Kurnaz – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 03 Jun 2024 23:36:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye üzerinde şiddetli türbülanslar! Nedeni ortaya çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-uzerinde-siddetli-turbulanslar-nedeni-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-uzerinde-siddetli-turbulanslar-nedeni-ortaya-cikti/#respond Mon, 03 Jun 2024 23:36:38 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11792 İstanbul Aydın Üniversitesi Pilotaj Bölümünden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salim Kurnaz, bu olayları değerlendirip, nedenlerini açıkladı ve türbülans anında yapılması gerekenleri anlattı. Kurnaz, Antalya uçuşlarında türbülansların daha fazla yaşanabileceğine de dikkat çekti.

İlk önce Londra-Singapur seferini yapan yolcu uçağında 1 kişinin hayatını kaybetmesi ve 104 kişinin yaralanması, daha sonra İstanbul-İzmir seferini yapan uçakta bir kabin memurunun vücudunda kırıklar meydana gelmesi, son olarak da Doha-Dublin seferini yapan uçakta 12 kişinin yaralanmasının ardından türbülansla ilgili korkular arttı. 3 türbülans olayından 2’sinin Türkiye üzerinde yaşanması da gözleri uzman açıklamalarına çevirdi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Pilotaj Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salim Kurnaz, konuyla ilgili merak edilenleri yanıtladı.

TÜRBÜLANS NASIL OLUŞUR?

Türbülansın oluşumunu açıklayan Kurnaz, “Havacılıkta biz uçak kanatlarının altından ve üstünden geçen rüzgarın birbirine paralel şekilde, sabit yönde ve hızlı olmasını isteriz. Türbülans bu hava akımlarının bozularak kanadın alt ve üst yüzeyine farklı derecelerde temas etmesidir. Havada olan rüzgar akımları, çeşitli ısınmalardan dolayı olan akımlar ve dağ gibi yüksek irtifalı coğrafi etkenler bu rüzgarların çeşitli yönlerde dalgalanmasını sağladıkları için rüzgar, uçağın kanatlarına farklı açılarda gelebiliyor ve uçak irtifa kaybediyor” dedi.

TOROS DAĞLARI NEDEN OLABİLİYOR

Uçuştan önce her türlü meteorolojik olayın bilindiğini ancak CAT denilen açık hava türbülansının öngörülemediğini belirten Kurnaz, türbülansın nerelerde daha sık yaşandığını ise şöyle anlattı:

“Türbülansın oluşumuna etki eden 3 faktör var. Bir tanesi yoğun yağmur taşıyan kümülüs bulutları. Bunlar meteorolojik radarda göründüğü için rotalar üzerinde varsa uçağın rotaları değiştiriyorlar. İkinci sebebi dağ gibi coğrafi yükseklikler. Bunlar hava akımlarının önce yukarıya doğru ardından da aşağıya doğru yönelmesine sebep olur. Örneğin Antalya-İstanbul uçuşunu yapan uçaklar, Toroslar üzerinden geçerken bu etkiye daha küçük bir şekilde maruz kalıyorlar. Himalayalar gibi daha yüksek dağ oluşumları hava akımını daha çok etkiliyor. Açık hava türbülansı dediğimiz türbülans çeşidi de sıcak hava akımın soğuk akımlarla sınır tabakası yaptığı yerlerde oluşuyor.”

TÜRBÜLANS SONUCU UÇAK DÜŞER Mİ?

Türbülansların 2-3 dakikayı geçmeyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Salim Kurnaz, “Türbülanstan kaynaklı düşme vakası tarihte yok. Türbülans esnasında emniyet kemeri bağlı olmayan, ayakta, tuvalette yakalanan yolcular başlarını tavana ya da herhangi bir yere çarpma ya da birkaç koltuk ileri geri gitme gibi olaylarla karşılaşılıyor. Özellikle ayakta yakalanmak daha ciddi yaralanmalara sebebiyet veriyor” dedi.

3 VAKADAN 2’Sİ NEDEN TÜRKİYE ÜZERİNDE!

Son yaşanan türbülans olaylarını yaz dönemine girilmesine bağlayan Kurnaz, “Kuzey yarım kürede sıcak hava akımlarının artmasıyla ve bu sıcak hava akımlarının soğuk hava akımlarına ayrıldıkları bölgelerde türbülans oluşuyor” dedi. Kurnaz, küresel ısınma nedeniyle sıcak ve soğuk hava akımlarının yerlerinin değişmesi nedeniyle bu tür olayların normal olduğunu belirtti.
Doç. Dr. Salim Kurnaz, son 3 şiddetli türbülans olayından 2’sinin Türkiye üzerinde meydana gelmesiyle ilgili olaraksa, “Avrupa’nın güneyinden ve Türkiye üzerinden geçen bir soğuk hava iklimi, sıcak hava akımı mevcut. En son yaşanan olayda da bu sıcak hava akımının etkisi görülmüş vaziyette. Bölgesel olarak illa Türkiye’de çoğunlukla olacak diye bir risk yok” şeklinde konuştu.

KEMERLERİ BAĞLI TUTMAK GEREKİYOR

Yaşananların uçuşlarda tehlike riskini artırdığı yönünde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Kurnaz, türbülansa karşı alınabilecek en önemli tedbirin kemerler bağlı şekilde uçmak olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kurnaz, “Yolcular türbülansın birkaç dakika sürebileceğini akıllarında bulundurmalı ve sakin kalmalı. İhtiyaçları yoksa kemerleri bağlı şekilde uçmalarını tavsiye ediyoruz. Bu sayede ani bir türbülansa girmeleri durumunda en az etkileneceklerini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-uzerinde-siddetli-turbulanslar-nedeni-ortaya-cikti/feed/ 0
Müsilaj geri dönüyor, hamsi kaçıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/musilaj-geri-donuyor-hamsi-kaciyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/musilaj-geri-donuyor-hamsi-kaciyor/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:36:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3941 Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar deniz suyu sıcaklıklarının da yükselmesine neden oldu.

Deniz suyundaki sıcaklık artışının etkilerini dile getiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, Türkiye kıyılarında fırtınaların da daha şiddetli olacağına da dikkat çekti. Prof. Dr. Kurnaz, “Deniz suyu sıcaklıkları normalin oldukça üstünde. Bunun arkasında korkutucu olan kısım da şu. Hava biraz daha bildiğimiz gibi kolay ısınıp kolay soğuyabiliyor ama deniz hem zor ısınıyor hem de zor soğuyor. Dolayısıyla denizin bir defa ısınmış olması çok kötü bir şey çünkü kış gelip, havalar soğuduğu gibi deniz birden soğumayacak. Şimdi bunun getireceği de başımızda çok büyük belalar olacak. Özellikle bu sene müsilaj gibi bir belaya Türkiye’nin hazır olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“FIRTINALAR DAHA ŞİDDETLİ OLACAK”

Prof. Dr. Kurnaz, “Deniz sularının sıcaklığına baktığımızda, balıklar kuzeye daha soğuk bölgelere kaçıyorlar. Özellikle hamside, Karadeniz’de baktığımızda balık kalmayacak. Tüm bunlar bizim açımızdan çok ciddi problemler. Bir de üzerine yabancı balıklar gelmeye başlıyor. Balon balığı falan konuşuluyor balıkçılıkta. Deniz suyu sıcaklığının artması herkes açısından ürkütücü olmak zorunda. Bir de, deniz sıcaklığı ne kadar sıcak olursa, o kadar fazla buhar verebiliyor havaya ve fırtınaları o derece güçlendiriyor. Dolayısıyla da, bizim Karadeniz kıyılarında, Ege kıyılarında, Akdeniz kıyılarındaki fırtınalar da daha şiddetli olacak deniz suyu sıcaklığının artmasıyla” diye konuştu.

“HAMSİNİN SONU GELİYOR”

Prof. Dr. Kurnaz, “Hamsi, Karadeniz kıyısından Ukrayna kıyısına kaçıyor. Ukrayna kıyısında sular biraz daha serin olduğu için orada mutlu mesut yaşıyor. Deniz suyu sıcaklıkları biraz daha arttığı zaman, hamsinin kaçacak yeri kalmayacak. O zaman da hamsinin sonu geliyor. Bütün canlılar, kaçabilecekleri bir yer varsa kaçıyorlar ama kaçamayacakları kadar sıcak olduğu bir durumda, bizim gibi karaya çıkıp gidemedikleri için, Karadeniz’in en kuzeyine vardıklarında su yine de sıcaksa, hamsinin sonu oluyor” dedi.

“MAYIS BAŞI GİBİ MÜSİLAJLA MÜCADELE ETMEYE BAŞLIYOR OLABİLİRİZ”

Müsilaj tehlikesine vurgu yapan Kurnaz, “Müsilaj, birkaç şeyin birleşiminden oluşuyor. Yani kendi başına bir problem değil. Bir tanesi deniz suyunun sıcak olması. Ondan sonra, denizin dalgasız olması, yani çok fazla rüzgar olmaması kıymetli. Üçüncü olarak da, yağışlarla çok fazla tarımdan gübre gelmesi. Yani şu anda yağışlar böyle devam edecek olursa ve bütün mart ayı boyunca tarımda kullanılan gübre denize akacak olursa, bu üçünün birleşimi ile biz yine nisan sonu mayıs başı gibi müsilajla mücadele etmeye başlıyor olabiliriz” şeklinde konuştu.

“TARIMSAL ÜRETİMDE BAŞIMIZ BELADA”

İnsan kaynaklı israfın artmasıyla beraber bazı doğal kaynakların tükenme riski ile karşı karşıya kaldığını hatırlatan Kurnaz, “Bir tarafta iklim başımıza büyük bir bela getiriyor ama öbür tarafta da çok çeşitli doğal kaynaklar var. Bir tarafta bizim yediğimiz buğday, içtiğimiz su ama öbür tarafta araba üretiminde kullanılan kurşun var. Kurşun gibi doğal kaynaklara bakacak olursak, bunların 10-20 senesi kaldı en fazla. Bizim başka teknolojiler bulabilmemiz gerekiyor. Su kolay kolay tükenmez. Biz düzgün kullandığımız müddetçe ve insanların sayısı da çok artmadığı müddetçe su bizi idare eder ama bu iklim değişikliği ile birlikte buğday, bunda sorunlu. Onların suya ihtiyacı var ve gökten düşen suya ihtiyacı var. Yağış rejimi değişecek olursa her tarafta aynı buğday yetişmeyebilir, aynı miktarda yetişmeyebilir. Bunları topladığımız zaman özellikle tarımsal üretimde, başımız belada. Yani şu anda belada, çok geleceğe gitmeye gerek yok” ifadelerini kullandı.

TEMMUZ AYININ ORTASINDA 50 DERECEYİ GÖRME İHTİMALİMİZ ÇOK YÜKSEK

Yaşanılan her mevsimin beklentilerden daha sıcak olacağına dikkat çeken Prof. Dr. Kurnaz, “Yaşadığımız her mevsim beklentilerden biraz sıcak olacak. Bu kışı böyle geçirdik. İstanbul’da çok fazla kar göremedik, hatta hiç göremedik. Bundan sonra da kar görür müyüz, Türkiye’nin batısında şüphelidir. Eğer böyle devam edecek olursak temmuz ayının ortası civarında Türkiye’de bir yerlerde 50 dereceyi görüyor olma ihtimalimiz çok yüksek. O bir yerler de muhtemelen Cizre olacak” dedi.

 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/musilaj-geri-donuyor-hamsi-kaciyor/feed/ 0