Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis bir yıl içerisinde 3 kez bir araya geldi. Miçotakis’in bugün Ankara’ya yapacağı ziyaret ise bu görüşmelerin dördüncüsü olacak.
İkili ilişkilerde 2020’den sonra gelişen gerginlik döneminin ardından Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremler, tansiyonun düşmesine ve iki komşu ülkenin yeniden yakınlaşma sürecine girmesine vesile oldu. Her iki ülke de karşılıklı jestlerle bu yakınlaşma sürecine katkı sağladı.
YAKINLAŞMA SÜRECİNİN İLK GÖRÜŞMESİ VİLNİUS’TA OLDU
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis, bu süreçte ilk kez NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında 12 Temmuz 2023’te Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta bir araya geldi.
Görüşmede, taraflar, çoklu iletişim kanallarını harekete geçirme konusunda mutabık kaldı. Görüşmenin ardından yayınlanan bildiride ikili ilişkilerde oluşan olumlu iklimin süreklilik ve tutarlılık arz etmesinin her iki ülkenin de yararına olduğu hususunda mutabık kalındığı belirtildi.
İKİNCİ GÖRÜŞME NEW YORK’TAKİ TÜRKEVİ’NDE GERÇEKLEŞTİ
Bir sonraki görüşme ise 20 Eylül 2023’te Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu vasıtasıyla ABD’nin New York şehrinde yapıldı. Türkevi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis, iki ülke temaslarına ilişkin yol haritası ve zaman çizelgesini belirledi. Türkiye ile Yunanistan arasındaki mevcut ılımlı iklimin muhafazasındaki kararlılık teyit edildi.
ERDOĞAN’IN ATİNA ZİYARETİ 3’ÜNCÜ VE EN KAPSAMLISIYDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Aralık 2023’te Atina’ya yaptığı ziyaret ise kapsamlı diyaloğu beraberinde getirdi.
İki lider, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 5’inci toplantısı kapsamında Atina’da bir araya geldi.
Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, mevcut olumlu ivmeyi daha da geliştirmek istediklerinin altını çizdi.
Erdoğan, “Ege’yi barış ve işbirliği denizi haline getirelim istiyoruz. Türkiye ve Yunanistan olarak atacağımız adımlarla dünyaya örnek olalım arzusundayız.” diye konuştu.
Miçotakis de konuşmasında, “İki ülkenin çok iyi bir şekilde bir arada, çok sakin bir ortamda ilişkilerini devam ettirmesi çok önemli. Her bir tarafın yaşadığı sorunlara çözüm yaratabilmek çok önem arz ediyor.” ifadesine yer verdi.
İki liderin altı ay gibi kısa sürede gerçekleşen üçüncü buluşmasında “Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi” açıklandı.
İki ülke arasında 90 yıl aradan sonra imzalanan ilk dostluk anlaşması olarak nitelendirilen bildirge ile siyasi diyalog, pozitif gündem ve güven artırıcı önlemler konularında devamlı, yapıcı istişarelerde bulunulması kararlaştırıldı.
Hem bu anlaşmanın hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atina ziyaretinin Türk ve Yunan kamuoyundaki yansımaları olumlu oldu. Ege’de tansiyonun düşmesi, turizmden eğitime, ticaretten bilim ve teknolojiye kadar birçok alanda atılan işbirliği adımları Yunan kamuoyunda sevinçle karşılandı.
Her ne kadar onlarca yıldır devam eden sorunlar bu kısa süreçte henüz çözülmemiş olsa da liderler de olumlu ve umut içeren mesajlar vermeye devam etti.
LİDERLERDEN MESAJLAR
Erdoğan’ın 6 Mayıs’taki Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı konuşmada, “Biz dostlarımızın sayısını artırmanın peşindeyiz. Bölgemizdeki hiçbir ülkeyle çözülemeyecek sorunumuz yok. Diyalog ve müzakerenin açamayacağı kapı olmadığı inancındayız. Yeter ki hüsnü niyetle yaklaşılsın, diplomasiye imkan tanınsın. Gerisi biraz gayret, biraz fedakarlıkla mutlaka gelecektir.” şeklindeki açıklamaları da Yunan basınında olumlu mesaj olarak yorumlandı.
Miçotakis, ziyarete sadece günler kala Yunan basınına verdiği röportajda, Kariye Camisi’nin ibadete açılmasından Yunanistan’ın duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek, bu konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 13 Mayıs’taki görüşmesine de taşıyacağını aktardı.
Kariye Camisi’nin ibadete açılmasının ardından Miçotakis’in Ankara ziyaretini ertelemesi gerektiğine ilişkin aşırı sağ muhalif seslere de cevap veren Miçotakis, “Ziyaret ertelenmemeli, zira iletişim kanallarının açık tutulması önemli. Benim Cumhurbaşkanı Erdoğan’a giderek Türkiye hükümetinin bu seçiminden duyduğum rahatsızlığı bizzat iletmem, Türk-Yunan ilişkilerinde son dönemde başardığımız ilerlemeleri yok edecek bir krizi yaratmamızdan çok daha iyidir.” ifadesini kullandı.
Miçotakis, dün Yunanistan’da yayın yapan Alpha TV’ye verdiği röportajda ise Yunan halkının büyük kısmının Türkiye ile iletişim kanallarının açık olmasının gerekliliğinin farkında olduğunu kaydetti.
Birçok konuda iki ülke arasında fikir ayrılığı olmasının müzakerenin önünde engel teşkil etmediğini ifade eden Miçotakis, “Konuşmamız, sürekli tetikte olmamızdan yeğdir.” dedi.
YUNAN BASININDA ZİYARET
Yunanistan’da yayınlanan Kathimerini Gazetesi cuma günkü sayısında Türk-Yunan ilişkilerine dair ana sayfaya taşıdığı analizinde “Hedef sakin suların korunması” başlığını kullandı.
Miçotakis’in bugün Türkiye’ye, Atina ile Ankara arasındaki sakin ortamın devamını sağlamak temel amacıyla gittiğini belirten gazete, görüşmede pozitif gündeme de ağırlık verileceğini kaydetti.
Gazete, ziyaretin önemini vurgulayarak, iki ülkenin ilişkilerinin daha iyiye gidebileceğinin teyidi niteliğinde olacağı yorumunu yaptı.
Ta Nea gazetesi ise manşetine Erdoğan-Miçotakis görüşmesine ilişkin haberini Türkçe “Kazan-Kazan” ifadesiyle taşıdı.
Haberde, görüşmenin amacının Ege’de bir kez daha sakin bir yaz geçirmek olduğu ifade edildi.
]]>Miçotakis, yapacağı ziyaret öncesi Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir’in sorularını yanıtladı. 2 ülke arasındaki tansiyonun yükselmesi ihtimaline ilişkin konuşan Miçotakis, “Uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri doğrultusunda diyalog yoluyla” çözülmesi gerektiğini söyleyerek “Birbirimiz hakkında konuşmak yerine birbirimizle daha fazla konuşmalıyız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“LEZZETLİ YEMEKLER, YUNANLAR VE TÜRKLER ARASINDA ÇOK GÜÇLÜ BİR BAĞ”
Yunanlılar ve Türkler arasındaki bir diğer güçlü bağın lezzetli yemekler ve lezzetlere aşinalık olduğuna değinen Miçotakis “Lezzetli yemekler ve lezzetlere aşinalık, Yunanlar ve Türkler arasında çok güçlü bir bağ. Aynı şey Türkiye için de geçerli. Bir yemek tutkunu olarak, deneyimlerime dayanarak size Atina’nın çok canlı bir gastronomi ortamına sahip olduğunu, geleneksel Yunan mutfağını daha da ileriye götürdüğünü, yeni olasılıkları deneyip keşfedebildiğini söyleyebilirim. Şehirler yaşayan organizmalardır, değişir ve gelişirler. Modern Atina, yalnızca görkemli bir antik geçmişe sahip bir metropol değil, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında köprü kuran dinamik bir şehir” diye konuştu.
“BU PROGRAMIN BAŞARISINDAN ÇOK MUTLUYUM”
Başbakan Miçotakis, Yunanistan’ın, 10 ada için Türk vatandaşlarına yönelik ekspres vize uygulaması başlatmasına ilişkin “10 Yunan adasına yönelik “kapıda vize” programının Schengen kurallarından bir muafiyet olduğunun altını çizmeliyim; Yunan hükümetinin Avrupa Komisyonu ile başarıyla müzakere ettiği bir muafiyet. Felsefesi, Türkiye kıyılarına feribot bağlantısı olan Yunan adalarına kısa ziyaretlerdir. Kurallardan muafiyet olarak Komisyon ile yapılan anlaşmada açıkça tanımlanmıştır ve genişletilemez. Bu programın başarısından çok mutluyum. Hem Yunan adalarının güzelliklerinin tadını çıkarmak isteyen Türk vatandaşları hem de bölge halkı için bir kazan-kazan. Bu program, halklar arası temaslar, diplomasi ve karşılıklı yarar sağlayan iş birliği için bir model” dedi.
“İLİŞKİLERİMİZİN TÜM POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARABİLECEĞİNE İNANIYORUM”
Yunan-Türk İş Konseyi’ne yönelik konuşan Yunanistan Başbakanı, önceliğinin “İnşaat, altyapı, dijitalleşme ve tarım ürünlerine doğrudan yatırımların artırılması” olduğunu söyledi ve “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la iş dünyalarımızı bir araya getirecek bir araç olarak Yunan-Türk İş Konseyi kurma kararımızın ikili ekonomik ilişkilerimizin tüm potansiyelini ortaya çıkarabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“2 KOMŞU ÜLKENİN TİCARETTE BİRLİKTE ÇALIŞTIĞINI GÖRMEK İSTERİM”
Miçotakis, 10 yıl sonrası için Türk-Yunan ilişkilerine dair beklentileri hakkında “2 komşu ülkenin ticarette, ekonomide işbirliği yaptığını, ortak girişimler başlattığını, çağımızın büyük zorlukları üzerinde birlikte çalıştığını görmek isterim. Halklar arasındaki bağların daha da güçleneceğini ve Ege’nin her iki kıyısındaki hükümetlere bağımlı olmayacağını umuyorum. İlişkilerimizde, Doğu Akdeniz’de barış ve güvenlikte yeni bir dinamiği ortaya çıkaracak olan Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması meselesiyle ilgili farklılığımızı halledeceğimizi umuyorum. Ama o noktaya ulaşamasak bile, dileğim şu ki, bundan on yıl sonra ilişkilerimizde yeni ve kalıcı bir sayfa açmış olacağız: Gerginlik ve kriz olmadan, dürüstlüğe, karşılıklı saygıya ve anlayışa dayalı bir sayfa” dedi.
]]>