ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ
Daha önce yüksek hızlı trene binmemiş ve bu yönde talebi bulunan devlet himayesindeki çocuklarla Konya’ya yüksek hızlı trenle giden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş temmuz ayı memur maaş katsayılarına yapılan yeni düzenleme sonrasında sosyal yardım modelleri kapsamındaki ödemelere ilişkin soruya karşılık da yeni hizmet modelleri ve alanları geliştirmeyi, ortaya çıkacak yeni zorluklara ve risklere çözümler üretmeyi sürdürdüklerini bildirdi.
ENGELLİ AYLIĞI ARTTI
Sosyal yardım ödemelerinde yapılan artışlarla birlikte yaşlı aylığının 3 bin 504 liradan 4 bin 181 liraya yükseldiğini ifade eden Göktaş, buna ek olarak yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip vatandaşların aylığının 2 bin 797 liradan 3 bin 338 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan vatandaşların aylığının da 4 bin 196 liradan 5 bin 7 liraya çıktığını vurguladı.
AĞUSTOSA YANSITILACAK
Evde Bakım Yardımı’nın 7 bin 608 liradan 9 bin 77 liraya, koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalamasının 8 bin 515 liradan, 10 bin 159 liraya yükseldiğini ifade eden Göktaş, “Sosyo Ekonomik Destek hizmetinde çocuk başına yapılan ekonomik destek tutarı ortalama 5 bin 330 liradan 6 bin 360 liraya yükseldi. Ayrıca ağır silikozis aylığı da 7 bin 698 liradan 9 bin 185 liraya çıkıyor. Artış yapılan yeni ödeme tutarı, temmuz ayı ödemesi olarak ağustos dönemine yansıtılacak” diye konuştu.
11 BİN ÇİFT YARARLANDI
Deprem bölgesinde pilot uygulaması devam eden Aile ve Gençlik Fonu’ndaki son duruma ilişkin soru üzerine Göktaş, projeye gençlerin yoğun ilgisinin olduğunu söyledi. Göktaş, “Bugün itibarıyla 11 bin 11 çiftimiz fondan yararlanmak için başvurdu. 3 bin 500’den fazla gencimize evlilik ve danışmanlık hizmeti vermeye başladık” dedi. Aile ve Gençlik Fonu projesinin uygulamasında deprem bölgesinin pilot bölge olarak seçildiğini anımsatan Göktaş, “Bu konuda yeni bir bilgiyi paylaşmak istiyorum, önümüzdeki dönemde doğum oranının en düşük olduğu üç ilimizi de pilot uygulama kapsamına almayı, Aile ve Gençlik Fonu’muzu buralarda uygulamayı hedefliyoruz” dedi.
DUL VE YETİM AYLIKLARI ARTTI
En düşük emekli maaşının 10 bin TL’den 12 bin 500 TL’ye yükseltilmesi ile birlikte dul ve yetim aylıkları da arttı. Dul ve yetim aylıkları, ölen emeklinin maaşına göre belirleniyor. Eğer ölen emeklinin çocuğu yoksa, eşine maaşının yüzde 75’i oranında ödeme yapılıyor. Çocuklar varsa, eşe yüzde 50, çocuklara ise yüzde 25 oranında ödeme yapılıyor. Ancak toplam ödeme, ölen emeklinin maaşını geçemiyor. Bir emekli 20 bin TL maaş alıyorsa ve vefat ederse, çocuğu yoksa eşi 15 bin TL (yüzde 75) alıyor. İki çocuğu varsa, eş 10 bin TL (yüzde 50), her bir çocuk ise 5 bin TL (yüzde 25) alıyor. Eğer dört çocuğu varsa, eş yine 10 bin TL alır, çocuklar ise 2 bin 500’er TL alıyor. En düşük emekli maaşı olan 12 bin 500 TL üzerinden hesaplandığında, ölen kişinin çocuğu yoksa eşine 9 bin 375 TL (yüzde 75) bağlanır. Çocuk varsa, eşe 6 bin 250 TL, iki çocuğa ise 3 bin 125’er TL ödenecek.
DÖRT BAKANLIK DOĞURGANLIK HIZI İÇİN ÇALIŞMA GRUBU KURACAK
Bakan Göktaş, doğurganlık hızının azalması ve nüfusun yaşlanması ile ilgili politikaları çok katmanlı olarak geniş bir perspektifle oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, “Bununla ilgili önemli bir saha çalışması başlatacağız” dedi. Çalışmaları çok boyutlu olarak sürdürdüklerini vurgulayan Göktaş, “Bu konuda, bakanlığımızla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sağlık, Hazine ve Maliye Bakanlıkları yetkililerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturuyoruz. Saha çalışmaları ile bu grubu besleyecek ve konuyu çok boyutlu ele alacağız” dedi.
‘İŞİ EVLATLARIMIZA KADAR İNDİRMEK EN BÜYÜK NAMUSSUZLUKTUR’
Destici, kızı Özgül Hilal Destici’nin TBMM’de kadroya alındığı tartışmalarına ilişkin, “Gelip benim yüzüme sorun ne soracaksanız. Ne söyleyecekseniz gelip bana söyleyin. Bizim cevabını veremeyeceğimiz hiçbir soru yoktur. Hayatımızda da herhangi bir leke yoktur. Biz vatan, milleti, din, devlet, ahlak ve inançlarımız adına siyaset yapıyoruz. Bu iftira kampanyasının arkasından bir kere daha söylüyorum. Ben her namazın arkasında ‘Yarabbi senin rızan dışında söz söyletme, iş yaptırma’ diyerek yoluma devam ediyorum. Bugüne kadar Cenab-ı Hak bizi bütün bu iftiracıların şerlerinden ve saldırılarından muhafaza etti ve inşallah bundan sonra da etsin. Yıkılmadık, yıkılmayacağız. Biz inanarak ve doğrularla yolumuza devam ediyoruz. Bana her türlü sözü söyleyebilirler ama işi evlatlarımıza kadar indirmek en büyük alçaklıktır, namussuzluktur, onursuzluktur, haysiyetsizliktir. TBMM’de 5 bin üzerinde personel vardır. Onların tamamı hangi yasa, usul, kanunla işe girmişse benim evladımda aynı usulle işe girmiştir. 100 bin TL’nin üzerinde maaş alıyormuş. Bordrosunu bu sabah istedim. Kesintiler sonrası eline geçen rakam 37 bin TL’dir. Bakalım bu yanlışı düzeltecekler mi? Bu iftiralarından dolayı bir özür dileyecekler mi? Burada kasıt ve hedef belli. Bu tamamen yalan ve iftiradır” dedi.

EMEKLİ MAAŞI AÇIKLAMASI
Emeklilik maaşına ilişkin de konuşan Destici, ”Bugünün ekonomik şartlarında 12 bin 500 liralık emekli maaşının konuşulacak bir yönü yoktur. Bu maaş dışında herhangi bir geliri olmayan bir ailenin bu maaşla hayatını idame ettirmesi bugünün koşullarında asla mümkün değildir. Devlet, insanlarımızı çaresizliğe mahkûm edemez. Ne yapacak ne edecek ama mutlaka en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaktır. Hiçbir bahane kabul edilemez. Çalışanın hakkını hakkıyla alın teri kurumadan, emeklimizin de onurlu bir şekilde hayatını devam ettirecek bir maaşa kavuşturulması devletin ve devleti yönetenlerin en başta gelen görevidir” dedi.
‘EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞININ 18 BİN TL OLMASI LAZIM’
Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeni vergi kanunu meclise geldi. İnanıyorum ki, bu tabii ki bir sürü eksiği var. Hala bize göre tam istediğimiz şekilde kanun teklifi değil. En azından geçmişe göre kıyaslandığında içinde olumsuz bulduğumuz maddeler de genel itibariyle olsa olumlu buluyoruz. Arkadaşlarımız kanun teklifi üzerinde çalışıyorlar. Önümüzdeki birkaç gün içinde partimizin görüşlerini geniş bir şekilde açıklayacağız. İlkesel olarak adaletli bir vergi sistemi demiştik. Çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan hiç alınmayacak bir vergi sistemi demiştik. Dolaylı vergilerin azaltılması yani zenginden ve fakirden aynı oranda vergi alınmaması ve gelir, kazanç vergisinin yükseltilmesi. Çünkü geliri yüksek olandan alacaksın. Bir de kayıt dışına, vergi kaçırana fırsat vermeyeceksin, affetmeyeceksin. Bunları önlediğimizde emekliye verilecek kaynak kat be kat bulanacaktır. 12 bin 500 TL geçtiğimiz yıl 2023 temmuzundaki adaletsizliği ve haksızlığı ortadan kaldırmıyor. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında kök maaş hikayesi çıkartılmadan emeklinin aldığı 7 bin 500 TL üzerine yüzde 25 enflasyon farkı ödenmiş olsaydı emekli maaşı 10 bin TL’ye gelecekti. Ocak ayındaki yüzde 49,70 ile en düşük emeklinin maaşı 15 bin TL olacaktı. Bugünkü yüzde 20 ile de en düşük emekli maaşı 18 bin TL olacaktı. Hesap bu kadar basit. En düşük emekli maaşının 18 bin TL olması lazım. Adaletli olan budur, 12 bin 500 TL değil. İlave ya da seyyanen değil, sadece enflasyon farkları ile zaten bu rakama geliyordu kök maaş hikayesini çıkartmasalardı. Mutlaka düzenlemenin bu şekilde yapılması lazım.”
]]>Haber7 – ÖZEL
FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti. 251 şehit, 2 bin 700 gazi veren vatandaşlar, hainlere geçit vermeyerek vatana sahip çıktı.
Yıldönümü vesilesiyle 15 Temmuz gazileri, Haber7‘ye önemli açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz gazilerinden Yunus Doğan, Mustafa Uygun ve Bekir Demir, gazilerin sorunlarını anlattı.
YUNUS DOĞAN: BÜYÜK TRAVMALAR YAŞADIK
“15 Temmuz gecesi çok şey yaşandı. O gece biz köprüdeydik. Elhamdülillah, biz ufak yaralarla atlattık. Fakat gözümüzün önünde tank atışlarıyla parçalanan güzel kardeşlerimiz oldu. Allah gani gani rahmet etsin.” diyen Yunus Doğan, darbeye karşı direniş gösteren vatandaşların o gece şehit olmak için meydanlara çıktığını söyledi.
YAŞADIKLARIMIZ SENELERCE GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEN GİTMEDİ
O geceyi hala unutamadıklarını kaydeden Yunus Doğan, “Gaziler olarak 15 Temmuz’dan sonrası çok büyük travmalar yaşadık. Çünkü orada yaşadıklarımız senelerce gözümüzün önünden gitmedi, hala da gitmiyor. Büyük bir travmaydı. Fakat şu da bir gerçek ki, Allah o gün, sadece köprüde değil, Türkiye genelinde meydana çıkan insanların üzerinden korkuya almıştı. Öyle ‘Öleceğim, vurulacağım’ ya da ‘Tepemden aşağı bomba düşecek.’ diye öyle bir korku yoktu. Yani bilinçli ya da bilinçsiz herkes oraya şehit olmaya çıkmıştı.” dedi.
ÜZÜNTÜDEN KALP KRİZİ GEÇİRDİM
15 Temmuz’dan kısa süre sonra kalp krizi geçirdiğini söyleyen Yunus Doğan, “Büyük bir travma yaşadık sonrasında ve hala devam ediyor. Ondan kısa bir süre sonra üzüntü, sıkıntı, stresten ben kalp krizi geçirdim, baypas oldum. Durumumuza gelince ben 15 Temmuz’dan önce de maddi olarak iyiydim, elhamdülillah hala da iyiyim.” ifadesinde bulundu.
BİZE “ÇAKMA GAZİLER” DİYORLAR
Gazilere yönelik çirkin ithamlarda bulunulduğunu belirten ve kendilerine sahip çıkılmasını isteyen Doğan, “Biz maaş almayan gazilerdeniz. Yani bizim adımız gazi. Adam hatta tabiri caizse bizimle ‘çakma gaziler’ diye dalga geçiyorlar. Bu da bizi yıpratıyor, üzüyor.” diye konuştu.
BEKİR DEMİR: GAZİLERİMİZ ÇOK DERTLİ
Önce konuşmak istemediğini söyleyen ve sonra dertlerini anlatan Bekir Demir, “15 Temmuz gazileri olarak sıkıntılarımız var. Gazilerimiz çok dertli.” dedi.
BAZI SİYASİLER TELEFONLARIMIZA BİLE ÇIKMIYOR
“Bizim üstümüzden prim yapan ve yüzümüze gülen bazı siyasiler, vekiller ve başkanlar telefonlarımıza bile bakmıyor” diyen Bekir Demir, “Bunlar bizi üzüyor, kırıyor. Hatta ‘rahatsız etmeyin’ diyorlar. Devlet Bahçeli, ‘Gazilerimizi üzmeyin’ diye boşuna konuşmuyor.” dedi.
TEHDİT EDİYORLAR, DALGA GEÇİYORLAR
Darbe girişimlerinde yer alıp sıyrılanların olduğunu belirten Gazi Bekir Demir, göreve iade edilen ve beraat edenler ile ilgili endişelerini dile getirdi. Kendileriyle dalga geçildiğini vurgulayan Demir, şunları söyledi:
“Bizi Kıbrıs Gazisi, Kore Gazileri, Güneydoğu Gazileri’nden farklı görüyorlar” diyen Demir, “Bunlara fırsat veriyorlar. Bize ‘Tayyip’in gazileri’ diyorlar. ‘Yarın hükümet değiştiği zaman siz görün.’ Özgür Özel diyor ya; ‘zibidi.’ Neler diyorlar neler? Biri şehit yakınına küfrediyor, öbürü gaziyi hedef alıyor.”
GAZİLERİN İÇERİSİNDE İŞ YAPAMAYANLAR, KÖTÜ DURUMDA OLANLAR VAR
Bazı gazilerin muhtaç durumda olduğunu belirten Bekir Demir, “Bizim gazilerin içerisinde hala durumu çok kötü, sakat kalıp, işini yapamayıp, zor durumda olanlar var. Hatta bizden durumu iyi olanlardan, onlara yardım edenler bile mevcut.” dedi.
ÖZEL HASTANELER HAKLARINI VERMİYOR
Bazı özel hastanelerde kendilerine yönelik ayrımcı bir tavır olduğunu vurgulayan Demir, “Gazilerin en büyük derdimiz ne olur? Sağlık üzerine olur, hastane işleri olur. İçişleri Bakanlığı’nın kararı var var. Orada diyor ki; ‘Özel hastanede gazinin kendisi, eşi ve birinci derecedeki yakınları yaralanır.’ Bunu çıkaran bakanlık, resmi bir karar bu. 2 senedir özel hastaneler bunu uygulamıyor. Ben çocuğumu götürdüm, ‘Hayır, ücrete tabisiniz’ dediler. Bunu sadece bize, yani 15 Temmuz gazilerine yapıyorlar. Hatta İçişleri Bakanlığımızın genelgesini de götürdüm. Ne diyor biliyor musunuz? Bu kez kıvırıyorlar; ‘Beyefendi, profesör ve doçent doktorlar ücret istiyorlar. Bunun dışındakilere gelebilirsiniz’ diyorlar. ‘Beyefendi, biz bundan 1-2 sene önce profesör ve doçent doktorlara da baktı. Böyle bir şey yoktu.’ Bunları CİMER’e de şikayet ettik, herhangi bir şey çıkmadı.” diye konuştu.
“MAAŞ ALIYOR” İDDİASINA SERT TEPKİ
Maaş aldıklarına yönelik iddialara tepki gösteren Demir, şu ifadelerde bulundu:
“Bir vekilin açıklaması oldu, ‘Maaş alıyorlar’ diye. Biz maaş falan almıyoruz ya! 15 Temmuz gazilerinin maaş almadığını çıkıp da bir tane vekil, bürokrat, bakan söylemiyor ya! Ama demek ki, maaş verilmiyorsa 15 Temmuz gazileri gazi değilsin. Vatandaş diyor ki, ‘Ne kadar maaş alıyorsun?’ ‘Yok almıyoruz’ diyoruz, ‘Ya bir git Allah aşkına’ diyor. Bu nereden kaynaklanıyor? Bir gazeteci çıktı, ‘Maaş alıyorlar’ dedi. Bir dürüst olun ya, tek maaş almayan gaziler, 15 Temmuz gazileridir. Bunlar yüzünden hiç kimse inanmıyor. Yarın bir gün FETÖ gücü eline alırsa, ‘Verin paraları’ der, bunların peşine düşerler bu sefer. Bu nedenle 15 Temmuz gaziler çok üzgünler, sitemliler. Gaziler kenara itilmesin, sahip çıkılsın.”
Erdoğan’ın “Şehit yakınları ve gazilere yanlış yapan karşısında beni bulur” sözlerini hatırlatan Demir, “Allah razı olsun Tayyip Erdoğan’dan. Sadece vurulma derecesine göre, tazminat verildi ve yanında bazı haklar verildi, bu kadar.” diye konuştu.
MUSTAFA UYGUN: BÖYLE BİR TEZAT VAR
İşten dönerken darbeye karşı direnen halka katılan ve darbeci yüzbaşı Mustafa Dağüstü tarafından vurulduğunu söyleyen Gazi Mustafa Uygun, omuriliğinin zedelenmesi sonucu belden aşağısının felç kaldığını belirtti. 2 yılı hastanede olmak üzere 8 yıldır tedavi gören Uygun, tekerlekli sandalye ile ilgili sorun yaşadığını belirtti.
TEKERLEKLİ SANDALYEYE MAHKUMUM, ANKARA’YA NASIL GİDECEĞİM?
Tekerlekli sandalye için Ankara Gazi Üniversitesi‘nden rapor alınması gerektiğini belirten Uygun, bu durumun Türkiye genelindeki gaziler için büyük bir zorluk teşkil ettiğini vurguladı.
Ankara’ya gidip rapor alamadığı için 17 bin TL’ye tekerlekli sandalye aldığını belirten Uygun, “Ben 1 aydır tekerlekli sandalye sıkıntısı çekiyorum ve bildiğim kadarıyla Gazilere tekerlekli sandalye gibi medikal şeyler ücretsiz veriliyor. Ancak bunun için Ankara Gazi Üniversitesi’nden rapor almak gerekiyor. Ben şimdi tekerlekli sandalyeye mahkumum ve buradan Ankara’ya gitmem gerekiyor. Bu durumda Ankara’ya nasıl gideceğim? Böyle bir tezat var. Bu raporu çıkarmak için Edirne’deki de Ankara’ya gidecek, Kars’taki de Şanlıurfa’daki de Ankara’ya gidecek. Oysa bu raporu her ilde bir hastane olsa işlerini rahatlıkla görür. Ben yenisine 17 bin lira verdim. Rapor alsaydım geri ödeme yapacaktı. Sadece 15 Temmuz gazileri değil asker gazileri, polis gazileri de dahil bütün gaziler Ankara’daki Gazi Üniversitesi’nden rapor çıkartması gerekiyor.” dedi.
DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN
Malulen emekli olduğunu ve devletin desteğinden memnun olduğunu ifade eden Uygun, “Devletimizden Allah razı olsun. Fizik tedaviye gidiyorum, 8 yıldır devlet karşılıyor. Bunun 2 yılı hastanede geçti, özel kurumda fizik tedavi alıyorum ve bunlara herhangi bir ücret ödemiyorum. Sadece tekerlekli sandalye alırken bir sıkıntı yaşadım.” dedi.
TAŞITLAR DA İZLENECEK
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dün tasarruf tedbirlerini içeren yasa teklifiyle ilgili milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Hatipoğlu, izleme, denetleme sistemi ve bir de yaptırımla ilgili daha belirgin bir çerçeve sunmaya çalıştıklarını söyledi.
Hatipoğlu şöyle devam etti:
“Tasarruf tedbirlerimiz var ama uygulamada birtakım belki etkinlik eksiklikleri var. Bu etkinliği gidermek için bir izleme sistemi kuruyoruz, (Maliye Bakanlığında Tasarruf Tedbirleri İzleme Sistemi) adı altında bir bilgi sistemi, kendi imkânlarımızla geliştirdik. Kamu Taşıt Filo Sistemi geliştirdik tüm kamu taşıtlarına ilişkin bir filo yönetimi anlamında; bir izleme sistemi kuruyoruz. Denetlemeye ilişkin olarak da ilgili kamu idarelerinin denetim birimleri veya Hazine ve Maliye Bakanlığının denetim yapabileceğine ilişkin bir öneri var.”
UYMAYANA DİSİPLİN HÜKÜMLERİ UYGULANACAK
Yasa teklifine göre kamu kurum ve kuruluşlarının tasarruf tedbirlerine uygunluğu kendi idarelerince veya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılan izlenme, denetlenme sonucunda, alınan tedbirlere aykırı iş ve işlemleri tespit edilenler hakkında tabi oldukları mevzuat uyarınca disiplin hükümleri uygulanacak. Sonuçları idarelerce Cumhurbaşkanlığı’na bildirilecek.
ÇİFTE MAAŞ ÖNCE EMANET HESABA GELECEK
Teklif kamuda çifte maaşın da önüne geçmeyi hedefleyen kararlar içeriyor. Buna göre, her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyeliğinde ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarında görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilecek.
Yürütülen görevler nedeniyle huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi her ne ad altında olursa olsun bir ayda yapılabilecek ödemelerin toplam net tutarı 108 bin gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemeyecek. Bu rakam şu anda 98 bin lira.
Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde milletvekilleri çifte maaşa sınır uygulamasında belirsizlikler olduğunu, özel sektörden gelen kişilerin bu sınıra dahil olup olmadığını, Varlık Fonu şirketlerinin kapsamda olup olmadığını sordu.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, yapılan düzenleme ile hem kişi hem de kurumsal anlamda kapsamın genişletildiğini, ikinci olarak üst sınır getirildiğini ve üst sınırı aşan kısmın bütçeye gelir olarak kaydedileceğini ifade etti. Şu anda alınan birden fazla maaşın bildirilmesi gerektiğine dikkat çeken Hatipoğlu, “Birden fazla maaş aldığını kişi bildirmezse onu tespit etmek biraz zor olabilir. Şimdi emanet hesabına gelecek, kişinin hesabına gitmeden ilgili kamu idaresi, 10 yerde de yönetim kurulu üyesi olabilir ama bir tanesini ve o tutara kadar olan kısmı, eğer aşıyorsa aşan kısmı bütçeyi gelir kaydetmek suretiyle sınırın altında kalmasını sağlayacak” diye konuştu.
ÖTV İNDİRİMİNDE TOGG TARTIŞMASI
Yasa teklifinde hibrit araçlara yönelik getirilen ÖTV indiriminin TOGG’u olumsuz etkileyip etkilemeyeceği de Komisyon’da tartışıldı. Milletvekilleri uygulamanın TOGG’u olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, gelecekte güçlü bir oyuncu olma hedefindeki Türkiye’nin, TOGG ile önemli bir adım attığını vurguladı. Teklif hükmünün, tek bir firmaya ait ürünü işaret etmediğini, farklı ülkelerden yatırımcılarda da bu özelliklere uygun araçlar bulunduğunu anlatan Coştu, şarj edilebilir hibrit araçların teşvik edilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Coştu, teklif hükmünün sektörle ilgili uzun vadeli planlar açısından bugün atılması gereken önemli bir adım olduğunu söyleyerek, “Burada yüzde 10 vergi diliminin karşısında yüzde 30 gibi bir seviye öngörerek TOGG’u da korumuş oluyoruz. Bakanlığımızın TOGG’a yönelik hassasiyeti ortadadır. TOGG’un başarısında kayıp oluşmayacaktır” dedi.
Haber7
Son günlerde işsizlik ve nitelikli istihdam sorunu gündem olmayı sürdürüyor.
Bir tarafta işverenler “İşçi bulamıyoruz” derken diğer taraftan “vatandaşın iş beğenmediği ve masabaşı iş istediği” yönünde eleştiriler geliyor.
NİTELİKLİ ELEMAN SORUNU
Medyaya açıklamada bulunan sektör temsilcileri, nitelikli eleman bulmakta zorlandıklarını belirtti. İHA ve Sabah’a konuşan temsilciler, verilen maaşları da belirterek açıklamalarda bulundu.
Gemi Yat ve Hizmetleri İhracatçılar Birliği (GYHİB) Yönetim Kurulu Üyesi Cem Hüroğlu: Gemi, yat ve tekne üretimi tarafında kalifiye eleman bulma problemi de yaşanıyor. Şu anda başlangıç pozisyonu için bir mühendisin aldığı maaş 50 bin TL’den başlıyor. Usta maaşları 60-70 bin TL’den başlarken, iyi bir kaynakçının maaşı ise 100 bin TL’yi geçiyor.
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği – OSS Başkanı Ali Özçete: Ustalar şu anda otomotiv servislerinde asgari ücretin bir buçuk iki katına kadar maaş alıyor. Eleman bulmakta da zorlanıyoruz. Meslek lisesinden mezun olan elemanlar ya kurye oluyorlar ya da AVM’de güvenlik olarak işe başlıyorlar. Hatta muhasebede çalışan bir eleman mesaisi ve yan haklarıyla mavi yakalıdan az maaş almaya başladı.
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçılar Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu: Vasıflı CNC operatörü, kaynakçı, tornacı kalfalar asgari ücretin iki katı, ustalar ise 3-4 katı maaş alıyor. Yani ustanın maaşı 60-70 bin TL’yi buluyor. Ancak o parayı versek de çalıştıracak eleman bulamıyoruz. Alttan eleman gelmiyor. Yeni nesil istemiyor. Aşağıdan gelen yeni nesil özellikle 1995 sonrası doğanlar, sanayide olmak istemiyor.
Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) Başkanı Bekir Topuz: Her fabrika en az 100 işçi eksik çalışıyor. Fabrikalarımızda makinenin başında durması için çalışana 40 bin TL teklif ediyoruz ancak çalışmıyor.

Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger: Esnaflarımız kalifiye eleman bulmakta çok zorlanıyor. El becerisi ve bilgi birikimi gereken zanaatkarlar artık bulunmuyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi yetiştirecek çırak bulunmaması. Eskiden meslek sahibi olmak altın bilezikti. O dönemde aileler çocuklarını meslek öğrensin diye yaz tatillerinde esnafların yanına gönderirdi. Şimdi ki ailelerimiz maalesef çocuklarını yaz tatilinde tatile gönderiyorlar. Geri dönünce hem okulu okumuyorlar hem de meslek sahibi olmuyorlar. Ailelerin bu konuya önem vermesi gerekiyor. Tatil dönemlerinde çocuklarını ustaların yanına göndersinler.
Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun: Kalıp, sıva, demir gibi beceri gerektiren mesleklerde eleman sıkıntısı yaşanıyor. Halihazırda bulunan işçilerin çoğu da deprem bölgesindeki inşaatlara kaydı. Sektörde bırakın kalifiye elemanı, vasıfsız eleman bile karaborsaya düştü. Yerlerine yeni bir iş gücü gelmedi, açık pozisyonlar ise büyüdü. Gençlerimize inşaat denildiğinde, korku dolu gözlerle bakıyorlar. 18 ile 25 yaştaki nesil bu sektörü tercih etmiyor.
Otomobil tamircisi Uğur Kahveci: Kalfa ve çırak bulamıyoruz. Ne çırak ne de usta bulamıyoruz. Eskiden ailemiz bizi ustanın yanına bırakırdı ama şuanda maalesef öyle bir şey yok
Cep telefonu tamircisi Ramazan Özdemir: Gençlerimiz kolay para kazanmaya yöneliyor. Sosyal medyadan para kazanma yöntemleri tercih edildiği için şu anda vasıflı personel bulamıyoruz.
|
NİTELİKLİ ELEMAN MAAŞLARI VE KAZANÇLARI
|
BİZİM ÇOCUKLARIMIZ GERÇEKTEN İŞ BULAMIYOR MU?
Haber7 Yazarı Dr. Ahmet Yarsız‘dan konuyla ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Yarsız, şu ifadelerde bulundu:
“SEN AĞA, BEN AĞA, BU İNEĞİ KİM SAĞA?”
Bir alıntı bir yazı da paylaşan Yarız, şu ifadelere yer verdi:
“Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa?
– Çobanlık yapar mısın?
– Yok almayayım
– Kim yapacak?
– Afganlar..
– Tarlada çalışır mısın?
– Yuh, daha neler!
– Kim yapacak?
– Türkmenler..
– Bebek bakıcılığı yapar mısın?
– Ben kendi bebeğime bakmıyorum, başkasının bebeğine niye bakayım?
– Kim yapacak?
– Özbekler..
– Çay, fındık toplar mısın?
– Başka işim mi yok?
– Kim yapacak?
– Gürcüler..(Şu sıralar Afrikalılar)
– Sanayide, fırında, inşaatta, kazma kürek işinde çalışır mısın?
– Enayi beni mi buldun?
– Kim yapacak?
– Suriyeliler…
SONUÇ!
– Yahu senin benim tenezzül etmediğimiz bu işleri kim yapacak?
– Bana ne hacı? Kim yaparsa yapsın. Sen bana devlette bir iş veya Sabah 9-Akşam 5, vardiyasız, masabaşı güzel bir iş var mı, onu söyle!… Amele miyiz biz?
EMEKLİ MAAŞ ZAMMI NE KADAR OLACAK?
Emekli maaşları, 6 aylık enflasyon oranında zamlanıyor. Mayıs ayı itibarıyla işçi emeklisinin maaş zammı şimdiden yüzde 22,72 oldu. Piyasa katılımcıları anketindeki veriler baz alındığında, temmuzda emekli maaşlarına yaklaşık yüzde 25 civarında zam yapılacak.
Zam oranının kök maaşa mı yoksa en düşük emekli maaşına mı uygulanacağı merak ediliyor. 6 aylık enflasyondan kaynaklanan zam oranı normal koşullarda kök maaşa uygulanıyor. Kök maaşlar enflasyon ile artmasına rağmen en düşük maaşın altında kalıyorsa, emekli en düşük emekli maaşını alıyor. Emeklilerin kazançlarına göre hesaplanan net tutarı gösteren kök maaş, emekli maaşının ham hali anlamına geliyor.

KÖK MAAŞ VE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI KARMAŞASI
İlk emekli olunduğunda bağlanan maaş, kök maaş. Sonrasında emekliler, ocak ve temmuz olmak üzere senede iki kere maaşlarını, geçmiş 6 aylık dönemlerdeki enflasyona göre zamlı alıyor. Bu şekilde kök maaş da artıyor. Örneğin, emekli olduğunuzda 10 bin lira aylık bağlandıysa ve ocak ayında yüzde 25 zam aldıysanız maaşınız 12.500 liraya, temmuz ayında da yine yüzde 25 zam yapıldığında maaşınız 15.625 liraya çıkıyor. Bu sizin kök maaşınız. Her yıl da böyle kök maaş enflasyona göre artıyor.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 7 KERE ARTIRILDI
Aslında kök maaş konusu en düşük emekli aylığının artırılması ile gündeme geldi. 2018’in sonunda yapılan düzenleme ile en düşük emekli aylığı 1.000 liraya çıkartıldı ve 2019 başından itibaren düşük emekli aylığı alanların maaşları bin liraya tamamlandı.
Ardından 2020 yılında koronavirüs salgının etkilerini azaltmak için en düşük emekli aylığı 1.500 liraya çıkartıldı.
2022’nin Ocak ayında en düşük emekli aylığı 2.500 liraya, Temmuz ayında ise 3.500 liraya yükseltildi. Ardından 2023’ün Ocak ayında en düşük aylık 5.500 liraya, Nisan ayında ise 7.500 liraya, 2024’ün Ocak ayında da 10.000 liraya çıkartıldı. Son 5 yılda en düşük emekli aylığı 7 kere artırılmış oldu. İşte bundan sonra da kafalar karıştı ve en düşük emekli aylığı alanlar asıl maaşlarını, yani kök maaşlarının ne olduğunu unuttular.

ARADAKİ FARKI HAZİNE ÖDÜYOR
En düşük emekli aylığının artırılması ile ilgili önemli bir husus daha var. Kök maaş ile artan en düşük emekli aylığı arasındaki farkı SGK değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşılıyor. Bu sene başında en düşük emekli aylığı 7.500 liradan 10.000 liraya çıkartıldı ya; işte aradaki 2.500 liralık fark, maaş olarak SGK’dan ödenmiyor, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ödeniyor.
ARADAKİ FARK KAFALARI KARIŞTIRIYOR
Kök maaş konusunda kafa karışıklığının asıl nedenine de değineyim. Ocak ve temmuz olmak üzere senede iki kere enflasyon oranında yapılan zamlar, en düşük emekli aylığına değil, kök maaşa yapılıyor. Yapılan zamma rağmen maaş, en düşük emekli aylığının altında kalıyorsa, emekliye en düşük aylık ödeniyor, aradaki farkı da Hazine ve Maliye Bakanlığı tamamlıyor. Son 5 yıldır, bir taraftan enflasyon oranında zam yapılırken, diğer taraftan en düşük emekli aylığı da artırıldığı için emeklilerin maaş konusunda kafası karışıyor.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI
Bugün için en düşük emekli aylığı 10.000 lira. Diyelim ki, bu yılın Ocak-Haziran enflasyonu açıklandı ve emeklilerin zam oranı yüzde 25 olarak belirlendi. Yine diyelim ki, kök maaşınız 8.500 lira ama 10.000 liradan düşük aylık olamayacağı için 10.000 lira alıyorsunuz. Yüzde 25’lik zam 10.000 lira üzerinden uygulanmayacak; 8.500 lira üzerinden uygulanacak ve zamlı maaşınız 10.625 lira olacak. Eğer en düşük emekli aylığı temmuz ayında artırılmazsa, temmuzda elinize 10.625 lira geçecek. Temmuz ayında en düşük emekli aylığı artırıldı ve 12.500 liraya çıkartıldığını varsayalım. O zaman da temmuzda elinize 12.500 lira geçecek.

ENFLASYON ZAMLARI İLE KÖK MAAŞ ARTIYOR
Bugün için kök maaşınız 7.500 lira ve en düşük emekli aylığı olan 10.000 lira alıyorsunuz. Temmuz ayında yüzde 25 zam yapıldı ve bu zam, kök maaşınıza uygulandığında maaşınız 9.375 lira çıktı. 10.000 lira olan en düşük aylık artırılmazsa, gelecek temmuz ayında da 10.000 lira almaya devam edeceksiniz. Akıllara şöyle bir soru gelebilir, ‘enflasyon zamlarının ne faydası var?’. Kök maaşınız artıyor.
]]>Küresel ekonomik krizin etkileri Türkiye'de de yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı Erotik Shop gibi büyük sıkıntılara neden olurken, yaşanan sorunlar 31 Mart yerel seçimlerine de yansıdı.
İktidar kanadı ekonomik sıkıntıları gidermek adına art arda hamleler yaparken, Ankara kulislerine düşen son iddia da büyük ses getirdi.
Ekonomi yönetiminin haziran sonuna kadar zam yapmaması durumunda Kadıköy erotik Shop asgari ücretin reel alım gücünün 13 bin 558 liraya kadar düşeceğine işaret eden kaynaklar, asgari ücretin temmuz ayında yapılacak ara zamla birlikte en az 21 bin 320 lira seviyesine çıkarılacağını öne sürüyor.
2024 net asgari ücret 49 artışla 17.002 lira olmuştu. Böylece 2024 yılında asgari ücretin işverene maliyeti 7.741 lira artarak 23.502 lira oldu. Buna göre, brüt 20 bin 2 lira 50 kuruş olan asgari ücretin, 17 bin 2 lira 12 kuruşunu net asgari ücret, 2 bin 800 lira 35 kuruşunu SGK primi ve 200 lira 3 kuruşunu işsizlik sigortası primi oluşturdu. Brüt 20 bin 2 lira 50 kuruş olan asgari ücrete, 3 bin 100 lira 39 kuruş SGK primi (işveren payı) ile 400 lira 5 kuruş Seks shop işveren işsizlik sigorta primi kalemleri de eklenince yeni asgari ücretin bir işçi için işverene aylık maliyeti 23 bin 502 lira 94 kuruş oldu.
]]>Asılan afişte Cide Belediyesi’nin hesaplanan borcunun 99 milyon 337 bin 147 TL olduğu belirtildi. Konu ile ilgili açıklama yapan Başkan Demir, “Faturası henüz kesilmeyen ve mahkeme süreci devam eden borçların faizleri bu rakama henüz dahil değildir. Bu rakam önümüzdeki süreçte revize edilecektir” dedi.

2019’da belediyenin borcunun olmadığını belirten Başkan Demir, “2019 yılında geçmiş dönem yönetimine belediyeyi devrettiğimiz gün belediyemizin banka hesaplarında 70 bin 183 TL vardı. Bugün bu rakam 12 bin 600 dolar ve 35 asgari ücrete tekabül ediyordu. Ayrıca emekçi kardeşlerimize ne maaş ne ikramiye ne de kıdem tazminatı borcumuz vardı. Bugün belediyeyi devraldığımızda banka mevcudumuz sadece 13 bin 830 TL olup, bir asgari ücrete tekabül etmiyor. 1 milyon 971 162 TL, Mart ayında 35 işçi ve memurlarımıza ödenmeyen maaşlar, 3-4 yıldır düzenli ödenmeyen ikramiye alacakları hem de 1 milyon 770 bin 265 TL emekli olmuş kardeşlerimize alnının teri olan kıdem tazminatı alacaklarının olduğu tablo ile karşı karşıya kaldık. 2019 Mahalli İdareler Seçimi öncesinde ‘Bartın Belediyesi’nde bu kadar personel yok’ siyaseti yaptınız. 123 personel ile devrettiğimiz belediyeye 166 personel daha alarak belediyemizin nakit akış ve mali dengesini bozdunuz. Biz personel alımına karşı değiliz, ancak iş sahası ve gerekli kaynak oluşturulmadan rasgele sırf oy için alınan personele karşıyız. Çünkü bu iş bilmezlik 2019’da bıraktığımız mali gücü 15 yıl geri gitmesine sebep olmuştur. Son üç aylık gelire bakıldığında belediyemizin aylık geliri ortalama 6 milyon TL’yken sadece aylık maaşlarımız 6 milyon 400 bin TL, Sosyal Sigortalar Kurumu 3 milyon TL, vergiler ortalama 500 bin TL civarındadır” diye konuştu.

“GELİR MAAŞLARI KARŞILAYAMIYOR”
“2019 yılında biz kurumumuzu 27 milyon 349 bin 122 TL ile devrettik” ifadelerine yer veren Demir, “Belediyemizin henüz tahsili bekleyen 3 milyon 915 bin 547 TL alacağı vardı. Vadesi geçmiş borçtan alacaklarımız düşüldüğünde sadece 1 milyon 541 bin 834 TL’yken, 21 milyon 891 bin 742 TL’si İller Bankasından kullanılan arıtma tesisi, asfalt plenti, kanalizasyon ve alt yapı projelerinin olduğu hizmetlerdi. 144 aylık vade ile yapılan ve günümüze geldiğinde aylık taksitinin çok düşük olduğu ve gecikme faizi işleyen hiç borcu olmamasına rağmen siz bu borcu halkımızın gözünde büyüttünüz. Bizim devrettiğimiz borcun vadesi geçmiş olanı sadece bütçenin 20’de 1’i bile değilken bugün faiz sarmalına belediyemizi soktunuz. Vadesi geçmiş borcundan dolayı ipotek ettirilen ırmak alanındaki yaşam alanı ve sosyal tesisimizi, Memiş Mahallesi’nde yaşlı insanlarımız için yaptığımız huzurevi binasının taahhüt edilen borçları ödenmediği için elimizden alınmak üzere. Bu tesisler elimizden gitse halkın yüzüne nasıl bakacaksınız? İşçi hakkı ve emeği savunan, kesimin oylarını alırken 2 yıldır ödenmeyen emekçi kardeşlerimizin hakkı olan kıdem tazminatlarını ödemeyip bir de üzerine makam araçlarımızı haciz ettirilmesi kanınıza dokunmadı mı? Bizim 2018 yılı resmi rakamlarına baktığımızda aylık gelirimiz ortalama 1 milyon 255 bin 617 TL’yken maaş ödememiz 435 bin 230 TL, SGK ve vergi ödemelerimiz 142 bin 350 TL’ydi. Bugün aylık gelir maaş ödemesini karşılamadığını anlattık. Bunlar, açığı kapatmak için her sıkıştığında kredi kullanarak günü kurtaran yönetimin en küçük mali ayıplarıdır” şeklinde konuştu.

“RAKI VE ŞARAPLARIN FATURALARINI MEŞRUBAT OLARAK KESTİRDİĞİNİZİ TESPİT EDEMEYECEĞİMİZİ Mİ SANDINIZ”
Satın alınan alkollerin meşrubat olarak faturalandırıldığını iddia eden Demir, şunları söyledi;


Bursa’da son seçimde 505 bin 650 kişinin sandığa gitmediğini hatırlatan Başkan Aktaş, “Ortada böyle bir enteresan bir rakam var. Bu da bir önceki seçime göre 210 binden fazla insan sandığa gelmemiş. Bana göre bu ciddi dipnotlardan bir tanesidir. Vatandaşlarımızın biraz seçimle alakalı, yani diğer kodları falan incelediğimizde, diğer rakamları incelediğimizde biraz böyle protest bir tavırla da hareket ettiklerini sandıkta gösteren bir şey olduğu söyleniyor” dedi.
‘HANGİ ÇAĞDA YAŞIYORUZ?’
Şehri yönetmeye talip olan insanların sorumluluk çerçevesinde konuşması gerektiğini anlatan Başkan Aktaş, “Ben anı yaşayan bir insanım. Benim görevim neyse ben o görevi en iyi şekilde yaparım. Benim artık Perşembe günü itibariyle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevim yok. Dolayısıyla ben kendi işime, kendi konuma adapte olacağım. Ama sorumluluk makamında bulunan insanların her konuştuğunu büyük bir sorumlulukla konuşması lazım. Belediye binasından tırlarla dosya çıkarılmasından bahsediliyor. Hangi çağda yaşıyoruz? Kan dondurucu ve dehşet verici bir olay. Böyle bir şey olamaz. Hatta arkadaşlara ‘binadaki nöbetçi arkadaşalar sorun’ dedim. Kamera kayıtlarının incelenmesini istedim. Böyle bir olay da yok. Ben bu tür usulleri bilmem. Bu yaklaşım hiç hoş olmadı” diye konuştu.

‘MAAŞLARI DÜN İTİBARİYLE YOLLANDI’
Son dönemde Büyükşehir Belediyesi’ndeki maaş mevzuunun da konuşulduğunu söyleyen Başkan Aktaş, “Buradan tekrar ilan ediyorum. Bütün şirketlerin maaşları dün itibariyle yollandı zaten. Bizim güncel rakamla 12 bin 980 çalışanımız var. Maaşlar zaten normalde her ayın 7-8’i gibi yatırılıyor. Onların maaşlarının yatırılması için kararnameye de gerek yok. BUSKİ zaten kendi bünyesinde veriyor. Bünyemizde ayrıca 2 bin kusur civarında da memur çalışıyor. Memurların maaşı ise her ayın 15’inde yatıyor. Erken yatırılması için bir kararname çıkması gerekiyor. Kararın çıkarılacağına da inanıyorum. Ona rağmen bunun da parası hazır” dedi.

‘BİZ DE AĞABEYLİK YAPTIK’
Kendisinin hala görev başındaki bir belediye başkanı olduğunu anlatan Başkan Aktaş, “Bu nasıl bir saygısızlıktır. Mustafa Bey, Genel Sekreterimi arayıp talimatlar veriyor. Seçildiniz evet ama henüz mazbatayı alarak göreve gelmediniz ki? Gerçekten çok üzüldüm. 20 sene belediye başkanlığı yapmış sorumluluk sahibi insanın bunun söylemesi doğru olmadı. Genel Sekreterim de kendisine de çok güzel şekilde izah etti. Şimdiye kadar hiç Büyükşehir Belediyesi’nde maaşların yatırılmadığını duydunuz mu? Mustafa Bey dün telefonda diyor ki, ‘Sayın Genel Sekreter, kimseye herhangi bir ödeme yapmayın. Kulağımıza bazı duyumlar geliyor’ diyor. Dijital çağda yaşıyoruz Allah aşkına. Kendisine buradan çok rahat olmasını ifade etmek istiyorum. Belediyede yıllarca maaş konusunu hiç konuşulmadı. Sayesinde bu konuda konuşulmuş oldu. Algı oluşturularak ‘Mustafa ağabeyiniz geliyor’ diyorlar. Biz de ağabeylik yaptık. Despotluk falan yapmadık kimseye. Kimsenin maaşı kalmadı. ‘Alın teri kurumadan işçinin hakkını verin’ zihniyetinde insanlarız. Gerçekten çok üzüldüğümü dipnot olarak söylemek istiyorum” dedi.

‘SIRTIMDA HİÇBİR KAMBURUM YOK’
Her yöneticinin şehrini gülümsetmek isteyeceğini belirten Başkan Aktaş, “Belediye başkanı şehreminidir. Şehrin emirliğini yapacak kişi de böyle tezviratlarla, algılarla vatandaşı yönlendirmemeli. Mevcut veya görevi bırakacak belediye başkanını zan altında bırakacak söylemlerle tavır takınmamalı. Büyük bir suhuletle olaylara yaklaşması lazım. Çok zor bir 5 yıla rağmen birçok olaylar başarıldı. Geldiğimiz noktada durum ortada. Nihayetinde Mustafa Bey de bazı vaatlerde bulundu. Bu vaatleri gerçekleştirmek adına muhakkak güvendiği yerler vardır. Hesabını kitabını yapacaktır. Az çok bütçeyi, imkânları tahmin ediyordur. Bu vaatleri ortaya koydu. Gerçekleştirmek adına mazeret üretmeden şehrin katmanlarıyla birlikte hareket edecektir. Bursalı hemşehrilerimiz şunu bilsinler. Sırtımda hiçbir kamburum yok. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olarak gördük biz bunu. Benim alnım ak, gönlüm rahat. İz bırakan işler yaptık. 2 gündür de çok az uyumama rağmen çok güzel uyku uyuyorum. Artık bunlar benim sorumluluğumdaki işler değil. Dolayısıyla bu manada ben sorumluluk sahibi insanların sorumluluk sahibi gibi hareket etmesini özellikle istirham ediyorum” dedi.

‘BU ŞEHİRDE YAŞIYORUM’
CHP Genel Başkanının Bursa geldiğinde ‘Bizim bir tane mega projemiz var. Alinur Aktaş’ı değiştirmek’ dediğini hatırlatan Başkan Aktaş, “Evet, Perşembe sabahından itibaren Alinur Aktaş belediye başkanı değil. Mustafa Bey yeni dönemde görevi devralacak hayırlısıyla. Ben bu şehirde yaşayan bir vatandaş olarak kendisine başarılar diliyorum. Seçmen sadece Bursa’da değil Türkiye’de de aynı sesi çıkardı. Aynı ifadeyi kullandı. Rahmetli Demirel’in ‘tencere ve ceple oynanırsa netice sıkıntı olur’ gibi böyle belirli söylemleri var. 20 milyondan 13 milyona düşen oydan, bir önceki seçimlerdeki oyun varlığından görürsünüz. Sandığa gitmeme oranının anormal derecede arttığını görüyorsunuz. Bu aslında birçok şeyin de rengini gösteriyor. Çevremden biliyorum. ‘Gidersem dayanamam ampule basarım çünkü. Gitmeyeceğim’ dedi. Gitmeyerek protesto etti. O kadar çok kişiden bu muhabbeti dinledim ki. Bunların hiçbirini mazeret olarak söylemiyorum. Nihayetinde bir seçimi kaybettik. Kazananlara hayırlı olsun. Kazanan Bursa olsun. İnşallah bu süreçte Bursa’ya güzel işler yapılsın. Bende kendi arabamla bu şehrin sokaklarında dolaşacağım. Bu şehirde yaşıyorum. Bu şehirde hizmet alan bir vatandaşım. 15 günden sonra benim mekânım işyerim olacak. İleriye dönük herhangi bir beklenti içerisinde değilim. 20 yoğun yılın ardından biraz daha dinlenmeye ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Daha önceden aldığım kararla perşembe günü umreye gideceğim” dedi.

‘HİÇBİRİ ZARAR ETMİYOR’
Belediyenin mevcut mali durumunu anlatan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Onlarca yeni tesis açılmasına rağmen personel sayımız artmadığı gibi azaldı. 2017 yılında ben göreve geldiğimde 3,2 milyar olan borç toplamı, yani bütçenin 1,34’ü kadar borç varken güncel 7,1 milyar borcumuz var. Bütçenin de 0,35’i kadar borcumuz var. 1,4 milyar vergi borcu, 9 milyon bütçe emaneti, yani müteahhitlere olan borçlar. 1,9 milyar iç borç, anapara ve faiz. 85 milyon avro, 2,9 milyar lira da dış borç. Yani 3 milyar civarında eski kalan avro borçları, avro 34,52 arkadaşlar. Göreve geldiğimde 4,69’du, bunu da ifade etmiş olayım. Ben biliyorsunuz iç borç yaptım, yani dışarıdan yurt dışı kredisi Büyükşehir’e rağmen kullanmadım. Burfaş, Binted, Kültür AŞ, Burkent, Besaş, Jeotermal AŞ, Tarım AŞ iştiraklerimizde hiçbir sıkıntımız. Hiçbiri zarar etmiyor. Sadece BURULAŞ ile alakalı zararımız var. Onun sebebi de, 115 liralık öğrenci kartını 200 lira yaptık. 2 katı bile değil. Ancak, asgari ücret 12 katı, akaryakıt 10 katı, elektrik 8 katı arttı. Ucuz ulaşım politikası yüzünden böyle olduğunu daha önce de ifade etmiştim. Zararın sebebi bu. Bunu belediye ayağından fonluyoruz” dedi.
Hazırlanan sunumla görev süresi boyunca hayata geçirilen projeleri katılımcılarla paylaşan Aktaş, kentsel dönüşüm, ağaçlandırma, sahil çalışmaları, katı atık işleme ve aktarma tesisleri, yenilenebilir enerji, kültür tesisleri ve restorasyon gibi projelerinden bahsetti. Bursa’da ulaşım anlamında büyük yol kat edildiğini belirten Aktaş, kentin trafik sorununda dünya ve Türkiye sıralamasında gerilediğini dile getirdi.
]]>Her bankanın verdiği promosyon bedeli farklı olmakla birlikte bu rakam en fazla 15 bin lira olabiliyor.
Bu rakam emeklilinin aldığı maaşına göre, bankadan aldığı ekstra hizmetlere göre değişiyor.
Kamu bankaları emekli promosyonu olarak en fazla 5 bin lira ödeme yapıyordu.
KAMU BANKALARI EMEKLİYE PROMOSYON OLARAK 8-12 BİN LİRA VERECEK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir açıklama yaparak, maaş promosyonlarının kamu bankalarında, alınan maaşlara göre aylık 8-12 bin liraya çıkartıldığını bildirdi.
Bu artıştan 12,7 milyon emekli yararlanabilecek.
ÖLÜM AYLIĞI ALANLARA 5 BİN LİRA PROMOSYON ÖDEMESİ
Bunun dışında, SGK’den ölüm aylığı alan 3,3 milyon hak sahibine de başvurmaları halinde 5 bin lira promosyon ödemesi kamu bankaları tarafından yapılacak.
MEMUR, SSK, BAĞ-KUR EMEKLİLERİ VE EYT YARARLANACAK
Memur, SSK, Bağ-Kur ve EYT’li olan kişilere sağlanacak bu fırsatta banka promosyonları için başvurular dün başladı.
BAŞVURU ŞARTI VAR
Bankalar tarafından promosyon ödenebilmesi için emeklilerin ve hak sahiplerinin bankalara başvuruda bulunmaları gerekiyor.
KAMU BANKALARINDAN PROMOSYON ALANLAR ARTIŞ İSTEYEBİLECEK
Kamu bankalarından maaş promosyonu alan emekliler, promosyonlarındaki artış için başvuru yapabilecekler.
PROMOSYON TUTARLARINI İADE ETMEDEN BAŞVURU YAPILIYOR
Emekli maaşını aldığı bankayla daha önce promosyon sözleşmesi imzalayan emekliler, 2022 yılına ilişkin devam eden promosyon tutarlarını iade etmeden başvurularını yapabilecek. İade tutarı hesaplandıktan sonra 2024 promosyon ödemesi yapılırken mahsup edilecek.
BAŞVURU REKORU
Kamu bankalarının emekli promosyonları artırıldıktan sonra, dün başvuru rekoru kırıldı. Sabah’ın haberine göre ise promosyon başvurularının ilk gününde Ziraat Bankası’na 446 bin başvuru gerçekleştirilerken öte yandan Vakıfbank ve Halkbank’a da toplam 100 bin kişi başvurdu.
BAŞVURU NOKTALARI
İşlemler bankaya gidilerek, internet sitesinden, mobil uygulamadan ve e-Devlet üzerinden yapılabilecek.
EMEKLİ PROMOSYON ALDIĞI BANKAYI DEĞİŞTİRME HAKKINA SAHİP
Bankalar, maaş promosyonunu vermek için emekliden üç yıl kendisi ile çalışma şartı koşuyor. Ancak emekli, bankasını değiştirmek isterse üç yılı beklemeden değişim yapma olanağına sahip oluyor. Sadece emekli, aldığı promosyonun o süre kadar olan oranını herhangi bir gecikme faizi uygulamadan geri iade ediyor.
BANKA İLE YAPILAN ÖZEL ANLAŞMALAR
Bazı bankalar emekliye özel sözleşme yapıp kredi ve kredi kartı kullanımı yaptırmışlarsa emekli, bankasını değiştirmek için basında taahhüt ettiği üç yılı doldurmak zorunda kalıyor.
PROMOSYON ÖDEMELERİ, 28 MART’TA
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, promosyon ödeme tarihleriyle ilgili bilgi vererek, ödemelerinin 28 Mart itibarıyla hesaplara yatırılacağını açıkladı.
Bu artışın diğer bankalara da örnek olması bekleniyor.
SGK’DEN KAMU BANKALARINA BRÜT MAAŞLARINA İLİŞKİN BİLGİLER GÖNDERİLİYOR
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile kamu bankaları arasında protokoller yapıldı. SGK’den kamu bankalarına emeklilerin brüt maaşlarına ilişkin bilgiler gönderilmeye başlandı.
“BELİRLENEN TUTARLAR ASGARİ SEVİYE”
SGK de bir açıklama yaparak, belirlenen tutarların asgari seviyede olduğu, bankaların kendi uygulamaları doğrultusunda promosyon miktarlarını artırabilecekleri, diğer bankalarla ilgili çalışmaların sonuçlarının da ayrıca paylaşılacağı kaydetti.
HANGİ MAAŞA NE KADAR PROMOSYON VERİLECEK?
Brüt maaşı 10 bin TL ile 14 bin 999 TL arasında olan emekliler 8 bin TL promosyon alacak.
Brüt maaşı 15 bin TL ile 19 bin 999 TL arasında maaş alanlar 10 bin TL promosyon alacak.
Brüt maaşı 20 bin TL ve üzeri alanlar ise 12 bin TL promosyon alacak.
BİR BANKADAN BİRDEN FAZLA ÖDEME ALANLAR
Bir bankada birden fazla emekli maaş ödemesi alanlar için ödenecek promosyon tutarı da maaş tutarları toplamına göre belirlenecek.
Bir aylığı 10 bin TL’nin altında olan, diğeri 10 bin TL’nin üzerinde olan emeklilere brüt maaş toplamına göre promosyon ödemesi yapılacak.
MAAŞTA DİKKATE ALINAN VE ALINMAYAN KESİNTİLER
Emeklilere yapılan promosyon ödemeleri brüt maaş üzerinden yapıyor. Eğer maaşta sağlık kesintisi varsa dikkate alınmıyor. Nafaka ve haciz kesintisi varsa dikkate alınıyor. SGK’nin bankaya bildirdiği rakamda bu kesinti de görülüyor.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Sen Anadolu’nun beyler beyisin Kütahya, bugün de milli iradeye olan bağlılığınla Türkiye’nin beyler beyliğini hak ediyorsun.
“TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsıma verdiğiniz yüzde 70 destek için teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta da aynı desteği vermeye hazır mıyız? Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği, gerçek belediyecilik için destek beliyorum.
“FIRSAT VERMEYECEĞİZ”
Ülkemizin güvenliği ve istikbaline göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet sırtını terör örgütlerine dayayanlara en güzel dersi sandıkta verecek.
Şu anda emniyetten ne kadar katılım var diye sordum. 35 bin. Sandıkta da bunun yansıması lazım.
“MİLLETİMİZ OYUNLARINI ÇOK İYİ GÖRÜYOR”
Bayramı milli iradenin de bayramına dönüştürmeliyiz. Bunu Kütahya’nın yapacağına inanıyorum. Ülkemiz Gezi’den beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den sonra alenileşen sıkıntılı süreçten geçiyor. Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi hedeflerine doğru ilerlettik. Bu arada ciddi bedeller ödedik ödüyoruz. Yeri geldi darbecilere canımız pahasına direndik. Terör örgütlerini mağaralarına gömdük. Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar.
Şehirlerimizin bir kısmında yapılan kirli ittifakları hep birlikte görüyoruz. Kiminde listeler geç veriliyor, aday isimleri sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Türkiye yüzyılı etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz.
Bölgemiz sıkıntılı süreçlerden geçiyor. Hamdolsun ülkemizi hedeflerine doğru ilerliyoruz. Yer geldi darbecilere karşı, yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi, Gabar’da Besler’de gömdük. Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar.
Hiç şüphesiz ekonomik darboğazla da mücadele ettik. Gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarının daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor.
Türkiye karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Bir her kuruşu çalışıp kazanmak zorundayız. Gelirlerimizdeki 1 trilyon gelirden fazlasını deprem harcamalarına harcadık. Emekli maaşlarına için ayrılan miktar 3 trilyon lira. En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendi ve ailesi için harcayan vatandaş için elbette yeterli değil. Arzu ettiğimiz düzeye devlet millet olarak daha fazla çalışacak, daha fazla gelir elde edecek ortaya çıkan gelirden de emeklilere hak ettiği parayı vereceğiz. birileri çıkıp 10 bin lira seyyanen ekleyelim diye emeklileri tahrik ediyor.
16 milyon emeklimiz var. Bunu eklemek demek 1.7 trilyon lira eklemek demek. Dikkat ediniz mevcut maaş tutarından bahsetmiyorum. Ek artışın maliyetini anlatıyorum. Ülkemizde tek çivi çakmasak, bütçeyi buraya aktarsak bile yetmiyor. Deprem harcamalarını tamamını bu iş için kullansak bile yine yeterli gelmiyor. Devletin çalışanlarına maaşlarına vermesek o zaman belki bu tutarı karşılayabiliriz.
“EMEKLİ MAAŞI YETERLİ DEĞİL”
Hayat pahalılığı ile de mücadele ettik. en çok etkileyen kesimin başında emekliler vardı. Gönlümüz vatandaşın hayatını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Ekonomi dediğiniz olay hesap kitap işidir. Dengeyi tutturamazsanız 70’lerde, 90’lardaki gibi siyasi sosyal çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Bir her kuruşu çalışıp kazanmak zorundayız.
Kardeşlerimiz en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı yeterli mi? Elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz seviyeye nasıl yükselteceğiz. Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Birileri çıkıyor seyyanen zam yapın diyor. Emekli maaşına 7 bin TL eklemek bütçeden 1.9 trilyon lira eklemek demek.
2024 yılı boyunca ülkemizde tek çizi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile buraya yetmiyor. Deprem harcamalarını buraya harcasak yine yetmiyor.
Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşları değil, istenen seyyanen artış talebidir. Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yarattığı adaletsizliğin farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar istediği gibi atıp tutabilirler.
Hayat pahalılığı başta, ekonomik dengeleri yerli yerine oturtmak için güçlü program uyguluyoruz. Yıl sonundan itibaren olumlu sonuçları görmeye başlayacağız.
Sadece 6 Şubat depremlerinin maliyeti 104 milyar dolar.
KÜTAHYA’YA YATIRIMLAR
Türkiye Yüzyılı bayrağını dünyanın tepesine biz dikeceğiz. Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık.
Memur emeklileri, toplu sözleşmeden kaynaklanan yüzde 15 zammın üstüne 2023 yılı temmuz-aralık döneminde oluşan enflasyon farkıyla birlikte yüzde 49,25 oranında zam alacak. İşçi ve Bağ-Kur emeklileri ise geçen yılın ikinci altı aylık döneminde oluşan TÜFE artışı oranında yüzde 37,57 zam alacak.
Ancak emekli grupları arasında önceki dönemlerde bir iki puanda kalan zam farkının ocak döneminde 11,7 puan olması, bu farkın giderilmesi yönünde beklenti oluşturdu. Birçok kesimden gelen “zam oranı eşitlensin” açıklamalarından sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, alternatifli bir çalışma hazırladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunulan bu çalışmanın, Kabine toplantısında da değerlendirilmesi bekleniyor.
İKİ AYAKLI DÜZENLEME HAZIRLIĞI
Emekli zamlarıyla ilgili yeni düzenleme yapılması yönündeki hazırlıklar, iki ayaktan oluşuyor. Bu kapsamda, öncelikle kök maaşı düşük olan ve 7 bin 500 liraya tamamlananlar için nasıl bir adım atılacağı üstünde duruluyor. Bu kapsamda, en düşük emekli maaşının 10 bin liranın biraz üstüne çıkarılarak 10 bin 250 lira gibi bir rakam olması halinde bu kapsamdaki emekli sayısının 4 milyon 900 bin kişiden 5 milyon 200 bine yükseleceği hesaplanıyor.
En düşük emekli maaşının, daha önce kamuoyu gündemine gelen 11 bin 500 lira civarına çıkarılması halinde emeklilerin yüzde 55’inin “en düşük maaş alan” grubuna gireceği öngörülüyor.
MEMUR ALEYHİNE ZAM FARKI DOĞABİLİR
Memur ve işçi-Bağ-Kur emeklileri arasındaki 11,7 puanlık zam farkının giderilmesi konusunda da hazırlanan plan, alternatif adımlar içeriyor. Ocak ayı için iki grubun zam oranının eşitlenmesi halinde temmuz ayında bu kez işçi ve Bağ-Kur emeklileri lehine oluşabilecek 5,5 puanlık zam farkına dikkat çekiliyor.
Merkez Bankası’nın 2024 yılı enflasyon projeksiyonlarının gerçekleşmesi ve ocak-haziran döneminde enflasyonun yüzde 24 olması halinde işçi ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 24, memur emeklileri ise yüzde 18,6 oranında temmuz ayı zammı alacak. Temmuz döneminde memur emeklileri aleyhine 5,4 puanlık fark oluşacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nihai kararının emekli maaş zamları için yeni bir düzenleme yapılmasına yönelik olması halinde bu durumun dikkate alınarak adım atılabileceği belirtiliyor. Buna göre, memur emeklisinin yüzde 49,25 olan ocak ayı zammının yanında işçi ve Bağ-Kur emeklisinin zam oranının yüzde 44-45 olabileceği, böylece temmuz ayında oluşacak 5,4 puanlık farkın hesaba katılmasıyla adım atılmış olacağı belirtiliyor.
İLAVE ZAM FORMÜLÜ
Bir diğer formülün ise işçi ve Bağ-Kur emeklisine 5 puan ilave zam yapılarak 7 bin 500 lira altındaki maaşlara iyileştirme yapılması olabileceği, böylece 7 bin 500 lira altında maaşı olan 5 milyona yakın emekli için zam oranının yüzde 49,25’e eşitlenebileceği de ifade ediliyor.
Tüm bu formüllerle sağlanabilecek bir iyileştirmenin, bütçe dengeleri ve enflasyon hedefine yönelik olumsuz etkisi, önemli bir etken. Bu konuda özellikle deprem hasarının giderilmesi için yapılacak harcamalar ve EYT düzenlemesinin maliyetine dikkat çekiliyor.
EYT MALİYETİ 500 MİLYAR LİRAYI BULACAK
Hesaplamalara göre EYT düzenlemesiyle 2023 yılında 2 milyon kişi emekli oldu. Bu yıl 300 bin kişinin daha emekli olması bekleniyor. 2023 yılında EYT’lilerin sadece emekli maaş ve ikramiye maliyeti 213 milyar lira. Emeklilik nedeniyle oluşan prim kayıplarıyla birlikte maliyet 250 milyar lira. 2024 yılında ise EYT’lilerin maaş ve ikramiye maliyeti 360 milyar lira olacak. Yine prim kayıpları da hesaba katıldığında maliyet 500 milyar lirayı bulacak.
Sadece EYT maliyetinin bile bu boyutta olduğu tabloda ekonomi yönetimi, bütçe dengesi ve yüzde 36 oranındaki 2024 enflasyon hedefinin zora gireceğini vurgulayarak emekli zammında yeni düzenlemeye sıcak bakmıyor. Ancak nihai kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verecek.
EKONOMİK GELİŞMELER MASADA
Kabine 3 haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün Beştepe’de toplanacak. Kabinedeki en önemli başlık işçi ve BağKur emeklilerine verilen zam oranının güncellenmesi olacak.
Ekonomideki son gelişmeler de kabinede ele alınacak. Faiz artış oranlarının piyasalara yansıması ve enflasyonla mücadele konusunda bakanların Erdoğan’ı bilgilendirmesi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın fahiş artışlara ilişkin yürüttüğü denetimler de kabinenin gündeminde olacak.
]]>