Kur – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 09:00:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 KOBİ’lerin ihracatı düştü, finansman gideri iki katına çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/kobilerin-ihracati-dustu-finansman-gideri-iki-katina-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kobilerin-ihracati-dustu-finansman-gideri-iki-katina-cikti/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:00:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16867 İstanbul Sanayi Odası (İSO), “İSO-Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2023” araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

500 Büyük şirketlerine nazaran daha küçük ve orta ölçekli kuruluşları (KOBİ) kapsayan araştırma sonuçları, üretimden satışların 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 42,2 artarak 695 milyar liraya yükseldiğine işaret etti. 2023’te yüzde 67,7 olan yıllık enflasyondan arındırıldığında üretimden satışların reel olarak yüzde 13,7 gerilemesi dikkati çekerken, yılın ortalama enflasyonundan (53,86) arındırıldığında ise reel gerileme yüzde 7,6 oldu.

KOBİ’lerin üretimden satışlarının, 500 büyük sanayi kuruluşuna paralel olması dikkati çekti. Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2023 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Biska Tekstil 2 milyar 958 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 2 milyar 949 milyon TL ile Karel Elektronik ve 2 milyar 945 milyon TL ile Küçükçalık Tekstil takip etti.

KOBİ’lerin ihracatlarındaki düşüş dikkati çekti

2023 yılında zayıflayan küresel büyüme dinamiklerine rağmen Türkiye’nin ihracatı sınırlı da olsa (binde 5) 255,4 milyar dolara yükselirken, aynı dönemde sanayi ihracatı binde 2 düşüşle 245,6 milyar dolara gerilemişti.

İSO İkinci 500’ün ihracatı ise 2023’te yüzde 6,5 gerileyerek 15 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yaklaşık bir ay önce açıklanan en büyük 500 sanayi kuruluşunun ihracatı ise 2023’te yüzde 2,9 gerileyerek 95,1 milyar dolar olmuştu.

İSO’nun araştırma sonuçlarına göre bu durum, nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların dış pazarlara açılma ve rekabet gücünü koruma anlamında önemli ölçüde zorlandığını ortaya koydu.

Özellikle ihracattaki düşüşün etkisiyle İSO İkinci 500’ün Türkiye’nin toplam sanayi ihracatından aldığı pay 2023’te bir önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 6,1’e geriledi.

KOBİ’lerin finansman gideri bir yılda iki katına çıktı

İSO İkinci 500’ün dönem kârı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 26,8 ile sınırlı oranda artarak 94 milyar 741 milyon liraya yükselirken, dönem kârının net satışlara oranı ise yüzde 9,4’ten yüzde 8,2’ye geriledi.

KOBİ’lerin finansman gideri ise aynı dönemde yüzde 103 artarak 65 milyar 598 milyon liraya yükseldi.

Böylece finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 12,9 puan artarak yüzde 45,1 oldu.

Kârlılıktaki zayıf performans, kar ve zarar eden kuruluşlar sayısında da kendini gösterdi.

2022’de 43 olan zarar eden şirket sayısı, 2023’te 72’ye yükselerek 2018’den beri en yüksek seviyeye çıktı.

Net kambiyo zararı bir yılda 5 katına çıktı

KOBİ’lerin net kambiyo zararı, döviz kurlarındaki sert yükselişlerin etkisiyle 2022’deki 856 milyon liradan 2023’te 4 milyar 101 milyon liraya yükseldi.

Araştırma sonuçlarına göre net kambiyo zararındaki bu yüksek artışa karşın kambiyo işlemleri haricindeki diğer gelirlerden elde edilen net kar 18,5 milyar liraya çıkarak kur zararını fazlasıyla telafi etti. Üretim faaliyeti dışı gelirler içerisinde faiz, temettü, iştirak, menkul kıymet, duran varlık satışı, komisyon vb. gibi pek çok kalem yer alıyor.

Aktif toplamı, enflasyon düzeltmesinin etkisiyle 1,4 trilyon liraya ulaştı

2023 yılında enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile İSO İkinci 500’ün aktif toplamı yüzde 110,4 artarak 1,4 trilyon liraya ulaştı.

Bu artışın 343 milyar liralık kısmı enflasyon düzeltmesinden kaynaklandı.

Özkaynaklar 2023’te enflasyon düzeltmesi sonrası verilerle yüzde 152,1 oranında artarak 740 milyar liraya yaklaştı. Bu kalemde enflasyon düzeltmesinin etkisi 339 milyar lira oldu.

Devreden KDV alacakları yüzde 58 arttı

İSO’nun açıklamasına göre sanayicilerin son yıllarda makul bir çözüm bulunmasını beklediği konulardan biri olan devreden KDV alacakları, gerek İSO 500 gerekse İSO İkinci 500 şirketleri için ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.

İSO 500 için 2023 yılında enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile yüzde 36,5 artışla 66,8 milyar TL’ye yaklaşan KDV alacakları, İSO İkinci 500’de enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile bir önceki yıla göre yüzde 58,3 artarak 14,1 milyar TL’ye yükseldi.

KAYNAK: BLOOMBERG HT
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kobilerin-ihracati-dustu-finansman-gideri-iki-katina-cikti/feed/ 0
Gözler Moody’s kararında: Uzman isim ‘iki senaryo var’ diyerek açıkladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/gozler-moodys-kararinda-uzman-isim-iki-senaryo-var-diyerek-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gozler-moodys-kararinda-uzman-isim-iki-senaryo-var-diyerek-acikladi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:12:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15948
  • Haber7

  • Piyasalar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in bu akşam açıklayacağı kredi notu kararına odaklanırken, iş dünyasının önemli temsilcileri kuruluştan güçlü not artışı bekliyor.

    Ocak ayında Türkiye’nin not görünümünü yukarı yönlü revize eden Moody’s’in, değerlendirmesini 19 Temmuz Cuma gecesi yayınlaması bekleniyor. Yabancı ilgisinin arttığı dönemde kredi notu kararı önem taşıyor. Beklentiler kredi notunun en az 1 puan artırılarak B3’ten B2’ye çıkarılması yönünde. Ancak 2 kademe artış düşünenler de bulunuyor.

    Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,05 yükselişle 11.144,59 puandan başladı.

    Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını 23 Temmuz Salı günü açıklayacak. Banka bir önceki toplantıda politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit tutmuştu.

    Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Eylül ayında faiz indirimine gideceğine dair artan iyimserlik ve zayıflayan doların talebi artırmasıyla Çarşamba günü yükselişini tüm zamanların en yüksek seviyesine taşıdı. Hafta ortasında işlemlerde ise rekor sonrası altın fiyatlarında gevşeme görüldü.

    Piyasalarda gündemi Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, Haber7’ye değerlendirdi.

     

     

    GÖZLER MOODY’S KARARINDA!

    İki kademe not artışı ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, Moody’s’ten bir kademeli not artışına kesin gözüyle baktığını belirtti. Erbaş, yurt içi ekonomideki olumlu gelişmelerin piyasalara pozitif yansıdığını dile getirdi. Bir kademeli not artışı ile diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından da önümüzdeki süreçte not artışlarının yolunu açacağını ifade eden Yücel Tonguç Erbaş, merkez bankasının rezervlerindeki iyileşmenin önemini vurguladı. Moody’s kararı sonrası pazartesi günü beklenen üzerine bir kademeli not artışının piyasaya olumlu yansıyacağını dile getiren Erbaş, kar realizasyonlarını da beraberinde getireceğini belirtti.

     

     

    FAİZ İNDİRİMLERİ BAŞLAYACAK MI?

    Fed’in faiz indirimleri ile Avrupa ve Türkiye’de de faiz indirimlerinin başlayacağının daha önceden konuşulduğunu söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, senaryonun aksine Avrupa Merkez Bankası’nın geçtiğimiz ay bir faiz indirimine gittiğini ancak Fed’in faiz indirimlerini sene sonuna ötelediğini vurguladı. Erbaş, faiz indirimlerinin gündeme gelmesini ‘acele kararlar’ olarak nitelendirdi. Faiz indirdikten sonra duraksamaları piyasaların negatif algıladığını dile getiren Erbaş, Fed’in faiz indirmeme sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu belirtti. Global merkez bankalarından yola çıkarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nı değerlendiren Erbaş, merkezin ‘yeterli veri’ vurgusunun önemine dikkat çekti. Erbaş, TCMB’nin 2025 yılının ilk çeyreğinde bir faiz indirimine gidebileceği yönünde tahminlerde bulundu.

     

     

    ALTINDA FED ETKİSİ!

    Altın fiyatlarını etkileyen birçok bileşenin olduğunu söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, ons altında 2.450 seviyesinin kırılarak rekor seviyeleri altının test ettiğini belirtti. Kur tarafında hareketlilik beklemediklerini belirten Erbaş, gram altında belirleyici unsurun ons altın olduğunun altını çizdi. ABD’de yaşanan siyasi gelişmeler ile doların desteklendiğini belirten Tonguç Erbaş, ons altında son günlerde baskı yaşandığını dile getirdi. Geri çekilmelerin altında fırsat oluşturduğunu söyleyen Erbaş, yıl sonuna doğru altında yükseliş trendinin devam edeceğini de belirtti.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/gozler-moodys-kararinda-uzman-isim-iki-senaryo-var-diyerek-acikladi/feed/ 0
    TL’ye geçiş hızlandı https://www.foxtvhaber.com.tr/tlye-gecis-hizlandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tlye-gecis-hizlandi/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11702 Son dönemde yurtiçi yerleşiklerin dolardan TL’ye geçişi hızlandı. Merkez Bankası (TCMB) verileri de yabancı para mevduat gerilerken TL mevduattaki yükselişin sürdüğünü ortaya koyuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 17 Mayıs haftasında kur korumalı mevduatlar (KKM) 20.3 milyar TL geriledi. Böylece, sene başında 2.5 trilyon TL olan kur korumalı mevduat toplamı 17 Mayıs itibarıyla 2.1 trilyon TL’ye gerilemiş oldu.

    Kur korumalı mevduatlarla birlikte döviz mevduatlarında da gerileme de dikkat çekiyor. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı dönemde döviz mevduatları 1.2 milyar dolar azaldı. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki gerileme ise 1.1 milyar dolar seviyesinde oldu. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 10 Mayıs haftasında da 3.2 milyar dolar azalışla 172.6 milyar dolara gerilemişti. Parite etkisinden arındırıldığında bu düşüşün 4.3 milyar dolar olduğu görülmüştü. Peki, son dönemde TL’ye olan rağbetin nedeni ne?

    YATAY KUR REEL GETİRİ SUNMADI

    Uzmanlara göre, bu durumun ilk nedenlerinden biri son aylarda dolar/TL kurunun yatay seyrini koruması. Kur stabil gidince reel getiri göremeyen yatırımcı, TL mevduat faizlerindeki yüksek seyrin de etkisiyle TL’ye geçiyor.

    Hürriyet’e konuşan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, TL’ye geçişin enflasyon beklentileriyle de ilgili olduğunu söylüyor. “Şu anda Merkez Bankası’nın kredibilitesi bütün alt kalemlere etki ediyor. Bunlardan bir tanesi de enflasyon beklentisi” diyen Aydın, “Sıkı para politikasının da etkisiyle Merkez’in enflasyonu kontrol altına alabileceğine yönelik inanç artıyor. Böyle olunca, TL’deki stabil seyir ister istemez TL ve dövizde olan yatırımcıları etkiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Dövizde beklenilen süre uzadıkça ve reel getiri görülmeyince, TL mevduat faizlerinin de cazibesiyle TL mevduata geçiş hızlanabiliyor” diyen Aydın, “Bütün bunlar TL lehine gelişiyor. Bunun da etkilerini hem piyasada yani TL varlıkların üzerindeki fiyatlamalarda hem de tahvil ve hisse piyasasına girişlerde net olarak görüyoruz. Böyle olunca da özellikle önceki dönemlerde yaşanan sıkıntıların etkisiyle dövizde kalan, bankadaki parasını döviz olarak tutan kesim TL’ye geçmeye başladı” şeklinde konuştu.

    YÜKSEK MEVDUAT FAİZİ ETKİLEDİ

    Bankaların döviz mevduata verdiği faiz oldukça düşük iken, TL mevduat faizlerindeki yüksek seyir TL’ye geçişi destekleyen nedenlerden biri.

    TCMB verilerine göre, geçen ay itibarıyla  22 yılın zirvesine ulaşan mevduat faizi, son bir haftada 4.4 puan birden gerilemiş; banka şubesine gidip bire bir görüşmelerde ‘müşteri bazlı’ sunulan mevduat faizi de, bir ay içinde yüzde 60’tan yüzde 47’ye inmişti. Bu düşüşün ana nedeni piyasada oluşan TL likidite fazlası olmuştu. Ancak son haftalarda hızlı gerileyen mevduat faizi oranlarının TCMB’nin aldığı son önlemlerle yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor. Aydın da, TL mevduat faizlerinin yüksek kalmaya devam etmesinin TL’ye geçişi desteklemeye devam edeceğini aktardı ve tüm bunların uygulanan ekonomi politikalarının olumlu sonuçları olduğunu ifade etti.

    ‘İSTENİLEN BUYDU’

    Hürriyet’e konuşan İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros da, bu durumun aslında mevcut ekonomi politikalarının sonuçları dışında ek bir nedeni olmadığına dikkat çekiyor. Yani zaten ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalardaki ana hikayenin ‘TL’nin değer kazanıp, dövize olan talebin azalması’ olduğunu anımsatan Toros, şimdi de bunun sonuçlarının alındığını söylüyor.

    Gedik Yatırım Başekonomisti Serkan Gönençler de Aydın gibi stabil dolar kurunun etkilerine işaret etti. “Atmosfer değişti. Döviz kurunun iki aydır yükselmeyip stabil seyretmesi yerli yatırımcıyı da etkiledi” diyen Gönençler, “Bu durum yatırımcıyı döviz mevduattan TL mevduata kaydırdı” diye konuştu.

    DANANIN KUYRUĞU EYLÜLDE KOPACAK

    Peki, TL’ye geçiş süreci ne kadar sürer?

    Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, “Asıl zorlanacağımız dönem eylül, ekim ve kasım dönemi. Bizlerin ve Merkez Bankası’nın sınav vereceği bir dönem. Çünkü faiz indirim beklentisi oluşacak” diyor. “TCMB o dönem erken bir faiz indirim sinyali vermezse TL’ye geçiş hızlanır diye düşünüyorum” diyen Aydın, “Bu hem TCMB’nin tavrına hem de yurt dışı piyasaların seyrine bağlı tabii. Yaz aylarından sonra dövizde bir miktar yükseliş bekliyorum. Ancak ana gidişatı ve uygulanan kur-faiz denkleminin sonucunu net bir şekilde yılın son çeyreğinde göreceğiz” diye konuştu.

    KAYNAK: HÜRRİYET
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/tlye-gecis-hizlandi/feed/ 0
    Cevdet Yılmaz açıkladı: Kamu çalışanına destek geliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-kamu-calisanina-destek-geliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-kamu-calisanina-destek-geliyor/#respond Sat, 18 May 2024 02:36:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10927 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başak Şengül, Kübra Par ve Duygu Gözde Arslan’ın sorularını tv100’de yanıtladı.

    Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından satır başları:

    Hukuk ekonomiyle ilişkili bir alan. Bakanlarımız bu konuda yoğun bir gayret sarf ediyor. Bu alanda önemli çalışmalar yapılıyor. Mahkeme kararlarını bağımsız ve tarafsız yargının yaptığı değerlendirmelere bırakmak lazım. İlk derece ve üst derece mahkemeler var. Hukukun kendi için mekanizmalar var. Kim neyi eksik buluyorsa üst mahkemeye götürme olanağı var.

    “BATI BELLİ DAVALARDA TUTARSIZ DAVRANIYOR”

    Batılı dostlarımız bir taraftan yargı siyasallaşmamalı diyorlar bir taraftan da spesifik davalarla ilgili yargıdan ne beklediklerini söylüyorlar. Bu tutarsız bir yaklaşım. Esas olan spesifik hadiselerden ziyade yargı sisteminin tamamına iyileştirmeler yapmaktır. Yoksa birkaç sembolik mevzu üzerinden gerçek anlamda bir toplumsal sonuç üretemezsiniz. Bizim siyasetçi olarak görevimiz adalet sisteminin daha güvenilir hale gelmesi. Son 20 yılda bu alanda çok şeyler yapıldı. Bilişim sistemi altyapısından tutun, çeşitli kanunlarda değişimlere varıncaya kadar. Geçmişi de unutmamak gerekir. FETÖ meselesi yargıya ciddi bir darbe vurdu, yara açtı. Kolay değil bu süreçler.

    “YUMUŞAMAYI YARARLI BİR SÜREÇ OLARAK GÖRÜYORUM”

    Şengül’ün “Kimi siyasette yumuşama kimi normalleşme diyor, siz nasıl görüyorsunuz bu süreci?” sorusu üzerine Yılmaz “Olumlu görüyorum. Türkiye’nin kutuplaşmanın azaldığı, 85 milyonu ilgilendiren, ülkemizin geleceğini ilgilendiren birtakım konularda partilerin, liderlerin bir araya gelmesine daha fazla konuşmaya ihtiyaç var.” yanıtını verdi.

    “ÖZEL’İN KOBANİ YORUMUNA KATILMAK MÜMKÜN DEĞİL”

    Par’ın “Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davası için siyasidir eleştirisi geliyor dışarıdan. Aynı eleştiriyi CHP’nin yeni lideri Özgür Özel’de yapıyor. Ana muhalefet liderinin bu sözlerine ne dersiniz?” sorusu üzerine Yılmaz “Kesinlikle bu sözlerine katılmak mümkün değil. Tarafsız, bağımsız, kendi yargımızı sıfırlamak gibi bir şey olur. Böyle bir şey mümkün değil.” dedi.

    “ÇIKARILMAZSA BİLİN Kİ BU SİYASİ BİR KARARDIR”

    Bu gri liste meselesi önemli gerçekten. Türkiye’yi bu gri listeden çıkarma yönünde eski dönem bakanlarımız da yeni dönem bakanlarımız da ortaya çok iyi bir çaba ortaya koydular. Sadece bu kripto varlıklarla ilgili bir tartışma var o da meclisimizin gündeminde. Teknik anlamda, düzenleme anlamında bir eksiğimiz yok.

    “ESAS KRİTERİMİZ YERLİ ARAÇ KULLANILMASI”

    Esas kriterimiz yerli araç kullanılsın. Tabii ki zorunlu haller dışında. Zırhlı araç kullanması gerekiyor diyelim bir makamın yurt içinde de onun üretimi yok. Dolayısıyla o devam etmek zorunda. Kurumun araç havuzu olsun, ihtiyaç duyan oradan hizmeti alması yönünde tasarrufumuz var. Makam aracı tahsisi sürecek. Makam araçları kanuni sınırlara çekilecek. Kamu idareleri eski araçları elden çıkarıp, yeni yerli araçlarla daha verimli şekilde yola devam etsin.

    TASARRUF MEMUR ALIMINA NASIL ETKİ EDECEK?

    Kamuya eleman alınmayacak diye bir şey söz konusu değil, bir sınır getiriliyor. Ne kadar eksildiyse o kadar istihdam yapılacak. Bunu aşmamak istiyoruz. Kamuda 5 milyonun üzerinde çalışan var. Bir de personel harcamları tek seferlik değil, sürekli harcamayı gerektiren hususlar. Kamu hizmetlerini aksatmadan belli bir dönem için böyle bir sınır getirdik. Günün ihtiyacına göre planlama yapılmış olunacak. Şu an devam eden servisler süresi doluncaya kadar devam edecek. Toplu taşıma konusunda kamu çalışanlara destek sunulacak.

    “GENEL BİR SINIR KOYMA KARARI ALDIK”

    Şengül’ün Bir kişi birkaç yerden maaş alıyor vs. diye muhalefetin de çok yüklendiği bir alan. Birden fazla maaş alan kamu görevlileriyle ilgili ücretlere üst sınır denen bir sınırlama gelecek? Bu nasıl belirlenecek?” sorusu üzerine Yılmaz “Aslında bizim yıllardır genel bir uygulamamız var. Kaç sayıda yönetim kurulu üyeliğiniz olursa olsun sadece bir yerden ücret alma hakkı vermiştik biz. Maaşı dışında bir yerden alma. Bazı istisnaları vardı. Kamuoyunda bu konuyla ilgili bir tepki oluştu. Adaletsizlik duygusu oluşturdu. Genel bir sınır koyma kararı aldık.” dedi.

    “‘BAŞARIMIZI GÖRENLER GÖLGE DÜŞÜRMEK İSTİYOR”

    Arslan’ın “Mevcut durumda yapılan yorumlara ve IMF’nin yaptığı yorumlara baktığımızda biz Türkiye için bir reçete yazacak bir program uygulayacak olsa tam da bunu yapardık dediler bunu ne taraftan okumalıyız?” sorusu üzerine Yılmaz “Bence programımızın başarılı olduğunu görenler biraz gölge düşürmek için bu tür şeyler söyler söylüyorlar.” cevabını verdi.

    “ALGILARA DEĞİL VERİLERE BAKAN İNSANLAR BUNU GÖRÜYORLAR”

    Arslan’ın “Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not görünümleriyle güncellemelerini takip etmeye başladık. Güncellemeler devam edecek gibi görünüyor. Not görünümlerinin güncellenmesiyle beraber yabancı yatırımcının bir miktar daha teveccühünü daha fazla gördük. Bunun artarak devam etmesini beklemeli miyiz?” sorusu üzerine Yılmaz “Beklemeliyiz. Bir süreç bu. Adı üstünde orta vadeli program. Algılara değil verilere bakan insanlar bunu görüyorlar. Notlarımızda artışlar oluyor.” dedi.

    “HAZİNEMİZ ELVERİŞLİ ŞARTLARDA BAŞKA İMKANLAR BULUNCA TERCİH ETMEDİ”

    Par’ın “11 milyarlık bir yatırım sözü vardı 2021’de sonra 50’ye çıkardılar getirmediler. Söz veren ülke yabancı yatırımcıların sözünü tutmaması gibi bir sorun mu var bunun sebebi politik mi?” sorusu üzerine Yılmaz “Öyle değil, 50 milyar dolarlık bir taahhütte bulundular, bu 1 yıllık değil belli bir orta vadeli ağırlıklı kısmı da enerji alanındaydı. Finans tarafı da vardı. Finans tarafını da biz tercih etmedik, Türkiye’deki ortam iyileştikçe hazinemiz çokta elverişli şartlarda başka imkân bulunca tercih etmedi diyelim.” yanıtını verdi.

    “BİZİM KURLA İLGİLİ BİR HEDEFİMİZ YA DA TAHMİNİMİZ YOK”

    Arslan’ın “Sene sonu enflasyon beklentisine baktığınız zaman son enflasyon raporunda 2 puan yukarı güncellendi ama bir miktar daha kurun seyrinin bu şekilde gideceğine işaret ediyor, bu görüş doğru mu?” sorusuna Yılmaz “Bizim son 1 yıldır uyguladığımız politikalar TL’yi daha cazip hale getirici politikalar. Bir taraftan Merkez Bankamızın rezervlerinde çok ciddi artış oldu, diğer taraftan kurda da nispi olarak daha istikrarlı bir seyir var. Kurla ilgili şunu söylemek isterim Türkiye 2001’de yaşadığı ekonomik krizden sonra sabit kur rejiminden değişken kur rejimine geçti dolayısıyla bizim şu anda kurla ilgili hedefimiz ve tahminimiz yok.” yanıtını verdi.

    “BİZ SEÇİMDEN ÖNCE DE VATANDAŞLARIMIZI UYARDIK”

    Par’ın “Sosyal medyada dolar alın diye çağrılar vardı. Fakat seçim bitti dolar yükselmediği gibi neredeyse düşme eğilimi gösteriyor?” sorusuna Yılmaz “Bir ülkenin döviz ihtiyacı azalmışsa, dövize erişim kolaylaşmışsa niye bir anda dövizde artış olsun. Biz seçimden önce de vatandaşlarımızı uyardık.” cevabını verdi.

    “TOPLU ETKİYİ EYLÜL AYINDA GÖRMÜŞ OLACAKSINIZ”

    Par’ın “Kamuda tasarrufun toplamda ne kadar olacağını da merak ediyoruz?” sorusunu Yılmaz “Burada şunu tercih ettik, Eylül ayında orta vadeli programımızı güncelleyeceğiz. Orada bütçe açığı, cari denge, makro tahminlerimizle ilgili bütün tahminlerimiz güncellenmesi olacak o aşamada bu paket ve diğer izleyen çalışmalarımızın etkisini topluca görecek olacaksınız.” diyerek cevaplandırdı.

    “İZLEME SİSTEMİ İLE TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

    Şengül’ün “Orta vadeli program güncellenecek dediniz. Oraya geleceğiz ama müsaade ederseniz tasarruf paketi kısmını tamamlayalım. Uygulanması noktasında nasıl bir denetim olacak?” sorusunu Yılmaz “Bu çok önemli. En önemli eksikliklerden bir tanesi güçlü bir izleme ve denetleme sistemi. Bu yeni tasarruf programında güçlü bir izleme, denetleme sistemi ve hesap verebilirlik mekanizmasıyla birlikte.” şeklinde cevaplandırdı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-kamu-calisanina-destek-geliyor/feed/ 0
    İTO Başkanı Avdagiç’ten ihracat ve kur riski açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/#respond Thu, 09 May 2024 23:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10368 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon hedefleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. İstanbul Ticaret Odası’ndan (İTO) yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, TCMB’nin 2024 yıl sonu TÜFE tahminini yüzde 36’dan yüzde 38’e çıkarmasını, “Merkez Bankası’nın yaptığı bu yukarı yönlü güncelleme ekonomik programın başarısına gölge düşürecek boyutta değildir. Bilakis, cari piyasa koşullarını eş zamanlı olarak programa ve hedeflere yansıtan bu dinamik ve tutarlı yaklaşım hem yurtiçi hem de uluslararası piyasada ekonomi programına olan güveni pekiştirecektir. Enflasyonun temmuz ayı ile birlikte baz etkisinin de desteğiyle zirve seviyesinden hızla geri çekilmesini bekliyoruz. Böylece Türkiye dezenflasyonist sürece girmiş olacaktır.” diye konuştu.

    “YENİ EKONOMİ PROGRAMINI YENİ BİR KALKINMA HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”

    Enflasyonla mücadeleye dikkati çeken Avdagiç, enflasyonun baz etkisi ile yıllık bazda düşüyor olmasının önemli olmakla beraber, asıl takip edilmesi gereken verinin aylık enflasyon oranları olduğunu vurguladı. Avdagiç, “Önemle üzerinde durduğumuz bir husus da, daha evvel de ifade ettiğimiz gibi döviz kuru ile enflasyon arasındaki korelasyonun bozulmaması gerektiğidir. Enflasyonla mücadele çok önemli. Bu süreçte aynı zamanda ihracatçının rekabetçiliğini zora sokacak ve ithalatın cazibesini artıracak kur politikasının oluşturduğu riskleri de yakından takip etmek ve bu konuda da gerekli tedbirleri almak çok önemlidir.” değerlendirmesini yaptı.

    “Yeni ekonomi programını yeni bir kalkınma hikayesine dönüştürmeliyiz” diyen Şekib Avdagiç, sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek için, ‘yüksek teknolojiye dayalı üretim ve ihracat stratejileri geliştirmemizin’ zorunlu hale geldiğini kaydetti.

    “SON GELİŞMELER DE İYİMSER BEKLENTİLERİMİZİ ARTIRIYOR”

    Avdagiç, “Biz Türkiye’nin, sadece rakamsal büyümeyi değil, gerçek refahı tesis edecek kalkınma hikâyesini yazacağına inanıyoruz” dedi.

    Bu hikâyenin iki temel unsurunun, ‘iyi yönetişim’ ile ‘kaynak-harcama dengesi’ olduğuna inandıklarını kaydeden Şekib Avdagiç, “Bu kapsamda yatırım ortamını iyileştirecek iklimin tesisi, eğitim sisteminin yüksek teknolojili üretimi ve mesleki eğitimi güçlendirecek şekilde yeniden kurgulanması, rekabetçi üretimin desteklenmesi, denk bütçe ve hukuksal reformlar da son derece önemli başlıklar” diye konuştu.

    Avdagiç, mevcut ekonomi programının iyi çalışmasının gelecek için iş dünyasını ümitlendirdiğini kaydetti. Avdagiç, “Son gelişmeler de iyimser beklentilerimizi artırıyor. Ayrıca uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not artışları, enflasyonla mücadele ve finansal istikrar programına güveni teyit ediyor. Fitch Ratings’in ardından S&P de Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. İlave olarak her iki kuruluşun değerlendirmesinde de görünümün “pozitif” olması, bir sonraki notun potansiyel olarak artışa işaret etmesi bakımından ayrıca önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    “TEMMUZ AYI İLE TÜRKİYE DEZENFLASYONİST SÜRECE GİRMİŞ OLACAKTIR”

    Avdagiç, hem IMF hem de Dünya Bankası yetkililerinin “Türkiye’nin doğru yolda ilerlediği” yönündeki beyanlarının, programın uluslararası alanda da kabul gördüğünü ortaya koyduğunu belirtti. Avdagiç, şunları söyledi: “Bunları çok önemsiyoruz. Çünkü bize iki fayda sağlıyor:

    Birincisi Türkiye’nin ve Türk şirketlerin yurtdışı borçlanma maliyetini aşağı çekiyor. İkincisi de yabancı yatırımcı girişinde önemli bir katalizör işlevi görüyor. Bunlar bileşik kaplar gibi birbiriyle bağlantılı. Gerek yabancı sermaye girişi, gerekse dış kaynak maliyetindeki ucuzlama döviz kurundaki oynaklıkları da azaltacaktır.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ito-baskani-avdagicten-ihracat-ve-kur-riski-aciklamasi/feed/ 0
    TİM’den enflasyon ve dolar açıklaması: Bir yıl da kar etmeyin https://www.foxtvhaber.com.tr/timden-enflasyon-ve-dolar-aciklamasi-bir-yil-da-kar-etmeyin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/timden-enflasyon-ve-dolar-aciklamasi-bir-yil-da-kar-etmeyin/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7744 Haber7’ye açıklamalarda bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, ihracatta hedefleri anlattı, rekabetçi kur ile ilgili önemli mesajlar verdi. Gültepe ayrıca enflasyonun sebeplerine dikkat çekti.

    “AMERİKA, TÜRKİYE İÇİN POTANSİYELİ YÜKSEK BİR PAZAR”

    “2023’e göre 2024’te ihracatımız daha pozitif bir seyir izliyor. Ocak ve Şubat ayında ihracattaki büyüme çift haneli oldu. Şubat ayında 27 sektörümüzün 20’si artıda sadece 7’si ekside” diyen Gültepe, ihracatta pazar çeşitliğinin artması için 2023’te 200’ün üzerinde ticari heyet ve fuarlara katıldıklarını hatırlattı. “61 ihracatçı birliğimiz ve 27 sektörümüz ile gitmediğimiz ülke neredeyse kalmadı” dedi.

    2024 yılında da ziyaretlerin hızla devam edeceğine dikkat çeken Gültepe, Kuzey ve Güney Amerika’nın Türkiye için potansiyeli yüksek pazarlar olduğunu belirtti. “Körfez ülkeleri ve Uzak Doğu ülkeleriyle de ticareti artırmak öncelikli hedeflerimizden” diye konuştu. Tüm dünyada pazar paylarını artırmak için çalıştıklarına işaret eden Gültepe, her ay 2 ya da 3 ülkeye ticari ziyaretler düzenlediklerini ifade etti. 

    “Lojistik, hem mal hem de hizmet ihracatının en büyük partneri” diyen Gültepe, lojistik alanında istedikleri konumda olmadıklarını belirtti. “Ulaştırma Bakanı’mızla istişare içerisindeyiz. Bayramdan sonra Ulaştırma Bakanlığı ve TİM arasında çalıştay düzenlenecek. Lojistik anlamda Türkiye nerede Dünya nerede masaya yatıracağız” dedi.

    Gültepe, lojistik alanda daha ileri bir noktaya gidilebilmesi için hayata geçirilmesi gereken yatırımlar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

    “İHRACATÇI, FİNANSMANI ÜRETİM İÇİN KULLANMALI”

    Türk ihracatçısının en büyük probleminin kur nedeniyle rekabetçiliğini kaybetmesi olduğuna dikkat çeken Gültepe, finans ile ilgili ise çok iyi bir noktaya geldiklerini belirtti. İhracatçı firmaları uyardı. “İhracatçılar kendilerine sağlanan finansmanı üretim için kullanmalı, finansal enstrüman olarak kullanmamalı. Merkez Bankası bu durumu yasaklamalı ve cezalandırmalı” dedi. Merkez Bankası’nın ihracatçılara kullandırdığı reeskont kredisinin uygun faizli olmasının üretim için oldukça önemli olduğunun altını çizen Gültepe, “Ekonomi yönetimimize ve Merkez Banka’mıza çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

    “YÜKSEK KUR DEĞİL, SABİT KUR İSTİYORUZ”

    “Türkiye’de 120 bin ihracatçı, 65 tane ihracatçı birliği ve 27 sektör var. Altını büyük harflerle çiziyorum ihracatçı yüksek kur istemiyor. Girdi maliyetleri ne kadar artıyorsa kurun da o kadar artmasını istiyoruz” diyen Gültepe, dünyadaki ihracat pastasından aldıkları payı büyütebilmeleri için rekabeti korumalarını gerektiğini belirtti. “Kur ile girdi maliyetleri arasındaki bağlantıda budur” dedi.

    Son yıllarda kur ile maliyet girdileri arasındaki makas farkının çok açıldığını ifade eden Gültepe, fiyat istikrarının bir an önce sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Kurun enflasyonu tetikleyen tek etken olmadığına dikkat çeken Gültepe, sürekli tüketim eğiliminde olunması nedeniyle fiyatlarda fahiş artışların yapıldığına işaret etti. Fahiş artışların ve fırsatçılığın enflasyonu körüklediğini söyledi.

    “TÜRKİYE’DEKİ ENFLASYONUN YARISI FIRSATÇILIK”

    Enflasyonla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Gültepe, “Türkiye’deki yüksek enflasyonun yarısı fırsatçılıktan kaynaklı” dedi. Firmalara çağrıda bulunan Gültepe, “Bu ülke hepimizin firmalar bir yıl ya da bir buçuk yıl kar yapmasa bile ayakta kalır” diye konuştu. Tüm iş insanlarının ve esnafın enflasyonla mücadeleye destek olması gerektiğini vurguladı. 

    Orta Vadeli Program’a güvendiklerini ifade eden Gültepe, “Merkez Bankası fiyat istikrarı noktasında yapması gereken hamleleri yapıyor” dedi. Ekonomi yönetiminin ihracatçıyı her alanda desteklediğini ifade eden Gültepe, önümüzdeki dönemlerde ihracatçı için yeni desteklerin devreye alınacağını belirtti.

    Gültepe, “Pazar günü gerçekleşecek yerel seçim sonrası Türkiye 4 yıl sürecek seçimsiz bir döneme girecek. Bu durum da ekonominin ilerlemesi için oldukça önemli” diye konuştu.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/timden-enflasyon-ve-dolar-aciklamasi-bir-yil-da-kar-etmeyin/feed/ 0
    Cevdet Yılmaz açıkladı! Seçimden sonra ekonomide neler olacak? https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-secimden-sonra-ekonomide-neler-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-secimden-sonra-ekonomide-neler-olacak/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7293 Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

    “TÜRKİYE’DE SİYASİ BELİRSİZLİK BİTTİ”

    Türkiye’de siyasi belirsizliğin bittiğinin altını çizen Yılmaz; “Ekonominin düşmanı belirsizlik. Ortadan kalkmış oldu. Hemen ardında OVP’yi açıkladık. Öngörülebilirliğin olduğu bir döneme girdik. OVP’deki hedeflerin çoğu gerçekleşti. Hatta bazı alanlarda daha fazlası gerçekleşti. Örneğin büyüme. Dünya 3 büyürken Türkiye 4,5 büyüdü. OVP’de 4’tü hedef. İstihdam da böyle oldu. Tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimiz çok iyi performans gösterdi. Cari açık geçen yılın ortalarında 60 milyar dolara kadar çıkmıştı. Yıl sonunda 45 milyar dolarla kapatmıştık. Şu an 33 milyar dolara geriledi. Bazı ekonomistler ‘Türkiye’de bütçe açığı patlayacak’ dedi. Depremin etkisine rağmen 5.2 oldu bütçe açığı depreme rağmen. OVP’de 6 idi bu. Deprem harcamalarını düştüğünüz zaman 1.6. Nereden bakarsanız bakın tüm makro göstergelerde iyiyiz. Bir tanesi hariç. O da enflasyon.” ifadelerini kullandı.

    “OVP’nin başarıyla icra edildiğini rahatlıkla söyleyebilirim.” diyen Yılmaz, “Bu tür programların netice vermesi zaman ister. Adı üstünde 3 yıllık plan.” ifadelerini kullandı.

    “SOSYAL MEDYADA SPEKÜLATİF BİR HAVA OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Sosyal medyada spekülatif hava oluşturulmaya çalışıldığının altını çizen Yılmaz, “Ekonomide temeller diye bir kavram vardır. Temeller sağlamsa bu tür spekülasyonlar geçer. Döviz ihtiyacının artması için dövize ihtiyacının artması lazım. Döviz ihtiyacımız azaldı. Biraz önce açıkladım. Turizmimiz ihracatımınız iyi gitti. Bankalar şirketler finansmana çok kolay erişiyor. Bu tür tartışmaların temeli yok. Vatandaşımız bunu bilmeli. Reel bir zemini yok bu işin. Uzun vadeli sermaye girişi için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Doğrudan yatırımlar biraz daha zaman istiyor. Bu yılın ikinci döneminde küresel ortam değişecek. Gelişmiş ülkelerin para politikasında farklılık bekleniyor. Faizi düşürecekler. Düşürdükçe gelişmekte olan ülkelere fon geçişi olacak. Batı, Çin dışı ülkelere yatırım yapmak istiyor. Buna hazırlıklı olduğumuz zaman bu fırsatları kullanacağız.” dedi

    “SEÇİMDEN SONRA DA OVP’Yİ HAYATA GEÇİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yılmaz: “Geçen Mayıs’ta genel seçim yaptık. Orada tartışmaları bir ölçüde anlayabilirim. Bugün bir yerel seçim yapıyoruz. Bunu unutuyoruz. Biz Meclisimizi de  Cumhurbaşkanımızı da seçtik. Yerel seçimde ulusal politikaların değişmesini beklemek hiçbir temeli yok. Bu tarz şeylerin küçük yatırımcıya zarar vermesinden endişe ediyoruz. Biz yerel seçimden sonra da OVP’yi hayata geçirmeye devam edeceğiz.” dedi.

    “BUNLAR TÜRKİYE’YE ZARAR VERMEYE YÖNELİK SİYASİ ÇALIŞMALAR”

    Bunların Türkiye’ye zarar vermeye yönelik çalışmalar olduğunu belirten Yılmaz, “Bir kısmı da geçmiş seçimlerden gelen hafıza. Geçen seçim genel seçimdi. Bu farkı daha iyi anlatmamız gerekiyor. Seçimden sonra bunun olumluya döneceğini düşünüyorum. Pompalanan karamsar havanın hiçbir karşılığı olmadığı görülünce ekonomimize iyi havası olacaktır. Vatandaş, yabancı para alıp yastık altına koyuyorsa o parayı basan ülkeye 0 faizle kredi veriyor demektir. Bu tür uygulamalar tasarruf sahibine de zarar veriyor. Dolarda da enflasyon var. Zaman içerisinde o da değer kaybediyor. Kaynaklarımızı atıl tutarak da ekonomimize zarar veriyor.” ifadelerini kullandı.

    “BU SON ZAMANLARDAKİ OYNAKLIK BİTECEK”

    Yılmaz, vatandaşlarımızın dövize karşı çok hassas olduğunu belirtirken, “Ekonomi iyiye mi kötüye mi gidiyor diye dövize bakar. 2002’den önce sabit kur rejimi vardı. Sabit kur rejimlerinde enerji birikimi olur ve bir anda patlar. 2002’den sonra serbest kur rejimine geçtik. Küçük küçük etkilerle enerji yayılır. Enflasyonla mücadele eden ülkede normalde kur enflasyonun altında seyreder. Kurda nominal değişim vardır. Bir de reel kur vardır. Reel kur enflasyonundan arındırılarak bakılır. Nominal değişim normal kurdaki değişimdir. Nominal kur artmaya devam eder enflasyon artarken. Enflasyondan fazla artması beklenilmez. Bu çerçevede de geçen yılın sonlarına doğru sabitlenme olmuştu. Bu son zamanlardaki oynaklık da bitecektir.” ifadelerini kullandı.

    “EMEKLİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Emeklilerle ilgili konuya da değinen Yılmaz, emekli vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

    “Bütçemizi sonuna kadar zorlayarak emeklimizin çalışanımızın yanında olduk. Bir taraftan büyüyeceğiz bir taraftan da büyümenin nimetlerini topluma yayacağız. 8 ile 12 bin TL promosyon verilecek. Kamu bankaları yapacak. Özel bankalara da çağrı yapalım. Müşteri kaybetmek istemeyen özel bankalar da yapacaktır diye düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte ekonomimizi büyüttükçe emeklimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”

    “KAYIT DIŞININ ÜSTÜNE GİTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yılmaz: “Emekli sayımız 16 milyonu buldu. Bu yüksek bir rakam. 90’lı yılarda yapılan düzenlemelerin etkisi var, EYT’nin etkisi var. 2,5 milyon emekli sisteme dahil oldu. Bu geçmişten gelen yük. Bunları yöneteceğiz. Burada en önemli husus, prim ile gelir arasındaki denge. Ne kadar çok prim ödediyseniz o kadar çok gelir elde etmeniz lazım. Biz kamu olarak bunu bir miktar daha yükseltmeye çalışıyoruz. sosyal güvenlik sistemimizin sürdürülebilirliği önemli. Kayıt dışılıkla mücadele önemli. Biz sadece kayıtlıdan bunları ödüyoruz. 32 milyondan 24 milyonu kayıtlı. Kayıt dışının üstüne gitmeye devam edeceğiz. Bu da sosyal güvenlik sistemimizin sürdürebilirliğine katkı olacak.” dedi.

    “GRİ LİSTEYLE İLGİLİ BAKANLIĞIZIN ÇALIŞMASI VAR”

    Yılmaz konuşmasında, “Gri listeyle ilgili Maliye Bakanlığımız ciddi çalışma vardı. Bir ekip gelip bu çalışmaları sahada görecek. Kripto paralarla ilgili düzenleme eksik kalmıştı. Meclis grubumuza taslak çalışmalar iletildi. O yasanın çıkması ve gelecek grubun incelemesiyle gri listeden çıkılacak. Zaten saha incelemesinin olması oldukça olumlu tablonun göstergesi. Fitch görünümü pozitife çevirdi. Bunun devamı gelecekti. Yapısal reformlar olacak ve 4 yıl seçimsiz bir döneme giriyoruz. Bununla birlikte not artırımı gelecektir. Yapısal reform yaptığınızda kısa vadede beklenti kanalıyla olumlu etkilerini görürsünüz. Somut etkileri itibarıyla ve beklenti kanal dikkate alındığında yapısal reform çok önemli.

    12. planımız var. Oranın da odağında yeşil ve dijital dönüşüm var. Bunlar hep yapısal dönüşüm öngören hususlar. Geçen yıl ekonomimiz 1 trilyon doları geçti. Dünya Bankası’nın bir sınıflandırılması var. 14 bin geliri geçtiğiniz zaman yüksek gelirli ülkeler sınıfına giriyorsunuz. Bu önemli bir eşik. Bu önemli eşiği yapısal reformlarla geçeceğiz. Bu da vatandaşımızı olumlu yansıyacak. Refah artışı olacak.” ifadelerine yer verdi.

    Ayrıca Yımaz, “Terörün iki etkisi var. Biri doğrudan etkisi. Can kayıpları gibi. Bir de atıl kalan yaylalar gibi. Bu da dolaylı etki. Tüm bunların bedelini hem bölge hem Türkiye ödedi. Şimdi tam tersi bir dönem. Terör marjinalize olmuş durumda. Bu da faydalar doğuruyor. Terörün yıkıcı etkileri kısa sürede gerçekleşiyor bu olumlu etkiler ise zaman alıyor. Gabar’daki petrolden tutun Bingöl’deki Sütaş yatırımına kadar. Doğunun güneydoğunun Türkiye’ye yük olması mümkün değil. Bereketli bir toprak. Önümüzdeki dönemlerde o bölgelerde Türkiye ortalamasının üstünde büyüme göreceğiz. Bir yandan bölgede bir yandan da metropollerde faydasını göreceğiz. Tersine göç göreceğiz. Ben bunu gördüm.” dedi.

    RUSYA’YA GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

    Rusya’da yapılan saldırıyla ilgili de konuşan Yılmaz, “Rusya’ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Rusya makamlarının yapacağı açıklamaları takip etmek lazım. Terörün tüm dünyanın belası. Ülkelerin teröre karşı işbirliği yapması lazım. Çünkü hepimizin belası terör. Hangi başlık altında olursa olsun terörü lanetliyoruz. Terörün insanlık dışı olduğunu bir kez daha buradan ifade edim.” dedi.

    “TERÖRÜN OLDUĞU ORTAMDA DAHİ KAMU YATIRIMLARI YAPTIK”

    Yılmaz: “Yüksekova’ya 5 yıldızlı otel açıldı. Gidip açılışını yapacağız. Şırnak’ta seralar kurulacak. Tarımsal üretimi artırdığımızda enflasyona da katkı olacak. Terörün olduğu ortamda dahi kamu yatırımları yaptık. Asıl kayıplarımız özel sermayede olmuştu. Yeni oluşan ortam özel yatırımlara güç veriyor. Külliye’de toplantı yaptık. İş inşalarını da davet ettik. Özel projeler geliştirin bu bölgelere dedik. İnsanımıza seslenelim. Doğu ve Güneydoğu’ya gitsinler. Buralar medeniyet yerleri. Medya imajlarıyla gerçekler örtüşmüyor. Gerçekler zihinlerden daha dinamik. Gerçekler değişiyor ama zihinler biraz daha inatçı. Zihinler biraz daha geç değişiyor.” dedi.

    “TÜM BELEDİYELERİMİZ İÇİN KAYNAKLAR EŞİT”

    Yılmaz, “AK Parti’nin sloganı ‘Gerçek Belediyecilik’. Gerçek belediyecilikten şunu anlıyoruz. Bir belediye başkanı, başkanlığı ideolojik amaçlarla da kendi kariyeri için de kullanıyorsa gerçek belediyecilik yapmıyordur. Bizim 90’lı yıllarda Cumhurbaşkanımızın oluşturduğu bir model var. Halkların sorununu çözen bir model. O zaman merkezi hükümet farklıydı. Ona rağmen Cumhurbaşkanımız devasa sorunları çözdü. Başarısızlıklarına bahane aramasınlar. Sen gelen kaynakları doğru kullanırsan çözersin. 2002 yılında belediyelere 5 milyar TL göndermişiz, geçen yıl 500 milyar TL gönderdik. Hiçbir ayrım yapmadık. Tüm belediyelerimiz için kaynaklar eşit. 2004’te belediyecilik kanununu değiştirdik. Belediye popülist işlere, reklamlara para harcarsa sonuç bu olur. Bu söylemler ‘başarısız oldum’ demektir. Kaynakları iyi kullanan belediye başkanının başarısız olması mümkün değil. İstanbul 5 yıl kaynaklardan yedi. Bir 5 yıl daha böyle gitmez. Kesinlikle bir ayrımcılık söz konusu değil. Dış kredi kullanacaksa sadece merkezi idareye gelir. Orada da ölçütler bellidir. AK Partili belediye de olsa CHP’de olsa umuyorsa ‘yok’ dersiniz. Burada ayrım yapmak söz konusu değil. Kabul edilen de reddedilen de projeleri olur. Esas olan belediyenin kaynakları ne kadar etkin kullandığıdır. Hiçbir bahanenin arkasına sığınmasınlar.” ifadelerini kullandı.

    “EN UYGUN ADAY MURAT KURUM’DUR”

    Murat Kurum’u uzun yıllardır tanıdığını belirten Yılmaz, “İstanbul’a odaklı. Ulaşım ve dirençli şehir önemli. Bu noktada somut projeleri var. Emlak Konut’ta TOKİ’de çalıştı. Sahadan biliyorum kendisi. Bingöl depreminde sahada çalıştı. Sonuç odaklı bir arkadaşımız. Sorunları masada bırakmaz. İstanbul’un da tam buna ihtiyacı var. İstanbul’un polemiğe ihtiyacı yok. İstanbulluların sorunların çözümüne ihtiyacı var. Bunun için de en uygun aday Murat Kurum’dur.” ifadelerini kullandı.

    “İMAMOĞLU NE VAADETTİĞİNİ BİLE HATIRLAMIYOR”

    Ekrem İmamoğlu’nun geçen 5 yıl için geçer bir not alamayacağını düşündüğünü belirten Yılmaz, “5 yılda sermayeden yedi. Niye bu 5 yılı boş geçirdik? Kayıp yıllar var. Yeterince hizmet edilmediği bir dönem oldu. Daha çok genel siyaset yapmaktan hoşlanan biri. İstanbul tek taşına uğraşılmayı hak eden bir şehir. İstanbul’da yeterince mesele var. Murat Kurum’un afet ve ulaşım projeleri önemli. Afet olmadan önce harcadığınız 1 lira afetten sonraki 7 liraya denk geliyor. Afetten önce riskleri azaltan projeler gütmeniz lazım. 650 bin konut gibi. Ulaşım da temel sorun. Bu konularda da Murat Bey çok hazırlıklı. Somut projeler ortaya koydu. Laf olsun diye değil. İmamoğlu’na bir soru soruldu. Ne vaat ettiğini bile hatırlamıyor. Siyasete güvenin özü şudur. Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz söylediğiniz şeyi de yapacaksınız. Bunun da hesabı sandıkta sorulmalı.” dedi.

    “MURAT BEY’İ AVANTAJLI GÖRÜYORUM, ‘SADECE İSTANBUL’ DİYOR”

    Yılmaz, “Her partinin alacağı oy önemli. Yarışın Murat Bey ile İmamoğlu arasında geçeceği belli. DEM Parti’nin de iddiaları var. Güçlerini ortaya koyma çabaları var. Seçmen kendisine göre bir değerlendirme yapacaktır. Genel seçimlerle yerel seçimlerin farklı olduğunu düşünüyorum. Parti adetleri önemli elbet. Kim iyi bir iş ve yaşam ortamı oluşturur diye bakıyor insanlar. Daha çok yerel gündeme bakarak da insanlar karar verebiliyorlar. Yerel gündeme bakıldığında Murat Bey’i ciddi avantajlı görüyorum. Ciddi hazırlıklılar yapmış durumda. ‘Sadece İstanbul’ diyor.” ifadelerini kullandı.

    ABD İLE İLİŞKİLER

    Amerika ile ilişkilere de değinen Yılmaz, “NATO’da müttefikimiz ABD. En önemli mesele terörle mücadele. ABD’ye bir takım terör yapılanmalarıyla değil devletler birbiriyle çalışmalı’ diyoruz. Bizim gündemimiz çok açık. Devletler teröre karşı işbirliği yapmalı. Türkiye’nin milli menfaatleri söz konusu olduğundan bizim pozisyonumuz çok nettir. ABD de olsa Almanya da olsa aynı. ABD sadece siyasi bir güç değil. Önemli bir ekonomik güç. Burayla ilişkilerin güçlenmesi ekonomimize katkı sağlayacaktır. ABD ile pozitif süreç içerisindeyiz. Terör konusundaki yaklaşımlar çok kritik. Pozitif bir gündeme girdiğinizde bir sorunu çözmek diğer sorunları da çözmeye yardım eder.” dedi.

    IRAK VE TERÖRLE MÜCADELE

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sözlerine şöyle devam etti;

    “Yeni konseptin getirdiği yeri görüyoruz. Teröre kaynağında müdahale etme konsepti. Bu stratejinin bizi getirdiği yerdeyiz. Terör içerde marjinalize oldu. Ülke dışında mücadelemiz devam ediyor. Sınır dışımızda mücadele ettiğimiz için ülke içinde rahatız. Uzun yıllardır Irak’ta ciddi terör yapılanması var. Irak hükümetiyle sağladığımız uzlaşma çok önemli. 

    Bu bölgeler bizim komşularımız. Bölge kalkınmadan ülkeler de amacına ulaşamazlar. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Burayı terörün tartışıldığı bölge değil kalkınmanın tartışıldığı bölge haline getirmemiz önemli. Kalkınma Yolu Projemiz çok önemli. Bu bölge terörden temizlenecek. Hangi ad altında olursa olsun. DEAŞ ve PKK ile mücadeleyi bu bölge kazanacak. Daha sonra da refaha yoğunlaşacağız. Bu bölgede farklı bir atmosfer oluşturacağız.”

     

    Haberin Ayrıntıları Geliyor…

    Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

    App Store Google Play Takip Et

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-acikladi-secimden-sonra-ekonomide-neler-olacak/feed/ 0
    Hem icra, hem de vergi memurluğu yapıyoruz https://www.foxtvhaber.com.tr/hem-icra-hem-de-vergi-memurlugu-yapiyoruz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hem-icra-hem-de-vergi-memurlugu-yapiyoruz/#respond Mon, 18 Mar 2024 05:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6799 Sanayi ve kamu arasındaki verimliliği esas almak gerektiğinin altını çizen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Çok sayıda gereksiz ve verimsiz bürokrasiyle uğraşıyoruz. Burada otoritenin kesişmelerinin dayağını yiyoruz. Hem icra memuru hem de vergi memurluğu yapıyoruz. Bu da bizim enerjimizi emiyor” dedi.

    İş dünyası, Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği’nin (EVSİD) sahur programında ‘verimlilik’ mesajı verdi. EVSİD Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, EVSİD Başkan Vekili Oğuzhan Durmuş ve EVSİD Kurucu Başkanı Burak Önder’in ev sahipliğinde bu yıl üçüncü kez yapılan programın teması ‘Üretim ve İhracatta Verimlilik’ oldu.         

    Moderatörlüğünü EKONOMİ Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz’un yaptığı programa; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, önceki dönem TİM Başkanı İsmail Gülle, Bozdağ Film Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bozdağ, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Recep Erçin konuşmacı olarak katıldı.

    Çalışanın ortalama ücreti 1200 dolar

    Verimliliğin ölçülmediği takdirde yönetilemeyeceğini belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Verimlilikte en büyük faktör insan. Mavi ve beyaz yakanın maliyetinin ortalama 1200 dolar olduğu bir ülkede ürün satmak kolay değil. Eskiden işçilik paylarımız yüzde 20-25 arasındayken, şimdi yüzde 40’a dayandı. Mehmet Şimşek Bakanımız, ‘kurla rekabetçilik olmaz’ dedi. Bizim asla öyle bir beklentimiz yok. Girdi maliyetlerimiz ne kadar artarsa kurun da o kadar artması lazım. Sonuç itibariyle bu da bir verimliliktir” dedi.        

    Avrupa, beyaz yakamıza hücum ediyor

    Hem nitelik hem nicelik anlamında insan kaynağı için orta ve uzun vadeli planlar yapılması gerektiğine dikkat çeken İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Bizim de işin ortağı olacağı bir modelle kamu ile bu işi beraber yapmalıyız. Avrupa’nın insan ihtiyacını giderme noktası biz olmaya doğru dönüyoruz. Bu çok tehlikeli bir gidişat. Eskiden mavi yakamıza hücum eden Avrupa şimdi de beyaz yakamıza hücum ediyor. Yaşanan enflasyon ve hayat pahalılığı maalesef beyaz yakanın batı toplumlarını tercih etmesini ihtiyaç haline getirdi. İnovasyon ilk olarak insan kaynakları departmanında olmalı” diye konuştu.          

    Sanayi ve kamu arasındaki verimliliği de esas almak gerektiğine değinen İTO Başkanı Şekib Avdagiç de, “Birçok veriyi defalarca kamu ile paylaşmak zorunda kalıyoruz. Buna bağlı olarak çok sayıda gereksiz ve verimsiz bürokrasiyle uğraşıyoruz. Burada otoritenin kesişmelerinin dayağını yiyoruz. Yani aynı konuya ilgili iki veya üç bakanlıkla muhatabız. Çalışanın telekomünikasyon şirketine olan borcunu bile tahsil noktasında bizi tahsilat memuru gibi kullanıyorlar. Bizim ödediğimiz KDV’yi altımızdaki kişiler ödemediği zaman bizi sorumlu tutuyorlar. Dolayısıyla hem icra memuru hem de vergi memurluğu yapıyoruz. Bu da bizim enerjimizi emiyor” ifadelerini kullandı. 

    “Sektörlerin kümelenme sanayisine geçmesi lazım”

    Türkiye’deki KOBİ’lerin sayısının 3,4 milyon olduğunu kaydeden İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, “Bu KOBİ’ler 110 milyar dolar ihracat, 11,5 milyon kişilik istihdam sağlıyor. Artık otomotivde olduğu gibi tüm sektörlerimizde kümelenme sanayisine geçmemiz lazım” dedi.           

    Sanayicilerin ihtiyacı olan personeli istediği şekilde bulamadığına dikkat çeken İKMİB Başkanı Adil Pelister, verimliliğin sağlanması için yeşil dönüşümün öğelerini de iyi anlamak gerektiğinin altını çizdi.          

    Böyle bir dönemi daha önce görmediğini vurgulayan önceki dönem TİM Başkanı İsmail Gülle, “2021’de kimse verimliliği konuşmuyordu. O dönem iyi para kazandık. Tek sorun daha fazla üretim ve kapasiteyi artırmaktı. Şimdi kur avantajını ve rekabetçiliği kaybettik. Bu maliyet yapısında herkesin ince hesap yapması gerekiyor” şeklinde konuştu.           

    “Yapısal sorunların çözümü için çalışmalıyız” 

    Türk sanayicisinin ve ihracatçısının son dönemlerde çok farklı problemlerle mücadele ettiğini kaydeden EVSİD Başkanı Talha Özger, “Eğer problemlerimizi aşabilirsek ihracatta çok daha ön plana çıkabiliriz. Dünyada çok fazla gidilecek, görülecek nokta var. Tüm üreticilerimiz, sanayicilerimiz, ihracatçılarımız bu mantıkta olursa, hep birlikte koşmaya devam edersek başaramayacağımız hiçbir şey yok” diye konuştu.          

    Verimliliği gündeme almadan ekonomide ve işletmelerde sürdürülebilirlik ve katma değerin sağlanamayacağına dikkat çeken EVSİD Kurucu Başkanı Burak Önder, “Sanayicimiz ve ihracatımız sadece kur, faiz, enflasyon sarmalını konuşmamalı, yapısal sorunların çözümü için de çalışmalı. Büyümeden gelişmeye giden yolu düşünebilirsek, mücadele edersek sanayimizin ve ihracatımızın önü açık” ifadelerini kullandı.         

    Üretimde yeni bir döneme geçildiğini belirten EVSİD Başkan Vekili Oğuzhan Durmuş, “Artık her şeyin değiştiği, üretimin yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. Şu anda daha az alanda, daha az enerji harcayarak, daha az insan gücü harcayarak, daha fazla üretmek için çalışmalar yapılıyor” şeklinde konuştu.      

    Verimliliğin gerek iş dünyasında gerek iktisat camiasında yeterince içselleştirilmediğine vurgu yapan EGD Başkanı Recep Erçin de, “Verimliliğin esasen üretkenlik olarak kavranması gerekiyor. Türkiye, zaman içinde bir üretim ekonomisi olsa da üretken bir ekonomi olmaktan çok uzak kaldı” dedi.

     “Türk dizileri 3 milyar insana ulaşıyor Türk ürünlerini de birlikte ihraç etmeliyiz”

     Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman’ı 115 ülkeye ihraç ettiklerini kaydeden Bozdağ Film Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bozdağ, “3 milyar insanın evine konuk oluyoruz. ABD’den sonra ikinciyiz ama ABD bizim gibi bir kitleye ulaşamadı. Pakistan’da diziler internette 8,5 milyar izlendi. Oyuncularımızı reklamlarda kullanıyorlar. Dizileri izleyip Müslüman olanlar bile var. Dizilerle Türk ürünlerinin ihracatını yapmakta hiç iyi değiliz. Elimizdeki bu gücü iyi kullanmalıyız” açıklamasını yaptı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/hem-icra-hem-de-vergi-memurlugu-yapiyoruz/feed/ 0
    Günlük 200 dolara işçi bulunamıyor! Avdagiç’ten dikkat çeken çözüm önerisi https://www.foxtvhaber.com.tr/gunluk-200-dolara-isci-bulunamiyor-avdagicten-dikkat-ceken-cozum-onerisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/gunluk-200-dolara-isci-bulunamiyor-avdagicten-dikkat-ceken-cozum-onerisi/#respond Sun, 11 Feb 2024 08:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3549 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Bana göre ‘kur şu kadar’ olmalı söylemi tehlikeli. Dövizin 30 lira olduğu yerde, 40-45 lira olsun demek çok ciddi bir zıplama anlamına geliyor. Hızlı artış da hızlı iniş de sizi çarpar. Bu nedenle biz gerçekçi, istikrarlı, enflasyonla korelasyon içinde bir kur olmasını istiyoruz. Biz hiçbir zaman rakam telaffuz etmiyoruz, bunun doğru olduğunu da düşünmüyorum” dedi.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Avdagiç, iş dünyası olarak kurun gerçekçi bir patikada ilerlemesinin Türkiye’nin ihracatla ilgili hedeflerine ulaşmasında önemli olduğunu belirterek, “İş dünyasının en acil çözüm beklediği 3 sorunu var. En önemli konu, Türkiye’nin ihracatla ilgili hedeflere ulaşma konusunda asla takılmaması lazım. Bunun için en önemli konulardan bir tanesi, kurun gerçekçi olması. Burada kurun yükselmesini veya düşmesini söylemiyorum. Bize göre kurun gerçekçi olmasının en önemli göstergesi, enflasyon artışıyla kur artışı arasındaki korelasyonun bozulmaması” dedi.

    Avdagiç, dövizdeki ani hareketin enflasyon ile kur artışı arasındaki korelasyonu bozduğunu vurgulayarak, iş dünyasının ‘makul ve dengeli bir kur seyri’ beklediğini vurguladı.

    Avdagiç, “2023 yılına dolarda 19 lirayla başladık, yaklaşık 29 lirayla bitirdik ama yıl içinde kabaca demek ki her ay 0,9 liralık bir artış var. Aritmetik olarak, ama öyle olmadı. Dolar 5-6 ay 19 lirada gitti, sonra çok hızla 27-28’e çıktı. Daha evvelki dönemlerde de aynı bu şekilde hızlı çıkışlar oldu. Dolayısıyla hâlâ bizim genlerimizde dövizin ani değişikliklerine karşı bir savunma mekanizması var iş dünyasında. Bu beklentinin ortadan kalkması çok önemli. Çünkü buna bağlı olarak insanlar tasarruflarını daha çok TL’de değerlendirecekler, daha çok öngörüde bulunup, değerli para cinsinden kredi ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Bizim şu anda beklentimiz, makul ve dengeli bir kur artışı. Burada ağırlıklı olarak belki her zaman enflasyon yüzde 40 ise kur yüzde 40 olmasa bile yüzde 36 arttığı zaman korelasyon bozulmamış demektir. Ama enflasyonun yüzde 40 olduğu yerde kur yüzde 20 artarsa, kurun ihracat üzerinde bir etkisi yoktur söylemini asla doğru bulmuyoruz. Biz bu çizgideyiz” şeklinde konuştu.

    “GERÇEKÇİ VE İSTİKRARLI BİR KUR OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kur ile ilgili rakam telaffuz edilmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Avdagiç, “Bana göre “kur şu kadar” olmalı söylemi tehlikeli. Dövizin 30 lira olduğu yerde, 40-45 lira olsun demek çok ciddi bir zıplama anlamına geliyor. Hızlı artış da hızlı iniş de sizi çarpar. Bu nedenle biz gerçekçi, istikrarlı, enflasyonla korelasyon içinde bir kur olmasını istiyoruz. Biz hiçbir zaman rakam telaffuz etmiyoruz, bunun doğru olduğunu da düşünmüyorum. Mesela doları 25’e düşürürdünüz; o zaman enflasyon da düşer, ihracat da. Ama ithalat patlar. Sonra dış ticaret açığını nasıl yöneteceksiniz. Yani o zaman yıllardır çözemediğimiz problemi daha da derin bir hale getirmiş olacaksınız.” diye konuştu.

    “ENFLASYONU ÇOK HIZLI ŞEKİLDE TEK HANEYE İNDİRMEMİZ LAZIM”

    İTO Başkanı Avdagiç, son dönemde kredi maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekti. “Daha evvel kredilere erişimle ilgili sıkıntı vardı, şimdi ise esas konu kredi maliyetlerinin yüksekliği” diyen Avdagiç, “Şunu da iş dünyası olarak çok net biliyoruz ki, enflasyonda arzu edilen aşağı doğru bir eğilim ortaya çıkmadıkça, kredi faizlerinin geriye düşmesinin, hem Türkiye hem dünya ekonomi realiteleri anlamında bir karşılığı yok. Enflasyonu çok hızlı şekilde tek haneye indirmemiz lazım. Tek haneye indikten sonra da kalıcı olması, hatta daha aşağı gelmesi lazım. Yüzde 9-9,5 bile şu an yüksek bir oran.”

    “BİRÇOK KONUDA SAĞLADIĞIMIZ İLERLEMELERİ YENİ TCMB BAŞKANIMIZLA DA SÜRDÜRECEĞİZ”

    “İş dünyasının daha hızlı ve etkili şekilde ileri gitmesi için gerekli konuları, muhataplarımızla, Bakanlarımızla, ilgili kurumlarla, yerel yönetimlerle paylaşmaya devam edeceğiz” diyen Şekib Avdagiç, “Umudumuzu kaybetmiyoruz. Bizim iş dünyasının temsilcileri olarak hiçbir zaman umutsuz olma lüksümüz de yok, niyetimiz de yok. Özellikle Gaye Hanım’ın kısa kaldığı dönemde bile hem genel hem birebir toplantılarda birçok konuyu kendisine aktardık ve hiç kamuoyuna aktarmadığımız birçok konuda çok net ilerlemeler sağladık. Dolayısıyla yeni TCMB Başkanı Sayın Fatih Karahan ile de aynı süreç devam edecek. Bu makamda olanların bizim gibi iş dünyasının taleplerini dikkate aldıklarını görüyoruz. Tüm Bakanlıklarla iletişim kanallarımız açık, konularımızı aktarabiliyoruz. İş dünyasının önündeki süreçlerde işgücüne ulaşım, yabancı misafirlerimizin istihdam politikasının gözden geçirilmesi gibi birçok konu gündemimizde. Radarımızda sadece enflasyon, TCMB, finansmana ulaşma yok. Çok farklı alanlarda çok sayıda konuyu yetkililere ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

    “ÇÖZÜM BEKLEDİĞİMİZ İKİNCİ KONU; İTHALATIN CAZİP HALE GETİRİLMEMESİ”

    İş dünyasının acil çözüm beklediği ikinci konunun ise ithalatın cazip hale getirilmemesi olduğunu kaydeden Avdagiç, “İhracatın dengeli büyümeye devam etmesini, ithalatın makul bir şekilde yatay seyirde hatta gerilemeye devam etmesini bekliyorsak, bizim mutlaka ihracatın ithalatı karşılama oranını sürekli bir şekilde yüzde 80’in üzerine çıkarmamız lazım. Kalan yüzde 20’yi de turizm, hizmet ihracatıyla karşılayıp bir denge sağlamalıyız.

    Çözüm bekleyen üçüncü konu olarak da yurt içi kaynakların efektif ve doğru yönlendirilmesini işaret eden Avdagiç, “Yurt içi kaynakların efektif ve doğru yönlendirilmesi çok önemli. Çünkü siz bu konuda algıyı ve beklentiyi doğru yönetemezseniz, insanlar dövizde kalmaya devam ederler. Tasarrufları ama bankalarda ama yastık altında dövizde kalmaya devam eder” dedi.
     

    “ÜCRETLİLER KESİMİ ÜZERİNDEKİ VERGİ ‘AŞIRI TABANA’ YAYILDI”

    Verginin tabana yayılması konusuna değinen Şekib Avdagiç, bunun iş dünyası üzerinde yeni bir yük oluşturacağını düşünmediğini aktardı. Avdagiç, “Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e yüzde 100 katılıyorum. Bununla beraber ücretliler kesimi üzerindeki ‘aşırı tabana’ yayılan verginin de, daha rasyonel hale getirilmesi lazım. İşverenin cebinden yıllık çıkan 100 liranın 51 lirası çalışanın eline geçiyor. Çalışan da bu vergi dilimlerindeki durumdan dolayı, hemen ikinci ayda ikinci dilime, dördüncü ayda dördüncü dilime geçiyor. Burada işveren de mağdur oluyor, çalışan da bordroda gördüğü rakamın yüzde 40’ını SGK ve vergi dilimi olarak ödediğini görüyor” diye belirtti.
     

    “HİZMET İTHALATI 51 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDE”

    Aynı zamanda Hizmet İhracatçıları Birliği’nin (HİB) de başkanı olan Avdagiç, hizmet ihracatında 2023 yılını 100 milyar dolarla kapattıklarını hatırlattı. Avdagiç, hizmet ihracatının yanında ithalatının da rakamsallaştırılıp analiz edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Geçtiğimiz yıl hizmet ithalatının 51 milyar dolar mertebesinde gerçekleştiği bilgisini paylaşan Şekib Avdagiç, “Niye bizim ihracatçımız daha çok yabancı lojistik firmalarını tercih etmek zorunda kalıyor. Bunlara yanıtlar arayışında olmalıyız. Mal ihracatı ve ithalatı çok uzun süredir bilinen kavramlar ve yakından takip ediyoruz. Hizmet ihracatı ise yeni bir kavram ama hizmet ithalatı ise kamuoyunun gündemine gelen bir konu değil. Mal ihracatı ve ithalatı nasıl beraber analiz ediliyorsa, hizmet ihracatının ve hizmet ithalatının da aynı şekilde rakamsallaştırılıp sunulması, alt kırılımlarının verilmesi gerekir.

    “NE İŞTE NE OKULDA 1 MİLYON GENCİ İŞ DÜNYASINA ÇEKMELİYİZ”

    Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan genç sayısının 3 milyona yaklaştığını ifade eden Avdagiç, “Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan gençlerimizin sayısı AB’nin 2,5 katı. 3 milyona yakın gencimiz ne işte ne okulda. Bizim ne yapıp edip Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan 3 milyona yakın gencin, 1 milyonunu iş dünyasına çekmemiz lazım. Genç jenerasyonu ama girişimci ama çalışan olarak, sanayide ve ticarette çalışan eleman olarak iş dünyasına katmamız lazım. Bizim jenerasyonun da çok büyük sorumluluğu var. Bu çocukları okuttuk, bunları adeta bir akvaryumda büyüttük. Bu gençler şu anda hâlâ anne-babanın verdiği harçlıkla, çalışmadan, üretmeden, iş dünyasına girmeden hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Biz burada ifrat ile tefrit arasında, biraz ifrat tarafındayız gibi. Başka bir ekstrem duruma gidip staj yapmaya gelen çocuğa sadece fotokopi çektirip 4 hafta sonra göndermemeliyiz. Bir öğrenci torna tezgahının, CNC tezgahının başına geçmeden, torna-tesviye bölümünden mezun olmamalı” dedi.

    Bu konuda İTO olarak 6 yazılım branşında donanımlı insan yetiştirmek için SoftİTO projesini hayata geçirdiklerini anlatan Avdagiç, “Orada şunu gördük. O sınıflarda arkeoloji doktoralı insanlar da var, lise talebesi de var, lise mezunu da var, üniversite okuyan ama bölümünden memnun olmayan da var, üniversite mezunu da var. Onlara bir kapı açtık, şu anda 2’nci etabı devam ediyor. Bütün mezunlar kapış kapış gidiyor” şeklinde konuştu.

    “TUZLA TERSANELER BÖLGESİNDE KAYNAKÇILAR GÜNLÜK 100 DOLAR ALIRKEN, ŞİMDİ 200 DOLAR TALEP EDİYOR”
     

    İTO Başkanı Avdagiç, yetişmiş çalışan sayısındaki yetersizliğe dikkati çekerken, Tuzla tersaneler bölgesindeki kaynakçı sıkıntısını örnek gösterdi. Avdagiç, “Tuzla tersaneler bölgesinde kaynakçılar günlük 100 dolar alırken, şimdi 200 dolar talep ediyor. Artık süreç Uzak Doğu’dan kaynakçı getirme noktasına geldi. Ama biz çocuklarımızı eğitip bu işlere monte edemiyorsak, sistemi gözden geçirmemiz gereken bir durum var demektir. Yeni bakanımız Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla süreci devam ettiriyor. Bence MESEM’leri bugüne kadar yaşanan tecrübelerden olumlu-olumsuz çıktılarını dikkate alarak hızlıca geliştirmeliyiz. Oradan da iyi bir çıktı yakalamamız lazım. Tarihi genlerimizde olan kalfalık, çıraklık yapısını yeniden hayata geçirmeliyiz” dedi.
     

    “EĞİTİM PLANLAMAMIZI GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ”

    Nitelikli işgücü planlamasında üniversitenin önemli bir konumda yer aldığını belirten Şekib Avdagiç, üniversite konseptinin kendini yenilemesi gerektiğinin altını çizerek, “Eğitim planlamamızı gözden geçirmeliyiz. 81 ilimizin her birinde üniversite var. Bu politikamızı, bölümleri güncellemeliyiz. Evet hekim olmak, mühendis olmak için, hukukçu olmak için üniversite gerekiyor. Ama yazılım sektörü artık 4 yıl tahsil istemiyor. Bazı sertifikalara sahip olup, üzerine de yeni tecrübeleri koyduğunuzda birçok şeyden daha değerli olabiliyor. Örnek veriyorum, bir şef olacaksanız, makul kursları bitirdikten sonra iyi bir şefin yanında yetişmek, 4 yıllık üniversite mezunu olmaktan daha değerli oluyor. ABD ve Avrupa’da da bu eğilim var. Dolayısıyla üniversite konsepti kendini muhakkak yenilemeli” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/gunluk-200-dolara-isci-bulunamiyor-avdagicten-dikkat-ceken-cozum-onerisi/feed/ 0
    Cevdet Yılmaz: Çıkışlar aşamalı olarak devam edecek https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-cikislar-asamali-olarak-devam-edecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-cikislar-asamali-olarak-devam-edecek/#respond Tue, 26 Dec 2023 07:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1533 TBMM Genel Kurulunda 2024 yılı bütçesi üzerinde hükümet adına konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Merkez Bankası brüt rezervlerinin mayıs sonu itibarıyla yaklaşık 98,5 milyar seviyesinden 15 Aralık itibarıyla yaklaşık 142,5 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti.

    KKM hesaplarının ağustos ayı ortası itibarıyla rekor seviyesi olan yaklaşık 3 trilyon 408 milyar lira seviyesinden 15 Aralık 2023 itibarıyla 2 trilyon 682 milyar lira seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, “Yaklaşık 700 milyar lira civarında bir gerileme söz konusudur. KKM başından itibaren geçici bir mekanizma olarak kurgulanmıştır. Belli bir tarih perspektifiyle yapılan bir yasal düzenlemeyle bu mekanizma başladı, bulunduğu dönemde görevini icra etti ve şimdi bu mekanizmadan finansal piyasalarımızda bir istikrarsızlığa yol açmadan aşamalı, sağlıklı bir şekilde çıkış sürecini devam ettiriyoruz. 2024 yılı boyunca da bu çıkış süreci aşamalı bir şekilde devam edecektir.” diye konuştu.

    VERGİDE DÖNÜŞÜM VURGUSU

    Vergi düzeninde, sosyal adaleti gözeten bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bunu daha da güçlendirmeli miyiz? Elbette güçlendirmeliyiz. Bu yöndeki önerilere de elbette katılıyoruz. Önümüzdeki dönemde Orta Vadeli Program’a da yazdık. Doğrudan vergilerin payını arttırmak istiyoruz. Bu öyle bir anda olabilecek bir şey değil. Yapısal bir dönüşüm. Aşamalı bir şekilde bu yöne doğru bir Türkiye’deki vergi sistemini dönüştürmemiz gerekiyor.” dedi.

    “BÜTÇE AÇIĞI OLUMLU SEYREDİYOR”

    Bütçe açığının olumlu bir çerçevede seyrettiğinin altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti: “Bazı arkadaşlarımız ‘niye yüzde 100 tutmadı?’ diye programları, planları eleştiriyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde küsuratına kadar noktalı virgüllü bir şey tutmaz. Bir tahmin yapıyorsunuz sonuçta. Önemli olan mertebedir. Mertebeye yakın, biraz üstünde, biraz altında bir gerçekleşme sağlıyorsanız bu tahminleriniz sağlıklı demektir. Biz de bu yönde gidiyoruz. Bütçe açığında olumlu yönde sürprizimiz var. Bu yıl için düşündüğümüz açık, öngördüğümüzden daha düşük gerçekleşecek gibi görünüyor. Büyüme ve gelir performansımız tahminlerimizden daha iyi gidiyor. 6,4 olarak tahmin ettiğimiz bütçe açığının, 5,5’ler seviyesinde gerçekleşme ihtimali var. Bu ay bütün kamunun ödemelerini de yapmaya çalışıyoruz. Kimin kamudan alacağı varsa; sağlıkta, ulaştırmada, DSİ, eğitim projelerinde bütün kamudaki alacakları ödemek kaydıyla bunu başarıyoruz. Mayıs sonrası yakaladığımız siyasi istikrar ortamı ve izlediğimiz politikalarla bütçemizde de depreme, EYT gibi politika tedbirlerine rağmen gayet iyi bir performans gösteriyoruz. Deprem etkilerini çıkardığınızda yüzde 3’ün altında, Maastricht kriterlerinin altında bir bütçe açığıyla karşı karşıyayız. Dünyanın, bölgemizin bu şartlarında Avrupa Birliği ortalamalarından da birçok ülkenin durumundan da daha iyi.”

    “KURDAKİ OYNAKLIK CİDDİ ANLAMDA AZALDI”

    Cevdet Yılmaz, TL kur oynaklığı verisinin gelişmekte olan ülkelerin kur oynaklığı ortalama değerinin altında hareket ettiğini, kurdaki oynaklığın çok ciddi anlamda azaldığını söyledi.

    “Son 6 aylık dönemde uluslararası sermaye girişi hızlanmış, rezervlerimiz güçlenmiş, kur oynaklığı azalmış ve finansman koşulları iyileşmiştir. Ekonomideki dengelenme Türk lirasını desteklerken, TL varlıklara artan ilgi, rezervlerdeki artış ve kurun istikrarlı seyri de enflasyonla mücadeleyi desteklemektedir. Ağustos ayından itibaren aylık enflasyon sürekli güçlenen bir düşüş trendine girmiştir. Aylık bazda enflasyonda bir ivme kaybı olduğunu görüyoruz. Mevsimsel koşullar aleyhimizde olduğu halde, jeopolitik birtakım beklenmedik riskler ortaya çıktığı halde enflasyonda ivme kaybının devam ettiğini görüyoruz. Enflasyon, 2024 yılı hedeflerimizle uyumlu bir patikaya doğru evrilmiş, enflasyondaki ivme kaybı çok net bir şekilde görülmüştür. Yıllık bazda ise 2024’ün ikinci yarısında belirgin bir düşüş bekliyoruz. Yaz aylarında hesaplara girmiş olan yüksek enflasyon dönemi, gelecek yılık ortalarında hesabımızdan çıkmış olacak.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-cikislar-asamali-olarak-devam-edecek/feed/ 0