Savunma sanayisinden nanoteknolojiye, yüksek teknoloji ve yüksek hassasiyet gerektiren birçok alanda önemli bir rol oynayan Metalurji ve Malzeme Mühendisliği’ne olan ilgi her geçen gün giderek artıyor.
Mezun olduktan sonra üniversiteli işsizler ordusuna katılmak istemeyen milyonlarca öğrencinin yeni gözdesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği.
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği eğitim camiasında “İstihdam Potansiyeli Yüksek Mühendislik” olarak biliniyor.
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunları, üretimin ve ar-genin olduğu hemen hemen her yerde iş imkanı bulabiliyor. Her sektör malzeme ile ilgilidir ve her sektörde kullanılan malzemelerin maliyetlerinin düşürülmesi ve geliştirilmesi gerekiyor. Bu sebeple sektör yelpazesi geniş mesleklerin başında yer alıyor.
Metallerin çeşitli uygulamaları için uygun malzemelerin üretimi ve işlenmesi ile ilgilenen bir mühendislik olan metalurji mühendisleri, metal üretimi, metal işleme, malzeme bilimi, malzeme karakterizasyonu, malzeme seçimi, kalite kontrol, malzeme geri dönüşümü ve diğer pek çok konuda çalışabiliyor. İş avantajının çok ve çeşitli olması da üniversite tercihi yapacak öğrencileri cezb eden en önemli etkenlerin başında geliyor.
Metalurji mühendislerinin işleri arasında, metal ve metal alaşımlarının üretim yöntemleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi, malzeme özelliklerinin belirlenmesi, metal ürünlerinin tasarımı ve geliştirilmesi, kalite kontrol süreçlerinin yönetimi, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve malzeme maliyetlerinin azaltılması gibi çeşitli görevler bulunuyor.
İŞ İMKANI YÜKSEK MÜHENDİSLİK; METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ
Erciyes Üniversitesi de dünya çapında saygın akademik kadrosu ve teknolojik altyapısıyla donanımlı ve yenilikçi mühendisler yetiştiriyor.
İstihdam potansiyeli yüksek mühendislik olan Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde geleceğe yön veren mühendisler yetiştiren Erciyes Üniversitesi, Tıp, Mühendislik ve Havacılık gibi fen bilimlerinde Türkiye’nin sayılı üniversiteleri arasında olan çeşitli dallarda TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri gibi prestijli ödüller kazanmış, ulusal ve uluslararası tanınırlığı olan bir üniversite.
NEDEN ERCİYES ÜNİVERSİTESİ?
Erciyes Üniversitesi, 2500 kişi kapasiteli kültür merkezi, sanat kursları, geniş kampüsü, spor alanlarının yanında; ulaşım kolaylığı, şehir merkezine ve yurtlara yakınlığı sayesinde Erciyes Üniversitesi hayatın içinde, sosyal ve kültürel yönden renkli, ferah bir ortamda eğitim alma olanağı sunuyor.
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği; savunma sanayisinden nanoteknolojiye, yüksek teknoloji ve yüksek hassasiyet gerektiren birçok alanda önemli bir rol oynuyor.
Erciyes Üniversitesi Metalurji Mühendisliği, dünya çapında saygın akademik kadrosu ve teknolojik altyapısıyla, donanımlı ve yenilikçi mühendisler yetiştiriyor.
KAMU VE ÖZEL SEKTÖRDE GENİŞ İŞ İMKANI
Kamuda ve özel sektörde istihdam kolaylığı, 1 dönemlik iş yeri eğitimi ve sanayiyle ortak projelere ek olarak uluslararası fırsatlar sunan bölüm, mezunlarına geniş kariyer olanakları sağlayarak onların geleceğini garanti altına alıyor.
Erciyes Üniversitesinin sunduğu Erasmus öğrenci değişim programları, geniş laboratuvar imkanları, çift anadal ve yan dal seçenekleriyle öğrencilerin geleceğe yön verecek nitelikli bir mühendis olarak mezun olmasını sağlıyor.
]]>Kentte tatlı sulardaki ölü yengeçleri toplayarak kabuklarından ürün geliştirmeyi başaran çift, alfa, beta, gama ve x ışın radyasyonlarını önemli ölçüde durdurarak koruma sağlayacak malzeme geliştirdi.

PATENT BAŞVURUSU YAPILDI
Akademisyen çift, elastik yapılı ve hafif olması nedeniyle de tercih edilebilecek “radyasyon kalkanı”nın patentini almak için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurdu.
Kimya Mühendisliği Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Yeliz Toptaş, AA muhabirine, Türkiye’nin uzay faaliyetlerinin ardından radyasyon kalkanı konusundaki çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi.
Radyasyona maruz kalanlar için koruyucu bir kalkan geliştirmek istediklerini anlatan Toptaş, “Uzayda radyasyon miktarı bir insanın tolere edemeyeceği miktarda. Önümüzdeki dönemde uzaya gönderilecek astronotlarımızın kıyafetleri için ve yörüngede görev yapan uydularımızın ekipmanlarını radyasyona karşı korumak amacıyla koruyucu bir kalkan geliştirmek istedik.” dedi.
Toptaş, geliştirdikleri kalkanın radyasyonun önemli bir kısmını tuttuğunu vurgulayarak, “Giyilebilir teknolojide uzay kıyafetlerinde daha çok astronot kıyafetlerinde, uzayda kullanılan uyduların radyasyona karşı korunmasında önemli bir malzeme oldu. Mevcut astronot kıyafetleri ağır ve hareketi kısıtlayan bir yapıda. Bu malzemenin elastik özelliğinden dolayı astronotlarımızın giydiği kıyafetlerde oldukça esnek bir malzeme olarak giyilebilir teknolojide kullanılabilecek. Nükleer santrallerde çalışanlarımız için koruyucu kıyafetlerde, hastanelerde kullanılan radyasyon cihazlarına karşı koruyucu kıyafetlerde kullanılabilecek.” diye konuştu.

GÖMLEK VE ÖNLÜK TARZINDA ÜRETİLEBİLECEK
Radyasyon koruyucu kıyafetlerin kurşun ve ağır malzemelerden yapıldığı için hareketi kısıtladığını ve vücudu tam kaplamadığını belirten Toptaş, ürettikleri malzemenin esnek özelliğe sahip koruyucu kalkan, gömlek ve önlük tarzında üretilebileceğini ifade etti.
Çalışmayı yaparken canlılara zarar vermediklerini ve ölmüş yengeç kabuklarını kullandıklarını dile getiren Toptaş, şunları söyledi:
“Bu çalışmayı yaparken hiçbir canlıya zarar vermedik. Ölmüş yengeç kabukları doğada atıl durumda, hiçbir maliyeti yok. İleride seri üretime geçildiğinde yöntem değişecektir. Maliyet açısından oldukça düşük diyebiliriz. Malzeme ve üretim maliyetini de göz önüne alırsak oldukça ekonomik.”
Makine Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Murat Toptaş da geliştirdikleri malzemenin kurşundan 6,5 kat hafif olduğunu ve rahatlıkla uzaya gönderilebilir olduğunu belirtti.

Malzemenin diğer ürünlere göre daha az maliyetli olduğunu aktaran Toptaş, şu ifadeleri kullandı:
“Uzayda istasyonu, uyduları olan ülkeler, ekipmanları ve personelleri radyasyona karşı koruyacak bazı ekipmanlar geliştiriyorlar. Ülkemizde buna dair yapılmış çalışma yoktu. Üretmiş olduğumuz malzeme tatlı su yengeçleri kabuklarından yapıldı. Kurşundan 6,5 kat daha hafif aynı zamanda 1,71 gram santimetreküp yoğunluğu var. Bu yoğunlukta malzeme rahatlıkla hava araçlarında veya uydularda kullanılabilir, uzaya gönderilebilir. Çünkü oldukça hafif bu da onun uzaya gönderme maliyetlerini düşürüyor. Bugün uzaya gönderdiğimiz her bir malzeme kilogram olarak binlerce dolar fiyatla gönderiliyor. Ama yapmış olduğumuz koruyucu kalkan, oldukça hafif bir malzeme olduğu için uzaya oldukça ucuz maliyetlerle de gönderilebilir. Bu sebeple uzayda kullanılabilir.”