İdealist Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ’nin 100 milyon lira ve Seyitler Kimya Sanayi AŞ’nin 100 milyon lira tutarındaki bedelli sermaye artırımını onaylayan SPK, Türkiye Sigorta AŞ’nin 3 milyar 838 milyon 476 bin 637 lira, Dap Gayrimenkul Geliştirme AŞ’nin 2 milyar 236 milyon 400 bin 779 lira, Ulusoy Un Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 559 milyon 30 bin lira, Osmanlı Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 379 milyon 57 bin 391 lira ve Yünsa Yünlü Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 420 milyon lira tutarındaki bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu kabul etti.
Kurul, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 2 milyar lira, Deniz Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 600 milyar lira, Çamlı Yem Besicilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 200 milyon lira, Bien Finans Faktoring AŞ’nin 250 milyon lira, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları AŞ’nin 30 milyar lira, Pınar Süt Mamulleri Sanayii AŞ’nin 2 milyar 500 milyon lira, Hepsi Finansman AŞ’nin 1 milyar 50 milyon lira, Tam Finans Faktoring AŞ’nin 774 milyon lira, Kerevitaş Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 700 milyon lira, Fiba Faktoring AŞ’nin 359 milyon lira ve Pegasus Hava Taşımacılığı AŞ’nin 750 milyon dolar tutarındaki tahvil ve finansman bonosu ihracını onaylarken Nurol Yatırım Bankası AŞ’nin 40 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri borçlanma aracı ihracı başvurusunu da kabul etti.
SPK, 500 milyon lira kayıtlı sermaye tavanı içinde 100 milyon lira başlangıç sermayeli Albayrak Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ ve 1 milyar kayıtlı sermaye tavanı içinde 200 milyon lira başlangıç sermayeli Hera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ’nin kuruluşuna izin verilmesini onaylarken, Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Onüçüncü Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Ondördüncü Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşlarına izin verilmesi ve katılma paylarının ihracına ilişkin ihraç belgelerinin onaylanması talebini olumlu karşıladı.
Ayrıca Kurul, Osmanlı Portföy BIST Temettü 25 Endeksi Hisse Senedi Yoğun (TL) Borsa Yatırım Fonu’nun kuruluşuna izin verilmesi ve katılma paylarının halka arzına ilişkin izahnamenin onaylanması talebinin olumlu karşılanmasına karar verdi.
SPK, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin finansal piyasalar üzerindeki olumsuz etkisinin asgariye indirilmesini ve payları borsada işlem gören ortaklıkların ve bunların bağlı ortaklıklarının pay geri alım işlemlerinin kolaylaştırılmasını teminen alınan i-SPK.22.7 (14 Şubat 2023 tarih ve 9/177 s.k.) sayılı İlke Kararı’nın, depremlerin üzerinden yaklaşık 18 aylık bir süre geçtiği dikkate alınarak yürürlükten kaldırıldığını bildirdi.
Kurul ayrıca, ihraççılar, sermaye piyasası kurumları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında başvuru yapan diğer kurum ve kuruluşlar tarafından Kurula yapılacak ve Kurulun Hukuk İşleri Dairesi, Kurumsal Yatırımcılar Dairesi, Aracılık Faaliyetleri Dairesi, Muhasebe Standartları Dairesi, Ortaklıklar Finansmanı Dairesi görev alanına giren başvuruların 5 Ağustos 2024 tarihinden başlamak üzere e-Başvuru Sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılmasının zorunlu tutulmasına karar verirken, 5 Ağustos 2024 tarihinden itibaren yapılacak e-Başvuru süreçlerinde 28 Mart 2024 tarihli ve 2024/17 sayılı bültende yer verilen hususlara uyulmasının esas olduğunu kaydetti.
SUÇ DUYURULARI VE İDARİ PARA CEZALARI
SPK, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığı belirlenen 24 internet sitesine erişimin engellenmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı.
Standart TL mevduatın toplam içindeki oranı artarken kur korumalı mevduat hesaplarında da son 24 haftanın en sert düşüşü gerçekleşti.
Kur korumalı mevduat hesapları bir haftada 60.9 milyar lira geriledi ve KKM bakiyesi 1.88 trilyon liraya indi. KKM’nin toplam mevduat içindeki oranı da yüzde 11,23’e düşerek 1 Nisan 2022 haftasındaki seviyesine geldi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu haftalık bankacılık sektörü verilerini yayımladı. Buna göre sektörün kredi hacmi 19 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 41.56 milyar lira azaldı ve 13 trilyon 915,5 milyar liraya geriledi. Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil, geçen hafta 74 milyar 128 milyon lira artarak 16 trilyon 747 milyar 35 milyon liraya çıktı. Standart TL mevduat 19 Temmuz haftasında 75.9 milyar lira artarak 8 trilyon 618,8 milyar liraya yükseldi.
DÖVİZ MEVDUATLARI 1.36 MİLYAR DOLAR ARTTI
Merkez Bankası haftalık para ve banka istatistiklerine göre ise yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 19 Temmuz haftasında parite etkisinden arındırılmış olarak 1 milyar 360 milyon dolar yükseldi. Gerçek kişilerin döviz mevduatı aynı hafta parite etkisinden arındırılmış olarak 349 milyon dolar artarken, tüzel kişilerin döviz mevduatında parite etkisinden arındırılmış artış 1 milyar 11 milyon dolar oldu.
Uzun bir süredir yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında gerileme yaşanıyordu, geçen hafta bu durum terse döndü. BDDK verilerine göre tüketici kredileri, 19 Temmuz itibarıyla 11 milyar 431 milyon lira düşüşle 1 trilyon 729 milyar 272 milyon liraya geriledi.
Söz konusu tutarın 448 milyar 389 milyon lirası konut, 87 milyar 406 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 193 milyar 477 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 13 milyar 736 milyon lira artarak 1 trilyon 734 milyar 887 milyon liraya çıktı.
Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 1,6 azalışla 1 trilyon 461 milyar 786 milyon liraya indi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 518 milyar 404 milyon lirasını taksitli, 943 milyar 381 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu. Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 19 Temmuz itibarıyla önceki haftaya göre 13 milyar 323 milyon lira artışla 238 milyar 385 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 180 milyar 901 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 20 milyar 638 milyon lira yükselerek 3 trilyon 23 milyar 363 milyon lira oldu.
YABANCI, TAHVİLDE 700 MİLYON DOLARLIK NET SATIŞ YAPTI
Son dönemde yabancı yatırımcı TL tahvillere büyük ilgi gösteriyordu. 19 Temmuz ile biten haftada ise yabancı yatırımcılar 700 milyon dolarlık net tahvil satışı gerçekleştirdi. Buna karşılık hisse senedi piyasasında yabancı yatırımcı 124.2 milyon dolarlık net alım yaptı. Merkez Bankası haftalık verilerine göre yerel seçimden bu yana yabancı yatırımcı tahvilde 9.91 milyar dolarlık net alım yaparken, hisse senedinde 1.05 milyar dolarlık net satış gerçekleştirdiler.
Yabancının yerel seçimden bu yara net girişi ise 8.87 milyar dolar oldu. Merkez Bankası verilerine göre böylece yabancı yatırımcıların 12 Temmuz haftasında 41 milyar 52,2 milyon dolar olan hisse senedi stoku 19 Temmuz haftasında 41 milyar 448 milyon dolara yükseldi. Yabancının DİBS stoku ise 13 milyar 174,1 milyon dolardan geçen hafta 12 milyar 291,9 milyon dolara geriledi.
TOPLAM REZERVLERDE TARİHİ ZİRVE DEVAM EDİYOR
Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, 19 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 114 milyon dolar artışla 153 milyar 910 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Merkez Bankası haftalık verilerine göre, 19 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 350 milyon dolar artışla 94 milyar 695 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 12 Temmuz’da 94 milyar 345 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu. Bu dönemde altın rezervleri ise 237 milyon dolar azalışla 59 milyar 451 milyon dolardan 59 milyar 214 milyon dolara geriledi.
Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 19 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 114 milyon dolar artarak 153 milyar 796 milyon dolardan 153 milyar 910 milyon dolara çıktı Merkez Bankası’nın net uluslararası rezervleri aynı haftada, bir önceki haftaya göre 489 milyon dolar artarak ile 48 milyar 190 milyon dolar oldu. Merkez Bankası swap hariç net rezervleri 19 Temmuz haftasında 22.9 milyar dolara yükseldi bir önceki hafta swap hariç net rezervler 22.2 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.
AA muhabirinin Emeklilik Gözetim Merkezi’nden derlediği bilgilere göre, haziran sonu itibarıyla BES’te katılımcıların fon tutarı 839 milyar 387,5 milyon lirayı bulurken, devlet katkısı fon tutarı da 118 milyar 584,5 milyon lira olarak gerçekleşti. Böylelikle katılımcıların fon tutarının toplam büyüklüğü 957 milyar 972 milyon lira oldu. OKS’de ise katılımcıların fon tutarı, devlet katkısı fon tutarı ile birlikte 72 milyar 530,2 milyon liraya yükseldi.
BES’TE FON BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ ARTIŞ 254 MİLYAR LİRAYI AŞTI
BES’teki katılımcı sayısı 2023 sonunda 8 milyon 676 bin 46, katılımcıların fon tutarı da 625 milyar 517,8 milyon lira olarak kaydedilmişti. Devlet katkısı fon tutarı da 77 milyar 750,8 milyon lira olarak gerçekleşmişti.
Söz konusu dönemde OKS’ye bakıldığında, 7 milyon 303 bin 50 çalışanın biriktirdiği fon tutarı 49 milyar 972,5 milyon lira, devlet katkısı ise 3 milyar 180,4 milyon lira olmuştu. Sektör, 2023 yılını BES ve OKS dahil toplamda 756 milyar 421,5 milyon lira fon büyüklüğü ve 15 milyon 979 bin 96 katılımcı ile tamamladı.
Buna göre, 2023 sonundan 28 Haziran’a kadar geçen sürede, BES’te katılımcı fon tutarı 213 milyar 869,7 milyon lira, devlet katkısı fon tutarı da 40 milyar 833,7 milyon lira arttı. Toplam fon tutarındaki değişim yüzde 26,7’lik bir artışa işaret etti. Aynı dönemde OKS katılımcılarının biriktirdiği fon tutarı da devlet katkısı dahil 19 milyar 377,3 milyon lira yükseliş kaydetti.
BES ve OKS’deki katılımcıların fon tutarında, devlet katkısı fon tutarları da dikkate alındığında 2023 yıl sonundan 28 Haziran 2024’e kadar 274 milyar 80,7 milyon liralık artış görüldü. Aynı dönemde BES’te katılımcı sayısı 459 bin 900 kişi artarak 9 milyon 135 bin 946’ya çıkarken, OKS dahil toplam katılımcı sayısı 16 milyon 457 bin 210’a yükseldi. Böylece sistemdeki toplam katılımcı sayısı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.
BİRİKİMLERİN 240,1 MİLYAR LİRASI FAİZSIZ FONLARDA
BES’teki fon tutarının 651 milyar 648,1 milyon lirası faizli fonlarda, 187 milyar 739,4 milyon lirası ise faizsiz fonlarda değerlendirilirken, devlet katkısı fon tutarının 107 milyar 756,3 milyon lirası faizli, 10 milyar 828,2 milyon lirası da faizsiz fonlarda bulunuyor.
OKS’deki 7 milyon 321 bin 264 çalışanın biriktirdiği fon tutarının 29 milyar 81,3 milyon lirası faizli fonlarda, 38 milyar 901,8 milyon lirası faizsiz fonlarda yer alırken, OKS’deki 4 milyar 547,1 milyon liralık devlet katkısı fon tutarının da 1 milyar 857,2 milyon lirası faizli, 2 milyar 689,9 milyon lirası faizsiz fonlarda bulunuyor.
18 YAŞ ALTI BES KATILIMI 1,2 MİLYONU AŞTI
Türkiye’de 3 yıl önce devreye alınan ve 18 yaş altı çocukların gönüllü sisteme dahil olması amaçlanan uygulama büyümeye devam ediyor.
21 Haziran itibarıyla 18 yaş altı katılımcıların fon büyüklüğü 22,3 milyar liraya yükseldi. Fon tutarının 17 milyar 823,2 milyon lirasını katılımcıların biriktirdiği fonlar oluştururken, devlet katkısı fon tutarı 4 milyar 501,9 milyon lira olarak gerçekleşti. Sisteme 1 milyon 229 bin 379 çocuk dahil olurken, en çok katılım 106 bin 926 ile sıfır yaşta görüldü.
31 Aralık 2023’ten 21 Haziran’a kadar geçen sürede 18 yaş altı uygulamasına 213 bin 835 kişi dahil olurken, fon büyüklüğü devlet katkısı dahil yüzde 79 artışla 22 milyar 325 milyon 171,8 bin liraya yükseldi.
“HAVUZUN BÜYÜMESİNDE BELİRLEYİCİ UNSUR PİYASADAKİ GETİRİLER”
HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu AA muhabirine, havuzun büyümesindeki belirleyici unsurun piyasadaki getiriler olduğunu söyledi.
Sektörün yıl sonunda 1,3 trilyon liralık hedef belirlediğini hatırlatan Öztürkoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Katılımcıların yaptığı düzenli ödemeler ve sisteme yeni giren katılımcılar olsa da fondaki büyümeyi varlıkların getirileri sağlıyor. Yılın ikinci yarısına baktığımızda, gerek borsa, gerek altın, gerekse sabit kıymetli getirirler tarafında yükselişler bekleniyor. Böyle bakınca da yıl sonunda 1,3 trilyon liralık hedefin aşılabileceğini öngörüyorum.”
Öztürkoğlu, enflasyonun düşmesinin tasarruf oranlarının artacağı anlamına geldiğini, enflasyon üzerindeki getirilerin daha bariz görüleceğini ve bu durumun BES’te fon büyümesine pozitif katkı sağlayacağını vurguladı.
Temmuzda devreye alınan kısmi çekişin kısa vadede havuza etkisinin olmayacağını ifade eden Öztürkoğlu, şu bilgileri paylaştı:
“Kısmi çekiş, sağlanacak koşulları açısından belirli bir kümeye hizmet ediyor. Dolayısıyla kısa vadede, bu yılın sonuna kadar büyük bir etkisi olmayabilir ama orta-uzun vadede sistemden çıkışları engelleyecektir. Temlik fonlarında ise bugünün piyasası açısından etkisi sınırlı olacaktır. Çünkü bireysel krediler tarafında, bankaların kredi verme durumunda halen belirli sınırlamalar var. Asıl önemli olan bu mekanizmaların sistemde bulunuyor olması. Bunlar gelecekte sisteme katılım ve sistemde kalma anlamında daha fazla etki oluşturacaktır.”
Öztürkoğlu, yatırım çeşitliliği açısından yatırım fonlarına sağlanan hakların bireysel emeklilik fonlarına da sağlanıyor olması gerektiğine dikkati çekti.
Sistemde halen dövizli fon kurulamadığını aktaran Öztürkoğlu,”Girişim sermayesi fonlarında bireysel emekliliğin nasıl daha etkin kullanılacağına yönelik düzenlemelerin yapılması BES’teki yatırım evreni ve nitelikli uzun vadeli yatırımcıların sisteme girmesi gibi daha fazla katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.
Bu dönemde Türk lirasıyla ihracatta da artış gerçekleşti. Aylık veriler itibarıyla bakıldığında söz konusu kategoride 6 ayda da yükseliş dikkati çekti.
Türk lirasıyla ihracat ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 49,7 artışla 21 milyar 811 milyon lirayı buldu. İthalat da ilk ayda yüzde 55,7 artışla 47 milyar 864 milyon liraya çıktı. Böylece yılın ilk ayında dış ticaret hacmi 69 milyar 675 milyon lira oldu.
Yılın ikinci ayında da Türk lirasıyla dış ticaretteki artış devam ederken ihracat, geçen yılın şubat ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 83,2 artışla 25 milyar 154 milyon liraya, ithalat da yüzde 74,8 yükselişle 70 milyar 556 milyon liraya ulaştı. Dış ticaret hacmi 95 milyar 710 milyon lirayı buldu. Söz konusu ayda Türk lirasıyla gerçekleştirilen ithalat ve dış ticaret hacmi, şu ana kadar 2024’teki en yüksek değerler olarak kayıtlara geçti.
Türk lirasıyla ihracat martta 2023’ün aynı ayına kıyasla yüzde 47,3 artışla 26 milyar 309 milyon liraya çıkarken ithalat da yüzde 43,8 yükseldi. Söz konusu ayda 65 milyar 795 milyon liralık ithalat gerçekleştirildi. Böylece martta Türk lirasıyla dış ticaret 92 milyar 103 milyon lira oldu.
Nisanda Türk lirasıyla ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 56 artışla 22 milyar 296 milyon lirayı bulurken ithalat da yüzde 47 yükselişle 63 milyar 379 milyon liraya çıktı. Söz konusu ayda dış ticaret hacmi 85 milyar 674 milyon lira olarak hesaplandı.
Türk lirasıyla ihracat mayısta da 2023’ün aynı ayına oranla yüzde 71,4 artarak 27 milyar 796 milyon lira olurken ithalat aynı dönemde yüzde 34,4 artışla 66 milyar 520 milyon liraya yükseldi. Söz konusu ayda Türk lirasıyla 94 milyar 316 milyon liralık dış ticaret gerçekleştirildi.
Kurban Bayramı tatilinin de bulunduğu haziranda Türk lirasıyla gerçekleştirilen dış ticaret aylık bazda gerilese de yıllık ölçekte artış gösterdi. Söz konusu ayda ihracat 2023’ün haziran ayına kıyasla yüzde 29 artışla 21 milyar 323 milyon lira olurken ithalat da yüzde 33,8 yükselişle 60 milyar 876 milyon liraya çıktı. Böylece dış ticaret hacmi haziranda 82 milyar 199 milyon lirayı buldu.

160 ÜLKEYE TÜRK LİRASIYLA İHRACAT
Bu yılın ocak-haziran döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 yükselişle 93 milyar 194 milyon liradan 144 milyar 688 milyon liraya çıktı. İthalat da aynı aralıkta 254 milyar 947 milyon liradan yüzde 47,1 artışla 374 milyar 990 milyon liraya ulaştı. Böylece, 2024’ün ilk altı ayında dış ticaret 348 milyar 141 milyon liradan yüzde 49,3 artışla 519 milyar 678 milyon liraya çıktı.
Haziranda 160 ülkeye Türk lirasıyla ihracat yapılırken 37 bin 30 firma dış satımında Türk lirasını kullandı.
AA muhabirinin Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden derlediği bilgilere göre, Borsa İstanbul’da bulunan yerli yatırımcıların sayısı Aralık 2023’e göre yüzde 9 artışla 8 milyon 296 bin 305’e ulaşırken, yabancı yatırımcıların sayısı 31 bin 945 oldu.
Borsa İstanbul’da yılın başından bu yana toplam yatırımcı sayısı yüzde 9 artışla 8 milyon 328 bin 250’ye çıkarken 1 milyon lira ve üzeri portföye sahip yatırımcıların sayısı yılın ilk beş ayında yaklaşık yüzde 30 yükselerek 243 bin 254 kişiye ulaştı.
Mayıs sonu itibarıyla tüm yatırımcıların portföy değeri geçen yılın sonuna göre yüzde 41 artışla 5 trilyon 849 milyar 412 milyon liraya yükselirken yerli yatırımcıların payı 3 trilyon 564 milyar 599 milyon lira ile toplam portföy değerinin yüzde 61’ini oluşturuyor. Söz konusu portföy değeri içerisinde yabancı yatırımcının payı ise yüzde 39’larda.
2024 yılının ilk 5 ayında 1 milyon lira ve üzeri portföye sahip yerli yatırımcı sayısı yüzde 31 artış göstererek 240 bin 31 oldu. Söz konusu yerli yatırımcıların portföy değeri de mayıs ayı sonunda yüzde 41 yükselerek 3 trilyon 71 milyar 13 milyon liraya ulaştı. Buna göre, yerli yatırımcıların yüzde 2,9’unu temsil eden 1 milyon ve üzeri portföy değerine sahip kişiler, yerli yatırımcıların toplam portföy değerinin yüzde 86,2’sini elinde bulunduruyor.
YATIRIMCI SAYISINDA EN BÜYÜK DEĞİŞİM 0-14 YAŞ ARALIĞINDA
2024’ün ilk 5 ayında, 2023 sonuna göre yatırımcı sayısında yüzde 9 artış yaşandı. Yatırımcıların büyük çoğunluğunu 1 milyon 186 bin 756 kişi ile 30-34 yaş aralığındaki yatırımcılar oluştururken, ilk 5 ayda yatırımcı sayısındaki en büyük değişim yüzde 26 yükselişle 0-14 yaş aralığında gözlemlendi.
Aralık 2023’te 0-14 yaş aralığında toplam 76 bin 946 yatırımcı bulunurken, mayıs ayı itibarıyla bu sayı yüzde 26 artışla 96 bin 629 kişiye yükseldi.
Borsa İstanbul’da yatırım yapan yatırımcılar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 45 ila 49 yaşları arasındaki yatırımcılar 293 milyar 227 milyon lirayla en büyük portföy değerine sahip grup olurken, 3 milyar 241 milyon lira ile en düşük portföy değeri 15-19 yaş grubunda yer alıyor.
Yerli yatırımcılar değerlendirildiğinde en büyük portföy değerine sahip grup 292 milyar 340 milyon lira ile 45-49 yaş aralığı olurken, yılın ilk beş ayında portföy değerinde en büyük değişim yüzde 49 artış ile 70-74 yaş aralığında gerçekleşti.
BORSA İSTANBUL’DA EN ÇOK YATIRIM BIST 100 ENDEKSİNDE
Söz konusu veriler endeksler bazında incelendiğinde, yerli yatırımcıların hesaplanan bütün endekslerde portföy büyüklüğünün artması dikkati çekiyor.
Analistler, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksinin yıl başından bu yana yüzde 40’ı aşan bir yükseliş kaydettiğini aktararak portföy büyüklüklerindeki artışın büyük oranda hisse fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanmış olabileceğini bildirdi.
Yerli yatırımcıların, 2024 yılının ilk 5 ayında en çok bankacılık sektöründeki yatırımlarının değeri artarken, bu alandaki portföy büyüklüğü yüzde 61 yükselişle 612 milyar 512 milyon liraya çıktı. Bunu, yüzde 48 artışla mali endeks ve yüzde 44 yükselişle kurumsal yönetim endeksi takip etti.
Sanayi endeksi yüzde 20 artışla ilk 5 ayda en düşük değişime işaret ederken buradaki portföy değeri 1 trilyon 115 milyar 243 milyon lira seviyesinde gerçekleşti.
Sanayi endeksinde portföy değeri nisan ayına kıyasla yaklaşık yüzde 16 artış gösterirken, aynı endeksin yatırımcı sayısında ise yüzde 2,4 düşüş yaşandı.
2024 yılının ilk beş ayında yerli yatırımcının 2 trilyon 424 milyar 897 milyon lira ve yabancı yatırımcının 1 trilyon 536 milyar 61 milyon lirayla en çok BIST 100 endeksine yatırım yaptığı görüldü.
Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine bilgilere göre, mart sonu itibarıyla BES’te katılımcıların fon tutarı 745 milyar 94,8 milyon lirayı bulurken, devlet katkısı fon tutarı da 96 milyar 572,1 milyon lira olarak gerçekleşti.
Böylelikle katılımcıların fon tutarının toplam büyüklüğü 841 milyar 666,9 milyon lira oldu. OKS’de ise katılımcıların fon tutarı, devlet katkısı fon tutarı ile birlikte 61 milyar 457,4 milyon liraya yükseldi.
BES’TE TOPLAM FON BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ ARTIŞ 146 MİLYAR LİRAYI AŞTI
2023 sonunda BES’teki katılımcı sayısı 8 milyon 676 bin 46, katılımcıların fon tutarı da 625 milyar 517,8 milyon lira olarak kaydedilmişti. Devlet katkısı fon tutarı da 77 milyar 750,8 milyon lira olarak gerçekleşmişti.
Söz konusu dönemde OKS’ye bakıldığında, çalışanların biriktirdiği fon tutarı 49 milyar 972,5 milyon lira, devlet katkısı ise 3 milyar 180,4 milyon lira olmuştu. Sektör 2023 yılını BES ve OKS dahil toplamda 756 milyar 421,5 milyon lira fon büyüklüğü ve 15 milyon 979 bin 96 katılımcı ile tamamladı.
Böylelikle 2023 sonundan 31 Mart’a kadar geçen sürede, BES’te katılımcı fon tutarı 119 milyar 577 milyon lira artış gösterirken, söz konusu dönemde devlet katkısı fon tutarı 18 milyar 821,3 milyon lira arttı. Aynı dönemde OKS katılımcılarının biriktirdiği fon tutarı da devlet katkısı dahil 8 milyar 304,5 milyon lira yükseliş kaydetti.
BES ve OKS’deki katılımcıların fon tutarında, devlet katkısı fon tutarları da dikkate alındığında 2023 yıl sonundan 31 Mart 2024’e kadar 146 milyar 702,8 milyon liralık artış görüldü. Aynı dönemde BES’te katılımcı sayısı 258 bin 309 kişi artarak 8 milyon 934 bin 355’ya çıkarken, OKS dahil toplam katılımcı sayısı 16 milyon 190 bin 367’ye yükseldi.
BİRİKİMLERİN 226 MİLYAR LİRASI FAİZSİZ FONLARDA
BES’teki fon tutarının 564 milyar 121,4 milyon lirası faizli fonlarda, 180 milyar 973,3 milyon lirası ise faizsiz fonlarda değerlendirilirken, devlet katkısı fon tutarının 87 milyar 405,2 milyon lirası faizli, 9 milyar 166,9 milyon lirası da faizsiz fonlarda bulunuyor.
OKS’deki 7 milyon 254 bin 581 çalışanın biriktirdiği fon tutarının 24 milyar 67 milyon lirası faizli fonlarda, 33 milyar 618,9 milyon lirası faizsiz fonlarda yer alırken, OKS’deki 3 milyar 771,5 milyon liralık devlet katkısı fon tutarının da 1 milyar 470,7 milyon lirası faizli, 2 milyar 300,8 milyon lirası faizsiz fonlarda bulunuyor.
18 YAŞ ALTI BES KATILIMI 1,1 MİLYONU AŞTI
Türkiye’de Haziran 2021’de hayata geçirilen ve 18 yaş altı çocukların gönüllü sisteme dahil olması amaçlanan uygulama büyümeye devam ediyor.
31 Mart itibarıyla 18 yaş altı katılımcıların fon büyüklüğü 17,4 milyar liraya yükseldi. Fon tutarının 14 milyar 213,5 milyon lirasını katılımcıların biriktirdiği fonlar oluştururken, devlet katkısı fon tutarı 3 milyar 190,1 milyon lira olarak gerçekleşti. Sisteme 1 milyon 138 bin 379 çocuk dahil olurken, en çok katılım 97 bin 234 ile sıfır yaşta görüldü.
31 Aralık 2023’ten 31 Mart’a kadar geçen sürede 18 yaş altı uygulamasına 122 bin 338 kişi dahil olurken, fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 4 milyar 933 milyon 298 bin artışla 17 milyar 403 milyon 769,3 bin liraya yükseldi.
BES VE OKS’DE FON BÜYÜKLÜĞÜNÜN 1,2 TRİLYON LİRAYI AŞMASI BEKLENİYOR
Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği bireysel emeklilik sisteminde bu yıl yeni uygulamaların hayata geçmesi planlanıyor. Katılımcılara sistemden çıkmadan ve haklarını kaybetmeden nakit ihtiyacına çözüm sunan kısmen ödeme uygulaması 1 Temmuz’da hayata geçirilecek.
Bankalardan kullanılan kredilerde, birikimlerin teminat olarak gösterilebilmesine imkan sunan alacağın devri uygulamasında ilgili mevzuat Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlandı. Uygulamanın başlaması için sigorta şirketleri ve bankaların gereken alt yapı çalışmasını tamamlaması bekleniyor.
Türkiye Sigorta Birliği, bu yıl için BES ve OKS’de toplam büyüklüğün geçen yıla kıyasla yüzde 69 artarak 1 trilyon 278 milyar liraya, katılımcı sayısının 17,6 milyona çıkmasını hedefliyor.
]]>
VADE SINIRLARINA DÜZENLEME
Buna göre Kurul, nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira ve altındaki taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade sınırını 48 ay olarak belirledi.
Nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira üzerinde olup 3 milyon lira üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade sınırı 36 ay olurken, nihai fatura değeri 3 milyon liranın üzerinde olup 4 milyon liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde ise vade sınırı 24 ay olarak belirlendi.
Nihai fatura değeri 4 milyon liranım üzerinde olup 5 milyon liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde ise vade sınırı 12 ay oldu.
KREDİ TUTARI İÇİN TAŞIT DEĞERİ SINIRLAMASI
Kredi Yönetmeliğinin 12’nci maddesinin ikinci fıkrası ile Finansal Kurumlar Yönetmeliği’nin 11/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taşıt teminatlı krediler hariç, tüketicilere binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranını nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira ve altında olan taşıtlar için yüzde 70’i aşamamasına karar verildi.
Nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin liranın üzerinde olup, 3 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için kredi tutarının, yüzde 50’yi aşamaması nihai fatura değeri 3 milyon liranın üzerinde olup 4 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için kredi tutarının yüzde 30’u aşamaması kararlaştırıldı.
Kurul kararına göre ayrıca kredi tutarının nihai fatura değeri 4 milyon liranın üzerinde olup 5 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için yüzde 20’yi aşamamasına karar verilirken , nihai fatura değeri 5 milyon liranın üzerinde olan taşıtlar içinse kredi tutarı yüzde sıfır olarak belirlendi.
TOGG T10X’E ÖZEL KREDİ GÜNCELLENECEK
Yeni yapılan düzenlemeyle yerli elektrikli Togg T10X’e özel limitler yükeltildi. Türkiye’nin Otomobili T10X’in 1 milyon 432 bin 600 liralık standart menzilli giriş paketinin yüzde 70’ine artık kredi çekilebilecek Alınacak kredinin vadesi ise 48 ay olabilecek. Geçtiğimiz günlerde Togg T10X için kamu bankaları 350 bin liraya kadar sıfır fazili paketini duyurmuştu. Kamu bankalarının verdiği özel Togg kredisinin yeni limitlerle güncellenmesi bekleniyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul’da rant düzeni kurduğu, CHP’de kongre kazandığı söyleniyor.
Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, bugünkü köşesinde rant düzenini yazdı. Ekibin liderinin İmamoğlu olduğunu belirten Selvi, “Şimdi bu rant düzeniyle İstanbul’da seçimi almaya çalışıyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin imkânlarının 9 bakanlığa bedel olduğu ifade ediliyor. Ama İstanbul’daki rant düzeni dokuz ülkeye bedel. Bu rant düzeninin merkezinde Ekrem İmamoğlu var. Bu yapının liderliğini İmamoğlu yapıyor” ifadelerini kullandı.
Avukatı Gökhan Taşkapan da “Alım işini Ekrem Bey’in talimatıyla Fatih Keleş yürüttü” demişti.
Selvi yazısında şu bilgileri de verdi:
“Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz ve Ertan Yıldız dörtlü bir ekip. Özgür Karabat, Turan Taşkın Özer ve İl Başkanı Özgür Çelik’le birlikte İmamoğlu’nun operasyon ekibini oluşturuyorlar.
ERTAN YILDIZ
Bu arada İmamoğlu’nun danışmanlarından Ertan Yıldız görüntülerde yer almıyor. Ama HTS kayıtlarına takıldığı için ifadesine başvurulacağı söyleniyor. Savcı doğru iz üzerinde gidiyor.”
Ekrem İmamoğlu’nun siyasete kirli para soktuğunu vurgalayan Selvi, “Kirli para ile kirli siyaset düzenini kurdu. Bu parayla önce CHP İstanbul il binasını satın aldılar. Sonra CHP Kurultayı’nda delegeleri satın aldılar. Eğer seçimi kazanırsa kirli parasıyla ülkeye cumhurbaşkanı olmaya çalışacak” dedi.
KILIÇDAROĞLU KABUL ETMEZDİ
Binayı satan Ali Rıza Braka; 24 milyon 360 bin lirayı resmi yoldan, 15 milyon lirayı ise elden aldığını söylemişti. Braka, “Sürekli olarak birileri çantalarla dışarıdan para getiriyordu” demişti. Selvi, binanın alım süreci hakkında da dikkat çeken bir bilgi paylaştı:
Binanın satın alınmasıyla ilgili olarak CHP MYK’da yapılan görüşmelerde elden para verildiğinden söz edilmemiş. Partinin resmi hesabından ödenen miktar bildirilmiş. “Eğer elden para verildiği bilgisi olsaydı, Kılıçdaroğlu kabul etmezdi. Elden para alınmaması konusu Kemal Bey’in kırmızı çizgisiydi” diyorlar. Kılıçdaroğlu hesap uzmanı. Bir partinin 15 milyon lira elden ödeme yapamayacağını iyi bilir.
Merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın yaşadığı kayıp trilyon davasını hatırlatan Selvi, yazısına şöyle devam etti:
Çünkü Türk siyasetinin önünde kayıp trilyon davası nedeniyle Erbakan örneği duruyor. Erbakan iki kangal sucuk ve 1 teneke peynirden dolayı 2 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Erbakan ve parti yöneticilerinin mallarına haciz konuldu. 896 bin TL için Hazine’ye 14.5 trilyon lira ödendi. Kayıp trilyon, para kulelerinin yanında bahşiş kalırdı.
BİNAYA EL KOYULUR MU
Para kuleleri olayında CHP’yi bir tehlike bekliyor. Konuştuğum hukukçular, Siyasi Partiler Kanunu’nun 76’ncı maddesine atıf yapıyorlar. 76’ncı maddede, “Bu kanun hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği Anayasa Mahkemesi’nce tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde ettikleri gelirlerin tamamının, kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirleri ile taşınmaz malların kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının Hazine’ye irat kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir” deniliyor.
Yargılama sonucunda binanın Hazine’ye devredilmesi kararı çıkar mı? Ya da 15 milyon TL’lik bağış CHP’nin Hazine yardımından kesilir mi? Orasına yargı karar verecek.
BİR DE 2 MİLYON FARK ÇIKTI
Binayı satan Ali Rıza Braka’nın avukatı Gökhan Taşkapan ise savcılıktaki beyanında, fiyat olarak CHP’ye 43 milyon lira bildirildiğini ancak 41 milyon liraya anlaştıklarını söylüyor. Peki aradaki 2 milyon fark ne oldu?
Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da kurduğu rant düzenini, “kelle koparan” Fatih’i, yüzde komisyoncuyu anlamamıza yarayan bilgi Av. Gökhan Taşkapan’ın beyanında ortaya çıkıyor.
GÜL İNŞAAT’TAN GELEN PARA
Bakın 2 milyon nasıl alınmış? Av. Taşkapan anlatıyor:
“CHP tarafı taşınmazları satın alırken Gül İnşaat sahibi Metin Gül’ün binanın alınmasına 2 milyon lira yardım etmesini istedi. Bu nedenle birçok kez Gül’ün de bulunduğu toplantılar gerçekleştirdik. Gül bana kendisinin Büyükçekmece’de ve Sarıyer’de çok fazla yatırımı olduğunu, CHP’den Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve dosyada ismi bulunan Fatih Keleş’in arada bulunan 2 milyon lirayı kendisinden istediklerini, bu parayı vermezse bu kişilerin yatırımlarını durduracaklarını söylediklerini, Keleş’in Ekrem İmamoğlu’na yakın olması nedeniyle bu durumdan korktuğunu ve mecburen parayı ödemek zorunda olduğunu söyledi. Bu nedenle bize ‘Bu 2 milyon liranın 1 milyon lirası sizden olsun, geri kalan 1 milyon lirayı da ben ayrıca size elden vereceğim’ dedi. Biz de kendisi zor durumda kalmasın diye 41 milyon lira olarak güncelledik.”
Resmen müteahhitlere salma salmışlar. Bakalım kaç salma salınıp ne kadar kafa kopartıldı?
KOMİSYON İSTEYEN CHP’Lİ KİM
Bir de bina satışından para isteyen CHP yöneticisi işi var.
Av. Gökhan Taşkapan, CHP eski milletvekili gazeteci Barış Yarkadaş’a yaptığı açıklamada ise, pazarlıklar sırasında bir CHP yöneticisinin kendisinden komisyon istediğini söylüyor: “Binanın alım pazarlığı sürerken partiden biri benden 2 milyon TL istedi. Mülk sahibinden de istediler. Ben bunu Kaftancıoğlu’na bildirdim. Canan Hanım bana teşekkür edip gereken önlemi aldığını söyledi. Partinin bir yöneticisi, Canan Hanım biliyor.”
Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz. Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da “2002 yılından bu yana ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, törende yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Yol medeniyettir’ anlayışıyla 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında ulaşım altyapımızı güçlendiriyoruz. Ulaşım altyapımızın, ülkemizin büyümesi ve kalkınmasında çarpan unsuru olmasını sağlıyoruz. Özlem çeken gönülleri ve kalpleri kavuşturuyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını garanti altına alarak trafik kazalarını en aza indiriyoruz” diye konuştu.
Duble yol projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını yeni yatırımlar için cazibe merkezine dönüştürdüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Üretimi, istihdamı, ihracatı yurdun tüm sathına yayarak dünyaya örnek bir başarı hikayesi oluşturduk. On yıllardır sürüncemede bırakılan, adeta yılan hikayesine dönen ulaştırma projelerini tamamlayarak halkımızı konforlu, hızlı ve güvenli ulaşımla buluşturduk.
Bugün ülkemizde yaptığımız yollar, tüneller, viyadükler ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif haline geldi. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir anlayışla; durmadan, yorulmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok. Durmak, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile birlikte 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak sağladıklarının altını çizen Bakan Kacır, “Giresunlu hemşehrilerim, tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yol yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta yine tarih yazacak. Sizler desteğinizi esirgemediğiniz sürece hiç kimse bizim, Türkiye’nin bileğini bükemeyecek. Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olacak” dedi.
‘ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİNİ RAHATLATACAK’
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da konuşmasında, bakanlık olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptıklarını söyleyerek, “Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle, Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi 19 kara yolu projesine de devam ediyoruz. Yapım çalışmalarını başlatmak üzere bir araya geldiğimiz Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, ilimizin kara yolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir kara yolu projemizdir.
Bildiğiniz üzere Karadeniz Sahil Yolu, doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında kara yolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ediyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır.
Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız” dedi.
‘YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ’
1,6 kilometre uzunluğundaki Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı projesiyle mevcut sahil yolunu alt geçide alarak yüksek standartlı ve konforlu geçiş sağlayacaklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, şunları söyledi:
“Kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceğiz. Böylece projemizle zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz.
Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Giresun’daki yatırımlarımız ulaşımın her modunda devam ediyor. 2015 yılında hizmete açtığımız Ordu-Giresun Havalimanı ile Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Bu havalimanı yılan hikayesine dönmüştü. Hatta 2002 yılında yatırım programından da çıkarılmıştı. Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık.
‘Bu havalimanı yapılacak’ dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanı’nı kurduk. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık. Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz.”
Hızlı tren ağını artık Karadeniz’e ulaştıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Sonrasında da Giresun’dan Sarp’a devam edecek. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demir Yolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun ile birlikte tüm Doğu Karadeniz illerini demir yoluyla tanıştırmış olacağız. 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ideoloji siyaseti değil, eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Giresun’un şehir içi trafiğini önemli ölçüde azaltacak Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın temelini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte attı. Burada yaptığı konuşmasına 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Bakan Uraloğlu, Giresun’un eşsiz doğası ve zengin kültürü ile her geçen gün cazibesini artıran bir şehir olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Ancak 2002 yılı öncesinde ulaşım imkanlarının gelişmemiş ve yetersiz olmasından dolayı Giresun, sahip olduğu bu zenginlikleri yeterince değerlendiremedi. Ta ki Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerimiz iş başına gelene kadar. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak son 22 yılda Giresun’un ulaşım ve iletişim altyapısına tam 70 milyar 415 milyon lira yatırım yaptık” dedi.

“GİRESUNLULARI GÜVEN VE KONFORLA TANIŞTIRDIK”
Bakan Uraloğlu, 2002 yılında Giresun’da sadece 26 kilometre bölünmüş yol olduğuna dikkat çekerek bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye çıkardıklarını, 12 kilometre olan bitümlü sıcak kaplamalı yol uzunluğunu ise 205 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı. 214 kilometre yolun iyileştirmesini yaptıklarını, 25 bin 590 metre uzunluğunda 14 adet Tünel, 5 bin 778 metre uzunluğunda 125 köprü inşa ettiklerini açıklayan Uraloğlu, “Giresunluları güven ve konforla tanıştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hızla Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık ve 2007 yılında hizmete açtık. Bu yolla Samsun’dan Sarp Sınır Kapısı’na kadar hareket geldi, bereket geldi. Sahil yolunda 15 adet tüneli tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Giresunlu kardeşlerim virajlı yollarda yaşanan çileleri unuttu” diye konuştu.
“GİRESUN’DA 18 MİLYAR 219 MİLYON LİRA BEDELLİ 19 PROJE DEVAM EDİYOR”
Giresun’un karayolu baştan sona yenildiklerini ifade eden Uraloğlu, Ağın Köprüsü’nün restore ettiklerini ve Tirebolu-Kürtün-Torul Yolu’nu hizmete verdiklerini söyledi. Giresun-Dereli-Sivas Yolu ile Giresun’un önemli ulaşım koridoru olan Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli’ni inşa ettiklerini de anımsatan Uraloğlu, “2 bin 200 metre rakıma ulaşan Eğribel Geçidinde kış mevsiminin çetin şartlarında ulaşımın ne zorluklarla sağlandığını hepiniz bilirsiniz. İnşa ettiğimiz çift tüplü tünel ile seyahatlerinizde konforu ile kesintisiz ulaşım tesis ettik. 30 adet virajı ortadan kaldırarak, güzergahta 6,5 km kısalma sağladık. Yolun geometrisini iyileştirerek Eğribel Geçidindeki seyahat süresini normal zamanda 25 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine, 2,4 kilometre uzunluğunda Tek Yol –Bitümlü Sıcak Kaplama olarak projelendirdiğimiz Keşap Köprülü Kavşağını da tamamlamış ve bu ocak ayı içerisinde hizmete açmıştık. Köprülü kavşağımızın trafiğe açılmasıyla birlikte Karadeniz Sahil Yoluna Keşap’ta batı yönünden giriş-çıkış sağlamış olduk. Şu anda da 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle; Dereli Yolu, Suşehri-Koyulhisar Ayrımı-Şebinkarahisar Yolu, Çat Köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi toplam 19 karayolu projesine de devam ediyoruz” diye konuştu.

YILLIK 330 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANACAK
Bakan Uraloğlu, bugün temelini attıkları Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın ise şehrin karayolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir proje olduğunun altını çizdi. Karadeniz Sahil Yolu’nun doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile batı arasında karayolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan sahil yolumuz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz. Bu kapsamda da Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı ile günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta yaşanan trafik yoğunluğu ortadan kaldırılacağız. Karadeniz Sahil Yolu’na, şehir merkezine ve Limana hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı sağlayacağız” dedi. 1,6 km uzunluğundaki projenin mevcut sahil yolunu altgeçide alarak yüksek standartlı ve konforlu bir geçiş sağlayacağını açıklayan Uraloğlu, kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceklerinin altını çizdi. Uraloğlu, “Böylece projemiz ile zamandan 322 milyon lira, akaryakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 610 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” diye konuştu.
“GİRESUNLU VATANDAŞLARIMIZI GÖKLERE ÇIKARDIK”
Bakan Uraloğlu, Giresun’a tüm ulaş modlarında önemli yatırımlar yaptıklarını vurgulayarak Ordu-Giresun Havalimanı’nı 2015 yılında hizmete açtıklarını anımsattı. Söz konusu havalimanının 2002 yılında yatırım programından çıkarıldığını hatırlatan Uraloğlu, “Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var. AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüd ve fizibilite yaptırdık. Bu havalimanı yapılacak dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanını kurduk. Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu yere, göklere çıkardık. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon yolcu ağırladık” dedi.
KARADENİZ’E HIZLI TREN HATTI
Yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getirdiklerini belirten Uraloğlu, en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattının açılışını yaptıklarını, şimdi de hızlı tren ağını Karadeniz’e ulaştıracak projelere başladıklarını açıkladı. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile Samsun’a hızlı tren getireceklerinin altını çizen Uraloğlu, “120 kilometrelik Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini bu yıl yapacağız. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesini hayata geçireceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde bu hattın da etüt proje çalışmalarını başlatacağız. Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun’la birlikte tüm Doğu Karadeniz Bölgesi illerini demiryolu ile tanıştırmış olacağız” dedi.
“İLMEK İLMEK İŞLEDİĞİMİZ PROJELERİMİZLE GİRESUN’U GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bakan Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğa’ın liderliğinde eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizdi. Giresun Belediye Başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday olan mevcut başkan Aytekin Şenlikoğlu’nun sosyal projeleri ile çok başarılı bir belediye başkanı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Giresun onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Birçok alanda önemli projeler üretti. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Canı gönülden inanıyorum ki sizlerin desteğiyle de Giresun’un gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra Aytekin Şenlikoğlu Başkanımızla birlikte planladığımız tüm projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Giresun’u geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2024 yılı performans programına göre, bölgesel gelişme çalışmalarına yeni ve bütüncül bir perspektif kazandırılacak, ulusal ve yerel düzeyde bölgesel kalkınma uygulamalarının etkinliği artırılacak. Bu amaçla 2024-2028 dönemi merkezi düzeyde Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, yerel düzeyde ise bölge planları uygulanacak.
Bakanlık bütçesinden ve yerel paydaşlar tarafından kalkınma ajanslarına aktarılan kaynakların ajanslar tarafından kullanılması suretiyle yürütülen mali ve yenilikçi destek programları, güdümlü projeler ve bölge planlarında belirlenen öncelikler hayata geçirilecek.
Bu kapsamda yürütülecek 7 programla şehirlerin üretmesi, cazibe merkezlerinin oluşturulması, bölgesel kalkınma amaçlı fonların güçlendirilmesi ve sosyal gelişmenin hızlandırılmasına ağırlık verilecek. Burada en büyük pay kalkınma ajanslarına ayrılırken, sosyal içerikli projeler ve cazibe merkezlerine destekler geçen yıla kıyasla katlandı.
“Bölgesel Kalkınmanın Koordinasyonu ve Desteklenmesi Alt Programı” hedeflerine ulaşılması amacıyla bütçeden 2024 için toplamda 2 milyar 980 milyon liralık yatırım yapılacak. 2025’te bu miktar 3 milyar 654 milyon liraya ve 2026’da 4 milyar 135 milyon liraya ulaşacak.
84 BİN 625 PROJE BAŞVURDU
Kalkınma ajanslarına bu zamana kadar 84 bin 625 proje başvurusunda bulunulurken 25 bin 789 projeyle destek sözleşmesi imzalandı. Bunlara ajanslar 75,5 milyar lira mali destek sağladı, yararlanıcıların eş finansmanı dahil toplam 126,6 milyar liralık kaynak verildi.
Merkezi bütçeden kalkınma ajanslarına 2023 sonuna kadar 6,65 milyar lira kaynak aktarıldı. 2024 için tahsis edilen merkezi bütçe payı ise 1,8 milyar lira oldu. Böylece bütçeden ayrılan pay geçen yıla göre 2 kat arttı. Buraya 2025’te 2,2 milyar lira ve 2026’da 2,5 milyar lira ayrılacak.
İl özel İdareleri, belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları ise yerel katkı payı olarak 2023 sonu itibarıyla kalkınma ajanslarına yaklaşık 5,1 milyar lira kaynak aktardı.
ÜRETEN ŞEHİRLERE 55 MİLYON LİRA DESTEK
Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında 2010’dan itibaren 107 proje tamamlanırken 4 projenin uygulama süreci devam ediyor. Bu kapsamda projelere 2024 için 450 milyon lira, 2025 için 553,5 milyon lira ve 2026 için 620 milyon lira ayrıldı.
Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde ise 2019-2023 döneminde 686 projenin desteklenmesi uygun bulundu. Projelere 2024’te 513 milyon lira, 2025’te 631,5 milyon lira ve 2026’da 716 milyon lira harcanacak.
Üreten Şehirler Programı ile sanayinin ülke genelinde dengeli gelişiminin sağlanması ve metropoller dışındaki önemli sanayi, hizmet ve turizm merkezi niteliğindeki Adana, Antalya, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Sakarya ve Tekirdağ’ın uluslararası alanda rekabetçi bir üretim yapısına kavuşması amaçlandı.
Bunun için işletmelerin küresel üretim sistemlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi, şehirlerin uluslararası erişilebilirliğinin ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, sanayi, teknoloji ve yenilik altyapıları ile beşeri sermaye ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında projelere bu yıl 55 milyon lira, gelecek yıl 67,7 milyon lira ve 2026’da 75,8 milyon liraya destek verilecek.
KALKINMA İDARELERİNİN KAPASİTELERİ ARTIRILACAK
Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Programı kapsamında 2021’den bu yana 10 projeye 134,8 milyon lira destek verildi.
Bölgesel Kalkınma Fonu ile ülke cari açığının azaltılması için katma değeri yüksek mal ve hizmetleri üreten işletmelerden finansman ihtiyacı olan ve büyüme potansiyeli taşıyan girişimlerin rekabet güçlerinin artırılması amaçlandı. Bugüne kadar 250’nin üzerinde şirketle görüşüldü ve 1 şirkete yatırım yapıldı.
Bölge Kalkınma İdareleri Yatırım İzleme Sistemi Kurulumu Projesi çalışmaları kapsamda sistemin yazılım sürecinde nihai aşamaya gelindi.
Son olarak bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitelerinin artırılmasına dönük çalışmalar da 2024’te yürütülecek. Bu kapsamda ana odak izleme süreçlerindeki yetkinliğin artırılması ve ortak izleme altyapısının geliştirilmesi olacak.
Kaynağın 4 milyar 272 milyon 850 bin lirası devam eden projelere, 7 milyar 544 milyon 150 bin lirası yeni projelere ve 133 milyon lirası etüt projelerine ayrıldı.
Ormancılık yatırımlarında en yüksek payı 2 milyar lirayla Ormancılık Altyapısı ve Üretim Makinesi Alımı Projesi aldı. Bu yıl tamamlanacak proje 73 ili kapsayacak.
Proje kapsamında, 500 alet ve cihaz, 10 ekskavatör, 20 ilk müdahale aracı, 10 ilk müdahale ekip aracı alınacak. Ayrıca bu proje kapsamında 2 bin 500 kilometre orman yolu onarım, 3 bin 375 kilometre orman yolu sanat yapısı, 1800 kilometre stabilize yol kaplaması ve 3 bin kilometre yeni orman yolu çalışması yapılacak.
66 İLDE UYGULANACAK
En yüksek ikinci yatırım payını, ağaçlandırma sisteminin ana bileşeni olan fidan üretimi aldı. Bu yıl içinde yapılacak ve 66 ilde uygulanacak fidan üretimi için 1 milyar 350 milyon lira harcama planlanıyor.
Fidan üretimi için yapılacak ödemenin 1 milyar 150 milyon lirasının döner sermayeden karşılanması öngörülüyor.
Endüstriyel plantasyon projesi çalışmaları için de 23 ildeki 18 bin hektarda endüstriyel ağaçlandırma, 135 bin hektar alanda da ağaçlandırma bakımı için 970 milyon lira ödenek ayrıldı.
76 ilde yapılması öngörülen ve 2028 yılına kadar sürecek iklime dirençli ormancılık projesi için 950 milyon lira tahsis edildi. Bu ödenekle 165 arazöz, 75 dozer, 65 greyder, 9 haberleşme sistemi, 88 ilk müdahale aracı, 12 treyler çekici, 70 su ikmal aracı, 125 yangın gözetleme kulesi ile çeşitli alet ve cihazın temini sağlanacak.
Ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesi projesi için 900 milyon lira kaynak ayrıldı. Tüm illeri kapsayan proje kapsamında da 10 bin hektar alanda ağaçlandırma, 35 bin hektar alanda ağaç bakımı, 16 bin 90 hektar alanda rehabilitasyon çalışmaları yapılacak.
EROZYONLA MÜCADELE HEDEFİ
OGM, fidan dikimi, endüstriyel ağaçlandırma gibi çalışmaların yanı sıra erozyonla mücadele kapsamında da çeşitli çalışmalar yapıyor.
Bu yıl erozyonla mücadele ve toprak muhafazası için 600 milyon lira ödenek ayrıldı. OGM, bu ödeneği 200 hektar alanda çığ kontrolü, 80 bin hektar alanda erozyon kontrolü ve bakımı, 10 bin hektarda mera ıslahı ve 20 bin hektar alandaki sel kontrolü çalışmaları için harcayacak.
69 ili kapsayan orman koruma ve yangınla mücadele çalışmaları için 600 milyon lira kaynak ayrıldı. Proje kapsamında 50 ilk müdahale ekip binası, 14 laboratuvar cihazı, 200 su tankeri, 2 bin telsiz, 60 yangın havuzu ve göleti ve çeşitli gelişmiş yazılım programları alınacak.
HAVA FİLOSU GÜÇLENDİRİLİYOR
Her geçen yıl hava araçlarıyla filosunu güçlendiren OGM, bu konudaki teknik altyapısını güçlü konuma getiriyor.
Proje için bu yıl 500 milyon lira kaynak ayrıldı. Proje kapsamında orman yangınlarına müdahalede kullanılacak çeşitli ekipman ve donanımların alımı yapılacak.
Bu kapsamda söz konusu kaynak, 2 sistem yazılımı, 1 donanım, 25 gece görüş gözlüğü, 3 helikopter gövde altı tankı, 7 helikopter kanca kiti, 37 helikopter su atma kovası, 6 kamera, 100 kişisel koruyucu ekipman ve 250 yangın su atma konteynerinin alımında harcanacak.
Geri kalan kaynağın büyük çoğunluğu, depremden zarar gören OGM tesislerinin ve lojmanlarının bakım, onarım ve yapımı için ayrıldı.
]]>Sektördeki yatırımların dağılımına bakıldığında 543 kara yolu, 57 kent içi ulaşımı, 45 hava yolu, 52 demir yolu, 36 deniz yolu, 20 haberleşme ve 20 otoyol olmak üzere toplam 773 proje öne çıkıyor.
318 milyar 965 milyon 570 bin liralık sektör yatırımları listesinin ilk sırasında 150 milyar 282 milyon 76 bin liralık tutarla demir yolları bulunuyor.
Demir yolu ulaştırmasında, TCDD Genel Müdürlüğüne 60 milyar 846 milyon 122 bin lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek diğer demir yolu projelerine 69 milyar 694 milyon 125 bin lira ve TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğüne 19 milyar 741 milyon 829 bin liralık pay ayrıldı.
Kara yolu yatırımları için 125 milyar 302 milyon 232 bin lira ödenek öngörüldü. Bu kapsamda, Karayolları Genel Müdürlüğüne 124 milyar 188 milyon 332 bin lira tahsis edilirken Bakanlık ve Emniyet Genel Müdürlüğüne toplam 1 milyar 113 milyon 900 bin lira verilecek.
Otoyol yatırımları için ayrılan tutar ise 7 milyar 646 milyon lira oldu.
Kent içi ulaşım projeleri
Kent içi ulaşımına ilişkin yatırım tutarı bu yıl 16 milyar 947 milyon 464 bin lira olarak öngörüldü. Bu ödeneğin tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kullanımına ayrıldı.
Hava yolu ulaştırmasına da 12 milyar 632 milyon liralık yatırım ödeneği tahsis edildi. Bu kapsamda Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne 10 milyar lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yaklaşık 2 milyar lira ayrıldı. Ayrıca, hava yolu yatırımları kapsamında Meteoroloji Genel Müdürlüğü için 600 milyon lira, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü için 40 milyon lira yatırım tutarı belirlendi.
Deniz yolu ulaştırması için ayrılan 4 milyar 357 milyon 448 bin liranın 3 milyar 193 milyon lirası Bakanlığa tahsis edildi. Ödeneğin, yaklaşık 788 milyon lirası Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, 288 milyon lirası TCDD ve 88 milyon lirası Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından kullanılacak.
Haberleşme için öngörülen toplam 1 milyar 798 milyon liralık ödeneğin 253 milyon lirası Bakanlığın, 1 milyar 400 milyon lirası TRT Genel Müdürlüğünün, 145 milyon lirası ise İletişim Başkanlığının oldu.Ulaştırmada öne çıkan projeler
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yatırımları içinde milli elektrikli tren seti için 1 milyar 962 milyon lira, 95 adet elektrikli ana hat lokomotif temini için 798 milyon 600 bin lira ödenek planlandı.
Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi altyapısı için 13 milyar 45 milyon lira, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi’nde depo, hat ilavesi, hızlı tren seti için 4 milyar 319 milyon lira, Vezirhan-Köseköy Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi için 1,9 milyar lira ayrıldı.
Yatırım Programı’nda Bakanlığa Ankara-Polatlı-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa İzmir Hızlı Tren Hattı altyapısı için 21 milyar 400 milyon lira yatırım öngörüldü.
Güney aksında yük ve yolcu taşımacılığında önemli paya sahip olacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi’ne yaklaşık 12 milyar 883 milyon lira sağlanacak.
Yerköy-Kayseri Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi için 11 milyar 74 milyon lira tahsis edildi.
Trafik güvenliği için özel ödenek
Kara yollarında kazaların önlenmesi ve trafik güvenliğinin sağlanması için de bütçeye yatırım ödeneği konuldu. Bu kapsamda, beton ve çelik korkuluk, işaretleme ve sinyalizasyon gibi çalışmalar için 7 milyar 580 milyon lira ödenek harcanacak.
Kaza kara noktalarının iyileştirmeleri için de 900 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda kavşak düzenlemelerine ağırlık verilecek.
Akıllı ulaşım sistemlerinin tesisi ve bu kapsamdaki sinyalizasyon çalışmaları için 1 milyar lira ödenek ayrıldı.
Türk lirasıyla ihracat geçen yılın ocak ayında 14 milyar 587 milyon lira, ithalat 30 milyar 738 milyon lira olurken dış ticaret hacmi 45 milyar 325 milyon liraya çıktı.
Bu kategoride ihracat, Kahramanmaraş merkezli depremlerin gerçekleştiği Şubat 2023’te 13 milyar 760 milyon liraya gerilerken ithalat 40 milyar 364 milyon lira oldu. Dış ticaret hacmi de söz konusu ayda 54 milyar 124 milyon lira olarak hesaplandı.
Mart 2023’te ihracat 17 milyar 882 milyon liraya, ithalat 45 milyar 754 milyon liraya, dış ticaret hacmi de 63 milyar 636 milyon liraya ulaştı.
Geçen yılın nisan ayında Türk lirasıyla ihracat 14 milyar 298 milyon lirayı, ithalat 43 milyar 123 milyon lirayı, dış ticaret hacmi de 57 milyar 421 milyon lirayı buldu.
Mayıs 2023’te bu kategorideki ihracat 16 milyar 218 milyon lira, ithalat 49 milyar 481 milyon lira, ticaret hacmi ise 65 milyar 699 milyon lira oldu.
EN YÜKSEK DIŞ TİCARET HACMİ EKİM’DE GERÇEKLEŞTİ
Türk lirasıyla dış ticaret hacmi, yılın ikinci yarısında artış eğilimi yakaladı.
Geçen yıl haziranda ihracat 16 milyar 532 milyon lirayı, ithalat 45 milyar 487 milyon lirayı gördü. Dış ticaret hacmi de söz konusu ayda 62 milyar 19 milyon lira olarak hesaplandı.
İhracat tutarı, Temmuz 2023’te 16 milyar 388 milyon lira, ithalat 54 milyar 592 milyon lira olurken dış ticaret hacmi 70 milyar 981 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Türk lirasıyla ihracat, geçen yılın ağustos ayında 20 milyar 656 milyon lira, ithalat 52 milyar 72 milyon lira oldu. Dış ticaret hacmi bu dönemde 72 milyar 728 milyon lira olarak belirlendi.
İhracat Eylül 2023’te 20 milyar 33 milyon lira olurken ithalat 54 milyar 501 milyon lira olarak hesaplandı. Bu dönemde dış ticaret hacmi 74 milyar 535 milyon lira olarak tespit edildi.
Geride kalan ekim ayında Türk lirasıyla ihracat 25 milyar 311 milyon lira oldu. Bu ayda ithalat 62 milyar 659 milyon lira, dış ticaret hacmi 87 milyar 970 milyon lira olarak belirlendi. Bu tutarlar, yıl içindeki en yüksek değerler olarak dikkati çekti.
Türk lirasıyla ihracat Kasım 2023’te 24 milyar 524 milyon lira olurken ithalat 61 milyar 661 milyon lira, dış ticaret hacmi 86 milyar 186 milyon lira olarak hesaplandı.
Geçen yılın aralık ayında Türk lirasıyla ihracat 23 milyar 865 milyon lira olarak belirlendi. Bu dönemde ithalat, 57 milyar 81 milyon lira, dış ticaret hacmi ise 80 milyar 946 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Geçen yılın tamamında ise Türk lirasıyla ihracat, önceki yıla göre yüzde 73,6 artarak 224 milyar 56 milyon lira oldu. İthalat ise bu dönemde 597 milyar 513 milyon liraya ulaştı. Türk lirasıyla dış ticaret hacmi bir önceki yıl 398 milyar 371 milyon lira seviyesinden katlanarak 821 milyar 569 milyon liraya ulaştı.
]]>Türkiye’de özellikle deprem yaşayan illerdeki yüksek sigortalılık oranları dikkati çekiyor. Bu oran, Bolu ve Düzce’de yüzde 92, Yalova’da yüzde 88 olarak kayıtlara geçti. Sigortalılık oranı en düşük iller ise yüzde 29 ile Hakkari, yüzde 33 ile Gümüşhane, yüzde 34 ile Bayburt olarak belirlendi.
Büyükşehirlerde sigortalılık oranlarına bakıldığında ilk sırayı yüzde 66 (2,7 milyon poliçe) ile İstanbul alırken, bu ili, yüzde 65 ile Kayseri, yüzde 63 ile İzmir ve Mersin izledi. Sigortalılık oranı Ankara’da yüzde 58 olarak gerçekleşti.
Öte yandan bazı illerde düşük olan sigortalılık oranları yaşanan depremler sonrası önemli oranda artış gösterdi. Bu oran, Van’da yüzde 9’dan yüzde 78’e, Elazığ’da yüzde 35’ten yüzde 69’a, Malatya’da yüzde 38’den yüzde 60’a yükseldi.
TOPLAM TUTARIN YÜZDE 96’SI ÖDENDİ
DASK’ın kuruluşundan itibaren yaptığı toplam hasar ödemesi tutarı 6 Kasım 2023 tarihi itibarıyla 35 milyar 906 milyon 326 bin 376 lira olarak gerçekleşti.
Yıllar bazında yapılan hasar ödemelerinde 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu tahribat nedeniyle 2023 yılı dikkati çekti. Bu kapsamdaki 468 bin 444 hasar dosyası için toplam 34 milyar 440 milyon 530 bin 375 lira ödendi. Buna göre, toplam ödemenin yaklaşık yüzde 96’sı, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu hasar nedeniyle yapıldı.
DASK tarafından 2000 yılında 23 bin lira, 2001’de 126 bin lira, 2002’de 2,3 milyon lira, 2003’te 5,2 milyon lira, 2004’te 769 bin lira, 2005’te 8,1 milyon lira, 2006’da 1,3 milyon lira, 2007’de 1,5 milyon lira, 2008’de 2,1 milyon lira, 2009’da 525 bin lira, 2010’da 936 bin lira, 2011’de 146 milyon lira, 2012’de 6 milyon lira, 2013’te 964 bin lira, 2014’te 4,8 milyon lira, 2015’te 991 bin lira, 2016’da 894 bin lira, 2017’de 9,2 milyon lira, 2018’de 889 bin lira, 2019’da 84 milyon lira, 2020’de 969 milyon lira, 2021’de 35,5 milyon lira, 2022’de 184 milyon lira ödendi.
EN YÜKSEK PAY HATAY’IN
En yüksek ödeme 9 milyar 405 milyon lirayla Hatay’a yapılırken, bu ili 7 milyar 477 milyon lirayla Malatya, 5 milyar 203 milyon lirayla Kahramanmaraş izledi. Bu illeri Adıyaman, Gaziantep, Osmaniye, Adana, Şanlıurfa, Elazığ ve Diyarbakır izledi.
MARMARA BÖLGESİ SİGORTALILIK ORANINDA ZİRVEDE
Sigortalılık oranlarının bölgelere göre dağılımında ilk sırayı, 6 milyon 840 bin konutun yüzde 67’sine tekabül eden 4 milyon 569 bin 140 poliçeyle Marmara Bölgesi aldı. Bu bölgeyi, yüzde 60 ile Ege, yüzde 59 ile Doğu Anadolu, yüzde 54 ile İç Anadolu ve Akdeniz, yüzde 51 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 48 ile Karadeniz bölgeleri takip etti.
Ülke genelinde, kapsamdaki tüm konutların Zorunlu Deprem Sigortasına sahip olması ve böylece yüzde 100 sigortalılık oranı hedefleniyor. Sigortalılık oranını artırmaya yönelik ülke genelinde bilinçlendirme çalışmaları ve üniversitelerle çalışmalar yürütülüyor.
Gelecek yılın üçüncü çeyreğinde “Zorunlu Deprem Sigortası”nın kapsamı genişletilerek başta sel olmak üzere diğer doğal kaynaklı afetlerin de entegre edilmesiyle “Zorunlu Afet Sigortası”na dönüştürülmesi planlanıyor.