BMGK’da, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un başkanlığında Filistin’deki durum hakkında oturum düzenlendi.
Lavrov, konuşmasına başlamadan önce, BMGK’ye giren ve kimliği bilinmeyen iki kadın ellerinde resimlerle “Esirleri serbest bırakın.” diye bağırdı. Lavrov, gösteri düzenleyenlere “Derdiniz ne? Biriniz gelin, açık bir şekilde anlatın.” dedi. Söz konusu kişilerden cevap gelmeyince göstericiler güvenlik tarafından dışarıya çıkarıldı.
Bunun ardından Lavrov, konuşmasına geçti.
“Orta Doğu daha önce benzeri görülmemiş güvenlik riskleriyle karşı karşıya.” uyarısında bulunan Lavrov, akan kanı durdurmak ve sivillerin acısını dindirmek için dürüst diyaloğa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Lavrov, Rusya’nın tarihsel olarak bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler yürüttüğünü belirterek, ülkesinin Filistin’in BM üyeliğini de desteklediğini, halihazırda BM üyesi 150 ülkenin Filistin’i tanıdığını kaydetti.
BMGK’nin son 10 ayda bakanlar düzeyinde Filistin’deki durumu görüşmek için 4. kez bir araya geldiğini, 4 BMGK kararının kabul edildiğini ifade eden Lavrov, “Ancak işgal altındaki Filistin topraklarında akan kan, bu kararların sadece kağıtta mürekkep olduğunu gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Lavrov, “Dostu ABD’nin desteğiyle İsrail’in kapsamlı askeri operasyonu son 10 ayda çok korkunç bir yıkıma yol açtı.” dedi.
Gazze’de 10 ayda 40 bine yakın sivilin öldürüldüğünü ifade eden Lavrov, bunun Ukrayna’nın güneydoğusunda “10 yıldır süren ihtilafta” ölenlerin iki katı olduğunu söyledi.
Lavrov, (BM Genel Sekreteri Antonio) Guterres’in 2009’da söylediği gibi “Gazze’deki ihtilaf, dünyada insanların kaçmasına bile izin vermeyen tek ihtilaf” olduğunu belirterek, durumun daha da kötüleştiğine işaret etti.
Rusya Dışişleri Bakanı, Orta Doğu’da kötüleşen durumdan ABD politikalarını sorumlu tuttu.
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Mansur: Gazze en çok belgelenen soykırım olarak tarihe geçecek
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur ise “Gazze en çok belgelenen soykırım olarak tarihe geçecek.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in aylardır kıtlık, susuzluk ve hastalığı silah olarak kullanarak bir insani facia yarattığını aktaran Mansur, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistin halkı ve esirleri umursamadığını dile getirdi.
Mansur, Netanyahu’nun uluslararası hukuk ve insan onurunu da umursamadığını, sadece siyasi yaşamını düşündüğünü belirtti.
“Size soruyorum BM Güvenlik Konseyi, bu akıl hastasının Filistin halkına yönelik soykırımını kim durduracak? Kim onun karar vermesini engelleyecek?” sorularını yönelten Mansur, artık değişim zamanı olduğunu vurguladı.
İsrail’in Gazze’de yaptığı toplu cezalandırmadır”
“Uluslararası toplumun Gazze’deki duruma tepki vermekte başarısız” olduğuna işaret eden Lavrov, konuya ilişkin alınan hiçbir BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmadığının altını çizdi.
7 Ekim saldırılarının kabul edilemez olduğunu belirten Lavrov, “İsrail’in Gazze’de yaptığı toplu cezalandırmadır.” ifadesini kullandı.
Toplu cezalandırmanın uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğunu dile getiren Lavrov, “Bir ihlalle başka ihlaller yaparak savaşamazsınız.” dedi.
BM Genel Sekreteri’nin ofisini de “çifte standart” uygulamakla suçlayan Lavrov, Gazze’ye yönelik saldırılardan bahsederken saldırının kim tarafından yapıldığını açık şekilde söylemediklerini ancak söz konusu Ukrayna olunca hemen Rusya’yı suçladıklarını kaydetti.
Lavrov, BM çalışanlarının tüm üyelere karşı tarafsız olması zorunluluğunun altını çizdi.
“İsrail, gerginliği artırmak istiyor”
Orta Doğu’da gerginlik ve İran’ın dahil olma ihtimaline ilişkin soruya Lavrov, “İran gerginliği artırmak istemiyor. İsrail istiyor.” dedi.
Lavrov, Hizbullah’ın da itidalli davrandığını ancak ABD ve İsrail’in çatışmayı körüklemeye, “kapsamlı savaş” başlatmaya çalıştığını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı, Batı’nın gerginliği azaltmak için ihtiyaç olan tüm çabayı sarf etmesi gerektiğini ifade etti.
“İstanbul’da barış sağlanmak üzereydi”
Ukrayna’daki durum hakkında da konuşan Lavrov, “Minsk Anlaşması uygulansaydı Ukrayna, Kırım hariç 1991 sınırlarını muhafaza ederdi.” diye konuştu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “barış önerisinin” tek taraflı ve kabul edilemez olduğunu vurgulayan Lavrov, İstanbul’da 2022’de yürütülen müzakerelerde barışın sağlanmak üzere olduğunu anımsatarak, “Dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Ukrayna’ya imzalamayın talimatını verdi ve masadan kalktılar.” ifadesini kullandı.
Lavrov, “Ukrayna’ya silah pompalamayı bırakırsanız savaş sona erer.” dedi.
“Avrasya güvenlik modelini savunuyoruz”
NATO’nun adil olmayan ve agresif bir politikası bulunduğunu kaydeden Lavrov, kendilerinin Avrasya güvenlik modelini savunduklarını söyledi.
Lavrov, bu modelin eşitlik temelli olacağını ve herkesin çıkarlarını gözeteceğini belirtti.
“ABD halkının seçeceği her liderle çalışmaya hazırız”
Eski ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna’ya desteğin kesilmesini savunan yeni başkan yardımcısı adayı J.D Vance’in seçilmesi durumunda ilişkilerin nasıl olacağının sorulması üzerine Lavrov, “ABD halkının seçeceği her liderle çalışmaya hazırız.” dedi.
Lavrov, Trump’ın başkan olduğu dönemde Rusya’ya yoğun ekonomik ve diplomatik yaptırım uygulandığını ancak buna rağmen “diyalog kanallarının en üst seviyede açık” olduğunu bildirdi.
Mevcut ABD yönetimiyle diyaloğun bulunmadığını ifade eden Lavrov, ilişkilerin saygılı ve eşit zeminde yürümek zorunda olduğunun altını çizdi.

‘RUS KÜLTÜRÜNÜN BU TOPRAKLARDA YOK EDİLMESİ İSTENİYOR’
Lavrov, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve mevkidaşım Hakan Fidan, konuşmalarında ‘dünya düzeninde bir buhran var’ dedi. Ukrayna ve Filistin örnek olarak gösterildi. Düzensizlik ve dağınıklık olan Ukrayna’da Birleşmiş Milletler çalışmalarını yaptı. 2015’te Almanya ve Fransa güvencesi altında bir anlaşma imzalandı. BM Güvenlik Konseyi’nin bunda bir kabahati yok. Bu anlaşmanın uygulanmak istenmemesi BM’nin suçu değil. ‘Bizler Rusya’ya karşı zaman kazanmak için bunu yapıyoruz’ dediler. Rus kültürünün bu topraklarda yok edilmesi isteniyor. Bu topraklarda yollar, limanlar, fabrikalar Ruslar tarafından yapıldı. BM tüzüğü bugün için muhteşem bir belgedir. Ama batı buna hiçbir zaman riayet etmedi” diye konuştu.
‘BİZİM İÇİN AGİT GÜVENİLİR BİR MAKAM OLMAKTAN ÇIKTI’
Batı’nın Rusya’yı güvenlik konusunda kandırmaya çalıştığını söyleyen Lavrov, “Bütün bunlar bugünü doğurmuş oldu. Bizler Ukrayna’nın karşılaştığı buhranın aşılamayacağını gördük. Batı bizim tekliflerimizi reddetti. Daha önceden kabul edilmiş şeyleri göz ardı etti. Birbirimizin sınırlarına roket yerleştirmeyelim denmişti, bunlara uyulmadı. Bizim için AGİT, güvenilir bir makam olmaktan çıktı. Avrupalılar için kapımız açık. İşbirliğimizi yapıyoruz. Macron’un sözleriyle Ukrayna’ya asker sokma hedefi resmen deşifre oldu” dedi.
‘İHLAL EDEN BATI TARAFIYDI’
Anlaşmaları ihlal eden tarafın Rusya olmadığını belirten Lavrov, “ABD Başkanı Biden, ‘Biz savaşma niyetinde değiliz’ dedi ama savunma bakanı ‘Eğer Ukrayna Rusya’ya karşı yenilirse o zaman NATO burada Rusya’ya karşı savaşmak zorunda kalabilir’ dedi. Bu konu son derece ciddi. Nükleer silah çıkarttığımızı söylüyorlar. Cumhurbaşkanımız bunu net olarak açıkladı. Putin bütün NATO üyelerini gelip baksınlar diye davet etti. ‘Bizim uzmanlarımız da ABD savunma sistemlerinin yerleştirildiği Polonya ve Ukrayna’yı ziyaret etsin’ dedi. Ancak tartışmaya bile gerek görmeyip reddettiler. ‘Rusya bu anlaşmayı ihlal etti’ dediler ama ihlal eden batı tarafıydı” diye konuştu.
‘ABD AVRUPA’NIN ELLERİNDEN KAYIP GİTTİĞİNİ GÖRÜYOR’
Lavrov, “’Ukrayna kaybederse NATO Rusya’ya karşı gelmeli, Ukrayna kaybederse Putin, Baltık ülkelerini ele geçirecek’ diyorlar. Bizim böyle bir planımız olması mümkün değil. ABD, Avrupa’nın ellerinden kayıp gittiğini görüyor ve o yüzden bunları söylüyor. ABD’nin en ufak bir rekabeti yok. ‘Rusya Ukrayna’ya hücum etti’ diyorlar. Beğenilmeyen ne varsa ortadan kaldırılıyor. Batı ülkeleri ‘2014 yılında Kırım’ı işgal etti’ diyorlar. Rejimde bir değişiklik oldu. Bizler galip gelenlerin hükümetini oluşturduk. Kırım’da anadili Rusça olan bir sürü insan var. Biz kimseye saldırmadık ancak gelen birlikler terörist olarak nitelendi. 48 kişiyi canlı canlı yaktılar Odessa’da. Şehirleri bombaladılar. Herkes tarihin o kısmını unutuyor. Kırım’daki referanduma giden yolda gerçekleşen olaylar bunlar” dedi. 
‘HER ŞEYİ ALMAK İSTİYORLAR AMA HİÇBİR ŞEY VERMEK İSTEMİYORLAR’
Donald Trump’ın ‘Ben başkan olsaydım Ukrayna’daki savaş 24 saatte biterdi’ sözleri hatırlatılan Lavrov, “Biz Amerikan halkı kimi seçerse onunla birlikte çalışmaya hazırız. Tabi eşitlik ve dürüstlük temeline dayalı olarak. Anlaşmanın ilk kısmında bunlar yazıyor. Baştaki ilkeleri uygulamıyorsanız geri kalanına niye uyalım. Bizim stratejik havalimanlarımızı, uzun menzilli füzelerimizin olduğu yerleri görmek istiyorlar. Bu konular başkanımız tarafından dile getirildi. Onlar her şeyi almak istiyor ama hiçbir şey vermek istemiyorlar. Seçim sonuçları ne olursa olsun bir şey değişeceğini düşünmüyorum. Trump zamanında bizim üzerimize ciddi ambargolar uygulamışlardı ama bunu da Obama başlatmıştı. 3 hafta içerisinde Obama toplam 120 diplomat ve ailesini doğrudan uçuş olmadığı yılbaşı arifesinde sınır dışı etti. Bu bilerek yapıldı. Ondan sonraki dönemde Trump ile de devam etti” diye konuştu.
‘FİLİSTİN MESELESİ BU ŞEKİLDE ÇÖZÜLMEZ’
Lavrov, Kanada Dışişleri Bakanı’nın ‘Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi 7 Ekim’de Hamas İsrail’e saldırmazdı’ sözünü ilginç bir yorum olarak değerlendirdi. Lavrov, “Biz İsrail’i Filistin için yapıcı bir şey yapma konusunda teşvik ediyoruz. 20 yıl önce de bir şans vardı. Artık batı kıyılarında İsrailli yerleşimcilerin olduğunu görüyoruz. Batı Şeria’ya yerleşiyorlar. Aynı şeyler Gazze’de oluyor. Biz hep eleştirdik zaten İsrailli yetkilileri. Filistin meselesi bu şekilde çözülmez. Filistin meselesindeki esas sorun çözülmüyor. İsrail’e karşı bu kötü terör eylemi Hamas tarafından gerçekleşti. İsrail’in topyekün saldırısını gördük. ‘Filistinliler hayvandır, insan değildir’ diyerek bunu yaptılar. Rusların insan olmadığını, yaratık olduğunu söyleyenler oldu” dedi.
‘İSRAİL’E GÖRE 3 YAŞINDAN İTİBAREN FİLİSTİNLİ HERKES RADİKAL TERÖRİST’
Ukrayna’da devam eden savaş ile ilgili konuşan Lavrov, “Çok uzun zaman önce Zelenski de ‘Bir insan vardır bir de yaratıklar vardır. Ukrayna’da yaşayan insanlar Rus kültürünü benimsiyorsa Rusya’ya gitsinler’ demişti. Şimdi aynı şeyleri İsrail’de görüyoruz. Gazze’nin tamamı sivil ama İsrail’e göre 3 yaşından itibaren Filistinli herkes radikal terörist. Şu anda en önemli şey çatışmayı durdurabilmek. Ukrayna’da 2014’ten itibaren sivillerden; BM tahminlerine göre yaklaşık 13 bin 500 insan hayatını kaybetti. Gazze’de 5 ay içerisinde 30 bin insan hayatını kaybetti. Ukrayna’da 17 ila 27 bin arasında insan yaralandı. Filistin’de 10 ay içerisinde 70 bin insan yaralandı” diye konuştu.
‘ABD, FİLİSTİN VE ARAPLARI, FİLİSTİNLİLERİN TOPRAĞI OLMAYACAK ŞEKİLDE BARIŞA ZORLUYOR’
Filistin’de yaşananlarla ilgili konuşan Lavrov, “90’lı yıllarda Rusya, ABD, BM ve Avrupa bir anlaşma kaleme aldık ve sonucunda Filistin Devleti kurulacaktı. ABD’liler sonrasında ‘meşgulüz’ dediler, devam etmek istemediler. 5 sene önce bunu yavaşlattılar sonra toplantılara tamamen son verdiler. Arabuluculuk konularını tekellerine almaya çalıştılar. Ana konu esir değişiminin nasıl yapılacağı. Orada esirlerin çoğu kadın ve çocuk. Haritaya bakarak bu topraklarda yaşayan birçok insanın yerini değiştirmemiz gerekiyor eğer böyle bir ülke kurmak istiyorsak. ABD, Filistin ve Arapları, Filistinlilerin toprağı olmayacak şekilde barışa zorluyor. Filistin’in tek ses olabilmesi için herkesin bir araya geldiği bir platform kurulması gerekiyor” dedi.
BMGK ACİL TOPLANIYOR
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Gazze’deki son gelişmeleri ele almak üzere toplanacak.
AVRUPA PARLAMENTOSU İLK KEZ “ACİL VE KALICI ATEŞKES” ÇAĞRISI YAPTI
Avrupa Parlamentosu (AP) ilk kez, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de “acil ve kalıcı ateşkes” çağrısında bulundu.
AP Genel Kurulunda “Dünyada insan hakları ve demokrasinin durumu ile AB’nin buna yönelik politikası” konusunda hazırlanan 2023 raporu, 265 lehte, 253 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edildi.

AP’deki Sol Grup üyelerinin değişiklik talebinde bulunduğu raporun 62’nci maddesine “Gazze’de acil ve kalıcı ateşkes çağrısı” eklendi.
Revize edilerek onaylanan yeni raporda, “AB’ye, üye ülkelere ve uluslararası topluma Gazze Şeridi’nde, herkesin gıda ve suya kesintisiz erişimini sağlamak amacıyla özellikle acil ve kalıcı bir ateşkes çağrısında bulunulur.” ifadesi yer aldı.
Böylece AP ilk kez, Gazze’de ateşkes çağrısında bulunmuş oldu. 18 Ocak’ta kabul edilen kararda, “kalıcı ateşkes”, tüm esirlerin serbest bırakılması ve Hamas’ın tasfiyesi şartlarına bağlanmıştı.
Genel Kurulda dün söz konusu rapora ilişkin yapılan oturumda birçok milletvekili, raporda Gazze’ye yer verilmemesini eleştirerek, AB’yi İsrail’i işlediği suçlara rağmen cezasız bırakmakla suçlamıştı.

RUSYA: GAZZE’DE AKAN KANIN DURDURULMASI GEREKİYOR
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Gazze Şeridi’nde akan kanın durdurulması gerektiğini belirterek, “Gazze Şeridi benzeri görülmemiş şiddet dalgasıyla sarsıldı.” dedi.
Lavrov, başkent Moskova’da Filistin temsilcileri ile yaptığı toplantıda konuştu.
Gazze Şeridi’ndeki duruma değinen Lavrov, Gazze’de son aylarda yaklaşık 30 bin kişinin öldüğünü ve bunların birçoğunun sivil kadın ve çocuk olduğunu, yaralanan kişi sayısının da 70 bini geçtiğini belirterek, “İnsani felaketin boyutu genişliyor.” ifadesini kullandı.
Lavrov, “Gazze Şeridi, benzeri görülmemiş şiddet dalgasıyla sarsıldı. Bu, ABD’nin tek başına arabuluculuk rolünü üstlenme girişimi nedeniyle Orta Doğu meselesi çözüm sürecinde yaşanan durgunluk sonucu oldu. ABD, bölge ülkelerinin yıllardır çarpıtılan ve tatmin edilmeyen çıkarlarına önem vermiyor. Elbette, (Gazze’de) akan kanın durdurulması öncelikli.” şeklinde konuştu.

ABD’nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) Gazze’de ateşkesin sağlanmasıyla ilgili kararların alınmasını engellediğini söyleyen Lavrov, Filistin ile İsrail arasında doğrudan diyaloğun sağlanmasından yana olduklarını dile getirdi.
Lavrov, Filistin devletinin kurulması gerektiğini belirterek, “Filistinliler, 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan devlet kurma hakkını kullanmalı ancak uluslararası hukuka dayalı adil bir yaklaşım, bölgede sürdürülebilir barışı sağlayabilir.” diye konuştu.
Filistinliler arasında birliğin sağlanmasının önemine işaret eden Lavrov, kimsenin buna engel koymadığını söyledi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a yeni kabine kurma çalışmalarında başarılar dileyen Lavrov, yeni kabinenin Filistin halkının çıkarlarını savunacağı ve görüş ayrılıklarını ortadan kaldıracağı umudunu paylaştı.

YARDIM BEKLEYEN 112 FİLİSTİNLİ KATLEDİLDİ
İsrail ordusu, sabah saatlerinde Gazze kentinin güneyinde, Gazze Şeridi’ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağında insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef almış, 112 Filistinliyi öldürmüş, 760’ını da yaralamıştı.
Gazze’deki hükümet yaptığı açıklamada, İsrail’in insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısının “kasıtlı ve planlı” olduğunu vurgulayarak, “İşgal ordusu bu kişilerin, bölgeye insani yardım almak için geldiklerini biliyordu ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü.” ifadelerini kullanmıştı.
İsrail ordusunun 146 gündür sivil yerleşim yerleri, hastane, okul ve yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı barınakları da hedef alan saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insani bir felaket yaşanıyor.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 30 bin 35 Filistinli öldürüldü, 70 bin 457 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.