YAPTIKLARINI KABUL EDİYOR
Muhammed K’nın mesajla tacizlerine devam ettiğini, daha sonra kimliğinin ortaya çıktığını anlatan Özkan, “Bu süreçte biz ailesiyle iletişime geçtik. Çünkü bu şahıs benim çocukluk arkadaşım. 13 yaşına kadar kapı komşumuzdu, karşı komşumuzdu ve bizim evimizden çıkmazdı. Sürekli bizim evimizdeydi” diye konuştu.

Özkan, durumu Muhammed K’nın ailesine anlattığını ve sebebini sormak istediğini ifade ederek, “Ailesine söyledik. Hani bari bizim karşımıza getirmiyorsunuz, siz sorun sebebini diye. Sebebini ne polise ne bize belirtmiyor. Sadece yaptıklarını kabul ediyor. ‘Evet, bu mesajlar bana ait. Bu beyanlar bana ait’ diyor. Başka bir sebep belirtmiyor. Ağabeyi ile iletişime geçtik. Ağabeyi ‘Ben artık bu çocuktan bıktım. Yine mi bir şey yaptı? Tamam ben onunla konuşacağım. O benden korkar. Bir daha size yaklaşmaz’ demişti. Babasıyla tekrar görüştüğümüzde ‘Ben artık bu konularla uğraşmak istemiyorum. Beni bu konuyla meşgul etmeyin. Ben yaşlıyım. Benim oğlumun psikolojisi bozuk’ diyerek üzerini kapattı olayın. Bir de üstüne yetmezmiş gibi bu şikayet olaylarında eşim onu aradığı için, zillerine bastığı için eşimi ve kardeşimi şikayet etti. Polis eşimi ve kardeşimi gelip aldılar, ifadeye götürdüler. Yani yetmez gibi bir de bunu yapıyorlar. Bizi şikayet ediyorlar. Her şey bitti zannetmiştim. Polisten, ifadeden korktuğunu düşünmüştüm” diye konuştu.
Muhammed K.’nın 15 gün sonra yeniden tehdit ve taciz mesajları attığını söyleyen Özkan, “Yaklaşık beş gün önce oldu. Yani bu en son attığı mesajdan üç ay sonra oldu. Yani bir uzaklaştırma kararımız vardı iki aylık. Uzaklaştırma kararı bittikten sonra benim kapıma geldi, evdeyim tek başıma zaten. Kapıma gelmeden önce de parkta dolanıp evi gözetliyormuş. Bizim bina görevlimizle karşı onun apartmanında oturan komşular bile bunu söyledi. Görüyorduk zaten diye. Yani planlı bir şekilde yapıyor aslında ve eve giriş çıkış saatlerini ve yalnız olduğum saatleri kontrol ediyor” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRETMENDİM ARTIK ÇALIŞMIYORUM”
Özkan, Muhammed K’nın zile bastığını ve çok korktuğunu belirterek, hemen polisi aradığını anlattı. Özkan şunları söyledi:
“Mesajla başladı. Evime gelindi. Bundan sonra da benim yolumu kesecektir Arkamdan artık bıçak saplar ittirir mi. Bir yerden merdivenden mi iter. Sakat bırakmaktan bahsediyor. Çünkü bilmiyorum, ben bunları yaşamak istemiyorum. Ben öğretmendim, artık çalışmıyorum. Korkudan evden çıkamıyorum. Eşim işe gidemiyor beni yalnız bırakmamak için. Şehir dışından akrabalarım geliyor. Abilerim geliyor şu anda işlerini güçlerini bırakıp yanımda olmak için.”
Olayın sosyal medyada duyulmasının ardından ifade vermeye gittiğini belirten Özkan, “Sizi ifadeye bekliyoruz dediler. Biz ifadeye gittik, güzel bir şekilde anlattık. Bizi kadın cinayetleriyle, kadına şiddete yönelik birime yönlendirdiler. Onlara da ifade verdim. Arkadaşlarım da şahitlik ettiler. İfadesi alındıktan sonra ailesi bize tekrar mesaj attı, ‘Neden olayı bu kadar büyütüyorsunuz? Neden sosyal medyaya taşıyorsunuz? Çok büyük iftira atıyorsunuz. Olayları farklı yerlere taşıyorsunuz’ diye” diye konuştu.
EV HAPSİNE ÇARPTIRILDI
Özkan, sosyal medyada eşine tepkiler geldiğini de belirterek, “Hakaret eden insanlar oldu. ‘Senin nasıl bir eşin var, sen sahipsiz misin’ gibi bir sürü hakaret. Şunu belirtmek istiyorum. Kimsenin başına gelmeden anlayamaz. Ben zaten bir senedir eşimi, akrabalarımı, erkek kardeşimi çok zor tutuyorum. Çünkü biliyorum ki ben tutmasam çok kötü yerlere gidecek. Ben nasıl buna izin vereyim? Olay yine bana, eşime, masum insanlara olacak. Belki o öldürüldüğü için ya da dayak yediği için bir şekilde kahraman falan ilan edilecek. Bunun olmasını istemediğim için adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Dövmek, öldürmek çözüm değil. Bunun olması gereken şey ya tutuklanıp hapse atılacak ya da akli bir problemi varsa akıl hastanesine mi yatırılıyor, tedavi mi alıyor, buradan defolup gidiyorlar mı. Bunun çözümü budur. Şiddet değil ve hani bunu biz de düşünebiliyoruz” dedi.
Öte yandan gözaltına alınan şahıs emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarıldı. Ev hapsi verilen Muhammed K. isimli kişiye elektronik kelepçe takılacağı öğrenildi.

“ONURLU DURUŞUN TİMSALİ EVLAT NÖBETİ”
Evlat nöbetindeki aileler, Mevlana Öğretmenevinde düzenlenen programa da katıldı. Programda konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan, evlat nöbetindeki ailelerin, vatanımızın bütünlüğüne, milletimizin birliğine kast eden teröre karşı kutsal direnişin ve onurlu duruşun timsali olduğunu söyledi. Vali Özkan, “Anne yüreğinden daha güçlü bir silah yoktur’un ifadesi; evlat nöbetindeki annelerdir. Ana yüreğinin gücüyle dalga dalga büyüyen bu direniş; 2019 yılının sonbaharında evlatlarını terör örgütünün elinden kurtarmak için Diyarbakır’da annelerin oturma eylemi ile başlamıştır. Yapılan direniş çağrısıyla her türlü gücün üzerinde olan annelik hissiyatı bir volkanın dışa vurumu misali hiç bir engel tanımamıştır. Annelik hissiyatı, ilham kaynağı olmuş, korku iklimini tuzla buz etmiş ve anne yüreğinden daha güçlü bir silah olmadığını zalim zihniyetlere göstermiştir” dedi.

“ÜLKEMİZ; TERÖRLE MÜCADELENİN TÜM YÖNLERİNİ EŞ ZAMANLI YÜRÜTECEK GÜCE, İRADEYE VE KARARLILIĞA SAHİPTİR”
Vali Özkan, milli bekamızı tehdit eden emperyalizmin her türlü maşası karşısında, içerde ve sınır ötesinde devletimizin kararlı duruşunun terörün son izi silininceye kadar devam edeceğini vurguladı. Ülkemizin; terörle mücadelenin tüm yönlerini eş güdümlü yürütecek güce, iradeye ve kararlılığa sahip olduğunu kaydeden Özkan, “Emperyalist güçlerin oyunlarına karşı annelerin bu duruşunu saygıyla selamlıyoruz. Emperyalist güçlerin himayesindeki bölücü terör örgütü PKK’nın yıllardır yaşattığı zulüm, buhran ve ayrıştırmaya karşı ailelerin temsil ettiği bu kararlı duruş, birliğimizin harcıdır. Annelerin maneviyatına ihtiyacımız vardır ve bundan istifade etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“MEDENİYET DEĞERLERIMIZI ŞEKİLLENDİREN EN ÖNEMLİ HUSUS; BİRLİK DUYGUSUDUR, EMPATİDİR”
Medeniyet değerlerimizi şekillendiren en önemli hususun, birlik duygusu, empati olduğunu ifade eden Vali Vahdettin Özkan, “Ailelerin Mevlana şehrini ziyareti ve duruşları doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkemizde var olan kadim değerleri, empatiyi, birlik duygusunu daha da yoğun yaşatacaktır. Bu nöbet ortak vicdanın harekete geçmesi ve birliğimizin ifadesidir. Çocuklarına kavuşmak için çırpınan, evlatlarının yolunu gözleyen ailelerin onurlu duruşu; vicdanları harekete geçirmektedir. Aynı zamanda, ülkenin huzuruna, birliğine ve bütünlüğüne de anlamlı bir katkı sunmaktadır. Evlatları terör örgütlerince kaçırılan annelere her türlü desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız, İçişleri Bakanımız, milletimizin hissiyatına tercüman olmaktadırlar” diye konuştu.
Evlat nöbetine katılan aileler ise, kendilerine destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, düzenlenen geziden duydukları memnuniyeti ifade ederek Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve yetkililere teşekkür etti.