MHP lideri Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:
“31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini müteakiben Türk siyasetinde, demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan siyasi partiler arasında normalleşme ve yumuşama arayışlarının temel alınarak çok bilinmeyenli yeni bir denklemin kurulmak istendiği gözlemlenmektedir.
Zira her şey milletimizin huzurunda gerçekleşmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi iyi niyetli, yapıcı, yol açıcı, millet ve ülke lehine olduktan sonra söz konusu munzam ve muhassıl diyalogları kuşkusuz makul ve mantıklı değerlendirmekten en ufak rahatsızlık duymayacaktır.
Kutuplaşmanın ve kavgaya tutuşmanın sonu ve sonucu asla yoktur.
Kucaklaşmak, konuşmak, milletimizin talep ve sorunlarına müşterek akılla çözüm aramak, bunu da başarmak siyasi partilerin asıl ve öncelikli görevidir.
Elbette buna diyecek veya itiraz edecek halimiz ve hevesimiz hiç olmayacaktır.
Ancak sıcak gündemin üst sıralarına yerleşen temas ve görüşme trafiğinin Milliyetçi Hareket Partisi’ni hedef alan karalama kampanyasına dönüştüğü de her türlü izahtan varestedir.

Dikkat, temkin ve titizlikle takip ettiğimiz nevzuhur gelişmelerin esrar perdesi aralandığında başka hesapların, alttan alta körüklenen farklı beklentilerin varlığı müşahede ve mütalaa edilmektedir.
Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin normalleşme ve yumuşama ortamına şaşı baktığı, şüpheyle yaklaştığı, hatta zarar verdiği televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından ve gazete sayfalarından devamlı surette ileri sürülmektedir.
İddianamesi hazırlanan bir cinayet davası üzerinden de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik itibar suikastının yaygınlaşması, bu suikasta refakat eden kimi isimlerin sürekli parlatılması, dahası kapı kapı gezdirilmesi, ekran ekran dolaştırılması, bir hak ve hukuk arayışından öte iç huzur ve barış ortamını zehirlemeye tam teşebbüstür.
Milliyetçi Hareket Partisi mezkur davanın 1 Temmuz 2024 tarihinde yapılacak duruşmasında mutlaka hazır bulunacak, karanlık oyunlarla ve bu oyunların figüranlarıyla Türk yargısının huzurunda hesaplaşacaktır.
Yurt içi ve yurt dışı menşeli çıkar odaklarının, yıkım ortaklarının, siyasi istikrar muhalifi çevrelerin, bilhassa da Cumhur İttifakı muarızlarının partimizi töhmet altında bırakmak, bir yol ayrımının inşasını sağlamak maksadıyla kesintisiz faaliyet içinde oldukları meydandadır.
Bizim sevdamız Türkiye, mensubiyet onurumuz da büyük Türk milletidir.
Ne yapıyorsak, ne söylüyorsak Türkiye ve Türk milletinin çıkarınadır.
Bu kapsamda siparişi yapılan normalleşme ve yumuşama atmosferinin sürdürülebilir hale gelmesinin önünde şayet Milliyetçi Hareket Partisi bariyer olarak telakki ve tarif ediliyorsa,
Bu konuda da geniş bir ittifak husule gelmişse, bize düşen sorumluluk ülkemiz ve milletimiz uğruna her türlü fedakarlığı göze almak, gereğini ise gönül huzuruyla yapmaktır.
AK Parti içindeki gayri memnun kesimin devamlı suyu bulandırmasını da dikkate alarak, AK Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi, buna da altılı masanın diğer unsurlarının desteği Milliyetçi Hareket Partisi’nin samimi dileği ve temennisidir.
Buna rağmen Cumhur İttifakı’na bağlılığımız kararlılıkla devam edecek, TBMM’de kanun tekliflerine verilen desteğimiz aynen sürecektir.
Kaldı ki Cumhur İttifakı’ndan tavizimiz, geri dönüşümüz, yarı yolda bırakmamız, ilkelerinden ve hedeflerinden cayma göstermemiz mümkün değildir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da şartlar ne olursa sonuna kadar yanında ve arkasında olacağımızı, kesinlikle yalınız bırakmayacağımızı herkes çok iyi bilmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri, kurduğu ilişki ağlarını, icra ettiği ikili temasları saygıyla karşılıyor, zatı devletlerini daha da rahatlatmak için bir kez daha feragatle hareket edip karşılıksız inisiyatif alıyor ve bu tercihimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz.”
Bahçeli açıklamasında şunları söyledi;
Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin izler bırakan müstesna isimlerin maşeri vicdanda muhkem bir mevkii olmakla birlikte takdir, tazim ve şükranla hatırlanması milletimize özgü alicenap ve vefakâr bir özelliktir.
Vatan ve millet sevgisiyle mücehhez değerli şahsiyetlerin sadece yaşadıkları dönemleri değil, kendilerinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilediği apaçık bir gerçektir.
Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey işte böyle bir vasfa ve vakara ziyadesiyle sahiptir.
Ülkemizin zor ve sıkıntılı yıllarında haklı mücadelesiyle adından en çok bahsettiren, milli birlik ve kardeşlik hissiyatını en fazla benimseyen liderlerden birisi Merhum Türkeş Bey’dir.
Ülke ve ülkü sevdasıyla tebarüz etmiş; dava, devlet ve siyaset insanı hüviyetiyle gündeme gelmiş, gönüllere girmişti.
Kaldı ki inançlarından ve ilkelerinden hiç taviz vermemişti.
Önce Türk tarih ve kültürünün özsuyuyla beslenip tomurcuklanan, arkasından serpilip köklerini derinlere salan, sonra da siyasallaşıp toplumsal harekete dönüşen Türk milliyetçiliği fikriyatının geçmiş ve geçirmiş olduğu safhalarda onun muteber rolü olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.
Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugünkü zaman diliminde, bir yanda milli ve manevi değerlerin muhafızı diğer yanda da milletimizin istikbal ve istiklal güvencesi mertebesine erişmiştir.
“MHP, CUMHUR İTTİFAKI’NIN GÜCÜNE GÜÇ EKLEMİŞTİR”
Kara propagandaların, karanlık projelerin, karamsar palavraların biteviye faal ve faaliyet halinde olduğu şu günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin istikrar ve itibar aydınlığı olarak öne çıkmıştır.
Bu gerçeğin ışığında, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamd olsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir.
Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir.
Nitekim hayata ve hadiselere bakışımızın fikri mihveri olan Türk milliyetçiliği, demokrasiyle ayrılmaz ve ayrıştırılması imkansız bütünlük içindedir.
Merhum Türkeş Bey hayattayken, sürekli tefrika ve tezvirat çıkaran, Türkeş’siz MHP’yi tesis etmek için çırpınan kim varsa, bugün onun adı ve anıları kapsamında istismar ve istila teşebbüsleriyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni zaafa uğratmak için yarış halindedir.
Makûs niyet sahiplerinin sahte ve samimiyetsiz duruşlarını elbette ciddiye alacak, aldırış edecek, ikna olacak sağduyulu hiçbir insanımız da yoktur.
“PARTİMİZİN VE TÜRKİYE’MİZİN ÖNÜ AÇIKTIR”
Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi demek; Türklüğün alemdar yüreği, Türkiye’nin ahlak yüksekliği, Türk ve Türk milletinin akıl, gönül, güven ve iman yüzü demektir.
55 yıllık bir maziyi kucaklayıp geleceğin Türk asırlarında kutup yıldızı gibi parlayacak olan Milliyetçi Hareket Partisi çağın ruhunu kavrayıp, zamanın ters ve bozucu akıntılarına karşı müteyakkız bir iradeyle mukabele edecektir. Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır.
Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir.
Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine mutlaka ulaşılacaktır.
Türk birliğinin hasretini çekip hayallerini kuran Merhum Türkeş Bey’in inanıyorum ki ruhu şad olacaktır.
Vefatının 27’inci yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum.
Mekânları Cennet, Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.
Bahçeli açıklamasında şunları söyledi;
Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin izler bırakan müstesna isimlerin maşeri vicdanda muhkem bir mevkii olmakla birlikte takdir, tazim ve şükranla hatırlanması milletimize özgü alicenap ve vefakâr bir özelliktir.
Vatan ve millet sevgisiyle mücehhez değerli şahsiyetlerin sadece yaşadıkları dönemleri değil, kendilerinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilediği apaçık bir gerçektir.
Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey işte böyle bir vasfa ve vakara ziyadesiyle sahiptir.
Ülkemizin zor ve sıkıntılı yıllarında haklı mücadelesiyle adından en çok bahsettiren, milli birlik ve kardeşlik hissiyatını en fazla benimseyen liderlerden birisi Merhum Türkeş Bey’dir.
Ülke ve ülkü sevdasıyla tebarüz etmiş; dava, devlet ve siyaset insanı hüviyetiyle gündeme gelmiş, gönüllere girmişti.
Kaldı ki inançlarından ve ilkelerinden hiç taviz vermemişti.
Önce Türk tarih ve kültürünün özsuyuyla beslenip tomurcuklanan, arkasından serpilip köklerini derinlere salan, sonra da siyasallaşıp toplumsal harekete dönüşen Türk milliyetçiliği fikriyatının geçmiş ve geçirmiş olduğu safhalarda onun muteber rolü olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.
Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugünkü zaman diliminde, bir yanda milli ve manevi değerlerin muhafızı diğer yanda da milletimizin istikbal ve istiklal güvencesi mertebesine erişmiştir.
MHP, 220 BELEDİYE VE YÜZDE 16,62’LİK OY ORANI KAZANDI
Kara propagandaların, karanlık projelerin, karamsar palavraların biteviye faal ve faaliyet halinde olduğu şu günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin istikrar ve itibar aydınlığı olarak öne çıkmıştır.
Bu gerçeğin ışığında, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamd olsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir.
Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir.
Nitekim hayata ve hadiselere bakışımızın fikri mihveri olan Türk milliyetçiliği, demokrasiyle ayrılmaz ve ayrıştırılması imkansız bütünlük içindedir.
Merhum Türkeş Bey hayattayken, sürekli tefrika ve tezvirat çıkaran, Türkeş’siz MHP’yi tesis etmek için çırpınan kim varsa, bugün onun adı ve anıları kapsamında istismar ve istila teşebbüsleriyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni zaafa uğratmak için yarış halindedir.
Makûs niyet sahiplerinin sahte ve samimiyetsiz duruşlarını elbette ciddiye alacak, aldırış edecek, ikna olacak sağduyulu hiçbir insanımız da yoktur.
“PARTİMİZİN VE TÜRKİYE’MİZİN ÖNÜ AÇIKTIR”
Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi demek; Türklüğün alemdar yüreği, Türkiye’nin ahlak yüksekliği, Türk ve Türk milletinin akıl, gönül, güven ve iman yüzü demektir.
55 yıllık bir maziyi kucaklayıp geleceğin Türk asırlarında kutup yıldızı gibi parlayacak olan Milliyetçi Hareket Partisi çağın ruhunu kavrayıp, zamanın ters ve bozucu akıntılarına karşı müteyakkız bir iradeyle mukabele edecektir. Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır.
Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir.
Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine mutlaka ulaşılacaktır.
Türk birliğinin hasretini çekip hayallerini kuran Merhum Türkeş Bey’in inanıyorum ki ruhu şad olacaktır.
Vefatının 27’inci yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum.
Mekânları Cennet, Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.