SMS olarak gelen mesajlar, dolandırıcıların kullandığı başlıca yöntem haline geldi.
Yani okuduğumuz bir kısa mesajda “ödül kazandınız” cümlesi ya da bankadan gelen “şifrenizi değiştirin” uyarısı hiç de masum olmayabiliyor.
SMS DOLANDIRICILIĞI ÇOK YAYGIN
Global bir siber güvenlik firması, tam da bu konuya değinerek SMS dolandırıcılığıyla ilgili bir rapor paylaştı. 7 binden fazla katılımcının yer aldığı raporda SMS dolandırıcılığının yüzde 45,4 ile en yaygın saldırı yöntemi olduğunu ve dört kişiden birinin en az yılda bir güvenlik sorunu yaşadığını ortaya koydu.
Raporda Türkiye’de yaşanan SMS dolandırıcılığına ilişkin önemli bir çıkarım da var. Bu da sahte kargo teslimat bilgisi, alışveriş sitelerinin iş teklifleri ve bankalardan gelen sahte şifre güncellemelerinin Türkiye’de en çok kullanılan yöntem olması.
Bu tür mesajlar alındığında kullanıcıların, gerçek internet sitesini veya online uygulamasını manuel olarak kontrol etmesinin önemli olduğu uyarısı yapılıyor.
Peki, SMS dolandırıcılığına karşı başka nasıl önlemler alabiliriz? Kendi güvenliğimizi nasıl sağlayabiliriz? Siber Güvenlik Uzmanı Tolga Mürtezaoğlu ile detayları konuştuk.

“SMS’i KIMIN ATTIĞINA BAKILMALI”
Mürtezaoğlu, SMS’in uzun zamandır kullanılan bir iletişim aracı olduğunu hatırlatarak, güvenin kazanıldığı bir alan olduğunu belirtiyor.
Fakat artık ‘SMS sahtekarlığı’nın (Smishing) bir gerçek haline geldiğini, avına direkt ulaşabilen, milyonlar için risk taşıyan bir saldırı tekniği olduğunu söylüyor.
“Bir SMS geldiğinde ilk bakacağımız nereden geldiği olmalı… Gönderen numara çok önemli, ilk süzgecimiz bu olmalı. Kurumsal bir yer, yurt dışı numarası ya da kişisel bir numaradan asla mesaj göndermez. Bir çok platform eğer size SMS ile ulaşacak kadar önemli bir bildirimi varsa siz o platforma giriş yaptığınızda aynı uyarıyı size yapacaktır. O zaman mesaj gönderen yere giriş yapmak numara süzgecinden sonra ilk işimiz olmalı.
Mesaj içeriği çok önemli. Bizi dolandırmak için kandıracak sistem yani mesajın gerçek olduğuna inandırmalı. O zaman çok düzgün bir Türkçesi olmalı. İmla hatası olmamalı. Genel olarak hitap ve yazı şekli de sahte SMS’i ele verebilir.”
“HER LİNKE TIKLAMAYIN!”
SMS dolandırıcılığında en çok kullanılan yöntem ‘bir linke tıklamamız’ oluyor. Mürtezaoğlu, mesajda gelen linkin kısaltılmış bir link olacağını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“İşte her şey o linke tıklamamızla başlayacak ya da başlamadan dolandırıcılık son bulacak. Link uzun bir adres olmayacak, kısa mesaj içinde sığması için kısaltılmış anlamsız bir kısayol göreceğiz.
Peki ne yapılması lazım? Benim gördüğüm en etkili yöntem üşenmeden gelen mesajı bir arama motorunda aratmak öncelikle.
Sizi korkutacak, tehdit içeren SMS de gönderebilirler. O mesajın aynı metinle binlerce kişiye gittiğini arama motorunda görünce rahatlayacak ve mesajı sileceksiniz zaten. Sosyal medyada paylaşıldığını forumlarda tartışıldığını göreceksiniz arattığınızda.”

EN ÇOK KULLANILAN MESAJ İÇERİKLERİ PAYLAŞILIYOR
Mürtezaoğlu, sahte mesajlara yönelik bilgilenmek adına bir platform da öneriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün siber suçlarla ilgilenen birimi ‘Siberay’…
“Belki web siteleri biraz geriden geliyor ama sosyal medyada bizleri sürekli uyarıyorlar. Örneğin ‘Şu an kargonuzu size ulaştıramadık, adresiniz eksik’ dolandırıcı SMS’leri gündemse Siberay’da sosyal medya hesaplarında ön sıralarda. Hatta hiç duymadıklarımız, aklımıza gelmeyecek SMS dolandırıları bile paylaşılıyor.”
“SMS’E YANIT VERİRSENİZ HEDEFSİNİZ”
Tolga Mürtezaoğlu, SMS üzerinden dolandırıcılıkla ilgili önemli bir başka detayı da paylaşıyor, “SMS geldiğinde linke tıklamak yerine kısa mesajla cevap yazarsanız ya da numarayı ararsanız herhangi bir zarar görmezsiniz” diyor. Ancak artık bir hedef olduğunuzu şöyle aktarıyor:
“Mesajı gönderen mesaj raporunda size mesajın ulaştığını ve okuduğunuzu anlayacak. Bir de linke tıklama ya da cevap gibi tepki alırsa artık onaylanmış ve aktif bir SMS hedefisi olacaksınız. Bu daha çok SMS alacaksınız demektir.”
“TANIDIĞINIZ KIŞININ İSMİYLE DE MESAJ ATABİLİRLER”
Dolandırıcılar mesajı attıkları ismi tanıdığınız biri olarak da ayarlayabiliyor. Mürtezaoğlu, bunun çok kullanılan bir yöntem olmadığını belirtiyor. Ancak bunun engellenebileceğini de belirtiyor.
“Mesajın geldiği numarayı teorik olarak dolandırıcıların değiştirmesi mümkün. Şirket ismi yazabilirler ya da bir tanıdığınıza ait bir telefonu ele geçirdiler ise o telefondan mesaj gönderebilecekleri gibi SIM kartı da çoğaltıp sizi kandırabilirler.
Ama bu çok yaygın değil. Bazı ayarlar ve uygulamalar ile de SPAM kısa mesajları engelleyebilir ya da tanımadığınız yani rehberde olmayan numaralardan SMS gelmesin ayarı da yapabilirsiniz. Fakat bu şekilde gerçekten önemli mesajları da kaçırabilirsiniz.”
Haber7-ÖZEL
31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türk siyasetinde adeta yeni bir sayfa açıldı. Seçimler sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Verilen mesajı aldık. Milletin kararını takdirle karşılıyoruz’ açıklaması Türkiye’de siyaset sahnesini yumuşattı. 31 Mart’ın üstünden geçen 20 günde yaşananlar ise yeni bir devrin başladığının mesajını verdi.
KILIÇDAROĞLU ÜLKEYİ SÜREKLİ GERDİ
Türk siyasetinde Kemal Kılıçdaroğlu ile geçen 13 yılı aşkın sürede sürekli gergin hava üretildi. Kılıçdaroğlu’nun hükümetin yöneticilerine, devletin başı olan Cumhurbaşkanı’na yönelik açıklamaları ve her seçimde aldığı yenilgiye bir bahane bularak seçimler sonrası yaptığı ‘oylar çalındı’ açıklamaları siyasette kutuplaşmaya neden oldu. Ancak Kılıçdaroğlu‘nun siyasetten çekilmesinin ardından esen bu gergin rüzgarlar tersine döndü.

31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti kuruluşundan bu yana ilk kez birinci parti konumunu kaybetti. 22 yıldır girdiği tüm seçimlerden büyük zaferle ayrılan AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seçimlerin ardından nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk mesajını seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptı.
“MİLLETİN TAKDİRİNİ SORGULAMAKTAN UZAK DURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar CHP’li yöneticilerin seçimleri kaybettiğinde yaptığının aksine çok yerinde bir konuşma gerçekleştirdi. Alınan sonuçtan memnun olmadıklarını ancak seçimlerin bir demokrasi şöleni olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın kararının takdirle karşıladıklarını ve vatandaşların verdiği mesajı aldıklarını söyledi.

Erdoğan balkon konuşmasında “Millet sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi demokrasimizdir, milli iradedir. Her zaman demokrasinin, sandığın tarafında yer aldık. Bugün de aynı sorumluluk duygusuyla hareket ediyor, milletin iradesinin üzerinde güç tanımıyoruz. Milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyecek, milletle inatlaşmaktan, milli iradeye rağmen hareket etmekten, milletin takdirini sorgulamaktan uzak duracağız. Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak gerekli adımları mutlaka atacağız.” dedi.
İLK GÜN VERİLEN MESAJ TÜRK SİYASETİNİ DEĞİŞTİRDİ
Cumhurbaşkanı‘nın seçimlerin hemen ardından verdiği bu ilk mesaj bugüne kadar gerilen Türk siyasetinde yeni bir sayfa açılmasını sağladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ı Ramazan Bayramı’nda bayramlaşmak için araması ise bu yumuşamaya katkı sağladı. Akabinde Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yüz yüze görüşmek istediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu teklife “Sayın Özel’e kapımız açık, ele alacağımız konu başlıklarımız çok, ziyarete geldikleri anda oturur konuşuruz” cevabını verdi. İki lider önümüzdeki günlerde kritik bir görüşme gerçekleştirecek.

YUMUŞAMA İBB MECLİSİ’NE DE YANSIDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülük ettiği Türk siyasetinde yaşanan bu yumuşama siyasetin diğer alanlarına da yansımaya başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Özgür Özel arasındaki diyalog İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi‘nde de kendini gösterdi.

Dün İBB Meclisi’nde 2023 yılı faaliyet raporu sunumu gerçekleştirildi. Meclis’te CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun 2023 yılı faaliyet raporu sunmak için sahneye davet edildiğinde dikkat çeken anlar yaşandı. İmamoğlu kürsüye doğru yürürken CHP’li Meclis üyeleri ayağa kalkarak alkışladı. O anlarda AK Parti İBB Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz ve bazı AK Partili Meclis üyeleri de İmamoğlu’nu alkışladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği toplantının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik gazetecilere açıklamalarda bulundu.
ÖMER ÇELİK AÇIKLAMA YAPTI
Ömer Çelik, açıklamasında şunları kaydetti;
İSTANBUL’DA YANGIN FACİASI
“Tüm yönleriyle takip ediyoruz olayı. Bir eğlence mekanında ortaya çıkan bir yangın. Çeşitli ihbarlar var bununla ilgili olarak da değerlendirmeler yapılıyor. Sayın Valimiz oradadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bilgi almaktadır sürekli. Gözaltılar var. İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz.

“MYK, SEÇİMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE TOPLANMIŞTIR”
31 Mart seçimlerinden sonraki ilk MYK toplantımızı Cumhurbaşkanımız başkanlığında gerçekleştiriyoruz. Tek gündem ile alakalı toplanmıştır MYK’mız. Seçimlerin değerlendirilmesi. Seçimler demokrasi tarihimize yakışır bir olgunlukla geçmiştir. Bu sürece emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Herkesin çok büyük katkısı var. Tabii en önemli teşekkür vatandaşlarımızadır. Milli iradeye sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin bütün dünyaya bir kere daha demokrasinin gücünü göstermesi bakımından fevkalade önemli bir tablonun ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Tüm bu süreçte çok çok emek verenler var her bir teşkilat mensubumuza teşekkür ediyoruz. Bu süreçte Cumhur İttifakı teşkilatları son derece iyi bir işbirliği içinde yan yana çalıştılar.
“HER SEÇİM DEMOKRASİ ŞÖLENİDİR”
Önemli bir seçim sürecini Türkiye genel seçim ve yerel seçim olarak bu şekilde tamamlamış oldu. Her seçim demokrasi şölenidir. Milletimizin sandık yoluyla kendisini ifade etmesi Türkiye’nin en büyük gücüdür. Türkiye’yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır. Her seçimin ayrıca demokrasimizin şöleni olmasının yanı sıra demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Demokrasimiz bu seçimler sayesinde bir kez daha güç kazanmıştır. Sonuç olarak demokrasinin gerçek sahibi olan vatandaşımız olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarılarını sandık yoluyla gerçekleştirirler.

“MESAJLARI EN NET ŞEKİLDE OKUYACAĞIZ”
Bu çerçevede 31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı ifade ediyoruz. 31 Mart tabiiki her seçimde olduğu gibi önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından dönüm noktası olacaktır. Şimdiye kadar bu seçimle birlikte 18 kez milletin huzuruna çıktık. Şimdiye gösterilen tüm teveccühlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu seçimde yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz.
“TÜM BOYUTLARIYLA ELE ALACAĞIZ”
Arzu etmediğimiz sonuçların olduğu, arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var. Bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı sonucun niçin böyle olduğunu, milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla ele alacağız. Çünkü biz milletin kurduğu bir partiyiz AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak sadece iktidara gelirken milletin sesini dinleyip sonra başka seslere kulak açan değil. Tüm süreç boyunca milletimizin yetki verdiği süreç boyunca milletin sesini dinleyen bir siyasi anlayışa sahibiz.

“MİLLETİMİZ UYARIDA BULUNMUŞTUR”
Takdir gören doğruları daha fazla sahiplenerek, daha güçlü hale nasıl getiririz diye bunun değerlendirmesini yapacağız. Milletimiz arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde uyarıda bulunmuştur, eleştirileri vardır, itirazları vardır. Bunların hepsi başımızın gözümüzün üstündedir. Bu mesajları tüm boyutlarıyla almak, değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur, demokratik anlayışımızın gereğidir, milletin mesajını almak siyasi namusun bir gereğidir. Tüm bunları değerlendirmek için seçimin başladığı andan itibaren buradaydık ilk andan itibaren bunu değerlendirmeye başladık.
“VATANDAŞIMIZIN VERDİĞİ MESAJ BİZİM İÇİN YOL HARİTASIDIR”
AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek, tüm mesajları alınacağı bir şekilde buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir. Biz şuna inanıyoruz ki, siyasi partileri var eden millettir. Biz hep şunu söyledik, biz AK Parti’miz millet tarafından kurulmuştur, tabelasını biz astık. Dolayısıyla vatandaşımızın her zaman verdiği mesaj aslında bizim için bir yol haritasıdır, geleceğe dönük olarak yapacaklarımızı göstermek açısından vazgeçilmez bir şekilde yoldaki işaretlerimizi oluşturur. Dolayısıyla bütün seçim sonuçları, bütün illerde, ilçelerde, beldelerde, mahallelerde ve sandık bazlı olarak her bir sandıkta ele alınarak milletimizin verdiği mesajın iyi bir şekilde partimiz tarafından anlaşılması, içselleştirilmesi ve bunun siyaset üretimimize yol göstermeye devam etmesi bakımından bütün birimlerimiz çalışmalarını yapmaya başlamıştır.
Burada kuşkusuz esas olan her zaman AK Parti açısından sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Bununla ilgili olarak bizim yıllar içinde yaptığımız çalışmalar vardır. Sicil amirimizin vatandaş olduğu bilinciyle bize not verecek yegane demokratik merciinin vatandaşımız olduğunun bilinciyle bu çalışmaları sürdürürüz. Biz vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz, bunu hürmetle karşılarız. Buna itiraz ve eleştirimiz olamaz. Milletimizin bütün bu süreçte bütün bu tablo ile birlikte ortaya koyduğu bir gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımızdan ve siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, uyarılarına göre yapılandıracağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.

“YASAL MEVZUATLA İLGİLİ BİR DURUM”
(Van’da yaşanan olaylar) Bu konu il seçim kurulunun takdirinde olan bir konu. Yani yasal mevzuat ile ilgili bir konu. Bu, siyasi alanın müdahale ettiği, hükümet alanının müdahale edebileceği bir alan değil. Burada il seçim kurulu yetkili daha sonra da YSK en nihai karar merci olarak yetkili. İtiraz mekanizmaları bellidir. Seçim sistemimiz her türlü itiraz mekanizmasını düzenlemiştir. Hukuken haklılarsa zaten sonuç onların arzu ettiği gibi olacaktır. Hukuken haklı değillerse de seçilme şartları yerine gelmemişse buna da herkesin saygı göstermesi gerekir. Enteresan olan şudur, demokratik tepkimisi gösterelim deniliyor, sonra sokaklar yakılıp yıkılmaya başlanıyor, polise saldırı oluyor. Demokratik tepkiyi göstermek herkesin hakkıdır. Fakat bunu şiddet olaylarına dönüştürmenin demokrasiyle bir bağı yoktur.
“HERHANGİ BİR KONGRE SÜRECİ KONUŞULMADI”
Bu MYK’da sadece seçim gündemi değerlendiriliyor. Herhangi bir şekilde kongre süreci konuşulmadı. Tamamen seçim süreci odaklı bir MYK’dır. Seçimin nasıl geçtiğine, sürece ve seçim sonuçlarının partimiz açısından neden böyle olduğuna dair milletimizin ne mesaj verdiğini daha derinlemesine anlamaya dönük olarak bir değerlendirme MYK’sıdır.
Yetkili kurullardaki değişikler Cumhurbaşkanımızın takdirindedir. Her zaman Cumhurbaşkanımızın bunu yapma yetkisi, tasarrufu tüzüğümüz açısından genel başkan olarak mümkündür. Ama bu konular MYK’da gündeme gelmemiştir.
ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARI
Bu çağrıların mantığı yok. Genel seçim 14-28 Mayıs sürecinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi ve Cumhurbaşkanımız 5 yıllık yetki sahibidir. Kalan önümüzdeki dönemde 4,5 yıldan fazla bir süre vardır. Bütün bu dönem içinde Cumhurbaşkanlığı makamı ve Kabinesi milletin verdiği yetki ile görevini yerine getirecektir. Bu seçimse yerel seçimdir. Bu yerel yönetimlere yetki verilmesiyle ilgilidir.
Çocukları ve torunlarıyla iletişim kurmak, sosyalleşmek, kişisel işlemlerini kimseye muhtaç olmadan halletmek ve hastane randevularını almak isteyen 65 yaş üstü bireyler, Vefahane Yaşam Merkezi’nde sıkı bir teknoloji eğitiminden geçiyor.

Derse giren herkesin elinde çocuklarından hediye veya kendi imkanlarıyla satın aldığı büyük ekranlı telefonlar bulunuyor.
Kullanmayı öğrendikçe sosyal medyadaki birçok sohbet grubuna üye olan eski kuşak öğrencilerin derste sürekli telefonla ilgilenmesi ise görenleri gülümsetiyor.
Her öğrencisiyle tek tek ilgilenen, akıllı telefonun modellerine göre işlem yapma yöntemlerini onlara gösteren teknoloji sınıfı eğitmeni Fatma Koç, merkezdeki eğitimleri AA muhabirine anlattı.

Koç, yaşlı teyze ve amcalara “WhatsApp” programı üzerinden fotoğraf göndermeden sesli mesaj ve bulundukları yerin konumunu atmaya, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alma, hastanelere konum kullanıp gitmeden telefonda alarm kurmaya kadar birçok bilgiyi öğrettiklerini söyledi.
Öğrencilerinin ilk önce Vefahane Yaşam Merkezi’ni takip etmek için Instagram hesabı açtığını belirten Koç, “Buraya çok farklı yerlerden insanlar geliyor, çok iyi arkadaşlıklar edindikleri için o ortamlarda birbirlerini de takip ediyorlar. Genelde amcalarımız da oluyor. Onlar daha ilgili hatta birçoğu derste not da alıyor.” dedi.

Kendi hastane randevularını kendileri alıyorlar”
Telefon rehberine kayıt yapmaktan, girdikleri uygulamadan nasıl çıkılacağına kadar pek çok konuda öğrencilerine yardımcı olduklarını kaydeden Koç, “En çok sorulan soru MHRS. Genelde kendi çocuklarını evde bulamıyorlar. O yüzden artık kendi hastane randevularını kendileri alıyorlar.” diye konuştu.
Koç, öğrencilerinin “Youtube” uygulamasından müzik dinlediklerini, yemek tarifleri öğrendiklerini belirterek, dolandırılmaktan çok korkan büyüklerin bu tür aramalardan nasıl kaçınılacağına eğitimlerde yer verdiklerini dile getirdi.

Öğrencilerden 58 yaşındaki Hatice Alsaç, 3 çocuğu olsa da kendisinden uzakta oturdukları için akıllı telefonunun nasıl kullanılacağını merkezdeki derslerde öğrendiğini söyledi.
Mesaj atabildiğini ve fotoğraf çekip paylaşabildiğini anlatan Alsaç, “Hayatımız kolaylaştı. Önceden tuşlu telefon kullanıyorduk. Böyle akıllı telefon alalı bir yıl oldu, yavaş yavaş öğreniyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Her şeyi öğrenmek istiyorum”
Öğrencilerden 60 yaşındaki Türkan Güngör, daha önce hiç telefonu olmadığını, merkezdeki eğitimlere katılmaya başlayınca bu cihazı aldığını söyledi.
Güngör, “Her şeyi öğrenmek istiyorum, geç kaldığımı zannediyorum. Çocukluğumuzu dolu dolu yaşayamadık. 40 senedir İstanbul’dayım, böyle bir etkinlik hiç görmedim. Burası bana biçilmiş bir fistan gibi.” dedi.
Akıllı telefondaki birçok uygulamayı merkezde öğrendiğini kaydeden Güngör, şöyle devam etti:
“Kızım da öğretiyordu da üstüne düşmüyordu. Herkes çalışıyor, herkes kendi havasında ama burada hocalar bizimle çok ilgileniyor. ‘Kızıma Instagram aç’ dedim. ‘Yanlış bir yere tuşlarım, kimlik numaram alınır.’ diye korkuyordum. Hala da korkuyorum, tam açılamadım. Facebook hesabımı da yeni açtım. Buradaki arkadaşlarla gruplarımız var. Hoca hanım bir şey atıyor, ona bakıyorum. 3 çocuğum, 2 torunum var. Onlar sosyal medyamda ekliler. İlk mesajımı büyük oğluma attım. ‘Nasılsın canım oğlum, iyi misin?’ yazdım. ‘Kurban olurum canım anam. Sen bunları nereden öğrendin, sen neredesin?’ dedi.”
Güngör, ailesine cuma mesajları da gönderdiğini, merkezdeki saz ve ilahi kurslarına da katıldığı için Youtube uygulamasında bu tür şarkıları dinleyip ezber yaptığını kaydetti.

Kayseri’deki eltileriyle görüntülü görüşüyor
Öğrencilerden 62 yaşındaki Zeliha Şimşek ise akıllı telefon alalı 1 yıl olduğunu, merkezdeki eğitimlerle telefondaki çoğu uygulamayı kullanmayı öğrendiğini dile getirdi.
Kendi telefonuna Facebook, Instagram ve Whatsapp uygulaması indirdiğini, arkadaşlarını buradan eklediğini aktaran Şimşek, “Evde eşim televizyondan film izliyor. Ben de öbür odaya geçiyorum. Telefondan haber, siyaset ve müzik programlarını izliyorum. El işi videolarına, zeka oyunlarına bakıyorum. Kayseri’de eltilerim var. Onlarla görüntülü görüşüyorum, mesaj yazıyorum. Çok iyi bir şey yanında gibi görüşüyorsun.” diye konuştu.

“Eşim öldüğünden yalnız yaşıyorum, bu da bana bir arkadaş oldu”
Akıllı telefonu en etkin kullanan öğrencilerden biri olan 70 yaşındaki Gülferiye Yıldız da Tekirdağ’daki yazlığına gitmek için önceden çocuklarına otobüs bileti almalarını istediğini, şimdi ise internetten kendisinin alabildiğini anlattı.
Katıldığı birçok WhatsApp grubundan da mesajlaştığını aktaran Yıldız, şunları belirtti:
“Arkadaşlarımızla burada WhatsApp grubumuz var. Bir şey olduğunda hocalarımız bize mesaj atıyor. Mesela ‘Hanımlar bugün saat 14.00’te toplantı var, ona göre gelin.’ veya ‘İftar yemeği var.’ yazıyorlar. Mahalle gün grubum var, çocuklarımla ayrı grubum var. Bir de altın grubumuz mevcut. Dışarıda yapıyoruz, nerede buluşacağımızı haberleşiyoruz. Torunlarımıza sesli mesajlar yolluyoruz. Telefonu çok kullanmıyorum ama vaktim olduğu zaman mesela gün grubumuza sabahları ‘Günaydın arkadaşlar.’ yazıyorum, çay içerken bir fotoğrafımı atıyorum. ‘İyi akşamlar.’ yazıyorum, cuma mesajları atıyorum. Eşim öldüğünden yalnız yaşıyorum. Bu da bana bir arkadaş oldu.”

Cep telefonunun gerekli olduğunu ancak kullanırken aşırıya kaçılmaması gerektiğini dile getiren Yıldız, kullanamadığı banka uygulamalarını ise torunlarına kontrol ettirdiğini söyledi.
Yıldız, telefonla oyalanırken zaman zaman torunlardan şakayla karışık tepkiler aldığını da sözlerine ekledi.
Uzmanlar, telefonlara yollanan, fitre, zekat yardım mesajlarının linklerine tıklanması durumunda banka hesaplarının boşaltılabileceğini söylüyor. Özellikle yurtdışındaki Müslümanlara yardım çağrısı olarak da gönderilen mesajlardaki linklerin uzantılarına dikkat edilmesi, gönderilen mesajların teyit edilmesi önem taşıyor. Yardım kampanyalarında da yerel yönetimlerin isimleri geçirilerek yardım istendiğine dikkat çekilirken, devlet yardımlarının mesaj ya da e-posta yoluyla gerçekleşmediğinin altı çiziliyor.
SAHTE DERNEK VE VAKIFLAR
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV Sinema Bölüm Başkanı ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Ramazan ayının dolandırıcılar için av dönemi haline geldiğini belirterek, şu uyarılarda bulundu:
“Özellikle sahte dernek ve vakıfların kurulması, mevcut kurumların web sitelerinin kopyalanması, sosyal medya manipülasyonu ve kişisel bilgi hırsızlığı gibi taktiklerle insanların fitre ve zekât gibi bağışlarını aldatarak ele geçirme çabaları artıyor. Ramazan ayı dolandırıcılar için adeta bir fırsat haline geliyor.”
“Siber dolandırıcılar, insanların duygusal zeminde etkilenmelerini sağlayacak kısa mesajlar, sosyal medya reklamları, sahte internet siteleri ve e-postalar gibi yöntemlerle kullanıcıları kandırmaya çalışıyorlar. Bu saldırıların temel hedefi ise kredi kartı bilgilerine ve banka hesaplarına erişmek ve kişisel bilgileri ele geçirmek oluyor.”

İSTİSMAR EDİYORLAR
Kırık, uyarılarının devamında ise şu uyarıların altını çizdi:
“”Dolandırıcılar, gerçek vakıfların veya derneklerin isimlerini taklit ederek sahte web siteleri ve sosyal medya hesapları oluştuabiliyor. Bu sahte platformlarda, Ramazan ayı gibi yardımlaşmanın ön plana çıktığı dönemlerde fitre ve zekat gibi bağışların toplanacağı belirtiliyor. İnsanlar bu mesajlara inanarak bağış yapabiliyor. Ancak paralar aslında dolandırıcıların eline geçiyor.”
“Siber dolandırıcılıkla mücadelede en önemli adım, bilinçli ve dikkatli olmaktır. Bağış yapmadan önce mutlaka kurumun resmi olup olmadığını araştırmak, bağışları güvenli kanallardan yapmak, sahte web sitelerine dikkat etmek ve kişisel bilgileri paylaşırken dikkatli olmak gerekir. Web sitesinin URL’sini dikkatlice kontrol etmek çok önemli. Sahte siteler genellikle orijinal sitelerle benzer görünebilir, ancak URL’de küçük farklar olabilir. Ayrıca, sahte sitelerin tasarımı genellikle amatörce olabilir ve yazım hataları veya teknik eksiklikler içerebiliyor.”
E-DEVLETİN ÖNEMİ
Öte yandan konuyla ilgili görüştüğümüz birçok vakıf ve dernek yöneticisi Ramazan ayında yardım kampanyası düzenlemediklerini, bir kampanya olması durumunda bunu e-devlet üzerinden resmi yollarla belirttikleri bilgisini paylaştı.
İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, dolandırıcıların en sık kullandığı yöntemlerden birinin Ramazan yardımları adı altında yapılan sahte kampanyalar olduğuna dikkat çekiyor. “Vatandaşlara gönderilen mesajlarda, ayni ve nakdi yardım başvuruları için oluşturulan sahte linklere tıklanması isteniyor” diyen Demirel, “Bu mesajlarda genellikle belediyeler ve bakanlıkların adı kullanılarak, güvenilir bir izlenim verilmeye çalışılıyor. Ancak aslında bu linkler, kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için hazırlanmış tuzağa düşürme amaçlı oluyor” diye konuştu.
AFRİKA’DA SU KUYUSU
Demirel’in uyarısı ise net: Bu türdeki mesajlara tıklamaktan kaçının ve Ramazan yardımı için daha önce bir talebiniz olduysa, bağlı olduğunuz belediye ve e-devlet üzerinden yardım alıp, alamayacağınızı sorgulayın.

Demirel, dolandırıcıların en sık kullandığı yöntemlerden birinin Afrika’da su kuyusu açtırma gibi duygusal söylemler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“İnsanların yardımseverlik duygularını istismar eden bu tür sahte kampanyaların arkasında genellikle organize dolandırıcı grupları bulunuyor. Bu tür dolandırıcılar, insanları acıklı kampanya görsel ve videolarıyla kandırarak oldukça profesyonel görünümlü tuzaklar kuruyorlar. Ancak asıl acı gerçek, Afrika’da gerçekten zor şartlar içerisinde olan ve insani yardıma ihtiyacı olan binlerce insanın varlığıdır. Bu insanlara yardım etmek isteyenlerin güvenilir yardım kuruluşlarına başvurması oldukça önemli.”
KİŞİSEL BİLGİLERİNİZİ PAYLAŞMAYIN
Ramazan ayında dolandırıcıların tuzağına düşmemek için önemli noktalara dikkat çeken Demirel, vatandaşların korunması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:
-Tanımadığınız kişilerden gelen mesajlara itibar etmeyin,
-Sahte bağlantılara tıklamaktan kaçının,
-Bağışlarınızı vakıf ve derneklere yapın,
-Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın.

CİHAZLARINIZA SIZABİLİRLER
Adli Bilişim Uzmanı Dr. Berker Kılıç, siber dolandırıcıların sosyal mühendislik taktiklerini kullanarak insanları kandırabileceklerini belirterek, şunları söyledi:
“Sahte hikayeler, duygusal mesajlar ve acil yardım çağrıları gibi yöntemlerle insanların duygusal tepkilerini harekete geçirebilir ve dolandırıcılık için fırsat yaratabilirler. İnsanları etkilemek için sahte ibadet rehberleri, dini uygulamalar veya online yardım siteleri gibi görünen yazılımların arkasına zararlı yazılımlar ekleyerek kullanıcıların cihazlarına sızabilirler. Bu sayede kişisel bilgileri çalabilir veya cihazları kontrol altına alabilirler. Kripto para birimleri, anonim olmaları nedeniyle siber dolandırıcılar için cazip bir hedef olabilir. Sahte kripto para bağış kampanyaları veya sahte kripto para borsaları aracılığıyla insanları dolandırabilirler.”
Seçmenleri Biden yönetiminin İsrail’e destek veren ve Gazze’de ateşkese karşı çıkan politikalarını protesto etmek için ön seçimlerde “kararsız oy” kullanmaya çağıran Tlaib, “Sesimizin daha gür çıkmasını istiyorsanız buraya gelin ve kararsız oy atın.” ifadesini kullandı.

Söz konusu video, ön seçimlerde 10 bin “kararsız oya” ulaşmayı ve kasım ayındaki başkanlık seçiminde Biden’a bir uyarı mesajı göndermeyi amaçlayan “Michigan’ı Dinle” kampanyasının bir parçası olarak yayımlandı.
ABD’deki ön seçimlerde partilerin oy pusulalarında “kararsız oy” seçeneği bulunuyor. “Kararsız oy”, seçmenin desteklediği partiye oy verdiğine, ancak listedeki adaylardan herhangi birini onaylamadığına işaret ediyor.
“BİDEN’İ GÖREVDEN ALMAK KONUSUNDA CİDDİYİZ”
Washington yönetiminin İsrail’in Gazze saldırılarına verdiği destek nedeniyle başlatılan “Abandon Biden” (Biden’ı terk et) kampanyasının öncüsü Filistin kökenli Khaled Tuurani, “Topluluğumuz Joe Biden’a soykırımı durdurması, Gazze’deki Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran İsrail’i silahlandırmayı bırakması için pek çok mesaj göndermeye çalıştı. Ancak başkan bizi dinlemedi.” diye konuştu.
“Soykırımdaki suç ortaklığı rolü” nedeniyle Biden’ı cezalandırmak istediklerini vurgulayan Tuurani, “Kararsız oy sadece bir mesaj. Kasım ayında seni (Biden) görevden almak konusunda gerçekten ciddi olduğumuzu bilsinler.” dedi.
Tuurani, “Abondon Biden kampanyasıyla Joe Biden’ın seçimi kaybedeceğinden, tek dönemlik bir başkan olacağından ve kaybetmesinin her zaman Gazze’deki soykırımla ilişkilendirileceğinden emin olacağız.” değerlendirmesini yaptı.
“TARİHİN, BİDEN’İN FİLİSTİNLİLERE YAPTIKLARI YÜZÜNDEN BAŞKANLIĞI KAYBETTİĞİNİ YAZMASINI İSTİYORUM”
Detroit İslam Merkezi’nden Filistin asıllı İmam İmran Salha ise önceden Biden’ın bir “ahlak timsali” olduğunu düşünmediğini ancak “bir Trump da olmadığını” değerlendirdiğini belirterek, “Ama şimdi gelinen noktada gerçek şu ki Donald Trump soykırım yapmadı. Başkan Joe Biden yaptı.” ifadelerini kullandı.
Salha, 37 yaşındaki bir kadın akrabasının, kocası ve oğluyla köyüne giderken aracında vurularak öldürüldüğünü anlatarak, Biden’ın politikalarından kişisel olarak nasıl etkilendiğini söyledi.
İmran Salha, “Eğer Joe Biden’ın adının yazılı olduğu oy pusulasını imzalarsam, o oy pusulasını imzalamak için kullanacağım mürekkep, onun ve Gazze’deki 40 binden fazla masum sivilin kanından olacaktı.” şeklinde konuştu.

Beyaz Saray’dan gelen üst düzey yetkililerle görüşme davetini reddettiğini aktaran Salha, “Tarihin, Başkan Joe Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum.” dedi.
Salha, “Araplar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler ve tüm vicdan sahibi insanlar olarak” bir sonraki başkanın kim olacağını seçme gücüne sahip olmadıklarının, ancak Filistin’i destekleyenlerin bir başkanı iktidardan edebilecek güce sahip olduklarını kanıtlayacaklarının altını çizdi.
İmran Salha, Biden’a seslenerek, “Biden, (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu’yu tatmin etmek için Amerikan demokrasisini yok etmeye değer miydi?” diye sordu.
“ARAP KÖKENLİ AMERİKALILARIN OYLARI HAFİFE ALINMAMALI”
Michigan’da yaşayan ve soy ismini vermek istemeyen Arap kökenli Amerikalı Rebecca da kararsız oy kullanmayı planladığını belirterek, “Arap kökenli Amerikalıların oyları artık hafife alınmamalı. Sesimizin gür ve net bir şekilde duyulacağını umuyoruz ve bu oylamayla Gazze’ye açık bir destek mesajı göndermeyi umuyoruz.” diye konuştu.
Rebecca, sadece Arap kökenli Amerikalılarla değil diğer etnik gruplarla da birlikte çalıştıklarını ifade ederek, ateşkes mesajı verdiklerini vurguladı.
“Abandon Biden” kampanyasının aksine kendisinin şu an ön seçimlere odaklandığını dile getiren Rebecca, “Yine de gözümüzü kasım ayından ayırmamalıyız. Trump’ı tekrar görevde görme ihtimali, sadece Arap ya da Filistin kökenli Amerikalılar için değil, her türlü azınlık için dehşet verici bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.
Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen Seçil Erzan’ın da aralarında bulunduğu 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor.
Dava dosyasına cep telefonu incelemelerine ilişkin yeni bilirkişi raporu girdi. Siber Suçlar ve Güvenliği Uzmanı tarafından hazırlanan 200 sayfalık raporda, sanık Seçil Erzan’a ait 4 adet telefon ve 3 adet sim kart, sanık Nazlı Can’a ait 1 adet telefon ve 1 adet sim kart, sanık Ali Yörük’e ait 1 adet telefon ve 1 adet sim kart, sanık Atilla Yörük’e ait 1 adet telefon ve 1 adet sim kart olmak üzere toplam 13 adet dijital materyal ile imajların bulunduğu 8 adet flash bellek ve 2 adet hard disk incelenerek çözümlemeleri yapıldı. Bilirkişi raporunda Seçil Erzan’ın banka görevlileri ve Deniz Bank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Aydoğdu ve diğer banka yetkilileri ile yazışmaları da yer aldı.
“ARDA’YA 2 MİLYON TL KREDİ VEREBİLİR MİYİM?
Seçil Erzan’ın mesajlaşmalarında Mehmet Aydoğdu’yla Arda Turan ve Fatih Terim’in kredileri hakkında konuşmaları dikkat çekti. İkili arasında geçen konuşmalarda,
Seçil Erzan; Arda’ya 2 milyon TL kredi verebilir miyim?
Mehmet Aydoğdu; Fatih hocayı, Ne yaptın? Arayacaktın.
Seçil Erzan; Bodrum’da gelince arayacağız ben de yanına geçeceğim
Mehmet Aydoğdu; Krediyi, Kullandırdın mı?
Seçil Erzan; Kullandırdım borcunu ödedi
Mehmet Aydoğdu; Haber vermedin? Arda ya verebiliyorsan ver
Seçil Erzan; Arda’ya 2 milyon verebilir miyim ?
Mehmet Aydoğdu; Kredilere onaylatabiliyorsan ver.

“BİRAZ KAZANDIRALIM GERİ ALALIM. SELÇUK DÜZGÜN ÇOCUKTUR. ONA MESAİ HARCAMAMIZ GEREKİYOR”
Öte yandan Seçil Erzan’ın telefonunda Oğuz Atilla ismiyle kayıtlı kişiyle Selçuk İnan hakkında konuşmaları dikkat çekti. İşte o konuşmalara ait mesajlar;
Seçil Erzan; Aradım açmadı Selçuk
Oğuz Atilla; Ok bekletiyorum şimdilik işlemi
Seçil Erzan; Oğuz sen çık dönmesi uzun sürebilir, Mesaj da attım
Oğuz Atilla; Tamamdır Seçil hanım kötü başlamış olduk ama inşallah kısa sürede geri kazanırım bu bakiyeleri.
Seçil Erzan; Dur bakalım üzülmeyelim orada zaten bir miktar vardı, Sen çok sıkı takip yap buna, Biraz kazandıralım geri alalım Selçuk düzgün çocuktur. Ona mesai harcamamız gerekiyor. Bir memnuniyet yakalarsak hepsini geri alırız.

“GÜZEL HABER VERECEKTİM SİZE, SELÇUK İNAN’A FON KURUYORUZ”
Erzan’ın Deniz Bank Bölge Müdürü Sermin Tekin ile de mesajlaşmaları raporda yer aldı. Konuşmalarda Seçil Erzan’ın; “Merhaba Sermin Hanım, Güzel haber verecektim size, Selçuk İnan’a fon kuruyoruz bugün ben ziyaret ettim daha önce Öb ile görüşmüştü.” şeklinde mesaj yazdığı, Sermin Tekin’in ise, “Evettt, Öb demişti Önerdik düşünecek” diye, “Süperrr” şeklinde karşılık verdiği, Erzan’ın “Prensipte anlaştık kurmamızı istiyor. Kiralık kasasındaki altınlarını da çıkarttı 4 kg altın yatırdık hesaba” diye mesaj yazdığı, Tekin’in ise “Çokk sevindim” şeklinde mesaj yazdığı görülüyor.

“FULYA HANIM ARADA BÖYLE PARÇA PARÇA SÜRPRİZLERİMİZ OLABİLİR”
24 Ocak 2023’de Fulya Terim’e 16 bin dolar tutarında döviz satış işlemi gerçekleştiğine dair mesaj geldiğinin aktarıldığı raporda, Erzan’ın ‘’Sizin hesabınıza gönderttim Fulya Hanım arada böyle parça parça sürprizlerimiz olabilir :)’’ şeklinde mesaj attığı, Terim’in ise mesajı ‘’Hahahahahahahaha’’ diye yanıtladığı kaydedildi.
26 Ocak 2023’deki mesajlar ise şu şekilde yer aldı:
Erzan: Nur abla ile bir konu görüştüm, sizinle bugün konuşacak eğer onu yapabilirsek çok, çok yüklü bir şeyi almış olacağız.
Fulya Terim: Ok konuşurum ben.
Erzan: Nasıl yaparız bilmiyorum ama sizden başkası da yapamaz.
Terim: Tamam canım Nur geliyor konuşuruz. Transfer olunca haber verir misin lütfen?
Erzan: Fulya abla diğer banka hazırlayamıyorsa buradan yapalım.
Terim: Haber bekliyorum.
“BUGÜN PARAYLA SAAT KAÇTA GELECEĞİMİ BİLMEM GEREKİYOR”
Ayrıca raporda, Erzan’ın Fernando Muslera ile 9 ve 20 Şubat 2023 tarihlerindeki mesajları ise şu şekilde yer aldı:
Muslera: Bilmiyorum bilginiz var mı ama son maçta sakatlandım. Bu yüzden yarın yurt dışına uçuyorum ve 2 hafta sonra döneceğim. Bu yüzden bu gece ilk ödeme için Merto’yu ve sizi evime bekliyorum. İkinci ve üçüncü ödeme İstanbul’a döndüğümde alacağım yani belki 2 hafta sonra daha fazlasını alabilirim.
Erzan: Günaydın 
Muslera: Merhaba Seçil, Merto’yu aradım bana toplantıda olduğunu söyledi ama bugün parayla saat kaçta geleceğini bilmem gerekiyor. Lütfen.
Erzan: Merhaba Nando, bugün pazartesi. Tüm gün toplantı saat 8’de size geleceğiz. Sadece pazartesi yoğun bir gün sorun yok. Saat 8’de size geliyoruz.
Muslera: Tamam süper.
Öte yandan bilirkişi raporunda Seçil Erzan’ın, Fatih Terim’in kızı Buse Terim Bahçekapılı ile mesajlaşmalarının dava konusu ile alakalı olmadığı, Emre Belözoğlu ile herhangi bir mesajlaşmasının olmadığı ve rehberde bile kayıtlı olmadığı belirtildi.
Bilirkişi raporunda ayrıca, Erzan’ın, Fatih Terim’in damadı Volkan Bahçekapılı’ya 27 Şubat 2023’de ‘’Volkan bey biz kalan tutarı da ödeme yaptık bilgi vermek istedim’’ şeklinde mesaj attığı kaydedildi.
Öte yandan 20 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında ise Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmiş, duruşma 12 Ocak tarihine ertelenmişti.