Kürt – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 26 Jul 2024 00:36:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Depremzede çift evlilik kredisiyle yeni yuvalarını kurdu https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-cift-evlilik-kredisiyle-yeni-yuvalarini-kurdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-cift-evlilik-kredisiyle-yeni-yuvalarini-kurdu/#respond Fri, 26 Jul 2024 00:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16487 Gaziantep’te yaşayan Fatih ve Zeynep Kurt çifti, 6 Şubat 2023’teki depremlerin en fazla etkilediği Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Adıyaman ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde hayata geçirilen “Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi” kapsamında aldıkları evlilik kredisiyle dünya evine girdi.

Bir süredir evlilik hazırlığı içerisinde olan ve düğün tarihini netleştirmek için evlilik kredisini bekleyen nişanlı çift, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hayata geçirilen evlilik kredisi almak için 15 Şubat’ta “Aile Gençlik Fonu”na başvuru yaptı.

Deprem bölgesinde yaşayan ve belirlenen kriterleri taşıyan çift, 26 Mart’ta evlilik öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra 21 Nisan’da evlendi.

Fatih ve Zeynep Kurt çifti, Türkiye geneli uygulanması hedeflenen ve deprem bölgesinde pilot olarak hayata geçirilen projeden ilk faydalanan çiftlerden oldu.

Aile ve Gençlik Fonu ile 2 yıl ödemesiz, 48 ay vadeli, 150 bin lira sıfır faizli kredi alan Fatih Kurt, AA muhabirine, düğün masraflarında bu kredinin kendilerine çok büyük katkısının olduğunu söyledi.

İnternet sitelerinde ve haberlerde evlilik kredisini gördüğünü, eşiyle birlikte konuşarak bu krediye başvuru yaptıklarını belirten Kurt, “Sürecimiz onaylandıktan sonra bizi eğitime çağırdılar, eğitimi aldıktan ve nikahtan bir ay sonra paramız hesabımıza yattı. Evle ilgili almış olduğum beyaz eşyaların ve mobilyaların taksitleri vardı. Bir eve ne lazımsa ben bunları hep taksitle almıştım. Babam da destek sağladı sağ olsun. Ben de 1,5 yıldır özel sektörde çalışıyorum. Oturma grubu ve yatak odasını alıp taksitlendirmiştim. Halı, kilim perdenin taksitleri vardı. Onları ödedim, düğün salonuyla ilgili masraflarım vardı. Onları kredi kartıyla ödemiştim para yatınca onun borcunu ödedim.” dedi.

– “EVLİLİK KREDİSİ BİZE DOKTORUN YAZDIĞI REÇETE GİBİ”

Kredinin düğün tarihinin öne alınmasında önemli bir etken olduğunu ifade eden Kurt, şunları kaydetti:

“Evlilik kredisi bize doktorun yazdığı reçete gibi gerçekten ilaç oldu ve bizim yaralarımızı sardı. Eğer bu kredi olmasaydı ben uzun süre borçlarımı ödeyecektim ve birikim, yatırım yapmam çok zor olacaktı. 1-2 yıl bunların taksidini ödemekle uğraşacaktım. Kredi sayesinde ben bunların taksitlerini ödedim. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu krediye imkan sağlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Zeynep Kurt ise kredinin onaylanmasıyla evlilik sürecine bir adım attıklarını ve düğün tarihlerini biraz daha öne aldıklarını belirtti.

Deprem bölgesinde böyle bir destek verildiği için çok mutlu olduğunu dile getiren Kurt, “Evlenen gençlerin şu zamanda böyle bir desteğe ve yardıma ihtiyacı var. Kredi olmasaydı biz de düğünümüzü biraz erteleyebilirdik, şu an borçlarımızı ödeme kolaylığı oldu. Bize destek olan herkese teşekkür ederiz.” diye konuştu.

– İSLAHİYE VE NURDAĞI’NDA 170 BAŞVURU ONAYLANDI

Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla Aile ve Gençlik Fonu’nun kurulduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Evlenecek gençlerin desteklenmesi projesiyle ilgili Sayın Bakanımız 15 Şubat 2024 tarihinde ilk başvuruların alınmasıyla alakalı müjdeyi gençlerimizle paylaşmıştı. Aile müessesesinin güçlendirilmesi ve desteklenmesi, gençlerin girişimciliğinin ve gelişimlerinin desteklenmesi adına Bakanlığımız çok önemli adımlar atıyor. Biz de projeyle ilgili çalışmalarımızın kapsamını günden güne artırmaktayız. İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde şu ana kadar 170 çiftimizin başvurusunu onayladık. Bu çiftlerimizden 69’u kredilerini alarak evliliğe ilk adımlarını attılar.”

Zeybek, evlilik süreci ve başlangıcının çok önemli olduğunu, desteklenmesi gereken bir süreç olduğunu, verilen kredinin ödeme koşullarının da gençleri çok rahatlattığını ifade etti.

– ÇİFTLERE 2 YIL EĞİTİM VERİLİYOR

Şehitkamil Sosyal Hizmet Merkezi Psikolojik Danışmanı Selda Kısa gençlere evlilik öncesi ve sonrası 2 yıl süreyle hukuk, sağlık ve iletişim konularında eğitimler verdiklerini belirterek, “Resmi nikah yapılmadan önce bir evlilik öncesi eğitim programı düzenliyoruz. Evlilikleri desteklemek, çeşitli beceriler edindirmek amacıyla aile içi iletişim, çatışma çözme gibi konularda eğitimler düzenliyoruz. Şu an evliliğin ilk 2 yılını baz aldık. Evlilik öncesi eğitim programı ve sonrasına her ay bir kere olmak üzere aile eğitim programı kapsamında eğitimler düzenliyoruz.” dedi.

Çatışmanın ilişkilerin doğasında olduğunu ifade eden Kısa, “Çiftler bu çatışmalarla karşılaştıkları durumlarda bunlarla sağlıklı bir şekilde baş edebilmeleri, hemen bir boşanma kararı olmaması için bu anlamda çiftlerimizi desteklemek istiyoruz.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-cift-evlilik-kredisiyle-yeni-yuvalarini-kurdu/feed/ 0
Hulusi Akar’dan FETÖ açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/hulusi-akardan-feto-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hulusi-akardan-feto-aciklamasi/#respond Wed, 24 Jul 2024 04:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16327  

Akar, Birlik Vakfınca düzenlenen “İhanet Gecesi ve Kıbrıs Davamız” konulu etkinliğe katıldı.

Burada konuşan Akar, tarihin olmadığı yerde milletin de olmayacağını belirterek, “Tarihin sıkıntılı bölümleri varsa oradan ibret alacaksın ki bir daha tekerrür etmesin. Eğer başarılı bölümleri varsa ilham alacaksın ve bu bayrak bizim. Dolayısıyla biz diyoruz ki bu bayrağın altında, bu memlekette, bu şekliyle, bu tarihle bizim varlığımızı sürdürmemiz lazım.” görüşünü paylaştı.

AA’nın haberine göre; Hulusi Akar, 85 milyonun, hiçbir şekilde ayrım yapılmaksızın tarihe yaraşır şekilde yaşaması gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle son dönemlerde dillerine pelesenk oldu. İçeriden dışarıdan Türk-Kürt meselesini kullanıyorlar. Ne yapıyorlar, PKK’yı çıkarıyorlar. PKK Kürt değil, YPG Kürt değil. Bunlar terör örgütü. PKK’nın, YPG’nin içinde Alman da var, Türk de var, Fransız da var, Çin de var, Kürt de var. Ama Kürt değil, Kürtlerin temsilcisi değil. Bir terör örgütü. Diğer taraftan da bizim Kürt kardeşlerimiz PKK’lı değil. Öyle bir şey asla yok.”

İsrail’in, Filistinlilere yönelik saldırılarına da değinen Akar, son verilere göre 16 bin 174 çocuk ve 10 bin 799 kadın olmak üzere toplam 39 bin 90 Filistinlinin İsrail tarafından katledildiğini söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin “AK Parti’ye karşı yapıldığına” ilişkin söylemlere karşı çıkan Akar, “Bu asil milletimize karşı, 85 milyona karşı yapıldı.” ifadesini kullandı.

Akar, FETÖ mensuplarının yurt dışında korunup kollandığına işaret ederek, “Bunlar oralarda yuvalanıyorlar. Zaten orada olanlar vardı, bir de şimdi buradan kaçanlar var, yuvalanıyorlar ve oradan dijiteröristlik yapıyorlar. Sosyal medyadan her türlü fitneyi fesadı, Cumhurbaşkanımıza karşı, bizlere karşı, tehditler, hakaretler gibi her türlü alçaklığı sütre gerisinden, gizlenip karanlık odalardan yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

“AKIN ÖZTÜRK SEN GELME, MEHMET SEN DE GELME”

Hulusi Akar, 15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü yani 16 Temmuz’da yaşadıklarına ilişkin, şunları anlattı:

“Binali Bey’e, ‘Bunlar vazgeçtiler, durdurdular, bundan sonra herhangi bir şey olmayacak, teslim olacaklar, ben Genelkurmay’a gidiyorum’ dedim. ‘Genelkurmay’a gitme, ora hala bizim kontrolümüzde değil, sen Çankaya’ya git’ dedi. ‘Tamam’ dedim ve kimsenin yüzüne bakmadan çıktım. Bu Akın Öztürk, ‘Ben de geleyim’ dedi. ‘Sen gelme Akın Öztürk’ dedim.

Bizim arabanın önüne Mehmet Dişli bindi, bizi helikopter pistine götürdü. Orada 5-10-20 tane helikopter var. Yanlış hatırlamıyorsam birine bindik, arıza yaptı indik diğerine bindik falan. Bindik helikoptere, gideceğiz. ‘Mehmet sen de gelme’ dedim. ‘Komutanım, bu darbeciler ateş ediyorlar, benim irtibatım var, burada Genelkurmay Başkanı var, ateş etmeyin diyeceğim’ dedi. Bindik, Çankaya’da indik, yürüdük, Yıldırım Türkeş’in odasına girdik. Allah’tan o, televizyonda dedi ki, ‘Paşa içeri girerken dedi ki, onlardan biri de buydu. Daha girerken söyledi’ dedi. Yani koruma kollama diye bir şey yok.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hulusi-akardan-feto-aciklamasi/feed/ 0
Ve DEAŞ, Hamas’a karşı Gazze’ye de girdi! Son katliamda sahada ortaya çıktılar… https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-son-katliamda-sahada-ortaya-ciktilar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-son-katliamda-sahada-ortaya-ciktilar/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:12:08 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16238  
 

Gazze katliamının ilk günlerinden itibaren Suriye ve Irak’tan götürülen 2.000’i aşkın PKK’lı terörist, İsrail ordusu ile birlikte soykırıma ortak oldu. Katliama destek amacı ile bölgeden 2 bin 500 kişilik yeni bir ekip daha yola çıkma hazırlığı yapıyor.

Son katliam kafilesinde PKK’lıların yanında 600’den fazla DEAŞ’lı terörist de yer alıyor. Bu kapsamda başta Deyrizor, Rakka, Tabka, Guveran, Sinai, el-Alaya, Şeddadi ve el-Kisra gibi hapishanelerde tutulan 1.000 DEAŞ’lı serbest bırakıldı.

İSRAİL’DEN 18 GÜNLÜK EĞİTİM

İsrail’den gelen ve aralarında Ezidi-Kürt subaylar ve MOSSAD ajanlarının da yer aldığı özel ekip, seçilen PKK ve DEAŞ’li teröristlere Sincar’da 18 günlük özel eğitim veriyor. Sonrasında ise sahte pasaportlarla bu teröristler Erbil üzerinden Gazze’ye taşınıyor. Teröristler Gazze’de Avrupa, Kafkasya, ABD ve Sırbistan gibi farklı coğrafyalardan gelen paralı teröristler ve özel eğitimli ABD ve İsrail ordu mensupları ile müşterek hareket edecek.

HAMAS’I HEDEF GÖSTERDİLER

Bir dönem Suriye ve Irak’ta sayıları 65 bini aşan DEAŞ terör örgütü mensubundan 3-4 bini ABD ordusu ve CIA tarafından Badiye Çölü’ne taşındı. Suriye savaşı ile birlikte ortaya çıkan terör aparatı DEAŞ’ın 2015-2024 aralığında 8 binden fazla üyesi, PKK saflarına katıldı. Bu terörist geçişlerinin özellikle TSK’nın Suriye operasyon süreçlerinde gerçekleştiği görüldü.

Kritik dönemlerde devreye giren DEAŞ faktörünün aradan geçen dokuz aya rağmen Gazze’de ciddi bir askeri başarı elde edemeyen İsrail’in isteği ile desteğe gittiği öğrenildi. DEAŞ’ın son salıverilme tiyatrosu ile eş zamanlı yayınlanan örgüt bildirisinde HAMAS, mürtet (dinden çıkmış) ve savaşılması farz olan bir yapı olarak nitelendirildi. DEAŞ sözde sözcüsünün fetvası İsrail’e terörist transferinin de işaret fişeği olarak yorumlandı. 

AYNI TAKTİĞİ UYGULUYORLAR

Suriye ve Irak’tan Gazze katliamı için yapılan terörist transferinde de Türkiye pasaportlularla aynı yöntemler uygulanıyor. Başta Kürt İsrail dostluk Birliği, Salti Vakfı, Kürt Enstitüsü, İsrailli Yahudi Kürtler Birliği, Bat İlan Enstitüsü ve benzeri sekiz sözde sivil toplum örgütü aktif rol üstleniyor.

İsrail Meclis Başkanı Mickey Levy, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yakın dostu olduğu belirtilen Ofra Bengio ve Efraim İnbar gibi bir çok ismin de bu sürece yoğun katkısı var. Bölgeye gönderilen Kürt asıllı asker ve MOSSAD temsilcileri Gazze’de savaşan ve Babil, Dicle, Mezopotamya, Barzan, Rojova, Ninova gibi isimler verilen Kürt Siyonist silahlı gruplarının görüntülü mesajlarını ve davetlerini izletiyor. 

Soykırıma destek amaçlı götürülen isimler dil ve adaptasyon amaçlı küçük gruplara bölünerek Gazze ile ilgili detaylı eğitimlere tabi tutuluyor. İsrailli Kürtlerin yaşadığı Kiryat, Afula, Kiryat Malachi gibi yerleşkelerden getirilen 100’ü aşkın Kürt asıllı siyonist bu teröristlere tercümanlık ve rehberlik desteği sunuyor. İsrail’de hâlen 320 bin Kürt kökenli Yahudi yaşamakta. Erbil’den Tel Aviv’e aktarmalı günlük ortalama 55-60 uçuş seferi düzenleniyor. Suriye ve Irak’tan giden ve Gazze’de öldürülenler büyük oranda İsrail’e defnedilmekte.

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-son-katliamda-sahada-ortaya-ciktilar/feed/ 0
Ve DEAŞ, Hamas’a karşı Gazze’ye de girdi! Mide bulandıran gerçek ortaya çıktı… https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-mide-bulandiran-gercek-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-mide-bulandiran-gercek-ortaya-cikti/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:00:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16235  

Gazze katliamının ilk günlerinden itibaren Suriye ve Irak’tan götürülen 2.000’i aşkın PKK’lı terörist, İsrail ordusu ile birlikte soykırıma ortak oldu. Katliama destek amacı ile bölgeden 2 bin 500 kişilik yeni bir ekip daha yola çıkma hazırlığı yapıyor.

Son katliam kafilesinde PKK’lıların yanında 600’den fazla DEAŞ’lı terörist de yer alıyor. Bu kapsamda başta Deyrizor, Rakka, Tabka, Guveran, Sinai, el-Alaya, Şeddadi ve el-Kisra gibi hapishanelerde tutulan 1.000 DEAŞ’lı serbest bırakıldı.

İSRAİL’DEN 18 GÜNLÜK EĞİTİM

İsrail’den gelen ve aralarında Ezidi-Kürt subaylar ve MOSSAD ajanlarının da yer aldığı özel ekip, seçilen PKK ve DEAŞ’li teröristlere Sincar’da 18 günlük özel eğitim veriyor. Sonrasında ise sahte pasaportlarla bu teröristler Erbil üzerinden Gazze’ye taşınıyor. Teröristler Gazze’de Avrupa, Kafkasya, ABD ve Sırbistan gibi farklı coğrafyalardan gelen paralı teröristler ve özel eğitimli ABD ve İsrail ordu mensupları ile müşterek hareket edecek.

HAMAS’I HEDEF GÖSTERDİLER

Bir dönem Suriye ve Irak’ta sayıları 65 bini aşan DEAŞ terör örgütü mensubundan 3-4 bini ABD ordusu ve CIA tarafından Badiye Çölü’ne taşındı. Suriye savaşı ile birlikte ortaya çıkan terör aparatı DEAŞ’ın 2015-2024 aralığında 8 binden fazla üyesi, PKK saflarına katıldı. Bu terörist geçişlerinin özellikle TSK’nın Suriye operasyon süreçlerinde gerçekleştiği görüldü.

Kritik dönemlerde devreye giren DEAŞ faktörünün aradan geçen dokuz aya rağmen Gazze’de ciddi bir askeri başarı elde edemeyen İsrail’in isteği ile desteğe gittiği öğrenildi. DEAŞ’ın son salıverilme tiyatrosu ile eş zamanlı yayınlanan örgüt bildirisinde HAMAS, mürtet (dinden çıkmış) ve savaşılması farz olan bir yapı olarak nitelendirildi. DEAŞ sözde sözcüsünün fetvası İsrail’e terörist transferinin de işaret fişeği olarak yorumlandı. 

AYNI TAKTİĞİ UYGULUYORLAR

Suriye ve Irak’tan Gazze katliamı için yapılan terörist transferinde de Türkiye pasaportlularla aynı yöntemler uygulanıyor. Başta Kürt İsrail dostluk Birliği, Salti Vakfı, Kürt Enstitüsü, İsrailli Yahudi Kürtler Birliği, Bat İlan Enstitüsü ve benzeri sekiz sözde sivil toplum örgütü aktif rol üstleniyor.

İsrail Meclis Başkanı Mickey Levy, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yakın dostu olduğu belirtilen Ofra Bengio ve Efraim İnbar gibi bir çok ismin de bu sürece yoğun katkısı var. Bölgeye gönderilen Kürt asıllı asker ve MOSSAD temsilcileri Gazze’de savaşan ve Babil, Dicle, Mezopotamya, Barzan, Rojova, Ninova gibi isimler verilen Kürt Siyonist silahlı gruplarının görüntülü mesajlarını ve davetlerini izletiyor. 

Soykırıma destek amaçlı götürülen isimler dil ve adaptasyon amaçlı küçük gruplara bölünerek Gazze ile ilgili detaylı eğitimlere tabi tutuluyor. İsrailli Kürtlerin yaşadığı Kiryat, Afula, Kiryat Malachi gibi yerleşkelerden getirilen 100’ü aşkın Kürt asıllı siyonist bu teröristlere tercümanlık ve rehberlik desteği sunuyor. İsrail’de hâlen 320 bin Kürt kökenli Yahudi yaşamakta. Erbil’den Tel Aviv’e aktarmalı günlük ortalama 55-60 uçuş seferi düzenleniyor. Suriye ve Irak’tan giden ve Gazze’de öldürülenler büyük oranda İsrail’e defnedilmekte.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ve-deas-hamasa-karsi-gazzeye-de-girdi-mide-bulandiran-gercek-ortaya-cikti/feed/ 0
Doç. Dr. Savaş Eğilmez: Türk tarihinde kurt sembolü var https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/#respond Sun, 07 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14384 Kurdun, Türk tarihinde özellikle de destan, efsane ve hikâyelerinde çok önemli bir yer teşkil ettiğini söyleyen Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Çevik, güçlü ve çok zor şartlarda hayatını devam ettirebilen kurt, tarih boyunca Türk milletinin hayat ve savaş gücünün bir simgesi olarak kabul edilmiştir. Göktürk destanlarında kurt motifi özenle ele alınmış, Türklerin yeniden çoğalışları bu motife bağlanmıştır. Efsanelerinde, Göktürk kağan sülalesi olan Aşına ailesinin atasının bir dişi kurt olduğu işlenmiştir. Başka bir Türk anlatısı olan Oğuz Kağan destanında bir ışık içinden çıkarak konuşan kurt, Türk ordusuna yol göstermektedir. Göktürk kağanlarının otağlarının önüne dikilen kurt başlı sancak, Türklerde kağanlık alameti olmuştur. Ancak bu gelenek yalnızca Göktürklere özgü olmayıp, öncesinde ve sonrasındaki birçok Türk devleti tarafından kullanılmıştır. Türkler bozkırlarda, birlikte yaşadıkları kurda kutsal bazı nitelikler atfetmişler, sonra sahip olduğu özellikleri bakımından kendilerinin de birer kurt olduğunu düşünmüşler ve hükümdarlarını da bozkurtlara benzetmişlerdir” dedi.

“Türklere özel belirleyici bir unsur”

Sosyal bilimlerin neredeyse her dalında yapılan araştırmaların, kurt motifinin sadece Türklere özel belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Türklerde kurt figürü; destanlardan atasözlerine, deyimlere, bitki adlarına, yer adlarına, kişi adlarına, mitolojiden inanç ve itikatlara, resim ve heykelden mimariye, el sanatlarında motiflere kadar yansıyarak bir kurt kültünün doğmasına, gelişmesine ve günümüze kadar gelmesine neden olmuştur. Yakın dönem Türk edebiyatında da Türk motifine rastlamak mümkündür. Örneğin Halide Edip’in, Kemal Tahir’in, Yahya Kemal’in, Atilla İlhan’ın bazı eserlerinde, Kurt figürü ile Türk toplumundan kesitlere yer verilmiştir. Günümüzde yapılan araştırmalarda, kurt adıyla ilişkili 18 adet bitki adı, 19 adet yer adı, 27 adet kişi adı, 55 adet atasözü ve deyim tespit edilmiştir. Türk toplumları içerisinde varlığı, yaşamlarının her alanında gözlemlenen kurt motifi, Türk kültür hayatıyla adeta bütünlenmiştir. Büyük devletler kurmuş olan Türklerde kurt, siyasi hakimiyetlerin sembolü haline gelmiştir. Çin yıllıklarında, Türklerin kurttan türediği, kurdun Türkler için bir egemenlik, yiğitlik sembolü olduğu aktarılmaktadır. Yine kaynaklarda ‘Batı Türkleri bayraklarının tepesine dişi kurt başı asarlar’ şeklinde bilgiler yer almaktadır. Tarihte Türkler tarafından kullanılan bazı bayrak ve sancaklar üzerinde ise kurt başı figürü kullanılmıştır. Göktürklerde kağanın muhafız birliğini oluşturan savaşçılar ‘böri’ olarak adlandırılmaktaydı. Tarihi Türk savaş stratejisinin en önemi parçasının bir adı da Kurt Taktiği olarak isimlendirilmiştir. Bazı Türk devletlerinde, boyların başındaki hanedan üyesi beylere bir anlamı da bozkurt olan İlteber ünvanı verilmiştir. Birçok kavmin kendileri için kutsal kabul ettiği hayvanı vardır. Ama hiç birinin ilişkisi Türk Milleti ile Kurt arasındaki ilişki kadar tarihi, kültürel ve güçlü değildir” diye konuştu.

“Tarih buna asla izin vermez”

Türk milli takımı oyuncusu Merih Demiral’ın Avusturya’ya karşı oynanan maçta attığı golden sonra sevincini bozkurt işareti yaparak kutladığını hatırlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Türk milletinin tamamıyla bütünleşen bu sevinç sonrası Türk karşıtı odaklar harekete geçti ve UEFA milli oyuncumuz hakkında soruşturma başlattı. Bunu sadece UEFA’nın kendi inisiyatifi olarak görmek çok yanlış olur. Çünkü Merih Demiral’ın bu milli sevincini kabullenemeyen Almanya İçişleri Bakanı Nancy Feaser, İsrail medyası ve Amerika merkezli Ermeni diasporası hemen harekete geçmiş ve UEFA’yı baskı altına almıştır. Hatta Ermeni diasporası Merih’in uluslararası müsabakalardan men edilmesi için kampanya başlatmıştır. Bu soruşturma ve Türk karşıtı söylemler asla kabul edilemez. Merih’in bu sevinci Türk milletini kucaklamış ve Türk kültürüne ve tarihine güçlü bir mesaj olmuştur. Kim ne yaparsa yapsın, ne derse desin, Türk milletinin siyasi, sosyal ve kültürel hayatına bu kadar güçlü bağlarla bağlı olan Kurdu yasaklayamaz, unutturamaz. Tarih buna asla izin vermez” şeklinde konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/feed/ 0
Litvanya, yüksek ihracat potansiyeliyle Türkiye için sektörlerde işbirliği imkanı sunuyor https://www.foxtvhaber.com.tr/litvanya-yuksek-ihracat-potansiyeliyle-turkiye-icin-sektorlerde-isbirligi-imkani-sunuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/litvanya-yuksek-ihracat-potansiyeliyle-turkiye-icin-sektorlerde-isbirligi-imkani-sunuyor/#respond Fri, 21 Jun 2024 23:00:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13295 Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Litvanya İş Konseyi Başkanı Serdar Kurt, AA muhabirine, Litvanya’nın Baltıklar’da en büyük ekonomi olarak Türkiye’nin ticaret ve yatırım ilişkileri açısından bölgedeki en büyük ortağı konumunda bulunduğuna dikkati çekti.

Litvanya’nın düşük üretim maliyetleri ve yüksek ihracat potansiyeliyle Türkiye için metal, gıda, telekomünikasyon, yüksek teknoloji, tekstil ve kimya gibi sektörlerde işbirliği imkanları sunduğunu belirten Kurt, iki ülke arasında gelişen ticaret hacminin, dengeli ticaret değerlerinin ve turizm sektöründeki potansiyelin göze çarptığını söyledi.

Kurt, şöyle devam etti:

“Türkiye ve Litvanya arasındaki ticaret ilişkileri, son yıllarda gösterdiği istikrarlı grafiği ve ticaret açığının önemli ölçüde azalmasıyla dikkati çekiyor. 2020’de belirlenen 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi, 2021’de 992 milyon dolar olarak gerçekleşirken 2022’de 1,2 milyar dolar ve 2023’te ise 1,03 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin Litvanya’ya 2022’de gerçekleştirdiği 559 milyon dolar ihracat ve Litvanya’dan yapılan 645 milyon dolar ithalat değerleri, 2023’te sırasıyla 511 milyon dolar ve 522 milyon dolar oldu. İkili ticaretimizde örülmemiş giyim eşyaları, otomotiv, yaş meyve, makineler, hurda metal, demir-çelik ürünleri ve plastik sektörleri öne çıktı. 2021’de 263 milyon dolar olan cari açık, 2023’te 14 milyon dolara kadar düştü.”

Kurt, iki ülke arasında bu yılın ilk 4 ayında ticaret hacminin neredeyse 350 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, “Türk iş dünyası için umut vadeden bir diğer durum ise mart ve nisan aylarında gerçekleştirilen ticarette Türkiye’nin ihracat fazlası veriyor olması. Zaten birkaç senedir azalma trendinde olan ticaret açığımızın bu sene sonunda ticaret fazlasına dönüşme ihtimali, bizleri hem mutlu hem de motive ediyor.” diye konuştu.

“LİTVANYA, TURİZM İÇİN DE YÜKSEK VE DİKKAT ÇEKİCİ BİR PAZAR”

Serdar Kurt, Türkiye’nin, Litvanya’nın dört bir yanından turist çekebilecek zengin kültürel mirasa, tarihi mekanlara ve doğal güzelliğe sahip olduğunun altını çizdi.

Kurt, “2012-2019 arasında ülkemizi ziyaret eden Litvanyalı turist sayısı düzenli şekilde artarak 2019’da 230 bine ulaştı ve rekor kırdı. Kovid-19 salgını sebebiyle ülkemizi ziyaret eden Litvanyalı turist sayısında düşüş yaşanmış olsa da turist sayısı 2022’de 251 bin, 2023’te ise 277 bini aştı. Bu sayılara baktığımızda, Kovid-19 salgını öncesi artış eğiliminin tekrar yakalanmış olduğunu görüyoruz. Bu değerler, tekrar canlanan turizm sektörümüz için Litvanya’nın potansiyeli yüksek ve dikkat çekici bir pazar olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu.

Litvanya’nın bilgi teknolojisi, mühendislik ve yaşam bilimleri gibi alanlarda yüksek eğitimli ve yetenekli iş gücüne sahip olduğunu kaydeden Kurt, ticari operasyonlar için modern altyapıya büyük miktarda yatırım yaptığı bilgisini paylaştı.

Kurt, “Litvanya, özellikle rüzgar ve biyokütle olmak üzere önemli yenilenebilir enerji potansiyeline sahip. AB pazarına erişime ek olarak ürün ve hizmetlerinin ihracatı için fırsatlar sunuyor. Litvanya, yenilenebilir enerji sektörünü daha da geliştirebilir ve kendisini temiz teknolojilerde lider olarak konumlandırabilir. Bu durum yatırımları artırabilir ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunabilir.” açıklamasında bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/litvanya-yuksek-ihracat-potansiyeliyle-turkiye-icin-sektorlerde-isbirligi-imkani-sunuyor/feed/ 0
12 yıl sonra gelen imza! Türkiye, dengeden yana https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yana/ https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yana/#respond Sat, 04 May 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10019 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 yıl sonrası Irak ziyaretiyle hız kazanan Irak Kalkınma Yolu projesi, Basra Körfezi’nden Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne kadar bütün Irak’ın gündeminde. Saddam’ın devrilmesinin ardından çok parçalı bir yapının oluştuğu Irak’ta yıllar sonra ilk kez Kalkınma Yolu etrafında bütünleşme için adımlar atılıyor. Bölgede hem Irak Merkezi Yönetimi hem de Kürt Bölgesel Yönetimi terör örgütlerine karşı Türkiye ile işbirliğine giderken, Kürt yetkililer Irak Kalkınma Yolu’nun Kürt bölgesi şehirleri için önemini vurguluyor.

MEDYADA TEK GÜNDEM

Irak Kalkınma Yolu aylardır Kürt Bölgesel Yönetimi medya organlarında gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Yerel televizyon kanallarının siyasi gündem programlarında Irak Kalkınma Yolu bütün yönleriyle değerlendiriliyor. Barzani yönetiminin hükümet sözcüsü Peşewa Hewramani, Kürdistan 24 televizyonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Erbil’i ziyaret ederek Kürt Bölgesi yetkilileri ile toplantı yapan ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olduğunu vurgularken “Türkiye’nin bölgede büyük etkisi var” açıklamasında bulundu.

Irak’taki Kürt Bölgesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’la imzaladığı anlaşmaların dışında tutulmayacağını belirten yetkili, Erdoğan’ın ziyaretinin Kürt bölgesi ile Irak merkezi yönetiminin yaşadığı sorunların çözümünde etkili olacağını belirtti. “Türkiye, Erbil ile Bağdat arasında diyalog için uygun bir ortam yaratmaya çalışıyor, etkili bir ülke olarak Türkiye bu konuda rol oynayabilir” diyen Peşewa Hewramani, Türkiye’nin hedefinin bölgesel istikrar olduğunu da söyledi.

SADECE MUSUL VAR

ORSAM’ın Irak Koordinatörü Bilgay Duman ise Haber Global Web’e Özel’e yaptığı değerlendirmede Irak tarafının Kalkınma Yolu’nun güzergahı ile ilgili planlamasını şöyle anlattı:

“Irak tarafının yaptığı planlama içerisinde Kalkınma Yolu, IKBY idaresindeki yerlerden geçmiyor. Irak’taki idari yapılanmalara baktığınızda; Musul, Duhok, Erbil Süleymaniye var. Sadece Musul üzerinden Türkiye’ye uzanan 5-6 kilometrelik bir hat bulunuyor. Ancak burada Irak Anayasası’nın 140. maddesi ile ilgili sorunlar var. Bul bölgeler statüsü belirsiz bölge olarak kabul ediliyor.”

TÜRKİYE DENGEDEN YANA

Türkiye’nin yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Duman, “Aslında baktığınızda kuzeyde Irak ve İran sınırından Türkiye’ye kadar olan hat IKBY’nin fiili kontrolü var. Tüm çıkış noktası Rabia bölgesine denk geliyor. Burada IKBY ile Bağdat arasındaki anlaşmazlık belirleyici oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gitmeden önce yaptığı açıklamada ‘Erbil ve Bağdat arasındaki sorunları da çözmek istiyoruz’ demişti. Türkiye’nin Erbil ya da Bağdat’ı dışlamak gibi bir tercihi yok. Türkiye açısından ikisi birbirinin tamamlayıcısı. Ancak Türkiye bunu Irak’ın kendi iç problemi olarak görüyor ve onların çözümüne bırakıyor. İki yönetim arasında sorunlar Kalkınma Yolu ile sınırlı değil. Enerji, petrol alanlarında da sorunlar var. Çözümün kendi içlerinde bulunması gerekiyor” dedi.

ORTAKLAŞMA ÇABASI

Kalkınma Yolu projesinin Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmesi gerektiğini belirten Iraklı ekonomist Fadi Hasan ise, iki yönetim arasında enerji ve petrol ticareti ile ilgili de sorunlar olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu projesinin Irak’ı Avrupa ve Batı ülkelerine taşıyacağını dile getiren Fadi Hasan, projenin katılan tüm ülkelerin hedeflerine ulaşmasına olanak sağlayacağını ve bölgedeki ekonomik durumu değiştireceğini vurguladı.

KAYNAK: HABER GLOBAL
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yana/feed/ 0
12 yıl sonra gelen imza! Türkiye, dengeden yanı https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yani/ https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yani/#respond Fri, 03 May 2024 07:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9969 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretiyle hız kazanan Irak Kalkınma Yolu projesi, Basra Körfezi’nden Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne kadar bütün Irak’ın gündeminde. Saddam’ın devrilmesinin ardından çok parçalı bir yapının oluştuğu Irak’ta yıllar sonra ilk kez Kalkınma Yolu etrafında bütünleşme için adımlar atılıyor. Bölgede hem Irak Merkezi Yönetimi hem de Kürt Bölgesel Yönetimi terör örgütlerine karşı Türkiye ile işbirliğine giderken, Kürt yetkililer Irak Kalkınma Yolu’nun Kürt bölgesi şehirleri için önemini vurguluyor.

MEDYADA TEK GÜNDEM

Irak Kalkınma Yolu aylardır Kürt Bölgesel Yönetimi medya organlarında gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Yerel televizyon kanallarının siyasi gündem programlarında Irak Kalkınma Yolu bütün yönleriyle değerlendiriliyor. Barzani yönetiminin hükümet sözcüsü Peşewa Hewramani, Kürdistan 24 televizyonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Erbil’i ziyaret ederek Kürt Bölgesi yetkilileri ile toplantı yapan ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olduğunu vurgularken “Türkiye’nin bölgede büyük etkisi var” açıklamasında bulundu.

Irak’taki Kürt Bölgesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’la imzaladığı anlaşmaların dışında tutulmayacağını belirten yetkili, Erdoğan’ın ziyaretinin Kürt bölgesi ile Irak merkezi yönetiminin yaşadığı sorunların çözümünde etkili olacağını belirtti. “Türkiye, Erbil ile Bağdat arasında diyalog için uygun bir ortam yaratmaya çalışıyor, etkili bir ülke olarak Türkiye bu konuda rol oynayabilir” diyen Peşewa Hewramani, Türkiye’nin hedefinin bölgesel istikrar olduğunu da söyledi.

SADECE MUSUL VAR

ORSAM’ın Irak Koordinatörü Bilgay Duman ise Haber Global Web’e Özel’e yaptığı değerlendirmede Irak tarafının Kalkınma Yolu’nun güzergahı ile ilgili planlamasını şöyle anlattı: “Irak tarafının yaptığı planlama içerisinde Kalkınma Yolu, IKBY idaresindeki yerlerden geçmiyor. Irak’taki idari yapılanmalara baktığınızda; Musul, Duhok, Erbil Süleymaniye var. Sadece Musul üzerinden Türkiye’ye uzanan 5-6 kilometrelik bir hat bulunuyor. Ancak burada Irak Anayasası’nın 140. maddesi ile ilgili sorunlar var. Bul bölgeler statüsü belirsiz bölge olarak kabul ediliyor.”

TÜRKİYE DENGEDEN YANA

Türkiye’nin yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Duman, “Aslında baktığınızda kuzeyde Irak ve İran sınırından Türkiye’ye kadar olan hat IKBY’nin fiili kontrolü var. Tüm çıkış noktası Rabia bölgesine denk geliyor. Burada IKBY ile Bağdat arasındaki anlaşmazlık belirleyici oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gitmeden önce yaptığı açıklamada ‘Erbil ve Bağdat arasındaki sorunları da çözmek istiyoruz’ demişti. Türkiye’nin Erbil ya da Bağdat’ı dışlamak gibi bir tercihi yok. Türkiye açısından ikisi birbirinin tamamlayıcısı. Ancak Türkiye bunu Irak’ın kendi iç problemi olarak görüyor ve onların çözümüne bırakıyor. İki yönetim arasında sorunlar Kalkınma Yolu ile sınırlı değil. Enerji, petrol alanlarında da sorunlar var. Çözümün kendi içlerinde bulunması gerekiyor” dedi.

ORTAKLAŞMA ÇABASI

Kalkınma Yolu projesinin Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmesi gerektiğini belirten Iraklı ekonomist Fadi Hasan ise, iki yönetim arasında enerji ve petrol ticareti ile ilgili de sorunlar olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu projesinin Irak’ı Avrupa ve Batı ülkelerine taşıyacağını dile getiren Fadi Hasan, projenin katılan tüm ülkelerin hedeflerine ulaşmasına olanak sağlayacağını ve bölgedeki ekonomik durumu değiştireceğini vurguladı.

Basra Körfezi’ndeki Büyük Faw Limanı’ndan başlayıp Irak’ın kuzeyine doğru devam ederek Türkiye’ye ulaşacak projenin 1200 kilometre uzunluğunda demir yolu ve kara yolu altyapısını içermesi planlanıyor. Bu projenin Basra, Bağdat ve Musul’u de içeren bir güzergahı takip ederek Türkiye’deki demir yolu ağına bağlanması hedefleniyor.

KAYNAK: HABER GLOBAL
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/12-yil-sonra-gelen-imza-turkiye-dengeden-yani/feed/ 0
Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nu geçti! Listenin yarıya yakınını DEM Parti’ye verdi https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgur-ozel-kilicdaroglunu-gecti-listenin-yariya-yakinini-dem-partiye-verdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgur-ozel-kilicdaroglunu-gecti-listenin-yariya-yakinini-dem-partiye-verdi/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4594 Daha önce milletvekili dağıtılan CHP’de bu kez belediye dağıtımı yapılıyor. ‘Değişim’ sloganıyla CHP genel başkanlık koltuğuna oturan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktiğini uyguluyor.

CHP-DEM PARTİ İTTİFAKI

CHP, İstanbul Esenyurt Belediye Başkanlığı için aday ilan ettiği Ali Gökmen‘i HDP/DEM Parti ile yaptığı pazarlık sonucu sağlık sorunlarını gerekçe göstererek geri çekti. Gökmen’in yerine daha önce HDP’den milletvekili adayı olan ve aynı zamanda CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başdanışmanı görevinde bulunan Ahmet Özer aday gösterildi.

Esenyurt’ta ‘kent uzlaşısı’ adı altında ittifak yapan CHP ile DEM Parti’nin yaptığı pazarlığın ayrıntıları belli oldu.

PANİKLEYEN CHP GERİ ADIM ATTI

Akşam gazetesinde yer alan habere göre; ilk olarak CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin tarafından hazırlanan listeye HDP/DEM Parti tepki gösterdi. Tokatlı olan Ergin’in hemşerilerini listeye yazdığı iddia edildi. HDP/DEM bu listeye karşılık seçilecek yerlerden en az 8 kişi yazdırmak istedi. Bu teklif de CHP tarafından olumsuz karşılandı. Talepleri karşılanmayan DEM, zaten hazırda olan kendi listelerini ilçe seçim kuruluna verdi. HDP/DEM Partili Süleyman Avşar, Esenyurt adayı olarak ortaya çıktı, “Listemizi verdik. Esenyurt’ta seçime giriyoruz” açıklaması yaptı. Bu çıkışın ardından CHP panikledi ve geri adım attı.

CHP, 40 KİŞİLİK LİSTEDE DEM’E 17 SIRA AYIRDI

CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin tarafından hazırlanan listeye son anda müdahale geldi. Listenin yüzde 42,5’ini DEM Parti’ye ayıran CHP, 40 kişilik meclis üyesi listesinin 17 sırasını ittifak ortağına tahsis etti.

DEM Parti için listenin 3, 7, 9, 13, 16, 19, 20, 22, 24, 25, 27, 29, 31, 34, 36, 38 ve 40’ıncı sıraları boş bırakıldı. HDP/DEM tarafından İlçe Seçim Kurulu’na verilen listede bulunan isimlerin boş bırakılan yerlere yazıldıktan sonra listenin son şeklini alacağı öğrenildi. 23 Şubat saat 17.00’ye kadar listenin son şeklini alması gerekiyor. Listeye göre HDP/DEM Parti’nin meclise en az 7 üye sokması bekleniyor.

STRATEJİSİ DEĞİŞTİ

Bir önceki yerel seçimle bu seçim arasında fark olduğunu kaydeden Özel, “HDP o zaman bir talebi olmaksızın AK Parti’ye kaybettirmek için her şeyi yapıyordu. Bu seçimde gücünü AK Parti’ye değil biraz da muhalefete göstermek talebinde” dedi. DEM’in AK Parti ile 1 Nisan sonrasına yönelik görüşmeler yapıldığını öne süren Özel, “DEM Parti’nin izlediği stratejide kendi sözcüleri, milletvekillerinden okuduğumuz yalanlanmayan bir şekilde, kayyum atama meselesi başta olmak üzere çeşitli görüşmeler yapılıyor. Bize kazandırmak değil, gerekirse kaybettirmek üzerine bir strateji var, bu çok ortada” diye konuştu.

“ŞARTLAR ALEYHİMİZE”

İYİ Parti ve diğer ittifak ortaklarıyla tekrar iş birliği yapmaya gayret ettiklerini aktaran Özel, “Ama bunlar çok sınırlı kalabildi. Ben beyaz çiçeği aldım gittim ama eski ortakları ittifak yapmaya razı edemedim. Elimden geleni yaptım. Şartlar çok lehimize değil gibi gözüküyor. Ancak diğer yandan seçmende ve reflekslerinde bir değişiklik yok” ifadelerini kullandı.

AHMET ÖZER’İN SİCİLİ KABARIK

CHP ile DEM Parti’nin İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki ortak adayı Prof. Dr. Ahmet Özer’in sicilinin kabarık olduğu ortaya çıktı. Özer’in HDP/DEM Parti çizgisinde makalelerinin ve açıklamalarının olduğu belirlendi.

2015’TE HDP ADAYI

Aydınlık gazetesinde yer alan habere göre, CHP’nin Özer’den önce aday gösterdiği ve “Sağlık sıkıntıları nedeniyle çekildi” dediği Ali Gökmen’in sağlık gerekçesiyle değil, kendisiyle yapılan şartlı anlaşmadan dolayı Özer’in aday olabilmesi için çekildiği öğrenildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’na danışmanlık hizmeti veren Özer’in CHP’ye de “Kürt meselesi” raporları hazırladığı aktarıldı. Özer’in köşe yazısı ve makalelerinde terör örgütü PKK’ya hiç kusur bulmaması, yeniden açılım önermesi ve CHP’ye DEM Parti konusunda cesur olma çağrıları yapması da göze çarpıyor.

“KÜRTÇE RESMİ DİL OLMALI”

CHP’nin DEM Parti’yle uzlaşarak Esenyurt’ta aday gösterdiği Prof. Dr. Ahmet Özer, Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edildiği, ideolojik olarak “tarafsız” vurgulardan oluşan, Kürt kimliğine de atıf yapılan çok kimlikli bir vatandaşlık tanımı içeren hukukî düzenlemeleri savunuyor. Bu talepler de Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesi anlamına geliyor. Özer, 12 Ocak 2023’te Rudaw TV’ye verdiği röportajında Kürtçe tartışmalarına “Bir toplumu ileriye götürmek istiyorsanız en önemlisi ona dilini öğretmelisiniz. Kendi anadili ile öğrenmeli, bilim yapmalı. Gelişmiş toplumlar çok dilli toplumlardır” sözleriyle dahil oluyor. Özer, Kürtçenin seçmeli dil olarak müfredatlarda yer almasını yetersiz buluyor. Pek çok yazı ve demecinde Türkçe ve Kürtçe iki dilli eğitimin “gerekliliğinin” altını çiziyor.

“TÜRK KAVRAMI DAYATILIYOR”

Ahmet Özer, ilk dört madde ile 66. maddeyi ilgilendiren anayasal taleplerini CHP’nin düşünsel merkezlerinden Sosyal Demokrasi Vakfı’nın (SODEV) Dergisinde 14 Ocak 2015’te şöyle tarif ediyor: “Kürt sorunu bağlamında en acil çözmemiz gereken başlık, vatandaşlık meselesidir. 1982 darbe anayasası, vatandaş olan herkesi ‘Türk’ diye niteliyor. ‘Türk kelimesi aslında etnik değil, Kürdü de kapsayan bir üst kimliği ifade eder’ iddiası ise hem temelsiz hem de inandırıcı değil. Çünkü söylemlere, uygulamalara, mevzuata ve mahkeme kararlarına baktığımızda Türk kavramının açıkça bir ırkı tarif ettiğini ve diğer etnik gruplara dayatıldığını görüyoruz. Burada gereken, Mustafa Kemal Atatük’ün 1921 Anayasası’nda kullandığı ‘Türkiye halkı’ veya ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı’dır… Bütün bunlar ortada dururken bir kimliği diğerlerinin arasından çekip hepsine hakim kılmaya çalışmak, ulus devletin bütün farklılıkları teke indirgeme dönemine aittir ki; bu dönem de artık geride kalmıştır/kalmalıdır.”

“ETNİK YAPILARIN MÜTABAKAT SENEDİ”

Özer, Anayasa ile ilgili fikirlerini SODEV Dergisinin 105/106 numaralı nüshasında “Yasalardaki ırkçı ve antidemokratik söylem, tanım ve belirlemelerin ayıklanması ve fiili uygulamaların buna uyması gerekir. Hiç kuşkusuz bütün değişikliklerin ilk adımı ve temeli anayasa değişikliğidir. Başta 66. madde -’Türkiye devletine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes Türk’tür’ ibaresi- olmak üzere diğer etnisiteleri dışlayan milliyetçi ve ırkçı maddeler değiştirilmelidir… İnsanın şerefi olan kimliğini reddetmeyen, çokluk içinde birlik bu sayede ve bu temelde sağlanabilir” cümleleriyle sürdürüyor. Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) Dergisinin 17. sayısında bu anayasayı “Farklı etnik yapıların, mezheplerin milli mütâbakat senedi olan bir anayasa” diye tarif ediyor. 12 Şubat 2021’de Mersin Kent Haber Sitesinde “Yeni anayasanın felsefesi ne olmalı? Her şeyden önce ideolojik olarak tarafsız olmalı, etnik bakımdan kör olmalı, din ve inanç açısından tamamen tarafsız durmalıdır” tezini paylaşıyor.

ÖZERKLİK İSTEDİ

Ahmet Özer, “kent yönetiminde özerklik” adı altında eyalet sistemi talep ediyor. Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik şartına konulan çekincelerin kaldırılmasını teklif eden Özer, TOHAV Dergisinin 17. sayısında şu ifadeleri yazıyor:

“Yerel yönetimler kendi parlamentolarıyla idare edilmelidir. Kendi güvenliğini asayişini kendi sağlamalıdır. Kendini idare etmek kamçılayıcı olacaktır; öz savunmalarını yapma gibi sorumlulukları yerel yönetimler üstleneceğinden ulusal projelere yönelim hız kazanacaktır.”

Özer pek çok söylevinde terörle mücadele yasasını, milli savunmaya ayrılan bütçeleri ve koruculuk sistemini de eleştiriyor:

“Bütçesinin önemli bir kısmı her yıl savunma giderlerine ayırmakta; çatışmalar bölgenin iç dinamiklerini ve ulusal zenginlikleri, köylerini, kasabalarını, kentlerini, ormanlarını, topraklarını, hayvanlarını ve hatta insanlarını yok etmekte; devlet, çözemediği sorunun çözümünde, koruculardan medet ummakta, koruculuğu yaygınlaştırmakta, bunu yaparken hem sorunu besleyen çağdışı kurumları korumakta ve geliştirmekte hem de iç barışı sağlayacak toplumsal dengeyi dinamitlemektedir.” (24 Haziran 2021 Independent Türkçe)

“KÜRTLER’İN DEVLET KURMA HAKKI VARDIR”

CHP’nin İstanbul’un Esenyurt ilçesinde DEM Parti’yle uzlaşarak aday gösterdiği Prof. Dr. Ahmet Özer’in önceki gün 7 Ağustos 2014’te Rudaw TV’de söylediği “Irak bölünürse, bağımsızlık ilanı daha meşru hale gelebilir. Ancak, Irak bölünmese de Kürtler’in devlet kurma hakkı vardır. Nitekim Kürtler referanduma gidecek. Güney Kürtleri için tarihi adım olan bağımsızlık mukadder görünüyor” ifadeleri gündem olmuştu.

Özer’in yine aynı kanalda Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyini ABD desteğiyle işgal eden PKK uzantısı YPG’yi korumasını istediği de görüldü. Özer, “Kürtler Kasr-ı Şirin’de ikiye bölünmüştü. Lozan’da da dörde bölündüler. Uzun süre bölünmenin her türlü dezavantajını yaşadılar. Ama sanırım ilk defa Kobani’de birleştiler, bir oldular. Bunun getirisini, tadını, onurunu yaşayarak gördüler… (Türkiye) Şimdi de Suriye’de yanlış politikaya bir yenisini ekleyerek birçok bahaneyle, tarihsel ve akrabalık bağlarından ötürü koruyup kollaması gereken ve Suriye’de ancak bu yolla etkin olması olası Kürtleri karşısına alarak kazanımlarını sönümlendirmeye uğraşmaktadır” dedi.

________________

ÖZEL’DEN ‘KANDIRILDIK’ İTİRAFI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “HDP önceki seçimde AK Parti’ye kaybettirmek için her şeyi yapıyordu. Bu seçim bize kaybettirmek üzerine stratejileri var” dedi.

Meclis’te gazetecilerle bir araya gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti’ye yönelik çarpıcı ifadeler kullandı. Özgür Özel, kent uzlaşısı kapsamında DEM ile bir protokol yapmadıklarını ancak bir seçim bölgesinde DEM Parti‘nin kendi kriterlerine uyan aday olması durumunda onu destekleyebileceğini ifade ettiğini söyledi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ozgur-ozel-kilicdaroglunu-gecti-listenin-yariya-yakinini-dem-partiye-verdi/feed/ 0
AK Partili Akbaşoğlu’ndan CHP ve DEM’e tepki! https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-akbasoglundan-chp-ve-deme-tepki/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-akbasoglundan-chp-ve-deme-tepki/#respond Tue, 26 Dec 2023 01:48:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1527 TBMM 2024 Yılı Bütçe Görüşmelerinin son gününde Genel Kurul’da konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP ve DEM Partililere sert tepki gösterdi.

Akbaşoğlu, “‘Değişeceğiz’ dediler, ‘Değişim’ dediler, ne değişti diye baktık, gördüğümüz şu: Önce Kandil’in talebi doğrultusunda terörle mücadele tezkerelerine “hayır” dediler, sonra şehitlerimizle ve Mehmetçiklerimizle birlikte olduğumuzun vurgulandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortak bildirisine imza atmaktan çekindiler. Kimden çekiniyorsunuz? Kimden korkuyorsunuz? Bu utanç gerçekten size yeter. Hiç kimse bahane uydurmasın, hakikatleri çarpıtmasın, hakikatin üstünü örtmeye çalışmasın” dedi.

“KÜRT VE ALEVİ KARDEŞLERİMİZİ İSTİSMARDIR”

CHP ve DEM Parti’nin senkronizasyon içinde birbirlerini takip ettiğinin altını çizen AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, “Haksız, asılsız iddia ve suçlamalarıyla Kürtlere ve Alevilere ayrımcı bir dil kullanması her şeyden önce bu kardeşlerimize büyük bir haksızlıktır. Ayrıştırıcı, ayrımcı bir dili asla ve kata kabul etmiyoruz. Her iki partinin de “Kürtler ve Aleviler daha az eşittir.” sözü bir bühtandır ve asla kabul edilemez. Bu, açıkça hakkı ve hakikati, Kürt ve Alevi kardeşlerimizi istismardır. CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşerî vicdanına havale ediyorum” şeklinde konuştu. 

Sessiz devrimleri hayata geçirerek yaşanılan sorunların sorun olmaktan çıktığını belirten Akbaşoğlu şöyle konuştu: “AK Parti iktidarları olarak meşruiyet ve özgürlükler temelinde birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde, sessiz devrimleri hayata geçirerek yaşanılan sorunları sorun olmaktan çıkardık ve tüm vatandaşlarımızın özgürlüklerini genişlettik. Bunun şahidi 85 milyon halkımızdır; Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün insanlarımızdır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümü, istisnasız tümü kanun önünde eşit ve birinci sınıf vatandaşlardır, ötekileştirici ve ayrımcı dil asla ve kata kabul edilemez.”



CHP VE DEM ARASINDA BİR MENFAAT SARMALI

Akbaşoğlu, “Milletimizin geleceğini tehlikeye atma yolunda maalesef CHP ve DEM arasında bir menfaat sarmalı ve bu nedenle hakikat üzere değil, menfaat üzere bir araya gelme durumu söz konusu. Buradan, yapılan değerlendirmelere ithafen ifade ediyorum ki: Şaşırmayın, aklınızı başınıza alın; Kandil’e ve uzantılarına değil, Diyarbakır, Muş ve Van’da evlat nöbeti tutan annelere, şehadet şerbetini içen Mehmetçik’imizin annelerine selam yollayın. Siz aklınızı başınıza almazsanız, merak etmeyin, 31 Mart’ta milletimiz aklınızı başınıza getirecek, size gereken cevabı en güzel şekilde sandıkta verecek.  Kandil’e ve uzantılarına selam çakmak için 85 milyon insanımızın ve tüm bölge halklarının esenliği ve güvenliği için terörle mücadele tezkerelerine “hayır” diyenlerin, PKK terörünü kınayan, şehitlerimizin ve Mehmetçik’imizin yanında olduğumuzu vurgulayan TBMM ortak bildirisine imza atmaktan kaçanların gerçekleri çarpıtmasına, hadsizliklerine asla müsaade etmeyeceğiz. Tarihin şahitliğinde hatırlatırız ki: Tekirdağ’ın da Trabzon’un da Denizli’nin de Diyarbakır’ın da yiğit evlatları, emperyalistlere de onların aparatlarına da istiklal mücadelemizde geçit vermediği gibi şimdi de geçit vermeyecek Allah’ın izniyle” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-akbasoglundan-chp-ve-deme-tepki/feed/ 0