
Hastalığına dair açıklama yapan İnciler, küçük hareketlerde nefes darlığı çekmeye başladığını belirterek, “Nefes almakta yaşadığım güçlükleri ilk olarak televizyon kumandasını almak için eğilip, doğrulmada fark ettim. Sonra ayakkabı bağlarken nefes darlığı yaşıyordum, küçük hareketlerde de nefes darlığını fark ettim. Tetkiklerin ardından teşhis konuldu.” dedi.

İnceler, hastalığının tedavisinin olmadığını, ilerlemesini geciktirmek için ilaç tedavisi uygulandığını anlattı.
Yaşamak için 3 yıldır çantasında yapay akciğeri taşıdığını belirten İnciler, önceleri insanların bakışları nedeniyle psikolojik olarak zorlandığını ama zamanla buna alıştığını ifade etti.

“LÜTFEN ORGANLARINIZI TOPRAK ETMEYİN”
İnciler, birçok kişinin yaşamak için organa ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle organ bağışının büyük önem taşıdığını söyledi.

Yapay akciğer cihazını, 24 saat kullanmak zorunda olduğunu belirten İnciler, şöyle konuştu:
“Yetmediğinde evde daha büyük destek cihazları var, onlara geçiyorum, bunu sürekli kullanmam gerekiyor. Benim kalbimde sorun olduğu için organ nakli çok mümkün değil ama bu hastalar için organ bulunamıyor.
İnsanlarımızda bu bilinç yok. Keşke insanlar doğduğunda organ bağışçısı olarak doğsa, 18 yaşına geldiğinde istemiyorsa kararını o zaman verse. Lütfen organlarınızı toprak etmeyin. Bir insan organlarıyla ortalama 11 insanı kurtarabiliyor. Bu hastalık için organ bağışı çok önemli, tek tedavi yolu bu.”

İnciler, hastalığının zamanla hayatını zorlaştırdığını, her hareket ettiğinde nefesinin kesildiğini ve yürümekte güçtük çektiğini belirtti.
Hastalığın çok hızlı ilerlediğini aktaran İnciler, “Gittikçe kötüleşiyor hastalık. Bazen hiç yürüyemiyorum, hastanede mutlaka tekerlekli sandalyeye bekliyorum. Organ bağışlarına dikkat çekmek istiyorum, nakil merkezlerimizin sayısının artmasını itiyorum, bazıları kapatılıyor. Keşke biraz daha fazla nakil merkezi olsa. Bu hastalık genlerden de geçebiliyor, şu an çocuklarımda bir şey yok ama onların da takibini yapıyoruz.” dedi.

“AKCİĞERİMİ YANIMDA TAŞIYORUM”
İnciler, hastalıkla birlikte oksijenin ne kadar önemli olduğunu anladığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aldığımız her nefes çok önemli. Nefes almanın bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Bakın nefes alıyoruz ama hiç farkında değiliz. Ben akciğerimi yanımda taşıyorum. Bu nefes benim için önemli başka çarem yok. Akciğerini yanında taşımayı yaşamayanlar bilemiyor maalesef. Umarım organ bağışına farkındalık olur, lütfen organlarınızı toprak etmeyin, bağışlayın.”

“NİHAİ TEDAVİ AKCİĞER NAKLİ”
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kula, pulmoner hipertansiyonun, dünyada oldukça nadir görülen ve tedavisi bulunmayan ölümcül hastalıkların en tehlikelilerinden olduğunu kaydetti.
Hastaların nefes darlığı, çabuk yorulma, ayaklarda şişlik ve morarma gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurduklarını kaydeden Kula, şunları söyledi:
“Kesin tedavisi olan bir hastalık değil, elimizde sınırlı tedaviler var. Nihai tedavi olarak akciğer nakli karşımıza çıkıyor, o da tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sınırlı olarak yapılıyor. Bu hastalığın ortaya çıkışında bir yaş sınırı yok, yeni doğandan itibaren görülebiliyor. Bu hastalık her yaşta ortaya çıkabilir. Özellikle anne babalar için travmatik olan tarafı da bu. Çocuk sapasağlam, hiçbir sağlık sorunu yok ve bir anda herhangi bir yaşta hastalığın belirtileri ortaya çıkıyor.”

Sinir ve stresin dışında çeşitli hastalıklara da zemin hazırlayabilen yanlış nefes alış şeklini düzeltmek ve günlük nefes egzersizleri yapmak gerekiyor. İşte bu haberimizde sizler için detaylıca nefes egzersizlerine ve nefes tekniklerine yer verdik, öğrenmek için haberimizi okumaya devam edebilirsiniz!
DOĞRU NEFES ALIP VERME NASIL OLUR?
En doğru nefes alıp verme şekli, solunum esnasında diyaframı kullanmaktan geçer. Diyafram nefesi almaya alışıldığında derin nefes alamama sorunundan kurtularak kendimizi daha rahat hissetmiş olacağız.

Diyafram nefesi alıp verirken karındaki boşluğun genişlediğini hissedilir. Kaburga hem ön ve arkaya hem de yanlara doğru genişler. Bu sayede akciğer, kapasitesinin tamamını kullanır. Vücudumuz için gerekli oksijeni alarak besinlerin kullanılabilir enerjiye daha kolay şekilde dönüştürülmesini sağlarız.
DOĞRU NEFES ALMA TEKNİKLERİ
Büzülmüş dudak egzersizi bilhassa yüksek eforlu egzersizler esnasında size kolaylık sağlayacak bir nefes alıştırmasıdır. Vücudunuzu gevşek hale getirdikten sonra öncelikle yavaş bir şekilde burnunuzdan 2 kere derin nefes almanız gerek. Daha sonra dudaklarınızı büzüp “o” haline getirerek yavaşça nefesinizi vermelisiniz. Başlangıç aşamasında 4-5 tekrar makul.
Yatarak yapılan diyafram nefesi alıştırması için sırt üstü yatarak başınızın altına bir yastık almalısınız. Nefes alışverişinizi daha iyi hissetmek için ellerinizi göğsünüze ve karnınıza yerleştirebilirsiniz. Burnunuzdan yavaş bir şekilde nefes alırken karın boşluğunuzu genişletmek için çaba sarf edin. Nefes verirken mide kaslarınızı çalıştırmaya ve kaburgalarınızın arasındaki boşluğu kapatmaya özen göstermelisiniz.
Nadi Shodhana Pranayama olarak bilinen nefes alma tekniğinde ise burun delikleri sırayla kullanılır. Aç karnına uygulanması gereken bu egzersizde oturur pozisyonda olmanız gerekir. Öncelikle iki parmağınızla sağ ve sol burun deliklerinizi kapamalısınız. Daha sonra sırayla açmalı ve yavaşça burnunuzdan nefes alıp vermelisiniz. Bu alıştırmanın 5 dakikadan fazla uygulanmaması önerilir.
Simhasana nefesini uygulamak için arkanıza yaslanarak ve bacak bacak üzerine atarak oturmalısınız. Burnunuzdan derin nefesler alırken gözlerinizi mümkün olduğunca fazla açmalısınız. Ağzınızı açıp dilinizi çenenize değdirmeye çalışırken boğazınızdaki kasların çalıştığını hissedecek şekilde “ha” demeniz gerekir. Bu esnada göz kaslarınızı çalıştırarak burnunuzun ucuna doğru bakmalısınız. Diğer nefes egzersizleriyle birlikte bu alıştırmayı 3-4 defa uygulayabilirsiniz.

4-7-8 Nefes Egzersizi
Gün içerisinde sık sık kaygı, korku, endişe gibi duygularla baş etmemiz gerekiyor. Böyle anlarda rahatlamak için çeşitli nefes alış veriş teknikleri imdadınıza yetişebilir. Bunlardan biri de 4-7-8 egzersiz tekniği. Bu egzersizi uygularken, içinizden 4’e kadar sayın ve burnunuzdan nefes alın.
Sonra aldığınız nefesinizi tutun, 7’ye kadar sayın ve 8’e kadar sayarken ağzınızdan yavaş yavaş nefesinizi verin. Bunu 7 set halinde yaptığınızda rahatladığınızı ve endişelerinizin azaldığını gözler görülür bir şekilde fark edeceksiniz.
DOĞRU NEFES ALIP VERMENİN FAYDALARI
Bağışıklık sistemi güçlenir ve hastalıklara karşı direncimiz artar. Çünkü vücutta her bölge, ihtiyaç duyduğu kadar oksijeni alabilir.
Kiloyu kontrol etmek daha kolay bir hal alır. Sağlıklı ve ideal kilonuzda kalma ihtimaliniz artar.
Bütünsel iyi olma hali cilt yapısına yansır. Cilt, sağlıkla ışıldar.
Uyku düzeni çok daha kaliteli hale gelir. Uykuya dalmakta zorlanma, ya da uzun süre uyumanıza rağmen kendinizi halsiz hissetme gibi problem azalır. Doğru nefes almayı öğrenmeniz sayesinde verimli ve ideal bir uyku düzenine geçişiniz kolaylaşır.
Yeterli oksijeni alan vücut, genç ve diri kalır. Yaşlanma süreci uzar.
Hafızanız ve odağınız sizi şaşırtacak kadar iyi bir noktaya gelir. Çünkü doğru nefes alıp verme alışkanlığınız sayesinde anda kalabilir ve stres seviyenizi azaltarak, o an odaklanmanız gereken konulara rahatlıkla odaklanabilirsiniz.
Doğru nefes almayı alışkanlık haline getirdiğinizde yaratıcılığınızda artış meydana geldiğini de gözlemleyebilirsiniz. Uzun süre düşünüp istediğiniz kadar iyi fikir bulamadığınız konularda bir anda harika fikirler üretmeye başlayabilirsiniz.
Stres, anksiyete, depresyon gibi durumları çok daha iyi yönetebilirsiniz. Doğru nefes alma yolunda ilerlerken stresinizin azaldığını, depresyon halinden uzaklaştığınızı hissedebilirsiniz. Çünkü beden ve ruh sağlığı birbiri ile bağlantılıdır. Bedeninizde iyi şeyler meydana gelirken ruhunuz da bu ilerlemeye tepkisiz kalmayacaktır.
Sinir ve stresin dışında çeşitli hastalıklara da zemin hazırlayabilen yanlış nefes alış şeklini düzeltmek ve günlük nefes egzersizleri yapmak gerekiyor. İşte bu haberimizde sizler için detaylıca nefes egzersizlerine ve nefes tekniklerine yer verdik, öğrenmek için haberimizi okumaya devam edebilirsiniz!
DOĞRU NEFES ALIP VERME NASIL OLUR?
En doğru nefes alıp verme şekli, solunum esnasında diyaframı kullanmaktan geçer. Diyafram nefesi almaya alışıldığında derin nefes alamama sorunundan kurtularak kendimizi daha rahat hissetmiş olacağız.

Diyafram nefesi alıp verirken karındaki boşluğun genişlediğini hissedilir. Kaburga hem ön ve arkaya hem de yanlara doğru genişler. Bu sayede akciğer, kapasitesinin tamamını kullanır. Vücudumuz için gerekli oksijeni alarak besinlerin kullanılabilir enerjiye daha kolay şekilde dönüştürülmesini sağlarız.
DOĞRU NEFES ALMA TEKNİKLERİ
Büzülmüş dudak egzersizi bilhassa yüksek eforlu egzersizler esnasında size kolaylık sağlayacak bir nefes alıştırmasıdır. Vücudunuzu gevşek hale getirdikten sonra öncelikle yavaş bir şekilde burnunuzdan 2 kere derin nefes almanız gerek. Daha sonra dudaklarınızı büzüp “o” haline getirerek yavaşça nefesinizi vermelisiniz. Başlangıç aşamasında 4-5 tekrar makul.
Yatarak yapılan diyafram nefesi alıştırması için sırt üstü yatarak başınızın altına bir yastık almalısınız. Nefes alışverişinizi daha iyi hissetmek için ellerinizi göğsünüze ve karnınıza yerleştirebilirsiniz. Burnunuzdan yavaş bir şekilde nefes alırken karın boşluğunuzu genişletmek için çaba sarf edin. Nefes verirken mide kaslarınızı çalıştırmaya ve kaburgalarınızın arasındaki boşluğu kapatmaya özen göstermelisiniz.
Nadi Shodhana Pranayama olarak bilinen nefes alma tekniğinde ise burun delikleri sırayla kullanılır. Aç karnına uygulanması gereken bu egzersizde oturur pozisyonda olmanız gerekir. Öncelikle iki parmağınızla sağ ve sol burun deliklerinizi kapamalısınız. Daha sonra sırayla açmalı ve yavaşça burnunuzdan nefes alıp vermelisiniz. Bu alıştırmanın 5 dakikadan fazla uygulanmaması önerilir.
Simhasana nefesini uygulamak için arkanıza yaslanarak ve bacak bacak üzerine atarak oturmalısınız. Burnunuzdan derin nefesler alırken gözlerinizi mümkün olduğunca fazla açmalısınız. Ağzınızı açıp dilinizi çenenize değdirmeye çalışırken boğazınızdaki kasların çalıştığını hissedecek şekilde “ha” demeniz gerekir. Bu esnada göz kaslarınızı çalıştırarak burnunuzun ucuna doğru bakmalısınız. Diğer nefes egzersizleriyle birlikte bu alıştırmayı 3-4 defa uygulayabilirsiniz.

4-7-8 Nefes Egzersizi
Gün içerisinde sık sık kaygı, korku, endişe gibi duygularla baş etmemiz gerekiyor. Böyle anlarda rahatlamak için çeşitli nefes alış veriş teknikleri imdadınıza yetişebilir. Bunlardan biri de 4-7-8 egzersiz tekniği. Bu egzersizi uygularken, içinizden 4’e kadar sayın ve burnunuzdan nefes alın.
Sonra aldığınız nefesinizi tutun, 7’ye kadar sayın ve 8’e kadar sayarken ağzınızdan yavaş yavaş nefesinizi verin. Bunu 7 set halinde yaptığınızda rahatladığınızı ve endişelerinizin azaldığını gözler görülür bir şekilde fark edeceksiniz.
DOĞRU NEFES ALIP VERMENİN FAYDALARI
Bağışıklık sistemi güçlenir ve hastalıklara karşı direncimiz artar. Çünkü vücutta her bölge, ihtiyaç duyduğu kadar oksijeni alabilir.
Kiloyu kontrol etmek daha kolay bir hal alır. Sağlıklı ve ideal kilonuzda kalma ihtimaliniz artar.
Bütünsel iyi olma hali cilt yapısına yansır. Cilt, sağlıkla ışıldar.
Uyku düzeni çok daha kaliteli hale gelir. Uykuya dalmakta zorlanma, ya da uzun süre uyumanıza rağmen kendinizi halsiz hissetme gibi problem azalır. Doğru nefes almayı öğrenmeniz sayesinde verimli ve ideal bir uyku düzenine geçişiniz kolaylaşır.
Yeterli oksijeni alan vücut, genç ve diri kalır. Yaşlanma süreci uzar.
Hafızanız ve odağınız sizi şaşırtacak kadar iyi bir noktaya gelir. Çünkü doğru nefes alıp verme alışkanlığınız sayesinde anda kalabilir ve stres seviyenizi azaltarak, o an odaklanmanız gereken konulara rahatlıkla odaklanabilirsiniz.
Doğru nefes almayı alışkanlık haline getirdiğinizde yaratıcılığınızda artış meydana geldiğini de gözlemleyebilirsiniz. Uzun süre düşünüp istediğiniz kadar iyi fikir bulamadığınız konularda bir anda harika fikirler üretmeye başlayabilirsiniz.
Stres, anksiyete, depresyon gibi durumları çok daha iyi yönetebilirsiniz. Doğru nefes alma yolunda ilerlerken stresinizin azaldığını, depresyon halinden uzaklaştığınızı hissedebilirsiniz. Çünkü beden ve ruh sağlığı birbiri ile bağlantılıdır. Bedeninizde iyi şeyler meydana gelirken ruhunuz da bu ilerlemeye tepkisiz kalmayacaktır.
“GENEL DURUMU İYİ ŞEKLİNDE RAPOR DÜZENLENDİ”
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan şikayet dilekçesinde, Yeni Yüzyıl Üniversitesi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi’nde yaşanan olay anlatıldı. Dilekçede Kemal Atkoşar’ın KOAH hastası olduğu ve evde bulunan oksijen tüpünün yeterli gelmemesi durumunda ara ara hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Kemal Atkoşar’ın hastanede yapılan müdahale sonrasında rahatladığı ve akabinde taburcu edildiği de dilekçede aktarıldı. 7 Ocak günü Kemal Atkoşar’ın durumunun ağırlaşması nedeniyle ambulans ile Gaziosmanpaşa’daki özel bir hastaneye götürüldüğü ve buraya KOAH atak ön tanısı ile alındığı dilekçede kaydedildi. Hastanede Kemal Atkoşar için bazı tedaviler uygulandığı da belirtilen dilekçede, deliller arasında yer alan video kaydında Kemal Atkoşar’ın nefes almakta güçlük çektiği ve acilen nefes almasını kolaylaştıran desteğe ihtiyaçlı durumdayken Acil Servis Hasta Değerlendirme Formu’nda “Genel durumu iyi” şeklinde rapor düzenlendiği belirtildi.

“NEFES ALMASINI KOLAYLAŞTIRAN CİHAZLAR ÇIKARILDI”
Atkoşar’ın acilen yoğun bakım ünitesine alınması gerektiği açıklanan dilekçede, pratisyen doktor M.A.’nın günlük 7 bin 500 TL ücretle hastanın servise yatırılmasının iyi olacağını söylediği, Atkoşar’ın ailesinin hastaya serviste yapılacak müdahalelerin yeterli olmayacağı ve önceki KOAH ataklarında tecrübe ettikleri üzere yoğun bakıma alınmasını talep ettikleri belirtildi. Kemal Atkoşar’ın ailesinin, hastane çalışanlarının kayıtsızca maddi çıkar peşinde olması ve güçlükle nefes alıp veren hastaya Acil Servis Hasta Formu’nda “Genel durumu iyi” şeklinde teşhis yapılmasından ötürü güven duygularını kaybettiği ve hastanın kötüleşmesi sebebiyle özel ambulans çağırdığı da dilekçede ifade edildi. Atkoşar’ın servise yatırılmasını ailesinin reddetmesi ile hastane personellerinin hastanın nefes almasını kolaylaştıran cihazları çıkardığı, özel ambulansın geliş anına kadar en az yarım saat boyunca, durumunun kötüye gitmesi hiçbir şekilde önemsenmeyerek hiçbir destek ünitesi, oksijen ve ilaç olmadan hastanın bekletildiği de şikayet dilekçesinde ifade edildi.

“HASTANIN CİHAZLARI TAMAMEN SÖKÜLDÜ”
Özel ambulansın Atkoşar’ı teslim alarak bir devlet hastanesine sevk ettiği ve ambulanstaki doktorun ifadesi ile Kemal Atkoşar’ın adeta ölüme terk edildiği de dilekçede belirtildi. Hastanın cihazlarının tamamen söküldüğü ve yalnızca oksijene bile bağlı olmayan bir maskenin bırakıldığı da şikayet dilekçesinde kaydedilerek, bu süreçte Kemal Atkoşar’ın yakınlarının yoğun bakım talebinde bulunduğu aktarıldı. Kemal Atkoşar’ın devlet hastanesine giriş kayıtlarında yoğun bakım ünitesine alınması gerekli hasta olduğunun ifade edildiği ve hastanede hızlıca entübe edildiği de dilekçede kaydedildi.
“ÖLÜME TERK EDİLMİŞTİR”
Atkoşar’ın başka bir hastanede hayatını kaybettiği açıklanan dilekçede, “Hastane tarafından 7 bin 500 TL kazanma amacıyla hastaya yoğun bakım konsülte edilmemiş, servis önerilmiş, üstelik hasta oksijen tüpü ile dahi nefes almakta zorluk yaşarken yakınlarının serviste değil yoğun bakıma alınma talepleri karşısında oksijeni kesilmiş ve bu halde ısrarlı taleplere rağmen ölüme terk edilmiştir. Hastanın devlet hastanesinde entübe edilmesine rağmen hayatta kalamamasının tek nedeni işte bu kusurlu davranıştır. Hastanın kalan ömrü bu şekilde elinden alınmış ve ölümü hızlandırılmıştır” ifadelerine yer verildi.
Dilekçede özel hastanenin tüm sorumlu ve yetkilileri, doktor M.A. ve tespit edilecek diğer ilgililer hakkında şikayetçi olunduğu belirtildi.

“HAKLI DAVAMIZIN SONUNA KADAR ARKASINDA OLACAĞIZ”
Öte yandan olaya ilişkin açıklamalarda bulunan hayatını kaybeden Kemal Atkoşar’ın Ece Atkoşar, “7 Ocak gecesi özel bir hastanenin ihmali yüzünden 8 Ocak’ta babamı kaybettik. Gaziosmanpaşa’da özel bir hastaneye babamı götürdük. Burada yapılması gereken hiçbir müdahale yapılmadı. Yoğun bakım sevki açılmadı. Yapılması gereken hava ve oksijen tedavisi tam olarak yapılmadı. Gecelik bir meblağ ile yatış istendi. Bunu medikal tedavi gerektiren bir hasta olmadığı için kabul etmedik. Bu aşamada oksijeni 40 dakika çekildi. Babamız birkaç saat entübe edilmek zorunda kaldı. Ertesi gün babamı kaybettik. Babam KOAH tedavisi görüyordu. İhmal, kusur tamamı Gaziosmanpaşa’daki özel hastaneye aittir. Her açıdan eksiklikler büyüktür. Haklı davamızın sonuna kadar arkasında olacağız. Biz babamızın üzerine toprak attık ama başka babaların üzerine toprak atılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Hastane, konuyla ilgili daha sonra bir açıklama yapacaklarını belirtti.
