Oran – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 12 Jul 2024 03:12:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TBB Başkanı Çakar: Bir yılda TL mevduatın payı 17 puan arttı! https://www.foxtvhaber.com.tr/tbb-baskani-cakar-bir-yilda-tl-mevduatin-payi-17-puan-artti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tbb-baskani-cakar-bir-yilda-tl-mevduatin-payi-17-puan-artti/#respond Fri, 12 Jul 2024 03:12:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15146 Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) Genel Kurulu’nda konuşan TBB Başkanı Alparslan Çakar, son bir yılda TL mevduatın payının 17 puan artarak yüzde 50’yi aştığını söyledi. Düşük enflasyon sürecine inandıklarını dile getiren Çakar, bankacılık sektörünün kendisini buna hazırladığını belirtti.

Türkiye Banklar Birliği’nin 67. Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alparslan Çakar, “TL finansal araçlara yönelik ilgi artışı ve enflasyon görmeye başladığımız düşüş, ekonomideki iyileşmeyi ortaya koyuyor” dedi.

Bankacılık sektörünün yurt dışından sağladığı kaynakların hızlanarak arttığını dile getiren Çakar, “Düşük enflasyon dönemine erişeceğimize inanıyor ve kendimizi buna hazırlıyoruz. OVP’nin çalıştığını, çıktılarının hedefler doğrultusunda olduğunu görüyoruz. Uygulanan programa ilişkin atılan adımlarda öncelikli ve önemli değişiklik para politikasında olmuştur. Para politikası fiyat istikrarını sağlamaya odaklıdır, TL’ye olan güvenin artmasını desteklemektedir.

İlk yarı sonunda, TL finansal araçlara yönelik ilgi artışı ve enflasyonda görmeye başladığımız düşüş, ekonomideki iyileşmeyi ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Bir yandan cari açığın düşmesi bir yandan da sermaye girişlerinin hızlanması sayesinde rezervlerde olumlu bir trendin yakalandığını dile getiren Çakar, “Swap işlemleri de dikkate alındığında net rezervler 2023 Haziran döneminde -37 milyar dolardan, bu yılın ilk yarısının sonunda 15 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde, rezervlerin kısa vadeli dış borçları karşılama oranı 14 puan artarak yüzde 104 olmuştur” dedi.

BANKALAR PROGRAMA HER TÜRLÜ DESTEĞI VERDI

Bankacılık sektörünün, uygulanmakta olan ekonomik programa her türlü desteği verdiğine dikkat çeken Çakar, bankaların para politikası çıktılarını, aracılık fonksiyonlarının gereği olarak mevduat ve kredi piyasalarına doğru bir şekilde aktardığını belirtti.

Yabancı para mevduattan TL mevduata geçişin hızlandığını aktaran Çakar, “DDM ve KKM de dahil edildiğinde yabancı para mevduatın toplam mevduat içindeki payı azalmıştır. 2024 Haziran itibarıyla, son bir yılda, DDM ve KKM hariç standart TL mevduatın payı 17 puan artarak yüzde 50’ye yükselmiştir” diye konuştu.

Bankacılık sektörünün yurt dışından sağladığı kaynaklar hızlanarak arttı
Başta sermaye benzeri krediler olmak üzere, bankacılık sektörünün yurt dışından sağladığı kaynaklar hızlanarak arttığına dikkat çeken Çakar, esasen bankaların yurt dışından borçlanma kanallarının her zaman açık kaldığını, bu kredilerin son bir yılda yüzde 24 oranında artarak, 140 milyar doları aştığını dile getirdi.

Çakar, “Bu aşamada, uluslararası piyasalarla olan ilişkilerimizin daha da gelişmesine olumlu katkı yapacak olan “gri listeden” çıkış kararını memnuniyetle karşılaşıyoruz. Bankalar olarak suç gelirleriyle mücadelede uluslararası normlarla tam uyum içinde çalışarak güçlü bir paydaş olmayı sürdüreceğiz” dedi.

KREDİ BÜYÜMESİ HAZIRAN İTİBARIYLA YÜZDE 38 OLDU

Çakar konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bankacılık sektörü kredileri uygulanmakta olan sıkı para politikası çerçevesinde şekillenmektedir. Bu çerçevede, Haziran itibarıyla 12 aylık kredi büyümesi yüzde 38 olmuştur. Artış hızı ticari kredilerde yüzde 36, bireysel kredilerde ise yüzde 47’dir. Son dönemde ivme kazanmış olan yabancı para cinsinden krediler; artık Merkez Bankası tarafından uygulamaya alınan aylık yüzde 2’lik büyüme sınırı çerçevesinde şekillenmektedir.

Krediler dengeli bir dağılıma sahip. Kredilerin yüzde 77’si ticari, 23’ü bireysel kredilerden oluşmaktadır. KOBİ kredilerinin payı ise yüzde 27 düzeyinde.

Ticari kredilerin sektörler arasındaki dağılımı geniş bir yelpazeye sahiptir. İmalat sanayiinin payı yüzde 31’dir ve artmaktadır. Benzer şekilde, öncelikli sektörlerimiz arasında olan tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplam içindeki payı da yükselmektedir. Hükümetimizin ekonomi politikası önceliklerine uygun olarak, kredilerin daha çok yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata kullandırılmasından dolayı memnuniyet duyuyoruz.

Kredi riski makul bir düzeydedir. Tahsili gecikmiş alacak oranı yatay bir seyir izlemektedir. Bireysel kredilerde, özellikle ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında öngörülerimize paralel ılımlı bir artış olmakla birlikte, oran makul ve yönetilebilir düzeydedir.
Bankacılık sektörü ihtiyatlı bir karşılık politikasına sahiptir. Özel ve genel karşılık oranları riskleri karşılayabilecek seviyededir.

Mevduat, kalkınma ve yatırım bankalarında, yeniden yapılandırılan kredilerin toplam kredilere oranı 2024 Mart itibarıyla yüzde 4,3 düzeyindedir.

Bu aşamada, finansal yeniden yapılandırma düzenlemesinin uzatılmasındaki katkınızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Düzenleme, nakit akışları geçici olarak bozulduğu için edimlerini yerine getirmekte zorlanan fakat borçlarını ödemeye niyetli olan işletmelerin kredilerinin yapılandırılmasına ve bankaların da bilançolarının daha rasyonel yönetilmesine imkan vermektedir.
Sayın Bakanım,

Para politikasının etkinliğinin artmasıyla birlikte makro ihtiyati kural setinin sadeleşmesine ilişkin atılan adımları önemli buluyoruz. Kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik olarak menkul kıymet tesisi uygulanmasının kaldırılmasını ve ticari kredilerde erken kapama ücretlerinin yeniden düzenlenmesini olumlu değerlendiriyoruz. Erken kapama ücretinde yapılan değişiklik kredi riskinin daha iyi yönetilmesine, kredilerin doğru fiyatlanmasına ve vadelerinin uzamasına imkan sağlayacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tbb-baskani-cakar-bir-yilda-tl-mevduatin-payi-17-puan-artti/feed/ 0
Doğum iznine artış gündemde! Bakan Şimşek’ten destek https://www.foxtvhaber.com.tr/dogum-iznine-artis-gundemde-bakan-simsekten-destek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dogum-iznine-artis-gundemde-bakan-simsekten-destek/#respond Sat, 29 Jun 2024 01:12:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13797 Nüfusu hızla yaşlanan Türkiye’de doğum oranındaki gerileme tam anlamıyla alarm zillerinin çalmasına yol açtı. 2001 yılında 1.3 milyon olan bir yılda doğan çocuk sayısı 2017 yılına kadar bu seviyeleri korudu. Ancak, yıllık doğum sayısı 2019 yılında 1.2 milyonun, 2023 yılında da 1 milyonun altına geriledi. 2023’te sadece 958.408 doğum oldu.

Bir ülkedeki toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15 – 49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade ediyor. Kadın başına düşen çocuk sayısı olarak da adlandırılan toplam doğurganlık hızı Türkiye’de 1980’lerin başında 4, 2001 yılında 2,38 iken 2002 – 2018 döneminde 2,0 ile 2,17 arasında seyretti. Bu oran 2014 yılından bu yana her yıl azalıyor. Nitekim 2023 yılında 1,51’e kadar geriledi.

Bir ülkede doğurganlık hızının 2,1’in altına düşmesi “düşük doğurganlık”, 1,7’nin altına düşmesi “çok düşük doğurganlık” olarak adlandırılıyor. Türkiye 2022 yılından beri çok düşük doğurganlık ülkesi haline gelmiş bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan doğurganlık hızının nüfusunun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altına düşmesinin Türkiye açısından “varoluşsal bir tehdit” olduğunu belirtti.



AK PARTİ ÇALIŞTAY DÜZENLEYECEK

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre Erdoğan’ın bu açıklamasının ardından doğum oranını artırmak için çözüm arayışları başladı. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında doğum hızını yükseltmek için doğum izninin artırılması önerildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de öneriye sıcak baktıklarını, üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

AK Parti Sosyal Politikalar Başkan Yardımcısı Hakkı Öztürk de dün yaptığı açıklamada, 2 Temmuz’da düzenleyecekleri çalıştayda nüfus artış hızındaki düşüşe karşı önerileri ele alacaklarını söyledi. Öztürk, “Üç temel başlık var. Doğum izni ile ilgili süre uzatımı, özellikle kadının çalışma hayatı içerisinde iken kreş veya bakım süreçlerinin maddi olarak desteklenmesi ve ikinci, üçüncü çocuğa teşvik verilmesi gibi konuların uygulanacağı genel paketleri ve çözüm önerilerini bu çalıştayda kararlaştıracağız” dedi.

Halen işçi ve memurlara doğum öncesi ve sonrası toplam 16 hafta doğum izni veriliyor. Doğum izninde işçilere Sosyal Güvenlik Kurumu’nca brüt ücretlerinin 3’te 2’si oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilirken, memurlara fiili çalışmaya bağlı olan dışındaki maaşları tam ödeniyor. Bu sürenin sonunda kadın veya erkek işçiler ile memurlar birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda ise 180 gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin kullanabiliyorlar. İşçilerin izin yaptıkları süreler için İşsizlik Fonu’ndan asgari ücret üzerinden ödeme yapılıyor.

İŞ VE AİLE HAYATI DENGESİ DOĞURGANLIĞI ARTIRIYOR

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi ülkelerin birçoğu doğum hızındaki azalma sorunuyla daha uzun süredir mücadele ediyor. OECD, bu yılki sosyal göstergeleri doğurganlık temasıyla yayımladı. OECD’ye göre kadınların geç çocuk sahibi olması veya hiç çocuk sahibi olmaması nedeniyle doğurganlık oranları düşüyor. Gençlerin karşılaştığı güvencesiz iş ve barınma maliyetlerinin artmasından kaynaklı zorluklar ebeveynlik planlarını engelliyor. En önemli bulgu ise kadınların iş ve aile hayatını birleştirebildiğinde doğurganlığın arttığı tespiti.

GENÇLER EBEVEYNLERİYLE YAŞIYOR

Rapora göre, geçmişte özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşanan 18 yaşını dolduran çocukların ailesinden ayrı eve çıkmaları artık geride kaldı. Yaşları 20 – 29 arasında olan gençlerin aileleriyle yaşama oranı birçok Avrupa ülkesinde yüzde 75 – 80 arasında seyrediyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 56 düzeyinde. Bunda gençlerin istikrarlı bir işe girme ve makul fiyata barınma ihtiyacını karşılama konusunda zorluk yaşamalarının etkili olduğu, bu durumun gençlerin ebeveynliğe geçişini zorlaştırdığı görüşü dile getirildi. Gençlerin çocuk yapmalarını engelleyen faktörler arasında yaşanan ve algılanan ekonomik belirsizliklerin de önemli yer tuttuğu belirtildi.

İŞ VE AİLE HAYATINI ERKEKLERLE EŞİT ŞARTLARDA BİRLEŞTİREN KADINLARIN DOĞURGANLIĞI ARTIYOR

Raporda, kadınlar iş ve aile hayatını birleştirebilir ve ekonomik hayata eşit bir şekilde katılabilirse bunun daha iyi ekonomik sonuçlara ve daha yüksek doğurganlık oranlarına yol açacağı tespiti yapıldı. İş ve aile yükümlülüklerini birleştirmek için kadın erkek arasında eşitlik sağlanması, ücretli ebeveyn izni, uygun fiyatlı kaliteli çocuk bakımı gibi politikaların hem istihdama hem de doğurganlık oranlarının artmasına katkıda bulunduğu kaydedildi. Ailelere yönelik mali desteğin, özellikle konutla bağlantılı olduğunda giderek daha önemli hale geldiği ifade edildi.

Aile yardımlarına ilişkin kamu harcamalarının artırılması gerektiği vurgulanan raporda, erken çocuk eğitim ve bakım hizmetleri ile çocuk yardımlarının önemine işaret edildi. Çocuk doğurmanın aile gelirinde azalma, vazgeçilen kariyer ilerlemeleri, yüksek çocuk bakım harcamaları gibi büyük fırsat maliyetleri olduğuna dikkat çekilen raporda, uygulanacak aile politikalarının ebeveynliği daha çekici hale getirebileceği belirtildi.

Raporda, aile yardımlarına ilişkin kamu harcamaları istatistiklerine de yer verildi. Aile yardımlarının milli gelire oranı OECD ülkelerinde ortalama yüzde 2,4’e ulaşıyor. İlk sırayı, nüfusu artırmak için 1980 yılından beri büyük uğraşlar veren ancak doğurganlık hızını sadece 1,8’de tutmayı başarabilen Fransa alıyor. Fransa milli gelirinin yaklaşık yüzde 3,4’ünü aile yardımlarına harcıyor. OECD ülkeleri içinde aile yardımlarının milli gelire oranı bakımından Türkiye yüzde 0,5 ile son sırada bulunuyor.

TÜRKİYE DOĞUM İZNİNDE OECD ORTALAMASININ GERİSİNDE

İstihdam korumalı ücretli aile izni hakları OECD ülkelerindeki aile politikasının önemli bir özelliğini teşkil ediyor. 2021 yılı itibarıyla ABD hariç tüm OECD ülkelerinde doğum sırasında ve çocuğun yaşamının ilk ayları ve yılları için ücretli aile izni uygulanıyor. ABD’de ulusal düzeyde olmamakla birlikte 13 eyalette benzer uygulamalar bulunuyor.

OECD genelinde ortalama 25,7 hafta anne için, 12,7 hafta da baba için doğum izni hakkı bulunuyor. Her iki ebeveyn de uygun gördükleri takdirde ek 26,4 haftalık ebeveyn ve evde bakım iznini nöbetleşe kullanabiliyorlar. Bu izinlerin toplamı bir yıllık süreye karşılık geliyor.

Bazı ülkeler erkeklerin ebeveyn iznini kullanmasını sağlamak için teşvik politikaları uyguluyor. Ücretli ebeveyn izninin toplam süresi, babalara yönelik teşvikler ve anneler için ücretli izin süresinin doğurganlık hızının artmasında önemli ölçüde etkilediği belirtildi. Ancak bu etkinin ülkeden ülkeye değiştiği kaydedildi.

KAYNAK: HABERTÜRK/AHMET KIVANÇ
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dogum-iznine-artis-gundemde-bakan-simsekten-destek/feed/ 0
Dünyada bir ilk: Bir çocuğun kafasına epilepsi cihazı yerleştirildi! https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyada-bir-ilk-bir-cocugun-kafasina-epilepsi-cihazi-yerlestirildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyada-bir-ilk-bir-cocugun-kafasina-epilepsi-cihazi-yerlestirildi/#respond Tue, 25 Jun 2024 00:00:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13463 Beyninin derinliklerine elektrik sinyalleri gönderen nörostimülatör, çocuğun gündüz nöbetlerini yüzde 80 oranında azalttı.

Annesi Justine, BBC’ye onun daha mutlu olduğunu ve “çok daha iyi bir yaşam kalitesine” sahip olduğunu söyledi.

Ameliyat, Oran Londra’daki Great Ormond Street Hastanesi’nde yapılan denemenin bir parçası olarak geçtiğimiz Ekim ayında gerçekleştirildi.

Oran, üç yaşındayken başlayan, tedaviye dirençli bir epilepsi türü olan Lennox-Gastaut sendromuna sahip.

GÜNDE 20 İLA 100 DEFA NÖBET GEÇİRİYORDU

O zamandan bu yana 20-100 arası değişen günlük nöbetler geçiriyordu.

Oran’ın annesiyle ilk kez ameliyattan önce konuştuk. Epilepsinin “Onun tüm çocukluğunu elinden aldığını” söylemişti.

Oran’ın bazen yere düştüğü, şiddetle sarsıldığı ve bilincini kaybettiği çeşitli nöbetler geçirdiğini anlattı.

Bazen nefes almayı bıraktığını ve onu hayata döndürmek için acil ilaç tedavisine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Oran’ın otizmi ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu var, ancak Justine, epilepsisinin onun için açık ara en büyük engel olduğunu söylüyor: “Üç yaşında oldukça zeki bir çocuğum vardı ve nöbetleri başladıktan sonraki birkaç ay içinde hızla kötüleşti ve birçok becerisini kaybetti. “

Oran, şiddetli epilepside derin beyin stimülasyonunun güvenliğini ve etkinliğini değerlendiren bir epilepsi deneme projesinin parçası.

Great Ormond Street Hastanesi, University College London, King’s College Hastanesi ve Oxford Üniversitesi bu projeye dahil.

Picostim nörotransmitteri ise İngiliz Amber Therapeutics şirketi tarafından üretildi.

NASIL ÇALIŞIYOR?

Epilepsi nöbetleri beyindeki anormal elektriksel aktivite patlamalarıyla tetiklenir.

Sabit bir akım darbesi yayan cihaz, anormal sinyalleri engellemeyi veya bozmayı amaçlıyor.

Justine, ameliyattan önce BBC’ye, “Nöbetlerin yarattığı bulanıklık içinde tekrardan kendinden bir şeyler bulmasını istiyorum. Oğlumu geri istiyorum” demişti.

Yaklaşık sekiz saat süren ameliyat Ekim 2023’te gerçekleşti.

Danışman pediatrik beyin cerrahı Martin Tisdall liderliğindeki ekip, nöronal bilgi için önemli bir aktarma istasyonu olan talamusa kadar, Oran’ın beynine iki elektrot yerleştirdi.

YERLEŞTİRMEDEKI HATA PAYI BİR MİLİMETREDEN AZDI

Uçları, Oran’ın kafatasındaki kemiğin çıkarıldığı boşluğa yerleştirilen 3,5 santimetrekarelik 0,6 cm kalınlığındaki nörostimülatöre bağlandı.

Daha sonra nörostimülatör, yerine sabitlenmesi için çevredeki kafatasına vidalandı.

Derin beyin stimülasyonu daha önce çocukluk çağı epilepsisi için denenmişti, ancak şu ana kadar nörostimülatörler beyne kadar uzanan kablolarla göğse yerleştiriliyordu.

Martin Tisdall BBC’ye şunları söyledi: “Bu çalışma, derin beyin stimülasyonunun bu ciddi epilepsi türü için etkili bir tedavi olup olmadığını belirlememize olanak tanımayı umuyor ve aynı zamanda özellikle çocuklarda yararlı olan yeni bir cihaz tipini de araştırıyor çünkü implant göğüste değil kafatasında”.

“Bunun potansiyel komplikasyonları azaltacağını umuyoruz.” Buna ameliyattan sonra enfeksiyon riskinin azaltılması ve cihazın arızalanması da dahil.

Ameliyattan sonra iyileşmesi için bir ay süre verildi. Ardından nörostimülatör açıldı.

Oran nörostimülatör açıkken bunu hissedemiyor. TV izlemek gibi şeylerle uğraşırken cihazı her gün kablosuz kulaklıklar aracılığıyla şarj edebiliyor.

Oran ve ailesini ameliyattan yedi ay sonra ziyaret ettik. Justine, Oran’ın epilepsisinde büyük bir iyileşme olduğunu söyledi: “Daha uyanık ve gün içinde düşme nöbeti geçirmiyor.”

Gece nöbetleri de “daha kısa ve daha az şiddetli” oluyor.

“Onu yavaş yavaş geri getireceğim.”

Martin Tisdall, “Oran ve ailesinin tedaviden bu kadar büyük bir fayda görmesinden ve bu tedavinin onun nöbetlerini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirmesinden çok mutluyuz” diyor.

Oran şu anda binicilik dersleri alıyor.

Her ne kadar bir hemşire oksijen için yakınlarda olsa da şu ana kadar ihtiyaç duyulmadı.

Denemenin bir parçası olarak, Lennox-Gastaut sendromlu üç çocuğa daha derin beyin nörostimülatörü takılacak.

Oran şu anda cihazından sürekli bir elektrik uyarısı alıyor.

Ancak gelecekte ekip, nöbetler gerçekleşmek üzereyken onları engellemek amacıyla nörostimülatörün beyin aktivitesindeki değişikliklere gerçek zamanlı tepki vermesini sağlamayı planlıyor.

Justine, denemenin bir sonraki aşamasıyla ilgili çok heyecanlı olduğunu söyledi: “Great Ormond Street ekibi bize yeniden umut verdi… Artık gelecek daha parlak görünüyor.”

Oran’ın ailesi, tedavisinin çare olmadığını biliyor ancak onun epilepsinin gölgesinden çıkaracağı konusunda iyimserler.

KAYNAK: BBC | HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyada-bir-ilk-bir-cocugun-kafasina-epilepsi-cihazi-yerlestirildi/feed/ 0
Hükümetten yeni reform paketi! Uyumsuz olanlar peşin vergi ödeyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-uyumsuz-olanlar-pesin-vergi-odeyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-uyumsuz-olanlar-pesin-vergi-odeyecek/#respond Sun, 09 Jun 2024 00:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12139 Hükümet, 100 milyar TL’lik tasarruf paketinin ardından vergiyi tabana yayacak, toplanan vergilerde eşitliği ve adaleti sağlayacak, aynı zamanda toplumda nimet-külfet dengesini düzenleyecek kapsamlı bir vergi paketi hazırladı. Bu paketle, 200 milyar TL’lik kaynak sağlanması öngörülüyor. 

Ülkemizde dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 70’lere ulaşmış durumda. Dolaylı vergi yükü 1990’da yüzde 48, 2000’de yüzde 59 olmuş; 2002’de yüzde 66’ya, 2004’te yüzde 69’a yükselmişti.

2010’da yüzde 67 olan dolaylı vergi oran, 2017’ye kadar yüzde 66-69 bandında seyretmiş, 2019’da yüzde 61.3’e gerilemiş, 2020’de yüzde 65.6, 2021’de yüzde 64.1 ve 2022’de yüzde 62.2 düzeyine ulaşmıştı. Geçen yıl ise bu oran yüzde 69.7 olmuştu.

Kamu Maliyesi açısından oldukça titiz bir çalışmayla hazırlanan paket vergi adaleti açısından çok önemli şu yeni düzenlemeleri öngörüyor:

KURUMLAR VERGİSİNDE YÜZDE 15’LİK ARTIŞ

Habertürk’ten Bülent Aydemir’in haberine göre; kurumlar vergisine tabi işletmelerde, yatırım konusu faaliyetle ilgili kazanç üzerinden her yıl alınması gereken kurumlar vergisinin, yasayla belirlenmiş teşvikler kapsamında, yüzde 100’ünden vazgeçiliyordu. Yeni düzenlemeyle teşvik alan işletmelerden sıfır vergi yerine yüzde 15 oranında vergi alınacak.

BORSA KAZANÇLARINA VERGİ

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, kripto para borsası, yatırım fonları ve benzeri yatırımlardan elde edilen gelirlere belirlenecek oranlarda yeni vergiler getiriliyor. Kripto paralar; hesap birimi, değişim aracı olma ve değer saklama aracı yani para olarak kabul edilse vergilendirilmeye tabi tutulmuyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti’nin Kızılcahamam kampında, “Dünyada da böyle. Bunlardan bir gelir elde ediliyorsa vergisi de olmalı. Kripto varlıklar, borsada işlem gören varlıklar. Yatırım fonları falan bunların disipline edilmesi lazım” demişti.

GYO’LAR KURUMLAR VERGİSİNE TABİ

Mevcut mevzuatta, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) kazançları herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın kurumlar vergisinden istisna tutuluyordu. Yeni paketle birlikte GYO’lar da kurumlar vergisine tabi tutulacak ve bu faaliyetlerden vergi alınacak.

İkinci konutunu beş yıl boyunca elinde tutana vergi getirilmesi önerisi ise bir ticari faaliyete konu olmayınca buradan vergi alınamayacağı gerekçesiyle kabul görmedi. Kira gelirleri zaten vergi kapsamında…

YENİ MESLEK GRUPLARI VE VERGİLER

Kanun teklifi ile bütün ticari faaliyetler ve hizmetlerden vergi alınması planlanıyor. Fikir ve sanat eseri üretenler, sanatçılar, sporcular, bir ürün alıp satanlar, bir mesleğe tabi olup vergi ödeseler bile ek iş yapanlar kazançları oranında vergi ödeyecekler. Bu maddenin mantığı, “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” üzerine kuruldu. Bu doğrultuda yeni meslek grupları ve yeni vergi oranlarının oluşacağı belirtiliyor. Bu yasa düzenlemesi ile her türlü ticari faaliyetteki vergi kayıp kaçağının da önlenmesi hedefleniyor.

PEŞİN VERGİ UYGULAMASINA GİDİLECEK

Doktor, mühendis, diş hekimi, avukat gibi bazı meslek gruplarında ticari faaliyet gösterenlerin kazançları ile ödedikleri vergiler arasında uyumsuzluk tespit edildi. Bu amaçla peşin vergi uygulamasına gidilecek.

Öngörülen düzenlemeye göre; vergi peşin alındıktan sonra beyanname verilecek. Vergi dönemi sonunda mahsuplaşma yapılacak. Beyan edilen matrah, alınan vergiden daha düşük gösterilirse, şirketler vergi incelemesine tabi tutulabilecek.

KAYNAK: HABERTÜRK/BÜLENT AYDEMİR
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-uyumsuz-olanlar-pesin-vergi-odeyecek/feed/ 0
Hükümetten yeni reform paketi! Bazı mesleklerden peşin vergi alınacak https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-bazi-mesleklerden-pesin-vergi-alinacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-bazi-mesleklerden-pesin-vergi-alinacak/#respond Sat, 08 Jun 2024 08:24:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12109 Hükümet, 100 milyar TL’lik tasarruf paketinin ardından vergiyi tabana yayacak, toplanan vergilerde eşitliği ve adaleti sağlayacak, aynı zamanda toplumda nimet-külfet dengesini düzenleyecek kapsamlı bir vergi paketi hazırladı. Bu paketle, 200 milyar TL’lik kaynak sağlanması öngörülüyor. 

Ülkemizde dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 70’lere ulaşmış durumda. Dolaylı vergi yükü 1990’da yüzde 48, 2000’de yüzde 59 olmuş; 2002’de yüzde 66’ya, 2004’te yüzde 69’a yükselmişti.

2010’da yüzde 67 olan dolaylı vergi oran, 2017’ye kadar yüzde 66-69 bandında seyretmiş, 2019’da yüzde 61.3’e gerilemiş, 2020’de yüzde 65.6, 2021’de yüzde 64.1 ve 2022’de yüzde 62.2 düzeyine ulaşmıştı. Geçen yıl ise bu oran yüzde 69.7 olmuştu.

Kamu Maliyesi açısından oldukça titiz bir çalışmayla hazırlanan paket vergi adaleti açısından çok önemli şu yeni düzenlemeleri öngörüyor:

KURUMLAR VERGİSİNDE YÜZDE 15’LİK ARTIŞ

Habertürk’ten Bülent Aydemir’in haberine göre; kurumlar vergisine tabi işletmelerde, yatırım konusu faaliyetle ilgili kazanç üzerinden her yıl alınması gereken kurumlar vergisinin, yasayla belirlenmiş teşvikler kapsamında, yüzde 100’ünden vazgeçiliyordu. Yeni düzenlemeyle teşvik alan işletmelerden sıfır vergi yerine yüzde 15 oranında vergi alınacak.

BORSA KAZANÇLARINA VERGİ

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, kripto para borsası, yatırım fonları ve benzeri yatırımlardan elde edilen gelirlere belirlenecek oranlarda yeni vergiler getiriliyor. Kripto paralar; hesap birimi, değişim aracı olma ve değer saklama aracı yani para olarak kabul edilse vergilendirilmeye tabi tutulmuyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti’nin Kızılcahamam kampında, “Dünyada da böyle. Bunlardan bir gelir elde ediliyorsa vergisi de olmalı. Kripto varlıklar, borsada işlem gören varlıklar. Yatırım fonları falan bunların disipline edilmesi lazım” demişti.

GYO’LAR KURUMLAR VERGİSİNE TABİ

Mevcut mevzuatta, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) kazançları herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın kurumlar vergisinden istisna tutuluyordu. Yeni paketle birlikte GYO’lar da kurumlar vergisine tabi tutulacak ve bu faaliyetlerden vergi alınacak.

İkinci konutunu beş yıl boyunca elinde tutana vergi getirilmesi önerisi ise bir ticari faaliyete konu olmayınca buradan vergi alınamayacağı gerekçesiyle kabul görmedi. Kira gelirleri zaten vergi kapsamında…

YENİ MESLEK GRUPLARI VE VERGİLER

Kanun teklifi ile bütün ticari faaliyetler ve hizmetlerden vergi alınması planlanıyor. Fikir ve sanat eseri üretenler, sanatçılar, sporcular, bir ürün alıp satanlar, bir mesleğe tabi olup vergi ödeseler bile ek iş yapanlar kazançları oranında vergi ödeyecekler. Bu maddenin mantığı, “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” üzerine kuruldu. Bu doğrultuda yeni meslek grupları ve yeni vergi oranlarının oluşacağı belirtiliyor. Bu yasa düzenlemesi ile her türlü ticari faaliyetteki vergi kayıp kaçağının da önlenmesi hedefleniyor.

PEŞİN VERGİ UYGULAMASINA GİDİLECEK

Doktor, mühendis, diş hekimi, avukat gibi bazı meslek gruplarında ticari faaliyet gösterenlerin kazançları ile ödedikleri vergiler arasında uyumsuzluk tespit edildi. Bu amaçla peşin vergi uygulamasına gidilecek.

Öngörülen düzenlemeye göre; vergi peşin alındıktan sonra beyanname verilecek. Vergi dönemi sonunda mahsuplaşma yapılacak. Beyan edilen matrah, alınan vergiden daha düşük gösterilirse, şirketler vergi incelemesine tabi tutulabilecek.

KAYNAK: HABERTÜRK/BÜLENT AYDEMİR
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetten-yeni-reform-paketi-bazi-mesleklerden-pesin-vergi-alinacak/feed/ 0
Fed kararı sonrası altın ve dolarda son durum… https://www.foxtvhaber.com.tr/fed-karari-sonrasi-altin-ve-dolarda-son-durum/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fed-karari-sonrasi-altin-ve-dolarda-son-durum/#respond Thu, 02 May 2024 06:48:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9879 Piyasaların dikkatle izlediği ABD Merkez Bankası (FED) dün akşam 21.00’da faiz kararını açıkladı ve faizi beklentiler doğrultusunda yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit bıraktı. Bu oran 23 yılın en yüksek seviyesi.

FED kararlarında sürprize rastlanmazken, piyasaların gözü FED Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamadaydı. Jerome Powell karar sonrası yaptığı açıklamada, ”Enflasyona ilişkin veriler beklentilerin üzerinde geldi, enflasyonun düşeceğine dair güvenin kazanılması beklenenden daha uzun sürebilir” dedi.

Enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşma konusunda kararlılık mesajı veren Powell, “Ancak son aylarda enflasyonun yüzde 2 hedefimize doğru ilerleme kaydedemediği görüldü ve enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Politika odağının para politikasının ne kadar süre kısıtlayıcı tutulacağı olduğunu aktaran Powell, “Bir sonraki politika hamlesinin faiz artırımı olmasının muhtemel olmadığını düşünüyorum” dedi.

ALTINDA HAREKETLİ DAKİKALAR

Altın fiyatları, Fed’in hâlâ faiz indirimlerinden yana olduğuna işaret etmesinin ardından yükselirken yatırımcılar yarın açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisini bekliyorlar.

Gram altın bir önceki kapanışı 2 bin 422 liradan yaparken; 2 Mayıs Perşembe günü saat 7:30 itibarıyla 2 bin 407 TL’ye geriledi. Bir önceki kapanışı 3 bin 961 liradan tamamlayan çeyrek altın ise bugün 3 bin 937 TL’den alıcı buluyor.

GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI

* Gram altın satış fiyatı: 2.413,19 TL

* Çeyrek altın satış fiyatı: 4.029,00 TL

* Yarım altın satış fiyatı: 8.081,00 TL

* Tam altın satış fiyatı: 15.857,95 TL

* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 16.053,00 TL

* Gremse altın satış fiyatı: 39.766,49 TL

* Ons altın satış fiyatı: 2.321,14 dolar

TL DEĞER KAZANIYOR

Yarın açıklanacak enflasyon ve S&P’nin Türkiye notları öncesinde Türk Lirası dolar ve euro karşısında değer kazanıyor. Türk Lirasının değer kazanmasında güç kaybeden doların da etkisi oldu. Kur bugüne 32,35 TL’den başladı. Euro/TL ise 34,68 TL’den başladı.

Türk Lirası lehine pozisyon alanlar arasına ABD’li yatırım bankası Citibank’ta katıldı. Citi’den yayımlanan raporda Türkiye’nin sermaye akışı çekeceği söylenirken, 6 aylık forward işlemleri üzerinden Türk lirasında dolara karşı uzun pozisyon alınmasını önerdi.

Bir dönem TL’nin cazibesini artırmak için uygulanan stopaj oran indirimleri sona erdi. Oranlar yeniden belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre 6 aya kadar vadeli hesaplarda stopaj oranı yüzde 5’ten yüzde 7.5’e yükseldi. 1 yıla kadar olan vadeli hesapların stopaj oranı, yüzde 3’ten yüzde 5’e yükseldi. KKM hesaplarındaki stopaj istisnası ise devam edecek.

TCMB’nin olağan genel kurul toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon hedefine ulaşıncaya kadar sıkı para politikasını duruşunu sürdüreceklerini söyledi. Enflasyon görünümünün bozulması halinde para politikası duruşunu sıkılaştıracakların söyledi.

Yarın açıklanacak enflasyon öncesinde öncü gösterge niteliğinde olan İstanbul’un enflasyonunda perakende fiyatlar, aylık yüzde 4,89; yıllık bazda ise yüzde 78,81 oranında arttı. Yarın TÜİK’in saat 10:00’da açıklayacağı enflasyonun ise aylık yüzde 3.2 ila yüzde 3.4 arasında artması bekleniyor. Yıllık bazda ise 69,87 ila yüzde 70 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/fed-karari-sonrasi-altin-ve-dolarda-son-durum/feed/ 0
Merkez Bankası: Yurt dışı finansman imkanlarında iyileşme olduğu görülmektedir https://www.foxtvhaber.com.tr/merkez-bankasi-yurt-disi-finansman-imkanlarinda-iyilesme-oldugu-gorulmektedir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/merkez-bankasi-yurt-disi-finansman-imkanlarinda-iyilesme-oldugu-gorulmektedir/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:00:21 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5227 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) PPK Toplantı Özeti yayımlandı.

Özette şu ifadeler yer aldı:

Yurt dışı finansman imkanlarında iyileşme olduğu görülmektedir.

Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

Sıkı para politikasını destekleyen makroihtiyati politikalar, TL varlıklara talebi canlı tutarak reel değerlenmeyle enflasyonun ana eğiliminde iyileşme sağlayacaktır.

TCMB’nin özeti şöyle;

1. Küresel büyüme görünümü yatay seyretmekte, işgücü piyasalarındaki sıkılık ise devam etmektedir. Küresel Satınalma Yöneticileri Endeksi (Purchasing Managers’ Index- PMI) geçtiğimiz yılın son çeyreğinde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) kaynaklı olarak gerilemeye devam etmiştir. Bu çerçevede, küresel ekonomide geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan yavaşlamanın son çeyrekte de devam ettiği ve küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyrini sürdürdüğü değerlendirilmektedir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin üçüncü çeyrek yıllık büyümesi yüzde 1,65 ile bir önceki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında yatay bir seyir izlemiş, dördüncü çeyreğe ilişkin tahminler de buna yakın bir seviyede korunmuştur. Ocak ayında PMI verilerinde sınırlı bir iyileşme görülmüş ancak imalat sanayi endeksi eşik seviyenin altında kalmaya devam etmiştir. Enflasyonda kalıcı düşüş sağlamak amacıyla sıkı para politikalarının sürdürülmesi ve jeopolitik risklerin varlığı 2024 yılında küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir.

2. Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri, küresel enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini ima etmektedir. Buna karşın, 2023 yılı sonuna yaklaşırken ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları yaptıkları iletişimde özellikle çekirdek enflasyondaki düşüşe vurgu yaparken, orta vadeli enflasyon tahminlerini de aşağı yönlü güncellemişlerdir. Bunun sonucunda, 2024 yılında faiz indirimlerinin daha erken başlayabileceği yönünde beklentiler güçlenirken, politika faizlerinin olası seyrine ilişkin öngörüler de aşağı yönlü güncellenmiştir. Ancak, gerek merkez bankalarının aşırı fiyatlamalara dikkat çekmesi gerekse ocak ve şubat aylarında açıklanan ABD enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi sonucunda piyasa fiyatlamaları son dönemde daha temkinli bir indirim patikasına işaret etmektedir. Bu süreçte küresel risk iştahındaki gerileme ile GOÜ’lere yönelen portföy akımları yavaşlamıştır.

Parasal ve Finansal Koşullar

3. Kredi büyümesi ve kompozisyonunda normalleşme devam etmiştir. Bireysel kredilerin 4 haftalık ortalama büyüme oranları önceki PPK toplantısı haftasından bu yana azalarak, yüzde 2,98 seviyesinde gerçekleşmiştir. Taşıt kredileri ve ihtiyaç kredilerinde bu oran sırasıyla yüzde -1,42 ve yüzde 1,95 seviyesindedir. Bireysel kredi kartlarında ise bu oran yüzde 5,38 ile daha yüksek gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, Türk lirası ve kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerin aynı dönemde 4 haftalık ortalama artış oranları sırasıyla yüzde 1,39 ve 1,49 seviyesinde gerçekleşmiştir.

4. Parasal ve miktarsal sıkılaştırma ile sadeleşme kararlarının etkisiyle kredi faizlerinde gelinen seviyelerin hedeflenen finansal sıkılık düzeyiyle uyumlu olduğu değerlendirilmektedir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana yatay seyreden Türk lirası ticari kredi faizleri yüzde 52,9 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde konut kredisi faizleri ve ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı-KMH hariç) faizleri yatay bir görünüm sergilemiş ve 16 Şubat 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 41,0 ve yüzde 63,4 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, taşıt kredisi faiz oranları 2,6 puan azalarak yüzde 44,5 olarak gerçekleşmiştir.

5. Parasal aktarım mekanizmasını destekleyici makroihtiyati tedbirlerin etkisi ile geçtiğimiz PPK dönemine göre artan Türk lirası mevduat faizleri 16 Şubat itibarıyla yüzde 47,0 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, düşük tutarlı tasarruf mevduatları ile yüksek tutarlı mevduatlara önerilen faizler arasındaki farkın da devam ettiği gözlenmiştir. Söz konusu gelişmelerin yurt içi talepte gözlenen dengelenme süreci üzerindeki etkileri bir risk faktörü olarak yakından takip edilmektedir.

6. Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Bu çerçevede, önceki PPK dönemine kıyasla 3,88 milyar ABD doları gerilemekle birlikte 16 Şubat 2024 itibarıyla 134,2 milyar ABD doları düzeyine gelen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri bir önceki yıla göre yüksek seviyelerini korumuştur.

7. Türk lirasının 1 ve 12 ay vadeli kur oynaklığı 21 Şubat 2024 itibarıyla sırasıyla yüzde 6,4 ve yüzde 18,7 seviyelerine gelmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (Credit Default Swap-CDS), küresel risk iştahındaki iyileşmeyle beraber 23 baz puan düşüşle 21 Şubat 2024 itibarıyla 294 baz puan seviyesine gerilemiştir. Haziran ayından itibaren risk primi ve kur oynaklıklarındaki düşüşlere 2,38 milyar ABD doları Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına ve 3,17 milyar ABD doları hisse senedi piyasasına olmak üzere toplam 5,55 milyar ABD doları net portföy girişi eşlik etmiştir.

8. Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir. Sıkı para politikası ve aktarım mekanizmasını destekleyen makroihtiyati politikalar, iç talepteki dengelenmeyi sağlamasının yanı sıra Türk lirası varlıklara olan talebi canlı tutarak reel değerlenme vasıtasıyla da enflasyonun ana eğiliminde iyileşme sağlayacaktır.

Talep ve Üretim 

9. Yakın döneme ilişkin göstergeler, yurt içi talepteki dengelenmenin sürdüğüne işaret etmektedir. Söz konusu dengelenme süreci tüketim malı ve altın ithalatında güçlü, diğer tüketim harcamalarına ilişkin göstergelerde ise öngörülene kıyasla yavaş seyretmektedir. Aralık ayında perakende satış hacim endeksi aylık bazda artış eğilimini sürdürmüş, çeyreklik bazda ise sınırlı yükselmiştir. Bir önceki çeyrekte gerileyen imalat sanayi firmalarının kayıtlı iç piyasa siparişleri, ücret güncellemelerinin gerçekleştiği yılın ilk çeyreğinde yeniden artış kaydetmektedir. Öte yandan, bu dönemde firmaların gelecek üç aydaki iç piyasa sipariş beklentileri düşmüştür. Kartla yapılan harcamaların artış eğilimi ocak ayında hız kestikten sonra şubat ayının ortası itibarıyla tekrar hız kazanmıştır. Firma görüşmeleri, yılın ilk çeyreğinde ücret artışları ve firmaların ilave kampanyalarının da etkisiyle yurt içi satışların seviyesinin çeyreklik bazda korunduğunu ima etmektedir. Şubat ayı itibarıyla göstergeler, parasal sıkılaştırma süreciyle başlayan dengelenmenin kademeli şekilde ilerlediğine ve talebin dirençli seyrini koruduğuna işaret etmektedir. Bu çerçevede, talebin mevcut seviyesi enflasyon üzerinde bir risk unsuru olarak görülmeye devam etmektedir.

10. Aralık ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,4, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,6 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda ise sanayi üretimi, yüzde 0,8 oranında azalmıştır. Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sanayi kapasite kullanım oranı yüzde 76,4 seviyesinde gerçekleşerek tarihsel ortalamalarına yaklaşmıştır.

11. Aralık ayı itibarıyla mevsimsellikten arındırılmış istihdam çeyreklik bazda yüzde 0,6 oranında artarak 32,1 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı yatay seyretmiştir. İşsizlik oranı çeyreklik bazda 0,4 puan azalarak yüzde 8,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Yüksek frekanslı veriler işgücü piyasasında talebin sınırlı bir miktar güç kaybettiğine işaret etmektedir.

12. Aralık ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, aylık bazda 3,9 milyar dolar düşüşle 45,2 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Söz konusu gerileme, ihracattaki artış, altın dış ticaret açığındaki güçlü azalış ve enerji fiyatlarında yıllık bazda devam eden düşüş kaynaklı olmuş, kasım ayından farklı olarak altın ve enerji hariç dış ticaret açığında da azalış gözlenmiştir. Ocak ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalatın aylık bazda azalış kaydettiğini göstermektedir. Şubat ayı için yüksek frekanslı verilerle beraber değerlendirildiğinde üç aylık ortalama eğilim ihracatta nispeten yatay seyir, ithalatta ise azalış ima etmektedir.

13. Mevcut veriler çerçevesinde tahminler, tüketim malı ithalatında bir önceki yılın kasım ayında başlayan yavaşlamanın bu yılın şubat ayında da sürdüğüne işaret etmektedir. Altın ithalatı ise tarihsel ortalamalarına yakınsarken, yıllıklandırılmış olarak altın dengesindeki iyileşme eğilimi sürmektedir. Diğer taraftan, aralık ayı itibarıyla yıllıklandırılmış hizmetler dengesi fazlası aylık bazda 0,2 milyar dolar artarak 52 milyar ABD doları olmuştur. Güçlü ve yıl geneline yayılmış olarak seyreden turizm gelirleri cari dengeye katkı sunmaya devam etmektedir.

14.  Cari açığın finansmanı tarafında ise, yıllıklandırılmış olarak bankacılık sektörünün uzun vadeli borç çevirme oranı 2023 yılının son iki ayında yüzde 100’ün üzerine çıkarak aralık ayında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 100 civarında olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı finansman imkanlarında iyileşme olduğu görülmektedir.

Enflasyon Gelişmeleri

15. Ocak ayında, aylık manşet enflasyon ve enflasyonun ana eğilimi enflasyon tahmin patikasında öngörülen şekilde artış kaydetmiştir. Tüketici fiyatları ocak ayında yüzde 6,70 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,09 puan artışla yüzde 64,9 olmuştur. Bu dönemde enerji ve hizmet gruplarının yıllık enflasyona olan katkısı yükselirken, gıda, temel mal ile alkol-tütün-altın gruplarında gerilemiştir.

16. Ocak ayı tüketici enflasyonu görünümünde, ücret, yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamaları ve geriye doğru endeksleme davranışının etkisiyle hizmet grubu enflasyonunda gerçekleşen belirgin yükseliş öne çıkmıştır. İşlenmemiş gıda grubundaki güçlü fiyat artışı da ocak ayında manşet enflasyonu yukarıya çekmiştir. Enerji grubu aylık enflasyonunda, akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarındaki otomatik maktu vergi artışının etkileri hissedilirken, doğal gazın tüketim artışına istinaden aylık tüketici enflasyonuna etkisi tahminlerle uyumlu gerçekleşerek 0,23 puan olmuştur. Ocak ayında, temel mal grubu aylık enflasyonu gerek döviz kuru gelişmeleri gerekse işgücü maliyetlerindeki gelişmelerin yansımasıyla önceki aya kıyasla yükselmiştir. Yurt içi talebin mevcut seviyesi, hizmet fiyatlarındaki katılık, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır.  

17. Ocak ayında aylık enflasyonun ana eğilimi yılın ilk ayına özgü zamana-bağlı fiyat ve ücret güncellemeleri sonucunda yükselmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık artışlar gerek B gerekse C endeksinde artmış, bu görünümü yayılım endeksi, Medyan, SATRIM ve diğer takip edilen ana eğilim göstergelerinde gözlenen yükselişler teyit etmiştir. Ana eğilimdeki yükseliş büyük ölçüde hizmet fiyat gelişmelerinden kaynaklanırken, temel mal enflasyonu da görece sınırlı olmakla birlikte bir önceki aya kıyasla yükselmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C endekslerinin aylık artış oranları sırasıyla yüzde 7,0 ve yüzde 8,2 seviyelerinde gerçekleşirken, üç aylık ortalama artışları yüzde 4,2 ve yüzde 4,6 olarak ölçülmüştür.

18. Hizmet sektörü kaynaklı fiyat baskılarının güçlü olduğu ocak ayında, özellikle ulaştırma, kira, lokanta-otel, sağlık, özel eğitim, bakım-onarım, sigorta, yönetilen/yönlendirilen hizmetler gibi kalemlerde zamana bağlı fiyatlama eğilimi yüksek olmaktadır. Nitekim, söz konusu gruplarda geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olması ve artan işgücü maliyetleri sektörün emek yoğun yapısı çerçevesinde, ocak ayında yüksek bir aylık hizmet enflasyonu gözlenmesine neden olmuştur. Ücret artışlarının maliyet yönlü etkisi gerek mal gerekse hizmetlerde fiyatlara nispeten hızlı bir biçimde yansırken, talep yönlü etkisi zamana yayılmakta ve maliyet yönlü etkilere kıyasla daha fazla belirsizlik içermektedir. Bu çerçevede, izleyen dönemde Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip edecektir.

19.  Hizmet sektöründe hâkim olan söz konusu fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Temel mal ve hizmet gruplarını içeren C endeksinde 2024 yılı ocak ayında yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken, hizmet sektöründe yıllık enflasyonun yüzde 90 civarında olduğu gözlenmektedir. Ayrıca, hizmet sektörüne ait yayılım endeksi ocak ayında tarihsel ortalamasının yaklaşık yüzde 45’i kadar üzerinde seyrederek, artışların sektör geneline yayılmaya devam ettiğini göstermektedir. Yakın dönem tüketici enflasyonu gerçekleşmeleri dikkate alındığında, belirli hizmet sektörü kalemlerinde enflasyonun bir süre daha yüksek seyretme riski bulunmaktadır. Eğitim, sağlık, bakım-onarım ve sigorta gibi hizmet sektörlerinin bu bağlamda öne çıkmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.

20. Yurt içi üretici fiyatları ocak ayında yüzde 4,14 oranında yükselirken yıllık enflasyon yatay bir seyir izleyerek yüzde 44,2 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları ocak ayında gerilerken, diğer alt gruplarda fiyat artışlarının güçlendiği izlenmiştir. Öte yandan, yıllık enflasyon ara malı kalemi hariç alt grupların tümünde düşüş kaydetmiştir.

21. 2023 yılı ekim ayından itibaren gerileyen küresel emtia fiyatlarında, ocak ayında sınırlı bir artış izlenmiştir. Ocak ayında alt kırılım bazında küresel enerji fiyatları artarken, son aylarda yataya yakın seyreden enerji dışı emtia fiyatları bu görünümünü korumuştur. Şubat ayının ilk üç haftası itibarıyla, enerjide daha belirgin olmak üzere gerek enerji gerekse de enerji dışı emtialarda fiyatların sınırlı bir artış kaydettiği izlenmektedir.

22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi ocak ayında tarihsel eğiliminde seyretmiş, uluslararası taşımacılık maliyetleri ise Kızıldeniz kaynaklı jeopolitik gelişmelere bağlı olarak yükseliş kaydetmiştir. Küresel navlun ücretleri ocak ayındaki belirgin artış sonrasında, şubat ayında bir miktar azalmakla birlikte yüksek seyrini sürdürmüştür. Bu gelişmenin yurt içi fiyatlamalara henüz belirgin bir etkisi olmamakla birlikte, tedarikçilerin teslimat sürelerinde ocak ayında başlayan uzama ile beraber bakıldığında bir risk unsuru olduğu değerlendirilmektedir. Taşımacılık maliyetlerinin izleyen aylardaki gelişimi ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip edilecek bir diğer unsurdur.

23. Konut fiyatlarındaki artış oranı yavaşlamaya devam ederken, kira artışı ocak ayında sözleşme yenileme sayısına bağlı mevsimsel etkilerle güçlenmiştir. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, kira artış oranının ocak ayındaki yükselişin ardından şubat ayında yavaşlayacağına işaret etmektedir. Öncü göstergelere göre bu gelişmede, gerileyen sözleşme yenileme oranının yanı sıra yenilenen kiraların artış oranındaki güç kaybı da etkili olmaktadır.

24. Orta vadeli enflasyon beklentilerindeki gerileme sürmektedir. Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 39,1’den 1,31 puan düşüşle yüzde 37,8; gelecek yıl sonuna ilişkin yıllık enflasyon beklentisi yüzde 25,4’den 0,24 puan düşüşle 25,2; gelecek 24 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 23,7’den 0,64 puan düşüşle yüzde 23,1 seviyesine gerilemiştir. Öte yandan, cari yıl sonu enflasyon beklentisi 0,92 puan artışla yüzde 43,0 seviyesine yükselmiştir. Beş yıl sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi de yüzde 12,0’dan 0,32 puan yukarı yönlü güncellemeyle yüzde 12,3 olarak ölçülmüştür. 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerinin olasılık dağılımı incelendiğinde, merkezi eğilim etrafında uzlaşının arttığı, standart sapma ve değişim katsayısı gibi beklentilerin yayılımına dair göstergelerin ise bir önceki aya benzer seyrettiği gözlenmiştir.

25. Öncü göstergeler, şubat ayında enflasyonun ana eğiliminde ocak ayına kıyasla yavaşlamaya işaret etmektedir. Öncü verilere göre, fiyat artışları gıda grubunda önceki aya kıyasla güçlenirken hizmet başta olmak üzere diğer gruplarda yavaşlamaktadır. Göstergeler, ramazan ayının da etkisiyle gıda fiyatlarında öngörülenin üzerinde bir seyir olduğuna işaret etmekte, bu gelişmelerin yansımaları lokanta-otel grubunda dışarıda yenen yemek hizmetleri üzerinde de hissedilmektedir. Jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle hızlı şekilde artan petrol fiyatlarındaki oynaklık, başta akaryakıt fiyatları kanalıyla olmak üzere enflasyon üzerinde risk unsuru olmayı sürdürmektedir. Nitekim, öncü göstergeler akaryakıt fiyatlarındaki artışın şubat ayında da görece yüksek bir oranda olduğuna ve bu görünümün ulaştırma hizmetlerine yansımaya devam ettiğine işaret etmektedir. Diğer taraftan, şubat ayında doğal gazın aylık manşet enflasyon üzerinde belirgin bir etkisinin olmayacağı değerlendirilirken, temel mal grubunda aylık enflasyonun bir miktar zayıflayacağı öngörülmektedir.

Para Politikası

26. Kurul politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 45 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

27. Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Ulaşılan parasal sıkılık düzeyinin finansal ve ekonomik koşullar üzerindeki gecikmeli etkileri önümüzdeki dönemde yakından izlenecektir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

28. Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürecektir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenecektir. TCMB tarafından yapılan düzenlemelere ilişkin etki analizleri söz konusu çerçevenin tüm bileşenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarıyla birlikte bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılmaktadır. Sadeleştirme sürecinde önemli bir aşama kaydedildiği değerlendirilmiştir.

29. Geçtiğimiz dönemde, kamu harcamaları ile para tabanı gelişmelerinin etkisiyle piyasada oluşan geçici likidite fazlası sterilize edilmiştir. Bu gibi durumlara karşı, parasal sıkılığı desteklemek amacıyla likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, sterilizasyon araçları etkin şekilde kullanılacaktır.

30. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.

31. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/merkez-bankasi-yurt-disi-finansman-imkanlarinda-iyilesme-oldugu-gorulmektedir/feed/ 0
Kredi kartı faizleri artacak mı? Gözler Merkez Bankası’nda https://www.foxtvhaber.com.tr/kredi-karti-faizleri-artacak-mi-gozler-merkez-bankasinda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kredi-karti-faizleri-artacak-mi-gozler-merkez-bankasinda/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:48:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4265 Ekonomi yönetiminden kredi kartı düzenlemesine yönelik beklentiler son dönemlerde arttı. Kredi kartları ile ilgili farklı kesimlerden de açıklamalar geldi.

Parasal sıkılaşmaya rağmen kredi kartı harcamaları hız kesmedi. TCMB verilerine göre 9 Şubat haftasında kredi kartı harcamları 213,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Önceki hafta ise 240,9 milyar dolarlık harcama yapılmıştı.

Harcamaların hala yüksek seviyelerde seyretmesi ek önlemlerin kapıda olduğunun sinyalini verdi. Uzmanlar, kredi kartı düzenlemeleri için nisan ayını işaret etti. Bu arada bankacılık ve reel sektör yetkililerinden de kredi kartlarına dair açıklamalar gelmeye başladı.

TCMB, KART FAİZLERİNİ DEĞİŞTİRİR Mİ?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ikinc faiz kararını 22 Şubat Perşembe günü açıklayacak. TCMB, ocak ayında politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkarmış ve faiz artışlarına sona gelindiği işaret etmişti. Piyasalar, faizin sabit bırakılacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyor.

Merkez Bankası, ocak ayındaki faiz artışına rağmen kredi kartları için referans faiz oranlarını sabit tutmuştu. Merkez Bankası, kredi kartı faizlerini kasım ayından bu yana değiştirmiyor. Referans oranının mevcut seviyesi 3,11 üst sınır olarak belirlendi. Düzenleme ile kredi kartı azami faiz ve üye işyeri azami komisyon oranlarında artış yapılmadı.

Faiz kararının yanı sıra TCMB’nin kredi kartı referans faiz oranlarında değişiklik yapıp yapmayacağı da takip edilecek.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon raporu sunumunda, kredi kartlarında düzenleme yapılması gerektiğini düşündüklerini belirterek, “Bu konuda birkaç fikrimiz var, çalışmalarımız sürüyor.” ifadelerini kullanmıştı.

KAMU BANKALARINDAN KREDİ KARTI KARARI

Üç kamu bankası kart komisyon oranlarında indirime gitti. Buna göre banka ve kredi kartı komisyon oranı yüzde 3,56’dan yüzde 2,39’a düşürüldü.

Bu oran akaryakıt istasyonları için yüzde 2,25’e çekildi. Post makinelerindeki aylık ücretlendirmeye de yüzde 50 indirim yapıldı.

İŞ DÜNYASI TARTIŞMALARA KATILDI

Kredi kartları ile ilgili tartışmalara iş dünyası temsilcileri de katıldı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Ticari kredi kartlarında taksit sayısının artırılması, üretime ve ticarete olumlu yansıyacaktır” dedi. Piyasalarda çekin yerini kredi kartının aldığını belirten Baran, ticari kredi kartlarının bireysel kredi kartlarından ayrı düşünülmesi gerektiğini ifade etti.

Boyner Group Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, kredi kartı kullanımının kısıtlanmasına yönelik görüşlere karşı çıktı. Nakit kullanımının kaldırılması için çağrı yapan Boyner, “Tüm alışverişler kredi kartı üzerinden yapılsa, ne vergi kaçağı kalır ne de bankacılık sistemi dışında bir hayat” değerlendirmesinde bulundu.

ARAN: 20 BİN LİRA ALTINA SINIRLAMA GELMEMELİ

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, geçen hafta yaptığı açıklamasında, kredi kartlarıyla yapılan lüks tüketimin sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Aran, kredi kartlarında 20 bin, bireysel tüketici kredilerinde de 100 bin liranın altına sınırlama gelmemesi gerektiğini belirterek, “Bu artık hayatımızın bir parçası. Bu limitlere kısıt getirmek akıldan bile geçmemeli” dedi.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar ise faiz oranı, taksit sınırlaması ya da kişinin harcayabileceği tutar konularında adımlar atılabileceğini belirtmişti.

KAYNAK: NTV
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kredi-karti-faizleri-artacak-mi-gozler-merkez-bankasinda/feed/ 0
Türkiye için alarm çalıyor! Cumhuriyet tarihinde bir ilk https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-alarm-caliyor-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-alarm-caliyor-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk/#respond Sat, 10 Feb 2024 10:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3495 Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2023’te yüzde 10,2’ye çıkarak Cumhuriyet tarihinde ilk kez çift haneyi gördü.

65 yaş ve üzeri nüfus, 2023’te 8 milyon 722 bin 806 kişi oldu.

Geçen yıl yaşlı nüfusunun 3 milyon 880 bin 356’sının erkek, 4 milyon 842 bin 450’sinin kadın olduğu görüldü.

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 1935’te yüzde 3,9, 1950 yılında yüzde 3,3, 1970 yılında yüzde 4,4, 2000 yılında yüzde 5,7 olarak hesaplandı.

ORAN HIZLA YÜKSELİYOR

Söz oran, 2010 yılında yüzde 7,2’ye çıkarken bu tarihten itibaren de yükselişini sürdürdü. 2020’de yüzde 9,5 seviyesine yükselen bu oran, geçen yıl yüzde 10,2’ye çıktı ve böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez çift haneyi gördü.

Yaşlı nüfus açısından iller kıyaslandığında geçen yıl İstanbul, 1 milyon 238 bin 899 kişi ile ilk sırada yer aldı.

İstanbul’daki yaşlı nüfusun 707 bin 114’ünü kadınlar, 531 bin 785’ini erkekler oluşturdu. Bu ili, 576 bin 209 yaşlıyla Ankara, 573 bin 856 kişiyle de İzmir izledi.

Yaşlı nüfusun en az olduğu iller ise 10 bin 365 ile Bayburt, 11 bin 564 ile Hakkari ve 12 bin 341 ile Kilis olarak kayıtlara geçti.

İstanbul’un yaşlı nüfusu, diğer illerin toplam nüfusları ile karşılaştırıldığında birçok ili geride bıraktı. İstanbul’un yaşlı nüfusu, aralarında Denizli, Sakarya, Muğla, Eskişehir, Malatya, Tekirdağ ve Aydın’ın da bulunduğu 65 ilin genel nüfusunu geride bıraktığı görüldü.

TÜRKİYE’NİN ORTANCA YAŞI DA YÜKSELİYOR

Yenidoğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını gösteren ortanca yaş 2013’te 30,4 iken, geçen yıl 34’e yükseldi.

Sinop’un 42,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü.

Bu ili, 42,4 ile Giresun ve Kastamonu izledi. 21,2 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il olurken, ortanca yaşın Şırnak’ta 22,7, Ağrı’da 24 olduğu belirlendi.

65+ nüfusun toplam nüfus içindeki oranı (1935-2023) şöyle:

Yıl        Toplam          Erkek Kadın Toplam (%)

1935  628.041        278.846        349.195        3,9

1940  629.859        271.421        358.438        3,5

1945  626.543        256.683        369.860        3,3

1950  690.662        272.760        417.902        3,3

1955  822.408        320.704        501.704        3,4

1960  978.732        388.087        590.645        3,5

1965  1.242.525    530.004        712.521        4

1970  1.565.696    707.807        857.889        4,4

1975  1.853.251    850.652        1.002.599    4,6

1980  2.113.247    955.360        1.157.887    4,7

1985  2.125.908    955.042        1.170.866    4,2

1990  2.417.363    1.091.142    1.326.221    4,3

2000  3.858.949    1.749.563    2.109.386    5,7

2007  5.000.175    2.150.103    2.850.072    7,1

2008  4.893.423    2.139.481    2.753.942    6,8

2009  5.083.414    2.222.764    2.860.650    7

2010  5.327.736    2.331.029    2.996.707    7,2

2011  5.490.715    2.397.925    3.092.790    7,3

2012  5.682.003    2.473.913    3.208.090    7,5

2013  5.891.694    2.561.074    3.330.620    7,7

2014  6.192.962    2.699.423    3.493.539    8

2015  6.495.239    2.843.442    3.651.797    8,2

2016  6.651.503    2.919.392    3.732.111    8,3

2017  6.895.385    3.033.433    3.861.952    8,5

2018  7.186.204    3.170.132    4.016.072    8,8

2019  7.550.727    3.337.260    4.213.467    9,1

2020  7.953.555    3.513.892    4.439.663    9,5

2021  8.245.124    3.654.709    4.590.415    9,7

2022  8.451.669    3.750.248    4.701.421    9,9

2023  8.722.806    3.880.356    4.842.450    10,2

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-icin-alarm-caliyor-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk/feed/ 0
Bankada parası olanlar dikkat: Mevduat faizlerinde düşüş başladı! Borsaya yarayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/bankada-parasi-olanlar-dikkat-mevduat-faizlerinde-dusus-basladi-borsaya-yarayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bankada-parasi-olanlar-dikkat-mevduat-faizlerinde-dusus-basladi-borsaya-yarayacak/#respond Tue, 09 Jan 2024 06:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2142 Özellikle yılın son ayında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizlerindeki artışlar, kur korumalı mevduat (KKM) programından çıkış stratejileri ve bankacılık sektörünün bilanço düzeltme çabaları göze çarptı. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, Türk Lirası (TL) mevduat faiz oranlarında yüksek bir artış yaşandı. Ancak yeni yılın başlamasıyla birlikte bu faiz oranlarında bir düşüş trendi gözlenmeye başladı.

Yılın son haftasına yönelik Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri, 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizlerinin yıl sonunda ortalama yüzde 52,5 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Bu, yıl içinde gözlemlenen en yüksek faiz oranlarından biri olarak kaydedildi. Ancak yeni yılın ilk günlerinde, bazı bankaların 3 aya kadar vadeli TL mevduat faiz oranlarını yüzde 40’ın altına çektiği gözlendi. 

Bu trend, Türkiye’nin ekonomik durumu ve finansal piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip edenler için önemli bir gösterge niteliğinde. Yılın son ayında yaşanan politika faizi artışları ve KKM’den çıkış stratejileri, mevduat faizlerindeki bu değişimde etkili olan başlıca faktörler olarak görülüyor.

 

FAİZ YÜZDE 40’IN ALTINA İNDİ

Ekonomi’nin özel bankalardan takip ettiği 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizleri yılı yüzde 45-47 seviyesinde kapatırken yeni yılla birlikte yüzde 41’e geriledi. Bazı özel bankalarda ise bu oran yüzde 36- 37 seviyeleri ile yüzde 40’ın da altına indi.

Geçen yılın son ayında bankacılık sektöründe bankadan bankaya bilanço yapısındaki ihtiyaca göre farklılık göstermekle birlikte 3 aya kadar vadeli standart TL mevduat faizi 50 bin liranın altına bile yüzde 40,5-45 seviyesinde mevduat hacmi büyüdükçe de yüzde 48-53 seviyesine çıktı. Yılın son haftasında ise tüm bankalar TL mevduat faizlerinde gaza bastı ve bu hızlanma Merkez Bankası verilerine de yansıdı. Hoş geldin, yeni müşteri gibi kampanyalarla daha da yüksek seviyelere çıkan standart TL mevduat faizi 3 aya kadar vadede yılı yüzde 52,5 seviyesinden kapattı.

FAİZLERDE EN AZ 4 PUANLIK DÜŞÜŞ YAŞANDI

Geçen hafta Reuters’in bankacılık sektörü kaynaklarına dayandırdığı haberinde de bankaların daralan kredi talebi ve yüksek mevduat faizleri nedeniyle marjların zorlandığı ve yıl başından itibaren bankaların mevduat faizlerini düşürmeye başladığı yer aldı. Bankaların hamlesi gecikmedi ve yılın ilk haftasının ardından dün itibariyle 3 aya kadar vadeli standart TL mevduat faizleri en az 4 puan indirildi.

Bankaların 25 Aralık haftasında 100 bin liraya kadar TL mevduata 3 aya kadar varan vadede verdiği faiz oranı yüzde 45-50,5 seviyesinde bulunuyordu. Mevduat hacmine göre 500 bin liraya kadar bu oran yüzde 46-51’ya, 1 milyona kadar yüzde 46,5-52’e, 10 milyona kadar da yüzde 47-53’e ulaşıyordu. 8 Ocak haftasına gelindiğinde ise aynı mevduatlara verilen faiz oranları 4 puan birden geriledi. Bu düşüş hem kamu hem de özel bankalarda yaşandı. Bankaların mevduat faiz oranlarına göre 100 bin liraya kadar 3 aya kadar vadede mevduat faizi yüzde 36,5-41’e, 500 bin liraya kadar yüzde 39- 42’e, 1 milyon liraya kadar mevduat yüzde 42-43,5’e ve 10 milyon liraya kadar mevduatta ise yüzde 44’e geriledi.

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da yaptığı konuşmada bankaların gelecek enflasyona göre faiz verdiğini ve önümüzdeki üç aya göre verdikleri mevduat faiz oranlarının enflasyonun üzerinde olduğunu dile getirerek müşterilerin kredi iştahının düşük olduğunu vurgulamıştı. Merkez Bankası da son PPK toplantısı sonrası başladığı ihalelerle piyasadaki fazla likiditeyi çekmeye çalışıyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bankada-parasi-olanlar-dikkat-mevduat-faizlerinde-dusus-basladi-borsaya-yarayacak/feed/ 0