilde ele geçirilmiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
“SOĞUK CÜZDAN FİZİKEN KÜÇÜK VE TAŞINABİLİR ANCAK ŞİFREYLE ULAŞILABİLİR BİZ CİHAZ”
Gerekçeli kararda, kripto varlıkların diğer malvarlığı değerlerine göre, izinin sürülememesinin veya takibini sınırlandıracak şekilde işlemlere tabi tutulmasının çok daha kolay olduğuna dikkat çekildi.
Soğuk ve sıcak cüzdan terimlerinin anlatıldığı kararda, şunlar kaydedildi:
“Thodex isimli kripto varlık borsanın ve diğer kripto varlık borsalarının işleyişini bankaya benzetmek gerekirse; bankanın belirli bir süre içerisinde müşterilerinin yatırdığı paraların gün içerisinde kabul ve başka müşteri tarafından talebi halinde hemen ödenebilmek üzere veznede tutulduğu, veznenin kripto varlık borsası açısından sıcak cüzdana benzetilebileceği değerlendirilmiştir. Veznede, yani sıcak cüzdanda biriken varlıkların siber saldırı gibi sebeplerle internet bağlantısından uzak olması nedeniyle aktarıldığı kriptolu mecra olan soğuk cüzdan ise bankanın kasasına benzetilebilir. Soğuk cüzdanın fiziken küçük ve taşınabilir ancak şifreyle ulaşılabilir biz cihaz olduğu anlaşılmaktadır. Thodex’de müşterilerin yatırdıkları paralar ilk etapta vezne olarak değerlendirilen sıcak cüzdana aktarılmaktadır.”
Kararda, kripto varlıkların Thodex’in veznesi olarak kabul edilebilecek sıcak cüzdandan, yine Thodex’in şifresi kırılamayan kasası olarak kabul edilen soğuk cüzdana aktarılması, bu varlıkların farklı şirketlere verilerek karşılığında altın satın alınması eylemlerinin “suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama” suçunu oluşturduğu bildirildi.
MÜŞTERİLERİNE GERÇEKTE VAR OLMAYAN VARLIKLARI SATMIŞLAR
Thodex’in müşterilerine gerçekte var olmayan varlıkları satması, müşterilere ait varlıkların platform tarafından soğuk cüzdana çıkartıldığının müşterilere bildirilmemesinin hileli hareketler olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Kararda, sanıklardan Faruk Fatih, Güven ve Serap Özer’in, kuruluş aşamasından itibaren örgütü Thodex platformu üzerinden oluşturup yönetmek amacında oldukları belirtildi.
Bu sanıkların, örgüt dahilinde dolandırıcılık ve para aklama işlemlerini gerçekleştirmek için gerekli teknik bilgi ve eğitime sahip olmadıkları kaydedilen kararda, bu nedenle teknik işler ve yazılımlar için örgüt üyesi olan diğer sanıklar Ergün Acar, Mesut Can Arbaz, Cem Uzunoğlu ve Onur Can Gündüz’ü kullandıkları bilgisine yer verildi.
Kararda, örgüt üyesi sanıkların ise yöneticilerden aldıkları emir ve talimatlar doğrultusunda örgütün dolandırıcılık ve aklama suçlarını işleyebilmesi için gerekli olan sistemsel programlama, yazılım ve diğer teknik ihtiyaçları hayata geçirdikleri anlatıldı.
“SANIKLAR PİŞMANLIK GÖSTERMEDİKLERİ İÇİN CEZALARINDA İNDİRİM UYGULANMADI”
Sanıklara verilen cezalarla ilgili değerlendirmelere de yer verilen kararda, Faruk Fatih Özer ile kardeşleri Güven Özer ve Serap Özer’in suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticileri oldukları yönünde mahkemede kesin vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle sanıkların bu suçtan cezalandırıldıkları belirtildi.
Gerekçeli kararda, “Sanıkların devam eden yargılama sürecinde suçtan gerçekten pişman olduklarına dair bir emare göstermedikleri gibi yine örgüt bilinci içerisinde savunma yaparak kendilerini ve kendilerinden de önce örgüt yöneticilerini aklamaya çalışır şekilde hareket ettikleri anlaşılmış olup, bu sebeple sanıkların cezalarında takdiri indirim uygulanmamıştır.” değerlendirmesi yapıldı.
SANIKLARA 26 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE PARA CEZASI VERİLMİŞTİ
Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 7’si tutuklu 21 sanığın yargılandığı kripto para borsası Thodex’teki “dolandırıcılık” davasına ilişkin kararını 7 Eylül 2023’te açıklamıştı.
Mahkeme, tutuklu sanıklar Faruk Fatih Özer, Güven Özer ve Serap Özer’e, “örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olmak”, “nitelikli dolandırıcılık”, “mal varlığı değerlerini aklama”, “bilişim sistemleri kullanmak suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 11 bin 196 yıl 10 ay 15’er gün hapis cezası vermişti.
Diğer sanıklara ise çeşitli suçlardan değişen sürelerde hapis cezası veren heyet, 16 sanık hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçundan ise beraat hükmü kurmuştu.
Öte yandan mahkeme, sanıklar Faruk Fatih Özer, Güven Özer ve Serap Özer’e ayrı ayrı 8 milyar 871 milyon 675 bin lira olmak üzere toplamda 26 milyar 615 milyon 25 bin lira adli para cezası vermişti. Heyet, verilen para cezalarının bir kısmının ise 24 ay taksitle ödenmesine hükmetmişti.
Kripto varlıklara ilişkin yasal düzenlemenin teknik çalışmalarında son aşamaya geldiklerini ifade eden Şimşek, özellikle salgın süreci ve sonrasında kripto varlık alım-satım platformlarına yoğun ilgi oluştuğunu söyledi. Şimşek, bu ilginin hem bazı platformlardaki kötüye kullanımlar hem de aşırı fiyat hareketleri sebebiyle çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, “Dolayısıyla ülkemizde uluslararası uygulamalara benzer şekilde kripto varlıklarla işlem yapan tarafların risklerinin azaltılması adına adım atıyoruz. Bu aynı zamanda gri listeden çıkmak için FATF kapsamında atmamız gereken adımlardan birini de oluşturuyor.” diye konuştu.

Şimşek, Merkez Bankası ve MASAK’ın halihazırda bu konuda yaptığı düzenlemeleri olduğuna işaret ederek, “Bu düzenlemelerle platformlarda gerçekleşen işlemler ve transferler gibi konularda bilgi sahibi olabilme imkanını edindik ama tabii bundan daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası kuruluşların da konuyla erotik shop ilgili çalışmalarını yoğunlaştırdığına işaret eden Şimşek, dünya genelinde bu konuda tek bir düzenlemenin olmadığını ABD ve Avrupa ülkelerinin farklı uygulamalara gittiğini anlattı. Şimşek, dünyadaki gelişmeleri yakından ve temkinli şekilde izlediklerini seks shop belirterek, “Gelinen aşamada yurt dışı uygulamalara baktığımızda kripto varlıklarla ilgili olarak ülkelerin kendi finansal ve hukuk sistemlerine uygun yaklaşımları benimseyerek ilerlediklerini görüyoruz. Bu anlamda ülkemizde de düzenlemeyle ilgili adımlar atılması gerektiği ortaya çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“KRİPTO VARLIKLAR İÇİN KAPSAYICI TANIM YAPILDI”
Şimşek, yasal çalışmanın kadıköy erotik shop temel hedefinin, platformları ve burada gerçekleşen işlemleri düzenleme altına almak olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Kripto varlık alım satım platformlarına SPK tarafından lisans verilecek, finansal kuruluşlara benzer olarak asgari faaliyet şartları zorunluluğu getirilecek. Bunlar kurucu ve yöneticilere ilişkin şartlar, kadıköy sex shop organizasyonel yükümlülükler, sermaye şartı, bilgi işlem altyapısı yükümlülükleri şeklinde olacak. Faaliyet şartlarının detayları ikincil düzenlemeyle belirlenecek. Tabi bu düzenlemeleri yaparken bazı tanımları da yapmak gerekiyor. Uluslararası düzenlemelerle uyumlu olacak şekilde kripto varlık, cüzdan, kripto varlık hizmet sağlayıcı, kripto varlık saklama hizmeti ve kripto varlık alım-satım platformu tanımlarına yer verildi. Taslağımızda kripto varlıklar geniş anlamda tanımlandı. Buna göre, kripto varlık, ‘Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayrimaddi varlıklar’ olarak tanımlandı. Belirli sınırlar dahilinde yapılacak tanımların ileride ortaya çıkabilecek farklı kripto varlıkları kapsamayabileceği değerlendirilerek, tanımın en kapsayıcı şekilde oluşturulması amaçlandı.”
Kripto varlık ihracı konusunda taslakta iki farklı hususun düzenlendiği bilgisini veren Şimşek, “Sermaye piyasası araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşundaki (MKK) kaydi sistem yerine kripto varlık olarak ihracına imkan verecek şekilde düzenleme yapma konusunda SPK’ye yetki tanınacak. Blokzincir ve benzeri teknolojileri geliştiren kişilerin, değeri bu teknolojilerden ayrıştırılamayan nitelikteki blokzincir teknolojisi altyapısını oluşturan kripto varlıklarının satışının kitle fonlaması yöntemiyle yapabilmesine yönelik düzenleme yetkisine yer verilecek.” dedi.
Şimşek, düzenlemenin bu aşamada vergiyi odak noktası olarak almayacağını ve konunun ayrıca çalışılacağını dile getirdi.
Halihazırda platformlar nezdinde birçok kripto varlığın işlem gördüğüne işaret eden Şimşek, prensip olarak platformlarda listelenecek kripto varlıklara müdahale edilmemesine yönelik politika benimsediklerini söyledi. Şimşek, platformlarda işlem görecek kripto varlıkların belirlenmesine ilişkin yazılı prosedür oluşturma zorunluluğu getirileceğini ifade ederek, “Bu konuda gerektiğinde müdahale de edilebilmesi bakımından ilave ilke ve esasları düzenleme yetkisi SPK’ye verildi. Taslakta yatırımcıların varlıklarının suistimal edilmesi riskine karşı saklama konusu da dikkate alındı. Saklama esasları ve saklama yapabilecek kuruluşların belirlenmesi konusunda SPK tarafından düzenleme yapılacak. Ayrıca, tedbir ve yaptırımlarla ilgili genel çerçeveyi belirliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“FATF’IN ‘KISMİ UYUMLU’ KATEGORİSİNDEN ÇIKACAĞIZ”
Düzenlemenin, Türkiye’nin FATF’ın gri listesinden çıkmasına katkı sağlayıp sağlamayacağı hususuna da açıklık getiren Şimşek, ülkenin kripto varlıklarla ilgili “kısmi uyumlu” olarak değerlendirildiği bölümün, FATF’ın ülkenin genel eylem planı uygulama eksiklikleriyle ilgili değerlendirmesi kapsamında değil, teknik standartlarla ilgili olduğuna dikkati çekti. Şimşek, Türkiye’nin 40 teknik standart içinde 15 no’lu “Yeni Teknolojiler” standardında “kısmi uyumlu” kategoride bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu standart dışında geri kalanların tamamında ya ‘uyumlu’ ya da ‘büyük ölçüde uyumlu’ kategorideyiz. Kripto varlıklarla ilgili düzenleme taslağımızın yasalaşması ve kripto varlık hizmet sağlayıcıların lisanslanmaya başlamasıyla birlikte FATF’ın 15 no’lu teknik standardı kapsamında getirilen eleştirileri bertaraf edip ‘kısmi uyumlu’ kategorisinden çıkacağımız değerlendirilmektedir. Öte yandan bu konu teknik standartla ilgili olup gri listeden çıkmamız için aranan tek şart elbette sadece 15 no’lu standart değildir.” dedi.
Şimşek, düzenlemenin temel amaçlarına ilişkin de şunları kaydetti:
“Kripto varlık düzenlemesiyle temel hedefimiz bu alanı daha güvenli hale getirmek ve ortaya çıkabilecek riskleri bertaraf etmek. Yaklaşımımız kısıtlayıcı değil, belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve olası riskleri kontrol altına almak üzerine kurulu. Aynı zamanda da blokzincir teknolojisi ve kripto varlık ekosisteminin gelişmesinin önünü de açmayı amaçlıyoruz.”
]]>Bugüne kadar FATF’nin belirlediği 40 kriterden 39’unu yerine Türkiye’nin kripto varlıklarla ilgili kanuni düzenlemeyi yapmasından sonra gri listeden çıkmasının önünde bir engeli kalmayacak. FAFT’nin 27 Ekim’deki toplantısında Türkiye’nin gri listeden çıkması için gerekli eylem planındaki maddelerden yalnızca kripto varlıklarla ilgili düzenlemenin kaldığı belirtilmişti.
KRİPTO VARLIK TANIMI YAPILACAK
Hazine ve Maliye Bakanlığının son rötuşlarını yaptığı kripto varlıklarla ilgili taslakta kripto varlıklar, ‘Değer veya hak ifade edebilen gayrimaddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları da taslakta yer alıyor. Platformların işleyişi, faaliyet izinleri, kripto varlıklara yatırım yapan bireylerin korunması, kripto varlık endüstrisinin kara para aklama ve terörizmin finansmanı gibi kötüye kullanımlarına karşı da tedbirler bulunuyor.
İZİN VE YASAK YETKİSİ SPK’DA
Taslağa göre, kripto varlık alım-satımı yapan platformlara faaliyet izni SPK tarafından verilecek. Bu platformlar, elde ettikleri gelirlerden SPK’ya pay aktaracak. Mali yapısı zayıflayan kuruluşların, tıpkı bankalar gibi faaliyetleri durdurulacak. Müşterilerinin kaynaklarını, tehlikeye düşürecek şekilde hareket edenler, müşterilerinin zarara uğramasına yol açanlara zimmet suçundan ceza verilecek. Bu kapsamda 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları mümkün olacak.
EL KOYMA KOLAYLAŞTIRILACAK
Taslakta, özellikle kara para aklama ve başta terör örgütleri olmak üzere suç örgütlerinin finansmanın hareketlerinin kısıtlanmasının yanı sıra, suça karışmış kişilerin mal varlıklarına el konulmasının kolaylaştırılmasına yönelik bazı hükümler de yer alıyor.
Öte yandan, son dönemde yapılan mafya ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonlara Maliye Bakanlığı, MASAK aracılığıyla büyük destek sağladı. Operasyonların büyük bölümü, MASAK’tan gelen rapor, bilgi ve belgelere dayanılarak yapıldı.
Sadece bu yıl içinde, 4 bin 624 dosya kapsamında 14 bin 525 kişi hakkında rapor ve bilgi hazırlanarak ilgili kamu idareleri, adli makamlar, kolluk ve istihbarat birimleriyle paylaşıldı. Bu gelişmeler Türkiye’nin önümüzdeki süreçte kara para ve suç gelirlerine yönelik daha aktif bir şekilde mücadele edeceğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Türkiye’nin bu ilerlemesinin eninde sonunda takdir edileceğini belirterek “Önümüzdeki yıl inşallah Türkiye FATF’in gri listesinden çıkmış olacak. Şubatta bir toplantı yapılacak, bu hususlar değerlendirilecek, ben inanıyorum ki Türkiye’nin katettiği gelişmeler ciddi şekilde dikkate alınacak” demişti.
MERKEZ BANKASINA KRİPTO UZMANI ÜYE
Bu arada, geçtiğimiz günlerde uzun zamandır boş bulunan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyeliğine de Prof. Dr. Fatma Özkul getirilmişti. Özkul’un kripto varlıklar ve blockchain teknolojisi üzerine çalışmalar yaptığı belirtilmişti.