Fenerbahçe ‘Yabancı hakem ve erteleme’ diyerek Süper Kupa için rest çekti. TFF de isteklerini kabul etmedi. Fenerbahçe’nin sahaya U19’la çıkma kararını eleştirenler de destekleyenler de var. Ne dersiniz?
“BUNU NASIL İZAH EDER CAMİAYA”
MURAT ÖZBOSTAN: 117 yıllık tarihi olan bir kulübe yaşatılanların mantıklı hiçbir tarafı yok. Fiyaskoyla sonuçlanan olağanüstü kongrenin ardından alınan bu karar, her şeyden önce Fenerbahçe taraftarının içine sinmiyor. Bir de buna genç yıldızlarını alet etmek, onları bir piyon gibi kullanmak da senaryonun en kötü kısmı! “Sahaya 9 kişi çıkalım, 3 kişi de sakatlanır. Maç tatil olur” gibi senaryolar konuşuluyor.. Ya da formanın altından çıkacak sürprizler.. “Yabancı hakem olursa A takımla finale çıkarız” restiyle TFF’ye resmi yazı yazmak da enteresan.. “Yani bu şartlar olursa biz oynarız” diyorlar. Kime ne ceza veriyorsunuz?.. Benim gördüğüm burada tek cezalandırılan U19 takımı ve Türk futbolunun geleceği olan gencecik çocuklar… Onlar da şaşırmış kalmış zaten.. İçlerine sinmiyor bu yöntem.. Ne diyelim harika bir protesto! Kupayı Galatasaray alacak.. Sarıkırmızılılar şampiyon olursa bir sezonda iki kupa Galatasaray’a hediye edilmiş olacak. İşte o zaman Ali Koç ve yönetimi bunu nasıl izah eder camiaya!”
“AVRUPA’YA REZİL OLACAĞIZ”
LEVENT TÜZEMEN: “Avrupa’ya yine rezil olacağız. Fenerbahçe’nin Süper Kupa finaline U19 takımıyla çıkması tam bir skandal. Genç oyuncular, sakatlanarak mı takımın 6 kişi kalmasını sağlayacak. Bu yorumu sayın Erol Bilecik’in açıklamalarından anladığım kadarıyla yapıyorum. Çünkü Bilecik, “Maç 90 dakika sürmeyecek” dedi. TFF itibar suikastine uğruyor ancak çare üretemiyor. U19’da görev yapan oyuncular, belki tarihe geçecek ama futbolculuk hayatları sürdüğü müddetçe bu travmayı hep hatırlayacaklar. Ben oyuncuların ailelerinin yerinde olsam bu duruma izin vermem. O gençler, Fenerbahçe’ye oynamak için geldiler. Ama bir inat uğruna piyon durumuna getiriliyorlar. Futbolcuların oyundan kendilerini ne şekilde dışarı çıkaracaklarını merak ediyorum. ‘Sakatlandım’ mı diyecekler, yoksa rakibe yapacakları hamleler nedeniyle sahayı kart görerek mi terk edecekler. Galatasaray’ın hocası Okan Buruk bunun analizini yapmalı, tedbirini almalı. Başta Icardi olmak üzere bazı oyuncularını oynatmamalı.”
“MAÇI OYNAMAYACAK”
GÜRCAN BİLGİÇ: “Fenerbahçe camiası kararlılığını, yapabileceği en sert şekilde gösterdi. Alabileceği bir kupadan feragat edip, sistemdeki adaletsizliği protesto etti. Bunu yaparken de kendi açısından en az zarar görecek yönteme girdi. U19 takımı yönetimin formülünde sahaya çıkacak ama maçı oynamayacak. Hedefleri o gencecik çocukları Galatasaray karşısında ezdirmeden Fenerbahçe’de alınan karar doğrultusunda temsil etmeleri. Bunun karşılığı da hükmen mağlubiyet. Bunu gerçekleştirmenin formülleri var. Mesela takım sahada 7 kişi kalırsa maç biter. Oyuncular sakatlanabilir, maça devam etmeyebilir. Karşısındakini kendisi gibi bilenler, bu çocukların kırmızı kart göreceğini sanıyorlar. Galatasaraylı oyuncuları sakatlayacaklarını düşünüyorlar. Böyle bir şey olmayacak. Bir kupadan çekilirseniz sonraki organizasyondan da men edilirsiniz. Fenerbahçe yönetimi, bunu kendi isteğiyle yaptı. Kupaya katılmayacağını deklare etti. Bu durum haziranda seçilecek yeni yönetim tarafından değiştirilebilir ya da devam ettirilir.”
“İLK KEZ ŞAHİT OLUYORUM”
ÖMER ÜRÜNDÜL: “Kendimi bildim bileli dünyada benzeri olmayan ama bizim ülkemizin vazgeçilmezi ‘büyük takımlar’ olayı yüzünden çeşitli kaoslar yaşanıyor. Her TFF bundan nasibini ve eleştirisini aldı. Medya, yönetici, taraftar, teknik direktör ve futbolcu baskıları yüzünden hakemler ‘büyüklerin’ maçlarına rahat çıkamadı, takdir haklarını hep onlardan yana kullandılar. Ama bu sezonki futbol ikliminin geldiği felaket duruma ilk kez şahit oluyorum. TFF, eleştiri yağmuruna tutuldu, hakemler artık tamamen maç yönetemeyecek duruma geldiler. Ve en sonunda da Süper Kupa finali özelinde yaşananlar. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Trabzonspor karşılaşmasından sonra olağanüstü kongre kararı aldı. Ana gündem maddeleri ligden çekilmek ve Süper Kupa finali için yapılacak yaptırımlardı. Birinci maddenin olasılığı için ‘sıfır ihtimal’ diye bahsetmiştim. İkinci madde kaçınılmaz oldu. Benim üzüldüğüm konu, bu gençlerin, çeşitli nedenlerle oyundan çıkarak maçın tatil edilmesine neden ola cak olmaları.”
]]>Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum A Haber’de yayınlanan Arka Palan programında seçim sürecine dair detayları ve projelerini anlattı.
İşte Murat Kurum’un açıklamalarından satır başlıkları;
Saha, ’31 Mart’ta Murat Kurum geliyor, Cumhur İttifakı geliyor’ diyor.” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Murat Kurum, “Çok güzel bir coşku var. Milletimizle bir araya geldik, onları dinledik, çözümlerimizi sunduk. 5 yıllık süreçte İstanbul’un kırgın olduğunu gördük. Sorunlarına ilişkin ilginin gösterilmediğini gördük. Projelerimizi, eserlerimizi, hayallerimizi açıkladığımızda milletimizin sevgisiyle karşılaştık.” şeklinde konuştu.
“BİR TARAFTA VAATLERİNİ BİLE HATIRLAMAYAN, DİĞER TARAFTA DA 81 İLDE HİZMETLER YAPMIŞ BİR ADAY VAR”
Murat Kurum, İstanbulluların 31 Mart’ta sandığa gittiğinde adaylara bakarak değerlendirme yapacağını söyledi. Mevcut İBB Başkanı’nın verdiği sözleri hatırlamadığını belirten Kurum, “Vatandaşımızın sorunları var ve bunların çözülmesini istiyorlar. İlgi istiyorlar, sevgi istiyorlar. Bir yöneticiden, Belediye Başkanı’ndan şehri için yapılmasını bekliyorlar. Deprem çalışması, trafik sorunları bunların içinde. Şehrin zor anında yanında olmalarını istiyorlar. İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak; metroya güvenle binmek isterim, hızlı ulaşım isterim, deprem korkusunun giderilmesini, taksi probleminin gündemden çıkarılmasını isterim. Söylemlerin gerçekleşmediği gerçekler var. Milletimiz bunları değerlendirecektir. 5 yıldır verdiği vaatleri bile hatırlamayan, İstanbul dışında her şeyle ilgilenen bir Belediye Başkanı var. Diğer tarafta 81 ile gitmiş, deprem dönüşümüyle ilgili elinden geleni yapmış, afetlerde milletin yanında olmuş, verdiği sözleri gerçekleştirmiş biri var.” dedi.
İbrahim Amca ile görüşüyoruz. Onun gibi çok amcamız, teyzemiz var. Afette hayat arkadaşını bırakmamış, biz de gidip gördük. O acıyı kelimelere bile dökemiyorsunuz. 15 gün sonra yeni evini yaptık, 1 yıl sonra onu ziyaret ettik. Onların umudu olduk. Bahçesinde karpuz yetiştiriyor ve size hediye ediyor. Bundan büyük güzellik yok. 81 ilde ailemiz var. Rize’nin yaylasında da var, Erzurum’un köyünde de var.

“BEN SOKAKTA OLACAĞIM, ŞANTİYEDE OLACAĞIM”
Ben istesem de rol yapamam. İçimden nasıl geliyorsa öyle davrandım. Çözebileceksem ,’çözerim’ dedim. Problemi gidermek için mücadele ettim, milletimizin duasını aldım. Çözemeyeceğim bir şey ise ‘ben bunu yapamam’ dedim. Bir yöneticiden samimi, dürüst olmasını bekliyorlar. Vatandaşımızın takdiri karşılığında görevimizi yapacağız. Bunu yapmak için Belediye Başkanı, Bakan oluyoruz. Göreve gelir gelmez de milletimizin yanında olacağız. Sokakta olacağız, 10 kişiye sorsanız 9’u sorunları söyler. Siz de Belediye Başkanı’ysanız, sorunları çözmek için çalışıyorsanız insanlar da arkanızdan geliyor. İstanbul’un kaybolan 5 yılı var. Öncelikle bunu telafi etmeliyiz. Yatırımlar yapmalıyız. Murat Kurum bugün nerenin açılışını yapıyor, nerenin temelini atıyor bunu görecekler.
“SADECE İSTANBUL” DİYORUZ
Eser yapan tarafta olacağız. O yüzden ‘Sadece İstanbul’ diyoruz. 6 aylık ve 1 yıllık projelerimizi açıkladı. İBB böyle bir şey sundu mu. Arkadaşlarımızın sorunların tespitlerini yaptı. Bilim insanlarıyla görüştük. Bu işe ilişkin yetkin kişilerle çalışma yaptık. Polemiğin İstanbul’a 5 yıldır fayda sağlamadığını gördük. Algıyla deprem yönetilebildi mi. Geldiğimiz nokta dünden daha kötü. Ulaşım sorunu da çözülemedi. Bakın karşı tarafa; gündemi İstanbul dışına çekme çabası var. Çünkü İstanbul’da anlayabileceği bir şey yok. Bir eser yok.

Gittiğimiz her yerde bunu yapmaya çalıştık. Önemli ola şu; sahada karar verip, yerinde uygulama yaptık. Hemen işler başladı. Ben hatırlamayacağım vaadi vermem. Bundan da ar ederim. Bizim siyaset anlayışımızda bu yoktur. Milletimize 22 yıldır da yalan söylemedik, kandırmadık. Söylediklerimi yapmaya çalıştık. Yüzde 90 da gerçekleştirdik. Kusursuz değiliz, aksayanlar vardır. Giresun, Malatya, Elazığ, Rize ve Bartın’da sözler verdik ve tuttuk. Elazığ’ın ‘Kara Murat’ı iş yapmadan olamıyorsun. Sokak sokak gezdik.
“FOTOĞRAF ÇEKTİRİP PALANDÖKEN’E GİTTİ”
İzmir’de seferberlik anlayışla çalışıyorduk. Arkadaşlarımıza talimatlar verdik ve süreci takip ediyorduk. Enkaz altında yakınları olan vatandaşımızla birlikte üzülüyor, birlikte ağlıyorsunuz. Orada bir ablamızın eşini enkazdan çıkardık. Beraber cenaze namazı kıldık, eşinin yerini dolduramayız ama evladı olduk. Afet alanlarında ben hep şunu duydum; ‘Allah devletimize zeval vermesin.’ Saatlerce de çalışsak, günlerce de uykusuz kalsak, milletimizin bu sözleri yeter. Biz sahada çalışıyorduk CHP’li Belediye Başkanı geldi dediler, sonra galiba birkaç fotoğraf çektirip Palandöken’e kayağa gittiler, biz de vatandaşımıza verdiğimiz sözü tutmak için çalıştık. 40 günün üzerinde orada kaldım. Sonra da Elazığlı vatandaşlarımız bizleri havalimanından uğurladı, böyle Kara Murat olduk.
SOSYAL KONUT OLARAK 1 MİLYON 250 BİNİ AŞTIK
Türkiye’de 2 milyon 200 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. Sosyal konut olarak da 1 milyon 250 bini aştık. Tüm Türkiye’de çok önemli bir süreç yürüttük. Türkiye’deki yapılan neredeyse yarıya yakınını depreme dayanıklı hale getirdik. Geriye dönüp baktığımızda kule vinç yoktu, izelasyon malzemesi yoktu, biz böyle bir Türkiye’yi devraldık. Şimdi her şeyimiz var. Büyük yol altık. 80 bin konut bitirdik. Emlak Konut Genel Müdürü’yken 125 bin konut yaptık. Onların 5 yılda yaptığını, 2-3 projede temel atarak yaparız. Ben 5 yılda 650 bin konut yapacağım. Onların böyle bir derdi yok. Biz Elazığ’da Malatya’da konut yaparken, onlar burada para kuleleriyle poz verdiler. Biz yangınlarla mücadele ederken, onlar Boğaz’a nazır villalar yaptılar ve İstanbul’dan gizlediler. Polemik yapmaya devam ediyorlar. Şimdi de ‘Bakanlar geliyor’ diyorlar. Ben o Bakanlarla birlikte çalıştım. Sen 7’li masa etrafında oturuyordun, ‘birlikte yol yürüyeceğiz’ diyorsun, 6 Genel Başkan, Cumhurbaşkanı Yardımcılıkları oluyordu. Şimdi yalnızsan dönüp de bir aynaya bak. Seni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapan Genel Başkanı’nı sırtından bıçakladın, Ablam dediğin Meral Akşener’i görse başka yöne gitmeye çalışır. Sen uyumsuz bir insansın, kimseyle birlikte çalışmıyorsun. Kendini Kaf Dağı’nda görüyorsun ama kimse seni orada görmüyor.
650 bin konutun dönüşümünü sağlayacağız. 300 bin konut KİPTAŞ eliyle olacak. Her yıl 60 bin olmak üzere 5 yılda 300 bini bulacak. Yarısı Bizden ile 700 bin TL hibe, 700 bin TL kredi ve 100 bin TL kira desteği olacak. Yerinde dönüşüm ile de 250 bin konut yapılacak. Biz hangi projemizde vatandaşımızı yerinden etmişiz. O kadar davalar açtılar, engellemeye çalıştılar şimdi vatandaşımız huzurla, güvenle oturuyor. Algıyla konuyu başka yere çekmeye çalışıyorlar.
15 NİSAN’DA DÖNÜŞÜM BAŞVURULARI BAŞLIYOR
Vatandaşlarımızla konuşabilirler, gidip bakabilirler. Kirazlıtepe’deki vatandaşımız yine evinde. Tozkoparan, Okmeydanı, Üsküdar’da da hep aynısını söylediler ve yerinde yapıyoruz. Davulla zurnayla başlayacağız, davul zurnayla bitireceğiz. 10 tane dairesi var mesela. Dönüşüme girdiğinde 7 tane yapabiliyor. Bu kaybını imar düzenlemesiyle vatandaşımıza vereceğiz. Vatandaşımız kendisi yerinde dönüşebiliyor, hak kaybı da yok. Bu imar düzenlemesi Meclis’e gelecek. 250 bin konut böyle dönüşecek. 100 bin konut da 39 ilçeye yapılacak ve hiçbir şekilde satılmayacak. Sadece kiralanacak. İlk defa bir aday 6 aylık planını açıklıyor. Biz hazırlıklıyız, 1 Nisan sabahı ne yapacağımızı bileceğiz. Ben böyle çalışıyorum. Talimatları arkadaşlarıma vereceğim, herkes işini yapacak. Tarihe geçecek dönüşümde 15 Nisan’da başvuruları alıyoruz. 1 aylık bir süre olacak. Acil yerlerden başlayacağız. 6 ay 20 bin konut, ilk yıl 60 bin konutu başlatmış olacağız. İlk 6 ayda biz bunların 5 yılda yaptığının 4 katını yapmış olacağız. 250 bin konutun müracaat edeni hemen başlayacağız. Vatandaşımız istediği an hemen Meclis’ten geçirip başlayacağız. 39 ilçede dönüşüm ofisleri çalışacak. Gelen talepleri 1 yıl içerisinde planları yapıp vatandaşın önünü açacağız.”
1 YILDA 40 KİLOMETRE YENİ HAT
Mevcut İBB, şu an yeni açtıklarıyla birlikte 5 yılda 17,88 kilometre metro yapmış. 230 kilometre sözü vermişlerdi. İkitelli-Ataköy, Mimar Sinan İstasyonu’nu açacağız. Çekmeköy-Samandıra’da Sancaktepe Hastane İstasyonu’nu açacağız. Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattı tam 13 kilometre ve bunu ilk yılda açacağız. Samandıra-Sultanbeyli hattı, Kabataş-Yıldız’ı ilk yılda hizmete açacağız. Arnavutköy-Halkalı hattı da ilk yılda açılacak. 1 yılda 40 kilometre yeni hattı İstanbul’a kazandıracağız.
11 YENİ RAYLI SİSTEM HATTI 1 YIL İÇİNDE BAŞLIYOR
İlk 6 ayda yapımına başlayacağımı raylı sistem hatları ise; Kaynarca-Tuzla, Bağcılar-Küçükçekmece, Mahmutbey-Halkalı-Bahçeşihir-Esenyurt, Sefaköy-Avcılar-Beylikdüzü, Vezneciler-Sultangazi, Sultanbeyli-Kurtköy ve Kurtköy-Sabiha Göçen hatları.
İlk 6 ayda başlayacağımı tramvay hatları ise; Üsküdar-Kadıköy-Kartal-Maltepe, Eyüpsultan-Bayrampaşa, Eyüpsultan, Piyer Loti teleferik hattı, Sefaköy-Yenikapı, İncirli-Söğütlüçeşme ve Samandıra-İstanbul Havalimanı.
Toplamda 184,7 kilometrelim 11 yeni raylı sistem hattını 1 yıl içerisinde başlatmış oluyoruz. İlk yıl aynı anda 20 hat ve 270,6 kilometrelik raylı sistem hattı çalışmasını sürdürmüş olacağız.
Tünel ve yol projelerimiz de hazır. İlk 6 ayda yapılacak projeler; Dolmabahçe-Levazım, Levazım-Armutlu, Göztepe-Bostancı, Ayazağa-Çayırbaşı, Kağıthane-Bayrampaşa. İlk yıl projemizde yer alanlar ise; Artmulu-Cendere ve Cendere-Ayazağa.
İlk yıl 50 bin araçlık otoparkın yapımına başlayacağız. 25 bin araçlık otopark hizmetine ilk 6 ayda başlayacak.
TAKSİ SORUNU 6 AYDA ÇÖZÜLECEK
Taksi sorununu 6 ayda çözeceğiz. Bu İstanbul’a sözümüz. Bu onların sözüne de benzemez. Çünkü onlar sözlerini tutmuyor.
Afet lojistik merkezleri kuracağız. Herkesin afet çantası olacak. Toplanma alanları çok önemli. Bugün park, bahçe olarak kullanacağımız yerler, afet anında toplanma yeri olacak. İstanbul’un dijital ikizini kuracağız. Her şeyi tek çatıdan yöneteceğiz. Toplanma alanlarını vatandaşlarımız, bugün park, kütüphane, kreş olarak kullandığı yerler. Buralar afet esnasında, mutfak, revir, haberleşme merkezi olacak. Afet ulaşım yollarının da hazırlanması lazım. 2 milyon kişiye çadır kurulabilecek. İstanbul’da bu sistemi hazırlayacağız.
İlk 6 ay içerisinde İstanbul’un Kentsel Tasarım Rehberi’ni hazırlayacağız. Beşiktaş’tan Eminönü’ne girdiğinizde dokuyu her yerde hissedeceksiniz. 39 ilçeye yapılacak mahalle bahçeleri ilk 6 ayda başlayacak. İstanbul Botanik Bahçesi toplam 8 milyon metrekare olacak ve ilk 6 ayda yapımı başlayacak. İstanbul Müzesi’ni yüzde 70 ilerlemeyle vermişiz, 2019’dan beri ilerlememiş. İlk yılda bunu tamamlayacağız. İki günlük konsere 500 milyon TL harcayacağına, gel bu müzeyi aç da İstanbullulara hizmet etsin.
Şehir kütüphaneleri 39 ilçeye yapılacak. Silivri’deki gencimiz kütüphane için Beşiktaş’a, Kadıköy’e gelmek zorunda kalmayacak. Gençlerin, kadınların İstanbul’u olacak ve şehri de onlarla birlikte yöneteceğiz.
1 YILDA 7/24 HİZMET EDECEK 100 KREŞ
Olimpiyatlar İstanbul’da olsun, Avrupa Şampiyonası İstanbul’da oynanasın istiyoruz. 1 yılda 100 kreş açacağız. Bizimkiler depreme dayanıklı, kreş altyapısı olacak ve 7/24 hizmet verecek. 39 ilçeye ilk 1 yıl içerisinde hayvan bakım merkezlerini açacağız. İki yakada 50 bin kapasiteli barınakları açacağız. Aşılama, tedavi, kısırlaştırma, bakım hizmetleri yapılacak. Sokağı kontrol etmeliyiz. Silahtarağa’da temel atmama göreni yapılmıştı. Orayı yeniden başlatacağız. Silahtarağa Arıtma Tesisi’nin temelini ilk 6 ayda atacağız. Haliç eski günlerine gidiyor. Yapraklardan alkış beklenen bir durum var. İstanbul’a 5 yılda bir çay bardağı içme suyu getirilmemiş. Müsilajla mücadelesini verdik ve ‘her belediye üstüne düşeni yapacak’ diye protokol yaptık. İstanbul için bir şey yapmayacaksın ama kendi menfaatine bir şey gördüğünde hemen git oraya çadır kur. İstanbul’un kaynaklarını harca, bu İstanbul’u nereye götürür. İstanbul’un yıllık bütçesi 7 milyar dolar. Biz de soruyoruz ‘nerede’ diye bulamadık? Devletin gönderdiği bütçe, gününde yollanmış. Ben Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı’ydım. Ben gönderiyordum paralarını günü gününe İller Bankası’na, ne demek ‘gelmedi.’ Para nereye gitti biliyor musunuz? Kendi gelecekleri için CHP’yi dizayn etme çalışmalarına, tabelalara gitti. Reklam bütçesi deprem bütçesinin iki katı. Bu bile her şeyi anlatıyor. Balya balya fotoğraflar her şeyi anlatıyor. Milletimiz bunları görüyor. 31 Mart’ta da sandık önüne geldiğinde hesabı kesecek. Sandık günü, hesap günü.
ANKETLERDE SON DURUM NE?
Göreceğiz Pazar akşamı. Onlar Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, ‘kazandık, aramızda kalsın, öndeyiz’ demişlerdi. Bunu Pazar günü de yapacaklar. Sandık görevlileri son ana kadar, seçim kurullarına mühürlü sandık sonuçlarını teslim edene kadar rehavete kapılmayalım. Aynı oyunu yine yapacaklar. Mayıs seçimlerinde de yaptılar, biz galip geldik. Biz anket yaptırıyoruz, 1,7 puan öndeyiz. 31 Mart akşamı biz Saraçhane’ye geliyoruz. Rehavete yer yok. Ben sandık günü çok daha farklı olacağını düşünüyorum.
İŞ KURMAK İSTEYENLERE SERMAYE DESTEĞİ
İş kurmak isteyen gençlerimize sermaye desteği vereceğiz. 100 bin gencimize iş açma desteği verilecek. Ofis hizmetini İBB olarak biz karşılayacağız. Gençlerimiz beraber iş üretiyor. Biz bunu 39 ilçede, paylaşımlı ofislerimizi harekete geçireceğiz. İSMEK, İstanbul için de önemli. Sanayicilere gittim ara teknik elemanın olduğunu söylüyorlar.
İLK AKILLI ŞEHİR UYGULAMASI
İlk akıllı şehir uygulamasını Esenler’de yapıyoruz. Nefes alacak yer yok. Esenler Belediye Başkanlığımız ile birlikte el ele vererek, modern, altyapısı olan, okulu ve yeşil alanı olan konutlarımızı yaptık. 173 bin konutların arasında bu konutlar. 650 bin konut yapılmamalı derken başka bir çözüm sunuyorlar mı? İBB danışmanları, bilim insanları, etkin ve yetin kişiler ne diyor; İstanbul olası depreme dönüşümle hazırlanır. Bu tespit ve gerçek. Yenilemeyeceğiz de ne yapacağız. Deprem endişesiyle yaşanmasını izleyecek miyiz? Ben Belediye Başkanı olarak bunu izleyemem, izleyeceksem Belediye Başkanı olmayayım. Ben o koltuğa oturuyorsam, vatandaşımın rahatlığı, huzuru, güveni bana emanetse eğer; ben bunun için çalışacağım. Onlar ne derse desin, hangi amaç uğruna İstanbul’da olurlarsa olsunlar. Biz İstanbul’un yarınları için çalışacağız. 22 yıldır böyle hizmet ediyoruz.
YRP SEÇMENİ HATAYA DÜŞMEYECEK
Yeniden Refah Partili seçmenimiz CHP’li Belediyecilik anlayışını en iyi bilen seçmendir. Geçmişte yaşadığı sıkıntıları, problemleri, bir çözümsüzlük belediyesi olduğunu en iyi bilen seçmendir. Rahmetli Hocamızın hayalleri vardı. Bu ülkenin büyümesi, gelişmesi, yerli ve milli sanayisi adına hayalleri vardı. 22 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız bu hayalleri gerçekleştirmek için ekibiyle birlikte mücadele ediyor. Tankımız, İHA’mız, BAYKAR, Bayraktar, Akıncı, SİHA varsa, Kızılelma yoldaysa eğer, o hayalleri gerçekleştirmek için verilen mücadele sayesindedir. Ayasofya prangalarından kurtulduysa, ezanlar artık sonsuza dek yankılanıyorsa eğer o iradenin yansıtılmasıyla olmuştur. Filistin’deki zulme karşı Sayın Cumhurbaşkanı’mız tüm dünyaya meydan okuyorsa eğer, bu anlayışın tezahürüdür. Çamlıca Camii, Ayasofya’yı selamlıyor. Levent Barbaros Camii, Taksim Camii… Yeniden Refah Partili seçmenimiz bu iradenin yansıtılmasını ister. Ben seçmenimizin hataya düşeceğine ihtimal vermiyorum. Refah Partili seçmen, CHP zihniyetine mi yoksa anlattığım hayallerin gerçekleşmesi adına mücadele edenlere mi destek verilmesi gerektiğini bilen bir seçmendir.
Yerel seçime gidiyoruz, takım tutmuyoruz, taraftar değiliz. Kim en iyi hizmeti yapacaksa, o iradeye vereceğiz. DEM’li bir esnafımız; ‘benim 18 oyum var hepsi sana’ dedi. ‘Benim memleketim Bitlis’e hizmet ettin, Ağrı, Diyarbakır, Hakkari’ye hizmet ettin, kimseyi ayırmadın biliyorum’ dedi. Biz kimseyi dışlamıyoruz, bugüne kadar kimi dışladık. 16 milyonun oyuna talibiz, 16 milyona eşit hizmetler getireceğiz. Onlar hangi uzlaşıyı yaparsa yapsın, seçmenin de bir kararı var.
Ülke yönetimi değil şehir yönetimine dair bir karar vereceğiz. Esenyurt’ta oturan vatandaşımız metroya binsin mi, binmesin mi, deprem korkusu gitsin mi, gitmesin mi, bu şehre huzur, güven gelsin mi gelmesin mi bunun kararını vereceğiz.
]]>

Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;
Boztepe’den Ordu’ya bakılmakla doyulmaz. Ordu’nun güzelliği söylemekle sayılmaz. Denizde dalgası var üstünde takası var Allah şahit Ordu’nun millete sevdası var. Bakılmakla doyulmayın, güzelliği sayılmayan, milletine, vatanına, devletine, sevdasına gökte uçan kuşların bile gıpta ettiği medarı iftiharımız Ordu. Senin her ilçenin, her mahallenin, sesimize sesiyle, sevdamıza sevdasıyla mukabele eden kadirşinas her bir insanını hasretle selamlıyorum. Ordu’ya mayıs 2023 seçimlerinde cumhurbaşkanlığında sahsıma verdiği yüzde 62’yi aşan Meclis’te Cumhur İttifakı’na verdiği yüzde 61’in üzerindeki desteği için şükranlarımı sunuyorum. Bu rekor sonuçlarla Ordu Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirleri arasında yer alma kararını ortaya koymuştur. Ülkeye eser kazandırma ve millete hizmet etme yolunda girdiğimiz her mücadelede kayıtsız şartsız yanımızda yer alan Ordu safını bir kez daha şüpheye yer vermeyecek şekilde göstermiştir.

Biz de bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Ordu’nun bu sevgisine layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar sakın bunlara yer vermeyin. Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik. Tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük, bundan sonra da onlarla yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır, kifayetsiz bir muhterisdir. Ordu’nun siyasi hokkabazlıklara değil sadece esere ihtiyacı var, hizmete ihtiyacı var. Türkiye Yüzyılı’na hazırlanmaya ihtiyacı var. Elbette bu ülkenin her bireyi istediği partide siyaset yapma hakkına sahiptir.

Nereye giderse gitsin, hangi partide siyaset yaparsa yapsın. Bizim onlarla işimiz yok.

ORDU’NUN YAPACAĞI TARİHİ SIÇRAMAYI HİÇBİR ENGEL DURDURAMAZ
Bizim sadece şu anda Cumhur İttifakı’mız var, AK Parti’miz var. Siyasetin namusu var. Evvela üyesi olduğun, adayı olduğun partiye sadakat göstermen gerekir. Hani eskilerin deyimiyle, eli işte gözü oynaşta olanlardan ne partilerine ne de şehirlerine hayır gelir. Biz sadece kendi partimizle, kendi ittifakımızla yol yürüyenlerden mesulüz. Ne diyor? Ben seçimi kazanacağım sonra AK Parti’ye geçeceğim. Bizim onlarla işimiz yok. Biz yola çıktıklarımızla aynen yolumuza devam ederiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı, Ordu’yu Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehri yapmak için vizyonuyla, programıyla, projesiyle 31 Mart’a hazırdır. 31 Mart akşamı Ordu Hilmi Güler’i ile ve tüm ilçe belediyeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu? Mesele bu siyasi hayatımızın her safhasında olduğu gibi bugün de yardımı sadece Rabbimizden desteği sadece milletimizden istiyoruz. Şayet iki elin parmaklarının kenetlendiği gibi birbirimizle bütünleşirsek Allah’ın izniyle Ordu’nun yapacağı tarihi sıçramayı hiçbir engel durduramaz.

BİZİM SİYASETİMİZ ESER VE HİZMET SİYASETİDİR
Her fırsatta altını çizerek tekrar ettiğim gibi bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ne dünün CHP’si gibi arkamızda tek parti faşizminin utancı var, ne de bugünün CHP’si gibi kendi iç kavgasından başını kaldıramayan yalan üzerine kurulu bir siyasetimiz var. Biz tüm samimiyetimizle ve gücümüzle ülkemizin önünde yeni ufuklar açmanın, şehirlerimizi de bu vizyona ayak uyduracak yönetimlere kavuşturmanın gayreti içindeyiz. Bu anlayışla hasret gidermek ve vatandaşımızın sandıkta desteğini istemek için gittiğimiz hemen her şehirde rakiplerimize meydan okuyoruz. Dün Samsun’daydık. Bugün Ordu’dayız, buradan da Giresun’a. Yarın Trabzon oradan da Rize.

BİZİMLE VİZYONDA, PROGRAMDA, PROJEDE YARIŞACAK BİR RAKİP TANIMIYORUZ
Eser ve hizmet müktesebatı konusunda ne belediyelerde ne iktidarda bizimle yarışacak bir parti zaten mevcut değil. Öyle ya, herhalde milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza, kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi sandıktan birinci çıkarmıyor. Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip de tanımıyoruz. Seçimlerde karşımıza çıkan partilerin bir kısmının bırakın ülkeye ve şehirlerimize katkıda bulunmayı kendilerine bile hayırları yok. Şehir hastanemiz şu anda yüzde 93 bitmiş vaziyette. Yol sıkıntısı vardı bugün Ulaştırma Bakanıma da talimatı verdim. Dedim ki yolu da süratle yapacaksın bunu belediyeden bekleme. Ulaştırma Bakanı olarak yolu da bitir böylece şehir hastanesi ile birlikte yolumuzu da bitirmiş olalım.

Mesela, herkesin saç saça, baş başa kavga halinde olduğu CHP’ye bakıp da başka bir hissiyata kapılmak mümkün mü? Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz; Burada Cumhurbaşkanı şu anda AK Parti’de Erdoğan. Hükümet onda dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada AK Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez. Bunu yapacağız. Samsun’dan Hopa’ya bu sahil yolunu kim yaptı? Biz yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.

Yine ülkeye ve millete faydası olmayan partilerin bazıları da tüm stratejilerini kazanmak üzere değil kaybettirmek üzere kurmuş durumdalar. Senin bu ülkede tuğla üzerine tuğla koyma seviyesinde bir izin bile yoksa, milletin dertlerinden birine bile derman olacak projen veya teklifin yoksa, herhangi bir konuda geleceğe ışık tutacak fikir üretememişsen, birilerine kaybettirmekle eline ne geçecek? Bu kafanın sonu kendini siyasetin mezat pazarında açık artırmaya çıkarmaktır. Nitekim öyle de oluyor.

ORDU’YA SON 21 YILDA GÜNÜMÜZ RAKAMLARIYLA 139 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK
Bugüne kadar hüsnüniyetle çıktığımız hiçbir yolda biz yaya kalmadık. Buna karşı kafalarında ve karınlarında dolaştırdıkları 40 tilkiyle bizim önümüzü kesmek için yola çıkanların hiç birinin de sonu hayırlı bir durakta bitmedi. Varsın onlar tilkilerin kuyruklarını birbirlerine bağlamakla uğraşsınlar, biz ülkemiz ve şehirlerimiz için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatmayı sürdüreceğiz. Ordu’ya son 21 yılda günümüz rakamlarıyla 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele 139 milyar lira.

Ordu’muzu her alanda geliştirmeye, büyütmeye, güzelleştirmeye devam edeceğiz.
Ülkemizin her gündemi bizim gündemimizdir. Milletimizin her sıkıntısının çözümü bizim sorumluluğumuzdur. Depremden teröre hiçbir başlıkta en küçük bir zaafiyete izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Bunlarla birlikte kalkınma programlarımızı, yatırımlarımızı, insanımızın ve şehirlerimizin her bir meselesini yakından takip ediyoruz. Tabi bunları söylerken önümüzdeki zorlukları da görmezden gelmiyoruz. Küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülke olarak içinden geçtiğimiz meşakkatli dönemin bir süredir milletimizi nasıl yorduğunu en iyi biz biliyoruz. Pazartesi Dubai’deydik, oradan Mısır’a geçtim, oradan döndüm ülkeme geldim. Durmak yola devam. Bir de buna 6 Şubat depremlerinin ekonomimize çıkardığı 104 milyar dolarlık ilave maliyeti eklememiz gerekiyor. Bu kritik dönemde de önceliği yatırıma, istihdama, üretime ve cari fazla yoluyla hamdolsun güçlenmeye verdik. Böylece vatandaşlarımızın çalışacak iş bulabilmesine, evine ekmek götürecek rızık kapısını açık tutabilmesine imkan sağladık.
EMEKLİ İKRAMİYESİNİ 3 BİN LİRAYA ÇIKARACAĞIZ
Emekliye ikramiye artışı planlıyoruz. Emekliye bayram ikramiyesini 3 bin liraya çıkaracağız. Emekliye nefes aldıracak bütçeyi oluşturuyoruz.
]]>
Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;
Boztepe’den Ordu’ya bakılmakla doyulmaz. Ordu’nun güzelliği söylemekle sayılmaz. Denizde dalgası var üstünde takası var Allah şahit Ordu’nun millete sevdası var. Bakılmakla doyulmayın, güzelliği sayılmayan, milletine, vatanına, devletine, sevdasına gökte uçan kuşların bile gıpta ettiği medarı iftiharımız Ordu. Senin her ilçenin, her mahallenin, sesimize sesiyle, sevdamıza sevdasıyla mukabele eden kadirşinas her bir insanını hasretle selamlıyorum. Ordu’ya mayıs 2023 seçimlerinde cumhurbaşkanlığında sahsıma verdiği yüzde 62’yi aşan Meclis’te Cumhur İttifakı’na verdiği yüzde 61’in üzerindeki desteği için şükranlarımı sunuyorum. Bu rekor sonuçlarla Ordu Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirleri arasında yer alma kararını ortaya koymuştur. Ülkeye eser kazandırma ve millete hizmet etme yolunda girdiğimiz her mücadelede kayıtsız şartsız yanımızda yer alan Ordu safını bir kez daha şüpheye yer vermeyecek şekilde göstermiştir.

Biz de bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Ordu’nun bu sevgisine layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar sakın bunlara yer vermeyin. Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik. Tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük, bundan sonra da onlarla yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır, kifayetsiz bir muhterisdir. Ordu’nun siyasi hokkabazlıklara değil sadece esere ihtiyacı var, hizmete ihtiyacı var. Türkiye Yüzyılı’na hazırlanmaya ihtiyacı var. Elbette bu ülkenin her bireyi istediği partide siyaset yapma hakkına sahiptir.

Nereye giderse gitsin, hangi partide siyaset yaparsa yapsın. Bizim onlarla işimiz yok.

ORDU’NUN YAPACAĞI TARİHİ SIÇRAMAYI HİÇBİR ENGEL DURDURAMAZ
Bizim sadece şu anda Cumhur İttifakı’mız var, AK Parti’miz var. Siyasetin namusu var. Evvela üyesi olduğun, adayı olduğun partiye sadakat göstermen gerekir. Hani eskilerin deyimiyle, eli işte gözü oynaşta olanlardan ne partilerine ne de şehirlerine hayır gelir. Biz sadece kendi partimizle, kendi ittifakımızla yol yürüyenlerden mesulüz. Ne diyor? Ben seçimi kazanacağım sonra AK Parti’ye geçeceğim. Bizim onlarla işimiz yok. Biz yola çıktıklarımızla aynen yolumuza devam ederiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı, Ordu’yu Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehri yapmak için vizyonuyla, programıyla, projesiyle 31 Mart’a hazırdır. 31 Mart akşamı Ordu Hilmi Güler’i ile ve tüm ilçe belediyeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu? Mesele bu siyasi hayatımızın her safhasında olduğu gibi bugün de yardımı sadece Rabbimizden desteği sadece milletimizden istiyoruz. Şayet iki elin parmaklarının kenetlendiği gibi birbirimizle bütünleşirsek Allah’ın izniyle Ordu’nun yapacağı tarihi sıçramayı hiçbir engel durduramaz.

BİZİM SİYASETİMİZ ESER VE HİZMET SİYASETİDİR
Her fırsatta altını çizerek tekrar ettiğim gibi bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ne dünün CHP’si gibi arkamızda tek parti faşizminin utancı var, ne de bugünün CHP’si gibi kendi iç kavgasından başını kaldıramayan yalan üzerine kurulu bir siyasetimiz var. Biz tüm samimiyetimizle ve gücümüzle ülkemizin önünde yeni ufuklar açmanın, şehirlerimizi de bu vizyona ayak uyduracak yönetimlere kavuşturmanın gayreti içindeyiz. Bu anlayışla hasret gidermek ve vatandaşımızın sandıkta desteğini istemek için gittiğimiz hemen her şehirde rakiplerimize meydan okuyoruz. Dün Samsun’daydık. Bugün Ordu’dayız, buradan da Giresun’a. Yarın Trabzon oradan da Rize.

BİZİMLE VİZYONDA, PROGRAMDA, PROJEDE YARIŞACAK BİR RAKİP TANIMIYORUZ
Eser ve hizmet müktesebatı konusunda ne belediyelerde ne iktidarda bizimle yarışacak bir parti zaten mevcut değil. Öyle ya, herhalde milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza, kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi sandıktan birinci çıkarmıyor. Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip de tanımıyoruz. Seçimlerde karşımıza çıkan partilerin bir kısmının bırakın ülkeye ve şehirlerimize katkıda bulunmayı kendilerine bile hayırları yok. Şehir hastanemiz şu anda yüzde 93 bitmiş vaziyette. Yol sıkıntısı vardı bugün Ulaştırma Bakanıma da talimatı verdim. Dedim ki yolu da süratle yapacaksın bunu belediyeden bekleme. Ulaştırma Bakanı olarak yolu da bitir böylece şehir hastanesi ile birlikte yolumuzu da bitirmiş olalım.

Mesela, herkesin saç saça, baş başa kavga halinde olduğu CHP’ye bakıp da başka bir hissiyata kapılmak mümkün mü? Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz; Burada Cumhurbaşkanı şu anda AK Parti’de Erdoğan. Hükümet onda dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada AK Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez. Bunu yapacağız. Samsun’dan Hopa’ya bu sahil yolunu kim yaptı? Biz yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.

Yine ülkeye ve millete faydası olmayan partilerin bazıları da tüm stratejilerini kazanmak üzere değil kaybettirmek üzere kurmuş durumdalar. Senin bu ülkede tuğla üzerine tuğla koyma seviyesinde bir izin bile yoksa, milletin dertlerinden birine bile derman olacak projen veya teklifin yoksa, herhangi bir konuda geleceğe ışık tutacak fikir üretememişsen, birilerine kaybettirmekle eline ne geçecek? Bu kafanın sonu kendini siyasetin mezat pazarında açık artırmaya çıkarmaktır. Nitekim öyle de oluyor.

ORDU’YA SON 21 YILDA GÜNÜMÜZ RAKAMLARIYLA 139 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK
Bugüne kadar hüsnüniyetle çıktığımız hiçbir yolda biz yaya kalmadık. Buna karşı kafalarında ve karınlarında dolaştırdıkları 40 tilkiyle bizim önümüzü kesmek için yola çıkanların hiç birinin de sonu hayırlı bir durakta bitmedi. Varsın onlar tilkilerin kuyruklarını birbirlerine bağlamakla uğraşsınlar, biz ülkemiz ve şehirlerimiz için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatmayı sürdüreceğiz. Ordu’ya son 21 yılda günümüz rakamlarıyla 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele 139 milyar lira.
