Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceği ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.

“HERKES BİLİYOR Kİ, BU COĞRAFYA HASSAS BİR COĞRAFYA”
Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Dağ, Irak’ta birkaç yıldır istikrar süreci yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“İran sürekli istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır, özellikle pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi, öncesinde Gürcistan’da yaşanan hadiseler, şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki, bu coğrafya hassas, önemli coğrafya. Bu coğrafya herkes için, her ülke için kıymetli coğrafya. Dünyadaki bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyor.
Tarihsel birikimimiz, bizim bu coğrafyaya ne kadar kıymet verdiğimizi, bu coğrafyada yapacağımız hamlelerde tarihsel kimliğimize uygun şekilde oradan aldığımız referansla hareket ettiğimizi gösteren en önemli hususlardır. Tarihsel kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkarılan savaşlarla hakimiyetimizin nasıl giderildiğini, hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz.”

Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti:
“Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”

GAZZE KONUSUNDA MUHALEFETE ELEŞTİRİ
Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.

Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”
Basına kapalı süren toplantıya, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Cıva, Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin, Yortan Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen ve partililer katıldı.

ZORLU KOŞULLARA DAYANIKLI
IP54 Toza ve Suya Karşı Dayanıklılık özelliğiyle tasarlanan sağlam cihaz, her ortamı güvenle keşfetmenize olanak tanıyor. Sağlam yapısı sayesinde telefon, farklı açılardan yanlışlıkla düştüğünde bile endişe etmenize gerek kalmıyor. Çizilmelere karşı dayanıklı olan telefon uzun vadede şıklığını daima koruyor, böylece günlük işlerinizi endişe duymadan rahatça halledebiliyorsunuz
ÖN VE ARKA KAMERAYLA ULTRA NETLİK
Her açıdan kristal netliğinde görüntüler kayden cihazda 50 MP HD Ana Kamera ve 8 MP Portre Kamera bulunuyor. Telefon, Şık Portre özelliği ile farklı portre modları arasında kolayca geçiş yapmaya imkân tanıyor ve böylelikle içeriklerin kolayca öne çıkmasını sağlıyor.
Süper Gece Algoritmaları ile geliştirilen Süper Gece Modu ise bulanıklığı ve paraziti en aza indirerek gecenin ışıltısını en net şekilde kaydetmenize olanak tanıyor. Her geceyi büyüleyici kılmak ve sosyal medyada daha fazla beğeni almak için Şık Gece Filtrelerine sahip 9 farklı stil arasından seçim yapmanız yeterli oluyor.
Ayrıca bu akıllı telefon sayesinde yüzde 150 daha yüksek ses düzeyiyle kristal netliğindeki seslerin tadını çıkarabilir ve üst düzey ses kalitesiyle film ve müzik keyfinizi yepyeni ve benzersiz bir seviyeye taşıyabilirsiniz.

1 TB GENİŞLETILEBILIR DEPOLAMA ALANI
256 GB depolama alanına sahip vivo Y18, tüm dijital ihtiyaçlarınız için çok daha geniş alan sunan 1 TB genişletilebilir depolama alanı da sunuyor. Cihazın ROM kapasitesini bir mikro SD kart ile artırabilirsiniz.
Ek 8 GB RAM ile 25’ten fazla arka plan uygulamasını zahmetsizce etkin tutabilen ve uygulamalar arasında takılmadan geçiş yapabilen bu akıllı telefon, RAM Tasarrufu özelliği sayesinde 600 MB’ye kadar alan açarak veri dağınıklığını önlüyor ve daha hızlı, sorunsuz bir deneyim sunuyor.
DAHA BÜYÜK PİL DAHA HIZLI ŞARJ
vivo Y18’in 5.000 mAh güçlü pili ile eğlence tüm gün kesintisiz devam ederken 15W şarj kısa sürede güvenli ve hızlı güç sağlıyor. Uzun ömürlü pil ve her zaman kullanıma hazır şarjla tüm gün bitmeyen enerjinin keyfini çıkarabiliyorsunuz.
Ayrıca 40 aylık Pil Sağlığı ve en az 2 büyük Android Güncelleme Garantisi sunan cihaz, 24 Boyutlu Güvenlik Koruması ve Akıllı Şarj Motoru 2.0 sayesinde güvenle şarj edilebiliyor.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu, dün akşam UCM Başsavcısı Kerim Han’ın 20 Mayıs’ta kendisi ve Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunmasının ele alındığı toplantıda konuştu.
Toplantıya Adalet Bakanı Yariv Levin, Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Başsavcı Gali Baharav-Miara gibi isimler katıldı.
Mahkemenin, Han’ın talebi üzerine harekete geçerek kendisi ve Gallant hakkında tutuklama emrini “yakında” çıkaracağını savunan Netanyahu, kararın 24 Temmuz’da ABD Kongresi’nde yapacağı konuşmadan önce çıkarılmasının güçlü olasılık olduğunu iddia etti.
Mahkemeden söz konusu kararın çıkmasına dair henüz net bir gösterge bulunmasa da İsrailli yöneticiler bu kararla yüzleşeceklerinden endişe duyuyor. Teamüller, bu konuda kararın en geç ocak ayına kadar çıkacağına işaret ediyor.
Yargılamaya olası müdahaleyi önlemek için kararı gizlice verme ihtimali de bulunan Mahkemenin, Han’ın talebi kamuya açık olarak sunduğu göz önüne alındığında, yakalama kararını kamuoyuna açıklaması güçlü ihtimal.
YAKALAMA KARARI BAŞVURUSU
UCM Başsavcısı Kerim Han, 20 Mayıs’ta, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunduğunu bildirmişti.
Han, Netanyahu ve Gallant’ın 8 Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’nde “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu” bildirmişti.
Roma Statüsü’nün ilgili maddelerinin ihlal edildiğine dikkati çeken Han, İsrailli yetkililere yöneltilen suçlar arasında “savaş suçu olarak sivillerin aç bırakılması”, “kasten büyük acılara veya vücutta ya da sağlıkta ciddi yaralanmalara neden olmak” ve “savaş suçu olarak zalimce muamelenin” yer aldığını kaydetmişti.
Han, Netanyahu ve Gallant’a yöneltilen diğer suçlar arasında ise “kasten öldürme”, “savaş suçu olarak cinayet”, “savaş suçu olarak sivil nüfusa karşı kasıtlı saldırılar düzenlemek”, “açlıktan kaynaklanan ölümler dahil olmak üzere, insanlığa karşı suç olarak imha ve/veya cinayet”, “insanlığa karşı suç olarak zulüm” ve “insanlığa karşı suç olarak diğer insanlık dışı eylemler” olduğunu belirtmişti.
Başsavcı, işaret edilen insanlığa karşı suçların, “devlet politikası uyarınca Filistinli sivil nüfusa yönelik yaygın ve sistematik saldırının parçası olarak işlendiğini” ve bu suçların devam ettiğini vurgulamıştı.
Gazze’de açlığın “savaş silahı” olarak kullanıldığına işaret eden Han, 8 Ekim 2023’ten itibaren üç sınır kapısının “uzun süre tamamen kapatılması ve yeniden açıldıktan sonra temel malzemelerin geçişinin keyfi olarak kısıtlanması suretiyle uygulanan tam kuşatmanın” Gazze’de halkın temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmasına yol açtığını bildirmişti.
Gıda kuyruğunda bekleyen siviller ve insani yardım kuruluşu çalışanlarına yönelik saldırılara da dikkati çeken Han, saldırıların ölümlere ve kuruluşların Gazze’deki faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırmalarına neden olduğunu aktarmıştı.
Han, Gazze’de kıtlığa neden olan bu eylemlerin İsrail’e, tehdit olarak algıladıkları Gazze’nin sivil halkını toplu cezalandırmak amacıyla “Gazzeli sivil halka karşı açlığı savaş yöntemi olarak kullanmak ve diğer şiddet eylemlerini gerçekleştirmek için ortak planın parçası olarak işlendiğini” ifade etmişti.
İsrail’e “uluslararası insancıl hukuka uyma yükümlülüğünü” hatırlatan Han, “Sahip olabilecekleri askeri hedefler ne olursa olsun, İsrail’in Gazze’de bu hedeflere ulaşmak için seçtiği araçlar, yani kasıtlı olarak sivil halkın ölümüne, aç kalmasına, büyük acılar çekmesine, vücutlarında ciddi yaralanmalara neden olmak, suç teşkil etmektedir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
GAZZE MESAJI
BBP lideri Mustafa Destici, parti genel merkezinde partililer ile bayramlaştı. Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Destici, “Filistin, Gazze olmak üzere Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, Afganistan’ın pek çok noktasında, Suriye’de, Irak’ta Müslüman kardeşlerimiz zulüm altında, işgal altında kan ve gözyaşı ya da esaret altında bayramı idrak ediyorlar. Onların bayramlarını hassaten tebrik ediyorum. İnşallah bağımsız, hür, müstakil ve huzur içinde nice bayramları kutlamalarını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum, dua ediyorum. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de zulüm, katliam, hatta soykırım devam ediyor. Soykırımcı Siyonist İsrail’i onun başındaki katil Netanyahu’yu bir kez daha şiddetle kınıyor, lanetliyorum. Ona destek veren başta ABD olmak üzere bütün ülkeleri ve o ülkelerin başındaki yöneticileri de şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sözde ateşkes kararı aldı. Ama İsrail bayramda da durmadı. Bayramda da çocukları, kadınları katletmeye devam etti. Netanyahu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararını tanımadığı gibi kendisinin daha önce oluşturduğu savaş kabinesinden ‘artık bu soykırım yeter, bu kadarı da fazla’ diyerek ayrılanların, istifa edenlerin olması üzerine savaş kabinesini feshettiğini açıkladı. Herhalde tahmin ediyoruz ki, savaş kabinesi yerine bir soykırım kabinesi kurmayı hedefliyordur. Ama geriye dönüp tarihe baktığımızda ne kadar katil, soykırım yapan yöneticiler varsa hepsi ağır bir şekilde bu yaptıklarının bedelini ödemiş ve insan olarak değil, adeta bir hayvan olarak ölüp gitmişlerdir. Onun için İsrail’in sağduyulu siyasetçilerine, yöneticilerine ve kanaat önderlerine çağrımız; artık Netanyahu’yu bu katilleri, bu soykırımcıları durdurun ki, siz de bu suça ortak olmayın ve gelecekte ödenecek bedelleri de ödemek zorunda kalmayınız” diye konuştu.
‘BUNA MÜSAADE ETMEYİZ’
Destici, Türklük ve İslam üzerinden çeşitli tartışmaların olduğunu ifade ederek, “Bir kere şunu ifade etmek istiyorum ki, biz Kürdüyle, Türkmeniyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Arnavutuyla, Boşnakıyla bu Anadolu’da yaşayan herkesle birlikte Türk milletiyiz. Bizim milletimizin adı Türk’tür. Ama bu etnik kökenleri yok saymamız anlamına gelmez. Bu ülkede Kürtler de vardır, Boşnaklar da vardır, Arnavutlar da vardır, Çerkesler de vardır, Araplar da vardır. Onun için biz bunu bir zenginlik olarak görüyoruz. Buna bağlı olarak maalesef son günlerde aynen 28 Şubat süreçlerinde olduğu gibi Atatürkçülük ve milliyetçilik üzerinden İslam’a ve Müslümanlara saldırı var. Sığınmacılar üzerinden de bazen bu saldırı çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Burası Türk milletinin vatanıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Lozan’da da bir kere daha altını çizerek söylüyorum. Burada Müslüman unsurlar kurucu unsurlar olarak kabul edilmiştir Müslüman olmayan unsurlar, yani Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, Süryaniler bunlar azınlık olarak kabul edilmiştir. İslam düşmanlığı yapanlara açıkça buradan sesleniyorum; eğer Müslüman değilseniz bunu açıklayın. Ve sizi azınlık statüsüne koyalım. Ve ona göre muamele yapalım. Müslümanmış gibi görünüp daha sonra İslam’a saldırırsanız ya da İslam’a saldıranların İslam’ın değerlerine hakaret edenleri korumaya çalışırsanız bu sizin zaten inancınızı ve kimliğinizi net olarak ortaya koymaktadır. Son dönemlerde adeta yeni bir 28 Şubat’ı horlatmaya çalışanlar var. Bazen sığınmacılar üzerinden işte bazen kurban üzerinden efendim işte bazen açıkça İslam’a, dinimize, kutsallarımıza saldırı üzerinden bunu açık ve net olarak görüyoruz. Ama yeni 28 Şubat heveslerine de diyoruz ki, hiç heveslenmeyin, bu ülke bir kez daha 28 Şubat sürecine dönmez, döndürülemez. Buna Büyük Birlik Partisi olarak da Cumhur İttifakı olarak da müsaade etmeyiz” dedi.
Reno11 F 5G 6.7 inç boyutundaki Sınırsız 120Hz AMOLED Ekranı, canlı ekran teknolojisi, ekranın her iki yanında ultra ince 1.47mm çerçevesi ve %93.4 ekran gövde oranıyla ile kullanıcılara neredeyse tam bir ekran deneyimi ve kusursuz görüntüleme sunuyor. 1 milyardan fazla renge sahip parlak 10-bit AMOLED ekran, 1100 nit zirve parlaklığı ile gerçeğine yakın fotoğraflar çekme imkânı veriyor. 120Hz akıcı yenileme hızı ile sosyal medya deneyimini üst seviyeye taşıyan telefon, 90 nit’in altındaki 2160Hz PWM karartma ile de daha göz dostu bir kullanım sunuyor. Yapay zekâ özellikleriyle de dikkat çeken OPPO Reno11 F 5G, yapay zekâ portre rötuşlama ve görüntülerdeki istenmeyen kişileri veya nesneleri belirleyip kaldırarak iz bırakmadan boşlukları doğal olarak doldurabilen silme özelliği (AI Silgi) ile geliyor. Gürültülü arka plan seslerini de başarılı bir şekilde engelleyen Reno11 F 5G, Ultra Ses Modu ile hoparlörden duyulan sesi %300 yükselterek az gelen seslerin daha iyi duyulmasını sağlıyor.

DETAYLARLA DOLU FOTOĞRAF VE VIDEOLAR
Reno11 F 5G, 64MP Ultra-Net Üçlü Kamera ve 4K kayıt özelliği ile içerik yakalamak için ideal bir seçenek. Telefonun yüksek çözünürlüklü 64MP ana kamerası, ultra geniş ve ayrılmış bir makro kamerası ile ayrıntı dolu fotoğrafları başarıyla çekmeyi sağlıyor. Akıllı gece modu, çok yönlü 25mm geniş açılı bir kamerası ve ultra geniş 8MP kamerası ile telefon her türlü ışık ve aydınlatma ortamında profesyonel manzara fotoğrafları çekmeye imkân veriyor. Ana kamera ve 32MP özçekim kamerası sayesinde 4K Ultra-Net video çekmek mümkün olurken, OPPO’nun Portre Uzman Motoru ile gelen kamera portre fotoğrafları da bir üst boyuta taşıyor. Netlik ve yumuşak odak arasında başarılı bir denge oluşturmak için gelişmiş yüz tanıma, nesne algılama, cilt tonu koruması gibi özellikleri birleştiren Portre Uzman Motoru ile kullanıcılar en güzel portreleri çekebiliyor.
İŞ VE OYUN IÇIN COLOROS 14
Reno11 F 5G, OPPO’nun ColorOS 14 işletim sistemi ile kullanıcılara kullanım kolaylığı, güvenlik, üretkenlik, güvenilirlik ve uzun ömürlülüğü bir arada sunuyor. Dosya Yuvası (File Dock) özelliği; resim, metin veya dosyaları kolayca kaydetme ve uygulamalar arasında hızlıca paylaşma olanağı sağlıyor. Akıllı Dokunma (Smart Touch) özelliği ile kullanıcılar bir ekran görüntüsünün içinden resim, metin ve hatta resimler
içindeki metinleri bile yakalayıp alabiliyor. Akıllı Görüntü Matlama (Smart Touch Matting) özelliği ile bir fotoğrafta altıya kadar nesneyi kolayca kesmek ve resmi Dosya Yuvası’na kaydetmek, böylece çıkartmalar oluşturmak veya doğrudan başka bir uygulama ile paylaşmak mümkün oluyor.
ColorOS 14’ün yeni nesil Trinity Engine teknolojisi de hızlı ve sorunsuz performansı garanti ediyor. ROM Canlandırma (ROM Vitalisation) özelliği, kullanılmayan verileri sıkıştırarak ve yinelenen dosyaları kaldırarak 256 GB kapasiteli Reno11 F 5G’den 23 GB’a kadar ekstra alan tasarrufu sağlayabiliyor. OPPO’nun 48 Aylık Akıcılık Koruması sayesinde Reno11 F 5G kullanıcıları telefonlarını yıllar sonra bile sorunsuz kullanabileceklerinden emin oluyor.
GELIŞMIŞ BAĞLANABILIRLIK VE PIL
Reno11 F 5G, 6nm MediaTek Dimensity 7050 yonga seti ile çoklu görevlerin ve oyun ve 4K video çekim gibi zorlu görevlerin üstesinden başarıyla geliyor. Telefon 8GB RAM’i ve 8GB’a kadar genişletilebilir ekstra RAM’i ile arka plandaki uygulamaların kapatılmasına gerek olmadan birden fazla uygulama ve oyun çalıştırmaya olanak tanıyor. 256GB depolama alanı microSD kart aracılığıyla 2TB’a kadar genişletilebiliyor.
Uzun ömürlü, büyük 5000mAh piliyle dikkat çeken Reno11 F 5G, 67W SUPERVOOCTM hızlı şarj ile sadece 10 dakikada %30’a kadar şarj olabiliyor ve tam şarja 48 dakikada ulaşabiliyor. Gelişmiş pil teknolojisiyle dört yıl kullanımdan sonra bile etkileyici pil ömrünü garantileyen telefon böylece kullanıcılara gün boyu kesintisiz kullanım imkânı tanıyor.
100.000 ses tuşuna basma, 200.000 güç düğmesine basma ve USB-C kablosunu 20.000 kez takıp çıkarma işlemlerinin yer aldığı kalite testlerinden başarıyla geçen Reno11 F 5G’nin toza ve su sıçramalarına karşı dayanıklılığı da IP65 sertifikası ile belgelendi.
OPPO’DAN RENO11 F 5G’YE ÖZEL HEDİYE ÇEKI KAMPANYASI
Reno11 G 5G, 22 Mayıs’tan itibaren Okyanus Mavisi ve Palmiye Yeşili renk seçenekleri ve 18.999 TL tavsiye edilen satış fiyatı ile tüketici ile buluşuyor. 22 – 27 Mayıs tarihleri arasında Amazon, Mediamarkt, Teknosa, Vatan, Hepsiburada, N11, Pazarama, D&R ve Idefix üzerinden Reno11 F 5G için sipariş veren ilk 2000 kişi, 2000 TL değerinde hediye çekinin sahibi olacak.
OPPO RENO11 F 5G ÖZELLIKLER:
Ekran: Çerçevesiz 120Hz AMOLED Ekran, 120Hz Ultra Yüksek Ekran Yenileme Oranı
İşlemci: MediaTek Dimensity 7050
Depolama: 8GB RAM + 256GB ROM
Arka kamera: 64MP Ultra-Net Üçlü Kamera, 64MP Ultra-Net Ana Kamera, Ultra-Geniş-Açı Kamera, Makro Kamera
Ön kamera: 32MP Ultra-Net Selfie Kamerası
Yazılım: ColorOS 14
Batarya: 67W SUPERVOOCTM Hızlı Şarj, 5000mAh Büyük Pil, 4 Yıl Ömürlü Pil
Ağırlık: 177 gr
Bakan Şimşek, cari açığı yüzde 2,5’in altına çekmeyi amaçladıklarını da söyledi.
Bakan Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Bizim programın 3 temel hedefi var. Bizin en öncelikli hedefimiz enflasyonu tek haneye indirmekti. Enflasyonu ideal olarak düşük tek haneye indirmek. Fiyat istikrarından çok uzağız ama hedefimiz bu. Programın özü dezenflasyondur. İkinci hedefimiz bunu destekleyecek nitelikte mali disiplinin yeniden tesis edilmesidir. Mali disipline baktığımızda bütçe performansı iyi. Deprem felaketi yaşadık. Bütçe açığı çok arttı. Bütçe açığının yüzde 3’ün altına çekilmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir. Borcun da milli gelire oranını kalıcı şekilde yüzde 40’ın altında tutmaktır. Cari açığı uygulayacağımız politikalarla milli gelire oranla yüzde 2,5’in altına çekmek. Sürdürülebilir cari açık. Dış borcu aşağı çekmek, ihtiyaç duyulan rezervi kalıcı şekilde sağlamak. Bu da üçüncü hedefimiz.
“KKM’DEN TOM OLARAK ÇIKACAĞIZ”
Bu yolculukta iki unsur daha öne çıkıyor. Bu hedeflere ulaşmada ayak bağı olan KKM’den çıkış stratejimiz var. Rezerv birikimi de gereklidir. KKM’den kademeli olarak tam çıkış öngörüyoruz. Bütün bunları kalıcı hale getirecek, mali disiplini kalıcı hale getirecek yapısal reform hedefimiz var.
“RİSK PRİMİ 300’E KADAR DÜŞTÜ”
Program çalışıyor. Bizim bazı alanlarda öngördüğümüzden çok daha güçlü çalışıyor. İçeride ve dışarıda tüm kesimlerin, piyasa aktörlerinin programa inanmasıdır. Risk priminde özetlendiği kanısındayım. Türkiye’nin dış kaynağa çok daha makul maliyetlerle erişmesinin önünü açtı. Baktığınız zaman Türkiye’nin Ağustos’a kadar risk primi farkı gelişmekte olan ülkelerin çok üstündeydi. Ağustostan itibaren gelişmekte olan ülkelerden çok daha düşük spreadlerle uluslararası finansmana erişim sağladık. 700 CDS’ten 300’e gerileme piyasanın bu programa inandığını gösterir.
MERKEZ BANKASI REZERVLERİ 130 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE
Türkiye’ye finansman girişi var mı? Geçen senenin ilk 5 ayında net çıkış yaşamış. Haziran 2023’te 11.4 milyar dolar net portföy girişi var. Türkiye geçen sene uluslararası piyasalardan 10 milyar dolar borçlandı ama yüksek faizlerden borçlandı, faizler şimdi aşağı indi. Türkiye’de rezervler Mayıs itibarıyla 98,5 milyar dolara inmişti, şu anda 130 milyar doların üzerinde. Döviz dönüşümlü mevduatı dikkate alırsanız rezervlerdeki artış 60 milyar dolar civarındadır. DDM’deki azalmayı izlerseniz ve rezerv artışıyla birlikte düşünürseniz 60 milyar dolar düzeyinde artış var. Programın neresi iyi çalıştı derseniz bu boyutu iyi çalıştı. Bankalar Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç öderken 96 dolar bulabiliyorlardı. Şu anda yüzde 138’e çıktı. Bankalar 100 dolar borç öderken 138 dolar bulabiliyor.
“ENFLASYONU AŞAĞI ÇEKMENİN KOŞULLARI HAZIRLANIYOR”
Reel sektöre geldiğimizde geçen sene Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç ödediklerinde 73 dolar borç buluyorlardı. Bizim için uzun vadeli perspektif daha önemli. Biz dedik ki ekonomide yeniden dengelenme, iç talebin ılımlı hale geldiği, dış talebin büyümeyi destekleyici noktaya geldiği bir yapı istiyoruz dedik. Böyle bir ekonomide büyümenin kompozisyonda enflasyonu aşağı çekmemizi ve cari açığı aşağı çekmeyi sağlayacak temel koşuldur. 2023’ün ikinci çeyreğinde yurt içi talebin büyümeye katkısı 10.2 puan. Net ihracatın etkisi -6,3 puan. 3. çeyrekte düzelmeye başlıyor. Net ihracatın etkisi -6,3’ten -2,6’ya düşüyor. 4. çeyrekte 2023 yılı yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi -0,6, yani sıfıra yaklaşıyor. Net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim istediğimiz bu. Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları şu anda hazırlanıyor. Kalıcı şekilde.
“ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY ENFLASYON DÜŞECEK”
12 aylık cari açık 60 milyar doların üzerine çıkmıştı. Aralık’ta 45 milyar dolara geriledi. 2 aylık dış ticaret rakamlarına bakarsak 13,2 milyar dolarlık iyileşme var. Cari açık Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor, program çalışıyor. Bunlar değerli şeyler. Finansal piyasaların gördüğü resim var, bir taraftan bizim sürekli şekilde ana hedefimiz enflasyon düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net şekilde piyasalar diyor ki inanıyoruz, enflasyon düşecek diyor.
“KURDA DEĞERSİZLEŞME ÖNGÜRMÜYORUZ”
Bence enflasyonda aylık bazda trendleri incelediğimiz zaman Ocak, kısmen Şubat trend programla uyumlu bir şekilde. Geçen sene Eylül sonrasında çok net bir trend var. Trend bizim ortaya koyduğumuz hedef patikasıyla yüzde 36 orta nokta. 30-42 arasında belirsizlik noktası var. Ocak ayında sizin bahsettiğiniz faktörler nedeniyle bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta da etkileri olabilir. Mart’ta da yeni baştan çok net trende oturacak. Dezenflasyon hedeflerimizle uyumlu hale gelecek. Yıllık enflasyon yüksek kalacak. Önümüzdeki senenin ilk yarısı dahil enflasyon yüksek kalacak dedik ve yükselecek dedik. Baz etkisi var, para politikası gecikmeli olarak çalışır. Aktarım mekanizmasının etkili olduğu ülkelerde dahil 18 aya yayılan aktarım mekanizması var. Para politikası gecikmeli olarak çalışacak. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda iç talepte ılımlı seyri net olarak göreceğiz. 2021’de dolar/TL kuru 18’e çıkıyor, 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar aynı seviyede kalıyor. Kuru serbest bıraktık, geçici olarak enflasyonist. Geçen sene gelir politikalarının etkisi var, deprem olmuş, inşaat malzemeleri özellikle orada inşaat malzemelerinde çok ciddi artış var. Bu sene böyle birşey olmayacak. Vatandaşlar deprem bölgesinden göçmek zorunda kaldı, kiralar arttı. 2023’ü besleyen bir sürü enflasyon faktörü ortadan kalkacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak. Vergilerin etkisi çıkacak.
“PİYASALARA VE İŞ ALEMİNE SÜRPRİZ YAPMAYACAĞIZ”
Para politikası MB’nin uhdesinde, orada çok değerli benden çok daha birikimli arkadaşlarımız var. Onlar işlerini biliyorlar. Onlara saygım var. Biz enflasyonu çıpalayacak noktaya geldik diyorlarsa onlara saygım var. Biz vatandaşımıza da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. İlk geldiğimiz gün dedik ki, öngörülebilirlik, şeffaflık. OVP’de bizim maliye politikası konusunda ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Biz vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. O istisnalardan verimli olmayanla ilgili çalışma yapacağız diyor. KDV genel artışı olmayacak. Kurumlar vergisinde artış olmayacak. Gelir vergisi oranlarında artış olmayacak. MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik. Polemiklere sosyal medyayı dikkate almıyorum. Piyasalarda belirsizliği artımak, seçime yönelik olarak spekülatif amaçlı bir sürü iddia ortaya konuyor. Koyanlar da saygın olması gereken kişilikler. Kaynağını sormadan. Arasınız bana ulaşamazsan basın danışmanına ulaşırsın, iddiaları sorarsın. Bunların niyeti kötü. Gündemimizde kayıt dışılıkla mücadele dışında ve bazı istisnaların verimli olup olmadığı dışında özel çalışmamız yok.
“VATANDAŞ BİZDEN BUNU BEKLİYOR”
Harcamaları kalem kalem gözden geçiriyoruz. Her bakanlık gelecek, bir sonraki sene için parayı ne için istediğini ortaya koyması lazım. Şu anda biz harcamaları gözden geçirme çalışmasını başlattık. Vatandaş bizden de tasarruf istiyor. Vatandaş bizden bunu bekliyor. Konya’da depremden sonra Ankara’da Hazine binası var. Kolonları çatladı ve 20 kişilik bir uzman ekip inceledi ve çok riskli dediler. 1 metrekare biz yer kiralamadık. 1950 kişiyi kendi bünyemizde maliyenin diğer binalarına yerleştik, 1 metrekare yer kiralamadık. Taşıtlar konusunda ne gerekiyorsa taşıt talebi varsa yerli üretim ve elektrikli alabilirsin diyoruz. Yeni araç istiyorsanız mevcudu satacaksınız. Geçen sene kurumlara hatırlattım, kurumlara hesap soracağız. Maliye ayağında dezenflasyonu destek olacağız çok net. Bütçe hedefimiz var, bunu tutturduk.
]]>
Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
‘MİLLETİMİZİ TEHDİT EDEN HER TÜRLÜ UNSURLA MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK’
“FETÖ/DEAŞ ve organize suç örgütleri gibi milletimizi tehdit eden her türlü unsurla gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek.
Seçim sürecindeyiz fakat hiçbir şekilde hiçbir konu deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın önüne geçemez.
Cumhurbaşkanımızın ziyaret ettiği 5 ilde hak sahiplerine 30 bin konut ve köyevi teslim edildi. Vatandaşlarımızın tüm yaralarının sarıldığı evlerini kaybedenlerin evlerinin teslim edildiği süreçlere devam edeceğiz.
‘PEK ÇOK ALANDA GÜÇLÜ NETİCELER GÖRÜLMEYE BAŞLANDI’
Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle, ekonomi programımız devam ediyor. Enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, genç ve kadın istihdamının artması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı.
Bunların 2023 yılı son çeyreği ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin tüm bu göstergeler net bir şekilde yansımaya başladı.
Enflasyon ve diğer alanlarla ilgili gelişmeleri de net şekilde göreceğiz. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir.
Bu programın olumlu etkilerinin görüldüğü ve bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz.
‘HİÇBİR GİRİŞİM NETANYAHU HÜKÜMETİNİ BU SOYKIRIM FAALİYETİNDEN GERİYE DÖNDÜREMEDİ’
Hepimiz için acı olan Netanyahu hükümetinin soykırımı devam etmektedir. Hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı, hiçbir girişimin Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndüremedi.
GAZZE’DE 6 ÇOCUKTAN 1’İ ŞİDDETLİ BİR KITLIKLA KARŞI KARŞIYA’
aalesef açlıkla imtihan konusunda yepyeni bir krizle karşı karşıya kaldı Gazzeli kardeşlerimiz. İnsanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyor. BM raporlarına göre 6 çocuktan 1’i Gazze’de şiddetli bir kıtlıkla karşı karşıya.

ÇELİK: ABD AÇISINDAN UTANÇ VERİCİ KARA LEKE OLARAK TARİHE GEÇECEK ADIMDIR
Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak olduklarını, soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir her seferinde uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek, faaliyetlere devam etmiştir.
Gazze’de ortaya çıkan tablo uluslararası sistemin topyekün işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gelmiş dayanmıştır. Gazze’de soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. Burada soykırımı yapan Netanyahu hükümetin ahlaken ve siyaseten iflasının, nefret eyleminin sembolü haline gelmesinde uluslararası mekanizmaların etkisizleşmesi gibi tabloyla karşı karşıyadır.

ABD tarafından veto edilmesi ise Amerika açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. BM Güvenlik Konseyi içindeki bilek güreşi, 10 dakikada bir çocuğun öldüğü soykırımın devam etmesine yol açmaktadır.
‘İSRAİL’İN PLANLARI FİLİSTİN’İ KAĞIT ÜSTÜNDE GÖZÜKECEK BİR DEVLET HALİNE GETİRMEKTİR’
İsrail’in planları coğrafi bütünlüğü yok edecek, Filistin’i kağıt üstünde gözükecek bir devlet haline getirmektir.
Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır. Cumhurbaşkanımız Cezayir’den, Mısır’a kadar son zamanlarda ziyaretler gerçekleştirdi. Tüm ziyaretlerin amacı ortak duruşu daha da güçlendirmektir.
AZERBAYCAN-ERMENİSTAN SAVAŞI
Kardeş Azerbaycan’daki seçimlerin ardından Sayın Aliyev’i tebrik etmiştik. Karabağ’daki savaşı da takip ediyoruz. Yıllarca Minsk grubunun oyalama siyasetinin şimdi başka mekanizmalarla ortaya çıkarılması çabasını da görüyoruz.
Ermenistan’da bu saldırganlıktan vazgeçme, Ermenistan’ın refahı konusunda bir irade gerçekleştirme tavrı ortaya çıktığını net bir şekilde görüyoruz. Bizim buradaki isteğimiz bölgenin ortak refahına katkı sağlayacak mekanizmaların kurulmasıdır.
‘TÜRKİYE YENİ ASTRONOTLARI DA UZAYA GÖNDERECEK’
Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir. Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir.
Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim.
‘MUHALEFETTE BİZİM İFADELERİMİZİN ÇOK ÖTESİNDE BİR VAHAMETİN OLDUĞUNU GÖRDÜK’
Sayın Cumhurbaşkanımızın seçim mesaisi devam edecektir. Burada Cumhur İttifakı ortaya koyduğu ilkeler ve prensipler çerçevesinde sandığa 1 aylık zaman kalmışken, kendi ilkeleri çerçevesinde açık bir iletişimle yoluna devam etmektedir.
Karşımızdaki muhalefetin 14-28 Mayıs sürecinden yerel seçime kadar içine düştüğü tabloyu net bir şekilde hatırlatmak gerekir. 6’lı Masa olarak karşımıza çıkmıştı. Hepsi Cumhurbaşkanı yardımcısıydı. Bunların ortaya koymaya çalıştığı sistemin ihtiyaçları karşılayacak, yönetilme ihtiyacını karşılayacak sistem olmadığını ifade etmiştik. Sonrasında ortaya çıkan gelişmeler bizim ifadelerimizin çok ötesinde bir vahametin olduğunu gösterdi.

Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkan sayın Kılıçdaroğlu’nun kendi partisinden, müttefiklerinden bile götürdüğü net şekilde görüldü. Milletin önüne çıkıp poz verenlerin şu anda birbirlerine belki de Türk siyasi tarihinde en ağır söylemle mukabele ettiklerini görüyoruz.
‘MİLLETTEN ÖZÜR DİLEMESİ GEREKİR’
6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlarımıza özür borcu vardır. Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz.
CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var.