Mersin’den Samsun’a giden Mehmet Mert Tekeli idaresindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkisinde yoldan çıktı.
Tır, sürüklenip yol kenarındaki reklam panosuna çarparak şarampole devrildi.
Araçta sıkışan sürücü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Havza İtfaiye Gurup Amirliği ekiplerince çıkarılarak, sağlık ekibi tarafından Havza Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HASTANE VE FAKÜLTELERDE YAŞANAN USULSÜZLÜK İDDİALARI BİR BİR ARAŞTIRILMALI!”
“Yenidoğan Çetesi” olarak adlandırılan çetenin ardından gündeme gelen sağlık kurumlarındaki usulsüzlüklere dair konuşan Dinç, kendilerine iletilen bazı iddiaları kamuoyuyla paylaşarak yetkililere seslendi: “Bu çetenin kendi menfaat ve çıkarları için akla-hayale gelmeyecek şekilde masum bebekleri katlettiklerini hepimiz gördük. Sağlık kuruluşlarında yaşanan ahlaksızlık ve usulsüzlüğe millet olarak hepimiz şahit olduk. Bu olayın açığa çıkması sonrasında bazı fakültelerde yaşanan sıkıntılarla ilgili iddia ve talepler tarafımıza iletildi. Fakülte ve bağlı bulunduğu üniversitenin ismini vermiyorum ama bize iletilen iddiaları dile getirmek istiyorum.
Fakültelerde doktorların, öğretim görevlilerinin malzeme parası adı altında yasa dışı bir şekilde astronomik rakamlarla hastalardan ücret talep edildiğine dair iddialar var. Bu ücretler hastanelerdeki aracılar üzerinden veya hastane dışındaki danışmanlık merkezi olarak gösterilen yasa dışı muayenehanelerden bu ücretlerin tahsil edildiği iddiaları bize iletildi. Ayrıca hastanenin imkânlarını, alet ve edevatını kendi özel muayenehanelerinde kullandıklarına dair de iddialar var. Sağlık personeli tarafından hastalarla ilgilenmek yerine estetik işlemler yapıldığı, yasa dışı olarak heyet raporları verildiği, ameliyathanelerdeki randevuların bile satıldığı ve ücretini ödemeyen hastaların ücreti ödeyene kadar ameliyatlarının ertelendiği gibi ciddi iddialar var. Ayrıca öğretim görevlilerinin derslere girmediği, asistanların eğitimsiz bırakıldığı konusunda da ciddi iddialar var. Yetkililerin tüm bunlara rağmen herhangi bir yaptırımda bulunmadığına dair de iddialar var. Bu iddialar tek tek araştırılmalı, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı bu iddiaların üzerine gitmeli ve görevini suiistimal eden her kim varsa hesabını vermelidir. Tabii bunları söylerken tüm sağlık çalışanlarını ve öğretim görevlerini töhmet altında bırakmak istemiyorum.”
“GAZZE’NİN KUZEYİNDE CİDDİ KATLİAMLAR YAŞANIYOR”
Filistin’de yaşanan soykırımın halen devam ettiğini belirterek sözlerine devam eden Dinç, “Bir yılı aşkın bir süredir Filistin’de kadın, çocuk ve siviller katlediliyor. Bununla birlikte 2 aydır Lübnan’da işgal güçlerinin saldırıları sonucu katliamlar yaşanıyor. İşgal güçleri, 2 aydır gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen Lübnan’da bir köy dahi elde edemediler, o bölgede bir tampon bölge oluşturamadılar ve bundan dolayı ateşkes yapmak zorunda kaldılar. Bu kazanım, siyonist terör şebekesine karşı diz çökmeyen Lübnan halkınındır. Siyonist rejim, Lübnan’da bir ateşkes yaptı ama Gazze’de halen soykırımlarına devam ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde ciddi katliamlar yaşanıyor. Gazze’nin kuzeyinde açlık krizi ile birlikte sağlık krizi de başlamış durumda. 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan günümüze Gazze’de bin 50 sağlık çalışanı şehit edildi, 310 tanesi de işgal güçlerinin zindanlarında esirdir. Tüm bu saldırılara rağmen sağlık çalışanları hiçbir şekilde pes etmiyorlar. İnsanlığın onuru ve haysiyeti için mücadelelerine devam ediyorlar.” diye belirtti.
“ACİL BİR ŞEKİLDE GAZZE’DE İNSANİ YARDIM KORİDORU OLUŞTURULMALI”
Kuzey Gazze’de yaşanan ilaç sıkıntısını bir kez daha dile getiren Dinç, kronik hastaların tedavi edilemediğini, halkın kirli suyu tüketmek zorunda kaldığını ve oluşan çöp yığınlarından dolayı salgın hastalıkların baş gösterdiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Siyonist terör şebekesinin sağlık hizmetlerini hedef alması, Gazze’deki tüm insanları yok etmek istediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden acil bir şekilde Gazze’de insani yardım koridoru oluşturulmalıdır. O bölgeye tıbbi malzemeler gönderilmelidir. Sağlık çalışanları o bölgeye ivedilikle gitmelidir. Gazze’de kronik hastalığı bulunanların o bölgeden tahliye edilip acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ateşkesin sağlanabilmesi için İslam ülkeleri tüm gücünü kullanmalı, sağlanabilecek ateşkes ile hiçbir şart ve koşula bağlanılmadan siyonist terör şebekesi o bölgeden çıkmalıdır.”
“AZAMİ SÜRE MAĞDURLARI İÇİN KAPSAMLI BİR AF ÇIKARILMALI VE BU ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERİNE DÖNÜP MEZUN OLMALI”
İç gündeme dair bazı sorun ve sıkıntıları da gündeme getiren Dinç, ilk olarak azami süre mağdurlarının sorun ve taleplerini dile getirerek, “2014 yılında çıkan bir yasaya göre; 2 yıllık üniversite okuyanlar 4 yıl içerisinde, 4 yıllık üniversite okuyanlar 6 içerisinde, 6 yıllık üniversite okuyanlar ise 9 içerisinde mezun olması gerekiyor. Ancak ülkemizde önce pandemi sonra büyük bir deprem yaşandı. Ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşandı. Tüm bunlara bağlı olarak öğrencilerimiz bu süreçlerde okullarından mezun olamadılar. 2022 yılında bir af çıktı ancak bu af kapsamlı olmadığı için genel olarak tüm öğrenciler bu aftan yararlanamadı. Bu öğrencilerimizin mağdur olmaması için, kapsamlı bir af çıkarılmalı ve üniversiteden mezun olması gereken öğrencilerimiz tekrardan üniversite kayıtlarını yaparak öğrenimlerine devam etmesi sağlanmalı.” dedi.
“MERSİN, ADANA VE ANTALYA GİBİ İLLERDE HER YAĞMUR YAĞDIĞINDA SEL FELAKETİ YAŞANIYOR”
Son olarak bazı illerde yaşanan bir takım sorunları da gündeme getiren Dinç, bazı illerde yaşanan sel felaketlerinin önüne geçilmesi için, “Mersin, Adana ve Antalya gibi illerde her yağmur yağdığında sel felaketi yaşanıyor. Her yağmur yağdığında sel felaketinin yaşanmaması için altyapı ile ilgili ciddi çalışma yapılmalı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yağan yağmur sularının tahliye edilmesine yönelik ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Yağmur yağmadan önce erken uyarı sistemi geliştirilmeli ve önlemlerin önceden alınması gerekiyor. Mazgal ve kanalizasyon giderlerinin temizlenmesi gerekiyor. Önceden yaşanan sel felaketleri göz önünde bulundurularak bir daha bu tür felaketlerin yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“SUYUN DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA BİR MİKTAR BELİRLENEREK ÜCRETSİZ OLARAK VERİLMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF SU FİYATLARI HER YIL ASTRONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜKSELMEKTE”
“Adana ve Mersin’deki su fiyatlarının diğer çevre illerdeki su fiyatları arasında astronomik farklar var.” diyerek sözlerine devam eden Dinç, “Mersin’de şu an su birim fiyatı 27,15 TL’dir. Bir ay sonra bu rakam 36,20 TL olacak. Adana’da da şu an su birim fiyatı, 17,85 TL’dir. Hatay’da ise bu rakam 7,63 TL’dir. Birbirine yakın farklı illerin arasında tüketilen suyun fiyatının bu kadar astronomik derecede farklı olması herhangi bir mantık sığmaz. Bu fiyatlar arasında neden bu kadar fark olduğunu soruyoruz ve cevabının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyoruz. Ayrıca temel bir ihtiyaç olan suyun dar gelirli vatandaşlara bir miktar belirlenerek ücretsiz olarak verilmesi gerekmektedir. Fakat biz bunu beklerken maalesef su fiyatları her yıl astronomik bir şekilde yükselmektedir. Buna yönelik tedbirlerin alınıp düzenlemelerin yapılması lazım. Bu konuda seçim döneminde belediye başkanlarının vaatlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
“DİYARBAKIR-SİLVAN KARAYOLU’NDA ASFALTIN YAPISINDAN KAYNAKLI KAZALAR YAŞANIYOR, ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR”
Dinç sözlerini “Diyarbakır-Silvan Karayolu’ndaki asfaltın yapısı ve kullanılan mıcır dolayısıyla bu yolu kullanan araçlar kaza yapıyor, can kayıpları yaşanıyor. En basiti olarak araçlarının camı kırılıyor. Bu konu ile ilgili Karayolları Müdürlüğü denetlemelerini yapmalı, sorunlar her neyse tek tek tespit edilip vatandaşların mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.

Sağlık Bakanlığıİnsan HaklarıDoğal AfetlerMilletvekiliFaruk DinçPolitikaHastaneEğitimSağlıkMersinDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mezitli Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında başlatılan sıcak çorba dağıtım hizmeti ilçenin birçok noktasında sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak sürüyor. Hijyen koşullarına uygun olarak hazırlanan çorba, ekipler tarafından bardakla vatandaşa dağıtılıyor.
Başkan Tuncer, “‘Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez’ sloganıyla başlayan çorba dağıtımımız ile vatandaşların soğuk havalarda bir nebzede olsa yanlarında oluyoruz. İkram ettiğimiz çorbalarla vatandaşımıza bir nebze de olsa destek oluyoruz” diye konuştu.
Vatandaşlar çorba dağıtım noktalarını haftalık olarak Mezitli Belediyesi sosyal medya hesaplarından takip edebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde yer alan Bayramoğlu Endüstriyel Çelik’in Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çeliktaş, proje sayesinde edindikleri deneyimi, “Santral sayesinde hem istihdam artışı sağlandı hem de eğitim ve sertifikasyon konusunda yetkinlik kazanıldı” sözleriyle ifade etti.
Türk firmalarının Akkuyu NGS projesinde inşaat ve altyapı işlerinin yanı sıra çelik ve metal üretimi alanında da önemli tedarikçiler arasında yer aldığını belirten Çeliktaş, “Akkuyu projesi ile Türk mühendis ve teknisyenlerinin teknolojik ilerlemedeki yetkinlikleri artmış, bilgi ve deneyim paylaşımı için fırsatlar oluşmuştur. İhracat ve yatırım fırsatlarına baktığımızda ise Türk firmaları önemli bir oyuncu konumuna gelmiştir. Ekonomik katkıları düşünüldüğünde yerel işletmeler desteklenerek, bölgesel kalkınmada fırsatlar yaratılmıştır. Tüm bu deneyimlerin dünya çapındaki nükleer santral projelerinde kullanılabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
1960’tan bu yana faaliyet gösteren Bayramoğlu’nun, Akkuyu NGS projesinde gömülü eleman üretiminin yanı sıra boru spool, buhar ve yağ hatları imalatı ve ekipman imalatı gibi pek çok kritik aşamada görev aldığının altını çizen Çeliktaş, projede yer alan ilk 10 firmadan biri olduklarını belirtti. Burak Çeliktaş şunları söyledi:
” Türkiye’nin Akkuyu NGS de dahil nükleer güç santrali kurma hedefleri ve küçük modüler reaktör (SMR) projeleri, Türk sanayisine büyük katkılar sağlayabilir. Bu projeler sadece enerji üretimiyle ilgili değil, aynı zamanda sanayinin modernleşmesi, teknolojik gelişimi ve yeni ihracat fırsatları anlamında da kritik bir rol oynayacaktır. Hem ekonomik büyüme hem de küresel rekabetteki güçlenme açısından önemli fırsatlar sunan bu projeler, Türkiye’yi sadece bölgesel bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda nükleer enerji teknolojileri konusunda önemli bir aktör haline getirebilir.”
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeye hazırlandığı yeni nükleer santral ve SMR inşa etme hedeflerinin sanayinin teknolojiye erişimini artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Çeliktaş, Türk sanayicisinin bu projelerde çelik ve metal üretimi, elektrik ekipmanları, kontrol sistemleri, soğutma ve ısı transfer teknolojileri gibi alanlarda önemli bir roller üstlenebileceğini belirtti.
‘NÜKLEER ENERJİ, HEDEFLERE ULAŞMADA ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR’
Çeliktaş, “Yerli firmalar, SMR teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerinin yerelleştirilmesiyle büyük bir potansiyel kazanabilir. Bu durum, nükleer enerji sektöründeki yerli tedarik zincirinin güçlenmesini sağlayacaktır. Enerji Güvenliği ve Sıfır Karbon Hedefine baktığımızda ise Türkiye, enerji güvenliği açısından dışa bağımlılığı azaltmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre bir enerji sistemini oluşturmayı hedefliyor. Nükleer enerji, bu hedefe ulaşmada önemli bir yer tutmaktadır. Yüksek teknoloji altyapıları, Türk sanayisinin verimliliğini artırma, dijital dönüşümünü hızlandırma ve global tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlama konusunda önemli bir itici güç olabilir” diye konuştu.
‘AKKUYU NGS’DE EDİNDİĞİMİZ TECRÜBEYLE YENİ NÜKLEER PROJELERDE AKTİF ROL ALABİLECEĞİZ’
Akkuyu NGS projesinde 1 ve 2 numaralı pompa istasyonlarının kurulumunu üstlenen Aydıner İnşaat’ta Kıdemli İnşaat Mühendisi olarak görev yapan Ferhat Türker de ‘ilklerin projesi’ olarak tanımladığı Akkuyu NGS’nin inşasında yer almaktan gurur duyduklarını söyledi. Akkuyu NGS’nin Türk sanayisine önemli katkılarda bulunduğunun altını çizen Türker, “Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz. Burada edindiğimiz tecrübeyle gelecekte yeni nükleer projelerde aktif rol alabileceğiz” dedi.
Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan verilen bir imalatçı onay belgesine sahip olduklarını vurgulayan Türker, “Diğer bir deyişle, bir nükleer santral inşasında yer alma yetkimiz bulunuyor. Dolayısıyla, Türkiye’de yeni bir nükleer enerji santrali yapılacaksa hem devletimizin hem de Nükleer Düzenleme Kurumu’nun referansıyla bu işe uygun ve yeterli olduğumuzu kanıtladık” ifadelerini kullandı.
“PROJE SÜRECİNDE HIZLA İLERLİYORUZ”
Aydıner İnşaat A.Ş. olarak 2021 yılında Akkuyu NGS projesinde, çalışmaya başladıklarını söyleyen Türker, “Şu anda 1 numaralı pompa istasyonunun kaba inşaatını bitirdik ve 2 numaralı istasyonda ise kaba inşaatı yüzde 80 oranında tamamladık. Bölge halkından istihdam sağlamak, projeye olan katkımızı artırıyor. Personel sayımız, inşaat sürecinin hızına göre aylık olarak artıyor. Projede toplam 19 taşeron firmayla çalışıyor, 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Akkuyu NGS projesi, sadece bizim değil, taşeron firmaların da gelişimine katkı sağlıyor” diye konuştu.
“AKKUYU NÜKLEER ENERJİYE GEÇİŞİN ANAHTARIDIR”
Akkuyu’nun Türkiye için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Türker, şunları kaydetti:
“Akkuyu, ülkemize nükleer enerjinin girmesine olanak tanıyan, yani; nükleer enerjiye geçişin anahtarı bir proje. Sektördeki köklü firmalardan biri olarak burada çalışmaktan gurur duyuyoruz. İlkler daima zor ve sancılıdır. Fakat bu ilk eşik aşıldığında süreç daha profesyonel ve hızlı ilerliyor. Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz ve gelecekte yapılacak diğer nükleer projelerde daha aktif rol alarak büyük projelerde yer alabileceğimizi kanıtlıyoruz.”
“AKKUYU İLE İŞ BİRLİĞİMİZ, BİZİ NİTELİKLİ NÜKLEER SANTRAL TEDARİKÇİSİ YAPIYOR”
Akkuyu NGS projesinde aktif rol alan SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş. de, ‘TORK’ markasıyla nükleer sektörde önemli bir oyuncu haline geldi. Akışkanlığı kontrol eden endüstriyel vanaların imalatını yapan şirket, 2016 yılında Varnasan isimli firmayı bünyesine katarak küresel vana üretiminde imalat hacmini artırdı. SMS-TORK, emniyet valfleri gibi farklı alanlarda üretim yapıyor.
SMS-TORK Genel Müdürü Ömer Kaya, “Sektördeki 39. yılımızda 180 kişilik kadromuzla 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. Akkuyu NGS ile iş birliğimiz, bizi nitelikli nükleer santral tedarikçisi konumuna getiriyor. Böylece bu alanda tecrübemizi artırırken, gelecekte diğer nükleer projelerde de yer alma şansı bulacağız. Şirket olarak, tanındıkça ve güvenilirliğimiz arttıkça bu alanda daha önce çalışmış olan firmalarla ortaklık yapma şansı yakaladık. Nükleer enerji alanında tecrübe edindikçe, şu anda diğer ülkelerde inşası süren nükleer tesislerde yer alma şansımız olduğuna da inanıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan 4. sınıf öğrencisi Ada Mila Irmak, sergide yer alan 28 eserini Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu
MERSİN – Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, sulu boya, kuru boya, akrilik ve pastel boya çalışmalarıyla yaptığı resimleri, Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu. Küçük yaşta açtığı ikinci sergi ile sanatseverlerin dikkatini çeken 4. sınıf öğrencisi Irmak, yazmayı planladığı öyküleri kendi resmetmek istiyor.
Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, özel bir okulda eğitimini sürdürmenin yanında kitap okumayı ve piyano çalmayı seviyor. Adana Atlı Spor Kulübü’nde lisanslı tenis oyuncusu olan Irmak, 3 yaşından itibaren resim yapmaya başladı. Annesi de amatörce resimle uğraşan Irmak’ın yaptığı resimleri gören dede İhsan Toksöz, torununa destek oldu. Irmak, zamanla yaptığı resimleri geliştirmesi üzerine, dedesinin de desteğiyle geçen yıl ilk kişisel resim sergisini açarak, gelirini de depremzedelere bağışladı. Yaklaşık 2 yıldır Bilimsel Sanat Merkezleri öğrencisi olarak sanata olan ilgisini geliştiren Irmak, serbest şekilde çalışarak özgün eserler ortaya koyuyor. İleride yazacağı öyküleri kendisi resimleyerek sanatını birleştirmek isteyen Irmak, sulu boya, akrilik, kuru boya, pastel boya ile çalışmalarını sürdürüyor. Sanatını, yönlendirilmeden kendi seçtiği konular ve malzemelerle geliştiren genç ressam, geçen yıl İçel Sanat Kulübü’nde açtığı ilk kişisel sergisinin ardından, bu kez ikinci sergisini Mersin’de sanatseverlerle buluşturdu. İSK’da açılan ve 28 eserin yer aldığı sergi, 28 Kasım’a kadar gezilebilecek.
“İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum”
Özel bir ilkokulda eğitimini sürdüren Irmak, 3 yaşında çizmeye başladığını, bir süre sonra dedesi İhsan Toksöz’un bu yeteneğini keşfettiğini söyledi. Dedesinin kendisini bu konuda sürekli desteklediğini dile getiren Irmak, böylelikle ilk kişisel sergisini geçen yıl açtığını ifade etti. Sergideki eserlerin beğenilmesi üzerine bu yıl da ikinci sergisini açmaya karar verdiğini belirten Irmak, her türlü resim çizmeyi sevdiğini kaydeti. İleride iyi bir ressam olmayı hedeflediğini vurgulayan Irmak, “İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum” dedi. Irmak, çevresinden de olumlu tepkiler aldığını kaydetti.
“İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak”
Dede İhsan Toksöz ise torununu küçük yaştan beri takip ettiklerini belirterek, “Çok ilginç resimler ortaya çıkardı. Şu anda da BİLSEM’de okulun yanı sıra eğitim görüyor. Resim yeteneğinin yanında tenis sporunda lisanslı oyuncu. Piyano çalıyor, öyküler yazıyor” diye konuştu. İSK yöneticilerinin geçen seneki serginin ardından bu yıl için de söz aldıklarını ifade eden Toksöz, torununun bütün yaz çalışarak bu sergiyi açtığını aktararak, “Onun adına çok mutluyum. İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdemli Belediyesi tarafından düzenlenen kutlama programı kapsamında kadın mehteran eşliğinde yaklaşık 10 bin kişi meşale ve bayraklarla Cumhuriyet Meydanı’ndan, sahildeki Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’na kadar yürüdü. Bir elinde bayrak diğer elinde meşalelerle yürüyen vatandaşlar Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşadı. Gecenin sonundaki havai fişek gösterisi görsel şölene dönüştü.
Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, “Bugün Edemli’mizde Cumhuriyet Meydanı’ndan Devlet Bahçeli Meydanı’na ellerimizde bayraklarla, meşalelerle birlikte yürüdük. Tabi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yılı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize hediye ettiği Cumhuriyeti korumak, emanete sahip çıkmak için Erdemlili vatandaşlarımızla birlikte, binlerce vatandaşımızla yürüdük. Halkımızın coşkusunu görüyorsunuz. Erdemli bir Yörük şehri. Atatürk’ün övgüsüne mazhar olan Yörükler her zaman Cumhuriyetine sahip çıkmıştır. Bu emaneti sonsuza kadar Erdemlili hemşerilerimizle birlikte koruyacağız” dedi.
Yürüyüşe katılan gençlerden Eda Ülkü, Cumhuriyet genci olmaktan gurur duyduğunu ifade ederek, “Şu an çok gururlu ve mutlu hissediyorum kendimi. Yürüyüş mükemmel ilerliyor. Herkes gerçekten gurur içinde. Muhteşem bir şekilde burada bulunuyor, harika bence” diye konuştu.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnettar olduklarını dile getiren Berra Döner’de, “En başta Cumhuriyetimizi kurup, bize bu zevki yaşatan Mustafa Kemal Atatürk’e sonra burada bu mutluluğumuzu bizimle birleştiren, bir araya gelmemizi sağlayan belediye başkanımıza ve Erdemli halkına teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kızıyla birlikte yürüyüşe katılan Celal Döner ise, “Cumhuriyetimizin 101. yılında çok güzel bir yürüyüş oldu. Çok kalabalıktı. Gazi Mustafa Atatürk’e Cumhuriyet’i bize armağan ettiği için teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVM içerisinde kurulan eğitim parkurunda çocuklar, itfaiyecilik mesleğini keşfetme fırsatı buldu. Çocuklar aynı zamanda parkurda yer alan çeşitli aktivitelerle yangın güvenliği ve acil durum müdahale yöntemleri hakkında bilgi sahibi oldu. Ayrıca, etkinlik alanında kurulan bilgilendirme standında uzman itfaiyeciler, ziyaretçilere meslekleri hakkında detaylı bilgi vererek yangın güvenliği konusunda bilinçlendirme çalışması yaptı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu etkinliği, çocukların itfaiyecilik mesleğine olan ilgisini ve yangın güvenliği konusundaki farkındalığını arttırdı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ile Antalya Off-Road Kulübü’nün katkıları ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) desteğiyle gerçekleştirilen TransAnatolia Rally Raid’de katılımcıları zorlu ve heyecan dolu bir rota bekliyor. Startı Mersin’de verilecek yarış öncesi yarışmacılar son hazırlıklarını yapıyor. Taşkıran Soli Antik kenti yakınındaki alanda hazırlıklarını tamamlayan yarışmacılar, Yenişehir Fuar Alanındaki merkezde araçlarını yarış öncesi teknik ekibe kontrol ettiriyor.
“Ülkemizin güzelliklerini görüyoruz”
Yarışmaya, aynı yarışta mücadele ederken 7 Eylül 2012’de hayatını kaybeden motosiklet yarışçısı Kemal Merkit’in de kullandığı 55 numara ile katılan Esat Uğurlu, bu yıl TransAnatolia’da 3. tecrübesini yaşayacağını söyledi. Her sene yarışmaya katıldığını belirten Uğurlu, “Ülkemizin güzelliklerini görüyoruz. Çok da hoşumuza gidiyor. Zor bir yarış. Onu söyleyebilirim. Yani dünyanın zaten en zor üçüncü, dördüncü rallisi olarak geçiyor. En tepede Dakar var. Zaten Dakar’da yarışan birçok şampiyon da gelip TransAnatolia’da antrenman niteliğinde yarışıyorlar. Başarılı da oluyorlar. Yarışma 7 gün sürüyor. Her gün kapasitenize göre 6-7 ile 10 saat arası motor üstünde kalıyorsunuz. Arazi şartları, tek başınızasınız. Yani bütün motosikletlerin birlikte yarıştığı bir şey değil. Size bir kağıtla yol gösterici, bir Roadbook denen bir şey veriyorlar. Kendi yolunuzu kendiniz buluyorsunuz. Kayboluyorsunuz, geri yolunuzu buluyorsunuz. Değişik bir tecrübe” şeklinde konuştu.
“İnanılmaz bir tanıtım oluyor”
TransAnatolia’nın Türkiye’nin güzelliklerini tanıtma açısından önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Uğurlu, “Türkiye’mizin güzelliklerini tanıtan çok fazla TransAnatolia gibi aktivite yok. Yani Türkiye’ye gelen turistler tabii Türkiye’nin güzellikleriyle ilgili gittikleri yerlerde konuşuyorlar. Ama bu tür yarışlar, Türkiye’ye normal şartlarda hiç gelmeyecek olan, çok uzak ülkelerden insanları ülkemize çekiyor. Bir de inanılmaz yerlerden geçiyoruz. Yani Aladağlar, işte ne bileyim geçen sene Samsun’dan İzmir’e Büyük Taarruz’un rotasını yaptık. Yani inanılmaz bir tanıtım oluyor” ifadelerini kullandı.
Jale Özel: “Podyuma çıkan ilk ve tek kadınlarız şu anda”
TransAnatolia 2022’de podyuma çıkan Jale Özel ve Ayşegül Telli ikilisi de yarış öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. ODTÜ Bilgisiyar Mühendisliği Bölümünde aynı sınıfta okuyan Jale Özel ile Ayşegül Telli, uzun yıllardır arkadaşlıklarını sürdürürken, tatillerini de yarışta geçiriyorlar. İstanbul’da yaşayan Özel ile Polonya’da yaşayan Telli, Mersin’den start alacak yarışma için bu yıl da buluştu.
Bu yıl yarışmaya 4. kez katıldıklarını belirten Özel, “Üniversiteden sınıf arkadaşıyız. Yıllar süren dostluğumuzun üstüne şimdi burada çok zor bir süreçte beraberiz. Hem fiziki olarak çok yorucu, hem de ruhen de psikolojik olarak da çok zorlayıcı. Fakat biz yarış tarihinde bir ilki başardık ve 2022’de podyuma çıkan ilk ve tek kadınlarız şu anda. Raid kategorisinde ikinci olduk. Bu sene de heyecanlıyız. Aslında bunu yapmak bize çok keyif veriyor. Bulmaca gibi, yani büyükler için bir bulmaca gibi düşünün. Bu parkurları bulmak, doğru izin peşinden gitmek müthiş heyecanlı” diye konuştu.
Ayşegül Telli: “Zorlukların yanında eğleniyoruz”
Ayşegül Telli ise bu yıl da her zamanki gibi heyecanlı olduklarını dile getirerek, “Umarım eğlenceli ve iyi bir yarış olur. Burada yarışırken zorlukların yanında eğleniyoruz da gerçekten” dedi.
Doğal, kültürel ve tarihi güzelliklerle dolu bir yolculuk
Doğa, macera ve sporu tek yarışta toplamayı başaran TransAnatolia Rally Raid, bu yıl 14. kez gerçekleştiriliyor. Mersin’de bu akşam saat 19.30’da start alacak TransAnatolia Rally Raid, Karaman, Konya, Niğde, Adana, Kayseri, Yozgat, Sivas, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş ve Bitlis’ten geçip, 7 Eylül’de Van’da tamamlanacak. Bugüne kadar 27 farklı ülkeden binin üzerinde yarışmacının Türkiye’nin eşsiz coğrafyasında ağırlandığı TransAnatolia Rally Raid organizasyonuna 10 ülkeden yüzlerce yarışmacı katılıyor.
2 bin 200 kilometrelik yarış; motosiklet, 4×4 otomobil, SSV, Quad ve kamyonlar için rally ve raid olmak üzere iki ayrı kategoride yapılıyor. Rallide yarışmacılar zamana karşı yarışırken, Raid kategorisinde ise katılımcılar navigasyonla mücadele ediyor. Akdeniz Bölgesi’ndeki liman kenti Mersin’den başlayan organizasyonda sporcular, Türkiye’nin doğal, kültürel ve tarihi güzellikleriyle dolu bir yolculuğa çıkıyor. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, özel bir firmaya ait olan ve Adana istikametine doğru ilerleyen V.E. idaresindeki 31 ATM 298 kupa plakalı ve tankerinde sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) yükü bulunan tır, seyir halinde iken iddiaya göre lastiğinin patlaması nedeniyle alt kısımdan yanmaya başladı. Durumu fark eden sürücü aracı güvenlik şeridinde durdurdu. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Otoyol, güvenlik nedeniyle Tarsus-Adana istikametine geçici olarak trafiğe tamamen kapatıldı.
Tankerde bulunan LNG yükünün başka bir araca aktarılması için çalışma başlatıldı. Yaralananın olmadığı olayda maddi hasar oluştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de bir esnafın büfesinin önüne çizdiği seksek oyunu, bölgeden geçenlerden yoğun ilgi görüyor.
Merkez Toroslar ilçesi Osmaniye Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda büfe sahibi Kahraman Baykal, iş yerinin önüne geleneksel seksek oyununu çizdi. Yere tebeşir ile birbirini izleyen kareler ya da daireler çizilmesi ve numaralandırılmasıyla oynanan bir sokak oyunu olan seksek oynayanlara çikolata ikram eden Baykal, onların neşelerine ortak oluyor. Seksek oynayanların kayıt altına alındığı güvenlik kamerası görüntüleri ise sosyal medyada beğeni topluyor.
Büfesinin önünden geçenlerin gününün güzel geçmesi için böyle bir yönteme başvurduğunu söyleyen Kahraman Baykal, “İnsanlar mutsuz bir şekilde buradan geçerken aklıma böyle bir fikir geldi. Kaldırıma çocukluğumuzda oynadığımız seksek oyunun çizdim. Büfenin önünden geçerken çizgileri görenler oyunu tamamlıyor. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor. Onların mutluluğunu görüne ben de mutlu oluyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deprem öncesi Bölgesel Amatör Lig’de Antakya Belediyespor’un kalesini koruyan genç futbolcu, Samandağ Belediyesi Geleneksel Mahalleler Arası Tahsin Demir Futbol Turnuvasıyla yeşil sahalara yeniden döndü.

ÇOK İYİ BİR FUTBOLCU OLACAĞIM
Futbolcu olma hayallerini gerçekleştirmek için yeşil sahalara döndüğünü anlatan Çakmak, “Depremde bütün ailemi kaybettim. Ankara ve Mersin’de tedaviler gördüm. Benim ve ailemin hayali iyi futbolcu olmaktı. Ben bu hayalime bir süre ara vererek yeniden geri döndüm. Yaşama geri dönmek zorundaydım ve bunu da futbol sayesinde yapıyorum. Çok iyi bir kaleci olacağım. Çünkü takımımda birinci kaleciydim Ailemi verdiğim futbolcu olacağım sözünü de yerine getireceğim” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Uraloğlu, 10 Ağustos’ta açılışı gerçekleştirecek olan Çukurova Uluslararası Havalimanıyla, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Projesiyle, genişletilen Mersin Uluslararası Limanıyla, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattıyla, Mersin’in, gelişim hızına bağlı olarak ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğe hazırlamak için çok güçlü bir ulaşım ağı tesis ettiklerini söyleyerek, Mersin’e 119 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdiklerini bildirdi. Uraloğlu, Çukurova Uluslararası Havalimanı Mersin ve Adana’nın yanı sıra Osmaniye ve Niğde’ye olan yakınlığıyla 5 milyonun üstünde vatandaşa hizmet edeceğinin altını çizdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulunarak, İsrail’in bebek, çocuk ve masum sivillerden oluşan binlerce Filistinliyi şehit ederek Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırıları nefretle kınadığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız da Filistin Davasına olan desteğimizi ve Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı göstermek amacıyla, 31 Temmuz’da Tahran’da şehit olan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’nin şehadeti sebebiyle bugünü milli yas ilan etti. Kimsenin şüphesi olmasın ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Filistin’de kalıcı barışa giden yolun açılması için Türkiye her türlü sorumluluğu almaktadır ve üzerine düşen ne varsa yapmaya hazırdır. Bu vesileyle İsmail Heniye ve tüm İsrail saldırılarında şehit olan tüm Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, Filistin’de yaşatılan bu zulmün bir an evvel sona ermesini Rabbimden niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“İSKELEYE YOLCU TEKNELERİ, YATLAR, FERİBOTLAR VE DENİZ UÇAKLARI YANAŞACAK”
Bakan Uraloğlu, 10 Ağustos’ta açılışı gerçekleştirecek olan Çukurova Uluslararası Havalimanıyla, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Projesiyle, genişletilen Mersin Uluslararası Limanıyla, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattıyla, Mersin’in, gelişim hızına bağlı olarak ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğe hazırlamak için çok güçlü bir ulaşım ağı tesis ettiklerini söyleyerek, “Açılışını gerçekleştireceğimiz Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi de Bakanlığımıza bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilmiş bir projedir. Toplam uzunluğu 350 metre olan iskelemizi yolcu tekneleri, yatlar, feribotlar ve deniz uçaklarının yanaşmasına uygun şekilde inşa ettik.” dedi.

“ANAMUR LİMANI’NI ULUSLARARASI LİMAN OLARAK BELGELENDİRDİK”
Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin 12 Aralık 2023 tarihinde işletilmesi amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına devredildiğini anımsatan Uraloğlu, “Devir işleminin ardından 15 Mart 2024 tarihinde Mersin Valiliği tarafından Anamur Ticaret ve Sanayi Odası Denizcilik Turizm Ticaret ve Anonim Şirketi’ne kiralanmıştır. Şirket tarafından gerçekleştirilen ek üst yapı yatırımları sonrası yapılan başvurunun ardından Bakanlığımızca yapılan denetimler sonucunda da Anamur Limanı’nı Uluslararası Liman olarak belgelendirdik.” şeklinde konuştu.
“EN KISA MESAFELİ DENİZ ROTASI OLDU”
Bakan Uraloğlu, Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin Mersin-Gazimağusa, Taşucu-Girne, Mersin-Girne, Taşucu-Gazimağusa Ro-Ro hatlarının ardından Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yolcu ve araç taşımacılığı yapılmasına imkan sağlayan; en kısa deniz mesafesine sahip 5. kapısı olarak hizmete başladığını vurgulayarak, “Anamur-Girne rotası da 2 saatten daha az bir süreyle ülkemiz ile KKTC arasındaki en kısa mesafeli deniz rotası olmuştur. Bakanlığımıza bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından verilen Hat Uygunluk Yazısı ile de söz konusu iskelemizden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne Limanı’na yolcu seferleri başlamıştır.” dedi.

PİYALE PAŞA 6 BİN 841 YOLCU TAŞIDI
12 Haziran 2024 tarihinden bu yana Piyale Paşa isimli Yüksek Hızlı Hafif Yolcu Gemisi ile düzenlenen 31 gidiş ve 31 dönüş seferlerinde toplamda 6 bin 841 yolcu taşındığını bildiren Uraloğlu, Türkiye’nin KKTC’ye en yakın noktası olan Anamur’da bulunan iskelenin işletmeye alınması ve deniz trafiğine açılmasının, ilçenin ve bölgenin ekonomisine ve turizm faaliyetlerine büyük katkı sağlayacağını söyledi.
“5 MİLYONUN ÜSTÜNDEKİ VATANDAŞA HİZMET EDECEK”
Mersin’de çok büyük ulaşım altyapı projeleri hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Mersin’in ulaşım ve iletişim altyapısına 119 milyar liranın üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, “10 Ağustos’ta açılışını gerçekleştireceğimiz Çukurova Uluslararası Havalimanımız başta Mersin ve Adana ile Osmaniye ve Niğde’ye de olan yakınlığıyla bu şehirlerde yaşayan 5 milyonun üstündeki vatandaşımıza hizmet ederek; Türkiye’nin Ortadoğu ülkelerine açılan kapısı olacak. Bölgedeki işletmelerin Havayoluyla daha hızlı ve etkin bir şekilde mal taşımasını, yerel işletmelerin küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Özellikle tarım faaliyetlerinin gelişmişliğiyle bilinen Çukurova Bölgemizde üretilen tarım ürünleri gibi hızlı bozulan ve zamanında teslimat gerektiren malların taşınmasında hava yoluyla lojistik avantajlar sağlayacaktır. Ayrıca, bölge ve ülke genelinde doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3 bin kişinin istihdam edilmesine imkan sağlayacaktır.” diye konuştu.

ÇEŞMELİ – KIZKALESİ ARASINA 53 KİLOMETRELİK YOL İNŞA EDİLİYOR
Uraloğlu, Çukurova Havalimanı ile birlikte Mersin’in gelişimine katkı sağlayacak Çeşmeli- Kızkalesi otoyolu projesini de 3 yıl içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini söyleyerek, “42 kilometre ana gövde ve 11 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 53 kilometrelik bir yol inşa ederek, 2,5 saat süren seyahat süresini 18 dakikaya düşüreceğiz.” dedi.
6,5 SAAT OLAN SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 15 DAKİKA SÜRECEK
Bölgenin ve ülkenin önemli raylı sistemlerinden olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesine de devam ettiklerinin altını çizen Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla mevcutta 361 kilometre olan hattı 312 kilometreye düşüreceklerini belirterek, yaklaşık 6,5 saat olan seyahat süresini de 2 saat 15 dakikaya indireceklerinin altını çizdi.
MAVİ EKONOMİ VE DENİZ SAHA PLANLAMASI ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Genişletme çalışmaları süren Mersin Limanı’nın yanında Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi ile birlikte Mersin, Mavi Vatan denizler ve denizcilik sektörü için çok daha önemli bir merkeze dönüştüğünü vurgulayan Uraloğlu, “CHP Milletvekili ve Dış Politika danışmanı Namık Tan gibilerin masal olarak nitelemesini ciddiye almadan Sayın Cumhurbaşkanımızın da altını çizdiği üzere Mavi Vatan’ımıza sahip çıkma noktasında en ufak bir geri adım atmayacağız. Bizler için bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir kum tanesi, bir avuç suyu da aynı anlam ve önemi taşımaktadır.” dedi.

1 Ağustos’ta Ege ve Akdeniz olmak üzere Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatleri doğrultusunda; ‘Mavi Ekonomi ve Deniz Saha Planlaması’ çalışması gerçekleştirilmesi amacıyla Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkeziyle bir sözleşme imzalandığını duyuran Bakan Uraloğlu, “Ülkemiz denizlerinde daha güvenli ve verimli bir geleceğe doğru attığımız bir adım olan bu sözleşmeyle; Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu-UNESCO tarafından ortaya konulan kurallara göre bir deniz saha planlamasının uygulanmasına ilişkin başlangıç raporu hazırlanması, denizlerimizdeki rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyellerinin belirlenmesi ve hidrokarbon yatakları ve madenler dahil diğer yer altı kaynaklarına ilişkin verilerin değerlendirilmesi ve enerji taşıma güzergahlarına ilişkin analizlerin yapılması, mavi ekonomi kapsamında balıkçılık ve diğer su ürünleri faaliyetlerinin mevcut durumuyla, deniz ticareti, liman işletmeciliği ve kombine taşımacılık faaliyetlerinin değerlendirilmesi ve potansiyel kazanımları hakkında rapor hazırlanması ve öncelikle Ege ve Akdeniz’in haritalandırılması olmak üzere genel haritalandırmanın tamamlanması gibi çalışmalara başladık.” diye konuştu.
Mavi Vatan’da seyir emniyetini ve deniz güvenliğini arttırmaya yönelik bir diğer önemli çalışma olan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi de Denizcilik Genel Müdürlüğü ile HAVELSAN tarafından devam ettiğini ve projeyi 2026 yılında tamamlamayı hedeflediklerini bildiren Bakan Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mavi Vatanımızdaki gücümüzü, dünya denizlerinde görev alan denizcilerimizin uluslararası arenadaki yerlerini daha ileriye taşımak için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizin adını ve bayrağını dünya denizlerinde gururla büyük başarılara taşıyacağız. Unutmayalım ki denize ve denizciliğe verilecek önem ölçüsünde Türkiye Cumhuriyeti büyüyecek ve güçlenecektir. Bu düşüncelerle Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin başta Anamur ve Mersin olmak üzere hem ülkemiz hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
]]>YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLEREK KARŞI ŞERİDE GEÇTİ
Alınan bilgiye göre, Adana istikametinden gelen bir otobüsün yağışlı havada kayarak devrilip karşı şeride geçmesiyle ikisi otomobil, biri kamyonet 4 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi.
Kazanın yaşandığı bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

10 VATANDAŞ HAYATINI KAYBETTİ!
Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, kazaya ilişkin yaptığı açıklamada ilk belirlemelere göre 10 kişinin öldüğünü, 39 kişi yaralandığını bildirdi.

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA: GEREKLİ TAHKİKAT İVEDİLİKLE BAŞLATILDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kazaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Başkan Erdoğan şu ifadeleri kullandı;
Tarsus – Adana – Gaziantep Otoyolu’nda meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. İlgili makamlarımız, kazaya dair gerekli tahkikatı ivedilikle başlatmışlardır.
Vefat eden vatandaşlarımızın ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun.
BAKAN TUNÇ: SORUŞTURMA BAŞATILDI
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Mersin’de TAG Otoyolu’nda meydana gelen zincirleme trafik kazasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tarsus ilçesi Yenice Mahallesi mevkisinde, TAG Otoyolu’nda meydana gelen zincirleme trafik kazasının, herkesi derinden üzdüğünü belirtti.
Kazayla ilgili Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığını vurgulayan Tunç, şunları kaydetti:
“Tarsus Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde 3 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.”

CEVDET YILMAZ VE NUMAN KURTULMUŞ’TAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mersin’de TAG Otoyolu’nda meydana gelen zincirleme trafik kazasında yaşamını kaybedenler için başsağlığı mesajı yayımladı.
Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Mersin-Adana kara yolunda meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” ifadesine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Yılmaz, “Mersin TAG Otoyolu’nda meydana gelen elim trafik kazasında vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun.” dedi.

BAKAN YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA!
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Mersin’de TAG Otoyolu’nda meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.
Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Diyarbakır’dan İstanbul’a gitmekte olan bir yolcu otobüsü, Mersin ili Tarsus ilçesi Yenice Mahallesi mevkisinde otobanda, 2 binek araç ve 1 kamyonla çarpıştı. İlk belirlemelere göre kazada maalesef 10 vatandaşımız hayatını kaybetti, 39 vatandaşımız ise yaralandı. Kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

MERSİN VALİSİ HAMZA PEHLİVAN: YAKIN GÜZERGAHTA BİR KAZA DAHA OLDU
Kaza yerine giden Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, ekiplerden bilgi aldı.
Pehlivan, incelemesinin ardından gazetecilere, kazanın saat 19.00 sıralarında meydana geldiğini söyledi.
Bölgeye çok sayıda ekibin yönlendirildiğini ifade eden Pehlivan, şöyle konuştu:
“Diyarbakır istikametinden Adana’ya, oradan da Ankara ve İstanbul istikametine giden yolcu otobüsü, otoyoldayken, tabii yoğun da yağış söz konusu, henüz belirlenemeyen nedenle şerit değiştirmek suretiyle karşı şeride geçti. Orada ilk etapta 2 otomobille çarpıştı. Otobüs o istikamete maalesef devrilerek gitmiş. Orada 2 otomobille çarpıştıktan sonra karşı yönden gelen kamyonun da çarpmasıyla maalesef can kayıplarımız oldu. Şu anda ilk belirlemelere göre maalesef 10 vefatımız, 39 da yaralımız var.”
Pehlivan, yaralıların hastanelere sevkinin tamamlandığını belirterek, şunları kaydetti:
“Yakın bir güzergahta da bir kaza daha olduğu için yaralı sayısı önümüzdeki dakikalarda, saatlerde güncellenecektir. Bunları da sizlerle paylaşacağız. Çok üzüldük. Kayıplarımıza Allah rahmet diliyor, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tabii kaza haberini alır almaz 112 Acil Sağlık, AFAD, itfaiye, polis, jandarma ekiplerimiz olay yerine geldiler. Otoyolda öncelikle bir yandan yaralıların hastanelere taşınması süreci gerçekleştirildi, diğer yandan da otoyolun tekrar trafiğe açılmasıyla ilgili de çalışmalar sürdürülüyor.”
Otobüste 28 yolcu ve 4 mürettebatın bulunduğu bilgisini veren Pehlivan, “Hepimizin başı sağ olsun, hepimize geçmiş olsun.” dedi.

BERAATİNİ İSTEDİ
Tutuklu sanık İsmet T. duruşmaya Ses ve Görüntü Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. İsmet T, hakimin, ‘Ramazan Polat’ın kendisini ruhen savunacak durumda olmasına karşın bedenen savunamayacak durumda olduğu’ şeklindeki raporu ve ‘Hamdiye Polat’a küfür ettiği’ iddiasına yönelik söyleyeceği bir şey olup olmadığını sorması üzerine, “Kendini savunamıyor kısmı ile alakalı olarak şunu söyleyebilirim. Otobüste o kadar küfür ediyordu ki eşi ağzını kapatıyordu. İlk küfrü de kendisi etti. Rapor gerçekleri yansıtmamaktadır. Raporu kabul etmiyorum. Bahse konu sözleri kullanmış olabilirim ama şu an için hatırlayamıyorum” şeklinde cevap verdi.
İsmet T. ayrıca, “Ramazan Polat’tan, oğlunun da asker olduğunu dile getirerek, hakaret ve tehdit içerikli ifadeleri nedeniyle şikayetçiyim. Aynı zamanda tutukluluğumun kaldırılarak beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

İsmet T’nin avukatı Tolga Turna da, “Adli tıptan gelen raporu kabul etmiyoruz. Kesin delil olarak kabul edilecek tek delil kamera kayıtlarıdır. Ramazan Polat’ın görüntülerde küfürleri sabittir. Bastonla A.O.T’ye vurduğu da açıkça görülmektedir. Bu nedenle eylem yönünden kendisini savunabileceği ortadadır” ifadelerini kullandı.
SUÇ CANAVARCA İŞLENMİŞTİR
Ramazan Polat’ın avukatı Hasan Hüseyin Öztürk ise otobüsteki kamera kayıtlarına göre, hakaret ve bağırma eylemlerinin İsmet T. ve oğlu A.O.T tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, “Müvekkilimin önceki celselerde görüleceği üzere olay sonrasında konuşma zorluğu çekme yönünden de süreklilik meydana gelmiştir. Bu sebeple ‘nitelikli kasten yaralama’ hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen yeniden rapor alınması yönünde sevkini talep ediyoruz. Yine bu maddenin uygulanma ihtimaline binaen konuşmasında sürekli bozulma meydana geldiği tespit edilirse, suçun alt sınırı da değişeceğinden İsmet T’nin tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz. Suç canavarca hisle işlenmiştir. Müvekkillerim şu an hazır olmadıklarından dolayı gelecek celse savunmalarının alınmasını talep ediyoruz. Olası tahliye durumunda müvekkillerimin zarar görme ve sanığın kaçma şüphesi bulunduğundan tutukluluk halinin devamı talebimizi yineliyoruz” diye konuştu.
‘PİŞMANLIĞINI DİLE GETİRMİŞTİR’
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, ‘Ramazan Polat’ın konuşma zorluğu bulunup bulunmadığı, varsa bunun olaydan sonra meydana gelip gelmediği hususunda rapor alınmasını’ mahkemenin takdirine bıraktıklarını, İsmet T’nin tahliye talebinin ise reddini talep etti.
Savcının talebine yönelik görüşleri sorulan İsmet T’nin avukatı Tolga Turna ise, “Kamera görüntüleri incelendiğinde müvekkilim İsmet T., Ramazan Polat’ın kendisine vurma eylemine kadar herhangi bir eylemde bulunmamış ayrıca Ramazan Polat’ın sürekli olarak hakaret içerikli sözler sarf etmesi ve sınırın aşılması sebebiyle tahrik meydana gelmiştir. Müvekkilim söz konusu eylemlerinden pişmanlığını dile getirmiştir. Ayrıca oğlu da bu sabah tahliye olmuştur. Sınırın aşılması başta olmak üzere haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Müvekkilimin delil karartma ya da kaçma şüphesi yoktur. İddia makamının tutukluluk halinin devamına yönelik talebini kabul etmiyoruz. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyoruz” şeklinde cevap verdi.
İsmet T’nin tutukluluk halinin devamına karar verildi
Avukat beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Ramazan Polat ve Hamdiye Polat’a yönelik zorla getirme emri düzenlenmesine, Ramazan Polat’ın müdafisinin genel rapor aldırılması yönündeki talebinin dosya kapsamında bulunan detaylı raporlar dolayısıyla reddine, İsmet T’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
17 yaşındaki sanık tahliye edilmişti
Mersin 2. Çocuk Mahkemesi’nde bu sabah kapalı olarak görülen duruşmada, tutuklu sanıklardan okul müdürü İsmet T’nin 17 yaşındaki oğlu A.O.T. için ‘kaçma şüphesi’ olmadığı gerekçesiyle tahliye kararı verilmişti.
OLAY
Olay, 15 Aralık 2023’te merkez Toroslar ilçesinde Mersin Şehir Hastanesine giden otobüste meydana gelmişti. İddiaya göre, Tarsus ilçesinde bir lisenin müdürü olduğu öğrenilen İsmet T. ile oğlu A.O.T. (17), kalp pili takılı olan, felçli olduğu için vücudunun sağ kısmını tam olarak kullanamayan ve böbrek yetmezliği çeken Ramazan Polat (77) ve eşi Hamdiye Polat ile (71) tartışmış, bu sırasında önce A.O.T., ardından da babası yaşlı çifte saldırmıştı. Otobüsün güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan olayın ardından 17 Ocak 2024 tarihinde okul müdürü İsmet T. tutuklanırken, 28 Şubat 2024 tarihinde darpla ilgili görüntülerin ortaya çıkmasının ardından müdürün oğlu A.O.T. tekrar gözaltına alınmış ve emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü de olayla ilgili Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilgi verilmesini müteakip adı geçen okul müdürünün 17 Ocak itibarıyla açığa alındığını ve idari tahkikat başlattırıldığını bildirmişti.
‘TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİR ÜRETİM ÜSSÜ HALİNE GETİRDİK’
Katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetinin, sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün anahtarını oluşturduğunu vurgulayan Kacır, “Gelişmiş teknolojilerin ve yenilikçi çözümlerin benimsenmesi, toplumların refah seviyesini artırıyor ve geleceğe yönelik güçlü bir vizyon sunuyor. Bu doğrultuda son 22 yılda birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dev bir Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçilik ekosistemi oluşturduk. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu, planlı ve entegre sanayi altyapılarını hayata geçirdik.
Özel sektörün yatırım iştahını ortaya çıkaracak, cazip teşvik sistemleri uygulayarak, Türkiye’yi küresel bir üretim üssü haline getirdik. Bölgesinde güç, dünyada söz sahibi bir Türkiye inşa ettik. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda, güçlü girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerine sahip olmanın ne denli önemli olduğunun farkındayız. Küresel rekabetin teknoloji düzleminde gerçekleştiği günümüz dünyasında kalkınmanın anahtarı bilgi üretmek ve bunu ekonomik değere çevirmektir.
Bu anlayışla teknoloji ve inovasyon ekosistemimize güç katacak adımlar atıyoruz. Başka ülkelerin girişim ekosistemlerinin dinamikleriyle kıyaslandığında daha fazla fırsat eşitliği sunan, daha demokratik bir modeli Türk girişimcilik ekosisteminde hep birlikte inşa ediyoruz. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimizi gerçekleştirirken, girişimcilik kültürünü tabana yayıyoruz. Bu sürecin her aşamasını hızlandıracak altyapıları ve ihtiyaç duyulan destekleri sağlayarak girişimcilerimizin işini kolaylaştırıyoruz” diye konuştu.
1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE TEKNOGİRİŞİM HEDEFİ
Girişimcilere verdikleri destekleri anlatan Kacır, şunları söyledi: “Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR programı gibi fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci Programı (BİGG) ile gençlerin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini katma değerli girişimlere dönüştürmelerini destekliyoruz.
TEKNOFEST bünyesinde düzenlediğimiz girişim yarışmaları ile de gençlerimizin hayallerini, projelerini ticarileştirmelerini sağlıyoruz. Yenilikçi ve teşvik edici bir anlayışla start-up ekosistemimizi büyütmeye devam ediyoruz. Sağladığımız bu destekler ile birlikte değeri 1 milyar doların üzerinde olan teknogirişim sayımızı, ‘Turcorn’larımızın sayısını 7’ye çıkardık. Önümüzdeki dönem için de kendimize iddialı ama bir o kadar da gerçekçi hedefler koyduk. Ulusal Girişimcilik Stratejimiz doğrultusunda, 2030 yılında bu topraklardan 100 bin teknogirişimin filizlenmesini hedefliyoruz.
Hayata geçirdiğimiz Turcorn 100 Programı ile küresel hedefleri olan Turcorn adaylarımızı destekliyoruz. Kurduğumuz teknoparklarla yenilikçi fikirlerin ticarileşmesi doğrultusunda girişimcilerimize gerekli ortamı sağlıyoruz. 2002 yılında yalnızca 2 teknoparkı bulunan bir ülkeyken, gerçekleştirdiğimiz atılımla teknoparklarımızın sayısını 101’e çıkardık. Teknoparklarımızı; 92 binin üzerinde Ar-Ge personelinin çalıştığı ve 10 bini aşkın teknoloji girişimine ev sahipliği yapan bir ölçeğe yükselttik.”
TARIM, TEKNOLOJİYLE BULUŞUYOR
Teknoparklarda farklı sektörleri teknoloji ile buluşturduklarını söyleyen Kacır, şunları kaydetti:
“Bu sektörlerden biri de tarım sektörü. Bugün insanoğlu değişen iklim koşulları, çevresel bozulma, artan nüfus ve savaşlar gibi sınamalarla karşı karşıyayken; gıda güvenliğimizi tesis edecek altyapıyı inşa etmeyi en az yerli ve milli savunma sanayi kadar elzem görüyor, bu yaklaşımla hareket ediyoruz.
Teknolojinin hayatın her alanında yenilikçi çözümlerin kapısını araladığı 21’inci yüzyılda modern teknolojilerin tarımda kullanımının yaygınlaşması, sürdürülebilir ve verimli bir tarım altyapısı için olmazsa olmaz. Özellikle hassas tarım uygulamaları, yapay zeka, robotik sistemler, veri analizi ve uzaktan algılama gibi teknolojilerin tarımsal süreçlere entegrasyonu, tarımsal üretimin her aşamasında daha fazla hassasiyet ve sürdürülebilirlik sağlayarak, gıda güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal refah arasında bir denge kurmamıza imkan tanıyor.
Bu doğrultuda, teknoparklarımız bünyesinde tarım teknolojilerinde yeni girişimlerin filizlenmesinin destekçisi oluyoruz. Teknoparklarımızda tarım teknolojilerinde çalışan 257 teknoloji girişimimize bugüne kadar sağladığımız Ar-Ge teşviki 2,4 milyar lirayı aştı.
Tabii tarım sektöründe doğru teknoloji çözümlerinin hayata geçmesi için teknoloji geliştiricilerinin sektörle yakın iş birliği hayati öneme sahip. Bu açıdan tarımsal ve teknolojik bilginin buluşmasına imkan tanıyan agroparklar tarım ve teknoloji sektörlerinin sinerjisini en üst düzeye çıkararak, her iki alandaki yeniliklerin birleştirilmesinde kritik bir rol oynuyor.
Tarımsal inovasyonun merkez üssü olarak, sürdürülebilir ve verimli tarım uygulamalarının geliştirilmesi, test edilmesi ve uygulanması için benzersiz bir platform sunuyor.”
BAKANLIĞIN 81 MİLYON LİRA DESTEĞİYLE KURULDU
Kacır, Türkiye’nin ilk tarım ihtisas teknoparkı Mersin Agropark ile tarım ve gıda teknolojileri alanında yenilikçi girişimlerin gelişmesi ve büyümesinde öncü olacak bir altyapıyı Mersin’e kazandırdıklarını belirterek, “Bakanlığımızın 81 milyon lira desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapacak. Aynı zamanda bünyesinde yer alan yaklaşık 730 dönümlük Ar-Ge alanı, teknopark bünyesinde geliştirilen teknolojilerin bizzat sahada uygulanmasına ve test edilmesine imkan sağlayacak.
Mersin Agropark’ın, katma değerli tarımsal üretimin öncü şehirlerinden Mersin’de tarım ve gıda teknolojilerinde önemli işlere imza atacağından hiç şüphem yok. Akdeniz’in parlayan yıldızı, yurdumuzun dünyaya açılan kapılarından Mersin’imize ne yapsak az. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, ülkemizin dört bir yanında, her alanda olduğu gibi tarım ve gıda sektörlerinde de dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak ve desteklemek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Kocamaz, geçtiğimiz cuma günü yaptığı Seçer hakkındaki iddialarına yenilerini ekledi.
İYİ Partili Kocamaz’ın açıklamaları şöyle:
“DAHA FAZLA KAÇAMAZSIN!
SORDUĞUM SORULARA, CEVAP VER VAHAP SEÇER?
Bugüne kadar, her Meclis Toplantısında önünü ardını düşünmeden, geçmiş yönetime desteksiz attığın iftiralar ve söylediğin yalanlarla saldırıp durdun!
Ben de zaman zaman o yalan ve iftiralarına aralıklarla cevaplar verdim.
Söylediklerinin tümü yalan ve iftiralardan ibaretti!
Benim söylediklerime cevap veremedin!
Israrla iftira atmaya, yalan söylemeye devam ettin!
Aklınca Burhanettin Kocamaz’a zarar vereceğini düşünerek birlikte çalıştığımız arkadaşları uydurma tutanaklarla mahkemeye verdin!
Ancak bağımsız Türk adaleti tarafından verilen kararlarla, yaptığın tezviratlarla kaldın, suçlamaların boşa çıktı, hüsrana uğradın!
Hem kendini rezil ettin, hem de Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni zora soktun!
Yakında ödenecek olan, sana göre o çok liyakatli! bürokratlarınla tazminat, gecikme faizi ve manevi tazminatlarla belediyeye verdiğiniz zararlar ortaya çıkacak!
Sayın Seçer, belediyede yaptığınız yanlışlar ve yapılan şaibeli işlerle ilgili sana sorular soruyorum!
Ancak sen bu sorulara cevap vermek yerine, yakınlarını işe aldığın ve bir şekilde maaşa bağladığın kişileri bana saldırtarak cevap verdiğini sanıyorsun!
Oysa benim muhatabım sensin!
Kaçak güreşme!
Birilerini üzerime saldırtarak bir sonuç alamazsın!
Kirli işlerinizin üzerini bu şekilde örtemezsin!
Hodri meydan!
Kendine güveniyorsan çık karşıma ve yazdıklarıma yalan de!
Yaptığınız yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yapılmadığını söyle!
Ama onu diyemezsin!
Çünkü yapılan yanlışları, yapılan pislikleri sende biliyorsun!
Ya da bugüne kadar bize attığın iftiralar için halkın huzurunda benden ve bizim dönemde görev yapan bürokratlardan özür dile!
Özür dile ki bende sana bir daha “Cevap ver Vahap Seçer” demeyeyim!
Yazdıklarımın, söylediklerimin hepsi gerçek!
Bunu sende biliyorsun!
Kendine güvenin varsa halka açık bir toplantıda ya da bir TV Programında bu konuları ve sorduğum soruları yüz yüze tartışalım!
Yapılan yanlışları ve attığın iftiraları ve benim soracağım sorulara vereceğin cevabı tüm Mersin Halkı canlı olarak duyup izlesin!
Bir kez daha söylüyorum!
Besleyerek üzerime saldırttığın adamlarını dizginle!
Onlar kraldan fazla kralcı olduklarından modası geçmiş ve kokuşmuş sakızları çiğniyor, tedavülden kalkmış dedikodularla beni yıpratacaklarını zannediyorlar!
Onlar hala her kuşun etinin yenmeyeceğini öğrenememişler!
Bu kadar açık söylüyorum!
Benim geçmişimi kulaktan dolma dedikodularla saldırmaktan ziyade belediye başkanı olmadan önceki hayatımı, yaptığım işleri ve ticari hayatımı hatta özel hayatımı dahi incelesinler!
25 yıllık Belediyecilik dönemimi incelesinler!
Aldığım ulusal ve uluslararası ödüllere baksınlar!
Ayrıca Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı iken yapılan tüm hizmetlerin kayıtları, evrakları hala elinizde!
Yani Belediyede!
5 yıldır da o makamda sen oturuyorsun!
Bir yanlışlık, bir yolsuzluk varsa, daha önce yaptığın gibi neden mahkemeye vermedin?
Beslemelerine söyle seni yalanlamasınlar!
Çünkü elimizde daha önce sizin abartarak açıkladığınız 1.8 milyar borç devraldık deyip de, daha sonra 2,1 milyara çıkardığınız rakamlarla ilgili kayıtlar var!
Besledikleriniz devraldığınız borcu, ha bire yükselterek 3,6 milyar diye açıklıyorlar!
Bu rakamları gübre atıp suladınız mı da her defasında borç rakamını artırıyorsunuz?
Sayın Vahap Seçer;
Unutma ki, kimsenin ahı kimsede kalmaz!
Herkes ettiğini çeker!
Hiç kimse de birilerine yaşattıklarını yaşamadan bu dünyadan gitmez!
Sen de ettiğini çekeceksin!
Sırf o koltukta kalabilmek adına kimlerle beraber yol yürüdüğünü, DEM’lenerek kimlere, ne gibi tavizler verdiğini Mersin’de herkes biliyor!
Bu kentin sinir uçlarıyla oynayarak belki bir kez daha başkan olabilirsin, istemeyiz ama, Allah korusun bu kentin huzuru bozulduğu zaman, bunun hesabını veremezsin!
Zira devlet bazı şeyleri yarına bıraksa da, Allah kimsenin yanına bırakmaz!
Bizim Türkiye Cumhuriyeti hüviyeti taşıyan, ülkesini seven, şanlı al bayrağımızın altında yaşamaktan onur duyan, bölücülük yapmayan Kürt vatandaşlarımızla hiç bir problemimiz yok!
Hepsinin başımızın üzerinde yeri var!
Ancak bölücü terör örgütü ve yandaşlarıyla sonuna kadar mücadele etmek Şehitlerimize karşı bir sorumluluğumuz ve boyun borcumuzdur!
Şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu toprakları kimseye böldürmeye de niyetimiz yok!
Bu Aziz Milleti ve bu vatanı bölmek, parçalamak isteyenlere o fırsatı asla vermeyeceğiz!
Herkes haddini bilmeli, ayağını denk almalı ve hareketlerine dikkat etmelidir!
Hele de bir kentin yöneticisi ise!”
KAYNAK: ABDULLAH BİÇER MERSİN / HABER7
Edip Buran Spor Salonunda gerçekleşen ve binlerce kişinin katıldığı, 3 Ana Tema 9 İlke 100 Proje toplantısında projelerini tek tek anlatan Soydan, Mersin’in hizmetkarı olmaya geldikleri ifade etti.

Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partili üst düzey yöneticilerin yanı sıra, Milletvekilleri, STK, Meslek Odaları ile İş Dünyası ve Oda Başkanlarının da yoğun katılım gösterdiği toplantıdaki konuşmasına salonu dolduran kalabalığı selamlayarak başlayan Başkan Soydan, “Sayın Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Mersin Büyükşehir Belediye başkan adaylığı için Şahsımı layık görmeleri bizleri ziyadesiyle onurlandırmıştır. Sizlerin huzurunda bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Genel Başkanımıza şükranlarımı arz ediyorum ve bu uğurda mücadele etmek benim için önemli bir hemşerilik görevidir. Elbette ki Mersin’e sahip çıkacağım; yoğun bir kampanya sürecinde sizlerle birlikte Omuz Omuza Mersin sevdasıyla Mersin’e hizmet aşkıyla, sokak sokak, Mahalle mahalle Türkiye Cumhuriyeti vizyonumuzda 100 projemiz ile %100 belediyecilik anlayışıyla huzurlarınızdayız.” dedi.

“13 İLÇE İÇİN PROJEMİZ VAR”
“METRO VE TRAMVAY PROJELERİNİ BİZ YAPACAĞIZ”
13 ilçe için ayrı ayrı projeler hazırladıklarının altını çizen Soydan, Mersin’in trafik sorununa çözüm olacak akıllı kavşak modeli ile çıkmaza giren metro projesi ve hafif raylı sistem projelerini kendilerinin hayata geçireceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu şehrin zaten bir metro projesi vardı. Proje uygulanabilir bir haldeydi; öyle oldu şöyle oldu böyle oldu diyerek çeşitli bahanelerle bu proje çıkmaz bir hal aldı. Biz bunu bataklıktan kurtarıp hemşerilerimizin hizmetine sunacağız. Öte yandan ulaşım alanında yapmak istediğimiz bir diğer hizmet ise yeni tramvay hatları olacaktır. Adnan Menderes Bulvarı başta olmak üzere Tarsus ve Anamur’da daha çok Turistik amaçlı olmak üzere yeni tramvay hatları inşa edeceğiz”
“KANALİZE DEĞİL, AKILLI KAVŞAKLAR”
Soydan, uygulaması sıkıntılı kanalize kavşak yerine, daha kabul görmüş ve başarılı örnekleri olan Akıllı Kavşak Modelini kazandıracaklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Bir diğer projemiz akıllı sinyalizasyon sistemleri… Hala ulaşım problemleri içerisinden maalesef çıkamıyoruz; mevcut yönetim kanalize kavşak adlı bir kavşak sistemi kullanıyor. Dünyadaki tüm model ve modern kentler ise akıllı sinyalizasyon sistemlerinin konforundan faydalanıyor. Göreve gelir gelmez İlk yapacağımız işlerden birisi tüm kavşaklarımızı geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş bu modelle tanıştırmak olacaktır. Birde Yenişehir ilçemiz, bütün trafiğin yükünü 2 ve 3 çevre yolu çekmektedir. Bu projemiz de 4 çevre yolunu viyadük ile uzatarak Yenişehri Toroslara bağlayıp kuzeyde yeni bir doğu batı aksı oluşturarak böylece çevre yolu başta olmak üzere diye diğer ana arterlerin trafik yükünü hafifleteceğiz.”

“GÖREVE GELİR GELMEZ SU FİYATLARINI İNDİRECEĞİZ”
Sosyal projeleri önemsediklerini ve bu yönde de projeler yaptıklarını da anlatan Soydan, emekli ve dar gelirli vatandaşlar ile Mersin halkına indirimli su müjdesini de yineledi.
Mersin’in tarım ile öne çıktığını ve bu sektörün olmazsa olmazları olduğunun altını çizen Soydan, üreticinin maliyetlerini düşürecek projeler yaptıklarını, Tarım AŞ ile bunu yakından takip edeceklerini anlattı.
Dirençli kentin önemini her yerde söylediklerini kaydeden Soydan, “Akdeniz ile Silifke İlçe Belediyelerimizin hayata geçirdiği konut projeleri var. Bizde yeni konut projeleri ile vatandaşımızı rahatlatacağız. Yine olası bir afet durumunda halkımızın ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar kuracağız.” diye konuştu.

TARSUS FUAR VE KONGRE MERKEZI YAPILACAK
Mersin’in bir diğer önemli konusu olan limanı ve lojistiğine de dikkat çeken Soydan, “Lojistik kent ile bağlantılı transferi sağlayarak hizmet verecek bir lojistik tesis yapacağız. Tarsus Fuar ve Kongre Merkezini hayata geçireceğiz. Çukurova Uluslararası Havalimanının açılması ile birlikte oluşacak ticari ve turistik trafiğin keşif noktasında ekonomik bir cazibe merkezi oluşturmak için içerisinde konaklama, kongre ve fuar merkezleri bulunan modern ve uluslararası çok amaçlı bir tesisi inşa edeceğiz.” dedi.
ÜCRETSİZ 5 YILDIZLI HALK PLAJLARI VE TURİZM PROJELERİMİZ
Turizm ve Gastronomi projelerine ayrı başlık açan Soydan, şöyle devam etti:
“Tarihiyle, turizminde Türkiye’yi bırakın dünyada parmakla gösterilebilecek bir şehir Mersin… Rekreasyon projemizle dünyanın 8. harikası olan Aynalı Göl Mağaramızın ulusal ve uluslararası alanda tanımlılığını arttırarak yapacağımız projelerimizde yalnızca Mersinimizin değil Türkiye’nin en önemli kenti olacak. Mersin’imiz için önemli bir değere sahip olan Lamos Kanyonu Rekreasyon Alanı ile bölgemize turizmi geliştirme adına rafting, olta balıkçılığı, Kaya tırmanışı, Trekking gibi spor alanları ve güvenilir çevre kamp yerleri hep birlikte oluşturacağız.
Tarihi noktalar ve Yörük Göç Yollarını görmemizi sağlayan, zaman ve mekanda yolculuk yapabileceğimiz, dinlenme tesislerini de içinde barındıran kültür rotaları oluşturacağız. Bu önemli lokasyonlarda barkod okumalı bilgilendirmelerin de yapıldığı, akıllı cihazların rotaları takip edebildiği projemizi kazandıracağız.

GASTRONOMİ ŞEHRİ MERSİN
Şehrimizin hakikaten marka değerlerleri var. Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan birçok gastronomi alanında iş yapan işletmemizi ziyaret ettik ve Hakikaten talepler de oldu. Lütfen bizim işletmemize de gelin, diye. Hep birlikte Mersin şehrimizi marka değeri yapmak adına zengin mutfak kültürü ve gastronomik miraslarıyla Mersinimizi buluşturacağız.”
Mersin’in ilçeleri ile birlikte kalkınacağı ve her ilçesi için ayrı ayrı projeleri olduğunu söyleyen Başkan Serdar Soydan’ın açıkladığı 100 projesi, salonu dolduran binlerce vatandaş tarafından büyük alkış aldı.
KAYNAK: ABDULLAH BİÇER MERSİN / HABER7
Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partili üst düzey yöneticilerin yanı sıra, Milletvekilleri, STK, Meslek Odaları ile İş Dünyası ve Oda Başkanlarının da yoğun katılım gösterdiği toplantıdaki konuşmasına salonu dolduran kalabalığı selamlayarak başlayan Başkan Soydan, “Sayın Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Mersin Büyükşehir Belediye başkan adaylığı için Şahsımı layık görmeleri bizleri ziyadesiyle onurlandırmıştır. Sizlerin huzurunda bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Genel Başkanımıza şükranlarımı arz ediyorum ve bu uğurda mücadele etmek benim için önemli bir hemşerilik görevidir. Elbette ki Mersin’e sahip çıkacağım; yoğun bir kampanya sürecinde sizlerle birlikte Omuz Omuza Mersin sevdasıyla Mersin’e hizmet aşkıyla, sokak sokak, Mahalle mahalle Türkiye Cumhuriyeti vizyonumuzda 100 projemiz ile %100 belediyecilik anlayışıyla huzurlarınızdayız.” dedi.

“METRO VE TRAMVAY PROJELERİNİ BİZ YAPACAĞIZ”
13 ilçe için ayrı ayrı projeler hazırladıklarının altını çizen Soydan, Mersin’in trafik sorununa çözüm olacak akıllı kavşak modeli ile çıkmaza giren metro projesi ve hafif raylı sistem projelerini kendilerinin hayata geçireceğini vurgulayarak şunları söyledi: ”Bu şehrin zaten bir metro projesi vardı. Proje uygulanabilir bir haldeydi; öyle oldu şöyle oldu böyle oldu diyerek çeşitli bahanelerle bu proje çıkmaz bir hal aldı. Biz bunu bataklıktan kurtarıp hemşerilerimizin hizmetine sunacağız. Öte yandan ulaşım alanında yapmak istediğimiz bir diğer hizmet ise yeni tramvay hatları olacaktır. Adnan Menderes Bulvarı başta olmak üzere Tarsus ve Anamur’da daha çok Turistik amaçlı olmak üzere yeni tramvay hatları inşa edeceğiz”
“KANALİZE DEĞİL, AKILLI KAVŞAKLAR”
Soydan, uygulaması sıkıntılı kanalize kavşak yerine, daha kabul görmüş ve başarılı örnekleri olan Akıllı Kavşak Modelini kazandıracaklarının altını çizerek, şöyle devam etti: “Bir diğer projemiz akıllı sinyalizasyon sistemleri… Hala ulaşım problemleri içerisinden maalesef çıkamıyoruz; mevcut yönetim kanalize kavşak adlı bir kavşak sistemi kullanıyor. Dünyadaki tüm model ve modern kentler ise akıllı sinyalizasyon sistemlerinin konforundan faydalanıyor. Göreve gelir gelmez İlk yapacağımız işlerden birisi tüm kavşaklarımızı geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş bu modelle tanıştırmak olacaktır. Birde Yenişehir ilçemiz, bütün trafiğin yükünü 2 ve 3 çevre yolu çekmektedir. Bu projemiz de 4 çevre yolunu viyadük ile uzatarak Yenişehri Toroslara bağlayıp kuzeyde yeni bir doğu batı aksı oluşturarak böylece çevre yolu başta olmak üzere diye diğer ana arterlerin trafik yükünü hafifleteceğiz.”
“GÖREVE GELİR GELMEZ SU FİYATLARINI İNDİRECEĞİZ”
Sosyal projeleri önemsediklerini ve bu yönde de projeler yaptıklarını da anlatan Soydan, emekli ve dar gelirli vatandaşlar ile Mersin halkına indirimli su müjdesini de yineledi.
Mersin’in tarım ile öne çıktığını ve bu sektörün olmazsa olmazları olduğunun altını çizen Soydan, üreticinin maliyetlerini düşürecek projeler yaptıklarını, Tarım AŞ ile bunu yakından takip edeceklerini anlattı.
Dirençli kentin önemini her yerde söylediklerini kaydeden Soydan, “Akdeniz ile Silifke İlçe Belediyelerimizin hayata geçirdiği konut projeleri var. Bizde yeni konut projeleri ile vatandaşımızı rahatlatacağız. Yine olası bir afet durumunda halkımızın ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar kuracağız.” diye konuştu.
TARSUS FUAR VE KONGRE MERKEZI YAPILACAK
Mersin’in bir diğer önemli konusu olan limanı ve lojistiğine de dikkat çeken Soydan, “Lojistik kent ile bağlantılı transferi sağlayarak hizmet verecek bir lojistik tesis yapacağız. Tarsus Fuar ve Kongre Merkezini hayata geçireceğiz. Çukurova Uluslararası Havalimanının açılması ile birlikte oluşacak ticari ve turistik trafiğin keşif noktasında ekonomik bir cazibe merkezi oluşturmak için içerisinde konaklama, kongre ve fuar merkezleri bulunan modern ve uluslararası çok amaçlı bir tesisi inşa edeceğiz.” dedi
ÜCRETSİZ 5 YILDIZLI HALK PLAJLARI VE TURİZM PROJELERİMİZ
Turizm ve Gastronomi projelerine ayrı başlık açan Soydan, şöyle devam etti:
“Tarihiyle, turizminde Türkiye’yi bırakın dünyada parmakla gösterilebilecek bir şehir Mersin… Rekreasyon projemizle dünyanın 8. harikası olan Aynalı Göl Mağaramızın ulusal ve uluslararası alanda tanınılırlığını arttırarak yapacağımız projelerimizde yalnızca Mersinimizin değil Türkiye’nin en önemli kenti olacak. Mersin’imiz için önemli bir değere sahip olan Lamos Kanyonu Rekreasyon Alanı ile bölgemize turizmi geliştirme adına rafting, olta balıkçılığı, Kaya tırmanışı, Trekking gibi spor alanları ve güvenilir çevre kamp yerleri hep birlikte oluşturacağız.
Tarihi noktalar ve Yörük Göç Yollarını görmemizi sağlayan, zaman ve mekanda yolculuk yapabileceğimiz, dinlenme tesislerini de içinde barındıran kültür rotaları oluşturacağız. Bu önemli lokasyonlarda barkod okumalı bilgilendirmelerin de yapıldığı, akıllı cihazların rotaları takip edebildiği projemizi kazandıracağız.
GASTRONOMİ ŞEHRİ MERSİN
Şehrimizin hakikaten marka değerler var. Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan birçok gastronomi alanında iş yapan işletmemizi ziyaret ettik ve Hakikaten talepler de oldu. Lütfen bizim işletmemize de gelin, diye. Hep birlikte Mersin şehrimizi marka değeri yapmak adına zengin mutfak kültürü ve gastronomik miraslarıyla Mersinimizi buluşturacağız.”
Mersin’in ilçeleri ile birlikte kalkınacağı ve her ilçesi için ayrı ayrı projeleri olduğunu söyleyen Başkan Serdar Soydan’ın açıkladığı 100 projesi, salonu dolduran binlerce vatandaş tarafından büyük alkış aldı.

‘CHP BUNLARA ALAN AÇIYOR’
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Gazi Lokman Aylar, CHP DEM ittifakına tepki gösterdi. Bu ittifakı millet olarak herkesin bildiğini belirten Aylar, ”Daha önce kapalı kapılar arkasında anlaşma yapıyorlardı. Yeni genel başkanları Özel, bunun göz önünde yapılacağını söyledi. Gelen gideni aratmadı. Alelade terörle ittifak yapmaya başladılar. Bu, bedel ödeyen şehit ve gazi ailelerimizi çok rahatsız ediyor. Atatürk’ün kurucusu olduğu bir partinin, terör partisinin çizgisine gelmesi, onlara alan açması son derece üzücü.” dedi.
‘HENDEK OLAYLARININ HORTLAMASINI İSTEMİYORSAK’
Mersin’de DEM Parti seçim bürosu açılışındaki ‘Apo’ya özgürlük’ sloganlarına da değinen Aylar, şunları söyledi: “Apo denen bebek katiline karşı dizilen methiyeleri lanetliyoruz. Bunu halkımızın da görmesini istiyoruz. HDP’nin aldığı belediyelerdeki yıkımı, oralarda döşenen mayınları daha önce gördük. Hendek olayları da böyle seçimlerden sonra başladı. Yine böyle bir sürecin başlamasını istemiyorsak, millet olarak hepimizin uyanık olması lazım. Nasıl ki dağda teröristlere fırsat vermiyorsak, şehirlerimizde, sokaklarımızda da bu terör yandaşlarına fırsat vermeyip seçimlerde iyi çalışıp bunların terör örgütü olan ittifakını çok iyi anlatmamız gerekiyor.”

‘MERSİN KRİTİK BİR YER’
2022 Mersin’de PKK’nın yaptığı karakol baskınına da dikkat çeken Aylar şöyle devam etti: “Mersin Akdeniz’in en büyük limanı. Orta Doğu’ya açılan bir kapı, kritik bir yer. Burası sadece DEM Parti’nin projesi değil. Bu durum, DEM Parti’nin akıl babalarının da Mersin’e verdikleri önemi gösteriyor. Bunlar Mersin’i alarak oradan tekrar hem limandan Orta Doğu’ya açılmak hem de terörist yandaşlarının çok daha rahat ülkeye girip çıkışlarının ve eylem yapmasının önünü açmak istiyorlar. Bunun için Mersin halkı da akıllanmalı.”
‘ALLAH CHP’YE AKIL VERSİN’
Konuyla ilgili konuşan eski Mersin milletvekili ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, “Mersin kritik bir yer. CHP bunlara buralarda alan açıyor. Allah CHP’ye akıl versin. Daha evvelki seçimlerde de böyle oldu ve görüldü; Mersin’de PKK yandaşları CHP’ye oy vermez. CHP ne zaman aklını başına alacak.” sözlerini kullandı.
‘MERSİN’İ EMPERYALİSTLERE PEŞKEŞ ÇEKTİLER’
Dört dönem CHP’den Mersin milletvekili seçilen ve Kültür Bakanlığı yapan İstemihan Talay, CHP’nin Mersin’i DEM Parti’ye peşkeş çektiğini vurguladı. Talay, iki parti arasındaki ilişkiyi sert sözlerle eleştirdi. Akdeniz ve Toroslar ilçelerinin DEM Parti’ye bırakılmasına veryansın eden Talay, “CHP’nin bugünkü yöneticilerinin koltuk uğruna bu iki ilçemizi DEM’e peşkeş çekme kararı almaları ve Mersin’i emperyalist hayallere teslim etmeleridir.” dedi.
Talay yaptığı yazılı açıklamada emperyalist devletlerin PKK’ya yüklediği dört önemli görevi şöyle sıraladı: “Kuzey Irak’tan ve Suriye’den uzanan bir koridoru ele geçirmek, Akdeniz’e açılmak, bu bölgede kendileri için terör üretecek bir garnizon devletçik oluşturmak, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini taciz etmek, mümkünse de parçalayıp bölerek küçültmek.”

DİLİNDE ‘KÜRDİSTAN’ VAR
Sarıyıldız, KCK başta olmak üzere birçok terör sanığının avukatlığını yaptı. Sarıyıldız, 2016’daki 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra kapatılan Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nin de 2 dönem eşbaşkanlığı görevini yürüttü. Ayrıca hakkında kapatma davası görülen HDP’nin genel merkez hukuk komisyonlarında yer almış bir isim. 2022’de HDP Mersin il başkanlığına seçilen Sarıyıldız, “Kongremizde halkımızın teveccühü ve partimizin icazetiyle Türkiye ve Kürdistan’ın en genç İl Eş Başkanlarından biri olarak göreve geldim.” sözleriyle Mersin’i sözde ‘Kürdistan’ın bir ili olarak tarif ediyor.

CHP ile DEM Parti’nin İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki ortak adayı Prof. Dr. Ahmet Özer’in Kürt meselesiyle ilgili görüşleri de dikkat çekiyor. 2015 yılında DEM Parti’den (o dönemki adı HDP) milletvekili aday adayı olan Özer’in konu hakkında pek çok makalesi ve kitabı bulunuyor. Özer, Kürtçe anadilde eğitimi ve eyalet sistemini savunuyor. Anayasa’nın ilk dört maddesiyle 66. maddesinin değiştirilmesini işaret ederek vatandaşlık tanımının yeniden yazılmasını istiyor. Atatürk’ün Türk ve Sünni olmayanları zorla asimile ettiğini belirtiyor. “Andımız” olarak bilinen öğrenci yeminini “ırkçı” ve “baskıcı” olarak niteliyor. Öte yandan CHP’nin bu partiyle uzlaştığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde de, DEM Parti ‘Özgürlük Mitingi’ne hazırlanıyor. 25 Şubat’ta yapılacak miting için Partililer kentte broşürler dağıtarak mitinge katılım çağrısı yaptı.
CHP’NİN AĞIR TOPLARINDAN TALAY: CHP MERSİN’İ DEM’E PEŞKEŞ ÇEKTİ
DEM’in isteğiyle İstanbul’da aday değiştirmeler gündemde sıcaklığını korurken, pazarlık yapılan illerden biri de Mersin oldu.
Eski Kültür Bakanlarından ve dört dönem CHP Mersin Milletvekili seçilen İstemihan Talay, partisinin Mersin’i DEM Partisi’ne peşkeş çektiğini iddia etti.
Talay, iki parti arasındaki ilişkiyi sert sözlerle eleştirdi.
Akdeniz ve Toroslar ilçelerinin DEM Parti’ye bırakılmasına veryansın eden Talay, “CHP’nin bugünkü yöneticilerinin koltuk uğruna bu iki ilçemizi DEM’e peşkeş çekme kararı almaları ve Mersin’i emperyalist hayallere teslim etmeleridir.” dedi.
“EMPERYALİST HAYALLERİN KALDIĞI YERDEN DEVAM ETTİRİLDİĞİNİN AÇIK BİR GÖSTERGESİDİR”
Talay’ın yaptığı yazılı açıklama şöyle:
Emperyalist devletler tarihsel süreçte PKK’ya dört önemli görev yüklemiştir:
1. Kuzey Irak’tan ve Suriye’den uzanan bir koridoru ele geçirmek
2. Akdeniz’e açılmak
3. Bu bölgede kendileri için terör üretecek bir garnizon devletçik oluşturmak
4. Başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini taciz etmek, mümkünse de parçalayıp bölerek küçültmek
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu tehditleri görerek Barış Pınarı, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatlarıyla yüzlerce şehit vermek pahasına bu oyunları bozmuştur. PKK’nın Akdeniz’e açılmak ve orada bir yer tutmak hayali ilk olarak 1999 yerel seçimlerinde uygulamaya konulmak istenmiştir. Dört dönem milletvekilliğini yaptığım Mersin’in Büyükşehir Belediyesi Hadep tarafından kazanılmış gibi ilan edilmiş ancak Kültür Bakanı olarak yaptığım itirazlar ve yeniden sayım sonucunda Hadep’in seçimi kazanmadığı tespit edilmiştir. Böylece Akdeniz’e açılım hayalleri önlenmiştir.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki en büyük ve en stratejik limanı Mersin ili Akdeniz ilçemizde bulunmaktadır. Bu liman aynı zamanda Ortadoğunun da giriş ve çıkış kapısı durumundadır. Akdeniz’e komşu diğer ilçe ise Toroslar ilçemizdir.
Hadep’in devamı olan Dem partisinin CHP ile uzlaşmak için yüzlerce ilçe arasından Akdeniz ve Toroslar ilçelerini şart koşmaları basit bir seçim stratejisi değildir. Mersin’de emperyalist hayallerinin kaldığı yerden devam ettirildiğinin açık bir göstergesidir.
Burada kabul edilmesi mümkün olmayan durum, büyük Atatürk’ün kurduğu CHP’nin bugünkü yöneticilerinin koltuk uğruna bu iki ilçemizi Dem’e peşkeş çekme kararı almaları ve Mersin’i emperyalist hayallere teslim etmeleridir.
Büyük Atatürk Mersinlilere hitaben “Mersinliler Mersin’e sahip çıkınız” demiştir. İnanıyorum ki Sevgili Mersinliler bu öğüt doğrultusunda Mersin’e sahip çıkacaktır. CHP yöneticilerinin 31 Mart seçimlerinde Dem’i destekleme dayatmasını reddedecek ve emperyalist hayalleri sandıkta yok edecektir.
İSTEMİHAN TALAY
18-19-20-21. dönem Mersin Milletvekili
1992 yeniden açılan CHP’nin kurucu Genel Başkan Yardımcısı
1997-2002 dönemi Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanı”

SEÇER “METRO’YU REZİL ETTİ!”
Daha önce her türlü hazırlığı tamamlanmış, Bakanlıktan onayı alınıp ihale aşamasına getirilmiş METRO projesini rezil ediyor! İki Genel Başkanı getirerek temelini attırdığı Metro için daha sonra ÇED Raporu ihalesine çıkıyor!
Mersin’in görüp göreceği en büyük projenin ihalesine her ne hikmetse bir tek firma geçerli dosya veriyor,o da çok fâhiş bir fiyatla teklif veriyor!
Buradan Bakanlık yetkililerine sesleniyorum!
Uluslararası metro inşaat maliyetleri döviz bazında belli iken,bu kadar yüksek maliyetle ihale edilen Mersin Metro ihalesi mutlaka incelenmeli ve Mersin Halkı’nın birikimleri ve kamu bütçesi heba edilmemelidir!
Mersin şu anda tamamen yalan beyanlarla ve algı oluşturma yöntemleriyle oyalanmakta ve yıllarını kaybetmektedir!
Seçim sathı boyunca bu Belediye yönetiminin söylediği yalanları, yaptığı yolsuzlukları,sıkışınca iptal ettiği ihaleleri ve liyakatsiz kadrolar elinde kaynakların nasıl heba edildiğini tek tek halkımıza anlatacağız,yaptığı yanlışları, usülsüzlükleri şamar gibi yüzlerine çarpacak ve ipliklerini pazara çıkaracak,Mersin’in sahipsiz olmadığını hatırlatacağız!
Mersin’in içerisinde bulunduğu durumla ve geleceğine yönelik olarak,değişik siyasi partilerden birçok insanımzla görüştük!
Herkesin ortak kanaati Mersin’in iyi yönetilmediği yönünde!
Mersin Büyükşehir Belediyesi ayrımcı ve şövenist bir anlayışla hareket ediyor!
Sayın kibir abidesi Vahap Seçer,
Göreve gelir gelmez 4000’in üzerinde Belediye de çalışan gariban köylü çocuklarını işinden aşından etti!

Mahkeme kararlarını uygulamadı!
Ne işlerine döndürdü, ne de tazminatlarını ödedi!
Ayrıca beyaz yakalı bürokratlara mobing uygulayarak oradan oraya sürgüne yolladı!
Bir Belediye kin ve nefretle nasıl yönetilebilir?
Bu despot ve çağ dışı anlayışla Belediyede iş barışı nasıl sağlanabilir?
Bu beceriksiz yönetim geçmiş yönetimlerin yaptığı hizmetleri yok sayarak,kendinden önce yapılmış eserleri yıkarak aklınca icraat yaptığını zannediyor!
Uyduruk ve korsan bir logo ile Şehrin itibarı ile oynuyor!
Aklınca devri sabık yaratma gayretiyle algı oluşturmaya çalışıyor!
Ancak onu da eline yüzüne bulaştırıyor!
Mahkeme kararları ile rezil rüsva oluyor!
İcraatları ile beceriksizliklerini ortaya koyuyor!
Halkımızdan beklediğimiz birazcık sabır!
Kocamaz açıklamasında bu despot,bu kindar,bu egoist,bu kibirli ve halkı hakir gören,halka tepeden bakan,kent barışını tehdit eden bu sakat anlayışın mutlaka geldiği yere geri gönderilmesi ve Mersin’in layık olduğu yönetime kavuşturulması gerekiyor!
Mersin Halkı birlikte hareket ederek,bu kötü gidişi mutlaka durdurmalı ve bu yönetime artık yeter! demeliyiz.
İnşaallah bu işi hep birlikle başaracağız, Mersin’i bu yanlış ve sakat anlayıştan kurtaracağız!

BU YÖNETİM İNSANLARI KUTUPLAŞTIRDI VE BİRBİRİNE DÜŞÜRDÜ
Bu liyakatsiz yönetim göreve geldiği ilk günden itibaren,Belediyeyi ilgilendiren ya da ilgilendirmeyen herşeye burnunu sokuyor, her sivil toplum örgütünün iç işlerine burnunu sokuyor, insanları birbirine düşürürüyor, sadist yaklaşımlar sergiliyor!
Şu anda görüştüğümüz CHP’li Milletvekilleri,
Belediye Başkanları,
Parti Yöneticileri ve Partili insanlar bile bu benci,
ayrıştırıcı ve şövenist bakıştan muzdarip olduklarını belirterek,şikayetlerini dile getirmektedirler!
Bu sakat anlayış başka siyasi partilerin iç işlerine de müdahale etmeye çalışmakta,fitne fesat sokarak o partileri dahi yönetmeye çalışmaktadır!
Bu habis yapıyı değiştirmeden Mersin’de huzurun sağlanabilmesi asla mümkün değildir!
Buradan Mersin Halkına bir çağrı yaparak herkesi göreve davet ediyorum.
Mersin sahipsiz değildir!
Bir ve beraber olunduğunda çözülemeyecek hiçbir problem,ulaşılamayacak hiç bir hedefte yoktur!
Bu Yerel Seçim Mersin için iyi bir fırsattır!
Kocamaz 30 Martta iyi yönetilmeyen bu kibir abidesine gereken tokatı hep birlikte gösteceğiz ve geldiği yere göndereceğiz dedi!
Kocamaz son olarak yüzlerce madur edilen hakları gast edilen yüzlerce ve binlerce Belediye çalışanları ile görüyoruz seçim sabahı iple çekiyoruz dedi.
]]>