Müttefik – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sat, 15 Jun 2024 22:00:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kritik toplantı sonrası Türkiye’den ABD’ye uyarı! https://www.foxtvhaber.com.tr/kritik-toplanti-sonrasi-turkiyeden-abdye-uyari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kritik-toplanti-sonrasi-turkiyeden-abdye-uyari/#respond Sat, 15 Jun 2024 22:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12945 Güler, 13-14 Haziran’da Brüksel’deki NATO Karargahı’nda düzenlenen NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Bu kapsamda NATO-Ukrayna Temas Grubu toplantısına da katıldığını belirten Güler, “Toplantılarda hem ülkemizin değişik konulardaki görüşlerini ifade ettik hem de mevkidaşlarımızla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Genel olarak çok faydalı ve verimli geçtiğini değerlendiriyorum.” ifadelerini kullandı.

“NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip güçlü ve güvenilir bir üyesi olarak dayanışmanın, caydırıcılığın odak noktası olduğu anlayışıyla NATO’ya katkılarımızı sürdürdüğümüzü hatırlattık.” diyen Güler, Türkiye’nin İttifak bünyesinde yürütülen çalışmaları yakından izlediğini, NATO’daki sorumlulukları yerine getirmeyi sürdürerek NATO’ya ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine kayda değer ve önemli katkılarda bulunmaya devam edeceğini dile getirdiğini söyledi.

Toplantıda Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Karadeniz’in güvenliğine ilişkin neler konuşulduğuyla ilgili soruya yanıtında Güler, Türkiye’nin başta toprak bütünlüğü olmak üzere Ukrayna’ya güçlü desteğini ifade ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Montrö Sözleşmesi’ni hassasiyetle uyguladığımızı ve Karadeniz’de en uzun kıyıya sahip müttefik olarak ‘bölgesel sahiplik ilkesi’ne verdiğimiz önemi dile getirdik. Diğer yandan Bulgaristan ve Romanya ile birlikte teşkil ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu İnisiyatifi’nin gelecek ay aktive edileceğini ifade ettik.”

Bakan Güler, NATO’nun önemli bir müttefiki olarak Türkiye’ye yönelik bazı ülkelerin lisans kısıtlamalarının gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“NATO Karargahı’ndaki toplantılar sırasında ve mevkidaşlarımızla gerçekleşen görüşmelerde NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına, harekat ve misyonlarına kara-deniz-hava ve uzaydaki gayretlerine yaptığımız kayda değer katkılarımızı bir kez daha hatırlatma fırsatımız oldu. Bu kapsamda ülkemize uygulanan ihraç lisans kısıtlamalarının kabul edilebilir olmadığını vurguladık. Ayrıca Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan müttefiklerin, AB’nin savunma girişimlerine tam katılımının sağlanması gerektiğinin de altını çizdik.”

GAZZE’DEKİ DURUM

Toplantı sırasında Gazze’deki durumun da konuşulup konuşulmadığının sorulması üzerine Güler, şunları söyledi:

“Temaslarımız sırasında başta Gazze’de devam eden savaş olmak üzere istikrarsızlık kaynaklı sorunlara çözüm bulmanın ittifakın lehine olduğunu ifade ettik. Gazze’de masum sivillerin katledilmesini şiddetle kınadığımızı, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde 10 Haziran’da kabul edilen 2735 sayılı kararın da en kısa sürede eksiksiz uygulanmasının kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani facianın önlenmesi bakımından elzem olduğunu ve BM kararları doğrultusunda iki devletli bir çözümü güçlü bir şekilde desteklediğimizi belirttik.”

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SURİYE’NİN KUZEYİNDEKİ FAALİYETLERİ

Bakan Güler, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’nin kuzeyindeki faaliyetlerinin gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruya şöyle karşılık verdi:

“Ülkemizin PKK/YPG dahil terörizmle mücadele ettiğini ifade ettik. Terör örgütü PKK/YPG’nin ise ‘DEAŞ ile mücadele’ adı altında uluslararası kamuoyunu yanılttığını anlattık. NATO’nun güney sınırında, Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde bir ‘terör koridoru’ kurulmasına asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha vurguladık.”

F-16 TEDARİKİ VE ABD’NİN PKK/YPG’YE VERDİĞİ DESTEK

Milli Savunma Bakanı Güler, “F-16 tedariki konusu olumlu yönde ilerlerken ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG’ye verdiği destek de sürüyor. Son dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinin geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna verdiği yanıtta şunları ifade etti:

“Türkiye-ABD ilişkileri, uzun ve sağlam bir geçmişe dayanmaktadır. İki NATO müttefiki olarak ortak değerleri ve çıkarları paylaşıyoruz. F-16 tedarik süreci öngörülen takvime göre ilerliyor. Son uçağın teslimine kadar bu önemli projenin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını ve bu olumlu havanın ilişkilerimizin diğer alanlarına da yansımasını temenni ediyoruz. Bildiğiniz gibi, yeni NATO stratejik konseptinde de iki ana tehditten biri terörle mücadeledir ancak maalesef, müttefiklik dayanışmasına aykırı bir şekilde, ABD’nin Suriye’de terör örgütü ile süregelen işbirliği, ulusal güvenliğimizi tehdit etmeye devam etmektedir. Terör örgütünün ileri bir tarihe ertelediği sözde seçim hamlesinin hukuksal bir temeli bulunmamaktadır. Sözde seçimler, esasen, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını da içeren BM’nin 2254 numaralı kararına da aykırıdır.”

Güler, Türkiye’nin güney sınırlarının hemen ötesinde bir terör devletinin kurulmasına asla izin vermeyeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Amacımız, bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek, sınır güvenliğimizi sağlamak ve Suriye halkının huzur ve güvenliğine katkıda bulunmaktır. Bizim ABD’den beklentimiz, 2019 yılındaki taahhütlerini yerine getirmesi ve PKK/YPG’ye verilen tüm desteği kesmesidir. ABD’li muhataplarımıza DEAŞ’la mücadele kapsamında ihtiyacı olan desteği vermeye hazır olduğumuzu her platformda ve her seviyede iletiyoruz. Biz, üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, bölgemizde ve dünyada barışa, işbirliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu aşamada ABD ile ikili ilişkilerimizde önümüze bakmak ve olumlu bir gündeme odaklanmak istiyoruz.”

AVRUPA’NIN “KENDİ GÜVENLİK ÇATISINI” KURMA ARAYIŞI

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bazı Avrupa ülkelerinin “kendi güvenlik çatılarını” kurmaya yönelik açıklamalarıyla ilgili Türkiye’nin bakış açısını ise şöyle özetledi:

“Washington zirvesine giden süreçte, değişen güvenlik ortamı çerçevesinde İttifak’ın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm müttefiklerle yakın işbirliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa-Atlantik bölgesinde savunma ve caydırıcılığın sağlanması ve üye ülkelerin güvenliklerinin kolektif teminatı NATO’dur. Kurulduğu günden bugüne kadar yaptıklarıyla başarısını kanıtlamış bir örgüttür. AB üyesi müttefiklerin, NATO’nun güvenlik şemsiyesinin dışında alternatif arayışları içinde olması, İttifak’ın birlik ve beraberliğine zarar verir, başarıya ulaşması da mümkün değildir. Tüm müttefiklerin savunma ve güvenliği için tek platform NATO’dur. AB’nin çabaları ancak ve ancak NATO’ya tamamlayıcı nitelikte olursa faydalı olur ve ancak bu durumda biz de içerisinde yer almayı değerlendiririz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kritik-toplanti-sonrasi-turkiyeden-abdye-uyari/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri’nden Türk savunma sanayine övgü https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6578
  • Stoltenberg, “çok değerli bir müttefik” olarak nitelediği Türkiye’nin, İttifak’a savunma sanayisi alanında sunduğu katkıya dikkati çekerek, “Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum.” dedi.
  • NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’ya katılmasının 72. yılını kutlayan Türkiye’nin İttifak’a sunduğu katkıları, Türk savunma sanayisinin NATO’nun mevcut ve gelecekteki imkan ve kabiliyetlerindeki yerini, Avrupa Birliği’nin (AB) kendi savunma stratejisini geliştirirken attığı adımların NATO çatısı altında yürütülen faaliyetler nezdinde bir ikilem oluşturup oluşturmadığını AA’ya değerlendirdi.

    Eski Norveç Başbakanı olan Stoltenberg, 32 üyesi bulunan İttifak’ın genel sekreterliği görevini 1 Ekim 2014’ten bu yana sürdürüyor. Stoltenberg’in görev süresi daha önce 4 kez uzatıldı. Geçen yıl temmuzda yapılan son uzatma, 1 Ekim’de sona erecek.

    NATO kariyerinde yaklaşık 10 yılı geride bırakan Stoltenberg, İttifak’a yeni genel sekreter arayışında kendisinin yer almayacağını, göreve yeniden talip olmayacağını belirtti.

    Stoltenberg, Türkiye’nin 72 yıllık NATO üyeliğinde tanık olduğu 10 yılda, müttefik liderlerle kurduğu yakın işbirliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yürüttükleri çalışmaları da AA’ya anlattı.

    “Türkiye’nin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabası önemli”

    Sayın Genel Sekreter, Anadolu Ajansını (AA) NATO karargahında ağırladığınız için çok teşekkür ederim. Türkiye’nin çok önemli bir ülke olarak 10 yıllardır kolektif güvenlik ve bölgesel istikrara katkıda bulunduğunu birçok kez ifade ettiniz. Bu yıl Türkiye, NATO’ya katılımının 72. yılını kutluyor. İttifak’a yaklaşık 10 yıl hizmet etmiş bir NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye’nin NATO’ya katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

    Türkiye, önemli ve çok değerli bir NATO müttefikidir. Sizler (Türkiye) 72 yıldır bu İttifak’ın üyesisiniz. Daha geçen ay (Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 72.) yıl dönümünü kutladık. Türkiye, ortak güvenliğimize, ortak savunmamıza pek çok farklı şekilde katkıda bulundu. Türkiye, İttifak’ın en büyük 2’nci ordusuna, iyi eğitimli ve donanımlı askeri güçlere sahiptir. Kosova ve Irak dahil NATO misyonlarına ve operasyonlarına katılıyorsunuz. Bununla da kalmıyor, Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin yanı sıra Karadeniz ve kuzeyde de Rusya ile sınırı olan coğrafi stratejik konumu elbette tüm İttifak için önemli. Türkiye terörle mücadelede, özellikle de IŞİD’le mücadelede önemli rol oynamaktadır. NATO müttefikleri ve hepimiz terörle mücadeleye yardımcı olmak için Türkiye’deki altyapı üslerini kullandık. Dolayısıyla İttifak’ın kilit bir müttefik olmaya devam etmesini desteklemek için Türkiye’nin sarf ettiği tüm çabaları takdirle karşılıyorum.

    “Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’da savunma sanayi üretiminin artırılmasına ilişkin ihtiyacın en fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz” demek, sanırım yanlış olmaz. Türkiye, artan askeri caydırıcılık kabiliyetiyle bu alanda önde gelen müttefiklerden biri haline geldi. Ülke, 10 yıl içinde 9 yerli uçak geliştirdi. Bunlara son örnek, beşinci nesil savaş uçağı KAAN oldu. Savaş uçağı KAAN ve Türk savunma sanayisinin bugünün ve geleceğin NATO’sundaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Savunma sanayisi çok önemli. Ukrayna’daki savaş, güçlü savunma sanayisine sahip olmanın önemini ortaya koydu. Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum. (Bayraktarlar) Ukraynalılar için kendi ülkelerini savunmada önemli rol oynadılar.

    Türk savunma sanayisi ile İttifak’ın diğer ülkelerinin savunma sanayisi arasında daha fazla işbirliği yapılacağına dair yakın zamanda yapılan duyuruları da memnuniyetle karşılıyorum. Ayrıca ABD’nin artık daha fazla F16’yı yenileyecek ve teslim edecek olması, Kanada ve Türkiye’nin Bayraktar insansız hava araçları ve insansız hava araçlarının Kanada tarafından teslim edilen parçalarına ilişkin çalışması ya da örneğin; İsveç ve Türkiye’nin savunma sanayisi projelerini geliştirmek için birlikte daha yakın çalışacağını duyurması memnuniyet vericidir. Bunlar, Türkiye’nin bir müttefik olarak bireysel şekilde yaptıklarıdır. Ancak bunun da ötesinde asıl önemli olan, Türkiye’nin askeri kabiliyetler geliştirme ve üretmede tüm müttefiklerle birlikte çalışıyor olmasıdır.

    “NATO müttefikleri kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmamalı”

    Türkiye, müttefikler arasındaki savunma ticareti kısıtlamalarının kaldırılması konusunu sık sık gündeme getiriyor. Bu konudaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    NATO müttefiklerinin kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaması gerektiğine kuvvetle inanıyorum. Birbirimizi koruyacağımıza, savunacağımıza ve eninde sonunda birbirimiz için öleceğimize söz verdiğimiz bir İttifak’ın içindeyiz. Elbette birbirimiz arasında savunma teçhizatı ticareti de yapabilmeliyiz. Vilnius’taki NATO Zirvesi’nde müttefiklerin savunma teçhizatı ticaretinin önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettiği çok güçlü bir açıklama yaptık, karar aldık. Ayrıca F16’lar ve Türkiye’nin diğer NATO müttefiklerinden satın aldığı önemli kabiliyet ve ekipman örneklerinde görüldüğü gibi, müttefiklerin artık Türkiye ile daha fazla ticaret yaptığını görmek de memnuniyet verici.

    “Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz”

    AB’nin savunma sanayisi yeteneklerini geliştirmeye yönelik yeni stratejileri hakkında bir sorum var. Bu alandaki üretimin ve tedarikin, AB üyeleri içinde olmasını teşvik eden “Avrupalı olanı al” şeklinde bir strateji oluştu. Bu ülkelerin çoğunun aynı zamanda NATO üyesi olduğunu göz önünde bulundurursak; NATO çatısı dışına çıkılarak atılan ve ABD, İngiltere ve Türkiye gibi savunma sanayisi devlerini dışarıda bıraktıkları izlenimini veren bu adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bence AB ve NATO müttefiklerinin savunma alanında daha fazla çaba sarf etmeleri önemli. Örneğin; savunma harcamalarının artırılması, savunma alanındaki çabaların anlamlı şekilde çoğalması için bir ön koşuldur. NATO, yıllardır Avrupalı müttefiklerine savunma alanında daha fazla harcama yapmaları çağrısında bulunuyordu ve şimdi daha fazla harcama yapıyorlar, bu iyi bir şey. AB’nin Avrupa savunma sanayisindeki parçalanmışlığın üstesinden gelmek için daha fazla çaba ortaya koyması da iyi bir şey. Elbette AB’nin yaratıcılığı, gelişimi ya da yeni kabiliyetleri teşvik etmek için yaptığı her şey iyidir.

    İyi olmayan şey; NATO’nun çabalarını mükerrer kılmak, rekabet etmek ve üst üste bindirmektir. Örneğin; iş müttefiklerimizin neye yatırım yapacaklarına karar vermesi ve kabiliyet hedeflerinin belirlenmesine geldiğinde, bu NATO’nun temel sorumluluğudur. Savunma planlamasının bir parçasıdır. Çünkü doğru bir kolektif savunma, savaş alanında da birbirini tamamlayan unsurlara dayanmak zorundadır. Dolayısıyla NATO’nun savunma planlaması, her bir müttefik için belirli kabiliyet hedefleri belirlemek, NATO’nun işidir.

    NATO içinde elbette iki kanatlı savunma planlama süreçlerimiz olamaz. Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz. Yani iki hedef birden olamaz. NATO’nun temel kabiliyeti, standartlar da NATO’nun belirlediği bir şey olmalıdır. NATO müttefikleri arasında yeni bariyerler kurmak, kolektif savunmayı güçlendirme çabalarımızı baltalayacaktır. Çünkü yeni engeller fiyatları artıracak, kaliteyi düşürecek ve yaratıcılığın önüne geçecektir. Bu nedenle elbette İngiltere, Kanada, ABD, Türkiye veya Norveç gibi AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayan bir transatlantik savunma sanayisi ekosistemine inanıyorum.​​​​​​​ Bu çabalar için tek platform NATO olmalı çünkü AB üyesi NATO müttefikleri, NATO’nun savunma harcamalarına ayırdığı payın yüzde 20’sini temsil etmektedir. NATO’nun savunma harcamaları bütçesinin yüzde 80’i AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinden gelmektedir. Bu nedenle aralarında engeller yaratmaya değil, elbette tüm ailenin ve yüzde 100’ünün birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.

    “(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum”

    Şimdiden bir veda mesajı vermek için erken olduğunu biliyorum, NATO’yu Washington’da düzenlenecek zirveye hazırlıyorsunuz. Ancak geriye dönüp yaklaşık 10 yıllık Genel Sekreterlik döneminize baktığınızda görev sürenizin en göze çarpan kısmı neydi? NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız gibi bir durum söz konusu mu?

    IŞİD’in Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdiği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği ve elbette NATO’nun müttefiklerini bir arada tutarak önemini her zamankinden daha fazla kanıtladığı, güvenliğimiz açısından çok önemli bir dönemde tarihin en başarılı ittifakında görev yapmak benim için bir ayrıcalıktı. Böyle bir dönemde Genel Sekreterlik yapmak benim için çok anlamlı.

    Müttefik liderlerle kurduğum yakın işbirliğini de çok kıymetli görüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllar boyunca geliştirdiğim dostluk ve işbirliğini de değerli buluyorum. Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum. Kendisiyle terörle mücadele, ortak savunmamızın güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya destek dahil pek çok farklı alanda çalışma imkanı buldum.

    “(NATO Genel Sekreterliği için) Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim”

    NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız söz konusu mu?

    Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim. NATO’da pek çok karardan ben sorumluyum ama halefimi seçmek gibi bir sorumluluğum yok. Müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağına eminim.

    Peki, adaylara mesajınız nedir?

    Adaylara bir mesaj verme konusunda çok dikkatli davranıyorum. Çünkü bu sürecin bir parçası değilim ama müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağından eminim.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/feed/ 0
    Stoltenberg’den Türkiye açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-turkiye-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-turkiye-aciklamasi/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:00:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6571 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “çok değerli bir müttefik” olarak nitelediği Türkiye’nin, İttifak’a savunma sanayisi alanında sunduğu katkıya dikkati çekerek, “Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum.” dedi.

    Stoltenberg, NATO’ya katılmasının 72. yılını kutlayan Türkiye’nin İttifak’a sunduğu katkıları, Türk savunma sanayisinin NATO’nun mevcut ve gelecekteki imkan ve kabiliyetlerindeki yerini, Avrupa Birliği’nin (AB) kendi savunma stratejisini geliştirirken attığı adımların NATO çatısı altında yürütülen faaliyetler nezdinde bir ikilem oluşturup oluşturmadığını AA’ya değerlendirdi.

    Eski Norveç Başbakanı olan Stoltenberg, 32 üyesi bulunan İttifak’ın genel sekreterliği görevini 1 Ekim 2014’ten bu yana sürdürüyor. Stoltenberg’in görev süresi daha önce 4 kez uzatıldı. Geçen yıl temmuzda yapılan son uzatma, 1 Ekim’de sona erecek.

    NATO kariyerinde yaklaşık 10 yılı geride bırakan Stoltenberg, İttifak’a yeni genel sekreter arayışında kendisinin yer almayacağını, göreve yeniden talip olmayacağını belirtti.

    Stoltenberg, Türkiye’nin 72 yıllık NATO üyeliğinde tanık olduğu 10 yılda, müttefik liderlerle kurduğu yakın işbirliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yürüttükleri çalışmaları da AA’ya anlattı.

    “TÜRKİYE’NİN YATIRIMLARI ÖNEMLİ”

    Soru: Sayın Genel Sekreter, Anadolu Ajansını (AA) NATO karargahında ağırladığınız için çok teşekkür ederim. Türkiye’nin çok önemli bir ülke olarak 10 yıllardır kolektif güvenlik ve bölgesel istikrara katkıda bulunduğunu birçok kez ifade ettiniz. Bu yıl Türkiye, NATO’ya katılımının 72. yılını kutluyor. İttifak’a yaklaşık 10 yıl hizmet etmiş bir NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye’nin NATO’ya katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

    Stoltenberg: Türkiye, önemli ve çok değerli bir NATO müttefikidir. Sizler (Türkiye) 72 yıldır bu İttifak’ın üyesisiniz. Daha geçen ay (Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 72.) yıl dönümünü kutladık. Türkiye, ortak güvenliğimize, ortak savunmamıza pek çok farklı şekilde katkıda bulundu. Türkiye, İttifak’ın en büyük 2’nci ordusuna, iyi eğitimli ve donanımlı askeri güçlere sahiptir. Kosova ve Irak dahil NATO misyonlarına ve operasyonlarına katılıyorsunuz. Bununla da kalmıyor, Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin yanı sıra Karadeniz ve kuzeyde de Rusya ile sınırı olan coğrafi stratejik konumu elbette tüm İttifak için önemli. Türkiye terörle mücadelede, özellikle de IŞİD’le mücadelede önemli rol oynamaktadır. NATO müttefikleri ve hepimiz terörle mücadeleye yardımcı olmak için Türkiye’deki altyapı üslerini kullandık. Dolayısıyla İttifak’ın kilit bir müttefik olmaya devam etmesini desteklemek için Türkiye’nin sarf ettiği tüm çabaları takdirle karşılıyorum.

    Soru: “Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’da savunma sanayi üretiminin artırılmasına ilişkin ihtiyacın en fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz” demek, sanırım yanlış olmaz. Türkiye, artan askeri caydırıcılık kabiliyetiyle bu alanda önde gelen müttefiklerden biri haline geldi. Ülke, 10 yıl içinde 9 yerli uçak geliştirdi. Bunlara son örnek, beşinci nesil savaş uçağı KAAN oldu. Savaş uçağı KAAN ve Türk savunma sanayisinin bugünün ve geleceğin NATO’sundaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Stoltenberg: Savunma sanayisi çok önemli. Ukrayna’daki savaş, güçlü savunma sanayisine sahip olmanın önemini ortaya koydu. Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum. (Bayraktarlar) Ukraynalılar için kendi ülkelerini savunmada önemli rol oynadılar.

    Türk savunma sanayisi ile İttifak’ın diğer ülkelerinin savunma sanayisi arasında daha fazla işbirliği yapılacağına dair yakın zamanda yapılan duyuruları da memnuniyetle karşılıyorum. Ayrıca ABD’nin artık daha fazla F16’yı yenileyecek ve teslim edecek olması, Kanada ve Türkiye’nin Bayraktar insansız hava araçları ve insansız hava araçlarının Kanada tarafından teslim edilen parçalarına ilişkin çalışması ya da örneğin; İsveç ve Türkiye’nin savunma sanayisi projelerini geliştirmek için birlikte daha yakın çalışacağını duyurması memnuniyet vericidir. Bunlar, Türkiye’nin bir müttefik olarak bireysel şekilde yaptıklarıdır. Ancak bunun da ötesinde asıl önemli olan, Türkiye’nin askeri kabiliyetler geliştirme ve üretmede tüm müttefiklerle birlikte çalışıyor olmasıdır.

    “NATO MÜTTEFİKLERİ HERHANGİ BİR KISITLAMAYA MARUZ KALMAMALI”

    Soru: Türkiye, müttefikler arasındaki savunma ticareti kısıtlamalarının kaldırılması konusunu sık sık gündeme getiriyor. Bu konudaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Stoltenberg: NATO müttefiklerinin kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaması gerektiğine kuvvetle inanıyorum. Birbirimizi koruyacağımıza, savunacağımıza ve eninde sonunda birbirimiz için öleceğimize söz verdiğimiz bir İttifak’ın içindeyiz. Elbette birbirimiz arasında savunma teçhizatı ticareti de yapabilmeliyiz. Vilnius’taki NATO Zirvesi’nde müttefiklerin savunma teçhizatı ticaretinin önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettiği çok güçlü bir açıklama yaptık, karar aldık. Ayrıca F16’lar ve Türkiye’nin diğer NATO müttefiklerinden satın aldığı önemli kabiliyet ve ekipman örneklerinde görüldüğü gibi, müttefiklerin artık Türkiye ile daha fazla ticaret yaptığını görmek de memnuniyet verici.

    “NATO MÜTTEFİKLERİNİN İKİ AYRI HEDEFİ OLAMAZ”

    Soru: AB’nin savunma sanayisi yeteneklerini geliştirmeye yönelik yeni stratejileri hakkında bir sorum var. Bu alandaki üretimin ve tedarikin, AB üyeleri içinde olmasını teşvik eden “Avrupalı olanı al” şeklinde bir strateji oluştu. Bu ülkelerin çoğunun aynı zamanda NATO üyesi olduğunu göz önünde bulundurursak; NATO çatısı dışına çıkılarak atılan ve ABD, İngiltere ve Türkiye gibi savunma sanayisi devlerini dışarıda bıraktıkları izlenimini veren bu adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Stoltenberg: Bence AB ve NATO müttefiklerinin savunma alanında daha fazla çaba sarf etmeleri önemli. Örneğin; savunma harcamalarının artırılması, savunma alanındaki çabaların anlamlı şekilde çoğalması için bir ön koşuldur. NATO, yıllardır Avrupalı müttefiklerine savunma alanında daha fazla harcama yapmaları çağrısında bulunuyordu ve şimdi daha fazla harcama yapıyorlar, bu iyi bir şey. AB’nin Avrupa savunma sanayisindeki parçalanmışlığın üstesinden gelmek için daha fazla çaba ortaya koyması da iyi bir şey. Elbette AB’nin yaratıcılığı, gelişimi ya da yeni kabiliyetleri teşvik etmek için yaptığı her şey iyidir.

    İyi olmayan şey; NATO’nun çabalarını mükerrer kılmak, rekabet etmek ve üst üste bindirmektir. Örneğin; iş müttefiklerimizin neye yatırım yapacaklarına karar vermesi ve kabiliyet hedeflerinin belirlenmesine geldiğinde, bu NATO’nun temel sorumluluğudur. Savunma planlamasının bir parçasıdır. Çünkü doğru bir kolektif savunma, savaş alanında da birbirini tamamlayan unsurlara dayanmak zorundadır. Dolayısıyla NATO’nun savunma planlaması, her bir müttefik için belirli kabiliyet hedefleri belirlemek, NATO’nun işidir.

    NATO içinde elbette iki kanatlı savunma planlama süreçlerimiz olamaz. Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz. Yani iki hedef birden olamaz. NATO’nun temel kabiliyeti, standartlar da NATO’nun belirlediği bir şey olmalıdır. NATO müttefikleri arasında yeni bariyerler kurmak, kolektif savunmayı güçlendirme çabalarımızı baltalayacaktır. Çünkü yeni engeller fiyatları artıracak, kaliteyi düşürecek ve yaratıcılığın önüne geçecektir. Bu nedenle elbette İngiltere, Kanada, ABD, Türkiye veya Norveç gibi AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayan bir transatlantik savunma sanayisi ekosistemine inanıyorum.​​​​​​​ Bu çabalar için tek platform NATO olmalı çünkü AB üyesi NATO müttefikleri, NATO’nun savunma harcamalarına ayırdığı payın yüzde 20’sini temsil etmektedir. NATO’nun savunma harcamaları bütçesinin yüzde 80’i AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinden gelmektedir. Bu nedenle aralarında engeller yaratmaya değil, elbette tüm ailenin ve yüzde 100’ünün birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.

    “ERDOĞAN İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAKTAN MEMNUNUM”

    Soru: Şimdiden bir veda mesajı vermek için erken olduğunu biliyorum, NATO’yu Washington’da düzenlenecek zirveye hazırlıyorsunuz. Ancak geriye dönüp yaklaşık 10 yıllık Genel Sekreterlik döneminize baktığınızda görev sürenizin en göze çarpan kısmı neydi? NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız gibi bir durum söz konusu mu?

    Stoltenberg: IŞİD’in Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdiği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği ve elbette NATO’nun müttefiklerini bir arada tutarak önemini her zamankinden daha fazla kanıtladığı, güvenliğimiz açısından çok önemli bir dönemde tarihin en başarılı ittifakında görev yapmak benim için bir ayrıcalıktı. Böyle bir dönemde Genel Sekreterlik yapmak benim için çok anlamlı.

    Müttefik liderlerle kurduğum yakın işbirliğini de çok kıymetli görüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllar boyunca geliştirdiğim dostluk ve işbirliğini de değerli buluyorum. Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum. Kendisiyle terörle mücadele, ortak savunmamızın güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya destek dahil pek çok farklı alanda çalışma imkanı buldum.

    Soru: NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız söz konusu mu?

    Stoltenberg: Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim. NATO’da pek çok karardan ben sorumluyum ama halefimi seçmek gibi bir sorumluluğum yok. Müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağına eminim.

    Soru: Peki, adaylara mesajınız nedir?

    Stoltenberg: Adaylara bir mesaj verme konusunda çok dikkatli davranıyorum. Çünkü bu sürecin bir parçası değilim ama müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağından eminim.

     

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-turkiye-aciklamasi/feed/ 0
    Stoltenberg’den NATO üyelerine Ukrayna suçlaması https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-nato-uyelerine-ukrayna-suclamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-nato-uyelerine-ukrayna-suclamasi/#respond Fri, 15 Mar 2024 01:00:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6498 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın 2023 yılındaki çalışmalarını içeren faaliyet raporunu açıkladı. Stoltenberg, “Bu rapor, geçtiğimiz yılki başarılarımızı özetliyor. Birçok başarı elde ettik. Güçlü yeni askeri planlar, yüksek hazırlık seviyesinde daha fazla kuvvet ve savunma yatırımlarında büyük artışlarla savunmamızı daha da güçlendirdik. Dünya daha tehlikeli hale geldi ama NATO güçlendi. Bugün, tüm NATO müttefiklerinde gerçekleştirilen son anketimizin sonuçlarını açıklayabilirim. Veriler net, Atlantik’in her iki yakasında da NATO’ya halk desteği son derece güçlü. Bugün bir oylama yapılsaydı müttefik ülkelerdeki vatandaşların ezici bir çoğunluğu NATO lehine oy kullanırdı. Örneğin ABD’de halkın yalnızca yüzde 13’ü aleyhte oy verecek. Vatandaşlarımızın yüzde 80’inden fazlası, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın ortak güvenliğimiz için birlikte çalışmaya devam etmesi gerektiğine inanıyor. Dolayısıyla ittifak genelinde NATO’ya verilen destek oldukça sağlam olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    NATO üyesi ülkelerin halklarının Ukraynalılarla güçlü dayanışmalarını ifade etmeye devam ettiğini vurgulayan Stoltenberg, “İttifak genelinde insanların üçte ikisi ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemeye devam etmesini istiyor. Bu önemli, çünkü NATO müttefikleri tüm askeri yardımların yüzde 99’unu sağlamaktadır. 2023’te de topçu ve mühimmat, tanklar ve zırhlı personel taşıyıcıları, devriye botları, hava savunması, helikopterler, dronlar ve radarlarla benzeri görülmemiş düzeyde destek sağlamaya devam ettik” dedi.

    “Birlikte Ukrayna’ya ihtiyacı olanı sağlama kapasitesine sahibiz”

    Stoltenberg, bazı NATO ülkelerinin ilk kez uzun menzilli sistemler de (İngiltere-Storm Shadow ve Fransız SCALP füzeleri) gönderdiğini, ayrıca F-16 uçağı göndermeyi kabul ettiklerini hatırlattı. Stoltenberg, “Müttefikler ayrıca hava savunması, topçu ve insansız hava araçları gibi temel yetenekler için koalisyon oluşturmak üzere bir araya geldi. Ancak Ukrayna’nın daha da fazla desteğe ihtiyacı var. Ukraynalıların cesareti tükenmiyor. Cephaneleri bitmek üzere. Birlikte Ukrayna’ya ihtiyacı olanı sağlama kapasitesine sahibiz. Artık bunu yapacak siyasi iradeyi göstermemiz gerekiyor. Tüm müttefiklerin hızla teslimat yapması gerekiyor. Gecikmenin her gün, Ukrayna’daki cephe hattında sonuçları oluyor. Yani bu kritik bir an. Putin’in galip gelmesine izin vermek ciddi, tarihi bir hata olur. Otoriter liderlerin güç kullanarak emellerine ulaşmalarına izin veremeyiz. Bu hepimiz için tehlikeli olur” şeklinde konuştu.

    “2023, Avrupa ve Kanada’da savunma harcamalarının arttığı art arda 9. yıl oldu”

    Finlandiya’nın 2023 yılında NATO üyesi olduğunu hatırlatan Stoltenberg, “Daha geçtiğimiz hafta İsveç 32. müttefik oldu. Ukrayna da NATO’ya her zamankinden daha yakın. Yani NATO artık daha büyük ve daha güçlü. Geçtiğimiz yıl savunmamızı daha da sağlam bir mali temele oturttuk” dedi. Stoltenberg, 2023’ün Avrupa ve Kanada’da savunma harcamalarının arttığı art arda 9. yıl olduğunu belirterek, “Savunma harcamaları benzeri görülmemiş şekilde yüzde 11 oranında arttı. 2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya, gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYH) yüzde 2’sine tekabül edecek şekilde 470 milyar dolar yatırım yapacak. Bu yıl müttefiklerin üçte ikisi yüzde 2 hedefine ulaşacak. 2014 yılında sadece 3 müttefik bu oranı yakaladı” ifadelerini kullandı.

    “Temmuz ayındaki zirvede daha fazla adım atılmalı”

    Stoltenberg, Temmuz ayında Washington’da Devlet ve Hükümet Başkanlarının katılımıyla NATO’nun 75. yıl dönümünün kutlanacağını, zirvede müttefiklerin Ukrayna’yı desteklemek, NATO’nun savunmasını güçlendirmek, kaynak sağlamak ve dünya çapındaki ortaklıklarını derinleştirmek için daha fazla adım atmalarını beklediğini söyledi. Stoltenberg, “2023’te üretimi hızlandırmak, endüstriyle etkileşimi güçlendirmek ve birlikte çalışabilirliği artırmak için yeni Savunma Üretimi Eylem Planını kabul ettik. O tarihten bu yana NATO, mühimmat ve temel yetenekler için on milyarlarca dolar değerinde sözleşmeler imzaladı. Bu bizim güvenliğimiz ve Ukrayna’nın güvenliği için önemli” dedi. NATO’nun Hint-Pasifik ve Avrupa Birliği’ndeki ortaklarıyla ilişkilerini daha da derinleştirdiğini belirten Stoltenberg, “Öngörülemeyen bir dünyada NATO her zamankinden daha önemli. 75. yılımızda da birlik, beraberliğimizi ve kararlılığımızı ortaya koymaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Rusya’daki seçimler özgür ve adil olmayacak”

    Stoltenberg NATO’nun faaliyetlerini açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Rusya’da yarın yapılacak seçimlere dair görüşü sorulan Stoltenberg, “Özgür ve adil seçimler her demokrasinin temelidir. Rusya’daki seçimler özgür ve adil olmayacak. Çünkü muhalif siyasetçilerin hapiste olduğunu, bazılarının öldürüldüğünü, çoğunun da sürgünde olduğunu zaten biliyoruz. Aday olarak kaydolmaya çalışan bazı kişilerin de bu hakkı engellendi. Yani aslında seçimlerden önce özgür ve adil olmayacaklarını söyleyebiliriz. Çünkü özgür ve adil seçimler için rekabete ihtiyacınız var, farklı listelere ihtiyacınız var, açık bir tartışmaya ihtiyacınız var, özgür ve bağımsız bir basına ihtiyacınız var. Rusya’da özgür ve bağımsız basın yok, medya kuruluşları bastırılıyor ya da kapatılıyor. Başkan Putin onlarca yıldır Rusya’da iktidarı elinde tutuyor. Hiç kimse Rusya’da yapılacak seçimlerin Kremlin’de herhangi bir değişikliğe yol açmasını beklemiyor. Rusya’nın Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde seçim düzenlemeye yönelik girişimleri de tamamen yasa dışıdır ve uluslararası hukuku ihlal etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in NATO’ya üye olan Finlandiya sınırına askeri yığınak yapacağı yönündeki açıklamasını değerlendiren Stoltenberg, “ Rusya’nın NATO sınırları boyunca yaptıklarını da yakından takip edeceğiz. Ancak NATO, müttefiklerini 75 yıldır koruyabildi ve üye Finlandiya da dahil olmak üzere bunu yapmaya devam edecek” dedi.

    “Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye ile de yakın iş birliği içerisinde”

    Stoltenberg, Ukrayna’nın elde ettiği en büyük zaferlerden birinin Rus Karadeniz Filosunu geri püskürtüp bazı gemileri batırması olduğunu ifade ederek, “Ukrayna ayrıca NATO müttefikleri, kıyı devletleri Romanya, Bulgaristan ve Türkiye ile de yakın iş birliği içerisinde çalışmaktadır. Bu da Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin gücünü, becerisini ve yeterliliğini gösteriyor, aynı zamanda NATO müttefiklerinin gelişmiş silahların Ukrayna’ya teslim edilmesinin de önemini gösteriyor” şeklinde konuştu.

    “NATO müttefikleri Ukrayna’ya yeterli mühimmat sağlamıyor”

    Stoltenberg, “Çok sayıda müttefikin desteğine sahip olmasına rağmen Ukrayna ordusunun neden cephanesi tükeniyor? Bu, NATO Müttefiklerinin başarısızlığını mı gösteriyor” sorusunu ise, “NATO müttefikleri Ukrayna’ya yeterli mühimmat sağlamıyor ve bunun savaş alanında her gün sonuçları oluyor. Rusların Ukraynalıları her gün geride bırakabiliyor olması elbette büyük bir zorluk. Rusların son haftalarda ve aylarda savaş alanında bazı ilerlemeler kaydedebilmesinin nedenlerinden biri de bu. Bu nedenle müttefiklerin Ukrayna’ya daha fazla mühimmat sağlamak için gerekli kararları alması acil bir ihtiyaçtır. Bu benim tüm başkentlere mesajımdır. Elbette ABD Kongresi’ndeki süreci çok yakından takip ediyorsunuz. Çünkü ABD, Ukrayna’nın açık ara en büyük silah ve mühimmat sağlayıcısı konumunda. Aynı zamanda ABD’ye mesajım, yalnız olmadıkları, Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın da önemli destek sağladığıdır. Ancak hem ABD’nin hem Kanada’nın hem de Avrupa’nın daha fazlasını yapması gerekiyor. Ukraynalıların da plan yapabilmesini sağlamak için uzun vadeli bir taahhüde ihtiyacımız var. Ukrayna’ya ihtiyacı olanı sağlayabilecek kapasiteye, ekonomiye sahibiz. Bu, kararların alınması ve Ukrayna’ya verilen desteğin öncelikli hale gelmesi yönündeki siyasi irade meselesidir. Bu nedenle savunma sanayine daha fazla yatırım yapılması yönünde kararlara ihtiyacımız var. Hükümetlerimizin, üretimi artırmaya yönelik ticari kararlar alabilmeleri için savunma sanayisiyle sözleşmeler imzaladıklarından emin olmalıyız. Tüm müttefiklerin Ukrayna’ya destek, mühimmat ve diğer askeri teçhizat tahsis etme iradesine ihtiyacımız var. NATO müttefiklerinin sağladığı yardım, eşi benzeri görülmemiş bir şey ama devam etmemiz gerekiyor, adım atmamız gerekiyor” şeklinde cevapladı.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/stoltenbergden-nato-uyelerine-ukrayna-suclamasi/feed/ 0