Örgütü – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 27 Jun 2024 02:12:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 DAEŞ Horasan Kolu: Bölgesel ve küresel tehditin derinlikleri https://www.foxtvhaber.com.tr/daes-horasan-kolu-bolgesel-ve-kuresel-tehditin-derinlikleri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/daes-horasan-kolu-bolgesel-ve-kuresel-tehditin-derinlikleri/#respond Thu, 27 Jun 2024 02:12:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13644 2015 yılında Afganistan’ın doğusunda, özellikle Nangarhar bölgesinde kurulan DAEŞ Horasan Kolu (ISIS-K), dini istismar eden terör örgütü DAEŞ’in daha geniş bir coğrafyada varlık göstermek amacıyla oluşturduğu bir yapıdır. Horasan adı, tarihsel olarak geniş bir bölgeyi kapsamakta olup, bugünkü Afganistan, Pakistan ve Orta Asya’yı içine alır. DAEŞ’in merkezinden gelen militanlar ve yerel radikal gruplardan devşirilen üyelerle hızlı bir şekilde güç kazanan bu kol, bölgedeki güvenlik dinamiklerini derinden etkileyen bir tehdit haline gelmiştir.

ŞİDDETİN STRATEJİSİ

DAEŞ Horasan Kolu’nun stratejisi, sansasyonel ve yıkıcı saldırılarla dikkat çekmek üzerine kuruludur. Bu saldırılar, genellikle sivil hedeflere, hükümet yetkililerine, güvenlik güçlerine ve rakip terör örgütlerine yöneliktir. Örgüt, özellikle Afganistan’da Taliban ile sık sık çatışmalara girmekte ve bu iki örgüt arasındaki güç mücadelesi, bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırmaktadır. Taliban’ın Afganistan üzerindeki kontrolü sağlamlaştırma çabaları, DAEŞ Horasan Kolu’nun kendi varlığını pekiştirme girişimleriyle çatışmaktadır. Bu durum, zaten kaotik olan güvenlik ortamını daha da karmaşık hale getirmektedir.

DAEŞ Horasan Kolu’nun saldırıları genellikle büyük çaplı ve kanlı olma eğilimindedir. Örneğin, Afganistan’da düzenlenen bombalı saldırılar ve Pakistan’daki intihar bombacıları, örgütün ne denli vahşi ve acımasız bir strateji izlediğini göstermektedir. Bu tür saldırılar, sadece fiziksel yıkıma yol açmakla kalmaz, aynı zamanda toplum üzerinde derin psikolojik etkiler bırakır. Halk arasında korku ve güvensizlik duygularının yayılmasına neden olurken, hükümetlerin ve güvenlik güçlerinin otoritesini de zayıflatmayı amaçlar.

DİJİTAL PROPAGANDA VE GENÇLİK

DAEŞ Horasan Kolu, dijital propaganda faaliyetleriyle dikkat çekmektedir. Sosyal medya ve diğer dijital platformlar üzerinden gençleri ve radikalleşmeye yatkın bireyleri hedef alan içerikler paylaşarak, yeni üyeler kazanmayı amaçlamaktadır. Bu propaganda faaliyetleri, örgütün varlığını ve etkisini küresel çapta duyurmakta ve potansiyel destekçiler üzerinde caydırıcı ve çekici bir etki yaratmaktadır. Özellikle işsiz ve umutsuz gençler, bu tür radikal ideolojilere çekilme eğilimindedir. DAEŞ Horasan Kolu’nun bu stratejisi, örgütün uzun vadeli varlığını sürdürmesine ve yeni nesil militanlar yetiştirmesine olanak tanımaktadır.

Örgütün dijital propaganda stratejileri, genellikle dinî ve ideolojik temalar etrafında şekillenir. Gençler, kahramanlık hikayeleri ve cihat çağrıları ile manipüle edilir. Ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan bu propaganda, gençlerin radikal ideolojilere çekilmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle, sosyal medya platformlarında yer alan grafik ve videolar, gençlerin zihninde güçlü ve çekici bir imaj yaratır. Bu nedenle, gençlerin radikalleşmesini önlemek için dijital dünyada daha etkili karşı önlemler alınması gerekmektedir.

BÖLGESEL GÜVENLİK TEHDİTLERİ

DAEŞ Horasan Kolu’nun Afganistan ve Pakistan’daki faaliyetleri, bölgesel güvenliği ciddi şekilde tehdit etmektedir. Taliban ile süregelen çatışmalar, zaten istikrarsız olan bu bölgedeki durumu daha da kötüleştirmekte ve sivil halkın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Pakistan’da da faaliyet gösteren bu örgüt, bölgesel güvenlik endişelerini artırmakta ve Pakistan hükümetini ciddi önlemler almaya zorlamaktadır. DAEŞ Horasan Kolu’nun bu genişleme çabaları, Orta Asya ülkelerinin güvenlik politikalarını gözden geçirmesine ve bölgesel işbirliğini artırmasına yol açmaktadır. Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkeler, bu tehdidi bertaraf etmek için sınır güvenlik önlemlerini artırmakta ve uluslararası işbirliği çağrısında bulunmaktadır.

DAEŞ Horasan Kolu’nun bölgedeki varlığı, sadece yerel hükümetler için değil, küresel güvenlik için de ciddi bir tehdittir. Bu nedenle, bölgesel işbirliği ve uluslararası destek, DAEŞ Horasan Kolu’nun faaliyetlerini engellemek için kritik öneme sahiptir. Özellikle istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele konusunda daha etkin bir işbirliği sağlanmalıdır. Gençlerin radikalleşmesini önlemek için eğitim ve istihdam fırsatlarının artırılması, sosyal medya üzerinden yürütülen propaganda faaliyetlerine karşı daha etkili önlemler alınması gerekmektedir. Barış ve güvenlik içinde bir gelecek için, terörle mücadelede daha kararlı ve etkin adımlar atılmalıdır. Bu mücadele, yalnızca askeri operasyonlarla değil, aynı zamanda ideolojik ve sosyal düzeyde de yürütülmelidir.

GELECEĞE DAİR BEKLENTİLER

DAEŞ Horasan Kolu’nun gelecekteki faaliyetleri, birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir. Bunlar arasında en önemlileri, örgütün liderlik yapısındaki değişiklikler, bölgesel ve küresel güvenlik dinamikleri ve özellikle Afganistan’daki siyasi ve askeri gelişmelerdir. Taliban’ın Afganistan’daki hakimiyetini sürdürmesi ve bu süreçte uluslararası tanınma arayışı, DAEŞ Horasan Kolu’nun güç kazanma çabalarını zorlaştırabilir. Ancak, bu örgütün adaptasyon kabiliyeti ve esnek yapısı, gelecekte de ciddi bir tehdit olmaya devam edeceğine işaret etmektedir.

Taliban’ın Afganistan üzerindeki kontrolü ele geçirmesiyle birlikte, DAEŞ Horasan Kolu’nun daha da agresif bir strateji benimsemesi muhtemeldir. Taliban’ın yeni yönetimi, DAEŞ Horasan Kolu’nu bastırmak için ciddi bir mücadele vermek zorunda kalacaktır. Ancak, bu iki örgüt arasındaki güç mücadelesi, Afganistan’daki sivil halkı daha da zor durumda bırakabilir. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan insanlar, bu çatışmalardan en fazla etkilenen kesim olacaktır.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/daes-horasan-kolu-bolgesel-ve-kuresel-tehditin-derinlikleri/feed/ 0
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü 32 yaşında https://www.foxtvhaber.com.tr/karadeniz-ekonomik-isbirligi-orgutu-32-yasinda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/karadeniz-ekonomik-isbirligi-orgutu-32-yasinda/#respond Mon, 24 Jun 2024 23:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13454 Bölgesel bir ekonomik işbirliği örgütü olarak öne çıkan Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ), Türkiye’nin öncülüğünde 25 Haziran 1992’de düzenlenen İstanbul Zirvesi’nde yayımlanan deklarasyonla kuruldu. Örgütün 1994’te hizmete giren “Daimi Sekretaryası” İstanbul’da bulunuyor.

KEİ’de Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Kuzey Makedonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan üye olarak yer alıyor.

Toplam 13 üye ülkesiyle Karadeniz havzasındaki “en kapsamlı bölgesel işbirliği platformu” olarak öne çıkan KEİ, temel kuruluş hedefleri olarak Karadeniz Bölgesi’nde barış, istikrar ve refahı sağlama, dostane ve iyi komşuluk ilişkilerini teşvik etmek misyonuyla hareket ediyor.

KEİ üyeleri, potansiyellerini, coğrafi yakınlıklarını ve ekonomik özelliklerini kullanarak ikili ve çok taraflı ekonomik, teknolojik ve sosyal ilişkilerini çeşitlendirip geliştirmeyi hedefleyerek, Karadeniz’in barış, istikrar ve refah bölgesi olmasını amaçlıyor. Bu çerçevede temel yöntem olarak ekonomik işbirliği ön plana çıkıyor.

Örgütün dönem başkanlığı görevi 6 aylık sürelerle el değiştirirken, 2023’ün ikinci yarısında dönem başkanlığını Türkiye üstlendi. 15 Aralık 2023’te çevrimiçi düzenlenen KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda söz konusu görevin Arnavutluk’a devredileceği bildirilmişti.

Örgüt farklı alanlarda faaliyet gösteriyor
Tek karar organı olarak Dışişleri Bakanları Konseyi’ne sahip olan KEİ’de, çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA), Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Karadeniz Etütleri Merkezi ve KEİ İş Konseyi, örgüte bağlı kuruluşlar olarak görev yapıyor.

Örgüt bünyesinde, ticaret, ekonomi, ulaştırma, enerji, haberleşme, bilim ve teknoloji gibi alanlar başta olmak üzere, çeşitli konularla ilgili çok sayıda çalışma grubu, yardımcı organlar olarak bulunuyor.

Bölgede ekonomik işbirliğini tesis etmenin yanı sıra dış dünyaya da açık bir çalışma yöntemi anlayışına sahip olan KEİ’nin toplantılarına farklı ülke ve kurumlar da katılıyor.

KEİ Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın örgüt üzerindeki etkilerine yönelik, “Gerçek şu ki 2022’de yarım yıldan fazla süre boyunca, örgütümüzün pratikte birçok faaliyetini erteleme eğiliminde olması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak üye devletlerin yapıcı tutumları sayesinde örgütün faaliyetlerini yeniden başlatabildik. Şimdi faaliyetlerimize neredeyse tamamen geri dönmüş durumdayız.” ifadelerini kullanmıştı.

KEİ’NİN GELECEKTEKİ ROLÜ

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç.Dr Ali Oğuz Diriöz de KEİ’ye ilişkin yaptığı değerlendirmede, örgütün “anlamlı bir girişim” olduğunun altını çizerek, “kazan- kazan” ilişkisini ön planda tuttuğunu vurguladı.

KEİ’de farklı birimlerin yer almasının önemine değinen Diriöz, örgütün ilerleyen süreçte politik konular açısından işbirliği mekanizmaları geliştirebilecek bir kurumsal kimliğe sahip olduğuna da işaret etti.

Diriöz, Türkiye’nin ticari anlamda KEİ’yi daha aktif kullanmayı isteyebileceğini kaydederek, “Rusya-Ukrayna Savaşı, KEİ mekanizmalarını büyük ölçüde etkisiz hale getirmektedir ancak, gelecekte ateşkes sonrası çevre, ticaret ve lojistik gibi ekonomik güven arttırıcı mekanizmalar bakımından da KEİ, bilhassa NATO üyesi olan Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeler açısından Karadeniz’in ekonomik önemi bakımından yeni ortak mekanizmalar oluşturulması için uygun bir platform olabilir.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/karadeniz-ekonomik-isbirligi-orgutu-32-yasinda/feed/ 0
Türkiye öncülüğünde kuruldu, 13 ülke üye! KEİ için dikkat çeken teklif https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-onculugunde-kuruldu-13-ulke-uye-kei-icin-dikkat-ceken-teklif/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-onculugunde-kuruldu-13-ulke-uye-kei-icin-dikkat-ceken-teklif/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:25:16 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13432 Türkiye’nin öncülüğünde, ekonomik işbirliği temeliyle Karadeniz’de barış ve istikrara katkı sağlama hedefiyle 25 Haziran 1992’de kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) 32 yaşında.

AA muhabiri, KEİ’nin kuruluş süreci, faaliyetleri ve işleyiş biçimi ile ilgili bilgileri derledi.

Bölgesel bir ekonomik işbirliği örgütü olarak öne çıkan KEİ, Türkiye’nin öncülüğünde 25 Haziran 1992’de düzenlenen İstanbul Zirvesi’nde yayımlanan deklarasyonla kuruldu. Örgütün 1994’te hizmete giren “Daimi Sekretaryası” İstanbul’da bulunuyor.

KEİ’de Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Kuzey Makedonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan üye olarak yer alıyor.

Toplam 13 üye ülkesiyle Karadeniz havzasındaki “en kapsamlı bölgesel işbirliği platformu” olarak öne çıkan KEİ, temel kuruluş hedefleri olarak Karadeniz Bölgesi’nde barış, istikrar ve refahı sağlama, dostane ve iyi komşuluk ilişkilerini teşvik etmek misyonuyla hareket ediyor.

KEİ üyeleri, potansiyellerini, coğrafi yakınlıklarını ve ekonomik özelliklerini kullanarak ikili ve çok taraflı ekonomik, teknolojik ve sosyal ilişkilerini çeşitlendirip geliştirmeyi hedefleyerek, Karadeniz’in barış, istikrar ve refah bölgesi olmasını amaçlıyor. Bu çerçevede temel yöntem olarak ekonomik işbirliği ön plana çıkıyor.

Örgütün dönem başkanlığı görevi 6 aylık sürelerle el değiştirirken, 2023’ün ikinci yarısında dönem başkanlığını Türkiye üstlendi. 15 Aralık 2023’te çevrimiçi düzenlenen KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda söz konusu görevin Arnavutluk’a devredileceği bildirilmişti.

ÖRGÜT FARKLI ALANLARDA FAALİYET GÖSTERİYOR

Tek karar organı olarak Dışişleri Bakanları Konseyi’ne sahip olan KEİ’de, çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA), Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Karadeniz Etütleri Merkezi ve KEİ İş Konseyi, örgüte bağlı kuruluşlar olarak görev yapıyor.

Örgüt bünyesinde, ticaret, ekonomi, ulaştırma, enerji, haberleşme, bilim ve teknoloji gibi alanlar başta olmak üzere, çeşitli konularla ilgili çok sayıda çalışma grubu, yardımcı organlar olarak bulunuyor.

Bölgede ekonomik işbirliğini tesis etmenin yanı sıra dış dünyaya da açık bir çalışma yöntemi anlayışına sahip olan KEİ’nin toplantılarına farklı ülke ve kurumlar da katılıyor.

KEİ Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın örgüt üzerindeki etkilerine yönelik, “Gerçek şu ki 2022’de yarım yıldan fazla süre boyunca, örgütümüzün pratikte birçok faaliyetini erteleme eğiliminde olması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak üye devletlerin yapıcı tutumları sayesinde örgütün faaliyetlerini yeniden başlatabildik. Şimdi faaliyetlerimize neredeyse tamamen geri dönmüş durumdayız.” ifadelerini kullanmıştı.

KEİ’NİN GELECEKTEKİ ROLÜ

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç.Dr Ali Oğuz Diriöz de KEİ’ye ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, örgütün “anlamlı bir girişim” olduğunun altını çizerek, “kazan- kazan” ilişkisini ön planda tuttuğunu vurguladı.

KEİ’de farklı birimlerin yer almasının önemine değinen Diriöz, örgütün ilerleyen süreçte politik konular açısından işbirliği mekanizmaları geliştirebilecek bir kurumsal kimliğe sahip olduğuna da işaret etti.

Diriöz, Türkiye’nin ticari anlamda KEİ’yi daha aktif kullanmayı isteyebileceğini kaydederek, “Rusya-Ukrayna Savaşı, KEİ mekanizmalarını büyük ölçüde etkisiz hale getirmektedir ancak, gelecekte ateşkes sonrası çevre, ticaret ve lojistik gibi ekonomik güven arttırıcı mekanizmalar bakımından da KEİ, bilhassa NATO üyesi olan Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeler açısından Karadeniz’in ekonomik önemi bakımından yeni ortak mekanizmalar oluşturulması için uygun bir platform olabilir.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-onculugunde-kuruldu-13-ulke-uye-kei-icin-dikkat-ceken-teklif/feed/ 0
İddialar sonrası FETÖ elebaşı Gülen’in çiftliğinde sessizlik hakim https://www.foxtvhaber.com.tr/iddialar-sonrasi-feto-elebasi-gulenin-ciftliginde-sessizlik-hakim/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iddialar-sonrasi-feto-elebasi-gulenin-ciftliginde-sessizlik-hakim/#respond Tue, 04 Jun 2024 01:00:59 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11804 Uzun zamandır ABD’nin Pensilvanya eyaletinde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen’in kaldığı örgüt merkezinden başka bir yere götürüldüğüne yönelik iddialar gündeme geldi.

Bu iddiaların ardından FETÖ elebaşının yaşadığı çiftlik evi, havadan drone ile görüntülendi.

Görüntülenen çiftlik evindeki sessizlik, FETÖ elebaşının Gülen’in başka bir yere götürüldüğüne dair iddiaları da güçlendirdi.

Ziyaretler durdu, evler boşatıldı

15 Temmuz hain darbe girişiminin bir numaralı ismi Gülen’in, 1999’dan bu yana kaldığı ve örgüt mensuplarını kabul ettiği merkezden kaçırıldığı iddiası, yeğeni Ebuseleme Gülen tarafından gündeme getirilmişti.

Bu gelişmenin ardından örgüte ait yayın organlarında, adı “Golden Generation Worship & Retreat Center” olarak geçen FETÖ merkezine ziyaretlerin durduğu ve çiftlikteki misafirhanelerde kalanların bulundukları evleri boşalttığı öğrenildi.

Bölge esnafı kampa gelen gidenin olmadığını teyit etti

FETÖ üyelerinin yoğunlukla yaşadığı Saylorsburg ve Wind Gap gibi kasabalarda bulunan ve örgüt üyelerini tanıyan bazı yerli esnaf da bir süredir kampa gelen giden kimse olmadığını teyit ederken, çiftliğin satılığa çıktığı yönünde duyumlar aldıklarını aktardı.

Drone çekimlerine yansıyan görüntülerde de çiftlikte daha önce boş yer olmayan otoparkta sadece birkaç araç bulunduğu, yaklaşık 60 dönümlük kamp alanında sadece bir kişinin misafirhanelerden birine giriş çıkış yaptığı görüldü.

24 saat aralıksız nöbet tutuluyordu

Daha önce çiftliğin girişinde 24 saat aralıksız nöbet tutan silahlı ve üniformalı Amerikalı güvenlik görevlilerinin de artık yerinde bulunmadığı görüntülere yansıdı.

FETÖ’nün karakutusu olan ve Fetullah Gülen’i çiftlikten kaçırdığı iddia edilen Cevdet Türkyolu ile kızlarına ait evlerin bulunduğu bölge de havadan görüntülendi.

Çiftliğe yaklaşık 5 dakika mesafede bulunan bölgede, FETÖ’ye ait Gurbet Cemetery isminde ve ABD’de ölen örgüt elebaşlarının gömüldüğü bir de mezarlık bulunuyor.

Alanın görüntülendiğini fark eden 2 örgüt üyesi, hızlı adımlarla üzeri örtülü bir yeri kontrol etmeye gelip daha sonra buradan uzaklaştı.

Örgüt içinde karşılıklı suçlamalar sürüyor

Geçen hafta FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni (kardeşi Mesih Gülen’in oğlu) Ebuseleme Gülen tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımlarla örgüt yandaşları arasında alevlenen tartışmalar sürüyor.

Ebuseleme Gülen, örgüt çiftliğinin hemen yanında yer alan bir evin girişinden yaptığı videolu paylaşımda, Fetullah Gülen’in “başka bir yere kaçırıldığını” iddia etmişti.

Yeğeninin iddialarına göre Fetullah Gülen, örgütün karakutusu olarak bilinen Cevdet Türkyolu başta olmak üzere, Barbaros Kocakurt, Mustafa Özcan ve Gülen’in özel doktoru Kudret Ünal tarafından bilinmeyen bir yerde tutuluyor.

İddiaların örgüt yandaşları tarafından yoğun etkileşim alması üzerine de Fetullah Gülen adına uzun zamandır paylaşımların yapıldığı bir sosyal medya hesabında, FETÖ elabaşının çiftlikten “daha sakin bir ortamda” rutin faaliyetlerine devam ettiği ifadelerine yer verilmiş, yer değişikliğinin doktorların ısrarından kaynaklandığı öne sürülmüştü.

Ebuseleme Gülen, X paylaşımlarında, amcasının 15 Temmuz hain darbe girişimiyle ilgili “gerçekleri açıklamadan ölmemesi gerekir” yorumlarında bulunurken, Türkyolu, Adil Öksüz, Kudret Ünal ve Barbaros Kocakurt gibi örgütün önde gelen isimlerini suçlamayı sürdürüyor.

Elebaşının yeri tartışması sürüyor

Tartışmalara, Kemal Gülen ve Ahmet Kurucan gibi örgütün bazı etkili isimleri de sosyal medya hesaplarından katılarak elebaşı Gülen’in, “çok az kişinin bildiği bir evde bulunduğu, sağlık durumunun hassasiyetinden dolayı, kamp gibi kalabalık bir ortamda tutulmak istenmemesinin normal olduğunu” savundu.

Yapılan bu açıklamalar, örgüt tabanını tatmin etmezken, sosyal medyada Ebuseleme Gülen’in paylaşımlarına destek veren FETÖ üyelerinin sayısının arttığı görüldü.

Ayrıca örgütün sitesinde paylaşılan görselin profil fotoğraf olarak tercih edilmesinin, Gülen’in gerçek sağlık durumunu gizleme amacı taşıdığı yorumlarına neden oldu.

Cevdet Türkyolu’nun adı daha önce de yolsuzluklara ve örgüt içi kavgalara karıştı

Türkyolu, Fetullah Gülen’in yeğeni Mebruke Türkyolu ile yaptığı evlilik sayesinde örgütteki yerini daha da sağlamlaştırmıştı.

Örgütün Gülen’den sonraki karar mekanizması olarak bilinen ve bizzat elebaşı tarafından atanan “Ali Heyet” adlı kurulunda yer alan Türkyolu’nun adı, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası sık sık gündeme geldi.

Pensilvanya’daki kampın idaresinden, örgütün banka hesaplarına kadar her alanda yetkiyi elinde bulunduran Türkyolu, örgüte ait “himmet” paralarını kendi hesabına aktarmak, onlarca ev ve işyerine sahip olmakla suçlanmıştı.

Türkyolu’nun şahsi mal varlığının “hiçbir işte çalışmadığı halde” katlanarak artması diğer ülkelerdeki örgüt yapılanmalarını rahatsız etmiş, örgütün tabanından “biz maddi sıkıntı çekerken onlar lüks içinde yaşıyor” yorumları, sosyal medya platformlarına yansımıştı.

Gülen’in sözde sosyal medya yöneticisi Osman Şimşek’in, diğer bölge elebaşlarının bu konudaki şikayetlerini dile getirdiği mektubu Fetullah Gülen’e okuması üzerine Türkyolu’nun Şimşek’i döverek kamptan kovduğu ve maaşını kestiği örgüt çevrelerinde duyulmuştu.

Bu olaydan sonra Türkyolu’nun, örgüt yönetimini ele geçirdiği yorumları yapılmıştı.

Şimşek, söylentileri sosyal medyadan yaptığı açıklama ile doğrulamıştı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/iddialar-sonrasi-feto-elebasi-gulenin-ciftliginde-sessizlik-hakim/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: Kimse şekil yapamaz, racon kesemez https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-kimse-sekil-yapamaz-racon-kesemez/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-kimse-sekil-yapamaz-racon-kesemez/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6697 Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Gaziantep’e gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ‘Türkiye Huzuru Gaziantep’in Huzuru’ konulu toplantıya katıldı. Şehitkamil Kongre Merkezi’nde düzenlenen törene; Bakan Yerlikaya’nın yanı sıra, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri, emniyet ve jandarma mensupları, STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Bakan Yerlikaya, göreve geldiği tarihten bu yana, terörden narkotiğe, asayiş olaylarından göçmen kaçakçılığına, organize suç örgütlerinden uyuşturucu operasyonlarına kadar detaylı bir sunum gerçekleştirdi. 

‘TERÖR ÖRGÜTÜ CAN ÇEKİŞİYOR’

Bakan Yerlikaya, terör örgütü PKK’ya yönelik yurt içi ve sınır ötesinde kaynağında başarılı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Yerlikaya, örgütün can çekiştiği ve nefeslerinin kesildiğini ifade ederek, göreve geldikleri tarihten bu yana 22 bin 234 operasyon gerçekleştirdiklerini ve 817 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek şöyle konuştu:

“Milletimizi bütün suç türlerine karşı korumak ve yakalayarak adalete teslim etmek gibi büyük bir sorumluluğumuz var. Bizim bakanlığımızın ışığı sönmez 24 saat görevimizin başındayız. 40 yıldan bu yana bölücü hain terör örgütü ile mücadele ediyoruz. 22 yıldan bu yana cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde terörün her türlüsünü bu topraklardan kazımakta kararlıyız. Son terörist etkisin hale getirilinceye kadar duymayacağız diye bir duruşumuz var. Terör artık sadece kendi topraklarımızda değil, kaynağında hangi dağda hangi inin içerisindeyse orada etkisiz hale getiriyoruz. Sınırın ötesinde cumhurbaşkanımızın talimatı ile nokta atışları yapıyoruz. Sözde bunların en tepesindeki lider kadrolarına gece-gündüz demeden operasyon yapıyoruz. Can çekişiyorlar can, nefesleri kesildi. Sayılarını biliyoruz. Başını yukarı kaldıramıyorlar. En ufak bir istihbarat geldiği zaman orada İHA ve SİHA’lar geziyor. Doğu ve Güneydoğu’da kapalı meralar ve köyler vardı. Şimdi bir mezra ve yaylamız kapalı değil. Bunu hükümetimizin ve kahramanlarımızın cesareti ile başardık. Görev yaptığımız dönem içerisinde 18 bin 734 kırsalda operasyonlar gerçekleştirdik. Şehirlerde polisin 3500 operasyonu oldu. Bu operasyonlarda 817 terörist etkisiz hale getirildi. Yani toplamda 22 bin 234 operasyon gerçekleştirdik. Artık son çırpınışları diyoruz. 2016 yılında 2322 eylem 2023 yılında ise 88, 2024 yılında 12 eylem gerçekleştirdiler. Bizim zaiyatımız son derece azaldı karşıya nefes aldırmıyoruz. PKK’ya kurulduğu günden bu yana en düşük katılımın olduğu yıl oldu. Ayrıca FETÖ ve diğer örgütler ile ilgili de operasyonlarımız aralıksız bir şekilde devam ediyor.”

‘KİMSE VATANDAŞIMIZA ŞEKİL YAPAMAZ, RACON KESEMEZ’

Organize suç örgütleri ile ilgili ciddi çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Bakan Yerlikaya, 415 örgütün çökertildiğini açıkladı. Yerlikaya, suç örgütlerinin kimsenin vatandaşın kazancına göz dikemeyeceğine dikkat çekerek, “Organize suç örgütleri ile ilgili cumhurbaşkanımız ‘şehir eşkıyaları’ diyor. Biz şehrimizde şehir eşkıyası istemiyoruz. Bunların taptıkları tek şey para. Bir diğer husus ise, bunlar kendini çok güçlü sanıyor. Suç işlemekle kibirlenenler diyorum bunlara. Aziz milletimizin kazancına göz diken, huzurunu kaçırıp tedirgin edenlere fırsat vermeyeceğiz. Bizim vatandaşımıza bağışlayın beni hiç kimse şekil yapamaz. Racon kesemez. Çünkü medeni toplumlarda devletten ve milletten daha güçlü bir irade yoktur, olamazda. Çünkü biz hukuk devletiyiz. Bu duruşla çalışıyoruz. Göreve geldikten sonra organize suç örgütlerine yönelik 1111 operasyon yapmışız ve 7511 kişiyi gözaltına almışız. Bunlardan 2764’ü tutuklanmış. Toplam da 415 suç örgütü çökertilmiştir. Bu örgütlerin 92 milyar TL malvarlığını da MASAK tespit ederek, el koydu” şeklinde konuştu.

‘SOKAK SATICISINI DA BARONU DA YAKALAYACAĞIZ’

Bakan Yerlikaya, uyuşturucu ile mücadelenin hayati bir önem taşıdığını ve seferberlik ruhu ile bu olaya yaklaşmak gerektiğini ifade ederek, bu anlamda NARVAS sisteminin çok faydalı olduğunu belirterek, “Uyuşturucu ile mücadele sadece güvenlik güçleri ile yapılacak bir mücadele değildir. Hep beraber seferberlik ruhu ile yapılması gereken bir mücadeledir.  Bu 10 ayda 114 ton uyuşturucu, 38 milyon adet uyuşturucu hap ve 115 milyon kök esrar ve kenevir ele geçirilmiştir. Bu işe başladığımızda talimat verdim. En güçlü olanı istiyorum dedim. Sokak satıcısı ile kökünü kurutamayız. Sokak satıcısını da alacağız, sözüm ona kendini baron diye tabir edeni de alacağız. Bu yüzden NARVAS sistemi bizim için hayati önem taşıyor” diye konuştu.

‘GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI ORGANİZETÖRLERİ BAŞ BELASI’

Bakan Yerlikaya, düzensiz göç ile ilgili de önemli çalışmalar yaptıklarını ve bunun başında mobil göç merkezlerinin geldiğini söyledi. Yerlikaya, göçmen kaçakçılarının baş belası olduklarını ve onlara yönelik göreve geldikten bu yana 6 bin 8 operasyon düzenlediklerini kaydetti.

Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’de bugün için 4 milyon 505 bin yasal yabancı var. Suriyeli sayısı 3 milyon 143 bin 635. Bizim başımızdaki en büyük sorunlarda bir tanesi de düzensiz göçten ziyade göçmen kaçakçılığı organizatörleri. Göreve geldiğimiz günden bu yana dedik ki, göçmen organizatörlerinin nefesini kesersek, üzerimize gelen göç başka rotalara gider. Bu anlamda kısa süre içerisinde göçmen kaçakçılarına yönelik 6 bin 8 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda 8 bin 79 kişi gözaltına alındı. Bunlardan ise, 5 bin 46’sı tutuklandı.”

Öte yandan Bakan Yerlikaya, ülkenin huzuru için gece gündüz çalıştıklarını ve buna devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-kimse-sekil-yapamaz-racon-kesemez/feed/ 0
Adnan Oktar’ın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu https://www.foxtvhaber.com.tr/adnan-oktarin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/adnan-oktarin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/#respond Tue, 27 Feb 2024 23:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5002 Silahlı suç örgütü yöneticisi olan ve cezaevinde tutuklu bulunan Adnan Oktar hakkında geçtiğimiz günlerde 2 ayrı dava açılmıştı. Bu davalardan biri 20 sanıklı ‘güncel yapılanma’ davası iken diğeri 72 sanıklı örgüt davasıydı.

Açılan 2 dava çerçevesinde Oktar’ın hakim karşısına çıkacağı tarihler belli oldu. Oktar’ın 72 sanıklı örgüt davasında yargılanmasına 21 Mayıs tarihinde, 20 sanıklı ‘güncel yapılanma’ davasında ise yargılanmasına 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

CEZAEVİNDEN GÜNCEL YAPILANMAYI İDARE EDİYOR İDDİASI

Silahlı suç örgütü yönetici olan Adnan Oktar’ın, cezaevinden örgütsel faaliyetlerine devam ederek özellikle avukatlar aracılığıyla örgütü diri tutmaya çalıştığı, ayrıca deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yenilerini kazandırmayı amaçladığı iddiasıyla ‘güncel yapılanması’na yönelik hazırlanan iddianamede, şüpheli Adnan Oktar’ın mahkeme kararlarıyla silahlı suç örgütünün yöneticisi olarak kabul edildiği ve cezaevinde bulunduğu fakat cezaevinde bulunduğu süreç içerisinde örgütsel faaliyetlerine devam ettiği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Oktar’ın özellikle avukatları ve diğer örgüt yöneticileri Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna aracılığıyla örgütü diri tutmaya çalıştığı, talimatlarını cezaevi dışında yayılmasını sağladığı, bunu yaparken de özellikle diğer örgüt yöneticileri vasıtasıyla yargılamanın kumpas olduğuna ilişkin kamuoyu oluşturma ve siyasi lobi desteğini alma faaliyetlerine giriştiği kaydedildi.

AVUKATLAR ARACILIĞIYLA…

Bu çerçevede şüpheli Oktar’ın ana çatı dosyada ceza alan ve cezaevinde bulunan örgüt üyeleriyle mektup ve avukatlar aracılığıyla iletişim kurduğunun aktarıldığı iddianamede, şüphelinin etkin pişman olmak isteyen örgüt üyelerini engellemeye çalıştığı, özellikle içeride ve dışarıda bulunan örgüt üyeleri üzerindeki etkinliğini devam ettirmeye çalıştığı, ayrıca dışarıda olan, işlem gören veya görmeyen örgüt üyelerinin bir arada kalması yönünde talimat verdiği belirtildi. Ayrıca, hazırlanan iddianamede, şüpheli Oktar’ın cezaevinde kaldığı dönemde özellikle 15 gün gibi kısa sürede yaklaşık 200 avukat ile görüşerek olağan akışa uygun olmayacak şekilde hukuki yardım adı altında görüşmeler gerçekleştirdiği, bu görüşmelerinde örgüte üye kazandırmayı amaçladığı, cezaevine giriş çıkışı kanuni sınırlar çerçevesinde serbest olan avukatlık mesleğinden faydalanmak üzere cezaevi dışındaki örgütsel tavır ve davranışları yönlendirmeye çalıştığı, bu tespit sonucundaysa şüpheli hakkında avukat görüşlerinin kısıtlanması yoluna gidildiği kaydedildi.

İSTENEN CEZALAR

Güncel yapılanmaya ilişkin hazırlanan iddianamede şüpheliler Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçundan 5’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması, ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca, örgüt üyelerinin örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği bütün suçlarından dolayı fail olarak cezalandırılması istendi. Şüphelilerin bu çerçevede ise ‘örgütün veya amacının propagandasını yapma’ suçundan 10,5’ar yıldan 31,5’ar yıla kadar hapis cezası olmak üzere toplamda 15,5’ar yıldan 43,5’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, diğer 17 şüphelinin ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’, ‘örgüte yardım’ ve ‘örgütün veya amacının propagandasını yapma’ gibi suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

İKİNCİ İDDİANAME 

Bu iddianamede ise haklarında dava açılan sanıkların eylemleri ile örgütün kuruluş amacı ve faaliyetleri anlatıldı.

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Ali Sadun Engin’in örgüt içinde “Sado” lakabını kullandığı, özellikle ABD ve İsrail ile örgüt arasında köprü vazifesi gördüğü, örgüt elebaşı Adnan Oktar’ın talimatıyla İsrail’de düzenlenen ve örgüt tarafından organize edilen konferanslarda konuşmacı olarak yer aldığı kaydedildi.

Hazırlanan iddianamede, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Altuğ Revnak Eti’nin, sanık Engin’in İsrail’in eski Likud Partisi Milletvekili radikal haham Yehuda Glick ile bağlantılarını anlattığı, Adnan Oktar tarafından örgüte gelen paraları saklamakla görevlendirilen Çalıkoğlu’nun örgütte “İmam Kardeşler” olarak adlandırılan grupta yer aldığı, Oktar’ın da aralarında bulunduğu bir grup örgüt üyesinin 1999’da gözaltına alındıklarında işkence gördükleri iddialarıyla ilgili dönemin emniyet görevlileri hakkında açılan dava kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) şikayette bulunduğu ve kazandığı tazminatı “infak” adı altında örgüte aktardığı kaydedildi.

2 BİN 758 YIL HAPİS CEZASI

Hazırlanan iddianamede Adnan Oktar, Ulviye Didem Ürer, Tarkan Yavaş ve Alev Babuna’nın aralarında bulunduğu 13 şüphelinin diğer 59 kişinin eylemlerini örgüt kapsamında gerçekleştirmesi ve yöneticilerin bu suçlardan ayrı ayrı sorumlu olması gerektiğinden çok sayıda kişiye karşı birden fazla kez “nitelikli cinsel saldırı”, “çocuğun cinsel istismarı”, “cinsel taciz”, “basit cinsel saldırı”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak”tan 1938 yıl 5’er aydan 2 bin 758 yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer 59 şüphelinin de değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

KAYNAK: İHA, AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/adnan-oktarin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/feed/ 0