Yangınla mücadeleye ilişkin bilgi veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı İzmir’in Karşıyaka ve Urla, Bolu’nun Göynük ve Karabük’ün Ovacık ilçesindeki yangınların söndürüldüğünü açıkladı.
Bakan Yumaklı, “Geçen perşembe gününden bugüne kadar 109’u orman yangını, 138’i kırsal olmak üzere 247 yangına müdahale edildiğini, bunlardan 241’inin kontrol altına alındığını söyledi. Bakan Yumaklı, “Şu an için bizi endişeye sevk edecek herhangi bir yangınımız yok” dedi.

Mersin’in Silifke ilçesinde saat 14.21’de çıkan yangına 10 dakika içinde müdahale başladığını dile getiren Yumaklı, hızlı müdahale sayesinde saat 15.16 itibarıyla yangının kontrol altına alındığını vurguladı.
Bakan Yumaklı, Muğla’nın Yatağan ilçesi Yava Mahallesi ile Ula ilçesinde dün saat 13.25’de eş zamanlı yangın çıktığını belirtti. Yumaklı, birbirine yakın, aralarındaki birkaç kilometre olan iki yerde yangının birden başladığını ve hızla müdahale edildiğini söyledi.
Muğla’daki yangınları kontrol altına alabilmek için 10 helikopter, 10 uçak, 30 arazöz, 14 su tankeri, 5 dozer, iş makineleri ve 294 personelle alevlere müdahale ediliyor. Ula’da gece görüşlü helikopter de çalışmalara katıldı.

BAYRAK DİREĞİNİ SÖKECEK RÜZGAR VARDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahım Yumaklı: Aydın Bozdoğan’da da bayrak direğini bile adeta yerinden sökecek bir rüzgar vardı. Arkadaşlarımız cansiperane bir mücadeleyle burayı da belli bir olgunluğa getirdiler. Manisa’nın Gördes ilçesinde çok uzun ve geniş bir alana bir hat şeklinde yayılan yangınla mücadele, bir uçak 10 helikopter ve çok ciddi bir kara gücüyle devam ediyor. Buranın enerjisi de ciddi bir şekilde düşürüldü. Bir noktası kaldı. Kontrol altına alındı bilgisi verilmeye en yakın yangınlardan bir tanesi.

TÜM ALANI YENİDEN AĞAÇLANDIRACAĞIZ
Tarım ve Orman Bakanı İbrahım Yumaklı: Orman Genel Müdürlüğü, 25 bin çalışan, 105 helikopter, uçaklar, 14 İHA ve gönüllülerle ormanları korumak adına topyekun bir mücadele içinde oldu. Bu yeşil vatan savunmasında kamu, kurum ve kuruluşlarımızın desteğiyle, yerel yönetimler, belediyeler, hiçbir siyasi ayrım da yapmıyorum, yanımızda olan herkesle birlikte bir mücadele yürüttük. Milletimiz de bize dualarıyla destek ve güç verdi. Herkese canı gönülden teşekkür ediyorum.

15 EYLÜLE KADAR HASSASİYET SÜRECEK
Ormanlarımız yandı ancak her zaman yaptığımız gibi yılda 500 milyonun üzerinde fidanı ve tohumu toprakla buluşturuyoruz. Buraları da yeniden ağaçlandıracağız. Ben herkesi 11 Kasım’daki Milli Ağaçlandırma Bayramı’nda bu hasarı hep birlikte gidermeye davet ediyorum. Mümkünse açık alanlarda kibrit bile çakmayalım. Çünkü çok basit bir şeyin bile nelere mal olduğunu günlerdir hepimiz yaşadık. 15 Eylül’e kadar hassasiyetimiz sürecek.

AZERBAYCAN UÇAĞI YARDIMA GELDİ
Azerbaycantarafından gönderilen BE-200ÇS amfibi uçağı İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indi. Uçak dün Muğla’daki yangınlara müdahale etmeye başladı.

42 HELİKOPTER, 11 UÇAK 366 KARA ARACI GÖREVDE
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada orman yangınlarına 42 helikopter ve 11 uçaktan oluşan toplam 53 hava aracı, arazöz ve iş makinesinden oluşan 366 kara aracıyla müdahalede bulunulduğu belirtildi. Açıklamada, “12 ton su alma ve atma kapasitesine sahip Be-200 Amfibik Yangın Söndürme Uçağı da çalışmalara destek veriyor. Yüksek su atma kapasitesi, amfibik olması ve yüksek intikal sürati sayesinde orman yangınlarının söndürülmesinde çok etkili oluyor” ifadeleri kullanıldı.

105 HELİKOPTER, 26 UÇAK VE 14 İHA
Orman yangınlarıyla mücadelede bu yıl ülke genelinde 105 helikopter, 26 uçak ve 14 İHA destek sağlıyor. Ayrıca 184’ü akıllı kule olmak üzere 776 gözetleme kulesi, 1686 arazöz ve 2 bin 655 ilk müdahale aracı yangınla mücadelede kullanılıyor. Yangınlarının önüne geçilmesi amacıyla 15 bin 500 yangın işçisi, 4 bin teknik personel, 5 bin 500 orman muhafaza memuru ve 122 bin gönüllü görev yapıyor. ANKARA
KARABÜK BOLU, UŞAK
Bolu Göynük’teki yangın da sarp araziler ve uçurumlarla dolu geniş bir alanda itfaiye erleri çetin bir mücadele vererek, yangını kontrol altına alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Bölgedeki ağaç yapısı itibariyle zaman zaman küçük tütmeler görülebilir ama endişelendirecek bir durum söz konusu değil” dedi.
KARABÜK Ovacık’ta 2 helikopterle müdahale edildiğini ulaşılamayan kayalık alanların olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Ovacıktaki yangın da an itibari ile kontrol altına alınmış vaziyette.
UŞAK Eşme’deki yangına 4 helikopter ve kara ekiplerinin müdahale ettiği bilgisini paylaşan Yumaklı, buradaki yangının da enerjisinin düşürüldüğünü aktardı. Tek bir nokta kaldı. Kalan 5 yangın kontrol edilmeye en yakın vaziyette. 5 yangın kontrol altına alınmaya çok yakın.
MUĞLA’DA 3 GÖZALTI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Muğla’daki orman yangınlarıyla ilgili şüpheli 3 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Jandarma ekipleri, Yatağan ilçesi Yava Mahallesi’nde başlayan orman yangınının arıcıların arıların saldırganlaşmasını önlemek için kullandığı körükte yakılan ateşten çıktığını belirledi. Arı kovanlarının sahibi M.Ş. (78) ve oğlu İ.Ş. (37) gözaltına alındı. Datça ilçesinde ise orman yangınını kasten çıkardığı değerlendiren İran uyruklu bir şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Menderes ilçesinde Şaşal Mahallesi’ndeki orman yangını bölgesinde incelemelerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, şunları söyledi:
“Yaklaşık iki günü aşkın süredir İzmir’in birçok ilçesinde yangınlar devam ediyor. Tam söndü derken bir ilçede yeniden ateş alıyor. Tam soğutmaya başlanırken başka bir yer. Tabii hava çok sıcak, rüzgar var. Şu an Menderes’teyiz. Şu an burada yok ama iki gündür Karşıyaka’da çok rüzgar var. Şu an Çeşme Ildır’dan kötü haber aldık. Orada yangın devam ediyor. Tire’de, Bayındır’da yangın devam ediyor. Üzgünüz ama bir o kadar da kızgınız. Çünkü yaz başlamadan önce hemen hemen her yıl bu konuda uyarıda bulunuyoruz. Soru önergeleri veriyoruz. Araştırma önergesi veriyoruz ve diyoruz ki bu orman yangınlarına ilişkin özel yasal düzenlemeler yapmak zorundayız. Milyonlarca, trilyonlarca lira bu ülkede saraylara harcanıyor, sığınmacılara, yandaşlara harcanıyor. Ama orman yangını akla geldiğinde maalesef işte her zamanki yaşadığımız sorun yine uçaklar yetersiz. Hava kararınca uçaklar görevini bırakıyor ve karadan müdahale devam ediyor.”
Orman yangınları sonrası insanların yaşamını kaybetmesi dışında ‘can kaybı yok’ denilmesine de tepki gösteren Kılıç, “Israrla ‘can kaybı yok’ deniyor ama bu ağaçlar da can. Börtü böcek de can. Burada yaşayan hayvanlarda can. O yüzden kaybımız büyük. Üzgün olduğumuz kadar da kızgınız. Önlem alınması gerekiyor. Yangın olduktan sonra buraya gelip mücadele tabii ki anlamlı. Ama bunun öncesinde önlem alınması gerekiyor ve gerekli yasalar da gerekiyor. Az önce valimizden de bilgi aldık. Karşıyaka’da çıkarılan yangınla ilgili soruşturma da devam ediyormuş. Gözaltılar da devam ediyormuş. Ama sadece bütün sorumluluğu anda o sigarayı atan ya da pikniği yapanlara yüklememek gerekiyor. Bir kere toplumsal bir mücadele gerekiyor. Belki kamu spotları oluşturmalı bu konuda. Çünkü biz Türkiye olarak tam bir yangın, orman yangını bölgesinyiz vatandaşların duyarlı olması gerekiyor. Ama devletin de gerekli önlemleri alması gerekiyor. Gerekli ekipmanları sağlaması gerekiyor. Menderes’teyiz, buradan da Bayındır’a gideceğim. Oradan da yavaş yavaş köylere indiğine ilişkin bilgiler aldım” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir sistem oluşturmak zorundayız”
Orman köylüleri üzerinden açıklamalarını sürdüren Kılıç, şunları kaydetti:
“Orman köylüleri vardı, çok bilinçlilerdi. Ailecek yani artık çocuk doğuştan itibaren aslında ormanı nasıl koruması gerektiğini biliyordu. Ama maalesef nasıl ki bu son 22 yılda bütün kurumlar çöktüyse, bütün sistem bozulduysa Türkiye’nin ayarlarıyla oynandıysa orman köylerinin ve ormanların ayarlarıyla da oynandı. Bugün geldiğimiz noktada muhakkak yeni bir sistem oluşturmak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar çok kanun teklifi verdik bu konuda. Yine gerekli çalışma şu an genel merkezde de yapılıyor. Biz İzmir Milletvekili olarak da katkı sunacağız. Muhakkak bu yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaların ağırlaştırılması gerekiyor. Orman konusunda gerekli önlemlerin sıkı ve ciddiyetle alınması gerekiyor. ‘Yangın oldu, deprem oldu koşalım’ değil. Deprem olmadan önce önlemlerin alınması gerekiyor? O yangın olmadan önce ne yapmamız gerekiyor? Türkiye olarak bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yangın oluyor ‘ah, tüh, vah’ diyoruz, sosyal medyada paylaşıyoruz. Sonra ertesi gün unutuluyor. O yüzden yasal düzenleme muhakkak yapılmalı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önceki yasal düzenleme tekliflerimiz var. Onları güncelleyerek önümüzdeki hafta yeniden de vereceğiz tabii ki meclise.”
“Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz”
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Kılıç, “Lütfen duyarlı olsunlar bu konuda. Şimdi burada bile sigara izmaritlerini görüyoruz. İzinli olmayan alanlarda piknik yapmasınlar. Bu sıcak günlerde zaten gerekli uyarılar yapılıyor havanın sıcaklığına ilişkin. Daha dikkatli davransınlar. Hepsi bizim birer canımız. Burada yanacak bir ağaç, bir dal bile bizim için çok önemli. Börtü, böcek, hayvanlarımız yanıyor. Bütün canlılar bizim için çok kıymetli. Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz. İzmirlilere bir kez daha geçmiş olsun diyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de devam eden orman yangınlarının söndürülmesine destek veren Azerbaycan’a teşekkür etti. Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için Can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(AYDIN) –Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde devam eden ve geniş alana yayılan yangında havadan müdahalenin eksikliğine tepki gösteren CHP Aydın MilletvekiliSüleyman Bülbül, “Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın” dedi.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde dün akşam saatlerinde Alhisar Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele devam ediyor. Rüzgarın şiddeti ile geniş bir alana yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken Muğla da yangın riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yangınla mücadelede rüzgarın da etkisiyle engebeli arazide farklı noktalarda yangın yeniden çıkarken hava müdahale araçlarının yetersizliği eleştirilere neden oldu.
Yangın felaketi ve yangınlarla mücadele devam ederken ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yangın uçakları ve helikopteri alınmamasına tepki gösterdi.
” Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımıza gönderdik”
Ülkede yangın riski varken yangın söndürme uçaklarının Yunanistan’a gönderilmesini eleştiren Bülbül, şunlar söyledi:
“Ben bundan 10 gün önce bir soru önergesi vermiştim. Sayın Bakan cevap vermişti. AKP seyrediyor, ciğerlerimiz yanıyor. Geçen hafta Germencik’te yangın vardı. Bu hafta büyük bir yangın var şu anda. Kavaklıdere tarafında da yangın var şu anda. Kavaklıdere Muğla tarafı. Yangın oraya sıçradıktan sonra Muğla tarafı yanmaya başlayacak. ve şu ana kadar helikopterlerle müdahale ediliyor ancak sonuç alınamadı. Dün uçaklar yoktu. Bugün birkaç uçak geldi. Başından beri şunu söyledik. Manavgat yangınından sonra. Kader değil orman yangınları. Bunun çözümü var önlemi var. Ne yapacaksınız? Orman köylülerini öne çıkaracaksınız. Büyükşehir belediye yasasında düzenleme yapacaksınız. Köy tüzel kişiliğini yeniden canlandıracaksınız. Ama bu olmadı. Manavgat yangından sonra ‘Uçaklar nerede’ dedik. ‘Uçak alın’ dedi. Sayın Bakan ‘Yangın yerlerinde ekim dikim yapıyoruz’ diyor. Ekim dikimi yaptıkları da yok. Yangın alanı yerleri de imara açtılar. Oteller yaptılar. Ranta açtılar. 15 Ağustos’ta Türkiye’de nem oranı azalacağı ve bu konuda orman yangınlarının artacağına ilişkin bakanlığın açıklamaları varken Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımızı gönderdik. Ama bu açıklamada 15 Ağustos’tan beri yangın var burada. Bugün uçaklar geri geldi. Bugün de Azerbaycan’dan bir uçak gelecekmiş. Ben her zaman şunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın. Bir hesap yaptım, bir yangın söndürme uçağı 4 milyon dolar. Sayın Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinde İstanbul’da 24 AK Partili belediyeye 45 milyon lira para göndermişti. O paraları oraya göndereceğine sekiz tane biz yangın söndürme uçağı alabilirdik. Yani yangın söndürme uçakları yok. Akşam ateş farlıyor. Bozdoğan’daki yerleşim yerleri tehlikede. Kavaklıdere, Muğla tarafı tehlikede. Çine tarafı tehlikede. Böyle bir şey ve kader değil. Yangın uçakları almıyorsunuz. Yangın olan orman dışında kalan yerleri de rantı açıyorsunuz. Ormanlık alanlar gidiyor.”
“İtfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor”
CHP’li yerel yönetimlerin yangınlarla mücadele noktasında attığı adımların iktidar tarafından köstek gördüğüne dikkat çeken Bülbül, şöyle konuştu:
“Hep birlikte 15 Temmuz’da Adana’da yapmış olduğumuz 14 büyükşehir belediyesinin yangınlara nasıl müdahale edebiliri, orman yangınlarına neler yapabiliriz programı çerçevesinde acil eylem planını uyguluyoruz. CHP’li Büyükşehir Belediyeleri bu acil eylem planıyla orman yangınlarının önüne geçmek istiyor. Ama ne yazık ki merkezi yönetim yerel yönetimlere bu konuda gerekli desteği vermiyor. Birçok büyükşehirde itfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor. ve yurt dışından alınan itfaiye ve yangın söndürme için ekipman olarak kullanılacak krediler engelleniyor. Milli bankalardan kredi verilmiyor büyükşehirlerimize. Öyle olsa da bizler büyükşehirler olarak ve ilçe belediyeleri canla, başla yangınlara karşı mücadele ediyoruz.”
“Orman Bakanımızın mesleği Anadolu Ajansı’ndan gelme”
Gece havadan müdahalede ekipman yetersizliği nedeniyle yangının ciddi boyutlara ulaşma riskinin olduğuna dikkat çeken Bülbül, ‘liyakat’ vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Buradaki yangın büyük bir yangın. Eğer o Haydere bölgesindeki ağaçlara tırmanırsa bu konuda gerekli çalışmalar yapılamazsa ve sönmezse bu bölge boydan boya yangının etkisine girecek. Kavakdere bölgesi. O bölgede Muğla tarafında da etkili olacak. Büyük tehlike var şu anda. Bizim aldığımız bilgilere göre sekiz tane helikopter var Muğla bölgesinde. Bu helikopterlerin sekizi burada kullanılmamış. Eğer dün kullanılmış olsaydı burada yangın bu aşamaya gelmezdi. Uçak kullanılmamış. Bugün vatandaşlar ‘Bir iki uçak gördük’ diyorlar. Dün neredeydi uçaklar. Uçaklar yoktu. Türkiye’nin alanları çok farklı. Orman alanlarına araç sokamazsınız. Yani itfaiyeyi sokmak çok zor. Ne yapmak lazım? Uçak almak lazım. Helikopter almak lazım. Uçak almıyorsunuz, helikopter almıyorsunuz. Sonra Azerbaycan’dan bir yangın söndürme uçağı inecek diye burada müjde veriyorsunuz. Bu neden? Liyakatsizlikten. Sayın Orman Bakanının hangi mesleği var? Sayın Orman Bakanının liyakat var mı? Yok. Orman Bakanımızın mesleği, Anadolu Ajansı’ndan gelme. Orman mühendisi değil. Ziraat mühendisi değil. Yani bu konuda herhangi bir liyakatli bir meslek değil. Ama AK Parti’nin yıllardan gelen bir özelliği var. Liyakat önemli değil. ‘Bakan yaptığım seni işi bitirin’ diyorlar. İşte geldiğimiz nokta bu. Defalarca önerge verdik. Neden uçak sayısını arttırmıyorsunuz? Niye? Helikopter sayısını arttırmıyorsunuz?”
“İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada konuşmak isteyen vekillere saldırıyor”
Ülkenin birçok noktasında yangınlarla mücadele edilirken dün TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda AK Partili vekillerin başlattığı yumruklu saldırıya da değinen Bülbül, şunları söyledi:
“Dün meclis açısından kötü bir gündü. İfade özgürlüğünü kullanan TİP milletvekili Ahmet Şık’ın kürsü dokunulmazlığı varken, kürsüde ifade özgürlüğü dokunulmazlığı varken AK Parti’nin İzmir milletvekili tarafından ve diğer AK Parti’nin İzmir Milletvekili tarafından saldırıya uğraması Gazi Meclisine yakışan bir durum değildi. İlginç olan bir şey var. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan idare amiri. Bir idare amirinin görevi, meclisteki tartışmalara son vermek ama idare amiri kavgayı çıkarıyor. ve kürsü dokunulmazlığı olan bir şekilde saldırıyor. Eyüp Bey o da bu saldırıda rol alıyor. Böyle şey olmaz. İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada mecliste saldırgan hallerle konuşmak isteyen vekillere saldırıyor. İşte AK Parti’nin geldiği nokta. Artık AK Parti’nin hikayesi kalmadı. ‘Türkiye’yi korku iklimi çerçevesinde biz her şeyi yaparız. Hiç kimseden korkmayız. Siz Anayasadan doğan haklarınızı kullanamazsınız. Siz demokratik ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir hakkı kullanamazsınız’ diye bir korku oluşturmaya başladılar. Biz buna hayır diyoruz. CHP iktidarı yakında. 2028 veya öncesinde geleceğiz ve hukuk devletini inşa edeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanılmasını inşa edeceğiz. Türkiye’de şu anda kuralsızlık hüküm sürüyor. Bu da bir kuralsızlık. Aydın’da beş yıl içerisinde 288 yangın olmuş. 2 bin 476 hektar yer yanmış. Ders almadınız mı beş yıldan beri? Aydın toprakları yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Nerede? Helikopterler nerede uçaklar? Nerede? Biz meclis tatile girdiği zaman Aydın’da Bozdağ’ından Buharkent’e, Didim’den, Germence’ye kadar yani Orman yangınlarının peşinden koşturmaktan bıktık. Bu işin çözümü çok basit. Bu işi beceremiyorsanız 14 CHP’li büyükşehir belediyesine izin verin, alalım biz bu açıkları. Bütçe sağlayın gereğini biz yapalım. Uçakları biz alalım. Ama AK Parti iktidarı bunu yapmıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada kurulan stantlarda çocuklarla saksılara fidan diken Bakan Yumaklı, etkinliğe katılan çocukların isteği üzerine ormancı şapkalarını ve kolu kırılan küçük bir öğrencinin de alçısını imzaladı.

21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla Radar Tepesi’nde düzenlenen törene katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, baharın müjdecisi Nevruz Bayramı’nı kutladı.
Yumaklı, bu anlamlı günde bu yıl ağaçlandırma için Çanakkale’yi seçtiklerini belirterek, “Çünkü geçen sene hepimiz şahit olduk. Hakikaten anlatılabilir gibi değildi. Ancak Çanakkalelilerle birlikte bakanlığımızın bütün teşkilatı, devlet kurumlarımızın tamamı hiçbirisi eksik kalmaksızın omuz omuza verdik ve o istenmeyen hadiseyi sona erdirmiş olduk. Bugün de küllerinden yeniden doğacak şekilde bu zarar görmüş alanı inşallah hep beraber yeşillendirmek için tohumlarımızı ve fidanlarımızı toprakla buluşturmuş olacağız. Her zaman yaptığımız gibi yeniden eski haline getireceğiz.” diye konuştu.

– “AŞIRI İKLİM OLAYLARINDA REKOR ARTIŞLAR YAŞANDI”
Akdeniz kuşağında yer alan Türkiye’nin iklim değişikliğinden çok fazla etkilendiğine dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:
“Etkilenmeye de devam edecek. Son yıllarda sadece orman yangınları değil aynı zamanda sel ve taşkın felaketleri de bunun bir diğer örneği. Küresel anlamda tarihteki en sıcak 10 yıl oldu. Aşırı iklim olaylarında rekor artışlar yaşandı. Sıcak hava dalgaları, seller, yangınlar, orman yangınları, kuraklık, insan hayatını tehdit eden bir boyuta geldi. Milyarlarca dolarlık ekonomik zarara sebep oldu. Bu bütün dünyanın yaşadığı bir husus. Elbette bizim ülkemizde de ormanlara en çok zarar veren etkenlerin başında geldi. Kuru hava, az nem, şu anda içinde bulunduğumuz alanda olduğu gibi çok şiddetli rüzgar bunların tetikleyicisi oldu. Ancak sebebe geri dönmek gerekiyor. Hep söyledik yangınların sebeplerinin başı yüzde 90 insan etkenli. Onların ihmalinden ya da herhangi bir şekilde engellenebilecekken bir anlamda yapılması gerekenleri yapmamasından kaynaklı orman yangınları çıkmış ve bizim kayıtlarımıza girmiş durumda.”

– “NISAN AYINDAN İTİBAREN YENİ BİR KAMPANYA BAŞLATALIM”
Orman yangınlarının en önemli etkeninin insan faktörleri olduğunu hatırlatan Yumaklı, 139 orman şehidinin olduğunu ifade etti.
Yumaklı, Türkiye’yi, yeşil ve mavi vatanı korumak üzere canını feda eden bütün şehitleri minnetle, rahmetle andığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Orman yangınlarıyla mücadele konusunda da bunun öncesi orman yangını esnası ve sonrasını konuşuyoruz. Çok fazla şey söylenebilir elbette. Ancak bir cümleyle ifade etmem gerekiyorsa orman yangınlarındaki en büyük başarı, orman yangınının çıkmamasını sağlamaktır. Dolayısıyla bugün burada küçük kardeşlerimizden üniversite öğrencilerimize kadar çeşitli sivil toplum kuruluşlarına kadar bu konuda hassasiyeti olan bütün toplum katmanları var. Biz istiyoruz ki hep beraber yeni bir dayanışmayla nisan ayından itibaren yeni bir kampanya başlatalım. Bunun detaylarını açıklayacağız. Bizler ‘Temiz Ormanlar ve Temiz Gelecek’ başlığında bütün Türkiye çapında özellikle de yangına hassas bölgelerden başlamak üzere bir kampanya başlatacağız ki yeni dönemde etkenler ne olursa olsun, dezavantajlarımız ne olursa olsun yangın etkisini en aza indirecek, oluşmasını engelleyecek hususları hep birlikte idrak edelim, gerçekleştirelim.”

– “ORMAN YANGINLARI İÇİN KABİLİYETLERİMİZ SON DERECE GELİŞMİŞ VAZİYETTE”
Son 22 yılda toprakla buluşturulan fidan ve tohum miktarının 7 milyar olduğunu hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Daha yaşanılabilir bir dünyada sadece ağaçlandırma çalışmaları değil koruma kullanma dengesini de gözeterek orman varlığımızı arttırmaya devam ediyoruz. Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sıradayız. Orman yangınları için kabiliyetlerimiz son derece gelişmiş vaziyette. 104 helikopterimiz, 26 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 5 bin kara aracımız, 776 kulemiz, 25 bin orman yangınlarıyla mücadele edecek olan kardeşim ve 130 bine yakın gönüllümüzle biz hazırız. Hepimizin idrak etmesi gereken bir husus var. Ormanlardaki her bir ağacımızın gölgesi, gövdesinden çok çok daha kıymetlidir. Bizim üzerimize düşen bunu sağlamaktır. Ben bu bilinçle olan, bizlere destek veren, bizlerle her anımızda omuz omuza olan bütün kurumlarımıza, bütün vatandaşlarımıza ve her şeyden önemlisi genç kardeşlerime bu bilinçte oldukları için teşekkür ediyorum.”

Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla düzenlenen resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerini verdi.
Yumaklı, daha sonra Radar Tepesi’ndeki alanda çocuklarla fidan dikerek fotoğraf çektirdi.
Törene, Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, İYİ Parti Milletvekili Rıdvan Uz, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Cumhur İttifakı Çanakkale Belediye Başkan adayı Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile AK Parti İl Başkanı Naim Makas da katıldı.


