Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Tarım Kredi Marketler Genel Müdürü Orhan Kozan da Emine Erdoğan’a eşlik ederek, market hakkında bilgi verdi.
Marketin içine yerleştirilen geri dönüşüm otomatı hakkında çalışanlardan bilgi alan Erdoğan, vatandaşların kendi getirdikleri veya marketten satın alabilecekleri kaplarla deterjan, kuruyemiş, bakliyat, süt ve sıvı yağ gibi ürünleri dilediği miktarda, paketli ürünlere göre daha avantajlı fiyatlardan satın alabileceği reyonlarda incelemede bulundu.

DOLUM İSTASYONLARI HAKKINDA BİLGİ ALDI
Emine Erdoğan, tek kullanımlık ambalajların önüne geçerek atıkları en aza indirmeyi hedefleyen çamaşır, bulaşık deterjanı ve sıvı sabun “dolum istasyonunu” da inceleyerek, nasıl kullanıldığı hakkında bilgi aldı. Yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan damla sulama sistemiyle üretilen meyve ve sebzelerin, “sisleme” sistemiyle gün boyu taze kalmasının sağlandığı reyonu da inceleyen Emine Erdoğan, bu sistemle atığın azaldığına dikkati çekti. Erdoğan, Anadolu’nun dört bir yanındaki kadınların üretime katılarak kendi ve ülke ekonomisine katkı sağlamasını destekleyen özel reyondaki kadın kooperatiflerinin ürünlerini dikkatle inceledi, ata tohumundan üretilen ürünlere de ilgi gösterdi.
Çölyak hastaları ile glütensiz beslenmeyi tercih edenlere yönelik temel gıda, atıştırmalık ve kahvaltılık kategorilerindeki çok sayıda ürünü de inceleyen Emine Erdoğan, organik bakliyat ürünlerinin konvansiyonel ürünlerle temasını önleyecek şekilde satışa sunularak, el değmeden paketleme imkanı sunan “bakliyat ve kuruyemiş çeşmesi” hakkında da bilgi aldı.

Kasalar da dahil hiçbir aşamada plastik poşetin kullanılmadığı marketin, hijyenik ve doğaya faydalı olduğunu belirten Erdoğan, market çalışanları ve alışverişe gelen vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaret esnasında Bakan Yumaklı, Emine Erdoğan’a, geçen günlerde hayata geçen, gıda işletmelerinin denetim durumunun tüketicilerce takip edilmesine imkan sağlayan karekod uygulaması hakkında bilgi verdi.
VATANDAŞLAR, TÜRKİYE GENELİNE YAYILMASINI İSTİYOR
Markete alışverişe gelenler, evlerinden getirdikleri şişe ve diğer kaplarla dolum noktalarından ürün satın alınabilmesini desteklediklerini ve marketin kurduğu sistemin Türkiye geneline yayılmasını istediklerini belirtti.
MARKETTE ENERJİ TASARRUFU DA SAĞLANIYOR
Satış alanlarında gün ışığına duyarlı, aydınlatma seviyesini ayarlayabilen led aydınlatmalarla enerji tasarrufu sağlanıyor. Kağıt etiket basımında kullanılan doğaya zararlı toner ve kartuş gibi ürünler yerine elektronik raf etiketleri kullanılıyor. Ayrıca, müşterilere talebi doğrultusunda alışveriş fişi SMS olarak gönderilerek, kağıt israfı önleniyor, böylece kağıt basımı için harcanacak enerjiden tasarruf edilmesine katkı sağlanıyor. Markette bulunan geri dönüşüm otomatlarıyla cam, metal, plastik ambalajlar geri kazanıma gönderiliyor.
Ambalaj iadesine ait depozito fişlerinin alışveriş ödemelerinde kullanılmasına imkan tanınarak, atıkların toplanmasına katkı sağlanıyor.

EMİNE ERDOĞAN’DAN ZİYARETE İLİŞKİN PAYLAŞIM
Emine Erdoğan, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.Türkiye’de bir ilk olarak Ankara’da hayata geçirilen, atıksız yaşam biçimini teşvik eden, “Tarım Kredi Sıfır Market”i ziyaret ettiğini belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Geri dönüşüm otomatını ve dolum istasyonunu inceleyerek, ata tohumdan yetiştirilen ürünler ile kadın kooperatiflerimizin ürettiği ürünler hakkında bilgi aldım. Sıfır Atık felsefesinin, günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi için verilen bu çabanın, her çevre dostunun desteğiyle daha da anlam kazanacağına yürekten inanıyorum. Sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek hayata geçirilen projenin ülke genelinde yaygınlaşmasını diliyor, emek verenlere teşekkür ediyorum.”

Son dönemde aynı üründe 5 kata varan fiyat farkı vatandaşı dedektif yaptı. Artık market market gezip fiyat inceliyorlar. Uzmanlar ise afaki fiyatın fahiş fiyata girdiğini vurguluyor
Serbest piyasa ekonomisi gerekçesiyle şişirilen fiyatlar artık vatandaşları dedektif gibi yaptı. Temel gıda ürünlerinden temizlik ürünlerine kadar aynı marka aynı üründe beş kata kadar varan fiyat farkı insanları isyan ettiriyor. Arada fiyat farkının afaki oranlara çıkması nedeniyle artık vatandaşlar her bir ürünü tek tek inceliyor.
FİYAT FARKI 5 KATINA KADAR ÇIKIYOR
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada üç farklı fiyatıyla dikkati çeken diş macununun ardından birçok ürün markaj altına alındı. Deterjandan kağıt havluya peynirden hububat ve atıştırmalığa kadar, aynı ebatta aynı marka ürünler arasındaki fiyat farkı yok artık dedirtti. Yerli marka ürünlerde fiyat farkı iki-üç katına çıkıyor. Bu fark ithal marka ürünlerde ise neredeyse beş kat.

AYNI ÜRÜNDE İKİ KAT FARK
Sabahın haberine göre kağıt havlu bir sanal markette 100 TL iken aynı ürün başka bir sanal markette 185 TL. 800 gramlık beyaz peyniri bir zincir markette 169 TL iken, başka bir zincir markette 332 TL. 5 litre pet ayçiçek yağı büyük bir zincirin sanal marketinde 234 TL iken, başka bir markette üç kata yakın fiyat artışıyla 625 TL’den satılıyor. 500 ml sızma meyvemsi zeytinyağı bir markette 59 TL iken başka bir markette 238 TL. 393 gr 3’lü Burçak bisküvi bir markette 29 TL’den satılırken bu fiyat başka markette 42.50 TL’ye kadar çıkıyor.

İTHALDE FİYAT 5’E KATLIYOR
Aynı ürün arasındaki fiyat farkı özellikle ithal markalarda 4-5 kata kadar çıkabiliyor. Örneğin 100’lü tablet bulaşık makinesi deterjanının fiyatı 380 TL ile 1.359 TL arasında değişiyor. 12 kilogramlık bir çamaşır deterjanı online platform sitesinde 397 TL iken zincir markette 710, başka bir sanal markette ise 720 TL’ye çıkıyor. 2.600 ml sıvı bulaşık deterjanı bir markette 99 TL iken başka bir sanal markette aynı ürün 468 TL’den satılıyor.

BİR ÜRÜNDE İNDİRİRKEN DİĞERİNDE FİYATI ARTIRIYOR
Market indirimlerinin bir pazarlama stratejisi olduğunu söyleyen uzmanlar, “Örneğin siz diş macununda rakiplerinize oranla fiyatı düşürürsünüz. Ancak aynı raftaki diş fırçasının da fiyatını artırırsınız. Genellikle bu iki ürün birlikte alınır. Tüketici indirim var diye o ürünü alır ancak diğer üründeki fiyatın yüksekliğine dikkat etmez. Yine kahvaltılık reyonunda beyaz peynirde yüzde 50 indirim yaparsınız ancak zeytin, salam, sosis, yumurta gibi diğer ürünlerin fiyatını artırırsınız. Kişi indirimli ürün aldığını sanır” dedi.

AYNI MARKETTE ŞUBELER ARASI DAHİ FİYAT FARKI VAR
Aynı marka aynı ebatta ürünlerin arasındaki afaki fiyat farkı sadece farklı marketlerde değil aynı marketin şubeleri arasında dahi oluyor. Aynı üründe bazı şubelerinde indirim yaparken diğerlerinde yapmıyor. Marketler, bu durumun açıklamasını ise üründeki stokların artmasından kaynaklandığını, stok eritmek için o şubeye özel indirim yapıldığını aktarıyor. Ancak uzmanlar böyle bir durumun etik olmadığına dikkati çekiyor.
AFAKİ FARK FAHİŞ FİYAT UYGULAMASINA GİRER
Tüketici Başvuru Merkezi Başkanı Avukat İbrahim Güllü, serbest piyasa ekonomisinde marketler arasında fiyat farkının olması gerektiğini belirterek, “Ancak bu fark 3-4 kata çıkıyorsa burada fahiş fiyat uygulaması vardır. Bu durum fahiş fiyata girer ve tüketici bu konuda Ticaret Bakanlığı ve Cimer’e şikâyette bulunabilir” dedi.
Son dönemde tüketicinin fiyat algısının kaybolduğunu anlatan Güllü, o nedenle ne ucuz ne pahalı artık ayırt etmekte güçlük çekildiğini, bu nedenle fiyat karşılaştırması olan sitelere talebin arttığını kaydetti.
Ticaret Bakanlığı’nın bu tür afaki fiyat oyunlarının önüne geçmek için 7 Aralık 2022’de perakende yönetmeliğinde değişikliğe gittiğini aktaran Güllü, şunları anlattı:
“6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu’na dayanılarak çıkartılan perakende ticarette uygulanacak ilke ve kurallar hakkındaki yönetmeliğe 12/Ç maddesi eklendi. Buna göre zincir marketler için yeni kural getirildi.
Karara göre, şube sayısı 200’den fazla olan zincir mağazalar, satışa sundukları ürünler ile şubelerine ilişkin verileri bakanlıkça (Ticaret Bakanlığı) belirlenen sisteme aktarmakla yükümlü olacak. Bu veriler kurum, kuruluş ve kamuoyu ile paylaşılabilecek. Karar sayesinde tüketicinin fiyat karşılaştırması yapabilmesinin önü açılacak. Bu yönetmelik tam anlamıyla uygulanmaya başladığında bu kadar afaki fiyat farkları da kalmayacaktır.”
Söz konusu aydaki üretici ve market arasındaki fiyat farklarına dikkati çeken Bayraktar, “Martta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 378 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti.” ifadesini kullandı.
Bayraktar, limonun 4,8 kat, kuru incirin 3,6 kat, patlıcanın 3,5 kat, yeşil soğanın 3,3 kat, maydanozun 2,8 kat fazlaya satıldığını işaret ederek, üreticide 3 lira 50 kuruş olan limonun markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcanın 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğanın 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanozun 12 lira 31 kuruşa satıldığını kaydetti.
Martta üreticide 31 ürününün 10’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat düşüşü görüldüğü, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:
“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 46,4 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 29,4 ile domates, yüzde 26,6 ile salatalık, yüzde 24,9 ile patlıcan, yüzde 23,3 ile marul, yüzde 18,7 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 55,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat artışını yüzde 40 ile limon, yüzde 17,6 ile kuru soğan, yüzde 17,4 ile sivri biber, yüzde 12,5 ile kabak takip etti.”
“YÜKSEK FİYAT DENETİMLERİ ARTTIRILMALI”
Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.
Bu ay marketlerde 23 üründe fiyat düşüşü yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Ramazan ayı başından itibaren artan denetimler ve Birliğimizce yapılan uyarıların da etkisiyle, marketler çeşitli kampanyalarla ürün fiyatlarında indirime gitti ya da fiyatları çok fazla artırmadı. Üreticilerimiz ekim, dikim döneminin başından itibaren doğal afet riskleri başta olmak birçok sorunla üretim yapıyor. Çiftçilerimizin ürettiği üründen bazı kesimlerin fazla kar beklentileri ortadan kalkmalı. Enflasyonla mücadele ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalı. Her kesim üzerine düşenin daha fazlasını yapmalı. Son bir ayda marketlerde gerileyen fiyatlar ramazanla sınırlı kalmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, tüketicilerin market ve pazarlar arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmaları ve alışverişlerde fiyat araştırması yapmaları önerisinde bulundu.
Yüksek fiyat farklarının önüne geçmek için “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”‘un da değişiklik yapılarak üreticiden doğrudan alınan ürünlerde kar marjının sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Yüksek fiyat konusunda yapılan denetimlerin sayısı arttırılmalı, vatandaşlarımızda karşılaştıkları yüksek fiyatları gerekli mercilere şikayet etmelidir.” ifadesini kullandı.
“Ramazan ayının yaklaşması ve son dönemde artan gıda enflasyonu sonrası gözler gıda fiyatlarına çevrildi” diyen Bayraktar, “2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu Ramazan ayı boyunca da üretici ve market fiyatlarını takip ederek kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz” dedi.
Bayraktar, “Üreticilerimiz her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde iftar yapabilmesi için gayretle çalışmaya ve üretmeye devam ediyor. Üreticilerimizin ve halkımızın mağdur olmaması için spekülasyonlara fırsat verilmemeli, tedbirler zamanında alınmalı, gıda denetimleri artırılmalıdır” vurgusu yaparak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
RAMAZAN AYI ÖNCESİ FİYAT DEĞİŞİMLERİ
“Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 38 üründe fiyat artışı oldu, sadece 1 üründe fiyat düşüşü yaşandı. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 195 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat artışını yüzde 171 buçuk ile zeytinyağı, yüzde 149,3 ile kuru kayısı, yüzde 148,2 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı düşen tek ürün ise yüzde 11,6 ile kuru soğan oldu.
Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten kuru inciri 2,9 kat, zeytinyağını 2,7 kat, kuru kayısıyı ve sivri biberi 2,5 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar.
Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 27 üründe fiyat artışı, 4 üründe fiyat düşüşü görüldü. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 38,2 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 34,8 ile kuru soğan, yüzde 7,3 ile salatalık, yüzde 3,4 ile kabak izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 242,2 ile zeytinyağında yaşandı. Zeytinyağındaki fiyat artışını yüzde 199,1 ile marul, yüzde 186 ile elma, yüzde 178,3 ile karnabahar izledi.”
ET FİYATLARINDA YAŞANAN ARTIŞLAR
“Geçmiş dönemde süt fiyatlarının düşük kalması neticesinde anaç hayvanların kesime gitmesinin faturasını bugün hepimiz ödüyoruz. 2023 yılında 1,4 milyar dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı yapılırken bu yıl da ithalat hız kesmeden devam ediyor. Et fiyatları ise yapılan yoğun ithalata rağmen artmaya devam ediyor.
Ocak ayı sonunda; üreticide 267 lira olan dana karkasın fiyatı Ramazan ayı öncesinde yüzde 20 artışla 321 liraya, 296 lira olan kuzu karkasın fiyatı yüzde 32 buçuk artışla 392 liraya yükseldi.
Marketlerde 415 liraya satılan dana kuşbaşının fiyatı Ramazan ayı öncesinde yüzde 20 artışla 497 liraya, 458 liraya satılan kuzu kuşbaşının fiyatı yüzde 32 artışla 606 liraya yükseldi.
Geçen yıl Ramazan öncesine göre ise dana karkasın fiyatı yüzde 83, kuzu karkas fiyatı yüzde 139 artarken, marketlerde dana kuşbaşı fiyatı yüzde 94, kuzu kuşbaşı fiyatı yüzde 127 buçuk oranında arttı.
Arzın talebi karşılamadığı bir piyasada yukarı yönlü fiyat hareketlerinin oluşması muhtemeldir. Ancak et fiyatlarında yaşanan artışların temel nedeni hayvan sayısının azalmasına paralel olarak et arzında yaşanan düşüştür. Bu durum piyasada spekülatif hareketlere de meydan veriyor.
“2023 yılı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı oldu.” değerlendirmesinde bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Fiyatı en fazla artan ürün markette yüzde 156,3 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 152,5 ile yeşil soğan, yüzde 146,4 ile maydanoz, yüzde 141,9 ile zeytinyağı ve yüzde 138,5 ile patlıcan izledi. Üretimi bir önceki yıla göre azalan kabak, zeytinyağı, elma, salatalık, sivri biber ve kuru üzüm fiyatı en fazla artan ürünler oldu.”
Bayraktar, 2023’te üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 365,9 ile kabakta görüldüğünü aktararak, kabaktaki fiyat artışını yüzde 263,1 ile zeytinyağı, yüzde 200 ile elma, yüzde 159 ile salatalık, yüzde 152,2 ile sivri biberin izlediğini belirtti. Mandalina, limon, portakal ve kuru soğanda üretici fiyatlarında düşüş görüldüğüne değinen Bayraktar, “Üreticide mandalinanın yüzde 63, limonun yüzde 57,1, kuru soğanın yüzde 31,9, portakalın yüzde 2,3 oranında fiyatları düştü. Bu düşüşlere rağmen markette portakalın yüzde 29,5, mandalinanın yüzde 20,8, kuru soğanın yüzde 15,8, limonun yüzde 0,5 oranında fiyatının artması dikkati çekti.” değerlendirmesinde bulundu.
EN ÇOK ARTIŞ YÜZDE PATLICANDA
Bayraktar, aralıkta bir önceki aya göre üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 408,5 ile mandalinada görüldüğünü, bunu yüzde 407,4 ile limon, yüzde 277,8 ile portakal, yüzde 243 ile kuru soğanın takip ettiğini belirterek, “Mandalina ve limon 5 kat, portakal 4 kat, kuru soğan ve marul 3,5 kat, yeşil soğan 3 kat fazlaya satıldı.” ifadesini kullandı.
Aralık ayında marketlerde takip edilen 42 ürünün 30’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat azalışı görüldüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:
“Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 54,5 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 54 ile yeşil fasulye, yüzde 46,7 ile marul, yüzde 30,1 ile salatalık, yüzde 27,3 ile ıspanak takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 16 ile mısırözü yağı oldu. Mısırözü yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 11,8 ile portakal, yüzde 9,1 ile nohut, yüzde 7,3 ile pırasa, yüzde 4,2 ile ayçiçek yağı, yüzde 3,5 ile patates izledi.”
Bayraktar, aralık ayında üretici fiyatlarında takip edilen 34 ürünün 23’ünde fiyat artışı olurken, 3’ünde fiyat düşüşü görüldüğünü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığına işaret ederek, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 20,5 ile beyaz lahanada, en fazla fiyat artışının ise yüzde 58,5 ile marulda görüldüğünü belirtti.
Girdi fiyatlarındaki değişimleri de değerlendiren Bayraktar, gübre, yem, elektrik, zirai ilaç gibi girdilerin üreticilere makul fiyatlardan sağlanmasını istedi.