DEVREDEN KDV’NİN İADESİ
Yeni yasayla vergi aslı da uzlaşma kapsamından çıkarıldı. Vergi Usul Yasası’nda bu kapsamdaki hükümler yürürlükten kaldırıldı. Mevcut uzlaşma başvuruları önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacak. “Devreden KDV’nin iadesi” sisteme dahil edildi. Buna göre; birleşme, devir ve bölünme işlemlerinde, devreden KDV ve iade hakkı, 5 takvim yılı kriterine veya zaman aşımına bağlı olmaksızın vergi incelemesi yoluyla yeni şirkete aktarılacak. Yurtdışına çıkış harcı ise 150 TL’den 500 TL’ye çıkarıldı. Harç, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. Son yıllarda 9 milyona yakın vatandaşın yurtdışına çıkış yaptığı hesabıyla bütçeye yıllık gelir etkisinin 4.3 milyar TL olacağı öngörülüyor.
TEMEL TUTARLAR ARTIRILDI
Vergi Usul Yasası’ndaki cezalarda temel tutarlar da artırıldı. Bu cezalar şimdiye kadar “yeniden değerleme oranında” güncelleniyordu. Yeni yasayla 250, 500, bin TL gibi eski mevzuatta yer alan tutarlar 5 bin, 10 bin, 20 bin TL gibi güncel değerlere çekildi. Diğer yandan, ticari olmayan gezi, eğlence gibi faaliyetlerde kullanılan deniz taşıma araçlarına yat limanlarında verilen kiralama, bakım gibi hizmetlerde KDV istisnası ve indirimi kaldırıldı. Bu kalemden de yıllık toplam 5 milyar 400 milyon TL gelir bekleniyor. Öte yandan, vergi kaybı cezası, vergi dairesinin bilgisi dışında kayıt dışı faaliyette bulunarak vergi kaybına neden olunması halinde yüzde 50 artırılacak.
FARKLI IBAN’A BÜYÜK CEZA
Kanun dışında belge düzenleyenlere 2 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların bilgi değişimi hükümleri kapsamında bilgi toplanması kurallarına uymayanlara da özel usulsüzlük cezası verilecek. Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve finans kurumları, ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla başkalarının adı veya hesabı kullanılarak yapılması halinde her işlem için, miktarın yüzde 10’u oranında ceza kesilecek. Kredi kartı ve benzeri ödeme araçlarıyla tahsilatların, kendi adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapana ve adına kayıtlı cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her işlem için özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak.
GİB’E FAZLA MESAİ ÜCRETİ
Yeni vergi düzenlemesi, bazı durumlarda özel usulsüzlük vergisinin 10 kat artışlı uygulanması ve her bir tespit için ayrı ayrı ceza kesilmesini de içeriyor. Örneğin; Kullanılma zorunluluğu getirilen cihaz ve sistemlerle nitelikleri belirlenen veya onaylanan elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri üreten, ithal edenler bu kapsama giriyor.
Pakete göre ayrıca, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın fiilen mesai dışında çalışan personeline, her bir saat için 160 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında fazla çalışma ücreti de ödenecek. Bu ödemenin bütçeye yıllık etkisinin ise 348 milyon TL seviyelerinde olabileceği hesaplandı.
YAP-İŞLET-DEVRET’TEN YÜKSEK GELİR BEKLENTİSİ
YAP-işlet-devret modeli ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında elde edilen kazançlardan alınan yüzde 25’lik kurumlar vergisi yüzde 30’a çıkarıldı. Böylece 557 milyon TL ek vergi bekleniyor. Ayrıca asgari kurumlar vergisi uygulamasıyla 62 bin kurumlar vergisi mükellefinden ilave 70 milyar TL yıllık gelir öngörülüyor. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin oranı yüzde 15 oldu. Asgari kurumlar vergisi oranı ile yeni oran arasındaki fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranı olacak. Çok uluslu şirketlerde küresel asgari kurumlar vergisi uygulamasına yönelik düzenlemelerin bütününden 40 milyar TL gelir tahmin ediliyor.
‘ÇOK KAZANANDAN ÇOK AZ KAZANANDAN AZ’
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni vergi paketinin Meclis’ten geçerek yasalaşmasıyla ilgili sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Vergi düzenlemelerini içeren kanun Yüce Meclisimizde kabul edildi. Vergilemede adaleti ve etkinliği artırmayı, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi hedefleyen bu yasa vatandaşlarımıza yük getirmiyor. Amacımız, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almaktır. Vergi gelirlerinde sağlanan iyileşmeyi vatandaşlarımızın refahı ve ülkemizin istikrarı için verimli alanlara yönlendireceğiz.”
PRİM ORANLARINDA DEĞİŞİKLİK
Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı yüzde 2.25 olarak değiştirildi. Bunun SGK’nin gelirinde yüzde 12.5 artış sağlayacağı tahmin ediliyor. SGK prim gelirinde aylık 911 milyon 375 bin 357 TL, beş aylık dönemde yaklaşık 4.6 milyar TL, bir yılda yaklaşık 10.9 milyar TL artış öngörülüyor. 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı sayılanlardan, ilk defa emekli aylığı bağlananların, aynı işyerinde çalışmaya devam etmeleri halinde 5 puanlık sosyal güvenlik destek priminin Hazine’den ödenmesine ilişkin uygulama sonlandırıldı. Bu kalemden kamu giderinde yıllık 13.7 milyar TL azalma bekleniyor.
Buna göre, konut ve ofis alım satımında ve kiralamasında piyasa değeri üzerinden vergi alınması ve konutunu, alımdan sonraki 3 yıl içerisinde satanlardan 2 kat, 5 yıl içerisinde satanlardan 1 kat daha fazla vergi alınmasının ikinci vergi paketine dahil edilmesi kesinleşti. Ayrıca, ikinci ve daha fazla evi olanlardan “kademeli yükselen” ilave emlak vergisi ve hayalet ev olarak adlandırılan 600 bin boş konuttan “ek emlak vergisi” talep edilecek.
230 BİN LOJMANDA KİRA FİYATI DÜZENLEMESİNE GİDİLECEK
Kira gelirini beyan etmeyen veya eksik beyan edenler için de ceza tutarları arttırılacak. Aynı şekilde kira giderini beyan etmeyenlerin de ceza tutarları artırılacak. Sayısı 230 bini aşan lojmanlarda da “kira fiyatı” düzenlemesine gidilecek. Lojmanlar, piyasadaki kira değerine göre yüzde 20 fiyat avantajıyla kullandırılabilecek.
Bu nedenle lojman olan bölgelerde fiyat araştırması yapılacak. Denetimin yoğunlaşacağı öncelikli alanlar da belirlendi. Kazancına göre kayıp, kaçak ve kayıtdışılığın fazla olduğu alanlar olarak belirlenen büfeler, güzellik salonları, estetisyen ve doktorlar, kuaförlere denetimde öncelik verilecek.
Vergi ve sosyal güvenlik alanına ilişkin düzenlemelerin yasalaşmasıyla oluşacak mali etki analiz edildi. Buna göre, kısa vadeli sigorta kolları prim oranının yüzde 2,25 olarak belirlenmesiyle SGK’nin gelirlerinde yüzde 12,5 artış sağlanacak. Yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasına yönelik düzenlemeyle yıllık ilave 70 milyar lira gelcek. Yurt dışına çıkış harcının 500 liraya çıkarılmasının yıllık gelir etkisi 4,3 milyar lira olacak.
SGK’NIN GELİR YÜZDE 12.5 ARTACAK
En düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesini de içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin etki analizi yapıldı. Buna göre, düzenlemeler kapsamında hayata geçirilmesi beklenen, ticari olmayan gezi, eğlence, spor gibi faaliyetlerde kullanılan deniz taşıma araçlarına limanlarda verilen kiralama, bakım gibi hizmetlere KDV istisnası uygulanmaması ve mevcut istisnanın kısmi istisnaya dönüştürülmesi halinde de yıllık toplam etkinin 5,4 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.
Kanun teklifiyle, serbest bölgelerde faaliyet gösteren kurumların yurt içine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlara tanınan gelir ve kurumlar vergisi istisnasının kaldırılması, sadece bu bölgelerde imal edilen ürünlerin yurt dışına satışından elde edilen kazançların gelir veya kurumlar vergisinden müstesna olması öngörülüyor. İstisnanın ihracat ile sınırlandırılması durumunda 2025 yılı için 2,5 milyar lira gelir etkisi olması bekleniyor. Düzenleme kapsamında kısa vadeli sigorta kolları prim oranının yüzde 2,25 olarak belirlenmesiyle SGK’nin gelirlerinde yaklaşık yüzde 12,5 artış sağlayabileceği tahmin ediliyor.
33,2 MİLYAR LİRALIK MALİYET
Bu yılın mart ayı verilerine göre kısa vadeli sigorta kollarına tabi olup prim oranı yüzde 2 olan 18 milyon 225 bin 229 sigortalı bulunduğu, yüzde 2 olan kısa vadeli sigorta prim oranının yüzde 2,25 olması halinde tüm sigortalıların prime esas kazanç alt sınırı üzerinden bildirildiği varsayımı altında prim gelirlerinde aylık 911 milyon 375 bin 357 lira, beş aylık dönemde yaklaşık 4,6 milyar lira, bir yıllık süreçte ise yaklaşık 10,9 milyar lira artış olması öngörülüyor.
En düşük emekli aylığı düzenlemesiyle aylıkları yükseltilecek kişi sayısının 3,7 milyon olacağı; en düşük emekli aylığı ödeme tutarının 2024 yılı temmuz ödeme dönemi itibarıyla 12 bin 500 liraya yükseltilmesi halinde 2024 yılı için 33,2 milyar lira maliyet öngörülüyor.
Düzenleme kapsamında, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Türkiye’de kurulmuş olmaları şartıyla kurumlar vergisinden istisna tutulanlardan taşınmazlara yatırım yapan fon ve ortaklıkların, ticari mal niteliğinde olanlar dahil sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların yüzde 50’sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kar payı olarak dağıtılması gerekecek. İstisna kazancın yüzde 50’sinin dağıtıldığı varsayımında, ortaklara dağıtılan kar paylarından alınacak gelir ve kurumlar vergisinin etkisinin 7,2 milyar lira olması bekleniyor.
Etki analizine göre yap-işlet-devret modeli ile kamu özel işbirliği projeleri kapsamında elde edilen kazançlar dan alınan yüzde 25’lik kurumlar vergisi oranı yüzde 30’a çıkarılacak. Böylelikle 557 milyon lira kurumlar vergisi etkisi oluşacak. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasına yönelik düzenleme yapılması durumda 62 bin kurumlar vergisi mükellefinin etkilenmesi ve ilave 70 milyar liralık yıllık gelir etkisi olması bekleniyor.
ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDEN 40 MİLYAR TL GELİR
Çok uluslu şirketlerde küresel asgari kurumlar vergisi uygulamasına yönelik düzenlemelerin bütününden de 40 milyar lira gelir etkisi tahmin ediliyor. Yurt dışına çıkış harcının 500 liraya çıkarılmasıyla 2023 yılındaki gibi 8 milyon 743 bin kişinin yurt dışına harç ödeyerek çıkış yapacağı varsayımıyla yıllık gelir etkisinin 4,3 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.
“VERGİ BARIŞI” LİTERATÜRDEN SİLİNİYOR
Uzlaşma yoluyla vergi borcunun silinmesi veya vergi affı gibi uygulamaların gerçekleşmemesi için de kararlı adımlar atılacak. TBMM’ye sunulan Torba Yasa Teklifi’nde bu hedefe yönelik adımların ilki atılmış ve artık uzlaşmaların vergi aslı üzerinden yapılmamasını sağlayacak madde teklife eklenmiş, sadece cezaların/faizlerin uzlaşma kapsamına girebileceği vurgulanmıştı. İkinci pakette, uzlaşmadan sonra gerçekleşebilecek olumsuzluklara yönelik “maddi/manevi yüksek ve caydırıcı cezalar” uygulanması için çalışma yapıldığı da öğrenildi.
Bu uygulamalarla, “vergi affı” gibi Türkiye’ye özgü, sisteme/güvene zarar veren ve haksız rekabete neden olan uygulamaların ortadan kaldırılması hedefleniyor. Vergi Usul Kanununda yer alan cezalarda da rekor artış planlanıyor. Tamamen kayıt dışı olan, hiç mükellefiyet tesis ettirmeden kazanç elde edenle, kayıtlı olup vergi kaçıranların cezaları arasında da farklılaşmaya gidilecek.
Uzun süredir taslak üzerinde ilgili tarafların görüşleri de alınarak çalışma yaptıklarını belirten Şimşek, “Dar gelirlilere yük getirmeyecek şekilde hazırlanan yeni vergi taslağımızın Bakanlık bünyesindeki çalışmaları tamamlandı. Paket hükümet ve partimizin ilgili organlarında da ele alındı” açıklamasında bulundu.
SERMAYEYE VERGİ UYGULAMASI
Şimşek, kayıt dışılığı önleyecek, vergide etkinlik, adalet ve verimliliği sağlayacak düzenlemeler yaptıklarını bildirerek, taslakla vergi güvenliğini önceliklendirdiklerini ve istisnaların kaldırılması yönünde adım attıklarını söyledi. Taslağa son şeklini verirken tarafların taleplerine yönelik de düzenlemelere gittiklerini aktaran Bakan Şimşek, “Taslağımız, dar gelirli vatandaşa yönelik hükümler içermemesine karşın bu şekilde itham edildiğimiz yönlere çekildi. Pakette, vergi adaletinin güçlendirilmesi, sermayeye yönelik vergi uygulamaları getirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması için düzenleme önerileri bulunuyor. Çalışmalarımızı, Türkiye’de vergilendirilmemiş alan bırakılmaması amacıyla yürütmeye devam edeceğiz. Kayıt dışılıkla kararlı mücadele ve gönüllü uyumu artıracak, bu yolla mali disiplini güçlendirecek adımlar atacağız” dedi.
Buna göre, vergi paketinin taslağında yer alan bazı temel hükümler ise şu şekilde sıralanıyor:
ASGARİ KURUMLAR VERGİSİ YÜZDE 15
YILLIK konsolide hasılatı 750 milyon Euro eşiğini aşan çok uluslu şirketlerin düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve işyerlerinin asgari yüzde 15 kurumlar vergisine tabi tutulmasına yönelik yeni bir vergileme sistemi oluşturulacak. OECD’nin kurallarına uyumlu hazırlanan model, çok uluslu şirketlerin kazançlarının her hal ve takdirde yüzde 15 vergi yükü taşımasını amaçlıyor. Asgari kurumlar vergisi uygulamasına geçmeyen ülkeler, vergileme haklarını bir başka ülkeye devretmiş oluyor. Türkiye’de nihai ana işletmesi yurt dışında bulunan 1024 grup bulunurken, bunların ülkede 2 bin 134 işletmesi yer alıyor.
İŞE YENİ BAŞLAYAN 3 YIL MUAF OLACAK
KURUMLAR vergisi mükelleflerinin hesaplayacakları kurumlar vergisinin tespitine yönelik vergi güvenlik müessesi getiriliyor. Mükelleflerin ödeyecekleri kurumlar vergisi, beyan ettikleri kazancın indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarının yüzde 10’undan aşağı olamayacak. Taslağa göre yeni işe başlayanlardan 3 yıl asgari vergi alınmayacak, mevcut yatırım teşvik belgesi olan mükelleflerin hakları korunacak, bazı istisna kazançlar kapsam dışında bırakılacak. Mikro ve küçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası ile AR-GE ve tasarım indirimleri kapsam dışında olacak.
YAP-İŞLET-DEVRET YÜZDE 30 ÖDEYECEK
TÜRKİYE’deki büyük yatırımlardan elde edilen kazançlara da artırımlı kurumlar vergisi uygulanacak. Yap-işlet-devret modeli ile kamu işbirliği projeleri kapsamında faaliyet gösteren kurumların bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı yüzde 25 yerine yüzde 30 olacak.
SERBEST BÖLGEDE İHRACATA BAKILACAK
MEVCUT uygulamada serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurtiçine ya da yurtdışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Ancak bu istisna artık sadece ihracat gelirleri ile sınırlandırılacak. Böylece yurtiçine yapılan satışlardan elde edilen kazançlardan vergi alınmaya başlanacak.
VERGİ ASLI İLE UZLAŞMA BİTİYOR
VERGİ aslı uzlaşma kapsamı dışına çıkarılıyor, sadece cezalar için uzlaşma başvurusu yapılabilecek. Mevcut durumda mükellefler haklarında yazılan raporlar üzerine kaçakçılık cezası olmadığı sürece uzlaşma isteyebiliyor. Tasarıda uzlaşmanın konusu ceza ile sınırlandırılıyor. Vergi asılları için uzlaşma istenilemeyecek.
TCMB’DEN TL MEVDUATI DESTEKLEYECEK YENİ ADIM
MERKEZ Bankası (TCMB), Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) TL mevduata geçişin desteklenmesi ve KKM hesaplarının azaltılmasına yönelik adımlarına devam etti. TCMB’nin bankalara gönderdiği uygulama talimatıyla KKM hesaplarına uygulanan faiz oranı alt sınırı, politika faiz oranının yüzde 80’inden yüzde 70’ine indirildi. Vade sonunda TCMB tarafından ödenecek kur farkı tutarı, politika faizi esas alınarak hesaplanmaya devam edilecek. Ayrıca, yeni açılacak ve yenilenecek hesaplar için “ek getiri” adı altında herhangi bir ödeme yapılamayacağı bildirildi. Böylece KKM hesaplarında azalmanın hızlanması ve TL mevduatın payının artması bekleniyor.
Değişiklikler, 22 Temmuz 2024’ten itibaren geçerli olacak.
Daha önce KKM hesaplarına uygulanan faiz oranı alt sınırı, yüzde 50 olan politika faizinin yüzde 80’i seviyesinde bulunan yüzde 40’a karşılık geliyordu. Yüzde 40 seviyesi, yeni uygulama talimatıyla yüzde 35’e indirildi.
BAŞKASININ IBAN’INI KULLANANA CEZA
PAKETTE cezalarda etkinliğin artırılması için düzenlemeler de yer alıyor. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları artıyor. Başkasına ait POS Cihazı kullananlara, başkasının IBAN’ını kullananlara ağır cezalar geliyor. Ödemeleri başkalarının hesabına yapılan havaleler ile kabul edenlere ve hesaplarını başkalarına kullandıranlara ceza kesilecek. Öte yandan, kayıt dışı faaliyetlere artırımlı vergi ziyaı cezası uygulanacak. Kayıt dışı faaliyette bulunan bir başka anlatımla vergi dairesinin bilgisi dışında çalışanlara kesilecek vergi ziyaıcezası; verginin 1 katı olarak kesilecek cezalarda 1.5 kat, verginin 3 katı olarak kesilecek cezalarda 4.5 kat kesilecek.
]]>Bakan Şimşek, uzun süredir teklif üzerinde ilgili tarafların görüşleri de alınarak çalışma yaptıklarını belirterek, “‘Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması’ ilkemiz doğrultusunda dar gelirlilere yük getirmeyecek şekilde hazırlanan yeni vergi taslağımızın bakanlık bünyesindeki çalışmaları tamamlandı. İlk paket, hükümet ve partimizin ilgili organlarında da ele alındı. Artık konu Yüce Meclis’in takdirinde” dedi.
Şimşek, kayıt dışılığı önleyecek, vergide etkinlik, adalet ve verimliliği sağlayacak düzenlemeler yaptıklarını, vergi güvenliğini önceliklendirdiklerini ve istisnaların kaldırılması yönünde adım attıklarını söyledi. Taslağa son şeklini verirken tarafların taleplerine yönelik de düzenlemelere gittiklerini ifade eden Şimşek, “Taslağımız, dar gelirli vatandaşa yönelik hükümler içermemesine karşın bu şekilde itham edildiğimiz yönlere çekildi. Pakette, vergi adaletinin güçlendirilmesi, sermayeye yönelik vergi uygulamaları getirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması için düzenleme önerileri bulunuyor. Çalışmalarımızı, Türkiye’de vergilendirilmemiş alan bırakılmaması amacıyla yürütmeye devam edeceğiz. Kayıt dışılıkla kararlı mücadele ve gönüllü uyumu artıracak, bu yolla mali disiplini güçlendirecek adımlar atacağız” diye konuştu.
ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERE ASGARİ KURUMLAR VERGİSİ
Teklif ile yıllık konsolide hasılatı 750 milyon euro eşiğini aşan çok uluslu şirketlerin düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve iş yerlerinin asgari yüzde 15 kurumlar vergisine tabi tutulmasına yönelik yeni bir vergileme sistemi oluşturulacak. OECD’nin kurallarına uyumlu hazırlanan model, çok uluslu şirketlerin kazançlarının her hal ve takdirde yüzde 15 vergi yükü taşımasını amaçlıyor. Asgari kurumlar vergisi uygulamasına geçmeyen ülkeler, vergileme haklarını bir başka ülkeye devretmiş oluyor. Türkiye’de nihai ana işletmesi yurt dışında bulunan 1024 grup bulunurken, bunların ülkede 2 bin 134 işletmesi yer alıyor.
Teklif ile ayrıca kurumlar vergisi mükelleflerinin hesaplayacakları kurumlar vergisinin tespitine yönelik vergi güvenlik müessesi getiriliyor. Mükelleflerin ödeyecekleri kurumlar vergisi, beyan ettikleri kazancın indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarının yüzde 10’undan aşağı olamayacak. Yeni işe başlayanlardan 3 yıl asgari vergi alınmayacak, mevcut yatırım teşvik belgesi olan mükelleflerin hakları korunacak, bazı istisna kazançlar kapsam dışında bırakılacak. Mikro ve küçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası ile AR-GE ve tasarım indirimleri kapsam dışında olacak.
YAP-İŞLET-DEVRET MODELİNE KURUMLAR VERGİSİ
Teklif ile Türkiye’deki büyük yatırımlardan elde edilen kazançlara da artırımlı kurumlar vergisi uygulanacak. Yap-işlet-devret modeli ile kamu işbirliği projeleri kapsamında faaliyet gösteren kurumların bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı yüzde 25 yerine yüzde 30 olacak. Ayrıca mevcut uygulamada yatırım fon ve ortaklıklarının kazançlarının tamamı kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Bu istisna kar dağıtım şartına bağlanıyor. Teklif ile istisna kazancın yüzde 50’si ortaklara dağıtıldığında kar paylarını alanlardan gelir ve kurumlar vergisi alınacak.
SERBEST BÖLGLEERDE VERGİ İSTİSNASINA SINIRLAMA
Mevcut uygulamada serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Ancak bu istisna artık sadece ihracat gelirleri ile sınırlandırılacak. Böylece yurt içine yapılan satışlardan elde edilen kazançlardan vergi alınacak.
Teklif ile yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasının yanı sıra, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla ticari kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine yapılan bazı ödemelere gelir ve kurumlar vergisi kesintisi getiriliyor. Kapsama alınacak ödemeler Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenecek. Hasılat ile beyan arasındaki fark izaha davet nedeni olacak. Ayrıca, serbest meslek kazancı ve ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükelleflerinin yılın belirli zamanlarında hasılatları tespit edilecek, beyanları ile tespit edilen hasılatları arasında uyumsuzluk olanlar izaha davet edilecek.
CEZALARDA ETKİNLİK ARTACAK
Teklif ile cezalarda etkinliğin artırılması için düzenlemeler de yer alıyor. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları artıyor. Başkasına ait pos cihazı kullananlara, başkasının IBAN’ını kullananlara ağır cezalar geliyor. Ödemeleri başkalarının hesabına yapılan havaleler ile kabul edenlere ve hesaplarını başkalarına kullandıranlara ceza uygulanacak. Ayrıca kayıt dışı faaliyetlere artırımlı vergi ziyaı cezası uygulanacak. Kayıt dışı faaliyette bulunanlara uygulanacak vergi ziyaı cezası; verginin 1 katı olarak kesilecek cezalarda 1,5 kat, verginin 3 katı olarak kesilecek cezalarda 4,5 kat kesilecek.
Mevcut durumda mükellefler haklarında yazılan raporlar üzerine kaçakçılık cezası olmadığı sürece uzlaşma isteyebiliyor. Teklif ile uzlaşmanın konusu ceza ile sınırlandırılıyor. Vergi asılları için uzlaşma istenilemeyecek.
]]>