Birçok yüksek profilli şirket yakın zamanda otomasyon ve yapay zeka kullanımına ağırlık vererek iş gücünün bir kısmını tasfiye edeceğini açıkladı. Bu şirketler arasında yer alan IBM, Avrupa genelinde yaklaşık 10 bin kişiyi işten çıkarmayı planladığını açıkladı.
Aynı şekilde Amazon, yapay zeka odaklı süreçlerden elde edilen verimliliği maksimum seviyeye çıkarma hedefini gerekçe göstererek fiziksel iş gücü gerektiren bazı sektörlerde çalışan yüzlerce kişinin işine son vereceğini duyurdu.
Dijital medya şirketi BuzzFeed, geçen yıl aralıkta çalışanlarının yüzde 12’sini, nisan ayında ise yaklaşık yüzde 15’ini işten çıkardığını açıkladı. Şirket, haber birimi BuzzFeed News’i sonlandırmak için de planlar yaptığını bildirdi.
ABD eğlence endüstrisinin en büyük şirketlerinden Walt Disney, 7 bin çalışanını işten çıkarma ve 5,5 milyar dolarlık maliyeti ortadan kaldırma planını duyurdu.
Öte yandan, yapay zekanın istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini ön gören devletler ise bu etkileri azaltmaya yönelik girişimlerde bulunuyor.
Avrupa Birliği, dijital beceri eğitimine yatırım yapmayı ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşüme uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlayan Dijital Avrupa Programını geçen hafta uygulamaya koydu.
“YAPAY ZEKA PEK ÇOK MESLEK AÇISINDAN DÖNÜŞTÜRÜCÜ OLACAK”
Yenibiriş Yönetici Ortağı Uğur Karaboğa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üretken yapay zeka uygulamalarının rutin ve tekrarlayan işlerin otomasyonunu sağlayarak verimliliği artıracağını, ancak yine de insan işgücüne olan ihtiyacın devam edeceğini söyledi.
Karaboğa, iş gücü piyasasında hem işverenin hem de çalışanların bu sürece hazırlıklı olması gerektiğine vurgu yaparak, “Rutin işlerde verimlilik artarken bu teknolojiyi kullanacak insan gücüne ihtiyacın olacağı ve bazı hizmet alanlarında makinelerin yapamayacağı insan unsurlarının olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Süreçler ve yapay zekanın gelişimi ne olursa olsun, kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, müşteri ihtiyaçlarını anlamak, karmaşık durumları yönetmek için iletişim becerilerini geliştirmek her zaman gerekli olacak. Önemli olan bizim bu sürece nasıl uyumlandığımız.” diye konuştu.
Yapay zekanın çeşitli sektörleri farklı biçimlerde etkilediğini belirten Karaboğa, bazı sektörlerde rutin işlerin otomasyonunda büyük ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.
Karaboğa, üretim ve lojistik hizmetlerinde bu anlamda önemli gelişmeler olduğuna dikkati çekerek, bu sektörlerde robotik otomasyon ve yapay zeka tabanlı süreç optimizasyonunun hızla arttığını ve artmaya da devam edeceğini ifade etti.
Değişimlere ayak uydurmak ve rekabette geri kalmamak için işgücünün her iki tarafının da önemli bir çaba sarf etmesi gerektiğini kaydeden Karaboğa, şöyle devam etti:
“Peki nedir bu çaba? Elbette eğitim ve gelişim fırsatlarını çeşitlendirerek doğru yetenekleri yakalamayı ve elde tutmayı amaç haline getirmek. Yetenek sıkıntısı yeni dünyanın önemli gündemlerinden biri. Yeteneğe erişim bu kadar zorlaşmışken sadece belli başlı üniversitelerden mezun olan yetenekleri değil farklı alanlarda yetkinliği yüksek gençleri iş hayatının içerisine başarılı bir şekilde dahil etmek zorundayız. Onlarla sıklıkla bir araya gelmeli ve iş dünyasından beklentileri konusunda fikirlerini almak zorundayız.”
Yapay zekanın birçok mesleği dönüştüreceğini belirten Karaboğa, bazı alanların daha fazla ön plana çıkacağını, veri madenciliğinin bunların başında geldiğini sözlerine ekledi.
“ÜRETKEN YAPAY ZEKA, ZİHİNSEL İŞ YAPAN UZMANLARI DAHA ÇOK ETKİLEYECEK”
Kariyer.net Üst Yöneticisi (CEO) Fatih Uysal da Kariyer.net tarafından gerçekleştirilen ve istihdam piyasasının değişim ve dönüşümünün ele alındığı analiz sonuçlarını paylaştı.
Buna göre, yapay zeka ile ilişkili pozisyonlarda işverenlerin talepleri yüzde 81 artarken, bu rollere olan arzda ise yüzde 11 artış kaydedildi.
Uysal, söz konusu sonuçların gelecekte yapay zeka becerilerini geliştiren adaylara daha fazla ihtiyaç duyulacağına işaret ettiğini belirterek, bazı mesleklerde yeni becerilere ihtiyaç duyulacağını, bazılarının ise tamamen ortadan kalkacağını söyledi.
Küresel iş gücü piyasasında teknoloji, medya ve dijital endüstrilerinin söz konusu otomasyon ve yapay zeka gelişmelerinden en çok etkilenecek sektörler olduğunu dile getiren Uysal, şunları kaydetti:
“Önceden yapay zekanın daha çok mavi yaka pozisyonlarda otomasyonu geliştireceği düşünülürken, günümüzde üretken yapay zekanın zihinsel iş yapan uzmanları daha çok etkileyeceği konuşuluyor. McKinsey’in raporuna göre, yüksek eğitim seviyesi gerektiren işler, üretken yapay zeka ile otomasyonu yapılma potansiyeli en yüksek olan işler. Lise düzeyi veya daha az eğitim gerektiren işlerin yüzde 54’ü üretken yapay zeka olmadan otomasyonu yapılabilirken, bu oran üretken yapay zeka ile yüzde 63’e çıkıyor. Master ve doktora seviyesi işlerde ise bu oran yüzde 28’den yüzde 57’ye çıkıyor. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde yüksek eğitimli adayların yapay zeka konusunda kendilerini geliştirmesi gerekecek.”
Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte yeni iş kollarının ortaya çıkacağını kaydeden Uysal, şunları söyledi:
“Üretken yapay zekanın iş süreçlerine entegre olmasıyla ve gelişmesiyle mevcut işler dönüşüyor, yeni iş kolları da ortaya çıkıyor. Prompt Engineering, Data Etiketleme, Data Temizleme, Yapay Zeka Hukuki Uyum Uzmanı, AI Trainer, Sağlık ve Müşteri İlişkileri alanlarında Yapay Zeka Destekli Çözüm Uzmanları ve tabii birçok bot/asistan hizmetinin ortaya çıkacağını söylemek mümkün.”
Yapay zeka destekli otomasyon çalışmaları kapsamında, toprak nem sensörleri, hava durumu istasyonları ve bitki ölçüm cihazları kullanılarak tarım arazilerindeki nem düzeyi, hava koşulları ve bitkilerin durumu gibi önemli veriler toplanıyor. Elde edilen veriler bulut tabanlı platformlarda işlenerek çiftçilere gerçek zamanlı sulama imkanı sunuyor. Böylece çiftçiler, bitkilerin sulama gereksinimlerine ilişkin daha hassas bilgileri sağlıyor ve su kaynaklarını israf etmeden verimli şekilde kullanabiliyor.
DSİ, sulamada otomasyon çalışmaları kapsamında Adana İmamoğlu sulaması 4. kısımda 3 bin 333 hektar, Afyonkarahisar-Çay-Selevir sulamasında 410 hektar, Afyonkarahisar Çobanlar-Seyitler sulamasında 250 hektar ve Denizli Hasanbeyler Göleti sulamasında 212 hektar alanda otomasyon sistemlerini tamamlayarak işletmeye aldı. Ayrıca 58 bin 832 sayaç, sulama otomasyonunu desteklemek için kullanılmaya başlandı.
Bu yıl içinde otomasyon şartnamesi hazırlama çalışmalarına başlayan DSİ, yürürlüğe girecek şartnameye göre otomasyona geçilecek projeleri belirleyecek.
– Otomasyon sisteminin faydaları
Sulamalarda yaklaşık yüzde 40 tasarruf sağlayan otomasyon sistemiyle istenilen zaman ve sürelerde sulama yapılması ve güneş ışınlarının etkisini azalttığı anlarda suyun buharlaşmadan toprağa işlemesi sağlanıyor. Personel yardımına ihtiyaç duyulmadan profesyonel malzemelerle sistematik şekilde sulama işlemleri otomatik olarak yerine getiriliyor.
Otomasyonla su kullanımını optimize edilerek su maliyetleri azaltılıyor.
Sistem sayesinde, gereksiz enerji kullanımı engellenirken, sulama sisteminde bulunan ekipmanlar korunuyor. İşçilik maliyeti azalıyor, manuel sulama işlemlerinden kaynaklanan zaman kaybı ortadan kalkıyor.
Sulama sistemindeki olası problemler, tanımlanan telefon numaralarına SMS olarak bildirildiğinden bu olumsuzluklar için kısa sürede önlem alınıyor.
“SUYU VERİMLİ VE TASARRUFLU KULLANMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, küresel iklim değişikliğinin gündemde olduğu bir dönemde DSİ’nin çalışmalarının büyük önem taşıdığını aktardı.
Yumaklı, “Suyun olduğu yerde hayat var. Suyun olduğu yerde bereket var. Suyun olduğu yerde medeniyet var. Bu sebeple DSİ yatırımlarının artarak devamı, kapımıza kadar gelen küresel iklim değişikliği ile mücadele adına elzemdir. Suyu verimli ve tasarruflu kullanmak çok önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.
DSİ’nin büyük su yatırımları yaptığına işaret eden Yumaklı, tarımsal sulamanın verimli ve etkin yapılması için kurum tarafından büyük projelerin hayata geçirildiğini anımsattı.
Yumaklı, sulamada otomasyonunun su kullanımında tasarruf ve verimde artış sağladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“DSİ Genel Müdürlüğümüz, sulamada otomasyon için uzun yıllardır çalışıyor. 2023 yılından bu yana da sulama altyapısı uygun olan her bölge müdürlüğünde bir otomasyon çalışması yapılması yönünde gayretimiz sürüyor. Otomasyon uygulamasının küçük bir sulama tesisinde ya da sulama tesisinin bir kısmında yapılabileceği göz önünde bulundurularak, bölge müdürlüklerimizin sorumluluk alanında yer alan ve işletmede olan kapalı sulama tesislerinden otomasyon uygulaması yapılabileceklerin tespiti üzerinde çalışılıyor. Sulama otomasyonunun ülke geneline yayılması için planlamalarımıza devam ediyoruz.”
Prof. Dr. Kızıl ile Prof. Dr. Gökhan Çamoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Sefa Aksu, ziraat yüksek mühendisleri Hakkı Fırat Altınbilek ve Hakan Nar’dan oluşan ekip, çeltik tarlalarında su israfını önlemek ve suyun doğru kullanılmasını sağlamak amacıyla 2022 yılında “Çeltikte Damla Sulamada FAO Penman-Monteith Modeline Dayalı Sulama Otomasyon Sisteminin Geliştirilmesi” başlıklı projeyi hazırladı.

TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilerek testleri başarıyla tamamlanan otomasyon sistemi, tarlaya kurulan sensörler ve devreler yardımıyla android cihazlarla bilgi alışverişi yapabiliyor, hava durumu, yağış miktarı, nem faktörü gibi çok sayıda veriyi anında işleyip buna göre sulama yapılmasını sağlıyor.
Oluşturulan ara yüzden yaptığı yönlendirmelerle çeltik üretiminde suyun fazla kullanımını önleyen, yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan ve geliştirilmesi için çalışmalara devam edilen otomasyon sistemi için bu sene patent başvurusunda bulunulması planlanıyor.
Prof. Dr. Kızıl, yapay zekanın öneminin iyice arttığı bu dönemde tarım alanında projeler geliştirerek, düşük maliyetli sistemlerle Türk çiftçisine akıllı ve pratik çözümler sunmaya çalıştıklarını söyledi.
Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının yüzde 75’inden tarımda yararlanıldığını belirten Kızıl, ziraat alanında suyun büyük bölümünün çeltik üretiminde tüketildiğini dile getirdi.
Bölüm Başkanlığı bünyesinde damla sulamanın çeltikte uygulanmasıyla ilgili yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapay zeka boyutuyla ele aldıklarını aktaran Kızıl, bu konuda ucuz ve ekonomik olan sensör teknolojilerini kullanmaya başladıklarını ifade etti.
OTOMASYONUN MALİYETİ 50 BİN LİRANIN ALTINDA
Kızıl, çeltikte sulama için ürettikleri sensörleri çok ucuza mal edip yapay zeka ile birleştirerek önemli çalışmalara ulaştıklarını vurguladı.

Bu adaptasyonla Türkçe uygulamalar da yapıp cep telefonlarına entegrasyonu sağladıklarını anlatan Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu uygulamaları sadece cep telefonu değil, tablet ve bilgisayarlar için de geliştirdik. Önümüzdeki süreçte bunların daha kullanışlı şekilde entegre olmalarını sağlarsak hem daha ucuz hem de daha ekonomik olarak neredeyse her üreticinin ulaşabileceği boyutta ve maliyette sistemler geliştirebiliriz. Çeltik alanları için TÜBİTAK destekli sulama otomasyonu projesini geliştirdik.
Tamamen sensörlerle cihazın bluetooth üzerinden haberleşmesine olanak sağlayan, verilerin internet bağlantısı üzerinden Google Drive’a gitmesini, orada toplanmasını, işlenmesini, ertesi gün tekrar o verinin sulamada kullanılmasını sağladık.
Bunun için yine bluetooth ile komutların sulama sistemine gönderilmesi işlemlerini tamamladık. Bu işlemlerin hepsini otomatik hale getiren, planladığınız saatte suyu açıp planladığınız saatte hesaplanan miktar kadar suyu verdikten sonra kapatan otomatik bir sistem.”

SUYUN DOĞRU KULLANILMASI SAĞLANACAK
Kızıl, sistem sayesinde çeltik tarlalarında su israfının önüne geçileceğini, suyun doğru kullanılmasının sağlanacağını anlattı.
Sisteme istenilen uzaklıktan müdahale edilebildiğini kaydeden Kızıl, kullanıcının her an yaşanabilecek durumlarda SMS ile bilgilendirilebileceği bir sistemin oluşturulduğunu belirtti.
Prof. Dr. Kızıl, Trakya’da deneyip başarılı sonuçlar aldıkları otomasyonun maliyetinin 50 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi.
Çiftçinin bütçesine, kullanım amaçlarına uygun, 5-10 bin liralık maliyetleri olan sistemler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kızıl, “Tabii çeltik daha endüstriyel bir yetiştiricilik olduğu için biraz daha tolere edilebiliyor ama onun haricinde diğer uygulamalarımız da var. Birkaç bin liralık cihazlarla üreticinin kullanabileceği basitlikle cep telefonu uygulamalarıyla üreticinin problemlerine çözüm bulmayı amaçlayan bir laboratuvarız. Bu anlamda bu çeltik otomasyon sistemini geliştirdik.” diye konuştu.