Küle – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 18 Jul 2024 21:36:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Rekabet Kurulu’ndan 6 ayda 4,1 milyar lirayı ceza https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-6-ayda-41-milyar-lirayi-ceza/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-6-ayda-41-milyar-lirayi-ceza/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:36:42 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15836 Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, kurulun bu yılın ilk yarısında yürüttüğü soruşturmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kurumun 2023 yılında gösterdiği performansı 2024 yılında da artırarak sergilediğini, Kurulun da geçen yılın tamamında 447 karar aldığını dile getiren Küle, şu ifadeleri kullandı:

“Bu yılın ilk yarısında 96 rekabet ihlali, 143 birleşme-devralma kararını da içeren 283 kararı ele aldık. Bu, geçen yıla göre ortalamada yüzde 25 artış anlamına geliyor. Bu rakamlar rekabet ihlallerine göz yummama taahhüdümüzdeki kararlı duruşumuzun bir yansıması niteliğindedir.”

Kurul kararlarının ayrıntıları hakkında da bilgi veren Küle, “Rekabet ihlali kararlarının 90’ı teşebbüsler arası rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalara yönelik iken, 4’ü hakim durumun kötüye kullanılmasına, 2’si de her iki ihlal türüne yöneliktir.” dedi.

66 UZLAŞMA, 11 TAAHHÜT KARARI ALINDI

Küle, klasik usulde soruşturmaların hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi için uzlaşma ve taahhütleri mevzuata kazandırdıklarına işaret ederek, “Bunlara ilişkin ikincil mevzuatımızı da ivedilikle geliştirdik. Böylece daha soruşturmanın en başında, bizzat endişeye yol açan oyuncular tarafından tasarlanan taahhütlerle daha yapısal ve kalıcı çözümler üretilmesinin yolunu açtık.” değerlendirmesinde bulundu.

Uzlaşma ve taahhütlere yılın ilk yarısında etkin şekilde başvurulduğuna dikkati çeken Küle, bu dönemde soruşturmaların 66’sında uzlaşma, 11’inde taahhüt kararı alındığını ve soruşturmaların çoğunun ivedilikle sonuçlandırıldığını bildirdi.

Küle, toplumsal refahın maksimizasyonu, ihlalin kapsamı veya ağırlığı doğrultusunda bazı ihlallerin klasik usulle de soruşturulmasının gerektiğini vurgulayarak, soruşturmalarda hızlı ve etkin sonuç almak için yapılan kanun değişikliyle soruşturma sürecinin kısaltıldığını söyledi.

İhlaller sonucunda ortaya çıkan rekabet zararlarına ilişkin de konuşan Küle, şunları kaydetti:

“Esasa ilişkin 2,5 milyar lirayı aşan idari para cezası uyguladık. Bilişim ile eğitim alanında faaliyet gösteren şirketlerin çalışanların ücretlerini ve yan haklarını sınırlandırmaları karşısında yürüttüğümüz soruşturmaları cezayla sonlandırdık. Ferrero hakkında yürütülen soruşturmayı, aralarında fındık üreticilerinin ürünlerini referans fiyatının altındaki fiyatlardan almayacağını taahhüdünün de bulunduğu taahhütlerle sonlandırdık.”

Küle, cezalara ilave olarak, bozulan pazarda rekabetin yeniden tesisi için tedbirler de aldıklarını belirterek, esasa ilişkin yaptırımların yanında, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un caydırıcılığı ve soruşturmaların güvenliğini sağlamak üzere usule ilişkin de yaptırımlar öngördüklerini anlattı.

Kuruma yanlış bilgi verilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılmasının da idari para cezası gerektirdiğine işaret eden Küle, şu değerlendirmede bulundu:

“Teşebbüsler rekabet ihlalinden kaçınmak kadar soruşturmanın selametini tehlikeye düşürmeye sebep olabilecek davranışlardan kaçınmaya da dikkate etmelidir. Bu çerçevede, 2024 yılının ilk yarısında usule ilişkin uygulanan cezalar 1,5 milyar lirayı buldu.

Bunlar arasında örneğin Google ve Meta, haklarında yürütülen soruşturmalarımız sonucunda alınan tedbir kararlarına uyum sağlamadıkları gerekçesiyle, uyum sağlayana kadar geçen süre doğrultusunda sırasıyla 482 milyon lira ve 551 milyon lira cezaya tabi tutulmuştur. Bu yılın ilk 6 ayında esastan ve usulden verilen tüm cezaların toplamı yaklaşık 4 milyar 150 milyon liraya vardı.”

“143 BİRLEŞME-DEVRALMA İŞLEMİNE İZİN VERDİK”

Küle, Kuruma başvurmaksızın birleşme-devralma işlem gerçekleştirildiğinde cezai yaptırım uyguladıklarını ifade ederek, birleşme-devralma dosyalarındaki artışı da ekonomik aktivitelerdeki canlılığın artışının bir yansıması olarak gördüklerini söyledi.

Rekabeti sınırlayıcılık açısından şüphe görmedikleri 140 birleşme devralma işlemine süreci aksatmadan izin verdiklerini vurgulayan Küle, “Ancak rekabeti sınırlayıcı sonuç doğuracağından şüphelendiğimiz 3 işleme bu sorunları giderecek şekilde şartlar ilave ederek ‘koşullu’ izin verdik. Böylece toplam 143 birleşme-devralma işlemine izin vermiş olduk.” diye konuştu.

Küle, yılın ilk 6 ayındaki soruşturmaların sektörlere göre dağılımına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Tamamlanan soruşturmalarda yoğunluk gıda, kimya ve otomotiv sektörlerinde iken devam eden soruşturmalarımız da nazara alındığında gıda, eğitim, inşaat, enerji, bilişim ve platform hizmetlerinde yoğunlaşmaktadır. Tüm gayemizle sorunlu sektörleri odağımıza alıyor, bu sektörleri inceleyerek olası sorunlara karşı erkenden aksiyon almak yönündeki hedefimizi de uygulamaya devam ediyoruz. Keza stratejik olarak önceliğe aldığımız gıda, sağlık sektörleri ile dijital pazarlarda yoğun çalışmalarımıza devam etmekteyiz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurulundan-6-ayda-41-milyar-lirayi-ceza/feed/ 0
Gabar’a iki yeni sondaj kulesi geliyor! 40 tır ile taşınacak https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tasinacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tasinacak/#respond Thu, 02 May 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9865 Petrotek Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Çağlan Kuyumcu, Petrotek firması tarafından Konya’da uluslararası standartlarda üretilen Koca Yusuf TP1500’ün üretim ve hizmete girme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kulenin uzun yıllar yapılan çalışmaların sonucu olduğunu kaydeden Kuyumcu, “Biz belli bir süredir kuleler üretiyorduk. Fakat bu derin kapasiteli, yüksek kapasiteli karasal sondaj kulesinin milli ve yerli olarak üretilmesi bir AR-GE projesi olarak çıktı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) önderliğinde çıktı.” dedi.

Kulenin geliştirilmesinde TPAO’nun sondaj tecrübelerinden yararlandıklarını vurgulayan Kuyumcu, “Sahanın gerçek ihtiyaçları, Türkiye’nin gerçek koşulları nelerdir? Türk sondörleri nasıl çalışır? Bu kuleler, bütün bunlar dikkate alınarak üretildi. Dolayısıyla kuleler aslında standart imalatın çok ötesinde birebir kullanıcı tecrübesiyle yoğrulmuş oldu. Sahada gösterdiği başarıda en büyük etken de budur zaten. Böyle bir ürün çıkarmış olmaktan dolayı çok mutluyuz.” diye konuştu.

KOCA YUSUF 5 BİN METRE DERİNLİKTE SONDAJ YAPABİLİYOR

Kuyumcu, yaklaşık 6 yıl süren kulenin geliştirilme sürecinde bütün tasarım çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Bir numaralı prototipimiz üretilmiş oldu. Bu arada çok ciddi sertifikasyon sürecinden geçtik. 2019’da API (Amerikan Petrol Enstitüsü) sertifikası aldık. Bu, dünyada petrol sektöründe imalat yapabilmek için gerekli olan bir sertifikaydı. Böylece dünyada buna sahip 16 firmadan biri haline geldik. Türkiye’de bu sertifikaya sahip tek firmayız.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu sondaj kulesinin “TP1500 modeli” olarak sınıflandırılmasının 1500 beygir gücü ve 350 ton kanca yük kapasitesinden kaynaklandığına dikkati çeken Kuyumcu, “Bu da 5 bin metre sondaj teorik kapasitesi anlamına geliyor. Bunun 43 metrelik mastı var. Kulenin yerden yüksekliği 50 metre oluyor. Sadece kule kısmı için bahsediyorum, yaklaşık 40 tır yüküyle taşınabilen bir makine.” diye konuştu.

“BİZİM ESAS HEDEFİMİZ, İHRACAT”

TP1500’ün ilk ürününün yaklaşık 1,5 yıldır başarıyla sahada çalıştığına dikkati çeken Kuyumcu, “Çok da iyi başarı sağladı. Arıza yapmadan, teknik problemler yaşamadan devam ediyor. Bu arada TPIC’ten (Turkish Petroleum International) 2 adet daha sipariş almıştık. Bunların da bu sene içinde üretimini bitirip teslim etmeyi düşünüyoruz. Devamıyla ilgili de görüşmelerimiz sürüyor. Bizim esas hedefimiz, ihracat. Halihazırda zaten küçük kulelerin civar ülkelere ihracatını yapıyoruz. Ama karasal sondaj kuleleriyle ve özellikle Türkiye Petrolleri referansıyla çok daha hızlı bir şekilde ihraç etmeyi istiyoruz. Bu sene sonunda bu kulelerimizle Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ADIPEC Fuarı’nda görücüye çıkacağız. Çok yoğun beğeni toplamasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kulenin Türkiye’nin ihtiyaçlarına özel üretildiğini ve yabancı muadilleriyle teknolojik olarak aynı seviyede bulunduğunu aktaran Kuyumcu, şöyle devam etti:

“Bu kule, son nesil diyebileceğim elektrikli bir kule. Tamamen elektrik motorlarıyla kontrol ediliyor ve otomasyonla çalışıyor. Buna bir nevi akıllı sondaj sistemi diyebiliriz. Bir operatör var ama operatör 40 düğmeye basmak yerine joystickten belli komutlar verdiği zaman kule önceden belirlenmiş sekansları otomatik olarak uyguluyor. Bazı noktalarda korumaya geçiyor. Tehlikeli hareketler, acil durumlar, operatörün dalması ya da bir hata yapması durumunda bunlara müdahale ediyor, uyarı veriyor. Dolayısıyla daha emniyetli, daha doğru çalışan bir sistem oluşmuş oluyor. Burada da yazılım tamamen yerli ve milli olarak gerçekleştirildi. Dolayısıyla kuleler, kaynak kodu Türkiye’de olan bir yazılımla kontrol ediliyor.”



Kulenin yerli olmasının herhangi bir ambargodan etkilenmeden üretim sağladığını, ihracat geliri ve istihdam açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Kuyumcu, “Sondajın yerli olması muadillerine göre maliyette yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. İkinci avantajı da nakliye. Klasik anlamda Çin’den ya da ABD’den nakledilmesi gereken 40 tırlık bir yükten bahsediyoruz. Maliyeti milyon doları bulabilen bir nakliye. Türkiye’de üretildiği için buna da ihtiyaç kalmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tasinacak/feed/ 0
Gabar’a iki yeni sondaj kulesi geliyor! 40 tır ile tanışanacak https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tanisanacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tanisanacak/#respond Thu, 02 May 2024 00:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9863 Petrotek Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Çağlan Kuyumcu, Petrotek firması tarafından Konya’da uluslararası standartlarda üretilen Koca Yusuf TP1500’ün üretim ve hizmete girme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kulenin uzun yıllar yapılan çalışmaların sonucu olduğunu kaydeden Kuyumcu, “Biz belli bir süredir kuleler üretiyorduk. Fakat bu derin kapasiteli, yüksek kapasiteli karasal sondaj kulesinin milli ve yerli olarak üretilmesi bir AR-GE projesi olarak çıktı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) önderliğinde çıktı.” dedi.

Kulenin geliştirilmesinde TPAO’nun sondaj tecrübelerinden yararlandıklarını vurgulayan Kuyumcu, “Sahanın gerçek ihtiyaçları, Türkiye’nin gerçek koşulları nelerdir? Türk sondörleri nasıl çalışır? Bu kuleler, bütün bunlar dikkate alınarak üretildi. Dolayısıyla kuleler aslında standart imalatın çok ötesinde birebir kullanıcı tecrübesiyle yoğrulmuş oldu. Sahada gösterdiği başarıda en büyük etken de budur zaten. Böyle bir ürün çıkarmış olmaktan dolayı çok mutluyuz.” diye konuştu.

KOCA YUSUF 5 BİN METRE DERİNLİKTE SONDAJ YAPABİLİYOR

Kuyumcu, yaklaşık 6 yıl süren kulenin geliştirilme sürecinde bütün tasarım çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Bir numaralı prototipimiz üretilmiş oldu. Bu arada çok ciddi sertifikasyon sürecinden geçtik. 2019’da API (Amerikan Petrol Enstitüsü) sertifikası aldık. Bu, dünyada petrol sektöründe imalat yapabilmek için gerekli olan bir sertifikaydı. Böylece dünyada buna sahip 16 firmadan biri haline geldik. Türkiye’de bu sertifikaya sahip tek firmayız.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu sondaj kulesinin “TP1500 modeli” olarak sınıflandırılmasının 1500 beygir gücü ve 350 ton kanca yük kapasitesinden kaynaklandığına dikkati çeken Kuyumcu, “Bu da 5 bin metre sondaj teorik kapasitesi anlamına geliyor. Bunun 43 metrelik mastı var. Kulenin yerden yüksekliği 50 metre oluyor. Sadece kule kısmı için bahsediyorum, yaklaşık 40 tır yüküyle taşınabilen bir makine.” diye konuştu.

“BİZİM ESAS HEDEFİMİZ, İHRACAT”

TP1500’ün ilk ürününün yaklaşık 1,5 yıldır başarıyla sahada çalıştığına dikkati çeken Kuyumcu, “Çok da iyi başarı sağladı. Arıza yapmadan, teknik problemler yaşamadan devam ediyor. Bu arada TPIC’ten (Turkish Petroleum International) 2 adet daha sipariş almıştık. Bunların da bu sene içinde üretimini bitirip teslim etmeyi düşünüyoruz. Devamıyla ilgili de görüşmelerimiz sürüyor. Bizim esas hedefimiz, ihracat. Halihazırda zaten küçük kulelerin civar ülkelere ihracatını yapıyoruz. Ama karasal sondaj kuleleriyle ve özellikle Türkiye Petrolleri referansıyla çok daha hızlı bir şekilde ihraç etmeyi istiyoruz. Bu sene sonunda bu kulelerimizle Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ADIPEC Fuarı’nda görücüye çıkacağız. Çok yoğun beğeni toplamasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kulenin Türkiye’nin ihtiyaçlarına özel üretildiğini ve yabancı muadilleriyle teknolojik olarak aynı seviyede bulunduğunu aktaran Kuyumcu, şöyle devam etti:

“Bu kule, son nesil diyebileceğim elektrikli bir kule. Tamamen elektrik motorlarıyla kontrol ediliyor ve otomasyonla çalışıyor. Buna bir nevi akıllı sondaj sistemi diyebiliriz. Bir operatör var ama operatör 40 düğmeye basmak yerine joystickten belli komutlar verdiği zaman kule önceden belirlenmiş sekansları otomatik olarak uyguluyor. Bazı noktalarda korumaya geçiyor. Tehlikeli hareketler, acil durumlar, operatörün dalması ya da bir hata yapması durumunda bunlara müdahale ediyor, uyarı veriyor. Dolayısıyla daha emniyetli, daha doğru çalışan bir sistem oluşmuş oluyor. Burada da yazılım tamamen yerli ve milli olarak gerçekleştirildi. Dolayısıyla kuleler, kaynak kodu Türkiye’de olan bir yazılımla kontrol ediliyor.”



Kulenin yerli olmasının herhangi bir ambargodan etkilenmeden üretim sağladığını, ihracat geliri ve istihdam açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Kuyumcu, “Sondajın yerli olması muadillerine göre maliyette yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. İkinci avantajı da nakliye. Klasik anlamda Çin’den ya da ABD’den nakledilmesi gereken 40 tırlık bir yükten bahsediyoruz. Maliyeti milyon doları bulabilen bir nakliye. Türkiye’de üretildiği için buna da ihtiyaç kalmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/gabara-iki-yeni-sondaj-kulesi-geliyor-40-tir-ile-tanisanacak/feed/ 0
FNSS’ten Almanya’ya TEBER-35 ile ayranlı misilleme https://www.foxtvhaber.com.tr/fnssten-almanyaya-teber-35-ile-ayranli-misilleme/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fnssten-almanyaya-teber-35-ile-ayranli-misilleme/#respond Wed, 10 Apr 2024 23:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8630 Almanya’nın zırhlı kara araçlarında, komik ve iddialı bir testi vardı. Bir zırhlı kara aracının kulesindeki namluya, alkollü bir içecek konur ve araç o şekilde bir süre seyir icra eder. Kule stabilizasyonunun sağlamlığına vurgu yapılan testin sonunda, bardak kontrol edilir ve dökülmediği görülür.

Türkiye’nin zırhlı kara platformları üreticisi FNSS, Almanların Leopard 2 ile yaptığı bu testin bir benzerini yerli kule ve yerli içecek ayran ile yaptı. FNSS, Konya Karapınar’da atış testleri gerçekleştiren PARS IV 8×8 Zırhlı Muharebe Aracı’nın üzerindeki TEBER-35 Uzaktan Komutalı Kule’nin namlusuna, bir bardak ayran koydu.

Akabinde engebeli arazide o şekilde bir süre yol alan PARS IV 8×8, akabinde durdu. Araç durduktan sonra TEBER-35 Kulesi’nin 35mm’lik namlusunun üzerinde duran ayran bardağına bakan araç personeli, ayranın dökülmediğini teyit etti ve içti.

TEBER-35 UKK

TEBER-35 UKK, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara entegre edilmek üzere geliştirilmiş, orta kalibre otomatik top ile teçhiz edilmiş ve ileri seviye hedef tespit ve atış kontrol sistemine sahip araç içerisinde bulunan nişancı ve komutan kontrol konsolları vasıtasıyla, nişancı ve komutan tarafından uzaktan komuta edilen bir kule sistemidir.

Uzaktan komutalı kulelerde, konvansiyonel kulelerinden farklı olarak, herhangi bir sepet yapısı bulunmadığından, araç içi kullanılabilir iç hacim kullanıcıya önemli bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca nişancı, araç içerisinde daha konforlu bir ortamda sistemi kullanabilmektedir. TEBER-35 UKK; tahrik sistemi, atış kontrol, beka ve ateş gücü alanlarında en son teknolojileri barındırmakta, üzerindeki algılayıcılar ve diğer elektronik sistemler sayesinde gece/gündüz, her türlü kötü hava şartında ve muharebe ortamında etkin şekilde görev yapabilmektedir. Hem nişancı hem de komutan, kulenin tüm fonksiyonlarını kontrol edebilmektedir. Komutanın nişancı üzerinde, istediği an komutayı devralma yetkisi bulunmaktadır.

Kule elektrikli takat sistemine ve hareket halinde isabet oranını arttırmaya yönelik iki eksen stabilizasyon yeteneğine sahiptir. Kule, yan eksende 360° sınırsız dönebilme ve -10° ile +45° arasında silah yükseliş açısı yeteneğine sahiptir.

TEBER-35 UKK, ana silah olarak dakikada 200 atım hızına sahip, 35 mm kalibrede çift beslemeli otomatik top ve toplamda 115 adet atışa hazır mühimmat ile teçhiz edilmiştir. Kulede yer alan çift bölmeli mühimmat kutusuna yüklenen ve buradan silaha beslenen iki farklı tip mühimmat, farklı tipteki hedeflerin etkisiz hale getirilebilmesini sağlamaktadır.

İkincil silah donanımı ise elektrik tahrikli 7.62 mm Mk52 veya 7.62 mm gaz tahrikli makineli tüfek ile 1.000 adet atışa hazır mühimmattan oluşmaktadır. 7.62 mm elektrik tahrikli makineli tüfeğin en önemli avantajları, silahın tutukluk yapmasına sebep olan mühimmatın elektrik tahrikiyle dışarı atılarak silahın sorunsuz şekilde atışa devam edebilmesi ve atış sonrası ortaya çıkan zararlı barut gazının konvansiyonel gaz tahrikli makineli tüfeklere göre oldukça düşük olmasıdır.

KAYNAK: SAVUNMASANAYİST
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/fnssten-almanyaya-teber-35-ile-ayranli-misilleme/feed/ 0
Deprem bölgesindeki fiyat hareketleri yakından takip ediliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:36:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3133 “Bölgenin yeniden inşası için gerekli malzemelerin üretim ve tedarik süreçlerindeki rekabetçi yapının korunmasına son derece hassas yaklaşıyoruz.” dedi.

Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Kurumun 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Deprem felaketi sonrası Kurum personelinin sağladığı ayni ve nakdi yardımları depremzedelere ulaştırdıklarını ifade eden Küle, afet sonrası çabalarını yalnızca insani yardımla sınırlı tutmadıklarını dile getirdi.

Küle, Kurum olarak dünyanın başka yerlerinde yaşanan büyük felaketler sonrasında rekabet otoritelerinin ne gibi tedbirler aldığını incelemeye başladıklarına dikkati çekerek, “Bu çerçevede Rekabet Kurulu üyelerinden oluşan bir heyetle depremden kısa süre sonra bölgeye giderek, afetten etkilenen illerimizin iş dünyası temsilcileriyle buluştuk.” diye konuştu.

Deprem bölgesinde gerek sosyal gerekse iktisadi toparlanma sürecini geciktirebilecek olası rekabetçi sorunların süratle tespit edilerek, gerekli adımların atılabilmesi için sektör incelemesi başlattıklarını bildiren Küle, bu amaçla bir çalışma grubu oluşturduklarını anlattı.

“REKABETÇİ YAPININ KORUNMASINA SON DERECE HASSAS YAKLAŞIYORUZ”

Küle, çalışma grubunun, Adana, Adıyaman, Hatay, Gaziantep, Elazığ, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye’de ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları ve kalkınma ajansları temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Görüşmelerde, başlatılan inceleme ve deprem bölgesi için oluşturulan iletişim kanallarıyla Kuruma doğrudan ve hızlıca ulaşılabileceği hakkında bilgi verilirken, diğer yandan bölgedeki paydaşlar tarafından dile getirilen sorunlar ve öneriler not edildi. Aktarılan sorunlardan öne çıkanlara ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirildi. Depremin hemen ardından bölgedeki temsilcilerle gerçekleştirilen bu görüşmeler, ilerleyen dönemde yüz yüze ve uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla tekrarlandı.”

Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin yoğun şekilde devam ettiğini vurgulayan Küle, “Bu bağlamda özellikle deprem bölgesinin yeniden inşası için gerekli malzemelerin üretim ve tedarik süreçlerindeki rekabetçi yapının korunmasına son derece hassas yaklaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Küle, teşebbüslerin bu dönemi fırsata çevirerek rekabeti kısıtlayıcı ve bozucu faaliyetlerde bulunmalarını önlemek adına çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirerek, doğrudan ya da dolaylı şekilde Kurumun müdahil olmasını gerektirecek her türlü durumda hızla hareket ettiklerini söyledi.

KURULDAN 2 ÇİMENTO VE HAZIR BETON FİRMASINA 102 MİLYON LİRA CEZA

Yeni konutların yapımında en temel ihtiyaç kaleminin çimento ve hazır beton olduğuna dikkati çeken Küle, depremden en çok etkilenen iller arasında yer alan Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da çimento ve hazır beton sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüslerin radarlarına takıldığını kaydetti. Küle, bu teşebbüslerin aralarında anlaşarak fiyatları birlikte belirledikleri, kendi aralarında müşteri ve bölge paylaşımında bulundukları, bu bölge ve müşteriler haricindekilere ürün vermedikleri ya da fahiş fiyat talep ettikleri şikayetlerine yönelik ön araştırma başlattıklarını anımsattı.

Küle, ön araştırma sürecinde 46 hazır beton ve çimento üreticisinde yerinde inceleme yaptıklarını bildirdi. Hatay’da 8, Malatya’da 10 çimento-hazır beton teşebbüsüne, birlikte fiyat belirlemek, bölge ve müşteri paylaşımı yaparak Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açıldığını vurguladı.

Hatay’da faaliyet gösteren 8 hazır beton teşebbüsünden 4’ünün Kuruma uzlaşma başvurusunda bulunduğunu aktaran Küle, “Bu teşebbüslerden 2’sinin uzlaşma süreci devam ediyor. Diğer 2 teşebbüs ise öne sürülen ihlal iddialarını kabul etmiş ve bu teşebbüsler için uzlaşma süreci tamamlanmıştır. Bu 2 teşebbüse 102 milyon lira idari para cezası verilmiştir. Benzer şekilde yapı kimyasalları sektörüne dönük ayrı soruşturma sürecimiz de devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Küle, deprem bölgesinde yürütülen incelemelerin haricinde, Kurulun diğer illerde faaliyet gösteren bazı hazır beton üreticilerine yönelik soruşturma yürüttüğü bilgisini de paylaştı.

“BU HASSASİYET TÜM YARALAR SARILANA KADAR DA SÜRDÜRÜLECEKTİR”

Deprem sonrasında gıda ürünlerinde tedarik sorunları yaşanması, gıda ve temizlik malzemelerinde fiyat artışları olması gibi endişelerin yaşandığını hatırlatan Küle, şunları kaydetti:

“Bu nedenle, gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde oluşabilecek ani ve yüksek talep karşısında firmaların rekabeti kısıtlayıcı/bozucu birliktelik içerisine girme ya da hakim durumdaki teşebbüslerin hakim durumlarını kötüye kullanmaları ihtimallerine karşı Kurumumuza yapılan başvuruları son derece hızlı ve bir o kadar da titiz şekilde inceledik. Herhangi bir rekabet ihlali olasılığına yönelik ilgili bölgedeki ticari faaliyetleri sürekli gözlemledik, bu bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğa en ufak şekilde tolerans göstermeyeceğimizi açıkladık. Ayrıca üretim faaliyetlerini deprem bölgesinde yürüten firmaların inceleme süreçlerindeki usule ilişkin sorumlulukları hakkında gerekli esnekliği sağladık.

Bu kapsamda soruşturma sürecimizin en önemli aşaması olan sözlü savunma toplantılarımızı erteledik. Benzer şekilde deprem bölgesinde üretim faaliyetlerini sürdüren firmaların savunma haklarının deprem nedeniyle gerektiği gibi yerine getirilememesi riskine karşın savunma sürelerini uzattık. Bunun gibi pek çok yöntemle bu firmalara yasalar ve düzenlemeler çerçevesinde yapılabilecek tüm kolaylıkları sağladık. Kurumumuzun deprem bölgesine yönelik hassasiyeti ilk günkü gibi devam etmektedir ve bu hassasiyet tüm yaralar sarılana kadar da sürdürülecektir.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/feed/ 0
Rekabet Kurumu Başkanı Küle: Raf fiyatlarına yapılan müdahaleler kırmızı çizgimiz https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurumu-baskani-kule-raf-fiyatlarina-yapilan-mudahaleler-kirmizi-cizgimiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurumu-baskani-kule-raf-fiyatlarina-yapilan-mudahaleler-kirmizi-cizgimiz/#respond Thu, 28 Dec 2023 21:24:19 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1677 Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Kurumun 2023 yılında yürüttüğü soruşturmalar ve 2024 yılı hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Son dönemde dijital pazar ve yapay zekadaki gelişmeler sonucunda iş yapış şekillerinde yaşanan değişimlere işaret eden Küle, bu süreçte, ürün ve hizmetlerden üretilen faydalar kadar, rekabete aykırı davranışların da arttığını ve şekil değiştirdiğini söyledi.

Küle, Kurum olarak iki konuya öncelik verdiklerine dikkati çekerek, “İlk olarak, bilişim teknolojilerine ve insan kaynağımıza yatırım yaptık, dijital veriler üzerinde inceleme kapasitemizi artırdık. Böylece soruşturma ve yerinde incelemelerimizin sayısında ciddi artış sağladık. İkinci olarak, incelemelerimiz için yalnız şikayet gelmesini beklemedik, hangi sektörlerde aksaklık varsa, gözlemledik, resen müdahalede bulunduk” değerlendirmesinde bulundu.

“AKSAKLIK SİNYALI ALDIĞIMIZ PAZARLARDA SEKTÖR İNCELEMESİ BAŞLATIYORUZ”

Düşük ve orta gelirli vatandaşların harcamalarını etkileyen sektörlerde fiyat katılaşmasını engellemek üzere çok sayıda tedarikçinin yeniden satış fiyatını tespit ettiğini belirlediklerini aktaran Küle, “Tüketici ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan bu sektörlerdeki rekabet parametreleri arasında fiyat rekabeti en temel unsurdur. Bu alanda serbest fiyatlamanın yolunu açtık” dedi.

Küle, tüketici elektroniği, beyaz eşya, gıda ve kozmetik gibi pazarlar başta olmak üzere tedarikçilerin bölge veya müşteri kısıtlaması ya da internet üzerinden satışları kısıtlamasına ilişkin soruşturmalar yürüttüklerin anımsatırken, bu kapsamda beyaz eşya sektöründe 4 firmaya 628 milyon lira ceza kestiklerini belirtti.

Kurumun yaptırım kararlarına uyum sağlanmasının, rekabet ortamının tesisi ve caydırıcılık bakımından kritik önem taşıdığına dikkati çeken Küle, optik lens ve makine üretimiyle iştigal eden EssilorLuxottica’ya kesilen cezanın bu bakımdan önem taşıdığını söyledi.

Küle, güneş gözlüğü üretimiyle bilinen Essilor ile Luxottica’nın birleşme başvurusuna 2018’de şartlı izin verildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl teşebbüsün o kararın şartlarına uymadığını, optik lens ve makineleri paket olarak satarak optisyenlerin yalnız kendileriyle çalışmasına yol açtığını tespit ettik. Gerçekleştirdiği bu ihlal için teşebbüse 492 milyon lira ceza kestik. Şirketlerin centilmenlik veya çalışan ayartmama anlaşmaları yoluyla çalışanların ücretlerini ve yan haklarını sınırlandırmalarını da radarımıza aldık. 2023’te 48 teşebbüsü resen incelediğimiz bir soruşturmada, 27 teşebbüs için 252 milyon lira ceza kestik. Bu alanda 35 teşebbüsü kapsayan 3 soruşturmamız ise devam ediyor.”

Aksaklık sinyallerini aldıkları pazarlarda sektör incelemeleri başlatarak tespit ettikleri sorunlara karşı resmi soruşturma açtıklarını anlatan Küle, bu çerçevede çevrim içi reklamlar ve hızlı tüketim mallarına ilişkin sektör raporlarını yayımladıklarını, bu raporlar sonucunda tespit edilen pazar aksaklıklarına karşı aksiyon aldıklarını ve deprem bölgesindeki piyasalarda ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarının tespitine yönelik de sektör incelemeleri başlattıklarını belirtti.

Küle, e-ticaret alanında yürüttükleri soruşturma yanında, otobüs biletlerinin farklı platformlarda satılabilmesi ile emlak ve otomobil ilanlarının istenen platforma taşınabilmesine ilişkin kararlar aldıklarını aktardı.

“45 SORUŞTURMADA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Bu yıl yürüttükleri soruşturmalara ilişkin de bilgi veren Küle, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu yıl 58 soruşturma tamamladık. Bunların ihlal tespit edilen ya da teşebbüslerin ihlali kabul ederek uzlaşmaya vardığı 46’sında 2,3 milyar lira ceza kesildi. Ancak bazı pazarlarda pazarın rekabete nasıl açılacağına rehberlik etmek, salt ceza kesmekten ya da ihlali durdurmaktan daha önemli hale geliyor. Bu bakımdan 6 soruşturmada ortaya çıkarılan rekabet endişelerini gidermek üzere teşebbüslerin sundukları taahhütlerin yeterli olduğu kabul edilerek soruşturma sonlandırıldı.

Digitürk’ün alt yayın haklarını diğer yayın kuruluşlarına ayrımcı şekilde sunma uygulamaları, Obiletin bağlama uygulamaları ve çevrim içi reklam kısıtlamaları bu dosyalara örnektir. Benzer şekilde ceza ile sonuçlanan soruşturmalarda da odağımız salt cezaya yönelmiyor, teşebbüslerin ihlal olmayan pazar şartlarına geri dönmeleri için detaylı uyum süreçleri yürütüyoruz. Sahibinden.com hakkında verilen kararda ceza yanında öngörülen tedbirler bunun güzel bir örneğidir.”

Küle, halihazırda 35’i bu yıl içinde açılan, 45 soruşturmada çalışmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Devam eden incelemelerimiz çoğunlukla gıda, beyaz eşya, küçük ev aletleri, eğitim, inşaat, enerji, otomotiv, eğlence, bilgi teknolojileri, kozmetik ve kimya sektörlerinde yoğunlaşmış halde. Geliştirdiğimiz insan kaynağımızla çok daha etkin süreç işletiyor, Kanun’umuza kazandırılan taahhüt ve uzlaşma mekanizmalarımızla çok daha hızlı kararlar alıyoruz. Örneğin, gıda, otomotiv, kozmetik gibi sektörlerdeki yeniden satış fiyatının tespitine yönelik açılan soruşturmalarımız, uzlaşma mekanizmasının işletilmesi sayesinde kısa sürede sonlandırıldı” diye konuştu.

“ARAŞTIRMA MERKEZİ KURMAYI HEDEFLİYORUZ”

Gelecek döneme ilişkin hedeflerine yönelik de değerlendirmelerde bulunan Küle, “Geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de karteller, raf fiyatlarına ve çalışan ücretlerine yapılan müdahaleler kırmızı çizgimizdir. Bu tür uygulamaların her zaman üstüne düşeceğiz. Ancak bunun ötesinde, rekabetçi büyümenin ve rekabet ortamının tesisi için tüm paydaşlarımızda rekabet bilinci oluşturmak istiyoruz.

Bunun için akademik kuruluşlarla işbirliği yaparak hem tüketicileri, hem işletmeleri bilinçlendirebileceğimiz, onlardan gelen soruları yanıtlayabileceğimiz bilimsel bir araştırma merkezi kurmayı hedefliyoruz. Satış noktalarında tüketicilere sunulan ürünlerin yeniden satış fiyatının tespitini, çalışan ayartmama anlaşmalarını pazara yaygın birer davranış olmaktan çıkarmak, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Küle, hakim durumda olan teşebbüslerin bu durumlarını kötüye kullanmalarının, KOBİ’leri ve tüketicileri sömürmelerinin, rakiplerini dışlamalarının önüne geçeceklerini belirterek,, bu kapsamda tüketici odaklı ekonomik büyümeyi, ekonominin her alanında rekabeti güçlendirmeyi ve rekabet hukukunun yeni zorluklara yanıt verebilecek uyumlulukta olmasını sağlamanın Kurumun hedefleri arasında olduğunu belirtti.

Öncelik verecekleri sektörlere ilişkin de bilgi veren Küle, şunları kaydetti:

“Sıfır tolerans politikasıyla yaklaştığımız yeniden satış fiyatının tespiti uygulamalarının yaygın olduğu hızlı tüketim malları perakendeciliği, gıda, kimya ve sağlık, öncelediğimiz sektörler arasındadır. Çalışanların emeklerinin karşılığını alabilecekleri ve serbest iş gücü piyasasının tesisi de yine önem verdiğimiz alanlardandır.

Dijital pazarlardaki rekabete aykırı uygulamalar da odağımızda kalacak. Özellikle rekabeti daha başlamadan bitirmek üzere teknoloji alanında gerçekleştirilen öldürücü devralmalar, radarımızda olmaya devam edecek. Kurumun yoğunlaştığı sektörler ve müdahale araçları, tüketici odaklı ekonomik büyümeye destek verecek, ekonominin her alanında rekabeti güçlendirmeyi sağlayacak.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/rekabet-kurumu-baskani-kule-raf-fiyatlarina-yapilan-mudahaleler-kirmizi-cizgimiz/feed/ 0