AA muhabiri, bu alanda ilk yasal düzenlemenin sektörde neleri değiştireceğini derledi.
Düzenlemenin öne çıkan başlıklarıyla, kripto varlık ekosisteminde yaratacağı değişimlerin bazılarına yönelik soru ve cevaplar şöyle:
YATIRIMCILARDAN VERGİ ALINACAK MI?
Düzenlemeye dair en merak edilen konuların başında vergilendirme geliyordu. Yasada yatırımcılardan vergi alınması yönünde bir düzenleme yer almadı.
Sadece, Türkiye’de hizmet sunacak platformların her yıl bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde 1’i Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK), yüzde 1’i ise TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar platformlarca ödenerek gelir olarak kaydedilecek.
YETKİLİ KURUMLAR HANGİLERİ OLACAK?
SPK, sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihraç edilebilmesinde yetkili olacak. Ekosistemin düzenlenmesine yönelik yetki SPK’ye verilirken, bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında TÜBİTAK’ın belirleyeceği kriterler uygulanacak.
KULLANICILARA İŞLEM SUNMAK İÇİN İZİN ALINACAK MI?
İlk düzenlemelerin ana odak noktalarından biri, ülkede hizmet sunan platformların lisanslama süreçleri oldu. Buna göre, platformların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için SPK’den izin almaları zorunlu olacak.
Şu anda hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklar. Bu platformlar eğer lisans almak istemiyorsa müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan 3 ay içinde tasfiye kararı alacaklarına dair bir beyan sunmak zorunda olacak.
PLATFORMLAR İZİN ALMADAN İŞLEM YÜRÜTÜRSE NE OLACAK?
İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkililerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
YURT DIŞI MERKEZLİ PLATFORMLAR LİSANS ALMAZSA KAPATILACAK MI?
Kanunla yurt dışı merkezli, ülkede hizmet sunmayan ve lisansı olmayan platformlar için işlem uygulanmayacak.
Ancak bu platformlarca lisans alınmadan Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin doğrudan veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinden herhangi birinde bulunulması, izinsiz kripto hizmet sağlayıcılığı olarak kabul edilecek.
KRİPTO VARLIKLARA EL KONULABİLECEK Mİ?
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle müşterilerin nakit ve kripto varlıkları haczedilemeyecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek.
KRİPTO VARLIKLARIN LİSTELENME İŞLEMLERİ NASIL GERÇEKLEŞECEK?
Kripto varlıkların listelenmesine yönelik ilke ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. Belirlenecek ilke ve esaslarda, TÜBİTAK’ın ya da gerekli görülen diğer kurum ve kuruluşların görüşü alınarak kripto varlıkların teknolojik özelliklerine ilişkin teknik kriterlere yer verilebilecek. Bir kripto varlığın platformlarca listelenmiş olması bunların kamuca onaylandığı anlamını taşımayacak.
PLATFORMLARI KİM DENETLEYECEK?
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mali denetimi ve bilgi sistemleri bağımsız denetimi, SPK tarafından ilan edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılacak.
PLATFORMLARIN YÖNETİCİLERİ CEZA ALACAK MI?
Kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları zimmet suçu işlerse, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
KRİPTO ATM’LERİ KULLANILABİLECEK Mİ?
Müşterilerin kripto varlıklarını nakde veya kripto varlığa çevirebilmelerine imkan veren ve ATM olarak bilinen elektronik işlem cihazları, faaliyetlerini kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içinde sonlandırılacak. Faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler yetkili idareler tarafından kapatılacak.
İnsansız hava araçları konusunda marka haline gelen Türkiye bu alanda da değerli çalışmalara imza atıyor. Bu ürünlerden biri de Baykar imzalı KALKAN Dikey İniş/Kalkışlı İnsansız Hava Aracı daha kısa bir ifadeyle KALKAN DİHA…
Söz konusu platformun nerelerde kullanılabileceği ve sahaya ne tür yansımaları olacağı başta olmak üzere projeye dair detayları Savunma ve Denizcilik Araştırmacısı Kozan Selçuk Erkan ile konuştuk.
PİSTE İHTİYAÇ DUYMUYOR
KALKAN DİHA’yla ilgili önce genel bir çerçeve çiziyor Erkan ve ‘insansız döner kanat platformların fiziki kısıtlamalarından bağımsız olarak dikine iniş-kalkış yapabilen bir hava aracı’ tanımını kullanıyor.
Piste ihtiyaç duymadan kendi en ve boylarından biraz büyük alanlardan iniş-kalkış yapabilen bu araçların nerelerde kullanılabileceği sorusunun yanıtı ise oldukça geniş… Polis, Sahil Güvenlik, Orman Bakanlığı, hudutlar, deniz platformları ve diğer güvenlik unsurlarınca etkin bir şekilde kullanılması bekleniyor.
Bu nedenle KALKAN DİHA için “Çok geniş yelpazede kullanılabilecek ucuz ve faydalı bir platform” diyor Erkan. Eldeki dronlarla kıyaslandığında DİHA’ların hem havada kalış hem menzil hem de üstlenebileceği görevler açısından daha faydalı olacağının altını çiziyor.
“Dron gibi kalkıp uçak gibi uçacak. Dikine iniş-kalkış için elektrikli motorlarını kullanacak. Havada süzülürken daha uzun menzile erişebilmesi için de pistonlu motorundan güç alacak” bilgisini paylaşıyor.
”DENİZ PLATFORMLARI İÇİN BÜYÜK FAYDA SAĞLAR”
Projenin yerlilik meselesi için de ayrı bir parantez açıyor Kozan Selçuk Erkan… KALKAN DİHA’daki kritik sistemlerin tamamının yerli olduğunun altını çiziyor. Tasarım, üretim, görüntüleme sistemleri ve motorların yerli olarak geliştirildiğini söylüyor.
Her ne kadar bir hava aracı olsa da KALKAN DİHA’nın Türk Donanması’na ve haliyle Mavi Vatan’a ne tür kazanımlar sağlayabileceğini soruyoruz. Erkan önce mevcut durumu anlatıyor, ardından da yeni dönemdeki beklentilerinden bahsediyor:
“Halihazırda deniz platformlarımızda ağırlıklı olarak SH-60 Seahawk tipi deniz helikopterlerini görüyoruz. Elimizde sınırlı sayıda olan bu helikopteri deniz arama/kurtarma/keşif ve gözetlemede kullanıyoruz. Ayrıca denizaltı harbi için de yine bahsi geçen helikopterlere çeşitli roller yüklüyoruz. Bunların yanı sıra orman yangınlarında da yine SH-60 Seahawk’ların kapısını çalıyoruz. Haliyle oldukça yoğun bir kullanım söz konusu.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, TCG Anadolu başta olmak üzere fırkateyn ve açık deniz karakol gemileriyle filosunu her geçen gün daha da büyütüyor. Kuvvet Komutanlığı bu yeni platformlar için GÖKBEY helikopterinin deniz versiyonunu planlıyor. Bahsettiğimiz helikopterlerin barış zamanında keşif/gözetleme ve istihbarat faaliyetlerinde kullanılması düşünülüyor.
İşte KALKAN DİHA tam da burada devreye giriyor. Az önce saydığımız işlerin pek çoğunu yapabilecek bir araç olarak öne çıkıyor. Bu tür sistemlerin maliyeti çok düşük. Sağladıkları faydaysa oldukça yüksek. Ayrıca elinizdeki çok kıymetli helikopterlerin daha az yıpranmasını sağlıyorlar.”
”TB-2 SATIN ALAN ÜLKELER KALKAN DİHA’YI DA İSTEYEBİLİR”
Kozan Selçuk Erkan’a göre KALKAN DİHA sadece deniz ve sahil güvenlik için düşünülmemeli… Kıyıların deniz kirliliğine karşı kontrolü, kaçakçılık, hudutların güvenliği ve pek çok başka görev tipi için bu platformlar kullanılabilir.
Son olarak KALKAN DİHA’nın muhtemel ihracat potansiyeli için de bir parantez açıyor Erkan ve “Bu aralar Batılı sistemler ortaya çıkmaya başladı. Bizim de geç kalmamamız lazım. KALKAN DİHA bunu başarabilirse yabancı muadillerine göre daha uygun maliyet ve yüksek kalitesiyle çok ciddi bir ihracat hacmine sahip. TB-2 kullanıcısı ülkelerin KALKAN DİHA’yı da envanterlerine eklemek istemesi sürpriz olmaz” diyerek sözlerini tamamlıyor.