
“2021 YILINDAN İTİBAREN İLİMİZDE GÖRÜLEN KESTANE GAL ARISIYLA SEBEBİYLE KESTANE BALI ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞLER YAŞANDI”
Konu ile ilgili konuşan Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdürü Bekir Yücel Tanrıkulu, “Kastamonu, yüzde 72 orman varlığıyla, zengin florasıyla ve eşsiz doğasıyla Türkiye’de en önemli orman varlığına sahip illerden bir tanesi oluyor. Bu eşsiz doğası içerisinde tabii ki kestane ağaçları da önemli bir yere sahip. Kestane balı da, kestane çiçeklerinden elde edilen bir baldır. Yılın belirli bir döneminde yılın 15 gün gibi çok kısa bir süresinde arıcılarımız, kestane çiçeklerinden kestane balı üretmeye çalışıyor. Kastamonu’da 80 ila 85 bin kolonisiyle yaklaşık bin 218 işletmesiyle önemli arıcılık hizmetlerinden bir tanesi. 80 bin hektarlık Türkiye’deki kestane ağacı varlığı içerisinde yüzde 25’ine sahip Kastamonu’da 20 bin hektarlık alanda kestane ağaçları bulunmaktadır. Dolayısıyla kestane balı üretimi de Türkiye’de önemli üretim merkezleri içerisinde yer alıyoruz. Özellikle 2021 yılından itibaren ilimizde görülen kestane gal arısıyla sebebiyle son 2 yıldır kestane balı üretiminde biraz düşüşler yaşandı. Buna iklim değişikliği de etkili oldu. Biraz daha geçtiğimiz yıllara göre ortalama verim konusunda düşüşler gözlemlemekteyiz. Özellikle koloni başına 8 ila 10 kilo arasında olan kestane balı üretimi bu yıl yaklaşık 3 ila 4 kilo arasına kadar düşmüş. Buna rağmen Kastamonu’da yine de 200-250 ton arasında kestane balı üretimiyle ülkemizde önemli üretim merkezleri arasında bulunuyor” dedi.

“ARICILIK KONUSUNDA KASTAMONU, TÜRKİYE’DE ÖNEMLİ BİR MERKEZ OLACAKTIR”
Kastamonu’nun önümüzdeki yıllarda arıcılık noktasında Türkiye’de önemli bir merkez olacağına inandıklarını söyleyen Tanrıkulu, “2022 yılında Kastamonu Üniversitemiz ile Arı Yetiştiricileri Birliği ve Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan çalışmalar neticesinde kestane balına coğrafi işaret aldık. Yine Arı Yetiştiricileri Birliğimiz, Kastamonu kestane balı olarak markalaşmasını yaptık. Şu anda birliğe üye arıcılarından elde ettikleri balları Kastamonu kestane balı markası altında satışını yapmaktadırlar. Son zamanlarda özellikle yetiştiricilerimizden ya da diğer illerden kestane balı üretimi için ilimize gezginci arıcı olarak gelmektedirler. Bu gezginci arıcılık konusunda İl ve İlçe Müdürlüklerimiz vasıtasıyla bizler bunların çalışmalarını da yapıyoruz. Bizlerden izin aldıktan sonra ilimize gelebiliyorlar. Bu da arıcılık konusunda bizleri, Türkiye’de önemli bir merkez olacağımıza işaretlerden bir tanesi oluyor” şeklinde konuştu. Kestane gal arısıyla ilgili mücadelenin 7-8 yıl daha süreceğini belirten Tanrıkulu, “Kestane Gal Arısıyla ilgili sorunlar ve sıkıntılar azalmaya başladıktan sonra bizler, tekrardan kestane balında verimin artmasını bekliyoruz. Fakat kestane gal arısıyla mücadeledeki çalışmalar yaklaşık 7-8 yılı bulacaktır. Bunan ardından inşallah Kastamonu’da kestane ağaçlarındaki çiçekler sağlıklı bir şekilde artmaya başladıktan sonra verimde artacaktır. Bu konuyla ilgili İl Müdürlüğümüzün ve Orman Bölge Müdürlüğümüzün birlikte yürüttüğü projemiz bulunuyor. Kestane ağaçlarının etrafının biraz daha açılmasını amaçlıyoruz ve bu sayede kestane varlığının da artırılmasını hedefliyoruz” diye konuştu.
“BU YIL TAHMİNLERİMİZ ÜZERİNE 100 İLA 150 TON ARASINDA BİR ÜRETİM GERÇEKLEŞTİRDİK”
Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cem Başar ise, “Kastamonu kestane balı coğrafi işaretli bir ürünümüzdür. Kastamonu’nun özellikle sahil ilçelerindeki kestane ormanlarında doğal olarak üretim yapılmaktadır. Yaklaşık 50 ila 60 civarında kovanda bu yıl üretim yapıldı. 2024 yılı maalesef hem iklim değişikliğini hissedilir derecede gördük hem de yoğun olarak kestane ormanlarımızı saran kestane gal arısıyla birlikte üretimde oldukça düştü. Normal bir sezona göre yaklaşık yüzde 25 civarında bir üretim aldık. Bu da koloni başına 3 kilogram civarında bir üretime sahip olduk. Kastamonu, bu yıl tahminlerimiz üzerine 100 ila 150 ton arasında bir üretim gerçekleştirdik. Tüm üreticilerimizi hayırlı ve bereketli bir sezon diliyorum” dedi.
Normal şartlarda Kastamonu’da yaklaşık 400 ton civarında kestane balı üretiminin olduğunu söyleyen Başar, “Bu 2020 yıllarının başından itibaren sürekli olarak düşüş göstermeye başladı. Hem küresel iklim değişikliğini çok şiddetli görüyoruz hem de 2021 yılından kestane gal arısı zararlısı ilimize giriş yaptı. Kestane gal arısı zararlısı şiddetli bir şekilde Kastamonu’yu sardı. Bu yüzden yıldan yıla 400 tonlardan üretim 100 ila 150 tona kadar düştü. Şu anda aynı kovan sayısıyla yani kovan sayısı değişmemekle birlikte yaklaşık olarak 100 ila 150 ton arasında bir üretim gerçekleştirildi. Şu anda kestane balının sağımı bitti, üreticilerimiz ürünlerini piyasaya çıkarmaya başladı. Piyasadan da yoğun bir talep var. Bu talebe karşılık üretilen ürünümüz çok az. Alacak insanlarımızın biran önce ballarını almalarını tavsiye ediyoruz. Kestane balının bu yıl perakende fiyatı 2 bin lira civarındadır” ifadelerini kullandı.
“KOVAN BAŞINA BU YIL ANCAK 3 KİLOGRAM BAL ALABİLDİK”
İnebolu’nun Dibek köyünde kestane balı üretimi yapan Orhan Anadolu da, şöyle konuştu: “Ben, 2009 yılından bu tarafa kestane balı üretmekteyim. Kestane balı üretimi bazı yıllara göre değişkenlik gösterebiliyordu. Kış mevsiminde çok fazla arılarımızda zayiat oluyordu. Ben, 150 ila 200 kovan arısıyla çalışmaktayım. 2009 yılları ile 2022 yılları arasında kestane balımızın kovan başı ortalama 8 ila 14 kilo arasında değişkenlik gösteriyordu. Özellikle 2022 yılından sonra kestane gal arısının ormanlarımızda görülmesiyle birlikte üretimimizde büyük bir zayiat verdi. Kovan başına ancak 3 kilogram bal alabildik. Bu yıl fakat kovan başına birazcık daha artış gösterdi ve 5-6 kiloya kadar çıktığını gördük. Bu da bizlere demek ki kestane gal arısıyla yapılan mücadeleler gerçekten meyvesini veriyor. Başarılı bir mücadele oluyor. Geçtiğimiz yıl kestane balının fiyatı bin liraydı, bu yıl ise bin 750 lira ile 2 bin lira arasında satılıyor. Kestane balında verim az olduğundan dolayı fiyatı da yüksek. Kestane gal arısı, kestane ormanlarına büyük zararlar verdi. Birde bizlerin maliyetleri oluyor. 150-200 kovan ile arıcılık yapmak çok zor bir iş. Bizler de bunlara bir bedel ödüyoruz, bunların maliyeti oluyor. Bu seferde kestane balı beklentilerimizin altında olunca mecburen fiyatı yükselmiş oluyor. Girdi maliyetleri de yüksek ne yazık ki. Bizlerde ancak bu şekilde zam yaparak maliyetlerin altından kalkmaya çalışıyoruz”.
Öte yandan, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü laboratuvarında çoğaltılan ‘Torymus Sinensis’ böceği, kestane ağaçlarının yoğun olarak bulunduğu ormanlık alanlara bırakılıyor. Gal arılarının yumurtalarıyla beslenen böcekler ile ağaçların kurumasının ve yüzde 80 civarında meyve kaybına sebep olan gal arılarının azaltılması hedefleniyor.
Yaklaşık 1 milyon 200 bin hektarla yüzölçümünün yüzde 57’si ormanlık alana sahip ve birinci derecede yangınlara hassas illerin başında gelen Antalya’da, 6 uçak ve 10 helikopter, olası yangınlar için hazır bekletiliyor.
Orman Bölge Müdürlüğünün koordinesinde belirlenen noktalarda konuşlanan hava araçları, yangın ihbarının alınmasıyla havalanıyor. Kent genelinde denizden, göletlerden ve havuzlardan su alan hava araçları, ekiplerin koordinesiyle yangın bölgesinde yüksek ısı ve dumanların arasına dalarak alevlerin üzerine su boşaltıyor.

“KISA SÜREDE MÜDAHALE VE ÜCRA KÖŞELERE ULAŞMADA HAVA ARAÇLARI ETKİLİ”
Antalya Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, AA muhabirine, kentte, yıl başından bu yana 123 orman yangını meydana geldiğini ve 134 hektar alanın zarar gördüğünü söyledi.
Orman dışında da 114 yangına müdahale edildiğini dile getiren Derince, ekiplerin hızlı çalışmasıyla yangınların kısa sürede kontrol altına alındığını belirtti.
Hava araçlarının yangının yayılmamasında ve kısa sürede söndürülmesinde etkin rol oynadığını vurgulayan Derince, “Yangında ilk müdahale süresi çok önemli. Hedefimiz ilk 10 dakikanın altında yangınlara müdahale edebilmek. Şu anda 11 dakikalardayız. Hem kısa sürede müdahalede bulunmak hem de ücra köşelere ulaşabilmek için hava araçları etkili oluyor. Antalya’da 9 helikopterimiz, 6 uçağımız, bir de yangın yönetim helikopterimiz var.” diye konuştu.
Derince, bu araçları kullanan pilotların da havuzdan su alma, yangın esnasında suyu boşaltma ve yangınla mücadele konularında gerekli eğitimleri aldıklarını kaydetti.
Pilotların hangi alanlarda çalışacakları, nerelerden su alacakları, kaç sorti yapacakları konularında yangın yönetim merkeziyle koordineli hareket ettiğini anlatan Derince, “Yangında bir ekip çalışması gerçekleştiriliyor. Karadan müdahale eden ekipler ile havadan müdahale eden ekipler koordineli çalışıyorlar.” dedi.

HAVA ARAÇLARI İÇİN BU YIL 14 YENİ YANGIN HAVUZU YAPILACAK
Bölge Müdürü Derince, hava araçların suyu alacakları noktaların yangın bölgesine yakınlığının da önemli olduğunu ifade etti.
“Her 5 kilometreye denk gelecek şekilde su havzası oluşturuyoruz.” diyen Derince, Antalya bölgesinde 243 yangın havuzu ve gölet bulunduğunu, denizden de alım yaptıklarını dile getirdi.
Derince, su alma noktasında sıkıntı yaşanmadığını ve yeteri kadar havuz bulunduğunu aktararak, “Ama alanları sıklaştırmak ve müdahaledeki etkinliği artırmak amacıyla bu yıl 14 yeni yangın havuzu inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 3,5 saat havada kalabilen helikopterlerin su alma haznelerinin 3 ton olduğunu bildiren Derince, Antalya’da bulunan uçakların ise hem denizden su alabildiğini hem de havalimanında su ikmali yapabildiğini dile getirdi.
OLASI YANGINLARA KARŞI UYARI
Yangın çıktıktan sonra ilk dakikalardan itibaren etkin mücadele yürütüldüğünü söyleyen Derince, asıl yangın çıkmadan önce gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Bu alanda da Orman Bölge Müdürlüğü olarak yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlatan Derince, sivil toplum kuruluşlarıyla, il genelinde, ilçelerde, köylerde bilgilendirmeler yaptıklarını, insanları olası yangınlara karşı uyardıklarını ifade etti.
Derince, yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı çıktığına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bağ, bahçe ve seralarda ateşle temizlik yapmayın. Ormanlık alan içinde piknik yaparken ateş yakmayın, piknik için belirlenen alanlarda ateşlerinizi yakın. Gelişi güzel sigara izmaritlerinizi, çöplerinizi ormana atmayın. Gördüğünüz her dumanı da 112 Çağrı Merkezi’ne haber verin. Küçük bir kıvılcım telafisi mümkün olmayan zararlar verebilir. Ormanları korumak hepimizin görevi.”
Ormanları ve sulak alanları iklim değişikliğiyle mücadelede en büyük müttefikler şeklinde nitelendiren Tolunay, özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ormanların hızlı bir şekilde yok edilerek tarım alanlarına, yaşam alanlarına, meralara ve maden sahalarına dönüştürüldüğünü anlattı.
İnsan etkinliği sonucu atmosfere verilen sera gazı emisyonlarının 1850’den bu yana 3’te 2’sinin fosil yakıtlardan, 3’te 1’inin ise ormansızlaşma ve arazi kullanım değişikliklerinden kaynaklandığını belirten Tolunay, “Biz aslında ormanlara ve diğer ekosistemlere zarar vererek kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz. Ormanlar, doğal ekosistemler küçüldükçe bunların her yıl atmosferden alarak biriktirdiği karbondioksit miktarı azalır. Ormanların depoladığı karbon miktarının sürekli azaldığını söyleyebiliriz. Net olarak son 30 yılda dünyada 178 milyon hektar civarında bir alan ormansızlaştı, yani biz doğal müttefiklerimizi yok ediyoruz.” diye konuştu.

Ormanların tuttuğu ve yangın sırasında meydana gelen karbon miktarının alandaki ağaç sıklığına, orman altındaki ot, kuru yaprak gibi organik birikintilere göre değişiklik gösterdiğini ve buna göre hesaplandığını bildiren Tolunay, Türkiye’deki orman alanlarının karbon tutma ve yangın sırasındaki emisyon rakamları ile Manavgat yangınının sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“1 hektarlık ormanda seyrek miktarda ağaç varsa, ortalama ağaçlarda yaklaşık 40 ton kadar karbon vardır. Ölü örtü, ölmüş organik materyallerde de 10 ton civarında karbon vardır, toprakta da 50-60 ton kadar karbon olur. Dolayısıyla 1 hektarlık orman alanında 100-110 ton civarında karbon olabilir, yangın sırasında 50-60 tonluk kısmı yanabilir ve çok şiddetli bir yangında 150-200 ton kadar karbondioksit emisyonu oluşabilir. Manavgat’ta yangın çok geniş alanlara yayıldı ve aşağı yukarı 15 gün sürdü. Sera gazı emisyonları olarak hesaplandığında 2021’deki büyük yangın sonucunda 9,3 milyon ton karbondioksit, 27 bin ton metan ve 1,5 ton kadar diazot monoksit emisyonu oluştu. Türkiye’nin 2021 yılında toplam sera gazı emisyonu 564 milyon tondu. Yangında bu gazlar dışında 379 bin ton karbonmonoksit, 13 bin ton azot oksit, 2 bin 600 ton kükürtdioksit, 33 bin tonu 2,5 mikron çapından küçük 62 bin ton partikül madde, 3 bin ton civarında da siyah karbon olarak adlandırılan is ve kurum atmosfere yayıldı.”
“TEMEL STRATEJİ YANGININ ÇIKMASINI ENGELLEMEK OLMALI”
Tolunay, Türkiye’de yağışlı ılıman bir kış yaşanmasına neden olan El Nino’nun ormanlarda daha fazla ot büyümesine neden olarak yanıcı yükü artırdığı ve bunun da yangın sayısının yükselmesine zemin hazırladığı uyarısında bulundu.
Yangınların çıktığı dönemlerin, tarihlerin, çıkış şekillerinin ve yayılma durumlarının yangın rejimi olduğuna, daha sıcak ve kurak şartlarda çıkan yangınların çok hızlı büyüdüğüne ve geniş alanlara yayıldığına değinen Tolunay, “Ege ve Akdeniz’de yangın sezonu mayıs-ekim ayları arasıydı, artık nisan ayından itibaren büyük yangınlar çıkmaya başlıyor, neredeyse yılın 6 ayına yayılmaya başladı. Karadeniz’de ise bu tarihler kış döneminden itibaren, özellikle kurumaya neden olan lodos etkili olduğunda oluyor. Bu nedenle orman yangını rejiminin değiştiğini söylüyoruz. Yangın çıktıktan sonra kontrol etme şansınız zorlaşıyor, orman yangınlarının yeni normali bu, 10-20 yıl önceki orman yangınlarına müdahale anlayışımızın değişmesi gerekiyor.” yorumunu yaptı.
Orman yangınlarının ana kaynağının insanlar olduğu ve ormanda ne kadar fazla insan yaşamaya başlarsa yangın tehlikesinin de o kadar artacağı tespitini paylaşan Tolunay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Artık iklim değişikliğiyle birlikte yeni bir yangın rejimine geçtik. Temel stratejimiz artık yangın çıkmasını engellemek olmalıdır. Büyük bir yangın çıktığı zaman bunu söndürmek, uzmanlık ve özel bilgi gerektirir. Yangınla mücadelede sadece helikopter ve uçak sayısına odaklanmak yerine, orman ve içinde yaşayan vatandaşların yangın konusunda bilinçli olduğu bir stratejiye ihtiyaç var. Orman yangınları sadece ağaçları değil birçok canlıyı da yok eder. Bu nedenle vatandaşları yangın konusunda daha fazla bilinçlendirmek ve eğitmek gereklidir.”
Anadolu Ajansının ev sahipliğinde İspanyol Haber Ajansı (EFE), İtalyan ANSA Haber Ajansı ve Yunanistan Haber Ajansı (AMNA) katkılarıyla hazırlanan “Yeşil Hattımız: Çevre” fotoğraf sergisinin açılışına katılan Polat, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Yaz mevsiminin gelmesi ve iklim krizi nedeniyle orman yangını sayısında önceki yıllara kıyasla olağanüstü bir artış yaşandığını belirten Polat, “Ancak kaybedilen orman varlığı miktarı anlamında alınan tedbirler, hava ve yer unsurları konusundaki donanımımızın artmasıyla birlikte daha övünç kaynağı diyebileceğimiz noktadayız. Yangınlardan önce, yangın esnasında ve yangın sonrası olmak üzere 3 ana kategoride çalışmalar yapıyoruz. Yangınlardan önce vatandaşların bilinçlendirilmesi, yangınla mücadele edecek personelimizin eğitilmesi gibi mental konuların dışında ormanlık alanlardaki yanıcı maddelerin alan dışına çıkartılması ve yanmaya sebep olabilecek birtakım unsurların uzaklaştırılması gibi çalışmalar yapılıyor.” dedi.
Türkiye’nin son yıllarda hava gücü ve hava filosu konusunda önemli atılımlar yaparak dünyadaki sayılı ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Polat, bu unsurlar sayesinde orman yangını tespitinin çok hızlı gerçekleştirilebildiğini kaydetti.
Orman yangınlarıyla mücadelede İnsansız Hava Aracı (İHA) teknolojisini dünyada kullanan iki ülkeden birinin Türkiye olduğu bilgisini veren Polat, şöyle devam etti:
“İHA’larımız 1 dakika gibi bir sürede kendi alanını tamamen tarayarak çok uzak mesafelerden de olsa yangını başlangıç kısmında yakalayabiliyor, hemen yangın yönetim merkezine bildiriyor veya duyarlı vatandaşlarımızın hızlı reaksiyonuyla ihbar da alıyoruz. Bunlar gerçekleştiğinde gerek hava araçlarımız gerekse yerdeki unsurlarımız derhal harekete geçiriliyor. Bütün bunların hareketleri bir ekran üzerinden izlenerek sevk ve idaresi de yapılmış oluyor. Bu ulaştığımız, Türkiye tarihinde zirve nokta. Şu günlerde, yaz aylarında ortalama 50-60 arasında adetsel olarak yangın kaydı yapıyoruz fakat ekrana yansıyanlar bir elin parmaklarını geçmiyor. Bunun anlamı şu, Türkiye bu konuda çok ilerledi. Görünmez ateş kahramanları yangını daha büyümeden anlattığım mekanizma sayesinde önleyebiliyor, söndürebiliyor. Bu çok gurur verici bir şey.”
“YANAN ALANLAR BİR YIL İÇİNDE FİDANLARLA BULUŞTURULUYOR”
Orman yangını sonrasında yapılan faaliyetlerin başında ağaçlandırma çalışmaları gelmesine rağmen medyada, “Buralar birileri tarafından ranta kurban edilecek, başka amaçlarla kullanılacak, o sebeple yakılıyor” şeklinde provokasyonlar yayıldığını söyleyen Polat, anayasa ve yasalar gereği yanan ormanlık alanda ağaçlandırma dışında hiçbir faaliyet yapılamayacağının hüküm altına alındığına dikkati çekti.
Yanan alanların bir yıl içerisinde fidanlarla buluşturulduğunu, bazı ağaçların ise tabiatları gereği yanan alanlarda tohumlarını bırakarak yine bir yıl içinde yeşerdiğini anlatan Polat, “Eğer bu doğal yoldan başarılamazsa insan müdahalesiyle dikim ve ekim yapılabiliyor. Bunun örneklerini internet sitelerimizde görebilirsiniz. İklim kriziyle birlikte yangınlarda geçen yıla göre sayısal olarak 2 katlık bir artış var. Önümüzdeki yıllarda bunun daha da artmasından korkuyoruz o yüzden şimdiden tedbirlerimizi alıyoruz. İnsan unsurumuzu eğitmeye devam ediyoruz. Antalya’da uluslararası yangın eğitim merkezi var, burada yangına müdahale edecek bütün personelimiz bir simülasyon eşliğinde topografya, ağaç türü, eğim, rüzgar gibi unsurlar girilerek bir simülasyon ortamında çıkarılmış yangın üzerinde artı hemen yanı başındaki platformlarda fiziken tatbikatlar yaparak yangına karşı müdahale bilgisini ve becerisini artırıyor.” diye konuştu.
Yangın eğitim merkezinde farklı ülkelerden gelen yangın görevlilerine de eğitim verildiğini, bu noktada Türkiye’nin orman yangınlarına karşı mücadelede diğer ülkelere kıyasla daha ileri bir noktada olduğunu aktaran Polat, vatandaşlardan orman yangınlarına sebep olacak aktivitelerden kaçınmalarını istedi.
Ormanları tüm insanlığın geleceği, nefesi ve ciğeri şeklinde tanımlayan Polat, sözlerini şöyle tamamladı:
“İklim değişikliğinin meydana getirdiği doğa olayları, bütün ülkeleri etkiliyor, bunun milliyeti yok. Ormanlar ortak varlığımızdır ve örneğin Yunanistan’da yanan bir orman bizim de nefesimizin azalması anlamına geliyor, tersi de doğru. Dolayısıyla orada meydana gelecek orman varlığı kaybı Türkiye’nin orman varlığı kaybı gibidir. O yüzden ülkelerin medya organlarının veya haber ajanslarının objektif bir platformda buluşarak birbirlerine materyal aktarmaları, ortak bir medya dili geliştirmeleri ve o ülkelerin ayrı ayrı vatandaşlarını bilinçlendirmeleri takdire şayan bir şey. Bunun örneğini de burada görüyoruz. Kendilerini tebrik ediyorum ve devamını diliyorum.”
Bakan Yumaklı’nın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları:
“Hayatını kaybeden işletme şefimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Şahin Dönertaş kardeşim 41 yaşında bu vatan için, yeşil vatan için hayatını hiçe sayan kahramanlardan sadece bir tanesi. Ailesine, bütün sevenlerine ve Orman Genel Müdürlüğü teşkilatımıza ve bakanlığımıza başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar dün 9 adet yangın vardı bizim üst risk grubunda diye tanımladığımız. Ancak 34’ü orman yangını 14’ü de orman dışı yangın olmak üzere bütün yurt çapında 48 adet yangınla mücadele etti arkadaşlarımız. Orman dışında başlayan yangınların da ormana sirayet etmesiyle birlikte. Edirne, Bursa, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, İzmir Foça, İzmir Bergama ve en sonunda dün akşam yerleşim merkezlerine yakın seyretmesi hasebiyle de İzmir Buca yangınları bizim arkadaşlarımızın hakikaten canını hiçe sayarak söndürmek için mücadele ettikleri yangınlar oldu. An itibarıyla bu yangınların tamamının kontrol altına alındığını duyurmak istiyorum.”

YANGIN DÜN SAAT 13.00’TE BAŞLADI!
Yangın, dün saat 13.00 sıralarında Buca ilçesinde başlayıp, ardından Gaziemir ilçesine sıçradı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere, itfaiye ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu müdahalede bulundu.
Yangına Orman Genel Müdürlüğü ekipleri, 7 uçak ve 4’ü gece görüşlü olmak üzere 20 helikopterden oluşan toplam 27 adet hava aracı, 40 adet arazöz, 9 su ikmal aracı, 4 dozer ve 4 yer ekibi, belediyelerden 21 tanker ve 5 arazöz ve 5 polis TOMA’sı ile müdahaleye devam ediyor.
Öte yandan İzmir Valisi Süleyman Elban sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yangına ilk andan itibaren 7 uçak, 23 helikopter, 2 treyler çekici, 98 arazöz, 19 su tankeri, 1 paletli traktör, 21 tonajlı tanker, 8 dozer, 13 TOMA, 69 Yunus polis timi, 26 trafik ekibi, 98 sivil ekip ve 2172 personel ile müdahale edildiğini belirtti.
ALEVLERİN YERLEŞİM YERLERİNE SIÇRAMASI TEHDİDİ ENGELLENDİ
Gece saatlerinde yerleşim yerlerini tehdit yangın nedeniyle bölge tedbir amaçlı boşaltılırken, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu alevler yerleşim yerlerine sıçraması engellendi.

– UÇAK SEFERLERİ NORMALE DÖNDÜ
Yangının Adnan Menderes Havalimanı’na yakın konumda olması ve yükselen duman nedeniyle aksamalar yaşanan hava trafiği normale döndü.

Havalimanında yaşanan aksamalar nedeniyle yolcu yoğunluğu yaşandığı öğrenildi.
– Sarnıç Mahallesi’nde elektrik kesintisi uygulanıyor
Sarnıç Mahallesi’nde tedbiren elektrik kesintisi uygulandı.
Alevlerin çevredeki evleri tehdit etmesi nedeniyle polis ve jandarma ekipleri vatandaşları bölgeden uzaklaştırdı.

Alevlerin evlere sıçramaması için Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye araçlarıyla TOMA’larla yangın ile evler arasına set kuruldu.

BALIKESİR’DE ÇIKAN ORMAN YANGININA MÜDAHALE EDILIYOR
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde, arazide başlayarak ormana sıçrayan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
Altıeylül ilçesi Paşaköy Mahallesi’ndeki tarım arazisinde yangın çıktı.
Yangını görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, Orman Bölge Müdürlüğü ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi.
Ekipler, havadan ve karadan müdahaleyle yangını kontrol altına almaya çalışıyor.
– Herkes elinden gelen her şeyi yapıyor”
Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, yangına ilişkin, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının ot balyası sırasında bir kıvılcımdan çıktığını söyledi.
Şehirli, rüzgarın daire şeklinde esmesinden dolayı yangının ilerlediğini belirterek, şöyle konuştu:
“Valilik, kaymakamlıklarımız ve belediyelerimiz herkes elinden gelen her şeyi yapıyor. Tedbir amaçlı İnkaya Mahallesi’ndeki vatandaşlar bölgeden uzaklaştırılıyor. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu değil, sadece ormanımız ciddi zarar altında. Peş peşe gelen bu yangınlar gerçekten çok can sıkıcı, herkese geçmiş olsun diliyorum. Rüzgarın değişik yönlerden esmesi kontrolü zorlaştırıyor.”
– 380 PERSONELLE MÜDAHALE DEVAM EDİYOR
Balıkesir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, arazide başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangına 4 uçak, 2 helikopter, 29 arazöz, 14 su ikmal, 12 ilk müdahale, 15 hizmet aracı, 6 dozer, 6 greyder, 2 treyler, 6 kepçe, 4 otobüs, 3 toma ve 380 personelle müdahalenin devam ettiği belirtildi.
Paşaköy Mahallesi’nde devam eden yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi nedeniyle İnkaya Mahallesi’nde 92 vatandaşın tahliye edilerek kamu misafirhanelerine yerleştirildiği bildirildi.
Yangının Paşaköy Mahallesi’nde balya makinasının çalışması esnasında yangının tespit edildiği dile getirilen açıklamada, olayla ilgili gözaltına alınan 1 kişiyle ilgili işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca kent genelinde tarım arazilerindeki yangın riskinin azaltılması amacıyla, yarın 08.00-20.00 saatleri arasında biçerdöver ile hububat hasadı ve balya bağlama işlemleri durdurulduğu ifade edildi.

KÜTAHYA’DA ORMAN YANGINI
Kütahya’nın Gediz ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Gümele ve Karaağaç köyleri arasındaki ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Kütahya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ile Gediz Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipler, kuvvetli rüzgarın etkili olduğu çamlık bölgedeki yangına havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.
– DERE MAHALLESİ TAHLIYE EDİLDİ
Kütahya Valisi Musa Işın, yangın bölgesine gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Işın, bugün Kütahya’da 4 orman yangınının çıktığını söyledi.
Işın, öğleden önce Tavşanlı ve Altıntaş ilçelerinde çıkan 3 yangının söndürüldüğünü belirterek, Gediz’deki yangının ise 80 hektarlık alanda etkili olduğunu anlattı.
Yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirten Işın, şunları kaydetti:
“Sadece bir uçta hafif yangın devam etmektedir. Bölgede 4 helikopter, 2 uçak, Denizli’de ve Eskişehir’den takviyeler yapmak suretiyle bütün belediyelerimizin, AFAD, Orman Bölge Müdürlüklerimizin bütün yangın ekipmanları araçları personeli şu anda sahada çalışmaktadır. Çok profesyonelce bir çalışma yapıldığını söyleyebilirim. Yangın bölgesinin yakınında bulunan 30 haneli Dere Mahallesi’ni her ihtimale karşı tahliye ettik. İnsanları ve hayvanları güvenli bölgeye intikal ettirdik. Her ihtimale karşı böyle bir tedbir de aldık. İnşallah yangını buraya sirayet etmeden söndürmüş olacağız.”

MANİSA’DA ORMAN YANGINI
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tarım arazisinden ormana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.
Avşar Mahallesi’nde bir tarım arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 3 uçak, 5 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın nedeniyle bir bağ evi, tedbir amaçlı tahliye edildi.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.


Zafer Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangına müdahale için Orman Genel Müdürlüğüne bağlı 7 uçak, 16 helikopter, 35 arazöz, 11 su ikmal aracı, 4 dozer, 4 yer ekibi ile çok sayıda itfaiye görevlisi sevk edildi.
Yangının kontrol altına alınması için Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait 5 helikopter ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı TOMA’lar da görev yapıyor.
Yangın nedeniyle bölgede bulunan arı kovanları ile küçükbaş hayvan ağılları tahliye edildi.

Rüzgarın yönünü değiştirmesi nedeniyle farklı yönlerde yayılan yangın, Sarnıç Piknik Alanı civarında yerleşim birimlerine yaklaştı.
Alevlerin yerleşim birimlerine yakın noktada etkili olması üzerine Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleriyle TOMA’lar, bu bölgeye yoğunlaştı.
Evlere yaklaşık 100 metre mesafedeki alevlere karşı vatandaşlar da müdahaleye katıldı. Hortumlarla ağaçları ve evlerini ıslatan vatandaşların, yoğun duman nedeniyle zor anlar yaşadığı gözlendi.
“RÜZGAR SÜREKLİ YÖN DEĞİŞTİRİYOR”
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, yangın bölgesinde yaptığı incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ekiplerin olağanüstü bir mücadele verdiğini, rüzgarın sürekli yön değiştirmesi nedeniyle zorluk yaşandığını söyledi.
Yangının bazı yönlerde durduğunu, soğutma yapıldığını aktaran Duman, belediye arama kurtarma ekiplerinin de çalışmalara katıldığını aktardı.
Bölgede çimento fabrikası olduğunu belirten Başkan Duman, buna yönelik bir risk bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını sözlerine ekledi.

– KOVANLARINI KURTARMAYA ÇALIŞTI
Sarnıç’ta arıcılık yapan Kemal Korkmaz ise yangında 80 kovanının yandığını, 20-30 kovanı kurtarabildiğini belirterek, “Yapacak bir şey yok. Masrafım 500 bin liradan aşağı yoktur. Kovanlarım yandı, her şeyim yandı. Üzgünüm.” dedi.
Bu bölgede yangından etkilenen bir köpek ise çevredeki vatandaşlar tarafından motosiklete alınarak kurtarıldı.

– UÇAK SEFERLERİ NORMALE DÖNDÜ
Yangının Adnan Menderes Havalimanı’na yakın konumda olması ve yükselen duman nedeniyle aksamalar yaşanan hava trafiği normale döndü.
Havalimanında yaşanan aksamalar nedeniyle yolcu yoğunluğu yaşandığı öğrenildi.
– Sarnıç Mahallesi’nde elektrik kesintisi uygulanıyor
Sarnıç Mahallesi’nde tedbiren elektrik kesintisi uygulandı.
Alevlerin çevredeki evleri tehdit etmesi nedeniyle polis ve jandarma ekipleri vatandaşları bölgeden uzaklaştırdı.
Alevlerin evlere sıçramaması için Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye araçlarıyla TOMA’larla yangın ile evler arasına set kuruldu.

Güvenlik güçleri, alevlerin yakın olduğu Sarnıç Mahallesi Çamlık Caddesi üzerindeki evleri tahliye etmeye başladı.
Yangına gece görüşlü helikopterlerle müdahale yapılıyor.
İl Emniyet Müdürü Celal Sel ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Osman Kılıç ekiplerinden bilgi aldı.
Bölgede Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.

BALIKESİR’DE ÇIKAN ORMAN YANGININA MÜDAHALE EDILIYOR
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde, arazide başlayarak ormana sıçrayan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
Altıeylül ilçesi Paşaköy Mahallesi’ndeki tarım arazisinde yangın çıktı.
Yangını görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, Orman Bölge Müdürlüğü ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi.
Ekipler, havadan ve karadan müdahaleyle yangını kontrol altına almaya çalışıyor.
– Herkes elinden gelen her şeyi yapıyor”
Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, yangına ilişkin, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının ot balyası sırasında bir kıvılcımdan çıktığını söyledi.
Şehirli, rüzgarın daire şeklinde esmesinden dolayı yangının ilerlediğini belirterek, şöyle konuştu:
“Valilik, kaymakamlıklarımız ve belediyelerimiz herkes elinden gelen her şeyi yapıyor. Tedbir amaçlı İnkaya Mahallesi’ndeki vatandaşlar bölgeden uzaklaştırılıyor. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu değil, sadece ormanımız ciddi zarar altında. Peş peşe gelen bu yangınlar gerçekten çok can sıkıcı, herkese geçmiş olsun diliyorum. Rüzgarın değişik yönlerden esmesi kontrolü zorlaştırıyor.”
– 380 PERSONELLE MÜDAHALE DEVAM EDİYOR
Balıkesir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, arazide başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangına 4 uçak, 2 helikopter, 29 arazöz, 14 su ikmal, 12 ilk müdahale, 15 hizmet aracı, 6 dozer, 6 greyder, 2 treyler, 6 kepçe, 4 otobüs, 3 toma ve 380 personelle müdahalenin devam ettiği belirtildi.
Paşaköy Mahallesi’nde devam eden yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi nedeniyle İnkaya Mahallesi’nde 92 vatandaşın tahliye edilerek kamu misafirhanelerine yerleştirildiği bildirildi.
Yangının Paşaköy Mahallesi’nde balya makinasının çalışması esnasında yangının tespit edildiği dile getirilen açıklamada, olayla ilgili gözaltına alınan 1 kişiyle ilgili işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca kent genelinde tarım arazilerindeki yangın riskinin azaltılması amacıyla, yarın 08.00-20.00 saatleri arasında biçerdöver ile hububat hasadı ve balya bağlama işlemleri durdurulduğu ifade edildi.

KÜTAHYA’DA ORMAN YANGINI
Kütahya’nın Gediz ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Gümele ve Karaağaç köyleri arasındaki ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Kütahya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ile Gediz Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipler, kuvvetli rüzgarın etkili olduğu çamlık bölgedeki yangına havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.
– DERE MAHALLESİ TAHLIYE EDİLDİ
Kütahya Valisi Musa Işın, yangın bölgesine gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Işın, bugün Kütahya’da 4 orman yangınının çıktığını söyledi.
Işın, öğleden önce Tavşanlı ve Altıntaş ilçelerinde çıkan 3 yangının söndürüldüğünü belirterek, Gediz’deki yangının ise 80 hektarlık alanda etkili olduğunu anlattı.
Yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirten Işın, şunları kaydetti:
“Sadece bir uçta hafif yangın devam etmektedir. Bölgede 4 helikopter, 2 uçak, Denizli’de ve Eskişehir’den takviyeler yapmak suretiyle bütün belediyelerimizin, AFAD, Orman Bölge Müdürlüklerimizin bütün yangın ekipmanları araçları personeli şu anda sahada çalışmaktadır. Çok profesyonelce bir çalışma yapıldığını söyleyebilirim. Yangın bölgesinin yakınında bulunan 30 haneli Dere Mahallesi’ni her ihtimale karşı tahliye ettik. İnsanları ve hayvanları güvenli bölgeye intikal ettirdik. Her ihtimale karşı böyle bir tedbir de aldık. İnşallah yangını buraya sirayet etmeden söndürmüş olacağız.”

MANİSA’DA ORMAN YANGINI
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tarım arazisinden ormana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.
Avşar Mahallesi’nde bir tarım arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 3 uçak, 5 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın nedeniyle bir bağ evi, tedbir amaçlı tahliye edildi.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.


İlk yangın haberi İzmir’in Bergama ilçesinden dün akşam saatlerinde geldi.
Çobanlar Mahallesi yakınlarında bulunan ormanlık alanda başlayan yangına müdahale ikinci gününde de sürdü.

Vatandaşların ihbarıyla bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.
Yangına 6 uçak, 5 helikopter, 25 arazöz, 7 su ikmal aracı, 4 dozer ve 4 ayrı yer ekibi müdahale etti.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, alevlerin yangının ikinci gününde kontrol altına alındığını açıkladı.

YANGINA MÜDAHALEYE GİDEN EKİP KAZA YAPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
Yangında alevlerle mücadele sırasında bir de kaza yaşandı.
Orman İşletme Müdürlüğüne ait pikap, dün akşam saatlerinde çıkan yangına müdahalenin sürdüğü Çobanlar Mahallesi’nde kontrolden çıkarak devrildi.
Kazada ulaştırma personeli Özgür Dilsiz ile Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş yaralandı.

Kazada yaralanan Dönertaş, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı.
GAZİEMİR İLE BUCA ARASINDAKİ ORMANLIK ALANDA YANGIN
İzmir’in Gaziemir ile Buca ilçeleri arasındaki ormanlık alanda yangın çıktı.
Zafer Mahallesi’ndeki ormanlık alanda başlayan yangın üzerine bölgeye askeri ve sivil ekipler yönlendirildi.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.
İZMİR’E UÇUŞLAR AKSIYOR
Yangının Adnan Menderes Havalimanı’na yakın konumda olması ve yükselen duman nedeniyle uçak seferlerinde aksama yaşanıyor.

Bazı seferler ertelenirken havalimanına inecek bazı uçakların çevre havalimanlarına yönlendirildiği öğrenildi.
BURSA’DA ORMANLIK ALANDA YANGIN BAŞLADI
Bursa’nın Orhaneli ilçesinde, ormanlık alanda çıkan yangınının söndürülmesi için çalışma başlatıldı.
İlçenin kırsal Çivili Mahallesi’nde ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Orhaneli Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.
Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalede bulunuyor.
BALIKESİR ALTIEYLÜL’DE ORMAN YANGINI BAŞLADI
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde, arazide başlayarak ormana sıçrayan yangın, kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Altıeylül ilçesi Paşaköy Mahallesi’ndeki tarım arazisinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Yangını görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, Orman Bölge Müdürlüğü ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi.
Ekipler, yangına havadan ve karadan müdahale ediyor.
KÜTAHYA’DA ORMAN YANGINI
Kütahya’nın Gediz ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi için havadan ve karadan çalışma başlatıldı.

Gümele ve Karaağaç köyleri arasındaki ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Kütahya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ile Gediz Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipler, kuvvetli rüzgarın etkili olduğu çamlık bölgedeki yangına havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.
MANİSA’DA ORMAN YANGINI
Bir diğer yangın haberi ise Manisa’dan geldi.

Turgutlu ilçesinde tarım arazisinden ormana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.
Avşar Mahallesi’nde bir tarım arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 3 uçak, 5 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibi sevk edildi.

Yangın nedeniyle bir bağ evi, tedbir amaçlı tahliye edildi.
Bölgede alevlerin evlere yaklaşması nedeniyle bölge sakinlerinin ellerindeki hortumlarla önlem aldığı görüldü.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), orman yangınlarının erken tespiti için 776 kuleden gözetleme yaparken, yapay zekayla donatılmış 184 kuleden de bilgi akışı sağlıyor.
Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezine yaptığı ihbarları değerlendiren OGM, orman yangınlarının yüzde 90’ının meydana geldiği yaz aylarında, saat 10.00 ile 18.00 aralığında Türkiye’nin tamamındaki yangına hassas bölgeleri insansız hava araçlarıyla izliyor. Bir bölgede yangın çıktığının tespiti halinde ilgili ekipler, müdahale için olay yerine 10 dakikada varma hedefi doğrultusunda yönlendiriliyor.
Orman yangınlarına müdahalede başarı oranını artırma hedefindeki OGM, son olarak Koç Holding ile orman yangını çıkabilecek alanların belirlenmesi ve bu noktalarda gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla yapay zeka destekli “Dinamik Yangın Risk Yönetimi” projesini geliştirdi.
Proje kapsamında, önceki yangın verileri de kullanılarak yüksek risk altındaki bölgelerin tespiti için meteoroloji, bitki örtüsü, topografya, nüfus yoğunluğu, kara yolları, enerji nakil hatları gibi farklı parametreler dikkate alınarak, şeflikler ve bölmeler bazında 3 günlük yangın riski tahmini sunan yazılım geliştirildi. Orman yangını çıkma riski yüksek bölgeler için özel haritalar sunan yazılım sistemi, geçmiş yangınları yüzde 80 doğrulukla tahmin edebildi.
“PROJE TÜM TÜRKİYE’DE ÇALIŞIYOR”
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Aydın, 2021’de Türkiye’nin güney illerinde meydana gelen orman yangınları sonrasında Koç Holding’in, kendi dijital kabiliyetlerini yangın sırasında veya öncesinde nasıl kullanabileceğine ilişkin bir başvuruda bulunduğunu, projenin ilk adımının da bu şekilde atıldığını söyledi.
Koç Holding’den ve OGM’den 30’ar kişi olmak üzere yaklaşık 60 kişinin Antalya’daki merkezde eğitim aldığını, üniversitedeki öğretim görevlileriyle de ortaklaşa çalıştıklarını belirten Aydın, şöyle konuştu:
“Geçmiş yangınları geçmiş verilerle, yapay zeka ve makine öğrenmesiyle nasıl modelleyebiliriz sorusundan başladık. 1975’ten bu yana bütün yangınları, meteorolojik verileri, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alarak verdik ve bu verilerden bir modellemeye ulaşıldı. Daha sonra, yaptıkları modellemeyi bize getirdiler. İlgili uzmanlar bir kez daha üzerinden geçti, eksik taraflarını söyledik, tekrar başladık. Proje Türkiye’deki orman yangınlarının en çok çıktığı Antalya, Muğla ve İzmir’de başladı. Buralardaki pilot çalışmadan sonra gerekli düzeltmeler yapıldı ve şu anda tüm Türkiye’de bu proje çalışıyor.”
Projede 400’e yakın değişken kullanıldığını, bunların arasında sadece yangın verilerinin değil, demografik hareketler, insan yoğunluğu, turizm hareketleri gibi çok sayıda parametrenin bulunduğunu ifade eden Aydın, ayrıca 240 modelleme yaparak ağaç türleri ve bölgedeki bakı gibi parametreleri dahil ettikleri programı çevrim içi kullanacak şekilde tasarladıklarını kaydetti.
SİSTEM 3 GÜNLÜK YANGIN RİSKİ TAHMİNİ OLUŞTURUYOR
Aydın, günde 2 kez modellenebilen projenin 3 günlük veri sunduğunu ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünce benzer şekilde üretilen farklı bir sistemle birlikte kullanım sağladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Yangınları etkileyen önemli hususların başında kuşkusuz ki meteorolojik hareketler geliyor. Özellikle meteorolojik veri bizim açımızdan son derece kıymetli. Dünya Bankasının aynı zamanda Amerikan Okyanus Araştırma Enstitüsü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünün verilerine göre, önümüzdeki yüzyılda tüm dünyada orman yangınlarının sayısının ve şiddetinin artacağı öngörülüyor. Bizim de amacımız Türkiye olarak yangınların çıkabileceği noktaları önceden tespit ederek gerekli önlemleri almak, olası yangın durumlarında da mümkün olan en kısa sürede en etkili müdahaleyi yapabilmek.”
Sistemin her gün kontrol edildiğini, orman yangını riski bulunan alanlara ekiplerin konuşlandırıldığı ve devriye gezenlerin de riskli alanları kontrol ettiğini bildiren Aydın, dünyada benzer sistemler bulunmasına rağmen ilk kez bu kadar geniş çaplı bir proje yapıldığını üretimi gerçekleştirdikten sonra fark ettiklerini ve bunu tüm insanlığın hizmetine sunmayı amaçladıklarını dile getirdi.
ANIZ VE BAHÇE TEMİZLİĞİ YAPILMAMASI UYARISI
Türkiye’deki orman yangınlarının yüzde 90’ından fazlasının insan kaynaklı çıktığını, bunların büyük kısmının da anız ya da bahçe temizliğinden kaynaklandığını vurgulayan Aydın, “Anızdan orman yangınlarına sebep olan çok sayıda yangınımız var. Vatandaşlarımızdan dileğimiz, rüzgarlı havalarda, nemin düşük olduğu havalarda anız ya da bahçe temizliği yapmamaları. Gördükleri en ufak bir yangını Alo 112 ya da en yakın orman teşkilatına haber vermelerini rica ediyoruz.” diye konuştu.
Projenin geliştirilme aşamalarının sürdüğünü, ikinci adım olarak yangının tespiti veya tahmininin ardından buna müdahale edecek ekiplerin nerelerden kaydırılması gerektiğine dair çalışmalar yürüttüklerini belirten Aydın, bu aşamada uygulama kısmına gelindiğini, muhtemelen 2025’te uygulamanın devreye sokulacağını sözlerine ekledi.
“Türkiye’de çıkan orman yangınlarında her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar alan yanıyor” diyen Masdaf Bina Teknolojileri Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi BABA, orman yangınlarının büyümesini önlemek için erken müdahalenin önemine ve bu kapsamda yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Yaz geldi, ormanlarımız yine tehlike altında. Yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar, nem oranını azaltarak orman yangınlarına davetiye çıkarıyor. Orman Genel Müdürlüğü’nün 2023 yılı raporuna göre orman yangınlarının yüzde 78’i sıcaklığının en yüksek, nispi nemin ise en düşük olduğu 10:00 ila 20:00 saatleri arasında çıkıyor. Orman yangınlarının büyüme riski de bu saatlerde artıyor.
TÜRKİYE’DE HER YIL ORTALAMA 7 İLA 10 BİN HEKTAR ORMANLIK ALAN YANIYOR
“Akdeniz iklim kuşağı içersinde bulunan ve yüzde 56’sı ormanlarla kaplı olan Türkiye’de her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar ormanlık alan yanıyor. Bu nedenle orman yangınları ile mücadele tekniklerini güçlendirmek kritik önem taşıyor“ diyen Masdaf Bina Teknolojileri Ürün Grubu Yöneticisi Ezgi BABA, yangın pompalarının orman yangınlarına erken müdahale kapsamında sunduğu avantajlara dikkat çekti:
ORMAN YANGINLARINA MÜDAHALE SÜRESİNİ 5 DAKİKAYA DÜŞÜRMEK MÜMKÜN
“Türkiye’de orman yangınlarına müdahale süresi 11 dakika, ancak yangın pompaları ile bu süreyi 5 dakikaya düşürmek mümkün. Bu kapsamda öncelikle ilgili kamu kurumları ve belediyeler tarafından yeterince yangın pompası tedariği yapılması ve pompaların belirli periyotlarla çalıştırılarak test edilmesi gerekiyor. Ayrıca ilk müdahalenin bilinçli bir şekilde yapılması ve böylece yangının kısa sürede kontrol altına alınabilmesi için de; Orman Genel Müdürlüğü’nün koruma ve güvenlik görevlilerine, jandarma personeline, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri personele, belediyelere ve ormanlık alanlara yakın yerlerde yaşayan orman gönüllülerine eğitim verilmesi oldukça önemli. Biz Masdaf olarak, Mas Academy kapsamında düzenlediğimiz eğitimlerle iş ortaklarımıza destek olmayı misyon edindik.” dedi.
“Her yangın pompası ile etkili bir müdahale söz konusu olmayabilir” diyen Ezgi BABA, yangın pompası seçimindeki önemli kriterlere de dikkat çekti:
“Yangın pompaları ile erken müdahalede başarılı sonuçlar alabilmek için sistemin doğru seçilmesi ve standartların doğru uygulanması şart. Yangın pompalarının dünyada en çok tercih edilen NFPA (National Protection Association) ve UL/FM standartlarına uygun olmasına dikkat etmek gerekiyor. Masdaf olarak geliştirdiğimiz yangın pompalarında bu kriterleri sağlıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Masdaf hakkında
1977 yılında suyun ve enerjinin etkin kullanılması ve bu sayede yaşam kaynaklarının korunması ilkesiyle ve yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan Masdaf, enerji verimliliği sağlayan, çevreci ve inovatif “pompa teknolojileri” üretmektedir.
Pompa sektörünün öncü markası Masdaf, 40 bin metrekare alan üzerine kurulan Düzce fabrikası ile 12 bin metrekare alan üzerine kurulan Tuzla fabrikasında; endüstriyel proseslerde, sulama, ısıtma ve soğutma sistemlerinde, gemi sanayinde, atık su transferinde, yangın söndürme işlemlerinde, petro-kimya sanayinde, tarımsal sulamada ve daha birçok alanda kullanılmak üzere santrifüj pompa imalatı yapmaktadır.
Masdaf, Türkiye genelinde ki yaygın bayi ve servis ağıyla, pompa teknolojileri alanında en iyi hizmeti, en kısa zamanda sunmayı misyon edinmiştir.
ERP direktiflerine uygun olarak geliştirilen, yüksek verimli pompa sistemlerini 70’ten fazla ülkeye ihraç eden Masdaf, bu ülkelerde kurduğu distribütörlük ve servis ağıyla da Türkiye’nin global markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini yürütecek Murat Kurum ile Sağlık Bakanlığı görevini yürütecek Kemal Memişoğlu’na başarılar diliyorum. Görevden affını isteyen Mehmet Özhaseki kardeşimiz ve Fahrettin Koca kardeşlimiz için hizmetleri için teşekkür ediyorum. Her iki arkadaşımızla da yakın temas halinde olmaya devam edeceğiz.
Aziz milletimizin Kurban Bayramını tekrar tebrik ediyorum. Bayram tatilinin 9 gün olması ve okulların kapanmasıyla birlikte vatandaşlarımız memleketlerine ve tatil beldelerine ziyaretler gerçekleştirdi. Trafikte yoğunluklar oldu. Vatandaşlarımızın yolculuklarını güvenle gerçekleştirmesi için çalışan personellerimizi tebrik ederim. 
ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE
Anız ve orman yangını haberleriyle sarsıldık. Diyarbakır ve Mardin’deki yangınlarda hayatını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
Yaz mevsiminin her geçen yıl daha kurak ve sıcak geçmesiyle yangın riski de artıyor. Bölücü örgütün de orman yangınlarını bir terör yöntemi olarak kullandığını biliyoruz.
Tek bir ağacın bile zarar görmemesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu konuda örnek adımlar attık. Sadece filomuzdaki araç sayısını artırmadık. Üzerindeki ekipmanlar için en iyi teknolojiyi kullandık. Hali hazırda 14 Bayraktar TB2 ile yeşil vatanı 7 gün 24 saat izliyoruz. Orman yangınlarında İHA kullanan iki ülkeden biriyiz. Ormanlarımızı sürekli takip ediyoruz.
4744 havuz ve göletle araçlarımızın su ihtiyacını hemen karşılıyoruz. Pek çok teknolojik imkan da gücümüze güç katmaktadır.
Yangınlara karşı can siperane mücadele eden kahramanlarımıza teşekkür ediyorum.
“1 TRİLYON 364 MİLYAR LİRA TARIM DESTEĞİ VERDİK”
Türkiye’nin tarım alanında son 21 yılda nereden nereye geldiğini rakamlarla ortaya koyduk. Hükümetlerimizin tarım politikalarını eleştirenler ön yargıyla hareket etmektedir. Bunlar ne ülkemizi tanıyor ne de dünyayı takip ediyor. Tarım konusunda istismar malzemesi olarak bakıyor. Bedava traktör vadedip sonrasında işi pişkinliğe vuruyorlar.
Bunlar dalga konusu yapılacak konular değildir. Ülkemiz için stratejik bir sektördür. Çiftçi kardeşlerimizin alın terlerinin hakkını daima vermeye çalıştık. 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdik. 2024’te 56 milyar lira destek ödemesi yaptık. Yıl sonuna kadar bu rakam 91,5 milyar liraya çıkacak.
YAŞ ÇAY ALIM VE BUĞDAY FİYATLARI
Yaş çay alım fiyatını yanında üreticilerimize destekleme primi verilmesi uygulamasını ilk kez biz başlattık. Yeni çay fabrikaları yaparak Çaykur’un kapasitesini biz artırdık.
Buğday fiyatlarında ise dünya piyasasının bir hayli üzerindeyiz. TMO alım fiyatı desteklerle birlikte ton başına 359 dolar olup dünya fiyatlarından 89 dolar yüksektir.
Toplam tarımsal destek bütçemizin 4’te 1’ini buğday ve arpa üreticilerimizin maliyetlerine katkı amacıyla kullanıyoruz. Çiftçimizin ürününü en hızlı şekilde almak ve gerekli depolamayı yapmak, zamanında ödemesini yapmak için gayret gösteriyor.
Milletimizin efendisi olan çiftçimizi mağdur etmeyiz. Buradan siyasi rant devşirilmesine izin vermeyiz. Tüm imkanlarımızla yanlarında olacağız. Bir kez daha çiftçilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyorum.
Türkiye 3 kıtanın kavşak noktası olan bir noktada bulunuyor. Böyle bir coğrafi konuma sahip olmak ülkemizi siyasi, ekonomik ve askeri avantajları sağlamanın yanı sıra tehditleri de beraberinde getirmektedir. Suriye krizi en fazla bizim bölgemizi etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşında olumsuz etkilendik. İsrail’in Gazze’deki saldırıları yüreğimizi yakıyor.
Doğu Akdeniz’de ısınan sular bizi tedirgin ediyor. Batılı güçlerin askeri desteğini arkasına alan İsrail’in gözünü komşularına diktiğini görüyoruz.
“KARŞIMIZDA BİR KATİL VAR”
Lübnan’a yönelik tehdit dilinin artması bizi endişelenmektedir. Batı destek verdikçe ve İslam alemi de sessiz kaldıkça Netanyahu denen caninin işgal politikasına devam edeceği anlaşılıyor.
Türkiye olarak ilk günden beri bunun Gazze ile sınırlı kalmayacağını dile getirdik. İran’la yaşanan füze gerilimi, İsrail’in Lübnan’a yönelik artan saldırıları bizi haklı çıkardı. Karşımızda devlet adamı vasfının asgari şartlarını dahi karşılamayan, gözü dönmüş, akılını vicdanını kaybetmiş bir katil vardır. Masumların kanından beslenen bu zalim, kendi vatandaşlarının güvenliğini daha hiçe saymaktadır. İsrail saldırganlığı durdurulmadıkça bölgemizdeki hiçbir devlet kendini emniyette hissedemez.
Ankara’nın güvenliğini, Kudüs’ün, Ramallah’ın güvenliğinden ayrı göremeyiz. Dış politikada atacağımız adımları da bu gerçekler ekseninde planlıyoruz.
Alınan kararlar şöyle:
-“Madde 1- Orman yangınlarıyla mücadele kapsamında, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 74’üncü maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9 ve 66’ncı maddeleri uyarınca Bursa ili sınırları içerisindeki ormanlık alanlara girişler 1 Temmuz- 1 Ekim 2024 tarihleri arasında yasaklanmıştır. Tabiat ve orman parklarına girişler ile Avlanma İzin Belgesi sahipleri veya av turizmi kapsamında Bakanlık görevlisi eşliğinde yapılan av organizasyonlarına katılanlar hariç, ilimizde tüm ormanlık alanlara yetkililerden başkasının girmesine müsaade edilmeyecektir. İlimizdeki piknik, mesire yerleri veya Orman Parkları işleticileri taahhütname ve sözleşme hükümlerine istinaden faaliyetlerine devam etmekle birlikte, bu alanlarda tedbir amacıyla mangal ve benzeri her türlü ateşli piknik yapmak yasaklanmıştır. Madde 2- Orman çevresinden veya içinden geçen yollarda orman kenarında mola vermek ve piknik yapmak, mangal, semaver ve ateş yakmak yasaktır. Madde 3- Orman Kanunu’nun 31 ve 32’nci maddeleri kapsamında olan mahalleler başta olmak üzere, orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan mahalleler de dahil olmak üzere anız, bağ-bahçe, zeytinlik ve tarla temizliğinden meydana gelen dalların ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. Bursa Valiliğinin 28 Haziran 2024 tarihli ekin hasadı kararına ilave olarak orman içindeki ve bitişiğindeki tarlalarda ekin hasadı yapılırken çıkabilecek yangınlara anında müdahale edebilmek için, mahalle muhtarlığına veya Biçerdöver sahiplerine traktöre monte edilen ve arazöz vazifesi görebilen pompalı su tankerinin Biçerdöverlere eşlik ettirilmesi, hasat yapıldıktan sonra ise tarla sahibi tarafından parsel etrafı en az 10 metre genişliğinde olacak şekilde derin sürüm yapılması sağlanacaktır. Hasat zamanı ve hasattan sonra yapılması gerekenler Jandarma/Emniyet/Orman kolluk kuvvetleri tarafından kontrol edilerek gerekli tedbirler alınacaktır. Madde 4- Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi ve eğitim kuruluşları, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı, önleyici bütün tedbirleri eksiksiz alacaklardır. Madde 5- Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (UEDAŞ ve TEİAŞ) özellikle ormanlık alanlardan geçen hatların gerekli bakımlarını gerçekleştirecekler, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alarak gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacaklardır. Madde 6- Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe ve itfaiye aracı) hazır bulunduracaklardır. Madde 7- İlçe kaymakamlıklarımız ve Orman İşletme Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri ormanlarda gözetim ve denetimlerini etkin bir şekilde yapacaklardır. Madde 8- Bu karar Bursa ili sınırları içerisindeki tüm ormanlık alanlarda uygulanır. Madde 9- Yukarda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu uyarınca idari ve adli işlem yapılacaktır. Madde 10- Bu karar hükümleri 1 Temmuz – 1 Ekim 2024 tarihleri arasında uygulanır. Madde 11- Bu karar hükümleri Bursa Valiliği tarafından yürütülür”
İzmir’de orman yangınları: Havadan ve karadan müdahale ediliyor!



















İzmir’de farklı noktalarda çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale ediliyor, 1 mahalle boşaltıldı.

Menderes ilçesinde Karacadağ mevkiinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 5 uçak, 13 helikopter, 35 arazöz, 7 su ikmal aracı ve 4 dozer sevk edildi. Orman Bölge Müdürlüğü yangının 12.53’te çıktığını, ilk müdahalenin 13.05’te gerçekleştirildiğini bildirdi. Ekipler, havadan ve karadan müdahaleyle yangını kontrol altına almaya çalışıyor.

MSB, 5 HELİKOPTER GÖREVLENDİRDİ
Milli Savunma Bakanlığı’nca (MSB) söndürme çalışmalarına rezerv güç kapsamında 5 askeri helikopter gönderildi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İzmir’de devam eden yangın söndürme çalışmalarına destek için Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait 3 adet Couger tipi helikopter ile 2 adet CH-47 tipi helikopter görevlendirildi” denildi.

BAZI SERALAR ZARAR GÖRDÜ
Yangın nedeniyle ormanlık alanda bulunan hobi bahçesi tarzındaki bazı evler tahliye edildi. Jandarma ekipleri evlerin olduğu bölgede sirenler çalarak vatandaşların alandan ayrılmasını istedi. Bölgede evi olan bazı vatandaşlar hortumlarla evlerinin çatısına, araçlarına ve arazilerine su tutarak yangına karşı tedbir aldı. Bazı seralar alevler nedeniyle zarar gördü.

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Öğle saatlerinde çıkan ve Değirmendere, Çamönü, Ataköy mahallerimizi etkileyen yangına karşı belediye ekiplerimizin de desteğiyle Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi devam ediyor. İnşallah en kısa sürede bu felaket sona erer. Tüm hemşehrilerime geçmiş olsun.”

ÇAMÖNÜ MAHALLESİ TAHLİYE EDİLDİ
Alevlerin yakınında bulunan Çamönü Mahallesi tahliye edildi. Jandarma ekipleri, anonslarla vatandaşların hızlı hareket etmesini istedi. Bazı belediye ekiplerinin, sahipsiz hayvanlara yönelik çalışma yaptığı görüldü.

İZMİR-ÇEŞME OTOBANI 20 DAKİKA TRAFİĞE KAPATILDI
Öte yandan, Urla ilçesine bağlı Kuşçular Mahallesi’ndeki yol kenarında da yangın çıktı. Otluk alandaki yangın nedeniyle, İzmir- Çeşme otobanı trafiğe kapatıldı. Bu yangına da ekiplerin müdahalesinin sürdüğü öğrenilirken, uzun araç kuyrukları oluştu. Yaklaşık 20 dakika trafiğe kapalı kalan yol, ekiplerin müdahalesinin ardından yeniden trafiğe açıldı.

SELÇUK’TA YANGIN ÇIKTI
İzmir’in Selçuk ilçesinde Selçuk- Kuşadası kara yolu Pamucak mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 4 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 5 su ikmal aracı ve 5 dozer sevk edildi.

SELÇUK-KUŞADASI KARA YOLU TRAFİĞE KAPATILDI
Yangının saat 17.12’de çıktığı ve ilk müdahalenin 17.20’de gerçekleştirildiği bildirildi.
Yangın nedeniyle Arvalya mevkisinde, Selçuk-Kuşadası kara yolu araç trafiğine kapatıldı. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

TİRE’DE DE YANGIN ÇIKTI
İzmir’in Tire ilçesinde ormanlık ve makilik alanda çıkan yangına müdahale ediliyor.
Hasançavuşlar Mahallesi Mersindere mevkisindeki ormanlık ve makilik alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Tire Kaymakamı Vural Karagül ile Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu da bölgede çalışmaları takip etti.
Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte bölgeden kareler;








Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, tüm dünyada mart, nisan ve mayıs aylarının en sıcak aylar olmasıyla birlikte, 2024 ilkbaharı tarihe “tüm zamanların en sıcak ilkbaharı” olarak geçti. Türkiye’de de sıcak geçen kış ve ilkbaharın ardından haziran ayında birçok kentte hava sıcaklığı 40 dereceyi aştı, bazı şehirlerde rekor sıcaklık değerleri kaydedildi.

Yüksek sıcaklık yangın riskini de artırdı. Orman altı bitki örtüsünün daha erken kuruması alevlerin daha etkili olmasına neden oldu. Orman yangını sezonunun başladığı 1 Haziran’dan bu yana birçok kentte çok sayıda yangın çıktı.
Orman Genel Müdürlüğünden alınan verilerine göre, Türkiye’de geçen yıl 1-21 Haziran döneminde 84 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde yaklaşık 5 kat artışla 399 yangın kayıtlara geçti. Geçen yıl bu dönemde yangınlardan 41 hektar, bu yıl ise 2 bin 548 hektar ormanlık alan zarar gördü.
1-21 Haziran döneminde geçen yıl orman dışı 155 yerde yangın çıktı, bu yıl ise 551 orman dışı noktada yangın yaşandı.

– “HAZİRANDA TEMMUZ VE AĞUSTOS SICAKLIĞI YAŞANDI”
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, AA muhabirine Türkiye’de özellikle Çanakkale’den başlayarak Adana yöresine kadar uzanan, yangın tehlikesinin ve sıklığının yüksek olduğu bir yangın coğrafyası bulunduğunu söyledi.
Yangınların normalde yılın en sıcak olduğu 10 Temmuz – 20 Ağustos arasında sıklaştığını anlatan Türkeş, son dönemlerde sıcak hava dalgasının mayıs ve eylülü de içine alacak şekilde genişlediğini belirtti.
Prof. Dr. Türkeş, haziranda temmuz ve ağustos sıcaklıklarının yaşandığını dile getirerek, “Bunlar insan kaynaklı iklim değişikliğinin, küresel ısınmanın giderek hızlandığını ve daha fazla etkili olduğunu bize gösteriyor.” dedi.

– “YAKIT DEPOSU HALİNE GELİYOR”
Sıcaklığın orman yangınları açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti:
“Giderek daha sıcak bir dünya, yağış rejiminin değişmesi, aynı şekilde giderek daha sıcak bir Türkiye, yazı kurak ve çok sıcak Akdeniz ikliminin egemen olduğu coğrafyanın genişleme eğilimi içinde olması, hava sıcaklıklarının giderek daha yüksek olması, ardışık sıcak hava dalgalarının sıklığının, süresinin, şiddetinin artması yaz kuraklığıyla da birleştiği zaman bütün bitki örtüsü, ormanlar, makiler, tarım alanları, meralar patlamaya hazır, büyük yangınlara elverişli yakıt deposu haline geliyor. Bugünlerde bu etkiyi haziranda görmeye başladık. Türkiye’de, yüksek yangın tehlikesini yaratan hava koşulları iklim değişikliğiyle birleştiğinde orman yangınları daha sık, daha büyük olma eğilimi içine giriyor.”
Prof. Dr. Türkeş, orman yangınlarına karşı geleneksel kriz tabanlı yangın yönetiminden risk tabanlı proaktif ve bütüncül yangın yönetimi döngüsüne geçilmesinin önemine işaret etti.
Bakan Yumaklı, “Şiddetli rüzgar sebebiyle bazı yerlerin aktif hale gelmesi mümkün olabilir mi diye kontrol ettik. İki kez alanın tamamının üzerinden geçtik. An itibarıyla Çanakkale Ecabat yangını kontrol altına alınmıştır. 9 uçak, 6 helikopter, 94 arazöz ve iş makinası, 540 personel ile başlamıştık. An itibarıyla helikopterlerimiz, İHA’larımız, iş makinalarımız da dahil olmak üzere AFAD, valilik diğer kamu kurumları, özel sektördeki bazı kurumların da katılımıyla yaklaşık 300 araç sayısına ulaştık, bine yakın arkadaşımız da bu yangınla mücadeleyi gerçekleştirmiş oldu. Arkadaşlarımız ne kadar alanın hasar gördüğünü ayrıca yayınlayacaklar.” dedi.

57’nci Alay Conkbayırı Şehitliği ve Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltı. Köy sakinleri Eceabat Gençlik Konuk Evine alındı. Çanakkale Valiliği ise alevlerin yeniden büyüme riskine karşı yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşları uyardı. Öte yandan İzmir, Uşak ve Manisa’da da orman yangını vardı. Ekiplerin bölgedeki çalışmalarının devam ettiği açıklandı.

VALİLİK UYARDI: TEYAKKUZDA OLUN!
Çanakkale Valiliği’nden yangınla ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Eceabat Kumköy köyü civarında devam eden orman yangınına Orman, AFAD, Belediye, İl Özel İdare ekiplerince uçak, helikopter, arazöz, itfaiye ve iş makineleri ile havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Büyük Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltılacak olup, vatandaşlarımız Özel İdare, AFAD ve İl Sağlık müdürlüğü ekipleri tarafından Eceabat Gençlik Konuk Evine götürülerek misafir edilecektir. Rüzgarın kuvvetli olması sebebiyle yangının büyüme riski olduğundan yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın teyakkuzda olmaları önemlidir” denildi.
İZMİR’DEKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
İzmir’in Dikili ilçesinde otluk alanda çıkan ve zeytinlik alana sıçrayan yangın kontrol altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Çandarlı Mahallesi’ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Denizköy Mahallesi yakınlarına ulaşan yangın, rüzgarın da etkisiyle zeytinlik alana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 20 arazöz, 1 su ikmal aracı ve 1 dozer ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın, çevredeki sitelere yaklaştı. Site sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıktı.
Dikili Kaymakamı Ali Edip Budan, AA muhabirine, yangının bir sitenin alt kısmında bulunan otluk alanda çıktığını ve zeytinlik alana sıçradığını söyledi.
Budan, yangının rüzgarın etkisiyle genişlediğini belirtti.
Yangına müdahale gece boyunca sürdü. Havanın aydınlanmasıyla 2 uçak ve 2 helikopterle yangın söndürme çalışmalarına destek verildi.
Ekiplerin çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

UŞAK’TAKİ YANGINA İLK MÜDAHALE 8 DAKİKA SONRA BAŞLADI
Uşak’taki yangınla ilgili bilgi veren Bakan Yumaklı, “Bu da 18.30’da başladı. 8 dakika sonra ilk müdahaleye başladı arkadaşlarımız. 1 helikopter, 33 kara aracı ve 161 personelle burada mücadeleye devam ediyoruz. Elbette bunu sıklıkla dile getiriyoruz. Yangınla mücadelede sizin kabiliyetiniz, ülkenizin kapasitesi elbette çok mühim ve çok şükür ki bu konuda herhangi bir problemimiz yok. Şu anda bütün kurumlarımız, bölge vekillerimiz hep beraber kol kola vermiş durumdayız. İnşallah şu andaki şartlar itibariyle arkadaşlarımızın mücadelesinden belli bir zaman içerisinde bilgilendirmeye devam edeceğiz.

UŞAK’TA RÜZGARIN DA ETKİSİYLE HIZLA YAYILDI
Uşak merkeze bağlı Köprübaşı Mahallesi yakınındaki ormanda saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.
Duman yükseldiğini gören vatandaşlar durumu itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için çalışma başlattı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangının söndürülmesi için çalışmalar devam ediyor. Uşak Vali Vekili Önder Can, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Üçgül, yangın bölgesinde incelemede bulundu.

MANİSA’DA ALEVLERE MÜDAHALE EDİLİYOR
Yangın Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Kızılçukur Mahallesi Dutlu mevkiinde çıktı. Mahallelilerin haber vermesi üzerine bölgeye Orman İşletme Şefliği ve Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler yangının daha fazla alana yayılmaması amacıyla yoğun çalışma sarf ediyor.

BAKAN YUMAKLI: 300 HEKTARLIK BİR ALANIN ETKİLENMESİ SÖZ KONUSU
Bölgeye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı , Yangın Yönetim Aracından çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı’ya AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale milletvekilleri, İsmet Güneşhan, Özgür Ceylan, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak eşlik etti. Tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak söze başlayan Yumaklı, “Bugün 42 adet orman yangını oldu.

57’nci Alay Conkbayırı Şehitliği ve Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltı. Köy sakinleri Eceabat Gençlik Konuk Evine alındı. Çanakkale Valiliği ise alevlerin yeniden büyüme riskine karşı yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşları uyardı. Öte yandan İzmir, Uşak ve Manisa’da da orman yangını vardı. Ekiplerin bölgedeki çalışmalarının devam ettiği açıklandı.

VALİLİK UYARDI: TEYAKKUZDA OLUN!
Çanakkale Valiliği’nden yangınla ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Eceabat Kumköy köyü civarında devam eden orman yangınına Orman, AFAD, Belediye, İl Özel İdare ekiplerince uçak, helikopter, arazöz, itfaiye ve iş makineleri ile havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Büyük Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltılacak olup, vatandaşlarımız Özel İdare, AFAD ve İl Sağlık müdürlüğü ekipleri tarafından Eceabat Gençlik Konuk Evine götürülerek misafir edilecektir. Rüzgarın kuvvetli olması sebebiyle yangının büyüme riski olduğundan yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın teyakkuzda olmaları önemlidir” denildi.
İZMİR’DEKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
İzmir’in Dikili ilçesinde otluk alanda çıkan ve zeytinlik alana sıçrayan yangın kontrol altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Çandarlı Mahallesi’ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Denizköy Mahallesi yakınlarına ulaşan yangın, rüzgarın da etkisiyle zeytinlik alana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 20 arazöz, 1 su ikmal aracı ve 1 dozer ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın, çevredeki sitelere yaklaştı. Site sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıktı.
Dikili Kaymakamı Ali Edip Budan, AA muhabirine, yangının bir sitenin alt kısmında bulunan otluk alanda çıktığını ve zeytinlik alana sıçradığını söyledi.
Budan, yangının rüzgarın etkisiyle genişlediğini belirtti.
Yangına müdahale gece boyunca sürdü. Havanın aydınlanmasıyla 2 uçak ve 2 helikopterle yangın söndürme çalışmalarına destek verildi.
Ekiplerin çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

UŞAK’TAKİ YANGINA İLK MÜDAHALE 8 DAKİKA SONRA BAŞLADI
Uşak’taki yangınla ilgili bilgi veren Bakan Yumaklı, “Bu da 18.30’da başladı. 8 dakika sonra ilk müdahaleye başladı arkadaşlarımız. 1 helikopter, 33 kara aracı ve 161 personelle burada mücadeleye devam ediyoruz. Elbette bunu sıklıkla dile getiriyoruz. Yangınla mücadelede sizin kabiliyetiniz, ülkenizin kapasitesi elbette çok mühim ve çok şükür ki bu konuda herhangi bir problemimiz yok. Şu anda bütün kurumlarımız, bölge vekillerimiz hep beraber kol kola vermiş durumdayız. İnşallah şu andaki şartlar itibariyle arkadaşlarımızın mücadelesinden belli bir zaman içerisinde bilgilendirmeye devam edeceğiz.

UŞAK’TA RÜZGARIN DA ETKİSİYLE HIZLA YAYILDI
Uşak merkeze bağlı Köprübaşı Mahallesi yakınındaki ormanda saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.
Duman yükseldiğini gören vatandaşlar durumu itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için çalışma başlattı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangının söndürülmesi için çalışmalar devam ediyor. Uşak Vali Vekili Önder Can, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Üçgül, yangın bölgesinde incelemede bulundu.

MANİSA’DA ALEVLERE MÜDAHALE EDİLİYOR
Yangın Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Kızılçukur Mahallesi Dutlu mevkiinde çıktı. Mahallelilerin haber vermesi üzerine bölgeye Orman İşletme Şefliği ve Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler yangının daha fazla alana yayılmaması amacıyla yoğun çalışma sarf ediyor.

BAKAN YUMAKLI: 300 HEKTARLIK BİR ALANIN ETKİLENMESİ SÖZ KONUSU
Bölgeye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı , Yangın Yönetim Aracından çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı’ya AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale milletvekilleri, İsmet Güneşhan, Özgür Ceylan, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak eşlik etti. Tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak söze başlayan Yumaklı, “Bugün 42 adet orman yangını oldu.
ÇANAKKALE ECEBAT’TA ORMAN YANGINI
Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Yalova köyü yakınındaki ormanlık alanda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

Durumun bildirilmesi üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğünce bölgeye ekipler sevk edildi.

Ekiplerin, alevleri söndürmek için havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.
İZMİR VE MANİSA’DA DA ORMAN YANGINI
İzmir’in Bergama ve Manisa’nın Kula ilçelerinde ormanlık alanlarda etkili olan yangınlara müdahale ediliyor.
Alınan bilgiye göre, Bergama’nın Eyrigöl ve Karahıdırlı mahalleleri ile Kula’nın Esenyazı Mahallesi yakınlarındaki 2 ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı uçak, helikopter ve kara araçlarıyla ekipler sevk edildi. Ekipler, yangınları kontrol altına almak için çalışmaları sürdürüyor.
BALIKESİR’DE İKİ İLÇEDEKİ YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Balıkesir’in Altıeylül ve Bigadiç ilçelerindeki arazi ve orman yangınları söndürüldü.
Balıkesir Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Altıeylül ilçesi kırsal Pamukçu Mahallesi ile Bigadiç ilçesi Esenli ve Güvemçetmi mahallelerindeki orman ve arazilerde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Yangınlara Orman Bölge Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü, DSİ, AFAD, polis ve jandarma ekipleri görevlendirildi.
Ekipler tarafından yangınlar kontrol altına alındı. Ekiplerin bölgedeki soğutma çalışmaları sürüyor.
Söndürme ve soğutma çalışmalarına 3 helikopter, 17 arazöz, 13 su ikmal aracı, 10 hizmet aracı, 3 dozer, 3 greyder, 2 loder, 11 İ.M. aracı, 8 itfaiye aracı, 3 TOMA ve 7’si de diğer araçlar olmak üzere toplam 80 araç ve 174 personel katıldı.
İZMİR’DE PALET FABRİKASINDA YANGIN!
İzmir’in Bornova ilçesinde bir palet fabrikasının deposunda çıkan, rüzgarın da etkisiyle başka bir palet deposuna da sıçrayan yangına müdahale ediliyor.
Pınarbaşı semtindeki bir palet fabrikasına ait depoda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye sevk edildi.
Yangın rüzgarın da etkisiyle yandaki başka bir işletmeye ait palet deposuna da sıçradı. Yangının, yakındaki Bornova Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Can Dostları Yerleşkesine sıçrama ihtimali nedeniyle yerleşkedeki kedi ve köpekler, çevredeki barınaklara tahliye edildi. Yerleşkedeki bazı alanlar da yangından zarar gördü.
UŞAK’TA HUBUBAT EKİLİ TARLADA BAŞLAYAN YANGIN KONTROL ALTINDA
Uşak’ta hububat ekili tarlada başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangın, kontrol altına alındı.
Yenişehir köyü yakınlarındaki bir tarlada dün başlayan ve ormanlık alana da sıçrayarak geniş bir alana yayılan yangına ekiplerce yapılan müdahale karadan gece saatlerinde de devam etti.

Ekipler, yoğun çabalar sonucu yangını sabaha karşı kontrol altına alabildi.
Bölgede ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürüyor.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, yangında zarar gören ekili arazilerde hasat tespit çalışmalarına başladı.
Yenişehir köyü yakınlarında bir tarlada dün akşam saatlerinde çıkan yangın ormanlık alana da sıçramış, yangına, 1 uçak, 2 helikopter, 102 araç ve 300 personelle müdahaleye başlanmıştı.
ORMAN GENEL MÜDÜRÜ SON DURUMU AÇIKLADI
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 1069 noktada 25 bin personel, 105 helikopter, 26 uçak ve 14 İHA ile olası orman yangınlarıyla mücadeleye hazır olduklarını bildirdi.
Karacabey, Bodrum’un Güvercinlik Mahallesi’ndeki Gökçeler Yangın Yönetim Merkezi’nde, orman yangınlarıyla mücadele konusunda gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Yaz aylarının gelmesi, hava sıcaklıklarının artması, nemin düşmesi ve rüzgarın da etkisiyle yangın riskinin daha da arttığını dile getiren Karacabey, Müdürlük olarak bütün ekiplerini ve güçlerini seferber ettiklerini belirtti.
Bir hafta boyunca sıcaklıkların yüksek, nemin de düşük olacağını kaydeden Karacabey, “Meteoroloji tarafından anlık olarak da takip ediyoruz. Bu durum yangın riskini de beraberinde getiriyor. Uzun yıllar ortalamasına baktığımız zaman orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımız dikkatli olurlarsa bu yangınların çıkmaması mümkün.” dedi.
– “Vatandaşlarımız cep telefonlarına ‘Benim Ormanım’ uygulamasını indirebilir”
Karacabey, yangın riskinin yüksek olduğu illerde valiliklerin ormana giriş yasağı getirdiğine işaret ederek, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımız lütfen yasaklara uysun. Bizim tesis ettiğimiz orman parklarımız var. Ormana gitmek isteyen vatandaşlarımız cep telefonlarına ‘Benim Ormanım’ uygulamasını indirirlerse kendilerine en yakın yerdeki orman parklarını, mesire alanlarını görebilirler. Bu ihtiyaçlarını bu şekilde gidersinler ve izinsiz alanlara lütfen girmesinler ve hele hele bu alanlarda lütfen ateş yakmasınlar. Hasat mevsimindeyiz. Tarımla iştigal eden vatandaşlarımız mahsullerini aldılar ve bunun neticesinde ortaya çıkan anızları maalesef yakarak yok etmeye çalışıyorlar. Özellikle yangın riskinin yüksek olduğu dönemde, anızda da olsa ormana uzak bir noktada da olsa başlayan her bir yangın, anında bir yerleşim yerine veya ormana ulaşıyor, sirayet ediyor. Bu da maalesef böyle kritik zamanlarda önüne geçilemeyecek bir felakete dönüşebiliyor.”
Tatil nedeniyle kara yollarında ciddi araç trafiği yaşanacağına dikkati çeken Karacabey, vatandaşlardan, özellikle orman içinden geçen yollarda dışarı söndürmeden izmarit atmamasını istedi.
Türkiye’de 1069 noktada yangın söndürme ekiplerinin bulunduğunu anlatan Karacabey, şunları kaydetti:
“Bu noktalarda toplamda 25 bin personelimiz, 105 helikopter, 26 uçak, 14 İHA ile bu yangınlarla mücadele ediyoruz. ‘Yangına hassas bölgeler’ diye ifade ettiğimiz Çanakkale-Hatay hattı ve iç bölgelerde yangına müdahale süremiz an itibarıyla ortalama 11 dakika. Hedefimiz bunu 10 dakikaya veya daha altına da düşürmek. Elimizdeki 105 helikopterin hepsinin güçleri farklı farklı. 2,5 tondan 10 tona kadar su atabilen helikopterler var elimizde. Değişik büyüklüklerde, değişik güçlerde. Bizim 105 helikopter, 26 uçağın tamamının bir seferde attığı su miktarı 431 ton. Ülkemizde yanmış, yandıktan sonra da ormanın dışında başka bir maksatla kullanılmış bir karış yer yoktur. Kesinlikle tamamı en geç bir yıl içerisinde tekrar ormanlaştırılır.”
Karacabey, orman ekipleri ve pilotlarla bir araya geldikten sonra, İzmir’in Bergama ve Manisa’nın Kula ilçelerindeki orman yangını söndürme çalışmalarını yerinde incelemek üzere helikopterle bölgeye hareket etti.

KARADAN VE HAVADAN MÜDAHALE EDİLDİ
Otluk alanda başlayıp ormana sıçrayan yangına karadan ve havadan müdahale edildi.

Ekipler, burada yaklaşık 2 saatlik çalışma sonunda yangını kontrol altına alarak soğutma yapmaya başladı.

‘1,5 HEKTARLIK ALAN ZARAR GÖRDÜ’
Yangınlar sonrası 2 bölgeye gidip, ardından Konyaaltı’nda açıklama yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan, “10 hektarlık alanda çıkan yangın, ekipler tarafından kontrol altına alındı ancak 1,5 hektarlık alan zarar gördü. Belediye olarak 10 müdahale aracının yanı sıra 50 personelimiz burada çalışmalarda yer aldı. Aksu Çamköy’deki yangın da ekiplerimiz tarafından kontrol altına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ediyorum” dedi.

KONYAALTI’NDA MEYDANA GELEN BİR DİĞER ORMAN YANGINI UZUN UĞRAŞLAR SONUNDA SÖNDÜRÜLDÜ
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yerleşim yerine yakın ağaçlık alanda çıkan yangın söndürüldü.
Kuşkavağı Mahallesi’nde Konyaaltı Belediyesi’nin karşı tarafından bulunan ağaçlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle büyük çam ağaçlarının olduğu alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.
Polis ekipleri, önlem alarak kara yolunu trafiğe kapattı. Gölge olduğu için ağaçların altına park edilen çok sayıda araç, sahiplerince bölgeden uzaklaştırıldı.

KREŞ TAHLİYE EDİLDİ
Bu sırada ağaçlık alana yakın bir kreşte eğitim gören çocuklar, tedbir amacıyla tahliye edildi. Konyaaltı Belediyesi’nde bir süre misafir edilen çocuklar, çağrılan ailelerine teslim edildi.
Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü, yanan alanda soğutma çalışmaları başlatıldı.
MANAVGAT’TA DA YANGIN ÇIKTI
Antalya’nın Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahaleye başlandı.

Ahmetler Mahallesi’ndeki ormanda saat 15.00 sıralarında yangın çıktı. Gazipaşa’da konuşlu bulunan Orman Genel Müdürlüğü’ne ait İHA tarafından rutin kontrol sırasında tespit edilen yangına havadan yangın söndürme helikopterleri ile karadan ise Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri tarafından müdahaleye başlandı.

Yangına 4 helikopter, 2 uçak, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve çok sayıda orman işçisiyle ilk etapta müdahale edildi. Yangının kontrol altına alınması için çalışmaların yoğun şekilde sürdüğü belirtildi.
BALIKESİR
Balıkesir’in Havran ilçesinde orman yangını çıktı. Ekipler, yangına havadan ve karadan müdahale ediyor.

Yangın, saat 14.45’te Havran’ın Eğmir Mahallesi’ndeki ormanda çıktı. İhbar üzerine bölgeye 1 helikopter ve 2 uçak, karadan ise 54 personel ile 3 arazöz, 1 su ikmal ve 2 ilk müdahale araçları sevk edildi.

Yangına ilk müdahale, 7 dakika içinde yapıldı. Alevlere, havadan ve karadan müdahale ediliyor.
MANİSA
Manisa’nın Kula ilçesindeki buğday tarlasında yangın çıktı. Alevler orman ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle 3 saatte söndürülürken, 100 dönüm ekili alan küle döndü.

Kırsal Sarnıç Mahallesi ile Kula Peribacaları arasındaki buğday tarlasında, saat 13.00 sıralarında yangın çıktı. Alevleri fark edenler, bir yandan yangına müdahale ederken, bir yandan da durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla Kula, Salihli ve Selendi ilçeleri itfaiye ekipleri ile Kula Orman İşletme Şefliği ekipleri, bölgeye sevk edildi. Alevler, ekiplerin karadan müdahalesiyle 3 saatte söndürülürken, 100 dönüm ekili alan küle döndü.

Öte yandan Manisa’nın Kula ilçesinde önceki gün Körez, Ayazören ve Kalınharman bölgeleri, dün kırsal Seyitali Mahallesi Gargar mevkisi, Körez Mahallesi ve Evciler Mahallesi Elekçitepe mevkisindeki buğday ekili tarım arazilerinde çıkan yangınlarda, 146 dönüm tarım arazisi ile 4 dönüm maki zarar gördü.
MARDİN
Mardin’de mayın döşenmiş sınır bölgesinde çıkan anız yangını, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü.
Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki mayın döşenmiş sınır bölgesinde, öğle saatlerinde anız yangını çıktı. İhbarla bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte ormanlardaki yangın tehdidi de arttı.
İstanbul Valiliği, yangın tehdidi nedeniyle kentteki ormanlara girişleri kısıtladı. Valilikten yapılan açıklamada, “Yaz mevsiminin gelmesiyle ormanlık alanlarda araç ve insan hareketliliğinin önemli ölçüde arttığı gözlemlenmektedir. Bu artışa paralel olarak her yıl yaz aylarında yaşanan ve İstanbul’umuzun ormanlarında ciddi hasarlar oluşturan orman yangınlarının önüne geçebilmek amacıyla bir dizi tedbir alınmıştır.” denildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Yaz mevsiminin gelmesiyle ormanlık alanlarda araç ve insan hareketliliğinin önemli ölçüde arttığı gözlemlenmektedir. Bu artışa paralel olarak her yıl yaz aylarında yaşanan ve İstanbul’umuzun ormanlarında ciddi hasarlar oluşturan orman yangınlarının önüne geçebilmek amacıyla bir dizi tedbir alınmıştır. Bu kapsamda;
– Açıklamanın sonundaki listenin dışında yer alan ormanlık alanlara girişler 10 Haziran 2024 – 15 Ekim 2024 tarihleri arasında yasaklanmıştır.
-İstanbul sınırları dahilinde yer alan piknik ve mesire alanları, tabiat parkları, korular, parklar ve eko turizm alanlarında piknik yapmak, spor, yürüyüş vb. faaliyetlerde bulunmak serbesttir.
-Aşağıda belirtilen listenin dışındaki ormanlık alanlarda mangal yapmak, tüp kullanmak, nargile ve her türlü ateş yakmak yasaklanmıştır.
-Orman Yasasının 31. ve 32. Maddesi kapsamında olan köy ve mahalleler başta olmak üzere, orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan köy ve mahallelerde anız, bağ-bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi nedenlerle ağaç, dal ve türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır.
-Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları, orman alanlarını etkileme riski bulunan faaliyetleri öncesinde önleyici bütün tedbirleri eksiksiz alacaktır.
-Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (BEDAŞ, AYEDAŞ ve TEİAŞ) enerji hatlarının, özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları yapacak, yangın riskine karşı her türlü tebdiri alarak, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacaktır.
-Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (Dozer, Loder, Kepçe) hazır bulunduracaklardır.
-Sokak hayvanlarını beslemek amacıyla yasaklı alanlara girmek isteyen vatandaşlarımız, kimliklerini hangi mevkide ne zaman besleme yapacaklarını ilgili ilçe güvenlik birimleri ile Orman İşletme Şefliklerine bildirmek ve izin almak kaydıyla ormanda yaşayan sokak hayvanlarını besleyebilirler. Bu kişiler yasaklı alanda piknik yapma ve ateş yakma yasaklarından muaf değildirler.
-İlçe Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin bir şekilde gözetim ve denetim yapacaklardır.
Gerekli hallerde ilçe Kaymakamlarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak yangına karşı etkili müdahale edilmesi sağlanacaktır.
-Bu kararlar, aşağıdaki listede yer alan bölgeler dışında yer alan tüm ormanlık alanlarda uygulanır.
-Yukarda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu uyarınca idari ve adli işlem yapılacaktır.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.









Ülkenin güneyinde orman yangınlarıyla, kuzeyinde sel felaketleriyle, iç bölgelerde ise kuraklıkla mücadele ettiklerini ifade eden Yumaklı, bu nedenle toprağı, suyu, ormanları ve biyoçeşitliliği korumayı ön plana alan politikaları hayata geçirmek zorunda olduklarının altını çizdi. Yumaklı, küresel iklim değişikliğinin getireceği yıkıcı etkilere ancak bu şekilde karşı koyabileceklerine dikkati çekti.
İklim değişikliğinin, herkesi etkileyecek çok önemli bir unsur olduğuna işaret eden Yumaklı, bireysel, kurumsal ve ülkeler olarak buna hazırlıklı olmak gerektiğini ifade etti.
Yumaklı, yeşil vatanı geliştirmek için son 22 yılda gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin, “Ormanlarımızı geliştirmek için bugünün reel rakamlarıyla 179 milyar liralık yatırım yapıldı. Bu zaman zarfında, 7 milyar tohum ve fidan toprakla buluşturuldu. Ülke yüz ölçümümüzün yüzde 30’u ormanlarla kaplı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre ülkemiz ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sırada. 5 yılda yayınlanan FAO verilerine göre orman alanı bakımından ülkemiz 2015 yılında 46. sıradayken 2020 yılında 27. sıraya çıkmış durumda” diye konuştu.

“29,3 milyar lira hibe ve kredi vererek yaklaşık 280 bin projeyi destekledik”
Özellikle orman köylülerinin kalkındırılması için “ORKÖY” kredilerinin son derece büyük önemi olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:
“Son 22 yılda 29,3 milyar lira hibe ve kredi vererek yaklaşık 280 bin projeyi destekledik. ‘5 bin Köye 5 bin Gelir Getirici Orman Projesi’yle orman köylülerin gelirlerini artırmak için ceviz, badem, kestane, zeytin gibi fidanlar dikiyoruz. 796 bal ormanı tesis ettik. Bal ormanlarının tesisi bizim için önemli başlıklardan birİsi. Ülkemiz orman yangınlarına hassas bir bölgede. Geçen yıl 15 bin 520 hektar alanımız maalesef yangınlardan zarar gördü. Bizler bundan sonraki dönemde, asıl başarıyı yanan alanların azaltılması ya da yangınlarla çok başarılı mücadele etmekte değil, yangınların çıkmaması için alınacak tedbirlerin etkinliğinde ve başarısında görüyoruz.”
İbrahim Yumaklı, yangınların yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu herkesin bildiğini, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının orman yangınlarına müdahalede başarı için en önemli etken olduğunu bildirerek, bu konuda çeşitli kampanyalar gerçekleştirdiklerini belirtti.
Orman yangınlarıyla mücadelede toplumsal desteğin önemine vurgu yapan Yumaklı, 105 helikopter, 26 uçak, 14 İnsansız hava aracı (İHA), 5 bin kara aracı, 25 bin personel ve yaklaşık 120 bin gönüllüyle bu zorlu mücadeleye hazır olduklarını ifade etti.
Yangın göletlerinin hem ekosistem hem de herhangi bir yangında müdahale açısından çok büyük önemi olduğuna işaret eden Yumaklı, şöyle devam etti:
“4 bin 727 yangın göleti yapılmış durumda. Yangınlarda mücadelede çok önemli bir diğer husus ise yangın gözetleme kuleleri. 776 kulemiz var, bunlardan 184’ü akıllı kule. Yapay zekanın hayatımızın içerisine tahminimizden çok daha hızlı ve fazla girdiği bugünlerde elbette biz başta orman yangınlarıyla mücadele olmak üzere birçok konuda yapay zekayı kullanır hale geliyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz, Yangın Karar Destek Sisteminin, Birleşmiş Milletler tarafından ödüle layık olduğunun altını çizmek istiyorum.”
“Proje, yangınlara karşı dirençli ormanlar kurulması açısından önemli”
Dünya Bankası ile küresel iklim değişikliği konusunda birçok alanda işbirliği yaptıklarını, Dünya Bankası ile yaptıkları anlaşmalarla birlikte yürüttükleri projelerin toplam değerinin 1,5 milyar dolar olduğunu aktaran Yumaklı, “Taşkın ve kuraklık gibi iklim değişikliğinin diğer etkilerini ve deprem bölgesinde tarım sektörünün yeniden yapılandırılmasını sağlamak üzere iki proje için de 850 milyon dolar değerinde proje portföyümüzü hayata geçirmeyi planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bugün Dünya Bankasının 400 milyon dolar kredi sağlayacağı ve 5 yıl sürecek olan İDOP Projesinin başlangıcını yapmış olacağız. Projenin Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Kilis, Adana ve Osmaniye gibi illerimizi de kapsaması, deprem bölgesinin yeniden ayağa kalkması açısından son derece önemli katkı yapacak. Proje, yangınlara karşı dirençli ormanlar kurulması açısından önemli alt projeler içeriyor. Orman köylülerimiz için konut geliştirme ve iyileştirme, fenni arıcılık, hayvansal ve bitkisel üretim desteği ve orman köylülerimizin çatı güneş enerjisi kurması. Pek çok başlık sayılabilir ancak Dünya Bankası ve Bakanlığımızın iklim değişikliğiyle mücadele anlamında ortak hedeflerinin, aynı yere gitmesi ve aynı sonuçları oluşturacak olması bakımından önemlidir. Yine karbon ayak izi konusu, bundan sonraki dönemde sadece toplumsal olarak değil ticari hayatı da etkileyecek en önemli unsurlardan birisi olacak. Dünya gibi Türkiye de bu konuya son derece ciddi bir şekilde hazırlanıyor. Burada en büyük sermayemiz, yutak alanları ve ormanlarımız olacak.”
“Altyapının iyileştirilmesi için anahtar olacak”
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de projenin ormanların iklime dirençli hale getirilmesi için yeni ağaçlandırma çalışmalarıyla, orman zararlılarının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaları içerdiğini söyledi.
Projenin, ormanlara teknik müdahaleleri kolaylaştıracak altyapının iyileştirilmesi için de anahtar olacağını kaydeden Karacabey, “Yürüttüğümüz çalışmaları bu projeyle daha yaygın, hızlı ve etkili bir şekilde uygulamaya geçmiş olacağız” dedi.
Karacabey, çocukların bilinçlendirilmesine yönelik “Orman Okulları Projesi”nin İDOP projesinin ana başlıklarından birisi olarak hayata geçirileceğini belirterek, “İnşallah proje tamamlandığında inanıyoruz ki 9 bölge müdürlüğümüz, 14 ilimizde yaşayan yaklaşık 7 milyon insan olmak üzere tüm ülkemizde orman yangınlarıyla ilgili iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ile ilgili farklı bir projeksiyon sunulmuş olacak” diye konuştu.
Dünya Bankası Sürdürülebilir Kalkınma Programı Lideri Laurent Debroux da İDOP projesinin kendileri için çok önemli bir proje olduğunun altını çizerek, projenin uygulanacağı illerde yaşayan insanların refahına katkı sağlayacaklarını dile getirdi.
Dünya Bankası ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde yürütülen projelere 3 milyar dolarlık bütçe ayırdıklarını, bunlar içinde ikinci en büyük kaynağın İDOP’a verildiğini anlatan Debroux, “İDOP, iklim değişikliğinin ele alınması konusunda Türkiye’ye çok net bir yol haritası sağlayacak projelerden bir tanesi. 2053 yılı itibarıyla sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşması noktasında da ciddi katkılarının olacağına inanıyorum” dedi.

OGM’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği yapay zeka destekli ‘Karar Destek Sistemi’, BM Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin ‘Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi Ödülü’ne layık görüldü. Birçok ülkeden projenin aday gösterildiği yarışmada 18 kategoride oylama yapıldı. Türkiye’ye ödülü, 27-31 Mayıs tarihlerinde Cenevre’de yapılacak törenle verilecek.
‘ETKİLİ MÜDAHALE İMKANI VERİYOR’
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, orman yangınının şiddetini, ilerlemesini etkileyen 3 temel etkenin ormandaki yanıcı madde miktarı, topografik veriler ve meteorolojik veriler olduğunu söyledi.
Karacabey, 1 yıldır yapay zeka destekli karar destek sistemini kullandıklarını belirterek, geçmişte tecrübe ettikleri orman yangınlarını sisteme kaydettiklerini söyledi.
Karacabey, “Sistem, çıkan bir yangının nasıl davranacağını tahmin etmeye başladı. Sistem öğrendikleriyle bunlara karar verirken uygulamada biz onun ne kadar doğru olduğunu görüp, yanlış karar verdiyse yanlışlarını da sisteme öğretip, doğrusunun ne olduğunu anlattık. Ve şu anda herhangi bir noktada bir yangın çıktığında kullandığımız bu sistem o anki canlı, anlık meteorolojik verileri alıyor; arazi yapısına, oradaki orman yapısına bakıyor ve bir karar veriyor. Diyor ki, ‘Bu yangın 20 dakika sonra şu noktaya ulaşır, 40 dakika sonra buraya ulaşır, 1 saat sonra şu noktaya ulaşır.’ Bunu söylediğinde de bizler yangın çıkan yerin etrafındaki ekiplerimizin konuşlandıkları yerleri bildiğimiz için o ekip ne kadar sürede yangın mahalline gelir, orada yapacağı faaliyeti ne kadar sürede icra eder, dolayısıyla o yangını orada tutabilir mi tutamaz mı ya da nerede söndürebilir, bu konuda bize karar vermede destek oluyor. Bize etkili ve yerinde müdahaleyi bu program yapma imkanı veriyor. Dolayısıyla ilerleyen süreçte bu yazılımı geliştirerek, inşallah daha kısa sürede daha az zayiatla yangınları söndürebilme imkanına kavuşmuş olacağız” diye konuştu.

‘KULLANAN BAŞKA ÜLKE YOK’
Sistemin daha da geliştirileceğini belirten Karacabey, “Bir sonraki aşamada yazılım bir yerde yangın çıktığında sisteme otomatik olarak aktarsın, bizim talimat vermemizi beklemeden yangına müdahale etmesi en doğru olan ekiplere kendiliğinden mesaj göndersin, o ekiplerin harekete geçmesini sağlasın istiyoruz. Gururla ifade ediyoruz ki, bu tamamen yerli ve milli bir yazılım. Şu anda bu yazılımı kullanan bir ülke yok. Ormancılıkta iyi olan ülkeler Amerika, Kanada, İspanya, Almanya gibi ülkeler ve Fransa sayılabilir. Bu ülkelerle de arkadaşlarımız, ekiplerimiz sürekli irtibat halinde. Şu anda onlar da bizden bu yazılımın tamamlanmasını bekliyorlar ki onlar da alıp kendi ülkelerinde uygulayacaklar” dedi.

Bakanlığa bağlı Orman Genel Müdürlüğü, orman yangınlarını önlemek için orman yolları, yangın önleme şeritleri, orman bakımı, enerji nakil hattı altları yakınında yanıcı etmenlerin temizliği gibi birçok çalışma yürütüyor.
Ormanların büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda bu alanı çöp ve atıklardan arındırmak, temiz tutmak, korumak, toplumun da sorumlulukları arasında yer alıyor.
Orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğu dikkate alındığında ormana atılan atıkların orman yangınlarının çıkması ve ilerlemesinde önemli role sahip olduğu görülüyor. Ayrıca, doğaya atılan cam, plastik, kağıt gibi atıklar da yangına sebep olabiliyor.
Bakanlıkça, orman yangınlarıyla mücadelede yürütülen çalışmalarda yangın öncesi alınması gereken önleyici tedbirler temel strateji olarak belirlendi.
Bu kapsamda orman yangınlarının önlenmesi, olası yangın sayılarının ve şiddetinin düşürülerek çevreye olan zararların en aza indirilmesi, vatandaşlarda orman yangınlarının çıkmasını önleme bilincinin oluşturulması amacıyla bütün illerde uygulanacak “Orman Benim” kampanyası başlatıldı.
KAMPANYAYI BAKAN YUMAKLI BAŞLATTI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Muğla’da düzenlenen törenle başlattığı kampanya ile orman içi ve bitişiğindeki yol kenarları, tarım arazileri, yerleşim yerleri ile tesislerin yanı başındaki yanıcı maddelerin azaltılması (çalı, diri örtü temizliği ve alt dal budaması) ve çöplerin temizlenmesiyle orman yangınlarının olumsuz etkilerinin azaltılması hedefleniyor.
Törende konuşan Yumaklı, ormanların mutlak suretle korunması gereken en nadide doğal kaynaklar arasında bulunduğuna dikkati çekti. Yaz aylarının gelmesiyle ormanların yangın tehdidi altında olduğunu belirten Yumaklı, “Bu hadise hepimizin yüreklerini dağlasa da orman yangınlarının ülkemizin doğal gerçeklerinden biri olduğunun altını çizmek isterim. Ancak, alınacak önlemlerle ihmaller sonucu meydana gelen orman yangınlarını en aza indirebiliriz” ifadelerini kullandı.
“ORMANLARIN TEMİZ TUTULMASI HAYATİ ÖNEMDE”
Bakan Yumaklı, orman varlığını vatandaşlarla artırdıklarını vurgulayarak, şimdi de vatandaşlarla korumak için “Orman Benim” kampanyasını başlattıklarını dile getirdi. Orman yangınlarıyla mücadelede önceliklerinin yangını çıkmadan önlemek olduğunu bildiren Yumaklı, şunları söyledi:
“Bunun için mücadelemizde yangını önleme faaliyetleri ayrı bir öneme sahip. Toplumun her kesimini bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri ile başlayan mücadele sürecimiz, yürüttüğümüz bir takım teknik çalışmalar ve bakım faaliyetleriyle devam ediyor. Orman yangınları ile mücadele için ayrıca ekosistemimizi yangına dayanıklı hale getirme çalışmaları yürütüyoruz.
Bu kapsamda ağaçlandırma faaliyetlerimizde; keçiboynuzu, servi ve yalancıakasya gibi yangına dayanıklı yapraklı türler ile yaban hayatı için besin sağlayacak meyveli ağaçlara daha çok yer veriyoruz. Ancak, 10 yangından 9’u insan kaynaklı sebeplerden meydana geliyor. Ormana atılan atıklar maalesef yangınların çıkması ve ilerlemesine sebep oluyor. Bunun için ormanlarımızın temiz tutulması hayati önem taşıyor.”
“7’DEN 70’E TÜM VATANDAŞLARIN SORMLULUĞUNDA”
Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 30’unun orman olduğuna işaret eden Yumaklı, bu alanları çöp ve atıklardan arınmış hale getirmek, temiz tutmak, korumak sadece bir kurumun değil, her ferdin görevi ve sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Yumaklı, doğaya atılan cam, plastik, kâğıt gibi atıkların orman yangınına sebep olmaları dolayısıyla son derece tehlike arz ettiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Havayı ve suyu temizleyen ormanlarımızı atıklardan temizlemek için artık hep birlikte harekete geçme zamanı. Artık bu mücadeleyi yalnızca orman teşkilatımızla değil, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızla, adeta milli mücadele ruhuyla gerçekleştirme zamanı.
Orman yangınlarında cesaretini yakından tanıdığımız, fidan dikiminde gönlünün bolluğunu çok iyi bildiğimiz Aziz Milletimizin; ormanların temiz tutulmasına da teveccüh göstereceğinden eminiz. ‘ORMAN BENİM’ kampanyası ile yürüttüğümüz çalışmalar, bizlerin geleceğini de şekillendirecek. Biliyoruz ki, bu hassasiyeti göstermezsek yakın bir gelecekte bunun faturasını toplum olarak ödemeye mecbur kalacağız. Gelecek neslimizin bu acı faturayı ödememesi için üzerimize düşen sorumlulukları bireysel, toplumsal ve kurumsal manada yerine getirmek zorundayız.”
Kampanyanın başarılı olacağından şüphesinin bulunmadığını kaydeden Bakan Yumaklı, destek veren sivil toplum kuruluşları, paydaşlara ve vatandaşlara teşekkür etti.
]]>Yürütülen çalışmalarla, 1973 yılında 20 milyon 199 bin 296 hektar olan orman varlığı, 2012’de 21 milyon 678 bin, 2015’te 22 milyon 342 bin ve 2020’de 22 milyon 933 bin hektara yükseldi.
Orman varlığı, 2022’de 23 milyon 245 bin hektara, geçen yıl sonunda da 118 bin hektar artışla 23 milyon 363 bin 71 hektara ulaştı.
Normal orman alanları 13 milyon 708 bin 972 hektarla orman varlığının yüzde 58,68’ini oluştururken, ağaçların seyrek olduğu boşluklu ormanlar ise 9 milyon 654 bin 99 hektarlık alanı kaplıyor.
BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ‘KORU’LARDAN OLUŞUYOR
Orman varlığının yüzde 95,74’ünü korular, yüzde 4,26’sını ise “baltalık” diye tabir edilen kesim amaçlı ağaçlar oluşturuyor.
Orman alanlarında, “ağaç serveti” olarak tanımlanan çapı 8 santimetreden büyük gövdeli ağaçların dağılımı ve hacimleri de önem taşıyor. Türkiye’de 1973-2023 döneminde ormanların dikili ağaç servetinin yıllık artım (büyüme) miktarı 1,77 milyar metreküp oldu.
Ormancılık uygulamaları, ağaçların yaşını ve artımlarını da etkiledi. Ormanlardaki yıllık ağaç artım miktarı 1973 yılında 28 milyon metreküp iken, geçen yıl 50,1 milyon metreküpe çıktı.
55 HEKTAR MADEN SAHASINDA REHABİLİTASYON ÇALIŞMASI YAPILDI
Türkiye’deki ormanların sağlığı ve devamlılığı için Orman Genel Müdürlüğü tarafından bakım, gençleştirme ve rehabilitasyon faaliyetleri de yürütülüyor. Bakım faaliyetleri kapsamında geçen yıl 8 bin 864 hektarı budama olmak üzere 768 bin 757 hektar alanda çalışma yapıldı.
Söz konusu alanlarda, gençlik ve sıklık bakımı, budama, koruya tahvil (baltalıkların koruya dönüştürülmesi), endüstriyel ve kültür bakımı gibi çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar için geçen yıl 742 milyon 135 bin lira harcandı.
Ormanların devamlılığı için 34 bin 603 hektarda doğal gençleştirme ve 15 bin 739 hektarda yapay (insan destekli) gençleştirme çalışması tamamlandı.
Doğal ve yapay gençleştirme çalışmaları için 650 milyon 620 bin lira harcandı.
Rehabilitasyon için de 55 hektarı maden sahaları olmak üzere 50 bin 896 hektarlık alanda 38 milyon 13 bin liralık çalışma yapıldı.
Böylece söz konusu alanların bakımı, gençleştirilmesi ve rehabilitasyonu için yaklaşık 870 bin hektarlık alanda yürütülen çalışmalara 1 milyar 430 milyon 768 bin lira harcandı.
AĞAÇLANDIRMADA KÖYLERE HİBE
Ağaçlandırma projeleri için 70 bin 59 hektarlık alanda etüt-proje çalışması yürütüldü. Ayrıca 5 bin 591 hektarı endüstriyel ağaçlandırma olmak üzere 15 bin 195 hektar alanda ağaçlandırma tesisi (ağaçlandırma alanı belirlenmesi) ve 114 bin 708 hektarlık alanda arazi bakım çalışması yapıldı.
Fidan üretim çalışmalarına da yoğunlaşan Genel Müdürlük, geçen yıl 132 milyon 795 bin fidan üretti ve 128 milyon 500 bin fidana da bakım yaptı. Başta karaçam, sarıçam, kızılçam, doğu kayını, mahlep, iğde, meşe, badem gibi türler olmak üzere ibreli ve yapraklı orman ağacı türleri ve süs bitkilerinden 118 ton tohum üretildi.
Fidanlıklardaki kapasitenin iyileştirilmesi için makine-teçhizat ve ekipman alımı ile bakım-onarım çalışması kapsamında 195 milyon 755 bin 267 liralık kaynak kullanıldı.
Okullara, üniversitelere, askeri birliklere, belediyelere, kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşlara 14 milyon 465 bin 310 adet bedelsiz fidan dağıtıldı.
Burada kurulan stantlarda çocuklarla saksılara fidan diken Bakan Yumaklı, etkinliğe katılan çocukların isteği üzerine ormancı şapkalarını ve kolu kırılan küçük bir öğrencinin de alçısını imzaladı.

21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla Radar Tepesi’nde düzenlenen törene katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, baharın müjdecisi Nevruz Bayramı’nı kutladı.
Yumaklı, bu anlamlı günde bu yıl ağaçlandırma için Çanakkale’yi seçtiklerini belirterek, “Çünkü geçen sene hepimiz şahit olduk. Hakikaten anlatılabilir gibi değildi. Ancak Çanakkalelilerle birlikte bakanlığımızın bütün teşkilatı, devlet kurumlarımızın tamamı hiçbirisi eksik kalmaksızın omuz omuza verdik ve o istenmeyen hadiseyi sona erdirmiş olduk. Bugün de küllerinden yeniden doğacak şekilde bu zarar görmüş alanı inşallah hep beraber yeşillendirmek için tohumlarımızı ve fidanlarımızı toprakla buluşturmuş olacağız. Her zaman yaptığımız gibi yeniden eski haline getireceğiz.” diye konuştu.

– “AŞIRI İKLİM OLAYLARINDA REKOR ARTIŞLAR YAŞANDI”
Akdeniz kuşağında yer alan Türkiye’nin iklim değişikliğinden çok fazla etkilendiğine dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:
“Etkilenmeye de devam edecek. Son yıllarda sadece orman yangınları değil aynı zamanda sel ve taşkın felaketleri de bunun bir diğer örneği. Küresel anlamda tarihteki en sıcak 10 yıl oldu. Aşırı iklim olaylarında rekor artışlar yaşandı. Sıcak hava dalgaları, seller, yangınlar, orman yangınları, kuraklık, insan hayatını tehdit eden bir boyuta geldi. Milyarlarca dolarlık ekonomik zarara sebep oldu. Bu bütün dünyanın yaşadığı bir husus. Elbette bizim ülkemizde de ormanlara en çok zarar veren etkenlerin başında geldi. Kuru hava, az nem, şu anda içinde bulunduğumuz alanda olduğu gibi çok şiddetli rüzgar bunların tetikleyicisi oldu. Ancak sebebe geri dönmek gerekiyor. Hep söyledik yangınların sebeplerinin başı yüzde 90 insan etkenli. Onların ihmalinden ya da herhangi bir şekilde engellenebilecekken bir anlamda yapılması gerekenleri yapmamasından kaynaklı orman yangınları çıkmış ve bizim kayıtlarımıza girmiş durumda.”

– “NISAN AYINDAN İTİBAREN YENİ BİR KAMPANYA BAŞLATALIM”
Orman yangınlarının en önemli etkeninin insan faktörleri olduğunu hatırlatan Yumaklı, 139 orman şehidinin olduğunu ifade etti.
Yumaklı, Türkiye’yi, yeşil ve mavi vatanı korumak üzere canını feda eden bütün şehitleri minnetle, rahmetle andığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Orman yangınlarıyla mücadele konusunda da bunun öncesi orman yangını esnası ve sonrasını konuşuyoruz. Çok fazla şey söylenebilir elbette. Ancak bir cümleyle ifade etmem gerekiyorsa orman yangınlarındaki en büyük başarı, orman yangınının çıkmamasını sağlamaktır. Dolayısıyla bugün burada küçük kardeşlerimizden üniversite öğrencilerimize kadar çeşitli sivil toplum kuruluşlarına kadar bu konuda hassasiyeti olan bütün toplum katmanları var. Biz istiyoruz ki hep beraber yeni bir dayanışmayla nisan ayından itibaren yeni bir kampanya başlatalım. Bunun detaylarını açıklayacağız. Bizler ‘Temiz Ormanlar ve Temiz Gelecek’ başlığında bütün Türkiye çapında özellikle de yangına hassas bölgelerden başlamak üzere bir kampanya başlatacağız ki yeni dönemde etkenler ne olursa olsun, dezavantajlarımız ne olursa olsun yangın etkisini en aza indirecek, oluşmasını engelleyecek hususları hep birlikte idrak edelim, gerçekleştirelim.”

– “ORMAN YANGINLARI İÇİN KABİLİYETLERİMİZ SON DERECE GELİŞMİŞ VAZİYETTE”
Son 22 yılda toprakla buluşturulan fidan ve tohum miktarının 7 milyar olduğunu hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Daha yaşanılabilir bir dünyada sadece ağaçlandırma çalışmaları değil koruma kullanma dengesini de gözeterek orman varlığımızı arttırmaya devam ediyoruz. Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sıradayız. Orman yangınları için kabiliyetlerimiz son derece gelişmiş vaziyette. 104 helikopterimiz, 26 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 5 bin kara aracımız, 776 kulemiz, 25 bin orman yangınlarıyla mücadele edecek olan kardeşim ve 130 bine yakın gönüllümüzle biz hazırız. Hepimizin idrak etmesi gereken bir husus var. Ormanlardaki her bir ağacımızın gölgesi, gövdesinden çok çok daha kıymetlidir. Bizim üzerimize düşen bunu sağlamaktır. Ben bu bilinçle olan, bizlere destek veren, bizlerle her anımızda omuz omuza olan bütün kurumlarımıza, bütün vatandaşlarımıza ve her şeyden önemlisi genç kardeşlerime bu bilinçte oldukları için teşekkür ediyorum.”

Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla düzenlenen resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerini verdi.
Yumaklı, daha sonra Radar Tepesi’ndeki alanda çocuklarla fidan dikerek fotoğraf çektirdi.
Törene, Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, İYİ Parti Milletvekili Rıdvan Uz, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Cumhur İttifakı Çanakkale Belediye Başkan adayı Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile AK Parti İl Başkanı Naim Makas da katıldı.




Eski Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı;
“Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlatmış olduğu Milli Ağaçlandırma Seferberliği neticesinde, ormancılık alanında muhteşem çalışmalara imza atmıştır. Yapılan başarılı çalışmalarla birlikte, toplumumuzda ormana ve ağaca olan ilgi ve alaka daha da artmıştır. Ülkemizde orman alanları dışında, okul bahçeleri, hastane ve sağlık ocağı avluları, ibadethane ve mezarlıklar ile yol kenarları da ağaçlandırmıştır.

Çevreye ve yeşile olan hassasiyetim sebebiyle Bakanlığım döneminde ağaçlandırma alanında büyük düşündük ve bu alanda muazzam çalışmalar gerçekleştirdik. Yaptığımız gayretli çalışmalar neticesinde Türkiye orman alanını arttıran nadir ülkelerden biri olmuştur. Son 21 yılda takriben 5,5 milyon hektar alanda ağaçlandırma ve ormancılık faaliyeti yürüterek 7 milyar fidanı toprakla buluşturduk. 2002 yılında ülkemizin orman alanı 20,8 milyon hektar iken, günümüzde 23,3 milyon hektara yükselerek 2,5 milyon hektar orman alanı genişlemiştir. Türkiye’nin orman alanları artarken, orman serveti de %44 artmıştır. 2002 yılında 1,2 milyar m3 olan orman servetini takribi olarak 530 milyon m3 daha arttırarak 1,73 milyar m3’e yükselmiştir.

Türkiye’nin yapmış olduğu muazzam ağaçlandırma ve ormancılık çalışmaları bütün Dünya’nın dikkatini çekmiştir. Dünya Ormancılık Zirvesi düzenli olarak New York’ta gerçekleştirilirken, 2013 yılında ilk defa Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığı döneminde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz, ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da birinci, Dünyada dördüncü sıradadır. Bu gurur verici bir tablodur.
Çölleşme ve erozyonla mücadele konusunda Türkiye lider olmuştur. 1970’li yıllarda erozyon yüzünden taşınan toprak miktarı yıllık ortalama 500 milyon ton iken yapılan başarılı erozyon kontrol çalışmaları ile 154 milyon tona düşmüştür. Türkiye bu alanda başta Afrika ülkeleri olmak üzere komşu ülkelere de destek olmuştur. Ülkemizin takdire şayan çalışmaları Birleşmiş Milletlerin dikkatini çekmiş ve 2015 yılında BM Çölleşme ile Mücadele 12. Taraflar Toplantısı Ankara’da başarıyla gerçekleştirilmiştir. Ben de COP12’nin 2 yıl dönem başkanlığını yaptım.

“Bal Ormanı, Şehir Ormanı ve Mesire Yerleri Tesis Ettik…”
Arıcılığı geliştirmek ve bal üretimini desteklemek maksadıyla Bakanlığım döneminde ilk defa Bal Ormanları Projesini hayata geçirdik. Son 21 yılda 758 adet bal ormanı tesis ederek bal üretiminde Dünya’da ikinci sıraya yükseldik. Vatandaşlarımızın rahat nefes alacakları ve şehrin stresinden uzaklaşmaları için 136 adet şehir ormanı ve 1.456 adet mesire yeri tesis ettik.

“5000 Köye 5000 Orman Projesini Hayata Geçirdik…”
Orman köylülerimizin yerinde kalkınmasını sağlamak maksadıyla Bakanlığım döneminde “5000 Köye 5000 Orman Projesini” hayata geçirdik. Bu başarılı proje çerçevesinde ceviz, badem, fıstık çamı, zeytin, iğde, trüf mantarı gibi 38 ayrı eylem planı hazırlayarak uygulamaya koyduk. Toplam 5.752 köyde 19,2 milyon adet gelir getirici fidan dikerek vatandaşlarımıza ilave gelir sağladık.

Tıbbi ve Aromatik bitkilerin ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artırmak ve yeni istihdam alanları oluşturmak maksadıyla Afyonkarahisar’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi Müdürlüğü’nü kurduk. Kekik, defne, adaçayı gibi odun dışı orman ürünlerinin üretimini arttırdık. 2002 yılında 31.000 ton olan odun dışı orman ürünü üretimini 1.060.000 tona yükselttik.
“Korunan Alanlara Gözümüz Gibi Baktık…”
Ülkemizin zengin biyoçeşitliliği Avrupa Kıtasının tamamına eşittir. Zengin biyolojik çeşitliliğimizin korumak için Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Veri Tabanını kurdu. Veri tabanına ilk veriyi memleketim Afyonkarahisar’ın endemik türü olan Eber Sarısını ben işledim ve veri girişini başlattık. Şu anda veri tabanında 1.746.000 adet endemik türün girişi yapılmıştır.

Ülkemizin korunan alanlarına gözümüz gibi koruduk. Son 21 yılda ülkemizde korunan alanların sayısı 175’ten 643’e yükseltilmiştir. Alan olarak ise 9,3 milyon dekardan 34 milyon dekara çıkartılmıştır. Ülkemizde milli park sayısı 33’den 48’e, tabiat parkı sayısı 16’dan 261’e yükseltilmiştir. Özellikle her ilimiz için Tabiat Turizmi Master Planları hazırladık. 2022 yılında korunan alanlarımızda ziyaretçi rekoru kırıldı. Takriben 61 milyon kişi 2022 yılında korunan alanlarımızı ziyaret etti. Bu rakam 2021 yılına göre 9,3 milyon kişi arttı.

Türkiye, Hükümetlerimiz döneminde orman alanında muazzam çalışmalar gerçekleştirdi. Yaptığımız ağaçlandırma çalışmaları 85 milyon vatandaşımızın takdirini kazanmıştır. İlk defa Ağaçlandırma seferberliğini ilan eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu muazzam çalışmaları gerçekleştiren Orman Genel Müdürlüğü, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yani kısaca bütün orman teşkilatına teşekkür ediyor, bu vesileyle bütün vatandaşlarımızın baharın müjdecisi Nevruz ve 21 Mart Dünya Ormancılık Gününü gönülden kutluyorum.”
Kaynağın 4 milyar 272 milyon 850 bin lirası devam eden projelere, 7 milyar 544 milyon 150 bin lirası yeni projelere ve 133 milyon lirası etüt projelerine ayrıldı.
Ormancılık yatırımlarında en yüksek payı 2 milyar lirayla Ormancılık Altyapısı ve Üretim Makinesi Alımı Projesi aldı. Bu yıl tamamlanacak proje 73 ili kapsayacak.
Proje kapsamında, 500 alet ve cihaz, 10 ekskavatör, 20 ilk müdahale aracı, 10 ilk müdahale ekip aracı alınacak. Ayrıca bu proje kapsamında 2 bin 500 kilometre orman yolu onarım, 3 bin 375 kilometre orman yolu sanat yapısı, 1800 kilometre stabilize yol kaplaması ve 3 bin kilometre yeni orman yolu çalışması yapılacak.
66 İLDE UYGULANACAK
En yüksek ikinci yatırım payını, ağaçlandırma sisteminin ana bileşeni olan fidan üretimi aldı. Bu yıl içinde yapılacak ve 66 ilde uygulanacak fidan üretimi için 1 milyar 350 milyon lira harcama planlanıyor.
Fidan üretimi için yapılacak ödemenin 1 milyar 150 milyon lirasının döner sermayeden karşılanması öngörülüyor.
Endüstriyel plantasyon projesi çalışmaları için de 23 ildeki 18 bin hektarda endüstriyel ağaçlandırma, 135 bin hektar alanda da ağaçlandırma bakımı için 970 milyon lira ödenek ayrıldı.
76 ilde yapılması öngörülen ve 2028 yılına kadar sürecek iklime dirençli ormancılık projesi için 950 milyon lira tahsis edildi. Bu ödenekle 165 arazöz, 75 dozer, 65 greyder, 9 haberleşme sistemi, 88 ilk müdahale aracı, 12 treyler çekici, 70 su ikmal aracı, 125 yangın gözetleme kulesi ile çeşitli alet ve cihazın temini sağlanacak.
Ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesi projesi için 900 milyon lira kaynak ayrıldı. Tüm illeri kapsayan proje kapsamında da 10 bin hektar alanda ağaçlandırma, 35 bin hektar alanda ağaç bakımı, 16 bin 90 hektar alanda rehabilitasyon çalışmaları yapılacak.
EROZYONLA MÜCADELE HEDEFİ
OGM, fidan dikimi, endüstriyel ağaçlandırma gibi çalışmaların yanı sıra erozyonla mücadele kapsamında da çeşitli çalışmalar yapıyor.
Bu yıl erozyonla mücadele ve toprak muhafazası için 600 milyon lira ödenek ayrıldı. OGM, bu ödeneği 200 hektar alanda çığ kontrolü, 80 bin hektar alanda erozyon kontrolü ve bakımı, 10 bin hektarda mera ıslahı ve 20 bin hektar alandaki sel kontrolü çalışmaları için harcayacak.
69 ili kapsayan orman koruma ve yangınla mücadele çalışmaları için 600 milyon lira kaynak ayrıldı. Proje kapsamında 50 ilk müdahale ekip binası, 14 laboratuvar cihazı, 200 su tankeri, 2 bin telsiz, 60 yangın havuzu ve göleti ve çeşitli gelişmiş yazılım programları alınacak.
HAVA FİLOSU GÜÇLENDİRİLİYOR
Her geçen yıl hava araçlarıyla filosunu güçlendiren OGM, bu konudaki teknik altyapısını güçlü konuma getiriyor.
Proje için bu yıl 500 milyon lira kaynak ayrıldı. Proje kapsamında orman yangınlarına müdahalede kullanılacak çeşitli ekipman ve donanımların alımı yapılacak.
Bu kapsamda söz konusu kaynak, 2 sistem yazılımı, 1 donanım, 25 gece görüş gözlüğü, 3 helikopter gövde altı tankı, 7 helikopter kanca kiti, 37 helikopter su atma kovası, 6 kamera, 100 kişisel koruyucu ekipman ve 250 yangın su atma konteynerinin alımında harcanacak.
Geri kalan kaynağın büyük çoğunluğu, depremden zarar gören OGM tesislerinin ve lojmanlarının bakım, onarım ve yapımı için ayrıldı.
]]>Güney Kore’nin Ankara Büyükelçisi Lee, bu kapsamda 6 ilde 500 bin fidan diken proje yürütücüsü Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneğini (ÇEKUD) ziyaret etti.
Lee, projenin son durumu hakkında ÇEKUD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Eyüp Debik ve dernek yöneticilerinden bilgi aldı.
Dikilen fidanların giderek büyüdüğünü aktaran dernek yetkilileri, aşırı sıcaklar sonucu kuruyan fidanların da yenileriyle değiştirildiğini anlattı.
Fidanların son halini gören Büyükelçisi Lee, “Bu fidanlar sanki çocuklarımız gibi.” yorumunda bulundu.
ÇEKUD tarafından gerçekleştirilen çeşitli fidan dikme programlarına katıldığını aktaran Büyükelçi, “Umuyorum ki artık deprem ya da yangın gibi doğal afetler görmeyiz. Tabii bunlar doğal afetler ama yine de önlemek için elimizden geleni yapmalıyız.” ifadelerini kullandı.

“BİZ ZOR ZAMANLARDA DOSTLARIMIZA YARDIM EDERİZ”
Ziyaret kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Lee, 2021’deki Yaz Olimpiyatları sırasında Kore Kadın Voleybol Takım Kaptanı Kim Yeon-koung’un Türkiye’deki yangınlar için yaptığı fidan dikme çağrısını hatırlattı.
Büyükelçi Lee, şöyle devam etti:
“Türkiye ve Kore tarihsel olarak çok özel bir dostluğa sahip. Biz zor zamanlarda dostlarımıza yardım ederiz. O maç esnasında Türk tarafı çok ağladı. Sanırım Türk takımı sadece maçı kazanmayı değil, aynı zamanda orman yangınları nedeniyle zor zamanlar geçiren Türk insanlarına güzel bir haber vermek istiyordu. Fenerbahçe’de de oynamış voleybolcu Kim Yeon-koung hayran grubuyla birlikte Türkiye’ye destek olabileceklerini düşündü. ÇEKUD da o dönem bir proje yürütüyordu. Bu başlangıç noktası oldu.”

Türkiye ve Güney Kore’nin birçok alanda birbirine yardımda bulunduğunu belirten Büyükelçi Lee, “Kore gazileri 70 yıl önce ülkemize gelerek hayatımızı ve demokrasimizi kurtarmak için savaştı, bunu asla unutmuyoruz. Böyle bir fedakarlık olmasaydı bugünün Kore’si var olmayabilirdi. Bu da doğayı koruma alanında bir işbirliği. Spor alanında başladı ve sonrasında çevreyi nasıl koruyabileceğimiz yönündeki düşüncelerle gelişti.” diye konuştu.
Görev süresi boyunca Türkiye’nin doğal güzelliklerini görme fırsatı yakaladığını dile getiren Büyükelçi Lee, bu güzelliklerin devamlılığının, koruma programları ile sağlanabileceğini vurguladı.

“1 GÜNDE ÇOK CİDDİ BİR BAĞIŞ GELDİ”
ÇEKUD Yönetim Kurulu Başkanı Debik ise 2021’deki yangınlar sonrasında yaşananlardan bahsederek, şunları aktardı:
“Olimpiyatlar esnasında Güney Kore Voleybol Milli Takımı kaptanı bizim takımın oyuncularının biraz üzgün olduğunu görünce sebebini soruyor. Bizim oyuncularımız da orman yangınlarından bahsediyor. Bunun üzerine fidan bağışı yapmak için bizim siteye ulaşıyor. Sonrasında, 1 günde sitemiz üzerinden çok ciddi bir bağış geldi. Bir ayda 150 bin fidana ulaştık.”
Debik sonraki süreçte Antalya, Muğla, Kilis, Nevşehir, Adana ve İstanbul’da, 150 bini Güney Kore’den, 350 bini de Orman Genel Müdürlüğünün katkısıyla Türkiye’deki bağışlardan oluşmak üzere 500 bin fidanlık Türkiye-Kore Dostluk Ormanları projesini hayata geçirdiklerini bildirdi.
Büyükelçi Lee, Debik’e proje anısına hazırlattığı ve uzun süredir odasında asılı olduğunu söylediği bir tablo ile plaket takdim etti. Debik ise Büyükelçi adına diktikleri fidanlar için hazırladıkları sertifikayı ve çeşitli projelerinde kullandıkları fidan toplarını Lee’ye sundu.