Milli – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 23:00:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ülker’den Türkiye Milli Paralimpik Takımına destek! https://www.foxtvhaber.com.tr/ulkerden-turkiye-milli-paralimpik-takimina-destek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ulkerden-turkiye-milli-paralimpik-takimina-destek/#respond Tue, 30 Jul 2024 23:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16895 Ülker, Paris 2024 Paralimpik Oyunları öncesi, anlamlı bir iş birliğine imza atarak Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin destekçilerinden biri oldu. Anlaşma kapsamında Ülker, TMPK’nin engelli sporları ve paralimpik alanındaki çalışmalarını desteklemeyi ve farkındalığın artırılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, spor alanındaki iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Uzun yıllardır futbol ve basketbol başta olmak üzere spora destek veren Ülker, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’yle iş birliği anlaşması imzaladı.

Çamlıca Kampüsü’nde düzenlenen törende sponsorluk anlaşmasını Ülker CEO’su Mete Buyurgan ile Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Av. Murat Aksu imzaladı. Törende, para okçulukta ülkemizi temsil edecek Nil Mısır ve para atletizm branşında mücadele eden sporcumuz Serkan Yıldırım da hazır bulundu.

Ülker CEO’su Mete Buyurgan törende yaptığı konuşmada spora verdiği desteği şu sözlerle ifade etti: “Sporun ülkemizi gerek sevinçte gerek hüzünde bir araya getiren en güçlü temel taşlarından biri olduğunu biliyoruz. Bu bilinçle, uzun yıllardır Ülker ve alt markalarıyla futbol ve basketbol başta olmak üzere spora destek veriyoruz. Paralimpik milli sporcularımızın azim ve kararlılığı hayatın her alanında bizlere ilham veriyor.

Onların bu anlamlı yolculuğunda yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Umarım, bu anlaşmayla sağlayacağımız destek ve motivasyon, bir yandan toplumdaki fırsat eşitliği farkındalığını artırırken diğer yandan da sporcularımızın hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlar. Tüm sporcularımıza, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerine inandığımız Paris 2024 Paralimpik Oyunları için de şimdiden gönülden başarılar diliyoruz.”

Türkiye Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu; Ülker’in komiteye ve sporculara verdiği bu desteğin Paris Paralimpik Oyunlar öncesi tüm sporcularımıza ve ekibe büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirterek;

‘’Türkiye’nin ve dünyanın en değerli markalarından birisi olan Ülkerin bu desteği, sporcularımızın başarılarının daha geniş kitlelere ulaşmasına ve toplumda büyük bir farkındalık yaratmasına vesile olacaktır. Paralimpik sporcularımızın azim ve kararlılıkla elde ettikleri başarılar, Ülkerin güçlü iletişim ve pazarlama gücüyle daha fazla görünürlük kazanacaktır.

Bu iş birliği, sadece bugünümüzü değil, geleceğimizi de şekillendirecektir. Ülkerin desteği, genç nesillere ilham kaynağı olacak ve onların da hayallerine ulaşma yolunda cesaret bulmalarını sağlayacaktır. Ülkere, bu anlamlı destek için yürekten teşekkür ederiz. Birlikte,

büyük başarılara imza atacağımıza ve paralimpik sporcularımızın bu iş birliğiyle, sporun birleştirici ve dönüştürücü gücünü Paris’teki müsabakalarda en iyi şekilde ortaya koyacağına inancımız tamdır. ‘’ dedi.

PARALİMPİK SPORCULARDAN ANLAMLI MESAJLAR

Törene katılan paralimpik sporculardan para okçulukta ülkemizi temsil edecek olan Milli sporcu Nil Mısır, Ülker’in verdiği desteği şu sözlerle ifade etti.

“Ülker’in desteği, biz paralimpik sporcular için büyük bir umut ve ilham kaynağı. Bu köklü markanın bizimle olması, başarılarımızın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak ve toplumda farkındalık yaratacak.

Ülker’in bu değerli katkısı, sporun birleştirici gücünü ve paralimpik sporcuların azmini vurgulamak için büyük bir fırsat. Paralimpik sporcular olarak, her gün daha büyük hedeflere ulaşmak için çalışıyoruz. Ülker’in sağladığı bu destek, bize yalnızca maddi yardım sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda moral ve motivasyon kaynağı oluyor.

Ülker’in iletişim gücü ve geniş etki alanı, başarılarımızın daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayarak, sporumuzun hak ettiği değeri bulmasına yardımcı olacak. Ülker ailesine bu değerli destekleri için içtenlikle teşekkür ederim. Onların yanımızda olması, bizim daha büyük başarılara imza atmamız için büyük bir motivasyon kaynağı.

Bu büyük ailenin bir parçası olmak, bana güç ve cesaret veriyor. Ülker’in desteğiyle, paralimpik sporcular olarak sporumuzu daha geniş kitlelere tanıtma şansını yakalayacağız ve toplumda pozitif bir değişim yaratacağız.” dedi

Para atletizm branşında mücadele eden Milli sporcu Serkan Yıldırım ise TMPK- Ülker iş birliği ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Ülker’in desteği, bizim için sadece bir sponsorluk değil, aynı zamanda büyük bir moral kaynağı. Ülker gibi güçlü bir markanın bizimle olması, sporcu olarak kendimize olan güvenimizi artırıyor ve bizi daha büyük başarılara teşvik ediyor.

Bu iş birliği, paralimpik sporcuların azmini ve kararlılığını daha geniş kitlelere duyurma fırsatı sunuyor Paralimpik sporcular olarak, toplumda daha fazla tanınmak ve sporun birleştirici gücünü göstermek istiyoruz. Ülker’in köklü geçmişi ve yüksek iletişim gücü, bizim hikayelerimizi ve başarılarımızı daha fazla insana ulaştırmamıza yardımcı olacak.

Bu destek, bizim eşit şartlarda yarışma amacımıza ulaşmamız için büyük bir adım. Ülker ailesine bu değerli katkıları için minnettarım. Onların desteği, bizim sporumuza olan bağlılığımızı ve tutkumuzu daha da güçlendirecek. Ülker’in yanımızda olması, bizlere ilham veriyor ve sporumuzu daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı sunuyor.”

TEKERRENK PROJESİYLE TEKERLEKLI SANDALYELER RENKLENDİ

Ülker, aynı zamanda Türkiye Milli Paralimpik Komitesi iş birliğiyle uygulanan tekeRRenk projesinde de yer alıyor. 2024 Paris Paralimpik Oyunları için bir ekip çalışmasıyla hayata geçirilen “tekeRRenk” projesi, 2020-2024 yılları arasında ülkemizdeki 10 milyonu aşkın engelli bireye ve tekerlekli sandalyelere yönelik bakış açısını iyileştirmek amacıyla başlatıldı.

Bugüne kadar 13 şehirden 9-47 yaş aralığındaki 54 engelli milli ve Paralimpik sporcunun hayat hikayesinden alınan ilhamla tasarlanan jant aksesuarları, 108 farklı desenle tekerlekli sandalyelere uygulandı. Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda farklı branşlarda yarışacak

tekerlekli sandalye kullanıcısı sporcuların jant aksesuarları ise, yine projenin kurucu tasarımcısı Birnur Temel’in çizimleriyle tasarlandı ve uygulandı.

Sanatın ifade ve sporun farkındalık gücünden ilham alınarak, sporcuların her bir hayat hikayesinin dikkatlice dinlemesi sonucu tasarlanan tekerlekli sandalye jantları sporculara ağırlık yaratmayacak bir şekilde, uzun bir AR-GE süreci sonunda üretildi. Milli sporcuların elçiliğini üstlendiği bu proje, Türkiye genelinde onlarca şehir ve yüzlerce sandalye olmak üzere kapsayıcılık konusunda bir farkındalık projesi olarak devam ediyor.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ulkerden-turkiye-milli-paralimpik-takimina-destek/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: “TÜRASAŞ, sanayi devleri arasında yerini sağlamlaştırdı” https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turasas-sanayi-devleri-arasinda-yerini-saglamlastirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turasas-sanayi-devleri-arasinda-yerini-saglamlastirdi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:37:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16260 Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, İSO’nun “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2023” araştırması sonuçlarını değerlendirdi.

TÜRASAŞ’ın listede yer alan 9 kamu kuruluşundan biri olduğunu belirten Uraloğlu, “TÜRASAŞ, önceki yıla göre 64 basamak yükselerek sanayinin dev şirketleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. TÜRASAŞ 3 bölge müdürlüğündeki yaklaşık 4 bin personelle toplam 370 bin metrekare kapalı alanda milli ve yerli teknolojiler geliştirip üretiyor. Demir yollarımızı modern yerli araçlarımızla donatmayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin üreten gücü olmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, yeni koşullara hızla uyum sağlayan fabrikalarda yerli ve milli ürünlerin imalatını sürdürdüklerini vurgulayarak, tasarım hızı saatte 176 kilometre olan Milli Elektrikli Tren setinin uluslararası standartlarda üretildiğini bildirdi.

Setlerin, sadece Türkiye’de değil diğer ülkelerde de kullanılmak için üretildiğinin altını çizen Uraloğlu, şu bilgileri verdi:

“Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik Sertifikasına sahip (TSI) setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor. İlk üç seti şu an yolcu taşımacılığına devam eden tren setlerimizin dördüncüsünün de montaj işlemleri ve fabrika testleri de devam ediyor. TÜRASAŞ tarafından üretilen demir yolu intermodal yük taşımacılığında en çok tercih edilen vagonlardan olan milli yük vagonu ise Avrupa’da sınıfının darası en hafif ve en fazla yük taşıyan vagondur, 3 bojili ve iki şaseli TSI sertifikasına sahip son teknoloji ürünü vagon yerlileşme ve millileşme hareketi doğrultusunda oluşturuldu.”

MİLLİ ELEKTRİKLİ HIZLI TREN 2025’TE RAYLARA İNİYOR

Bakan Uraloğlu, saatte 225 kilometre hıza uygun ve 8 araçlı olarak üretilecek Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti’nin tasarım çalışmalarının final aşamasında olduğunu belirtti. 584 yolcu taşıma kapasiteli trenin tasarım sürecinin yüzde 90’ını tamamlayarak prototip üretimine yönelik süreçleri de başlattıklarını aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:

“İlk prototip montajını 2024 sonunda bitireceğiz ve Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi 2025 yılında raylarda göreceğiz. İlklerin ve ‘en’lerin projesi Eskişehir – 5000 kapsamında, TCDD Taşımacılık AŞ’nin ihtiyaçlarına uygun yerli ve milli yeni nesil elektrikli anahat lokomotifini geliştirdik. Montajı ve fabrika içi statik testleri tamamlanan lokomotifin dinamik testleri devam ediyor. 5 megavat gücünde, TSI sertifikasına sahip, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek, saatte 140 kilometre hıza sahip TÜRASAŞ marka yeni nesil bir elektrikli anahat lokomotifini geliştirdik. Eskişehir-5000 projemizin öne çıkan birçok özelliği de bulunuyor. Örneğin cer motorlarının her biri bin 280 kilovat gücünde ve bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Cer konvertörlerinin her biri 2,5 megavat gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörü, ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk tren kontrol ve yönetim sistemi bu projemizle hayat buldu. Lokomotifte yaklaşık 115 malzeme yerli tedarikçiden temin yapılarak, ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağlandı.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglu-turasas-sanayi-devleri-arasinda-yerini-saglamlastirdi/feed/ 0
Devlet Bahçeli: CHP’nin şifreleri PKK’nın elinde https://www.foxtvhaber.com.tr/devlet-bahceli-chpnin-sifreleri-pkknin-elinde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/devlet-bahceli-chpnin-sifreleri-pkknin-elinde/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:00:27 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16250 SON DAKİKA HABER: Milliyetçi Harekat Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde basın toplantısı yaptı.

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde,

Biden’ın adaylıktan çekilmesi

Yeni yüzyıl Türkiye için emsalsiz fırsatlarla doludur. Milli birlik ve beraberlik içinde bu fırsatları yakalayacağımız düşüncesindeyim. Fakat milletimizin hassasiyetleri üzerinde oynama yapanlar, tahrip etmek için çaba harcayanlar çok tehlikeli provokasyonları birer birer sahneye sürmektedir. Muhalefetin umut bağladığı, siparişle siyaset yaptığı, bölücülerin ve teröristlerin kukla olarak hizmet ettiği Joe Biden’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlık yarışından çekilmesi, bölgesel ve küresel zeminde etkileri olacak bir gelişmedir.

“HİÇBİR TERÖR ÖRGÜTÜ NEFES DAHİ ALMAYACAKTIR”

Sayın Cumhurbaşkanımızı ve iktidarını devirme planı yapanların kendileri tasfiye olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin tazyikiyle güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör devletinin bağlantı noktaları, yol haritası, ana güzergahı kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mücadelesi ve iktidarın dirayetiyle bertaraf edilmiştir. Açılan kilidin kapatılmasıyla mücavir bölgelerde hiçbir terör örgütü nefes dahi alamayacaktır. 

Öcalan sloganları atan DEM’liler

Sürekli operasyon stratejisi Allah’ın izniyle başarıyla ulaşacak terörün ve bölücülüğün kökü kazınacaktır. Buna rağmen Mersin’de halay çekip İmralı canisi lehine slogan atan bir avuç şehir eşkiyası ile Diyarbakır’ın sözde Kürdistan olduğunu ileri süren DEM’li hainler şımarıklıklarının ağır sonuçlarına inşallah katlanacaklardır. Doğu ve Güneydoğu’daki bazı il ve ilçelerde fiili durum yaratmak için belediye hizmetlerinin şer hedefler uğruna seferber edilmesi, bölücülüğü sokağa taşıma gayretleri son günlerde hızlanmıştır. Bu azgınlaşmış tahrikleri dikkatle ve yakinen takip ettiğimiz herkesçe bilinmelidir. 

“CHP’NİN ŞİFRELERİ PKK’NIN ELİNDEDİR”

Türkiye’nin bölünmesi hususunda kapalı devre işbirliği halinde olan ve siyasi ortaklık kuran Cumhuriyet Halk Partisi ile DEM ateşle oynadığı malumlarınızdır. Tam bu günlerde CHP Genel Başkanı’nın “Kürtler ben eşit hissetmiyorum.” diyorsa onlar eşit hissedene kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz açıklaması yakından tanıdığımız bölücü bir ağızdır. DEM’lenen CHP milli güvenliğimize zarar vermektedir. DEM’lenen CHP Cumhuriyet Halk Partisi demokrasimize leke sürmektedir. DEM’lenen CHP milli birlik ve kardeşlik hukukumuzun kundaklamaktadır.

Terörist Demirtaş ile ziyaretçi kuyruğuna girenlerin profili çeşitlenen Sarosçu Kavala’ya siyasi geleceğini bağlayanlar ne milliyetçilikten ne de milli onurumuzun muhafaza teminininden bahsetmeleri söz konusu değildir. CHP’nin şifreleri PKK’nın elinde DEM’in kullanımındadır. Türk milleti köksüz ve kötü niyetli müfritleri görmektedir. Bu nedenle emperyalizmin içimize kadar yuva yapmış piyonları muhakkak çuvallayacak alayının birden oyunları bozulacak mahçubiyet ve mağlubiyet akıbetleri olacaktır. 

CHP’NİN EKONOMİ SÖYLEMLERİ

Karamsar tablolar çizenler, kötümser telafuz ve telkinlerle vakit geçirenler gerçek manada Türkiye’nin gücünü ve Türk milletinin gürbüz iradesini kavramaktan aciz düşenlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını iddia etmesi yalnızca ağır bir bühtan değil aynı zamanda ülkesine ve milletine itibar etmeyen bir siyasetçinin delisavmasıdır.

“TÜRKİYE EKONOMİSİ HIZLA İLERLEME KAYDETMEKTEDİR”

Halbuki Türkiye ekonomisi güven verici adım ve hamlelerle istikrarlı ve umut uyandıran bir yükseliş kulvarındadır. Dezenflasyon süreci her geçen gün tesirini göstermekte büyüme, istihdam, ihracat, yatırım, üretim ve cari fazla hedefleri iyimser beklentileri kamçılamaktadır. Uluslararası kredi derecelendirme şirketlerinin ekonominin pozitif ivmesini teyit etmesi ayrıca değerli ve sevindirici bir gelişmedir. Azalan dış finansman ihtiyacıyla birlikte artan uluslararası rezervler ekonomik dengelemeyi tetiklemektedir. Türkiye ekonomisi en kötü kötü senaryoların engellemelerine takılmadan hızla ilerleme kaydetmektedir.

Toplumun her kesimi büyümenin nimetlerinden elbette istifade edecek özellikle istismar edilen emeklilerimiz hak ettikleri sosyal ekonomik ve insani seviyeye kavuşacaklardır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın ortak gayesi budur. 

Demlenen CHP milli birlik ve kardeşlik hukukumuzu kundaklamaktadır.
CHP Milli güvenliğe zarardır.

CHP’nin şifreleri PKK’nın elindedir.

CHP ilkelerinden uzaklaştı, tek yaptıkları atıp tutmak. 

Kıbrıs davasının arkasındayız. Kıbrıs Türkü’nün egemenlik hakları hep yok sayıldı. 

Haberin Ayrıntıları Geliyor…

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

App Store Google Play Takip Et

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/devlet-bahceli-chpnin-sifreleri-pkknin-elinde/feed/ 0
Bakan Güler: Hiçbir hainin taşımasına müsaade etmeyeceğiz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-guler-hicbir-hainin-tasimasina-musaade-etmeyecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-guler-hicbir-hainin-tasimasina-musaade-etmeyecegiz/#respond Sat, 13 Jul 2024 00:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15263 FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü vesilesiyle Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesinde “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni” düzenlendi.

Törene, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, kuvvet komutanları, Milli Savunma Bakan Yardımcıları, Genelkurmay İkinci Başkanı ile şehit ve gazi yakınları katıldı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de törene video mesaj gönderdi.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Armoni Mızıkası ve Mehteran Birlik komutanlıklarınca anma konseri verildi.

Konserin ardından, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in video mesajı yayımlandı.

Güler, mesajında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutlayarak, bu vesileyle 15 Temmuz gecesi darbecilere direnirken şehit olanları rahmetle yad etti, gazi olanlara ise saygı ve şükranlarını sundu.

15 Temmuz’u hatırlamanın, geçmişten ibret almak için son derece önemli ve gerekli olduğunu vurgulayan Bakan Güler, milli iradeye karşı bir grup alçağın ihanetiyle meydana gelen bu kalleş teşebbüsün, milletin engin feraseti ve vatanına, devletine bağlı şerefli Türk askerinin korku nedir bilmeyen duruşuyla bir destana dönüştüğünü söyledi.

Darbe gecesi Türk milletinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine her yaştan insanıyla bu alçaklara karşı durduğunu, devletinin bekasına ve kendi geleceğine sahip çıktığını belirten Güler, “Ordu-millet dayanışmasının en güzide örneğinin sergilendiği bu kararlı ve dik duruş sayesinde hain FETÖ’cülerin 40 yılı aşkın süredir planladığı sinsi kalkışma çok kısa bir sürede bastırılmış, milletimizin bağımsızlık ve özgürlüğüne verdiği önem, bir kez daha tüm dünyaya ilan edilmiştir.” diye konuştu.

‘TSK, EZBER BOZUCU BİR BAŞARIYA İMZA ATTI’

Bu milli ve güçlü duruşun, milletin canı pahasına ortaya koyduğu cesaretin ve Türk ordusunun yüksek karakterinin en açık göstergesi olduğuna dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:

“Nitekim Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dün Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde, Kore’de ve Kıbrıs’ta, bugün de yurt içi ve sınır ötesinde terörle mücadelede gözünü kırpmadan nasıl şehadete koştuysa, 15 Temmuz’da da vatandaşlarımızla omuz omuza, içine sızan hainlere diz çöktürmüş, demokrasiye olan inancını bir kez daha gözler önüne sererek ezber bozucu bir başarıya imza atmıştır.”

Hainlerden temizlenen Türk Silahlı Kuvvetlerinin eskisinden daha etkin, caydırıcı ve saygın bir şekilde görevlerini sürdürmekte olduğunu belirten Güler, bu kapsamda son bir asrın en yoğun faaliyetlerinin büyük bir başarıyla icra edildiğini ifade etti.

HAİN FETÖ’YLE MÜCADELE AZİM VE KARARLILIKLA SÜRECEK

Güler, bu büyük başarıdaki en büyük payın vatanını korumak için sarsılmaz bir iradeyle hainlerin karşısında duran Ömer Halisdemir’ler gibi nice şehit ve gazilere ait olduğunu dile getirdi.

Devletin de hukuk kuralları çerçevesinde, şehit ve gazilerin kanlarını yerde bırakmadığını, sevenlerinin gözyaşlarının hesabını sorduğunu ve sormaya devam edeceğini bildiren Güler, şunları söyledi:

“Bakanlığımızın hain FETÖ’yle mücadelesi, örgütle iltisaklı tek bir personel kalmayıncaya kadar azim ve kararlılıkla sürdürülecektir. Kahraman ordumuzun şanlı üniformasını hiçbir hainin taşımasına asla müsaade etmeyeceğiz. Sonuç olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi ve kutlu dönemde, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda Anayasa’ya ve kanunlara bağlı olarak, milli, manevi ve mesleki değerlerimiz çerçevesinde, Atatürk İlke ve İnkılapları ile aklın ve bilimin rehberliğinde, tüm paydaşlarla uyum, koordine ve istişare içerisinde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için şevk ve gayretle çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Güler, bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyükleri ve komutanları saygıyla anarak, “15 Temmuz’da vatanı, bayrağı ve ülkesinin geleceği uğruna canlarını feda eden şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

Tören sonunda şehit ve gazi yakınlarıyla toplu fotoğraf çektirildi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-guler-hicbir-hainin-tasimasina-musaade-etmeyecegiz/feed/ 0
Erdoğan’dan UEFA’ya sert tepki: Tamamen siyasi bir karar! Dikkat çeken Arda Güler sözleri https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogandan-uefaya-sert-tepki-tamamen-siyasi-bir-karar-dikkat-ceken-arda-guler-sozleri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogandan-uefaya-sert-tepki-tamamen-siyasi-bir-karar-dikkat-ceken-arda-guler-sozleri/#respond Mon, 08 Jul 2024 23:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14693 Türkiye-Hollanda maçını izleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan UEFA’nın skandal kararı ve Türkiye’nin EURO 2024’teki performansını değerlendirdi.

“ŞAMPİYONAYA GÖLGE DÜŞÜRDÜ”

UEFA’nın Merih Demiral’e verdiği 2 maç cezaya tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz bu maç UEFA’nın Merih Demiral hakkında alelacele aldığı haksız kararın da gölgesinde oynandı. UEFA’nın Merih’e verdiği 2 maç men cezası, açık söylemek gerekirse şampiyonaya ciddi manada gölge düşürdü. Bunun izahı mümkün değil, tamamen siyasi bir karar. Bu karar vicdanları karartmıştır, ama millilerimizin moral ve motivasyonunu hamdolsun etkilememiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLİ TAKIM HOLLANDA’YA KÖK SÖKTÜRDÜ”

Türkiye-Hollanda karşılaşmasıyla ilgli değerlendirmede bulunan Erdoğan, “Tüm bu olumsuzluklara rağmen A Milli Futbol Takımımız Hollanda gibi bir futbol ekolüne bu akşam adeta kök söktürdü. Heyecan verici, kıran kırana geçen bir müsabaka izledik. İlk golü çok erken attık, uzun süre maçın kontrolünü elimizde tuttuk. Maçın özellikle son on dakikasında birkaç önemli gol fırsatından da istifade edemedik. Hatta ben bir hakem değilim ama adeta futbol topunu kucaklayıcı bir tavır içerisinde olan Hollandalı futbolcu karşısında, hakem pozisyonun yakınında olmasına rağmen, biz penaltı beklerken o penaltıyı da vermedi. Millilerimizin bütün gayretlerine rağmen yarı finale yükselen ilk dört takım arasına maalesef giremedik. Ne diyelim, kısmet buraya kadarmış. Son saniyeye kadar ellerinden gelenin en iyisini yapan, bizlere büyük bir heyecan ve gurur yaşatan millilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Bütün bunların yanında da gerek gurbetçilerimiz gerek ülkemizden bu maçı izlemek için gelen vatandaşlarımız, her şeyiyle buraya gönüllerini koydular ve bu üstün mücadelede onlar da katkılarını verdiler. Doğrusu Avusturya maçından sonra bizleri yine çok duygulandıran tüm tribünlerdeki gurbetçi vatandaşlarım olmuştur. O galibiyet, onların hayata bakışını adeta değiştirmiştir. Yaklaşık seksen bin kişilik Berlin Olimpiyat Stadı’nı bu denli dolduran gurbetçilerimiz heyecana heyecan kattı. Onlar “Türkiye” dedikçe biz de gururlandık, onurlandık. Bunu bir de galibiyetle süsleyebilseydik durum çok başka olurdu. Ama en az galip gelmiş kadar stattan başımız dik ayrıldık.” dedi.

“HEDEF BÜYÜTEREK YÜRÜYECEĞİZ”

Milli Takımın hedef büyüterek yoluna devam edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maçın sonunda da soyunma odasında gerek Teknik Direktörümüz Vincenzo Montella, gerek ekibi, gerekse bütün futbolcularımızla, Federasyon Başkanımızla birlikte görüşme fırsatımız oldu. Tek tek kendileriyle kucaklaştık. ‘Artık dünya şampiyonası ve bundan sonraki UEFA şampiyonasına hedef büyüterek yürüyeceğiz.’ dedik. Genç bir milli takıma sahibiz. Herhalde o zaman da yaş ortalaması 26, 27’yi bulur. Çok daha yetişmiş, çok daha organize bir milli takımla bu döneme hazırlanırız. Bizim çocuklarla birlikte, aslanlarımızı turnuvaya en iyi şekilde hazırlayan teknik direktörümüz Sayın Montella’yı ve ekibini, milli takımın tüm emekçilerini de kutluyorum. Burada taraftarlarımızı tekrar unutamayız. Vatandaşlarımızı unutamayız. Onlara özel bir parantez açmamız gerekiyor. Sizler de hem stadın içindeki muhteşem havayı hem de sokaklardaki muazzam coşkuyu gördünüz. Berlin caddeleri hamdolsun Türk bayraklarıyla donatıldı, onların coşkulu tezahüratlarıyla yankılandı. Bu caddeleri dolduran vatandaşlarımızla da ayrıca gururlandık. Göğsümüzü kabartan, gözlerimizi yaşatan bir kardeşlik iklimine şahit olduk. Türkiye’nin, Almanya’nın ve Avrupa’nın birçok farklı yerinden gelip, önce Berlin’i sonra maçın oynandığı Olimpiyat Stadı’nı bayram yerine çeviren, burada olmasa da dualarıyla ekranları başında takımımıza destek olan tüm kardeşlerime, Cumhurbaşkanı olarak çok çok teşekkür ediyorum. Milli Takımımız kendilerine yapılan haksızlığa cevaplarını sahada oynadıkları muhteşem futbolla verdiler. Sadece takımımız değil millilerimizi destekleyen taraftarımız da taşkınlığa prim vermeden Türkiye’nin ne kadar vakur bir ülke olduğunu, Türk milletinin de ne denli şerefli bir millet olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdiler. Rabbim hepsinden razı olsun. Bu vesileyle Hollanda milli takımını da başarıları için ayrıca tebrik ediyorum. Güzel ve heyecan seviyesi yüksek bir atmosferde oynanan maç öncesinde ve sırasında Hollandalı taraftarlar da centilmence davrandılar. Kendilerini burada özellikle kutluyorum, teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Merih Demiral hakkındaki karar, tam olarak neyi cezalandırmaya yönelikti? Temiz bir mücadele verilmişken, temiz bir taraftar desteği varken, başarılı devam ettirilirken, gerçekten samimiyetle futbola siyaset sokulmaması yönünde bir çabanın karşılığı mı bu? Yoksa tersi bir durum mu söz konusu? Çifte standart dediğimiz şey tekrar niye karşımıza çıkıyor burada? Bir yandan bu haksız cezayı konuşuyoruz ama geçen hafta boyunca oyuncularımızla ilgili Batı medyasının yayın organlarında onların hem kapasitelerini, yeteneklerini hem sosyal zekalarını, üretkenliklerini öven yazılarla da karşılaştık. Acaba bu başarı inançla birlikte ortaya konulunca mı rahatsız eden bir resme dönüşüyor? Yine akla gelen sorulardan bir tanesi de bu, bu mu huzursuz ediyor?

Batı’nın bugüne kadar zihniyet itibarıyla bize yaklaşımı hiçbir zaman değişmemiştir. Batı aynı zihniyetiyle devam etmiştir ve aynı şekilde de devam etmektedir. Merih Demiral’a verdikleri ceza, adeta ilk andan itibaren kararı verilmiş olan bir ceza. Ben Kazakistan’dan dönüşte uçak söyleşimizde de ifade etmiştim. Eğer olay bozkurt işaretini cezalandırmaksa Almanlar’da kartal var, kartalı cezalandırıyor musunuz? Yok. Fransızlarda horoz var, ‘Niye horozlanıyorsun’ diyerek kalkıp da Fransızları cezalandırıyor musunuz? Yok. Fakat Türkiye’de o golün ve arka arkaya atılan gollerin heyecanı içerisinde bizim efsanelerimizde yer alan bozkurt işaretini yapan Merih’e verilen bu ceza, Merih’in şahsına değildir. Aslında Türkiye’nin millet olarak yapısına dönük verilmiş olan bir cezadır. Bunun en güzel karşılığı da aslında bu maçtan bizim galip olarak çıkmamız olacaktı. Ben zaten inanıyorum ki bütün futbolcu arkadaşlarımız, kardeşlerimiz de bu aşkla, bu heyecanla sahaya çıktılar. Onlara sahada güzel bir ders vereceklerdi ama ne yazık ki bu son 3-5 dakika içerisinde yakalanan pozisyonlar gole döndürülmüş olsaydı, oradan ağlayarak dönen onlar olacaktı. Maalesef olmadı. Sorunuzda yatan o ruh maalesef bizim de beklentimizdi olmadı. Artık şimdi 2026’da Dünya Kupası, 2028’de Avrupa Şampiyonası var. Şimdi bizim bunlara en güzel şekilde hazırlanarak, Montella’nın da dediği gibi inşallah bunların rövanşını orada alma şansımız var. Böyle de bir ekip inşallah hazırlandı.

Sayın Cumhurbaşkanım bu jenerasyonu nasıl görüyorsunuz? 2008’de yaşadık benzer bir şekilde ama devamını getiremedik. 2010-2012’de de ıskaladık şampiyonaları. Önümüzdeki süreçte az önce söylediğiniz turnuvalarda daha iyi olabilmek adına, bu sürekliliği yakalamak adına nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Buradaki kritik nokta ne sizce?

Önemli olan iki husus var. Bir tepeden tırnağa federasyonun yapısı, iki teknik kadroların kalıcılığı… Dikkat edin Batı’ya veya dünyadaki işleyişe, çorap söküğü gibi bir taraftan ör bir taraftan sökülsün, böyle bir şey yok. Yani oturtacaksan bir yapıyı, kalıcılığı çok önemli. Şimdi bu kalıcılığı yakalayabilmek için de şu anda güzel bir tırmanış, genç bir ekip var. Dolayısıyla bu genç ekiple beraber, bir diğer taraftan da yönetim kadrolarını kalıcı kılmak suretiyle atılacak adımlardan ben netice alınabileceğine inanıyorum. Yoksa durmadan değiştir, tekrar getir. Bugüne kadar öyle olmadı mı? Hep değişti. Teknik kadrolar öyle değişti. Federasyon da aynı şeyleri yaşadı. Öyle olmaz. Yani Batı’da veya dünyada başarıyı yakalayanlar hep o kalıcı kadrolarla yakaladılar. Onunla neticeye ulaştılar. Şimdi mesela Mesut Özil, bizimle beraberdi. Mesut Alman milli takımında oynarken kaç yaşındaydı? Bizi 3-1 yedikleri maçı ben Merkel’le birlikte seyretmiştim. O zaman 22 yaşındaydı. Bir tane de bize gol atmıştı. Türkiye’de şimdi futbol okulu, akademisi kuruyor. Almanya’daki ve Real Madrid’deki yapıyı bizde oluşturmak istiyor. Böyle bir adım hakikaten atılırsa o yapı aynen bize geçerse, o zaman bırak sen 22 yaşı, 10-12 yaşlarındaki yavruların futbol sahasında yetiştiğini görürüz. Bunlar topa vurmaktan önce saygıyı sevgiyi bu akademide görecekler.

Sayın Cumhurbaşkanım izninizle iki sorum olacak, birincisi Arda Güler’le ilgili düşüncelerinizi gerçekten çok merak ediyorum. Siz de futbolu çok yakından takip eden biri olarak gelmiş geçmiş en yetenekli Türk futbolcular içerisinde Arda’yı nereye konumlandırırsınız? Bir de Mert Günok’un Avusturya maçının bitime bir saniye kala yaptığı bir kurtarış vardı, o an ne hissettiniz, çok merak ettim?

ARDA GÜLER SÖZLERİ

Mert Günok’un şu anda yaşı 30’u geçti. Yani bu yaşı yakalamış olan Mert’in o refleksi ortaya koyması muhteşem bir şey. 35 yaşında bir kalecinin böyle bir refleks ortaya koyması anlatılır bir şey değil. Yani adeta yaylandı ve topu oradan çıkardı. Bir önceki maçta maalesef hakemlerin vurdumduymazlığı ortaya çıktı. Kalktılar sayılmaması gereken golü saydılar. Bir kalecinin biliyorsunuz altıpas, onsekiz içerisinde hatalı hareketi olmaz. Ona faulü yapan ortada zaten. Arda Güler’e gelince, Arda tabii şu anda 19 yaşında ama Arda 10 yaşın altında top oynamaya başladı. Allah gerçekten kendisine çok farklı kabiliyetler de verdi. Biraz sabretmek ve Arda’ya fırsat vermek gerekiyor. Mesela bugün şimdi 90 dakika oynadı. Top dağıtımları filan iyiydi. Hele hele duran toplarda, geriye attığı kornerlerde Arda müthişti. Kendisine telefon konuşmamda onu söyledim, dedim “al da at diyorsun ve top adrese gidiyor.” Bugün de aynısı oldu. Herkes bu kadar kabiliyetli değil. Şu anda eksiği hava topları… Uzun toplarda Arda ayrı bir kabiliyet. Şımarmadan, kararlı ve istikrarlı bir şekilde yola devam ederse Arda’dan Türkiye çok istifade eder. Şu anda bulunduğu Real Madrid takımı da çok istifade eder.

Turnuva öncesinde beklentiniz neydi? Takımın gösterdiği performans sizi ne kadar tatmin etti? Çeyrek final performansı ne kadar tatmin etti? Ayrıca size göre öne çıkan, turnuvada en beğendiğiniz oyuncularımız kimlerdi? Bir de şunu eklemek istiyorum. Bir yandan da EURO 2032’ye sahipliği yapacağız. Bu turnuvadan hangi deneyimleri oraya taşıyacağız? Hem futbol anlamında hem de organizasyon anlamında.

Şunu çok açık net söylemem lazım. Ben bu maçlarda görev alan futbolcularımızın hiçbirini birbirinden ayırt edemem. Hepsi de gerçekten ortaya kabiliyetlerini döktüler. Kalecimizden tut, sağ bek de sol bek de, orta saha da… Yani şimdi mesela bakıyorsun bir Ferdi Kadıoğlu’na, çok hırslı. Biz futbol oynadığımız zaman da hocamız bize derdi ki, “oğlum topu yiyeceksiniz.” Top yenir mi? “Yiyeceksiniz.” Yani bu ne demek? Hırsını ortaya tam manasıyla koyacaksın. Şimdi mesela Ferdi’de bu var. O boyuyla Ferdi çok hırslı. Topu aldığı zaman, söktüğü zaman geriden forvete katılması çok çok sağlam. Şimdi onunla ilgili bazı rakamlar konuşuluyor. Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Morinho, ‘gidemez’ dedi. Ferdi’nin de istikbaliyle oynamamak lazım. Maşallah Barış Alper de gayet iyi. Arda’yı zaten konuştuk. Ondan sonra geride Abdülkerim stoper olarak oynadığı zaman iyiydi. Libero olarak oynadığı zaman yine iyiydi.

Ama bir şey söyleyeceğim. Şimdi mesela Portekiz’de özellikle libero olarak Beşiktaşlı Pepe. Şu anda 41 yaşında. Yani 41 yaşında bir adam geri dörtlüden orayı nasıl koordine ediyorsun? 50 metre, 60 metre, 70 metre, topları dağıtması olayı rastgele olay değil. Ronaldo 38 oldu o da aynı. Mesela Ronaldo’nun en çok dikkatimi çeken özelliği, hava toplarındaki hakimiyeti. Gol olarak zaten penaltıdan iki golü var. Bir uzatmada attı, bir de bir önceki penaltıdan attı, bir de kaçırdı. Özetle bizim milli takımımızda “şu daha iyidir, bu değildir” diyeceğim hiçbir futbolcumuz yok. Hepsi de sahada işin hakkını verdi. Hepsinin de gözlerinden öpüyorum. İşte bu deneyimleri 2032’ye yansıtacağız. Orada da İtalyanlarla dayanışmamız çok çok önemli. Zaten İtalyanlarla beraber bu işi üstlenmek biraz altyapı sebebiyle, tesisler sebebiyle oldu. O zaman Montella İtalyan olarak yine görevinin başında olursa işimiz herhalde daha kolay olur.

Sayın Cumhurbaşkanım ben de tam Montella’yla ilgili bir soru soracaktım. Milli takıma gelen yabancı teknik adamlar genelde hep yerli isim olsun diye eleştirilir. Fakat Montella’nın sıcak bir tarafı var. Hem verdiği mesajlarla hem de Türkiye’ye olan sevgisiyle ve sizin galibiyetlerden sonra aradığınızda da sizinle olan diyaloglarda da oldukça sıcak ve samimiydi. Hatta yabancı basında “acaba ataları Türk mü?” diye yorumlar da çıktı. Siz Montella için ne düşünüyorsunuz? Teknik direktörlüğünü beğeniyor musunuz?

Her teknik direktörün savunulan yanı olur. Hatasız insan olmayacağı gibi tabii ki hatasız teknik direktör de olmaz. Basketbolda, voleybolda da koçlar var onlarda da durum aynı. Montella bir defa kendini zaten ispatlamış bir insan. Şimdi bugün hemen saldırmaya başlamışlar. Neymiş? Değişiklikleri zamanında yapmamış. Yok artık bırak da yani onu da o yapsın. Yok 60’ıncı dakikada olması lazım işte, niye 60’ıncı dakikada olmamış? Ya bunlar söylüyorlar. Yani ben işin bu yanında değilim. O kendini zaten ispatlamış bir isim. Dolayısıyla da elinden geleni ortaya koymaya çalışıyor, yapıyor. Galip geldiği zaman takım Montella iyi, mağlubiyet olduğu zaman kötü. Bunlar şık şeyler değil. Hele hele bir Cumhurbaşkanı olarak bana hiç yakışmaz. Biz sadece “elinden geleni yaptı” dedik. Şimdi bundan sonra ne konuşuluyor? Türkiye ilk beşte deniliyorsa demek ki bir yere varmış.

YABANCI KONTENJANI AÇIKLAMASI

Sayın Cumhurbaşkanım benim sorum futbol kulüplerinin yabancı kontenjanı ile ilgili. Önümüzdeki sezon yabancı kontenjanı kalkıyor ve ilk 11’de 11 yabancı oynayacak. 11 yabancı oynayacak. 8’de 11’e çıktı. Bizim futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerle oynayabiliyor. Şimdi de şampiyonada elde edilen başarıdan sonra yine futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerin radarına gitti. Yani yerli futbolculara kulüplerimizin daha çok yer vermeleri konuşuluyor. Siz bu konuda nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?

Bence yerli futbolcularımızın önünü açmak lazım. Ben çok fazla yabancının olmasını milli futbolumuz için doğru bulmuyorum. Yoksa futbolcu nasıl yetişecek? Yoksa kulüplerimizin altyapılarından, Başakşehir Akademi gibi, Mesut Özil’in kuracağı akademi gibi yerlerden yetişecek olan 10 yaşın üstü çocuklarımız için bu kapı açık olmaz. Buna fırsat vermemek lazım. Yani belli bir sayı özellikle piyasa oluşturma bakımından isabetli olabilir. Çok sayı da piyasayı öldürür. Buna fırsat vermeden kapıyı açmakta fayda var.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogandan-uefaya-sert-tepki-tamamen-siyasi-bir-karar-dikkat-ceken-arda-guler-sozleri/feed/ 0
Başkan Erdoğan açıklama: İzahı mümkün değil! Tamamen siyasi bir karar https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-aciklama-izahi-mumkun-degil-tamamen-siyasi-bir-karar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-aciklama-izahi-mumkun-degil-tamamen-siyasi-bir-karar/#respond Mon, 08 Jul 2024 23:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14690 Türkiye-Hollanda maçını izleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan UEFA’nın skandal kararı ve Türkiye’nin EURO 2024’teki performansını değerlendirdi.

Başkan Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“ŞAMPİYONAYA GÖLGE DÜŞÜRDÜ”

UEFA’nın Merih Demiral’e verdiği 2 maç cezaya tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz bu maç UEFA’nın Merih Demiral hakkında alelacele aldığı haksız kararın da gölgesinde oynandı. UEFA’nın Merih’e verdiği 2 maç men cezası, açık söylemek gerekirse şampiyonaya ciddi manada gölge düşürdü. Bunun izahı mümkün değil, tamamen siyasi bir karar. Bu karar vicdanları karartmıştır, ama millilerimizin moral ve motivasyonunu hamdolsun etkilememiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLİ TAKIM HOLLANDA’YA KÖK SÖKTÜRDÜ”

Türkiye-Hollanda karşılaşmasıyla ilgli değerlendirmede bulunan Erdoğan, “Tüm bu olumsuzluklara rağmen A Milli Futbol Takımımız Hollanda gibi bir futbol ekolüne bu akşam adeta kök söktürdü. Heyecan verici, kıran kırana geçen bir müsabaka izledik. İlk golü çok erken attık, uzun süre maçın kontrolünü elimizde tuttuk. Maçın özellikle son on dakikasında birkaç önemli gol fırsatından da istifade edemedik. Hatta ben bir hakem değilim ama adeta futbol topunu kucaklayıcı bir tavır içerisinde olan Hollandalı futbolcu karşısında, hakem pozisyonun yakınında olmasına rağmen, biz penaltı beklerken o penaltıyı da vermedi. Millilerimizin bütün gayretlerine rağmen yarı finale yükselen ilk dört takım arasına maalesef giremedik. Ne diyelim, kısmet buraya kadarmış. Son saniyeye kadar ellerinden gelenin en iyisini yapan, bizlere büyük bir heyecan ve gurur yaşatan millilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Bütün bunların yanında da gerek gurbetçilerimiz gerek ülkemizden bu maçı izlemek için gelen vatandaşlarımız, her şeyiyle buraya gönüllerini koydular ve bu üstün mücadelede onlar da katkılarını verdiler. Doğrusu Avusturya maçından sonra bizleri yine çok duygulandıran tüm tribünlerdeki gurbetçi vatandaşlarım olmuştur. O galibiyet, onların hayata bakışını adeta değiştirmiştir. Yaklaşık seksen bin kişilik Berlin Olimpiyat Stadı’nı bu denli dolduran gurbetçilerimiz heyecana heyecan kattı. Onlar “Türkiye” dedikçe biz de gururlandık, onurlandık. Bunu bir de galibiyetle süsleyebilseydik durum çok başka olurdu. Ama en az galip gelmiş kadar stattan başımız dik ayrıldık.” dedi.

“HEDEF BÜYÜTEREK YÜRÜYECEĞİZ”

Milli Takımın hedef büyüterek yoluna devam edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maçın sonunda da soyunma odasında gerek Teknik Direktörümüz Vincenzo Montella, gerek ekibi, gerekse bütün futbolcularımızla, Federasyon Başkanımızla birlikte görüşme fırsatımız oldu. Tek tek kendileriyle kucaklaştık. ‘Artık dünya şampiyonası ve bundan sonraki UEFA şampiyonasına hedef büyüterek yürüyeceğiz.’ dedik. Genç bir milli takıma sahibiz. Herhalde o zaman da yaş ortalaması 26, 27’yi bulur. Çok daha yetişmiş, çok daha organize bir milli takımla bu döneme hazırlanırız. Bizim çocuklarla birlikte, aslanlarımızı turnuvaya en iyi şekilde hazırlayan teknik direktörümüz Sayın Montella’yı ve ekibini, milli takımın tüm emekçilerini de kutluyorum. Burada taraftarlarımızı tekrar unutamayız. Vatandaşlarımızı unutamayız. Onlara özel bir parantez açmamız gerekiyor. Sizler de hem stadın içindeki muhteşem havayı hem de sokaklardaki muazzam coşkuyu gördünüz. Berlin caddeleri hamdolsun Türk bayraklarıyla donatıldı, onların coşkulu tezahüratlarıyla yankılandı. Bu caddeleri dolduran vatandaşlarımızla da ayrıca gururlandık. Göğsümüzü kabartan, gözlerimizi yaşatan bir kardeşlik iklimine şahit olduk. Türkiye’nin, Almanya’nın ve Avrupa’nın birçok farklı yerinden gelip, önce Berlin’i sonra maçın oynandığı Olimpiyat Stadı’nı bayram yerine çeviren, burada olmasa da dualarıyla ekranları başında takımımıza destek olan tüm kardeşlerime, Cumhurbaşkanı olarak çok çok teşekkür ediyorum. Milli Takımımız kendilerine yapılan haksızlığa cevaplarını sahada oynadıkları muhteşem futbolla verdiler. Sadece takımımız değil millilerimizi destekleyen taraftarımız da taşkınlığa prim vermeden Türkiye’nin ne kadar vakur bir ülke olduğunu, Türk milletinin de ne denli şerefli bir millet olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdiler. Rabbim hepsinden razı olsun. Bu vesileyle Hollanda milli takımını da başarıları için ayrıca tebrik ediyorum. Güzel ve heyecan seviyesi yüksek bir atmosferde oynanan maç öncesinde ve sırasında Hollandalı taraftarlar da centilmence davrandılar. Kendilerini burada özellikle kutluyorum, teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Merih Demiral hakkındaki karar, tam olarak neyi cezalandırmaya yönelikti? Temiz bir mücadele verilmişken, temiz bir taraftar desteği varken, başarılı devam ettirilirken, gerçekten samimiyetle futbola siyaset sokulmaması yönünde bir çabanın karşılığı mı bu? Yoksa tersi bir durum mu söz konusu? Çifte standart dediğimiz şey tekrar niye karşımıza çıkıyor burada? Bir yandan bu haksız cezayı konuşuyoruz ama geçen hafta boyunca oyuncularımızla ilgili Batı medyasının yayın organlarında onların hem kapasitelerini, yeteneklerini hem sosyal zekalarını, üretkenliklerini öven yazılarla da karşılaştık. Acaba bu başarı inançla birlikte ortaya konulunca mı rahatsız eden bir resme dönüşüyor? Yine akla gelen sorulardan bir tanesi de bu, bu mu huzursuz ediyor?

Batı’nın bugüne kadar zihniyet itibarıyla bize yaklaşımı hiçbir zaman değişmemiştir. Batı aynı zihniyetiyle devam etmiştir ve aynı şekilde de devam etmektedir. Merih Demiral’a verdikleri ceza, adeta ilk andan itibaren kararı verilmiş olan bir ceza. Ben Kazakistan’dan dönüşte uçak söyleşimizde de ifade etmiştim. Eğer olay bozkurt işaretini cezalandırmaksa Almanlar’da kartal var, kartalı cezalandırıyor musunuz? Yok. Fransızlarda horoz var, ‘Niye horozlanıyorsun’ diyerek kalkıp da Fransızları cezalandırıyor musunuz? Yok. Fakat Türkiye’de o golün ve arka arkaya atılan gollerin heyecanı içerisinde bizim efsanelerimizde yer alan bozkurt işaretini yapan Merih’e verilen bu ceza, Merih’in şahsına değildir. Aslında Türkiye’nin millet olarak yapısına dönük verilmiş olan bir cezadır. Bunun en güzel karşılığı da aslında bu maçtan bizim galip olarak çıkmamız olacaktı. Ben zaten inanıyorum ki bütün futbolcu arkadaşlarımız, kardeşlerimiz de bu aşkla, bu heyecanla sahaya çıktılar. Onlara sahada güzel bir ders vereceklerdi ama ne yazık ki bu son 3-5 dakika içerisinde yakalanan pozisyonlar gole döndürülmüş olsaydı, oradan ağlayarak dönen onlar olacaktı. Maalesef olmadı. Sorunuzda yatan o ruh maalesef bizim de beklentimizdi olmadı. Artık şimdi 2026’da Dünya Kupası, 2028’de Avrupa Şampiyonası var. Şimdi bizim bunlara en güzel şekilde hazırlanarak, Montella’nın da dediği gibi inşallah bunların rövanşını orada alma şansımız var. Böyle de bir ekip inşallah hazırlandı.

Sayın Cumhurbaşkanım bu jenerasyonu nasıl görüyorsunuz? 2008’de yaşadık benzer bir şekilde ama devamını getiremedik. 2010-2012’de de ıskaladık şampiyonaları. Önümüzdeki süreçte az önce söylediğiniz turnuvalarda daha iyi olabilmek adına, bu sürekliliği yakalamak adına nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Buradaki kritik nokta ne sizce?

Önemli olan iki husus var. Bir tepeden tırnağa federasyonun yapısı, iki teknik kadroların kalıcılığı… Dikkat edin Batı’ya veya dünyadaki işleyişe, çorap söküğü gibi bir taraftan ör bir taraftan sökülsün, böyle bir şey yok. Yani oturtacaksan bir yapıyı, kalıcılığı çok önemli. Şimdi bu kalıcılığı yakalayabilmek için de şu anda güzel bir tırmanış, genç bir ekip var. Dolayısıyla bu genç ekiple beraber, bir diğer taraftan da yönetim kadrolarını kalıcı kılmak suretiyle atılacak adımlardan ben netice alınabileceğine inanıyorum. Yoksa durmadan değiştir, tekrar getir. Bugüne kadar öyle olmadı mı? Hep değişti. Teknik kadrolar öyle değişti. Federasyon da aynı şeyleri yaşadı. Öyle olmaz. Yani Batı’da veya dünyada başarıyı yakalayanlar hep o kalıcı kadrolarla yakaladılar. Onunla neticeye ulaştılar. Şimdi mesela Mesut Özil, bizimle beraberdi. Mesut Alman milli takımında oynarken kaç yaşındaydı? Bizi 3-1 yedikleri maçı ben Merkel’le birlikte seyretmiştim. O zaman 22 yaşındaydı. Bir tane de bize gol atmıştı. Türkiye’de şimdi futbol okulu, akademisi kuruyor. Almanya’daki ve Real Madrid’deki yapıyı bizde oluşturmak istiyor. Böyle bir adım hakikaten atılırsa o yapı aynen bize geçerse, o zaman bırak sen 22 yaşı, 10-12 yaşlarındaki yavruların futbol sahasında yetiştiğini görürüz. Bunlar topa vurmaktan önce saygıyı sevgiyi bu akademide görecekler.

Sayın Cumhurbaşkanım izninizle iki sorum olacak, birincisi Arda Güler’le ilgili düşüncelerinizi gerçekten çok merak ediyorum. Siz de futbolu çok yakından takip eden biri olarak gelmiş geçmiş en yetenekli Türk futbolcular içerisinde Arda’yı nereye konumlandırırsınız? Bir de Mert Günok’un Avusturya maçının bitime bir saniye kala yaptığı bir kurtarış vardı, o an ne hissettiniz, çok merak ettim?

Mert Günok’un şu anda yaşı 30’u geçti. Yani bu yaşı yakalamış olan Mert’in o refleksi ortaya koyması muhteşem bir şey. 35 yaşında bir kalecinin böyle bir refleks ortaya koyması anlatılır bir şey değil. Yani adeta yaylandı ve topu oradan çıkardı. Bir önceki maçta maalesef hakemlerin vurdumduymazlığı ortaya çıktı. Kalktılar sayılmaması gereken golü saydılar. Bir kalecinin biliyorsunuz altıpas, onsekiz içerisinde hatalı hareketi olmaz. Ona faulü yapan ortada zaten. Arda Güler’e gelince, Arda tabii şu anda 19 yaşında ama Arda 10 yaşın altında top oynamaya başladı. Allah gerçekten kendisine çok farklı kabiliyetler de verdi. Biraz sabretmek ve Arda’ya fırsat vermek gerekiyor. Mesela bugün şimdi 90 dakika oynadı. Top dağıtımları filan iyiydi. Hele hele duran toplarda, geriye attığı kornerlerde Arda müthişti. Kendisine telefon konuşmamda onu söyledim, dedim “al da at diyorsun ve top adrese gidiyor.” Bugün de aynısı oldu. Herkes bu kadar kabiliyetli değil. Şu anda eksiği hava topları… Uzun toplarda Arda ayrı bir kabiliyet. Şımarmadan, kararlı ve istikrarlı bir şekilde yola devam ederse Arda’dan Türkiye çok istifade eder. Şu anda bulunduğu Real Madrid takımı da çok istifade eder.

Turnuva öncesinde beklentiniz neydi? Takımın gösterdiği performans sizi ne kadar tatmin etti? Çeyrek final performansı ne kadar tatmin etti? Ayrıca size göre öne çıkan, turnuvada en beğendiğiniz oyuncularımız kimlerdi? Bir de şunu eklemek istiyorum. Bir yandan da EURO 2032’ye sahipliği yapacağız. Bu turnuvadan hangi deneyimleri oraya taşıyacağız? Hem futbol anlamında hem de organizasyon anlamında.

Şunu çok açık net söylemem lazım. Ben bu maçlarda görev alan futbolcularımızın hiçbirini birbirinden ayırt edemem. Hepsi de gerçekten ortaya kabiliyetlerini döktüler. Kalecimizden tut, sağ bek de sol bek de, orta saha da… Yani şimdi mesela bakıyorsun bir Ferdi Kadıoğlu’na, çok hırslı. Biz futbol oynadığımız zaman da hocamız bize derdi ki, “oğlum topu yiyeceksiniz.” Top yenir mi? “Yiyeceksiniz.” Yani bu ne demek? Hırsını ortaya tam manasıyla koyacaksın. Şimdi mesela Ferdi’de bu var. O boyuyla Ferdi çok hırslı. Topu aldığı zaman, söktüğü zaman geriden forvete katılması çok çok sağlam. Şimdi onunla ilgili bazı rakamlar konuşuluyor. Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Morinho, ‘gidemez’ dedi. Ferdi’nin de istikbaliyle oynamamak lazım. Maşallah Barış Alper de gayet iyi. Arda’yı zaten konuştuk. Ondan sonra geride Abdülkerim stoper olarak oynadığı zaman iyiydi. Libero olarak oynadığı zaman yine iyiydi. Ama bir şey söyleyeceğim. Şimdi mesela Portekiz’de özellikle libero olarak Beşiktaşlı Pepe. Şu anda 41 yaşında. Yani 41 yaşında bir adam geri dörtlüden orayı nasıl koordine ediyorsun? 50 metre, 60 metre, 70 metre, topları dağıtması olayı rastgele olay değil. Ronaldo 38 oldu o da aynı. Mesela Ronaldo’nun en çok dikkatimi çeken özelliği, hava toplarındaki hakimiyeti. Gol olarak zaten penaltıdan iki golü var. Bir uzatmada attı, bir de bir önceki penaltıdan attı, bir de kaçırdı. Özetle bizim milli takımımızda “şu daha iyidir, bu değildir” diyeceğim hiçbir futbolcumuz yok. Hepsi de sahada işin hakkını verdi. Hepsinin de gözlerinden öpüyorum. İşte bu deneyimleri 2032’ye yansıtacağız. Orada da İtalyanlarla dayanışmamız çok çok önemli. Zaten İtalyanlarla beraber bu işi üstlenmek biraz altyapı sebebiyle, tesisler sebebiyle oldu. O zaman Montella İtalyan olarak yine görevinin başında olursa işimiz herhalde daha kolay olur.

Sayın Cumhurbaşkanım ben de tam Montella’yla ilgili bir soru soracaktım. Milli takıma gelen yabancı teknik adamlar genelde hep yerli isim olsun diye eleştirilir. Fakat Montella’nın sıcak bir tarafı var. Hem verdiği mesajlarla hem de Türkiye’ye olan sevgisiyle ve sizin galibiyetlerden sonra aradığınızda da sizinle olan diyaloglarda da oldukça sıcak ve samimiydi. Hatta yabancı basında “acaba ataları Türk mü?” diye yorumlar da çıktı. Siz Montella için ne düşünüyorsunuz? Teknik direktörlüğünü beğeniyor musunuz?

Her teknik direktörün savunulan yanı olur. Hatasız insan olmayacağı gibi tabii ki hatasız teknik direktör de olmaz. Basketbolda, voleybolda da koçlar var onlarda da durum aynı. Montella bir defa kendini zaten ispatlamış bir insan. Şimdi bugün hemen saldırmaya başlamışlar. Neymiş? Değişiklikleri zamanında yapmamış. Yok artık bırak da yani onu da o yapsın. Yok 60’ıncı dakikada olması lazım işte, niye 60’ıncı dakikada olmamış? Ya bunlar söylüyorlar. Yani ben işin bu yanında değilim. O kendini zaten ispatlamış bir isim. Dolayısıyla da elinden geleni ortaya koymaya çalışıyor, yapıyor. Galip geldiği zaman takım Montella iyi, mağlubiyet olduğu zaman kötü. Bunlar şık şeyler değil. Hele hele bir Cumhurbaşkanı olarak bana hiç yakışmaz. Biz sadece “elinden geleni yaptı” dedik. Şimdi bundan sonra ne konuşuluyor? Türkiye ilk beşte deniliyorsa demek ki bir yere varmış.

YABANCI KONTENJANI AÇIKLAMASI

Sayın Cumhurbaşkanım benim sorum futbol kulüplerinin yabancı kontenjanı ile ilgili. Önümüzdeki sezon yabancı kontenjanı kalkıyor ve ilk 11’de 11 yabancı oynayacak. 11 yabancı oynayacak. 8’de 11’e çıktı. Bizim futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerle oynayabiliyor. Şimdi de şampiyonada elde edilen başarıdan sonra yine futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerin radarına gitti. Yani yerli futbolculara kulüplerimizin daha çok yer vermeleri konuşuluyor. Siz bu konuda nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?

Bence yerli futbolcularımızın önünü açmak lazım. Ben çok fazla yabancının olmasını milli futbolumuz için doğru bulmuyorum. Yoksa futbolcu nasıl yetişecek? Yoksa kulüplerimizin altyapılarından, Başakşehir Akademi gibi, Mesut Özil’in kuracağı akademi gibi yerlerden yetişecek olan 10 yaşın üstü çocuklarımız için bu kapı açık olmaz. Buna fırsat vermemek lazım. Yani belli bir sayı özellikle piyasa oluşturma bakımından isabetli olabilir. Çok sayı da piyasayı öldürür. Buna fırsat vermeden kapıyı açmakta fayda var.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-aciklama-izahi-mumkun-degil-tamamen-siyasi-bir-karar/feed/ 0
Türksat 6A’nın haberleşme görev yükleri ASELSAN’dan https://www.foxtvhaber.com.tr/turksat-6anin-haberlesme-gorev-yukleri-aselsandan/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turksat-6anin-haberlesme-gorev-yukleri-aselsandan/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:36:13 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14666 AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, ASELSAN, Türkiye’nin uzay alanındaki ihtiyaçlarını milli çözümlerle karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor.

Şirket, uydu ve uzay teknolojileri alanındaki faaliyetlerini yer sabit yörünge (GEO), alçak yörünge haberleşme (LEO), uydu tabanlı navigasyon, uzaydan istihbarat, gözetleme ve keşif alanlarında gerçekleştiriyor.

GEO haberleşme alanında Türksat 5B’deki işbirlikleriyle Türkiye’nin ilk milli ekipmanları Ku-Bant Almaç ve Ka-Bant LNA’yı geliştiren ASELSAN, 2022’den bu yana uzayda operasyonel olarak görev yapan ekipmanlarıyla ilk “milli uydu haberleşme görev yükü ekipmanlarını” geliştiren kuruluş unvanını kazandı.

ASELSAN’ın geliştirdiği Uydu Tabanlı Düzeltme Sistemi, ilk etapta GPS ve takiben diğer GNSS sistemlerinin kaynak sinyallerini, bu sistemlere ait verilerin doğruluk, güvenilirlik, elverişlilik değerleri ile bütünlük bilgisini içerecek düzeltme verileri vasıtasıyla iyileştirerek, kapsanacak coğrafyadaki kullanıcılar için performans artışı getirecek.

BİLGİ BİRİKİMLERİ TÜRKSAT 6A’YA AKTARILDI

Türksat 5B’de edindiği bilgi birikimiyle Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’da da görev alan ASELSAN, Ku-Bant ve X-Bant haberleşme görev yükleri çözümlerini bir üst seviyeye çıkardı.

Proje kapsamında uzay kalifiye tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçleri ASELSAN bünyesine kazandırıldı. Ayrıca, projede görev alan 100’den fazla personelle uzaya yönelik tecrübeli insan kaynağı Türkiye’nin diğer uzay projelerinde görev almak üzere deneyim elde etti.

Türksat 6A ile yeryüzünden her türlü haberleşmeye imkan sağlayacak “haberleşme görev yükleri”ni geliştiren ASELSAN, Türkiye’nin gelecekteki alçak yörünge haberleşme ihtiyaçlarını karşılayacak görev yükleri için teknoloji yatırımlarını öz kaynaklarla gerçekleştirdi.

ASELSAN, bu uydulardan elde ettiği deneyim, tecrübe ve kazanımlarla Türkiye’nin gelecekte sahip olacağı takım uydulardaki tüm görev yüklerini ve haberleşme alt sistemlerini takvim ve maliyet etkin bir şekilde milli olarak sağlamayı hedefliyor.

24 ÇEŞİT EKİPMAN YERLİLEŞTİRİLDİ

Alt sistemleri, uydu yer istasyonu yazılımları, uçuş bilgisayarları, güç dağıtım düzenleme birimleri yerli ve milli geliştirilen Türksat 6A, yüzde 80’in üzerinde yüksek yerlilik oranıyla üretildi. Kurumların kendi temiz odaları kullanılarak geliştirilen ve üretilen ekipmanlar Ankara TUSAŞ’taki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde bir araya getirildi ve sistem seviyesi testlerine tabi tutuldu.

Bu süreçte 24 çeşit ekipman yerlileştirilirken uçuş modelinde 84 yerli ekipman kullanıldı. Proje süresince 400’e yakın çevresel ve fonksiyonel testler tamamlandı.

Türksat 6A, TÜBİTAK, TUSAŞ, ASELSAN, CTech ekiplerinden dönem dönem 400’e yakın kişinin ortak çalıştığı ve Türkiye’nin uzay alanında yetişmiş personel gücünün artırılmasını sağlayan bir proje olarak kayıtlara geçti.

Bu kurum ve şirketlerin küresel deneyim kazanma fırsatı yakaladığı projeden elde edilen bilgi birikiminin, gelecek dönemde uydu geliştirme faaliyetlerinde artan oranda kullanılması amaçlanıyor.

Türkiye, Türksat 6A ile uzaydaki iddiasını daha ileri boyuta taşırken bundan sonra milli bir uydu markası oluşturmayı amaçlıyor.

Türkiye’yi kendi yerli ve milli uydusunu geliştirebilen 11 ülkeden biri yapan Türksat 6A, fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile ABD yerel saati ile 8 Temmuz saat 17.20’de, Türkiye saati ile 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece 00.20’de uzaya gönderilecek.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turksat-6anin-haberlesme-gorev-yukleri-aselsandan/feed/ 0
Son dakika: UEFA’nın skandal ‘Merih Demiral’ kararına tepkiler çığ gibi! https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uefanin-skandal-merih-demiral-kararina-tepkiler-cig-gibi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uefanin-skandal-merih-demiral-kararina-tepkiler-cig-gibi/#respond Mon, 08 Jul 2024 02:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14552 Son dakika haberi… UEFA Disiplin Kurulu, Avusturya – Türkiye maçında attığı golden sonra bozkurt işareti yapan milli futbolcumuz Merih Demiral’a 2 maç ceza verdi.

Merih’e 2 maç ceza veren UEFA’nın Jude Bellingham’a ise 30 bin sterlin para ve 1 maç “Ertelenmiş” men cezası vermesi tepki çeken bir başka konu oldu.

Kararın açıklanmasıyla birlikte tüm sporseverler tepki gösterirken siyasilerden de art arda açıklamalar geldi.

“CİDDİYETLE İNCELENEREK DÜZELTİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ: Milli futbolcumuz Merih Demiral’a UEFA’nın 2 maç men cezası kararı kabul edilemez. 

Kararın özgürlükçü ve hakkaniyetli bir yaklaşımla ve savunma dosyası ciddiyetle incelenerek düzeltilmesini bekliyoruz. 

Futbolun heyecanı ve güzelliği siyasi kararlarla gölgelenmemelidir.

 

“FUTBOLUN BAĞIMSIZLIĞINA MÜDAHALE”

UEFA İCRA KURULU ÜYESİ SERVET YARDIMCI: Futbolcumuz, EURO 2024’te kendisinin attığı gollerle çeyrek finale yükseldiğimiz ve ‘Maçın Oyuncusu’ seçildiği bir anın mutluluğunu Türk taraftarlarıyla kutladığı sırada, doğal bir sevinç paylaşımı yapmıştır.

Burada rakibini veya herhangi bir topluluğu incitebilecek unsur söz konusu değildir. Oyuncu, duygusunu maç sonrasında katıldığı basın toplantısında da doğal bir biçimde ifade etmiştir. Futbolcuların kutlama yöntem ve şekilleri herhangi bir grubu veya kitleyi aşağılayıcı olmadıkça ya da temel nezaket kurallarını ihlal etmedikçe cezalandırma olmamalıdır.

Disiplin Kurulu, UEFA yönetiminden bağımsız ve kendi iç işleyişiyle karar alan bir kurul olmakla birlikte, çok geç olmadan bu yanlıştan dönülmesi gerektiğine dair inancımı vurgulamak isterim.

Türkiye olarak futbolun tüm güzelliklerini dünyaya izletmeye devam ettiğimiz EURO 2024’te oynayacağımız çeyrek final mücadelesinden önce hiçbir şeyin dikkatimizi dağıtmasına izin vermemeli, ‘Bizim Çocuklar’ın final yolculuğuna her zamankinden daha fazla konsantre olmalıyız

“FUTBOLUN ÜZERİNE SİSYASİ BASKI GÖLGESİ DÜŞÜRMÜŞTÜR”

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: UEFA Disiplin Kurulu’nun milli futbolcumuz Merih Demiral’a 2 maç ceza vermesi son derece hatalı bir karardır.

UEFA kararı açıklanmadan önce belirli mahfillerde kararın yayınlanması, bu kararın belirli baskı gruplarının etkisi ile alındığı göstermektedir.

UEFA’nın bu kararı, futbolun üzerine siyasi baskı gölgesi düşürmüştür.

“BU CEZANIN NE SPORLA NE DE SPORUN AHLAK VE EVRENSELLİĞİ İLE BİR BAĞI YOKTUR”

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ: Milli futbolcumuz Merih Demiral’a UEFA tarafından verilen 2 maç men cezası futbol tarihinde unutulmayacak bir kara leke olarak yerini alacaktır.

UEFA tarafından verilen bu cezanın, ne sporla ne de sporun ahlak ve evrenselliği ile bir bağı yoktur. Tamamen siyasi bir yaklaşımın yansıması olan bu kararla, milli sevincimize gölge düşürmek istenmektedir. 

Siyasi bir baskı sonucu verilen ve tamamen taraflı bir şekilde verilen bu ceza, ne sevincimize ne de milli heyecanımıza gölge düşüremeyecektir.

UEFA İCRA KURULU ÜYESİ SERVET YARDIMCI: UEFA Disiplin Kurulu tarafından A Milli Takım oyuncumuz Merih Demiral hakkında verilen cezayı üzüntüyle karşıladığımı ve kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim. Sorunsuz devam eden bir turnuvada, maç bittikten sonra yapılan doğal bir kutlamayla ilgili cezalandırma talep edilmesi futbolun bağımsızlığına müdahaledir.

Futbolcumuz, Euro 2024’te kendisinin attığı gollerle çeyrek finale yükseldiğimiz ve “Maçın Oyuncusu” seçildiği bir anın mutluluğunu Türk taraftarlarıyla kutladığı bir sırada, doğal bir sevinç paylaşımı yapmıştır. Burada rakibini veya herhangi bir topluluğu incitebilecek bir unsur söz konusu değildir. Oyuncu, duygusunu maç sonrasında katıldığı basın toplantısında da doğal bir biçimde ifade etmiştir.

‘YANLIŞTAN DÖNÜLMESİ GEREKİR’

Futbolcuların kutlama yöntem ve şekilleri herhangi bir grubu veya kitleyi aşağılayıcı olmadıkça ya da temel nezaket kurallarını ihlal etmedikçe cezalandırılmamalıdır. Disiplin Kurulu, UEFA yönetiminden bağımsız ve kendi iç işleyişiyle karar alan bir kurul olmakla birlikte, çok geç olmadan bu yanlıştan dönülmesi gerektiğine dair inancımı vurgulamak isterim.

Türkiye olarak futbolun tüm güzelliklerini dünyaya izletmeye devam ettiğimiz Euro 2024’te oynayacağımız Çeyrek Final mücadelesinden önce hiçbir şeyin dikkatimizi dağıtmasına izin vermemeli, Bizim Çocuklar’ın final yolculuğuna her zamankinden daha fazla konsantre olmalıyız.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-uefanin-skandal-merih-demiral-kararina-tepkiler-cig-gibi/feed/ 0
Bizim Çocuklar, yarı final için Hollanda karşısında! 2 isim yok https://www.foxtvhaber.com.tr/bizim-cocuklar-yari-final-icin-hollanda-karsisinda-2-isim-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bizim-cocuklar-yari-final-icin-hollanda-karsisinda-2-isim-yok/#respond Sun, 07 Jul 2024 23:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14516 Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası çeyrek finalinde A Milli Futbol Takımı yarın TSİ 22.00’de Hollanda ile karşılaşacak.

Türkiye – Hollanda eşleşmesinin galibi, yarı finalde İngiltere – İsviçre eşleşmesinin tur atlayanı ile 10 Temmuz’da Dortmund’da oynayacak.

Milliler 3. kez çeyrek finalde

Milliler, Portekiz, Gürcistan ve Çekya ile birlikte yer aldığı F Grubu’nu 2 galibiyet ve 1 mağlubiyetle 6 puanla ikinci olarak bir üst tura çıktı. Son 16 turunda Avusturya ile karşılaşan ay-yıldızlılar, rakibini 2-1 mağlup etti ve tarihinde 3. kez çeyrek finale yükselme başarısı gösterdi.

Hollanda’nın çeyrek final yolu

Hollanda ise Fransa, Avusturya ve Polonya ile mücadele ettiği D Grubu’nda 1’er galibiyet, mağlubiyet ve beraberlik sonucunda topladığı 4 puanla 3. olarak bir üst tura yükseldi. Son 16 turunda Romanya ile oynayan Hollanda, mücadeleyi 3-0’lık skorla kazandı.

15. randevu

Türkiye ile Hollanda, bugüne kadar 10’u resmi, 4’ü de özel olmak üzere 14 kez rakip oldu. Söz konusu müsabakalarda milliler 4 kez kazanırken, Hollanda da 6 defa sahadan galip ayrıldı. 4 mücadele de berabere sona erdi. Bu maçlarda ay-yıldızlılar 14 gol atarken, kalesinde de 21 gol gördü.

İki ülke arasında son olarak 7 Eylül 2021 tarihinde Amsterdam Arena’da oynanan karşılaşmayı A Milliler 6-1’lik skorla kaybetti.

Millilerin 631. müsabakası

A Milli Futbol Takımı, Hollanda karşılaşmasıyla tarihindeki 631. maçını oynayacak. Ay-yıldızlılar, geride kalan 345’i resmi, 285’i özel olmak üzere toplamda 630 karşılaşmada 1’i hükmen 245 galibiyet elde etti. Ay-yıldızlılar, 237 mağlubiyet ve 148 kez de beraberlik aldı. Türkiye, oynadığı karşılaşmalarda 860 gol kaydederken, kalesinde ise 903 gole engel olamadı.

Vincenzo Montella 13. maçında

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, ay-yıldızlıların başında bugüne kadar 7’si resmi, 5’i özel olmak üzere 12 maça çıktı. Montella yönetimindeki milliler, geride kalan müsabakalarda 6 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik aldı.

Orkun Kökçü ile İsmail Yüksek cezalı

A Milli Futbol Takımı’nda, Hollanda karşılaşması öncesinde 2 futbolcunun sarı kart cezası bulunuyor. Avusturya ile oynanan müsabakada sarı kart görerek cezalı duruma düşen Orkun Kökçü ile İsmail Yüksek, Hollanda karşısında oynayamayacak.
Avusturya karşılaşmasında attığı golden sonra ‘Bozkurt’ işareti yaptığı için UEFA Disiplin Kurulu’na sevk edilen Merih Demiral’ın durumu ise daha sonra belli olacak.

Clement Turpin düdük çalacak

Türkiye – Hollanda müsabakasını Fransa Futbol Federasyonu’ndan Clement Turpin yönetecek. Turpin’in yardımcılıklarını aynı ülkeden Nicolas Danos ve Benjamin Pages yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi Almanya Futbol Federasyonu’ndan Felix Zwayer olacak. Maçta Fransa Futbol Federasyonu’ndan Jerome Brisard ise VAR olarak görev alacak.

A Milli Futbol Takımı’nın EURO 2024 kadrosu şöyle:

Kaleci: Altay Bayındır, Mert Günok, Uğurcan Çakır

Defans: Mert Müldür, Zeki Çelik, Abdülkerim Bardakcı, Ahmetcan Kaplan, Merih Demiral, Samet Akaydin, Ferdi Kadıoğlu

Orta saha: Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek, Kaan Ayhan, Okay Yokuşlu, Orkun Kökçü, Salih Özcan

Forvet: İrfan Can Kahveci, Yunus Akgün, Kenan Yıldız, Kerem Aktürkoğlu, Arda Güler, Barış Alper Yılmaz, Bertuğ Yıldırım, Cenk Tosun, Semih Kılıçsoy, Yusuf Yazıcı

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bizim-cocuklar-yari-final-icin-hollanda-karsisinda-2-isim-yok/feed/ 0
Destici’den UEFA’ya Merih Demiral tepkisi! https://www.foxtvhaber.com.tr/desticiden-uefaya-merih-demiral-tepkisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/desticiden-uefaya-merih-demiral-tepkisi/#respond Sat, 06 Jul 2024 23:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14342 Destici, Berlin’de düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye sığınmacılar üzerinden karıştırılmak isteniyor” diyerek bunun provasının Kayseri’de görüldüğüne işaret etti.

“KÜÇÜK BİR ÇOCUĞA TECAVÜZ EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

BBP lideri Destici, “Bunu şiddetle lanetliyoruz. Küçük bir çocuğa tecavüz edilmesi, tacizde bulunulması, musallat olunması hiç kabul edilemez. Çocuğun kimliği ya da tecavüzü gerçekleştirenin kimliği de önemli değildir. Yani bunu yapan ister Suriye kökenli olsun, sığınmacı, ister Afgan olsun, ister Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı olsun ne olursa olsun. Yani kim yaparsa yapsın bunu lanetliyoruz.” dedi.

“MASUMLARIN NE SUÇU VAR?”

Destici yaşananların ardından sığınmacıların hedef yapılarak onlarca evin taşlandığını aktararak, “Orada o masumların ne suçu var? Yani o masumların o evde oturan belki yüzlerce binlerce çocuk var. Bir çocuğa tecavüz edildi diye tepki gösteriyorsun haklı olarak. Ama öbür taraftan yüzlerce çocuğun bulunduğu evleri ateşe veriyorsun. Bu kabul edilebilir bir şey mi?” diye sordu.

Kayseri’de yaşanan hadiselerin herkesi üzdüğünü dile getiren Destici, “Orada açık bir provokasyon olduğu gözüküyor. Maalesef Türkiye’de son dönemde milliyetçilik adı altında neofaşizm yükseliyor. Ya da neofaşist partiler var, liderler var.” ifadelerini kullandı.

Milletin bunlara prim vermediğini belirten Destici, “Aldıkları birkaç puan onlara prim verildiği anlamına gelmez. Mesela belediye seçimleri oldu. Bir tane belde bile kazanamadılar. Yani bir belde kazanamadı. Yani başında neofaşist birisinin olduğu parti bir belde kazanamadı. Milletin verdiği bir şey de yok aslında. Bu milliyetçilik değil. Yani Türkiye’de hiçbir dönemde milliyetçilik, ırkçılık ya da kavmiyetçilik ya da faşistlik değildir, olmamıştır. Bir kere Türkiye’de milliyetçiler İslamsız bir milliyetçiliği hiçbir zaman kabul etmemiştir.” şeklinde konuştu.

Sığınmacılar üzerinden bir iç çatışma provası yapıldığını kaydeden Destici, “Elbette ki devlet buna fırsat vermeyecektir. Elbette ki sığınmacılar ülkelerine dönmelidir. Ama yolu bu değildir.” ifadesini kullandı.

UEFA’YA MERİH DEMİRAL TEPKİSİ

UEFA’nın, milli futbolcu Merih Demiral hakkında disiplin soruşturması açmasına tepki gösterdi.

BBP lideri Destici, milli futbolcu Merih Demiral hakkında UEFA disiplin soruşturması açılmasına tepki göstererek, “Bir spor müsabakasında bir futbolcumuzun attığı gol sonrası yaptığı sevincin bence bir ırkçılık olarak değerlendirilmesi, hele UEFA’nın burada bir soruşturma açmış olması asla kabul edilemez. Ben bu yanlışın döneceğini düşünüyorum.” dedi.

Avrupa’da bir Türk fobisi bulunduğunu anlatan Destici, “Türklerde bozkurt bizim Ergenekon’dan çıkışımızı ifade eder. Dolayısıyla da önemlidir. Yani dolayısıyla da Türklüğü ifade eder aslında bazı yerlerde. Azerbaycan da kullanır bunu. Hakeza Türkiye’de ta Atatürk de bunu kullanmıştır. Yani daha sonraki dönemlerde de çeşitli ortamlarda kullanılmıştır. Şu anda bir grubun ya da bir partinin yoğun olarak kullanması bu gerçeği değiştirmez. Bunun ırkçılıkla falan da bir alakası yok.” diye konuştu.

A Milli Futbol Takımını başarısından tebrik eden Destici, “Onların hepsi, Merih başta olma üzere, Arda’sıyla, Hakan’ıyla hepsi bizim gururumuz. Biz futbolcularımızla, bizim çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Ve inşallah cumartesi günü Berlin’de buradaki vatandaşlarımızın yoğun desteğiyle çeyrek finali de geçecekler.” ifadelerini kullandı.

Berlin’deki Nizam Alem Federasyonu’na bağlı ocakları ziyaret ettiğini anlatan Destici burada Almanya’daki Türk vatandaşların sorunlarını dinleme fırsatı bulduğunu da söyledi.

Almanya’da yaşayan Türklerin Türkiye’den emeklilik konusunda ve uçak biletlerinin yüksek olduğu yönünde bazı talepleri olduğunu ifade eden Destici, “Türkiye’de emekli olanlar başka bir işte de çalışmaya devam edebiliyorlar. Ama şimdi burada olan vatandaşlarımız için seçimlerden önce bu dile getirilmesine rağmen ve bu konuda buradaki vatandaşlarımıza sözler verilmesine rağmen henüz bu gerçekleşmedi. Dolayısıyla da aynen Türkiye’de olduğu gibi burada yaşayan vatandaşlarımız da burada hem çalışmaya devam edebilir hem de Türkiye’de emekliyi hak etmiş olanlar da emekli olabilmeli. Biz inşallah bu konuyu daha çok sahipleneceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/desticiden-uefaya-merih-demiral-tepkisi/feed/ 0
A Milli Takım, Portekiz sınavında! 2 isim forma giyemeyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-takim-portekiz-sinavinda-2-isim-forma-giyemeyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-takim-portekiz-sinavinda-2-isim-forma-giyemeyecek/#respond Fri, 21 Jun 2024 08:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13261 A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası’ndaki (EURO 2024) ikinci maçını yarın Portekiz ile yapacak.

Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenen şampiyonada F Grubu’nda yer alan Türkiye, organizasyondaki ikinci sınavını Portekiz karşısında verecek. BVB Dortmund Stadı’ndaki maç, TSİ 19.00’da başlayacak.

Gruptaki ilk maçında Gürcistan’ı 3-1 yenen ay-yıldızlı ekip, Portekiz’i de yenerek 2’de 2 yapmayı hedefliyor.

Portekiz de ilk maçında Çekya’yı uzatma dakikalarında bulduğu golle 2-1 mağlup etti.

İkinci maçlar öncesinde milli takım, Portekiz’in averajla önünde lider durumda bulunuyor.

Grubun diğer maçında ise Gürcistan ile Çekya karşı karşıya gelecek. Hamburg’da oynanacak mücadele TSİ 16.00’da başlayacak.

Alman hakem yönetecek

Türkiye ile Portekiz arasındaki karşılaşmada, ev sahibi ülke Almanya’dan hakem Felix Zwayer düdük çalacak.

Zwayer’in yardımcılıklarını aynı ülkeden Stefan Lupp ve Marco Achmüller yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi, İspanya Futbol Federasyonundan Jesus Gil Manzano olacak.

Karşılaşmada Alman Bastian Dankert ise VAR görevini üstlenecek.


İrfan Can Kahveci forma giyemeyecek

A Milli Takım’da tedavisi süren İrfan Can Kahveci bu maçta da forma giyemeyecek.

İsmail Yüksek’in de bu mücadelede forma giymesi beklenmiyor.

Hazırlıklarını tam kadro sürdüren Portekiz’de ise sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor.

Kart sınırındaki oyuncular

Türkiye’de ve Portekiz’de maç öncesinde ikişer futbolcu, sarı kart ceza sınırında yer alıyor.

İlk maçlarda sarı kartla uyarılan milli futbolcular Hakan Çalhanoğlu ve Abdülkerim Bardakcı ile Portekiz’den Rafael Leao ve Francisco Conceiçao, yarın da kart görmeleri halinde son grup müsabakasında cezalı duruma düşecek.


Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası kadrosu
​​​
A Milli Takım’ın EURO 2024 kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:

Kaleci: Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Beşiktaş), Uğurcan Çakır (Trabzonspor)

Defans: Mert Müldür, Ferdi Kadıoğlu (Fenerbahçe), Zeki Çelik (Roma), Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray), Ahmetcan Kaplan (Ajax), Merih Demiral (Al-Ahli), Samet Akaydın (Panathinaikos)

Orta saha: Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Okay Yokuşlu (West Bromwich), Orkun Kökçü (Benfica), Salih Özcan (Borussia Dortmund)

Forvet: İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Yunus Akgün (Leicester City), Kenan Yıldız (Juventus), Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Arda Güler (Real Madrid), Bertuğ Yıldırım (Rennes), Cenk Tosun, Semih Kılıçsoy (Beşiktaş), Yusuf Yazıcı (Lille)

Portekiz’in kadrosu

Portekiz Milli Takımı’nın EURO 2024 kadrosunda şu oyuncular yer alıyor:

Kaleci: Diogo Costa (Porto), Jose Sa (Wolverhampton), Rui Patricio (Roma)

Defans: Antonio Silva (Benfica), Danilo Pereira (PSG), Diogo Dalot (Manchester United), Gonçalo Inacio (Sporting), Joao Cancelo (Barcelona), Nelson Semedo (Wolverhampton), Nuno Mendes (PSG), Pepe (Porto), Ruben Dias (Manchester City)

Orta saha: Bruno Fernandes (Manchester United), Joao Neves (Benfica), Joao Palhinha (Fulham), Otavio Monteiro (Al Nassr), Ruben Neves (Al-Hilal), Vitinha (PSG)

Forvet: Bernardo Silva (Manchester City), Cristiano Ronaldo (Al Nassr), Diogo Jota (Liverpool), Francisco Conceiçao (Porto), Gonçalo Ramos (PSG), Joao Felix (Barcelona), Pedro Neto (Wolverhampton), Rafael Leao (Milan)

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-takim-portekiz-sinavinda-2-isim-forma-giyemeyecek/feed/ 0
Bakan Kacır: Milli gelirimizde sanayinin payı belirgin şekilde yükseliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-milli-gelirimizde-sanayinin-payi-belirgin-sekilde-yukseliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-milli-gelirimizde-sanayinin-payi-belirgin-sekilde-yukseliyor/#respond Wed, 12 Jun 2024 03:24:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12546 İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri Kapanış Dersi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi Ayazağa Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Kacır, burada yaptığı konuşmada, bütün dünyada son dönemde en kuvvetli rüzgarlardan birinin kritik teknoloji alanlarında üretim kabiliyetlerinin bütün ülkeler tarafından yeniden kazanılabilmesi olduğunu belirterek, ülkelerin kritik teknoloji alanlarında öz yeterlilik düzeylerini artırabilmeleri istikametinde ilerlediğini ifade etti.

“TÜRKİYE BU YARIŞA HAZIRLIKLI YAKALANDI”

Salgınla bütün dünyanın, sadece birkaç ülkenin ürettiği teknolojiye bağımlılığın insanlık için büyük riskler oluşturduğunu gördüğünü aktaran Kacır, “Daha önce ucuz iş gücünü uzak Asya ülkelerine, Çin gibi ülkelere bırakmaya yönelik bir trend varken, şimdi artık ABD, Avrupa ülkeleri Japonya, Kore, İngiltere gibi ülkeler bütün kritik teknolojileri kendi topraklarında üretme yarışı içindeler. Türkiye bu yarışa hazırlıklı yakalandı. Çünkü, biz zaten 20 yıla yakın bir zamandır ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ yolculuğundayız.” dedi.

Bakan Mehmet Fatih Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi’nin Türkiye’nin kritik teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmesi, üretmesi ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilmesi yolculuğu olduğuna işaret ederek, bu hamlenin gerçekleşebilmesi için bir büyük ekosistemi inşa ettiklerini, Türkiye’de bugün 102 teknoparkta 10 binden fazla firmanın araştırma, geliştirme, inovasyon yaptığını aktardı.

“100’E YAKIN KULUÇKA MERKEZİ VE HIZLANDIRMA PROGRAMI VAR”

Türkiye’de bugün 1600’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi olduğunu dile getiren Kacır, AR-GE insan kaynağının 300 bine yaklaştığını, 20 yıl önceyle mukayese edildiğinde 29 binden 272 bine yükselmiş bir AR-GE insan kaynağından bahsedildiğini söyledi.

Türkiye’nin AR-GE, teknoloji geliştirme yarışında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olabilmesini hedeflediklerini kaydeden Kacır, “Bunun için kapasiteyi artırmaya, altyapıyı inşa etmeye her daim öncelik veriyoruz. Bugün, Türkiye’de 200’den fazla üniversitemiz var. Türkiye’nin teknoloji girişimcilerine hizmet veren 100’e yakın kuluçka merkezi ve hızlandırma programı var.” şeklinde konuştu.

“MİLLİ GELİRİMİZDE SANAYİNİN PAYI BELİRGİN ŞEKİLDE YÜKSELİYOR”

Bakan Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının yaklaşık 7,5 milyar dolar düzeyinde olduğuna dikkati çekerek, AR-GE’ye milli gelirden ayırılan payın yüzde 0,5 düzeyinden yüzde 1,3 düzeyine yükseldiğini belirtti.

Türkiye’de 20 yıl önce yıllık patent başvurusu sayısının 414 olduğunu anımsatan Kacır, “Şimdi bu kapasite 8 bin 600’lere erişti. Türkiye’nin fikri mülkiyet kapasitesi de muazzam bir yükseliş gösterdi. Bu yükselişi tasarım başvurularında, marka tescillerinde, fikri mülkiyetin tüm alanlarında görüyor olmak mümkün. Bugün Türkiye dünyanın önemli üretim güçlerinden biri. Türk sanayi bütün dünyaya ihracat yapıyor. Milli gelirimizde sanayinin payı belirgin şekilde yükseliyor.” diye konuştu.

Kacır, Türkiye’nin bugün teknolojiyi rekabetçi şekilde üretebilen ve başta Avrupa olmak üzere dünya pazarlarına rekabetçi şekilde ihraç edebilen bir ülke olma düzeyine geçtiğinin altını çizdi.

Cumhuriyetin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yaparken, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında yola devam etmeyi amaçladıklarını aktaran Kacır, “Bu yolculuğun hepimiz için en önemli başlıklarından biri nitelikli istihdamı güçlendirmek. Türkiye’de beşeri sermayeyi daha ileri düzeylere çıkarabilmek.” dedi.

“TÜRKİYE KÜRESEL TEKNOLOJİ YARIŞINDA BİR ADIM ÖNE ÇIKIYOR”

Kacır, bugün savunma sanayinde yürütülen projelerin sayısının 850’ye eriştiğine işaret ederek, “20 yıl önce bu sayı sadece 62 idi. Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı sadece 250 milyon dolar düzeyindeydi. Şimdi Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı 5,5 milyar doları aştı.” ifadelerini kullandı.

Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunun savunma sanayiden ibaret olmadığını dile getiren Bakan Mehmet Fatih Kacır, “Sanayinin ve teknolojinin tüm alanlarında kritik teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmek gibi bir hedefimiz var. Türkiye lider milli teknoloji girişimleri ortaya çıkararak küresel teknoloji yarışında bir adım öne çıkıyor. Bunun somut örneklerinden biri Türkiye’nin otomobilidir.” diye konuştu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de 21. yüzyıl bilgi dünyasında artık bilginin nakledilmesinin bir anlamının olmadığını ifade etti.

Bilgiden yeni bilgiyi üretebilen, inovatif düşünebilen, teknolojileri okuyabilen ve öğrencisine bu ekosistemle ilham veren bir ortama ulaşmayı amaçladıklarını anlatan Yentür, bütün gayretlerinin bu yönde çocukları yarına hazırlamak olduğunu dile getirdi.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu da teknolojik imkanların öğrenme materyallerine ve kaynaklarına erişimi kolaylaştırdığını, aynı zamanda teorik eğitimi görsel bir deneyime dönüştürerek öğrencilere simülasyon ortamında eğitim olanağı sunduğunu belirtti.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-milli-gelirimizde-sanayinin-payi-belirgin-sekilde-yukseliyor/feed/ 0
A Milli Futbol Takımı, İtalya ile deplasmanda karşılaşacak https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-italya-ile-deplasmanda-karsilasacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-italya-ile-deplasmanda-karsilasacak/#respond Fri, 07 Jun 2024 05:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11949 A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıkları kapsamında özel maçta yarın deplasmanda İtalya karşı karşıya gelecek.

Almanya’nın ev sahipliğinde 14 Haziran – 14 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele edecek olan A Milli Futbol Takımı, turnuva hazırlıkları kapsamında özel maçta İtalya karşısına çıkacak. Milliler, yarın TSİ 22.00’de Bologna şehrinde bulunan Renato Dall’Ara Stadyumu’nda İtalya ile karşı karşıya gelecek.

A Milliler, İtalya maçının ertesi akşamı Bologna’dan, Polonya ile oynayacağı özel maç için Poznan’a hareket edecek. Burada 4 günlük bir kamp gerçekleştirecek olan ay-yıldızlılar, 9 Haziran’da ise müsabakanın yapılacağı başkent Varşova’ya geçecek.

16. randevu

Türkiye ile İtalya bugüne kadar 9’u resmi, 6’sı da özel olmak üzere toplam 15 kez oynadı. Söz konusu müsabakalarda İtalyanlar 11 kez kazanırken, 4 maç da berabere sona erdi. İki takım son olarak 29 Mart 2022 tarihinde mücadele etmiş ve Konya’da oynanan özel karşılaşmayı İtalya 3-2 kazanmıştı. İki ülke ayrıca 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı ortak düzenleyecek.

Millilerin 625. müsabakası

A Milli Futbol Takımı, İtalya karşılamasıyla tarihindeki 625. maçını oynayacak. Ay-yıldızlılar, geride kalan 341’i resmi, 283’ü özel olmak üzere toplamda 624 karşılaşmada 1’i hükmen 242 galibiyet elde etti. Ay-yıldızlılar, 235 mağlubiyet ve 147 kez de beraberlik aldı. Türkiye, oynadığı karşılaşmalarda 852 gol kaydederken, kalesinde ise 895 gole engel olamadı.

Vincenzo Montella 7. maçında

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, ay-yıldızlıların başında bugüne kadar 3’ü resmi, 3 özel olmak üzere 6 maça çıktı. Montella yönetimindeki milliler, geride kalan müsabakalarda 3 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.

Sebastian Gishamer düdük çalacak

İtalya – Türkiye karşılaşmasını Avusturya Futbol Federasyonu’ndan Sebastian Gishamer yönetecek. Gishamer’in yardımcılıklarını Andreas Heidenreich ile Santino Schreiner yapacak. Maçın 4. hakemi ise Antonio Rapuano olacak.

Teknik Direktör Vincenzo Montella tarafından belirlenen listede 35 futbolcu yer almıştı. Millilerde Çağlar Söyüncü ile Enes Ünal sakatlıklarından dolayı kadrodan çıkarılırken, Bertuğ Yıldırım da Ümit Milli Takım’a geçti. Ümit Milliler’in İskoçya maçı kadrosuna alınan Doğan Alemdar ve Ahmetcan Kaplan ise İtalya ile Türkiye arasında oynanacak özel maçın ardından A Milli Takım’ın kampına yeniden katılacak.

A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Futbol Şampiyonası aday kadrosunda şu futbolcular yer alıyor:

Kaleciler: Altay Bayındır (Manchester United), Doğan Alemdar (Troyes), Mert Günok (Beşiktaş), Uğurcan Çakır (Trabzonspor)

Defans: Mert Müldür, Ferdi Kadıoğlu (Fenerbahçe), Zeki Çelik (Roma), Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray), Ahmetcan Kaplan (Ajax), Merih Demiral (Al-Ahli), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydin (Panathinaikos), Cenk Özkacar (Valencia)

Orta saha: Berat Özdemir (Trabzonspor), Can Uzun (Nürnberg), Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Okay Yokuşlu (West Bromwich), Orkun Kökçü (Benfica), Salih Özcan (Borussia Dortmund)

Forvet: Abdülkadir Ömür (Hull City), İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Yunus Akgün (Leicester City), Kenan Yıldız (Juventus), Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Oğuz Aydın (Corendon Alanyaspor), Arda Güler (Real Madrid), Cenk Tosun, Semih Kılıçsoy (Beşiktaş), Yusuf Yazıcı (Lille)

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/a-milli-futbol-takimi-italya-ile-deplasmanda-karsilasacak/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye “Ahmed Cevad Onur Madalyası” verildi https://www.foxtvhaber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceliye-ahmed-cevad-onur-madalyasi-verildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceliye-ahmed-cevad-onur-madalyasi-verildi/#respond Sat, 04 May 2024 23:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10077 MHP’den yapılan açıklamaya göre, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev ile Ahmed Cevad’ın ailesinden Nicat Emiroğlu Güliyev, Anar Ahundzade, Mehin Banu Guliyeva ve Yılmaz Ahundzade, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

Ziyarette, Azerbaycan Milli Marşı’nın ve “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinin yazarı Ahmed Cevad’ın doğumunun 132. yılına ithafen, ailesinin de isteği doğrultusunda Bahçeli’ye Türk dünyasına hizmetleri, Türk milli ülküsüne katkıları dolayısıyla “Ahmed Cevad Onur Madalyası” takdim edildi.

Bahçeli, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi, madalya dolayısıyla teşekkür etti.

Devlet Bahçeli, 1967-68 döneminden bu yana ülkücü hareketin içerisinde bulunduğunu belirtti. Çok uzun bir mücadele verildiğini ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:

“O mücadeleyi şekillendiren törenler, şölenler yapıldı. Her şölenin başında İstiklal Marşı’mızı okurduk. Fakat bir gün ‘Çırpınırdın Karadeniz’ okunmaya başladı. Çok kişi şaşırdı, ‘Kimdir bu, ne zaman yazıldı, nasıl oldu, bunun manası nedir?’ Sonradan hepimizin yetişmesinde ve her türlü siyasi düşüncenin ötesinde kültürel faaliyetlerde milliyetçi insanlarımızın her zaman gönlünde yaşayan bir değer oldu Ahmed Cevad ve eseri. Bu bakımdan böyle bir eseri ortaya koyan ailenin de bugün Milliyetçi Hareket Partisinde bulunması, TÜRKSOY’un bunun önderliğini yapmış olması Milliyetçi Hareket Partisini gururlandırmıştır.



Çırpınırdın Karadeniz, hepimizin yetişmesinde şahsen bizim de işte söylediğimiz ilk şeylerden bir tanesidir, arkası da Çankaya Yokuşu’dur.”

“Çırpınırdın Karadeniz”in bugün Türklerin önemli birleştirici bir değeri olduğunu ifade eden Bahçeli, “Sözün başı ve geleceğin sonsuzu olan Ahmed Cevad’a hepinizin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Allah gani gani rahmet eylesin. Onun emanetleri bizim emanetimizdir. Bu yavrularımız için ne varsa yapmaya hazırım. İster Azerbaycan’da bulunsunlar ister burada bulunsunlar her konuda hayatları boyunca bizim yetişmemize vesile olan muhterem büyüğümüzün bize emanetleri olarak kabul ediyorum.” diye konuştu.

“TÜRK DÜNYASININ MÜMTAZ ŞAHSİYETİ”

Sultan Raev de istiklal şairi Ahmed Cevad’ın Türk dünyasının mümtaz şahsiyeti ve bir cesaret timsali, hayatı ve ortaya koyduğu eserlerle dönemin en parlak, en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu söyledi.

Cevad’ın milli duruşlu bir fikir adamı, hümanist ve hayırsever bir entelektüel olarak ismini sadece Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının edebiyat ve düşünce tarihine altın harflerle yazdırmayı başardığını belirten Raev, Ahmed Cevad’ın isminin bugün bile Türk dünyasının bağımsızlığı ve özgürlüğü ile anıldığını vurguladı.

Ankara’daki TÜRKSOY merkezi için arsa tahsisi ve inşasının Bahçeli’nin inisiyatif ve oluru ile gerçekleştiğini belirten Raev, TÜRKSOY adına şükranlarını sundu.

“ÇIRPINIRDIN KARADENİZ ŞİİRİNİN KALEME ALINMASININ 110. YILI”

Öte yandan açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

“Türk dünyası sevdalısı Ahmed Cevad’ın yürekten duyguları sadece Azerbaycan’ın Milli Marşı’na değil, tüm Türk dünyasının ve Türk milletinin marşı olarak kabul edilen ‘Çırpınırdın Karadeniz’e hayat vermiş ve ölümsüzleştirmiştir. Bu sene, tüm Türklerin büyük bir coşkuyla söylediği, Türk milleti ve Türk milliyetçiliği ile bütünleşen, Türk milli ülküsü olan Türk yurdunun bütünlüğünün yeniden kurgulanması ve şimdiye taşınmasını sağlayan Türk dünyasının birliğini ve ebediliğini simgeleyen ‘Çırpınırdın Karadeniz’ şiirinin kaleme alınmasının 110. yılıdır. Şiirin Üzeyir Hacıbeyli’nin bestesiyle Anadolu’da ilk kez 1924 yılında Kars’a ziyareti sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda seslendirilmesinin de 100. yılıdır.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceliye-ahmed-cevad-onur-madalyasi-verildi/feed/ 0
Altınay Savunma Teknolojileri, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde talep toplayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-8-9-10-mayis-tarihlerinde-talep-toplayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-8-9-10-mayis-tarihlerinde-talep-toplayacak/#respond Sat, 04 May 2024 22:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10063 Altınay Savunma Teknolojileri, halka arz kapsamında talep toplamaya hazırlanıyor. Şirket, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) halka arz içi onay almasının ardından Borsa İstanbul’a geliyor.

ALTNY koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da Katılım Endeksi’ne uygun olarak işlem görecek şirketin halka arzına konsorsiyum lideri olarak TSKB, konsorsiyum eş liderleri olarak ise Ziraat Yatırım ve Yatırım Finansman aracılık edecek. Hisse fiyatı 32,00 lira olarak satışa sunulacak olan Altınay Savunma Teknolojileri’nin halka arzı için talep toplama tarihleri ise 8-9-10 Mayıs olarak belirlendi.

Sermayesi, halka arz sonrası 235,2 milyon liraya çıkacak

Halka arzda; 35 milyon 294 bin 118 TL nominal değerdeki paylar sermaye artışı kapsamında, 23 milyon 529 bin 412 TL nominal değerdeki paylar ise ortak satışı kapsamında satışa sunulacak. 200 milyon TL olan halka arz öncesi mevcut sermaye, halka arz sonrası 235 milyon 294 bin 118 TL olacak. Yaklaşık 1,9 milyar TL büyüklüğündeki halka arzda satışa sunulacak payların yüzde 69’u yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 30’u yurt içi kurumsal yatırımcılara, yüzde 1’i de Altınay Grubu çalışanlarına tahsis edildi. Halka arz sonrası şirketin halka açıklık oranı yüzde 25 olarak belirlendi.

“Milli savunma teknolojilerini güçlendirmeyi hedefliyoruz”

Talep toplama öncesinde açıklamalarda bulunan Altınay Savunma Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, “Halka arz sürecimiz ile hem mevcut yatırımlarımızı güçlendirecek hem de gelecekteki projelerimize kaynak sağlayacağız. Milletimizin, Altınay Savunma Teknolojileri’ni sahiplenerek, vatan savunmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Yatırımcılarımızla birlikte ülkemizin savunma sanayisindeki başarı hikâyelerine katkı sağlayarak milli savunma teknolojilerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Yatırımlarla büyüyecek

10 milyon saati aşan Ar-Ge ve Ür-Ge birikimiyle milli savunma teknolojilerinde önemli projeler geliştiren Altınay Savunma Teknolojileri halka arz gelirleriyle yatırımlarını büyütmeyi hedefliyor. Halka arzdan elde edilecek gelirlerin yatırımlarına güç katacağını ifade eden Altınay, “Halka arzdan elde ettiğimiz gelirin yarısını hem yeni tesis hem de üretim teknolojileri yatırımlarımıza aktaracağız. Halka arz gelirlerinin diğer yarısı ise test ve doğrulama teknolojileri ile AR-GE ve ÜR-GE yatırımları, global satış ve pazarlama ağı yatırımları, işletme sermayesinin güçlendirilmesi, finansal borç ödemeleri, şirket satın alımı ve/veya iş ortaklıklarının kurulmasına aktarılacak. Yatırımlarımız büyümenin finansmanı olacak. Yatırımcılarımız da şirketimizle birlikte bu büyümeye ortak olacak.” diye konuştu.

Tesis yatırımı milli teknolojiye katkı sağlayacak

Altınay Savunma Teknolojileri’nin Kocaeli Dilovası Makine İhtisas OSB’de savunma ve havacılık sanayisine yönelik olarak tasarladığı 12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip yeni tesiste, yatay-dikey çok eksenli işleme merkezleri, sayısal denetimli yüzey ve hassas işleme tezgâhları, lazer makine yatırımları yer alıyor. Ayrıca elektronik kart üretiminde kullanılacak yüksek hızlı tam otomatik dizgi hattı, tesisin önemli yetenekleri arasında bulunuyor.

Yatırımlarla milli savunma teknolojilerini daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade eden Altınay, “Üretim ve AR-GE yatırımlarımızla teknoloji kabiliyetimizi daha da genişleterek milli katkımızı artıracağız. Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (HAB)’DA 16 bin 255 metrekarelik bir alanda ‘Havacılık ve Uzay Mükemmeliyet Merkezi’ tesis yatırımı planlıyoruz. Halka arz gelirlerinin bir kısmı bu tesislerin üretim ve test altyapısı yatırımlarına aktarılacak.” dedi.

İhracat kalemini güçlendirecek

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu teknolojileri hayata geçirme amacıyla faaliyetlerini sürdüren Altınay Savunma Teknolojileri, geliştirdiği yerli ve milli projelerle ihracat kalemini de güçlendirmeyi hedefliyor. Teknolojiye yön veren ülkeler arasında Türkiye’nin potansiyelini yükseltmeyi hedeflediklerini söyleyen Altınay, “Ülkemiz için Orta Doğu, Uzak Doğu Asya (Endonezya, Malezya, Filipinler), Güney Amerika ve Afrika potansiyel pazar konumunda. Teknolojiye yön vermek hedefiyle yurtdışında kritik teknolojiler geliştiren firmalarla ilgili yatırımlar planlıyoruz. Yurtdışı yatırımlarımız hem savunma teknolojileri alanında ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacak hem de ihracattaki potansiyelimizi artıracağız.” şeklinde konuştu.

Altınay Savunma Teknolojileri’ne 2022 yılında yaptığı yatırımla, yüzde 20’lik pay ile ortak olan, SPK’nın izni ile GSYF yöneten portföy yönetim şirketleri içerisinde fon büyüklüğünde yedinci sırada yer alan Letven Capital’in Genel Müdürü Kamil Kılıç ise, “Altınay Savunma Teknolojileri’nin geliştirdiği iş modeline, alanındaki teknik yeterliliğine ve halka arz sonrası yatırım stratejisine güvenimiz tam. Altınay Savunma Teknolojileri’nin halka arzı ile yüzde 20’lik payımızın yalnızca yüzde 5’inden çıkıyoruz. Halka arz süreciyle Altınay Savunma Teknolojileri’nin milli savunma teknolojilerine sunacağı katkıyı artıracağından ve yatırımlarla büyüyeceğinden şüphemiz yok.” açıklamasını yaptı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-8-9-10-mayis-tarihlerinde-talep-toplayacak/feed/ 0
Altınay Savunma Teknolojileri halka arz oluyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-halka-arz-oluyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-halka-arz-oluyor/#respond Fri, 03 May 2024 09:00:46 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9981 Çeyrek asrı aşan mühendislik deneyimiyle savunma teknolojilerine yönelik proje ve ürünler geliştiren Altınay Savunma Teknolojileri, halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını aldı. Altınay Savunma Teknolojileri’nin halka arzında konsorsiyum lideri olarak TSKB, konsorsiyum eş liderleri olarak ise Ziraat Yatırım ve Yatırım Finansman görev alacak.

Birim pay fiyatı 32 TL olarak belirlenen Altınay Savunma Teknolojileri’nin halka arz büyüklüğünün yaklaşık 1,9 milyar TL, halka açıklık oranının ise yüzde 25 olması öngörülüyor. 58.823.530 nominal/adet hissenin satışa sunulacağı halka arzın, 35 milyon 294 bin 118 nominal TL’lik kısmı sermaye artırımı, 23 milyon 529 bin 412 nominal TL’lik kısmı ise ortak satışı yolu ile gerçekleştirilecek.

Milli savunma teknolojilerine güç kazandırıyor

Altınay Savunma Teknolojileri; hareket kontrol sistemleri, insansız sistemler, deniz sistemleri, silah sistemleri, mühimmat imha ve kritik üretim sistemleri alanlarında geleceği tasarlayacak projelere imza atıyor. Yurt içi ve yurt dışındaki kamu, özel sektör paydaşlarına ürün ve teknolojiler sunarak, kritik projelerin de yükleniciliğini üstlenen şirket, oluşturduğu yüksek katma değer ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu öncelikli teknolojileri hayata geçiriyor.

Robotik, makine, yazılım, elektrik ve elektronik, otomotiv gövde üretim teknolojileri, enerji depolama, savunma ve havacılık konularında 10 milyon saati aşan Ar-Ge ve Ür-Ge birikimi bulunan Altınay Savunma Teknolojileri, Türkiye için oldukça önemli olan Altay Tankı, Milli Muharip Uçak KAAN, Milli Gemi MİLGEM gibi çeşitli projelerde yer alıyor. Şirket, halka arz süreci ile birlikte küresel bir oyuncu olma hedefiyle kabiliyet ve imkanlarını artırma yolunda çalışmalarına devam ediyor.

KAAN’ın iniş takımlarında ana yüklenici

Altınay Savunma Teknolojileri’nin 2019 yılında döner kanatlı İHA’ların kavramsal tasarımından üretim ve entegrasyonuna kadar tüm aşamaları hayata geçirmek amacıyla kurduğu DASAL Havacılık Teknolojileri, Altınay Savunma ve Aselsan ortaklığı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Şirketin bir başka bağlı ortaklığı olan ve 2019’da TUSAŞ ortaklığıyla kurulan TAAC Havacılık Teknolojileri ise havacılık standartlarındaki kritik uçuş kontrol sistemleri, iniş takımı sistemleri ve test sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesi konularında çalışmalar gerçekleştiriyor. Milli muharip uçak KAAN için geliştirdiği iniş takımı projesinde ana yüklenici olarak görev alan TAAC, yurt dışı pazarına da açılarak küresel oyuncu olma yolunda ilerliyor.

Yeni tesisiyle üretim kabiliyetini artıracak

Kara, deniz ve hava platformlarına yönelik anahtar teslim çözümleriyle, teknolojik ürünleri ve kritik alt sistemleri ile yerli ve milli çözümler üreten Altınay Savunma Teknolojileri, Türkiye’nin savunma endüstrisine ve ulusal güvenliğe sağladığı katkıyı artırmayı hedefliyor. Şirket, Kocaeli Dilovası Makine İhtisas OSB’de savunma ve havacılık sanayisine yönelik olarak tasarlanan 12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip yeni tesisiyle, Türkiye’nin savunma sektöründeki üretim kabiliyetlerini geliştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/altinay-savunma-teknolojileri-halka-arz-oluyor/feed/ 0
Türk savunma sanayisi Borsa’ya da güç katıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-savunma-sanayisi-borsaya-da-guc-katiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-savunma-sanayisi-borsaya-da-guc-katiyor/#respond Fri, 03 May 2024 08:24:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9975 Türk savunma sanayisi şirketleri, faaliyet alanlarındaki başarılarını finansal piyasalara taşıyıp buradaki kazanımlarla gelişimlerini sürdürmeyi hedefliyor. Finansal piyasalar ve yatırımcılar da savunma sanayisi şirketlerinin bu yolculuğuna ilgi gösteriyor.

Son olarak çeyrek asrı aşan mühendislik deneyimiyle savunma teknolojilerine yönelik proje ve ürünler geliştiren Altınay Savunma Teknolojileri, halka arz için Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) onay aldı.

Altınay Savunma Teknolojilerinin halka arzında konsorsiyum lideri olarak TSKB, konsorsiyum eş liderleri olarak ise Ziraat Yatırım ve Yatırım Finansman görev alacak.

Birim pay fiyatı 39,30 lira olarak belirlenen Altınay Savunma Teknolojilerinin halka arz büyüklüğünün yaklaşık 2,3 milyar lira, halka açıklık oranının ise yüzde 25 olması öngörülüyor. Halka arz kapsamında 58 milyon 823 bin 530 nominal/adet hisse satışa sunulacak.

Havada, karada, denizde teknoloji geliştiriyor

Altınay Savunma Teknolojileri; hareket kontrol sistemleri, insansız sistemler, deniz sistemleri, silah sistemleri, mühimmat imha ve kritik üretim sistemleri alanlarında geleceği tasarlayacak projelere imza atıyor. Yurt içi ve yurt dışındaki kamu, özel sektör paydaşlarına ürün ve teknolojiler sunarak, kritik projelerin de yükleniciliğini üstlenen şirket, oluşturduğu yüksek katma değer ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu öncelikli teknolojileri hayata geçiriyor.

Robotik, makine, yazılım, elektrik ve elektronik, otomotiv gövde üretim teknolojileri, enerji depolama, savunma ve havacılık konularında 10 milyon saati aşan AR-GE ve ÜR-GE birikimi bulunan Altınay Savunma Teknolojileri, Türkiye için oldukça önemli olan Altay Tankı, milli muharip uçak KAAN, milli gemi MİLGEM gibi çeşitli projelerde yer alıyor. Şirket, halka arz süreci ile birlikte küresel bir oyuncu olma hedefiyle kabiliyet ve imkanlarını artırma yolunda çalışmalarına devam ediyor.

İHA’lardan KAAN’a

Altınay Savunma Teknolojilerinin 2019 yılında döner kanatlı İHA’ların kavramsal tasarımından üretim ve entegrasyonuna kadar tüm aşamaları hayata geçirmek amacıyla kurduğu DASAL Havacılık Teknolojileri, Altınay Savunma ve ASELSAN ortaklığı ile faaliyetlerini sürdürüyor.

Şirketin bir başka bağlı ortaklığı olan ve 2019’da TUSAŞ ortaklığıyla kurulan TAAC Havacılık Teknolojileri ise havacılık standartlarındaki kritik uçuş kontrol sistemleri, iniş takımı sistemleri ve test sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesi konularında çalışmalar gerçekleştiriyor. Milli muharip uçak KAAN için geliştirdiği iniş takımı projesinde ana yüklenici olarak görev alan TAAC, yurt dışı pazarına da açılarak küresel oyuncu olma yolunda ilerliyor.

Yeni tesisle üretim kabiliyeti artacak

Kara, deniz ve hava platformlarına yönelik anahtar teslim çözümleri, teknolojik ürünleri ve kritik alt sistemleri ile yerli ve milli çözümler üreten Altınay Savunma Teknolojileri, Türkiye’nin savunma endüstrisine ve ulusal güvenliğe sağladığı katkıyı artırmayı hedefliyor.

Şirket, Kocaeli Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde savunma ve havacılık sanayisine yönelik tasarlanan 12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip yeni tesisiyle Türkiye’nin savunma sektöründeki üretim kabiliyetlerini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-savunma-sanayisi-borsaya-da-guc-katiyor/feed/ 0
Erdoğan talimatı verdi! TCG Anadolu’dan daha büyüğü tasarlanıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-talimati-verdi-tcg-anadoludan-daha-buyugu-tasarlaniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-talimati-verdi-tcg-anadoludan-daha-buyugu-tasarlaniyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 22:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9423 Milli Savunma Bakanlığı (MSB) İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda bulunan DPO, kapılarını basın mensuplarına açtı. Tersane Komutanı Tuğamiral Erdinç Yetkin​​​​​​​ ile DPO Müdürü Doç. Dr. Mühendis Albay Hakan Uçar, tersanede ve Dizayn Proje Ofisi’nde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Buna göre, İstanbul Tersanesi Komutanlığının geçmişi, 1454’te Fatih Sultan Mehmet döneminde Haliç’te kurulan Tersane-i Amire’ye dayanıyor. 1999 Gölcük Depremi sonrası Pendik’e taşınan tersanede faaliyet gösteren DPO ise 1997’de Türkiye’nin ilk milli deniz harp platformu olan MİLGEM Projesini gerçekleştirmek amacıyla oluşturuldu.

MİLGEM Proje Ofisi adıyla 12 Mart 2004’te faaliyetlerine devam eden bu birim, 2010’da yeniden Dizayn Proje Ofisi Müdürlüğü olarak isimlendirildi.

EylüI 2015’ten itibaren tersanedeki yeni binasında faaliyetini sürdüren DPO, askeri gemi tasarım inşa standartlarını oluşturan, muharip gemilerin tekne, makine, elektrik ve savaş sistemleri ile sistem entegrasyon tasarımlarını yapan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın uzman kurumu olarak çalışıyor.

MİLGEM VE İSTİF SINIFI FIRKATEYN PROJELERİ

MİLGEM Projesi kapsamında İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen TCG Heybeliada, TCG Büyükada, TCG Burgazada ve TCG Kınalıada isimli ADA sınıfı korvetlerin tasarım ve entegrasyon faaliyetleri DPO Müdürlüğünce yapıldı. Bu gemiler 2011, 2013, 2018 ve 2019 yıllarında hizmete girdi.

Uluslararası alanda da takdir edilen ADA sınıfı korvetlerden daha üstün harekat ve manevra görev fonksiyonlarına sahip olan bir fırkateyn tasarımı hedefiyle DPO’da MİLGEM projesi esas alınarak “İstif Sınıfı Fırkateyn Projesi”nin tasarım faaliyetlerine başlandı.

İstif Sınıfı Fırkateyn Projesi’nin ilk gemisi olan TCG İstanbul fırkateyni, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edildi. 19 Ocak 2024’te hizmete başlayan, yüzde 80 oranında yerli üretim olarak inşa edilen TCG İstanbul’un tasarımı ise yüzde 100 yerli.

YAKIT İKMALİ YAPMADAN GÖLCÜK’TEN NEW YORK’A GİDEBİLECEK

Projenin ilk 4 gemisi olan ADA sınıfı korvetlerden daha farklı kabiliyetlere, daha yüksek deplasmana sahip 113 metre uzunluktaki ve 14,4 metre genişlikteki TCG İstanbul, yakıt ikmali ihtiyacı duymadan, Gölcük’teki Donanma Komutanlığı’ndan New York’a kadar gidebilecek özellikte.

Fırkateynde aynı zamanda Roketsan tarafından geliştirilen 120 deniz mili menzile sahip ATMACA güdümlü mermi kullanılabiliyor. Gemide, su üstü hedefleri ile kara hedeflerine atış yapabilen bir adet 76 milimetrelik baştopu ile 2 adet 25 milimetrelik uzaktan komutalı silah sistemi de yer alıyor.

Gemide, yerli ve milli silah sistemlerinin yanı sıra Türk mühendisler tarafından geliştirilen Alper seyir ve gezi radarı, Cenk hava arama radarları ile Denizgözü Ahtapot sensörü ve Gökdeniz entegre takip sensörleri bulunuyor. Geminin beyni olarak nitelendirilen Savaş Harekat Merkezi’ndeki tüm cihazların yazılımları ise Havelsan tarafından tamamen yerli olarak yapıldı.

YERLİ VE MİLLİLİK ORANINI YÜZDE 85’E ÇIKARACAK PROJE: TF-2000

DPO’nun yürüttüğü bir diğer proje, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Ocak 2019’da verilen direktif ile başlanan “TF 2000 Hava Savunma Harbi Muhribi Projesi”.

Ülke hava savunmasının denizden başlayarak kademeli olarak karşılanması ve üstün taarruz ve hava savunma kabiliyetine sahip bir yüzer platform ihtiyacının giderilmesi maksadıyla milli kaynaklarla geliştirilen projenin tasarım çalışmalarına devam ediliyor.

Bu muhripte, ADA sınıfı korvet ve istif sınıfı fırkateynden farklı olarak bölge hava savunma harbi kabiliyetine sahip olunması amacıyla milli olarak tasarlanmış çok fonksiyonlu ve uzun menzilli radarlardan oluşan çok amaçlı faz dizinli radar ve 96 hücreli Milli Dikey Atım Sistemi bulunacak.

Ayrıca gemide, hava savunma harbi kabiliyeti ile üstün denizaltı savunma harbi kabiliyeti de olacak. Bu gemide kullanılacak olan karinaya monteli sonar sistemi ve düşük frekanslı aktif sonar sistemi ile geminin denizaltı savunma harbi menzilinin 80 bin yarda, yani 73 kilometre üzerine çıkması bekleniyor.

DPO’da yapılan çalışmalar doğrultusunda TF-2000 tasarımı ile yerli ve millilik oranının yüzde 85’e çıkarılması hedefleniyor. Bu da TF-2000’in, Türkiye’nin en yüksek yerli ve millilik oranına sahip savaş gemisi olacağını gösteriyor.

110 KİŞİLİK EKİP TCG ANADOLU’NUN DAHA BÜYÜĞÜNÜ TASARLIYOR

Son olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifi ile Deniz Kuvvetlerinin caydırıcılığını, güç aktarım yeteneğini artırmak ve ülke savunmasını daha etkin yapabilmek amacıyla “Milli Uçak Gemisi Projesi” yürütülüyor.

TCG Anadolu’dan daha büyük bir milli uçak gemisinin tasarımı, DPO’da yapılıyor. İspanya Donanmasına bağlı Juan Carlos I gemisi model alınarak tasarlanan TCG Anadolu’nun yüzde 70’i yerli üretimle inşa edilmişti. Şimdi ise DPO’da tasarlanan yeni milli uçak gemisinde bu oranın artırılması hedefleniyor.

Konsept tasarım aşamasında olan gemide, yerli ve milli insanlı ve insansız hava araçlarının konuşlandırılması planlanıyor. Bu amaç doğrultusunda havacılık sektöründe ileri gelen Baykar ve TUSAŞ firmaları ile çalışmalar yapılıyor.

Fizibilite çalışması yapılan yeni milli uçak gemisi için Deniz Kuvvetlerinin farklı birimlerinden uzman personelin de katılımıyla DPO bünyesinde 110 kişilik Uçak Gemisi Çalışma Grubu oluşturuldu. Çalışma Grubu, uzmanlık alanlarına göre alt gruplara bölünerek konsept tasarıma başladı.

Halihazırdaki teknolojik kazanım dikkate alınarak gemiden kalkış-iniş yapabilecek hava araçları ile pist geometrisinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yapıldı.

“MAKİNELERİ DE BÜYÜK BİR GAYRETLE MİLLİLEŞTİRME YOLUNDA ÇALIŞIYORUZ”

Basın mensuplarına tersaneyi gezdiren İstanbul Tersane Komutanı Tuğamiral Erdinç Yetkin, “Ana muharip unsurlarımız olan hücum botlarımız, karakol gemilerimiz, korvetlerimiz ve fırkateynlerimizin tüm makineleri üretici seviyesinde, yurt dışı bağımlılığımız olmaksızın burada toplanabilmekte, arızaları giderilebilmekte ve tekrar gemilere monte edilebilmektedir.” dedi.

Yetkin, makinelerin göreve hazır hale getirilmesinin ardından sanki gemideymiş gibi test edilebildiğini aktardı.

TCG İstanbul fırkateyninin eğitimlerinin de devam ettiğini anlatan Yetkin, şöyle devam etti:

“Mavi Vatanımızda görev yapmaya hazırdır. Gelişmiş ve yetkin komuta kontrol sistemleriyle artan sensör ve silahlarıyla çok etkin bir vuruş gücüne sahip olacaktır. Yapımı devam eden gemilerle Deniz Kuvvetlerimizin çok önemli bir yetenek kazanacağını düşünüyorum. Yüzde 80 yerlilik oranı bulunmaktadır. Tek eksik noktamız olan ana tahrik sistemleri, yani makineleri de büyük bir gayretle millileştirme, yerlileştirme yolunda devam ediyoruz. 23 Ocak 2021’de denize indirilen TCG İstanbul fırkateynimiz, 19 Ocak 2024 tarihi itibarıyla teslim edilmiştir. Yaklaşık bir ay içerisinde tamamen donanmamıza katılmasını bekliyoruz.”

ATATÜRK’ÜN YATI SAVARONA’NIN ONARIM ÇALIŞMASI

Tuğamiral Yetkin, Atatürk’ün son 54 gününü geçirdiği ve son Bakanlar Kurulu toplantısını içinde yaptığı Savarona yatının İstanbul Tersane Komutanlığı’ndaki onarım çalışmalarına ilişkin de şu bilgiyi verdi:

“Devletimizin sağladığı bütün olanakları kullanarak bu gemimizi de yaz aylarında yeniden seyir yapabilir hale getirmek için büyük bir özveri ve gayretle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geminin 7 yıldır suda bulunmasından mütevellit tekne ve karine onarımlarına ihtiyaç duyulmuştur. Sac, tekne ve karine onarımları büyük oranda tamamlanmış durumdadır. Onarım sonrasında öncelikle eğitim gemisi, daha sonra halkımıza denizciliği sevdirebilecek şekilde limanlarımızda seyir yapılması planlanmaktadır. Maalesef gemide asbest tespit edildi. Bu asbestin temizlenmesi, bertaraf edilmesi, çevre mevzuatımıza uygun olarak tamamlanmıştır. Şu ana dek 80 ton asbest giderildi. Geminin içerisinde yaklaşık 55 ton sac değişimi yapıldı. Güvertelerin de neredeyse tamamını yeniden elden geçiriyoruz ve uygun teknolojilerle kaliteli işçiliğimizle yeniden emniyetli bir seyir yapmak için her türlü gayreti gösteriyoruz.”

1 MİLYON METREKARELİK ALANDA DEV ÇALIŞMALAR

Savarona’nın yanında 2 korvet tipindeki geminin inşası da İstanbul Tersane Komutanlığı’nda sürüyor. Ayrıca, açık deniz karakol gemileri Akhisar ve Koçhisar’ın da donatım çalışmaları devam ediyor.

“Pakistan MİLGEM Korvet Projesi” kapsamında inşa edilen gemilerden PNS Babur Korveti ise tersane rıhtımında TCG İstanbul fırkateyni yanında bulunuyor.

1 milyon metrekarelik alanda konuşlu tersanede gemilerin dizaynı, inşası ve bakımı ve modernize edilme çalışmaları yapılıyor. Kıbrıs savaşına katılmış, 70 yıllık TCG Beykoz gemisine de deniz topu monte edilen tersanenin sorumluluğunda 168 gemi bulunuyor.​​​​​​​

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-talimati-verdi-tcg-anadoludan-daha-buyugu-tasarlaniyor/feed/ 0
Türkiye 23 Nisan’ı kutluyor: Numan Kurtulmuş Birinci Meclis’te konuştu https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konustu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konustu/#respond Tue, 23 Apr 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9325 SON DAKİKA HABERİ… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 104. yıl dönümü olması vesilesiyle TBMM Başkanı ve beraberindekiler Anıtkabir’i ziyaret etti. 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki heyet, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk’ün mozolesine bıraktı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurtulmuş ve beraberindekiler Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. 

Kurtulmuş, ziyaretinin ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak açıklamalarda bulundu.

“CUMHURİYETİMİZİN 2. ASRININ TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:

Milli irademizin simgesi TBMM’nin sizlerin önderliğinde açılışının 104. Yılında buradayız. Kuruluş kararı, milli güçleri ortak amaç noktasında toplamıştır. 104 yıl önce milletimizi bir araya getirerek diriliş destanı yazdınız. 23 Nisan’ı büyük coşkuyla topluyoruz. Milletimizden aldığımız emanetle Cumhuriyetimizin 2. Asrının Türkiye Yüzyılı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu heyecanla milletimizi temsil etmek büyük bir onurdur. TBMM önce insan ve vatan anlayışıyla demokrasi ve cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kararlılıkla devam edecektir.

Devlet erkanının ziyaretinin ardından Anıtkabir vatandaşların girişine açıldı. 

BİRİNCİ MECLİS’TE KONUŞUYOR

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anıtkabir’deki resmi geçitin ardından beraberindeki heyetle birlikte Ulus’ta bulunan Birinci Meclis’e gelerek açıklamalarda bulundu.

Kurtulmuş’un açıklamaları şu şekilde;

“Bu binanın duvarlarının dilleri olup anlatsa herhâlde insanlığın en şerefli anlarını dile getirecektir.

Millette kurtuluş ümidinin artırılması gereken bir fikri siyasi merkez olarak burası inşa edilmiş ve ardından da Cumhuriyet’in kuruluş süreci başlamıştır.

Bu Meclis, aynı zamanda bir karargâhtır. Bu Meclis, milli iradenin ve milli mücadelenin merkezidir. Bu Meclis, dünya tarihinde bir ilktir.

Bu Meclis’in ikinci büyük özelliği milli egemenliğe olan bağlılığıdır.

Bundan sonra bizim üzerimize düşen, ilk asrını bir takım zorluklarla ve yokluklarla geçirdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını taçlandırarak, daha da güçlendirerek yolumuza devam etmektir.

Mavi Vatan’ı, Siber Vatan’ı, Uzay Vatan’ı ve Yeşil Vatan’ı da Misak-ı Milli’nin bir parçası olarak telakki edeceğiz. Bu alanları güçlendirmek için de TBMM olarak üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeye gayret edeceğiz.

MECLİS’TE TÖREN DÜZENLENDİ

Numan Kurtulmuş Anıtkabir ziyaretinden önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü dolayısıyla Meclis’teki Atatürk Anıtı önündeki törene katıldı. 

SAYGI DURUŞUNDA BULUNULDU

Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atatürk Anıtı’na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Leyla Şahin Usta, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, TBMM idare amirleri, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ile milletvekilleri ve TBMM idari personeli katıldı.

KAYNAK: AA, DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konustu/feed/ 0
Türkiye 23 Nisan’ı kutluyor: Numan Kurtulmuş Birinci Meclis’te konuşuyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konusuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konusuyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 22:12:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9323 SON DAKİKA HABERİ… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 104. yıl dönümü olması vesilesiyle TBMM Başkanı ve beraberindekiler Anıtkabir’i ziyaret etti. 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki heyet, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk’ün mozolesine bıraktı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurtulmuş ve beraberindekiler Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. 

Kurtulmuş, ziyaretinin ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak açıklamalarda bulundu.

“CUMHURİYETİMİZİN 2. ASRININ TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:

Milli irademizin simgesi TBMM’nin sizlerin önderliğinde açılışının 104. Yılında buradayız. Kuruluş kararı, milli güçleri ortak amaç noktasında toplamıştır. 104 yıl önce milletimizi bir araya getirerek diriliş destanı yazdınız. 23 Nisan’ı büyük coşkuyla topluyoruz. Milletimizden aldığımız emanetle Cumhuriyetimizin 2. Asrının Türkiye Yüzyılı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu heyecanla milletimizi temsil etmek büyük bir onurdur. TBMM önce insan ve vatan anlayışıyla demokrasi ve cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kararlılıkla devam edecektir.

Devlet erkanının ziyaretinin ardından Anıtkabir vatandaşların girişine açıldı. 

BİRİNCİ MECLİS’TE KONUŞUYOR

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anıtkabir’deki resmi geçitin ardından beraberindeki heyetle birlikte Ulus’ta bulunan Birinci Meclis’e gelerek açıklamalarda bulundu.

Kurtulmuş’un açıklamaları şu şekilde;

“Bu binanın duvarlarının dilleri olup anlatsa herhâlde insanlığın en şerefli anlarını dile getirecektir.

Millette kurtuluş ümidinin artırılması gereken bir fikri siyasi merkez olarak burası inşa edilmiş ve ardından da Cumhuriyet’in kuruluş süreci başlamıştır.

Bu Meclis, aynı zamanda bir karargâhtır. Bu Meclis, milli iradenin ve milli mücadelenin merkezidir. Bu Meclis, dünya tarihinde bir ilktir.

Bu Meclis’in ikinci büyük özelliği milli egemenliğe olan bağlılığıdır.

Bundan sonra bizim üzerimize düşen, ilk asrını bir takım zorluklarla ve yokluklarla geçirdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını taçlandırarak, daha da güçlendirerek yolumuza devam etmektir.

Mavi Vatan’ı, Siber Vatan’ı, Uzay Vatan’ı ve Yeşil Vatan’ı da Misak-ı Milli’nin bir parçası olarak telakki edeceğiz. Bu alanları güçlendirmek için de TBMM olarak üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeye gayret edeceğiz.

MECLİS’TE TÖREN DÜZENLENDİ

Numan Kurtulmuş Anıtkabir ziyaretinden önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü dolayısıyla Meclis’teki Atatürk Anıtı önündeki törene katıldı. 

SAYGI DURUŞUNDA BULUNULDU

Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atatürk Anıtı’na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Leyla Şahin Usta, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, TBMM idare amirleri, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ile milletvekilleri ve TBMM idari personeli katıldı.

KAYNAK: AA, DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-23-nisani-kutluyor-numan-kurtulmus-birinci-mecliste-konusuyor/feed/ 0
Bahçeli’den ‘DEM’ tepkisi: Vatandaşlıktan derhal çıkarılmalı! https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-tepkisi-vatandasliktan-derhal-cikarilmali/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-tepkisi-vatandasliktan-derhal-cikarilmali/#respond Mon, 22 Apr 2024 22:24:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9275 SON DAKİKA HABERİ: Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Bahçeli mesajında gündemdeki konulara ilişkin mesajlar verdi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki belediye başkanlığı mazbata töreni sonrasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözler sonrası bir kişinin tutuklandığı olayı işaret eden Bahçeli, “Aziz Atatürk ile Cumhurbaşkanımıza kaba ve yaralayıcı ifadeler kullanan bölücü alçaklar bu milletin evladı, Türkiye Cumhuriyeti’nin de mensubu olamazlar.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞLIKTAN DERHAL ÇIKARILMALIDIR”

MHP lideri, “Türk bayrağını kabullenemeyen şerefsizlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından derhal çıkarılması, mallarına-mülklerine el konulması, bunun yanında DEM Parti hakkında kapatma davasının açılarak bölücü milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, müfettiş görevlendirilmesiyle oyalanmaktan ve zamana oynamaktan vazgeçilmesi tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

“23 Nisan 1920 Cuma günü Ulus’taki tek katlı taş binada milli iradenin tecellisiyle beraber Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmış, meşalesi yakılmıştır.

Kuran-ı Kerim tilavetleriyle, kesilen kurbanlarla, dudaklardan dökülen aminlerle, yüreklerden kopan dileklerle İlk Meclis tarih sahnesindeki yerini muazzam bir inançla almıştır.

Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mart 1920 tarihinde yayımladığı Genelge kapsamında seçimler yapılmış, seçilen mebuslar Meclis-i Mebusan’dan iltihak eden mebuslarla birlikte Ankara’da toplanmıştır.

Türk milleti makus talihini yenmek, tarihsel rotasını yenilemek amacıyla bizzat devreye girmiştir.

O tarihte tadilatı tamamlanmamış binada toplumun her kesiminden, ülkenin her yöresinden, her meslek grubundan, farklı farklı dünya görüşleri olsa bile ortak paydaları vatanseverlik olan mebuslar istiklal sevdasıyla bir araya gelmişlerdir.

Dünya üzerinde, zillet ve zulmete, işgal ve ihanete Meclisi’nin etrafında kenetlenip savaş açan ikinci bir millet o güne kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür.

Nitekim Meclis’in kurulması milli kurtuluş fikrinin demokratik olarak teşkilatlanması, maşeri vicdanda kök salmasıdır.

İlk Meclis, imkânsızlığa karşı imanın adı, yıkıma karşı yükselişin ahlakı, zalimlere karşı milletin aklı haline gelerek; ordular kurup ordular yönetmiş, zaferden zafere koşarak vatanın harem-i ismetinden düşmanı söküp atmıştır.

Meclisimizin açılışı, milletler mücadelesinin acımasızca sürdüğü bir dönemde Türk milletinin;

– Tam bir mutabakatla, milli kimlik, milli onur ve milli hedefte buluşmasının kaynağı,

– Yıllardır süren kayıpların çöküntüsünü atarak güç ve moral depolamasının kararı,

– Teslimiyet ve tavizlere son vererek derlenip toparlanmasının kararlılığı,

– Silahla verilen bir mücadelede bile demokratik, hukuki ve toplumsal uzlaşmayla sağlanan milli meşruiyetin kalpgahıdır.

23 Nisan 1920 tarihi, elbette üç yıl sonra varlığını ve bağımsızlığını bütün dünyaya ilan edecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve hukuki alt yapısının hazırlandığı bir dönemin başlangıcıdır.

Bu yönüyle İlk Meclis Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesidir.

Gerek Büyük Millet Meclisi’nin açılış şartları, gerekse müteakiben yaşanan hadiselerin tamamı; mukadderatımıza ve mukaddesatımıza el ve dil uzatmaya yeltenen, gücümüzü sınamaya kalkışan müstevlileri, hatta onların işbirlikçilerini nasıl bir akıbetin beklediğini göstermesi bakımından tarihi bir ibret ve ihtar levhasıdır.

Yedi düvelin başımıza üşüştüğü karanlık yıllarda Türk milleti varoluş haklarından, istiklal şerefinden, irade haysiyetinden asla ödün vermemiş, gazilik ve şehadet pahasına husumet cephesine meydan okumuştur.

İlk Meclis işte bu meydan okuyuşun cesaret, celadet, fazilet, hamiyet, feragat ve dirayet mefkûresi olarak teçhiz ve teşkil edilmiş halidir.

31 Mart seçimlerinden kısa süre sonra, DEM’lenmiş bazı belediye başkanlıklarında sahnelenen azgın tahrikler, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükmü şahsiyetine yönelik hakaretamiz muamele ve haince tacizler geçmişten ders almayan muhasım tortularının dış bağlantılı sipariş eylemleridir.

Vatanımızın bir bölümünde İstiklal Marşının söylenmesine direnen, Türk bayrağının asılmasını ve şehitlerimize saygı duruşunu reddeden, Aziz Atatürk ile Cumhurbaşkanımıza kaba ve yaralayıcı ifadeler kullanan bölücü alçaklar bu milletin evladı, Türkiye Cumhuriyeti’nin de mensubu olamazlar.

Ülkemizi fiilen işgal altında gösterme provalarını hazmetmek mümkün değildir.

Türk milletini “yerel halk” ifadesiyle değersizleştirmeye hizmet eden müfsit zihniyetin, son günlerde maruz kaldığımız skandalların asal sorumlusu olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.

Küresel Emperyalizmin tasallut ve telkini altında iç huzur ortamını zedelemek suretiyle faal halde bulunan terör sevicilere boyun eğmek, serpilen hıyaneti özgürlük ve demokrasi çerçevesinde normalleştirip yumuşatmak, bilinmelidir ki, milli felakete çanak tutmak, devlete ve millete kast etmektir.

Ay yıldızlı al bayrak bağımsızlığımızın simgesi, İstiklal Marşı hürriyet namusumuzun, birlik ve beraberlik hissiyatımızın manzum seslenişidir.

Bunlara kim karşı geliyorsa, bunlarla kimlerin sorunu varsa, mutlak surette hukukun amir hükümleri işletilerek hesaba çekilmelidir.

Gelişmeler karşısında aziz milletimiz infial halindedir.

Türk bayrağını kabullenemeyen şerefsizlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından derhal çıkarılması, mallarına-mülklerine el konulması, bunun yanında DEM Parti hakkında kapatma davasının açılarak bölücü milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, müfettiş görevlendirilmesiyle oyalanmaktan ve zamana oynamaktan vazgeçilmesi tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur.

Türkiye Cumhuriyeti’ni sömürge ülkesi veya çadır devleti görenlerin taşıdıkları sorumluluk ne olursa olsun bedel ödemeleri hayat memat konusudur.

Sandık sonuçlarını, bekamızın ve bağımsızlığımızın önüne, hatta üstüne çıkarmaya gayret eden terör maşalarının ateşle oynadıklarını ikazla bildirmek tarihi bir vazifemizdir.

Bu nedenle, Millet Meclisimizin açılması ile başlayan sürecin manasını ayrıntıları ile bilmenin, devlet ve millet hayatımızda yeniden karşımıza çıkan tehditlerin doğru anlaşılmasında mühim bir tesiri olacağına inanıyorum.

Türkiye’yi Mondros ve Sevr şartlarına tekrar sürüklemeye çalışan terör piyonları bu hesap hatasının sonuçlarına en ağır şekilde katlanmak durumundadır.

En müşkül anlarda bile Türk milletine gücü yetmeyenlerin, bugün yeni metotlarla şanslarını bir kez daha denemeye kalkışmaları beyhude bir çabadır.

Tarihin acı ve tatlı hatıralarla kapanmış sayfalarını, son bulmayan intikam duygularıyla, asla hak etmediğimiz insanlık dışı iftiralarla yeniden açılmasına heveslenmek dikkat etmemiz gereken bir tehlike olarak karşımızdadır.

Türkiye’nin yükselişi, tıpkı 23 Nisan 1920‘de tecelli eden şuurda anlamını bulduğu gibi; ayrışmayı değil birleşmeyi, dağılmayı değil buluşmayı, parçalanmayı değil kucaklaşmayı, farklılaşmayı değil bütünleşmeyi hedefleyen kolektif anlayışla mümkündür.

Dün olduğu gibi bugün de, kardeşliğimize musallat olan gelişmeler karşısında en önemli direnç gücümüz milli birlik ve dayanışma ruhumuzdur.
 

Meclis’i Gazi, varlığı Gazi, devleti Gazi olan bir milletin teröre ve hıyanete bulaşmış, dış düşmanlarla el ele vermiş siyasi bölücülere göz yumması düşünülemeyecektir.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve millet ise Türk’tür.

Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının, İstiklal Marşımıza ve Türk bayrağına düşmanlık besleyen hiçbir işgal artığının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz.

Dün en buhranlı anlarda, en ağır şartlarda bile demokrasinin erdeminden ayrılmayan Gazi Meclis’te her fikre cevaz vardır, ama ihanete, bölücülüğe, bölünmeye icazet yoktur, izin yoktur, fırsat yoktur, katiyen de olamayacaktır.

Bu tarihi ve milli kararlılığa herkesin riayeti samimi dileğimdir.

Cumhuriyetimizden üç yıl önce açılmış olan TBMM, nasıl ki yeni Türk devletinin doğuşunu müjdelemişse, pırıl pırıl çocuklarımız da ülkemizin onurlu ve yüksek geleceğini müjdelemektedir.

Milletimiz, bağrından yetişen yeni nesillerle varlığını sürdürecek, devletimiz genç kuşaklarla geleceğe umutla bakmaya devam edecektir.

Bu vesileyle sevgili çocuklarımızın ve bugünün kendilerine ithaf edildiği dünyadaki bütün çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, hepsinin gözlerinden öpüyorum.

Yüzyıllarca hüküm sürdüğümüz coğrafyalarda, varlığını feda ederek huzur içinde yatan meçhul kahramanların muhterem hatıralarını minnetle yâd ediyorum.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde hayat ve vücut bulmamızı sağlayan kahraman şehitlerimizi, kutlu Meclis’i emanet eden büyük Atatürk’ü, ilk Meclis’in muhterem üyelerini, ebediyete irtihal etmiş tüm milletvekillerini rahmetle, hürmetle anıyorum.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-tepkisi-vatandasliktan-derhal-cikarilmali/feed/ 0
Baykar’dan yeni açıklama: Hukuki süreç başlatılacaktır! https://www.foxtvhaber.com.tr/baykardan-yeni-aciklama-hukuki-surec-baslatilacaktir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/baykardan-yeni-aciklama-hukuki-surec-baslatilacaktir/#respond Sat, 13 Apr 2024 23:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8758 Baykar tarafından sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım şu şekilde:

“Türkiye’nin milli insansız hava aracı sistemlerini geliştiren Baykar, sosyal medya mecralarında sistematik bir yalan ve iftira kampanyasına maruz kalmaktadır. Gerçekle ilgisi olmayan bu iftiraları yayanlarla ilgili gerekli hukuki süreçler başlatılacaktır.”

HALUK VE SELÇUK BAYRAKTAR’DAN AÇIKLAMA

Geçtiğimiz gün Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar sosyal medya hesaplarından ‘sıkça sorulan sorular’ etiketi ile açıklama yayınlanmıştı.

Selçuk Bayraktar yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

Uzunca bir süredir hakkımızda art niyetli olarak dolaşıma sokulan kurumsallaşmış yalan, iftira ve çarpıtmalara karşı cevabımızdır.

BAYKAR’IN GELİRLERİNİN KAYNAĞI NEREDEN GELİYOR?

Dünyanın en büyük SİHA ihracatçısı olan Baykar’ın hâlihazırda imzalanan sözleşmelerinin %97.5’u ihracat kaynaklıdır. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. Bu alanda dünya üzerinde gelirleri bu kadar yüksek oranda ihracattan olan benzeri bir savunma sanayii kuruluşu yoktur. Teknoloji şirketlerinde dahi benzeri zor bulunur. Küresel teknoloji şirketlerinde bile böylesi bir ihracat başarısının örneği azdır.

Baykar, yurt dışındaki ihracat faaliyetlerinde ABD, İsrail ve Çin firmalarıyla yarışarak rekabette geride bıraktı. Şimdiye kadar 34 ülkeye yüksek teknoloji ihracatı yaptı. Baykar’ın tek bir faaliyet alanı var o da insansız hava aracı teknolojilerinin milli olarak geliştirilmesi ve üretimidir. Jet yakıtı sattılar iftirasındaki gibi petrol, benzin, motorin vb. gibi bir yakıt işimiz hiç ama hiç olmadı.

TÜRKİYE’NİN SAVUNMA KAYNAKLARI BAYKAR’A MI AKTARILIYOR?

Baykar ve ortakları kuruluşundan bugüne kadar devletten tek kuruş nakit hibe desteği almamış ve kuruluşundan bu yana tek kuruş banka kredisi dahi kullanmamıştır. Tüm projelerimizin finansmanını %100 öz kaynaklarımızla karşılamaktayız. İhracattan kazandığımızı projelerimize yatırarak büyümekteyiz.

Türkiye’nin savunma ve güvenlik harcamaları içerisinde Baykar’a yapılan ödemelerin payı SSB’nin de daha önce açıkladığı gibi %1’in altındadır. Türkiye’ye ait savunma harcamalarının %70’i devlet firmalarına verilmektedir.

21 yıl önce ancak 100’den az firmanın bulunduğu savunma sanayiinde, bugün 3000’e yakın firma, 80 bine yakın personel ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

BAYKAR DEVLETTEN TEŞVİK ALIYOR MU?

Türkiye sanayisinin gelişimi ve desteklenmesi amacıyla devlet tarafından yatırım teşvik uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistiklerde 2012 yılından bu yana 86.897 yatırım teşvik belgesi düzenlendiği açıklanmıştır. Bu destekler arasında KDV istisnası, gümrük vergisi istisnası, kurumlar vergisi indirimi vb. nakdi olmayan destek unsurları gibi bir de yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi unsurlar yer almaktadır. Baykar bugüne kadar yapmış olduğu yatırımlarda hiçbir zaman nakdi teşvik kullanmamıştır. Yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi nakdi unsurlardan hiçbiri Baykar tarafından talep edilmemiş ve Baykar’a sunulmamıştır. Ayrıca destek kararında sunulan yatırım yeri tahsisi ve SGK prim destekleri de bugüne kadar Baykar tarafından kullanılmamıştır. Baykar’ın yaptığı tüm yatırımlar kendi özkaynaklarından karşılanmaktadır. Malum algı ajanları tarafından devletten sanki Baykar’a aktarılıyormuş gibi gösterilen 600 milyon liralık teşvik, aslında Baykar’ın yapacağı yatırıma karşılık bazı kalemlerde yabancı firmalar dahil olmak üzere tüm yatırımcı firmalara tanınan vergi indirim hakkıdır. Baykar, sadece geçen yıl 6.4 milyar lira vergi ödemiştir. Şimdiye kadar söz konusu 600 milyon liranın kat be kat üstünde yatırım yapmıştır. Halen binlerce personel istihdam etmekte ve genç mühendis adaylarının yetişmeleri için programlar yürüten dünyanın sayılı yüksek teknoloji firmalarından biridir.

BAYKAR REKABET ETMEDEN DEVLETTEN DOĞRUDAN MI SİPARİŞ ALMAKTADIR?

Baykar, rekabet sayesinde doğdu. Rekabetçi yapısıyla sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri haline geldi. Türkiye, Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üreterek İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye çok daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti. Türkiye Cumhuriyeti envanterine giren ilk insansız hava aracı Bayraktar Mini İHA’dır. Bayraktar Mini İHA, 2004 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından ilk kez uygulanan rekabete açık, milli ve özgün geliştirme modeliyle yapılan yarışmanın ardından envantere girmiştir. Projeyi yarışmadaki tüm rakiplerini geride bırakarak birinci olan milli girişim Baykar gerçekleştirmiştir. Yüksek teknolojiye sahip tüm yatırımlarımızı bugüne kadar 1 adet dahi sipariş garantisi almadan, ihracattan kazandığımız öz kaynaklarımızla finanse ettik. Tüm yatırımlarımızı aynı şekilde ihracattan kazandığımız öz kaynaklarımızla gerçekleştirdik. 34 ülkeye ihracat yapan ve bu süreçlerde gerçekleştirilen ihalelerde birçok ülkenin firmasını geride bırakarak dünyanın en büyük İHA ihracatçısı olan bir firma, rekabet etmeden dünyada birinci hale nasıl gelebilir?

BAYKAR VERGİ ÖDEMİYOR MU?

Baykar 2023 yılında ülkemize vergi ve bağış yoluyla toplamda 12.2 milyar TL doğrudan katkı sağlamıştır. Baykar, 2023’te 6.4 milyar lira ile Türkiye’nin en yüksek vergi ödeyen firmalarından biri oldu. Ayrıca firma ortakları (Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar) 2021 ve 2022 yıllarında vergi rekortmeni oldu. 2023 yılında ise (2022 yılı için) 800 milyon TL gelir vergisi ödedik.

BAYKAR BU İŞLERİ TEK BAŞINA MI YAPIYOR?

Baykar hali hazırda yüzlerce KOBİ ölçeğinde firma ile birlikte çalışarak yüksek teknolojiye sahip bu sistemleri üretmektedir. Baykar etrafında oluşturduğu ekosistemi yukarı çekmek için milli firmalarımızla güçlü bir işbirliği yürütmektedir. Baykar’ın ihracat başarısı aynı zamanda Türkiye’de adı sanı bilinmeyen küçük ve orta ölçekli birçok firmanın da ihracat başarısıdır. Baykar’ın ihraç ettiği SİHA’ların akıllı mühimmatları devlete ait TSKGV firması Roketsan tarafından üretilmektedir. Yine elektro-optik kamera sistemleri bir diğer TSKGV firması Aselsan tarafından geliştirilmiştir. Devlet firmaları Baykar’ın rakibi değil beraber çalıştığı çözüm ortaklarıdır. Yakalanan millileşme vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi odağındaki bu sinerji sayesinde Türk savunma sanayii arka arkaya ihracat rekorları kırmaktadır. Daha da önemlisi Türk firmaları böylesine stratejik bir alanın ana aktörü haline gelmektedir.

BAYKAR’IN SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ VAR MI?

Kurduğumuz tüm vakıflar, kurucuları haricinde kimseden yardım, bağış veya hibe kabul etmez. Bu bizim temel prensibimiz hatta kırmızı çizgimizdir. Bu vakıfları ülkemize, gençlerimize katkı sağlayabilmek için kuruyoruz. T3 Vakfı her ay 5 bin öğrenciye Özdemir Bayraktar bursu veriyor. Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST’i düzenliyor. Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli buluşma noktası olan TEKNOFEST’e 140 paydaş destek veriyor. Baykar, Milli Teknoloji Hamlesi gayesine ömrünü vakfeden Özdemir Bayraktar’ın vasiyet ettiği şekilde bu dev organizasyonun finansal yükünün yarısını tek başına karşılıyor. Can Sağlığı Vakfı ise onkoloji, genetik, nadir hastalıklar, psikiyatri gibi alanlarda araştırma yapan bilim insanlarının araştırmalarına destek sağlıyor. Bu işlerin tamamını halkımız için maddi ve manevi birikimlerimizle destekleyerek gerçekleştiriyoruz.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ise yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

Bir kez daha yalan rüzgarı ve kara iftirayla karşı karşıyayız. Bu kez iftiranın sahibi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya yöneticisi çıktı. Akabinde “Alevilerin pkk’sı olmalı” diyen ve dhkp-c’li teröristlere güzelleme yapan bu kişiye arka çıkıldı. Hepimizin vergileriyle fonlanan İBB gibi bir kamu kurumu, kişisel hesaplara alet edilerek resmi sosyal medya hesabından tarafıma dava açacağını duyurdu. Türkiye için Milli SİHA’lar geliştirdik. Terörle mücadeleye katkı sunmak için azimle çabaladık. Devletimizin iradesi, milli şirketlerimizin kabiliyeti, güvenlik güçlerimizin fedakarlıklarıyla yurt içinde terörün beli kırıldı.

Ordumuz sınır ötesinde başarılı harekatlar icra etti. Geliştirdiğimiz milli ve özgün İHA’lar sınıflarında dünyanın en iyisi oldu. Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketi, savunma sanayi ihracatçısı ve bu alanda dünyanın en büyük S/İHA ihracatçısı olduk. Ahlaki değerlerden ödün vermeden bugünlere geldik. Hayatımız boyunca kimseden iltimas, torpil görmedik. Alın terinin kıymetine inandık.

Elimizden geleni yaparak tevekkül ettik ve Allah’a güvendik. Defalarca ifade ettiğimiz gibi ne Baykar ne de ortakları kuruluşundan bugüne kadar devletten tek kuruş nakit hibe desteği almadı ve tek kuruş banka kredisi dahi kullanmadı. Tüm projelerimizin finansmanını %100 öz kaynaklarımızla karşıladık. İhracattan kazandığımızı projelerimize yatırdık. Türkiye’de bir değil binlerce BAYKAR olmalı diyerek Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı’nı kurduk.

Milyonlarca gencimizin katıldığı TEKNOFEST’ler düzenledik. İnsan sağlığına hizmet etmek üzere Can Sağlığı Vakfı’nı kurduk. Elde ettiğimiz her imkanı, deprem bölgesinden Gazze’ye kadar ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaya gayret ettik. Bu alanlar dışında başka bir gündemimiz hiç olmadı. Tek derdimiz Milli Teknoloji Hamlesi ve Tam Bağımsız Türkiye. Buna rağmen iftiralar bitmedi… Devletimize maddi kaynak ve gönüllülükle destek olduğumuz işlerde devletin parasını almakla suçlandık. Dünyanın en başarılısı olan ve hâli hazırda 34 ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak torpilli olduğumuz söylendi. Ekranlarda hedef gösterilerek “dokunacağız” denildi. İftiralar sınır tanımadı, son olarak da İsrail’e jet yakıtı sattığımız yalanı yayıldı. Biz, mücadele odaklıyız… Yalanlar ve iftiralar ne kadar ağır olursa olsun bizleri hak bildiğimiz yoldan geri çeviremedi. Bu iftiralara gereken cevabı her zaman vereceğiz. Algı operasyonlarına karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz…

BAYKAR: TEK FAALİYET ALANIMIZ İHA TEKNOLOJİLERİNİN MİLLİ OLARAK GELİŞTİRİLMESİDİR

Baykar’dan, ‘Uzunca bir süredir hakkımızda art niyetli olarak dolaşıma sokulan kurumsallaşmış yalan, iftira ve çarpıtmalara karşı cevabımızdır’ başlıklı yapılan yazılı açıklamada şirketin çalışmaları hakkında bilgi verildi. Baykar’ın Dünya’nın en büyük SİHA ihracatçısı olduğunun ifade edildiği açıklamada, “Baykar’ın hâlihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’u ihracat kaynaklıdır. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. Bu alanda dünya üzerinde gelirleri bu kadar yüksek oranda ihracattan olan benzeri bir savunma sanayii kuruluşu yoktur. Teknoloji şirketlerinde dahi benzeri zor bulunur. Küresel teknoloji şirketlerinde bile böylesi bir ihracat başarısının örneği azdır” denildi.

“YAKIT İŞİMİZ HİÇ AMA HİÇ OLMADI”

Yapılan açıklamada, “Yurt dışındaki ihracat faaliyetlerinde ABD, İsrail ve Çin firmalarıyla yarışarak rekabette geride bırakıldı. Şimdiye kadar 34 ülkeye yüksek teknoloji ihracatı yaptı. Baykar’ın tek bir faaliyet alanı var o da insansız hava aracı teknolojilerinin milli olarak geliştirilmesi ve üretimidir. Jet yakıtı sattılar iftirasındaki gibi petrol, benzin, motorin gibi bir yakıt işimiz hiç ama hiç olmadı” ifadeleri kullanıldı.

“PROJE FİNANSMANINI YÜZDE 100 ÖZ KAYNAKLAR”

Bugüne kadar devletten tek kuruş nakit hibe desteği almadıklarının altınının çizildiği açıklamada, “Tüm projelerimizin finansmanını yüzde yüz öz kaynaklarımızla karşılamaktayız. İhracattan kazandığımızı projelerimize yatırarak büyümekteyiz. Türkiye’nin savunma ve güvenlik harcamaları içerisinde Baykar’a yapılan ödemelerin payı SSB’nin de daha önce açıkladığı gibi yüzde 1’in altındadır. Türkiye’ye ait savunma harcamalarının yüzde 70’i devlet firmalarına verilmektedir. 21 yıl önce ancak 100’den az firmanın bulunduğu savunma sanayiinde, bugün 3 bine yakın firma, 80 bine yakın personel ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye sanayisinin gelişimi ve desteklenmesi amacıyla devlet tarafından yatırım teşvik uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistiklerde, 2012 yılından bu yana 86 bin 897 yatırım teşvik belgesi düzenlendiği açıklanmıştır. Bu destekler arasında KDV istisnası, gümrük vergisi istisnası, kurumlar vergisi indirimi gibi nakdi olmayan destek unsurları gibi bir de yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi unsurlar yer almaktadır. Yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi nakdi unsurlardan hiçbiri Baykar tarafından talep edilmemiş ve Baykar’a sunulmamıştır. Ayrıca destek kararında sunulan yatırım yeri tahsisi ve SGK prim destekleri de bugüne kadar Baykar tarafından kullanılmamıştır. Baykar’ın yaptığı tüm yatırımlar kendi öz kaynaklarından karşılanmaktadır. Malum algı ajanları tarafından devletten sanki Baykar’a aktarılıyormuş gibi gösterilen 600 milyon liralık teşvik, aslında Baykar’ın yapacağı yatırıma karşılık bazı kalemlerde yabancı firmalar dâhil olmak üzere tüm yatırımcı firmalara tanınan vergi indirim hakkıdır. Baykar, sadece geçen yıl 6.4 milyar lira vergi ödemiştir. Şimdiye kadar söz konusu 600 milyon liranın kat be kat üstünde yatırım yapmıştır. Halen binlerce personel istihdam etmekte ve genç mühendis adaylarının yetişmeleri için programlar yürüten dünyanın sayılı yüksek teknoloji firmalarından biridir” denildi.

“TÜRKİYE, ÇOK DAHA KALİTELİ İHA’LARI 10’DA 1 MAALİYETLE TEDARİK ETTİ”

Türkiye’nin daha önce İsrail’den İnsansız Hava Aracı aldığını, Baykar’ın İHA üreterek İsrail firmasıyla rekabete girdiğinin ifade edildiği açıklamada, “Baykar, rekabet sayesinde doğdu. Rekabetçi yapısıyla sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri haline geldi. Türkiye, Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üreterek İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye çok daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti. Türkiye Cumhuriyeti envanterine giren ilk insansız hava aracı Bayraktar Mini İHA’dır. Bayraktar Mini İHA, 2004 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından ilk kez uygulanan rekabete açık, milli ve özgün geliştirme modeliyle yapılan yarışmanın ardından envantere girmiştir. Projeyi yarışmadaki tüm rakiplerini geride bırakarak birinci olan milli girişim Baykar gerçekleştirmiştir” ifadeleri kullanıldı.

“2023 YILINDA 800 MİLYON TL GELİR VERGİSİ ÖDEDİ”

Şirketin, 2023 yılında Türkiye’ye vergi ve bağış yoluyla toplamda 12.2 milyar lira doğrudan katkı sağladığının belirtildiği açıklamada, söz konusu yılda 6.4 milyar lira ile Türkiye’nin en yüksek vergi ödeyen firmalarından biri olduğu, Ayrıca firma ortakları Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar’ın 2021 ve 2022 yıllarında vergi rekortmeni olduğu hatırlatıldı. Ayrıca şirket, 2023 yılında ise (2022 yılı için) 800 milyon TL gelir vergisi ödedi.

 

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/baykardan-yeni-aciklama-hukuki-surec-baslatilacaktir/feed/ 0
Son dakika… Haluk Bayraktar’dan çirkin algı operasyonuna 7 soru 7 cevap! https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-haluk-bayraktardan-cirkin-algi-operasyonuna-7-soru-7-cevap/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-haluk-bayraktardan-cirkin-algi-operasyonuna-7-soru-7-cevap/#respond Fri, 12 Apr 2024 23:00:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8708 İşte Haluk Bayraktar’ın “Baykar tarafından İsrail’e jet yakıtı satıldığı” iftiasıyla ortaya atılan ve sonrasında büyüyen çirkin karalama kampanyasına sosyal medyadan verdiği detaylı cevap:

Bir kez daha yalan rüzgarı ve kara iftirayla karşı karşıyayız. Bu kez iftiranın sahibi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya yöneticisi çıktı. Akabinde “Alevilerin pkk’sı olmalı” diyen ve dhkp-c’li teröristlere güzelleme yapan bu kişiye arka çıkıldı. 

 

Hepimizin vergileriyle fonlanan İBB gibi bir kamu kurumu, kişisel hesaplara alet edilerek resmi sosyal medya hesabından tarafıma dava açacağını duyurdu.

Türkiye için Milli SİHA’lar geliştirdik. Terörle mücadeleye katkı sunmak için azimle çabaladık. Devletimizin iradesi, milli şirketlerimizin kabiliyeti, güvenlik güçlerimizin fedakarlıklarıyla yurt içinde terörün beli kırıldı. Ordumuz sınır ötesinde başarılı harekatlar icra etti.

Geliştirdiğimiz milli ve özgün İHA’lar sınıflarında dünyanın en iyisi oldu. Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketi, savunma sanayi ihracatçısı ve bu alanda dünyanın en büyük S/İHA ihracatçısı olduk.

Ahlaki değerlerden ödün vermeden bugünlere geldik. Hayatımız boyunca kimseden iltimas, torpil görmedik. Alın terinin kıymetine inandık. Elimizden geleni yaparak tevekkül ettik ve Allah’a güvendik.

Defalarca ifade ettiğimiz gibi ne Baykar ne de ortakları kuruluşundan bugüne kadar devletten tek kuruş nakit hibe desteği almadı ve tek kuruş banka kredisi dahi kullanmadı. Tüm projelerimizin finansmanını %100 öz kaynaklarımızla karşıladık. İhracattan kazandığımızı projelerimize yatırdık.

Türkiye’de bir değil binlerce BAYKAR olmalı diyerek Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı’nı kurduk. Milyonlarca gencimizin katıldığı TEKNOFEST’ler düzenledik.

İnsan sağlığına hizmet etmek üzere Can Sağlığı Vakfı’nı kurduk.

Elde ettiğimiz her imkanı, deprem bölgesinden Gazze’ye kadar ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaya gayret ettik.

Bu alanlar dışında başka bir gündemimiz hiç olmadı. Tek derdimiz Milli Teknoloji Hamlesi ve Tam Bağımsız Türkiye.

Buna rağmen iftiralar bitmedi…

Devletimize maddi kaynak ve gönüllülükle destek olduğumuz işlerde devletin parasını almakla suçlandık. Dünyanın en başarılısı olan ve hâli hazırda 34 ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak torpilli olduğumuz söylendi. Ekranlarda hedef gösterilerek “dokunacağız” denildi. İftiralar sınır tanımadı, son olarak da İsrail’e jet yakıtı sattığımız yalanı yayıldı.

Biz, mücadele odaklıyız…
Yalanlar ve iftiralar ne kadar ağır olursa olsun bizleri hak bildiğimiz  yoldan geri çeviremedi. Bu iftiralara gereken cevabı her zaman vereceğiz. Algı operasyonlarına karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz…

BAYKAR’IN GELİRLERİNİN KAYNAĞI NEREDEN GELİYOR?

Dünyanın en büyük SİHA ihracatçısı olan Baykar’ın hâlihazırda imzalanan sözleşmelerinin %97.5’u ihracat kaynaklıdır. 

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 

Bu alanda dünya üzerinde gelirleri bu kadar yüksek oranda ihracattan olan benzeri bir savunma sanayii kuruluşu yoktur. Teknoloji şirketlerinde dahi benzeri zor bulunur. Küresel teknoloji şirketlerinde bile böylesi bir ihracat başarısının örneği azdır.

Baykar, yurt dışındaki ihracat faaliyetlerinde ABD, İsrail ve Çin firmalarıyla yarışarak rekabette geride bıraktı. Şimdiye kadar 34 ülkeye yüksek teknoloji ihracatı yaptı. Baykar’ın tek bir faaliyet alanı var o da insansız hava aracı teknolojilerinin milli olarak geliştirilmesi ve üretimidir. Jet yakıtı sattılar iftirasındaki gibi petrol, benzin, motorin vb. gibi bir yakıt işimiz hiç ama hiç olmadı.

TÜRKİYE’NİN SAVUNMA KAYNAKLARI BAYKAR’A MI AKTARILIYOR?

Baykar ve ortakları kuruluşundan bugüne kadar devletten tek kuruş nakit hibe desteği almamış ve kuruluşundan bu yana tek kuruş banka kredisi dahi kullanmamıştır. Tüm projelerimizin finansmanını %100 öz kaynaklarımızla karşılamaktayız. İhracattan kazandığımızı projelerimize yatırarak büyümekteyiz.

Türkiye’nin savunma ve güvenlik harcamaları içerisinde Baykar’a yapılan ödemelerin payı SSB’nin de daha önce açıkladığı gibi %1’in altındadır. Türkiye’ye ait savunma harcamalarının %70’i devlet firmalarına verilmektedir.

21 yıl önce ancak 100’den az firmanın bulunduğu savunma sanayiinde, bugün 3000’e yakın firma, 80 bine yakın personel ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

BAYKAR DEVLETTEN TEŞVİK ALIYOR MU?

Türkiye sanayisinin gelişimi ve desteklenmesi amacıyla devlet tarafından yatırım teşvik uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistiklerde 2012 yılından bu yana 86.897 yatırım teşvik belgesi düzenlendiği açıklanmıştır. Bu destekler arasında KDV istisnası, gümrük vergisi istisnası, kurumlar vergisi indirimi vb. nakdi olmayan destek unsurları gibi bir de yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi unsurlar yer almaktadır.

Baykar bugüne kadar yapmış olduğu yatırımlarda hiçbir zaman nakdi teşvik kullanmamıştır. Yatırım kredileri için faiz veya kar payı desteği, nitelikli personel desteği, enerji desteği, hibe desteği gibi nakdi unsurlardan hiçbiri Baykar tarafından talep edilmemiş ve Baykar’a sunulmamıştır. Ayrıca destek kararında sunulan yatırım yeri tahsisi ve SGK prim destekleri de bugüne kadar Baykar tarafından kullanılmamıştır.

Baykar’ın yaptığı tüm yatırımlar kendi özkaynaklarından karşılanmaktadır. Malum algı ajanları tarafından devletten sanki Baykar’a aktarılıyormuş gibi gösterilen 600 milyon liralık teşvik, aslında Baykar’ın yapacağı yatırıma karşılık bazı kalemlerde yabancı firmalar dahil olmak üzere tüm yatırımcı firmalara tanınan vergi indirim hakkıdır. 

Baykar, sadece geçen yıl 6.4 milyar lira vergi ödemiştir. Şimdiye kadar söz konusu 600 milyon liranın kat be kat üstünde yatırım yapmıştır. Halen binlerce personel istihdam etmekte ve genç mühendis adaylarının yetişmeleri için programlar yürüten dünyanın sayılı yüksek teknoloji firmalarından biridir.

BAYKAR REKABET ETMEDEN DEVLETTEN DOĞRUDAN MI SİPARİŞ ALMAKTADIR?

Baykar, rekabet sayesinde doğdu. Rekabetçi yapısıyla sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri haline geldi. Türkiye, Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üreterek İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye çok daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti.

Türkiye Cumhuriyeti envanterine giren ilk insansız hava aracı Bayraktar Mini İHA’dır. Bayraktar Mini İHA, 2004 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından ilk kez uygulanan rekabete açık, milli ve özgün geliştirme modeliyle yapılan yarışmanın ardından envantere girmiştir. Projeyi yarışmadaki tüm rakiplerini geride bırakarak birinci olan milli girişim Baykar gerçekleştirmiştir.

Yüksek teknolojiye sahip tüm yatırımlarımızı bugüne kadar 1 adet dahi sipariş garantisi almadan, ihracattan kazandığımız öz kaynaklarımızla finanse ettik. Tüm yatırımlarımızı aynı şekilde ihracattan kazandığımız öz kaynaklarımızla gerçekleştirdik.

34 ülkeye ihracat yapan ve bu süreçlerde gerçekleştirilen ihalelerde birçok ülkenin firmasını geride bırakarak dünyanın en büyük İHA ihracatçısı olan bir firma, rekabet etmeden dünyada birinci hale nasıl gelebilir?

BAYKAR VERGİ ÖDEMİYOR MU?

Baykar 2023 yılında ülkemize vergi ve bağış yoluyla toplamda 12.2 milyar TL doğrudan katkı sağlamıştır.

Baykar, 2023’te 6.4 milyar lira ile Türkiye’nin en yüksek vergi ödeyen firmalarından biri oldu. Ayrıca firma ortakları (Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar) 2021 ve 2022 yıllarında vergi rekortmeni oldu. 2023 yılında ise (2022 yılı için) 800 milyon TL gelir vergisi ödedik.

BAYKAR BU İŞLERİ TEK BAŞINA MI YAPIYOR?

Baykar hali hazırda yüzlerce KOBİ ölçeğinde firma ile birlikte çalışarak yüksek teknolojiye sahip bu sistemleri üretmektedir. Baykar etrafında oluşturduğu ekosistemi yukarı çekmek için milli firmalarımızla güçlü bir işbirliği yürütmektedir. Baykar’ın ihracat başarısı aynı zamanda Türkiye’de adı sanı bilinmeyen küçük ve orta ölçekli birçok firmanın da ihracat başarısıdır.

Baykar’ın ihraç ettiği SİHA’ların akıllı mühimmatları devlete ait TSKGV firması Roketsan tarafından üretilmektedir. Yine elektro-optik kamera sistemleri bir diğer TSKGV firması Aselsan tarafından geliştirilmiştir.

Devlet firmaları Baykar’ın rakibi değil beraber çalıştığı çözüm ortaklarıdır. Yakalanan millileşme vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi odağındaki bu sinerji sayesinde Türk savunma sanayii arka arkaya ihracat rekorları kırmaktadır. Daha da önemlisi Türk firmaları böylesine stratejik bir alanın ana aktörü haline gelmektedir.

BAYKAR’IN SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ VAR MI?

Kurduğumuz tüm vakıflar, kurucuları haricinde kimseden yardım, bağış veya hibe kabul etmez. Bu bizim temel prensibimiz hatta kırmızı çizgimizdir.

Bu vakıfları ülkemize, gençlerimize katkı sağlayabilmek için kuruyoruz.

T3 Vakfı her ay 5 bin öğrenciye Özdemir Bayraktar bursu veriyor. Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST’i düzenliyor.

Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli buluşma noktası olan TEKNOFEST’e 140 paydaş destek veriyor. Baykar, Milli Teknoloji Hamlesi gayesine ömrünü vakfeden Özdemir Bayraktar’ın vasiyet ettiği şekilde bu dev organizasyonun finansal yükünün yarısını tek başına karşılıyor.

Can Sağlığı Vakfı ise onkoloji, genetik, nadir hastalıklar, psikiyatri gibi alanlarda araştırma yapan bilim insanlarının araştırmalarına destek sağlıyor. Bu işlerin tamamını halkımız için maddi ve manevi birikimlerimizle destekleyerek gerçekleştiriyoruz.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-haluk-bayraktardan-cirkin-algi-operasyonuna-7-soru-7-cevap/feed/ 0
Bahçeli: MHP, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir! https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir-2/#respond Thu, 04 Apr 2024 01:12:22 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8250 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in vefatının yıldönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı.

Bahçeli açıklamasında şunları söyledi;

Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin izler bırakan müstesna isimlerin maşeri vicdanda muhkem bir mevkii olmakla birlikte takdir, tazim ve şükranla hatırlanması milletimize özgü alicenap ve vefakâr bir özelliktir.

Vatan ve millet sevgisiyle mücehhez değerli şahsiyetlerin sadece yaşadıkları dönemleri değil, kendilerinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilediği apaçık bir gerçektir.

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey işte böyle bir vasfa ve vakara ziyadesiyle sahiptir.

Ülkemizin zor ve sıkıntılı yıllarında haklı mücadelesiyle adından en çok bahsettiren, milli birlik ve kardeşlik hissiyatını en fazla benimseyen liderlerden birisi Merhum Türkeş Bey’dir.

Ülke ve ülkü sevdasıyla tebarüz etmiş; dava, devlet ve siyaset insanı hüviyetiyle gündeme gelmiş, gönüllere girmişti.

Kaldı ki inançlarından ve ilkelerinden hiç taviz vermemişti.

Önce Türk tarih ve kültürünün özsuyuyla beslenip tomurcuklanan, arkasından serpilip köklerini derinlere salan, sonra da siyasallaşıp toplumsal harekete dönüşen Türk milliyetçiliği fikriyatının geçmiş ve geçirmiş olduğu safhalarda onun muteber rolü olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.

Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugünkü zaman diliminde, bir yanda milli ve manevi değerlerin muhafızı diğer yanda da milletimizin istikbal ve istiklal güvencesi mertebesine erişmiştir.

“MHP, CUMHUR İTTİFAKI’NIN GÜCÜNE GÜÇ EKLEMİŞTİR”

Kara propagandaların, karanlık projelerin, karamsar palavraların biteviye faal ve faaliyet halinde olduğu şu günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin istikrar ve itibar aydınlığı olarak öne çıkmıştır.

Bu gerçeğin ışığında, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamd olsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir.

Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir.

Nitekim hayata ve hadiselere bakışımızın fikri mihveri olan Türk milliyetçiliği, demokrasiyle ayrılmaz ve ayrıştırılması imkansız bütünlük içindedir.

Merhum Türkeş Bey hayattayken, sürekli tefrika ve tezvirat çıkaran, Türkeş’siz MHP’yi tesis etmek için çırpınan kim varsa, bugün onun adı ve anıları kapsamında istismar ve istila teşebbüsleriyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni zaafa uğratmak için yarış halindedir.

Makûs niyet sahiplerinin sahte ve samimiyetsiz duruşlarını elbette ciddiye alacak, aldırış edecek, ikna olacak sağduyulu hiçbir insanımız da yoktur.

“PARTİMİZİN VE TÜRKİYE’MİZİN ÖNÜ AÇIKTIR”

Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi demek; Türklüğün alemdar yüreği, Türkiye’nin ahlak yüksekliği, Türk ve Türk milletinin akıl, gönül, güven ve iman yüzü demektir.

55 yıllık bir maziyi kucaklayıp geleceğin Türk asırlarında kutup yıldızı gibi parlayacak olan Milliyetçi Hareket Partisi çağın ruhunu kavrayıp, zamanın ters ve bozucu akıntılarına karşı müteyakkız bir iradeyle mukabele edecektir. Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır.

Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir.

Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir.

Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine mutlaka ulaşılacaktır.

Türk birliğinin hasretini çekip hayallerini kuran Merhum Türkeş Bey’in inanıyorum ki ruhu şad olacaktır.

Vefatının 27’inci yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum.

Mekânları Cennet, Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir-2/feed/ 0
Bahçeli: MHP, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir! https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir/#respond Thu, 04 Apr 2024 01:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8248 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in vefatının yıldönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı.

Bahçeli açıklamasında şunları söyledi;

Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin izler bırakan müstesna isimlerin maşeri vicdanda muhkem bir mevkii olmakla birlikte takdir, tazim ve şükranla hatırlanması milletimize özgü alicenap ve vefakâr bir özelliktir.

Vatan ve millet sevgisiyle mücehhez değerli şahsiyetlerin sadece yaşadıkları dönemleri değil, kendilerinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilediği apaçık bir gerçektir.

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey işte böyle bir vasfa ve vakara ziyadesiyle sahiptir.

Ülkemizin zor ve sıkıntılı yıllarında haklı mücadelesiyle adından en çok bahsettiren, milli birlik ve kardeşlik hissiyatını en fazla benimseyen liderlerden birisi Merhum Türkeş Bey’dir.

Ülke ve ülkü sevdasıyla tebarüz etmiş; dava, devlet ve siyaset insanı hüviyetiyle gündeme gelmiş, gönüllere girmişti.

Kaldı ki inançlarından ve ilkelerinden hiç taviz vermemişti.

Önce Türk tarih ve kültürünün özsuyuyla beslenip tomurcuklanan, arkasından serpilip köklerini derinlere salan, sonra da siyasallaşıp toplumsal harekete dönüşen Türk milliyetçiliği fikriyatının geçmiş ve geçirmiş olduğu safhalarda onun muteber rolü olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.

Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugünkü zaman diliminde, bir yanda milli ve manevi değerlerin muhafızı diğer yanda da milletimizin istikbal ve istiklal güvencesi mertebesine erişmiştir.

MHP, 220 BELEDİYE VE YÜZDE 16,62’LİK OY ORANI KAZANDI

Kara propagandaların, karanlık projelerin, karamsar palavraların biteviye faal ve faaliyet halinde olduğu şu günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin istikrar ve itibar aydınlığı olarak öne çıkmıştır.

Bu gerçeğin ışığında, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamd olsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir.

Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir.

Nitekim hayata ve hadiselere bakışımızın fikri mihveri olan Türk milliyetçiliği, demokrasiyle ayrılmaz ve ayrıştırılması imkansız bütünlük içindedir.

Merhum Türkeş Bey hayattayken, sürekli tefrika ve tezvirat çıkaran, Türkeş’siz MHP’yi tesis etmek için çırpınan kim varsa, bugün onun adı ve anıları kapsamında istismar ve istila teşebbüsleriyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni zaafa uğratmak için yarış halindedir.

Makûs niyet sahiplerinin sahte ve samimiyetsiz duruşlarını elbette ciddiye alacak, aldırış edecek, ikna olacak sağduyulu hiçbir insanımız da yoktur.

“PARTİMİZİN VE TÜRKİYE’MİZİN ÖNÜ AÇIKTIR”

Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi demek; Türklüğün alemdar yüreği, Türkiye’nin ahlak yüksekliği, Türk ve Türk milletinin akıl, gönül, güven ve iman yüzü demektir.

55 yıllık bir maziyi kucaklayıp geleceğin Türk asırlarında kutup yıldızı gibi parlayacak olan Milliyetçi Hareket Partisi çağın ruhunu kavrayıp, zamanın ters ve bozucu akıntılarına karşı müteyakkız bir iradeyle mukabele edecektir. Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır.

Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir.

Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir.

Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine mutlaka ulaşılacaktır.

Türk birliğinin hasretini çekip hayallerini kuran Merhum Türkeş Bey’in inanıyorum ki ruhu şad olacaktır.

Vefatının 27’inci yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum.

Mekânları Cennet, Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceli-mhp-cumhur-ittifakinin-gucune-guc-eklemistir/feed/ 0
Bakan Kacır: İlk milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A’yı uzaya göndermeye hazırlanıyoruz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-ilk-milli-haberlesme-uydumuz-turksat-6-ayi-uzaya-gondermeye-hazirlaniyoruz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-ilk-milli-haberlesme-uydumuz-turksat-6-ayi-uzaya-gondermeye-hazirlaniyoruz/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:36:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7300 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Erciyes Kültür Merkezi’nde gençlerle bir araya geldi.

Burada konuşan Bakan Kacır, “Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz milli teknoloji hamlesi yolculuğunda, hayata geçirdiğimiz her programda, her projede, işin merkezine her daim Türk gençliğini, TEKNOFEST kuşağını yerleştiriyoruz. İnanıyoruz ki Türk gençliğinin önündeki engel kaldırılırsa, bizler onların yanlarında olursak alanında en iyi işleri başarabilme kabiliyetine sahipler. Türk gençleri bunu ispat ettiler. Son 22 yılda milli teknoloji hamlesinde elde ettiğimiz kazanımlar, Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülke olma yolculuğu sizler gibi gencecik insanlar sayesinde oldu. Biz en büyük kuvvet çarpanımızın genç ve dinamik nüfusumuz olduğunun bilincindeyiz. Bizim nüfusun ortanca yaşı 33’dür. Avrupa’nın ortanca yaşı 43. Almanya’nın ortanca yaşı 47-48. Bizden 15 yaş daha yaşlılar. Biz onlardan 15 yaş daha genciz. Gençlerimizin önünü açmaya devam edersek milli teknoloji hamlesi hedeflerimize bir bir ulaşacağız” ifadelerini kullandı. 

‘BU MİLLETİ ÖĞRENİLMİŞ VE ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİKLERDEN KURTARALIM’

Bu milletin evlatlarının her şeyin en iyisini başarabilecek kabiliyete sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, “Türkiye’nin havacılık tarihi akamete uğratılmış hikayeler tarihi iken 2000’li yıllarda terörle mücadelede kendi ihtiyacımızı, kendimizin gidermemiz gerektiği gerçeğiyle yüzleştiğimiz anda bir sağlam irade çıktı ve ‘Bu ülkenin neye ihtiyacı varsa biz onu kendi evlatlarımızın alın teriyle, akıl teriyle kendi imkanlarımızla geliştireceğiz, üreteceğiz’ dedi. Nihayetinde ne oldu? Bayraktar’la, Anka’yla, Akıncı’yla, Aksungur’la, Hürkuş’la, Hürjet’le ATAK’la Gökbey’le, Kaan’la, Kızılelma’yla Türk milleti gökyüzüne imzasını attı. Demek ki bu milletin evlatları her şeyin en iyisini başarabilecek kabiliyete sahiplermiş. Yeter ki önlerindeki engelleri kaldıralım. Yeter ki bu milleti öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizliklerden kurtaralım. Biz kendi imkanlarına güvenen, kendi öz evlatlarının alın ve akıl terine yaslanan, inanan Türk gençliğini TEKNOFEST kuşağının heyecanına, coşkusuna eşlik eden bir anlayışla bu başarı hikayelerini adım adım gerçekleştiriyoruz. Arzu ve ümit ediyoruz ki, bu başarı hikayesinin bir de üzerini uzay biliminde, uzay teknolojilerinde de hep birlikte gerçekleştirelim” diye konuştu.

‘TÜRKİYE İSTİKRARSIZLIKLAR YÜZÜNDEN KAYBETTİ’

1980’lerde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, ODTÜ kampüsünün içinde TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nü kurduğunu belirten Bakan Kacır, “Ancak bu enstitü 80’lerin sonunda ve 90’larda üzerine düşen işleri maalesef gerçekleştiremedi. Özal’ın hayali Türkiye’nin kendi uydularını geliştirebilmesiydi. 1980’ler ve 1990’lar Türkiye’de siyasi ve ekonomik istikrarsızlık dönemi oldu. Maalesef dünyanın dilinde, teknolojide bilgisayar devrimiyle internet devrimi ile çığır açıcı gelişmeler kaydettiği bir dönemi, Türkiye istikrarsızlıklar yüzünden kaybetti. Ancak 2000’li yıllarda yine aynı sağlam irade, Türkiye’nin kendi uydularını geliştirmesine ilişkin bir program başlattı. Türkiye önce Bilsat görüntüleme uydusunda ortak üretim faaliyetine girdi. Sonra RASAT görüntüleme uydusunu yerli olarak üretti. Sonra Göktürk görüntüleme uydusunu yerli olarak üretti. Yerli ve milli görüntüleme uydumuz İMECE’yi kendi imkanlarımızla geliştirdik, ürettik ve Cumhuriyetin 100’üncü yılında uzaya gönderdik” dedi.

‘MİLLİ HİBRİT ROKET MOTORUMUZU UZAYDA ATEŞLEYECEĞİZ’

Sözlerini sürdüren Bakan Kacır, şöyle konuştu: “Şimdi ilk milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A’yı uzaya göndermeye hazırlanıyoruz. İnşallah 4 ay kaldı. Bütün çalışmaları tamamladık. İnşallah TÜRKSAT 6-A’yı uzaya gönderdiğimizde, Türkiye, dünyada haberleşme uydularını yerli ve milli olarak geliştirebilen 10 ülkeden biri olacak. İMECE 600 kilometrede, yaklaşık 600 kilogram. TÜRSAT 6-A, 36 bin kilometrede görev yapacak. Yaklaşık 4.5 tonluk bir uydu. Ay programıyla 380 bin kilometre ötede Ay’a erişeceğiz. Milli hibrit roket motorumuzu uzayda ateşleyeceğiz, kullanacağız ve inşallah bunu başaran dünyadaki ilk ülke olacağız. Bütün bu projeler sizin sayenizde mümkün olacak arkadaşlar. Savunma sanayiinde nasıl dev bir ekosistem inşa ettiysek, bugün 3 binden fazla savunma sanayii girişimimizde 80 binden fazla insanımız alın teri, akıl teri döküyorsa uzay alanında da inşallah böyle bir ekosistemi hep birlikte inşa edeceğiz.”



Program, Alper Gezeravcı’nın gençlere tecrübelerini anlatmasıyla devam etti.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-ilk-milli-haberlesme-uydumuz-turksat-6-ayi-uzaya-gondermeye-hazirlaniyoruz/feed/ 0
Bakan Güler’den ‘Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü’ mesajı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-gulerden-canakkale-zaferi-ve-sehitler-gunu-mesaji/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-gulerden-canakkale-zaferi-ve-sehitler-gunu-mesaji/#respond Mon, 18 Mar 2024 22:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6837 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ’18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’ dolayısıyla mesaj yayımladı. Bakan Güller, `Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı günde; vatan sevgisinin, kahramanlık ve fedakarlığın en yüce timsali olan aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyoruz.

Çanakkale Zaferi; imkansız denileni başaran, canını milli ve manevi değerlerimiz için feda etmekten çekinmeyen kahramanların destanıdır.

Gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelerek vatanın selameti için omuz omuza mücadele eden Mehmetçiklerimiz, işgalcilerin üstün savaş gücü ve teknolojisi karşısında iman dolu göğüslerini siper etmiş; Çanakkale’yi geçilmez kılarak Türk ordusunun savaşma yeteneğini, cesaretini, kahramanlığını ve asil milletimizin esarete asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir` ifadelerini kullandı.

İstiklal Marşı’nın ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ mısrasında olduğu gibi vatan toprağının her karışının şehit kanlarıyla sulandığına dikkat çeken Bakan Güler, “Kutsal vatan toprağımız için ortaya konulan kahramanlık ve fedakarlıklar ile Çanakkale’de sergilenen milli ruh, asil milletimizin istiklal ve istikbaline olan tutkusunun, vatanına olan sarsılmaz bağlılığının simgesidir. Çanakkale’de ve sonrasında Milli Mücadele’de zaferin kazanılması, bunun neticesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması da milletimizin sahip olduğu bu milli ruh ve şuurla mümkün olmuştur. Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de böylesine yiğit ve cesaret timsali bir ordunun komutanlarından biri olarak Çanakkale Savaşları’ndaki başarılarıyla tarih sahnesine çıkmış ve daha sonrasında Milli Mücadele’mizin lideri olmuştur. Ecdadımızın binbir meşakkat ve zahmetle bizlere emanet ettiği bu cennet vatanı ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek en önemli görevimizdir. Bu vesileyle Çanakkale’yi Türk tarihine altın harflerle yazdıran başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Cevat Çobanlı’yı, Selahattin Adil’i, Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey’i, Ezineli Yahya Çavuş’u, Seyit Onbaşı’yı ve vatanın dört bir yanından cepheye koşan ismini sayamadığımız nice kahraman ve fedakar ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum” dedi.

“EN BÜYÜK PAY ŞEHİTLERİMİZE VE GAZİLERİMİZE AİTTİR” 

Bakan Güler, Cumhuriyet’in ikinci asrında Çanakkale’de cesaretle sergilenen mücadele ruhundan aldıkları ilhamla, Türkiye’yi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalıştıklarını söyleyerek, “Bu çerçevede son bir asrın en yoğun, en etkili faaliyetlerini icra ederek birbirinden kritik görevleri aynı anda yerine getirmekteyiz. Kahraman ordumuz; hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla icra etmektedir. Elde edilen tüm başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Milli Savunma Bakanlığı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehitlerimizin aziz hatıralarına daima sahip çıkacak; başımızın tacı olan gazilerimizin, şehit ve gazi ailelerimizin her daim tüm imkanlarımızla yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Aziz şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-gulerden-canakkale-zaferi-ve-sehitler-gunu-mesaji/feed/ 0
Bakan Fidan’dan açıklama: Söz aldık! Bizimle hareket edecekler https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-fidandan-aciklama-soz-aldik-bizimle-hareket-edecekler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-fidandan-aciklama-soz-aldik-bizimle-hareket-edecekler/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6767 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir dizi ziyaret için Bursa’ya geldi.

İlk olarak Bal-Göç’ü ziyaret eden Fidan, ardından Mudanya’ya giderek sahilde vatandaşlarla sohbet etti.

BAKAN FİDAN’DAN ZİYARETLE İLGİLİ AÇIKLAMA!

Cumhur İttifakı Mudanya Belediye Başkan Adayı Gökhan Dinçer’in proje tanıtım toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla Bağdat’taydık. Hem kendi sınırlarımız içinde hem sınırlarımız dışında terörist unsurları temizleme irademizi Iraklı mevkidaşlarımızla paylaştık. Onlardan da bu konuda bizimle birlikte ortak hareket edeceklerine dair söz aldık” dedi.

Mudanya’nın milli tarih ve şuur açısından çok müstesna bir yere sahip olduğunu ifade eden Fidan, “11 Ekim 1922’de Anadolu’yu boyundurluk altına alma oyunlarını bozduğumuzu ilk defa yazılı olarak Mudanya’da kayda geçirdik. Milletimiz o vesileyle kahramanları ve vatanseverliği sayesinde tarihin akışının değiştirilebileceğini dünyaya göstermiş oldu. Bizler bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehitlerimizden, gazilerimizden, tarihimizdeki bütün kahramanlardan aldığımız emaneti daha yukarılara taşımanın gayreti içerisindeyiz. Milli şahlanış sürecindeyiz. Türkiye’miz gerektiğinde oyun kuran, gerektiğinde oyunu bozan, adaletsizliklere boyun eğmeyen güçlü bir siyasi duruş sergiliyor” dedi.

SAVUNMA SANAYİİ’NDE MİLLİLİK ORANINI YÜZDE 80’LERE TAŞIDIK

“Her zaman söylediğim bir hususu burada size ifade etmek isterim. Bu ülkenin kahramanları hep vardı. Bu topraklar askerinden öğretmenine, bilim insanlarından emekçisine, hayatın her alanında her dönem farklı kahramanlar çıkarmıştır. Bizler zor zamanlarda ortaya çıkan liderler sayesinde güçlüklerin geride bırakılmasına ve yeni dönemlere yelken açılmasına tarih boyunca defalarca şahitlik etmiş bir milletiz” diyerek sözlerini sürdüren Bakan Fidan, “Son 21 yılda Türkiye’mizin hangi noktadan nereye geldiğini, nasıl bir sıçrama kaydettiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki güçlü Türkiye artık hakikaten sadece bölgesinde değil, uluslararası düzeyde de önemli bir aktöre dönüşmüştür. Bildiğiniz gibi 21 yıldır bildiğiniz veya bilmediğiz birçok cephede görev almış kardeşiniz olarak Cumhurbaşkanımızın devletimiz ve milletimiz için gece gündüz nasıl mücadele ettiğini, nasıl çalıştığını yakinen şahitlik etmiş biriyim. Türkiye’de siyaseti ve toplumsal hayatın her alanındaki vesait zincirlerinin kırılması Cumhurbaşkanımızın azmi ve kararlılığıyla mümkün olmuştur. Son 21 yılda terörle mücadelede ve milli güvenlik sistemimizde daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza attık. Türkiye her alanda sözcüğün tam anlamıyla çağ atladı. Savunma sanayiinde yüzde 20 olan yerlilik ve millilik oranını yüzde 80’lere taşıdık” ifadelerini kullandı.

SİSTEMİN ACİZLİĞİ GAZZE’DE TAMAMEN İFŞA OLMUŞTUR

Küresel savunma ürünleri ile ihracat endekslerinde rekor kıracak noktalara gelindiğinin altını çizen Fidan, “Milletimizin teveccühü ile hayata geçirdiğimiz politikalar, stratejiler vasıtasıyla her alanda çıtayı yükselterek ve refah seviyemizi arttırarak çok şükür yepyeni bir çığır açtık. Milletimiz refah ve huzur ve güvenliğini arttırırken gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de ihmal etmedik. Şükürler olsun ki icraatımızın ve çalışmalarımızın semerelerini de alıyoruz. Milli menfaatlerimizi korumak için gidişatı iyi ve doğru okumamız gerekiyor. Mevcut dünya düzeni küresel adaletsizlikle krizlerle, savaşlarla baş edemiyor. Kendini güncellemeyen mevcut sistem, yaşanan sorunların da kaynağı haline gelmiş durumdadır. Mevcut sistemin acizliği Gazze’de tamamen ifşa olmuştur. İsrail’in mezalimine seyirci kalan bu sistem Ukrayna’daki savaşı da engelleyemiyor. Tersine teşvik ediyor. Bu sistem bırakın adaleti tesis etmeyi, küresel düzeydeki eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor. Hegemon güçler sadece emperyal gündemleriyle meşgul oluyorlar. Terör örgütlerini vekil örgütleri ve diğer yerel vesayet unsurlarının taşeron olarak kullanmaya devam ediyorlar. Ülkemiz üzerinde oynanmaya çalışan oyunların tümünü Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hamdolsun boşa çıkardık. MİT’teki görevim sırasında arkadaşlarımızla geliştirdiğimiz kendi aramızda bir konsept vardı. Terörle mücadeleyle alakalı. Sadece karşımıza çıkan teröristle uğraşmayacağız peşine düştüğümüz teröristi yakalayıp gereğini yapacağız diye. Öyle de yaptık” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dış politikamıza bunu uyguladığımız zaman sadece önümüze çıkan tehditlerle değil aynı zamanda ülkemiz için gerekli olan fırsatları, imkanları, milli menfaatleri dünyanın neresinde olursa olsun bulup elde edeceğiz. Sadece uluslararası sistemin önümüze çıkardığı engellerle vaktimizi harcamayacağız, mücadele ederken ülkemiz için, milletimiz için, bölgemiz için iyi olanında peşinden koşacağız. Fırsatların da peşinden koşacağız. İşte bu yüzden Türkiye artan imkan ve kabiliyetleriyle adalet ve vicdan temeliyle yeni bir dünya düzeni kurulması için öncü rol üstlenmiş durumdadır. Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ söylemini dünyanın her köşesinde karşılık bulması asla boşuna değil.”

IRAKLI MEVKİDAŞLARIMIZDAN SÖZ ALDIK

Türkiye’nin artık oyun kuran değil, gerektiğinde oyun değiştiren bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Fidan, “Bunu terörle mücadele stratejimizde de görüyoruz. Hükümetimizde askerimizle, güvenlik güçlerimizle terörle mücadelede son 21 yılda kaydedilen mesafe apaçık ortadadır. Terör illetini sadece ülkemizden değil, sınır ötemizden de temizle çabalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla Bağdat’taydık. Hem kendi sınırlarımız içinde hem sınırlarımız dışında terörist unsurları temizleme irademizi Irak mevkidaşlarımızla paylaştık. Onlardan da bu konuda bizimle birlikte ortak hareket edeceklerine dair söz aldık. PKK’nın Irak’ın çıkarlarına aykırı hareket eden ve orada da müsaade edilmemesi gereken bir örgüt olduğunu ilk defa bu süreç sayesinde muhataplarımız kabul ettiler. Iraklı kardeşlerimizle iş birliğimiz ve koordinasyon toplantılarımız önümüzdeki süreçte de devam edecek. En başta söylediğim gibi oyun bozuculuk, liderlik ve duruş gerektiriyor. Cumhurbaşkanımızın stratejik vizyonu bu milletin zaten var olan kahramanlarını, evlatlarını büyük bir dava etrafında birleştirdi. Bursa Kayıboyu’na ev sahipliği yapmış, Osmanlı Devleti’ne de başkentlik yapmış bir şehir. Mudanyalı kardeşlerimiz kahraman liderlere, cengaverlere, vizyoner devlet adamlarına son derece aşinadır. Bunun en önemli işaretlerinden biri de son 21 yılda Cumhurbaşkanımıza ve belediye başkanlığı görevini yürüten diğer dava arkadaşlarımıza gösterilen sonsuz güvendir” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-fidandan-aciklama-soz-aldik-bizimle-hareket-edecekler/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan İmamoğlu’na cevap! https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-imamogluna-cevap/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-imamogluna-cevap/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6431 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Görüyoruz ki bazı belediye başkanları, yerine getiremedikleri vaatlerinin üstünü örtmek için oraya buraya saldırıyorlar. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının bizi taşeron olarak suçlar gibi konuştuğuna şahit olduk. Çok şükür biz milletimize hizmet yolunda, milletimizin daha iyi şartlarda yaşaması için gerekirse işçi oluruz, gerekirse hamal oluruz, gerekirse de taşeron oluruz.” dedi.

Uraloğlu, TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünde Boji Üretim Fabrikası’nın açılışında yaptığı konuşmada hem demir yolu ağının hem de milli demir yolu sanayiinin gelişimi açısından çok önemli başarılar kaydettikleri bir gün geçirdiklerini söyledi.

Demir yolu araçlarının en önemli bileşeni olan Boji Üretim Fabrikası’nı açarak 74 yıl sonra TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğüne fabrikayı kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirten Uraloğlu, “2019 yılında Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sivas ziyaretinde, ülkemizde yapılan tüm proje ve yatırımlara engel olmaya çalışanlara karşı ‘TÜRASAŞ’ı inadına büyüteceğiz’ demişti. Sivas’a verilen sözü tuttuk ve 74 yıl aradan sonra TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünün kapasitesi ve iş çeşitliliğini arttıracak büyük bir fabrikayı hayata geçirdik.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 2002 yılından itibaren demir yollarını bir devlet politikası olarak ele aldıklarını ve öncelikli sektör belirlediklerini vurgulayan Uraloğlu, “Demir yolu hatlarımızın limanlara, havaalanlarına, lojistik merkezlere bağlantısını sağlayarak demir yollarımızı kombine taşımacılığa uygun yeni bir anlayışla ele aldık. Sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirdik ve getirmeyi planladık. Son 22 yılda demir yollarına 57 milyar doların üstünde yatırım gerçekleştirdik. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik.” ifadelerini kullandı.

“2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik”

Uraloğlu, tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nı inşa ettiklerini dile getirerek şunları kaydetti:

“İstanbul Boğazı’nın altından geçen MARMARAY ile Londra’dan Pekin’e kadar Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz, en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 kilometreye yükselttik. 2 bin 252 kilometre hızlı tren ağını inşa ettik. 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğumuzu 8 bin 46 kilometreye, 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğunu 7 bin 142 kilometreye çıkardık. Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan yüksek hızlı tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6. dünyada 8. hızlı tren işletmecisi yaptık. Geçen yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas hızlı tren hattımızla da açıldığı günden bu yana yaklaşık 900 bin insanımızı bu güzergahta taşıdık.”



“Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu’yu kendi tersanelerimizde ürettik”

Türkiye’nin üretilen milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Togg ile kendi arabamızı üreterek milletimizin yarım asırlık hayalini gerçeğe dönüştürdük. Devrim otomobilini de demiryolcu kardeşlerimiz üretmişti. Gökbey ve Atak helikopterlerini, Bayraktar’ı, Akıncı’yı, Kızılelma’yı ve son olarak yerli savaş uçağımız KAAN’ı göklerde uçurduk. MİLGEM Projesi ile kendi savaş gemilerimizi inşa ettik. Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu’yu kendi tersanelerimizde ürettik.” şeklinde konuştu.

Uraloğlu, ilk yerli ve milli gözetleme uydusu İMECE, küp uyduları ve yakın yörünge takım uydularıyla Türkiye’nin kendi yerli gözlem ve haberleşme uydularını üretmeye başladığını ifade etti.

İlk milli ve yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ile de uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştirdiklerini aktaran Uraloğlu, “İnşallah bakanlığımızın en önemli iletişim yatırımları arasında yer alan 6A’yı haziran ayında Amerika’dan uzaya fırlatacağız. Arabamızı, gemilerimizi, helikopter ve uçaklarımızı, hatta uydularımızı üretirken elbette demir yolu araçlarını ve sanayisini geri bırakmadık.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRASAŞ’ı, Orta Doğu’nun en büyük raylı sistem araç üreticilerinden birine dönüştürdüklerini söyleyen Uraloğlu, “Bugüne kadar uluslararası standartlarda, yeni nesil lokomotifler, dizel ve elektrikli tren setleri, yolcu vagonları, yük vagonları, cer konvertörü, cer motoru, dizel motor, tren kontrol yönetim sistemi gibi ana, kritik ve alt ürünleri artık kendimiz üretiyoruz.” dedi.

“İlk milli ve yerli elektrikli tren seti projemizi hizmete sunduk”

Bakan Uraloğlu, yapılan diğer hizmetlere ilişkin de şu bilgileri verdi:

“Ayrıca Cumhuriyet’imizin 100. yılı olan 2023 yılı, ilk milli elektrikli tren setlerimizi hizmete aldığımız, yüzde 70 yerlilik oranı ile üretilen yerli ve milli sürücüsüz metro aracımızı raylara indirdiğimiz, ilk yerli ve milli metro sinyalizasyon sistemlerini kullanmaya başladığımız bir sene oldu. Ülkemizin saatte 160 kilometre hıza sahip ‘Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk milli ve yerli elektrikli tren seti projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk, seri üretime başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı tren seti projesinde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. 2024 yılında prototip üretiminin tamamlanmasını planlıyoruz. Eskişehir 5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi Projesi’nde de prototip imalatını tamamlayarak raylara indirdik. Milli Banliyö Tren Seti prototip araç üretimi çalışmalarımız devam ediyor. Milli tren vizyonu ile milli banliyö ve hızlı tren projesinde cer motoru, cer konvertörü ve tren kontrol yazılımını da TÜBİTAK-RUTE ile birlikte TÜRASAŞ markalı olarak geliştiriyoruz.”



“En büyük kapasiteli Boji Üretim Fabrikası’nı Sivas’ta inşa ettik”

Boji Üretim Fabrikası’nın demir yolu sanayisinin gelişimi adına çok büyük bir adım olduğuna işaret eden Uraloğlu, “Ülkemizin en modern ve en büyük kapasiteli Boji Üretim Fabrikası’nı Sivas’ta inşa ettik.” ifadesini kullandı.

Uraloğlu, fabrikanın 10 bin 500 metrekare kapalı alanda Avrupa standartlarında üretim yapacağını vurgulayarak, “Artık yıllık 1500 adet olan üretim kapasitesini 4 bin 600 adete çıkardık. Yıllık 9 bin 200 adet tekerlek takımı üreteceğiz. Sektörün dışa bağımlılığını azaltarak, yerlilik oranını yükselteceğiz.” dedi.

Demir yolu ile yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan her türlü aracın ihtiyacı olan bojilerin bu tesiste üretileceğini aktaran Uraloğlu, istihdam edilecek 250 kişinin 110’unun işbaşı yaptığını, istihdam sayısını 500’e çıkaracaklarını dile getirdi.

Bakan Uraloğlu, 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı yatırım programına giren UAIS tipi askeri araç taşıma vagonu ve tır dorsesi taşıma vagonu prototip ve seri üretimlerinin de TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünde yapılacağını müjdeledi.

“Bugüne kadar hiçbir projenin üstünü hafriyatla kapatmadık”

Yerel seçimlere kısa bir zaman kaldığını anımsatan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her seçimde vaatler yarışır, milletimizin bir tercihi olur. 5 yıl sonra da kazanan adaylar milletimizin huzuruna başkan olarak çıkar, icraatlarını anlatırlar. Görüyoruz ki bazı belediye başkanları, yerine getiremedikleri vaatlerinin üstünü örtmek için oraya buraya saldırıyorlar. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının bizi taşeron olarak suçlar gibi konuştuğuna şahit olduk. Çok şükür biz milletimize hizmet yolunda, milletimizin daha iyi şartlarda yaşaması için gerekirse işçi oluruz, gerekirse hamal oluruz, gerekirse de taşeron oluruz. Çünkü biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.

Biz bugüne kadar hiçbir projenin üstünü hafriyatla kapatmadık, temel atmama törenleri de asla yapmadık, yapmayacağız. Çalıştık, uğraştık, bütün mücadelemiz milletimizin yaşam kalitesini yükseltmek için oldu. Milletimiz de bunu gördü ve takdir etti, etmeye de devam ediyor. Milletimiz bize karşı kullanılan bu dil ve üsluba en güzel cevabı sandıkta verecektir. Biz rekabetin sevgi ve saygı çerçevesinde yapılmasını temenni ederiz. O nedenle kullanılan kelimelere cevap vermeyeceğim.”

14 ilde raylı sistem çalışmaları sürüyor

Bakanlık olarak yaptıkları metro hatlarının maliyetleri konusunda da bilgi veren Uraloğlu, Türkiye genelinde 14 ilde raylı sistem çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek şöyle konuştu:

“Bakanlık olarak yaptığımız raylı sistemlerle ilgili olarak belediyenin ilgili hattı teslim aldıktan sonra kendi gelirlerinden kesinti yapılmaktadır. Bakanlığımız da bu anlamda önce yatırımı yapıyor, sonrasında da kesintisini yapıyor. İstanbul’da 98,8 kilometre uzunluğundaki 7 raylı sistem hattını bitirerek gerek kendimiz işletiyoruz, gerekse belediyeye teslim ettik. Şimdi buradaki konu bunun parasının ne olduğu, nasıl kesildiğidir. Bugüne kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesine yaptığımız yatırımların tam 10’da 1’ini kestik sadece, asla fazlasını değil. Sayın Başkanın kendi söylediği gibi ‘7 yılda yapıldı diyor, ondan sonra da kesildi.’ 7 yılda yapılan bu imalat için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kasasından bir kuruş çıkmadı, tamamen bakanlığımız tarafından finanse edildi. Yatırım yapıldığı tarihteki fiyatlarla kesiliyor, cari fiyatlarla da değil. Bu anlamda da biz gerçekten katkı sağlamış olduk.

Onun için biz burada yeni polemiklere girmek istemiyoruz, biz yatırımlarımızla konuşulmak istiyoruz. Kamyonların arkasında yazar ya ‘Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.’ Çalış arkadaş, 5 yıl sen de çalışsaydın, senin de olsaydı. Sıkıntı yok, biz hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Uraloğlu, Boji Üretim Fabrikası’nın hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler de tesisin şehre kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Uraloğlu ve beraberindekiler, fabrikanın açılışını gerçekleştirdi.

Törene Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Sivas milletvekilleri Hakan Aksu ve Rukiye Toy, Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Bakan Uraloğlu ve beraberindekiler daha sonra bir otelde AK Parti İl Başkanlığınca düzenlenen sivil toplum kuruluşlarıyla iftar programına katıldı.

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada AK Parti Sivas Belediye Başkan adayı Hilmi Bilgin’e destek istedi.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-uraloglundan-imamogluna-cevap/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, gazetecilerle iftar programında bir araya geldi https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerle-iftar-programinda-bir-araya-geldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerle-iftar-programinda-bir-araya-geldi/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6355 TBMM Başkanı Kurtulmuş, iftarın ardından yaptığı konuşmada, ramazanın hayırlar getirmesini dileyerek, her bakımdan bir yenilik olan ramazandan en güzel şekilde istifade etmeyi, sağlık ve afiyet içerisinde Ramazan Bayramı’na ulaşmayı temenni etti.

Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma, dayanışma, insani değerlerin en üst seviyede yeniden yaşandığı bir iklimi oluşturduğunu da ifade eden Kurtulmuş, “Bu anlamda hem toplumsal dayanışmanın hem yardımlaşmanın hem başkalarıyla paylaşmanın güzel örneklerini yaşadığımız unutulmaz bir ramazan ayını geçirmemizi de temenni ediyorum.” diye konuştu.

12 Mart’ın, İstiklal Marşı’nın TBMM’de kabulünün 103’üncü yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“İstiklal Marşımız, en zor şartlarda büyük bir kurtuluş mücadelesi veren, birbirine sıkı sıkıya sarılarak milli hedefleri ve milli istikametleri doğrultusunda yedi düvele karşı savaşarak ‘Ya Allah’ diyerek ayağa kalkan, bağımsızlığını, istiklalini ve istikbalini kazanan milletimizin ruh halinin, milli hassasiyetlerimizin, özgürlük anlayışımızın, milli egemenliğe sahip çıkma irademizin somutlaşmış, metne dökülmüş bir ifadesidir. İstiklal Marşı’mızın her bir kelimesinin, her bir mısrasının arkasında asırlardır birikmiş olan büyük bir milli birikimin olduğunu da biliyoruz. Mehmet Akif’in, ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmak nasip etmesin’ duasını tekrar ediyoruz. Mehmet Akif merhumun ruhunda, onun dizelerinde ete kemiğe bürünmüş ve milletimizin ortak milli hafızasına nakşedilmiş olan cesareti, kararlılığı, özgürlüğü, dayanışmayı, milli hassasiyetleri bünyesinde barındıran İstiklal Marşı’mızın kıyamete kadar aziz milletimize rehberlik etmesini temenni ediyorum.”

İstiklal Marşı’nın verdiği milli hassasiyetlere her zaman sahip çıkarak yola devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, bugünün türbülanslı uluslararası ilişkilerinin ortaya koyduğu, özellikle bölgedeki sıkıntıların giderek yoğunlaştığı dönemde, İstiklal Marşı’nın sağladığı bu ruh hali içerisinde dimdik ayakta duracaklarını, ortak hedeflere doğru, Türkiye’yi Cumhuriyeti’in ikinci asrında, Türkiye Yüzyılı’nda hedefleriyle buluşturacak çalışmaları gerçekleştireceklerini bildirdi.

Kurtulmuş, “103’üncü yılında olduğumuz İstiklal Marşı’mızı her gün belki defalarca duyuyoruz, dinliyoruz ama her dinlediğimizde bütün ruhumuzla hissederek ve oradaki ‘Korkma’ diye başlayan cesaret veren, ilham veren o cümleleri hayatımızda rehber etmek herhalde bizim milli hassasiyetlerimizi çoğaltmak ve sürdürmek bakımından en önemli gücümüzdür, en kuvvetli milli ortak değerimizdir.” ifadelerini kullandı.

“1971’in 12 Mart’ını da öncesi ve sonrası ortaya koyduklarıyla hiç unutmamamız gerekir”

12 Mart’ta, Türkiye’nin yakın döneminde bir başka yaşanan gelişmenin de bulunduğunu, onu da kötü hatıralarla andıklarını belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Belki aramızdaki birçoğumuz o dönemi yaşamadık ama o dönemin yakın hatıralarına sahibiz. 12 Mart 1971 darbesinin, Türkiye’de milli iradeye ne kadar büyük bir darbe vurduğunu, belki dönemin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve arkadaşlarının, dönemin cumhurbaşkanına ’32. Hükümet düşsün, istifa etsin’ talebini dile getirdiği bir muhtıraydı ama maalesef Türkiye’nin siyaset yapısına yapmış olduğu o müdahaleyle uzun yıllar boyunca Türkiye siyasetinin denkleminin yerli yerine oturmasını da engellemiş olan bir antidemokratik darbeydi.

Bu özelliğiyle 1971’in 12 Mart’ını da öncesi ve sonrası ortaya koyduklarıyla hiç unutmamamız gerektiğinin altını çizmek isterim. Nasıl İstiklal Marşı bize özgürlüğümüzü, milli hassasiyetlerimizi, milli hasletlerimizi, bir ve beraber olmamızı ifade eden manifesto mahiyetinde bir bildiri ise bu anlamda ortak milli hassasiyetlerimizi yansıtan bir milli deklarasyon ise aynı şekilde 12 Mart da demokrasiye, milli iradeye sahip çıkmamızı bize hatırlatan fevkalade değerli ortak bir uyarı mesajıdır.”



“Hiç kimsenin, halkın oyuyla gelmiş olan bir iktidara ayak oyunları oynamaya hakkı yoktur”

Türkiye’nin 75 yıllık demokrasi tarihinde, çok partili siyasi hayatında beş darbeyle karşılaştığını, bunlardan birisinin 12 Mart 1971 muhtırası olduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bunların her birisi, hakkında saatlerce konuşulabilecek kadar Türkiye’ye büyük zararları olan maalesef antidemokratik müdahalelerdir. Türkiye her bir antidemokratik müdahaleyle neredeyse onlarca yılını kaybetmiş, geriye gitmiştir. Biz 12 Mart’ı hatırlatırken ders alalım diye hatırlatmak istiyoruz; bu ülkede bir daha hiç kimsenin, milli egemenliğin üstünde milletin iradesinin üstünde bir gücü, bir niyeti ortaya koymaması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bunun için nasıl İstiklal Marşı bize özgürlüğü ve milli hassasiyetleri hatırlatıyorsa, 12 Mart muhtırası da milli egemenliğin ancak ve ancak hakimiyet bilakaydüşart milletindir ifadesinde tecelli eden tam manasıyla milli hakimiyetin sağlanmasından geçtiğini gösteriyor.

Hiç kimsenin, halkın oyuyla iktidara gelmiş olan bir iktidara elinde ne güç olursa olsun bir şekilde ‘Bu iktidarı değiştirin, bu hükümeti istifaya zorlayın’ diye talimat vermeye ya da antidemokratik oyunlar, ayak oyunları oynamaya hakkı yoktur. Türkiye demokrasisi 12 Mart tarihli bu iki önemli olay üzerinden inşallah kendi demokrasisini, kendi özgürlüklerini ve bunların üstünde yükselmiş milli hakimiyet fikrini kıyamete kadar sürdürecektir.”



“Gazze, insanlığın bittiği bir dramı yaşamaktadır”

İftar saatinde rahat ve güvende olmayan milyonlarca Müslümanın olduğunu da hatırlamak gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir kısmının zaten sofralarında iftarlarını açabilecekleri doğru dürüst yarım dilim ekmekleri, bir bardak temiz suları olmayan dünyanın birçok yerinde milyonlarca Müslüman olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde başta Gazze olmak üzere yine dünyanın birçok yerinde, bu iftar saatine yaklaşırken Allahuekber nidasını beklerken sofrasına koyacak bir lokması olmadığı gibi, yemeğini tamamlayacak bir emniyetin de olmadığı nice Müslümanlar vardır. Burada biz konuşurken biraz sonra haberlerde duyacağız; maalesef lokmalar ve sözler boğazımızda düğümleniyor, belki bu akşam iftar saatinde yine onlarca Filistinli masum, sivil, kadın, çocuk, bebek İsrail’in uçakları, bombalarıyla hayattan koparılmış olacak.

Gazze, insanlığın bittiği bir dramı yaşamaktadır. Gazze, beş ayı aşkın bir süredir bütün insanlığın seyrederek müdahale etmekte aciz kaldığı bir büyük katliama şahit olmaktadır. Ölenlerin yüzde 75’inin çocuk, kadın ve ihtiyarlar olduğunu bütün dünya biliyor. Buna rağmen bir yalanın peşine takılarak dünyada hakkı hukuku ortadan kaldıran her türlü adımı atan İsrail’in gasıp, saldırgan hükumetine karşı dünya hiçbir şey yapamıyor.”

“Sadece Netanyahu ve hükümeti değil bütün insanlık hesaba çekilmektedir

“Filistinli masumların şehadeti dünyayı arşıalayı tutuyor.” diyen Kurtulmuş, Uluslararası Adalet Divanındaki davayla birlikte Filistin davasında da yeni bir sürecin başladığını söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Ben bir kere daha buradan, Ankara’dan, Türkiye’mizin başkentinden birinci apartheid rejimini yıkan Güney Afrika halkına ve Güney Afrika’nın hükümetine ikinci apartheid rejimini yıkmak üzere başlattıkları Uluslararası Adalet Divanındaki bu başlangıç, bu mahkeme için şükranlarımızı ifade ediyorum. Dünyada insafın, vicdanın ve insanlığın ölüp ölmediğinin tartışıldığı bir yerde ‘İnsanlık ölmemiştir’ çıkışı Güney Afrika hükümeti tarafından uluslararası hukuk mecrasına taşınmıştır. Ümit ediyoruz ki bunun arkasından da yeni dönemin gerekli adımları atılacak ve en sonunda bu büyük katliamların faili olan, soykırıma varan bu büyük insanlık suçlarını her gün bilerek, isteyerek, inatla ve ısrarla işlemeye devam eden Netanyahu Hükümeti, Netanyahu ve çetesi sonunda Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde hesap vereceklerdir. Bu çerçevede bu süreç içerisinde ilk günden bugüne kadar ve bundan sonra belki on yıllar boyunca sürecek bu Filistin davası içerisinde sadece Netanyahu ve hükümeti değil bütün insanlık bir hesaba çekilmektedir, bütün insanlık bir sınav vermektedir. Ne yazık ki başından itibaren İsrail’in saldırganlığına kayıtsız şartsız destek verenler hiç şüphesiz İsrail Hükümetinin işlediği bu suçların birebir ortağı, birebir bu katliamın paydaşlarıdır.”

Zalimle mazlumu ayırt etmeksizin zalimin yanında mazluma laf söylemeye kalkanların, insanlığın vicdanında mahkum olacağını söyleyen Kurtulmuş, Türkiye olarak, devlet ve milletçe ilk günden itibaren bu katliamların karşısında durmayı bir insanlık vazifesi olarak bildiklerini, her platformda bu saldırganlığın sona erdirilmesi için ellerinden gelen bütün gayreti gösterdiklerini vurguladı.

“Oscar Ödül Töreni’nde bile insanlığın vicdanı açıkça dile geldi”

Oscar Ödül Töreni’nde bile insanlığın vicdanının açıkça dile geldiğini kaydeden Kurtulmuş, törenin, siyasetten uzak bir zemin olarak görülmesine rağmen, o zeminin insanlıktan uzak olmadığının gösterildiğini vurguladı.

Yakalarına rozetlerini takanlara, ödül töreninde insanlık adına konuşup Filistin’in mazlum halkına sahip çıkanlara teşekkür eden Kurtulmuş, “Filistin’e karşı sürdürülen bu insanlık dışı katliamlar çok açık bir şekilde insanlık cephesini uyandırmıştır.” diye konuştu.

İçinde azıcık insanlıktan pay olan, insafı, vicdanı olan herkesin bu büyük katliamın karşısında olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Şimdi artık sözün bittiği yerdeyiz. Bu kadar büyük zulümlerin yaşandığı Gazze’de acilen, hemen şu an, hiç lafı eğip bükmeden kalıcı bir ateşkesin temin edilmesi insanlık adına ortak bir çabanın en temel beklentisidir.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “İnsanlık, her ateşkes çağrısı yaptığında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto hakkını kullananlar, aslında kendi insanlıklarını veto ettiler; kendi insanlıklarının aleyhine bir karar aldılar. Şimdi, bundan sonra hiç kimsenin geldiğimiz bu noktada atılacak ateşkesin sağlanması yönündeki bir adıma engel olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir insani yardım gemisinin yola çıktığını anlatan Kurtulmuş, dünyanın dört bir tarafından insani yardımların hızla yerine ulaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

“Gazze’deki katliamın bir an evvel durdurulabilmesini ümit ediyorum”

Kurtulmuş, Netanyahu ve hükümetinin sadece insanların öldürülmesini değil, aynı zamanda insanların, çocukların açlıktan ölmesi için zemin hazırlamaya gayret ettiğini söyledi.

Kurtulmuş, her sene ramazan ayı geldiğinde Filistin’de acının diz boyu haline geldiğini, her yıl ramazanda yeni birtakım baskıların ortaya konulduğunu hatırlatarak, “Biz, Gazze ile meşgul olurken şu anda Filistin topraklarının tamamında Filistin halkına karşı büyük bir zulüm işlenmeye devam ediyor. İslam’ın üç büyük kutsal mekanından birisi olan Mescid-i Aksa’ya bu ramazan ayında da insanların rahatça girmesi engelleniyor. Bütün bunların ortadan kaldırılabilmesi için kararlı ve şuurlu bir şekilde hareket etmemiz lazım.” şeklinde konuştu.

İsrail ve Netanyahu hükümetinin giderek uluslararası alanda daha yalnız hale geleceğini aktaran Kurtulmuş, buna karşı başta İslam ülkeleri olmak üzere bölge ülkelerinin şuurlu bir şekilde, bunu önleyecek adımlarını atmak mecburiyetinde olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, dünyanın dört bir yanındaki insanların da zulmün durdurulması için seslerini daha fazla çıkarması gerektiğine işaret etti.

Türkiye’nin gelecek dönemde, Gazze başta olmak üzere birçok meselede üzerine birçok sorumluluk düştüğünü ifade eden Kurtulmuş, “Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir etkinlikle bu meselenin adalet temelinde çözülebilmesi için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Ama her şeyden önemlisi içeride birliğimizi ve beraberliğimizi koruyarak, dirlik ve birlik içerisinde ortak milli hassasiyetlerimizi özenle koruyarak hep birlikte daha ileriye doğru gideceğiz.” ifadesine yer verdi.

Türkiye’nin gücü arttıkça dünyadaki mazlum milletlerin Türkiye’den beklentisinin de arttığına dikkati çeken Kurtulmuş, son aylarda katıldığı bütün uluslararası programlarda bu manzarayı gördüğünü söyledi.

Kurtulmuş, “Dünyada birçok ülke, birçok mazlum millet Türkiye’nin gözünün içine bakmaktadır. Onun bizim güven ve istikrar içerisinde, birlik ve beraberlik içerisinde yolumuzu en güzel şekilde devam ettirmemiz lazım.” dedi.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerle-iftar-programinda-bir-araya-geldi/feed/ 0
10 yılda tarihi başarı! Türkiye dışa bağımlılığı sona erdirdi https://www.foxtvhaber.com.tr/10-yilda-tarihi-basari-turkiye-disa-bagimliligi-sona-erdirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/10-yilda-tarihi-basari-turkiye-disa-bagimliligi-sona-erdirdi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:36:17 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6095 AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Türkiye, 2010’lu yıllara kadar havacılık motorları alanında neredeyse tamamen dışa bağımlı bulunuyordu.

1985 yılında F16 uçaklarına güç veren F110 motorlarının montajı için kurulan TEI, zaman içinde kazandığı teknoloji ve kabiliyetlerle motor ve parça imalatı, bakım-onarım-revizyon, tasarım ve AR-GE faaliyetleriyle Türkiye’nin en önemli havacılık sanayi şirketlerinden biri konumuna geldi.

Son dönemde savunma sanayisine verilen ciddi devlet destekleri, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonu ve TEI’nin yenilenen misyonu ve vizyonu ile peş peşe geliştirilen, bazıları gökyüzünde 10 binlerce saat başarılı görev süresine ulaşan milli motorlar ortaya çıktı.

TEI, Türkiye’nin motor konusundaki dışa bağımlılığını sonlandırmak için yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda yaklaşık 10 yıllık dönemde 12 milli, 1 yerli motor geliştirdi. Bu motorlardan 7’si ile uçuş gerçekleştirildi, 6 motorun seri üretimi başladı.

TEI, 2014’te yüksek hızlı hedef uçak ŞİMŞEK için TEI-TJ90 turbojet İHA motorunu, 2015’te TEI-PG115 benzinli İHA motorunu, 2016’da ANKA için TEI-PD155 dizel İHA motorunu, 2017’de ANKA SİHA için TEI-PD170 dizel İHA ve GÖKBEY helikopteri için TEI-TS1200 çekirdek motorunu, 2018’de T70 Kara Şahin helikopteri için T700-TEI-701D, 2019’da kamikaze İHA KARGI için TEI-PG50 ve ayrıca TEI-PD222-DT motorunu çalıştırdı.

2020’de orta menzil gemisavar füzeleri için TEI-TJ300 motorunun yanı sıra TEI-PD180ST ve TEI-TS1400 motorlarını, 2021 yılında TEI-PD222ST motorlarını çalıştırmayı başardı.

TEI son olarak Mart 2024’te Türkiye’nin ilk askeri turbofan motoru TEI-TF6000’i çalıştırdı. İnsansız savaş uçakları KIZILELMA ve ANKA-III’e güç verecek TEI-TF6000, milli muharip uçak KAAN’ın motoruna giden yolu açacak.

TEI, bu motorlardan TEI-TJ90, TEI-PG115, TEI-PD155, TEI-PD170, T700-TEI-701D, TEI-PG50, TEI-TS1400 kullanılacakları platformlarla uçuş gerçekleştirmeyi başardı.

TEI-TJ90, TEI-PG115, TEI-PD155, TEI-PD170, T700-TEI-701D, TEI-PG50 motorlarında seri üretime geçildi.

TÜRK İHA’LARININ MİLLİ GÜCÜ

Başta ANKA olmak üzere orta irtifa uzun havada kalışlı İHA’ların güç ihtiyacını karşılayacak Türkiye’nin ilk yerli ve milli havacılık motorunu geliştirmek için yürütülen çalışmalar sonunda TEI-PD170 turbodizel havacılık motoru ortaya çıktı.

İrtifa kabiliyetleri, ağırlığı ve yakıt sarfiyatı bakımından rakiplerinin önünde yer alan TEI-PD170, 45 bin feet tavan irtifaya sahip bulunuyor.

8000 saatlik kalibrasyon ve test faaliyetlerinin sonunda seri üretim aşamasına gelen TEI-PD170 motoru, ANKA ve AKSUNGUR’a entegre edildi, ilk kez gökyüzüne taşıdığı Bayraktar TB3 ile uçuş testleri gerçekleştiriyor.

MİLLİ HELİKOPTER MOTORU BİRÇOK KAZANIM GETİRDİ

TEI, genel maksat helikopteri GÖKBEY için Türkiye’nin ilk milli helikopter motoru TEI-TS1400’ü geliştirdi. 1660 beygire kadar güç üretme kapasitesine sahip motorun üretiminde imalat ve malzeme teknolojileri alanlarında TEI pek çok ilke imza attı. Türkiye’de ilk tek kristal türbin kanadı üretimini gerçekleştiren şirket, ilk kez nikel ve titanyum alaşımları için havacılık kalitesinde dövme teknolojisi geliştirdi. GÖKBEY helikopteri ile başarılı uçuş testi yapan TEI-TS1400, geliştirme, uçuş testleri ve seri üretim çalışmalarının ardından milli helikopterlere güç vermeye başlayacak.

TEI tarafından hedef uçaklar için geliştirilen ve 400 newton güç üreten TEI-TJ90 Turbojet Motoru, Türk Havacılık Uzay Sanayiinin ŞİMŞEK platformu ile ilk uçuşunu 2017’de başarıyla tamamladı.

SINIFININ EN GÜÇLÜ MOTORLARI

TÜBİTAK desteğiyle geliştirilen TEI-PG50 Türkiye’nin ilk iki zamanlı havacılık motoru olma özelliği taşıyor. 300 kilogram altı İHA’lar için üretilen motor, 50 beygir kalkış gücü ve 16 bin fit irtifadaki 30 beygir gücüyle dikkati çekiyor. Sınıfında kullanılan rakip İHA motorlarına göre daha fazla güç ve daha yüksek güç/ağırlık oranı sunan TEI-PG50 motoru, ilk uçuşunu Mayıs 2019’da gerçekleştirdi.

Türkiye’nin ilk orta menzilli gemisavar füze motoru TEI-TJ300, yerli ve milli imkanlarla tasarlanarak üretildi. 30 kilogramdan daha az ağırlığa sahip ve 24 santimetre dar bir çaptaki motor, kendi itki sınıfında 1300 newton itki üretebilen dünyadaki ilk turbojet motoru olma özelliğine sahip bulunuyor. TEI-TJ300 ses hızının yüzde 90’ına ulaşan hızlarda 400 beygire yakın güç üretiyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/10-yilda-tarihi-basari-turkiye-disa-bagimliligi-sona-erdirdi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı açıkladı! İşte Türkiye’nin “uzay hedefleri” https://www.foxtvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-acikladi-iste-turkiyenin-uzay-hedefleri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-acikladi-iste-turkiyenin-uzay-hedefleri/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:00:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4236 Bakan Kacır, DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in Milli Uzay Programı kapsamındaki hedeflere ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Son yıllarda uzay alanında önemli kazanımların elde edildiğini belirten Kacır, 2018’de Türkiye Uzay Ajansının (TUA) kurulması ve 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Milli Uzay Programı’nın ilan edilmesiyle uzay çalışmalarının ön plana çıktığını vurguladı.

Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın 19 Ocak’ta Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilerek, ilk kez insanlı uzay operasyonlarında yer alındığını ve bu alanda önemli bir eşiğin geride bırakıldığını aktardı.

Türkiye’nin uzay çalışmalarında çok sayıda uydu ve roket projesinin bulunduğunun altını çizen Kacır, uydu üretiminde birçok yerli firmayla çalışıldığını ifade etti.

“YERLİLEŞTİRME VE GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI YAPILMAKTADIR”

Mehmet Fatih Kacır, TÜRKSAT’ın haberleşme uyduları ile GÖKTÜRK uzaktan algılama uydularının sabit yörüngede hizmet verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

“Kendi ürettiğimiz TÜRKSAT 6A uydusunun 2024 yılı içinde fırlatılıp yörüngesine yerleştirilmesi planlanmaktadır. 2017 yılında başlanan metre altı çözünürlüğe sahip yerli ve milli ilk gözlem uydusu İMECE Projesi vasıtasıyla ise sıfırdan yer gözlem uydusu ve yer istasyonu alt sistemlerini tasarlayıp üretebilecek kabiliyete sahip ülke konumuna gelinmiştir.

Ayrıca gelecekteki gözlem ve haberleşme uydularının yurt içinde üretilmesine yönelik kritik bir altyapı olan Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezi kurulmuştur. Önümüzdeki dönemlerde küp uydu geliştirme faaliyetlerine devam edilmesi de planlanmakta, uydu itki sistemleri ve diğer alt sistemler üzerine yerlileştirme ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.”

Yerli uyduları uzaya çıkaracak bağımsız ve yerli fırlatma sistemlerinin tasarlanmasına yönelik yurt içi ve yurt dışı ortaklıklar üzerinden çalışmaların sürdüğünü aktaran Bakan Kacır, Milli Uzay Programı kapsamındaki “Ay Projesi” için gerekli yerli ve milli Hibrit İtki Sistemleri, uçuş bilgisayarı ve çeşitli yerli uydu ekipmanlarının tasarımına, geliştirilmesine devam edildiğini bildirdi. Mehmet Fatih Kacır, gözlem ve haberleşme uydu projelerinde elde edilen bilgi ile tecrübenin “Ay Projesi”ne taşınacağını kaydetti.

Uzay Havası Uygulama Merkezi’nin bu yıl içerisinde kurulmasının öngörüldüğünü ifade eden Kacır, yerli ve milli kaynakların verimli, etkin kullanılması amacıyla TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ile Doğu Anadolu Gözlemevi’nin entegre edilerek tek bir ulusal araştırma alt yapısı haline getirildiğini belirtti.

UZAY KANUNU VURGUSU

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, uzay farkındalığını artırmak, insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla TEKNOFEST, bilim şenlikleri, kariyer fuarları gibi proje ve etkinliklerde çalışmalar yapıldığını, çeşitli illerde gökyüzü gözlemlerini kolaylaştırmak için “Karanlık Gökyüzü Parkları”nın inşasına başlandığını anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığının programı kapsamında Türkiye Uzay Ajansı tarafından uzay konusunda ihtiyaç görülen alanlarda eğitim almaları için yurt dışına öğrenci gönderildiğini bildiren Kacır, şunları kaydetti:

“Öncelikli hedeflerimiz, uzaya uydu sistemleri götürebilecek roket sistemleri vasıtasıyla uzaya bağımsız erişim sağlamak ve uzay limanı kurma projesidir. Önümüzdeki dönemde insanlı uzay araştırmaları, uzay keşifleri, uzay istasyonları gibi bütün değer zincirinde daha fazla rol üstlenebilmek amacıyla Türk sanayi ve teknoloji ekosisteminin güçlü şekilde desteklenip yönlendirilmesine devam edilecektir.

Bu bağlamda; Türkiye’de uzay alanında uluslararası bir çalıştay düzenlenmesi, TUA’nın uzun vadeli programlar başlatmasına imkan tanıyacak düzenlemeleri kapsayacak bir uzay kanununun TBMM’ye sunulması ve Ankara’da bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurulması da planlanmaktadır.

Ülkemizin, Milli Uzay Programı kapsamında 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediği önemli projeleri bulunmaktadır. Uzay teknolojisi alanındaki çalışmalara yoğun bir şekilde devam edilerek, önümüzdeki 10 yıl içerisinde bölgede ve dünyada uzay ekosisteminin önemli oyuncularından biri olunması hedefine doğru kararlı adımlarla ilerlenmektedir.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-acikladi-iste-turkiyenin-uzay-hedefleri/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığı’ndan son dakika F-16 açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-savunma-bakanligindan-son-dakika-f-16-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-savunma-bakanligindan-son-dakika-f-16-aciklamasi/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:36:15 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3374 Son dakika haberi: Milli Savunma Bakanlığı kaynakları ABD’den F-16 alım süreci, Tuzla Piyade Okulu’ndaki soruşturma, Bakan Güler’in Irak ziyareti ve yerli zırh çeliği üretimiyle ilgili açıklama yaptı.

TUZLA PİYADE OKULU’NDAKİ SON DURUM

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin şu cevabı verdi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. Ve Sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

F-16 SATIŞININ ENGELLENMESİ İÇİN KONGREYE SUNULAN MEKTUP

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçlayan öneri ile ilgili “Kongredeki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir” dedi.

BAKAN GÜLER’İN IRAK ZİYARETİ

Bakanlık kaynakları, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan Askeri Diplomasi faaliyetleri de Sn. Bakanımız ve Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette; son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak/menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”

ZIRH ÇELİĞİNİN ÜRETİLMESİ

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, ASFAT ve OYAK tarafın yerli ve milli olarak üretilen çelik hakkında şu bilgileri paylaştı:

“ASFAT koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir Miilux OY şirketlerinin ortaklaşa ürettiği milli denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Böylece 2 yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen Denizaltı Çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loyd’una sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.” 

44 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), icra edilen operasyonlarda Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 144’ü Irak’ın kuzeyi, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaştığını söyledi.

Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığının, artan bir etki ve yoğun bir baskıyla süreceğini belirten Aktürk, “Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadesini kullandı.

21 BİN 89 KİŞİNİN SINIRDAN YASA DIŞI GEÇMESİ ÖNLENDİ

Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan biri PKK/KCK terör örgütü mensubu 207 kişinin yakalandığını, 2 bin 495 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, başta KKTC olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığına dikkati çeken Aktürk, kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına desteğin sürdürüldüğünü aktardı.

Aktürk, İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile Irak’a resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, bu kapsamda terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmeler yapıldığını söyledi.

SAVUNMA SANAYİSİ

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çeliklerinin Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edildiğini aktardı.

Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çeken Aktürk,15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvurularının 11 Şubat’a kadar devam edeceğini bildirdi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-savunma-bakanligindan-son-dakika-f-16-aciklamasi/feed/ 0
Türkiye’nin ‘Caydırıcı Gücü’ seri üretime başlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/#respond Sat, 20 Jan 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2578 Cumhurbaşkanlığı SSB tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başlatılan ‘Deniz Torpido ve Füze Sistemleri’ projesi kapsamında ağır torpido ‘Akya’, seyir füzesi ‘Atmaca’ ve hava savunma füzesi ‘Sapan’ın seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

SSB’deki imza törenine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanı sıra Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcileri katıldı.

‘DONANMAMIZA BÜYÜK KATKILAR SAĞLAYACAK’

Bakan Güler, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde çok büyük ve kapsamlı atılımlar gerçekleştirdiğini belirterek “Bu atılımların arkasındaki temel etken, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade ile savunma sanayi kuruluşlarımızın, Türk mühendislerinin ve girişimcilerinin azmi ve kararlılığıdır. Türkiye artık; sahip olduğu teknolojik altyapısı, üretim kapasitesi, mühendislik yetenekleri ile kritik teknolojilerin üretim üssü konumundadır. Savunma sanayii ürünlerimizin uluslararası pazardaki marka değerinin, her geçen gün artması da ayrıca gurur vericidir. İbn-i Haldun’un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.’ Denizlerimiz de bu kaderin, koruyucusu ve kuvvet çarpanıdır. Dolayısıyla üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin, hakkını ve hukukunu korumak için güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmamız bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle, şanlı Türk donanmasını daha modern, daha etkin ve daha güçlü kılmak için deniz savunma sanayisinde de büyük aşamalar katettik, ediyoruz. Bugün, seri üretimine yönelik önemli bir adım attığımız, yerli ve milli denizaltı torpidomuz Akya, milli seyir füzemiz Atmaca ile yüksek etkilere sahip Sapan füzemiz de bu alandaki çalışmalarımızın en yeni ürünleri arasında yer almaktadır. Bu ürünler, kara sularımız ve uluslararası sulardaki görevlerinde donanmamıza büyük katkılar sağlayacaktır. Nitekim yerli ve milli savunma sanayimizin geldiği seviyeyi ortaya koyan bu üstün teknoloji ürünü sistemlerimizle birlikte Deniz Kuvvetlerimiz; mavi vatanımızdaki harekat kabiliyetini daha da artıracak, uluslararası güvenlik ve barışı destekleme faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürecek, Dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki seçkin yerini pekiştirecektir” dedi.

‘SAVUNMA SANAYİMİZ BEKAMIZIN AYRILMAZ PARÇASI’

Bakan Güler, savunma sanayisinde hayata geçirilen projelerin öneminin, dünyada yaşanan hassas gelişmelerin ortaya çıkardığı tehdit ve tehlikeler karşısında daha da iyi anlaşıldığını vurguladı. Güler, “Bu bakımdan yerli ve milli savunma sanayimizi, bekamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; bu anlayışla başta Savunma Sanayi Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla güçlü iş birliğimizi sürdürüyoruz. Son Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda da kararlaştırdığımız gibi; başta uçak gemimiz olmak üzere, yeni firkateynlerimizin, açık deniz karakol gemilerimizin, yeni tip çıkarma gemilerimizin, yeni nesil mayın avlama gemilerimizin ve milli hücum botlarımızın inşasını bir an önce gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz başarıları, yeni başarılarımızın öncüsü kabul ederek azimle, inançla, yılmadan ve yorulmadan büyük bir gayretle çalışacağız. Zira savunma sanayisi alanındaki her başarımız; bir yandan ordumuzun gücüne güç katarken; diğer yandan da ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimine büyük katkı sağlayarak uluslararası alandaki etkimizi artırmaktadır. İnanıyorum ki Cumhuriyetimizin ikinci asrı; ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda savunmanın, kalkınmanın, üretimin de yüzyılı olacaktır. Bu vesileyle başta Akya, Atmaca ve Sapan olmak üzere birbirinden değerli sistemlerin üretilmesinde emeği geçen başta Savunma Sanayi Başkanlığımız ve ROKETSAN olmak üzere tüm paydaşlara, kıymetli mühendislerimize, emek veren kardeşlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

GÖRGÜN: CAYDIRICI GÜÇ OLACAK

SSB Başkanı Haluk Görgün de hava savunma alanındaki milli ürünlerin dünya standartlarında olduğuna işaret ederek, “Hatta birçok yönden de üzerinde olup, fayda analizi olarak dünyada tasarladığımız hava savunma sistemlerinin bir alternatifi bulunmamaktadır. Sistemler sistemi olan hava savunma; mühimmatların aynı anda güdülmesi, en optimum anda fırlatılması ve hedefle buluşması ile tüm bu faaliyetlerin koordinasyonu, güdümü ve diğer hava savunma unsurlarıyla koordineli çalışmasını içeren bir sistemler sistemidir.

Envanterde yer alan, su altı ve su üstü platformların Akya torpidosu, Atmaca ve Sapan silah sistemleri ile donatılması sayesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’mızın mavi vatanın en uç köşesinde dahi gücünü ispat edebilecek, bölgedeki caydırıcı gücü olarak sahada kendisine yer bulmasını sağlayacak ve bu doğrultuda denizlerdeki menfaatlerimizi korumamıza, bölgedeki barışı tesis etmemize çok önemli ölçüde katkılar sağlayacaktır” dedi.

Konuşmaların ardından silah sistemlerinin seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/feed/ 0
Bahçeli’den DEM Parti ve CHP’ye sert tepki: Namertleri istemiyoruz! https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-parti-ve-chpye-sert-tepki-namertleri-istemiyoruz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-parti-ve-chpye-sert-tepki-namertleri-istemiyoruz/#respond Tue, 26 Dec 2023 08:48:08 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1548 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. 

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları:

Değerli vekil arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler, 2023 yılının son grup toplantısında bir aradayız. Gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelere geçmeden önce hepinizi hürmetle selamlıyorum. Toplantımızı takip eden vatandaşlarımıza, tüm kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, şükranlarımı sunuyorum.

Bütçe çalışması devletimize ve milletimize hayırlı olsun. Bütçenin bir bütün halinde değerlendirilmelidir. TBMM onayı ile haklarını doğrudan kullanmaktadır. Bütçe özü ile bir kaynak tahsis meselesidir bu da siyasi bir tercihe dayanmakta. Türkiye’nin yüksek hedeflerini sahiplenmiştir. 2024 yılı bütçesine evet oyu verdik ve arkasında durduk. Genel kurul çalışmalarında gösterdiğiniz tutumunuzdan, tavrınızdan dolayı alayınızı kutluyorum. 

Asıl ve akıl yoksunu iddialardan kaçınan, destekleyici, yapıcı, müdahalesini kürsüden yapan, görüşmeleri ihanet seansı gösterisi haline getirmekten sakınan, kavga çıkarmak için fırsat çıkarmak isteyenlere prim vermeyen Türkiye yüzyılı ilk bütçesinin aşamalarında duyarlılık gösteren emek ve mesai harcayan her vekilimize her bürokratımıza, değerli arkadaşlarımızla birlikte tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.

“MİLLETİMİZ KISA SÜREDE REFAHA ULAŞACAK”

Kurtuluş savaşı enflasyonun dizginlenerek başarıldığı tek savaştır. Karaborsacılara göz açtırılmamıştı. Ekonomimiz 1923’ten 1939’a kadar ortalama yüzde 8 büyümüş, milli gelir artmıştı. Kahramanlar umutlarını hiçbir zaman kaybetmemişlerdi. Yüzüncü yıl dönümünde ilhamla ekonomik sorunların üstesinden geleceğimize, fiyat istikrarı ile milletimizin hak ettiği refaha kısa sürede ulaşacağına inanıyorum.

Mustafa Kemal Paşa Keçiören’de ziraat mektebinde konaklamıştı. Ankara’ya gelişine kadar gelişen olaylar mukavemeti artan zincirin halkaları gibidir. Komutanlığı, millete itimatı, ileri görüşlülüğü mühim rol oynadı. Vatan uğruna her çileye meydan okudular. Elde yok avuçta yoktu. İmkansızlığın kuşatmasını imanın kudreti ile yardılar. Erzurum’dan Sivas’a gitmek için emekli binbaşından borç alıp yola koyuldular.

“YAYI GERİLMİŞ OY GİBİYİZ”

Battık, bittik yaygarasını koparan münafıklar, batı piyonları bir eli yağda bir eli balda, millete tepeden bakan emeği takmayan, meyhane solcuları, çarkıfelek gibi dönenler, meydan devrimciler, kerpiçli evlerden çıkan kahramanları hor gören bir avuç insanlık müsveddesi biz nereden geldiğimizi görüp hamdolsun biliyoruz. Peki siz neyi biliyor, nereye hizmet ediyorsunuz? Milli şerefimizi çiğnetmeyeceğiz. Kararımız kesin mücadelemiz bıçkındır. Herkes dikkat etsin, yayı gerilmiş ok gibiyiz. Kınından çekilmeyi bekleyen keskin bıçak gibiyiz.

Aziz vatan piyangodan çıkmadı. Kan verdik, bedel ödedik ama teslim olmadık, taviz vermedik, boyun eğmedik. Her taşı yakut olan vatan can verme sırrına erenlerindir. İrademiz milli mücadele iradesidir. Heyecanımız 104 yıl önceki seğmenlerin heyecanıdır.

Hayatı boyunca millet için çırpınan merhum Akif’i, milli mücadelenin yol başçısı Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ne kadar geriye bakarsak o kadar uzağı görürüz. Tarihi bir vaka telaffuzu ile bugünü çözmenin mümkün olacağı kanaatindeyim.

Ne kadar geriye bakarsak o kadar uzağı görürüz. Tarihi bir vaka telafuzu ile bugünü çözmenin mümkün olacağı kanaatindeyim.

“MECLİS’TE TERÖRİST, KATİL, NAMERT İSTEMİYORUZ”

Tarihi hadiselerin benzerlerine bugün de şahit oluyoruz. Türkiye’nin itibarına, istikrarlı yönetime gölge düşürmek için terör kartını devreye sokuyorlar. Küresel hasım çevrelerini ürkütüyoruz. Husumet cephesi eli ve vicdanı kiralık tetikçilerini üzerimize salmakta. 22-23 Aralık’ta 12 kahramanımızın şehit olması, müştereken kurulan saldırı düzeneğin hayata geçirilmesinin sonucudur. Tetiği çeken PKK, hedefi gösteren, taktik tayin eden terör ve terörizmi himaye eden alçaklardır. Milli birliği yaralamak için operasyon devrededir.

Ne zaman zalime hayır desek yumuşak karnımızdan darbe alıyoruz. Hain organizasyonlarla boğulmak isteniyoruz. Son günlerdeki tartışmalarda devletimizin hükümdarlık haklarını tahrip edilmeye çalışıldığını görmek mümkündür. Her iğrenç yolu deniyorlar. Göstere göster terörizme güzelleme yapıyorlar. Dişimizi sıkıyor ya sabır diyoruz. Herhangi bir taşkınlığa tevessül etmeyelim diyoruz. Said’e yapılan övgülerden, milletimizin haysiyetini zedeleyen mesajlara kadar görülmedik hiçbir şey kalmadı. TBMM bölücülerin aklanma, meydan okuma yeri değildir. Aksine hizmet eden kim varsa hasmımızdır, vatan hainidir. MHP’nin açık tavrı şudur, Mehmetlerimize sıkılan, kanımızı döküp canımızı alan teröristlere hangi vekil hoşgörü ile yaklaşırsa suçludur. Hesap vermekten kurtulamayacaktır. TBMM’de terörist istemiyoruz, düşman, katil istemiyoruz. Canilerin sırtını sıvazlayan namertleri asla istemiyoruz.

“DEM PARTİ’NİN HAZİNE YARDIMI KESİLMELİ”

Sözde Kürdistan havariliğinden vazgeçmeyen, devlete düşman kesilen partilerin cumhuriyeti kuran TBMM’de bulunması, hazine yardımı alması rezalettir, zillettir, milletimize karşı en aşağılayıcı muameledir. Böylesi bir haksızlık dünyanın hangi ülkesinde görülmektedir. İlk önerim 57 DEM’linin maaşının ve hazine yardımının kesilip terörle mücadele ve şehit ailelerine aktarılmasıdır. İkinci önerim teröre yardım edeni suçu sabit edilen, vekillerin dokunulmazlıklarının karara bağlanarak acilen mahkemeye çıkarılması. Üçüncü önerim AYM statüsünün, üye yapısı ve yargılama statüsünün ele alınması ya da bu mahkemenin kapatılmasıdır. Dördüncü önerim kürsü dokunulmazlığı sınırlarının yeniden ele alınmasıdır.

“DEM’İN DEFNİ YAPILMADIKÇA TÜRKİYE’YE HUZUR GELMEYECEKTİR”

Mahkum can Atalay dosyasını acilen inceleyip hak ihlali kararı verilmesinin izahını nasıl yapacaklardır. Bu mızrağı nasıl yorumlayalım. Kulak veriniz, onların kanları ve destekçileri aramızda dolaşıyor. Adaletin onurunu sahiplenmeyeceksiniz. Bay Zühtü senin kumandan kimin elindedir?

Kahramanlarımıza saldırıyorlar. Gencecik fidanlarımız şehit ediliyor. Ey mahkeme üyeleri siz ne yapıyorsunuz. Buna adalet diyorsanız batsın sizin adaletiniz. Buna hukuk diyorsanız olmaz olsun hukukunuz. DEM’in defni yapılmadıkça Türkiye’ye huzur gelmeyecektir.

Trabzonlu da Tekirdağlı huzur bulamayacaktır demiş DEM vekili. Bize göre çözüm bellidir. Terörü ve teröristleri topluca imha etmektir o da. Ne sahada ne belediyede ne mağarada ne de TBMM’de terörist görmeye dayanma gücümüz kalmadı. Ya bu hesabı sorup burunlarından getireceğiz ya da adaletin şımarmasına sessiz kalıp yıkımın altında kalacağız. Ya devlet başa ya kuzgun leşe diyerek duruş göstereceğiz. 

Şehidimiz Yasin komutanına soruyor, “komutanım yolumuz ne yoludur” diyor. Komutanı “iman yolu” diyor. Kahraman evladımız Yasin Kızılelma’ya kadar devam diyor.

CHP BU METNİN NERESİNİ BEĞENMEDİ?

Türkiye bölücü örgüt ile mücadele gücüne sahiptir. Bu belanın, felaketin ve şerefsizliğin üstesinden gelinecektir. Terörle mücadeleye taktik değil stratejik bakmak milli güvenliğimiz adına tarihi vecibedir. Terörle mücadelede üçüncü bir seçenek yoktur. TBMM’de grubu bulunan partilerin milletin hissiyatını ortaklaşa seslendirmeleri, metinlere ön şartsız imza atmaları milli bir durumdur. Gazi Meclis’te bulunan hiçbir parti tehdide sessiz kalamaz. Kalırsa göz yummuş onay vermiş olacaktır.  DEM ve CHP haricinde 4 siyasi partiye metne imza koyarak milletin ve devletin iradesine ses olmuştur. Sormak lazım ki CHP bu metnin neresini beğenmedi, DEM’in siyasi kolu olmayı nasıl hazmetti. 

CHP yönetimi Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısına geçmiştir. Özgür Özel zıvanadan çıkmış, zırzop siyaseti ile bindiği dalı kesmeye başlamıştır. Bölücülük narkozu ile uyuşturulduğu ortadır. Ortak bildiriye imza atmayarak şehitlerimizin kemiğini sızlatan bugünkü CHP DEM kadar güvenlik tehdididir. Sayın Güler’den Meclis’i bilgilendirmesini isteyen zihniyet şuursuz ve çamurdur. Memleketi Manisa’da protesto edilen bu şahıs aklını başına almazsa sokakta bile yürüyemeyecektir. Bu mandacı siyaset teröre acil servis haline geldiği ortadadır. Bu tablo büyük risktir. CHP Genel Başkanı’nın Milli savunma bakanımıza saldırması alçaklıktır. Üst perdeden konuşan özelleşmiş esir zihniyet kaç kişinin aklını başına getirdi de böyle konuşmaktadır. Akıl olsa zaten böyle konuşamaz. Kahramanlarımıza dil uzatanların dilinin, parmak sallayanların da parmağının hesabını sorar bedelini misli ile ödetiriz. Bunların alayının aklını alırım. Milli savunma bakanımızın, komutanlarımızın ve askerimizin sonuna kadar arkasındayız. 10 Kasım’da Atatürk fotoğrafı takmayan şahısla ilgili gereği yapılmıştır.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bahceliden-dem-parti-ve-chpye-sert-tepki-namertleri-istemiyoruz/feed/ 0