Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevgi Kılıç’ın önerisi, Genel Başkan Özgür Özel’in oluruyla CHP’nin Spor Kurulu başkanlığına yeniden Demirhan Şerefhan getirildi. Şerefhan başkanlığında göreve başlayan yeni yönetimde spor hukukçuları, spor ekonomistleri, spor yöneticileri, akademisyenler, AB projeleri uzmanları ve milli sporcular yer alıyor.
Başkan Şerefhan ve yönetimi göreve gelmelerinin ardından, Kılıç ile birlikte dün TBMM’de Genel Başkan Özel’i ziyaret etti.
Şerefhan başkanlığındaki Spor Kurulu’ndun yeni yönetim kurulu şu üyelerden oluştu:
Bericesu Mert Kaya, Murat Ataman, Duygu Karslıoğlu, Merve Demircan, Turan Erdoğan, Yıldıray Veltan, Osman Buldan, Hüseyin Çakmak, Ferhat Öz, Kemal Özdönmez, Gülberk Gültekin Salman, Su Erbaş, Selin Bülbül, Mustafa Yavuz ve Ozan Yiğit.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güler, Suriye‘de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin gelen soruya verdiği yanıtta ” Suriye‘deki gelişmeleri yakınen takip ediyoruz. Yeni yönetim, devamlı açıkladığı olumlu mesajlarla kendisinin dünyayla ilişki kurması açısından çok önemli adımlar atıyor. AB, İngiltere, Fransa, İtalya, ABD’yle direkt ilişkileri kurmaya başladılar. Bunlar, yeni yönetimin lehine olan gelişmeler. Ayrıca, Suriye içerisinde de topluma verdikleri olumlu mesajlarla da halkla beraber çalışmaya başladığını ve devam edeceğini de açıkça ifade ediyorlar” dedi.
“İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL”
Türkiye‘deki Suriyeli göçmenlerin ülkelerine dönüşlerine ilişkin de konuşan Güler, “Ülkemizde yaşayan Suriyeli vatandaşlar da kendilerine açılan yeni kapılar da dahil olmak üzere çıkışla ilgili faaliyetlerini sürdürmeye başlamışlardır. Henüz arzu edilen seviyede olmasa da yapılacak düzenlemeler sayesinde Suriyeli vatandaşlarımızın güvenli ve onurlu bir şekilde kendi topraklarına kavuşacağını düşünüyoruz” sözlerini sarf etti.
“ZARAR VERMEDEN AYRILACAKLARINI DÜŞÜNÜYORUZ”
Güler öte yandan “Suriye’de şu anda Ayn El-Arab bölgesinde YPG/PKK elemanları bölgeden çıkmama konusunda direniyorlar, Haseke bölgesinde bir eylemde bulundular. Yeni yönetim özellikle Rakka ve Tapka’yı terk etmeleri konusunda kendilerine telkinlerde bulunuyor. Kendi aralarında bu anlaşmaları yapabileceklerini düşünüyoruz. Ayn El-Arab ve Sırrın’da ağır silahları dahil bırakarak, yönetime teslim ederek buralardan çıkmasını ve oradaki vatandaşları rahatsız etmeden, onların daha büyük çatışmalarla zarar vermeden buradan ayrılacaklarını düşünüyoruz” diye konuştu.

Milli Savunma BakanıTbmm Genel KuruluYaşar GülerPolitikaGüvenlikTürkiyeSuriyeGöçmenHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CENTCOM, Suriye‘nin Deyrizor vilayetinde hedefli bir saldırıda IŞİD Lideri Ebu Yusuf‘u öldürdüğünü açıkladı. Bugün sosyal medya platformu X üzerinden CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, “19 Aralık’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Suriye‘nin Deyrizor Vilayetinde IŞİD lideri Ebu Yusuf aka Mahmud’u hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirerek Ebu Yusuf de dahil olmak üzere iki DEAŞ mensubunun öldürülmesini sağladı” denildi.
“KARARLILIĞIMIZIN PARÇASIDIR”
Açıklamada ayrıca “Bu hava saldırısı CENTCOM’un bölgedeki ortaklarıyla birlikte teröristlerin ABD’den, müttefiklerimizden ve ortaklarımızdan sivillere ve askeri personele yönelik saldırı planlama, organize etme ve gerçekleştirme çabalarını bozma ve geriletme yönündeki süregelen kararlılığının bir parçasıdır. Saldırı daha önce Suriye rejimi ve Ruslar tarafından kontrol edilen bir bölgede gerçekleştirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
“AGRESİF BİR ŞEKİLDE HEDEF ALACAĞIZ”
CENTCOM Komutanı Michael Erik Kurilla ise operasyona ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bölgedeki müttefik ve ortaklarıyla birlikte çalışan ABD, daha önce de ifade edildiği üzere, IŞİD’in Suriye’deki mevcut durumdan faydalanmasına ve yeniden yapılanmasına izin vermeyecektir. IŞİD’in, şu anda Suriye’deki cezaevlerinde tutulan 8 binden fazla DEAŞ mensubunun kaçmasını sağlama niyeti vardır. Suriye dışında operasyonlar yürütmeye çalışanlar da dahil olmak üzere bu liderleri ve ajanları agresif bir şekilde hedef alacağız.”

Amerika Birleşik DevletleriEbu YusufGüvenlikPolitikaSuriyeDünyaIşid
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“4 BİN İRAN YANLISI MİLİTANI TAHRAN’A GÖTÜRDÜK”
Vladimir Putin, Suriye‘de Esad düşmeden önce toplamda 30 bin rejim askerinin ve İran yanlısı milisin savaşmadan geri çekildiğini belirtmiş ve kendilerinin 4 bin İran yanlısı militanı Tahran’a götürdüklerini öne sürmüştü.
DEVRİM MUHAFIZLARI İDDİAYI YALANLADI
İran tarafından ise Putin’in bu açıklamalarına yalanlama geldi. Putin’in Suriye‘de 4 bin İranlı savaşçıyı Tahran’a götürdükleri yönündeki sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Devrim Muhafızları Ordusu, ülkedeki son çatışmalarda 15 askeri danışmanlarının hayatını kaybettiğini iddia etti.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELER
Suriye‘de 27 Kasım’da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşar Esad güçleri arasında çatışmalar yoğunlaşmıştı. Gruplar, 30 Kasım ile 7 Aralık tarihleri arasında Halep, İdlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurmuştu. Başkent Şam’a 7 Aralık’ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim, Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çökmüştü. Baas Partisinin 61 yıllık iktidarı sona ererken, rejim lideri Esed, 8 Aralık’ta başkentten kendisi ve ailesi için sığınma sağlama kararı alan Rusya’ya kaçmıştı.
Öte yandan, Suriye Milli Ordusu da aralıkta başlatılan Özgürlük Şafağı Operasyonu’nun ilk gününde Tel Rıfat ilçe merkezini terör örgütü PKK/YPG’den kurtarmıştı. Operasyonda Münbiç ilçesinin de kurtarılmasıyla, Fırat Nehri’nin batısındaki en büyük terör yuvasına dönüşen bölge, PKK/YPG’den temizlenmişti. Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de geçici yönetim kuruldu, Muhammed el-Beşir Mart 2025’e kadar geçici yönetimin başbakanı olarak görevlendirildi. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği, 14 Aralık’ta yeniden faaliyete geçti. Rejimin devrilmesinin ardından birçok Batı ülkesi Şam’a heyet gönderdi.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaUluslararası İlişkilerDevrim MuhafızlarıPolitikaSuriyeTahranRusyaDünyaİran
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SURİYE’de 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesi ile Türkiye’deki Suriyelilerin Hatay’daki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine dönüşleri sürüyor. 13 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Ferhat Ramazan, “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum” dedi.
Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’na sabahın ilk ışıklarıyla araçlarla gelen Suriyeliler, burada kurulan çadırların altında işlemlerinin yapılması için sıraya giriyor. Yanlarında getirdikleri yaşam malzemeleri ile işlemlerini yaptıran Suriyeliler, gönüllü olarak ülkelerine geçiyor. Jandarma herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için yoğun güvenlik önlemi alırken, dönenler Türk halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyor. Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda sıra bekleyen Suriyelilere, başta Kızılay olmak üzere Göç İdaresi ekipleri de yemek ihtiyaçlarını karşılayıp, diğer ihtiyaçları için de hizmet veriyor.
‘TÜRKİYE’DEN ALLAH RAZI OLSUN’
Yaklaşık 13 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Ferhat Ramazan (38), “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum. Burada inşaatlarda çalıştım. Orada da aynı işi yapacağım. Türklerden, Türkiye’den Allah razı olsun” dedi. Ailesiyle ülkesine dönen Safa Ebubekir (31) ise 7 yıldır Türk halkının misafirperverliği için teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdemir konuşmasında, “Yerel medyamız, artan maliyetler, rekabet şartları ve Basın İlan Kurumu’nun bütçe dağıtımına dahil olabilmek için öngördüğü 3 yıllık bekleme süresi gibi zorluklarla mücadele etmektedir. İlanlar hususunda yerel medyaya daha fazla imkan oluşturulması önem arz etmektedir. Güçlükle ayakta kalmaya çalışan yerel medya kuruluşlarımızın, televizyon yayıncılığı bahsinde ise ulusal çapta yayın yapan ve ana akım medya olarak adlandırılan gurupla aynı kapsamda değerlendirilerek, aynı uydu ücretini ödemeleri doğru değildir. Dolayısıyla uydu yayın ücretlerinin hakkaniyetli şekilde ve belki de reklam gelirleri baz alınarak tarifelendirilmesi daha doğru olacaktır” ifadelerine yer verdi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenler Mahallesi Yakut Sokak’ta E.A. (28) ile arkadaşı E.Y. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.
Kavgaya dönüşen olayda E.Y. arkadaşını tabancayla iki bacağından yaraladı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralı, sağlık ekiplerince Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Polis şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde E.Y. sokakta tartıştığı arkadaşı E.A.’yı (28) tabancayla ayaklarından vurdu. Yaralanan E.A. hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, saat 21.30 sıralarında İzmit’in Erenler Mahallesi Yakut Sokakta meydana geldi. E.Y. ile arkadaşı E.A.(28) arasından bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle E.Y. yanında bulunan tabancayla E.A.’ya ateş açtı. 2 bacağına kurşun isabet eden E.A. yere yığılırken, E.Y. kaçarak uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan E.A., ambulansla KocaeliŞehir Hastanesi’ne kaldırıldı. E.A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Ardacan UZUN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kongre Merkezi’ndeki törende konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bölgesel istihdam ofislerinin büyük bir hizmeti gerçekleştirdiğini söyledi.
İmamoğlu, “2019’dan bugüne kadar tam 227 bin istihdama aracılık etmiş durumdayız. Sadece 2024’te 57 bin insanı İstanbul’da iş sahibi yaptık.” dedi.
Tüm bunları vatandaşların talepleri ve işverenlerin katkısıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden İmamoğlu, “Şu anda İstanbul genelinde 29 şubeyle iş gücü piyasasına özenli bir fayda sağlamayı ve aynı zamanda bunu ciddi bir sosyal projeye dönüştürmeyi başardık. Kısa sürede yakaladığımız bu ivme, bu işbirliği ortamı, ‘İyi ki bölgesel istihdam ofislerini kurmuşuz.’ dedirtiyor bize. 2025 yılının ocak ayında Kasımpaşa’da 30’uncu ofisimizi faaliyete açmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun konuşmasının ardından 2024’te 100’ün üzerinde istihdam sağlayan 73 firmaya ödül verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Koyulhisar İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, kavga ihbarı üzerine olay yerine gitti.
Kavga sırasında cama yumruk atarak yaralandığı belirtilen G.Ü, taşkınlık yaparak görevli polis memuruna darp girişiminde bulundu.
Gözaltına alınan G.Ü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe, “Görevi yaptırmamak için direnme ve görevli memura darp” suçundan tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İlçe Başkanı Şener Geçit, başkanlığında yapılan toplantıdaki konuşmasında, parti programının güncellenmesi ve parti üyelerinin bu süreçteki katkılarının alınması amacıyla çalışma yapıldığını söyledi.
Toplantıyı partinin geleceğine yön verecek önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini anlatan Geçit, “Üyelerin katılımı ile daha güçlü parti programı oluşturulması hedefleniyor. Bizler de elimizden geldiğince bu çalışmalara destek olma gayretindeyiz. Toplantıda ayrıca ilçemizi ilgilendiren sorunlar ve güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.
Toplantıda ilçe sorunları ve güncel konuların görüşülmesinin ardından kurul üyelerine yönelik CHP parti programının yenilenmesi ile ilgili olarak anket çalışması yapıldı.
Toplantıya eski CHP SamsunMilletvekiliKemal Zeybek, İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kesen ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Şişli Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, ROMACTED Projesi kapsamında yapılan çalışmalar değerlendirildi.
Konferansta belediyenin projeyle ilgili çalışmaları hakkında bilgi veren Tanrıkulu, Roman vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmaların detaylarını anlattı.
Programda Avrupa Konseyi Ankara Ofisi Başkanı William Massolin, Edirne Belediyesinin projeye katkılarından dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti.
Massolin, Edirne’deki “Çocuk Evi” Projesi’nin diğer belediyeler arasında örnek bir uygulama olarak öne çıktığını belirtti.
Uzunköprü ve Meriç’te “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Uzunköprü ve Meriç ilçesine bağlı Küplü ve Subaşı beldelerinde “Sorumluluk Alanı Huzur Toplantısı” düzenlendi.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantılarda asayiş ve trafik güvenliği konularıyla kaçakçılık, düzensiz göçle mücadele ve uyuşturucu bağımlılığına karşı alınacak tedbirler görüşüldü.
Okul çevresi ve öğrenci güvenliği gibi konuların da ele alındığı toplantılarda vatandaşların görüş ve önerileri dinlendi.
Toplantılara İl Jandarma Komutanı Mehmet Kasım Ermiş ve İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, belediye başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YALOVA’da, evinin önünde tartıştıkları Ramazan Elkıtay’ı (57) tabancayla vurarak öldüren şüphelilerden K.B., Eskişehir’de yakalandı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kemerköprü Caddesi’nde meydana geldi. Ramazan Elkıtay ile evinin önüne gelen 3 kişi arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönerken, gruptan biri yanında bulunan tabancayla Elkıtay’a 3 el ateş etti. Şüpheliler kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sırt ve karın bölgesinden vurulduğu belirlenen Elkıtay, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ramazan Elkıtay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerden birinin Eskişehir’e gittiğini belirledi. K.B. isimli şüphelinin kullandığı araç, Ankara- Bursa kara yolu üzerindeki uygulama noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Ekiplerin gözaltına aldığı şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova’ya gönderildi.
Diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’daki Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kent meydanında kutlama yaptı. İç savaşın başlangıcından bu yana Adana’da yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk” dedi.
Esad rejimine karşı mücadele veren muhalif gruplar, başkent Şam’a girip kontrolü ele geçirdi. Beşar Esad ülkeyi terk ederken, Adana’da yaşayan Suriyeliler bir araya gelip kutlama yaptı. Seyhan ilçesindeki kent meydanında toplanan yüzlerce Suriyeli, davul-zurna eşliğinde halay çekip, şarkılar söyledi. Suriyeliler, Esad karşıtı slogan attı. Kentin dört bir yanından gelen araç konvoyları da meydanda buluştu.
10 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk. Allah bizi her zalimden kurtarsın” dedi.
Türkiye’de 6 yıldır yaşayan Muhammad Al Ali (25) ise “Esad güle güle, cehennemde görüşürüz” diye konuştu.
‘HAKKIMIZI HELAL EDEMEYİZ’
Ülkelerine geri dönmek istediklerini belirten Ahmad Adnan Dahir (22) de “14 senedir bize uçakla saldırıyor, biz ona öylece hakkımızı helal edemeyiz. Bizden hiçbir yere kaçamaz. Yaklaşık 5 ay sonra ülkemize döneceğiz, burada artık işimiz yok” dedi.
Haber-Kamera: ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’da bir araya gelen Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolü ele geçirmesini kutlayıp, lokum dağıttı.
Esad rejimi karşıtı muhalif grupların Suriye’nin başkenti Şam’a girip kontrolü ele geçirmesi, Kütahya’daki Suriyeliler arasında büyük sevinçle kutlandı. Zafer Meydanı’nda toplanan Suriyeliler, Arapça şarkılar eşliğinde Esad yönetiminin devrilişini sloganlar atıp, kutladı. Toplanan kalabalık daha sonra lokum dağıttı.
Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Şeyh İbrahim, “Gerçekten bizim için, Suriyeliler için ve öğrenciler için büyük bir zafer. 13 yıl sonra Esad düştü. Burada Türkiye’deyiz. Gerçekten Türkiye, halk, hükümet bizim için çok şeyler yaptı. Bu şeyler çok memnuniyet verici ve bu iş bitti. Döneceğiz inşallah. Suriye bizim için çok önemli ve bu savaştan çıktık, bitirdik ve kazandık. Bu savaştan sonra tam olarak yeni bir düzen yapacağız. Yeni bir cumhurbaşkanı seçeceğiz, yeni bir hükümet seçeceğiz. Esad rejimi kalmadı. Yeni şehirler yapacağız inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kul, Türkiye’den yerel yönetim temsilcisi olarak, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’ne tekrar davet edildi.
Kul, 9-10 Aralık 2024 tarihlerinde yapılacak konsey toplantısına katılmak üzere Almanya’nın Karlsruhe şehrine gitti.
Toplantıda ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlenecek. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe-Almanya’da düzenlenecek uluslararası toplantıda yer alacak Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri bulunacak.
Belediye Başkanı Kul, söz konusu temsilin önemine dikkati çekerek, “Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek üzere seçilen bir belediye başkanı olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Toplantıya tekrar davet edilmemden dolayı Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi ve Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine teşekkür ediyorum. Yerel yönetimleri ve ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğimi ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te yaşayan Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesini kutladı.
Muhaliflerin Şam’da kontrolü sağlaması Karabük’te yaşayan Suriyeliler tarafından sevinçle karşılandı. 100. Yıl Mahallesi Pazaryeri mevkinde toplanan yüzlerce Suriyeli, sevinç gösterisinde bulundu. Bazıları yüzlerini bayraklarının rengi ile boyadı, bazıları ise meşaleler yakarak Esad rejiminin gitmesini kutladı.
Kutlamalara katılan Suriyeli Erva Şeyh (40), çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Böyle bir şey beklemedik. Çok mutluyuz. Özgürüz artık. Türkiye için çok teşekkürler. Böyle bir şey beklemedik. Artık memlekete gidebiliriz rahat rahat” diye konuştu.
Sidra Abdullah (18) ise Suriye’de muhalif grupların Başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini beklemediklerini ve tarif edilmez bir mutluluk yaşadıklarını belirtti.
Ömer Elmahmud (30) ise “Bu zafer hepimizin. Sadece Suriyelilerin zaferi değil bütün Müslümanların zaferi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi alan Vali Aygöl, yaptığı açıklamada, anaokulunun kentin eğitim kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.
Eğitim yatırımlarının sadece bugünü değil aynı zamanda geleceği de şekillendirdiğini vurgulayan Aygöl, “Çocuklarımızın çağın gereklerine uygun ortamlarda eğitim alabilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
İl genelinde eğitim altyapısını güçlendirmek ve modern kurumlar kazandırmak amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında inşa edilmeye başlanan anaokulunun kısa sürede hizmete açılması planlanıyor.
Bahçelievler MahallesiŞefik AygölPolitikaEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HASTANE VE FAKÜLTELERDE YAŞANAN USULSÜZLÜK İDDİALARI BİR BİR ARAŞTIRILMALI!”
“Yenidoğan Çetesi” olarak adlandırılan çetenin ardından gündeme gelen sağlık kurumlarındaki usulsüzlüklere dair konuşan Dinç, kendilerine iletilen bazı iddiaları kamuoyuyla paylaşarak yetkililere seslendi: “Bu çetenin kendi menfaat ve çıkarları için akla-hayale gelmeyecek şekilde masum bebekleri katlettiklerini hepimiz gördük. Sağlık kuruluşlarında yaşanan ahlaksızlık ve usulsüzlüğe millet olarak hepimiz şahit olduk. Bu olayın açığa çıkması sonrasında bazı fakültelerde yaşanan sıkıntılarla ilgili iddia ve talepler tarafımıza iletildi. Fakülte ve bağlı bulunduğu üniversitenin ismini vermiyorum ama bize iletilen iddiaları dile getirmek istiyorum.
Fakültelerde doktorların, öğretim görevlilerinin malzeme parası adı altında yasa dışı bir şekilde astronomik rakamlarla hastalardan ücret talep edildiğine dair iddialar var. Bu ücretler hastanelerdeki aracılar üzerinden veya hastane dışındaki danışmanlık merkezi olarak gösterilen yasa dışı muayenehanelerden bu ücretlerin tahsil edildiği iddiaları bize iletildi. Ayrıca hastanenin imkânlarını, alet ve edevatını kendi özel muayenehanelerinde kullandıklarına dair de iddialar var. Sağlık personeli tarafından hastalarla ilgilenmek yerine estetik işlemler yapıldığı, yasa dışı olarak heyet raporları verildiği, ameliyathanelerdeki randevuların bile satıldığı ve ücretini ödemeyen hastaların ücreti ödeyene kadar ameliyatlarının ertelendiği gibi ciddi iddialar var. Ayrıca öğretim görevlilerinin derslere girmediği, asistanların eğitimsiz bırakıldığı konusunda da ciddi iddialar var. Yetkililerin tüm bunlara rağmen herhangi bir yaptırımda bulunmadığına dair de iddialar var. Bu iddialar tek tek araştırılmalı, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı bu iddiaların üzerine gitmeli ve görevini suiistimal eden her kim varsa hesabını vermelidir. Tabii bunları söylerken tüm sağlık çalışanlarını ve öğretim görevlerini töhmet altında bırakmak istemiyorum.”
“GAZZE’NİN KUZEYİNDE CİDDİ KATLİAMLAR YAŞANIYOR”
Filistin’de yaşanan soykırımın halen devam ettiğini belirterek sözlerine devam eden Dinç, “Bir yılı aşkın bir süredir Filistin’de kadın, çocuk ve siviller katlediliyor. Bununla birlikte 2 aydır Lübnan’da işgal güçlerinin saldırıları sonucu katliamlar yaşanıyor. İşgal güçleri, 2 aydır gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen Lübnan’da bir köy dahi elde edemediler, o bölgede bir tampon bölge oluşturamadılar ve bundan dolayı ateşkes yapmak zorunda kaldılar. Bu kazanım, siyonist terör şebekesine karşı diz çökmeyen Lübnan halkınındır. Siyonist rejim, Lübnan’da bir ateşkes yaptı ama Gazze’de halen soykırımlarına devam ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde ciddi katliamlar yaşanıyor. Gazze’nin kuzeyinde açlık krizi ile birlikte sağlık krizi de başlamış durumda. 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan günümüze Gazze’de bin 50 sağlık çalışanı şehit edildi, 310 tanesi de işgal güçlerinin zindanlarında esirdir. Tüm bu saldırılara rağmen sağlık çalışanları hiçbir şekilde pes etmiyorlar. İnsanlığın onuru ve haysiyeti için mücadelelerine devam ediyorlar.” diye belirtti.
“ACİL BİR ŞEKİLDE GAZZE’DE İNSANİ YARDIM KORİDORU OLUŞTURULMALI”
Kuzey Gazze’de yaşanan ilaç sıkıntısını bir kez daha dile getiren Dinç, kronik hastaların tedavi edilemediğini, halkın kirli suyu tüketmek zorunda kaldığını ve oluşan çöp yığınlarından dolayı salgın hastalıkların baş gösterdiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Siyonist terör şebekesinin sağlık hizmetlerini hedef alması, Gazze’deki tüm insanları yok etmek istediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden acil bir şekilde Gazze’de insani yardım koridoru oluşturulmalıdır. O bölgeye tıbbi malzemeler gönderilmelidir. Sağlık çalışanları o bölgeye ivedilikle gitmelidir. Gazze’de kronik hastalığı bulunanların o bölgeden tahliye edilip acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ateşkesin sağlanabilmesi için İslam ülkeleri tüm gücünü kullanmalı, sağlanabilecek ateşkes ile hiçbir şart ve koşula bağlanılmadan siyonist terör şebekesi o bölgeden çıkmalıdır.”
“AZAMİ SÜRE MAĞDURLARI İÇİN KAPSAMLI BİR AF ÇIKARILMALI VE BU ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERİNE DÖNÜP MEZUN OLMALI”
İç gündeme dair bazı sorun ve sıkıntıları da gündeme getiren Dinç, ilk olarak azami süre mağdurlarının sorun ve taleplerini dile getirerek, “2014 yılında çıkan bir yasaya göre; 2 yıllık üniversite okuyanlar 4 yıl içerisinde, 4 yıllık üniversite okuyanlar 6 içerisinde, 6 yıllık üniversite okuyanlar ise 9 içerisinde mezun olması gerekiyor. Ancak ülkemizde önce pandemi sonra büyük bir deprem yaşandı. Ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşandı. Tüm bunlara bağlı olarak öğrencilerimiz bu süreçlerde okullarından mezun olamadılar. 2022 yılında bir af çıktı ancak bu af kapsamlı olmadığı için genel olarak tüm öğrenciler bu aftan yararlanamadı. Bu öğrencilerimizin mağdur olmaması için, kapsamlı bir af çıkarılmalı ve üniversiteden mezun olması gereken öğrencilerimiz tekrardan üniversite kayıtlarını yaparak öğrenimlerine devam etmesi sağlanmalı.” dedi.
“MERSİN, ADANA VE ANTALYA GİBİ İLLERDE HER YAĞMUR YAĞDIĞINDA SEL FELAKETİ YAŞANIYOR”
Son olarak bazı illerde yaşanan bir takım sorunları da gündeme getiren Dinç, bazı illerde yaşanan sel felaketlerinin önüne geçilmesi için, “Mersin, Adana ve Antalya gibi illerde her yağmur yağdığında sel felaketi yaşanıyor. Her yağmur yağdığında sel felaketinin yaşanmaması için altyapı ile ilgili ciddi çalışma yapılmalı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yağan yağmur sularının tahliye edilmesine yönelik ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Yağmur yağmadan önce erken uyarı sistemi geliştirilmeli ve önlemlerin önceden alınması gerekiyor. Mazgal ve kanalizasyon giderlerinin temizlenmesi gerekiyor. Önceden yaşanan sel felaketleri göz önünde bulundurularak bir daha bu tür felaketlerin yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“SUYUN DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA BİR MİKTAR BELİRLENEREK ÜCRETSİZ OLARAK VERİLMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF SU FİYATLARI HER YIL ASTRONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜKSELMEKTE”
“Adana ve Mersin’deki su fiyatlarının diğer çevre illerdeki su fiyatları arasında astronomik farklar var.” diyerek sözlerine devam eden Dinç, “Mersin’de şu an su birim fiyatı 27,15 TL’dir. Bir ay sonra bu rakam 36,20 TL olacak. Adana’da da şu an su birim fiyatı, 17,85 TL’dir. Hatay’da ise bu rakam 7,63 TL’dir. Birbirine yakın farklı illerin arasında tüketilen suyun fiyatının bu kadar astronomik derecede farklı olması herhangi bir mantık sığmaz. Bu fiyatlar arasında neden bu kadar fark olduğunu soruyoruz ve cevabının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyoruz. Ayrıca temel bir ihtiyaç olan suyun dar gelirli vatandaşlara bir miktar belirlenerek ücretsiz olarak verilmesi gerekmektedir. Fakat biz bunu beklerken maalesef su fiyatları her yıl astronomik bir şekilde yükselmektedir. Buna yönelik tedbirlerin alınıp düzenlemelerin yapılması lazım. Bu konuda seçim döneminde belediye başkanlarının vaatlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
“DİYARBAKIR-SİLVAN KARAYOLU’NDA ASFALTIN YAPISINDAN KAYNAKLI KAZALAR YAŞANIYOR, ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR”
Dinç sözlerini “Diyarbakır-Silvan Karayolu’ndaki asfaltın yapısı ve kullanılan mıcır dolayısıyla bu yolu kullanan araçlar kaza yapıyor, can kayıpları yaşanıyor. En basiti olarak araçlarının camı kırılıyor. Bu konu ile ilgili Karayolları Müdürlüğü denetlemelerini yapmalı, sorunlar her neyse tek tek tespit edilip vatandaşların mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.

Sağlık Bakanlığıİnsan HaklarıDoğal AfetlerMilletvekiliFaruk DinçPolitikaHastaneEğitimSağlıkMersinDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uşak Valisi Naci Aktaş başkanlığında hayırsever etkinliğinde Yaşar Erdem, Saim Erdem, Sultan Metin ve Filiz Şanlı tarafından yaptırılıp Diyanet İşleri Başkanlığına devredilecek olan Kur’an kursunun protokol imza töreni gerçekleştirildi. İmza töreninde Vali Aktaş ve hayırseverlerin yanı sıra Uşak İl Müftüsü Burhan Çakır’da katıldı.
Öte yandan Vali Aktaş, hayırseverlere teşekkür ederek Uşak’a için hayırlı olmasını diledi. – UŞAK
Diyanet İşleri BaşkanlığıBurhan ÇakırPolitikaEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da TEKNOSAB Kavşağı’nın açılışını gerçekleştiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gişelerden ilk geçişi kullandığı Togg’la, eski Sanayi ve Teknoloji BakanıMustafa Varank ile birlikte yaptı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TEKNOSAB Kavşağı açılış törenine katılmak üzere Bursa’ya geldi. Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Ahmet Kılıç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Törende konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, TEKNOSAB’da 11 firmanın üretime başladığını belirterek, “Şu ana kadar 40 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldı. İnşallah 2025’in ikinci çeyreğinde, 37 büyük ölçekli firmamız burada üretime başlamış olacak. Allah’ın izniyle 2027 yılı sonunu bulmadan TEKNOSAB’daki tüm parsellerimizde üretime geçilmiş olacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin ihracat hedeflerini yakalamada, özellikle Bursa’nın 40 milyar dolarlık ihracat hedefinde, başta TEKNOSAB olmak üzere Bursa sanayisi bu ihracata en büyük katkıyı koyacak şehirlerden bir tanesi. Muratlı Kavşağı’na kadar olan bağlantının bir an önce tamamlanması sözü aldık. Burada yaklaşık 40 binin üzerinde çalışanımız olacak. Burada 160 bine yakın nüfus planlamasını düşünüyoruz. Bütün bunların sirkülasyonu inşallah otoban üzerinden olacak. Özellikle batı kavşağı çıkışında, TEKNOSAB girişine kadar olan bölümün ücretsiz olması gerçekten önemli” dedi.
‘BU KAVŞAK, TEKNOSAB’IN EKOSİSTEMİNE YENİ BİR CAN VERECEK’
Varank’ın ardından kürsüye gelen Bakan Uraloğlu, Bursa’nın, sanayi ve ihracatta önemli bir şehir olduğunu belirterek, “Bugün de ülkemiz ihracatında 3’üncü sırada yer alan, sanayimizin lokomotifi, üretim gücümüzün kalbi olan şehirlerimizden biridir. TEKNOSAB gibi organize sanayi bölgeleri ise bu kalbin odacıkları gibidir. Bu odacıkların çalışarak kalbin atması için, kan taşıyacak damarlar ise yollarımızdır. İşte bugün Bursa’nın kalbine yeni bir damar açmanın mutluluğunu ve gurunu yaşıyoruz. TEKNOSAB Kavşağı sadece bir yol değil, sanayimizin lokomotifine takılan yeni bir vagon, Bursa’nın sanayi, teknoloji ve inovasyon merkezi olan TEKNOSAB’ın gelişimine önemli katkı sağlayacak stratejik bir yatırımdır. Tıpkı bir tohumun toprağa düşerek filiz vermesi, kök salması ve göğe doğru uzanması gibi, bu kavşak da Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin ekosistemine yeni bir can verecek, üretim gücümüzü katlayacak ve istihdam imkanlarımızı genişletecektir” diye konuştu.
‘BURSA’DA BÖLÜNMÜŞ YOL, 95 KİLOMETREDEN 605 KİLOMETREYE ÇIKTI’
Bursa’nın, uluslararası birçok yatırıma ev sahipliği yapan sanayisiyle, Türkiye’nin önemli şehirleri arasında yer aldığını söyleyen Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Marmara ve Ege bölgeleri arasında uzanan gelişmiş otoyol ve bölünmüş yol güzergahında, geçiş noktası olan şehrimiz her geçen gün büyüyor. Bu nedenle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Bursa’nın şehir merkezi, ilçeleri ve çevre illerle ulaşım standardını, yeni ulaşım yatırımlarıyla güçlendiriyoruz. 2002 yılından bu yana Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 230 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 195 kilometreden 605 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 148 kilometreden 784 kilometreye çıkardık. Bursa’da 292 adet yeni köprü yaptık. Hiç tüneli yoktu, 15,1 kilometre uzunluğunda 5 adet tüneli de bitirerek trafiğe açtık. İstanbul-Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu, Bursa Çevre Otoyolu, Bursa-Eskişehir- Ankara Yolu, Bursa- Karacabey Yolu, Bursa- Mudanya gibi nice güzergahı bölünmüş yol olarak tamamladık. Hatırlayacağınız üzere eylül ayı içerisinde 7,3 kilometre uzunluğundaki İznik Çevre Yolu’nun açılışını da gerçekleştirmiştik. Bugün itibarıyla da 20 milyar 437 milyon lira proje bedeliyle, Yenişehir- Bilecik Yolu, Orhangazi-İznik Yolu, Çalı Yolu, Gemlik- Armutlu Yolu, Mudanya Gemlik Yolu, Dursunbey- Tavşanlı Yolu, İnegöl- Domaniç Yolu gibi, 26 karayolu projesinde yapım çalışmalarına devam ediyoruz.”
‘YHT OSMANELİ-BURSA ARASI 2025 SONU, BANDIRMA ARASINI 2028’DE BİTİRECEĞİZ’
Bursa’ya yatırımların kara yoluyla sınırlı kalmadığını belirten Uraloğlu, “Bursa’nın ulaşım ağını, ulaşımın tüm modlarıyla birlikte geliştiriyoruz. Ankara-Bursa tren hattımızı, Ankara-İstanbul YHT hattına bağlantılı olarak, hızlı tren hattı inşa ediyoruz. 105 kilometrelik Osmaneli-Bursa arasındaki işleri inşallah 2025 yıl sonunda tamamlamayı, Bursa- Bandırma arasını ise 2028 yılında bitirmeyi hedefliyoruz. Bursa’da devam etmekte olan önemli ulaşım projelerimizden biri de Emek-YHT Gar- Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı, kısa adıyla Şehir Hastanesi Metrosu’dur. Saatte 80 kilometre işletme hızı ile günlük 410 bin yolcuya hizmet verecek. İnşallah bu projemizi de 2025 yılı sonunda tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.
‘TEKNOSAB’A ERİŞİM YOLLARINI DA YAPIYORUZ’
TEKNOSAB’a erişim sağlayacak yolları da yaptıklarını hatırlatan Uraloğlu, “Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılan Zeytinbağı İl Yolu’na bağlanacak TEKNOSAB Kavşağı da Bursa’da hayata geçirdiğimiz önemli projelerden biridir. Projemiz ile Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin yüksek standartlı bir şekilde, İstanbul-İzmir Otoyolu’na ve Bursa-Karacabey Devlet Yolu’na bağlanmasını sağlıyoruz. Güzergahımız, Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılıp, Taşpınar köyünün doğusundan geçerek, TEKNOSAB Kavşağı ile İstanbul-İzmir Otoyolu’na bağlanıyor. 10,5 kilometre uzunluğundaki Zeytinbağı İl Yolu’nu, 2 geliş 2 gidiş toplam 4 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ediyoruz. Bölgedeki yaşam alanları ve üretim merkezlerinin yol ağlarını, çeşitli noktalarından 7 adet kavşak ile bağlantısını tesis ediyoruz. Otoyol bağlantısını ise 1,8 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol ve 4,2 kilometrelik kavşak kolu ile sağlanmasını planladık. Bugün ilk aşama olarak Taşpınar Mahallesi ile Hürriyet Mahallesi arasındaki 1,3 kilometrelik bölümü ve 1,8 kilometre uzunluğundaki otoyol bağlantısı ile kavşak kollarının 3 kilometresini tamamlayarak, hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.
‘BU PROJEYLE YILLIK 405 MİLYON LİRA TASARRUF ELDE EDECEĞİZ’
Bakan Uraloğlu, projeyle yıllık 405 milyon lira tasarruf elde edileceğine işaret ederek, “Bölgedeki yoğun ağır vasıta trafiğinin hızlı ulaşım imkanının sağlanması ile TEKNOSAB içerisinde yer alan sanayi tesislerinin gelişmesine katkıda bulunacağız. Şu anda Muratlı Kavşağı-Taşpınar Kavşağı arasındaki toprak ve sanat yapılarını da tamamlama aşamasındayız. Bu kesimin bitirilmesiyle, Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nden İstanbul-İzmir Otoyolu’na kadar, bölünmüş yol bütünlüğü de sağlanmış olacak. Projemizin tamamı hizmete açıldığında zamandan 288 milyon lira, akaryakıttan 117 milyon lira olmak üzere, yıllık toplam 405 milyon lira tasarruf edeceğiz. Buraya yaptığımız yatırımı, birkaç yıl içerisinde esasında geride bu vesileyle kazanmış olacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 8 bin ton azaltarak, doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi.
‘BU PROJE, TÜM BURSA’YA HİZMET EDECEKTİR’
TEKNOSAB Kavşağı’nın, Bursa’nın geleceğine açılan bir kapı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Bugün burada açılışını yaptığımız kesim ise sadece bir başlangıçtır. İnanıyorum ki bu başlangıç daha büyük başarılarla, daha büyük projelerle sürecektir. TEKNOSAB, uluslararası arenada daha güçlü bir konuma yükselecek, yatırımcılar için daha cazip bir hale gelecektir. Ayrıca bu proje, sadece TEKNOSAB’a değil, tüm Bursa’mıza hizmet edecektir. Bursa, sanayisiyle, iş adamlarıyla, tüccarlarıyla, üniversitesiyle, gençleriyle, dinamik yapısıyla Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya ve geleceğin yol haritasını çizmeye devam edecektir. Bakanlık olarak biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, AK Parti iktidarlarımızda Bursa’nın gelişimi, insanımızın kalkınması ve ‘Türkiye Yüzyılı’ için koyduğumuz hedeflere ulaşmada, gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
Konuşmaların ardından TEKNOSAB Kavşağı kesilen kurdele ile hizmete açılırken, Abdulkadir Uraloğlu direksiyonuna geçtiği Togg’la, Mustafa Varank ile birlikte gişelerden ilk geçişi yaptı.
Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yılını kutladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk kadınının, 1934’te yapılan anayasa değişikliğiyle seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. Türkiye, birçok ülkeden yıllar önce kadınlara seçme ve seçilme imkanını getirerek, o yıllar için dünyaya çağın çok ötesinde bir demokrasi dersi vermiştir. Toplumsal hayattaki güçlü varlığı ile daima öne çıkan kadınların, Türkiye’nin geleceğindeki rolünü daha fazla artırmak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göktaş, bazı kadın milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Aslanlı Yol’dan Atatürk’ün mozolesine yürüdü.
Bakan Göktaş’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, deftere şunları yazdı:
“Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda, 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır.
Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla, ülkemiz kadınları, kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdüreceğiz. ‘Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Bakan Göktaş, daha sonra beraberindeki heyetle Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nilüfer Belediyesi, Türk Kadınlar Birliği (TKB), Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Barosu iş birliğinde düzenlenen “İnsan Kadın” başlıklı konferansın 3’üncüsü Nilüfer Nikahevi Safir Salon’da yapıldı. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 90. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, TKB Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile kadınlar katıldı.
Programın açılışında konuşan TKB Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözeri, Cumhuriyetin bir kadın devrimi olduğunu belirterek, aynı zamanda eşit yaşamanın da bu yönetim şeklinde yer aldığını hatırlattı. Cumhuriyetin en büyük kazanımlarından birisinin kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi olduğunu vurgulayan Sözeri, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle andı.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ise kadınlar, dezavantajlı gruplar ve gençlerin hakları ile tarım alanlarının korunmasında hassas olduklarının altını çizdi. Kadınların yer aldığı çalışmalarda güzel neticeler alındığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kadınların olmadığı yerde hiçbir şey güzel olmaz. Bir yerde, bir işte kadınlar varsa orada her zaman her şey çok güzel olur” dedi.
Türkiye’de kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinden 11 yıl sonra Fransa ve İtalya’da, İsviçre’de ise 36 yıl sonra bu hakkın tanındığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bugün ise bu ülkelerin demokratik şartlarının konuşulduğunu dile getirdi.
Kadınların özgürlük alanlarını genişletebilmek için kreş sayısını 25’e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, kadınları her alanda desteklediklerini belirterek, iş ve sosyal hayata daha fazla katılmalarını istedi.
Bugün Türkiye’de 81 ilin 11’inin kadınlar tarafından yönetildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu sayı yavaş yavaş artıyor. Kadın büyükşehir belediye başkanlarının sayısı hızla artıyor. Aydın, Eskişehir, Tekirdağ gibi önemli kentleri kadınlar yönetiyor. Kıymetli ilçelerimizde de kadın yönetimi var. Nilüfer Belediyesi’nde de 45 meclis üyemizin 15’i kadın. Bu oranın çoğalması lazım. Nilüfer’de 64 muhtarın 19’u kadın. Bir sonraki dönem fazla olacak” diye konuştu.
Belediyedeki çalışmalardan da bahseden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nde ‘Eşitlik Birimi’ kurduklarını da hatırlatarak, bu birimin kadınlara destek olabilmek için çalıştığını aktardı. Başkan Şadi Özdemir, Kadın Dayanışma Merkezi’nde de kadınlara sosyolog ve psikolog desteği verdiklerini dile getirdi.
Kadınların seçme hakkını kullanırken, seçilme hakkını ne kadar kullanabildiğini sorgulayan Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun ise bu sorunun eğitim ile aşılabileceğini vurguladı. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, kadın temsilinin birçok alanda yeterli boyutta olmadığını dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi de toplumda kadın erkek olarak değil insan olarak değerlendirilmenin önemini vurgularken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ise dünyada kadının adı yokken bu konunun önemi ve değerini ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle andı.
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen konferansta, TKB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Tokman “Mobbing ve İLO 2019/190 Nolu Şiddet ve Taciz Sözleşmesi” konulu önemli bir sunum gerçekleştirdi. Günümüzde kadınların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan mobbing ve iş yerindeki şiddet konularına değinen Tokman, uluslararası sözleşmeler ve yasal düzenlemeler çerçevesinde bu sorunlarla mücadele yollarını katılımcılarla paylaştı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi, 5 Aralık 1934’te Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıldönümü ve Dünya Kadın Hakları Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.
Delikliçınar Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Başkanvekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Kadın Meclisi Başkanı Meral Alten, Büyükşehir Belediyesi kadın çalışanları, davetliler ve öğrenciler katıldı.
Kadın Meclisi Başkanı Alten’in Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasıyla başlayan törende saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Daha sonra basın açıklamasında bulunan Kadın Meclisi Başkanı Alten, Atatürk önderliğinde kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının kadınlar için taşıdığı önemi bir kez daha anlatmak istediklerini söyledi. Alten, “Atatürk’ün vizyoner liderliği ile kadınlarımıza verilen bu hak sadece seçmen olarak değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarının bir parçası olarak da topluma katkıda bulunmalarını sağlamıştır. Adil bir gelecek için kadınlarımızın her alanda seslerini duyurmalarını desteklemeliyiz. Ata’mız sayesinde pek çok Avrupa ülkesinden önce, 1934 yılında bu hakkı kadınlarımız almıştır. Bugünü, bu önemli hakkın kazanılmasında emeği geçen tüm kadınlarımızı ve Atatürk’ü onurlandırmak, eşitlik mücadelesini devam ettirmek için bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından kadınlarla bir süre sohbet eden Başkan Çavuşoğlu, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıldönümünü ve Dünya Kadın Hakları Gününü kutladı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yıl dönümü dolayısıyla, siyaset ve iş dünyasından kadınlar ile Anıtkabir’i ziyaret etti.
Bakan Göktaş’ın başkanlığında kadın milletvekilleri, rektörler, akademisyenler, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve bakanlık çalışanlarından oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyüp, Atatürk’ün mozolesine geldi. Göktaş’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından heyet, saygı duruşunda bulundu. Tören daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde devam etti.
‘5 ARALIK 1934, ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR’
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, şunları yazdı: “Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90’ıncı yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır. Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla ülkemiz kadınları; kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdürecek. ‘Güçlü kadın, güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun” dedi.
Haber-Kamera: Samet ÖKSÜZ/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜNEY Kore’de muhalefet partileri, Devlet Başkanı Yoon’un azli için meclise önerge verecek.
Güney Kore’de muhalefet partileri, sıkıyönetim ilanı nedeniyle Devlet Başkanı Yoon Seuk Yeol’ün görevden alınması için meclise önerge vereceğini duyurdu. Önergenin 6-7 Aralık’ta görüşülmesinin beklendiğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NAMİBYA’da, 27 Kasım genel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, 34 yıldır iktidarda bulunan Güney Batı Afrika Halkları Organizasyonu’nun (SWAPO) adayı Nandi-Ndaitwah, ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı seçildi.
Namibya Seçim Komisyonu’nun (NEC) verilerine göre, SWAPO’nun adayı Nandi-Ndaitwah, oyların yüzde 57,6’sını aldı. Mevcut Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nandi-Ndaitwah, böylece Namibya’nın ilk kadın cumhurbaşkanı oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ukrayna üyelik konusunu 3-4 Aralık’ta Brüksel’de yapılan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde ve sırasında bir kez daha gündeme taşıdı.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, NATO dışişleri bakanlarına gönderdiği mektupta, toplantı sırasında Ukrayna’ya üyelik daveti yapılmasını istedi.
Konu, Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında, çalışma yemeği formatında toplanan NATO-Ukrayna Konseyi’nin de gündemindeydi.
Ukrayna bu yönde bir davetin üyeliğin geri çevrilemez olduğunu göstereceği ve Rusya’ya karşı doğru cevap olacağı görüşünde.
NATO’nun tüm üyelerinin aynı görüşte olduğunu söylemek ise oldukça zor.
NATO liderleri, Ukrayna’nın bir gün İttifak’a katılacağının kararını, herhangi bir tarih belirtmeksizin, 2008’deki Bükreş Zirvesi’nde aldılar.
Savaşın başlamasının üzerinden geçen bin günde NATO’nun üyelik konusundaki söyleminde geldiği en ileri nokta ise bu yıl 9-11 Temmuz’da yapılan Washington Zirvesi’nin sonuç bildirisindeki ifadeler: “Müttefiklerin mutabık kalması ve şartların karşılanması halinde Ukrayna’yı İttifak’a katılmaya davet edecek konumda olacağımızı bir kez daha teyit ediyoruz.”
Üyelik daveti için olmazsa olmaz şart NATO üyelerinin oybirliği. İttifak üyeleri henüz bu aşamaya gelemedi.
Hangi ülkeler karşı çıkıyor?
Ukrayna’nın üyeliğine sıcak bakmadığı bilinen ülkeler arasında ilk akla gelen Macaristan.
Toplantı sonrasında açıklama yapan Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “Bu ülke savaşta ve savaştaki bir ülke İttifak’ın güvenliğine katkı sağlayamaz” dedi.
Macaristan, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği konusunda son ana kadar itirazını kaldırmamıştı.
NATO’nun en güçlü üyesi ABD ise olası bir üyelik daveti için zamanlamanın doğru olmadığı görüşünde. Aslında çoğu ülkenin bu görüşte olduğunu söylemek mümkün.
Kağıt üstündeki şartlar bir yana NATO’nun şu an Ukrayna’ya üyelik davetinde bulunması pratikte pek mümkün gözükmüyor.
Bunun nedeni Ukrayna’nın savaşta olması.
Ukrayna’ya üyelik daveti yapılması savaşı daha da tırmandırma riski içeriyor.
Savaş bitmeden olası bir üyelik ise tüm İttifak’ın doğrudan savaşa taraf olması anlamına gelir ki şu aşamada çoğunluk bundan yana değil.
Ukrayna’nın savaşta olduğu ülkenin, NATO’nun, müttefiklerin güvenliğine yönelik en önemli ve doğrudan tehdit olarak gördüğü Rusya olması olası bir davet konusunda aceleci ve duygusal hareket edilmesini engelliyor.
Bu risklere karşın Letonya, Çekya gibi üyelik daveti yapılmasında pek sakınca görmeyen ülkeler de var.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, önceliğin üyelik davetinden ziyade, Ukrayna barış görüşmelerine girmeye karar verdiğinde bunu güçlü bir pozisyonda yapmasının nasıl sağlanacağına yoğunlaşmak olduğu mesajını verdi.
Türkiye’den bekle gör yaklaşımı
Türkiye, Ukrayna’nın NATO üyeliğine ilke olarak karşı değil.
Bununla birlikte öne çıkan bir pozisyon almamayı tercih eden Türkiye, kararını diğer ülkelerin adımlarını da dikkate alarak atmaktan yana.
NATO üyesi ülkeler arasında uzlaşı bulunmaması Türkiye’nin net pozisyon almasını frenleyen etkenlerden biri.
Rusya’yla ilişkileri ve Ukrayna’daki savaşın devam ediyor olması Ankara’nın pozisyonunu şekillendiren diğer unsurlar.
Türkiye, Ukrayna konusunda savaşa müdahil olmaksızın elinden gelenin en fazlasını yapma çabası içinde ve diplomasiye şans verilmesini istiyor.
Ukrayna’nın olası üyeliği konusunda şartların henüz oluşmadığı ve bu adım için doğru zaman olmadığı görüşü şu aşamada daha ağır basıyor.
Toplantı için Brüksel’de bulunun Hakan Fidan’ın bugün Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.
Trump’ın tavrı merak konusu
ABD Başkanı Joe Biden’dan görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki tavrı NATO’daki dengeleri de etkileme potansiyeli içeriyor.
Bazı ülkelerin pozisyon belirlemek için yeni Amerikan yönetimini beklediği biliniyor.
Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze toplantı öncesinde, “Herkes yeni ABD yönetiminin çalışmaya başlamasını bekliyor. Bu söylenen ya da söylenmeyen bir husus ama bir gerçek” dedi.
Trump, henüz bunu nasıl yapacağına ilişkin detaylar net olmasa da göreve geldiğinde savaşı bir günde bitireceği iddiasında.
NATO’daki genel görüş, barış masasına ne zaman ve hangi şartlarla oturacağına karar verecek olanın Ukrayna olduğu yönünde.
Trump, ilk görev dönemindeki çıkış ve hamleleriyle zaman zaman NATO’nun geleneksel işleyişini zorlamıştı. Şimdi de “Ukrayna’yı zorda bırakacak bir adım atar mı?” sorusu soruluyor.
Trump’ın Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi olarak atadığı Keith Kellog, geçtiğimiz aylarda ortak imzayla kaleme aldığı bir makalede, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin uzun bir süre ertelenmesi karşılığında güvenlik garantileri içeren bir barış anlaşması yapılması çağrısında bulunmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALEZYALI yetkililer, ülkede yaklaşık bir haftadır etkili olan selde 6 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ülkenin doğu kıyılarına 5 günde son 6 aydaki kadar yağış düşmesi nedeniyle bazı eyaletlerde geniş pirinç tarlalarının da sular altında kaldığını ve çiftçilerin milyonlarca dolar zarar ettiğini belirtti. Kelantan ile Terengganu eyaletlerinde yolların ve evlerin hasar gördüğünü söyleyen Enver, 6 kişinin hayatını kaybettiği selde altyapıyı onarma maliyetinin 224 milyon doları bulabileceğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Antalya’da düzenlenen HIMSS Eurasia 2024 Sağlık Bilişim ve Teknolojileri Eğitimi Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Pakistan, Fildişi, Karadağ gibi ülkelerden sağlık bakanı ve bakan yardımcıları, birçok ülkeden sağlık alanındaki teknoloji ve yapay zeka uzmanlarıyla Antalya Valisi Hulusi Şahin ve sağlık teknolojileri temsilcilerinin yer aldığı fuarda, sağlıkta yüksek teknolojiler birçok başlıkta ele alınıyor.
SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Sağlık Bakanı Memişoğlu, bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğine işaret ederek, günümüzde Endüstri 4,0 ile birlikte tüm dünyanın veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti. Sağlık sektörünün, dijital dönüşümün en güçlü şekilde yaşandığı alanların başında geldiğini belirten Memişoğlu, “Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı” diye konuştu.
YAPAY ZEKA İLE YENİDEN YAPILANDIRMA
Devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması ve sağlığın takibi gibi birçok meselenin kritik önem kazandığını anlatan Memişoğlu, “Türkiye olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahibiz. Günümüzde hızla gelişen yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırıyoruz. Yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçiriyoruz. Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemler, internet alt yapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaşmış durumda. Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor” dedi.
E-DEVLET ÖLÇÜTÜ RAPORUNDA NÜFUSA GÖRE TÜRKİYE BİRİNCİ
Avrupa Komisyonu’nun 2024 yılında yayımladığı e-Devlet Ölçütü raporunda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler şeklinde 4 temel kriter olduğunu kaydeden Memişoğlu, “Raporda, Avrupa Birliği hükümetlerinin genel performans puan ortalaması 76 olarak tespit ediliyor. Yine aynı raporda Türkiye 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendiriliyor. Aynı raporda Türkiye, 11 puanlık artış ile son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden biri olarak gösteriliyor. Burada en önemli göstergelerden biri de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye ‘sağlık’ kategorisinde 90 puanla 4’üncü sırada yer alıyor. İlk 3 sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz 1’inci sırada bulunuyor” diye konuştu.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCÜSÜ
Türkiye’nin dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli mesafe katettiğini dile getiren Bakan Memişoğlu, şöyle dedi: “Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz. Bakanlığımızın yeni dönem yol haritasında öne çıkan bazı başlıklarımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Sağlık Bakanlığı olarak önümüzdeki dönemde bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedefliyoruz. Elbette doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceğiz. Bu süreçte aile hekimliğimizi güçlendiriyoruz. İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, Denetim ve Değerlendirme Bilim Kurulları oluşturuyoruz.”
BİLİM ÜRETECEK HEKİMLERE TÜSEB DESTEĞİ
Bakan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarını da açıkladı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistemle bilhassa Faz 1 çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini belirten Memişoğlu, şunları söyledi:
“‘Yeni bir şey söyleyeceğim, yeni bir şey üreteceğim’ diyen arkadaşlarımızın arkasında duracağız. Çünkü ülkemizin ekonomik büyümesine ve kalkınmasına katkı sunacak, marka ve katma değer oluşturacak, üreten sağlık modelini hayata geçirmek istiyoruz. Bu çerçevede Milli Sağlık hamlemizin lokomotifi olacak yeni TÜSEB vizyonumuzu hayata geçiriyoruz. TÜSEB öncülüğünde başlatmakta olduğumuz ve tüm paydaşları kapsayan Üreten Sağlık Modeli, sağlık sektörünü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline getirmeyi ve sağlık alanında önemli bir dönüşüm sürecini tetiklemeyi hedefliyor.”
YILDA 1,8 TRİLYON DOLAR BOŞA HARCANIYOR
Kongre Başkanı Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci de dijitalleşmenin hem hasta hem sağlık profesyoneline sağladığı bu avantajların, sağlık sisteminin çıktılarındaki verimliliği ciddi düzeyde artırdığını söyledi. Birinci, “Bunun önemini vurgulamak için şu veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Her yıl dünyanın sağlığı için harcanan 1,8 trilyon doların verimsizlik sebebiyle boşa harcandığı değerlendirilmektedir. Dijitalleşme sayesinde, harcamaların hangi kalemlere yapıldığı tespit edilebilmekte ve buna yönelik eylem planları oluşturmak için veri analizi yapılabilmektedir. Dünya Bankası’na göre, insan merkezli ve kanıta dayalı dijital yatırımlar, hükümetlerin sağlık maliyetlerinde yüzde 15’e kadar tasarruf sağlamasına yardımcı olmaktadır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü, Kasım ayı boyunca meydana gelen ve olay yeri inceleme timlerince müdahale edilen; 2 kasten öldürme, bir terör (FETÖ), 8 hırsızlık, 4 adet ateşli silahla yaralama, 2 mala zarar verme, 4 genel güvenliği tehlikeye sokmak, 2 narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı olmak üzere toplam 23 olayda olay yerinden elde edilen delillerle olayın faili 29 şüpheli şahıs tespit edilerek olaylar aydınlatıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri ile Yunus Timleri, Güven Timleri ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü personelince toplam 39 ekip 78 personelle çalışma yapıldı. Yapılan 27 şok uygulamada; 3 bin 61 şahıs ve bin 233 oto sorgusu yapıldı, 119 Park/ Bahçe kontrol edildi. Kontrollerde aranan 6 şahıs yakalandı, 2 yoklama kaçağı şahsa da işlem yapıldı. Aramalarda ise; 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca ve 21 adet fişek ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; “Halkımızın huzurunu bozmaya çalışanlar ile mücadelemiz aralıksız ve kararlı bir şekilde devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zorlu kış şartlarında ticari araçların olumsuz etkilenmemesi için 1 Aralık’ta kış lastiği uygulaması devreye girdi. Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından biri olan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde de polis ekipleri denetimlerini sıkılaştırdı. Kışın zorlu geçtiği ve dik rampaların bulunduğu kara yolunda ticari araçlara yönelik Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kış lastiği denetimi yapıldı. Hafif ticari, kamyon, tır ve yolcu otobüsleri denetim noktasında tek tek denetlendi.
Polis ekiplerinin bölgede denetimlerini artıracağı öğrenildi. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Akbıyık, “Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Engelliler Günü” olarak kabul edilen 3 Aralık, toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin sorunlarına ve ihtiyaçlarına dikkat çekilen, onların seslerini daha güçlü duyurdukları anlamlı bir gündür. Devletimiz, son yıllarda engelli bireylerin hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşmaları için fiziki engelleri kaldıracak yatırım ve hizmetlere öncelik vermekte, tüm imkanlarını seferber etmektedir. Eğitimde, iş hayatında, sporda ve sanatta elde ettikleri başarılar, engelli vatandaşlarımızın azmini ve kararlılığını gözler önüne sermekte ve hepimiz için büyük bir gurur kaynağı olmaktadır. Engelli bireylerimizi desteklemek, onları sosyal hayata dahil etmek ve yalnızca fiziki değil, kalplerdeki ve zihinlerdeki engelleri de kaldırmak, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki her birey, bir engelli adayıdır. Bu bilinçle hareket ederek empatiyi, yardımlaşmayı ve dayanışmayı hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, toplumda engellilere yönelik farkındalığın artmasına ve herkesin daha fazla sorumluluk almasına vesile olmasını temenni ediyorum. Hayatın zorluklarına karşı mücadele azmini ve kararlılığını kaybetmeyerek topluma örnek olan tüm engelli kardeşlerimize ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat diliyorum” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.
Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.
Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.
Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.
İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:
“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”
“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”
Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.
Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.
“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”
Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”
Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.
Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”
Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.
Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.
“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:
“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”
Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.
Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.
“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”
Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “
İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.
“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”
Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 Aralık Dünya Engelliler Günü tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da çeşitli programlarla kutlanarak engellilerin yaşadığı sıkıntılara ve taleplerine dikkat çekiliyor. Bursa Büyükşehir BelediyesiSosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da engelli bireyler için faaliyetlerde bulunan sivil toplum kuruluşlarının ve Büyükşehir Belediyesi’nde görevli engelli personelin katılımıyla program düzenledi. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa MilletvekiliHasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, engelli belediye personelleri, Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri, eğitmenler ve engelli bireylerin aileleri katıldı.
“Eşit şartlara sahip olmalıyız”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, birbirimize güç vermek, dayanışma ve sevginin her türlü engeli aşabileceğini vurgulamak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Engellerin ötesinde bir kenti birlikte planladıklarını ve birlikte yol aldıklarını belirten Başkan Bozbey, Dünya Engelliler Farkındalık Günü dolayısıyla Aralık ayı boyunca çeşitli etkinlikler ve çalışmalar düzenleyeceklerini açıkladı. Sadece bir gün değil her zaman engelli bireylerin yanında olduklarını ifade eden Başkan Bozbey, “En büyük engel, zihinlerdeki ön yargılardır. Hepimiz aynı havayı soluyor, aynı çevreyi paylaşıyoruz. Dolayısıyla eşitiz ve eşit şartlara sahip olmalıyız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yurttaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmek ve iş yerinde dezavantajlı çalışma arkadaşlarımızın haklarını gözeterek daha kapsayıcı bir çalışma ortamı kurmak bizim öncelikli görevlerimizden biridir. Bursa’mızda adil, katılımcı ve herkesin kendini değerli hissettiği yönetim anlayışımız doğrultusunda birlikte çalışıyoruz” dedi.
“Sizinle daha zengin ve anlamlıyız”
‘Sürekli Engelsiz Yol Yardım Hizmetleri’ (SEYYAH) projesi ile ortopedik engelli yurttaşların akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerinin tamir ve bakımlarını karşıladıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, “Şehir içinde ulaşım desteği veriyoruz. 17 ilçemizin tamamında lift donanımlı araçlarımız, ortopedik engelli yurttaşlarımızı hastane ve kamu kurumlarına ulaştırıyor. Bursa Engelsiz Kulüp uygulamamız ise özel ihtiyaçlı yurttaşlarımızın kentin imkanlarından faydalanmasını, bilgi ve teknolojiye erişim sağlamasına imkan sunan bir dayanışma ağıdır. Her alanda aktif rol alabileceğiniz projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Büyük bir ailenin fertleri olarak dayanışma ruhumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyorum. Sizin yanınızda olarak birlikte daha güzel yarınlara yürümekte kararlıyız. Sizinle daha zengin ve anlamlıyız. Hep birlikte engellerin olmadığı, herkesin eşit ve mutlu yaşadığı Bursa planlıyoruz. Sizlere güveniyor ve sizlerle gurur duyuyoruz” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Türkiye’de ciddi oranda engelli bireyin bulunduğunu belirterek sorunların ancak empati yapılarak aşılabileceğini söyledi. Engellilerin hayatını kolaylaştırarak geleceğin inşa edilebileceğini ifade eden Öztürk, engelli bireylerle birlikte daha fazla farkındalık çalışmaları yapacaklarını dile getirdi.
CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, herkesin birer engelli adayı olduğunu hatırlattı. Başkan Mustafa Bozbey’in herkesin daha rahat yaşayabileceği engelsiz bir kent inşa etmek için çalıştığını söyleyen Yeşiltaş, ortak akılla daha yaşanabilir Bursa’yı tüm kesimlerle birlikte oluşturacaklarını dile getirdi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bilgi ve Yönetim Sistemleri Topluluğu (HIMSS) Avrasya Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Konferansı ve Fuarı, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı.
Bakan Memişoğlu, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğini söyledi.
“Endüstri 4.0” olarak ifade edilen dijital dönüşümün, kendi kendini yöneten otonom sistemleri ve insansız iş akışları gibi kavramları öne çıkarttığına dikkati çeken Memişoğlu, ‘endüstri 4.0’ ile tüm dünyanın, veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti.
Memişoğlu, sağlık sektörünün de dijital dönüşümün en güçlü yaşandığı alanların başında geldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, yaşanan demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı. Özellikle Kovid-19 küresel salgını sonrası dünyada, sağlık sistemlerinin kriz yönetme kabiliyetlerinin çok daha kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde planlanması, donatılması ve sağlık hizmetlerinin yeni yöntemlerle desteklenerek sunulması gerekliliği ortaya çıktı. Bu süreçte devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması, vatandaşların sağlığın takibi gibi birçok mesele kritik önem kazandı. Bu noktada dijital dönüşümün etkisiyle, dünyada değişen hasta profiline de dikkat çekmek gerekiyor. Hastalar, internet ve benzeri kitle iletişim araçları sayesinde sağlık bilgilerine daha kolay erişebiliyor ve kendi sağlık yönetim süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istiyor.”
“Yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırdık”
Türkiye’nin sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahip olduğunu dile getiren Memişoğlu, “Sağlık hizmeti sunumunda son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Gelinen noktada bu süreci daha ileri bir noktaya taşırken, sağlığın bilim ve teknolojisini üretip sürdürülebilir altyapısını güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Memişoğlu, hızla gelişen yapay zeka uygulamalarıyla sağlık sektörünü yeniden yapılandırdıklarını, yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçirdiklerini anlattı.
Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemlerin, internet altyapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaştığına işaret eden Memişoğlu, “Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor”
Bakan Memişoğlu, Avrupa Komisyonunun 2024’te yayınladığı e-Devlet Ölçütü Raporu’nda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler olmak üzere dört temel kritere yer verildiğini aktardı.
Raporda, AB hükümetlerinin genel performans puan ortalamasının 76 olarak tespit edildiğini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye’nin aynı raporda 11 puanlık artışla son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden birisi olarak gösterildiğinin altını çizen Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Burada en önemli göstergelerden birisi de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor. İlk üç sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz birinci sırada bulunuyor. Türkiye olarak, gerçekten de dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz.”
“Aile hekimliğini güçlendireceğiz”
Sağlık Bakanlığı olarak bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Memişoğlu, doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceklerini kaydetti.
Memişoğlu, bu süreçte aile hekimliğini güçlendireceklerini vurgulayarak, “İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, denetim ve değerlendirme bilim kurulları oluşturuyoruz.” dedi.
Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarına da değinen Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistem ile “faz1” çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini anlattı.
Memişoğlu, araştırma hastanelerinde teknoloji transfer ofisleri kurduklarını, AR-GE ve üretim süreçlerini planlayıp, AR-GE ekiplerine gerekli bilgi ve deneyim aktarılmasına rehberlik ettiklerini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EŞİNİ ÖLDÜRDÜKTEN SONRA TESLİM OLDU
Tartışmanın büyümesiyle Abdullah Poyraz, üzerinde bulundurduğu tabancayla Hale Akbaş Poyraz’ı katletti. Tabancayı olay yerine bıraktıktan sonra evden ayrılan Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine gidip “Eşimi vurdum” diyerek teslim oldu.
KIZININ FERYATLARI YÜREKLERİ DAĞLADI
Poyraz’ın itirafının ardından adrese giden polis ekipleri Hale akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Ekipler incelemelerini sürdürürken olay yerine gelen Hale Akbaş Poyraz’ın kızının feryatları yürekleri dağladı. “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döken genç kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. İncelemelerin ardından Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
KIZININ DOĞUM GÜNÜ İÇİN HAZIRLIK YAPIYORMUŞ
Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
“HAYATINDA BAŞKASI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM”
Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.
Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.
TUTUKLANDI
Abdullah Poyraz, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece “Kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıAile İçi ŞiddetYerel HaberlerDoğum GünüPolitikaGüvenlikAntalya3-sayfaGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI
Karar ile birlikte, Bingöl İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan ile Iğdır İl Emniyet Müdürü Erden Sakarya görevlerinden alındı.
6 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü’ne Bilecik İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü’ne Hakan Yılmaz, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’ne Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’ne Ordu İl Emniyet Müdürü Attila Aksoy, Ordu İl Emniyet Müdürlüğü’ne Ahmet Acar, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü’ne ise Niyazi Turgay atandı.

Osman ÖztürkCengiz AydınPolitika3-sayfaGüncelBingölHukukIğdır
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Lideri Özgür Özel ve beraberindekiler, iki araçla saat 08.15’te Silivri Cezaevi’ne geldi. Özgür Özel görüşme sonrası açıklamalarda bulundu.
“HUKUKUN DIŞINA ÇIKANIN GÜNÜ GELİNCE HUKUK ARKASINDA DURAMAZ”
Özel açıklamasında “Hukuksuz yere burada tutulan bir akademisyen belediye başkanını ziyaret etmek zorunda kaldım. Burada Can Atalay, Osman Kavala hak hukuk mücadelesine destek veren birçok kişi var. Hepsinin bir takım oyunlara alet edilerek burada tutulduğunu biliyoruz. Ahmet Yavuzlar, Barış Terkoğlular, Barış Pehlivanlar, Murat Ağıreller gelip geçti. Saygınlıklarından hiçbir şey kaybetmediler. O kumpasları kuranlar şimdi cezasını çekiyor. Biz söylediğimiz zaman gülenler, şimdi ne durumdalar baksınlar. Kumpaslar kuranlar kaçarak giderler ya da burada ettiklerinin cezasını çekerler. Tutuklamanın ilk gününde belediye kapısını balyozla kırmak, gece vakti baskın yapmak, iddianameyi sahte delille açıp, olmayınca gizli tanık uyduranların sonu aynı olur. Hukukun dışına çıkanın günü gelince hukuk arkasında duramaz. FETÖ’vari kumpaslarla iş görenler FETÖ’vari sonu görürler. Kaçarak sıçan gibi bu ülkeyi terk eden Zekeriya Öz’ü hiç birimiz unutmadık, yine günü gelince o çok güvendikleri arkalarından çekilirler ya kaçarak giderler ya da burada ettiklerinin cezasını çekerler. Akın Gürlek eliyle Ahmet Özer‘e düşman hukuku uygulanmaktadır. Düşman ceza hukuku uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.
KRİZE NEDEN OLMUŞTU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz gün partisinin grup toplantısında Ahmet Özer ile görüşemediklerini ifade etmiş; “Artık bir rezaleti ifşa etmenin de zamanı geldi. Ahmet Özer, tutuklandığı gün Adalet Bakanlığı’na yazı yazdık. Normalde milletvekilleri istedikleri anda ve bekletilmeksizin tutuklu ve hükümlülerle görüşürler. Buna, suç terörse, Adalet Bakanlığı’nın bilgisiyle maddesi var. Bugüne kadar, kim için başvuru yapsak ilk günden yazı giderdi. 28 gündür CHP’nin genel başkanına, genel başkan yardımcılarına, milletvekillerine, Ahmet Özer ile görüşme evrakına yanıt vermiyorlar. Adalet Bakanı’nı defalarca aradım. ‘Bu haftayı çıkaralım, pazartesiyi görelim’ dedi her seferinde. 1 aydır o pazartesi gelmedi” ifadelerini kullanmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise Özel’e verdiği yanıtta “İzin isteyecekseniz adam gibi isteyin. Öyle cumhurbaşkanımıza hakaret ederek, yargı mensuplarına yok giyotindir yok FETÖ imamıdır diyerek izin istenmez” demişti.
NE OLMUŞTU?
Ahmet Özer, 30 Ekim’de “PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve yerine de kayyum atanmıştı.

Esenyurt Belediye BaşkanıSilivri CezaeviAhmet ÖzerÖzgür ÖzelPolitika3-sayfaGüncelKayyumHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2024 seçim vaatleri arasında bulunan “Emekli Pazar Desteği”nin ödemeleri 29 Kasım Cuma günü yapılacak. Bu kapsamda, İstanbul’da ikamet eden, sosyal desteğe başvuran ve ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen toplam 10 bin 76 emekliye tek seferde, yıllık 10 biner lira ödeme yapılacak.
10 bin 76 emekliye destek sağlanacak
İBB’den yapılan açıklamaya göre; başvuruların 30 Ekim – 8 Kasım tarihleri arasında yapıldığı “Emekli Pazar Desteği”ne 44 bin 377 kişi başvuruda bulundu. Başvuruda bulunanlar arasından destek almaya hak kazanan 10 bin 76 emekliye toplamda 100 milyon 760 bin liralık nakdi destek sağlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federal polis tarafından yapılan açıklamada, Brüksel metrosunun 2 ve 6 numaralı hatlarının geçtiği Porte de Namur ve Louise istasyonları arasındaki tünelde bir ceset bulunması üzerine, seferlerin tüm hat boyunca durdurulduğu bildirildi.
Porte de Namur metro istasyonunun girişleri kapatıldı, olay yerine çok sayıda polis aracı sevk edildi.
Botanique istasyonunda yaşanan eş zamanlı bir teknik arızanın da eklenmesiyle kent trafiği ciddi ölçüde aksadı.
Seferlerin ne zaman başlatılacağına dair bir açıklama yapılmazken söz konusu cesetle ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı göndererek, sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunu ve bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin yapıldığı ve bu program ve kapsamda eğitim öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiğini bildirdi.
“BELEDİYELERİN KREŞ AÇMASI YASAK”
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği karar ile Belediye Kanunu’nun ‘Belediyelerin okul öncesi eğitim kurumları açabilir” hükmünü iptal ettiği belirtilen yazıda, belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyeti konusunda uyarılarak yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ve mevcut yerler hakkında kanun hükümlerine göre hareket edilmesi konusunun belediyelere bildirilmesi istendi.
VALİLİKLERE YAZI GÖNDERİLDİ
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yazısı üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de il müdürlükleri aracılığıyla yazıyı kreşi olan belediyelerin bulunduğu valiliklere ve bilgi için de ilgili belediyelere gönderdi. Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın söz konusu yazısı hatırlatılarak, 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkur hükümlere göre hareket edilmesinin sağlanması istendi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün yazısı şöyle:
“Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce Bakanlığımız Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne iletilen ve ekte sunulan yazılarında bahisle Bakanlıklarınca sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin ve bu program kapsamındaki eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığının tespit edildiği, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine değinilerek yine konuyla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 24.1.2007 tarihli ve 2005/95 Esas sayılı karar ile ‘5393 sayılı ‘Belediye Kanunu’nun birinci fıkrasının (b) bendinin “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; …’ bölümünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine rağmen bu gibi yerlerin faaliyetlerini sürdürdüğünün ve yeni yerlerin açıldığının görüldüğü belirtilmiş olup 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkür hükümlere göre hareket edilmesi hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle arz ederim.”
CHP LİDERİ ÖZEL: HODRİ MEYDAN, GELİN KAPATIN”
Konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tepki gecikmedi. Özel, “Hadi gelin kapatın. Hodri meydan bakalım. Hadi gelin kapatın” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanlığıAnayasa Mahkemesiİklim DeğişikliğiÖzgür ÖzelPolitikaGüncelEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’daki haber kurumlarına göre merkezdeki sekiz katlı bir bina beş füze ile vuruldu.
Cumartesi yerel saatle sabaha karşı saat 04:00’te gerçekleşen saldırılar şehri sarstı.
İsrail ordusu saldırılarla ilgili bir yorum yapmadı.
Merkezdeki Basta mahallesinde arama ve kurtarma ekipleri karanlıkta çalışmalarını yürütmek zorunda kaldı.
Son aylarda İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da dahil olmak üzere örgütün çok sayıda lideri öldürüldü.
Hizbullah, Filistin’deki Hamas’a destek olmak için attığı füzeleri sıklaştırmasıyla İsrail’in hedefi oldu.
Lübnanlı yetkililere göre çatışmalarda şimdiye kadar 3.500 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin gerçekleştirilmesi için ABD bölgeye bir arabulucu gönderse de henüz görüşmelerde bir ilerleme sağlanamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında 2016 seçimlerinden önce yetişkin film yıldızı Stormy Daniels’a yapılan “sus payı” ödemeleriyle ilgili olarak 34 ticari kaydı tahrif etmekten suçlu bulunmuştu.
New York Mahkemesinde görülen davanın Başkanı Yargıç Juan Merchan, Trump’ın “sus payı” davasında suçlamaların düşürülmesi amacıyla dilekçe sunma talebini kabul ederek, nihai ceza kararının açıklanacağı duruşmayı üçüncü kez süresiz olarak erteledi.
Davaya bakan New York yargıcı Juan Merchan, Trump’ın avukatlarına davanın tamamen düşürülmesini talep eden bir dilekçe sunmaları için 2 Aralık’a kadar süre verirken, davayı takip eden Başsavcı Alivn Bragg’in de cevap vermesi için 9 Aralık tarihini belirledi. Trump’ın Sözcüsü ve Beyaz Saray’ın yeni İletişim Direktörlüğüne atanan Steven Cheung karara ilişkin açıklamasında, “Başkan Trump’a karşı açılan sahte Manhattan Davası, kesin bir galibiyetle artık tamamen durduruldu ve ceza ertelendi” dedi.
Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, Merchan’a gönderdiği mektupta cezanın ertelenmesine karşı olmadıklarını ancak davanın düşürülmesine yönelik her türlü çabayla mücadele edeceklerini belirtmişti.
Trump’ın avukatları son taleplerini bu hafta Merchan’a gönderdikleri bir mektupla iletmişlerdi. Trump’ın avukatları gönderdikleri mektupta, “Nasıl ki görevdeki bir Başkan herhangi bir cezai süreçten tamamen muafsa, seçilmiş Başkan olarak Trump da muaftır” diyerek Trump’ın yemin etmesinden bir ay önce, 20 Aralık’a kadar argümanlarını sunmak için izin istemişlerdi. Avukatlar, yaptıkları açıklamada, Trump başkan seçildiği için mahkumiyet kararının iptal edilmesi ve davanın düşmesi gerektiğini belirterek, davanın devam etmesinin anayasaya aykırı olacağını savunmuşlardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rus haber ajansı TASS ve Diyalog Bölgeleri Merkezinin Moskova’daki Rus Realizm Sanat Enstitüsü’nde düzenlediği foruma, 65 ülkeden 1000’i aşkın uzman katıldı.
Foruma, Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Sergey Nalobin, eski Avusturya, Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Bakanı ve Rusya’daki Önemli Konulara İlişkin Jeopolitik Gözlemevi Merkezi (G.O.R.K.I.) Başkanı Karin Kneissl, TASS Genel Müdürü Andrey Kondraşov ile Anadolu Ajansı (AA) Teyit Haberleri Müdürü Ömer Faruk Görçin de iştirak etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, forumun açılışına görüntülü mesaj gönderdi.
Zaharova, mesajında, ABD’nin Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta ve Google aracılığıyla son 10 yılda kavramları değiştirdiğini belirterek, “Bunlar, kamu bilincini manipüle etme aracı haline geldi.” ifadesini kullandı.
Wikipedia’da da sahte bilgilerin yer aldığını söyleyen Zaharova, “Wikipedia’da siyaset ve tarihle ilgili yazılarda aşırı derecede taraflılık ve ön yargı görmek mümkün.” dedi.
Sözcü Zaharova, tüm bunların insanoğlunun güvenliği ve refahını tehlikeye attığını, bu nedenle de yalan haberlerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
G.O.R.K.I. Başkanı Kneissl, yalan haberlerin uluslararası ilişkileri de etkilediğini belirterek, “Son zamanlarda dünyada yalan bilgilere dayanılarak oluşturulan birkaç çatışma yaşandı. 2002-2003’te Irak’taki savaş da büyük bir yalan üzerine inşa edildi. Bu nedenle haberleri okurken dikkatli olmak gerekiyor.” diye konuştu.
TASS Genel Müdürü Kondraşov da bazı ülkelerin Rus medyasını engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Bu ülkeler, kendi egemenliğiyle ilgili sorunlar yaşıyor.” ifadesini kullandı.
“AA, sahte bilgilerle mücadele ediyor, okuyucuları karşısında sorumluluk üstleniyor”
Forum kapsamında yalan haberlere karşı alınan önlemlerle ilgili panel düzenlendi.
AA Teyit Haberleri Müdürü Görçin, buradaki konuşmasında, modern dünyada sosyal medya araçlarının insanlar için ana bilgi kaynağı haline geldiğine işaret ederek, “Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı. Sosyal ağ kullanıcı sayısı 5 milyara yaklaştı. Televizyon ve yazılı basını bilgi aracı olarak kullanan kişi sayısı ise gittikçe azalıyor. Dolayısıyla insanlar artık sosyal medya araçlarını kullanarak bilgi sahibi oluyor.” dedi.
Bu nedenle sosyal medyada yer alan haberler, fotoğraflar ve görüntülerin denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Görçin, AA’nın, sahte bilgilerle mücadele ettiğini ve bu konuda okuyucular karşısında sorumluluk üstlendiğini, özellikle İsrail’in Filistin konusundaki haberlerini denetlediğini ve sahte olanları ortaya çıkarmaya çabaladıklarını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Nalobin de sahte haber ve bilgilerle mücadele ettiklerini dile getirerek, “Ekiplerimiz, haberlerin kaynaklarını denetleyerek analiz yapıyor ve haberin doğru olup olmadığını tespit ediyor, sahte haberin antitezini oluşturuyor.” diye konuştu.
Yalan haberlerin birçoğunun Batılı ülkeler tarafından yapıldığını kaydeden Nalobin, “Bu yalan haberleri de Batı basını yayıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, Filistin’deki kitlesel katliamlarına bir yenisini daha ekledi. Yerel yetkililerden edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu bu kez Gazze Şeridi’ndeki Kemal Advan Hastanesi yakınlarında bulunan bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 66 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, 100’ü aşkın kişinin yaralandığı kaydedildi. Devam eden İsrail saldırılarının arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı belirtilirken, İsrail’den saldırının amacına dair açıklama yapılmadı. – GAZZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİNLİ BAKAN GÖRÜŞME TALEBİNİ REDDETTİ
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi 10 ülkenin savunma bakanlarının yanı sıra ABD, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Çin’den temsilciler, ASEAN Plus Savunma Bakanları Toplantısı için Laos’un başkenti Viyentiyan’da bir araya geldi. Çin Savunma Bakanı Don Jun, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in toplantı çerçevesinde görüşme talebini reddetti.
“TALİHSİZ BİR DURUM VE BÖLGEYİ ETKİLİYOR”
Austin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu talihsiz bir durum ve bölgeyi etkiliyor. Çünkü bildiğiniz üzere bölge, iki önemli aktörün, bölgedeki iki büyük gücün birbiriyle görüşüyor olmasını gerçekten görmek istiyor” dedi. Austin, “Bunun geleceğe yönelik herhangi bir yansıması olacağını düşünmüyorum. Bunun sadece şu an için yapmayı tercih ettikleri bir şey olduğunu ve niçin böylesine iyi bir fırsatı değerlendirmemeyi seçtiklerini ancak onların açıklayabileceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ BAKAN EN SON MAYIS AYINDA BİR ARAYA GELMİŞTİ
Austin, Çinli mevkidaşı Dong ile geçtiğimiz mayıs ayında uluslararası savunma forumu Shangri-La Diyalogu marjında bir araya gelmişti. İki bakan, ABD ve Çin’in Tayvan konusunda anlaşmazlıkları olduğunu yinelemiş fakat askeri iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yapmıştı.
Tayvan’ın bağımsızlığını tanımayan ve kendi toprakların bir parçası olarak kabul eden Çin, üç hafta önce Tayvan’a 2 milyar dolarlık silah satışına onay veren ABD’yi sert bir şekilde eleştirmiş ve “egemenliğini savunmak için kararlı karşı tedbirler alacağını” açıklamıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nüfus sayımı öncesi Erbil ve Süleymaniye kentlerinden çok sayıda ailenin Kerkük’e getirildiğini gözlemlediklerini belirtti.
Turan, “Türkmenler, Irak’taki nüfus sayımını destekliyor. Kerkük 2003 sonrası demografik değişikliğe uğradı. Sayım öncesi de 260 bin kişi kent dışından getirilerek Kerkük nüfus kütüğüne yazdırıldı.” dedi.
“Kerkük’ün demografisini etkilemeye ve Türkmen kimliğini bozmaya yönelik ciddi girişimler var.” diyen ITC Başkanı Turan, Kerkük nüfus sayım sonuçlarının ilanının 1957 yılı nüfus sayımı kütükleri incelenene kadar ertelenmesini talep ettiklerini bildirdi.
Irak’ta tüm ülkeyi kapsayan nüfus sayımı sokağa çıkma yasağının olduğu 2 gün boyunca elektronik ortamda 120 bin görevli tarafından gerçekleştiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı, Yemen açıklarında bir Türk firmasına ait Anadolu S adlı kuru yük gemisine Husiler tarafından füze saldırısı düzenlenmesine tepki gösterdi.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bir Türk firmasına ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisine Yemen açıklarında seyrederken Husiler tarafından düzenlenen füze saldırılarını kınıyoruz. Benzer bir hadisenin tekrar yaşanmamasını teminen gerekli girişimlerde bulunulmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgesi”ni güncelledi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, güncelleniş belgeyi sendikanın genel merkezinde düzenlenen törenle imzaladı. Törene, sendikanın Genel Sekreteri Ali Çeltek, Kadın Komisyonu üyeleri ve genel merkezde çalışan kadınlar katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile şiddet, taciz ve kadın cinayetlerinin önlenmesinin sendikanın başlıca hedefleri arasında olduğunu söyleyen Özkan Atar, “Kadınların toplumsal yaşamın her alanında, aile yaşamında ve çalışma yaşamı içerisinde eşitlik ve özgürlük temelinde hak ettikleri yeri alması, hak ettikleri yaşama kavuşması, hepimizin önünde duran en önemli görevlerden. Türkiye bu anlamda hiç kolay bir ülke değil. Eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor” dedi.
“Yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge”
Kadın Komisyonu’ndan Naz Şakar ise belgeye ilişkin şunları söyledi:
“Şiddet ve taciz kadınları evde, sokakta, yolda, her yerde bulabiliyor. Maalesef iş yerlerinde de karşımıza çıkabiliyor. Şiddet ve tacize karşı kadınları koruyan yasalar etkin şekilde uygulanmıyor bu ülkede. ILO 190 gibi sözleşmeler onaylanmıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılıyor. Bizim aslında şiddete ve tacize karşı güvencemiz, örgütlülüğümüz ve sendikamız. Bu sendika, kadınların şiddet ve tacize karşı güvencesi. Bu yüzden biliyoruz ki Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgemiz, bize bu mücadelede yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge. Bizler, çalışma yaşamının şiddetten, tacizden, mobbingden arındırılması için, ILO 190’ın onaylanması için sendikamızla beraber mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda farkındalığı yaratıyor”
Kadın Komisyonu’ndan Gamze Fırat ise “Şiddet ve tacize karşı mücadelemizde hep yanımızda olan, önümüzü açan ve öncülük eden bir sendikamızın olması bizi güçlendiriyor. Örgütlüysek güçlüyüz. Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda bu farkındalığı yaratıyor olması çok kıymetli. Teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmza töreni, politika belgesinin imzalanmasının ardından hep bir ağızdan atılan “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla son buldu.
PolitikaSendikaGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kandemir, Dereköy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Karamürsel 8. Olağan İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatları içerisinde Kocaeli’nin müstesna bir yere sahip olduğunu, kendi içindeki huzur, birlik ve bir o kadar da inanmışlığıyla tüm Türkiye’ye örnek teşkil ettiğini anlattı.
AK Parti ailesinin bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Kandemir, AK Parti’nin milletin hikayesinin bir özeti, Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağa kalkışı, mücadelesi, itirazları, başarılarının milletin bir hikayesi olduğunu ifade etti.
“Tayyip Erdoğan ve AK Parti’yle Türkiye varacağı limanı gözüne kestirdi. Kendi iradesi, milletin çizdiği istikamet üzere yol yürüme iradesini ortaya koymuş, ne yaptığını bilen, nereye varacağını bilen bir siyasal anlayışla yola çıktı.” diyen Kandemir, teşkilatlarının her bir ferdine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın çalışkanlığıyla örnek yönetim sergilediğine de değinen Kandemir, şöyle konuştu:
“Keşke CHP’liler örnek alsa, yaptıklarına baksalar, ilham alsalar ama onlarda ne böyle bir akıl, ne böyle bir dert, ne de böyle bir samimiyet var. CHP hiç değişmedi. Şöyle tarihin yapraklarını karıştıralım, Meclis tutanaklarını okuyalım, gazete kupürlerinde göz gezdirelim, 50’lerde ne söylüyorlarsa bugün de aynı şeyi söylüyorlar. 60’larda hangi iftiraları atmışlarsa bugün de aynı iftiraları atıyorlar. Çünkü bunların meşrepleri, siyasal ahlaklarında yalan söylemek onların yüzü olmuş. Yüzleri kızarmaz. Bunların derdi millet değil, bunların aklı, bu coğrafya, bu topraklarda değil. Çünkü bunların akıl hocaları, istikamet verenler bu coğrafyanın insanları değil. Bunların gözü ve gönlü batılı efendilerinde. Hep böyle olmuş. Bir bahane bulmuşlar milletin değerleriyle kavga etmişler.”
“Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz”
Kandemir, CHP’nin ahlakının yalan söylemeye, çarpıtmaya müsait olduğunu savunarak, “Biz işimize bakacağız, bunlar ne kadar bizi ayağımızdan aşağıya çekmeye çalışırlarsa çalışsınlar. Kimlerle ittifak kurarlarsa kursunlar, hangi terör örgütünün koluna girerse girsinler Allah’ın izniyle biz bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. Sakın bunların koparttığı gürültüye aldanmayın. İlk genel seçimde, Cumhurbaşkanımız’ın liderliğinde birinci turda Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz. Meclis’te de Cumhur İttifakı olarak birliğimizi perçinleyecek, ilk genel seçimde inşallah yine çoğunluğu elde edeceğiz.” diye konuştu.
Kongre sürecinin Türkiye’de ayağa kalkışa vesile olduğunu, yapacakları büyük kongre ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir manifestoyla yeni dönemin kapısını aralayacağına değinen Kandemir, ” Türkiye Yüzyılı’ derken nasıl bir hayal kurduğumuzu, varmak istediğimiz menzilin ne olduğunu, bugüne kadar ki mücadelemizin, orada biriktirdiğimiz tecrübemizin Türkiye’mizi nereye taşıyacağını dünyaya ilan edeceğiz.” ifadesini kullandı.
AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli MilletvekiliRadiye Sezer Katırcıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da konuşma yaptığı kongreye, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Bursa Milletvekili Osman Mestan, Kocaeli Milletvekilleri Cemil Yaman, Saadettin Hülagü, Veysal Tipioğu ve Mehmet Akif Yılmaz, AK Parti MKYK üyeleri Davut Coşkun Şiviloğlu, İlyas Şeker ve Serpil Yılmaz ile partililer katıldı.
Tek listeyle seçime giren Mecit Erdoğan, AK Parti Karamürsel İlçe Başkanlığına yeniden seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti İlkadım 6. Olağan İlçe Kongresi, Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Mevcut İlçe Başkanı Ersin Kasap’ın tek aday olarak gösterildiği kongreye AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkanı ve İstanbulMilletvekiliZafer Sırakaya, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkanı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, önceki dönem Sağlık Bakanı ve Samsun Milletvekili Ahmet Demircan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı Fuat Köktaş, önceki dönem Samsun Milletvekili Mehmet Kurt, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti ilçe Başkanları, ilçe belediye başkanları, önceki dönem ilçe başkanları ve AK Parti teşkilat mensupları katıldı.
Konuşmasına tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek başlayan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, “Daha önce ben de partimize, İlkadım İlçe Başkanı olarak uzun süre hizmet ettim. Bunun dışında partimizin farklı kademelerinde görev aldım. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Yerel seçimleri sonucunda ise İlkadım Belediye Başkanlığı görevi ile İlkadım’a hizmet etme fırsatı bize nasip oldu. İlkadım Belediyesi inşallah 6 ay içerisinde borçsuz bir belediye olacaktır. Bu noktada çalışmalarımızı ve hizmetlerimizi sürdürüyoruz. AK Partimizin İlkadım İlçe Başkanlığı görevi, kendisine yeniden tevdi edilen Ersin Kasap başkanımıza da görevinde başarılar diliyorum. Kongremizin şenlik ve bayram havasında geçmesine vesile olan tüm teşkilat mensuplarımıza da ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bosna-Hersek’in kuzeybatısında, Hırvatistan sınırı yakınlarındaki Bihaç kentinde yer alan Humci Kent Mezarlığı, insani yardım gönüllülerinin girişimiyle yeniden düzenlendi. Mezarlığın bir bölümü göçmen mezarlığına dönüştürüldü. Mezarlığın ön kısmına üzerinde “Daha iyi bir hayat arayışında, hayalleri de kendileriyle birlikte ölen tüm göçmen ve mültecilerin anısına” yazılı bir levha yerleştirildi.
Avusturya merkezli SOS Balkan Route isimli insani yardım kuruluşunun bağlantısıyla açılan mezarlığa şimdiye kadar tehlikeli Avrupa yolculuğu sırasında bölgede hayatını kaybeden ve birçoğunun kimliği bilinmediği için mezar taşlarında isimleri yer almayan 18 göçmenin cenazesi defnedildi.
Göçmen mezarlığının dün gerçekleştirilen açılışına Bihaç şehir yönetimi temsilcileri, insani yardım gönüllüleri ve vatandaşlar katıldı. Açılış programında basına konuşan SOS Balkan Route Başkanı Petar Rosandic, “Bu, hem Avrupa hem de bizlere bu insanların geleceğini düşünmemiz için bir mesajdır. Bu insanlar niçin sınırlarımızın dışında ölüyorlar, neler yaşıyorlar ve bunlardan kim sorumlu? Bu sadece göçmenlerin değil aynı zamanda bizim toplumsal sorumluluğumuzdur” dedi.
Ocak- Eylül 2024 döneminde 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi
Bosna-Hersek’in de üzerinde yer aldığı Balkan Rotası, düzensiz göçmenlerin Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak için tercih ettiği başlıca göç güzergahları arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin sınır koruma ajansı Frontex tarafından yayınlanan son verilere göre, Ocak-Eylül 2024 döneminde Balkan Rotasında 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi.
İnsani yardım kuruluşlarının raporlarına göre ise, birçok göçmen, Avrupa Birliği sınırını geçtikten sonra pasaportları dahil tüm kişisel eşyaları yakıldıktan sonra illegal bir şekilde sınır dışına geri itiliyor. Çok sayıda göçmen, Avrupa Birliği sınırında defalarca sınırı geçme teşebbüsünde bulundukları bölgelerde hayatını kaybediyor. – SARAYBOSNA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen kongrede, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Tek listeyle gidilen kongrede Abdullah Aydemir yeniden ilçe başkanı seçildi.
Programa, AK Parti BatmanMilletvekiliFerhat Nasıroğlu, AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİN Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye dair bir açıklama yaptı.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Peru’nun başkenti Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, iki liderin bir yıl sonra ilk kez görüştüğü hatırlatıldı.
Görüşmede, ikili ilişkilerin son dört yıldaki gidişatı değerlendirilirken, ABD’de yeni döneme geçiş sürecinde iki ülke arasındaki diyalog ve iş birliğinin sürmesi, fikir ayrılıklarının yönetilmesi ve her iki ülkeyi ilgilendiren uluslararası ve bölgesel meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunulmasının önemine vurgu yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’daki ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin, “Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
Türk Neonatoloji Derneği, ’17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ nedeniyle Ankara’daki CerModern Sanat Galerisi’nde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmetlerini sunan ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Ulaşılabilir, ücretsiz, üstelik de çok kaliteli ve bilgili sağlık çalışanları ve sağlık altyapısıyla dünyaya örnek olan sağlık hizmeti sunan bir ülkeyiz. 2023 senesinde 958 bin doğumdan 123 bini 37 haftanın altında. Yani toplam doğumun yüzde 13’ü prematüre. Bunların içinden 28 haftanın altında olan, yani çok küçük dediğimiz prematürelerde, bunları yaşatma oranlarının yüzde 95’in üstünde olduğunu ve bunları sağlık sistemindeki özverili, çok başarılı hemşirelerimiz, hekimimiz ve altyapımızla, annelerin desteğiyle, ailelerin desteğiyle yaşattığımızı düşünürseniz bu dünya standartlarının üstünde bir başarı oranı” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS’
Ardından sağlıkta şiddet olaylarına değinen Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta şiddete anlam veremiyoruz ve üzülüyoruz. Onun için biz Sağlık Bakanlığı olarak hep şunu söylüyoruz; sağlıkta şiddete sıfır tolerans. Çünkü bizim sağlık çalışanlarımız, bizim hekimlerimiz, bizim hemşirelerimiz dünyanın en özverili ve en çalışkan insanları” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin de “Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmeyi istiyorum. Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Sağlık çalışanları arasında da bu çok az da olsa çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle, bu tür yanlış davranışlar içinde olan insanlarla mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu yolda bu kadar iyi sağlık hizmeti sunan, toplumu sağlıklı kılmak için gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızı bu tür çürük elmalarla birleştirmeyi ve eşleştirmeyi kabul etmiyoruz. Bunlarla mücadeleye devam ediyoruz. Bunu unutmamanızı istiyorum” diye konuştu.
‘TOPLUMUN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM’
Toplumun sağlık çalışanına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Özellikle prematüre bebeklerin aileleri, bu insanların nasıl çalıştığını hepimizden daha iyi biliyor. O küçücük bebekleri yaşatmak için neler yaşadıklarını, nasıl özveriyle hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz. Bu sadece sağlıkçıların değil, bütün toplumun bilmesi gereken bir husustur. O nedenle bizim hekimimizi, sağlık çalışanımızı, hemşiremizi el üstüne tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, Dünya Prematüre Günü’nü kutlayarak konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Pamukkale 4. Olağan İlçe Kongresi Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonunda gerçekleşti. 18 ilçede tamamlanan kongrelerin 19’uncusu Pamukkale’de gerçekleşti. Divan heyetinin seçilmesinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile kongre başladı. Kongrede konuşan ve Pamukkale ilçesini bir kez daha AK Parti Belediye Başkanı ile inşa edeceklerini vurgulayan AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız” dedi.
“Pamukkale’yi bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı ile inşa edeceğiz”
Kongrede konuşan ve daha da çok çalışacaklarını, 2028 ve 2029 yılındaki seçimlerde Pamukkale’de bir zafere imza atacaklarını belirten AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Vazgeçmeyeceğiz. Biz çalışacağız. Zafer Allah’a ait, çalışmak bize ait. Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız. Bizim arkasında durmamız gereken bir tane liderimiz var. O da hayattayken sıkı sıkı sarılıp sahip çıkmamız gereken bir lider. O da adam gibi adam milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.
“Kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz”
Pamukkale İlçe Başkanı ve tek listeden aday olan Osman Özpek, “Göreve geldiğimiz günden bu güne ahlak, cesaret, gayret ve samimiyetle Pamukkale’miz için çalışmalara başladık. Teşkilat mensubu arkadaşlarımla durmadan, yorulmadan kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya gayret ettikve devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yükü çok ağır. Onun liderliğinde yılmak yok yedi düvele karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bizim bir yeminimiz var. Bu bayrak inmeyecek, bu ezanlar susmayacak, bu millet diz çökmeyecek, bu ülke ilelebet payidar kalacak. Yine ve yeniden yeni zaferler diyerek kongremizin hayırları olsun diyorum ve katılımlarınız için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların arından faaliyet raporu okundu. Gelir gider tablosunun okunmasının ardından gelecek dönem için tahmini bütçe de açıklandı. Kongrede son olarak seçime gidilirken, tek liste halinde gidilen seçimde Osman Özpek tekrardan ilçe başkan olarak seçildi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP DiyarbakırMilletvekili Sezgin Tanrıkulu, ” Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:
” Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını göstermek istiyorsunuz”
“Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Burada yasama uzmanları var, biz varız ama Anayasa’ya aykırı yasa yapılıyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor. Kanun Hükmünde Kararname ile bu kadar çok işlemin yapılmayacağını Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları bilmiyor mu? Ama Anayasa’ya aykırı bir düzen oluşsun sonra Anayasa’ya aykırılık arkadan gelir. Böyle bir düzen olmaz. Hiçkimse Türkiye’ye demokratik demiyor. Yumuşak mı sert mi bir otokrasi arasında gidip geliyoruz. Etki Ajanlığı Yasası’na teorik olarak ihtiyacınız var mı? Bana göre yok. Torba ceza maddeleri var. Onlar sizin ihtiyacınızı zaten karşılıyor. Yargı düzeni bağımsız değil. İstediğiniz insanı istediğiniz biçimde bir soruşturma açıp, bir gizli tanık bulup içeri alabiliyorsunuz. Buna neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Çünkü Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını hem içeriye hem de dışarıya, aynı sınıfta yarıştığınız devletlere göstermek için. O devletler Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Macaristan. Artık biz demokrasi liginde değiliz. O nedenle kayyum yasasına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ahmet Özer’in, Ahmet Türk’ün suçsuz olduğunu bilmiyor musunuz? Toplumsal barışımızın altına bu kayyum siyasetiyle, uyguladığınız dille en büyük dinamiti koyuyorsunuz. Böyle bir barış siyaseti, demokratik siyaset olmaz. Siyaseti bütün bu uygulamalarla zehirlediniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – ABD Başkanı seçilen Donald Trump, görevi 20 Ocak’ta devralacağı Joe Biden ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Trump’ı karşılayan Biden yaptığı açıklamada, Trump’a Ocak ayında sorunsuz bir iktidar devretme sözü verdi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yaklaşık iki saat süren görüşmede, Trump ve Biden’ın ulusal güvenlik ve iç politika konularını ele aldığını açıkladı.
ABD’de 4 Kasım’da yapılan seçimlerde 47’inci Başkan seçilen Donald Trump, “Beyaz Saray’ı geri kazanmasından” bir hafta sonra Başkan Joe Biden ile görüşmek üzere Beyaz Saray’a geldi.
Trump’ı karşılayan Biden, basına yaptığı kısa açıklamada, “yumuşak bir iktidar geçişi” çağrısında bulundu.
Biden, “Söylediğimiz gibi, yumuşak bir geçiş geçirmeyi, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi karşılamak için elimizden geleni yapmayı dört gözle bekliyoruz. Tekrar hoş geldiniz” dedi. Görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Trump ise “Siyaset zordur ve pek çok durumda pek hoş bir dünya değildir, ancak bugün hoş bir dünya ve olabildiğince sorunsuz bir geçişi çok takdir ediyorum ve bunu çok takdir ediyorum” dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, iki saat süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın seçilmiş Başkan Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmenin “önemli bir toplantı – görüş alışverişi” olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, “Toplantıda ulusun ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli ulusal güvenlik ve iç politika konuları ele alındı. Başkan Biden ayrıca Kongre’nin halefinin seçildiği ancak görev süresinin başlamasından önceki dönemi için yapılacaklar listesinde yer alan, hükümetin finanse edilmesi ve Başkan’ın talep ettiği afet ek fonunun sağlanması gibi önemli konuları da gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.
Jean-Pierre, Biden’ın, seçimden bir gün sonra seçilmiş Başkana ve geçen hafta Rose Garden’da Amerikan halkına yönelik yaptığı “Düzenli bir geçiş ve barışçıl bir iktidar geçişi sağlayacağız” ifadelerini yinelediğini belirtti.
Joe Biden’ın Donald Trump ile görüşmesine, Biden’ın özel kalem müdürü Jeff Zients’in yanı sıra seçilmiş başkan Trump’ın kısa süre önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görev yapacağını açıkladığı Susie Wiles da katıldı. Trump’ın kampanyasını yöneten Wiles, bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.
Joe Biden’ın eşi Jill Biden da Trump’ı karşılama töreninde Biden’a eşlik etti.
Beyaz Saray, Jill Biden’ın Trump’a eşi Melania Trump için el yazısıyla yazılmış bir tebrik mektubu verdiğini ve “ekibinin geçiş sürecine yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini” bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya’nın kuzeyindeki Redzikowo köyü yakınlarında inşa edilen ABD füze savunma sisteminin bir parçası olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü bugün düzenlenen törenle faaliyete girdi. ABD ve onun Avrupalı müttefiklerini İran başta olmak üzere Orta Doğu’dan gelecek füze tehditlerine karşı korumayı amaçlayan füze savunma üssünün her biri 8’er SM-3 IIA önleyici füzesine sahip 3 adet MK41 dikey atım sistemi ve 1 adet SPY-1D balistik füze erken uyarı radarı ile donatıldığı bildirildi.
Bin ile 3 bin kilometre arasında menzile sahip füzelerinin bulunduğu üssün aynı zamanda NATO savunma sisteminin önemli bir unsuru olduğu belirtildi. Üssün açılışında konuşan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ABD ordusu gibi dünyanın güvenliğini koruyacak olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü’nün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Şimdi tüm dünya açık ve net bir şekilde burasının artık Rusya’nın etki alanı olmadığını görecek” ifadelerini kullanan Duda, Polonya genelinde halihazırda 10 bine yakın ABD askerinin görev yaptığını, ABD’nin Polonya ve tüm NATO’nun güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi.
Aegeis Ashore Füze Savunma Üssün’nde 500’e yakın ABD askerinin görev yapacağı belirtilirken Polonya hükümeti üssün gelecekte Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı da Polonya’yı savunmasını bekliyor. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Kongresi’nin iki yasama organından biri olan Senato’da Çoğunluk Lideri içim seçim yapıldı. Senatonun çoğunluk liderliğine Güney Dakota Senatörü John Thune seçildi. Cumhuriyetçi Partili senatörler tarafından seçilen Thune, görevi 2007 yılından bu yana Senatodaki Cumhuriyetçilerin liderliğini üstlenen 82 yaşındaki Kentucky Senatörü Mitch McConnel’dan devralacak.
Halihazırda Senato Azınlık Lider Yardımcısı olarak görev yapan Thune’un Senatonun Çoğunluk Lideri olarak görevi, ocak ayında yeni seçilen senatörlerin göreve gelmesiyle birlikte devralması bekleniyor.
ABD basınında yer alan haberlere göre, kapalı kapılar ardında yapılan gizli oylamada, Thune 29 oy, rakibi Texas Senatörü John Cornyn ise 24 oy aldı. Haberlerde, daha önce kendisini seçilmiş başkan Donald Trump’ın adayı olarak tanıtan ve Trump’ın sağcı müttefikleri tarafından desteklenen Florida Senatörü Rick Scott ise önceki oylama turunda sadece 13 oy aldı ve diğer adaylar Thune ile Cornyn’in oldukça gerisinde kalması nedeniyle yarıştan çekilmek zorunda kaldı.
1961 doğumlu Thune, 2005 yılından bu yana Güney Dakota Senatörü olarak görev yapıyor. Senatoda dördüncü döneminde bulunan Thune, 2021’den bu yana da Azınlık Lideri Yardımcısı vazifesinde bulunuyor. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de 5 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerini kazanan ve 20 Ocak 2025’te göreve başlaması beklenen Donald Trump’ın kabinesinde bir isim daha belli oldu. Trump, yaptığı açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörü olarak eski Demokrat Kongre Üyesi Tulsi Gabbard’ı seçtiğini aktardı. Trump, “Tulsi 20 yılı aşkın bir süredir ülkemiz ve tüm ABD’lilerin özgürlükleri için mücadele etmekte. Demokratların eski başkan adayı olarak her iki partide de geniş bir desteğe sahip olan Tulsi, artık gururlu bir Cumhuriyetçi. Tulsi’nin kariyerini tanımlayan korkusuzluğunu istihbarat topluluğumuza yansıtacağına, anayasal haklarımızı savunacağını ve barışı güvence altına alacağını biliyorum. Tulsi hepimizi gururlandıracak” dedi. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anma programı 10 Kasım sabah saat 09: 00 da başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk heykeline çelenklerinin sunulmasından sonra saatler 09: 05’i gösterdiğinde hayat durdu ve tüm yurtta olduğu gibi Bandırma halkıda atanın huzurunda 2 dakika saygı duruşunda bulundu.
Akabinde İstiklal Marşı okundu. Anma töreninde günün anlam ve önemine belirten konuşmayı Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Resul Yavuz, Atatürk ve Cumhuriyet’ adlı konuşmasını gerçekleştirdi. Törene Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Garnizon Komutanı Hava PilotTuğgeneral Esat Çetin, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, siyasi parti temsilcileri öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Cumhuriyet Meyda’nında gerçekleşen anma töreninin ardından Bandırma Barış Manço Kültür Merkezinde, Recep Gencer Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerin hazırladıkları şiir ve koro müzik dinlesiti ile devam etti. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüm ülke genelinde olduğu gibi Kayseri’nin Bünyan ilçesinde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ölümünün 86. yıl dönümünde saat 09.05’te ilçe protokolü eşliğinde düzenlenen törenle anıldı. 10 Kasım Atatürk’ü Anma programları kapsamında Bünyan’da düzenlenen çelenk sunma töreni; İlçe Kaymakamı Turgut Gülen, Garnizon Komutanı Yakup Konya, Belediye Başkan Yardımcısı Egemen Ulusoy, Başkan Yardımcısı Yaşar Çakmak ve ilçe protokolünün katılımları ile gerçekleştirildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>10 Kasım Atatürk’ü anma programları dahilinde Marmaris Atatürk meydanında ilk olarak çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Kaymakam Nurullah Kaya, Marmaris Belediyesi Başkanı Acar Ünlü, Garnizon Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, çelenk sundu. Çelenk sunumunun ardından Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu 09.05’te ilçe genelinde sirenler çaldı, 2 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından Aksaz Askeri bandosu eşliğinde İstiklal marşının okunması ile Atatürk meydanındaki tören sona erdi.
Atatürk meydanında düzenlenen programa Kaymakam Nurullah Kaya, Aksaz Garnizon Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, Belediye Başkanı Acar Ünlü, Başsavcı Fatmagül Yörük, İlçe Emniyet ve Jandarma, siyasi partiler, okullar, STK’lar ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
10 Kasım programları Armutalan Kültür merkezi, ilçedeki okullarda ve ilçe genelinde düzenlenen etkinlikler ile devam edecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adıyaman Valiliği bahçesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 86. ölüm yıl dönümünde törenle anıldı. Programa, Adıyaman Valisi Osman Varol, Beldiye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Atatürk Anıtına çelenklerin sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP, AK PARTİ’NİN 5 PUAN ÖNÜNDE
Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 5 puanla önünde görüldü. DEM Parti yüzde 9,2 alırken; MHP ve İYİ Parti seçim barajının sınırında yer aldı. Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin oy oranları dikkat çekti.
Anketten çıkan sonuçlar şu şekilde;
CHP: %33,4
AK PARTİ: %28,2
DEM: %9,2
MHP: %7,3
İYİP: %7
Zafer: %6,2
YRP: %6,2

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anma programı çerçevesinde Vali İsmail Ustaoğlu, Garnizon Komutanı Hava Tümgeneral Hüseyin Duman ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Atatürk Anıtına çelenk sundu. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının yanı sıra dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarının da Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından saatler 09.05’i gösterdiğinde siren sesleriyle birlikte saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı okunmasıyla Türk Bayrağı göndere çekildikten sonra yarıya indirildi. Saygı duruşuna yoldaki araçlar da kornalarıyla eşlik ederken yaya vatandaşlar da saygı duruşunda bulundu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sabah Havuzbaşı kent meydanında Atatürk anıtına çelen sunumunun ardından saatle 09.05’i gösterirken siren eşliğinde iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Atatürk’ü Anma programı daha sonra Atatürk Üniversitesi15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndaki tören ile devam etti.
Törene Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticiler, siyesi parti ve STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde saat 09.05’te 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde hayat durdu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde, saatler 09.05’i gösterdiğinde hayat durdu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçiş yönünde polis ekipleri tarafından trafik durduruldu. Saat 09.05’i gösterdiğinde köprü girişinde sürücüler araçlarından indi. Vatandaşlar ve polis ekipleri 15 Temmuz Şehitler Köprüsü girişinde saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşu havadan da görüntülendi.
‘GÜZEL BİR ANIYDI’
Ailesiyle köprüden geçtiği sırada saygı duruşunda duran Erdem Işık, “Kızımızda saygı duruşunda bulundu. İlk 10 Kasım’ı olsun dedik. Atamızı andık. Aracımızdan indik. Güzel bir anıydı. O da öğrenecek. Atasını anacak” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen törende iki dakikalık saygı duruşunun ardından Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşları çelenkleri Atatürk büstüne sunuldu.
Çelenk sunma töreninin ardından devam eden anma etkinliklerinde çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edilirken öğrenciler tarafından şiir, kompozisyon ve oratoryo gösterisi ile etkinlikler son buldu. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, işlek cadde ve sokaklarda gece asayiş ve trafik uygulama faaliyeti gerçekleştirdi.
Ekipler, asayiş yönünden 161 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sisteminden sorgusuna bakıldı, yapılan sorguda bir yoklama kaçağı yakalanıp, 7 açık iş yeri kontrol edildi.
Trafik yönünden yapılan kontrollerde, alkollü araç kullanan bir sürücüye 6 bin 439 idari para cezası verilerek ehliyetine 6 ay el konuldu. Bir araç sürücüsüne ise yüksek sesle müzik yaptığı gerekçesiyle 690 lira idari para cezası kesildi.
Uygulamaların yıl boyunca devam edeceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Garnizon Komutanı TuğgeneralHasan Basri Erkuzu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu.
Tören, İsmail Baha Sürelsan Konservatuarı Türk Sanat Müziği İcra Heyetince Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen”Hasret” isimli konser ile sona erdi.
Muğla
Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Vali İdris Akbıyık, Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Baybars Küçükatay ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Atatürk Anıtı’na çelenk koydu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, ardından İstiklal Marşı’nı okudu.
Bazı vatandaşlar da evlerinin balkonuna çıkarak saygı duruşuna katıldı.
Anma töreni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinliklerle devam etti.
Burdur
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Garnizon Komutanı İlhan Gökoğlan, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma programı, Burdur Mehmet Akif Ersoy ÜniversitesiKonferans ve Sergi Salonu’nda devam etti.
Programda, Atatürk temalı şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Isparta
Isparta’da 15 TemmuzDemokrasi Meydanı’ndeki anma töreninde, Vali Abdullah Erin, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Atatürk Anıtı’na çelen bıraktı.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, İstiklal Marşı’nı okuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’da Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen anma törenine; Vali Seddar Yavuz, 2.Ordu Komutanı Orgeneral Levent Ergün ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yanı sıra siyasi partilerin temsilcileri, askeri ve mülki erkan ile öğrenciler katıldı.
Anma töreninde Valilik, 2.Ordu Garnizon Komutanlığı, Malatya Büyükşehir Belediyesi, CHP İl Başkanlığı, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı, İYİ Parti İl Başkanlığı ile STK’lar Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunda bulunuldu. Saatler 09.05’i gösterirken sirenlerin çalmasıyla birlikte 2 dakikalık saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.
Anma töreninde Anıt Şeref Defterini imzalayan Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Aziz Atatürk; fedakarlıklar ve yokluklar içerisinde kazandırdığınız Kurtuluş Savaşı’ndan sonra hür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kurdunuz. ve bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti devletini daha güçlü, milletimizi de refah içinde yaşatacak şekilde emanetinize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız esnasında hedefimiz aziz milletimizi muasır medeniyet üstüne çıkarmak; bilim, sanayi ve teknolojide yarışmak ve ebediyete kadar Anadolu’da hür ve bağımsız yaşamaktır. Emanetiniz emin ellerdedir. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun” dedi.
Kent merkezinde de saatler 09.05’i gösterdiğinde sirenler çalınca birçok vatandaş araçlarından inerek saygı duruşunda bulundu. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 86’nci yıldönümünde Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törenle anıldı. İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, 1’inci Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı OrgeneralMetin Tokel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları üyeleri katıldı. Saat 08.50’de başlayan törende, İstanbul Valisi Ali Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu sırasıyla Cumhuriyet Anıtı’na çelenk sunarak saygı duruşunda bulundu. Protokol çelenklerinin konulmasının ardından baro, siyasi parti ve çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri de sırayla anıta çelenk koydu. Tören, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasının ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 86. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program; Cumhuriyet Meydanı önünde başladı. Programda Tomarza Kaymakamı Ali Buzkaya ve Belediye Başkanı Osman Koç, Atatürk büstüne çelenk sundu. Çelenk sunulmasının ardından saat 09: 05’de itfaiye, ambulans, polis ve jandarma araçlarının sirenleri eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Program; Atatürk konulu şiirler okunması ile son buldu.
Programa; Tomarza Kaymakamı Ali Buzkaya, Tomarza Belediye Başkanı Osman Koç, İlçe Garnizon Komutanı Kadir Er, İlçe Emniyet Amiri Yaşar Şahin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Kurt başta olmak üzere siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, kurum amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM’da, Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde yerden 80 metre yüksekte çalışan kule vinç operatörü Mustafa Ağır (50), saatler 09.05’i gösterdiğinde işini bırakıp saygı duruşunda bulundu.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde Çorum’da anma programı düzenlendi. Kent protokolünün Atatürk Anıtı önünde düzenlediği anma etkinliğinin yanı sıra saatler 09.05’i gösterdiğinde çalan sirenler, kentin birçok noktasından duyuldu.
Bahçelievler Mahallesi’nde yapımı devam eden Devlet Hastanesi inşaatında görev yapan kule vinç operatör Mustafa Ağır, 80 metre yükseklikte çalıştığı sırada, siren seslerini duyunca işi bırakıp kabinden çıkarak, saygı duruşuna geçti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk vefatının 86. yıl dönümünde tüm yurtta olduğu gibi Antalya’da da anıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı’nda düzenlenen resmi törene binlerce Antalyalı katıldı. Törene Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Garnizon Komutanı Hasan Basri Erkuzu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, AK Parti Antalya Milletvekilleri İbrahim Ethem Taş, Kemal Çelik, CHP Antalya MilletvekiliSururi Çorabatır, MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı.
Karada ve denizde anıldı
Atatürk Anıtı’na sırasıyla Antalya Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çelenklerinin konulmasının ardından saatler 09.05’i gösterip sirenlerin çalmasıyla seyir halindeki sürücüler araçlarını yol kenarında durdururken, bir grup motorcu Konyaaltı varyantında motorlarını durdurarak saygı duruşunda bulundu. Bir halk otobüsü sürücüsü de durarak içerisindeki yolcularla birlikte saygı duruşunda bulundu. Aynı anlarda Konyaaltı sahilinde bulunan vatandaşların yanı sıra denizde SUB yapan vatandaşlarda denizde saygı duruşunda bulundular. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Batman Valisi Ekrem Canalp, Batman Garnizon Komutanı TuğgeneralMehmet Ali Koç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Batman Üniversitesi Rektörü İdris Demir, kamu kurum müdürleri ve bazı siyasi partiler katıldı.
10 Kasım Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında valilik bahçesinde tören düzenlendi. Kent protokolü tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saatler 09.05 geçeyi gösterdiğinde siren eşliğinde vatandaşların 2 dakikalık saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı okunmasının ardından program sona erdi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hükümet Konağı önünde düzenlenen anma töreninde, Vali Vekili Ziya Polat, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez ve Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger Atatürk anıtına çelenk sundu.
Ardından da Atatürk’ün 86 yıl önce ebediyete göçtüğü an olan 09.05 geçe, il genelinde ‘Ti’ sesi eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar yarıya indirildi.
Atatürk’ü anma etkinlikleri, daha sonra İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu’nda devam etti. Burada da 2 dakika boyunca Atatürk’ün kendi sesinden 10 Yıl Nutku eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Program, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılması devam etti. Atatürk’ün Biyografisi, şiirlerin okunması ve Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türküler dinletisinin ardından program sona erdi.
Programa; Vali Vekili Ziya Polat, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez, Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Başsavcı Mehmet Çepni, kurum ve daire amirleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramankazan Belediyesi 2024 Yılı Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ekim ayında gerçekleşen meclis toplantı tutanağının kabul edilmesi ile başladı. Toplantıda gündem dışı maddeler, 2025 yılı ücret tarifesi değişikliği, şehirlerarası yolcu durağı yapılması, ortak hizmet protokolü, tehlike içeren kavşak ve yollara uyarı işareti ve hız düşürücü engel yapılması, Yıldırım Beyazıt Mahallesi ve Fatih Mahallesi sorunları, Milli Egemenlik Parkı bakım çalışması, Sayıştay 2023 raporu konuları görüşülerek oy birliği ile kabul edildi.
Kahramankazan Belediyesi olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi ile AdanaCeyhan Belediyesi arasında kardeş şehir olma kararı aldıklarını belirten Başkan Çırpanoğlu, kararın sosyo-ekonomik anlamda ilçeye olumlu etkileri olacağını ifade etti.
“Eğitim yatırımlarımız devam edecek”
Kahramankazan Belediyesi olarak öğrencilere destek vermeye devam ettiklerini belirten Başkan Çırpanoğlu, “Lisans ve ön lisans olmak üzere yükseköğrenimlerine devam eden 1000 üniversite öğrencimize 800 TL olarak belirlediğimiz burs destekleri öğrencilerimizin hesaplarına yatırıldı. İnşallah gücümüz yettiğince ilçemizde ikamet eden öğrencilere ve eğitimlerine yönelik yatırımlarımız artarak devam edecek” dedi.
Ayrıca Yükseköğretim Kurumları Sınavı ile Liselere Giriş Sınavı’na girecek öğrencilerin eğitim hayatlarına destek olmak için çalışma içerisinde olduklarını söyleyen Başkan Çırpanoğlu, öğrencilerin sınava hazırlık sürecini verimli şekilde geçirecekleri, hedefledikleri lise ve üniversiteyi kazanmalarına yardımcı olacak online eğitim programı hazırladıklarını vurguladı.
TAİ- TUSAŞ bölgesinin HAB bölgesi kapsamına alınması hakkında istişarelerin yapıldığı toplantı, bir sonraki meclis toplantısının 02.12.2024 tarihinde yapılması kararının ardından sona erdi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk dünyası için ortak alfabenin; ortak istikbalin ve geleceğe adım atmanın nişanesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesile ile özellikle ak sakallıların koordinasyonunda ortak dili geliştirmek amacı ile ortak alfabe çalışması eylül 2024’te tamamlandı. 34 harfli alfabede mutabık kalındı. Üyelerin bu alfabe ile gerekli dönüşümü tamamlaması gerek.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
“Ortak bir gelecek inşasını hedef alan kuruluşumuzun 15. yıl dönümünü idrak ettik. Gaspıralı’nın hatıra parasını sizlere takdir etmenin bahtiyarlığını duyuyorum. Zirve’nin Türk dünyası için hayırlara vesile olmasın rabbimden niyaz ediyorum. Teşkilatımız istikrar ve refah iklimini güçlendiren, örnek alınan platform haline gelmiştir.
Türk dünyasını ilelebet payidar kılacak güçlü irade bu masadaki tüm dostlarımda mevcuttur. Teşkilatımızı çok daha ileri taşıyacağız. Güney Kafkasya’daki 30 yıllık çatışma ardından barışa giden yolun kapıları açılmıştır. Azerbaycan’ın tarihi kazanımları en yakın zamanda barış anlaşması ile masada da perçinlemesini ümit ediyoruz.
“BM KARAR DAHİ ALAMIYOR DAHA DOĞRUSU ALMAK İSTEMİYOR”
Gazze başta olmak üzere soykırımın durdurulması noktasında uluslararası toplum kötü bir sınav veriyor. BM güvenlik konseyi karar dahi alamıyor daha doğrusu alma istemiyor. Netanyahu’nun ırkçı zihniyeti Filistinlileri yerlerinden etmeye niyetleniyor. Lübnan’da bir senede ölenlerin sayısı 3 bine yaklaştı yerlerinden edinenlerin sayısı 1. milyona yaklaştı. Türkiye olarak bu katliamları kabul etmiyoruz. Kalıcı barışı tesis etmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.
“AFGANİSTAN HALKININ YANINDAYIZ”
Savaşın en başından beri her iki tarafın masada olduğu müzakere sürecini, adil barışı destekliyoruz. Türk devletleri olarak barışa destek vermemiz önemli. Coğrafyamızın istikrarını Afganistan’daki gelişmelerden ayrı görmüyoruz. Afgan halkının yanındayız. Geçici yönetimin de insan haklarını esas alması kendilerine yeni kapı açacaktır.
“34 HARFLİ ALFABEDE MUTABIK KALINDI”
Geçen sene hayata geçirdiğimiz Türk yatırım fonunun faaliyete alınarak projelerimize destek sağlayacağından eminim. Yenilenebilir enerji için iş birliğimizi yoğunlaştıralım. Türk akademisi ve Türk Dil Kurumu tarafından Eylül ayında Bakü’de düzenlenen ortak alfabe komisyonunda ortak Türk alfabesinde mutabakata varılması tarihi adım teşkil etmiştir. Ortak alfabe, ortak istikbalimizin ve geleceğe adım atmanın da nişanesidir. Bu vesile ile özellikle ak sakallıların koordinasyonunda ortak dili geliştirmek amacı ile ortak alfabe çalışması eylül 2024’te tamamlandı. 34 harfli alfabede mutabık kalındı. Üyelerin bu alfabe ile gerekli dönüşümü tamamlaması gerek. Türk dünyası 2040 vizyonu ile belirlediğimiz hedefler için bugünkü kararların aramızdaki, ülkü birliğinin seviyesini tüm dünyaya ispatlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vural, gazetecilere yaptığı açıklamada, birliklerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğunu söyledi.
Kendisinin de uzun yıllardır emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini anlatan Engin Vural, “Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Tüm Emlak Danışmanları Birliği Kuruldu. 81 ilde ve dünyanın bir çok ülkesinde temsilcilikleri başkanları olan bir birliğiz. Bu doğrultuda inşallah bütün meslektaşlarımıza hayırlı olacak.
Dünyanın en güzel şehrinde, dünyanın en büyük yatırımının yapıldığı şehirde böylesine güzide bir kuruluşun yapmakla onurlandırıldım. Bununla ilgili 11 ilçemizde ilçe başkanlıkları kuracağız. Ben yaklaşık 20 yıldır sektörün içindeyim ve bu konuda çok ciddi bilgi birikimine sahibim. Bu doğrultuda sektörün içinde nelerin yaşandığını, halkımızın emlakçılara nasıl baktığını çok yakından biliyorum. Ne yazık ki içimizde de emlakçılığı yanlış şekilde benimseyip yanlış şekilde kullanan bazı arkadaşlar mevcut. İşte bizim asıl amacımızda, devletimizin son zamanlarda sıkça gündeme getirdiği kanunlar, yasalar, yönetmelikler, kurulalar, şartlar çerçevesinde bunların denetlenmesi yenin kanunların çıkartılması için önerilerde bulunulmasıdır.” dedi.
Engin Vural, Çanakkale’deki birlik yapısının kısa sürede kuruluşunu tamamlayacağını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Sivasspor evinde karşılaştığı Çaykur Rizespor’u 2-1’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, “Değerlendireceğimiz aslında çok şey var, tabii değerlendirmek lazım. Bazen oyuna istediğiniz gibi başlayamıyorsunuz. Oynan oyunun içerisinde rakibimizin gücünü çok iyi biliyorduk. Bu süreçte hafta içi basına idmanları da kapattık. Pazartesi günü üniversitede idman yapacağız. Öğrencilerimize açık bir şekilde idman yapacağız. Taraftara galibiyetlerimizi armağan ediyoruz. Maçın hakemi tüm takdir haklarını rakibe verdi. Maalesef ne hikmetse Sivasspor olunca bütün haklar rakibe veriliyor. Biz takım için gecemizi, gündüzümüze katıyoruz. Ben normalde bugün istifa edecektim ama sevdiklerimiz belli insanlar asla kabul etmiyoruz dediler. Daha sonra istifa etmekten vazgeçtim. Biz Sivas’ın gelişmesi için mücadele ediyoruz. Bizim her hareketimizi eleştirenler var” diye konuştu.
Bülent Uygun konuşmasının ardından dua okuyarak salonu terk etti. Uygun’un ne yapmaya çalıştığını kimse anlamadı. – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uygun, karşılaşmanın ardından BG Grup 4 Eylül Stadı’nda düzenlenen basın toplantısında, değerlendirecekleri çok şey olduğunu ve bunu değerlendirmek gerektiğini belirtti.
Bazen oyuna istedikleri gibi başlayamadıklarını aktaran Uygun, “Etkenler, faktörler, istediğiniz tarzda sahada cereyan etmiyor. Oyunun içerisinde rakibin gücünü çok iyi biliyorduk, çok iyi transferler yapmışlardı.” dedi.
Hafta içerisinde antrenmanları basına kapattıklarını anımsatan Uygun, “Aslında bunun amacı Rey Manaj ve Alex Pritchard’ın sakatlığını rakibe duyurmadan onların da bize karşı önlem almasını engellemekti. Ama maalesef yine eleştiriyi çok güzel şekilde hocaya ya da kapatan kişiye bulmakta üstümüze yok. O yüzden de tebrik ediyorum.” diye konuştu.
“Galibiyeti taraftarımıza hediye ediyoruz”
Ligin 5. sırasında yer aldıklarını hatırlatan Uygun, şunları kaydetti:
“Galibiyeti taraftarımıza hediye ediyoruz. Zor süreçlerden geçiyoruz, maçın hakemi bütün takdir haklarını, bundan önceki maçlarda da özellikle yenildiğimiz maçlarda rakibe verdi. Hiçbir şey olmadı, maalesef Sivasspor olunca bütün haklar rakibe veriliyor. Rizespor doktoru sahaya girerken ‘Herhalde akşama varır.’ dedim. Allah’tan 1-0 öndeydiler de akşama doğru vardı. Biz öne geçince de bizimki ne hikmetse gidemedi. Takım için herkes gecesini gündüzüne katıyor, antrenörler yerden yere vuruluyor. Sonuçta herkesin bir ailesi var, normalde bugün istifa edecektim, sonra futbolcular, sevdiklerimiz, belli insanlarımız ‘Asla kabul etmiyoruz.’ dediler. Velhasıl istifadan vazgeçtim. Bizler Sivasspor’un gelişimi için mücadele ettiğimiz bir ortamdayız. Her platformda onun mücadelesini veriyoruz. Öyle bir zaman geliyor ki giyimimize, bakışımıza, hatta besmele çektiğimiz için bize şey olan insanlarımız var.”
Uygun, daha sonra besmele çekerek ve dua okuyarak toplantıdan ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVASSPOR Teknik Direktörü Bülent uygun, “Aslında bugün istifa edecektim. Futbolcular, sevdiğimiz insanlarımız kabul etmiyoruz dediler, vazgeçtik. Öyle zaman geliyor ki, giyimimize, bakışımıza, hatta besmele çekmemize farklı bakan insanlar var’ dedi.
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun ve Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut 2-1 biten maçın ardından açıklamalarda bulundu.
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, “Oynanan oyunun içerisinde rakibimizin durumunu çok iyi biliyorduk. İyi transferler yapmışlardı. ve bu süreç içerisinde özellikle hafta içinde antrenmanımızı kapattık medyamıza. Zaten oraya gelmek biraz zor geçiyor. Siz de söylüyorsunuz kendiniz, çok zorlanıyoruz hocam diye. Biz de kapatmıştık. Manaj ve Pritchard’ın sakatlığını rakibe duyurmadan onların da bize önlem almasını engellemek için. Pazartesi üniversitede antrenmanımızı üniversiteli öğrencilerimize açık yapacağız. Şu an itibariyle 5’inci sıradayız. Taraftarımıza galibiyetlerimizi armağan ediyoruz. Zorlu süreçlerden geçiyoruz. Maçın hakemi bütün takdir haklarının tümünü rakipten yana kullandı. Önceki maçlarda da her seferinde özellikle yenildiğimiz maçlarda adam ağzımızın ortasına dirseği vurdu. Hiç kimseden ses çıkmadı. Bütün takdir haklarını rakibe verdi. Hiçbir şey olmadı. Maalesef ne hikmetse Sivasspor olunca gündem, hep bütün haklar rakiplerine gidiyor. Bugün hatta bir ara Rizespor’un doktoru sahaya girerken ben herhalde akşama varır dedim. Allah’tan 1-0 öndeydiler de akşama doğru vardı. Biz öne geçince de bizimki de gidemedi” dedi.
‘ASLINDA İSTFA EDECEKTİM’
Maçtan sonra istifa etmeyi düşündüğünü belirten Uygun, “Bir takım için gecemizi, gündüzümüzü ayırıyoruz. Antrenörler herkes tarafından yerden yere vuruluyor. Sonucunda bir yaşam tarzı. Herkesin bir ailesi var. Sevgi var. Normalde bugün aslında istifa edecektim. Futbolcular, sevdiklerimiz, belli insanlarımız ‘yok, asla kabul etmiyoruz’ dediler. Dolayısıyla vazgeçtim. Biz Sivasspor’un, Sivas’ın gelişimi için mücadele ettiğimiz bir ortamdayız. Her yerde, her platformda onun mücadelesini veriyoruz. Öyle bir zaman geliyor ki yok giyimimize, yok bakışımıza, hatta besmele çektiğimiz için bize farklı bakan insanlarımız var” dedikten sonra toplantıyı besmele çekerek ve Amentu duasını okuyarak bitirdi.
‘İYİ GİTMİYORUZ’
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut ise “Maçtan önce iyi bir rakiple oynayacağımızı biliyorduk. Son derece kontrolümüzde başlayan bir oyundu maç ve bu kontrollü oyunla bir de gol bulduk. Sonrasında pozisyonlarımız vardı, skoru arttırabilirdik. İkinci yarı başladığında iki tane gol yedik. Onun devamında tekrar oyunu almaya çalıştık ve oyun kontrolümüze girdi. 72’de 10 kişi kalınca geri kalan normalde 24 dakika belki oynanan bir 5 dakikalık süreçte denemeler yaptık. En azından beraberliği getirebilirdik skoru. Ama golü bulamadık. Yani ofansif yerlerde top bizde olduğunda kabul edilebilir bir oyun ama daha fazla pozisyona yakalamamız gerekiyordu. Birinci dakikadan son dakikaya kadar rakip 10 kişiyken de hiç kabul edemeyeceğiz savunması olmayan bir agresiflik, rakip takıma duran toplar veren, karambol pozisyonları veren bir deplasman bakışı, bugün bizi belki mağlubiyete götüren en önemli etkendi. Kötü bir sonuç, iyi gitmiyoruz. Trabzonspor maçına yarından itibaren hazırlanmaya başlayacağız. ve iyi bir sonuçla tekrar bir yola koyulmaya çalışacağız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehrin önde gelen iş insanları ve Kütahyaspor gönüllülerinin katıldığı etkinlikte, kulübün sağlam temellere dayanarak uzun vadeli başarılara ulaşması için çeşitli destek önerileri gündeme geldi. Toplantıda konuşan Başkan Kahveci, Kütahyaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurgulayarak, “Bu takım şehrimizin ortak değeri; hepimizin bu sorumluluğu paylaşması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Kütahyaspor’un düzenli gelir kaynaklarına sahip olması ve altyapısının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü ifade eden Kahveci, iş insanlarının katkılarının bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi Salonu’ndaki programda yaptığı konuşmada, teknoloji üreterek katma değer sağlanması gerektiğini söyledi.
Dünyayı yöneten şirketlerin son yıllarda kurulduğunu işaret eden Aydoğdu, “Bizim teknoloji üretmemiz, aynı zamanda da çok ciddi katma değeri olan üretimler yapmamız gerekiyor. Artık dünyanın gittiği yer burası. Artık zamanın, mekanın ve sınırların kalktığı, dünyanın artık evimizdeki bir küçük odaya sığdığı bir dünyada yaşadığımızı bir realite olarak öğrenmemiz gerekiyor.” dedi.
Aydoğdu, artık büyük büyük binaların, kamyon ve tırlarla ihracatın ile ithalatın bittiği bir dönemde olduğunu belirterek, “Bilindiği üzere bundan 1-2 yıl önce otomobil çipleriyle ilgili bir problem çıktı ve bütün piyasa altüst oldu. Dünyayı yöneten şirketlerin yüzde 50’sinden fazlası son 10 yıl içerisinde kurulmuştur. Eğer bilgiyi katma değere dönüştüremiyorsak ayakta kalma şansımız yok.” ifadelerini kullandı.
Bir milletin en büyük zenginliğin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Aydoğdu, şunları kaydetti:
“Bugün biz yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi konuşabiliriz ama bizim en büyük zenginliğimiz insan kaynağı. Kendi gücümüzün mutlaka farkına varmamız gerekiyor. Bunu hamasi bir şekilde söylemiyorum. Bilgi ile donanmış Mevlana’nın ‘pergel metaforu’ gibi bir ayağı kendi kültüründe, medeniyetinde ve geleneklerinde ama diğer ayağı ile de bütün dünyayı dolaşan, bütün güzellikleri, bilgileri kendi toplumuna, milletine getiren gençlerin sayısını artırmamız gerekiyor. Bunu yaptığımız anda ülkemiz mutlaka bugünden daha ileri bir noktada olacaktır.”
“Bu çalışma, inanın tarihe ve geleceğe not düşecek bir çalışma olacak”
3. Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakcı da gelecekte savunma sanayisinin yıldızının daha da parlayacağına değindi.
Birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Tarakcı, şöyle devam etti:
“İçinde bulunduğumuz gündem itibarıyla geleceği şekillendirmek için mevcut durumu ve statüyü en iyi bilen, gelecekte karşılaşılması muhtemel her türlü parametriği dikkate alan bir muhakeme yeteneği gerekiyor. İşte bugün burada kıymetli valimizin üstün girişimleriyle başlattığımız bu çalışma, inanın tarihe ve geleceğe not düşecek bir çalışma olacak. Ölmez sağ kalırsak bunun meyvelerini Türkiye ve vatan olarak toplayacağız. Burada önemli olan şu kıymetli savunma sanayi teşkillerimiz ve gönül veren bilim adamlarımız, biz elimizdeki mevcut yeteneklerle geleceği nasıl şekillendireceğiz ona bakacağız. Geleceği şekillendirmek zordur. Geleceği şekillendirmek için emek lazım, şu anda olduğu gibi birliktelik lazım. Bu konuda Erzincan’ın öncü rol oynaması bizleri güvenlik sebebiyle sevindiriyor. Buradan elde ettiğimiz neticeler umarım ki bütün Türkiye’ye şamil olacak ve gereken adımları atacak.”
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Yunus Babacan’ın yaptığı çalıştayda, “Geleceğin muharebe ortamı analizi ve savunma sanayi parametreleri” ile “Savunma sanayi yatırımları açısından Erzincan ilinin potansiyeli ve avantajları” anlatıldı.
Daha sonra da ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ, ASELSAN, STM ve BİTES savunma kurumu yetkilileri tarafından sunum gerçekleştirildi.
Çalıştaya, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Veysel Yanık, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, askeri erkan, kamu kurum müdürleri, savunma sanayisinde faaliyet yürüten kurumların yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BU UTANÇ VERİCİ UYGULAMANIN ALTINDA KALACAKLAR”
Ahmet Özer’in tutuklanmasına sert ifadelerle tepki gösteren gösteren İmamoğlu, “Ne yazık ki her gün bir başka bir karanlık hamlenin peşinde koşan bir iktidarla karşı karşıyayız. Benim uzun yıllardır tanıdığım bu memleketin yetiştirdiği bir profesörü uyduruk sebeplerle tutuklayıp Esenyurt’u kayyuma emanet ettiler. 31 Mart gününden bugüne hep aynı uygulamaları, sandıkta kaybettiklerini yargı aracılığıyla geri almadılar mı? Önümüzdeki seçimi bugünden kazanmak için şimdiden milleti baskı altına almak istiyorlar. Yapamayacaksınız. Hukuk görüntüsü altında yaptıkları bu utanç verici uygulamanın altında kalacaklar” dedi.
“HER GÜN BİR YALAN”
İmamoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
Çözüm süreci heyeti arasında gerçekleşen konuşmada İmralı’da yapılan toplantıda Ahmet başkanımızın adı geçiyormuş, demek ki teröristmiş. Çözüm sürecine katkı sağlamak için çabalayan teröristse, o süreci başlatan kamu görevlilerini ne yapacağız? Neymiş; o gün başka bugün başkaymış. Kendi işlerine geldiği gibi evirip çevirip kıvırıp her gününü bir yalanla geçiren akılla karşı karşıyayız. Aklını vicdanını başkasına kiraya vermemiş hiç kimse bunun bir siyasi operasyon olduğunu bilir.
“ALLAH AŞKINA AHMAK DAVASI NEDİR?”
Hak kiminse o hakkı savunmak Ekrem İmamoğlu’nun boynunun borcudur. Bu kardeşiniz 6 yıldır bunların iftiralarıyla, uydurma teftişlerle uğraşmıyor mu? Allah aşkına ahmak davası nedir? Böyle hukuk olmaz. Siz önce milletin sandıktan çıkan iradesine saygılı bir iktidar olduğunuzu kanıtlayın. Dünyada sevgiden büyük bir şey var mı? ‘Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü’ demiyor muyuz? Bu topraklardaki öğretilere bunlar uzaklar.
“BEN SİZİNLE UĞRAŞACAĞIM”
Buradan söz veriyorum ben sizinle uğraşacağım. Bu kötülükle mücadeleyi büyüteceğiz. Cumhuriyet’in ve demokrasinin çürütülmesine asla seyirci kalmayacağız. Bu bileği görüyor musunuz? Seçimlerde bükemediğiniz bu bileği yasaklarla ve kayyumlarla bir milim bile bükemeyeceksiniz. Biz meselelerimizin çözümünü gizli saklı hesaplarla aramıyoruz, ortak değerlerimizde arıyoruz. Herkesin hakkını ona teslim etmekte arıyoruz. Esenyurt’ta biz iki elimizi de saklamadan açtık kardeşlerimize. Sadece Kürt vatandaşlarımızla değil bütün kardeşlerimizle biz bir elimizde gizli bir sözleşmeyi diğerinde de tehdidin şantajın sopasını saklamadık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, ilk olarak Afrika Kültür Evi’ne gelerek, kendisini karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ve Türkiye’de üniversite öğrenimi gören Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.
Daha sonra Senegal Cumhurbaşkanı Fay’ın eşi Marie Khone Fay’ı karşılayan Emine Erdoğan, birlikte kültür evini gezdi.
Lider eşleri, burada sergilenen Senegal ve Afrika’nın diğer ülkelerinden gelen el sanatları ürünlerini inceleyerek, Sağlam’dan Afrika Kültür Evi’nin kuruluşu ve ürünlere ilişkin bilgi aldı.
Fay, Emine Erdoğan’ın himayesinde yayımlanan “Afrika Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri Seçkisi” ve “Afrika Yemek Kültürü” kitaplarını da inceledi.
Lider eşlerine daha sonra Afrikalı müzisyenler tarafından dinleti sunuldu.
Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklarla bir araya geldiler
Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne de ziyaret etti.
Emine Erdoğan ve Fay, Cihannüma Salonu’na geçerek, Senegal kitaplarının yer aldığı bölümü gezdi. Ardından Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’ne ziyaret eden Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, buradaki atölye çalışmalarına katılan çocuklarla sohbet ederek, fotoğraf çektirdi.
Fay’ın Emine Erdoğan’a, Afrika Kültür Evi ve Millet Kütüphanesi’ne dair hayranlığını dile getirdiği öğrenildi.
Emine Erdoğan’dan ziyaretlere ilişkin paylaşım
Emine Erdoğan, ziyaretlere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Senegal Cumhurbaşkanının eşi Fay’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Birlikte Afrikalı kadınların el emeği ile hayat bulan ürünleri inceledik. Afrikalı kadınların ustalıkla şekillendirdiği her bir eserin, adil bir pazar anlayışıyla yine Afrikalı kadınlar ve çocuklara umut olması ortak mutluluğumuz. Bu çatı altında bir araya gelen her emek, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlü bir ifadesi olarak yarınlara taşınıyor. Bu bakışla Sayın Fay ile bilhassa kültürel ilişkilerimizi geliştirmek adına işbirliği alanlarımızı değerlendirdik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ziyaretine ilişkin de paylaşım yapan Emine Erdoğan, “Kütüphanemizi ve ortak dünya mirası için muhafaza ettiğimiz eserleri tanıtmaktan mutluluk duydum. Senegal kitaplığında kültürün ve tarihin eşsiz izlerini taşıyan kitapları yakından inceledik. Bu dostane buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki gönül köprüsünü güçlendirmesini temenni ediyorum.”ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28. Dönem KayseriMilletvekili Dr. Hulusi Akar, üniversitenin “Türkiye Yüzyılının Başında” seminer serisinin 101’inci semineri ve kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilen “Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış” başlıklı konferansta konuşma yaptı.
Törene; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Erdek Kaymakamı Atakan Atasoy, Bandırma 6. Ana Jet Üs Garnizon Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Esat Çetin, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Bandırma İlçe Başkanı Göksel Karlahan, akademik ve idari personeller, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Konferans kapsamında, Dr. Hulusi Akar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlik meseleleri, savunma sanayii alanındaki gelişmeler ve güvenlik stratejileri üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. Güçlü bir savunma sanayinin önemine dikkat çeken Akar, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların uluslararası arenada ülkemize sağladığı itibar ve stratejik avantajlardan bahsetti.
Akar, konuşmasında, “Bizlerin ‘Suriye’de ne işimiz var’ diyenlerin düşünmesi lazım. Sınır ötesi operasyonları yerinde ve zamanında yapmamış olsaydık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak çok daha zorlu sıkıntılarla karşılaşmış olacaktık. Terörden ve düşmandan arındırdığımız bölgelerde normalleşme süreçleri devam ediyor. Bir il veya ilçede ne gerekiyorsa çoğu yapıldı. Yaklaşık 1.5 milyon insan evlerine gönüllü döndü ve bunların 600 binden fazlası Türkiye’den giden Suriyeliler” ifadelerini kullandı.
Törenin ardından Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Hulusi Akar ve üniversite yönetimiyle kısa bir toplantı yaparak, güvenlik konularında toplumsal bilinç oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, partisinin Eskişehir il başkanlığını ziyaret etti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, partisinin Eskişehir il başkanlığına ziyarette bulundu. Ziyarette Yönter’e, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Alp Yıldız, Fatih Yaşar, geçmiş dönem MYK üyesi Nevzat Ünlütürk ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyesi Taner Gökçek eşlik etti. Yönter, İl Başkanı İsmail Candemir’den teşkilatın faaliyetleri hakkında bilgi alırken, ilçe yöneticilerinin de katıldığı toplantıda, parti çalışmaları, yerel teşkilatların faaliyetleri ve ilerleyen dönemde yapılacak çalışmalar değerlendirildi.
Toplantının ardından hatıra fotoğrafı çektiren MHP heyeti, kentten ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte Balıkesir’in Manyas ilçesindeki bir dizi ziyaretin ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililerle bir araya gelen Akar, çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. Akar, yaptığı konuşmada, “Dünden itibaren değerli arkadaşlarımızla birlikte Manyas, Bandırma ve şimdi de Balıkesir merkezde incelemelerde bulunduk. Vatandaşlarımızla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk, ihtiyaçlarını belirledik” dedi.
Halkın beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayan Akar, “Partimize karşı büyük bir teveccüh var. Bu çalışmalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası gelişmelere de değinen Akar, terörle mücadele konusunda kararlılık mesajı vererek, “Tek mücadelemiz teröristlerle. Amacımız sadece terörü ortadan kaldırmak. Türk devleti olarak tarihimizle gurur duyuyoruz ve dostluğumuzu pekiştirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Akar, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Türkler, Kürtler, Zazalar kardeştir. Sorunların çözüleceğine inanıyorum” dedi. Ayrıca, yeni anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Akar, geleceğin inşası için toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak projeler geliştireceklerini belirtti.
Ziyarette, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Balıkesir MilletvekiliMustafa Canbey, ilçe başkanları ve partililer de hazır bulundu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Meclis Başkanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelerin TBMM’ye yüklediği önemli sorumluluklar olduğuna işaret eden Kurtulmuş, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi’nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesine yönelik saldırının, zamanlaması ve mekan seçimi itibarıyla Türkiye’nin, yeni bir dönemin başlangıcında, Cumhuriyet’in ikinci asrında yeniden terör sarmalının içerisine girmesi için planlandığını belirtti. Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Bu terör karşısında hem milletimiz birlik beraberlik içerisinde bütünleşmiş hem de gerekli tepkiyi ortaya koymuştur. Özellikle siyonizmin arz-ı mevud planlarının adım adım gerçekleştirilmeye çalışıldığı, bunun sonuçlarının da alınmaya başlandığı bu dönemde, Türk milleti olarak hep beraber güçlü bir şekilde birlik beraberlik tablosunu ortaya koymak zorundayız. Terörün olmadığı, terörün tamamıyla Türkiye’nin gündeminden kalktığı bir Türkiye’yi kurmak da TBMM’nin vazifesidir. Bunun için siyasi farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak, bu konudaki ortak zemini tahkim etmek mecburiyetindeyiz.”
” Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha kuvvetli bir noktaya hep beraber taşıyacağız”
Meclis Başkanı Kurtulmuş, terörün ortadan kalkması için önemli bir görevin de siyasi partilerin üzerine düştüğünü vurgulayarak, “Dünyanın hiçbir yerinde bir eli sandıkta bir eli silahta siyaset olmaz.” dedi.
Siyasi partilerin tamamının terörle arasına mesafe koyması; Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne ve milletin geleceğine kast eden terör örgütlerine, onların arkasındaki siyasi zihniyete karşı da ortak bir zeminde buluşulması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, ülkelerin terör örgütlerine destek vererek nasıl siyasi dizaynlar yaptıklarını bildiklerini belirtti. Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bizim, bu oyunu çevirmemiz, tersine döndürmemiz ve kendi içimizde birliği bütünlüğü sağlamamız gerekir. Bunun yolu da Türkiye’de etnik mezhebi, siyasi, felsefi ve yaşam tarzı bakımından bütün farklılıkları bir tarafa bırakmak ve aynı milletin fertleri olduğumuz, aynı medeniyetin, aynı coğrafyanın insanları olduğumuz bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’ne sıkı sıkıya sarılmamızdır.
Terör örgütlerinin sırtını sıvazlayanlar, terörü bir dış politika kartı haline getirenler esasında bu memlekette ve birçok çevre ülkede iki fay hattı üzerinden hareket etmeyi kendileri için bir siyasi hedef olarak görüyorlar. Bunlardan birincisi, etnik farklılıklar üzerinden ayrışmaların sağlanması, ikincisi ise mezhep farklılıkları üzerinden ayrışmaların ortaya konulmasıdır. Her kim mezhep ya da etnik farklılıklar üzerinden ayrışmayı ortaya koyuyorsa, hiç şüphesiz emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyor demektir. Bu bakış açısı içerisinde gerçekten önümüzdeki hassas dönemde, milli birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmek için farklılıklarımızı zenginlik aracı olarak görecek ve inşallah Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci asrında çok daha kuvvetli bir noktaya hep beraber taşıyacağız.”
Komisyonda, görüşmelerin ardından yapılan oylamada TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın 2025 yılı bütçeleri kabul edildi.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Karacabey ilçesinde işten ayrıldığı lastik tamiri dükkanına, başında kask ve kopya anahtarla girip 30 bin TL çaldığı iddia edilen Fatih A. (32), yakalanıp gözaltına alınırken, hırsızlık ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi Sağlık Sokak’taki Sadettin T.’ye ait lastik tamiri dükkanına giren, kasklı şüpheli, çelik kasadan 30 bin TL çaldı. İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Dükkandaki güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin iş yerinin eski çalışanı Fatih A. olduğunu belirledi. İş yerinden ayrılırken kopyasını aldığı anahtarlarla hırsızlık yaptığı tespit edilen ve yakalanıp gözaltına alınan Fatih A., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Haber: Yasin KESKİN-Kamera: BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdemli Belediyesi tarafından düzenlenen kutlama programı kapsamında kadın mehteran eşliğinde yaklaşık 10 bin kişi meşale ve bayraklarla Cumhuriyet Meydanı’ndan, sahildeki Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’na kadar yürüdü. Bir elinde bayrak diğer elinde meşalelerle yürüyen vatandaşlar Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşadı. Gecenin sonundaki havai fişek gösterisi görsel şölene dönüştü.
Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, “Bugün Edemli’mizde Cumhuriyet Meydanı’ndan Devlet Bahçeli Meydanı’na ellerimizde bayraklarla, meşalelerle birlikte yürüdük. Tabi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yılı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize hediye ettiği Cumhuriyeti korumak, emanete sahip çıkmak için Erdemlili vatandaşlarımızla birlikte, binlerce vatandaşımızla yürüdük. Halkımızın coşkusunu görüyorsunuz. Erdemli bir Yörük şehri. Atatürk’ün övgüsüne mazhar olan Yörükler her zaman Cumhuriyetine sahip çıkmıştır. Bu emaneti sonsuza kadar Erdemlili hemşerilerimizle birlikte koruyacağız” dedi.
Yürüyüşe katılan gençlerden Eda Ülkü, Cumhuriyet genci olmaktan gurur duyduğunu ifade ederek, “Şu an çok gururlu ve mutlu hissediyorum kendimi. Yürüyüş mükemmel ilerliyor. Herkes gerçekten gurur içinde. Muhteşem bir şekilde burada bulunuyor, harika bence” diye konuştu.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnettar olduklarını dile getiren Berra Döner’de, “En başta Cumhuriyetimizi kurup, bize bu zevki yaşatan Mustafa Kemal Atatürk’e sonra burada bu mutluluğumuzu bizimle birleştiren, bir araya gelmemizi sağlayan belediye başkanımıza ve Erdemli halkına teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kızıyla birlikte yürüyüşe katılan Celal Döner ise, “Cumhuriyetimizin 101. yılında çok güzel bir yürüyüş oldu. Çok kalabalıktı. Gazi Mustafa Atatürk’e Cumhuriyet’i bize armağan ettiği için teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan resepsiyonda Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Vali Aydoğdu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyetimizin değerleri; özgürlük, eşitlik, adalet ve kardeşliktir. Bu değerler, bizi bir arada tutan güçlü bağlardır. Bu gece burada bu değerlere bağlılığımızı, yarınlara olan inancımızı ve birbirimize olan güvenimizi bir kez daha tazeliyor, Cumhuriyetimizin ışığında geleceğe güvenle bakmanın gururunu yaşıyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmetle ve minnetle yad ediyor, onların bizlere bıraktığı bu büyük mirasın sorumluluğunu bir kez daha yüreğimizde hissediyoruz. Bizler bu emaneti daha ileriye taşımaya, her daim daha aydınlık yarınlara doğru yol almaya kararlıyız.”
Resepsiyon, Cumhuriyetin 101. yıl dönümü münasebetiyle hazırlanan pastanın Vali Hamza Aydoğdu, 3. Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakcı ve Belediye Başkanı Bekir Aksun tarafından kesilmesi ile son buldu. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki bir tesiste düzenlenen kabul törenine katılanları kapıda karşılayan Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, davetlilerin bayramlarını kutladı.
Cumhuriyet’in 101. yılı dolayısıyla Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer’in ev sahipliğinde düzenlenen kabul töreni yoğun ilgi gördü. Yoğun bir katılımla gerçekleşen kabul töreni saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Edirne Valisi Yunus Sezer yaptı.
Türkiye’nin yeni yüzyılında Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yılında ilk günkü heyecanla, aynı coşku ve aynı gururu yaşadıklarını söyleyen Edirne Valisi Yunus Sezer, bu anlamlı günde birlik ve beraberlik ruhuyla millet olma bilinciyle bir arada olduklarının altını çizdi.
“Aynı cesaretle, aynı kararlılıkla yaşasın Cumhuriyet diye haykırıyoruz”
Bu vatan, bu Cumhuriyet bizim emanetimizdir diyen Vali Sezer, “O karanlık günlerin içinde, milli mücadele şairi Mehmet Akif, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı’nı yazdırmasın, diyordu. Bu sözü söylerken verilen fedakarlığı kaybedilen canları ve bütün nice kahramanları hatırlatır bize. O marş bir milletin varoluş destanıdır. Canıyla yazılmıştır. Biz o destanı unutmadık. Bundan sonra da yüzyıllar geçse de unutmayacağız” dedi.
Cumhuriyet’in bir ruh olduğunu söyleyen Vali Sezer, “Bu ruh milletimizin kanıyla, canıyla, dualarıyla ve gözyaşlarıyla büyümüştür. Bugün sınır boylarında, üst bölgelerde teröre karşı mücadele eden şanlı bayrağımızı dalgalandıran vatan evlatlarımız bu ruhu en güçlü şekilde taşımaktadırlar. Atalarımızın mirasını koruyan her Mehmetçiğimiz geçmişten bugüne uzanan bu cesaret zincirinin bir halkasıdır. Bunu sadece askerlerimizde, polisimizde değil memleket için üreten herkeste vardır. Kağan’ın, SİHA’yı, İHA’yı yapan teknisyenlerimizde, mühendislerimizde, Aybüke öğretmenimizde aynı ruh vardır. Gökbey havalandığı zaman, gözyaşıyla onu izleyen aziz milletimizde yine o gurur, o ruh vardır. Cumhuriyetimizin o güçlü mirasını herkes hissetmektedir” İfadelerine yer verdi.
“Hainlere inat daha fazla çalışacağız”
Hainlere inat daha fazla çalışacaklarını ve daha fazla üreteceklerini belirten Vali Sezer, “Bu yolda Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe taşırken bu aziz milletine hizmet eden herkesi saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Bütün şehitlerimize ve gazilerimizden de vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaşayanlara sağlıklı ömürler dileyerek şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.
Vali Sezer’in konuşmasının ardından Cumhuriyet’in 101.yılı anısına pasta kesildi.
Programda sahne alan sanatçıların icra ettiği eserlerden oluşan konser kulakların pasını sildi. Katılımcılar ellerinde Türk bayrakları ile eserlere eşlik etti.
Tüm konukların dalgalandırdığı Türk bayraklarıyla coşkuyla kutlanan gece konserlerin ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum’da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında akşam saatlerinde Bodrum Marina’dan başlayarak Belediye Meydanı’na kadar süren görkemli bir kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, CHP MuğlaMilletvekiliSüreyya Öneş Derici, Bodrum İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz, siyasi parti temsilcileri, gaziler ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle birlikte yaklaşık 10 bin vatandaş, korteje katılarak marşlar eşliğinde Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla yürüdü. Neyzen Tevfik Caddesi boyunca ilerleyen kortej, vatandaşların coşkulu tezahüratlarıyla Belediye Meydanı’na ulaştı.
Kortejin ardından, Belediye Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci halka seslenerek birlik beraberlik mesajı verdi. Mandalinci’nin konuşmasının ardından CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz konuşma yaptı. Kazmaz’ın konuşmasında siyasi içerikli ifadelere yer vermesi, AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Yaşar Yıldız ve MHP Bodrum İlçe Başkanı Tayyar Şafak’ın tepkisine neden oldu. İlçe başkanları, Kazmaz’a “Burası siyaset alanı değil” diyerek tepki gösterirken, Kazmaz’ın mikrofonunun alınmasını istedi. Bu sırada, alanda bulunan partililer de ilçe başkanlarına destek vererek Kazmaz’a tepkilerini gösterdi. Kazmaz, konuşmasını tamamladıktan sonra, ifadelerinin siyasi olarak algılanmasından dolayı özür diledi.
Kısa süreli gerginlik, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin araya girmesiyle sona erdirilmeye çalışıldı. Başkan Mandalinci, ilçe başkanlarıyla konuşarak ortamı sakinleştirdi. Gerginliğin ardından sanatçı Volkan Konak sahneye çıkarak sevilen şarkılarını seslendirdi.
Cumhuriyet’in 101. yılı dolayısıyla Bodrum’da düzenlenen etkinlikler, bu gergin anlara rağmen büyük bir katılımla coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İMAMOĞLU’NDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “İşte milletin egemenliğini hakim kılacaksak, vatandaşı yoksulluk ve işsizlik içerisinde, piyasaların ve sermayenin merhametine bırakamayız. Devletimizi, vatandaşlarına hukuki eşitlik kadar, imkan ve fırsat eşitliği de sağlamakla yükümlü hale getirmeliyiz. Bakın sosyal adaleti, devletin prensiplerinden biri haline getirmeliyiz. Herkesin eşitleneceği bir sosyal devlet yapısı kurmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tam da Ata’mızın hayal ettiği gibi; özgürlük, eşitlik ve adalete dayalı güçlü ve refah içinde bir ülkeyi inşa etmek göreviyle karşı karşıyayız.

Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Çünkü hepimiz, bu göreve hazırız. Öyle değil mi? Bu göreve hazır mıyız? Cumhuriyetin evlatları, hazır mısınız? Biliyorsunuz ki siz; cumhuriyetin, bu devletin, bu milletin, bu canım toprakların, bu vatanın sahipleriyiz. Çünkü biz, en zor zamanlarda birbiriyle kenetlenmeyi bilen, yeniden doğmayı başaran bir milletiz. Biz bunu çok başardık. Kendi koltuklarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin, bizi, ‘şu, bu’ diye birbirinden ayıranlara inat, günü geldiğinde tek yürek olmaya hazır mıyız? Tek yürek olmayı başardık. Dün başardık. Bir kez daha başarırız. O gün gelmiştir. Bundan sonra size tavsiyem; ruhunuzu temizleyin.
Bundan sonra her sabaha özgürlük, eşitlik ve adalete bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bundan sonra her sabaha, gelecek endişesi duymadan, insan gibi yaşayacağımız yeni bir hayata, bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bu umutla, bu inançla daha çok çalışacağız ve mutlaka başaracağız. Ben sizlere çok güveniyorum. Her biriniz kendinize çok güvenin. Çünkü sizler, Cumhuriyetin güzel evlatlarısınız. Herkesi kendi gibi, eşit ve değerli kabul eden milyonlarsınız. Sizler, kimsenin hakkını yemezsiniz. Hakkınızı da yedirmezsiniz. Öyle değil mi? Cumhuriyet sizleri, bu ülkenin, bu devletin sahibi yaptı. Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Bir avuç insanın sizi bir kenara itip, bu ülkeyi kendi bildikleri gibi yönetmesine asla izin vermeyin. Çünkü bugün yapılan her yanlış, sizin geleceğinizi sıkıntıya sokuyor.
“HAZIR MIYIZ?”
Onun için Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet; onurlu, öz güvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet; bizim karakterimiz, en değerli mirasımızdır. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. 86 milyon yurttaşımızın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, hepimizin ortak yürüyüşüdür. Omuz omuza, birlikte ve inançla yapacağımız gelecek yürüyüşüdür. Dün olduğu gibi, bugün ve yarın da hazır mıyız? Başaracak mıyız? Bu bayram, doğru bir sürecin başlayacağı, ikinci yüzyılın ilk bayramdır. Yürüyüşünüz, geleceğiniz aydınlık olsun. Hepinizi çok seviyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk. Yaşasın tam bağımsız ve güçlü mutlu Türkiye.
29 Ekim’de Cumhuriyeti ilan edenlerin, çok net bir hedefi vardı. Kurucusu, bu uğurda ömrünü adamış Mustafa Kemal Atatürk’e -ki ruhu şad olsun, ona minnet duyuyoruz- o büyük lidere teşekkür ediyoruz. İşte Atatürk, o hedefi şöyle tanımlıyordu: ‘Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması…’ Bakın, ne diyor 100 yıl önce Atatürk. Dünya bu kelimeleri daha bilmiyordu. Diyor ki, ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet…’ Cumhuriyet, işte bunları en yüksek seviyede ve herkes için sağlamak üzere kuruldu.

Cumhuriyet, tarihi derinliği olan muazzam bir tasarımdır. Atatürk’ün mimarı olduğu bu muazzam tasarım, milletçe verdiğimiz savaşlar ve mücadeleler sonrası, ortak irademizle şekillenmiştir. Milletin iradesiyle şekillenmiştir. O yüzden bu tasarım, hepimizin, her birimizin… Benim sizden farkım yok. Sizin benden farkınız yok. Bu memleketin eşit hissedarıyız. Eşitiz. Hakkımız, hukukumuz aynı. Bunu bize veren Cumhuriyettir. Bunu bize kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun için çok güzel bir tasarımdır.
“GURUR DUYMALIYIZ”
Her birimiz gurur duymalıyız. Çünkü, Türkiye’deki cumhuriyet, demokrasiden ayrı düşünülemez. Çünkü Atatürk, onu milletiyle kurdu. Dünyanın en organik cumhuriyetidir Türkiye Cumhuriyeti. Ülkemiz kurulduğu andan itibaren, demokrasi ve cumhuriyetin bütünlüğü üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyet, sanıldığı gibi sadece devleti değil, aynı zamanda bizleri, aynı devlet içinde, özgür irademizle bir arada olmamızı temsil eder. Yani birlikteyiz. Devletimiz; bu birliğimizin, bu birliğin kurumsal çatısını oluştururken, milletimiz de neyini oluşturur biliyor musunuz? Ruhunu oluşturur. Cumhuriyet ve demokrasi, asla ve asla güçler ayrılığı olmadan, ulusal bütünlüğü sağlayamaz. Yaşamanın ve hayatın en önemli unsurudur. Bu yönüyle, işte o güçler ayrılığı ne der? Yasamanın, yürütmenin ve yargının birbirinden ayrılması demokratik cumhuriyetimizin en büyük güvencesidir. Bunun da başka bir yolu yoktur. Her güç bir kişinin elinde olabilir mi? Olmaz. Olursa, halka bu güzel yansımaz.”

“İMAMOĞLU ADAYLIĞINI FİİLEN İLAN ETTİ”
İmamoğlu’nun Yenikapı’daki sözleri siyaset kulislerini de hareketlendirdi. Gazeteci İsmail Saymaz, “Ekrem İmamoğlu, bugün 29 Ekim konuşmasıyla cumhurbaşkanı adaylığını fiilen ilan etti” yorumunda bulunurken Sözcü TV yorumcusu Altan Sancar da o konuşmayı şöyle değerlendirdi; “Ekrem İmamoğlu 29 Ekim 2024’te Cumhuriyet Bayramı’nda hem cumhurbaşkanı adaylığını ilan etti hem de paradigmasını ortaya koydu. 29 Mayıs 2023 sabahı, ‘değişim’ dediğinde “İmamoğlu’nun uzun yolculuğu başlıyor” diye bir tweet atmıştım. Yolculuğun ikinci aşaması başladı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süleymanpaşa sahil yolunda gerçekleştirilen kutlamalar sırasında, yunus timleri gösteri yaparken vatandaşların gösteri alanına girmemesi için bölgede önlem almaya çalışan 2 polise, gösteri yapan bir motosikletli polis çarptı. Kazayı çevredeki vatandaşlar endişeyle izlerken, hafif yaralı polisler olay yerinde sağlık ekiplerince tedavi edildi.
Kaza anı ise kameralara yansıdı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bahçeli’nin mesajı şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti bir asrı geride bırakarak, yeni yüzyılın ilk yıl dönümüne güçlü bir vizyon eşliğinde, milli birlik ve dayanışma hissiyatının güvencesi altında, aynı zamanda kuruluş felsefesinin bağlayıcılığı temelinde giriş yapmıştır. Devir Türk Devri, zaman Türkiye Yüzyılı zamanıdır. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller Cumhuriyet meşalesinin altında hem aydınlanırken hem de geleceğin parlak sayfalarını aralamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin aziz ve tarihi varlığının kesintisiz devam edegelen hürriyet ve istiklal davasıyla eklemlenmesinin mümtaz bir eseri, milli kahramanlık ve kader ortaklığının marifetiyle husule gelen muazzez bir egemenlik beratıdır. Bütün müdafaa imkanlarından mahrumiyet çekilen bir dönemde, hiçbir yokluğa ve yılgınlığa boyun eğmeyen milletimiz dişiyle tırnağıyla, imanıyla iradesiyle, canıyla kanıyla vatana yığılan akur düşmanı önüne kattığı gibi kovalamayı, bunun ardından da hakimiyetine dayanan yeni Türk devletini kurmayı başarmıştır.
Cumhur, demokrasi sistemi ile devlet şekli demek olan Cumhuriyetle ayrılmamak üzere kavuşmuştur. Böylelikle birbirini tamamlayan mütareke ve işgal dönemleri kapanmış, Türk tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır. Aziz Atatürk’ün veciz sözlerle açıkladığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie layık olduğunu eserleriyle ispat etmek için ebediyet güzergahında harekete geçmiştir. Evvelemirde Allah’ın inayetine, hemen ardından milletimizin azim ve kararlılığına istinat eden Milli Mücadele kahramanları bir yanda zaferlerin düğümünü çözerken, diğer yanda Cumhuriyet’in fazilet ve fikrini duru vicdanlarında cem ederek yepyeni bir çığırın açılışını bilek ve inanç kudretiyle hayata geçirmişlerdir.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır”
Türkiye Cumhuriyeti, soylu bir milletin ‘varım ve payidarım’ mesajının şehit kanlarıyla ibra ve izharıdır. Türkiye Cumhuriyeti, tarihteki Türk devletler zincirine eklenen halka, geçmişle geleceği birleştiren köprü, egemenlikle milleti tekleştiren son söz, ebedi karar ve irade kuvvesidir. Kurtuluş yıllarının emsalsiz feragat ve fedakarlıklarıyla kurucu ilkelerini temerküz eden Cumhuriyet’in, yeni yüzyılın ilk yıldönümünde aynı duruş ve duyuşa ihtiyacı olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Haksızlığa, hayasızlığa, en şedit saldırılara karşı cephe cephe kazanılmış zaferlerle çatısı örülen Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır.
Tarihin hiçbir etabında, dış düşmanlardan merhamet dilenmeyen Türk milleti, içimize sızmış ve sirayet etmiş nevzuhur azgın işbirlikçilere, onların sonu gelmez tahrik ve tahribatlarına, aynı şekilde hain emel ve hedeflerine elbette taviz vermeyecek, teslim olmayacaktır. Türk milletinin uzanan müşfik ve hoşgörülü elini hala idrak edememiş, manasını kavrayamamış, maksadını anlayamamış siyasi güruhun provokatif açıklamaları, hiçbir değer hükmüyle izah edilemeyen sakat pozisyonları yapıcı olmadığı gibi, tam tersine sorumsuz ve yıkıcı mahiyetlidir.
Güney Kürdistan tanımıyla kuzeyini tescilleme arayış ve çabasına girenlerin son şanslarını kullanmaktan özenle imtina etmeleri, ısrarla ayrıştırıcı ve bölücü üsluba sarılmaları hezeyan olmakla birlikte; sahte demokrat, sanal özgürlük ve temelsiz halklar ezberlerini hurdaya çıkarmaktadır. Ülkemizin komşu coğrafyaları kaynayıp kaosa sürüklenmişken, milli birlik ve kardeşlik tebliğimize direnenler, hala ve inatla terör diline saplanıp kalanlar doğru yolda değildir, sabır ve sebat eşiklerini zorladıklarını görmek mecburiyetindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik veya mezhebi bir ağırlığı ve açmazı da yoktur. Var olan sorun bölücü terör sorunudur, kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır.
“TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle yollarını ayırmayan kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir”
TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle, bölücü terör örgütüyle, terörizm patentini kontrolünde tutan bölgesel ve küresel odaklarla yollarını ayırmayan kim ya da kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir. Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir. Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır.
“Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır”
Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır. İç ve dış müstevli cephesinin mütecaviz tahakkümleriyle de sarsılmayacak, sonsuzluk istikametindeki bağımsız ilerleyişinden kesinlikle vazgeçmeyecektir. Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlenmesi gereken bugünlerde, herkesin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne önşartsız bağlılığı samimi dileğimdir. Bin yıllık kardeşliği yaşayıp yaşatarak Türk ve Türkiye Yüzyılının sütunlarını elbirliğiyle, vicdan ve irade birliğiyle inşa edeceğimize inancım tamdır, tarifsizdir, tahditsizdir. Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak, vatan ve millet sevdalılarının emsalsiz mücadeleleriyle korunup kollanacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını, TUSAŞ saldırısında şehit olan kardeşlerimizi ve diğer bütün şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla hislerimle anıyorum. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun diyorum. Büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, en kalbi selam, sevgi ve saygılarımı paylaşıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>15 Temmuz Şehitler Meydanında düzenlenen törende, Kaymakam Furkan Atalık ve Belediye Yücel Doğan Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Törene, kamu kurumları, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Fidan, 30 Ekim’de Birleşik Krallık’a resmi ziyarette bulunacak. İkili düzeyde ilk resmi ziyaret olma özelliği taşıyan ziyaret kapsamında Fidan, başta Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanı David Lammy olmak üzere Londra’da temaslarda bulunacak.
Bakan Lammy, 4 Mart 2024 tarihinde Gölge Dışişleri Bakanı olarak Türkiye’yi ziyaret etmişti. Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye Dışişleri Bakanı düzeyindeki son ziyaret ise 26 Ocak 2024 tarihinde Bakan David Cameron tarafından yapılmıştı.
Dışişleri Bakanı Fidan, Bakan Lammy ile görüşmesinde ikili iş birliğinin her alanda gelişmesinden duyulan memnuniyete dile getirecek. Türkiye’nin mevcut Serbest Ticaret Anlaşması’nın kapsamının genişletilmesine yönelik müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu belirtecek olan Fidan’ın, enerji ve ulaştırma alanları da dahil yeni iş birliği alanlarını ele alması bekleniyor. İki müttefik ülkenin savunma sanayi alanında atabileceği adımların ele alınacağı görüşmede Bakan Fidan, terörle mücadele iş birliğinin önemini vurgulayacak.
Fidan, ayrıca Gazze’deki insani krizin vahametine ve insani yardımların sağlanmasında yaşanan güçlüklere dikkat çekecek. Türkiye’nin bölgesinde savaş istemediği mesajını yineleyecek olan Fidan, İsrail’in doğrudan BM ve kurumlarını hedef almasından duyulan endişeyi dile getirecek. Bakan Fidan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’ın ardından İran’a saldırılarıyla savaşı bölgeye yayma hedefi karşısında tüm tarafların itidalli davranması gerektiğini vurgulayacak ve bölgede kalıcı ateşkesin sağlanmasına yönelik girişimler ve iki devletli çözüm vizyonuyla ilgili görüş alışverişinde bulunacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKŞENER, AYLAR SONRA GÖRÜNTÜLENDİ
İYİ Parti, kuruluşunun 7. yılını Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen programla kutladı. Törene katılım yoğun olurken, gecenin sürprizi partinin kurucu ve eski Genel Başkanı Meral Akşener oldu.

AYAĞA KALKARAK DERVİŞOĞLU’NA SARILDI
Aylar sonra görüntülenen Akşener, protokolde Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun yanında yer aldı. Partililer, “Anamızı da aldık geldik”, “Adalet peşinde” pankartları açıktı, “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganları attı. Akşener, konuşmasının ardından yerine gelen Müsavat Dervişoğlu’na ayağa kalkarak selamladı.

DERVİŞOĞLU, ÖZEL OLARAK DAVET MEKTUBU VERMİŞ
Öte yandan, İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı Meral Akşener’e özel olarak hazırlanan davet mektubunun bizzat İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu tarafından teslim edildiği ve Akşener’in Dervişoğlu tarafından 7. kuruluş yıl dönümü etkinliğine özel olarak davet edildiği öğrenilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi (TUSAŞ) çalışanlarına başsağlığı ziyaretinde bulundu.
Bakan Işıkhan’a, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bendevi Palandöken eşlik etti. Terör saldırısının gerçekleştiği TUSAŞ’ın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde incelemelerde bulunarak bilgi alan Işıkhan, TUSAŞ personeli ile bir araya gelerek başsağlığı diledi. Işıkhan, daha sonra saldırıda şehit olan taksi şoförü Murat Arslan’ın evinin önünde kurulan taziye çadırını ziyaret ederek, ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
Haber ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Aliağa Mali Suçlar Büro Amirliğince yürütülen “rüşvet” ve “görevi kötüye kullanma” soruşturması kapsamında Aliağa Liman Başkanlığında görevli memurlar ile gemi acentesi şirketleri çalışanları arasında; Aliağa ilçesinde bulunan limanlara gelen gemilerin geliş-gidiş zamanlarının belirtilen saatlerde olmaması, gemi personelinin mesleki yeterlilik seviyelerini gösteren belgelerin olmaması, gemilerin getirmiş olduğu konteynır sayılarındaki tutarsızlıklar vb. konulara cezai işlem uygulamak yerine bahse konu fiillere göz yumulması karşılığında hesaptan ve elden para alış verişi olduğu tespit edildi. Bu kapsamda “rüşvet” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarının işlendiği tespiti ile söz konusu hususlar MASAK verileri, yapılan fiziki ve teknik takip çalışmaları ile kamera görüntüleri ile delillendirildi.
3.5 milyonluk rüşvet
Dosya kapsamında tespit edilen toplam 61 hedef şahıstan 6’sı kamu görevlisi olmak üzere 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 22 Ekim’de saat 07.00’da İzmir merkezli toplam 4 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Şahısların tamamı gözaltına alınırken, belirlenen adreslerde yapılan aramada şüphelilerin dijital materyallerine el konuldu. Şüphelilerin gözaltında kaldıkları süre zarfında alınan ifadelerinden hareketle 1 şüpheli şahıs daha yakalanarak gözaltına alınırken toplam gözaltı sayısı 33 oldu. Rüşvet suçuna konu meblağın yaklaşık 3.5 milyon TL civarında olduğu değerlendiriliyor.
23 tutuklama
Emniyetteki işlemlerin ardından, Aliağa Sulh Ceza Hakimliğine tutuklama talebiyle sevk edilen 33 şüpheliden 23’ü tutuklandı, şüphelilerden 9’u adli kontrol şartıyla, 1’i de mahkemeden serbest kaldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, 20 bin sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçlarının bugün saat 22.00’de açıklanacağını duyurdu. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddine dair son kararın Bakanlığa ulaştığını, Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verildiğini bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddi’ne dair son kararın Bakanlığa ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, “Danıştay ilgili dairesince oy birliği ile verilen ret kararları, yapılan değişikliğin üst normlara uygunluğunu ve alınan tedbirlerin adayların lehine sonuç doğuracak düzenlemeler olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığımızca yapılan değerlendirme neticesinde adayların bir an önce maarif ailemize katılarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlamak gayesiyle Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verilmiştir” denildi.
Bu kapsamda adaylar, sözlü sınav sonuçlarını ve KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını, bireysel şifreleriyle e-Devlet üzerinden bugün saat 22.00 itibarıyla öğrenebilecek.
Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında bulundukları il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabilecek ve sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım 2024 tarihinde sonuçlandırılacak. Değerlendirme sonuçları, ilgililere sözlü sınavın yapıldığı il milli eğitim müdürlüğünce yazılı olarak bildirilecek.
Atama tercihleri, 14 Kasım’da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00’ya kadar sürecek. Sonuçlar 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak; atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Jandarma Komutanlığı Manisadağı Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri Spil Dağı Milli Parkında uyuşturucu madde ticareti yapılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti. Yapılan baskında D.A. ve M.Ç. isimli şahısların üzerlerinde ve araçlarında yapılan aramada; 2 bin 198 adet sentetik ecza hapı, 20 bin 860 TL nakit para, ele geçirildi. 2 kişi gözaltına alınırken Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da öğretmen Abdullah Küçüktaşdemir (47), ayrı yaşadığı öğretmen eşi Ebru Küçüktaşdemir’i (45) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, saat 18.30 sıralarında merkez Meram ilçesi Havzan Mahallesi, Yeni Santral Caddesindeki bir sitede bulunan apartmanın önünde meydana geldi. Abdullah Küçüktaşdemir, ayrı yaşadığı eşi Ebru Küçüktaşdemir ile apartman önünde bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Abdullah Küçüktaşdemir tartışmanın büyümesi üzerine eşini bıçaklarken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kanlar içinde yatan Ebru Küçüktaşdemir, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ebru Küçüktaşdemir, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Abdullah Küçüktaşdemir polis ekiplerince olay yerinde gözaltına alınırken, cinayetle ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Çalışma kapsamında ekipler, İ.K’nin (49) kent merkezindeki ikametinde, 706 cinsel içerikli ürün buldu.
Gözaltına alınan şüpheli İ.K’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu paylaştığı video ile 27 Ekim’de İstanbul’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Tanrkulu’nun paylaşımı şu şekilde:
“Zor zamanlardan geçiyoruz. Her gün yeni ölümlerle, yeni şiddet vakalarıyla karşı karşıyayız. En son, Yenidoğan cakasını gördük. Daha doğmamış bebeklere ve yeni doğmuş bebeklere karşı insan vicdanının kabul etmediği olaylarla karşı karşıya kaldık. Narin olayını unutmadık. İstanbul’da surlarda iki tane genç kadın boğazı kesilerek öldürüldü. Rojin kayboldu. Yüzlerce örnek verebilirim… Kadına karşı şiddet, çocuğa karşı şiddet, ölüm olayları her tarafta. Yaşam hakkı iş cinayetlerinde, çocuk cinayetlerinde yok sayılıyor. Her tarafta ölüm var, kadınlara karşı ve herkese karşı. Tam da toplumsal barışımızı inşa etme zamanı. Bir süreç başladı ya da başladığını sanıyoruz. Herkesin içine umut doğdu.
Ama Ankara’da bir terör eylemi… Beş sivil insan yaşamını yitirdi, biri taksi şoförü; kabul etmek mümkün değil bütün bunları. Eğer gerçek anlamda barıştan yanaysak, samimiysek, şiddete karşıysak ve Türkiye’nin toplumsal barışını inşa etmek istiyorsak; şiddete, ölümlere karşı, teröre karşı işte size fırsat. İstanbul’da Pazar Günü, ayın 27’de saat 14: 30’da Beşiktaş’ta şiddete, teröre karşı yaşam için bir mitingimiz var. Barış için bir mitingimiz var. Hepinizi davet ediyorum. Hemşehrilerim, dostlarım, barış isteyen herkes şiddete, teröre karşı yaşam için, barış için Barbaros Meydanı’nda olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KAMPIN İÇERİSİNE GÖMÜLECEK
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Gülen’in cenazesi perşembe günü Pensilvanya’da örgütün merkezi sayılan kampta yapılacak. Gülen, kamp içinde yer alan ve daha önce kendi “işaret ettiği” yere gömülecek. Cenaze namazını FETÖ elebaşı Gülen’in ev arkadaşı Suat Yıldırım kıldıracak.
ÜST DÜZEY ÖRGÜT MENSUPLARI ABD’YE DOĞRU YOLA ÇIKTI
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre seyahat sorunu yaşamayan üst düzey örgüt mensupları ABD’ye doğru yola çıktı. Gülen’in aile üyeleri cenazeye bir arada katılarak sözde birlik mesajı verecek. Örgüt, Gülen’in son anlarını da daha sonra yazılı bir şekilde paylaşacak.
“YAZILI MİRAS BIRAKTI”
Ayrıca teröristbaşı Gülen’in rahatsızlanması sonrası hastaneye kaldırıldığı, örgütün diğer üyelerinden saklandı. Terörist Gülen’in yazılı bir miras bıraktığı da örgüt üyeleri arasında konuşulan bilgiler arasında.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmede, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki ikili ve parlamentolar arası ilişkiler ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarındaki insanlık dışı saldırılar ve işgal girişimleriyle Lübnan’a yönelik İsrail saldırıları, güncel küresel konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
Kurtulmuş, görüşmede, Türkmen halkının milli değeri, bilgeliği ve eserleriyle tüm Türk dünyasının ışığı olan Mahtumkulu Firaki’nin 300. doğum günü vesilesiyle düzenlenecek forum dolayısıyla ata yurdu olan Türkmenistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye ve Türkmenistan’n tarihi ve kültürel bağlara sahip iki kardeş ülke olduğunu belirten Kurtulmuş, kadim kardeşlik bağlarının karşılıklı saygı, anlayış ve ortak çıkarlar temelinde gelişmeye devam etmesi arzusunda olduklarını söyledi.
Öte yandan, TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Berdimuhammedov’un Arkadağ Akıllı Şehri’nde foruma katılan heyet başkanları onuruna verdiği davete katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim Ayı 1. Oturumu’nda 26 gündem, 5 gündem dışı olmak üzere toplam 31 madde görüşüldü. SBB Meclis Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapılan toplantıda aciliyeti olan 2 madde görüşülüp karara bağlanırken, diğer maddeler ise daha kapsamlı incelenmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi.
Gündeme alınan önemli maddeler
Meclis toplantısında, “10 yıllığına Samsun Anakent Turizm Tic. AŞ.’ye devredilen ve sözleşmesi sona eren AkdağKayak Merkezi Sosyal Tesisleri’nin işletme hakkının yine aynı şartlarla yeniden Samsun Anakent Turizm Tic. AŞ.’ye devredilmesi” teklifi maddesi, “Canik ve İlkadım ilçelerine alternatif ulaşım hatlarını hayata geçirmeyi ve toplu taşıma konforunu arttırmayı hedefleyen 12,5 km uzunluğunda, 14 istasyona sahip Kılıçdede İstasyon-Şehir Hastanesi/ Kamu Kampüsü Tramvay Hattı’nın yapım işleri ve araç temininin yapılması adına devir protokolünün kabulü ve protokolü belediye adına imzalamaya SBB Başkanı’nın yetkilendirilmesi” teklifi maddesi, “Canik ilçesinde bulunan Samsun Üniversitesi’ne ait Gürgenyatak ve Devgeriş Mahallesi’nde bulunan taşınmazların imarla Günibirlik Turizm Tesis Alanı yapılması konusunda 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davaları neticesinde nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine yapılan itirazların değerlendirilmesi” teklifi maddesi, “Batı Çevre Yolu (4. Etap) etrafında kullanım kararlarının, dava konusu imar planı öncesi kullanım kararlarına dönüştürülmesine ilişkin nazım ve uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın değerlendirilmesi” teklifi maddesi, ” Milli Savunma Bakanlığı’nın davacı olduğu, Cumhuriyet Meydanı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanında yapılan imar planlarında yer alan Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli taşınmazın yer aldığı Samsun 2. İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda meydan kullanımının yeniden düzenlenmesine ilişkin nazım ve uygulama imar planı değişikliği” teklifi maddesi, “Tekkeköy ilçesinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca sanayi ve depolama bölgesi kullanımı oluşturulmasına ilişkin çevre düzeni planı değişikliği” teklifi maddesi ve “İl İdare Kurulu’nun Terme ilçesi Muratlı Mahallesi’nin idari yönden buradan ayrılarak Çarşamba ilçesine bağlanması” teklifi maddesi görüşülerek gündeme alındı ve ilgili komisyonlara havale edildi.
Toplantıda, SBB’de ataması yapılan bürokratların isimleri de okunarak meclis üyeleri bilgilendirildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’nın Strasbourg kentinde toplanan AP Genel Kurulunda Macaristan’ın 1 Temmuz’dan bu yana yürüttüğü Dönem Başkanlığı faaliyetlerinin ele alındığı oturum düzenlendi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban yaptığı konuşmada, AB’nin durumunun, Macaristan’ın ilk AB Dönem Başkanlığı’nı üstlendiği 2011’den bu yana çok daha ciddi olduğunu ifade etti. Ukrayna’daki savaş, Orta Doğu ve Afrika’da artan çatışmalar, göç, Schengen bölgesindeki riskler ve Avrupa’nın küresel rekabet gücünü kaybetmesi gibi konulara değinen Orban, “AB’nin değişmesi gerekiyor” dedi. Orban, Macaristan’ın AB Konseyi’nin dönüşümlü başkanlığını yürütürken, tamamlanması gereken 52 yasa tasarısı da dahil olmak üzere dürüst ve yapıcı bir arabulucu olacağını ve Parlamento ile kurumlararası müzakerelere başlamaya hazır olduğunu söyledi.
“AB’nin son 20 yıldaki ekonomik büyümesi Çin ve ABD’nin gerisinde kaldı”
Rekabetin önemli bir konu olduğunu vurgulayan Orban, AB’nin son 20 yıldaki ekonomik büyümesinin Çin ve ABD’den önemli ölçüde geri kaldığını ve AB’nin küresel ticaretteki payının da azaldığını belirtti. Enerji fiyatlarının başlıca engel olduğunu belirten Orban, “AB, Rus enerji kaynaklarından uzaklaşmanın bir sonucu olarak önemli gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesini kaybetti” dedi. Orban, “Yeşil dönüşümün kendi başına soruna bir çözüm sunduğu yanılgısına düşmemeliyiz” diyerek karbondan arınmanın üretkenliğin yavaşlamasına ve iş kaybına yol açtığına dikkat çekti. Göç sorununa da değinen Orban, “Avrupa yıllardır, özellikle dış sınırlarında göç baskısı altında. AB bu sınırları savunmalı. Macaristan bu konuda 2015’ten beri siyasi mücadeleler verdi, sayısız girişim ve öneri gördük. Hepsi de tek bir temel unsurdan yoksun oldukları için başarısız oldu; dış sıcak noktalar. Bunlar olmadan Avrupalıları yasa dışı göçten koruyamayız” dedi. Orban, “AB iltica sistemi çalışmıyor. Yasa dışı göç, antisemitizme ve kadınlara yönelik şiddetin artmasına yol açtı. Bunlar gerçekler, beğenelim ya da beğenmeyelim” diye konuştu. Düzenli olarak “Schengen zirveleri” düzenlenmesini öneren Başbakan Orban, Bulgaristan ve Romanya’nın yıl sonuna kadar serbest dolaşım alanının tam üyesi olması gerektiğini ifade etti. Orban Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılımının hızlandırılması çağrısında bulunarak, “Sırbistan katılmadan Balkanlar’ı istikrara kavuşturamayız” dedi. AB savunma sanayinin, çiftçi dostu, rekabetçi tarım sektörünün ve AB uyum politikasının önemini vurgulayan Orban, “Uyum Fonu bir hayır kurumu ya da bağış değildir, AB’deki en büyük yatırım politikası biçimlerinden biridir ve tek pazarın dengelenmesi için bir ön şarttır” şeklinde konuştu. Orban, “Biz Macarlar, Avrupa Birliği’nin bir parçasıyız. Avrupa’nın olabileceği şey olmasına yardımcı olmak için en ufak bir şans gördüğümüz sürece bunun için savaşmaya devam edeceğiz. Başkanlığımızın başarısı, AB’nin başarısı olacak. Avrupa’yı tekrar harika yapalım” diyerek konuşmasını bitirdi.
Orban’a “Ciao Bella” ile tepki
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın konuşmasının ardından genel kuruldaki sol eğilimli bazı milletvekilleri ayağa kalktı. Orban’ı protesto eden milletvekilleri, “Ciao Bella” şarkısını söyledi. AP Başkanı Roberta Metsola ise, “Burası Eurovision değil” diyerek milletvekillerine müdahale etti.
Leyen, Orban’ı hedef aldı
Orban’dan sonra söz alan Avrupa Komisyonu Başbakanı Von der Leyen, Macar lidere sert tepki gösterdi. Leyen, “Bugün Konsey Başkanlığı sırasında karşı karşıya olduğumuz en acil sorunlardan bazılarına odaklanmak istiyorum. Birincisi Ukrayna, ikincisi rekabet, üçüncüsü göç. Ukraynalı dostlarımız savaşta üçüncü kışa giriyor. Rusya bunu şimdiye kadarki en zor kış yapmaya çalışıyor. Geçtiğimiz ay Rusya, Ukrayna şehirlerine bin 300’den fazla insansız hava aracı gönderdi. Yaz boyunca Ukrayna’nın enerji altyapısına yüzlerce füze yağdı. Sayısız Ukraynalı öldürüldü veya yaralandı. Aileler ayrıldı. Şehirler yok edildi. Dünya, Rusya’nın savaşının vahşetine tanık oldu. Yine de bu savaşı işgalciye değil, işgal edilene yükleyenler var. Putin’in iktidar arzusuna değil, özgürlüğe susayan Ukraynalılara bağlayanlar var. Bu yüzden onlara şunu sormak istiyorum: 1956’daki Sovyet işgalinden Macarları sorumlu tutarlar mıydı? 1968’deki Sovyet baskısından Çekleri ve Slovakları sorumlu tutarlar mıydı? Biz Avrupalılar farklı tarihlere ve farklı dillere sahip olabiliriz, ancak barışın teslimiyetle eş anlamlı olduğu hiçbir Avrupa dili yoktur. Egemenliğin de işgalle eş anlamlı olduğu bir dil yoktur. Ukrayna halkı, tıpkı Orta ve Doğu Avrupa’yı Sovyet egemenliğinden kurtaran kahramanlar gibi özgürlük savaşçılarıdır. Ukrayna ve Avrupa için adil bir barışa ulaşmanın tek bir yolu var. Ukrayna’nın direnişini siyasi, mali ve askeri destekle güçlendirmeye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Bir hükümet, Avrupa şirketlerine diğerlerinden daha fazla vergi koyarak ayrımcılık yapıyorsa nasıl daha fazla Avrupa yatırımı çekebilir?”
Rekabet konusuna değinen von der Leyen, “Yenilikçi şirketlerimizin çoğu, genişlemelerini finanse etmek için ABD’ye veya Asya’ya bakmak zorunda kalırken, her yıl 300 milyar Euro’luk Avrupa hanehalkı tasarrufu yabancı pazarlara yatırılıyor, Ortak Pazarımız da hala çok fazla engel var ve şirketlerimizin sınırlar ötesinde ölçeklenmesini engelliyor. Bu yüzden bir Tasarruf ve Yatırım Birliği önerdik. Şirketlerin sınırlar ötesinde büyümeleri için engelleri azaltmamız gerekiyor. Ortak pazarımızı tamamlamak, finans ve dijital gibi sektörlerde raporlama yükünü azaltmak için yeni bir hamle önereceğiz. Rekabet gücümüzü güçlendirmek için gidilecek yön budur. Ancak aynı zamanda AB’deki bir hükümetin tam tersi yönde Ortak Pazar’dan uzaklaştığını da görüyoruz. Bugün çok dikkatli dinledim. Bir hükümet, aynı zamanda Avrupa şirketlerine diğerlerinden daha fazla vergi koyarak ayrımcılık yapıyorsa nasıl daha fazla Avrupa yatırımı çekebilir? Aynı zamanda bir gecede ihracat kısıtlamaları uygularsa daha fazla şirketi nasıl çekebilir? Keyfi denetimlerle onları hedef alırsa, izinlerini engellerse, kamu sözleşmeleri çoğunlukla küçük bir gruba giderse, bir hükümete Avrupa şirketleri nasıl güvenebilir? Bu durum belirsizliğe yol açıyor ve yatırımcıların güvenini zedeliyor. Tüm bunlar, Macaristan’ın kişi başına düşen GSYİH’sinin Orta Avrupa komşuları tarafından geride bırakıldığı bir zamanda gerçekleşiyor. Macaristan Avrupa’nın kalbindedir ve aynı zamanda ekonomimizin de kalbinde olmalıdır. Macar halkı ortak pazarımızın tüm avantajlarından yararlanmalıdır” şeklinde konuştu.
“Bir AB üyesi ülke, Rusya’dan fosil yakıt satın almanın alternatif yollarını aradı”
Leyen, “Hala kirli Rus fosil yakıtlarına bağlı kalmamız gerektiğini düşünenlere seslenmek istiyorum. Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesinden sadece birkaç gün sonra Avrupa liderleri Versay’da toplandı, 27’si de mümkün olan en kısa sürede Rus fosil yakıtlarından uzaklaşmayı kabul etti. Peki, bin gün sonra bu taahhütte neredeyiz? Avrupa gerçekten de çeşitlendi. Güvenilir ortaklarla altyapılar ve yeni bağlar kurduk. Avrupa’da üretilen ucuz ve temiz enerjiye yatırım yaptık ve bunu başarıyla yaptık. Yılın ilk yarısında tüm elektrik üretimimizin yüzde 50’si, Avrupa’da iyi işler kuran ve Rusya’da olmayan kendi enerjimizden, yerli yenilenebilir kaynaklardan geldi. Ancak herkes Versay taahhütlerine göre hareket etmedi. Alternatif kaynaklar aramak yerine özellikle bir AB üyesi ülke, Rusya’dan fosil yakıt satın almanın alternatif yollarını aradı. Rusya, güvenilir bir tedarikçi olmadığını defalarca kanıtladı. Artık bahane yok. Avrupa enerji güvenliğini kim istiyorsa öncelikle buna katkıda bulunmalıdır. Uymamız gereken kural budur” dedi.
Göç konusuna da değinen Leyen, “Herkes göçün Avrupa’nın bir sınaması olduğunu ve Avrupa’nın bir cevap gerektirdiğini anlıyor. İşte bu yüzden Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, Göç ve Sığınma Konusunda Yeni Paktı kabul etti. Şimdi bunu uygulamalıyız. Birliğimizin dış sınırlarındakiler de dahil olmak üzere üye ülkelere ortak sınırlarımızı yönetmelerine yardımcı olmak için bakıyoruz” dedi.
“Macaristan hükümeti ek güvenlik kontrolleri olmadan Rus vatandaşlarını AB’ye nasıl davet edebilir?”
Doğrudan Macaristan Lideri Orban’a seslenen Leyen, “Macaristan’ın sınırlarını koruduğunu ve suçluların Macaristan’da hapsedildiğini söylediniz. Sadece bu ifadenin, yetkililerinizin geçtiğimiz yıl hapis cezasına çarptırılmış kaçakçıları ve insan tacirlerini cezalarını çekmeden serbest bırakması gerçeğiyle nasıl uyuştuğunu merak ediyorum. Bu, Avrupa’da yasa dışı göçle mücadele etmek değil. Bu, AB’yi korumak değil. Bu sadece sorunları komşunuzun çitinin üzerinden atmaktır” ifadelerini kullandı. Macaristan’ın Rus vatandaşlarına vize kolaylığı sağlaması konusunu dile getiren Leyen, “Hepimiz dış sınırlarımızı daha iyi korumak istiyoruz. Ancak yalnızca organize suçlara karşı birlikte çalışırsak ve kendi aramızda dayanışma gösterirsek başarılı olabiliriz. Kimi içeri alacağımızdan bahsedeceksek, Macaristan hükümeti ek güvenlik kontrolleri olmadan Rus vatandaşlarını Birliğimize nasıl davet edebilir? Bu durum, yeni Macaristan vize düzenlemesini yalnızca Macaristan için değil, tüm AB üyeleri için bir güvenlik riski haline getiriyor. Macaristan hükümeti, Çin polisinin kendi topraklarında faaliyet göstermesine nasıl izin verebilir? Bu, Avrupa’nın egemenliğini savunmak değildir. Bu, yabancı müdahale için bir arka kapıdır” şeklinde konuştu. Leyen, “Evet, Frontex’i güçlendirmeliyiz. Evet, kaçakçılıkla mücadele mevzuatını kesinleştirmeli, Europol’ü güçlendirmeli ve Paktı tam olarak uygulamalıyız. Ancak bu, daha az değil, daha fazla iş birliğiyle başarılabilir ve tabii ki hukukun üstünlüğüne ve temel değerlerimize tam saygıyla” ifadelerini kullandı.
Leyen, “Macaristan, Konsey Başkanlığını ikinci kez üstleniyor. İlki 2011’deydi. O vesileyle Başbakan Orban şöyle demişti: ‘Biz 1956 devrimcilerinin ayak izlerini takip edeceğiz. Biz Avrupa Birliği davasına hizmet etmeyi amaçlıyoruz. Avrupa, kendi yerini korumak için birlik olmalı.’ Sanırım hepimiz aynı fikirdeyiz. Avrupa birlik olmalı. Bu o zamanlar doğruydu. Bugün de doğru. O yüzden Macar halkına hitap ederek bitirmeme izin verin. Biz tek bir aileyiz. Sizin hikayeniz bizim hikayemizdir. Sizin geleceğiniz bizim geleceğimizdir. 10 milyon Macar, geleceğimizi birlikte şekillendirmeye devam etmemiz için 10 milyon iyi nedendir. Yaşasın Avrupa” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Orban’a tepkiler devam etti
Muhafazakar Avrupa Halk Partisi Lideri Manfred Weber da yaptığı konuşmada, Orban’ın Ukrayna’nın içinde bulunduğu kötü duruma “tek bir cümle” bile değinmemesinden şoke olduğunu belirterek AB bayrağı altında yürüttüğü diplomasiyi eleştirdi. Weber, “(Rusya ve Çin) Seyahatiniz asla bir barış misyonu değildi. Otokratlar için büyük bir propaganda gösterisiydi” dedi. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Terry Reintke ise “Burada hoş karşılanmıyorsunuz, burası Avrupa demokrasisinin evi” ifadeleriyle Orban’a tepki gösterdi.
Orban, Temmuz ayında “barış misyonu” olarak tanımladığı ziyaret kapsamında Rusya ve Çin’e gitmişti. – STRASBOURG
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL, Lübnan tarafından Kiryat Şamona bölgesine düzenlenen hava saldırısında 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İsrail Ulusal Acil Servisi Magen David Adom (MDA) tarafından yapılan açıklamada, “Tıbbi değerlendirmelerin ardından, yaklaşık 40 yaşlarında bir erkek ve kadın şarapnel yaralanması sonucunda hayatını kaybetti” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanlığı, Türkiye’den yola çıkan ‘RAS’ gemisinin, Güney Amerika ülkelerinden hayalet gemilerle Gine ya da Moritanya açıklarına getirilen 4 ton kokaini, Avrupa ülkelerine sevk etmek üzere seyrederken yakalandığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 4 Ekim 2024 günü İspanya ve Fransa güvenlik güçlerince Atlas OkyanusuKanarya Adaları yakınlarında Tanzanya bayraklı ‘RAS’ isimli gemiye düzenlenen operasyonda yaklaşık 4 ton kokainin ele geçirildiği belirtilerek, operasyonda 7’si Türk, 2’si Azerbaycan ve 1’i Hollanda uyruklu olmak üzere toplam 10 kişinin yakalandığı aktarıldı.
Emniyet Genel MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın, İspanyol narkotik polisi ile iletişime geçerek görüşmeler sonucu geminin hareketlerinin incelendiği kaydedildi. Geminin, 28 Temmuz 2024’te İstanbulZeytinburnu açıklarındaki demirleme alanından ayrıldığı belirtilerek, “9-10 Ağustos 2024 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka kentinde kısa bir mola vererek Sierra Leone’ye transit geçiş yaptığı, 21 Ağustos’ta Freetown, Sierra Leone açıklarında demirlediği ve 11 Eylül’e kadar 20 gün boyunca orada kaldığı, 11 Eylül’de kuzeye doğru hareket ettiği ve 13-20 Eylül tarihleri arasında Gine ile Gine-Bissau ülkeleri karasularında limana giriş izni için beklediği ve akabinde 21 Eylül tarihinde 21 saat boyunca Bissau limanında demirlediği, 22 Eylül tarihinde Bissau limanından ayrıldıktan sonra, bir sonraki uğrak limanı olarak İskenderiyeMısır’ı gösterdiği ve tahmini varış zamanını 15 Ekim 2024 olarak belirlediği, 23-24 Eylül 2024 tarihleri arasında Gine-Bissau açıklarında düşük hızda manevralar gerçekleştirdiği, 26 Eylül 2024 tarihinde Moritanya açıklarında seyrettiği, 28-29 Eylül 2024 tarihleri arasında Moritanya açıklarında hızını önemli ölçüde düşürdüğü, akabinde gemi İskenderiye Limanı’na seyir halindeyken Kanarya Adaları’nın kuzeydoğusundaki sularda 4 Ekim 2024 tarihinde İspanya ve Fransa güvenlik birimlerince operasyon yapılarak limana çekildiği ve 4 ton kokain maddesi ele geçirildiği bilgileri edinilmiştir” ifadelerine yer verildi.
‘RAS’ isimli geminin güzergah, liman ve hız bilgileri analiz sonuçlarına ilişkin, “Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Güney Amerika ülkelerinden hayalet (AIS sinyal bilgileri bulunmayan) tabir edilen gemilerle getirilerek Atlas Okyanusu üzerinde Gine ya da Moritanya açıklarında bahse konu gemiye aktırıldığı, akabinde Avrupa ülkelerine sevk edileceği değerlendirilmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Iğdır İl Jandarma Komutanlığı, Kaçakçılık Suçları ile Mücadele kapsamında yaptığı istihbarat çalışmaları neticesinde önemli bir operasyona imza attı. Iğdır Merkez İlçe ve Tuzluca bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda, akaryakıt, tütün ve alkol kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda bin 170 litre kaçak akaryakıt, 270 paket sahte sigara ve 90 litre kaçak alkol ele geçirildi. Olayla bağlantılı olarak 3 şüpheli yakalanırken, haklarında adli işlemlere başlanıldığı bildirildi. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘NEREDE BOŞLUK VARSA HAL YOLUNA KOYACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kurulduğu günden itibaren hizmet mücadelesi verdiklerini söyleyerek, “Biz her zaman kendi iç muhasebemizi cesaretle yapan bir kadroyuz. Son dönemde yaşanan kimi cinayetler üzülerek görüyoruz ki milletimizin kendini güvende hissetme konusunda tereddütte düşmesine sebebiyet vermiştir. Ülkemizin 2018 yılından beri küresel siyasi gerilimlerin, Covid salgınının yol açtığı çok boyutlu krizlerin ve bölgemizde süregelen çatışmaların etkisiyle yaşadığı ekonomik sıkıntılar da bu tablonun bir parçasıdır. Uyguladığımız ekonomi programıyla 6 yılın birikimi olan sıkıntıları çözme yolunda önemli mesafe katettik. İnşallah sene başından itibaren rahatlama, insanımızın günlük hayatına da net bir şekilde yansımaya başlayacaktır” dedi.
Erdoğan, sınır güvenliği konusunda hem terör örgütleriyle mücadele hem komşu ülkelerle ilişkiler hususunda gayet iyi seviyeye geldiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Toplumda güvenlik ve asayiş konusunda geçmişe ve pek çok Avrupa ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdeyiz. Ancak son dönemde bir polis memurumuzun şehit edilmesinden, genç kızlarımızın vahşice katledilmesine kadar bir dizi hadise milletimizde haklı bir tepkiye yol açmıştır. Onlarca suç kaydı olanların ortalıkta dolaşması herkes gibi bizi de rahatsız ediyor. Pazartesi günü yaptığımız MYK toplantısında bu olayları enine boyuna değerlendirdik. Milletimizin sesine kulak vererek, bu konuda önemli adımlar atmaya karar verdik. İnsanlarımızın sokakta, evinde, iş yerinde hiçbir endişe duymadan hayatını güvenle sürdürebilmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız. Emniyet teşkilatımız içinde zafiyet varsa neşteri vurup gidereceğiz, adalet sistemimizde tıkanıklık, yanlışlık varsa neşteri vurup Allah’ın izni ile onu da çözüme kavuşturacağız. Medyada ve sosyal medyada suça özendirme noktasında sorun varsa gerekli müdahalede bulunacağız. Nerede boşluk varsa hal yoluna koyacağız.”
‘İKİ ÖDEMLİ ADIM ATIYORUZ’
Erdoğan, öncelikle çok sayıda suç kaydı bulunan kişilerin yargılama safhasında görülebilmesini ve dikkate alınmasını sağlayacaklarını belirterek, “Bilindiği gibi mevcut durumda seri suç işleyen kişiler adına açılmış onlarca dava bulunmasına rağmen bunlar sonuçlanmadan kayıtlarda gözüküyor. Kanunların suçlu lehine anlamına gelen bu çarpıklığı düzeltmek için iki önemli adım atmayı planlıyoruz. Bunlardan ilki; kurumsal düzenleme, ikincisi, seri suç işleyenlerin tutuklanabilmesi uygulamasının kolaylaştırılmasına yöneliktir. Yargı erkini güçlendirmek amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir birim, farklı mahkemelerde görülen davaları, düzenlenen iddianameleri, hatta emniyet kayıtlarını toparlayarak bunlarla ilgili gerekli incelemeleri yaptıktan sonra savcı ve hakimlerimizin dikkatine sunacak. Mesela 5 suç kaydı olan birinin, diğer davalarının bitip sabıka kaydına işlenmesi beklenmeden tutuklu yargılanmasının önü açılacak. Tutukluluk süresi, kişinin işlediği suçlar ve alacağı cezalarla orantılı belirlenecek. Bu husus toplum vicdanını yaralayan belirli suçlar için geçerli olacak. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin, mesela alınan cezanın yüzde 10’u cezaevinde geçirildikten sonra işlemeye başlaması sağlanacaktır. Adalet Bakanlığı’mızdan ve Meclis grubumuzdan çerçevesini ifade ettiğimiz bu düzenlemelerin teknik çalışmalarını Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla da istişare ederek süratle tamamlamalarını bekliyorum” diye konuştu.
‘CEZASIZLIK ALGISINI ORTADAN KALDIRMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR’
Kontrolden çıkan bir riske de dikkat çekmek istediğini belirten Erdoğan, “Son dönemde medya organlarımız özellikle reyting kaygısıyla basın ilkelerini umursamayan son derece sorunlu bir yayın politikası izlemeye başladı. İfade tutanaklarından polis kayıtlarına, kaynağı belirsiz iddialardan önü sonu belli olmayan videolara kadar her türlü bilgi belge ekranlara çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Haber ve tartışma programlarının saatlerce konusu oluyor. Habercilik adına üzülerek söylüyorum, mağdurlar tekrar mağdur ediliyor. Cinayet vakaları insanımızın ailecek televizyon izlediği saatlerde en ince detayına kadar anlatılıyor. Bu tür olaylarda meselenin sosyal öğrenme boyutu ne yazık ki göz ardı ediliyor. Bunu kabul etmemiz ve rıza göstermemiz söz konusu olamaz. Basınımız, medyamız elbette özgür olmalıdır; ama bu bilhassa toplumsal olaylarda sorumlu yayıncılık yapmaya engel değildir. Radyo Televizyon Üst Kurulumuz bu konuları daha hassas takip etmelidir. Yargı organlarımızın bağımsız, tarafsız ve objektif faaliyet yürütmesinin yanı sıra toplumda adalet duygusunun güçlendirilmesi için bugüne kadar hiçbir fedakarlıktan kaçmadık, hatta her türlü desteği sağladık. Teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni sınamalar karşısında, mülkün temeli olan adaletin tesisi en önemli meselemizdir. Her ne sebeple ortaya çıkarsa çıksın cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını süratle gidermek boynumuzun borcudur. Adalet hizmetlerinin iyileştirilmesi noktasında 22 yılda yaptığımız onca reforma, onca başarımıza, onca emeğimize kendini bilmezlerin gölge düşürmesine eyvallah etmeyeceğiz. Yapacağımız bu düzenlemelere muhalefetin de destek vereceğini ümit ediyorum. Biz uzlaşı için Türkiye’nin meselelerini beraberce çözmek için el uzattıkça maalesef muhalefet eski kutuplaşma siyasetinde ısrarcı davranıyor. Muhalefetin kodlarına kadar işlemiş bu çarpık bakış açısının değişmesi en büyük temennimizdir” diye konuştu.
‘HÜKÜMETİMİZİN MÜCADELESİNE DESTEK OL’
Kadın haklarının teslim edilmesi konusuna siyaset üstü baktıklarını ifade eden Erdoğan, “Kadın politikalarında her zaman en idealini ülkemiz, milletimiz ve kadınlarımız için hayata geçirmeye çalıştık. Destek mekanizmalarından reform paketlerine ve yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirme gayretinde olduk. Kadın hakları konusunda bize ders verecek hiçbir muhalefet partisi yoktur. Kadının statüsünün güçlendirilmesinde elimize su dökecek kimse de yoktur. Kadına şiddetle mücadele konusunda ülkemize çağ atlatan kadro yine biziz. Ülkemizdeki imtiyazlı azınlık bilmese de başörtüsünden dolayı üniversite kapılarından geri çevrilen kızlarımız bizim mücadelemizi gayet iyi biliyor. Aynı şekilde kılık kıyafetinden dolayı işinden atılan, çok sevdiği mesleği ile inancı arasında tercih yapmaya zorlanan kadın doktorlar, hakimler, öğretmenler ve bürokratlar ve akademisyenler bizim kadınlar konusundaki hassasiyetimizi gayet iyi biliyor. Evlatlarını askeri lojmanlarda ziyaret edemeyen analar, kardeşlerinin yemin törenine katılamayan ablalar bizim hak ve özgürlükler konusunda neler yaptığımızı gayet iyi biliyor. Bu Meclis çatısı altında sırf başındaki örtüden dolayı siyasi parti genel başkanları tarafından had bildirilen kadın siyasetçiler, Türkiye’yi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyor. Kimse kusura bakmasın ama ‘AK Parti kadınları elit görmüyor’ iftirası atmak CHP Genel Başkanının hakkı da haddi de değildir. Sayın Özel, kadınlar arasında ayrımcılık görmek istiyorsa önce kendi tarihini okusun, kendi tarihi ile yüzleşsin, sonra da yüreği yetiyorsa AK Parti’yi eleştirmeye kalksın. Sayın Özel, bir taraftan kadına şiddetin engellenmesinden bahsederken, diğer taraftan da alkol ve içki tüketimini teşvik edecek vaatlerde bulunuyor. Ne demişler, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.’ Sayın Özel belki bilmiyor olabilir; fakat bir aşağılama ifadesi olarak kullandığı, ‘Kahvedeki vatandaşlarımız’ şu hakikati çok iyi bilir; tüm dünyada kadına ve çocuğa şiddetin en önemli sebeplerinden biri içki tüketimi ve alkol bağımlılığıdır. Ülkemizde de geçen sene kadına şiddet uygulayan müptezellerin üçte biri ya alkol ya da madde bağımlısıydı. CHP Genel Başkanı Özel’e şunu tavsiye ediyorum; kadına yönelik şiddetle mücadeleye kendi tabiri ile gerçekten iki elin havada katkı sunmak istiyorsan öncelikle rakı reklamı yamaktan vazgeç. Sonra da gel hükümetimizin mücadelesine destek ol” değerlendirmesinde bulundu.
‘EN BÜYÜK DEVRİMDİR’
Ülkenin tüm kurumlarında özgürce çalışan, sosyal ve ekonomik hayata özgürce katılan tüm kadınların çabalarının yakın şahidi olduğunu söyleyen Erdoğan, “2004’te anayasa değişikliğiyle kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu ilk defa anayasa metnine koyan AK Parti iktidarıdır. 2005’te yapılan köklü ceza kanunu değişikliğiyle aile içi ve kadına yönelik şiddet ilk defa suç olarak tanımlandı. Yine bu dönemde töre, namus saikiyle işlenen cinayetler ağırlaştırılmış suç kapsamına alındı. Cinsel saldırı fiili de yine ilk defa 2005’teki düzenlemede suç olarak tarif edildi. Çocuğa yönelik şiddeti de şahsa bağlı suçlar kapsamına biz dahil ettik. 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesine dair kanunla kararlılığımızı biz ortaya koyduk. Bakınız bu kanun ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede şimdiye kadar yapılmış en büyük devrimdir, tarihi bir kazanımdır. ŞÖNİM Kadın Konukevi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları biz hayata geçirdik. Tüm illerimizde 82 şiddet önleme ve izleme merkezi, 112 kadın konukevi ve 418 irtibat noktası ile koruyucu ve önleyici hizmetler sunuyoruz. Aile içi şiddeti şikayete tabi olmaktan biz çıkardık. Ayrıca 2023 yılında yapılan bir düzenlemeyle boşanmış eşe karşı işlenen şiddetin cezası tıpkı nikahlı eşe karşı işlenen şiddet seviyesinde artırıldı” ifadelerini kullandı.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLMEMEMİZİN ETKİSİ YOKTUR’
İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Erdoğan, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin kadın hakları ve kadınlara yönelik şiddetle mücadeleye en ufak bir menfi etkisi olmamıştır. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin çelikten kalkanı içerisinde sıkıntılı ifadeler bulunan söz konusu sözleşme değil, 6284 sayılı kanundur. Bu konuda yürütülen propagandanın en küçük bir temeli, en küçük bir dayanağı ve haklılık payı yoktur. Şiddetsiz bir Türkiye için devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmayı sürdürecektir. Bilhassa kadına ve çocuğa yönelik şiddette zafiyet görüntüsüne asla izin vermeyecek, şiddete sıfır tolerans ilkesiyle mücadelemizi devam ettireceğiz. Kadınlarımızdan gönüllerini ferah tutmalarını özellikle istiyorum. Muhalefete rağmen omuz omuza yürüttüğümüz çetin mücadeleler sonucunda elde ettiğimiz hiçbir kazanımdan geriye gidişe müsaade etmeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Konseyi 18. Spordan Sorumlu Bakanlar Konferansı, Portekiz’de gerçekleştirildi. Konferansa katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, üye ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşmelerde de bulundu.
Bakan Bak, konferansa ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sporun birleştirici gücüyle uluslararası iş birliklerimizi ve projelerimizi değerlendirdik. Herkes için erişilebilir spor ve sağlıklı, güçlü nesiller için birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – LİZBON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesirspor Teknik Direktörü Levent Eriş, kulübün resmi sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklama ile ligin 5 haftalık sürecini analiz etti. Karşılaştıkları bazı olumsuzluklara da değinen Eriş, kamuoyunun düşündüğünün tersine TFF 3. Lig 2. Grup’ta her takımın da birbirini yenecek düzeyde olduğunu belirtti. Geride kalan 5 haftayla ilgili sözlerine başlayan Levent Eriş, “Ligimizin ilk 5 haftasını değerlendirdiğimizde, sezon başına dönersek ve grupların belirlenmesiyle birlikte kamuoyunda en zayıf grubun 3. Lig 2. Grup olduğuna dair bir algı oluşunca, grubumuzda bulunan takımların birçoğunun şampiyonluğa oynayacak takım oluşturma çabaları bir anda gerçeğe dönüştü ve belki de grupların içinde en değerli rakamlar ve oyunculardan kurulu takımlar görmeye başladık. Kaldı ki bazı takımlara giden oyunculardan sadece 3 tanesi bizim verdiğimiz rakamların 2 mislini vererek o takımlara gitti. Yani sezon başında düşünülen o kamuoyu algısı düşüncesi gerçeğe dönüşerek 5 haftalık süreçte herkesin birbirini yenebilecek bir düzeyde olduğunu gösterdi” şeklinde konuştu.
“Hayretler içinde kaldığımız bir maç oldu”
Kelkitspor maçı hakkında değerlendirmelerde bulunan Eriş, “Bizim 5 haftalık süreçte hedeflediğimiz 11 puan gibi bir puan ortalaması düşündüğümüz durumda maalesef kolay olan diye hesap edilen iç saha maçlarında kaybedilen puanlar ve zor olan deplasman maçlarını kazanarak sürdürdüğümüz ilk 5 haftaya da hanemize 2 puan kaybı olarak gördüğümüzü söylemek isterim. Evet kendi sahamızda maalesef 2 maç kaybettik. Bunlardan Kelkit maçı futbol adına mükemmel, skor adına 14 tane pozisyona bakınca hayretler içinde kaldığımız bir maç olduğunu da belirtmek isterim. Kaldı ki içeride ve deplasmanda oynadığımız maçlarda bizi gönülden destekleyen başta 10kolikler olmak üzere ve kalpleri bizimle olan Balıkesirspor sevenlerine çok üzgün olduğumuzu, son maçta da maçın başından sonuna kadar daima yanımızda olduklarını görmek hem bizlere moral ve onur olduğunu ve onlara karşıda mağlubiyetten dolayı mahcubiyetimizi bilmelerini arz ederim. Ayrıca onlara bu mağlubiyeti de affettireceğimizi, onun dışında münferit bazı kişilerin seviyesiz ve çirkin sözlere maruz kaldığımızı daha maçın bitimine 30 dakika varken bunu yapmaları oldukça manidar ve üzücüydü” şeklinde açıklamalarda bulundu.
“Bu ligden hep birlikte çıkacağız”
Son oynanan Muğlaspor karşılaşması hakkında da konuşan Teknik Direktör Eriş, 3. Lig’den büyük bir aile bütünlüğü ile çıkacaklarını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: “Muğlaspor maçında kalemize gelen 47. saniyede ilk topun gol olması hepimizi şaşkınlık ve şok içinde bıraktı ve takımımız 25. dakika bu süreçten çıkmakta zorlanınca rakibe bu aralıklarda 2 tane daha pozisyon verdik, rakibimizin oyun planına baktığımızda 5-4-1 gibi diziliş ile tamamen sadece puan alırsak yeterli düşüncesindeydi. Oyuna bir hamle yaparak 30. dakikada hem sistemde hem de 2 oyuncu değişikliği yaparak oyuna geri dönüşü isteyen baskı ve tempo olarak ilk devre kalan süre içinde bulma çabasına girdik. Bu süreden sonra rakip kalede kullandığımız duran toplar ve kalecilerinin kurtarmış olduğu 2 tane net pozisyonları yok saymak, farklı bir açıdan bakıldığını düşünmemize neden olur ki bunu asla düşünmek istemiyorum. 2. devre tamamen bizim oyun üstünlüğümüzle geçen müsabakada diğer maçlara oranla pozisyonlar üretmekte zorlandık, elbette bunun nedenleri vardı. Biz kendi açımızdan değerlendirdiğimizde daha hareketli ve çabuk oynayıp, daha iyi hamleler yapmalıydık. Biz bunda etkili olamadık ama rakibin de 7’li savunma anlayışı ve ceza sahasını tamamen kapatıp o bölgeyi hiç terk etmemeleri, yere 20 kez yatmaları, topu taçlara atmaları, kalecilerinin aut atışının 1,5 dakika sürdüğü bir maçtaki davranışlara bakınca bu ligin ne kadar futboldan uzak çirkin bir lig olduğunun göstergesiydi. Sonunda bir maç kaybettik, tekrar kazanmasını ve yolumuza devam etmesini biliriz. Ligin henüz 5. Haftasında lig bitmedi ve daha bitmeyecek, takımımıza bakıldığında biz bu ligin en ekonomik ve en değerli oyuncularına sahibiz. Ben çocuklarıma güveniyorum, bizler buraya şampiyonluk için geldik yoksa ben dahil, birçok oyuncumuz adı Balıkesirspor olmasaydı 3. Lig’de olmamız mümkün olmazdı. Bu ligden hep bir aile bütünlüğü içinde çıkmamız gerektiğini biliyoruz ve öyle de yapacağız. Birlikte sevgi, saygı, samimiyet, birbirimize güvenerek, inanarak, coşkumuzu asla kırmadan büyük Mevlana’nın güzel bir sözüyle bitirmek isterim; “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım’ dediğini hatırlatmak isterim.” – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİDEN Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, ” Türkiye’de insanlar artık adaleti adliyelerde değil, sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Çünkü sosyal medyadaki tepkiler üzerine karar değiştiren bir hukuk sistemi Türkiye’nin mevcut hukuk sistemine evrilmiştir” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kılıç, kadınların, çocukların ve özellikle kız çocuklarının can güvenliğinin olmadığını belirterek “Aileler endişe içerisinde, kaygıyla çocuklarını okula ya da işe göndermektedir. Bu durum kabul edilebilir değildir. Devletin acilen bu sahaya el atma mecburiyeti vardır. Uyuşturucu bağımlılığı toplumla bir yandan tırmanırken öte yandan satanizm gibi sapkın akımların elinde çocuklarımız hedef haline gelmekte, öldürülmekte, canavarca hislerle katledilmektedir. Boyundan büyük, sabıka, kaydı olan insanlar, tutuksuz yargılama adı altında sokaklara salınmaktadır. Bir takım elbise, bir kravata, iyi hal indirim indirimi ile cezaevlerinde tutulması gereken caniler, psikopatlar, sokaklara gönderilmektedir. Bir takım elbise ve kravatın iyi hal indirimine dayanak olması, kabul edilebilir bir durum değildir. Şartlı salıverme, denetimli serbestlik gibi kavramlar Türkiye’de maalesef anlamını ve önemini yitirmiştir. Denetimli serbestlik denilen uygulama Türkiye’de denetimsiz serbestliğe dönük dönüştürülmüştür. Türkiye’miz için cezasızlık algı olmaktan çıkmış olguya dönüşmüş bulunmaktadır. Acilen tüm kesimlerin katılımıyla bir hukuk şurasının toplanmasını; aileye çocuklara karşı işlenen suçlar için idam cezası da dahil olmak üzere en ağır yaptırımların bu hukuk şurasında ele alınmasını hükümete ve Türkiye Büyük Millet Meclisine öneriyoruz” diye konuştu.
‘ADALET BAKANIMIZIN DA DUYMASI RİCASIYLA’
Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Türkiye’mizde hukuk sistemi bir hukukçu olarak üzülerek söylüyorum maalesef genel tepkiler üzerine değişen hukuk sistemine dönüşmüş bulunmaktadır. Bir gözaltına alınıyor, polisin büyük gayreti var, çabası var. Arka kapıdan salınıyor. Yarım saat sonra gelen tepkiler üzerine savcılık yeniden işleme başlıyor ve bu sefer tutuklama kararı veriyor, yakalama emri çıkarıyor. Hadi bakalım polis peşinden koştun suçluyu yakalasın. Alsın yeniden savcılığa getirsin. Tabii suçlu orada kapının önünde beklemekteyse. Gelen tepkiler üzerine, değişen hukuk sistemi artık terk edilmelidir. Türk hukuk sistemi gelen tepkiler üzerine karar veren bir hukuk sistemi olmaktan acilen çıkmalıdır. Buradan Adalet Bakanımıza çağrıda bulunuyoruz. Hakimlerimize savcılarımıza hangi güvence verilecekse verilsin. Hangi eğitim sağlanacaksa sağlansın. Ama takım elbise kravata iyi hal indirimi olmayacağı gibi gelen tepkiler üzerine kararlarını değiştiren bir hukuk sisteminin varlığı da kabul edilebilir değildir. İnsanlar artık adaleti adliyelerde değil sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Bunu hak etmiyoruz. Ülke olarak bunu hak etmiyoruz. İnsanlarımız olarak bunu hak etmiyoruz. Altını çiziyorum; Adalet Bakanımızın da duyması, dinlemesi ricasıyla altını çiziyorum. Türkiye’de insanlar artık adaleti adliyelerde değil, sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Çünkü sosyal medyadaki tepkiler üzerine karar değiştiren bir hukuk sistemi Türkiye’nin mevcut hukuk sistemine evrilmiştir.”
‘SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN EL ATMASI LAZIM’
Kılıç, ülke genelinde toplumsal duyarlılığın gelişmesi ve pekişmesi için yapılan her türlü sivil eylemi desteklediklerini ifade ederek “Bu anlamda biz de Yeniden Refah Partisi olarak duyarlılığının artması yönünde bir dizi önemler alacağız, adımlar atacağız. Hem kadın cinayetleri konusunda hem gençleri hedef alan cinayetler konusunda tabii ki İstanbul’da son işlenen kız çocuklarına yönelik cinayetler, kadın cinayetleri kategorisinden çok farklı bir şey. İşin içerisinde sapkın akımlar, cinnet var. İşin içerisinde uyuşturucu bağımlılığı, madde bağımlılığı gibi konular var. Ama toplumda ağır psikopatik vakaların elini kolunu sallayarak dolaşması ve cinayetler işlemesi karşısında cinayetlerin kategorize etmenin de artık bir anlamı kalmamıştır. Gereği kalmamıştır. Her türlü ideolojik ya da siyasal, görüşten bağımsız olarak bu meseleyi bir milli mesele olarak ele alıyoruz. Türkiye’de bugün madde bağımlılığıyla mücadele meselesi uyuşturucuyla mücadele meselesi kelimenin tam ve gerçek manasıyla bir milli güvenlik meselesidir. Önümüzdeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısının madde bağımlılığıyla mücadele ve uyuşturucu ticaretinin durdurulması konusuyla toplanması yerinde olacaktır. Madde bağımlılığı yaşı maalesef 10’un altına indi. Sokaklarda kimsesiz çocuklar var. Anne baba ayrı yaşayan ve sokağa terk edilen ekonomik gücü olmayan, okul sürecinden kopuk yavrularımız var. Bu çocuklar bizim ülkemizin geleceği. Eğitimde olmaları lazım. Yuvada, ailede olmaları lazım. Ama tam aksine uyuşturucu bataklığının tam da içindeler. Bu bir milli güvenlik meselesidir. Bunu acilen Sayın Cumhurbaşkanımızın el atmasını ve Milli Güvenlik Kurulu’nda bu konunun tek gündem yapılarak gerekli önlemlerin tüm bakanlıklarla birlikte alınması lazımdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de çeşitli suçlardan hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B. (33), yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘Uyuşturucu ticareti yapmak’, ‘6136 sayılı kanuna muhalefet’, ‘Mala zarar verme’ ve ‘Yağma’ suçlarından hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda firari hükümlü, adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan H.B., emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çakır, valilikte düzenlenen Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nda Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığının çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 392 narkotik olayın meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 345 olaya kıyasla narkotik olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 13,62 oranında bir artış olduğunu ve ilimizde uyuşturucu madde kullanımına yönelik mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 392 olayın yüzde 100 aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 469 şahıs yakalanmış, bunlardan 41’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 9 ayında 116 terörle mücadele olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 255 olaya kıyasla terörle mücadele olaylarında eksi yüzde 54,51 oranında bir düşüş olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 116 olayın yüzde 93,97’si aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 119 şahıs yakalanmış, bunlardan 13’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” dedi.
Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 197 kaçakçılık olayının meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 147 olaya kıyasla kaçakçılık olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 34,01 oranında bir artış olduğunu ve kaçakçılıkla mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 197 olayın yüzde 100’ü aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 237 şahıs yakalanmış, bunlardan 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Muş’ta 2024 yılı ilk 9 ayında 3 bin 564 asayiş olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 3 bin 729 olaya kıyasla asayiş olaylarında önleyici tedbirlerin artmasına bağlı olarak eksi yüzde 4,42 oranında bir azalış olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 3 bin 564 olayın yüzde 95.62 oranında aydınlatılarak meydana gelen olayların faillerinin yakalanmasında büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 3 bin 68 şahıs yakalanmış, bunlardan 293’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.
2024 yılının ilk 9 ayında göçmen suçlarıyla yapılan mücadelede 160 yabancının yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edildiğini vurgulayan Vali Çakır, 28 şüphelinin adli işlem yapıldığını ve 6 kişi ise tutuklandığını belirterek, “2023 yılı ilk 9 ayında göçmen suçları ile yapılan mücadelede 96 yabancı şahıs yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edilmiştir. Bir önceki yıla oranla göçmen yakalama oranımız yüzde 66.6 artış göstermiş olup, göçmen kaçakçılığı ile mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında, 0-5 yıl arasında hapis cezası bulunan 388 aranan şahıs, 5-10 yıl arasında hapis cezası bulunan 73 aranan şahıs, 10-15 yıl arasında hapis cezası bulunan 40 aranan şahıs, 15-20 yıl arasında hapis cezası bulunan 7 aranan şahıs, 20 yıl ve üzerinde hapis cezası bulunan 4 aranan şahıs ve ifadeden dolayı aranması bulunan 1019 aranan şahıs olmak üzere toplamda 1531 aranan şahıs yakalanmış, 2023 yılı ilk 9 ayında ise 1470 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılında yakalaması yapılan aranan şahıs sayısına bakıldığında 2023 yılına kıyasla yüzde 4,14 oranında artış olduğu ve suçlularla mücadelemizin artarak devam ettiği görülmektedir” ifadelerini kullandı.
2024 yılı ilk 9 ayında 433 kaza gerçekleştiğini ifade eden Vali Çakır, meydana gelen kazalarda 728 kişinin yaralanırken 10 kişinin ise öldüğünü belirterek, “2023 yılının ilk 9 ayında ise ayında 358 kaza gerçekleşmiş olup, bu kazalarda 667 yaralanma ve 3 ölüm meydana gelmiştir. 2024 yılının ilk 9 ayında bir önceki yıla kıyasla kazalarda yüzde 20,95 artış meydana gelmiştir. Kazaların önlenmesi amacıyla vatandaşlarımıza, trafikte emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafik kurallarına uyma ve hız sınırı konularında bilgilendirme faaliyetleri yapılmış olup bu faaliyetler devam etmektedir. Siber Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında 251 olay meydana gelmiş ve 169 olayın şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. 2024 yılında meydana gelen olayların aydınlatılması için ilgili kurumlarla resmi yazışmalar yapılmış olup gelen cevabi yazılara göre aydınlatma sayılarında artış olacaktır. 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 266 olayın 203 şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. Bu anlamda dijital ortamlarda da işlenen suçlarda azalma olduğu ve vatandaşlarımıza bilgilendirme faaliyetleri devam etmektedir” dedi.
Toplantıda İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman ve İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel de hazır bulundu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.
Aralarında anne Yüksel, ağabey Enes Güran’ın da bulunduğu 12 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında Narin’in bedeninden otopsi sırasında alınan kemik ve kıkırdak doku örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumundaki incelemenin ardından Diyarbakır’a gönderildi.
Diyarbakır Adli Tıp Kurumu tarafından ağabey Baran Güran’a teslim edilen kemik ve kıkırdak doku örnekleri Narin’in Tavşantepe Mahallesi Mezarlığı’ndaki kabrine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERKAN BAŞ SESSİZLİĞİNİ BOZDU
CHP lideri Özel’in oy oranları üzerinden yaptığı eleştiriye Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’tan yanıt gecikmedi. Baş “İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz” dedi.
ÖZEL’İN TİP’E YÖNELİK ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ
Erkan Baş, TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılışında Genel Kurula hitap etmek üzere salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayakta karşılanmasıyla ilgili tartışmaları anımsatarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, bu konudaki tavrı ve davranışı dolayısıyla TİP’e yönelik eleştirilerine tepki gösterdi. “Biz zamanında helalleşmeye de yoktuk, bugün bir normalleşmeyle de yokuz. Biz muhalefete muhalefet etmeme anlayışının temsilcilerinden bir tanesiyiz” diyen Baş, parti olarak bu oturuma katılmama kararı aldıklarını belirtti.
“HERHANGİ BİR PARTİNİN OYUNU KÜÇÜMSEMEK SİYASETEN AYIPTIR”
Baş şöyle devam etti; “CHP yönetimi bu tavrının gerekçelerini paylaşmak yerine, kendisini eleştiren yurttaşlara yanıt yetiştirme telaşına girmiş gibi gözüküyor. Özgür Özel’in katıldığı bir televizyon programında TİP’i hedef alarak söylediği sözleri gerçekten şaşkınlıkla izledim. Herhangi bir partinin aldığı oyu küçümsemek siyaseten çok ayıptır. Özgür Özel gibi deneyimli bir siyasetçinin ‘Onlara sözü ben verdim.’ diye tekrar tekrar ifade etmesi anlaşılabilir bir durum değil; zaten bu gerçek de değil. Bu iktidara karşı toplumsal direnci zayıflatan bir yaklaşım içerisinde.
“BU TAVRI HİÇ DOĞRU BULMUYORUM”
Keşke Özgür Özel TİP’i, AK Parti’ye karşı eksik muhalefet yaptığı için eleştirseydi. Bir muhalefet partisinin, başka bir muhalefet partisini ‘Sen fazla kararlısın, sen eğilmiyorsun.’ diye eleştirmesi, tek kelimeyle şaşkınlık verici bir durum. Bu tavrı hiç doğru bulmuyorum. Enerjimizi iktidara karşı mücadeleye karşı harcayalım. İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası son günlerdeki kadın ve çocuk cinayetlerine ilişkin “Bu eylemlerin cezasız kaldığına dair bir algı oluşturulmaya çalışılıyor” açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’den tepki geldi. Gökçen Çelik’e, “öldürülen kadının ahlakını sorgulayan ortak dile ve bu savunmaları dikkate alan hakimlere yeni mi şahit oldunuz? Günaydın!” sözleriyle yüklendi
Gökçen’in açıklaması şu şekilde:
” İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiniz. Katiller çoğaldı, sırtlarını sıvazladınız. Kadınlar öldü, iyi hal indiriminden yeni haberdar olmuş gibisiniz. Türkiye’de, gençler arasında kadın düşmanlığı örgütlendi. Erkekler kadınları tehdit etti, tehdit edilen kadının adresini gidip o adamlara verdiniz. Elektronik kelepçe işe yarar dediniz, kelepçeli adamlar elini kolunu sallayarak katil oldu. Kurumlarınız arasında koordinasyon sıfır. Bir çocuk istismarıyla karşılaşınca jandarma, polis, savcı ve basına iletilen bütün bilgiler ayrı telden çalıyor. Kurumlarınız arasında koordinasyon yok. Şimdi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, infaz sistemindeki sorunları yeni keşfetmişler. İyi hal indirimini yeni mi öğrendiniz? Takım elbise indirimini yeni mi duydunuz? Öldürülen kadının ahlakını sorgulayan ortak dile ve bu savunmaları dikkate alan hakimlere yeni mi şahit oldunuz? Günaydın!
“Bu utanç verici kadın katliamını derhal durduracağız”
Katledilen kadınlar, serbest kalan katiller algı değil gerçek! Bizim bu ülkede bir vahşet daha yaşanmasına tahammülümüz yok. Her gün kadın katliamı olan bir yerde kadınların anneliğini sorgulayanlara karnımız tok. Kaybedecek bir dakikamız, kaybedecek bir tek kardeşimiz daha yok. İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağız. 6284 sayılı kanunu uygulayacağız. Bu utanç verici kadın katliamını derhal durduracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri İstanbul’da Semih Çelik tarafından öldürülen Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner için toplandı. Öğrencilerin protestosunu engellemek için üniversite içerisine barikat çekildi. Okul kapısı katledilen kadınları anmak isteyen öğrencilerin üzerine kilitlendi. Öğrencilerin dakikalarca süren tepkileri üzerine barikat kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de, silah ticareti yaptığı belirlenen S.Ö. (25), adresine düzenlenen operasyonla yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, S.Ö.’nün silah ticareti yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı. Bu kapsamda belirlenen adrese düzenlenen operasyonda şüpheli yakalandı. Şüphelinin ev ve iş yerinde yapılan aramalarda 3 adet ruhsatsız tabanca, 4 adet ruhsatsız tüfek, 13 adet fişek, 14 adet kovan ve 5 adet av tüfeği kartuşu ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, polis merkezine götürüldü.
Haber: Furkan KAVUKLU-Kamera: KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail askerleri tarafından Filistin’de öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi’nin adı İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kütüphanesine verildi. Filistin İçin Öğrenci Dayanışması üyelerinin gerçekleştirdiği eylemde öğrenciler okul içinde Filistin ile dayanışma sloganları attı. Dayanışma üyeleri Boğaziçi Üniversitesi’nde ise Ayşenur Ezgi Eygi için fidan dikti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JANDARMAYI ARADIĞI LAR ORTAYA ÇIKTI
Balıkesir’in Marmara ilçesinde makamında öldürülen İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Murat Yakupoğlu’nun cinayet şüphelisi olarak aranan 2 çocuk babası S.A., olaydan 24 saat sonra Çınarlı Mahallesi’nde caddede yürüdüğü sırada jandarma ekiplerini görünce ailesinin işlettiği kafeye giderek telefonla jandarmayı aradı. Jandarma ekiplerine teslim olmak istediğini söyleyen S.A.’nın telefonla görüştüğü anların fotoğrafları ortaya çıktı.
MARMARA(Balıkesir),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Hatıra Ormanı’nın önünde bir arayan gelen partililer adına basın açıklaması yapan CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar, üzgün ve öfkeli olduklarını belirtti.
Bunca kadın ve çocuk cinayetinin, cinsel saldırı ve istismar haberlerinin bir tesadüf zinciri olmadığını savunan Çağlar, “Aksine, devletin cezasızlık politikalarının bir sonucudur.” ifadesini kullandı.
Diyarbakır’da 8 yaşında öldürülen Narin Güran’ın yasını tuttuklarını, Sıla bebeğin yaşam mücadelesini kaybettiğini dile getiren Çağlar, ” Beyoğlu’nda, sokakta yürüyen bir kadına geçmiş suç kayıtlarına rağmen elini kolunu sallaya sallaya iki erkeğin cinsel saldırıda bulunmasını ve bu kamera kayıtlarına rağmen bu iki erkeğin serbest bırakılmasını haberlerden izledik. Birkaç gün önce İstanbul Fatih’te iki kadın yarım saat içerisinde bir erkek tarafından acımasızca katledildi. Devlet kurumları ise yalnızca bu olayları seyretti.” diye konuştu.
“Kadınların ve çocukların kurban edildiği bu sistem, bu vahşetin asıl sorumlusudur.” diyen Çağlar, şunları kaydetti:
“Bir kişi daha eksilmeye tahammüllümüz kalmadı. Görevini ihmal eden kim varsa tek tek hesap vermeden, ülkemiz bu saldırgan ve şiddet dolu erkek egemen mekanizmadan sıyrılmadan hiçbirimiz rahat uyku uyumayacağız. Yapılması gereken şey, yasaların etkin uygulanması, devletin önleyici tedbirleri alması ve tüm bu cezasızlığın önüne geçmesidir.”
Partililer, açıklamanın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının önüne yürüdü ve buraya siyah çelenk bıraktı.
Basın açıklaması ve yürüyüşe bazı CHP’li kadın milletvekilleri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan Muş Mescid-i Aksa Platformu tarafından Kent Meydanı’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Daha sonra platform adına açıklama yapan Mahsun Eminoğlu, Gazze’ye saldırılarda bir yılın geride kaldığını söyledi.
Kur’an-ı Kerim’in bütün tarihlerin ve zamanın kitabı olduğunu ve herkese hitap ettiğini belirten Eminoğlu, şöyle konuştu:
“Bizim görevimiz, mitinglere, etkinliklere katılmaktır ve boykot yapmaktır. Bu da bizim savaşımızdır. Eğer bunu yapmazsak Cenabıallah bunun hesabını bizden soracaktır. Bunun da vebali ağır olacaktır. Değerli kardeşlerimiz boykotu daha tam anlamıyla gerçekleştiremedik. Bunu üzülerek görüyoruz. İsrail malını almak, satmak onlara yardımcı olmaktır. Zulme destek zulümdür. Katliama destek, katliama ortak olmak demektir.”
Açıklamanın ardından Kent Meydanı’nda toplanan katılımcılar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İstasyon Caddesi’ne yürüdü. Burada dua edilmesiyle etkinlik sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATO Hatıra Ormanı’nın önünde bir arayan gelen partililer adına basın açıklaması yapan CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar, üzgün ve öfkeli olduklarını belirtti.
Bunca kadın ve çocuk cinayetinin, cinsel saldırı ve istismar haberlerinin bir tesadüf zinciri olmadığını savunan Çağlar, “Aksine, devletin cezasızlık politikalarının bir sonucudur.” ifadesini kullandı.
Diyarbakır’da 8 yaşında öldürülen Narin Güran’ın yasını tuttuklarını, Sıla bebeğin yaşam mücadelesini kaybettiğini dile getiren Çağlar, “Beyoğlu’nda, sokakta yürüyen bir kadına geçmiş suç kayıtlarına rağmen elini kolunu sallaya sallaya iki erkeğin cinsel saldırıda bulunmasını ve bu kamera kayıtlarına rağmen bu iki erkeğin serbest bırakılmasını haberlerden izledik. Birkaç gün önce İstanbul Fatih’te iki kadın yarım saat içerisinde bir erkek tarafından acımasızca katledildi. Devlet kurumları ise yalnızca bu olayları seyretti.” diye konuştu.
“Kadınların ve çocukların kurban edildiği bu sistem, bu vahşetin asıl sorumlusudur.” diyen Çağlar, şunları kaydetti:
“Bir kişi daha eksilmeye tahammüllümüz kalmadı. Görevini ihmal eden kim varsa tek tek hesap vermeden, ülkemiz bu saldırgan ve şiddet dolu erkek egemen mekanizmadan sıyrılmadan hiçbirimiz rahat uyku uyumayacağız. Yapılması gereken şey, yasaların etkin uygulanması, devletin önleyici tedbirleri alması ve tüm bu cezasızlığın önüne geçmesidir.”
Partililer, açıklamanın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının önüne yürüdü ve buraya siyah çelenk bıraktı.
Basın açıklaması ve yürüyüşe bazı CHP’li kadın milletvekilleri de katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Lübnan’da devam eden operasyonlarına ilişkin İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee’den Burj El-Barajneh’in güney mahallesi sakinlerine tahliye uyarısı geldi. X hesabı üzerinden açıklama yapan Sözcü şu ifadelere yer verdi:
“Güney banliyö Burj el-Barajneh ve Beyrut sakinlerine, özellikle haritalarda belirtilen binalarda ve onlara bitişik olanlarda acil bir uyarı: Hizbullah tesislerinin ve çıkarlarının yakınında bulunuyorsunuz ve İsrail Savunma Kuvvetleri yakın gelecekte bunlara karşı harekete geçecek. Kendi güvenliğiniz ve aile üyelerinizin güvenliği için bu binaları ve bitişiğindekileri derhal tahliye etmeli ve bunlardan en az 500 metre mesafe uzak durmalısınız.”
İsrail’in Lübnan’a bombardımanı başladı
İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee’nin açıklamalarından yaklaşık 40 dakika sonra İsrail’in Beyrut’a yönelik bombardımanı başladı. İsrailli kaynaklardan yapılan açıklamalarda Hizbullah karargahının hedef alındığı duyuruldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da depremzedelerle dayanışma konseri düzenlendi. Konser, 6 Şubat depremlerinin ardından hala devam eden zorluklara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sunuculuğunu, depremde ailesini kaybeden Döne Kaya üstlendi. Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, depremle ilgili önemli bilgiler paylaşarak katılımcıları bilgilendirdi. Ardından, Hollanda’dan gelen Göksel Yılmaz Ensemble sahne aldı.
Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, Ortadoğu’da süren savaş ve depreme ilişkin yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“6 ve 20 Şubat depremlerinin travmasının ve sonrasında yaşanan talan ve yağmanın belleğimizdeki izleri derinleşirken, Filistin halkına karşı İsrail’in başlattığı soykırımın da birinci yılındayız. ABD ve Avrupa emperyalizminin beslemesi İsrail siyonizminin işgalci savaşı, sadece Lübnan’ı değil tüm bölgeyi yıkıma sürüklüyor. İnsanlığın ve doğanın yıkımına yol açan tüm işgalci, soykırımcı ve sömürgeci güçleri şiddetle kınıyoruz! Ortadoğu’yu sürekli kan gölüne dönüştürenlere karşı, bölge halklarının dayanışma ve direniş cephesinin acilen kurulmasını istiyoruz. İnsan emeğinin sömürüsüyle yetinmeyen sermaye düzeni, doğanın pervasızca yağmalanmasına dayanan extraktivizm adı verilen bir kapitalist birikim dönemini 30 yıldır uyguluyor. Bu nedenle ormanlar, madenler, sular, tarım arazileri geri dönüşü olmayan bir saldırıya maruz bırakılıyor. Böylece, bütün canlıların yaşama alanları tehlikeye atıldığı gibi gezegenimizin geleceği tehdit ediliyor. Kazdağları, Akbelen, Dikmece, İliç başta olmak üzere ülkemizin her bölgesinde yaşanan yıkımlarla, paranın saltanatını sürdürenler yaşam kaynaklarımızı elimizden almaya devam ediyor.
“Depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor”
Deprem yıkımının büyük olduğu Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya illerindeki enkaz kaldırma ve depolama işi nedeniyle 58 milyar TL sermaye birikim sağlarken, buralarda yaşayan depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor. Depremde büyük acılar, kayıplar yaşadığı yetmiyormuş gibi sadece Hatay’da son bir yılda halkın beden ve ruh sağlığını bozan taş ocağı ve beton santrali sayısı 60’ı geçmiş durumda. Anayasal, yasal suç işlendiği halde yetkili kamu kuruluşları harekete geçmiyor. İşte bu tablo, ülkemizdeki kuralsızlık ve hukuksuzluk düzeninin çok açık bir göstergesidir. Konteynerlerde yaşayan depremzedelerden elektrik parası, esnaftan da ertelenen borçları tahsil edilmek isteniyor. Eğitimdeki, sağlıktaki sorunlar giderek artıyor. Uzun sözün kısası, sermayeye kesenin ağzı, depremzedeler başta olmak üzere halka da fıskiyenin ‘bağzı’ açılıyor. Bütün bu ekonomik yağmaya, sosyal ve kültürel saldırılara karşı örgütlü mücadeleyi sürdürenler, barınma, eğitim ve sağlık hakkı için eylemler yapıyorlar. Konser programımızı sunan Döne Kaya arkadaşımız gibi ‘Adalet İstiyoruz’ eylemleriyle deprem yıkımında sorumluluğu olan kamu yöneticilerinin yargılanmasını amaçlıyorlar. Deprem ülkesi olan Türkiye’de depremler başta olmak üzere tüm doğal afetlere karşı bilimsel araştırmalar yapan, raporlar hazırlayan, ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesini sağlayan temsiliyet düzeyi ve kamuoyunu etkileme gücü yüksek Deprem Dayanışma Konseyi’ne ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kentteki bir otelde düzenlenen basına kapalı toplantıda sivil toplum kuruluşu ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının ardından basın açıklaması yapan Özel, “Hatay artık ayağa kalkmak istiyor ve bugünkü toplantıyı biz 3 kez salon değiştirerek Hatay’ın en büyük salonunu aldık ve yine de tıklım tıklımdı ve Hatay’ın sorunlarını konuşmaya yetmiyor. Bu bir başlangıç toplantısıydı. Benimle birlikte kürsüde Selin Hoca ve milletvekillerimiz oturdu. 19-18 gölge bakan salonun muhtelif yerlerine oturdular ve derslerini çalıştılar. Bundan sonra bu salonda bulunanların, meslek örgütlerini, kanaat önderlerini, sivil toplum örgütlerini talep ileten grupları, her birisinin ilgili bakanlarımız ayrı ayrı toplantılarda bir araya getirip Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapabileceği katkıyı tarif edecekler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü kasları var. Onlardan istifade edilecek. Bundan sonra beni çok daha fazla Hatay’da göreceksiniz. Cumhuriyet Halk Partisi Hatay’ı unutmadı. Sürekli takip ettii, bakanlar geldi gitti diye. Ben genelde Hatay’daki süreçlerin sonunda bolca eleştiri duyardık ve duymayı bekliyordum. Onun için geldik. Ama bolca teşekkür, bolca övgü duyduk. Çok nazikler ama yapılması gereken çok işi var. Notlarımızı aldık. Dersimize en iyi şekilde çalışıp Hatay’a tekrar tekrar geleceğiz. Meclis kürsüsünde ve grup toplantılarında ve Türkiye’nin her yerinde Hatay’ın sorunlarını dile getirmeye çözüm önerilerini önermeye devam edeceğim. Biz Hatay’dan eksik olmadık. Bundan sonra olmayacağız. Eksik olmasınlar. Hataylıları yalnız bırakmayacağız. Seslerini duyurmaya, çözüm önerilerini masaya koymaya devam edeceğiz. Sağ olun. Teşekkür ediyorum” dedi.
Nuri PİR-Narin KAZAK-Yaşarcan SERİNTÜRK/HATAY,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te katıldığı etkinlik kapsamında AA muhabirine, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma yönelik açıklamalarda bulunan Alhelou, “Filistinli gazeteciler sessizlerin sesidir.” dedi.
Alhelou, Batı medyasının genellikle İsrail yanlısı ve tek taraflı olduğunu ve bu yüzden Filistinlilere ilişkin gelişmeleri ele almanın kendileri için çok şey ifade ettiğini, Gazze’deki soykırımın 1 yıl önce başlamadığını, 76 yıldır zulme maruz kaldıklarını belirtti.
Yaşananları dünyaya duyurmaya çalışmanın kendileri için ahlaki bir yükümlülük olduğunu vurgulayan Alhelou, “Çok sayıda meslektaşımızı kaybettik. İsrail, Filistinlilerin söylemlerini sansürlemeye, kısıtlamalar getirmeye ve medyaya yayın yasağı uygulamaya çalıştı, bu nedenle Gazze’ye yabancı gazetecilerin girişini engelledi.” diye konuştu.
Alhelou, İsrail’in Gazze’yi dünyanın en büyük toplama ve her türlü katliamı gerçekleştirdiği imha kampına dönüştürdüğünü kaydederek, Üsküp’te insanların Gazze’deki Filistinlilerin acılarını önemsediğini gördüğünü aktardı.
“Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım”
Meselenin siyasi değil tamamen insani olduğuna dikkati çeken Alhelou, İsrail’in Filistinli Hristiyanları da öldürdüğünü, kilise, cami, üniversite, fırın ve hastaneleri yerle bir ettiğini anlattı.
Gazze’de doğduğunu ve doğduğu toprakları üzüntü içinde terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Alhelou, “Birleşmiş Milletler (BM) okullarında eğitim gördüm. Sevdiklerimi, kız kardeşimi, yeğenlerimi, kuzenlerimi kaybettim. Tamamen yıkım. Gazze’nin güzelliklerini haberleştiren son gazeteciydim. Sembolik yapılar, turistik yerler ve tarihi yerler vardı. Ne yazık ki sonsuza dek yıkılan Gazze hakkında yaptığım belgesel filmimin sonuna geldim.” ifadelerini kullandı.
Alhelou, “Geçtiğimiz aralık ayında bir İsrail F-16 savaş uçağı kız kardeşimin evini bombaladı ve kız kardeşim ile 6 çocuğu öldü ve hala enkaz altındalar. Geçen yaz onları ziyaret ettiğim ve Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım.” dedi.
İsrail’in sivilleri öldürdüğüne ve saldırılarını meşrulaştırdığına işaret eden Alhelou, şöyle devam etti:
“İsrail esirleri umursamıyor. İsrail Gazze nüfusunu etnik olarak temizlemek istiyor. Gazze’nin demografisini beğenmiyor. Gazze’de 2,5 milyon insan yaşıyor. İsrail, Filistinlilerin kararlılığından rahatsız çünkü biz hiçbir yere gitmiyoruz. İnsanların kendi kaderlerini tayin etme hakkı var ve özgürlük için mücadele ediyorlar. Bu fedakarlıklar boşa gitmemeli. İsrail’in lekelenmiş imajını parlatamayacağından eminiz çünkü sonsuza dek bir soykırımı meşrulaştırmak için yalanlar ve sahtecilik kullanan bir ülke olarak bilinecek.”
“Tarih size merhamet göstermeyecek”
Alhelou, soykırımın yıl dönümü kapsamında dünyaya mesaj iletmek istediğini aktararak, “Mesajım şu ki; bizi acınacak şekilde hayal kırıklığına uğrattığınız. Soykırımı durdurabileceğinizi, İsrail’e ateşkes sağlanması için baskı uygulayabileceğinizi biliyoruz ancak iki yüzlüsünüz, çifte standartlarınız var.” diye konuştu.
İsrail’in kendini mağdur olarak göstermeye çalıştığını kaydeden Alhelou, “Biz mağduruz. Gün be gün katledilişimizi izliyorsunuz ancak tarih size merhamet göstermeyecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Alhelou, Filistin’e destek protestolarına devam eden dünya milletlerine saygı ve hürmetlerini ileterek, “Filistin halkının özgürlüğü olmadan dünyanın özgürlüğü eksiktir.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyasi hayatına Milli Selamet Partisi’nde (MSP) Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle başlayan ve çeşitli dönemlerde bakanlık görevlerini yürüten Milli Görüş Hareketi’nin ileri gelenlerinden Türk siyasetçi Mehmet Recai Kutan, 94 yaşında tedavi gördüğü Güven Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Mehmet Recai Kutan kimdir
1930 yılında Malatya’da doğan ve ilk, orta ve lise eğitimini Malatya’da tamamlayan Kutan, İstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Fakültesi’nden 1952 yılında mezun oldu.
1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri’nde (DSİ) çeşitli görevlerde bulunan Kutan, Malatya DSİ 92. Şube Başmühendisi, Diyarbakır DSİ 10. Bölge Müdürü ve DSİ Genel Müdür Muavini olarak çalıştı. 1969’da TÜMAŞ Türk Mühendislik Müşavirlik A.Ş.’yi Genel Müdür olarak organize etti.
Siyasi hayatı
Siyasi hayatına 1974-1980 yılları arasında Milli Selamet Partisi’nde (MSP) Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle başlayan Kutan, 1977 seçimlerinde MSP’den Malatya Milletvekili oldu ve aynı yıl kurulan koalisyon hükümetinde İmar ve İskan Bakanı olarak görev yaptı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından diğer MSP yöneticileriyle birlikte 9,5 ay hapis yatan Kutan, sonrasında beraat etti.
1983’te kurulan Refah Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Kutan, 20. Dönem Malatya Milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1996-1997 yılları arasında 54. Hükümet’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı. Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından Fazilet Partisi’nin genel başkanlığına seçilen Kutan, partinin kapatılmasından sonra 2001 yılında Saadet Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve kurucu genel başkanlık görevini üstlendi. 26 Ekim 2008’deki olağan kongrede genel başkanlık görevini Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a devretti.
Son zamanlarında Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği ve Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanlığı görevlerini yürüten Kutan iyi derecede İngilizce, Arapça ve Fransızca bilmekteydi. Kutan evli ve 3 çocuk babasıydı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BREZİLYA’da halk, yerel seçimler için sandık başına gitti.
Brezilya’da dün yapılan yerel seçimlerde halk, 5 bin 569 belediye başkanı ile 58 bin meclis üyesini seçmek için sandık başına gitti.
Mevcut Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın desteklediği Sosyal Demokrat Parti (PSD) 887 belediye başkanlığını kazanırken, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun desteklediği Brezilya Demokratik Hareketi (MDB) ise 863 belediye başkanlığını aldı.
Brezilya’nın en büyük kenti Sao Paulo başta olmak üzere Porto Alegre, Fortaleza, Cuiaba, Natal ve Aracaju’da hiçbir adayın yüzde 50 oy oranını geçememesi nedeniyle en çok oy alan iki aday 27 Ekim’de yapılacak ikinci turda yarışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da, İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı işgalin birinci yıl dönümünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ellerinde pankartlar ile sloganlar atarak ‘Filistin’e Destek Yürüyüşü’ düzenledi.
AntalyaKudüs Platfomu, İsrail’in Filistin’e başlattığı saldırıların birinci yıl dönümü için yürüyüş düzenledi. Yüzlerce vatandaş, Muratpaşa ilçesinde bulunan Aydın Kanza Parkında toplandı. Parkta bir araya gelen gönüllüler, ellerinde ‘Bir sabah gelecek kardan aydınlık’, ‘Tek çare İslam birliği’, ‘İncirlik üssü kapatılsın’ yazılı pankartlarla, ‘Susma haykır siyonizme hayır’ sloganları atarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yaklaşık 2 kilometre yürüdü.
Meydanda toplanan gönüllüler, burada basın açıklamasında bulundu. Platform adına açıklamada bulunan Mustafa Erduran, Gazze’de sergilenen destansı direnişin, tüm zorluklara rağmen ayakta duran halkın başarısı olduğunu belirtti. Filistin’deki durumun ümmeti birleştirdiğine inandığını söyleyen Erduran, “Bir araya gelerek asaletimizi gösterdik. Karanlığımızı, gücümüzü ve imkanlarımızı Gazze halkı için ortaya koyduk. Bugünü hatırlayın, Gazze’deki kardeşlerinize karşı sorumluluğunuzu hatırlayın. Onları unutmayın, onlar bizim kardeşlerimiz, ailelerimiz ve sevdiklerimizdir” diye konuştu. Açıklamanın ardından duaların okunmasıyla yürüyüş sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE – İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırıların birinci yılında can kaybı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’de başlattığı saldırılarında bir yıl geride kaldı. İsrail’in her geçen gün şiddetini ve alanını genişlettiği saldırıların nedeniyle on binlerce sivil hayatını kaybetti ve yaralandı. Milyonlarca Filistinlinin evlerinden edildiği saldırılarda çocuklar eğitimlerine devam edemeyip hayatta kalma mücadelesi vermeye başladı. Sivillerin evlerini çeşitli bahanelerle hedef alan İsrail, yerleşim alanlarının yanı sıra hastaneleri, sağlık merkezlerini, okulları, ambulansları ve kampları da vurdu. İsrail’in saldırılarının üzerinden bir yıl geçerken Filistin Sağlık Bakanlığı düzenlediği basın toplantısı ile son bilgileri paylaştı.
Bir yılda 41 bin 909 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim’de başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı. 312 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 4’ü İsrail hapishanelerinde olmak üzere 986 sağlık personelinin İsrail tarafından tutuklandığı aktarıldı. İsrail saldırılarında sağlık kurumlarının yüzde 65’inin hedef alındığı belirtilirken geriye kalan sağlık kurumlarının kapasitesinden fazla dolulukla hizmet vermeye devam ettiği bildirildi.
İsrail saldırılarında altyapı ve kanalizasyon ağlarının da tahrip edilmesi sonucu güvenli içme suyu sağlanamadı; hepatit, çocuk felci ve cilt hastalıklarının yanı sıra salgın hastalıklar yayıldı. Sağlık sektörünün sistematik olarak hedef alınması sonucu Gazze Şeridi’nde 2 milyondan fazla Filistinli temel sağlık hizmetlerine erişemiyor. En az 50 bin hamile ise doğum hizmetinden mahrum kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hizbullah, 7 Ekim’de başlayan Gazze savaşının birinci yılında İsrail’in kuzeyinde bulunan Hayfa kentine hava saldırısı gerçekleştirdi. Hizbullah, Hayfa’nın güneyindeki bir askeri üssü hedef aldığını söyledi. İsrail polisi, “Fadi 1” füzeleriyle gerçekleştirilen saldırı sonucu 10 kişinin hafif yaralandığını açıkladı.
Öte yandan, İsrail ordusu, Hizbullah’ın Beyrut’taki istihbarat karargahına ait komuta merkezleri, istihbarat toplama araçları ve ek altyapı tesislerinden oluşan hedefleri vurduğu açıkladı. İsrail, Hizbullah’ı komuta merkezlerini ve silahlarını kasıtlı olarak Beyrut’un merkezindeki konutların altına yerleştirmek ve sivil nüfusu tehlikeye atmakla suçladı.
Dünya çapında protestolara sebep olan ve Orta Doğu’nun birçok bölgesine yayılabilecek bir savaşın birinci yılında, Kudüs ve İsrail’in güneyinde törenler ve protestolar düzenleniyor. Törenler, geçen yıl 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e roket fırlattığı saatte, sabah 06: 29’da başladı.
Hamas’ın İsrail’e karşı “El Aksa Tufanı” adını verdiği 7 Ekim 2023 operasyonunda birçoğu sivillerden oluşan 1.200 kişi hayatını kaybetmiş, 250 kişi ise rehin alarak Gazze’ye götürülmüştü.
İsrail güvenlik güçleri, İsrail- Filistin çatışmasının en kanlı döneminin başladığı 7 Ekim 2023’ün birinci yılını geride bırakırken, Filistinlilerin olası saldırılarına karşı bugün için günü İsrail genelinde güvenlik güçlerinin teyakkuzda olduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırıları birçok ülkede protesto edildi.
Almanya, İspanya ve Pakistan’da binlerce kişi, 7 Ekim saldırılarının birinci yılında Filistin’e destek olmak amacıyla yürüyüş düzenledi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de yaklaşık 4 bin kişi, uluslararası topluma Gazze’deki çocukların durumunu yakından izleme çağrısı yaparak, bir an önce ateşkes sağlanması talebinde bulundu.
İspanya’nın Barselona kentinde de binlerce kişi, Filistin ve Lübnan bayrakları taşıyarak iki ülkedeki mevcut insani duruma dikkat çekti. Protestoya katılanlar, İsrail’e Gazze ve Lübnan’daki sivillere yönelik saldırıları nedeniyle tepki gösterdi.
Pakistan’ın güneyindeki Karaçi kentinde ise binlerce protestocu Gazze halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyleyerek, uluslararası topluma çatışmanın durdurulması çağrısı yaptı.
Son günlerde, ABD, İtalya, Polonya, Letonya ve Yemen dahil olmak üzere birçok ülkede İsrail’e yönelik protesto gösterileri düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’nin sosyal medya hesabından operasyonlara yönelik görüntüler paylaşılarak, “Terör yuvalarını yerle bir etmeye devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Gara ve Metina bölgelerinde tespit ettiği 6 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Operasyonlarımız, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla sürecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANADA üç günde üç kişiyi öldüren kadın seri katil vakasıyla sarsıldı.
Kanada’da 1-3 Ekim tarihlerinde Toronto, Niagara Şelalesi ve Hamilton’da ikisi erkek üç kişi öldürüldü. Kimliği tespit edilen 30 yaşındaki Sabrina Kauldhar, gerçekleştirdiği cinayetlerin ardından üç gün boyunca kaçmayı başardı.
Polis, cinayetleri çözmesi için 100’den fazla müfettiş görevlendirdi. Sabrina Kauldhar, Kanada’nın Ontario eyaletinin Burlington şehrinde tutuklandı. Kauldhar’ın daha önce de poliste kaydı olduğu anlaşıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRILÇIPLAK İRAN’I PROTESTO ETTİLER
Kadınlar, İsrail’e geçtiğimiz günlerde füze saldırısı düzenleyen İran’ı çırılçıplak protesto etti. Kadınlar, “Kahrolsun İran” sloganları attı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karahocagil, KAEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TTO) tarafından düzenlenen “Ar-Ge Gönüllüsü” programına katıldı.
KAEÜ Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Karahocagil, öğrencilerin Ar-Ge çalışmaları kapsamında hazırlayacakları projelerin hem üniversite eğitimlerine hem de ülke adına önemli kazanım sağlayacağını vurguladı.
Ar-Ge çalışmaları ile öğrencilerin bilim üreteceğini belirten Karahocagil, şunları kaydetti:
“Ürettiğimiz bu bilgilerin aktarımını eğitim öğretim ile yapacağız. Daha sonra ürettiğimiz bu bilginin topluma faydasını gözeteceğiz. Çünkü üretilen ve aktarılan bilgiler topluma faydalı olmalıdır. Bu sayede yükselir ve amacımıza ulaşırız. Ar-Ge gönüllüleri olan öğrencilere çok fazla görev düşüyor. Gerçekleştireceğiniz çalışmalar hem kişisel gelişiminiz, hem üniversite başarınız hem de ülkemiz ve insanlık için çok önemli. Ürettiğiniz her bilgi insanlığın faydasına olmalı. Çünkü bizler insanlığın iyiliği, huzuru ve mutluluğu için çabalayan bir medeniyetin temsilcileriyiz.”
Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Direktörü Prof. Dr. Ali Güneş de “Ahiliğin izinde mükemmele yolculuk” mottosuyla çıktıkları yolda Ar-Ge gönüllüsü öğrencilerin gelecek adına görev üstlendiğini belirtti.
Konuşmaların ardından Karahocagil ve Güneş, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL, YEMEN’İ VURMAYA BAŞLADI
İsrail, Yemen’e hava saldırısı düzenlediğini doğruladı. İsrail ordusu, Yemen’deki Hudeyde Limanı ve Ras Isa Limanı’na hava saldırıları düzenlendiğini belirterek, saldırıda çok sayıda savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağı kullanıldığını aktardı. Ordu, Husilerin söz konusu limanları İran’dan silah ve petrol dahil olmak üzere askeri amaçlı sevkiyatlar için kullandığını belirterek, saldırıların Husilerin İsrail’e düzenlediği füze saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

HUSİLER: İSRAİL’LE UZUN SOLUKLU BİR SAVAŞA GİRECEĞİZ
Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail ile uzun soluklu bir savaşa gireceklerini belirtti. Husilere bağlı sözde Savunma Bakanlığı Manevi Yönlendirme Dairesi Müdür Yardımcısı Abdullah bin Amir, İsrail ordusundan yapılan “Husilerin de zamanının geleceği” şeklindeki açıklamaya tepki gösterdi.

“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR SAVAŞ”
Bin Amir, “26sep.net” sitesine yaptığı açıklamada, “İsrail, ‘Yemen’in de vakti gelecek’ diyor. Yemenliler ise ‘O vakit gelinceye kadar beklemeyeceğiz’ diyor. Allah’ın izniyle ilerleyen günler ve aylar yenilgi değil zaferlerle dolu olacak. Bu, uzun ve geri dönüşü olmayan bir savaş olacak.” ifadesini kullandı.
LÜBNAN’DAKİ SON SALDIRIDA 21 KİŞİ CAN VERDİ
İsrail ordusunun, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentine düzenlediği hava saldırılarında 21 kişinin hayatını kaybettiği, 47 kişinin yaralandığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, ülkenin doğusundaki Baalbek kentini hava saldırılarıyla hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında ilk belirlemelere göre 21 kişinin öldüğü, 47 kişinin yaralandığı kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun ülkeye bugün düzenlediği hava saldırılarında 42 kişinin öldüğünü, son iki gün içinde öldürülenler arasında 14 sağlık çalışanının bulunduğunu bildirmişti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP – CHP’li Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan’ın, açılışını gerçekleştirdiği laboratuvar ziyaretinde sunum yapan ziraat mühendisi kadın çalışanın elini cebinden çıkarmasını istemesi sosyal medyada tepkiye neden oldu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doğan, kadın personelin kızı gibi olduğunu ve aile dostları olduğunu belirterek, yaptığı hareketin samimiyetlerinden kaynaklandığını söyledi.
Cumhuriyet Halk Parti’li Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Nizip Belediyesi tarafından yapılan Yaprak, Toprak ve Gübre Analizi Laborantının açılışını yaptı. Başkan Doğan’ın, açılışta sunum yapan ziraat mühendisi personelin elinin cebinden çıkarmasını istemesi sosyal medyada büyük tepki uyandırdı. Başkan Doğan, sosyal medyada yayınlanan görüntülerin hızlandırıldığını ve personele temas etmeden uyarıda bulunduğunu ifade etti. Doğan, “Ben personelimizin sunum yaparken elinin cebinde olmasını ciddiyetsizlik olarak düşündüm. Bu yüzden de onu ikaz etmek istedim. Personelimizde durumu ben müdahale etmeden anlayıp elini cebinden çıkararak sunumuna devam etti. Orada benim hiçbir art niyetim yoktu. Zaten kadın personel bizim aile dostlarımız. Kadın personel elimde büyümüştür. kızım gibidir bunu istememin nedeni samimiyetten” dedi.
“Biz o gün orada Nizip’e açtığımız laboratuvarın açılışının mutluluğunu yaşıyorduk”
Başkan Doğan, sunum yaparken elin cebinde olmasının ciddiyetsiz bir görüntü oluşturduğunu söyleyerek, “Biz Nizip’in çiftçilerine çok değer veriyoruz. Biz o gün Yaprak, Toprak ve Gübre Analizi Laborantının açılışını yaptık. Açılışta birçok kurum amirleri ve bürokrattan isimler vardı. Biz o gün orada Nizip’e açtığımız laboratuvarın açılışının mutluluğunu yaşıyorduk. Oradaki açılışta benim yol arkadaşım olan hanımefendiyle birlikte kurdele kestik. Personelimiz benim kızım gibidir. Ben onu kızım gibi gördüğüm için müdahalede bulunmak istedim. Benim personelime ne kadar değer verdiğimi onunla açılış kurdelesi keserek belli ettiğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Ben üzerimde oluşturulmak istenen algıyı kabul etmiyorum”
Doğan, işçilerine çok değer verdiğini belirterek, “Ben 6 aydır Nizip’te görev yapmaktayım. İlk toplantımı işçilerle yaptım. Ben üzerimde oluşturulmak istenen algıyı kabul etmiyorum. Orada art niyetli bir arkadaşımız görüntüyü hızlandırıp sanki ben elini tutup çıkarmışım gibi bir algı veriyor. Ben böyle bir algının oluşturulmak istenmesi beni çok üzdü. Benim için tüm vatandaşlarım çok değerli. Biz Nizip Belediyesi olarak 250 kız çocuğuna burs vereceğiz. Bu da benim kız çocuklarına ne kadar değer verdiğimin bir göstergesidir” şeklinde konuştu.
“Benim hatamı gördüklerinde doğrusuyla beni uyarmalarını bekliyorum”
Başkan Doğan, “Basında yanlış algıyla benim üzerimde yapılan algıları kınıyorum. Benim hatamı gördüklerinde doğrusuyla beni uyarmalarını bekliyorum. Böyle hızlandırılmış videolarla yalan haber yapılmasın” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenilirken, araca çarpan tır dron ile görüntülendi
İSTANBUL – Sultangazi’de freni boşalarak yokuş aşağı kayan tır, binanın önündeki jeneratöre çarpıp park halindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Yaşanan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay dün saat 14.00 sıralarında Uğur Mumcu mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çiğköfte imalatı yapan bir fabrikaya malzeme getiren tırın şoförü, aracı park ettikten sonra aşağı indi. Bir süre sonra freni boşan tır, sokağın dik yokuş olması nedeniyle kaymaya başladı. Önce fabrika önündeki jeneratöre çarpan tır, duvarın dibindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri bölgeyi güvenlik şeridi ile çevirirken, başka bir kaza yaşanmaması için önlem aldı. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemeler yaptı. Kazada zarar gören hafif ticari araç, çekici yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılırken, duvarı üzerinde kalan tır ise olay yerine çağrılan çekiciyle bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayda ölen ya da yaralananın olmazken, duvar üzerindeki tır drone kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir’de bugün Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerinde düşman istilası ile başlayıp günler süren esareatin ardından 20 Eylül 1921 tarihinde Türk askerlerinin Yunan tümenlerini geri püskürtmelerinin 103’üncü yıl dönümü kutlanıyor. Bu çerçevede Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 2 ilçenin kurtuluşu için de ayrı mesajlar yayımladı. Aksoy, sosyal medya hesabı üzerinden yayımlamış olduğu mesajlarında, “Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutluyor, milli mücadelemizin kahramanlarını rahmetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Raporda, ‘cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’ ve bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu belirtildi
DİYARBAKIR – Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ‘ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılması’na bağlı olarak öldüğü tespit edildi.
Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor. Narin’in otopsi işleminde 91 örnek alınıp, bunların bir kısmı İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu, Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin adli belgeler ile otopsi raporu değerlendirilerek hazırladığı raporu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Raporda, ‘mevcut verilerle Narin Güran’ın cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’, çocuğun ölümünün kaybolduğu tarih olan 21 Ağustos’ta meydana geldiği yer aldı. Sol diz altından bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu aktarılan raporda, “Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu, oy birliği ile mütalaa edilmiştir” ifadesine yer verildi.
Narin Güran’ın ağabeyi Enes Güran’ın kolundaki diş izleriyle ilgili inceleme yapan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun mütalaasının çıkması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.
“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”
Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.
“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”
Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”
Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fidan, saldırılara ilişkin, “Hizbullah’ın yapacağı satın almaları İsrail önceden öğreniyor daha sonra paravan şirketlerle nüfuz ediyorlar” dedi. Bunun yeni bir konsepti olmadığını ancak büyük bir çapta gerçekleştiğini ve binlerce insanı etkileyen bir operasyon olduğunu söyledi.
LÜBNAN BAŞBAKANI İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ
Saldırıların ardından Lübnan Başbakanı Necib Mikati’yi aradığını belirten Fidan, “Hem geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hem de Türkiye olarak her türlü tıbbi desteğe hazır olduğumuzu söyledim” diye konuştu. Bakan Fidan bölgedeki tırmanmanın endişe verici olduğuna dikkat çekerek, “İsrail’in operasyonlarının giderek daha provokatif bir şekle dönüşmesi ve İran ile Hizbullah’ın karşılık vermeme ihtimalinin kalmadığı bir duruma geldik” ifadelerini kullandı.
“CUMHURBAŞKANIMIZ BU KONUDA BİR İRADE KOYDU”
Fidan, Türkiye’deki siber güvenlik durumuna ilişkin ise şunları söyledi: “Siber güvenlikle ilgili ülkemizde büyük bir farkındalık var. Ulaştırma Bakanlığı’nda kurumlarımız var ve MİT’te oldukça kabiliyetli birimler var. Müstakil bir siber güvenlik çalışması önerisi hükümetimize getirildi. Cumhurbaşkanımız da bu konuda bir irade koydu. En kısa zamanda hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.
“İSRAİL’E DUR DİYECEK BİR GÜÇ LAZIM”
Dışişleri Bakanı, İsrail’deki “fanatik hükümetin” bütün tehditleri yok etme stratejisi güttüğünü, Gazze’de aşamalı strateji yürüttüğünü, şimdi bunu Lübnan’da hayata geçirdiğini söyleyerek “Bunu Amerika’nın da desteğiyle yapıyor. Buna dur diyecek bir güç lazım.” diye ekledi. Fidan, şunları ekledi: “Bu çılgınlık sadece Filistinlilere değil İsraillilere de zarar veriyor. Tepkilerin altında yıllarca kalırsınız. Bu sizi gelecek 10 yıllar 100 yıllar güvencesizlik altında tutacak. Aklı selim İsrailliler bunu görüyor.”
SURİYE İLE İLİŞKİLER
Fidan, Suriye ile normalleşmeye yönelik sorulara da yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmeye hazır olduğuna yönelik açıklamalarını hatırlattı. Fidan, görüşmelerin bir süredir dolaylı olarak devam ettiğini dile getirdi ve şunları ekledi: “İstihbari ve askeri çeşitli formatlarda görüştük. Bizim özellikle 2017’den itibaren Astana formatı ve Ruslarla yaptığımız askeri mutabakat neticesinde dondurulmuş bir savaş var artık, çatışma yok, sessizlik ortamı var. O zamandan beri belli konuların kalıcı çözümüne yönelik adımlar atılması gerektiğini düşündük.”
Rejim ve muhaliflerin savaşında iki tarafın kendi anlaşabilecekleri bir siyasal çerçeve görmek istediklerini söyleyen Fidan, “Türkiye ile normalleşmeden önce yurtdışındaki milyonlarca Suriyeli mülteci düşünülmeli” dedi. “Türkiye’nin istediği tarzda bir çözümün olması halinde diğer sorunları da Suriye’nin daha rahat çözeceğine inanıyorum” diye ekledi. Suriyelilerin 3 milyondan fazlasının Türkiye’ye geldiğini ifade eden Fidan, “5 milyonu orada rejim kontrolü dışında yaşıyor. Biz orada belli bir sistem kurmasaydık, 5 milyon Suriyeli daha gelirdi. Orada kendilerini güvende hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti.
Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir.” ifadelerini kullandı.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini bildirdi.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakırhan, bir restoranda düzenlenen “Ekmek ve Adalet Mücadelesinde Buluşuyoruz Programı”na katılarak, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Burada konuşan Bakırhan, yerel basının Türkiye’nin aynası olduğunu ifade etti.
Toplumun her kesimiyle bir araya geldiklerini dile getiren Bakırhan, adalet ve özgürlük arayanların yanında olmaya devam edeceklerini anlattı.
Bir gazetecinin Anayasa çalışmaları hakkındaki sorusu üzerine Bakırhan, şu cevabı verdi:
“Yeni bir Anayasa olmalı, demokratik olmalı. Toplumun dinamikleri yapım sürecine katılmalı. Bu konuda samimiyet olmalı. Anayasa 3-5 farklı partinin bir araya gelerek yapacağı bir şey değil, toplum sözleşmesidir. Toplumun dahil olmadığı bir Anayasa, Anayasa olmaz. Öncekilerinin kötü bir örneği olur. Adı Anayasa olur, yine olur, demokratik olmaz.”
Bakırhan, daha sonra Akdeniz ilçesindeki Karaduvar Balıkçılar Kooperatifi’ni ziyaret etti, ardından Kazanlı Taziye Evi’nde “Kazanlı Örtü Altı Üreticileri Toplantısı”na katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur- Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti.
Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur- Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Bakan Işıkhan’ı ziyaret etti. Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” dedi.
Yalçın, ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücret altı rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ve uygulamanın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini ifade etti.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖCALAN İÇİN SLOGAN ATTILAR
“Festival” adı altında gerçekleştirilen gösteride PKK yandaşları, terör örgütünün bayraklarını taşıdı ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönünde sloganlar attı.

FRANSA’NIN İZNİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Fransa Dışişleri Bakanlığı, AA muhabirinin, PKK Avrupa Birliği ve Fransa tarafından terör örgütü olarak tanınırken örgüte ait paçavralarla terör propagandasının yapıldığı bu gösteriye neden izin verildiği sorusunu henüz yanıtlamadı. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2021’de terör örgütü PKK/PYD/YPG güdümündeki sözde “Suriye Demokratik Konseyi” mensupları ile görüşmesini kınamıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.
Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.
Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”
“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”
Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.
Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.
Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.
Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme
Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.
Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde birlikte yaşadığı eski eşi Fulya Öztürk’ü (35) çalıştığı pastanede tabancayla öldüren ve verilen müebbet hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından ‘akıl sağlığı’ raporu alınmadığı gerekçesiyle bozulan Hasan Ozan Baştosun (35) için istenen raporda, akıl sağlığının yerinde ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi.
Olay, 9 Aralık 2020’de Fulya Öztürk’ün çalıştığı pastanede meydana geldi. İlki ilk eşinden 2 çocuk annesi Fulya Öztürk’ün yanına, bir süre önce boşandığı ancak birlikte yaşadığı Hasan Ozan Baştosun geldi. Öztürk ve Baştosun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Baştosun, tabancasını doğrultup Öztürk’e ateş etti. Öztürk, vücuduna isabet eden mermilerle yere yığıldı. Baştosun, Öztürk’ün aracını alıp, kaçtı. İş yeri çalışanları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbarla gelen sağlık ekibi, Fulya Öztürk’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından Öztürk’ün cenazesi, memleketi Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Taşkaya Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM’
Polise teslim olan ve ifadesinde Fulya Öztürk’ü kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü söyleyen Hasan Ozan Baştosun ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Soruşturmanın ardından Baştosun hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 25 Nisan 2022’deki duruşmasında savcı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında, sanık Baştosun’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılması talep edildi. Geçen yıl mayıs ayındaki karar duruşmasında tutuklu sanık Baştosun, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılırken, cezasında indirim de uygulanmadı.
DOSYA YENİDEN YEREL MAHKEMEDE
Avukatların itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, sanık Baştosun’un 2021 yılının mayıs ayında görülen davada, olaydan önce Fulya Öztürk ile telefonda görüştükleri sırada tartıştıklarını, tartışmadan sonra epilepsi hastası olduğu için nöbet geçirdiğini belirtti. Daire, Bastosun’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda raporunun aldırılması gerektiğini vurguladı. Daire, sanığı hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediğine de kanaat getirdi.
‘HERHANGİ BİR AKIL HASTALIĞI VE ZEKA GERİLİĞİ SAPTANMADI’
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza dairesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğuna da kanaat getirdi ve yerel mahkemenin verdiği kararın bozulmasına hükmederek dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi. Davanın yeni duruşması beklenirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan sanıkla ilgili istenen akıl sağlığı raporu geldi. Raporda, “Baştosun’un Kurulumuzca 21/02/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arizanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadı” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan PKK/KCK’lı Azad Akıncı, MİT’in hedef listesinde yer alıyordu. MİT, haber kaynakları aracılığı ile terörist Akıncı’nın konumunu tespit etti. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. En uygun anda nokta operasyonla terörist Azad Akıncı etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılında PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren Özgür Liseli Gençlik Derneği yapılanmasında yer aldı. 2008 yılında “terör örgütü adına suç işlemek, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak, terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. Aralık 2008 itibarıyla PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan Siirt Yurtsever Devrimci Gençlik sorumluluğu yaptı. 2009 yılında sözde Serhat alanına geçiş yaptı. 2011 yılında Yurtsever Devrimci Gençlik Merkezi Türkiye yürütmesi sorumluluğu yaptı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK Gençlik Kongresi’ne katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR (Doğu Kürdistan Gençlik Topluluğu) biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur Genel Sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kozan Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen program ile ilçede 12 Eylül şehitlerini anma etkinliği düzenlendi. Programa 12 Eylül darbesinde 5 yıl tutuklu kalan ve işkence gören 65 yaşındaki Yavuz Selim Aktaş yaşadığı işkence sürecini anlatırken, ” Türkiye’nin şu anki Türk dünyası liderliği ile rüyalarımız gerçek oldu” diye konuştu.
78 gün boyunca yaşadığı insanlık dışı işkenceleri anlatarak hakikati savunduğu için pişman olmadığını ifade eden Aktaş, “Hak bir dava. Türk devleti için mücadele veren ülkücüler idama gitmemeliydi. Hatta yargılanmamalıydı. Ama Amerikancı sistem bizi yargıladı. Beş yıl hapishanede kaldık. Neticesinde birçok davadan beraat ettik. Bir kısmından hüküm aldık. Hiç pişmanlığımız yok. Yolumuz hak yolu çünkü. Cezaevinde şartlar çok ağırdı. Dışarıdan gelen yiyecek alınmaz, kıyafet alınmazdı. Tek elbiseye mahkumsun. Para yok. Günlük dayak atarlardı. Beni ayaklarımdan bağladılar ve çamaşır ile Adana Barajı’nda iple sallandırdılar. En ağır işkence su işkencesi. Çok tazyikli su sıkarlardı. Bağırıp düşersin geri kaldırırlar yine. Elektrikli işkence bunların yanında hafif kalırdı. Bir de psikolojik tarafı var. Birçok arkadaşımıza işkence anındayken eşlerini, annelerini getirdiler. Onların kıyafetlerini çıkararak yanlarında anlatılmayacak işkenceler yaptılar. İşkence hanelerden birçok ülkücüyü de kaçıyor gibi gösterip attılar. Onlarca kayıp arkadaşımız var” dedi.
Güçlü Türkiye hayalinin gerçek olduğunu aktaran Aktaş, “Bizim rüyamız Kızıl Elma idi ve Cumhur İttifakı Kızıl Elma’yı kuruyor. Azerbaycan, Türkmenistan, Türk Devletleri Teşkilatı kuruluşu. Bunlara Pakistan gibi dost bir ülkenin askeri tatbikatlarda yer alması bizleri mutlu ediyor. Bunlar bizim onurumuz, gururumuz, hayalimiz. Amerikan emperyalizmini yok ederek kendi yerli silah sanayimizin kurulması bizleri çok mutlu ediyor. Geleceğe ümitle bakıyoruz, hayallerimiz gerçek oldu” diyerek yaşadığı tüm sürece rağmen güçlü Türkiye’nin başarılarının acılarını dindirdiğini söyledi.
Anma törenine Kozan Ülkü Ocakları Başkanı Murat Mercan, MHP Kozan İlçe Başkanı Şerif Köşeli, Kozan Belediye Başkan Yardımcısı Alev Ataş, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda genç katıldı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Gaziantep Kültür Yolu Festivali açılışı Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, turizmden 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bakan Ersoy, “Ülkemizin kültür ve sanat alanındaki en büyük organizasyonu Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin Gaziantep ayağında sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Dört yıl önce yalnız bir bölgede ve bir şehirde başladığımız Kültür Yolu Festivalini 4 yıl gibi çok kısa bir sürede 7 bölgeye ulaştırmış durumdayız. Bu yıl 16 şehrimizde gerçekleştirdiğimiz festival ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinden biri haline geldi. Şehirlerimizin marka değerine önemli katkılar sağlayan festivalin kapasitesini inşallah her yıl daha da yukarılara çekeceğiz. Kültür ve Sanatla bütünleşmiş bir turizm vizyonuyla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivallerinin başında geliyor. Dört yıl içinde, Avrupa’nın en seçkin kültür sanat festivallerini bünyesinde barındıran Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine kabul edilmemiz ne kadar başarılı çalışmalar ortaya koyduğumuzu göstermektedir” dedi.
“Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır”
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, “Ülkemiz, turizm konusunda dünyanın en güçlü potansiyeline sahip ülkeleri arasında bulunmaktadır. Ancak bu potansiyel geçmiş dönemlerde maalesef doğru değerlendirilmedi. Türkiye’de turizm dendiğinde sadece deniz, kum, plaj anlaşılıyordu. Fakat doğa harikası sahillerimizle ilgili dahi gereken çalışmalar yapılmamıştı. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm konusunda devrim niteliğinde kararlar alarak Türkiye’de turizmin niteliğini arttıracak, turizmi 12 aya çıkaracak ve Türkiye’nin dünya turizm pastasından çok daha güçlü bir pay alabilmesini sağlayacak çalışmalar yaptık. Yapmış olduğumuz bu çalışmalar neticesinde bugün Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır” dedi.
“Turizmde 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz”
Bakan Ersoy, “2002 yılında ülkemize 13 milyon turist gelirken turizmden elde ettiğimiz gelir 12 milyar dolardı. Bugün biz 60 milyon turist hedefine doğru emin adımlarla yolumuzda ilerlerken 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz. İşte bu başarıların altında doğru politikalar geliştirmek ve alınan kuralları uygulama iradesi yatmaktadır. Bu doğru politikalardan biri de her yaş ve kesimden vatandaşımızın kültür ve sanatın her dalına kolay ve yoğun şekilde erişim sağlayabildiği bu tarz festivallerdir” şeklinde konuştu.
“Turizmde çeşitliliği arttırdık”
Bakan Ersoy turizmde çeşitliliği arttırdıklarını belirterek, “2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan festivalimize her geçen dönem Türkiye ve dünyadan farklı sanatçıları ve sanat kurumlarını dahil ettik. 2023 yılına gelindiğinde festivale katılım sağlayan sanatçı sayısı çok daha yüksek seviyelere ulaştı. Bu yılki hedefimiz ise bu sayıları daha da yukarılara çekmek. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklere halkımızın katılımı, sanatseverlerin yoğun ilgi göstermesi, ne denli doğru bir çalışma yaptığımızı gösteriyor. Ayrıca turizmdeki başarımızın altında yatan nedenlerden biri de turizmdeki çeşitliliği arttırıp, tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirmek olmuştur. Gastronomi dendiğinde de artık sadece Türkiye’de değil dünyada ilk akla gelen şehirlerden biri de Gaziantep’tir. Şehrimizin bu konuda sahip olduğu potansiyelin farkındayız. Tarihi İpek Yolu’nun üzerinde bulunan, Anadolu tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, mimarisi, doğası ve benzersiz gastronomi kültürüyle herkesi kendine hayran bırakan kadim Gaziantep’in marka değerine katkı sağlayacak çalışmalara her zaman destek olduk ve destek olmaya devam edeceğiz. Evet, Gaziantep bugün, sahip olduğu tarihiyle, kültürüyle, ekonomisiyle, turizm imkanlarıyla ve gastronomisiyle ülkemizin önde gelen şehirlerinden biridir. Fakat bize ve hatta hepimize bu konuda düşen ise bu özel şehrin tüm güzelliklerini, tarihini ve değerlerini daha da görünür ve bilinir kılıp dünyaya tanıtmaktır. İşte biz bu anlayışla aylardır özenli bir şekilde çalışarak Gastroantep Kültür Yolu festivali için 9 günlük bir program hazırladık. Bu yıl ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan Gaziantep’te festival, 14 EylülCumartesi günü başlayacak ve 22 Eylül Pazar gününe kadar konserler, sergiler, söyleşiler ve her yaşa uygun etkinliklerle devam edecek. Festival kapsamında 50’ye yakın noktada 500 civarı etkinlik planladık. 1000’e yakın sanatçımız da sanatseverlerle buluşacak. Bu kapsamda tam 21 noktayı Festival Lezzet Durağı olarak belirledik. Belli kriterlerle seçtiğimiz bu noktalarda asırlara dayanan lezzetleri hikayesiyle, malzemesiyle ziyaretçilerimiz deneyimleme imkanına sahip olacaklar. Ayrıca şehirdeki kültür-sanat mekanlarının, müze ve ören yerlerinin hemen hemen tamamı festivalimize ev sahipliği yapacak ve sanatseverlerimizi misafir edecek” ifadelerini kullandı.
“12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık”
Yurtdışına kaçırılan eserlerin geri getirildiğini belirten Bakan Ersoy, “Öte yandan güzel bir gelişmenin de müjdesini sizinle paylaşmak istiyorum. Kültürel mirasımızın en nadide parçaları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığının çalışmalarının ardından 14 tarihi eserimiz daha yeniden Vatan topraklarında. Boubon Antik Kenti kökenli iki bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda bir bronz kadın heykelinin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait seramik eserler, madeni paralar, bir mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait iki hançerden oluşan 14 arkeolojik ve etnografik eser yıllar süren çabanın ardından yeniden milletimizin kültürel mirasına katıldı. Türkiye’nin tarihi zenginliklerini koruma kararlılığıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarda Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturma Birimi’ne destekleri için özellikle teşekkür ediyorum. Doğduğu topraklara dönen son eserlerimizle birlikte 2024 yılında 35 eserin iadesi sağlandı. 2018 yılından bu yana 7 bin 839 eser ülkemize dönerken 2002 yılından bu yana 12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık. Bu eseler binlerce yıllık geçmişimizin ve köklü mirasımızın sembolleri olarak ait oldukları yerde korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Gaziantep’in kültür ve sanat hayatına her alanda katkı sağlamaya devam edeceğimizi sizlerin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. İnşallah hep birlikte el ele vererek, kadim şehrimiz Gaziantep’in dünyadaki yıldızını daha da parlatacağız. Bu güzel şehrin gelişimine katkı sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyor, Gastroantep Kültür Yolu festivalinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GastroAntep Kültür Yolu Festivali’ne katılacak olan Bakan Ersoy’a katılımından ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Şahin, “GastroAntep’i biz yıllardır yapıyoruz. Kültür Yolu’na dahil olunca biz evrensel bir bakışla bir dünya şehri normuna geldik. Çok önemli bir zaman dilimine şahitlik ediyoruz. Kültür bir kimliktir. Medeniyetimizin aynası ve özüdür, mayasıdır. Bizi biz yapan değerlerdir. Bizi diğerlerinden ayıran şey bu duruştur. Kültür Yolu’nun, bizi biz yapan medeniyet yolunun ne kadar önemli bir olduğu zaman diliminden geçiyoruz. Bizi biz yapan değerlerde kültür dediğimiz şey, Anadolu irfanıdır, Ahi evrandır. Bu şehir misafirperverdir. Bu şehir Ahi evranın devamı olan bütün değerleri özümsemiş, hoşgörü ve merhamet şehridir. Kültür ve sanat dediğiniz şey bizi birleştiriyor. Aklıselim, kalbi selim, zevki selim bir şehir için, mutlu şehir için yapacak çok işimiz, gidecek çok yolumuz var. Yemek dediğiniz şey yemek sanattır diyor. Yemek sanatı, senin tencerede gördüğün coğrafyadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük mirastır bilim ve akıl. Bilim ve akıl o coğrafyanın içerisindeki alaca çorbanın, Mezopotamya’nın en güzel nohutunun, maltıhasının, makarnalık ununu yetiştiren bir şehrin Doğu Akdeniz’e geçen hattıyız. Gastronomiye, Gastroekonomi dedik. Bilerek söyledik. Bu şehri eğitim şehri, bilim şehri, spor şehri, kültür ve sanat şehri yapacağız. Hep birlikte başaracağız. Bu şehre sevgi tohumu ekeceğiz. İyilik kazanacak. Yaşatanlar kazanacak. Gaziantep modeli bir Türkiye, bir modeli olana kadar kültür ve sanat hak ettiği yeri bulana kadar hep birlikte çalışacağız” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı toplantıda Aygöl, “Edebali Havzası Tanıtım ve Karşılama Projesi”nin BEBKA Yönetim Kurulunca ön onayının alındığını bildirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki sürecin ardından gerekli çalışmalara başlanacağını kaydeden Aygöl, projenin kente “hayırlı uğurlu olmasını” diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı.
Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekiliİrfan Çelikaslan katıldı.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi.
“Kültür, medeniyetin özüdür”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi.
“Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi”
Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu.
Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİZE KUMPAS KURULDU, BİZ BU SUÇU İŞLEMEDİK”
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 18’i tutuklu, 61 sanığın yargılanmasına Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam edildi. Sincan Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki salonda görülen davanın 14’üncü celsesinde sanıklar, sanık yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan sanık Kaplan, herhangi bir makama haksızlık, saygısızlık yapmadığını söyleyerek, “Bize kumpas kuruldu, biz bu suçu işlemedik. Ben bu insanlarla örgüt kurmadım” dedi.
“HANGİSİ DOĞRU HEPSİ YALAN”
Sanık Kaplan, kendi adamlarından Semih Arslan’ın ölümünün şüpheli bulunarak dosyada yer almasıyla ilgili, “Annesi Adalet Arslan ilk ifadesinde diyor ki ‘Bora Kaplan’ı Adli Tıp’ta görmüşler.’ Semih’in boy ölçüsünün yanlış yazıldığını görünce dedim ki ‘Adli Tıp raporunu değiştirmişler’; o nedenle gittim itiraz ettim. Annesi mahkemeye geldi bu sefer de dedi ki ‘Ben Adli Tıp’ta Fethi Koyuncu’yu gördüm.’ Bunun hangisi doğru, hangisi yalan” dedi.
“BENİM HATAM 15 TEMMUZ’DA TRT’NİN ÖNÜNE ÇIKMAKTI”
Sanık Kaplan, soruşturmayı yürüten polislerin de dahil olduğu ‘gizli tanık’ davasında, yargılanan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik ve ekibini kendilerine kumpas kurmakla suçlayarak, soruşturmada görev yapan polislerin 17-25 Aralık benzeri bir operasyon yapmaya çalıştıklarını ileri sürdü. Kaplan, “Defalarca söyledim bunlar bize kumpas kurdu. Polislerden Şevket Demircan, Yakup Yalçın isminde biriyle mesajlaşıyor. Mesajlaşmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan bahsederken, ‘suç işleri bakanı’ diyor. Husumete bakın, düşmanlığa bakın. Benim hatam 15 Temmuz’da TRT’nin önüne çıkmaktı. Maalesef benim adım Süleyman Soylu ile birlikte anıldı. Adım anıldıktan sonra bunlar benim başıma bela oldular. 17-25 Aralık’ı yapan da 2 tane emniyet müdürüydü ve 1 savcıydı. Orada yaptılar; ama burada yapamadılar. Eğer onların bana ‘imzala’ dediği ifadeyi imzalamış olsaydım, emin olun 17-25 Aralık gibi bir şey yapacaklardı. Ama ben imzalamadım. Ben kimseye iftira atmam” ifadelerini kullandı.
DURUŞMA ERTELENDİ
Sanık ve avukat beyanlarının ardından mahkeme heyeti 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak, soruşturma evresinde görevli olan emniyet personelleri hakkında devam eden dava dosyasına ilişkin iddianamenin ve duruşma zabıtlarının örneğinin istenmesine karar vererek, duruşmayı çarşamba günü devam etmek üzere erteledi.
İDDİANAME
İddianamede Ayhan Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticisi sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik hakkında ‘Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘Kasten öldürme’, ‘Nitelikli kasten öldürme’, ‘Kasten yaralama’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Nitelikli yağma’, ‘Eziyet’, ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Suç üstlenme’ ve ‘Suçluyu kayırma’ suçlarından 1’i ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi. Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası talep edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ülkede uzun süre devam eden siyasi krizin ardından eski Avrupa Birliği (AB) Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier’i Başbakan olarak ataması büyük tepki çekti. Seçimden sol ittifakın birinci çıkmasına rağmen merkez sağın adayı Michel Barnier’in başbakan olması tepki çekti. İşçi sendikaları ve sol görüşlü siyasi partilerin protesto çağrısı üzerine binlerce kişi bugün ülke genelinde sokaklara döküldü. Paris, Bordeaux, Lyon, Nice gibi şehirlerin de aralarında bulunduğu 130 farklı noktada gösteri düzenleniyor.
Bazı protestocuların Filistin bayrakları taşıdığı gösterilerde “demokrasinin reddi” ve “çalınmış seçim” gibi sloganları atıldı.
Fransa‘da krize giden erken seçim
Fransa‘da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) büyük bir başarı elde etmesi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ulusal Meclis’i feshedip erken seçim kararı almasına neden olmuştu. Erken genel seçimlerin 30 Haziran’da yapılan ilk turunda 28 yaşındaki Ulusal Birlik Partisi oyların yüzde 33,15’ini alarak birinci parti olurken, 7 Temmuz’da gerçekleştirilen ikinci turda ise Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Yeşiller Partisi (EEVL), Sosyalist Parti (PS) ve Fransa Komünist Partisi’nden (PCF) oluşan solcu Yeni Halk Cephesi ittifakı seçimi birinci tamamlamıştı. Ancak hiçbir parti mecliste çoğunluğu sağlayamamıştı.
Seçimlerde birinci olan Yeni Halk Cephesi başbakan adayı olarak Lucie Castets’i göstermiş, Macron, Castets’in Ulusal Meclis’te güven oyu almasının mümkün olmadığını belirtmiş ve başbakan olarak atamayı reddetmişti. Macron 5 Eylül’de merkez sağ Cumhuriyetçiler (LR) Partisinden Michel Barnier’i Başbakan olarak atama kararı almıştı.
Öte yandan, Michel Barnier başbakan olarak seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, sol görüşlü politikacılar da dahil olmak üzere her kesimden politikacıların bulunduğu bir hükümet kurmaya açık olduğunu söylemişti. – PARİS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’DA FABRİKA AÇILIŞINA KATILDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya’da düzenlenen TEKNOFEST ziyaretinin ardından Isparta‘ya geçti. Valilik ve belediye ziyaretlerinin ardından Bakan Kacır, Isparta Organize Sanayi Bölgesi’nde özel sektöre ait halı, mermer ve palet fabrikalarının açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Vali Aydın Baruş, Isparta milletvekilleri AK Parti’li Mehmet Uğur Gökgöz, MHP’li Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, “Halı dokumacılığında marka şehrimizin mirasını dünyayla buluşturacak, mermer kaynaklarımızı katma değere dönüştürecek, yenilenebilir ve çevre dostu enerji üretim altyapımıza güç kazandıracak, toplam yatırım büyüklüğü 1,8 milyara yaklaşan ve 160 vatandaşımıza ekmek kapısı 3 tesisimizin Isparta’ya, milletimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.
Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda Türkiye’yi üretimde, yatırımda, Ar-Ge ve inovasyonda öncü ülkeler arasında yer almasını sağlayacak adımları kararlılıkla attıklarını aktaran Bakan Kacır, “Sanayide ve teknolojide son 22 yılda büyük kazanımlar elde ettik. Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan, 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayısını 29 binden, 272 bine yükselttik. Sanayide çalışan sayımız 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıktı. Sayıları 191’den 360’a yükselen organize sanayi bölgeleri ve kurduğumuz 45 endüstri bölgesi, Türkiye’nin üretim üsleri haline geldi. Otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden, 1 milyon 468 bine yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın üçüncü büyük otomobil üreticisi oldu. Beyaz eşya üretimimiz 6,7 milyon adetten, 32,3 milyon adede yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üreticisi oldu. Demir-çelik üretimimiz 16,4 milyon tondan, 33,7 milyon tona çıktı. Milli Teknoloji Hamlemizin işaret fişeğini yakan savunma sanayimizin milli ve özgün ürünleri bugün dünyada savaş paradigmalarını değiştiren ve jeopolitik dengeleri belirleyen unsurlar haline geldi. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemizi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştirebilen, test edebilen, üretebilen bir seviyeye taşıdık” diye konuştu.
Milletin 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayalini Togg ile gerçeğe dönüştürdüklerini vurgulayan Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi ülkemiz, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğuna emin adımlarla ilerliyor. Sadece 22 yıla sığdırdığımız asra bedel kazanımlarımıza Türkiye Yüzyılı’nda yenilerini ekleyecek, Türkiye sanayisinin rekabetçiliğini güçlendirecek destek enstrümanlarını adım adım devreye alıyoruz. Katma değerli ve yüksek teknolojili üretimi önceleyerek, sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü gerçekleştirerek, nitelikli insan kaynağımızı en üst düzeyde harekete geçirerek ülkemizin küresel üretim ve teknoloji geliştirme üssü rolünü perçinleyecek projeleri hayata geçiriyoruz. Hızla hayata geçirdiğimiz Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programıyla ekonomimizin yükselişine katkı verecek teknolojik ve stratejik yatırımların gerçekleştirilmesi için uzun vadeli ve uygun koşullarda finansmana erişim imkanı sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının odağı haline getirecek tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programını devreye aldık. Yeşil ve dijital dönüşüm destek programlarıyla işletmelerin ikiz dönüşümde kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek destek mekanizmalarını kendilerine sunuyoruz. Başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi ile de şehirlerimizin yerel potansiyelinin tamamını harekete geçirerek ülke sathına yayıyoruz.”
Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın konuşmasının ardından açılış kurdelesi kesildi. Sonrasında OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabulut tarafından Bakan Kacır’a halıya dokunmuş Türk bayrağı tablosu hediye edildi. Bakan Mehmet Fatih Kacır, buradaki programının ardından Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) iş insanlarıyla toplantıda bir araya geldi.
Nurettin ARKAN- Ali ÇEVİKBAŞ/ ISPARTA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siirt’te esnaf ziyaretinin ardından basın açıklaması yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, tüm amaçlarının 85 milyonun refah içinde yaşamasına katkı sağlamak olduğunu, bakanlık olarak, ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ hedefiyle toplumun tüm kesimlerini kucakladıklarını söyledi.
Öncelikle kültürün ve değerlerin gelecek nesillere aktarıcısı olan aileyi merkeze alan bir anlayışla politikaları belirliyor ve birer birer hayata geçirdiklerini ifade eden Bakan Göktaş, “Kadınların hak ettikleri tüm imkanlardan eşit biçimde faydalanabilmeleri için var gücümüzle çalışıyoruz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza ve gençlerimize güvenli bir gelecek bırakmak için, kendine güvenen nesillerin yetişmesi için büyük çaba sarf ediyoruz. Engellilerin aile bütünlüklerini muhafaza edecek şekilde bakımlarının evde yapılmasına önem veriyoruz. Bu hizmetimizden de toplam 3 bin 754 vatandaşımız faydalanıyor. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplumsal hayata tam ve etkin katılımları ile bağımsız şekilde yaşayabilmeleri için eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata her alanda yanında olmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda eylül ayı için toplam 5.6 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık” dedi.
Bakanlık olarak engelli, yaşlı, kadın, çocuk, şehit ve gazilere hak temelli bir anlayışla sosyal hizmet sunmaya devam ettiklerini dile getiren Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu projemizin yeni dönem uygulamasını başlattık. Yeni dönemde doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta da başvurularımızı almaya başladık. Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 genç çiftimiz başvurdu ve şartları yerine getiren 4 bine yakın çiftimiz krediden faydalandı. Diğer yandan bu fondan daha fazla genç çiftimizin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdık. Daha önce desteğe başvuru şartlarının arasında çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartı bulunuyordu. Şimdi de gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2.3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açıyoruz. Aile ve Gençlik Fonu kapsamının genişletilmesine yönelik yakın zamanda yeni bir adım daha atacağız. Bu konudaki çalışmaların tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
Göktaş, bakanlık olarak kentte yaptıkları hizmetlere ilişkin bilgi de verdi. Programa Siirt, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Şırnak, Bingöl Milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı. – SİİRT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Kars, Ardahan ve IğdırTürkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
“Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir”
ANKARA – Ankara’da düzenlenen ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Başkent Millet Bahçesinde Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’ başladı. 3 şehre özel yemekler Başkentte görücüye çıktı. Etkinliğe getirilen kazlardan birine ise yılın altın kaz ödülü verildi. Ardahan’ın Göle ilçesinden gelen kaşar üreticileri Ankaralılara geleneksel kaşar yapımını uygulamalı olarak gösterdi. Etkinlik, 8 EylülPazar günü saat 22.00’de son bulacak.
“Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji açısından Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine katkı sağlayan önemli şehirler olduğunu ifade etti. Bu şehirlerde Türkiye’nin elektriğinin üretildiğine ve hidroelektrik santrallerden enerji sağlandığına değinen Bakan Bayraktar, “Kars, Ardahan ve Iğdır’da Türkiye’nin en önemli güneş potansiyelini, güneş enerjisinden elektrik üretimi için bu şehirleri değerlendiriyoruz. Ama bunların ötesinde; Kars, Ardahan ve Iğdır sadece Türkiye için değil aynı zamanda dünya ve Avrupa için Bakü-Tiflis- Ceyhan ile Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’yle hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir. Sadece balıyla, peyniriyle, kaz etiyle değil bize verdiği enerjinin yanı sıra doğalgazıyla, petrolüyle, beton iletimiyle ve elektrik üretimiyle Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir” diye konuştu.
“Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz”
Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine enerji kattığını ifade eden Bayraktar, “Bu üç şehrimize de henüz doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından bakana plaket takdim edildi ve kurdele kesildi. 8 Eylül’e kadar devam edecek olan etkinliğin açılış gününde alana getirilen beş kazdan en güzel olanına altın kaz ödülü verildi. Kars kaşarı, kaz eti ve lokma ikramları yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için olmayan ihaleleri varmış gibi göstererek çok sayıda firmadan ‘teminat’ adı altında, şahsi hesabına para yatırtarak yaklaşık 50 milyon lira dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla yargılanan Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı ve AK Parti’de görevli olarak tanıttığı öne sürülen Özgür Akgül ve Paşa Yaşar’ın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 160 yıla kadar hapsi istenen Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 90 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Özgür Akgül duruşmaya gelirken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı. Tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada Yüreğir Kaymakamlığı’nda görevli olan personel, tanık olarak dinlendi. Yüreğir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Ö.Ç., o dönem sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın alımlarla ilgili sözleşme imzaladığını, teminat aldığından haberi olmadığını söyledi. Tanık Ö.Ç., “Teminat alınırsa vakfın hesabına yatırılır. Kaymakam beyin şahsi hesabına teminat yatırılmaz. Müfettişler geldiğinde vakfa ‘Teminat yatırdık’ diye gelen gidenler oluyordu. Kaymakam benden sözleşme istemedi. Depremde acil harcamalar için para geldi. Valilikten 10 milyon lira aktarıldı. Vatandaşlara nakdi yardım yaptık, gıda aldık. O dönem 107 milyon liralık alım olmadı. O seviyede ihtiyaç da yoktu. Deprem döneminde en fazla 2 milyon liralık alım yaptık. Kaymakam firmalarla doğrudan vakıf adına görüşemez, yetkisi yok. Kararı mütevelli heyeti alır. Alım ihalesine komisyon karar verir. Kaymakam ödeme noktasında yetkilidir, ihalede yönlendirme yapabilir. Kaymakamın 9 aylık görevi boyunca usulsüz talebi olmadı” dedi.
‘120 MİLYON LİRALIK ALIM YAPILACAĞINI DUYMADIM’
Vakfın muhasebecisi E.E. de sanık eski kaymakamın kendisinde sözleşme istemediğini, kendisinin de sözleşme düzenleme görevinin bulunmadığını söyledi. Deprem sonrası 120 milyon liralık alım yapılacağını duymadığını ifade eden E.E., “Kaymakamın usulsüz istekleri olmadı. Yapılan alımlarda teminat bedelleri vakıf hesabına yatırılır. Kaymakamın kendi şahsi hesabına yatırılmaz. Kaymakam yanında firma sahipleri varken sözleşme istemedi” dedi.
‘BÖYLE OLACAĞINI HİSSEDEMEDİM’
Sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın o dönem sekreterliğini yapan E.G., tutuklu sanık Özgür Akgül’ün depremden sonra devamlı kaymakamın yanına gelip gittiğini söyleyerek, “Takım elbiseli geliyordu. Neden geldiğini bilmiyorum. Gelip gidenler de oluyordu. Özgür de içeride oluyordu. Böyle olacağını hissedemedim. Kaymakam bey görevden alınmadan birkaç gün önce bu olayları duydum” dedi.
Daha sonra sanığın korumaları polis memurları S.K. ve B.K., tanık olarak dinlendi. Sanıklardan Özgür Akgül’ün kaymakamı görmeye geldiğini belirten S.K., “Misafirler gelirdi. Kimin ne yaptığını bilmem. Kaymakam bey, ‘Alın’ diyordu içeri alıyorduk” diye konuştu.
‘POŞETİN İÇİNDEN PARA ÇIKTIĞINI GÖRMEDİM’
B.K. de kaymakamı görmeye çok sayıda kişinin gelip gittiğini, sanık Özgür Akgül’ün ne iş yaptığını merak etmediğini belirterek, “Poşet içinden para çıktığını görmedim. Kaymakamın durumundan İlçe Emniyet Müdürlüğü bize bilgi verdi. Kaymakamın kaçma girişimi olmadı” dedi.
Mahkeme savcısının, mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etmesinin ardından duruşmaya öğle saati olması nedeniyle ara verildi.
‘ZİMMETİME PARA GEÇİRMEDİM’
Aradan sonra devam edilen duruşmada, sanık Mustafa Kılıç, suçlamaları kabul etmediğini söyleyip, eski savunmalarını tekrarlayarak, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Kılıç, daha önceki duruşmada ise “Ben eğer bu suçları işlemiş olsaydım yurt dışına kaçardım. Benim vicdanım rahat. Kimseyi dolandırmadım. Bile bile bana operasyon yaptılar. Gerekirse beni ev hapsiyle tahliye edin. Herkesin parasını ödeyeceğim” dedi.
Sanık Özgür Akgül ise suçsuz olduğunu belirterek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arıcı, zabıta personelinin toplum düzeninin sağlanmasında ve kamu hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinde büyük bir rol üstlendiğini belirtti.
Başkan Arıcı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Zabıta teşkilatımız, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak adına fedakarca görev yapmaktadır. Hemşerilerimizin sağlığı, güvenliği ve refahı için çalışan belediyemizin tüm zabıta personelimize teşekkür ediyor, Zabıta Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.
Başkan Arıcı, zabıta teşkilatının yerel yönetimlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu da vurgulayarak, Koçarlı Belediyesi olarak zabıta personeline her zaman destek olmaya devam edeceklerini ifade etti. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında saat 14.00’te ziyaret etti. Görüşme talebinin 30 Ağustos kutlamaları sırasında bizzat Meclis Başkanı Kurtulmuş tarafından Bahçeli’ye iletildiği, MHP liderinin bugüne randevu verdiği belirtildi.
Yaklaşık 40 dakika süren görüşmeden sonra Bahçeli, Kurtulmuş’u makam odasının kapısına kadar çıkarak uğurladı. Görüşmeyle ilgili açıklama yapan Kurtulmuş şunları söyledi:
“1 Ekim’de Meclis açılacak. Yeni dönemde Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’nde nezaketli bir dilin, olgun demokratik bir müzakereci üslubun, Türk milletinin şanına yakışır bir biçimde hal ve harekatın ortaya konulması. Bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Meclis’in önünde yeni anayasa, Meclis içtüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası gibi önümüzde demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için de her şeyden evvel ifade ettiğim gibi temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba, TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz.”
Edinilen bilgiye göre, Meclis Başkanlığı tarafından nezaket ziyareti olarak nitelendirilen görüşmede, CHP’nin Can Atalay’la ilgili olağanüstü toplantı çağrısı da değerlendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(EDİRNE) –Edirne’nin Keşan İlçesinde gerçekleşen büyük çiftçi yürüyüşünde konuşan CHP Edirne MilletvekiliAhmet Baran Yazgan, hükümet yetkililerine seslenerek Tarım Yasası’nın 21’inci maddesinin uygulanmasının gerektiğini söyledi. Yazgan, “Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin” dedi.
CHP Keşan İlçe Başkanlığı tarafından bugün büyük çiftçi yürüyüşü düzenlendi. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, traktörün üstüne çıkarak hükümet yetkililerine seslendi. Yazgan, hükümetin çiftçilere sahip çıkması gerektiğini söyledi.
“Herkes sırtını dönmüş”
Yazgan, şunları kaydetti:
“Herkes sırtını dönmüş, hükümet yetkilileri, çiftçimiz görmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor. Herkes biliyor, suçlunun ayan beyan olduğunu ama gözler kapalı, diller tutulmuş. Burada, herkesin önünde biz ne dedik; bu sene bize Ukrayna çiftçisi kadar değer vermiyorlar. Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin ve hepimiz organik gıdayla beslenmeye devam edelim. Artık Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini uygula. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini verdiğin söz gibi yasa gibi çiftçiye vermeye başla artık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çiçek, beraberinde 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Sadık Gülecen, Çıldır Kaymakamı Efe Kılıç ve İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener ile 25. Hudut Tugay Komutanlığı sorumluluk bölgesinde bulunan Gürcistan ve Ermenistan sınırındaki karakolları denetledi.
Sınırdaki Başköy Hudut Karakolu’nu ziyaretinde, gözetleme kulelerinde nöbet tutan Mehmetçikle bir araya gelen Çiçek, ilgililerden sınır güvenliği ve askeri faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.
Vali Çiçek, burada yaptığı konuşmada, sınırın sıfır noktasında konuşlu karakolları ziyaret etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Karakollarda görev yapan kahraman Mehmetçiklerle zaman zaman bir araya geldiklerini anlatan Çiçek, “Sınırlarımızın güvenliği için cansiperane görev yapan kahramanlarımız bizim için önemli, dolayısıyla görevlerinde başarılar diliyoruz. Allah, ayaklarına taş değdirmesin inşallah. Sınırda askerlik yapmanın büyük onur ve gurur olduğunu biliyoruz. Başta anne ve babalarınız olmak üzere ailelerinize selamlarımı iletin.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1-31 Ağustos tarihleri arasında çalışma yapıldı.
Bu kapsamda, 4 tabanca, 234 fişek, 1 av tüfeği, 2 kuru sıkı tabanca, 14 elektronik sigara, 3 cep telefonu, 3 bin 240 paket sigara, 150 puro, 33 litre sahte içki, 2 sahte para, 15 kilogram çay, 14 bin 764 tıbbi ilaç, 139 bin 220 makaron ele geçirildi, 17 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Öte yandan yakalama emri bulunan 5 şüpheliden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından
26 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında kentin farklı noktalarında denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde durulan şahıslar ile araçlarda yapılan aramalarda 6 tabanca, 6 kurusıkı tabanca ve 8 av tüfeği ele geçirildi. Ele geçirilen silahlara el konulurken, şahıslar ile ilgili işlem yapıldığı belirtildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’den yapılan açıklamada, “Terörle mücadelemiz hudutlarımızda da sürüyor. Ülkemizden Bulgaristan’a ve Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 20 şahıs, hudut birliklerimiz tarafından yakalandı. Yapılan inceleme sonucunda yakalanan şahıslardan 2’sinin DEAŞ, 1’inin de PKK/KCK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bahçeli’yi ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Kurtulmuş, “İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, Meclis’teki makamında ziyaret etti. Bahçeli, Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Kurtulmuş, açıklama yaptı. Kurtulmuş, TBMM’nin 1 Ekim’de açılacağını hatırlatarak, “Yeni dönemde, Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’de, nezaketli bir dilin, olgun demokratik müzakereci bir üslubun ve Türk milletinin şanına yaraşır bir şekilde hal ve hareketin ortaya konulması, bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Meclis’in önünde; yeni anayasa, Meclis iç tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası gibi demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Tüm bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için her şeyden evvel temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba ve TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bu sorumluluğu taşıyacak bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek, 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı İsmail Çizikci, zabıta teşkilatının 198’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Zabıta Müdürlüğünü ziyaret etti.
Burada personelle sohbet eden Çizikci, Zabıta Haftası’nı tebrik etti.
Ziyarette kuruluş yıl dönümü nedeniyle pasta kesildi.
Cizikci, zabıta ekiplerinin ilçenin düzeni ve güvenliği için gayretle çalıştığını söyledi.
Ekiplere teşekkür eden Çizikci, “Halkımızın huzuru ve esenliği için gece gündüz demeden görev yapan tüm zabıta personelimize teşekkür ediyorum. Zabıta Haftanızı kutluyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Kent Konseyi (EKK) ve hayvan hakları dernekleri tarafından ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı toplanan 4 bin 203 imza, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderildi.
Edirne’de; EKK Hayvan Hakları Çalışma Grubu, Bir El Bin Nefes Derneği, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve Tüm Yaşam Hakkı Savunucuları ile gönüllü hayvanseverler tarafından Saraçlar Caddesi’nde, ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı 28 Temmuz’da oturma eylemi ve imza kampanyası başlatıldı. TBMM’de kabul edilen kanunun geri çekilmesinin talep edildiği eylemin 38’inci gününde 4 bin 203 imza toplandı.
‘HAYVANLARIN HAKLARININ SAVUNULMASI ADINA GÜÇLÜ BİR SES OLUŞTURDUK’
PTT Şubesi’ne girişte konuyla ilgili dernekler adına basın açıklamasını okuyan Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı Esen Öcel, eylemin Edirne’de hayvan haklarına yönelik gerçekleştirilen en geniş çaplı hareketlerden olduğunu söyledi. Öcel, “2004 yılından beri yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı durmak ve bu değişikliklerin iptalini talep etmek amacıyla başlattığımız bu kampanyamızda önemli bir aşamaya geldik. Her akşam 18.00-19.00 saatleri arasında Saraçlar Caddesi’nde tüm yaşam hakkı savunucular ile bir araya gelerek topladığımız imzalarla, hayvanların haklarının savunulması adına güçlü bir ses oluşturduk. Ağustos ayının sonu itibariyle toplanan imzalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ileteceğiz ve hayvanların yaşam hakkının korunması adına gerekli tüm adımların atılması için baskılarımızı sürdüreceğiz. Bu mücadele, yalnızca hayvanları koruma yasasının yeniden ele alınması için değil, aynı zamanda toplumun her kesiminden insanın hayvanların yaşam hakkına sahip çıkması gerektiğine dair farkındalığı artırmak için de büyük bir önem taşıyor. Hayvanlar, sessiz dostlarımızdır ve onların sesi olmak bizim en temel görevlerimizden biridir” dedi.
‘YASANIN İPTALİ KONUSUNDA KARARLIĞIMIZI VURGULUYORUZ’
Kampanyaya katılıp imzalarıyla destek verenlere teşekkür eden Öcel, “Bu kampanyanın gücü, her bir bireyin katkısıyla büyüdü ve amacımıza ulaşana kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplanan 4023 imzanın, hayvan hakları için güçlü bir savunma olmasını ve meclisimizde yankı bulmasını umuyoruz. Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat diyerek katliam yasasının iptali konusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyor ve herkesi, hayvanların haklarını savunmak için sesini yükseltmeye davet ediyoruz diye konuştu.Konuşmanın ardından dernek temsilcileri, PTT şubesinden toplanan imzaları TBMM’ye gönderdi.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zelenskiy, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya’nın, Ukrayna’nın Poltava bölgesine füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu.
Saldırıda iki balistik füzenin kullanıldığını savunan Zelenskiy, saldırı sonucu Poltava’daki bir enstitünün kısmen yıkıldığını ve yanındaki hastanenin de hasar gördüğünü ifade etti.
Zelenskiy, mevcut bilgilere göre saldırıda 41 kişinin öldüğünü,180 kişinin yaralandığını aktardı.
Enkaz altında insanların olduğunu aktaran Zelenskiy, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Ukrayna’nın daha çok hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zelenskiy, “Bizi Rus teröründen koruyabilecek uzun menzilli saldırılara şimdi ihtiyacımız var, daha sonra değil.” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 Eylül 2019 yılında Hacire Akar’ın oğlu Mehmet Akar’ın terör örgütü PKK’ya katılmasını engellemek için başlattığı evlat nöbetti Diyarbakır’dan Van, Muş, Hakkari, Şırnak, İzmir ve Almanya’ya kadar uzandı. Altı yılda 482 aile oturma eylemine dahil oldu, ailelerin aralıksız tuttuğu evlat nöbetindeki çağrıları ve güvenlik güçlerinin çalışmaları sonucu 55 aile evladına kavuştu.
Evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi, eski HDP il başkanlığı önünde program düzenlendi. Birçok kentten STK temsilcileri, siyasi partiler ve aileler, evlat nöbetindeki ailelere destek ziyaretinde bulundu.
Burada düzenlenen programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, cesur annelerin tam bin 827 gündür nöbette olduğunu, nöbetin 6’ıncı yılında 482 aile nöbete devam ederek umudu diri tutuğunu söyledi.
Altı yıldır dualarla, sabırla, cesaretle tutulan bu nöbettin, Şırnak’a, Hakkari’ye, Muş’a, Van’a, İzmir’e ve hatta Almanya’ya uzandığına değinen Aktaş, “Bu çabalar somut olarak meyvesini verdi ve hamdolsun ki, 55 evlat ailesine kavuştu. Yaptığımız çalışmalar ve tüm öngörülerimize göre şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, PKK terör örgütünün kanlı ellerinde tek bir evlat dahi kalmayacaktır” dedi.
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bakanımızın desteğiyle sürdürdüğümüz terörle mücadelemizde en büyük dayanaklarımızdan biri de sizlerin bu direniş ruhu, cesareti ve bu azmidir” diyen Aktaş, şöyle konuştu:
“Artık kirli düzenleri için kimseyi kandıramayan ve sizlerin evladını kaçırıp kendi evlatlarına yurtiçinde ve yurtdışında her türlü eğitim imkanını ve konforunu sağlayanların ipliği pazara çıkmıştır. Ülke içinde güvenliği sağlamanın yanı sıra yaptığımız sınır ötesi operasyonlarla bir güvenlik koridoru inşa ederek örgüte eleman devşiren bu mekanizmayı tamamen ortadan kaldıracağız.”
Oğlu Tuncay Bingöl için evlat nöbetinde olan anne Fatma Bingöl, oğlunun 14 yaşındaki halini hatırladığını, şu anda oğlunun ne şekilde olduğunu hatırlayamadığını dile getirdi.
“Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz”
Oğlunu istediğini, bütün anneler adına burada bu eylemi başlattıklarını belirten Bingöl, “Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle bu çocuklarımızı HDP’den, PKK’dan çıkartıp getireceğiz. 10, 14, 12 yaşındaki çocukların hakkı dağ değil, evleridir. Çocuklarımızın elindeki kalemi alıp götürüp dağda silah verdiler. 10 yıldır bu çocuklarımızın arkasından ağlayarak köşede olsun, salonda, evin içinde olsun yüzümüz bir gün gülmedi bu çocuklarımızın yüzünden. Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz. Polisimize, askerimize silah sıkmalarını istemiyoruz. Burada şehit ailelerimiz var. Allah, onlara da sabır versin. Anneler olarak istemiyoruz çocuklarımızı askerimizi, polisimizi öldürsün. Polis, askerimiz de çocuklarımıza kursun sıkmasınlar” diye konuştu.
15 yaşında kaçırılan Özkan Aydın’ın babası Süleyman Aydın ise şunları söyledi:
“Bütün dünya biliyor ki HDP, Kandil’in şubesidir. Şimdi ki ismi ile DEM Parti. Bizim evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı zehirleyerek terör örgütü PKK’nın önüne atan bunlardır. 6 yıldır burada evlatlarımızı isterken bütün dünya feryadımızı duydu bir tek HDP duymadı.”
Program, konuşmaların ardından sona erdi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU /ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İZMİR) – Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle yargılanan Dilruba Kayserilioğlu, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, “Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum” dedi.
Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilen ve ardından serbest bırakılan Dilruba Kayserilioğlu, bugün hakim karşısına çıktı.
Kullandığı ifadeler nedeniyle Dilruba Kayserilioğlu hakkında hazırlanan iddianamede, TCK 216/1 ve TCK 216/2 maddeleri kapsamında 4,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Duruşmada ise Dilruba hakkında, “TCK’nın 216/2 Maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eylemini basın yayın organıyla işlemiş olması nedeniyle verilen ceza TCK 218. maddesi gereğinde 1/2 oranında artırılarak sanığın 9 ay cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki olumlu tavırları gözetilerek cezanın 7 ay 15 güne düşürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildi.
Duruşma sonrasında Dilruba Kayserilioğlu ve Dilruba’nın avukatlarından Avukat Hüseyin Yıldız, açıklama yaptı.
Yıldız: “Bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır”
Avukat Hüseyin Yıldız, kararı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bugün görülen davada, müvekkilimiz Dilruba hakkında Türk Ceza Kanunu 216/1’den beraat kararı verilmiştir. Ama Türk Ceza Kanunu 216/2’den yani ‘halkı aşağılama’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra bizler tarafından bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır. Hukuk mücadelemiz devam edecektir. Bu karar beraate dönene kadar AİHM’ye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz de müvekkilimizin suçsuz olduğuna, ifade özgürlüğü kapsamında anayasal hakları kapsamında fikrini açıklamasının cezalandırılamayacağını düşünüyoruz. O sebeple bu mücadeleyi önce iç hukuk yollarını tüketeceğiz. Akabinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Devam eden bir soruşturma daha var. O soruşturmanın akıbeti hakkında da size ilerleyen günlerde detaylı bilgilendirme yapacağız.”
Kayserilioğlu: “Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz”
Hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası verilen Dilruba Kayserilioğlu ise duruşma sonrasında şöyle konuştu:
“İfade özgürlüğü kapsamında düşüncelerimi belirttim. Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum. Avukatlarıma da bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Chosun TV’ye göre, bir Kuzey Koreli yetkili “kabul edilemez can kayıplarına neden olanlar sert bir şekilde cezalandırılacak” dedi.
Yetkili ekledi: “Geçen ayın sonlarında sel bölgesindeki 20 ila 30 kadronun aynı anda idam edildiği tespit edildi. Görevden alınan Chagang Eyaleti Parti Sekreteri Kang Bong-hoon’un durumu ile ilgili gelişmeler de kaydedildi ve doğrulanıyor.”
Kang Bong-hoon aynı zamanda Mühimmat Sanayi Departmanı’nın eski başkan yardımcısı ve Kim Jong-un’a saha ziyaretlerinde eşlik ediyordu.
Ülkenin kuzeybatı eyaleti yakın zamanda binlerce sakinin evsiz kalmasına ve çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan yıkıcı sellere maruz kaldı. Güney Kore medyası, sel felaketinde ölü sayısının 1.000’i aşabileceğini iddia ediyor.
Kuzey Kore devlet medyası geçen ay, son dönemde yaşanan şiddetli yağışların kuzeybatıdaki Sinuiju şehri ve komşu Uiju kasabasında 4.100 ev, 7.410 dönüm tarım arazisi ve çok sayıda kamu binası, yapı, yol ve demiryolunu sular altında bıraktığını açıkladı.
O dönemde Kim Jong Un, Kuzey Kore Merkez Haber Ajansı’na göre, yetkililere “afet önleme konusundaki sorumluluklarını ihmal eden” ve “izin verilemeyecek can kayıplarına” neden olan kişileri “sert bir şekilde cezalandırmalarını” istemişti… ki şimdi bunu uygulamış görünüyor.
Ancak, seller meydana geldiğinde, “Büyük Lider” Kim Jong Un’un “büyük sevgisini” öven hoparlörlü kamyonların sel bölgelerine ve etkilenmeyen bölgelere gönderildiği bildirildi.
Bir kaynak, kamyonların sabah 6’dan itibaren mesajları yayınlamaya başlamasıyla insanların “yoğun yorgunluktan” şikayet ettiğini söyledi. Kaynak, “mide bulandırıcı sesler” olarak tanımlanan kesintisiz yayınların vatandaşları şafaktan gün batımına kadar rahatsız ettiğini belirtti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 2016 yılında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçundan hakkında işlem yapılan, askeri personel olarak görev yaparken KHK kapsamında ihraç edilen M.B. isimli şahsın, İllegal yollardan yurtdışına kaçmaya teşebbüs ettiği bilgisini alan Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler harekete geçti. Şahıs polis tarafından yapılan yol uygulamasında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜİK’in bugün açıkladığı verilere göre aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon ise yüzde 51,97 oldu. TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, verilere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Ergün, şu ifadeleri kullandı:
“Son iki yıldır yüksek enflasyonla yaşayan bir ülke olmamızdan en büyük zararı emekliler görüyor. Yüksek enflasyon, gelirleri küçülttüğü gibi gelir dağılımını da bozmaktadır. Milli gelirden en az payı emekliler alıyor. Emekli aylıklarının yetersiz kalması nedeniyle alım gücü düştüğünden emekliler sağlıklı beslenemiyor. Devletimizin, anayasamızda güvence altına alınan ve kutsal hak olan emekliliği koruması ve geliştirmesi için emeklilerimize hak ettiği aylığı vermesi gerekir. Emekli aylıkların hesaplanması ve artışı, TÜFE oranlarına göre yapılması hak kayıplarına neden olmaktadır. Kök aylıkların düşmesi, enflasyon ile birlikte hesaplama sisteminden kaynaklanıyor. Gerçek enflasyonu yansıtmayan bir hesaplama sistemi ile emekli aylıklarına yapılan zamların küçültülmesi, emeklilerin alım gücünü de düşürmektedir. Şeffaf bir enflasyon hesaplaması için sepete yer alan madde fiyatlarının açıklanması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Emeklinin gıda, kira, elektrik, su ve yakıt giderleri incelendiğinde enflasyonun yıllık bazda açıklanan oranların çok üzerinde olduğu net bir şekilde görülmektedir.
‘EMEKLİLERE HAK ETTİKLERİ PAY VERİLMELİ’
TÜİK, çalışanlar ve emekliler için yeni bir endeks oluşturmalıdır. Bu yapılmadığı sürece emekli aylıkları da küçülmeye devam edecektir. Temmuz ve ağustos aylarında konut (kira), eğitim, elektrik, ulaşım ve su fiyatlarına yapılan yüksek oranlı artışlara rağmen son iki ayda TÜFE artışının yüzde 5,78 olarak açıklanmasına inanan emekli yoktur. Kaldı ki, her ay açıklanan enflasyon ile emeklilere verilen zamlar erimektedir. Örneğin son iki aylık yüzde 5,78’lik enflasyon nedeniyle en düşük emekli aylığının alım gücü 12 bin 500 TL’den 11 bin 777 TL’ye gerilemiştir. Emekliler çarşı-pazara çıkamaz duruma gelmiştir. Emekli aylıkları en azından açlık sınırının altında olmamalıdır. Bu nedenle TBMM açıldığında seyyanen bir iyileştirme yapılması, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren emeklilerimiz için bir can suyu olacaktır. Devletimiz, toplanan vergilerden ve büyüyen ekonomiden emeklilere hak ettiği payı vermelidir. TBMM açılır açılmaz, emeklilere seyyanen zam konusu ele alınmalıdır.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediye Başkan Yardımcısı İkram Çamur ve Zabıta Müdürü Mehmet Polat beraberinde zabıta personelleri ile birlikte, Zabıta Teşkilatı’nın kuruluşunun 198. yılı ve Zabıta Haftası etkinlikleri kapsamında, Belediye Başkanı Bekir Aksun’u makamında ziyaret ettiler.
Erzincan BelediyesiZabıta Müdürlüğü personelleri ziyarette Başkan Aksun’a çiçek takdim ettiler.
Belediye Başkanı Aksun, Zabıta Teşkilatı’nın haftalarını kutlayarak, “Zabıta personelimiz görevlerini yerine getirmek için itina ile hareket etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle Zabıta Teşkilatı’nın Kuruluşunun 198. yılını bir kez daha kutluyor, Zabıta arkadaşlarımıza yapmış oldukları hizmetlerden dolayı, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YOLUNA BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİNİ DUYURDU
Uzun süredir AK Parti’ye geçeceği konuşulan Gülpınar istifa mesajında yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken ilerleyen günlerde bu değişimin yaşanabileceği konuşuluyor.
ANKARA BU İDDİAYI KONUŞUYOR
Sözcü TV’den Altan Sancar ise Gülpınar ile konuştuğunu ifade ederek başkanın önümüzdeki günlerde yapacağı bir görüşmeden bahsetti.
“KAFAMDA BİR ŞEY VAR, İKİ İSME DE BUNDAN BAHSEDECEĞİM”
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Türkiye Belediyeler Birliği ve Tarihi Kentler Birliği’nde encümenüyesi de olduğunu hatırlatan Sancar, “Bugün bağımsızsınız ama yarın bir gün AK Parti’ye geçerseniz ne olacak?” sorusuna Gülpınar’ın şu yanıt verdiğini aktardı: “Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’la kısa bir süre içerisinde görüşeceğim. Kafamda bir şey var. İki isme de bundan bahsedeceğim, önerilerini alacağım ve nihayetinde bir karar verip yoluma devam edeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere Isparta’ya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Isparta’ya geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki heyet, Süleyman Demirel Havalimanı’nda Isparta Valisi Aydın Baruş, Kara Havacılık Okul Komutanı Tuğgeneral İsa Baydilli ve Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından karşılandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Isparta’daki askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti. Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraklı Belediyesi, zabıta teşkilatının 198. kuruluş yılı dolayısıyla etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Zabıta Müdürlüğü personeliyle buluştu.
Başkan Önal, “Zabıta ekiplerimizin zorlu bir görevi icra ettiğinin farkındayım. Kurumsallığını tamamlama çalışmalarını sürdüren yeni bir ilçe olarak yaşanılan ufak tefek sorunların da kısa sürede giderileceğine inanıyorum. Güçlü bir Bayraklı oluşturmak istiyoruz ve bunu da hep birlikte başarabiliriz. Bayraklı için var gücümüzle çalışırken, zabıta ekiplerimiz de vatandaşlarımızın güvenliği ve huzuru için faaliyetlerini sürdürüyor. Özverili çalışmalarından dolayı tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Daha iyi bir Bayraklı kurmak üzere gecemizi gündüzümüze katarak birlikte çalışacağız. Aydınlık yarınlarda buluşmak dileğiyle. Zabıta teşkilatının kuruluşunun 198’inci yılı kutlu olsun” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kutludüğün ve Bayındır mahalleleri sakinlerinden oluşan grup, Mamak Belediyesince yapımı sürdürülen projenin uygulandığı alanda toplandı.
Kutludüğün Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Fazlı Saraç, grup adına yaptığı açıklamada, projeye karşı olmadıklarını ancak drift alanının projeden çıkarılmasını istediklerini söyledi.
Kutludüğün ve Bayındır mahallelerinde yaşayanların faydalanabileceği, kırsal kalkınmayı destekleyen projelere ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Saraç, “Biz projeye ‘evet’ diyoruz ama drift istemiyoruz. Burası başkalarının tatmin merkezi değil. Kutludüğün’ün, Bayındır’ın insanının faydalanacağı proje istiyoruz.” dedi.
Saraç, bölgede futbola yeteneği olan çocukların olduğunu belirterek, “Bu çocuklar, 15-20 kilometre hazırlık maçı oynamaya gidiyor. Drift buradaki insanları rahatsız edecek, milletin lastik yakma sesini dinlemek zorunda değiliz. Şehir dışına bir yere yapsınlar. O alana futbol sahası, spor kompleksi yapsınlar. Biz bunu istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırbistan Çevre Koruma Hareketi tarafından İngiltere- Avustralya merkezli metal ve madencilik şirketi Rio Tinto’nun Loznica’da yürüttüğü lityum çıkarma projesine karşı organize edilen gösteri, Belgrad’daki Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) önünde yapıldı.
Binlerce çevreci aktivistin katıldığı gösteriye muhalifler de destek verdi.
Göstericiler, 10 Ağustos’taki protestoların ardından gözaltına alınan aktivistlere destek çağrısında bulunarak, “Kazamayacaksın”, ” Rio Tinto Sırbistan’dan defol” ve “Gösteriler barışçıl olduğu sürece sorun değildir” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.
Sırbistan Çevre Koruma Hareketi Kurucusu Bojan Simisic, burada yaptığı konuşmada, göstericilere teşekkür ederek bir sonraki eylemde daha çok katılımcı görmek istediklerini ifade etti.
Simisic, geçen hafta 60 aktivistin gözaltına alındığını savunarak, “Herkese söz veriyorum, kazı olmayacak.” dedi.
Sırbistan Ulusal Meclis Başkanı Ana Brnabic ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu geceki gösteri normal şekilde sona erdi. Organizatör, göstericileri cep telefonlarının pillerindeki lityumu kullanarak ‘karanlığı’ aydınlatmaya davet etti. Güzel. İkiyüzlülük mü? Ah, hayır!” ifadesini kullandı.
Brbanic paylaşımında, “Termik santrallerimizde kükürt giderme filtreleri inşa ettik, daha temiz hava ve yeşil enerjiye sahip olmak için yasalar çıkardık, yasa dışı çöp depolama alanlarını temizledik ve elektrikli otobüsler satın aldık. O zaman neredeydiniz? Herhangi birini övdünüz?” sözlerine yer verdi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’ten “diyaloğa hazırız” mesajı
Çevreci aktivistlerin, 10 Ağustos’taki gösterilerinde bazı yollar, köprüler ve tren istasyonları kapatılmış, trafik akışı engellenmişti.
Sırbistan İçişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, söz konusu gösteriye 20 binden fazla kişinin katıldığına işaret edilerek, tren istasyonlarına giren göstericiler hakkında, “kamu düzeni ve huzurunu ihlal ettikleri” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş ve 3 kişi hapis cezası almıştı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, gösterilerin ardından yaptığı açıklamada, ülkede lityum çıkarma projesine karşı düzenlenen gösterileri organize edenlerin ve muhaliflerin kendisinin görüşme çağrılarını reddettiğini ancak çözümün diyalogla sağlanabileceğini belirtmişti.
Lityum rezervlerine dair “2 yıl boyunca hiçbir kazı işlemi yapılmayacağını” vurgulayan Vucic, lityum çıkarma projesi karşıtı gösterilerin ardından halkla görüşeceğini ve referanduma gidilmesini tartışmaya hazır olduklarını da ifade etmişti.
Vucic, “Biz, halkla konuşacağız. Loznica’ya, Krupanj’a gideceğim, her yere gideceğim. Size kaç kişiyi toplayabildiğimi göstermek için büyük mitingler düzenlemeyeceğim. Gidip farklı düşünenlerle, sıradan insanlarla konuşacağım.” ifadelerini kullanmıştı.
Loznica’daki lityum madeni rezervleri 2004’te keşfedildi
Rusya ile tarihi ve kültürel bağlarını korumaya çalışırken ekonomisine katkı sağlayan Batılı ülkelerle de ilişkilerini iyi tutmaya çalışan Sırbistan’da 2004’te keşfedilen lityum madeni rezervleri, yıllardır bu konuda protestolara sahne olan ülkenin Rusya ve Batı ile kurduğu ilişki dengesini de zorluyor.
Avrupa Birliği’nin (AB) lityum madenini Avrupa’da, kendisine daha yakın bir yerde çıkararak hem küresel pazardaki fiyata etki etmek hem de jeopolitik gerginliğin arttığı dönemde dış tedarikçilere bağımlılığını azaltmak istediği belirtiliyor.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 19 Temmuz’da Belgrad’da, ham madde, elektrikli araçlar ve elektrikli araçların batarya üretimi konusunda stratejik mutabakat zaptı anlaşması imzalamıştı.
Anlaşmanın Avrupa ve Almanya için önemli olduğunu vurgulayan Vucic, “Bu, bizim için bir dönüm noktası, büyük bir değişim ve geleceğe doğru sıçrama yapabilmek adına önemli. Bunun mümkün olduğunu bile düşünmüyorduk.” ifadelerini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic, 2 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında ise Sırbistan’dan ve dünyanın farklı bölgelerinden alanında uzmanların görüşleri alınmadan lityum çıkarma işlemi yapmayacaklarını belirtmişti.
Vucic, ayrıca geçen aylarda ülkesine resmi ziyarette bulunan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili ısrarla çalıştıklarını ve Çin’in son 3 yıldır Sırbistan’daki en büyük yatırımcı olduğunu vurgulamıştı.
Çin’in savunma alanında Sırbistan’a sağladığı desteği de önemsediklerine dikkati çeken Vucic, “Sırbistan’ın savunması, bugün Çin’in desteğiyle daha güvenilir.” ifadesini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic ayrıca, “Rus istihbaratının ülkede Batılı güçlerin desteğiyle darbe yapılabileceği” konusunda kendisini uyardığını söylemişti.
Vucic, “Rusya’dan resmi bilgi aldık. Bununla ilgileniyoruz. Sırbistan Güvenlik Bilgi Ajansı (BIA) ve bu konuda uzmanlaşmış kişiler işlerini yapıyorlar. Bir şey yapmayı hayal edenler, yapamazlar. Sırbistan ilerliyor, bunu durduramazlar ve durduramayacaklar. Herkese mesajım bu. İnsanların endişelenmesine ve kaygılanmasına gerek yok.” açıklamasında bulunmuştu.
Bu arada, bölgedeki siyasi uzmanlar, Sırbistan’daki halihazırda en güçlü yatırımcıların arasında yer alan Çin’e bağımlılığı azaltmak için AB’nin, Sırbistan’ın kaynaklarına erişimin yolunu açmak istediğini, Rusya’nın ise buna müsaade etmek istemeyerek “darbe girişimi” uyarısı yaptığını belirtiyor.
Lityumun önemi
Elektrikli araçların dünya çapında yayılmaya başlamasının ardından bu taşıtların pilleri için hayati öneme sahip lityum başta olmak üzere nikel, kobalt ve manganez gibi madenler, son dönemlerin en önemli yer altı kaynakları olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), 2040 itibarıyla lityuma talebin 2020’ye göre 40 kat artabileceği öngörüsünde bulunurken bu madenin yeryüzündeki miktarı ve konumları da giderek ilgi çeken araştırma konuları arasında yer alıyor.
Elektrikli araçlar, uzmanlar tarafından “yeşil enerjiye” geçişte kritik dönüm noktası olarak görülüyor.
Lityum, nikel, kobalt ve manganez gibi elektrikli araç üretiminde gerekli madenlerin çıkarılma süreçleri ise çevreye ve insanlara zarar veriyor.
Uzmanlar, 2030 itibarıyla Çin, Avrupa ve ABD’deki araçların yaklaşık yüzde 60’ı elektrikli olduğunda dünyanın yetersiz lityum arzıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin’in lityum işleme fabrikaları ve pil üretimi açısından dünya pazarında baskın durumda olduğu, pazarı besleyecek lityum kaynaklarının gün yüzüne çıkarılmaması halinde tedarik zincirinin çökelebileceği uyarıları yapılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisi öncülüğünde İpekyolu ilçesindeki Musa Anter Parkı Kavşağı’nda düzenlenen mitingde konuşan Bakırhan, “Dünya Barış Günü”nün iyiliğe ve güzelliğe vesile olmasını diledi.
Dünyadaki zalimlerin barış istemediklerini belirten Bakırhan, şunları kaydetti:
“Halen kan dökülüyor, savaşlar var. Çocuklar öldürülüyor. Halen insanların yaşadıkları evleri başlarına yıkılıyor. Orta Doğu’da her gün onlarca cenaze kaldırılıyor. Niye? Birkaç diktatör rahat yaşasın, birkaç emperyalist ve kapitalist ülke oranın enerjisini, doğal gazını, yer altı-yer üstü zenginliğini sömürsün diye. Bizler, bugün Van’da olduğu gibi savaşa, sömürüye, ranta, inkara, güçlü bir şekilde ses çıkarabilirsek emin olun Gazze’de çocukların, gençlerin ölmesini engelleyebiliriz.”
Halkla sık sık bir araya geleceklerini ifade eden Bakırhan, “Mücadele uzun. Daha çok hak, dil ve kimlik mücadelesi vereceğiz. Haksızlığa karşı direneceğiz.” dedi.
Miting, seslendirilen şarkılarla sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesinin Mogan Konuk Evi ve Sosyal Tesislerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğindeki yemekte, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da yer aldı.
Basına kapalı yemek, yaklaşık 2,5 saat sürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Yenişehir ilçesi Ofis Semti’nde, aralarında DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) olduğu bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından bir grup, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir araya geldi.
Grup, buradan Dağkapı Meydanı’na kadar yürüdü.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, burada bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından bir süre halay çeken grup, daha sonra dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de binlerce kişi hükümet karşıtı protesto gösterisinde bir araya geldi. Gazze Şeridi’nde bugün 6 esirin daha cansız bedeninin bulunmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetine öfke artarken, İsrailliler ateşkes ve esir takası anlaşması talebiyle sokaklara döküldü. “Her gün Netanyahu’nun Rus ruleti. Hepsi ölene kadar bu oyunu oynayacak. Ama biz buna izin vermeyeceğiz” sloganları atan İsrailliler, Netanyahu’nun anlaşmaya yanaşmamasına tepki gösterdi.
Başkentteki Ayalon otoyolunu trafiğe kapatan binlerce kişi, Netanyahu’nun ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için sloganlar atarken, polis gösteriyi dağıtmak için tazyikli su kullandı. Çok sayıda gösterici otoyolda ateş yaktı.
Öte yandan, Başbakan Netanyahu’nun Kudüs’teki konutu önünde de protesto gösterileri düzenlenirken, ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için çağrılar yapıldı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı atan teğmenlerden birilerinin rahatsız olduğunu belirterek, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Özel, ‘değişim’ sloganıyla bir yola çıktıklarını belirterek, “O gün, ‘Türkiye değişirse CHP değişir’ demiştik. CHP’de genel başkanın, MYK üyelerinin değişmiş olması değişimin tamamlandığını değil, sadece başladığını gösteriyordu. ve bu önemli sorumluluk artık bize partinin Türkiye’yi değiştirecek şekilde kendini değiştirmesini öğütlüyordu. Bunun yazılı belge açısından 2 tane somutlaşmış hali var. Bir tanesi parti tüzüğü. Siz Türkiye’ye demokrasi vadediyorsanız parti içi demokrasiyi öne alacaksınız ve bunun için de olmazsa olmaz örgütün sesini her aşamada, her kademede ve her kararda dinleyip örgütün iradesine saygılı olacaksınız. Bir diğeri ise partinin programı. Parti programımız kötü bir program değil. Okuyanı utandırmaz. Uygulansa bugünden iyi olur ama yazıldığı günden bugüne zamanın getirdiklerini kapsamayan ve geleceğe dönük söyleyeceğimiz sözlerde eksik kalan bir noktası var. Biraz kısalması gerekiyor, netleşmesi gerekiyor. ve Türkiye’ye, ‘Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olduğunda Türkiye’yi nasıl yönetir?’ sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Bu yüzden hep söylenir; ‘Öyle kurultayı 2 günlük, tüzük kurultayını 1 günlük yapmayalım. Bu partinin tarihinde uzun kurultaylar, 10-12 günlük kurultaylar var. Bolca tartışalım. Bolca çalışalım ve sonunda bu salondan güçlenerek çıkalım’ denen, benim de çok katıldığım bu söyleme uygun olarak 4- 9 Eylül arası 6 günlük bir değişim kurultayını öngördük” ifadelerini kullandı.
Özel, ayrıca tüzük ile ilgili önerilerini almak için bugün CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini ifade etti.
‘HEPİMİZ TRİKOPİS’İN ASKERLERİYİZ’ Mİ DİYECEKLERDİ’
Ardından, 30 ve 31 Ağustos’ta Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Hava Harp Okulu’nun mezuniyet törenlerini yaptıklarını hatırlatan Özel, “Bu törenlerde bu sene ilk kez ve acayip keyifli bir şekilde 3’ünün de birincisi genç kadın teğmenler; onları yürekten alkışlıyorum. Tören bittikten sonra Harbiye’de bir gelenek var. Kılıç çekiyorlar. Birbirlerine vura vura bir yerde toplanıyorlar. Birinci de geliyor bir ant içiyor. O andı içtiler. Kadın teğmenimiz ezberinden okudu ve o andı içtiler. Bu metin 2016 yılına kadar resmi törende okunan metin. 2016 yılından sonra metni biraz kendilerine benzettiler. Olsun varsın. Dün okul birincisi ve bütün teğmenler bu metni okudular. Ha sonrasında da ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demişler. Birileri bundan rahatsız olmuş. Ne diyeceklerdi? Sizin şimdi akıl önderiniz, kanaat önderiniz gibi fesli deli Kadir’in dediği ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyordu diye bu çocuklar size benzeyip de, ‘Hepimiz Trikopis’in askerleriyiz’ mi diyeceklerdi. Elbette Mustafa Kemal’in askerleri onlar. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz. Sadakati Mustafa Kemal’e değil de bir zamanlar elini eteğini öptüğünüz, ne istediyse verdiğiniz, şimdi Amerika’da bulunan ve 15 Temmuz’da sağladığınız imkanlar sonucunda başarabilseydi buraya, ülkenin başına dini bir lider olarak dönecek olanlara sadık olanların 15 Temmuz günü nasıl milletin üzerine tank sürdüğünü gördük. Biz geçmişte de doğru yerdeydik, 15 Temmuz’da da doğru yerde durduk, bugün de doğru yerde duruyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskele Meydanı’nda düzenlenen mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı.
Katılımcılar, “Barış ve eşitlik istiyoruz” yazılı pankart açtı, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları attı.
KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ertuğrul Eroğlu, grup adına yaptığı basın açıklamasında, emperyalist güçlerin yeni savaşların önünü açtığını söyledi.
Eroğlu, 1 Eylül 1939’da Nazilerin Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan ve milyonlarca sivilin hayatını kaybetmesine neden olan İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 85 yıl geçmesine rağmen emperyalist güçlerin halen aynı acımasızlıkla çatışmaları körüklediğini belirtti.
Gazze’de 2 milyon sivilin açlıktan ölmesi pahasına bölgeye insani yardım ulaştırılmasını engellemenin “haklı ve ahlaki” olduğuna inandığını ima eden İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in açıklamalarının da bunun son örneklerinden olduğunu dile getiren Eroğlu, “Toplama kampları ve gaz odaları yeni biçimler alarak devam etmektedir. Bir diğer örnek de savaşta dahi hedef olmaması gereken sağlıkçıların, gazetecilerin öldürülmesi ve uluslararası kamuoyunun buna sessiz kalışıdır.” diye konuştu.
Savaşın olduğu coğrafyalarda insanlığın tüm kazanımlarının yok edildiğini, tecavüzün, işkencenin ve açlığın işgalci güçlerce yaygınlaştırıldığını belirten Eroğlu, şunları kaydetti:
“Gazze’nin boşaltılması sırasında yaşananlar, insanlığın utanç vesikalarına bir yenisini eklemiştir. Savaşın çıkmasında hiçbir rolü olmayan coğrafyanın emekçi yoksul halkı ise emperyalist yollarla yaratılmış acılar yaşarken saldırılar nedeniyle oluşan açlığa rağmen hala normal bir hayat yaşamaya çalışmaktadır. Bizler dünyada, Orta Doğu coğrafyasında, Kafkasya’da ve ülkemizde barışı savunmaya devam edeceğiz.”
Miting, açıklamanın ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürt meselesi ciddi bir meseledir. Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır” dedi.
Van’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü Mitingi düzenledi. Mitingde konuşan Kazım Karabekir Caddesi’ndeki Musa Anter Parkı’nda düzenlenen mitinge, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti bölge milletvekilleri, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Abdullah Zeydan, Neslihan Şedal, KESK Genel Başkanı Ahmet Karagöz, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Mitingin düzenlendiği alanda polis barikatları kuruldu, gelen vatandaşlar ise iki ayrı arama noktasından geçtikten sonra alana alındı. Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün güzel günlere vesile olmasını temenni ettiklerini belirtti.
‘MUHALEFET PARTİLERİNİ SORUMLULUK OLMAYA DAVET EDİYORUM’
“Kürt meselesi ciddi bir meseledir” diyen Bakırhan, “Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır. Bir an önce muhalefeti, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi için sorumluluk almaya çağırıyorum. Muhalefeti Van’a, Amed’e, Dersim’e Kürtlerin yaşamış olduğu her yere davet ediyorum. Buyurun gelin. Kürtler ne istiyorsa kendileri karar versin” diye konuştu.
Yapılan konuşmanın ardından Bakırhan, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Eş Başkanları ile barış güvercinlerini uçurdu. Miting, Kürt sanatçıların verdiği konserle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Şubat depremlerinin ardından yapımına başlanan kalıcı konutları, hak sahiplerine teslim etmeye devam ediyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Diyarbakır’da 14 etaptan oluşan 10 bin 286 konutluk projeyi hayata geçirdi. 6 bin 40 konutun yapımı ise tamamlandı. Hak sahiplerinden 3 bin 839’u yeni evlerine yerleşti.
“Diyarbakır’da 10 bin konutun 6 binini tamamladık”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından Diyarbakır’da inşa edilen konutların ve vatandaşların görüşlerinin yer aldığı videoyu paylaştı. Bakan Kurum, “Diyarbakır’ımızda asrın felaketinin ardından 10 bin konutun yapımına başladık, 6 binini tamamladık. Vatandaşlarımız sağlam binalarda güven içinde oturmaya başladı. Her bir depremzede kardeşimiz geceleri rahat uyuyana, hayal ettiklerinden daha iyisine ulaşana kadar durmayacağız” ifadelerini kullandı.
“Konutlar çok güvenli”
Bağlar ilçesinde yapımı tamamlanan konutlarına yerleşen hak sahibi vatandaşlardan Zinnet Çelikel Çıtak ise “Her şeyi düşünmüşler, her şey yapılmış. Hayal ettiğimden daha güzel, daha temiz olmuş. Konutlar çok güvenli ve içerisinde rahatlıkla oturabiliyoruz. Devletimize güveniyordum ama bu kadar erken yapılacağını inanmıyordum. Çok erken yapıldı” diye konuştu.
“Başımı yastığa rahatça koyabiliriyorum”
Bir başka hak sahibi Sibel Gören de TOKİ konutlarının sağlamlığına dikkat çekip şunları kaydetti:
“TOKİ’nin evlerine, devletimizin işçilerine güveniyoruz. Sağlam olduğunu düşündüğümüz için rahatız. Şimdi başımı yastığa rahatça koyup yatabiliyorum. Devlet zaten hep arkamızdaydı. Bize destek çıktı. ‘Kısa sürede evleri yapacağız, teslim edeceğiz’ dediler. Ummadığımız kadar kısa bir sürede de yaptılar. Devletimiz sözünü tuttu.”
Sosyal donatılı siteler, çevre dostu binalar
Bölgedeki projenin sorumlusu TOKİ İnşaat Uzmanı Kürşat Gedikoğlu ise konutların yatay mimariye uygun, radye temel üzeri tünel kalıp sistemiyle yapıldığını belirtti.
Çevre dostu tasarlanan binalarda güneş enerjisi sisteminden faydalandıklarını ve ısı yalıtımına özen gösterdiklerini anlatan Gedikoğlu, “Hak sahiplerimizin keyifle zaman geçirebilmeleri için konutlarımızın yanında yeşil alanlar, spor sahaları, çocuk oyun grupları, bisiklet ve yürüme yolları gibi çeşitli sosyal donatılarımız da bulunuyor. En kısa sürede tüm konutlarımızı hak sahiplerine teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Ziya Başaran istifa metninde, “Seçim sonuçlarını isteğimizi neticeyi alamadık. Halkımızın takdiri her şeyin üstündedir” ifadelerini kullandı. Ayrıca Besni İlçe Başkanı Murat Güner ve Kahta İlçe Başkanı Osman Çetinkaya’nın da görevden ayrıldığı öğrenildi.
BAŞARAN: İSTEDİĞİMİZ NETİCEYİ ALAMADIK
AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Ziya Başaran istifa metninde şunları yazdı; “31 Mart mahalli idari secimlerinde fedakar ve cefakar teşkilatı mensuplarımızın emek yoğun bir gayret gösterdiler. Seçim sonuçlarını isteğimizi neticeyi alamadık. Halkımızın takdiri her şeyin üstündedir.”

AK Parti Besni İlçe Başkanı da yerel bir medyadan alıntıladığı paylaşımında istifa ettiğini duyurarak, “Bugün olduğu gibi yarın da Besni için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Erdem AksoyHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zafer, Eskikarahisar’da yaşanan sel felaketinin ardından devam eden çalışmalarla ilgili incelemelerde bulunarak köyde yardım ve onarım yapan görevlilerden bilgi aldı. Afetzedelerle bir araya gelen Zafer, vatandaşların istek ve taleplerini dinledi.
Devletin tüm birimleriyle her zaman vatandaşın yanında olduğunu belirten Zafer, “İnşallah köyümüzü yoğun çalışmalar neticesinde en kısa zamanda eski güzelliğine kavuşturacağız.” dedi.
Ziyarette Büyük Birlik Partisi İl Genel Meclis Üyesi Murat Atalay’da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CNN’den Dana Bash’ın sorularını yanıtlayan Kamala Harris, İsrail’e silah desteğinin durdurulması taleplerini reddederek, “güçlü bir İsrail’den yana olduğunu” ancak savaşın sona ermesini istediklerini söyledi.
Röportaj sırasında, siyasi çizgisindeki değişimlerle ilgili eleştirilere yanıt veren Harris, “Politik perspektifimin en önemli kısmı, değerlerimin değişmemesi” dedi.
Biden yönetiminin “pandemi sonrası ekonomiyi toparlamakta başarılı olduğunu” savunan Harris, ABD sınırlarından yasa dışı geçişlerin de azaltıldığını dile getirdi.
Beyaz Saray’ın ekonomi politikalarını “başarı” olarak tanımlayan Harris, işsizlik verilerinde de düzelme olduğunu söyleyerek, “Bu iyi bir iş. Yapılacak daha çok şey var” dedi.
Harris, merakla beklenen ilk röportajına, başkan yardımcısı adayı Minnesota Valisi Tim Walz ile birlikte çıktı.
Donald Trump ise Harris’in röportajını “canlı yayınlanmadığı” gerekçesiyle topa tuttu.
‘İsrail ile Hamas anlaşmaya varmalı’
Harris, başkan olarak seçilmesi durumunda Gazze’deki savaşla ilgili nasıl bir tutum belirleyeceğinin sorulması üzerine, Beyaz Saray’ın pozisyonunun değişmeyeceğini kaydetti.
Harris, İsrail ve Hamas’ın “anlaşmaya varması” gerektiğini, Filistinlilerin de İsrail’e komşu olarak kendi ülkelerine sahip olmayı hak ettiklerini dile getirdi.
Savaşın bitmesi gerektiğini söyleyen Harris, İsrailli esirlerin serbest kalması hedefini yineledi.
ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’e desteğinin kendi döneminde de süreceğini söyleyen Kamala Harris, İsrail’in silahlandırılmasına karşı protestoları ve talepleri reddederek, “güçlü bir İsrail’den yana olduğunu” ancak Gazze’de anlaşmaya mutlaka ulaşılması gerektiğini söyledi.
Göç politikaları neden değişti?
Harris’in politika değiştirmekle eleştirildiği konulardan birisi sınır ve göçmen politikalarıydı.
Kamala Harris konuyla ilgili olarak, siyaseti değişse de “değerlerinin değişmediği” tezini yineledi.
2020’deki başkan adaylığı çalışmaları sırasında daha “yumuşak” bir göç politikasını benimseyen Harris, göçmen gözaltı merkezlerinin kapatılmasını ve yasa dışı geçişlerin suç olmaktan çıkarılmasını savunmuştu.
Bu yılın başından itibaren ise Harris, partiler üstü katı bir sınır güvenliği tasarısına destek verdi ve “eğer seçilirse bunu yürürlüğe sokacağını” vadetti.
Harris röportajda, “Sınırlarımızı yasa dışı geçen kişilerle ilgili kanunlarımız var ve bunların uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde bunun bir sonucu olacaktır” dedi.
Değişen göç politikasıyla ilgili Harris CNN röportajında şunları söyledi:
“Ülkeyi başkan yardımcısı olarak gezdiğimde bir mutabakat oluşturmanın ve sorunları çözebileceğimiz bir ortak pozisyon bulabilmenin önemli olduğuna inandım.”
Harris, “tüm Amerikalıların başkanı olma” sözünü karşılayacağını, kabinede bir Cumhuriyetçi’ye de yer vereceğini dile getirdi:
“Bence en önemli kararlar verilirken farklı görüşlerdeki insanların aynı masada oturması önemli.”
Trump: Bu bir röportaj bile değildi
Harris, canlı yayında bir röportaj vermemiş olması dolayısıyla Cumhuriyetçilerin bir süredir eleştirileriyle karşılaşıyordu. Harris, yaklaşık üç hafta önce, Ağustos bitmeden bir röportaj vereceğini söylemişti.
Ancak Harris’in CNN’deki röportajının canlı yayınlanmaması, Cumhuriyetçilerin bir kez daha eleştirilerine konu oldu.
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, “Neden canlı yayınlanmadı?” diye sordu ve şunları söyledi:
“Bu canlı röportaj değildi. Bu kayda alınan, editlenen ve öyle yayınlanan bir röportajdı. Yani bu bir röportaj bile değildi.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haftanın büyük bir bölümünü vatandaşlarla iç içe olarak geçiren Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, sık sık esnafla bir araya gelerek onların, talep ve önerilerini yerinde dinlemeye devam ediyor. Esnaf ziyaretleri esnasında 7’den 70 tüm vatandaşların büyük bir ilgisi ile karşılaşan Başkan Ertuğrul Çetin ve AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, esnafla ve vatandaşlarla bol bol sohbet ederek, talep ve isteklerini dinledi.
“Her fırsatta esnafımızla bir araya gelmeye özen ve gayret gösteriyoruz”
İlçenin her noktasında esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelmeye büyük önem verdiklerini belirten Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, “Her fırsatta esnafımızla bir araya gelmeye özen ve gayret gösteriyoruz. Yaptığımız hizmetleri, esnafımızın ve vatandaşlarımızın taleplerini göz önünde bulundurarak gerçekleştiriyoruz. Hemşehrilerimizin yapılan hizmetlerden memnuniyetini gördükçe mutlu oluyoruz. Daha modern ve güzel bir şehirde yaşamak adına ortak akıl anlayışıyla hareket ederek, ilçemize daha kaliteli hizmeti sunmak adına var gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Böcek, mesajında, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temellerini atan Büyük Taarruz’un 102’nci yıl dönümünde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor olmanın gurur, coşku ve heyecanının yaşandığını belirtti.
Kurtuluş Savaşı’nın en önemli ve son safhalarını teşkil eden Büyük Taarruz’un Türk milletinin var olma savaşı olduğunu aktaran Böcek, bu savaş neticesinde bağımsızlığın en önemli adımının atıldığını ifade etti.
Dumlupınar’da 26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan Büyük Taarruz’un büyük bir zaferle sonuçlandığını bildiren Böcek, şunları kaydetti:
“Atatürk’ün askeri ve siyasi dehasını bir kez daha tüm dünyaya gösteren bu büyük zafer, dört bir yanı işgal altındaki topraklardan bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan yolda tarihi bir dönüm noktası oldu. Bu büyük zafer, sadece silahlı bir mücadeleyi değil, aynı zamanda ulusal birlik ve beraberliği, Yüce Türk Milleti’nin vatan sevgisi ve özgürlük tutkusunun da simgesidir. 30 Ağustos ruhunu yaşatarak, ülkemizi daha da ileriye götürmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Zaferin kazanılmasında önemli rol oynayan cesaret, kararlılık ve milli birlik duygusunu gelecek kuşaklara coşkuyla aktarmaya devam ediyoruz.”
Böcek, Atatürk’ün açtığı yolda, onun ilke ve inkılaplarından ayrılmadan gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların yüzünün güldüğü, vatandaşın mutlu ve huzurlu yaşadığı, daha aydınlık, özgür ve demokratik bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
???????Bakanlık kaynakları, basın bilgilendirme toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Son dönemde bazı haberlerde, “S-400 Hava Savunma Sistemi’nin kullanılmaması şartıyla F-35 satışının gerçekleşebileceğine” ilişkin iddialara cevap veren kaynaklar, “Ülkemizin hava savunma ihtiyacına yönelik sistem gereksinimi devam etmektedir. Bu kapsamda S-400 Hava Savunma Sistemi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterinde bulunmaktadır. Mevcut durumda bu konuyla ilgili yeni bir gelişme bulunmamaktadır.” değerlendirmesini yaptı.
ABD Donanması ile geçiş eğitimi
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, TCG Anadolu ve TCG Gökova’nın ABD Donanmasına ait USS Wasp gemisiyle gerçekleştirdiği eğitimlerin bazı basın organları tarafından “İsrail’e destek” gibi haberleştirilmesine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“TCG Anadolu ve TCG Gökova ABD Donanma unsurları USS Wasp ve USS Oak Hill ile 13-17 Ağustos’ta Akdeniz’de geçiş eğitimleri icra etmiştir. Geçiş eğitimleri bölgemizde bulunan dost ve müttefik ülke unsurları ile ortak çalışabilirliğin artırılması maksadıyla yapılan fırsat eğitimleridir ve diğer dost-müttefik ülke gemileriyle de yapılmaktadır. Bunlar rutin ve kapsamı itibarıyla kısıtlı eğitimlerdir. Yani tatbikat değildir, iddia edildiği gibi bir yıl önceden planlanmamıştır. Tatbikat ile geçiş eğitimi arasında çok büyük fark vardır. Tatbikatlar belli bir senaryo çerçevesinde icra edilen çok sayıda ve çeşitli unsurun katıldığı faaliyetlerdir ve amacı vardır. Geçiş eğitimleri ise sadece gemilerin orada bulunmasından fırsatla ortaya çıkan sadece usullerin denendiği, ortak çalışabilirlik ve dostluğu geliştirmek dışında farklı bir amacı olmayan eğitimlerdir. Bu eğitimlere farklı anlamlar yüklemek yanlıştır. İcra edilen benzer diğer birçok rutin faaliyette de olduğu gibi, ABD tarafının da paylaşacağı dikkate alınarak, bu faaliyet ile ilgili bir paylaşım yapılmamış, faaliyet üzerinden bir mesaj verme ihtiyacı da duyulmamıştır. Ne İsrail’e faydası ne de Filistin’e zararı olan bu eğitim faaliyetini kapsam ve bağlamından koparıp farklı yerlere çekmek doğru değildir. Daha önce defalarca ifade edildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin Filistin halkının zararına o olacak herhangi bir faaliyetin içerisinde olması mümkün değildir.”
Suriye ile ikili ilişkiler
Bakanlık kaynakları, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in son yaptığı açıklamalara ilişkin sorular üzerine şunları anlattı:
“Türkiye’nin Suriye’deki mevcudiyeti, Suriye topraklarının bölünmesine ve orada bir terör koridorunun oluşturulmasına engel olmaktadır. Türkiye olarak, istikrarsızlıklarla uğraşan ve terör örgütlerinin cirit attığı değil demokratik ve müreffeh bir Suriye görmek istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız görüşme ve diyalog konusunda her düzeyde hazır olduğumuzu bizzat ifade ettiler. Sayın Bakanımızın Suriye ile görüşme konusunda daha önce yapmış olduğu açıklamanın etki bulduğu anlaşılıyor. Bizim Suriye konusunda duruşumuz nettir.”
Katar-Türk Müşterek Kuvvet Komutanlığının bünyesinde Deniz ve Hava Unsur Komutanlığı teşkil edilmesine yönelik sorulara yanıt veren kaynaklar, Katar’da daimi konuşlanmaya olanak sağlayan, “Türkiye Cumhuriyeti ile Katar Devleti Arasında Askeri Eğitim, Savunma Sanayi ile Katar Topraklarında TSK’nın Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşması”nın 15 Haziran 2015’te yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Bu kapsamda, Katar Türk Müşterek Kuvvet Komutanlığına deniz ve hava unsurlarının da dahil edilmesi kararından sonra 6 adet F-16 uçak ve görevli personelin Katar’a intikalinin 5 Ağustos’ta tamamlandığını bildiren kaynaklar, “Bahse konu filomuz Katar’da askeri eğitim, yardım ve danışmanlık, bilgi ve tecrübe paylaşımı alanında faaliyet yürütecektir. Ayrıca Deniz Unsur Komutanlığında görev yapacak TCG Kuşadası ve TCG Kumkale isimli gemilerimiz Katar’a intikal ettirilmektedir.” diye konuştu.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Mali Sekreteri Hasan Kütük, 9 eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim öğretim yılı öncesi artan eğitim giderlerini ve ailelerin yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çeşitli eğitim materyallerinin maliyetlerinin hesaplandığı ve geçen yıllarla karşılaştırıldığı bir rapor hazırladıklarını belirten Kütük, raporda ayrıca hükümetin eğitimde nasıl sorunlara sebep olduğuna iliksin tespitler ve bu sorunların çözümlerine yönelik önerilere yer verdiklerini söyledi.
Kütük’ün yaptığı açıklamalar şöyle:
“Çocuklarımızın okula kaydında bir ailenin ödemesi gereken maliyeti ve bir çocuğun okula başlama giderleriyle ilgili bir araştırma yaptık. Ankara’da 137 kalem üzerinden yaptırmış olduğumuz araştırmalarda maliyetlerin ne kadar yüksek olduğunu, veliler ve aileler için bunu karşılamanın ne kadar zor olduğunu gördük. Burada geçen yılla bu yıl arasında yaptığımız bir kıyaslamada ortalama artışın yüzde 88.8 olduğunu gördük. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu, memur emeklilerine ve memurlara yüzde 19 zam yapıldığı bir yerde bir çocuğun okula başlamasının maliyetinin geçen yılla bu yıl arasındaki artışı yüzde 88.8 olmuştur.
“Zor bir eğitim-öğretim süreci bizleri bekliyor”
Gerçekten okulların açılmasıyla beraber çocuklar, veliler ve öğretmenler açısından da zor bir eğitim-öğretim sürecinin bizleri beklediğini görüyoruz. Doğal olarak hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı’na yeterli bütçeyi ayırmadığı için okul idareleri bu giderleri karşılamak için velilere yükleniyor. Oradan bunun karşılanması için çeşitli adlar altında veliler ödeme yapmak durumunda kalıyor. Veliler müşteri, öğretmenler tahsildar, okullar ticarethane haline gelmiş.
Buradan baktığımızda önünde ‘milli’ sözcüğü yazan bir kurumda hükümetin ve devletin bu çocukların nitelikle eğitim-öğretim alabilmesi için öncelikle çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik bir desteğe ihtiyaç var. Ama görüyoruz ki özel okullara hükümet tarafından aktarılan paralar devlet okullarına aktarıldığı zaman -çok az bir miktarıyla bile- çok zor durumda kalmadan eğitim-öğretim devam eder.
Bu eğitim-öğretim yılında çocuklarımızın daha nitelikli okullara başlayabilmesi, velilerin daha az sıkıntı yaşaması adına hükümete çağrımızdır. Okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayın. Bir de bunun gibi, güvenlik ve temizlik ihtiyacını karşılayacak personel gibi de ayrıca yine veliler üzerinden okul idaresinin yapmış olduğu personel alımları da olacak. Bu da velilerin üzerine ek yükün getirileceğini gösteriyor.”
Okullar eğitim-öğretime hazır değil. Deprem bölgesindeki konteyner kentlerde çok ilkel ve zor koşullarda hiçbir destek almadan eğitim-öğretimini sürdürmek zorunda kalan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, Gerede Esentepe Güreş Sahası’nda düzenlenen 4. Ramazan Dede Anma Etkinlikleri ve Gerede 73. Tarihi Esentepe Yağlı Güreşleri programına katıldı.
Başpehlivanlarla dev Türk bayrağını taşıyan ve fotoğraf çektiren Tekin, daha sonra başpehlivanların kura çekimini gerçekleştirdi.
Tekin, yaptığı konuşmada, bu geleneğe ve kültüre sahip çıkan Geredelilere teşekkür etti.
Bu geleneğin, Anadolu’da azalmaya başladığını dile getiren Tekin, “Aynı şey seyirci açısından da geçerli. Şimdi seyircilerimiz de azaldı. Ama ısrarla bu geleneklere sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkacağız, güreşçi kardeşlerimiz sahip çıkacak ve bu gelenek devam edecek inşallah. Hep beraber bunlara sahip çıkmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
“Bizi bir arada tutan değerler ilanihaye devam edecek”
Bakanlık olarak hedeflerine değinen Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milli Eğitim Bakanlığı olarak görevimiz, çocuklarımıza, gençlerimize bu kültürü gelecek kuşaklara aksettirecek şekilde bir eğitim öğretim vermek. Sizi temin ediyorum, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile geleneklerimizin, kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması için inanın yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Siz de destek verirseniz başarılı olacağız. Biz başarılı olursak, işte bu ilişkilerimiz, toplumsal yapımız, kültürümüz, geleneklerimiz bizi bir arada tutan değerler, ilanihaye devam edecek inşallah.”
Gerede’de planlanan eğitim yatırımlarından bahseden Tekin, 2024 ve 2025 yatırım programındaki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Tekin, bu etkinlikleri devam ettiren Kaymakamlığa, Belediyeye, Valiliğe ve milletvekillerine teşekkür ederek, “Sporcularımız ve seyircilerimize teşekkür ediyorum. Onlar olmasa bu etkinliğin hiçbir anlamı yok.” dedi.
Konuşmasının ardından Bakan Tekin, “güreş ağası açık artırması”na katıldı. İş insanı Sadık Öner, açık artırmayla Güreş ağası oldu.
Etkinliğe, Bolu Valisi Erkan Kılıç, AK Parti Bolu MilletvekiliYüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, AK Parti İl Başkanı Suat Güner, MHP İl Başkanı Ayhan Çelikkol, vatandaşlar ve güreşçiler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tunç, Şanlıurfa’daki temasları kapsamında ziyaret ettiği Göbeklitepe’de Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul’dan kazı çalışmaları ve eserler hakkında bilgi aldı.
Bakan Tunç’a ziyaretinde, Vali Hasan Şıldak, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Şanlıurfa milletvekilleri Cevahir Asuman Yazmacı, İbrahim Eyüpoğlu, Mehmet Ali Cevheri, Hikmet Başak ve Emin Önen ile AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı İlhami Günbegi eşlik etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hükümet konağının girişinde sepetler içinde mahkeme dosyalarının olduğunu belirten Sarı, bu durumun vatandaşların hukuksal işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmelerini imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Sarı yayınladığı videoda şöyle dedi; “Hükümet konağındayız, adalet sarayındayız. İkisi de aynı bina içerisinde vatandaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyor. Şu anda adalet sarayının durumu içler acısı. Şu anda mahkeme dosyalarını hükümet konağının girişinde kapının ağzında klasörler halinde görüyorsunuz. İşte bilirkişi raporları, dava mahkeme dosyaları! Vatandaşların bugün burada hukuksal işlerini çözebilmeleri ne yazık ki mümkün değil” diye konuştu.
7 YILDIR BEKLENEN ADALET SARAYI İNŞAATI BAŞLAMADI
Erdek’in Balıkesir ve Türkiye’nin örnek alınacak bir turizm kenti olduğunu belirten Milletvekili Sarı, adalet sarayı yapılması için belediyenin arsa verdiğini, 7 yıl geçmesine rağmen bu arsaya adalet sarayı yapılmadığını vurguladı.
Sarı, sözlerine şöyle devam etti:
“Turizmin göz bebeği Türkiye örnek olan olabilecek olan bir ilçe bu hale bırakılmış vaziyette. Bu bölgenin buranın arsa tahsisleri yapılmış, belediye tarafından 7 yıl olmuş. Adalet Sarayı yapılsın ve arsa verilmiş. Hükümet konağı için satın alınmış ama bugün bakıyoruz iktidar yine tasarruf tedbirlerini bahane ederek ki bu bahane daha bir senedir kullandıkları bahane buraya yatırım yapmaktan aciz! 33 bine yakın vatandaş yaşıyor kışın. Yazın 400 bine yakın vatandaş. Buradan hizmet almaya çalışıyor ama velakin bugün AKP iktidarı vatandaşa hizmet etme sevdasından kopmuş durumda.
“BİR SALONDA 5 HAKİM, 7 SAVCI HİZMET ETMEYE ÇALIŞIYOR”
Şuradaki dava dosyaların durumu içler acısı. Mahkeme salonu bir tane bu kadar vatandaşa bir salonda 5 hakim, 7 savcı hizmet etmeye çalışıyor. Vatandaşlar üst üste alt alta haklarını aramaya çalışıyor. Mahkeme dosyaları burada sepetlerin içerisinde klasörlerde… Burada nasıl bir hukuksal mücadele verilebilir, nasıl toplumsal hizmet verilebilir? Hükümet de burada adalet de burada ne yazık ki bu içler acısı tablonun acilen düzelmesi gerekiyor.”
ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: ÇÖZÜME DAVET EDİYORUM
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Buraya bir Adalet Sarayı yapılmak zorunda. Burası turizm kenti. Vatandaşlarımızın huzur içerisinde yaşaması gereken bir kent ama velakin artık iktidar, hukuktan, adaletten koptuğu için ne yazık ki adalet saraylarını da unutmuş durumda. Acilen buraya çözüme davet ediyorum. Erdek’in, ihtiyacı olan bu arsası tahsis edilmiş olan 7 yıldır beklenen yatırımı artık bekletmeyin. Buradaki vatandaşlarımıza sağlıklı bir hukuk hizmeti alacağı savcılarımızın, hakimlerimizin, avukatlarımızın sağlıklı bir şekilde mahkeme ortamında çalışabilme alanı yaratmak zorundasınız. Eğer bunu yapamıyorsanız size görevi bırakmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEDİYE EDİLEN KUR’AN-I KERİM’İ ÖPTÜ
Ziyaret sırasında İslami değerlere olan hassasiyetini gösteren Putin, Çeçenistan’daki Hazreti İsa Camii’nde kendisine hediye edilen Kur’an-ı Kerim’i öptü.
“KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN SAYGISIZLIK SUÇTUR”
Daha önce yaptığı bir açıklamada, Kur’an-ı Kerim’in Müslümanlar için kutsal bir emanet olduğunu ve ona yapılan saygısızlığın Rusya’da suç sayıldığını belirtmişti. Putin, “Kur’an-ı Kerim Müslümanlar için kutsal emanettir ve diğer tüm insanlar için de öyledir. Diğer ülkelerde dini duygulara saygı gösterilmediğini ve bunun bir suç olarak kabul edilmediğini biliyoruz,” şeklinde konuşmuştu.
“SİZİN GİBİ ASKERLERİMİZ OLDUĞU SÜRECE HER ZAMAN YENİLMEZ OLACAĞIZ”
Kurchaloyevsky bölgesinde Çeçenistan’ın ilk lideri Ahmet Kadirov’un mezarını ziyaret eden Putin, sonrasında Kadirov ile birlikte Gudermes’teki Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’ni ziyaret etti. Putin, üniversitede Ukrayna’da savaşmak için eğitim gören Çeçen birlikleri ve gönüllülerle bir araya gelerek yetkililerden bilgi aldı. “Sizin gibi askerlerimiz olduğu sürece, her zaman yenilmez olacağız. Burada poligonda atış yapmak başka bir şey, hayatınızı ve sağlığınızı riske atmak başka bir şey. Ancak anavatanı savunmak için manevi bir ihtiyacınız ve böyle bir karar alma cesaretiniz var” dedi.
“UKRAYNA’DA SAVAŞMAK İÇİN 47 BİN ASKER GÖNDERDİK”
Kadirov ve Putin, ziyaret çerçevesinde çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Kadirov, görüşmede yaptığı konuşmada Çeçenistan’ın Ukrayna’da savaşmak için şu ana kadar 19 bini gönüllü olmak üzere toplam 47 bin asker gönderdiğini söyledi. Gönderilen askerlerin Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’nde eğitim aldığını belirten Kadirov, ayrıca on binlerce eğitimli askerlerin de askeri bölgeye gitmek için hazır bulunduğunu ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RESMİ GAZETE BUGÜNÜN KARARLARI NELER? ÇARŞAMBA CUMHURBAŞKANI KARARLARI
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
YÖNETMELİKLER
–– Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Doğuş Üniversitesi İngilizce Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– İstanbul Kent Üniversitesi Kent Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği
TEBLİĞ
–– 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında Organize Sanayi Bölgeleri İçinde ve Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören/Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
İLÂN BÖLÜMÜ
a – Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
b – Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir” dedi.
Bahçeli, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bahçeli, “Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir. Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir. İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır. Türkiye‘miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır. Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir. 17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür. Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir. Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir. Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır. Cumhur ittifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖZGÜR ÖZEL’İN AYAĞINA NE OLDU?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ayağının kırılmadığı, silahla vurulduğunun öne sürülmesi üzerine sessizliğini bozdu. Ev kazası geçirdiğini belirten Özel, bu iddiaların FETÖ’cü hesaplar tarafından yayıldığını belirtti.
“FETÖ’CÜ HESAPLARIN YALANI”
Sözcü’de yer alan habere göre Özel, “Herkesin başına gelebilecek, geçirdiğim bir ev kazası üzerinden, hepimizin kimler olduğunu iyi bildiği bir grubun, sosyal medyadan akıl ve ahlak dışı bir kampanya başlattığını ve farklı pek çok kişinin bu gündemin peşine takıldığını gerçekten şaşkınlıkla takip ettim. Tarihsel husumetimiz olan FETÖ’cü hesapların yaydığı bir yalan, daha sonra üzerine eklenerek, boyutlandırılarak kasıtlı olarak devam ettirildi. Parti Sözcümüz açıklama yaptı, ben bizzat açıklama yaptım ancak bu iddialar sürdürüldü. Çünkü bunu yapanların gerçekle dertleri yok, tek amaçları bize ve partimize zarar vermek. Bunu herkes biliyor ve görüyor. Bu gündemlere teslim olacak değiliz. Bu konuda açıklama yapmayı bile aslında zül sayıyorum. Biz işimize bakıyoruz. Bizim gündemimizde memleketin sorunları ve bu sorunlara üreteceğimiz çözümler var. Herkese açık, şeffaf bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
CHP lideri dün, Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Toplantısında yaptığı konuşmada ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Biz milletin yükselen sesini duyuyoruz. Yapamıyorsan bırak biz yaparız. Biz halkın partisiz, milletin partisiz. Zenginlerin, çetelerin, şımarıkların değil, mağdurların ve mazlumların hizmetine talibiz. Seçim olmuyor, ne kadar direnirsen diren önünde sonunda geçim olmadığı için seçim olacak o seçimde de bu milletin iktidarı olacak” dedi. Özel, Türkiye’nin birçok yerinde çıkan orman yangınlarına dikkati çekerek, “Büyükşehir belediyelerinde yangın söndürme uçağı bulundurmasına izin vermiyorlar” yorumunu yaptı.
“PARMAK KEMİKLERİNDE KIRIK VAR”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Herkes inceleyebilir” dediği filmleri SÖZCÜ, Ortopedist Prof.Dr. Tarık Yazar’a incelettirdi.
Prof. Yazar, Özgür Özel’e ait elimizdeki röntgen filmlerini inceleyerek, “Sayın Özgür Özel’in röntgen filmlerini incelediğimizde parmak kemiklerindeki kırıkları gördüm. Açık bir yara olmaması bir şanstır. Yani, dışarıya kan akmamış. Röntgende yara olup olmadığı her zaman görülmez. Ancak, Özgür Bey’in röntgenini incelediğimizde yine de şanslı olduğunu gördüm. Biz buna ‘şanslı kırık’ deriz. Aslında tam kırık da diyemeyiz. Ayrılmamış, kemiğin özelliği bozulmamış. İyileşme yeteneğinin fazla olduğu bir bölgede kırık var. Şanslı tarafı kanlanmanın kuvvetli olduğu bir bölgede kırık gördüm. Bilgisayarlı tomografiyle takibi uygun olur. Tedaviye doğru başlanmış. Mutlaka iyileşecektir. Kullandığı ayak desteği gayet doğru bir seçim. Üç aya kalmaz tam iyileşme gerçekleşir. Lütfen bir daha düşmesin” ifadaelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİT’ten terör örgütü PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasına operasyon
İSTANBUL – Terör örgütü PKK/KCK’nın Avrupa yapılanmalarına yönelik operasyonlarına devam eden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), son olarak örgütün sözde Finlandiya sorumlusu Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı’yı yakaladı.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonu sonucu, PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasında sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren İran/Urumiye kökenli Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı yakalanarak cezaevine gönderildi.
İranlı terörist Mehnaz Omarı, Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlıyordu. Ayrıca, PKK/KCK’lı Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteren terörist Omarı, örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize ediyordu.
Finlandiya Yapılanması ile İlgili Bilgiler Ele Geçirildi
Uzun süredir MİT’in takibinde olan Naze Ad kod Mehnaz Omarı, düzenlenen başarılı bir operasyonla İstanbul’da yakalanarak cezaevine gönderildi.
Mehnaz OMARI’nın yakalanması ile örgütün Finlandiya yapılanmasına ilişkin pek çok bilgiye de ulaşıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ KILIÇ: BOLU’NUN TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK YANGINDI
Bolu Valisi Erkan Kılıç, Göynük ilçesinde 72 saat sonra kontrol altına alınan orman yangınıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Kılıç, “Gerçekten yangın, Bolu’nun tarihindeki en büyük yangındı. Böylesine bir yangına hızlı bir şekilde, çok güçlü araçlarla havadan ve karadan müdahale edildi. Buraya Türkiye’nin dört bir tarafından araç geldi. Tabii yangının bu kadar büyük alanda kısa süre içerisinde söndürülmesinde çok etkili oldular. Halen sahayı bu araçlarla biz baskı altında tutuyoruz. En ufak bir yangın olmasın, olanları da söndürmek için bunu bir vali olarak gerçekten memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Çünkü bu imkanlarımız olmazsa bu yangını bu kadar kısa sürede söndürmek mümkün olmazdı. Daha önce de ifade ettim. 30 kilometre sınırları olan bir alanın içerisindeki bir yangındı. Yerleşim yerlerini tehdit eden bir yangındı. Bu yangınlarda zaman zaman tabii tansiyon arttı, vatandaş evinin yanmasından, tarımsal işletmelerinin yanmasından çok tedirgin oldular. Ama bu kapasitemizle beraber çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bunun üstesinden hep beraber gelmiş olduk” dedi.
‘ZAMANINDA VE HIZLI MÜDAHALE EDİLDİ’
Yangına en hızlı şekilde müdahale edildiğini belirten Kılıç, “Zamanında ve hızlı müdahale edildi. Bu kapasitemiz olmasaydı, yerleşim yerlerini kurtarmamız zor olurdu. Yangın neredeyse evin saçağına sıçrama noktasındayken ekiplerimiz geri püskürttü. Çok şükür kazasız belasız büyük bir yangını şimdilik atlattık ama tedbiri elden bırakmayacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanması amacıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şanlıurfa, İstanbul, Mardin, Batman ve Şırnak’ta birçok adrese yapılan operasyonda, 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerindeki aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve propaganda materyali ele geçirildi.
Şüphelerin sorgu işlemi sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Menderes ilçesinde Şaşal Mahallesi’ndeki orman yangını bölgesinde incelemelerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, şunları söyledi:
“Yaklaşık iki günü aşkın süredir İzmir’in birçok ilçesinde yangınlar devam ediyor. Tam söndü derken bir ilçede yeniden ateş alıyor. Tam soğutmaya başlanırken başka bir yer. Tabii hava çok sıcak, rüzgar var. Şu an Menderes’teyiz. Şu an burada yok ama iki gündür Karşıyaka’da çok rüzgar var. Şu an Çeşme Ildır’dan kötü haber aldık. Orada yangın devam ediyor. Tire’de, Bayındır’da yangın devam ediyor. Üzgünüz ama bir o kadar da kızgınız. Çünkü yaz başlamadan önce hemen hemen her yıl bu konuda uyarıda bulunuyoruz. Soru önergeleri veriyoruz. Araştırma önergesi veriyoruz ve diyoruz ki bu orman yangınlarına ilişkin özel yasal düzenlemeler yapmak zorundayız. Milyonlarca, trilyonlarca lira bu ülkede saraylara harcanıyor, sığınmacılara, yandaşlara harcanıyor. Ama orman yangını akla geldiğinde maalesef işte her zamanki yaşadığımız sorun yine uçaklar yetersiz. Hava kararınca uçaklar görevini bırakıyor ve karadan müdahale devam ediyor.”
Orman yangınları sonrası insanların yaşamını kaybetmesi dışında ‘can kaybı yok’ denilmesine de tepki gösteren Kılıç, “Israrla ‘can kaybı yok’ deniyor ama bu ağaçlar da can. Börtü böcek de can. Burada yaşayan hayvanlarda can. O yüzden kaybımız büyük. Üzgün olduğumuz kadar da kızgınız. Önlem alınması gerekiyor. Yangın olduktan sonra buraya gelip mücadele tabii ki anlamlı. Ama bunun öncesinde önlem alınması gerekiyor ve gerekli yasalar da gerekiyor. Az önce valimizden de bilgi aldık. Karşıyaka’da çıkarılan yangınla ilgili soruşturma da devam ediyormuş. Gözaltılar da devam ediyormuş. Ama sadece bütün sorumluluğu anda o sigarayı atan ya da pikniği yapanlara yüklememek gerekiyor. Bir kere toplumsal bir mücadele gerekiyor. Belki kamu spotları oluşturmalı bu konuda. Çünkü biz Türkiye olarak tam bir yangın, orman yangını bölgesinyiz vatandaşların duyarlı olması gerekiyor. Ama devletin de gerekli önlemleri alması gerekiyor. Gerekli ekipmanları sağlaması gerekiyor. Menderes’teyiz, buradan da Bayındır’a gideceğim. Oradan da yavaş yavaş köylere indiğine ilişkin bilgiler aldım” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir sistem oluşturmak zorundayız”
Orman köylüleri üzerinden açıklamalarını sürdüren Kılıç, şunları kaydetti:
“Orman köylüleri vardı, çok bilinçlilerdi. Ailecek yani artık çocuk doğuştan itibaren aslında ormanı nasıl koruması gerektiğini biliyordu. Ama maalesef nasıl ki bu son 22 yılda bütün kurumlar çöktüyse, bütün sistem bozulduysa Türkiye’nin ayarlarıyla oynandıysa orman köylerinin ve ormanların ayarlarıyla da oynandı. Bugün geldiğimiz noktada muhakkak yeni bir sistem oluşturmak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar çok kanun teklifi verdik bu konuda. Yine gerekli çalışma şu an genel merkezde de yapılıyor. Biz İzmir Milletvekili olarak da katkı sunacağız. Muhakkak bu yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaların ağırlaştırılması gerekiyor. Orman konusunda gerekli önlemlerin sıkı ve ciddiyetle alınması gerekiyor. ‘Yangın oldu, deprem oldu koşalım’ değil. Deprem olmadan önce önlemlerin alınması gerekiyor? O yangın olmadan önce ne yapmamız gerekiyor? Türkiye olarak bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yangın oluyor ‘ah, tüh, vah’ diyoruz, sosyal medyada paylaşıyoruz. Sonra ertesi gün unutuluyor. O yüzden yasal düzenleme muhakkak yapılmalı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önceki yasal düzenleme tekliflerimiz var. Onları güncelleyerek önümüzdeki hafta yeniden de vereceğiz tabii ki meclise.”
“Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz”
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Kılıç, “Lütfen duyarlı olsunlar bu konuda. Şimdi burada bile sigara izmaritlerini görüyoruz. İzinli olmayan alanlarda piknik yapmasınlar. Bu sıcak günlerde zaten gerekli uyarılar yapılıyor havanın sıcaklığına ilişkin. Daha dikkatli davransınlar. Hepsi bizim birer canımız. Burada yanacak bir ağaç, bir dal bile bizim için çok önemli. Börtü, böcek, hayvanlarımız yanıyor. Bütün canlılar bizim için çok kıymetli. Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz. İzmirlilere bir kez daha geçmiş olsun diyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de devam eden orman yangınlarının söndürülmesine destek veren Azerbaycan’a teşekkür etti. Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için Can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hacıbektaş Cumhuriyet Kent Meydanı’ndaki etkinlik, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Alevi Bektaşi vatandaşları bir araya getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, buradaki konuşmasında, Hacı Bektaş Veli’nin kendisine ışık tutan önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Anadolu’nun insanıyla, doğasıyla ve yaşayan her unsuruyla tüm yeryüzüne söyleyecek sözü olduğunu dile getiren İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu topraklarında öğretici tavırlarıyla sonsuzluğu yakalayan en önemli değerler arasında yer aldığını ifade etti.
Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsüyle birlik ve beraberliği öne çıkardığını belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hacı Bektaş Veli, zamandan ve mekandan bağımsız, derinliği, tüm insanlığı kapsayıcılığıyla çok önemli bir birliği öne çıkarır. Kardeşliğin ve barışın sesini, taşın, ağacın, insanın, canlı, cansız tüm varlıkların dilini konuşarak yükseltir. Onun yaşayışı ve öğretisi, çeşitlilik içinde yüce bir birliği anlatır. Hacı Bektaş Veli, yüzyıllar öncesinden belki de milyonlarca yıl ötesine giden bir sestir. Hacı Bektaş Veli, geçmişten günümüze akan ve geleceğe uzanan insan merkezli dünya görüşüyle sevgi, barış ve hakikat eliyle evrensele uzanan engin bir denizdir. Membaını Anadolu topraklarından alan bu deniz, merhamet, hoşgörü ve insan sevgisinden beslenen pınarıyla insanlığa hayat vermeye bütün coşkusuyla devam ediyor. Bugün hikmetli öğretisiyle hak ve hakikat aşkını anlatan Hacı Bektaş Veli’nin huzurundayız. Hacı Bektaş Veli’nin yolu, yolumuzdur. Bu yol bize birleşmeyi emreder. Bu yol bize bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı emreder. Bu yol bize, bu memleketin içinde 86 milyon yurttaşımızın hiçbirisini dışarıda bırakmamayı, 86 milyon insanımızın bu canım vatanın her varlığının, her nimetinin, her karış toprağının eşit hissedarı olmayı emreder. İşte bu yolda yürümeye kararlı insanlarız.”
İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinliklerinin gelecek yıldan itibaren İBB tarafından düzenlenmesi amacıyla Hacıbektaş Belediyesi ile protokol yaptıklarını da sözlerine ekledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin Alevi vatandaşlara devredilmesi gerektiğini savunarak, “Hacı Bektaş Veli dergahı müze değildir. Alevi yurttaşlarımız bu dergahta özgürce kendi inancını yaşamalıdır. Alevi yurttaşlarımıza kapanan bu kapıları açacağımız günler uzak değildir. Dergah içinde cami ve cemevi var. Cami ibadete açık ama cemevi kapalı. Biz bu ikili hukuku reddetmediğimiz müddetçe camiler açık, cemevleri kapalı kalacaktır. Cemevlerinin yasal statüye kavuşacağı günlere kadar omuz omuza mücadele edeceğimiz günler bu günlerdir.” diye konuştu.
İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geldiğinde karşılaştığı ülke yapısıyla bugünkü durumun farksız olduğunu ifade ederek, “Cemevleri Alevilerin ibadethaneleridir, bunu er geç kabul edeceksiniz.” dedi.
Kılıçdaroğlu: Burası son kaledir
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Hacı Bektaş Veli’nin çağının filozofu değil, geleceğin güneşi olduğunu dile getirdi.
Hacı Bektaş Veli’nin fikri derinliğinin sözde olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Unutmayın Hacı Bektaş, sadece ruhsal arınmanın değil, toplumsal arınmanın da iz düşümüdür. İhaneti görenlerin, yarı yolda bırakılanların, kötülüğe uğrayanların son sığınadır. Burası son kaledir. O sığınak ki arınarak şu an çoğalanların ocağıdır. O sığınak ki onca acıyı ateşle kavurup yüreklere su serpen, dirilenlerin ocağıdır. Yine unutmayın, burası hem son kale hem de ilk direniştir. Ayağa kalkma zamanı, zamanın ön sözleridir. Bu topraklardan kimler geldi, kimler geçti ama Hacı Bektaş gibi iz bırakanlar sayılıdır. Çünkü o, kerameti kendinden sananların değil, arındıkça mücadele edenlerin ayağa kalkışıdır. Düşünün o, ‘Her ne arar isen kendinde ara’ diyen, çağının çok ilerisinde olan bir aydın, bir düşünürdü. Kötülüğü iyilikte yakan Hacı Bektaşi Veli ihaneti dostlukta pişirmiştir. Kurtuluşu başkalarından beklemek yerine kendinde bulanların manifestosudur bu cümle.”
Hacı Bektaş Veli’nin insanlığa yol gösteren sözlerinden örnekler veren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Kimi zaman unutulan, kimi zaman onca kötülüğe uğrayan ama her fırsatta ‘İncinsen de incitme’ diyenler, 800 yıl önceden dünyamızı aydınlatmaya çalışan Hacı Bektaşi Veli’nin huzurunda ne diyeceğiz. Cellatlarla çocuklar aynı dünyada yaşamamalı. Analar ağlamamalı. Emek bölüşülmeli. Babalar da gülebilmeli. Ayrı, gayrı olmamalı. İnsan üstün olacaksa kadın erkekten üstün olmalı. İnsan ayrılacaksa Alevi-Sünni, Türk-Kürt, siyah-beyaz değil, iyi ve kötü olarak ayrılmalı. ‘Özünü bilirsen özürden kurtulursun’ der hünkar Hacı Bektaş Veli. O da biliyor ki okunacak en büyük kitap insandır aslında. Ona göre insanlar ya arınacak, birlik olacak ya da arınmadan sadık gidecekler. Biz arınacağız, kötülükten arınacağız. ihanetten arınacağız, incitenlerden arınacağız, menfaatperestlerden arınacağız. Sevgili dostlarım arındıkça azalmayacağız, arındıkça çoğalacağız. Arındıkça kardeşlik bağlarımız, sımsıkı birbirimizi tutan ellerimiz güçlenecek. Arındıkça büyüyeceğiz, arındıkça önce insan sonra çağ, çığır açan toplum olacağız.”
Konuşmaların ardından Hacıbektaş Semah Ekibi’nin sahne aldığı programda, “Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü” Veliyettin Hürrem Ulusoy’a, “Hacı Bektaş Veli Akademik Araştırmalar Ödülü” Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış’a, “Hacı Bektaş Veli Kültür ve Sanat Ödülü” Kılavuz Bakır’a, “Hacı Bektaş Veli Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü” Adil Ali Atalay’a takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PROGRAMDA TUNCER BAKIRHAN, ERKAN BAŞ, KEMAL KILIÇDAROĞLU VE EKREM İMAMOĞLU KONUŞTU
Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen 61’inci Ulusal, 35’inci Uluslararası Hacıbektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu açıklamalarda bulundu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bakın Türkiye’de ikili hukuk, Kürtlere ve Alevi canlara uygulanıyor. Dergahın içerisinde hem bir cami hem cemevi var. Cami ibadete açık ama cemevi kapalı. İşte bizler bu ikili hukuka itiraz etmediğimiz müddetçe, bu ikili hukuku reddetmediğiniz müddetçe camiler açık, cemevleri kapalı kalacaktır. Tam da bugün savaşların, çatışmaların, inkar ve asimilasyon politikalarının sürdüğü bu coğrafyada, ülkemizde Hacı Bektaş-ı Veli fikriyatını yaşatma, büyütme, ona sahip çıkma günlerinin içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyorum. Hacı Bektaş Veli Dergahı gerçek sahiplerine iade edilmelidir. Alevi yurttaşlara iade edilmelidir. Hacı Bektaş Veli Dergahı içerisindeki cemevi açılmalıdır” diye konuştu.
‘CEZAEVİNDEN SELAHATTİN DEMİRTAŞ’LA, FİGEN YÜKSEKDAĞ’IN SELAMLARINI GETİRDİM’
DEM Parti olarak, cemevlerinin bir an önce yasal statüye kavuşturulması için mücadele edeceklerini aktaran Bakırhan, “Alevi çocuklarını asimle eden, zorla zorunlu din dersleriyle başka bir inancı onlara dayatan bu anlayış karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz. Alevilerin ısrarla, yıllardır mücadelesini vermiş oldukları eşit yurttaşlık hakkının gerçekleşmesi için DEM Parti olarak toplumun her alanında, her sahasında siz değerli Alevi canlarla birlikte mücadele etmeye varız. En sonda ÇEDES adı altında Alevi çocuklarını asimile etmeye çalışan bu anlayışı kınıyoruz, kabul etmiyoruz. Alevi çocuklarına imamlar dağıtan başka bir inancı dayatan, onları asimile eden, bu anlayışın bir an önce okullardan kaldırılarak Alevi çocuklarının kendi inançlarını öğrenebilecekleri bir müfredat yaratılması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün sizlerle birlikteydim. Ama buraya gelmeden önce sizlere bir selam iletildi. Bu ülkenin yiğit gençleri, yiğit insanları, bu rant düzenini kabul etmeyen, onun karşısında direnenler cezaevlerindedir. Ben de sizlere cezaevinden Selahattin Demirtaş’la, Figen Yüksekdağ’ın selamlarını, sevgilerini, saygılarını getirdim. Onlar içeride ama yürekleri bugün burada Hacı Bektaş Veli’de” dedi.
ERKAN BAŞ: CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR
Programda konuşan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise “Sevgili canlar, değerli dostlar. Ben de hepinizi hem şahsım hem TİP adına hem de Silivri zindanlarında esir tutulan HatayMilletvekili Can Atalay adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Alevileri bakanlık eliyle, iktidar gücüyle bölmeye, parçalamaya, suni gündemler yaratmaya çalışanlara söylüyoruz. Cemevlerini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara Hacı Bektaş’tan da bir yanıt vermemiz gerekiyor. Cemevleri, Alevilerin ibadethanesidir. Bunu er ya da geç kabul edeceksiniz. İstemeseniz de inkar da etseniz, yok da saysanız sonunda kabul edeceksiniz. Bu yobazların iktidarının, çocuklarımızın elinden laik, çağdaş, bilimsel, parasız eğitimi almasını, çocuklarımızın eğitim hakkına ulaşmasını gasbetmesini kabul etmiyoruz. Bu bağnaz, yobaz eğitim anlayışına karşı hiçbir dinin, mezhebin, propagandasının yapılmadığı her yurttaş için eşit, parasız bilimsel eğitim mücadelesini, laik eğitim mücadelesini yükseltiyoruz” diye konuştu.
KEMAL KILIÇDAROĞLU: CELLATLARLA ÇOCUKLAR AYNI DÜNYADA YAŞAMAMALI
CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, “Cellatlarla çocuklar aynı dünyada yaşamamalı. Analar ağlamamalı. Emek bölüşülmeli. Babalar da gülebilmeli. Ayrı gayrı olmamalı. İnsan üstün olacaksa, kadın erkekten üstün olmalı. İnsan ayrılacaksa Alevi, Sünni, Türk, Kürt, siyah- beyaz değil, iyi ve kötü olarak ayrılmalı. ‘Özünü bilirsen özünden kurtulursun’ der Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli. O da biliyor ki okunacak en büyük kitap insandır aslında. Ona göre insanlar ya arınacak birlik olacak ya da arınmadan sağılıp gidecekler. Evet biz arınacağız. Kötülükten arınacağız. Evet biz arınacağız. İhanetten arınacağız. Evet biz arınacağız. İncitenlerden arınacağız. Evet biz arınacağız. Menfaatperestlerden arınacağız. Arındıkça azalmayacağız, arındıkça çoğalacağız. Arındıkça kardeşlik bağlarımız sımsıkı birbirimizi tutan ellerimiz güçlenecek. Arındıkça büyüyeceğiz. Arındıkça önce insan, sonra çağ, çığır açan toplum olacağız. Bu bizim Hünkar Hacı Bektaş’a sözümüzdür. Bu bizim Hünkar Hacı Bektaş’a namus borcumuzdur. Arınmalıyız, ayağa kalkmalıyız ve haykırmalıyız. Hep birlikte daha ileriye” ifadelerini kullandı.
EKREM İMAMOĞLU: HACI BEKTAŞ’A ÇOK ÖZENLİ HİZMETLER SUNDUK
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “12- 13 yıl önce buraya geldiğim ilk andan itibaren, üzüntüyle izlediğim buradaki çevre koşullarının ve ortamın iyileşmesi konusunda o günden bu güne görev aldığımız her ortamda ayrı bir gayret içerisinde olmaya özenli davranmaya çaba gösterdik. Hem önceki dönem genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, hem şimdiki çok değerli Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte ve bütün çalışma arkadaşlarımla birlikte Hacı Bektaş’a çok özenli hizmetler sunduk. Sizlere söz veriyoruz. Sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopterin daha görevlendirildiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığını duyurdu.
MSB, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarının kontrol altına alınması için TSK’ya ait helikopterlerin havadan yangın söndürme çalışmalarına destek sağlamaya devam ettiğini bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısı 8’e çıkartıldı. Şu an için toplam 13 helikopter ile İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Cumhuriyet Kent Meydanı’nda düzenlenen “61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara’dan önce Hacıbektaş’a uğrayarak Horasan erenlerinin maddi ve manevi desteğini almış olmasının, Milli Mücadele’ye büyük katkı ve özgüven sağladığını belirtti.
CHP’nin genel başkanı olarak düşünce karanlığına ışık tutacağına, Hacı Bektaş Veli’nin ektiği tohuma yoldaş olacağına, ortak mücadeleden geri durmayacağına söz verdiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:
“Bu topraklarda çok acı dönemler yaşandı. Yüzyıllardır kan, gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen gazetecilerin, sendikacıların, bilim insanlarının, Berkin Elvan’ların cenaze törenlerinde vardı. Kerbela’nın yası, kimi zaman Berkin’in kimi zaman Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu. Hünkarın yolundan gidenler, nefis karanlığını marifet ışığıyla, gönül karanlığını aşk işiyle aydınlatmaya devam ettiler. Ellerine bir gün silah almadan, şiddete hiç başvurmadan, cahiliye döneminin araçlarına başvurmadan mücadelelerine devam ettiler. Mazlumlar, zalimin kötülüğüne ne boyun eğdi, ne ortak oldu.”
Madımak’ın bir utanç müzesi olana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Özel, barış, adalet, bilim ve umuda giden yolculuğu temsil ettiklerini ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği “Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 753. Yıl Dönümü Anma Etkinlikleri”ni eleştiren Özel, şöyle konuştu:
“Burada yıllardır süren geleneği yok sayarak, canların meşru siyasi temsilcilerini akıllarınca dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş Veli’nin mirasına yapılmış saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Alevilerin çözüm bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir. Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen kanun yaparken ve uygularken Alevi vatandaşlara eşit vatandaşlık hakkı verilmeyip ötekileştirilmektedir. Haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir, bizler için de ibadethane olacaktır. Bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir. Camilerin ibadethane görülüp cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselenip katledildiği, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurum ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘Cemevi cümbüş evi’ diyen bir anlayışın yönettiği ülkede, cümbüş yerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu kabulüyle bir inancı bakanlığa bağlayarak bu hakareti, hor görmeyi kurumsallaştıran anlayışa itiraz ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraçhane Parkı’nda toplanan grup, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Meydanda açtıkları seccadelerde akşam namazını kılan kalabalık, ardından Kunut duasını okudu.
Grup adına açıklama yapan Yaşar Aydın, Gazze’de tarihi bir direniş sergilendiğini söyledi.
Aydın, “Gazze, halkıyla birlikte direniyor. Aynı zamanda bütün dünya Müslümanları ve vicdan sahibi her bir kimse Gazze direnişine büyük destek vermekte. Bugün tüm dünya Müslümanlarının ve kalbinde vicdan olan her bir insanın teveccühü Gazze halkıyla birliktedir.” diye konuştu.
Platform üyeleri, okunan duaların ardından dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(AYDIN) –Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde devam eden ve geniş alana yayılan yangında havadan müdahalenin eksikliğine tepki gösteren CHP Aydın MilletvekiliSüleyman Bülbül, “Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın” dedi.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde dün akşam saatlerinde Alhisar Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele devam ediyor. Rüzgarın şiddeti ile geniş bir alana yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken Muğla da yangın riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yangınla mücadelede rüzgarın da etkisiyle engebeli arazide farklı noktalarda yangın yeniden çıkarken hava müdahale araçlarının yetersizliği eleştirilere neden oldu.
Yangın felaketi ve yangınlarla mücadele devam ederken ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yangın uçakları ve helikopteri alınmamasına tepki gösterdi.
” Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımıza gönderdik”
Ülkede yangın riski varken yangın söndürme uçaklarının Yunanistan’a gönderilmesini eleştiren Bülbül, şunlar söyledi:
“Ben bundan 10 gün önce bir soru önergesi vermiştim. Sayın Bakan cevap vermişti. AKP seyrediyor, ciğerlerimiz yanıyor. Geçen hafta Germencik’te yangın vardı. Bu hafta büyük bir yangın var şu anda. Kavaklıdere tarafında da yangın var şu anda. Kavaklıdere Muğla tarafı. Yangın oraya sıçradıktan sonra Muğla tarafı yanmaya başlayacak. ve şu ana kadar helikopterlerle müdahale ediliyor ancak sonuç alınamadı. Dün uçaklar yoktu. Bugün birkaç uçak geldi. Başından beri şunu söyledik. Manavgat yangınından sonra. Kader değil orman yangınları. Bunun çözümü var önlemi var. Ne yapacaksınız? Orman köylülerini öne çıkaracaksınız. Büyükşehir belediye yasasında düzenleme yapacaksınız. Köy tüzel kişiliğini yeniden canlandıracaksınız. Ama bu olmadı. Manavgat yangından sonra ‘Uçaklar nerede’ dedik. ‘Uçak alın’ dedi. Sayın Bakan ‘Yangın yerlerinde ekim dikim yapıyoruz’ diyor. Ekim dikimi yaptıkları da yok. Yangın alanı yerleri de imara açtılar. Oteller yaptılar. Ranta açtılar. 15 Ağustos’ta Türkiye’de nem oranı azalacağı ve bu konuda orman yangınlarının artacağına ilişkin bakanlığın açıklamaları varken Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımızı gönderdik. Ama bu açıklamada 15 Ağustos’tan beri yangın var burada. Bugün uçaklar geri geldi. Bugün de Azerbaycan’dan bir uçak gelecekmiş. Ben her zaman şunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın. Bir hesap yaptım, bir yangın söndürme uçağı 4 milyon dolar. Sayın Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinde İstanbul’da 24 AK Partili belediyeye 45 milyon lira para göndermişti. O paraları oraya göndereceğine sekiz tane biz yangın söndürme uçağı alabilirdik. Yani yangın söndürme uçakları yok. Akşam ateş farlıyor. Bozdoğan’daki yerleşim yerleri tehlikede. Kavaklıdere, Muğla tarafı tehlikede. Çine tarafı tehlikede. Böyle bir şey ve kader değil. Yangın uçakları almıyorsunuz. Yangın olan orman dışında kalan yerleri de rantı açıyorsunuz. Ormanlık alanlar gidiyor.”
“İtfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor”
CHP’li yerel yönetimlerin yangınlarla mücadele noktasında attığı adımların iktidar tarafından köstek gördüğüne dikkat çeken Bülbül, şöyle konuştu:
“Hep birlikte 15 Temmuz’da Adana’da yapmış olduğumuz 14 büyükşehir belediyesinin yangınlara nasıl müdahale edebiliri, orman yangınlarına neler yapabiliriz programı çerçevesinde acil eylem planını uyguluyoruz. CHP’li Büyükşehir Belediyeleri bu acil eylem planıyla orman yangınlarının önüne geçmek istiyor. Ama ne yazık ki merkezi yönetim yerel yönetimlere bu konuda gerekli desteği vermiyor. Birçok büyükşehirde itfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor. ve yurt dışından alınan itfaiye ve yangın söndürme için ekipman olarak kullanılacak krediler engelleniyor. Milli bankalardan kredi verilmiyor büyükşehirlerimize. Öyle olsa da bizler büyükşehirler olarak ve ilçe belediyeleri canla, başla yangınlara karşı mücadele ediyoruz.”
“Orman Bakanımızın mesleği Anadolu Ajansı’ndan gelme”
Gece havadan müdahalede ekipman yetersizliği nedeniyle yangının ciddi boyutlara ulaşma riskinin olduğuna dikkat çeken Bülbül, ‘liyakat’ vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Buradaki yangın büyük bir yangın. Eğer o Haydere bölgesindeki ağaçlara tırmanırsa bu konuda gerekli çalışmalar yapılamazsa ve sönmezse bu bölge boydan boya yangının etkisine girecek. Kavakdere bölgesi. O bölgede Muğla tarafında da etkili olacak. Büyük tehlike var şu anda. Bizim aldığımız bilgilere göre sekiz tane helikopter var Muğla bölgesinde. Bu helikopterlerin sekizi burada kullanılmamış. Eğer dün kullanılmış olsaydı burada yangın bu aşamaya gelmezdi. Uçak kullanılmamış. Bugün vatandaşlar ‘Bir iki uçak gördük’ diyorlar. Dün neredeydi uçaklar. Uçaklar yoktu. Türkiye’nin alanları çok farklı. Orman alanlarına araç sokamazsınız. Yani itfaiyeyi sokmak çok zor. Ne yapmak lazım? Uçak almak lazım. Helikopter almak lazım. Uçak almıyorsunuz, helikopter almıyorsunuz. Sonra Azerbaycan’dan bir yangın söndürme uçağı inecek diye burada müjde veriyorsunuz. Bu neden? Liyakatsizlikten. Sayın Orman Bakanının hangi mesleği var? Sayın Orman Bakanının liyakat var mı? Yok. Orman Bakanımızın mesleği, Anadolu Ajansı’ndan gelme. Orman mühendisi değil. Ziraat mühendisi değil. Yani bu konuda herhangi bir liyakatli bir meslek değil. Ama AK Parti’nin yıllardan gelen bir özelliği var. Liyakat önemli değil. ‘Bakan yaptığım seni işi bitirin’ diyorlar. İşte geldiğimiz nokta bu. Defalarca önerge verdik. Neden uçak sayısını arttırmıyorsunuz? Niye? Helikopter sayısını arttırmıyorsunuz?”
“İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada konuşmak isteyen vekillere saldırıyor”
Ülkenin birçok noktasında yangınlarla mücadele edilirken dün TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda AK Partili vekillerin başlattığı yumruklu saldırıya da değinen Bülbül, şunları söyledi:
“Dün meclis açısından kötü bir gündü. İfade özgürlüğünü kullanan TİP milletvekili Ahmet Şık’ın kürsü dokunulmazlığı varken, kürsüde ifade özgürlüğü dokunulmazlığı varken AK Parti’nin İzmir milletvekili tarafından ve diğer AK Parti’nin İzmir Milletvekili tarafından saldırıya uğraması Gazi Meclisine yakışan bir durum değildi. İlginç olan bir şey var. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan idare amiri. Bir idare amirinin görevi, meclisteki tartışmalara son vermek ama idare amiri kavgayı çıkarıyor. ve kürsü dokunulmazlığı olan bir şekilde saldırıyor. Eyüp Bey o da bu saldırıda rol alıyor. Böyle şey olmaz. İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada mecliste saldırgan hallerle konuşmak isteyen vekillere saldırıyor. İşte AK Parti’nin geldiği nokta. Artık AK Parti’nin hikayesi kalmadı. ‘Türkiye’yi korku iklimi çerçevesinde biz her şeyi yaparız. Hiç kimseden korkmayız. Siz Anayasadan doğan haklarınızı kullanamazsınız. Siz demokratik ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir hakkı kullanamazsınız’ diye bir korku oluşturmaya başladılar. Biz buna hayır diyoruz. CHP iktidarı yakında. 2028 veya öncesinde geleceğiz ve hukuk devletini inşa edeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanılmasını inşa edeceğiz. Türkiye’de şu anda kuralsızlık hüküm sürüyor. Bu da bir kuralsızlık. Aydın’da beş yıl içerisinde 288 yangın olmuş. 2 bin 476 hektar yer yanmış. Ders almadınız mı beş yıldan beri? Aydın toprakları yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Nerede? Helikopterler nerede uçaklar? Nerede? Biz meclis tatile girdiği zaman Aydın’da Bozdağ’ından Buharkent’e, Didim’den, Germence’ye kadar yani Orman yangınlarının peşinden koşturmaktan bıktık. Bu işin çözümü çok basit. Bu işi beceremiyorsanız 14 CHP’li büyükşehir belediyesine izin verin, alalım biz bu açıkları. Bütçe sağlayın gereğini biz yapalım. Uçakları biz alalım. Ama AK Parti iktidarı bunu yapmıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu İzmir’deki yangınlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:
” Türkiye’de her yaz dönemi boyunca alınmayan önlemlerden dolayı orman yangınları yaşanmakta ve bu yangınlar sonucunda da birçok canlı türü ve yerleşim alanı zarar görmektedir. Bu durumun son örneğini de dün gece saatlerinde İzmir ve Dersim’de yaşadık. Her iki ilde gerçekleşen yangın büyük tahribatlar meydana getirmiş ve halkların yüreğini yakmıştır. Dersim’de yaşanan yangın, belediyemizin ve halkımızın desteğiyle kısa sürede kontrol altına alınmış ve olası büyük bir felaketin önüne geçilmiştir.
İzmir’deki yangın ise büyüyerek birçok yerleşim alanına doğru yönelmiş ve ancak uzun süre sonra kontrol altına alınabilmiştir. DEM Parti Belediyeleri olarak yangının ilk anından itibaren İzmir halkıyla dayanışma içerisinde olduk. Bu kapsamda; Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediyelerimizin yanı sıra Akdeniz Belediyemizin eş başkanları da yangından etkilenen İzmir halkıyla dayanışmak için girişimlerde bulunmuş ve her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ifade etmiştir. Yangından etkilenen tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve yaralarımızı hep birlikte sarmak için dayanışmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESENYURT İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Balıkyolu Mahallesi’nde ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. Denetim sırasında aranan 3 kişi ve üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen 3 kişi olmak üzere toplam 6 kişi gözaltına alındı. Trafik kurallarına uymayan ve yeterli evraklara sahip olmayan sürücülere ise toplamda 53 bin 189 lira para cezası kesildi.
Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bağlarçeşme Mahallesi’nde ara sokaklarda ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. İlçe emniyet müdürü Özay Kayhan koordinesinde 18.30-21.30 saatleri arasında yapılan denetime, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, Özel Harekat Şube Müdürlüğü, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü ekipler katıldı. Çok sayıda polisin katıldığı denetimde, 150 araç ve 40 motosiklette arama gerçekleştirildi. Sürücüler, yayalar ve iş yerlerindeki 525 kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı.
6 GÖZALTI, 53 BİN LİRA CEZA
Yapılan denetimde, haklarında çeşitli suçlarda arama kararı bulunan 3 kişi ve üzerinde çeşitli türlerden uyuşturucu madde ele geçirilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Araçlarında eksiklikler bulunan 7 kişiye ise toplamda 53 bin 189 lira idari para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yangını çıkaranlar aranıyor”
“Yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsur yok”
İZMİR – İzmir’deki yangında yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsurun bulunmadığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Yangını çıkaranlar aranıyor” dedi.
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Canbolat açıklamasında; “İlimizde de bugün öğle saatlerinde başlayan iki tane büyük yangın vardı. ve şu an Bozdoğan Alhisar bölgemizde de saat 16.45 itibarı ile başlayan ve rüzgarın etkisi ile hızla bölgeye yayılan geniş bir alana yayılan yangınla karşı karşıyayız. Yanan alan ağırlıklı olarak ormanlık bir bölge. Bölgede 3 helikopter, 2 uçak bugün müdahalede bulundu. Havanın kararması ile birlikte gece görüşlü bir helikopter sabaha kadar çalışmaya devam edecek. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğümüzün 38 aracı, 147 personeli bölgede şu an mücadele etmekte. Sağlık müdürlüğümüzün 15 personeli üç ambulansı, bir UMKE ekibi, bir UMKE Tıbbi Müdahale Aracı bölgede görev yapmaktadır. Jandarmamızdan 74 personel ve 16 araç görev yapıyor. Büyükşehirimizin 9 aracı ve 35 personeli de bölgede görev yapmaktadır. Örmepınar Mahallemizde 45 kişiyi şu an itibarıyla yangının yaklaşması nedeniyle tahliye ettik. Geri kalan vatandaşlarımızı da tahliye çalışmaları devam ediyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren devletimizin bütün imkanları erken saatlerde yangına müdahale ile ilgili etkin bir mücadeleye devam edeceğiz. Yangın kontrol altına alınmış değil, rüzgarın etkisi ile yayılıyor. Ümit ediyoruz ki kısa bir zamanda yangını çevreleyip kontrol altına alırız” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğünce 13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda yakalanan, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 2’si savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakılırken, nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılardan 11’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla salıverildi.
Elazığ’da13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alınmış, 11 ruhsatsız tabanca ve pompalı tüfek ile çok sayıda fişek, bir miktar esrar ve sentetik ecza ele geçirilmişti.
Şüphelilerin “yağma”, “silahlı tehdit”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “genel güvenliğin tehlikeye sokulması”, “6136 sayılı kanuna muhalefet”, “uyuşturucu madde kullanmak”, “suç üstlenme” ve “azmettirme” suçlarını işledikleri, anlaşmazlık yaşayan kişiler arasında ara buluculuk yaptıkları, anlaşmazlıkları baskı, cebir ve tehdit yoluyla kendi belirledikleri usul ve yöntemle çözüme kavuşturdukları tespit edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Genel Kurulu, muhalefetin çağrısı üzerine AYM’nin Can Atalay ile ilgili kararını görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Genel görüşmeye geçilmeden önce yapılan ön görüşmelerde önerge sahibi CHP adına Grup Başkanvekili ve MersinMilletvekili Başarır konuştu. Başarır şunları kaydetti:
“Can Atalay ile ilgili milletvekili olduğuna dair üç tane AYM kararı var. Bireysel başvuruyla ilgili birinci imzacısı kim? Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Diğeri kim? Burada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin Yargıtay kararını okuyan Bekir Bozdağ ve Elitaş. İsimlere baktığım zaman yıldızlar topluluğu gibi. Gerekçede ne diyor, sizin gerekçeniz, benim gerekçem değil. ‘Türkiye’de bireysel başvurunun kabul edilmesi bir yandan bireylerin sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunmasını sağlayacak, öte yandan kamu organlarının Anayasa ve kanunlara daha uygun davranmasını sağlayacak.’ Sizin getirdiğiniz gerekçede bu var.
AYM üç kez bu kararı vermiş ve maalesef ki ‘yok hükmünde’ diyorsunuz. Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaş, diyor ki, ‘Can Atalay ile ilgili kesin hüküm var’ diyor, ‘Hükümlü’ diyor. Ciddi mi bunu söylediğinde? Kendisi de bir avukat. Can Atalay ile ilgili Yargıtay’ın kararı 28 Eylül’de kesinleşti. Peki Can Atalay ne zaman seçildi? 14 Mayıs’ta seçildi. Anayasa 83 bağlamında Can Atalay’ın dokunulmazlığı yok mu? Bu Meclis üç milletvekili için de aynı pratiği yaşamadı mı?
“Bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz?”
Maalesef ki önümüzde büyük bir kriz var. Bu Meclis, 27 ve 28’inci dönemde üç tane arkadaşımızın milletvekilliğini düşürdü. İkisi dönebildi, bir tanesi dönemedi. Şimdi bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz? Diyorsunuz ki, ‘Ben karar vermedim dedi AYM’. AYM öyle demiyor. ‘Hukuken var olmayan bir işlemle ilgili yani Meclis Başkanı’nın okuduğu Yargıtay’ın kararıyla ilgili ben ne yapacağım, Meclis kör mü, sağır mı’ diyor. ‘Bu kadar net açık bir karar verdim’ diyor.
“Sayın Başkan, bu ayıba son verin”
Burada bir karar vereceksiniz. ya 600 tane milletvekilinin, bu parlamentonun itibarını koruyacaksınız ya da var ya ceza dairesine ayar verip ‘AYM’yi kapatsın’ diyen küçük ortağınız MHP, bugün yok, MHP yok, oradaki 50 milletvekilinin desteği için Meclis’in itibarını ayaklar altına alacaksınız. Vereceğiniz kararla parlamentonun onurunu, anayasal zeminde duruşunu korumak zorundasınız. Bu hukuk hepimize lazım. Yarın muhalefette olacaksınız. Dünyada, Türkiye’de hiç kimse ömür boyu iktidarda kalmadı. Yarın belki bir milletvekili arkadaşınızın başına bu olay gelecek. Ne yapacacaksınız? Biz Anayasa’ya bakacağız, Anayasa 83’e bakacağız. AYM kararlarına, hukukun üstünlüğüne bakacağız. Ama üzülerek söylüyorum ki AKP Grup Başkanı Anayasa’dan, AYM kararlarından başka her şeyi, her şeyi kullandı. Şimdi, Meclis Başkanımız burada, ilk kararı, o ucube kararı okuyan Meclis Başkan Vekili Bekir Bozdağ yok. Sayın Başkan, gelin bu ayıba son verin; seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekili haklarını teslim edin.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mhakemesi kararı için olağanüstü toplanan TBMM’de konuşma yapan TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık ve diğer muhalefet milletvekillerine yönelik saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Turan, şunları kaydetti:
“Görüntüler tabii ki tasvip edilemez ancak gözden kaçmasın, 8,5 yılı grup başkanvekilliği, 13 yıl milletvekilliği yapmış biri olarak ifade ediyorum ki, olağanüstü davetle açılan TBMM’de ilk konuşmacı olarak Ahmet Şık’ı gösteren irade, konunun çözülmemesini istiyordur, net. Meclis konuşma ve eleştirme yeridir, küfür ve hakaret yeri değil. Vekile küfür seçmenine/millete küfürdür.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deniz Yücel, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki kararının görüşülmesi için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan kavgaya sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Yücel, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
” Bekir Bozdağ’ın genel kurulu iç tüzüğe aykırı bir biçimde yönetmesi… Kürsü dokunulmazlığının hiçe sayılması… Can Atalay’ın Anayasa’dan doğan haklarının çiğnenmeye devam edilmesi… Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde demokrasiyle ve Türk parlamento geleneğiyle hiç bağdaşmayan utanç verici bir tablo vardı. Yumruklar havada uçuştu, genel kurul salonuna kan bulaştı, muhalif vekillere yönelik bir linç girişimi yaşandı. İzmir’e ve TBMM’ye hiç yakışmayan iki AKP’li vekil, parlamento üyesi gibi değil, tetikçi, sokak çetesi üyesi gibi davrandı. Bu zorbalardan birinin kürsüde konuşan bir milletvekiline arkadan haince saldırıp, sonrasında korkakça kenara çekilmesini izledik. Planlanmış bir saldırının uygulayıcısı olan Alpay Özalan ile Eyyüp Kadir İnan, İzmir için de TBMM için de birer utanç kaynağı olduklarını bir kez daha gösterdiler. Sayın Okan Konuralp’e, Sayın Ahmet Şık’a, Sayın Gülistan Koçyiğit’e geçmiş olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Bakan Güler ve Orgeneral Gürak, eğitimi başarıyla tamamlayıp dereceye giren Bordo Berelilere mezuniyet belgelerini verdi, brövelerini taktı.
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığını, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisinde olunduğunu belirterek, “Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. Nitekim, Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihi başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikayeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.
‘DAİMA BİR ADIM ÖNDE OLMALISINIZ’
Özel Kuvvetler personelinin hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırması hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olması gerektiğine işaret eden Güler, “Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır” diye konuştu.
‘ÖZEL KUVVETLER, TARİHİ MİSYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’
Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağladığını aktaran Güler, “Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihi misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında, siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 Ağustos’ta CHP, DEM Parti, Saadet Partisi, TİP, DEVA, Demokrat Parti ve Emek Partisi’nden oluşan muhalefet partileri, Meclis’in AYM’nin Can Atalay kararıyla ilgili toplanması için TBMM Başkanlığı’na dilekçe sunmuş, yeterli sayıda milletvekilinin imzası ile yapılan çağrı üzerine olağanüstü toplantı kararı alınmıştı. Bugün toplanan ve Bekir Bozdağ tarafından yönetilen Genel Kurul gergin başladı.

VEKİLLER KÜRSÜYE YÜRÜDÜ
DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi kararının da Bozdağ’ın Meclis’e başkanlık yaptığı oturumda okunduğunu hatırlatarak Bozdağ’ın oturuma başkanlık yapmamasını istedi. Bunun üzerine usul tartışması başladı. Türkiye İşçi Partisi İstanbulMilletvekili Ahmet Şık, Meclis kürsüsüne ‘usul konusunda’ konuşmak için çıktı. Şık’ın “Sizde hiç utanma yok. Hakikat her zaman acıtır” sözleri üzerine AK Parti sıralarından tepki geldi. AK Partili vekillerin kürsüye yürümesi üzerine Bekir Bozdağ oturuma 15 dakika ara verdi. 15 dakikalık aranın ardından yeniden başlayan oturuma Şık’ın sözleri sonrası tansiyonun yükselmesi üzerine yeniden ara verildi.
YUMRUKLU KAVGA ÇIKTI
İkincinin aranın ardından oturumda gerginlik had safhaya çıktı. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın kürsüde konuşan Ahmet Şık’a müdahalede bulunmasıyla ortalık karıştı. Kürsüye koşan vekiller arasında yumruklar havada uçuştu. Oturuma yeniden ara verildi.

ALPAY ÖZALAN VE AHMET ŞIK’A KINAMA CEZASI
TBMM Genel Kurulu, Meclis BaşkanıNuman Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı. Meclis Başkanı Kurtulmuş, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’a kınama cezası verilmesini Meclis oylamasına sundu. Yapılan oylama sonrası Şık ve Özalan’a kınama cezası verildi.
OY ÇOKLUĞUYLA REDDEDİLDİ
Gergin geçen oturumlar sonrası yapılan son oturumda muhalefetin Can Atalay’la ilgili verdiği genel görüşme talebi oy çokluğuyla reddedildi.

CAN ATALAY HAKKINDAKİ YARGI SÜRECİ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Atalay’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılmasına ve bu suçtan tutuklanmasına karar vermişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştu. 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde TİP’ten Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay Yargıtay’a başvurmuş, süreç devam ederken Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı davasında Can Atalay’a verilen 18 yıl hapis cezasını onamıştı.
Yargıtay’ın talebi reddetmesinin ardından Atalay, Anayasa Mahkemesine iki kez başvuruda bulunmuş ve iki başvuruda da Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı vermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin Atalay hakkındaki hak ihlali kararlarına uyulmasına yer olmadığına ve kararın TBMM Başkanlığına gönderilmesine hükmetmişti. Bu arada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle TİP’in Meclis’teki sandalye sayısı 4’ten 3’e düştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Kadın Meclisleri, TBMM’de yaşanan kavgaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“AKP- MHP erkek egemen iktidarı, uyguladığı savaş ve şiddet politikalarını bir kez daha Mecliste göstermiştir. Can Atalay kararına ilişkin muhalefetin çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, siyasi iktidarın vekilleri tarafından bir kez daha erkeklik gösterisi yapılmıştır.
Siyaseten yenemediğini şiddet ve zorbalıkla bastırmayı bir politika haline getiren iktidar, bir kez daha muhalefetin, kadınların sesini kısmaya dönük bastırma siyasetini devreye koymuştur. Yaşanan saldırıda Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit faşist iktidarın vekilleri tarafından şiddetin hedefi olmuştur.
Bu saldırı, kadına yönelik şiddet ve katliamların artışı karşısında politika üretmeyen, her defasında kadınların kazanılmış haklarına saldıran AKP-MHP iktidarının kadın düşmanı politikalarının göstergesidir.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, yoldaşımıza yapılan saldırı kadın iradesine, rengine, duruşuna, siyasetine ve mücadelesine yapılmış bir saldırıdır.
Baskı, zor aygıtları ile hukuksuzlukların, kadına yönelik şiddetin, irade gaspının meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Evde, sokakta, Mecliste bulunduğumuz her yerde erkek-devlet şiddetini kabul etmiyoruz, mücadelemizi yükseltiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Genel Kurul’daki olağanüstü toplantının konusu olan TİP HatayMilletvekili Can Atalay için verilen genel görüşme önergesinin öngörüşmesine geçildiğini söyledi. Kurtulmuş siyasi parti gruplarına 20 dakika, önergedeki ilk imza sahibine ise 10 dakika söz verdi. İlk konuşmayı Saadet Partisi grubu adına Grup Başkanvekili Bülent Kaya yaptı. Kaya, şunları söyledi:
“Meclis Başkanımız Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmasını dikkate alarak kesinleşmiş hükmü Genel Kurul’da okumadı. Hatta kesinleşmiş hükme rağmen Can Atalay’ın Meclis’teki özlük haklarını verdi, danışmanlarına oda tahsis etti. Sayın Meclis Başkanı bu tutumuyla hukukta güvenilir olmanın bir tezahürünü ortaya koymuş oldu.
Anayasa Mahkemesi karar verdi Yargıtay 3. Ceza Dairesi buraya talimat gönderdi. Kesinleşmiş şerhini Yargıtay yazmaz, ilk derece mahkemesi yazar. Yani bizim Meclis Başkanı’ndan beklentimiz şuydu: Anayasa Mahkemesi kararını bir bekletici mesele olarak ortaya koydunuz kesinleşmiş mahkeme kararını Anayasa Mahkemesi kararına kadar beklettiniz, Anayasa Mahkemesi karar verdi, değişen ne oldu da siz Anayasa Mahkemesi kararını beklerken okutmadığınız bir hükmü ortada bir Anayasa Mahkemesi kararının varlığına rağmen okutma ihtiyacı hissettiniz.
Hukuki kararla, karar vermek başka bir şey karara gerekçe uydurmak başka bir şeydir. Kararın gerekçesini inanarak savunmak başka bir şey öyle karar verilmesi gerektiği için sizi buraya tıkan irade öyle istediği için ceza verip o cezaya gerekçe uydurmak başka bir şeydir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVGANIN ARDINDAN GENEL KURUL’U NUMAN KURTULMUŞ AÇTI
Gezi Davası tutuklusu Can Atalay için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda tansiyon yükseldi. TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık’ın kürsüde yaptığı konuşmanın ardından Genel Kurul’a ara verildi. Aranın ardından yeniden başlayan Genel Kurul’da AK Partiİzmir Milletvekili Alpay Özalan kürsüye yürüyerek Ahmet Şık’a yumruk attı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın ara vermesinden sonra Genel Kurul bu kez, TBBM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı.
ÖZGÜR ÖZEL, KURTULMUŞ’U ARAMIŞ
Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki olaylı oturumun ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u telefon ile aradığı ortaya çıktı. Yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu ifade eden Özel, Kurtulmuş’tan inisiyatif almasını ve siyasi parti temsilcileriyle yapılacak toplantıya bizzat kendisinin başkanlık etmesini istedi. Özel, “Bu şiddeti normalleştiremeyiz. Olayların bu noktaya gelmesi konusunda sizin mutlaka inisiyatif almanız gerekiyor” dedi.

Bir idare amirinin yaptığı saldırının izah edilemez olduğunu ifade eden Özel, yaşananları “rezalet” olarak nitelendirdi. Özel, Meclis Başkanı’ndan artan şiddete dur demesini, bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını, Meclis’teki şiddet olaylarıyla ilgili bir toplantı planlanması durumunda ise bu toplantıya en üst düzeyde katılım göstereceklerini dile getirdi.
Ayrıca oylama öncesi konuşan Kurtulmuş, “Usul tartışması birleşimi yöneten başkan değiştiği için söz konusu değildir. Gündemdeki görüşmelere devam ediyoruz. Sayın Grup Başkan Vekillerinin içeride uzlaşmaları sağlanmıştır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; dün bu salonda, TBMM Genel Kurulu’nda Cumhuriyet tarihimizin en önemli oturumlarından birisini gerçekleştirdik. Bütün dünyaya örnek teşkil eden, bütün partilerden milletvekillerinin katıldığı bir oturum yapıldı. Sizlerden istirhamım bugünkü olağanüstü oturumda, Meclis’e yakışacak temiz bir dil içerisinde ve temiz bir davranış içerisinde Meclis’in bundan sonraki süreçlerini devam ettirmektir. Şimdi görüşmelere devam ediyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 09 – 16 Ağustos 2024 tarihlerinde yapılan şok uygulamalar ile şüphe ve ihbar üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, 2 bin 336 şahsın GBT kontrolü yapıldı. Yapılan uygulamalar sırasında haklarında çeşitli mahkemeler tarafından arama kararı bulunan 5 şahıs yakalanırken, 8 ruhsatsız tabanca, 5 tüfek, 4 kurusıkı tabanca, 7 kesici ve delici alet olmak üzere toplam 24 adet silah, 181 adet fişek, 12 adet şarjör, 112 adet sentetik ecza, 2,19 gr metamfetamin maddesi, 143,33 gram uyuşturucu madde, 41,5 gr bonzai maddesi ile 20 bin adet doldurulmuş makaron sigara ele geçirildi.
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı birimlerce yapılan denetimlerde 44 umuma açık mekan, 24 kahvehane/kıraathane, 15 kafe, 22 çay ocağı, 9 oyun salonu ve 9 otopark kontrol edilirken, trafik ekipleri tarafından kontrol edilen bin 322 araçtan 17 araca 142 bin 159 TL idari para cezası uygulandı, 2 araç trafikten men edildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’daki başarılı ve özverili çalışmaları nedeniyle Tuğgeneral Zafer Tombul’a teşekkür eden Vali Enver Ünlü, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.
Tuğgeneral Zafer Tombul’da Manisa’da görev yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek her daim kendilerine destek olan Vali Enver Ünlü’ye teşekkürlerini iletti. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tatvan basın camiası dün Tatvan Belediyesinde yaşanan sözlü ve fiziki saldırı olayı ile sarsıldı. Belediyenin daveti üzerine belediye çalışmalarıyla ilgili düzenlenen basın toplantısına giden gazeteciler ve Belediye Başkanı Mümin Erol arasında Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül tarafından belediyeye alınan lüks telefonlara ilişkin yapılan haberler nedeniyle sözlü tartışma yaşandı. Toplantıya gecikmeli olarak katılan Aygül için hakaretvari sözler kullanan Erol, tartışmayı daha da alevlendirecek söylemlerine devam edip, önceki belediye başkanının korumalığını yaptığı dönemde gazeteci Aygül’e sokak ortasında gerçekleştirdiği saldırı nedeniyle tutuklandığı için görevden uzaklaştırılan Y.B.’yi göreve iade edip en üst görevle ödüllendireceğini belirtmesi üzerine gazeteciler tepki göstererek toplantıyı terk etti.
Tartışmanın devam ettiği sırada toplantı salonuna gelen Aygül ve Başkan Erol arasında da kısa süreli tartışma yaşanırken, salonda bulunan gazeteciler tarafından belediye binasından çıkarılmak istenen Aygül, bu kez de Belediye Başkanı Mümin Erol’un akrabası olan makam şoförünün fiziki saldırı girişimine maruz kaldı.
“İki cemiyetten ortak açıklama”
Yaşanan talihsiz olay sonrası konuyla ilgili Bitlis Gazeteciler Cemiyeti ve Bitlis Basın Cemiyeti konuyla ilişkin ortak açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Dün Tatvan Belediyesinin düzenlemiş olduğu basın toplantısında yaşanan üzücü hadiseler, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül’e yönelik hakaret içeren söylemler ve fiziki saldırı girişimine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı hasıl olmuştur. Tatvan basın camiası olarak belediyenin daveti üzerine 15.08.2024 tarihinde (dün) saat 17.00’da Tatvan Belediyesi toplantı salonunda düzenlenen basın toplantısına iştirak edilmiştir. Tatvan Belediye Başkanı Mümin Erol’un Eş Başkan Belkıza Beştaş Epözdemir’in birlikte katılım sağladığı toplantı, ilçe merkezindeki trafik yoğunluğundan dolayı toplantıya geciken gazeteci Sinan Aygül ve diğer basın mensuplarının da dahil olabilmesi için sohbet havasında başlanmıştır. Başka konular üzerine basın toplantısı organize edilmiş olunmasına rağmen toplantı Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından Sinan Aygül ve belediye ile ilgili yazmış olduğu haberlere yönelik tepki ve hakarete varan sözlerin kullanıldığı nahoş bir ortama dönüşmüştür. Belediye Başkanı Erol, meslektaşımız ve aynı zamanda Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül’e dönük, tepkisiyle sınırlı kalmayıp, hakaret içeren söylemler ve asılsız iddialar dile getirilmiştir. Bununla da sınırlı kalmayıp, bir biri ardına talihsiz söylemlerde bulunmuştur. Toplantıda, Sinan Aygül için ‘alçaktır, namussuzdur, şerefsizdir, haddini bilecek, ona dersini vereceğiz, psikopat, hasta, karaktersiz insan’ gibi sözler sarf edip, açık bir şekilde Sinan Aygül’ün belediye binasına alınmaması yönünde talimat verdiğini belirten Başkan Erol, daha öncesinde Aygül’e yönelik saldırıda bulunduğu için tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan saldırgan belediye eski personeli Y.B.’nin gerçekleştirdiği saldırı için ise ‘eline sağlık, kendisini göreve iade edip, belediyede en yüksek konuma getireceğim’ gibi sözler sarf etmiştir. Bu tutum, sadece Sinan Aygül’ü değil, aynı zamanda görevini tarafsız ve objektif bir şekilde yerine getiren tüm basın mensuplarını hedef almış, bu kabul edilemez davranış karşısında, basın mensupları toplantıyı terk etmiştir. Ne yazık ki olay bu noktada kalmamış, belediye binası çıkışında belediye başkanının şoförü tarafından Sinan Aygül’e yönelik fiziki saldırı girişiminde bulunulmuştur. Bu ve benzeri saldırılar basın özgürlüğüne ve demokrasimize yönelik ciddi bir tehdit oluşturmakta olup, tüm gazetecilere gözdağı verme amacı taşımaktadır. Bu tür saldırılar, demokrasimizin temel taşlarından biri olan basın özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Basın, toplumun bilgi alma hakkını sağlamak, kamunun çıkarlarını korumak ve doğru bilgiye ulaşmasını temin etmek amacıyla görev yapan en önemli kurumlardan biridir. Basının susturulması ya da baskı altına alınması, toplumsal huzur ve demokrasimizin işleyişi açısından ciddi tehlikeler barındırmaktadır. Bu nedenle, basının görevini özgürce ve bağımsız bir şekilde yerine getirebilmesi için gereken saygı ve destek her zaman gösterilmelidir. Yaşanan bu talihsiz olayı şiddetle kınıyor, gazetecilere yönelik baskı ve şiddetin artık sona ermesini diliyor, belediye başkanını kamuoyu önünde özür dilemeye davet ediyor, konuyu kamuoyunun takdirine sunuyoruz” denildi.
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Başkan Erol ise, “Kendisine gazeteci süsü vererek iftiralar atıp daha sonra da ‘beni dövdüler’ diye yeni bir iftira atıp mağduriyet oluşturmaya çalışan ve sonra da planladığı gibi prim kasmaya, hakkımızda itibar suikastı yapmaya çalışan Sinan Aygül’ün ‘beni dövdüler’ dediği ana ilişkin kamera kayıtları. Takdir milletimizindir. Alçakça iftiralarla dolu telefon haberinde alınan telefon, belediyeye alınmış telefonlar olup şahsa alınmış bir mal değildir. Aylardır belediyemize basın danışmanı olarak atanmaya çalışan ancak göreve başlatmadığımız için ve diğer taleplerinin tamamını reddettiğimiz için hakkımızda iftirada bulunan şahsın attığı çamurların üstümüze yapışmayacağını, halkımızın bize güvendiğini bilmekteyiz. Halkımızı yanıltmayacağımızı ve halkımızın sonuna kadar hizmetinde olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz” dedi.
Gazeteci Aygül ise yaptığı haberi işaret ederek, “Bu haberden sonra, onlarca gazeteci arkadaşımın önünde Tatvan Belediye Başkanı Mümin Erol’un sözlü tehditleri ile şoförü ve aynı zamanda da amcasının oğlu olan korumasının fiziki saldırısına uğradım. Detaylı açıklamayı kısa süre içerisinde yapacağım. Daha önce de şimdi de halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunduğum için saldırıya uğradım, ölümden döndüm. Saldırıya uğrayabilirim ama yeryüzünde hiçbir otoriteden korkmadım, geri adım atmadım, yaptığım şey aşağıda, yine yaparım, yine korkmam, yine geri adım atmam” dedi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’i ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ile görüştü.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’imizi ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ve mazlum Filistin halkının siyonist İsrail karşısındaki duruşundan etkilenerek Müslüman olan değerli sporcu Jeff Monson ile Meclis’imizde bir araya geldik. İsrail’in zulmüne karşı adaletin ve insanlığın yanında yer alan iki değerli kardeşimize göstermiş oldukları cesur duruşları dolayısıyla yürekten teşekkür ediyorum. ‘Filistin’in bu zor zamanlarında kardeşlerimin yanında olabilmek için İslam’ı benimsedim’ diyerek yüreklerimizi fetheden Monson’ın, Müslüman olduktan sonra ilk cuma namazını Gazi Meclis’imizin içerisinde yer alan camide eda etmesini de oldukça anlamlı ve kıymetli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uygulanan ekonomik programla Türkiye, global piyasalarda yakından izleniyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin canlı olduğu Türkiye’de kredi notlarındaki artırımlar, gri listeden çıkış ve enflasyonda beklenen düşüşle, yüksek faiz oranları gibi etkenler fonlar ve yatırım bankalarının Türkiye’ye yönelik tavsiyelerini de değiştirdi.
AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ YATIRIM YAPTI
Avrupa’nın en önde gelen varlık yönetim şirketi Amundi, Türk şirketlerinin tahvil ve hisse senetlerine yatırım yaptığını açıkladı.
2,3 trilyon dolarlık fonun yöneticisi, Türkiye’nin piyasalarını güçlendirecek ekonomik normalleşme yolunda ilerlediğine inandığının söylerken, Türk tahvilleri Amundi’nin en beğendiği varlıklar arasında yer alıyor.
Amundi’nin Gelişmekte Olan Piyasalar Bölümünü yöneten Yerlan Syzdykov, Bloomberg’e Türkiye ekonomisi ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Bu biraz zaman alacak. Büyük bir patlama olmayacak. Ekonomi ekibi siyasi ve piyasa baskılarını oldukça iyi yönetiyor. Sabit getirili menkul kıymet ve hisse senetleri genelinde pozitif olmaktan mutluyuz” değerlendirmesini yaptı.
Amundi’nin borsada fırsat görerek portföyüne eklediği Türk hisseler şu şekilde görüldü:

Amundi’nin kararı sonrası ABD’nin devlerinden yatırım bankası yatırım bankası Bank of America (BofA) yeni paylaştığı raporda, Türkiye’nin politika değişikliklerine karşı en dirençli ülke olduğuna vurgu yaptı.
“Yeni ekonomik program kapsamında Türkiye ekonomisini yeniden dengeliyor, enflasyon düşüyor ve cari açık daha sürdürülebilir seviyelere iniyor” değerlendirmesini yapan BofA, Türkiye’nin ortodoks politikalara doğru kayışının, Gelişmekte Olan Piyasalar içinde çoğu küresel şoka karşı oldukça dirençli olabilecek kendine özgü bir hikaye yarattığını ifade etti.
“Bununla birlikte, bir enerji ithalatçısı olarak petrol fiyatlarına karşı hassasiyet devam etmektedir. ABD politikası seçimlerden sonra küresel petrol fiyatlarını düşürecek şekilde değişirse, hem enflasyon hem de cari işlemler hesabı olumlu etkilenebilir” tespitini yapan BofA, “Daha fazla küresel korumacılığa doğru bir kayma olması durumunda, ABD’nin ihracattaki payı sadece %6 olduğundan, Türkiye EM’ye kıyasla tarifelerdeki bir artıştan daha az etkilenecektir” dedi.
BofA, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliği anlaşması olduğunu ve bunun da bu bölgeden herhangi bir gümrük vergisi uygulanmasını engellemekte olduğunu vurguladı.
Çin’in sadece %1,2’lik payıyla Türkiye için büyük bir ihracat pazarı olmadığına işaret eden BofA, “Eğer korumacılık, Çin’e yakınlaşma eğiliminin hızlanmasına neden olursa, Türkiye, Asya’daki ihracat rakiplerine kıyasla bölgede jeopolitik bir avantaja sahip olduğu için aslında bundan fayda sağlayabilir” değerlendirmesini yaptı.
“Mevcut finansal istikrar programı kapsamında, Türkiye’nin orta vadede Doğrudan Yabancı Yatırım (DYY) almak için daha iyi bir konumda olacağını düşünüyoruz” diyen BofA, “Güçlü bir dolar Türk Lirası (TL) üzerinde baskı yaratabilir, ancak TCMB’nin mevcut döviz politikası ve yüksek rezerv birikimi göz önüne alındığında, bunu büyük bir risk olarak görmüyoruz” ifadelerini kullandı.
BofA, ABD’deki politika statükosunun devam etmesinin Türkiye’nin ekonomik görünümü açısından risk oluşturmayacağı görüşünde olduklarını vurguladı.
]]>ABD’de ekonomik aktivitenin endişe edildiği kadar güç kaybetmeden enflasyonist baskıların azalması, “yumuşak iniş” senaryolarının öne çıkmasını sağlarken, risk iştahını da besliyor.
ABD Merkez Bankasının (Fed) çarşamba günü politika faizini son kez yüzde 5,25-5,50 seviyesinde sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, politika metni, ekonomik projeksiyonlar ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarından alınacak sinyallerin varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalar Fed’in yılın geri kalanında 3 kez faiz indirimine gidebileceğini gösterirken, Fed’den alınacak sinyallerin yanı sıra cuma günü açıklanacak istihdam raporundaki verilerin bankanın faiz indirimi konusundaki soru işaretlerini azaltabileceği öngörülüyor.
Öte yandan, bu hafta bilanço sezonu da yoğun şekilde devam edecek. Apple, Microsoft, Amazon ve Meta Platforms gibi dev şirketlerin açıklayacağı finansal sonuçların hisse ve sektör bazlı oynaklığı artıracağı tahmin ediliyor.
Tahvil piyasaları yoğun haftaya alış ağırlıklı bir seyirle başlarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, şu sıralarda yüzde 4,18’e geriledi. Dolar endeksi de yüzde 0,1 azalışla 104,3 seviyesinde bulunuyor.
Altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,3 artışla 2 bin 393 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 1,2 yükselişle 80,7 dolardan başladı.
ABD seçimleri de yatırımcılar tarafından yakından takip edilirken, eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump, ABD’yi “gezegenin kripto başkenti ve dünyanın Bitcoin süper gücü” olmasını sağlamayı planladığını açıkladı.
Trump’ın açıklamalarının ardından kripto paralarda dalgalanmaların arttığı görülürken, şu sıralarda Bitcoin 69 bin 700 dolardan işlem görüyor.
New York Borsası’nda cuma günü Nasdaq endeksi yüzde 1,03, S&P 500 endeksi yüzde 1,11 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,64 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya da yükselişle başladı.
Avrupa’da bu hafta İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz kararının yanı sıra bölge genelinde açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
BoE’nin perşembe günkü toplantıda politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, politika metni ve BoE Başkanı Andrew Bailey’nin yapacağı sözle yönlendirmelerden alınacak sinyallerin gelecek dönemde atılacak adımlara ilişkin ipucu vermesi bekleniyor.
Bölgede ekonomik aktiviteye yönelik endişeler geçen hafta açıklanan verilerin ardından güçlenirken, bu hafta açıklanacak büyüme ve enflasyon verilerinin söz konusu endişeleri ne yönde etkileyeceği takip ediliyor.
Cuma günü İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,21, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,22, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,65 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,12 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya da yükselişle başladı.
New York borsasında cuma günü öne çıkan alış ağırlıklı seyrin haftanın ilk işlem gününde Asya pay piyasalarına taşındığı görülürken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) çarşamba günü açıklayacağı para politikası kararları yakından takip edilecek.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın politika faizini yüzde 70 ihtimalle sabit bırakacağı öngörülürken, yüzde 30 ihtimalle de 10 baz puan artırabileceği tahmin ediliyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,6, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,2, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,1 yükseldi.
Yurt içinde cuma günü dar bantta hareket eden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,18 artışla 10.891,42 puandan tamamladı.
Dolar/TL, cuma günü yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen altında 32,9456’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,9690 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD’de Dallas Fed imalat sanayi endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.800 ve 10.700 puanın destek, 10.900 ve 11.000 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
17.30 ABD, temmuz ayı Dallas Fed imalat sanayi endeksi
Hükümet ve Merkez Bankası (TCMB), geçen yılın Haziran ayından bu yana sıkı para politikası ve koordineli mali politika ile yıllardır süregelen alışılmışın dışındaki politikaları tersine çevirmeye çalışıyor.
Türkiye ziyareti sırasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dahil olmak üzere hükümet yetkilileriyle bir araya gelen Patrone, ekonomik programdan, para politikası ve maliye politikasının eş güdüm içinde yürütülmesinden ve iş dünyasının bu politikalara verdiği destekten “çok etkilendiğini” söyledi.
Geçen yılın Haziran ayından bu yana politika faizini yüzde 8.5’ten yüzde 50’ye yükselten TCMB, şu anda yüzde 71.6 olan enflasyonu yıl sonuna kadar %40’a düşürmeyi hedefliyor.
Patrone EBRD’nin İstanbul ofisinde Reuters’a yaptığı açıklamada, bu yıl enflasyonda düşüş beklentilerinin EBRD’nin ekonomi ekibinin hedefleriyle uyumlu olduğunu söyledi.
Bankacılıktan sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüten Patrone, “Bu yüzden gidişat kesinlikle doğru gibi görünüyor. Ve bunun sonucunda yatırımcıların Türkiye’ye güveni geri geliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mevcut ekonomi politikalarına yönelik fikrini değiştirme olasılığı sorulduğunda, Patrone alternatif bir yol olmadığını söyledi.
Patrone, “Yaptığımız görüşmelerde bunun (ekonomi planının) tamamlanacağı konusunda temkinli bir iyimserlik olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de alternatif yok ve yeni ekonomik planın sonuçlarını görmeye başladık” dedi.
EBRD geçen yıl meydana gelen depremlere karşılık başlatılan programlara ve yeşil enerji yatırımlar öncülüğünde Türkiye’ye 2.5 milyar euro, yani 2.71 milyar dolar ile rekor seviyede yatırım yapmıştı. EBRD bu yılın başından bu yana ise yaklaşık 1 milyar euro yatırım yaptı.
Patrone, EBRD’nin bu yıl Türkiye’ye yapacağı yatırımın büyük ihtimalle geçen yılki rekor seviyeye ulaşacağını ve depremlerle ilgili yatırımlar kapsamnda belediye düzeyi altyapıya odaklanacağını ve bölgedeki küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyeceğini söyledi.
Patrone, “Yatırım inceleme sürecimiz geçen yılki seviyeye ulaşacağımız konusunda bize güven verecek kadar geniş çaplı. Doğru yoldayız” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, geçen yılki depremden etkilenen bölgeye yönelik 500 milyon euro değerinde finansman için EBRD ile Mart ayında mutabakat zaptı imzalamıştı. EBRD, depremden etkilenen bölgeye iki yıl içinde 1.5 milyar euroya kadar yatırım yapma taahhüdünde bulunmuştu.
Ekonomi yönetimi, doğrudan yabancı yatırım çekmeyi ve yatırımları, üretimi ve ihracatı artırarak ekonomik büyümenin yapısını değiştirmeyi hedeflediğini ve aynı zamanda enflasyonu düşürme çabalarını sürdürdüğünü dile getiriyor.
Patrone, “Yatırımcılar yeniden Türkiye’ye güvenmeye başlıyor. Bu, portföy yatırımcıları ve aynı zamanda doğrudan yabancı yatırımlar için geçerli” dedi ve 12-18 ay öncesine göre Türkiye’ye daha fazla doğrudan yabancı yatırımcı ilgisi gözlemlediğini belirtti.
Patrone, “İleride de muhtemelen devam edecek. 2025’te ne olacağını görelim ancak 2025’in sonuna doğru doğrudan yabancı yatırımcı ilgisinin ivme kazanacağını düşünüyorum” dedi.
Patrone, Türkiye’nin tasarruf amaçlı uyguladığı politikaların kamu-özel işbirliği projelerini etkilediğini ama altyapı projelerinin devam etmesi gerektiğini söyledi.
Kamuda araç ve bina kullanımından hangi yatırımların önceliklendirileceğine kadar birçok alanda tasarruf ve verimlilik artışı öngören adımlar Mayıs’ta ayında açıklanmıştı.
Patrone, “Mali yükü azaltılmak isteniyor ama ülkedeki altyapı projelerinin devam etmesi gerektiği de kabul ediliyor… Kesinlikle değişiklikler olacak. Ancak gidişatta büyük çaplı değişiklikler beklemiyorum” dedi.
]]>Türkiye’nin geçen yıldan itibaren makro ekonomi politikalarındaki değişimi başlatarak çok iyi bir adım attığını söyleyen Wietoska, bu değişimin yerel seçimlerde de sürdürülmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
Wietoska, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yerel seçimlerden önce politika faizindeki 500 baz puanlık artışının “güçlü bir mesaj ve oyun değiştirici” olduğunu ifade ederek, “Bu adımın ardından bir U dönüşü oldu diyebiliriz. Yurt içi yatırımcılar ve yabancılar lirada bir devalüasyon bekliyordu ancak TCMB faiz artırımıyla para biriminde bir başka keskin değer kaybının stratejisinin bir parçası olmadığını açık şekilde ortaya koydu.” diye konuştu.
Yatırımcılarla iletişimin açık ve net olmasının da ileriye dönük politikalara olan güveni artırdığını söyleyen Wietoska, TCMB’nin önünde bir takım zorluklar bulunduğunu ancak bu sorunları aşabilecek gerekli çerçevenin bulunduğunu aktardı.
Wietoska, son aylarda Türkiye’ye ilişkin algının oldukça olumlu olduğunu, net rezervlerin 10 milyar doları aştığını ve uluslararası rezervlerin 150 milyar dolar seviyesine yaklaştığını anımsattı.
POLİTİKA FAİZİNDE 500 BAZ PUAN İNDİRİM BEKLENTİSİ
Enflasyonun zirveyi gördüğüne dikkati çeken Wietoska, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ekonominin dengelenmesi açısından ilk aşama başarıyla tamamlandı. Şimdi ikinci aşama başlıyor. Enflasyon zirvenin ardından düşüşe geçiyor ve güçlü bir dezenflasyon süreci bekliyoruz. Yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 40 seviyesine gerileyeceğini öngörüyoruz. Bundan sonra ikinci aşamada enflasyonu yüzde 20’ye düşürmek asıl soru işareti olacak. Ayrıca, büyüme de yavaşlıyor ve büyüme yavaşladığında TCMB’nin reaksiyonu da önemli olacak.”
Wietoska, büyüme yavaşladığında ve enflasyon gerilediğinde faiz indirimi için doğru zaman olacağını belirterek, “Bu yıl kasım ve aralık olmak üzere 500 baz puan faiz indirimi öngörüyoruz. Bu baz senaryomuz ve gevşeme gelecek yılın başlarında da sürecektir.” dedi.
TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu sürdürmesinin önemli olduğunu kaydeden Wietoska, “Kolay olmayacak ama daha önce dünyada yüzde 75 enflasyonu olan hiçbir ülke resesyona girmeden enflasyonu düşürmedi. Türkiye resesyona girmeden ekonomisini dengelemeyi başarabilirse eşsiz bir örnek olacak ki Türkiye’nin bunda başarılı olacağı konusunda oldukça iyimseriz. Ancak yarı yolda politika hataları olmamalı.” diye konuştu.
Yıl sonu dolar/TL beklentilerinin ise 37 olduğunu kaydeden Wietoska, TL’de reel anlamda değer kazancı öngördüklerini söyledi.
TL TAHVİLLERE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE GİRİŞ OLABİLİR
Uluslararası yatırımcıların Türkiye algısındaki değişimi de değerlendiren Wietoska, “carry trade” ve yabancı para cinsinden ticarete ilginin oldukça yüksek olduğunu ve son 6 ayda bu alanda Türkiye ile ilgilenmeyen yatırımcı neredeyse olmadığını söyledi.
Wietoska, ancak asıl önemli noktanın Türk lirası cinsinden tahvillere yatırım olduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Burada da bakış açısında büyük bir değişiklik söz konusu. Yabancılar tahviller konusunda oldukça heyecanlı. Kısa süre önce uluslararası yatırımcılarla bir toplantıdaydım ve Türkiye en gözde ülkelerden biriydi. Yatırımcılar sabit gelir ticaretine girmekle çok daha fazla ilgileniyorlar. Henüz yolun başındayız ancak son 8 haftada (Türk lirası cinsinden tahvillere) 8,5 milyar dolarlık giriş gördük. Bu rakam yıl sonuna kadar 20 milyar dolara kadar çıkabilir. Yani bu yılın sonuna kadar en az 10-15 milyar dolarlık daha tahvil girişi için imkan var. Önümüzdeki yıl bu rakam daha da artabilir ve mevcut yaklaşık 10 milyar dolara kıyasla toplamda 30-40 milyar dolara ulaşabilir.”
Deutsche Bank ekonomistleri, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,5 büyümesini bekliyor.
Yılmaz açıklamasında şu sözlere yer verdi:
Geçen yıl Orta Vadeli Program (OVP) hazırlık sürecinde; çalışan ve işveren kesim temsilcileri ile yaptığımız istişarelerde, üzerinde uzlaşılan önerilerden biri, vergi adaletini güçlendirecek şekilde doğrudan vergilerin payının artırılması olmuştu.
2023 Eylül ayında ilan ettiğimiz OVP’de bu politikayı resmi dokümanımıza dahil ettik ve kamuoyu ile paylaştık.
Bir süredir hazırlıkları yapılan, etki analizleri tamamlandıktan sonra Meclis’imizin takdirine sunulacak olan vergi düzenleme taslakları, esas itibarıyla bu politikayı yansıtmaktadır.
“ÇEŞİTLİ ALTERNATİFLER DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR”
Teknik çalışmalarda doğal olarak çeşitli alternatifler değerlendirilmektedir. Çalışmalar tamamlanıp resmi bir teklif niteliği kazanmadan yapılacak yorumlar, spekülasyondan öteye geçmeyecektir. Bu çerçevede, kaynağı şeffaf olmayan haberlere ve yetkili kişi ve kurumlar dışında yapılan paylaşımlara itibar edilmemelidir.
Etki değerlendirmede temel çerçevemiz; vergide adaleti artırırken enflasyonist yan etki oluşturmamak, gelir dağılımını gözetmek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı korumaktır.
Harcama ve gelir tedbirleriyle mali dengelerde sağlanacak iyileşme, Haziran ayı ile başlayacak dezenflasyon dönemini destekleyecek, yıllık bazda trilyon Türk Lirası düzeyinde seyreden deprem harcamaları başta olmak üzere, kamu harcamalarını sağlıklı kaynaklarla finanse etme imkanı sunacaktır. Böylece, kamunun borçlanma ihtiyacı ve faiz giderleri de azaltılmış olacaktır.
Bütçe açığının milli gelire oranı geçen yıl ortalarında 2023 yılı için yüzde 10 civarında tahmin edilirken, aldığımız tedbirler ile gerçekleşme yüzde 5,2 olmuştu. Geçici nitelikte olan deprem harcamaları hariç bütçe açığı oranı ise yüzde 1,6 olarak gerçekleşmişti. 2024 yılı başında milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak öngördüğümüz bütçe açığının, yıl sonunda geçen yılki orana yakın düzeylerde gerçekleşmesini bekliyoruz. 2025 yılında ise deprem harcamalarının azaldığı döneme girilecek, bütçe açığımız çok daha düşük seviyelere gerileyecektir.
“DIŞ DENGEMİZİ İYİLEŞTİRİYORUZ”
12 aylık mal ihracatımız 260 milyar doları aşarken, yıl sonunda 60 milyar dolara ulaşmasını hedeflediğimiz turizm geliri başta olmak üzere hizmet ihracatımız artmaya devam ediyor. Geçen yıl milli gelire oranla yüzde 4 olan cari açık için 2024 beklentimiz yüzde 2-2,5 seviyelerinde. Dış finansa erişim imkanı ve döviz kurunda istikrar artarken, döviz ihtiyacımız azalıyor.
Nisan ayında yüzde 8,5’a inen işsizlik oranımız, Aralık 2012 sonrası en düşük seviyede. 2024 ilk çeyrekte yüzde 5,7 olan büyümede, programımız ile uyumlu olarak tüketimin katkısı azalırken, dış talebin pozitif katkı verdiği daha dengeli bir yapı oluşmaktadır.
Dinamik planlama yaklaşımıyla bu yılın Eylül ayında güncelleyeceğimiz OVP’de temel politika çerçevemiz ve yaklaşımımız korunacak, rakamsal değerler ve tahminler ise dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeler ışığında yeniden şekillendirilecektir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da teknik çalışmaların yanı sıra, katılımcı bir anlayışla ilgili tüm tarafların görüş ve önerileri değerlendirilecektir.
Büyüme, ihracat ve istihdam artışı sürdürülürken, bütçe açığının ve cari açığın düştüğü, rezervlerin ve risk göstergelerinin iyileştiği sağlam bir zeminde; Haziran ayından başlamak üzere aylık ve yıllık enflasyon oranlarında belirgin düşüş göreceğiz. Temmuz-Eylül döneminde baz etkisinin de katkısıyla enflasyon oranında düşüşün hızlanmasını ve yıl sonunda oranın Merkez Bankası tahminlerine yaklaşmasını bekliyoruz. 2025 yılında yüzde 20’nin altında, 2026’da ise tek haneli enflasyon için kararlı ve koordineli bir şekilde programımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Para politikalarının yanı sıra, maliye politikaları ve yapısal reformlarla hedeflerimize ulaşacağız.
“REFORM TEDBİRLERİNİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
OVP’de ilan ettiğimiz yedi öncelikli başlık altında 81 reform tedbirini ilgili kurumlarımızla birlikte yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenlemelerin 20 tanesi ilk çeyrek itibarıyla tamamlanmıştır.
Enflasyon oranını düşürdüğümüz ortamda, istikrar içinde ve kapsayıcı büyüme yaklaşımı ile temel amacımız; yeşil ve dijital dönüşümü esas alan kalkınma stratejisi ile yatırımları desteklemek, verimliliği artıran yapısal reformları sürdürmek, teknolojik atılımlar ile rekabet gücümüzü yükselterek ihracatımızı geliştirmek, oluşacak kalıcı refah artışını ise geniş sosyal kesimlere yansıtmaktır.
İzlediğimiz politikaların oluşturacağı ‘mali alanı’ öncelikli olarak nitelikli yatırımlar ile reel ekonomiyi güçlendirmek ve kalıcı sosyal refahı artırmak üzere değerlendireceğiz.
Hiçbir vizyon, plan ve program ortaya koymadan, altı boş ve aldatıcı popülist söylemler ile hareket edenlerin çözüm adresi olmadığını, ülkemizin tarihi tecrübesinden ve dünya örneklerinden gayet iyi biliyoruz. Programımızın olumlu etkilerinin daha belirgin şekilde ortaya çıkması bu söylemleri de zayıflatacaktır.
“YAPICI HER ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ”
Gerçekçi ve güvenilir bir politikalar setinden bahsetmenin asgari şartı, ‘ne yapacağınız’ kadar ‘nasıl yapacağınızı’ da ortaya koymaktır. Ülkemizde genel siyaset tarzının bu yönde gelişmesi samimi temennimizdir. Yapıcı her eleştiriye ve öneriye açık olduğumuzun da bilinmesini isteriz.
Dünyada ekonomik aktivitenin tarihsel ortalamaların altında seyrettiği, bölgemizde jeopolitik birçok olumsuzluğun yaşandığı, tarihimizin en büyük afetinin yaralarının sarıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu şartlara rağmen sağlayacağımız başarı, ülkemizi uluslararası arenada farklı bir lige taşıyacaktır.
Ülkemiz için altın değerinde olan seçimsiz dört yıllık süre, siyasi ve sosyal sahiplenme ile birleştiğinde, tarihi bir fırsat penceresi oluşturmaktadır.
Tüm çabamız, Sayın Cumhurbaşkanımızın tecrübeli ve dirayetli liderliğinde, siyasi istikrar ve güven ortamında, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye Yüzyılı’nda ülkemiz ve milletimiz için daha müreffeh ve güçlü yarınlar inşa etmektir.
]]>İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından, enflasyondaki düşüşü “harika bir haber” olarak değerlendirdi ve 4 Temmuz’daki seçimleri İşçi Partisi’nin kazanması halinde enflasyonun yeniden yükselebileceğini söyledi.
İngiltere’deki enflasyonun Almanya, Fransa ve ABD’den daha düşük seviyede olduğunu dile getiren Sunak, “Başbakan olduğumda yüzde 11 olan enflasyona karşı kararlı adım attık. Planımıza sadık kaldık ve şimdi ekonomi önemli bir aşama kaydetti. Bu ilerlemeyi İşçi Partisi ile riske atmayalım.” ifadelerini kullandı.
Enflasyondaki gerileme iyi bir gelişme olarak değerlendirilse de ekonomistlere göre BoE’nin politika faizini indirmesi için yeterli değil. BoE’nin para politikası kararları açısından yakından takip ettiği hizmet sektörü enflasyonunun mayısta yıllık bazda yüzde 5,7 ile yapışkan kalmaya devam etmesi nedeniyle BoE’nin yarınki toplantısında faiz indirimini pas geçmesi bekleniyor.
Ekonomistler, BoE’nin bu yıl ilk faiz indirimini ağustosta yapacağını öngörüyor.
ING Gelişmiş Piyasalar Ekonomisti James Smith, İngiltere’de dezenflasyon sürecinin sonuna yaklaşıldığını belirterek, manşet enflasyondaki düşüşe rağmen diğer alanlarda daha az ilerleme görüldüğünü ve bu nedenle yıl sonuna doğru enflasyonun yeniden yüzde 2,5’e yaklaşabileceğini ifade etti.
BoE için önemli olan hizmet sektörü enflasyonunun iki aydır üst üste beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini dile getiren Smith, “Hizmet enflasyonu yüzde 5,7 ve BoE’nin mayıs için öngördüğü seviyeden yüzde 0,4 daha yüksek. Bu da BoE’nin yarın politika faizini sabit tutmaya devam edeceğini teyit ediyor ancak ağustos için faiz indirimine ilişkin beklentileri değiştirmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Varlık yönetim şirketi abrdn Başekonomist Yardımcısı Luke Bartholomew manşet enflasyondaki düşüşün beklentiler dahilinde olduğunu ifade ederek, “Şimdi asıl soru, ekonomideki temel enflasyon baskılarının orta vadede yüzde 2 civarında kalması için tutarlı olup olmadığı ve baz etkisiyle enflasyonun tekrar yükselmeye başlayıp başlamayacağı. Bu açıdan, son dönemde ücret artışının gücünü yansıtan hizmet enflasyonunda hala kalıcı bir yapışkanlık olduğuna ilişkin kanıtlar var. Bu nedenle, yarın bir faiz indirimi hala çok düşük bir ihtimal. Ancak bankanın yarınki iletişiminin ağustosta bir indirim için yol belirleyeceğini düşünüyoruz ki bu da artık giderek daha olası görünüyor.” ifadelerini kullandı.
İngiltere’nin en eski bağımsız ekonomik araştırma enstitüsü Ulusal Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü (NIESR) Ekonomisti Paula Bejarano Carbo da haziran verilerinde enflasyonda yenide yukarı yönlü hareket görülebileceğini aktardı.
Bugünkü verilere göre çekirdek enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiğini belirten Carbo, “Bu yüzden, enflasyondaki artış beklenenden de keskin olabilir. Sonuç olarak, BoE’nin önümüzdeki toplantısında bu endişeyi dikkate alacağını ve politika faizini sabit tutacağını öngörüyoruz.” dedi.
Bank of America (BofA) ekonomistleri de hafta başında yayımladıkları notta, BoE Para Politikası Kurulunun 7’ye 2 olacak şekilde politika faizini sabit tutmak için görüş bildirmesini beklediklerini belirtmişti.
Ücret artışlarının güçlü kalmaya devam etmesine bağlı olarak BoE’nin ilk faiz indirimine ağustosta gitmesini bekleyen BofA ekonomistleri, “Faiz indirimine daha geç bir başlangıç için de riskler mevcut. Yakın vadeli patika, muhtemelen para politikasındaki kısıtlamanın temkinli şekilde azaltılmasını yansıtacak.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Fatih Karahan, Kur korumalı hesaplarda düşüş sürerken, nisan ayından itibaren yabancı para mevduat hesaplarında kayda değer bir gerileme gözlendi.
Türk lirası mevduat faizlerinin seviyesi tasarrufları teşvik ederek Türk lirasına olan ilgiliyi artırıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Finansal İstikrar Raporu’nu yayımlandı. Rapordan, Merkez Bankası’nın, TL likiditesini yönetmek ve parasal aktarımı güçlendirmeye yönelik uygulamaları devreye alarak esas araç olan politika faizinin etkinliğini artırmayı amaçladığı belirtildi.
Sıkı para politikasını destekleyen bu uygulamalar sonucunda politika faizinden kredi ve mevduat faizlerine aktarımın güçlendiği ve finansal koşullardaki sıkılık düzeyinin arttığı ifade edildi.
Raporda, “Ayrıca enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerine kıyasla mevduat faizlerinin geldiği seviye TL finansal varlıkların cazibesini artırmıştır. Finansal koşullardaki sıkılaşmanın, dolarizasyonun azalmasına katkı sağlaması, tüketim yerine tasarrufun özendirilerek enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde olumlu etki yaratması beklenmektedir” denildi.
“Finansal istikrarı sürdürecek adımları atılmaya devam edeceğiz”
TCMB Başkanı Fatih Karahan, önümüzdeki dönemde piyasa mekanizmasının etkinliğini artıracak ve makro finansal istikrarı sürdürecek adımların atılmaya devam edileceğini söyledi.
Başka Karahan, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak finansal istikrara ilişkin tüm gelişmeleri yakından takip etmekte ve Finansal İstikrar Raporumuzun bu sayısı ile son gelişmeleri özetleyerek kamuoyu ile paylaşmaktayız. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulamakta olduğumuz sıkı para politikasına ek olarak parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla aldığımız makroihtiyati önlemler de finansal koşulların sıkılaşmasına katkı vermektedir. Makroihtiyati çerçevenin sadeleştirilmesi kapsamında menkul kıymet tesisi uygulamasını yürürlükten kaldırırken, kur korumalı mevduattan kademeli çıkış politikamızı sürdürmekteyiz. “ dedi.
Önümüzdeki dönemde de piyasa mekanizmasının etkinliğini artıracak ve makro finansal istikrarı sürdürecek adımların atılmaya devam edileceğini ifade eden Kahan, şunları söyledi:
“Sıkı para politikası duruşumuz ve makroihtiyati politikalar finansal piyasalara hızlı ve etkili bir şekilde yansımaktadır. Türk lirası kredi faizlerinin geldiği seviye iç talepteki dengelenme sürecine katkı verirken, yabancı para kredilerde son dönemde büyüme göze çarpmaktadır. Yabancı para kredilerin gelecek seyrinin finansal sistemde oluşturabileceği riskleri azaltmak amacıyla bu kredileri de büyüme sınırı düzenlemesine dâhil ettik.
Türk lirası mevduat faizlerinin seviyesi tasarrufları teşvik ederek Türk lirasına olan ilgiyi artırmaktadır. Bunun bir yansıması olarak kur korumalı hesaplarda düşüş sürerken, nisan ayından itibaren yabancı para mevduat hesaplarında kayda değer bir gerileme gözlenmiştir. Bu gelişmeler sonucunda, mevduat kompozisyonunda Türk lirasının payı önemli ölçüde artmıştır.
Bu süreçte politikalara artan güven ve olumlu beklentilerle birlikte ülke risk priminde de belirgin bir iyileşme kaydedilmiştir. Reel sektör ve bankacılık sektörü vadesi gelen dış borçlarını yüksek oranlarda yenilemiştir. Finansal koşullardaki sıkılaşmanın bankacılık sisteminin aktif kalitesine yansıması ise sınırlı olmuştur. Bankacılık sisteminin güçlü likidite ve sermaye yapısı, finansal istikrarın sürmesine katkı sağlamaya devam edecektir.
Finansal istikrara ilişkin güncel görünüm ve risklere yönelik hazırlanan analiz ve değerlendirmelerin yer aldığı Finansal İstikrar Raporumuzun 38’inci sayısının tüm okuyucular için faydalı olmasını dilerim”
]]>TÜRKİYE İÇİN AĞIZ BİRLĞİ YAPTILAR
ABD merkezli bankacılık devleri Citi ve Bank of America (BofA), Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ünlü İngiliz ekonomist Timothy Ash de iki bankaya benzer bir yorumda bulundu
Citi tarafından yayımlanan raporda, Türk yetkililerin tutumlarının para politikasında normalleşmeye doğru değişmesinin Türk varlıklarına ilgiyi canlandırdığı kaydedildi.
Türk piyasalarının rönesansın eşiğinde olduğu belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:
“Yurt içi piyasalara sıfıra yakın yabancı girişinin yaşandığı son birkaç yılın ardından Türkiye’ye yönelik yatırımcı ilgisinin artması üzerine varlık sınıfları genelinde görüşümüzü paylaşıyoruz. Türk lirası ve Türk tahvillerinin performansı genel olarak TCMB’nin dezenflasyon ve ters dolarizasyon için çok önemli olan beklentileri yeniden çıpalama başarısına, geleneksel olmayan, alışılmamış regülasyon önlemlerinin sona erdirilmesine yönelik net bir stratejiye, dezenflasyon süreci ve cari denge düzenlemeleri için gerekecek güvenilir bir mali konsolidasyona bağlı.”
Politika yapıcıların bu alanlardaki başarılarının makroekonomik görünürlüğün iyileştirilmesi, yatırımcı duyarlılığının desteklenmesi ve canlandırılması ile çok ihtiyaç duyulan yüksek kaliteli sermaye akışının çekilmesi için odak noktası olacağı aktarılan raporda, TCMB’nin doğru politika patikasında olduğu ve para politikasının piyasalar tarafında fiyatlanana göre daha uzun ve daha sıkı kalabileceği belirtildi.
Raporda, Türk varlıklarındaki yüksek primin, getirinin ve kalitenin kendisini açık bir şekilde yurt içi tarafta gösterdiği vurgulandı.
“KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI, DEĞERLENDİRMELERİNDE POLİTİKA NORMALLEŞMESİNİ VE TEMEL İYİLEŞMELERİ YANSITIYOR”
Türkiye’nin kredi notunun “BB-” olan ülkelere yaklaşmaya başladığı bildirilen raporda, bütün kredi derecelendirme kuruluşlarının, değerlendirmelerinde politika normalleşmesini ve temel iyileşmeleri yansıttığının görüldüğü vurgulandı.
Yaklaşan kredi notu gözden geçirmelerinde bir miktar yukarı yönlü baskı olabileceği belirtilen raporda, devlet tahvili ihracının tarihi ortalamayla aynı çizgide kalması ve bu yıl yaklaşık 5 milyar dolarlık bir arzın gelmesinin beklendiği bildirildi.
Raporda ayrıca, “Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerdeki şirketlere göre tarihsel olarak üstün performansı göz önüne alındığında, Türk şirketlerinin kredileri konusunda yapıcı olmamak zordur.” ifadesine yer verildi.

TL’DE UZUN POZİSYON TAVSİYESİ
Bank of America (BofA) da yüksek carry getirisi, cari dengede mevsimsel pozitif görünüm, sıkı parasal koşullar ve rezervlerdeki artışa dikkat çekerek Türk Lirası’nda uzun pozisyon tavsiyesinde bulundu.
BofA, Dolar/TL tahmininin forwardların ima ettiği patikadan daha düşük olduğunu belitti.

TİMOTHY ASH’TEN TÜRK EKONOMİSİNE ÖVGÜ
Öte yandan Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri yakından izleyen ve anlık değerlendirmelerini sosyal medya hesabından paylaşayan İngiliz ekonomist Timothy Ash, piyasaların Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in planını satın aldığını ifade etti. Ash, Bakan Şimşek’i ”rönesans adamı” olarak tanımladı.
Gelişmekte olan ülkelerin piyasalarını takip eden İngiliz ekonomist Timothy Ash, Türkiye ekonomisine ilişkin görüşlerini paylaşmayı sürdürüyor.
Ash, X (Twitter) hesabından bugün dikkat çeken mesajlar paylaştı. Türkiye’de verimli piyasa döngüsünün görüldüğünü ifade eden Ash, ”Piyasalar Şimşek’in planını satın alıyor. Portföy girişleri sağlıyor, TL’yi destekliyor, dezenflasyon sürecine yardımcı oluyor, rezerv birikimi sağlıyor, güven oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Timothy Ash, uluslararası bankaların Türkiye’ye yönelik görüşlerindeki değişimi ise “olağanüstü” olarak nitelendirirken CITI, Bank of Amerika, JP Morgan ve Goldman Sachs’ın inanılmaz derecede olumlu görüşler ortaya koyduğunu ifade etti.
Ash, ”Citi, Türk piyasaları için ‘rönesans’ anından bahsediyor. Bir yıl önce Türkiye yatırım yapılamaz olarak görülüyordu” ifadelerini kullanırken, Bakan Şimşek’, ‘rönesans adamı’ olarak tanımladı.
]]>TCMB’den yapılan açıklamaya göre nisan ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin sınırlı bir zayıflama kaydedildi. Yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi talepte ilk çeyreğe kıyasla yavaşlamaya işaret etti.
FAZLA LİKİDİTE İÇİN İLAVE TEDBİR MESAJI
Para Politikası Kurulu’nda ana gündem maddesinin Türk Lirası likidite bolluğu olması bekleniyordu. Piyasadaki likidite fazlası nedeniyle mevduat faizleri düşüşe geçmişti. Ekonomistler, TCMB’nin likidite ile ilgili bir adım atabileceğini ifade ediyordu.
TCMB’nin açıklamasında yurt içi ve yurt dışı yerleşiklerin Türk Lirası finansal varlıklara talebiyle oluşan likidite fazlasının ilave tedbirlerle sterilize edileceği belirtildi.
“ENFLASYONİST BASKILAR CANLI”
TCMB’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Nisan ayında aylık enflasyonun ana eğilimi sınırlı bir zayıflama kaydetmiştir. Yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi talepte ilk çeyreğe kıyasla yavaşlamaya işaret etmiştir. Bununla birlikte, tüketim malı ithalatı nisan ayında artarak cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi sınırlamıştır. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.
“DEZENFLASYON İKİNCİ YARIDA TESİS EDİLECEK”
Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon yılın ikinci yarısında tesis edilecektir.
“EK ADIMLAR ATILACAK”
Makroihtiyati çerçevede sadeleşme ve piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırma amacı kapsamında, menkul kıymet tesisi uygulaması sonlandırılmıştır. Son dönem kredi büyümesi ve mevduat gelişmeleri göz önünde bulundurularak, makro finansal istikrarı koruyacak ve parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek ek adımlar atılacaktır. Yurt içi ve yurt dışı yerleşiklerin Türk lirası finansal varlıklara talebiyle oluşan likidite fazlası ilave tedbirlerle sterilize edilecektir.
“TÜM ARAÇLAR KULLANILACAK”
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.
Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”
]]>Vatandaşların casusluğa karşı tedbirli olmasının önemine değinen Tunca Bengin, istihbarat faaliyetlerinin Hollywood filmlerindeki gibi algılanmaması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’nin ekonomiden sağlığa iç politikadan dış politikaya birçok alanda hedefte olduğuna değinen Bengin, psikolojik algı operasyonlarıyla gerçekleştirilen etki ajanlığı tehlikesine de dikkat çekti.

Bengin yazısında şu ifadelerde bulundu:
“İstihbarat faaliyetleri dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda en çok konuşulan, tartışılan konular arasında. Hatta başında. Nitekim Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), daha birkaç gün önce “Casusluk nedir?” başlığıyla yayınladığı video ile vatandaşları casusluk faaliyetlerine karşı uyardı. İstihbaratın çok geniş bir hedef kitlesi, çok yönlü çalışma kolları ve çok boyutlu hedefleri bulunduğuna dikkat çekti. Yani gizli servisler, istihbarat denildiğinde sadece dar kapsamlı güvenlik eksenli bakışlarla değerlendirilip, casuslar arası savaş, operasyonlar ve terör, yıkıcı faaliyetlere karşı bir Hollywood filmi görüntüsü gibi anlaşılmaması, gerektiğine. Zira istihbarat, bir devletin, toplumun temel güvenliğinin korunması ekonomiden sağlığa iç politikadan dış politikaya, ondan sonra sosyal hayattaki ortaya çıkan risklere kadar her alanı ilgilendiren, her alandaki zafiyetleri önceden haber alarak, değerlendirerek politikacıya politika üretiminde yardımcı olan bir faaliyet etkinliği ya da meslek. Özellikle 1990 sonrası teknolojik gelişmelerle birlikte dijital platformlarda oluşan müthiş veri altyapıları, paylaşım ağları da CIA ve MOSSAD başta bütün gizli servislerin iştahını kabartmış durumda. Ya da servislerdeki uzmanlar teşkilattan ayrıldıktan sonra bu veri tabanı üzerinden hedefledikleri kişilerin bilgilerini kullanıyor ve satıyor. Dolayısıyla Türkiye olarak başta güvenlik, terör herkesin her konuda teyakkuz durumu şart. Niyesi malum:
Savunma sanayiinde gelinen nokta nedeniyle dünyanın gözü Türkiye’de… Özellikle İHA, SİHA’lar ile muharip araç gereçler, silahlar, mühimmatların sahada gösterdiği üstün başarı ve Milli Muharip Uçağımız KAAN, uluslararası güçlerin dikkatini çekmiş durumda. Bu bağlamda yapılan övgüler ve İHA-SİHA’lar başta olmak üzere gelen silah talepleri de malum. Gerçekleştirilen hamleler silah sanayiinde dışa bağımlılığımızı azaltırken, Türkiye’yi dünya piyasalarında söz sahibi de yaptı. Tabii bu aynı zamanda teknoloji ve ticari olmak üzere iki farklı casusluğun daha radarına girme anlamına da geliyor. Ki bunun örnekleri de MİT ve Emniyet’in ortaklığında gerçekleşen birçok operasyonla ortaya çıkarıldı. Türkiye’nin geliştirdiği, geliştireceği projelerle ilgili bilgi sızdırma amacıyla birçok ülkenin gizli servisleri, yabancı şirketlerin elemanları “derin” bağlantılar ve hesaplar peşinde. Sadece güvenlik nedeniyle değil, pazardan pay kapmak, sizi pazara sokmamak için de… Nasılını istihbaratçılar şöyle anlatıyor:
“İstihbarat servisleri gidip doğrudan bir şey yapmazlar. Kendilerine özgü bir bilgi kaynağı ağı yaratırlar. Bir yerde ofis kurarlar, yerli halktan çok sayıda haber kaynağı kullanılır. Bunlar savunma sanayii teşkilatlarında, özel sektörde, üniversitelerde de olabilir. Bunların bir kısmı parayla, bir kısmı kadınla ilgilidir ya da kumarla ilgilidir adama şantaj yapılır. Çocuğu başka yerde okuyordur ondan dolayı şantaj yapılır. Aklınıza gelebilecek her şey yapılabilir.”
Bir de etki ajanlığı meselesi var. Sizin içinizden ya da sizden gibi görünen ama aslında karşı tarafa hizmet edip sizi arkadan vurmaya çalışanların yürüttüğü psikolojik algı operasyonları yani. Bunlar da siyasetten iş dünyasına, hukuktan sanat camiasına, medyadan akademisyenlere veya sivil toplum örgütlerine kadar hemen her yerde olası… Bağlı oldukları istihbarat servisleri ya da uluslararası şirketlerden gelen talimatla istenilen algıyı oluşturup, gerekli propagandayı yapmak adına… Onun için de istihbaratçıların anlatımıyla “derin” faaliyetlerde esas tehlikeli olanlar “klasik istihbarat ajanları” değil, hemen her yere sızan veya devşirilen bu gibi etki ajanları. Hedef ülke ve toplumda yarattığı tahribatlar nedeniyle. Ki bu bağlamda Türkiye’de siyasetten ekonomiye ve sosyal yaşama dönük fazlasıyla etki faaliyeti iddiası ve tartışması söz konusu. Hatta savcılık iddianamelerine yansıyan örnekler de var…
Dolayısıyla ülkenin menfaatleri, birliği, bütünlüğü için herkes dikkatli ve uyanık olmak zorunda… MİT’in uyarısında olduğu gibi tanımadığımız kişilerin yönelttiği irdeleyici, şüpheli ve hassas içerikli sorulara cevap vermeden önce soruyu soranın kim olduğunun sorgulanması kritik önemde… Kısacası istihbarat zaaf kaldırmaz…”
Bakan Göktaş, Macaristan ve Türkiye açısından toplumun temeli olan ailenin, ‘alternatifi olmayan bir kurum’ olduğunun altını çizerek, “Aile, geçmişten bugüne kurulan önemli bir köprüdür. Zengin bir tarihi ve kültürel geçmişe sahip olan ülkelerimiz, geleneksel aile değerlerine ve nesiller arası bağlara büyük önem vermektedir.
Bu anlamda aile, yeni kuşaklara kültürel kimliğin ve değerlerin kazandırılmasında önemli bir misyonu yerine getirmektedir. Bu sebeple, her iki ülke de güçlü ve dirençli aileleri teşvik etme konusunda büyük bir kararlılığa sahiptir. Bugün hızla değişen dünyanın aileyi bir dizi tehlikelerle ve zorluklarla karşı karşıya bıraktığının farkındayız.
Aile demografisindeki değişim ve dijitalleşme, bunların başında gelmektedir. Evlenme, boşanma ve azalan doğum oranları, nüfusun giderek yaşlanması aile yapılarını yeniden şekillendirmekte, sosyal ve ekonomik politikaları etkilemektedir. Diğer taraftan dijitalleşmeyle beraber mahremiyet algısı giderek değişmektedir. Umuyorum, bugünkü toplantımız ülkelerimizin aile yapısına ilişkin güzel kararların ortaya çıkmasına vesile olur” ifadelerini kullandı.
Bakanlık olarak aile yapısını güçlendirecek sosyal politika ve hizmetleri sağlam temellere inşa etmek için çalıştıklarını vurgulayan Bakan Göktaş, ‘Güçlü Kadın’, ‘Güçlü Aile’, ‘Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet yürüttüklerini söyleyerek, “Bu kapsamda bizlere önemli bir rehber olacak 8’inci Aile Şurası’nın kararlarını bu hafta içinde milletimizle paylaşacağız. Şura kararlarını destekleyecek, ‘Ailenin Güçlenmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planını’ da 15 Mayıs’ta kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.
‘1,8 MİLYON GENCİMİZE EĞİTİM VERDİK’
Aile yapısının sağlamlığının, toplum için denge ve güven unsuru olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, 6 Şubat’taki deprem felaketinden etkilenen tüm aile bireyleri için psikososyal destek çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini belirterek, aileyi tehdit eden sorunlardan birinin de bağımlılık olduğunu vurgulayıp şöyle konuştu:
“Bu kapsamda bugüne kadar 1,4 milyon kişiye eğitim vererek bağımlılıkla mücadelede ailelere destek oluyoruz. Politikalarımızın güçlü bir uygulaması olan Aile Sosyal Destek Programı’yla ihtiyaçları sahada tespit ediyoruz. Bu kapsamda 7,4 milyon haneye ulaştık. Ayrıca aile içi iletişimi geliştirmek amacıyla Aile Eğitim Programı ile 4,2 milyon kişiye, Evlilik Öncesi Eğitim Programı sayesinde ise 1,8 milyon gencimize eğitim verdik. Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek nesilleri yetiştirecek yegane kurumun aile olduğuna inanıyoruz.
Bu kapsamda gençlerimizin aile kurmalarını desteklemek ve onları her türlü sosyal riske karşı korumak için Aile ve Gençlik Fonu’nu kurduk. Bu fonla genç çiftlerimize faizsiz kredi desteği sağlıyoruz. Bu vesileyle mayıs ayı içerisinde başvuruları kabul edilen gençlerimizle ödemeleri yapacağımızın müjdesini de paylaşmak istiyorum. Ülkemizin doğal kaynaklarından elde edilen gelirleri ülkemiz gençlerinin geleceği için sunmaya devam edeceğiz.”
‘AİLEYİ KORUMAK EN ÖNEMLİ ÖNCELİK’
Bakan Göktaş ve Macaristan Kültür ve İnovasyon Bakanı Csak, panelin ardından Bakanlık’ta bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Göktaş, panelin 2 ülkenin politika yapıcıları ve uzmanlarına, aile kurumunun karşı karşıya kaldığı zorlukları istişare etme imkanı sağladığını ifade etti.
Göktaş, gerek Türkiye gerekse Macaristan olarak aile yapısını güçlendirmeye yönelik yürüttükleri yenilikçi programları incelediklerini ve ulaştıkları sonuçları değerlendirdiklerini dile getirdi.
Ülkelerin ailenin güçlendirilmesi hedefinin milletler için bir beka meselesi haline geldiği noktasında görüş birliğine ulaştığını aktaran Bakan Göktaş, “Bu hedefimiz, sosyal politikalarımızın merkezinde belirleyici bir rol oynamaya devam edecek. Bütün dünyada meydana gelen ekonomik ve sosyopolitik dalgalanmaların ailelerin gelecek planlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Bu durum karşısında ülkelerin geleceği açısından aileyi her türlü tehlike ve tehdide karşı korumak en önemli öncelikleri haline gelmiştir” dedi.
‘AİLE VE BİREYİN DAYANIKLILIĞINI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ’
2 ülke arasında 2023 Aralık ayında ‘Sosyal Hizmetler Alanında İş Birliği Mutabakatı’ imzaladıklarını söyleyen Göktaş, “Bu mutabakatla aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politika geliştirme kapasitemizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra çocuk hakları, kadının sosyal ve ekonomik statüsünün geliştirilmesi, birlikte çalışacağımız önemli konular arasında yer alıyor. Önümüzdeki süreçte bu mutabakat çerçevesinde başarılı çalışmalara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz.
Sosyal politika yapıcılar olarak 50 sene, 100 sene sonrayı konuşuyorsak sosyal dokunun nasıl şekilleneceğini öngörmek ve buna göre adımlarımızı belirlemek durumundayız. Bu anlamda kapsamlı ve etkili sosyal destek mekanizmaları ile ailenin ve bireyin dayanıklılığını artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
‘ÖNCELİKLİ ORTAĞIMIZ TÜRKİYE’
Macaristan Kültür ve İnovasyon Bakanı Janos Csak ise aile hayatının temelinin medeniyet olduğunu söyledi. Bakan Göktaş ile yaptıkları ikili görüşmede, ailenin güçlendirilmesine yönelik önerilerde ve fikir alışverişinde bulunduklarını kaydeden Csak, Macaristan’da ailelerin daha güçlü olmasına ve demografik değişikliklerin oluşturduğu tehditlere karşı aile yapısını korumaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Türkiye ile bu konudaki planlarının ikili iş birliğinin ötesine geçtiğine dikkati çeken Csak, “Biz Macarlar, aile politikasının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için sesimizi yükseltiyoruz. Geçmişine değer vermeyen, geleceğine de değer vermez. Macar hükümeti aileyi merkeze alan ülkelerle iş birliği yapıyor. Öncelikli ortağımız, Türkiye’dir. Bundan sonraki ortak çalışmalarımıza büyük ümitlerle bakıyorum” diye konuştu.

Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibi tarafından yürütülen politika düzenlemesi göz önüne alındığında hak edilen bir gelişme oldu. Türkiye ekonomi cephesinde tehlikeyi atlattı.” değerlendirmesinde bulundu.
“BEKLENEN BİR GELİŞMEYDİ”
AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, S&P’nin kararının aralık ayındaki gözden geçirmede not görünümünün pozitife çevrilmesi ve Türkiye’nin mevcut 5 yıllık kredi risk primi (CDS) dikkate alındığında beklenen bir gelişme olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda, Moody’s’in de 19 Temmuz’daki değerlendirmesinde en az bir kademe artışa gitmesinin beklenebileceği öngörüsünde bulunan Bürümcekçi, “Türkiye’nin S&P ve Fitch değerlendirmesinde bulunduğu ‘B+’ seviyesinde yer alan ülkeler arasında Bahreyn ve Ürdün bulunuyor. Bu ülkelerin CDS oranları ise 250 baz puan ve altında. Dolayısıyla Türkiye’nin 290 civarı olan risk priminde düşüş eğiliminin korunması beklenebilir.” dedi.
“PARA POLİTİKASI TAHMİNLERİN ÖTESİNDE”
İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da S&P’nin beklentilere paralel olarak Türkiye’nin kredi notunu “B” den “B+” ya çıkardığını belirtti.
Bunun elbette olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Aslanoğlu, Türkiye’nin CDS ve diğer risk göstergelerindeki güçlü iyileşmenin daha öngörülebilir bir politika çerçevesinin oluşması, özellikle para politikasının tahminlerin de ötesinde güçlenme eğiliminde olmasının bu sonucu getirdiğini aktardı.

“PARA POLİTİKASINA, MALİYE POLİTİKASININ DA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE EŞLİK ETMESİ ÖNEMLİ”
Aslanoğlu, bundan sonraki süreçte içeride ve dışarıda da sık sık dile getirildiği gibi para politikasına, maliye politikasının da güçlü bir şekilde eşlik etmesi ve sürdürülebilir bir patikaya girilmesinin iyileşmenin devam edebilmesi açısından önemli göründüğünü dile getirdi.
S&P’nin değerlendirmesinde bu durumun vurgulandığını söyleyen Aslanoğlu, dikkati çeken bir başka noktanın da gelirler politikasına ilişkin bir beklentinin de bulunması olduğunu kaydetti.
Aslanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu beklentinin, özellikle kamunun yönlendirdiği, yönettiği fiyatlarda enflasyon tahminleri ile uyumlu artışların olmasının, bunun yanında ücret ve fiyat ayarlamaları konusunda da toplumsal bir konsensüs ortamının oluşmasının önemi vurgulanıyor diye düşünüyorum. Yüksek enflasyon ortamlarında bu tür toplumsal mutabakatlar ve gelirler politikası uygulaması başarı sağlamada önemli bir etmen olabiliyor. Önümüzdeki süreçte enflasyonda kalıcı inişin başarılabilmesi, cari açıkta düşüşün gerçekleşmesi ve sürdürülebilir bir patikanın oluşması durumunda not artışları muhtemelen devam edecektir.”
FİTCH VE MOODY’S DE TÜRKİYE’NİN NOTUNU YÜKSELTMİŞTİ
Diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından Moody’s de ocak ayında Türkiye’nin kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkarmıştı.
Fitch Ratings ise martta Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirmişti.
FED kararlarında sürprize rastlanmazken, piyasaların gözü FED Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamadaydı. Jerome Powell karar sonrası yaptığı açıklamada, ”Enflasyona ilişkin veriler beklentilerin üzerinde geldi, enflasyonun düşeceğine dair güvenin kazanılması beklenenden daha uzun sürebilir” dedi.
Enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşma konusunda kararlılık mesajı veren Powell, “Ancak son aylarda enflasyonun yüzde 2 hedefimize doğru ilerleme kaydedemediği görüldü ve enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Politika odağının para politikasının ne kadar süre kısıtlayıcı tutulacağı olduğunu aktaran Powell, “Bir sonraki politika hamlesinin faiz artırımı olmasının muhtemel olmadığını düşünüyorum” dedi.

ALTINDA HAREKETLİ DAKİKALAR
Altın fiyatları, Fed’in hâlâ faiz indirimlerinden yana olduğuna işaret etmesinin ardından yükselirken yatırımcılar yarın açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisini bekliyorlar.
Gram altın bir önceki kapanışı 2 bin 422 liradan yaparken; 2 Mayıs Perşembe günü saat 7:30 itibarıyla 2 bin 407 TL’ye geriledi. Bir önceki kapanışı 3 bin 961 liradan tamamlayan çeyrek altın ise bugün 3 bin 937 TL’den alıcı buluyor.
GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI
* Gram altın satış fiyatı: 2.413,19 TL
* Çeyrek altın satış fiyatı: 4.029,00 TL
* Yarım altın satış fiyatı: 8.081,00 TL
* Tam altın satış fiyatı: 15.857,95 TL
* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 16.053,00 TL
* Gremse altın satış fiyatı: 39.766,49 TL
* Ons altın satış fiyatı: 2.321,14 dolar
TL DEĞER KAZANIYOR
Yarın açıklanacak enflasyon ve S&P’nin Türkiye notları öncesinde Türk Lirası dolar ve euro karşısında değer kazanıyor. Türk Lirasının değer kazanmasında güç kaybeden doların da etkisi oldu. Kur bugüne 32,35 TL’den başladı. Euro/TL ise 34,68 TL’den başladı.
Türk Lirası lehine pozisyon alanlar arasına ABD’li yatırım bankası Citibank’ta katıldı. Citi’den yayımlanan raporda Türkiye’nin sermaye akışı çekeceği söylenirken, 6 aylık forward işlemleri üzerinden Türk lirasında dolara karşı uzun pozisyon alınmasını önerdi.

Bir dönem TL’nin cazibesini artırmak için uygulanan stopaj oran indirimleri sona erdi. Oranlar yeniden belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre 6 aya kadar vadeli hesaplarda stopaj oranı yüzde 5’ten yüzde 7.5’e yükseldi. 1 yıla kadar olan vadeli hesapların stopaj oranı, yüzde 3’ten yüzde 5’e yükseldi. KKM hesaplarındaki stopaj istisnası ise devam edecek.
TCMB’nin olağan genel kurul toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon hedefine ulaşıncaya kadar sıkı para politikasını duruşunu sürdüreceklerini söyledi. Enflasyon görünümünün bozulması halinde para politikası duruşunu sıkılaştıracakların söyledi.
Yarın açıklanacak enflasyon öncesinde öncü gösterge niteliğinde olan İstanbul’un enflasyonunda perakende fiyatlar, aylık yüzde 4,89; yıllık bazda ise yüzde 78,81 oranında arttı. Yarın TÜİK’in saat 10:00’da açıklayacağı enflasyonun ise aylık yüzde 3.2 ila yüzde 3.4 arasında artması bekleniyor. Yıllık bazda ise 69,87 ila yüzde 70 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.
]]>Geçen yıl enflasyonun önemli ölçüde düşerken, iş gücü piyasasının güçlü kalmayı sürdürdüğünü belirten Powell, ancak enflasyonun hala çok yüksek olduğunu, enflasyonu düşürme konusunda daha fazla ilerlemenin sağlanacağının garanti olmadığını ve ileriye dönük seyrinin de belirsiz olduğunu söyledi.

Powell, enflasyonu yüzde 2 hedefine düşürme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.
Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) bugün faiz oranını değiştirmeme ve daha yavaş da olsa varlıklarını azaltmaya devam etme kararı aldığına işaret eden Powell, para politikasındaki kısıtlayıcı duruşun ekonomik aktivite ile enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu ve bankanın istihdam ile enflasyon hedeflerine ulaşmasına yönelik risklerin dengelendiğini aktardı.
Powell, “Ancak son aylarda enflasyonun yüzde 2 hedefimize doğru ilerleme kaydedemediği görüldü ve enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam ediyoruz.” dedi.
“BU YIL ŞU ANA KADAR VERİLER FAZLA GÜVEN VERMEDİ”
Ekonomik görünümün belirsiz olduğunu belirten Powell, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye doğru düştüğüne dair daha fazla güven kazanana kadar faiz oranını düşürmenin uygun olacağını öngörmediklerini yineledi.
Powell, bu yıl şu ana kadar verilerin fazla güven vermediğine işaret ederek, “Daha önce de belirttiğim gibi enflasyona ilişkin veriler beklentilerin üzerinde geldi. Böyle büyük bir güvenin kazanılmasının beklenenden daha uzun sürmesi muhtemel.” diye konuştu.
Gerektiği sürece politika faizine ilişkin mevcut hedef aralığını korumaya hazır olduklarını vurgulayan Powell, ayrıca iş gücü piyasasındaki beklenmedik zayıflamaya da yanıt vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Powell, para politikasının bankanın hedeflerine yönelik riskler ve belirsizliklerle başa çıkmak için iyi bir konumda olduğunu belirterek, kararlarını toplantıdan toplantıya almaya devam edeceklerini yineledi.

ABD’DE YAKLAŞAN SEÇİMLERİN FAİZ KARARLARINI ETKİLEMEYECEĞİNİ VURGULADI
Politika odağının para politikasının ne kadar süre kısıtlayıcı tutulacağı olduğunu aktaran Powell, “Bir sonraki politika hamlesinin faiz artırımı olmasının muhtemel olmadığını düşünüyorum.” dedi.
Powell, faiz oranlarını artırmak için para politikasının enflasyonu hedefe düşürmek için yeterli olmadığına dair ikna edici kanıt görmeleri gerektiğini, enflasyonun daha kalıcı olması ve iş gücü piyasasının güçlü kalması durumunda faiz indirimlerini ertelemenin uygun olabileceğini söyledi.
Enflasyonun düştüğüne dair güveni kazanmalarının ne kadar süreceğini bilmediğini anlatan Powell, bu güven sağlandığında faiz indirimlerinin kapsam dahilinde olacağını dile getirdi.
Powell, ilk çeyrekte beklentileri aşan enflasyon verilerinden sinyal almaları gerektiğini, bu sinyalin de sürdürülebilir enflasyon hedefine ulaşmanın daha uzun zaman alacağı olduğunu kaydetti.
Fed’in bu yıl yaklaşan ABD başkanlık seçimlerine bakılmaksızın kararlarını bağımsız olarak almaya devam ettiğini vurgulayan Powell, aksi takdirde olumsuz sonuçların doğabileceğini ifade etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı. Ekonomistlerin beklentileri de faizin sabit bırakılacağı yönündeydi.
Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu. Geçen ay gerçekleştirilen toplantıda politika faizi 500 baz puan artırılmıştı.
Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada şu ifadeler Deneme Bonusu Veren Siteler kullanıldı; "Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir. Mart ayında aylık enflasyonun ana eğilimi, devam eden zayıflamaya rağmen öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Tüketim malı ve altın ithalatındaki seyir cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte direncin sürdüğüne işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.
Mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir.
Kurul; makroihtiyati politikaları, piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürmektedir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat Ataköy Escort faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenmeye devam edilecektir. Likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, gerektiğinde sterilizasyon araçlarının etkin şekilde kullanılması sürdürülecektir.
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır."
]]>Yılmaz, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları dolayısıyla Ramazan’ı buruk yaşadıklarını söyledi.
Uluslararası kurum ve kurulların sorun çözme kapasitesinin olmadığının bu vesileyle bir kez daha görüldüğünü belirten Yılmaz, söz konusu kurum ve kurulların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Küresel ortama bakıldığında çok iyi durumda olunmadığını vurgulayan Yılmaz, koronavirüs yıkıcı etkilerinin halen devam ettiğini, dünyanın büyümesi ve ticaretinin tarihsel ortalamanın altında olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin temel ihraç pazarı olan Avrupa ülkelerinin durgunluk içerisinde olduğunu aktaran Yılmaz, bütün bunlara rağmen Türkiye’nin yoluna güçlü şekilde devam edebilmesi için gayret ettiklerini ifade etti.
“Ekonomide, siyasi ve politika belirsizlikler önemli kavramlar”
Ekonomide, siyasi ve politika belirsizliklerinin önemli kavramlar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’de geçen yıl mayıs ayında genel seçimlerin yapıldığını, bu seçimle 5 yıl için siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını belirtti.
“Tüketimin aşırısı ekonomik bünyemize zarar veriyor ve ithalatımızı körüklüyor”
31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler kapsamında “genel seçim yapılıyormuş gibi” bir hava oluşturulmaya çalışıldığını, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:
Genel seçimler oldu bitti, ikinci defa yapacak halimiz de yok. Halkımız, aziz milletimiz, seçmenimiz, Başkanımıza, Meclisimize gerekli yetkileri verdi. Dolayısıyla ülke düzeyinde, makro düzeyde politikaların yerel seçimle değişmesini beklemek eşyanın tabiatına aykırı. Yerel seçime gidiyoruz, yerel seçim makro politikaları değil, yerel düzeydeki politikaları etkileyen bir seçim. Bu çok açık bir gerçek.
“Reel tarafta oldukça iyi bir performansımız var”
Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinen Yılmaz, “Reel tarafta oldukça iyi bir performansımız var. Büyümemiz son 20 yılda 5,4 civarı. Son yılda dünya 3,6 hızla büyürken, Türkiye yıllık ortalama 5,4 ile büyümüş. Dolayısıyla dünyada 1,8 puan daha yüksek bir büyüme performansımız olmuş.” değerlendirmesini yaptı.
“İthalatı tahrik edici tüketimi ılımlı hale getirmeye çalışıyoruz”
İthalatı tahrik edici tüketimi ılımlı hale getirmeye çalıştıklarına işaret eden Yılmaz, şu ifadeyi kullandı:
Tüketim demek sosyal refah demek bir taraftan ama bir taraftan her şeyin aşırısı gibi tüketimin aşırısı da ekonomik bünyemize zarar veriyor ve ithalatımızı körüklüyor. Dolayısıyla daha ılımlı bir tüketim, büyümenin kompozisyonunda ise ihracatın, yatırımın daha fazla pay sahibi olduğu bir büyüme stratejimiz var. İşin özü bu.
“Cari açık gerilemeye devam ediyor”
İç talep ile dış talep arasındaki dengelenmeyi arzuladıklarını dile getiren Yılmaz, ihracatın artmaya, cari açığın ise gerilemeye devam ettiğini söyledi.
Son dönemlerde döviz üzerinden yapılan spekülasyonların anlamsız olduğundan ve ilerleyen dönemde bunun çok daha net görülebileceğinden bahseden Yılmaz, Türkiye’de siyasi ve ekonomi temellerinin sağlam olduğunu ifade etti.
“Enflasyonu düşürmeyi öncelikli konumuz olarak görüyoruz”
Sürdürülebilir büyüme ve sosyal dengeler için enflasyonu indirmek durumunda olduklarını kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:
Enflasyonu düşürmediğiniz bir ortamda çeşitli kesimlerin refah koşullarını iyileştirmek için ne yaparsanız yapın bunlar bir süre sonra eriyor ve etkisini kaybediyor. Dolayısıyla enflasyonu düşürdüğünüz zaman kalıcı sosyal refah artışını da sağlamış oluyorsunuz. Bu açıdan da enflasyonu düşürmeyi öncelikli konumuz olarak görüyoruz. Bu konuda da bir taraftan para politikalarıyla, bir taraftan maliye politikalarıyla, diğer taraftan yapısal reformlarla, üç ayaktan oluşan bir programı hayata geçiriyoruz. Detaylarına şimdi inmek istemiyorum ama kararlı bir şekilde bunu uygulamaya devam edeceğiz.
“Bütün büyükşehirler içerisinde en fazla yatırımı azalan İstanbul Büyükşehir Belediyesi”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) önceki dönem kaynaklarının büyük oranda yatırıma ayrıldığını belirten Yılmaz, şu şekilde konuştu:
Diyelim 100 lira geliri var İBB’nin, bir önceki dönem bunun 55 lirasını yatırıma ayırmış, yatırım yapmış. Geçen dönem bu oran ne olmuş? Yüzde 38’e düşmüş. 17 puan azalmış. Bu hakikaten çok ciddi bir rakam. Bütün büyükşehirler içerisinde en fazla yatırımı azalan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Kusura bakmayın bunun bir izahı yok. Bu kadar büyük yatırım ihtiyaçları var ve yatırımlar geriye gidiyor. Bunlar rakamsal olarak ortada. Üstelik öz kaynaklarını da düşürmüş.
Murat Kurum’a destek talebi
“İstanbul için deniz bitti.” diyen ve İstanbul’un bir dönem daha yatırımsızlığa tahammülünün olmadığını ifade eden Yılmaz, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimler için Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Murat Kurum’a destek istedi.
]]>Daha sonra Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kocaeli İş Dünyası Buluşması’na katılan Yılmaz, son 3-4 yılda büyüme ve ticaret açısından dünyanın tarihsel ortalamaların altında olduğunu söyledi.
Yılmaz, Covid-19 salgını ve sonrasında toparlanma süreçlerinin yaşandığını, bunun yol açtığı enflasyona karşı ülkelerin ortaya koyduğu sıkı para politikalarının, büyümeyi ve ticareti daralttığını anlattı.
Ukrayna-Rusya savaşının, bütün dünyayı ve küresel ekonomiyi etkilediğini belirten Yılmaz, “Diğer yandan Körfez’de hepimizin içini yakan manzaralar, özellikle Gazze’de yaşananlar. Bunlar da tabii ki olumsuz gelişmeler olarak karşımızda duruyor.” dedi.
Yılmaz, bunlara ilave olarak Türkiye’de geçen yıl Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığını, afetin yaralarını sarmaya çalıştıklarını kaydetti.
Geçen yıl küresel ekonomide yüzde 3 civarında bir büyüme olduğuna, buna karşın Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyüme kaydettiğine değinen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Enflasyonu desteklemeyen, dezenflasyona daha çok destek olan bir büyüme kompozisyonu hedefliyoruz. Bu çerçevede tüketim harcamalarının nispi payının azalmasını, yatırımın ve ihracatın büyümemize daha fazla katkı vermesini arzu ediyoruz. Bu yönde bir politika setimiz var. Bu yönde de gelişmeler olduğunu ifade edebilirim. Geçen yılın son çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarımızdaki artış yüzde 10,7 oldu. Makine teçhizat yatırımlarındaki artış ise yüzde 14 gerçekleşti. Bunlar hakikaten olumlu rakamlar. Yatırımın, büyümemizde, milli gelirimizde daha fazla pay aldığını gösteren rakamlar. Tüketici harcamalarımız da belli bir zaman sürecinden sonra ilk defa tek haneli büyümelere düşmüş oldu. Yine yüksek bir tüketimimiz var ama en azından tek haneye düşmüş oldu.”
“DEZENFLASYON SÜRECİ BAŞLAYACAK”
Yılmaz, enflasyonla ilgili kararlı şekilde mücadelelerini başlatmış ve politikalarını güncellemiş durumda olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak şunu da açık yüreklilikle söylememiz lazım; tüm dünyada enflasyonla mücadele belli bir zaman alıyor. Bu bize özgü bir şey değil. Belli bir düzeye gelmiş enflasyonu düşürmek, bir süreç meselesidir. Hemen hükümeti kurduktan sonra, mayıs seçimlerinden sonra bu mücadeleye başladık. Geldiğimiz noktada aylık bazda etkileri görmeye başladık. Ocak, şubatta sadece bu yılın bir miktar beklentilerimizin üstünde oldu. Nitekim Merkez Bankamız hemen bu konuda pozisyon aldı, sıkılaştırıcı birtakım tedbirler aldı, yeniden patikamıza dönülmesi noktasında tedbirleri hemen devreye soktu.”
Yıllık düşüşün haziran-temmuz gibi gerçekleşeceğini, belirgin düşüşün yılın ikinci yarısında görüleceğini dile getiren Yılmaz, “Dezenflasyon süreci başlayacak. 2025 yılında Orta Vadeli Programımızdaki hedefimiz yüzde 15 civarında bir enflasyon, 2026’ya geldiğimizde ise tek haneli enflasyonlara yeniden ulaşacağız. Bunu da laf olsun diye söylemiyoruz. Bunun planını, programını, politika setini oluşturmuş durumdayız. Kararlı bir şekilde de bunu hayata geçiriyoruz. Hep birlikte de sonuçlarını göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye’nin temellerinin sağlam olduğunun altını çizerek, “Buna rağmen son dönemde oluşturulmaya çalışılan spekülatif bir hava var. Buna da hiç kimsenin prim vermemesi gerekir, rakamlar ortada. Döviz ihtiyacımız azaldı. Dövize erişimimiz arttı. Burada hiç bir tereddüt yok.” dedi.
Yılmaz, bankacılık sisteminin sağlam, sermaye yapısının da güçlü olduğunu vurguladı. Takipteki alacak oranlarının da düşük olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bütün bunların etkisiyle kredi risk primi CDS’te bir düşüşü son dönemlerde izliyorsunuz. Kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde olumlu yönde gelişmeler ve adımlar var. En son Fitch bir kademe yükseltti ve görünümü de pozitife çevirdi. Bu da gelecekte bu işin devam edeceğini gösteriyor. Bu kredi not artışlarının devam edeceğini gösteriyor. KKM denilen Kur Korumalı Mevduatta da yine ciddi bir azalma sağladık. Geçen yılın ağustos ayında en yüksek seviyesine çıkmıştı. 3,4 trilyon lira civarındaydı, geldiğimiz noktada 2,3 trilyon liraya kadar gerilemiş durumda. Yani 1,1 trilyon aşağı yukarı kur korumalı mevduatta da gerileme, dolayısıyla olumlu yönde bir gelişme söz konusu.”
Depremin etkisine rağmen bütçe açığını oldukça iyi bir seviyede tuttuklarını aktaran Yılmaz, aldıkları tedbirlerle bütçeyi iyi yönettiklerini anlatarak rakamsal verileri paylaştı.
Yılmaz, gelecek dönemde yollarına daha güçlü şekilde devam edeceklerini dile getirerek, “Bazı çevrelerde yerel seçimler gerekçe gösterilerek birtakım hava oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlara hiçbir şekilde prim vermemek lazım. Genel seçimleri geçen yıl yaptık. Cumhurbaşkanımızı halkımız seçti, Meclisimizi seçti. Mecliste Cumhur İttifakı çoğunluğa sahip. Cumhurbaşkanımız da 5 yıl yeni görev süresi almış oldu. Dolayısıyla makro politikalar, milli politikalar, genel ekonomik politikalarla ilgili seçim genel seçimlerdir. O seçimler yapıldı ve bitti. Genel seçim yapıyor olsaydık belki bu tartışmalar anlamlı olabilirdi. Genel seçimden sonra politikalar ne olacak diye bir tartışma… Ama şu anda genel seçim yapmıyoruz, yerel seçim yapıyoruz. Yerel seçimler de malum insanımızın mahalli, müşterek hizmetleriyle ilgili seçimlerdir. Şehirlerimizin temel hizmetleriyle ilgili seçimlerdir. Bunun ötesinde bir anlam yüklemek bu seçimlere ve makro politikalara ilişkin tartışmalar yapmak, doğru bir yaklaşık değil. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.” diye konuştu.
“İŞ VE YATIRIM ORTAMINI GELİŞTİRİYORUZ”
Yılmaz, yatırımcı ve ihracatçının krediye, finansa erişiminde destekler sağladıklarını belirterek, politika çerçevesini buna göre kurguladıklarını kaydetti.
İhracatçı ve yatırımcılara verdikleri desteklerden bahseden Yılmaz, “Bir yandan dezenflasyonu sağlarken diğer yandan da Sayın Cumhurbaşkanımızın hep altını çizdiği yatırım, istihdam, üretim ve ihracat; bu dördünü hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. İnsanımızın kalıcı sosyal refahı için, istikrar içinde sürdürülebilir bir büyüme için politikalarımızı devam ettiriyoruz. Yatırım ortamını iyileştirmeye dönük Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu eylem planları başta olmak üzere yine çeşitli adımlar atıyoruz. İş ve yatırım ortamını geliştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Kocaeli’de yapılan yatırımları rakamlarla aktararak, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla adım adım ülkeyi çok farklı noktalara taşıyacaklarını, bu yüzyılın öncü illerinden birinin de Kocaeli olacağını dile getirdi.
Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da Kocaeli’nin Türkiye ekonomisine yaptığı katkılar hakkında bilgi verdi.
Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden toplantıda Yılmaz, sanayicilerin sorularını yanıtladı.
Toplantıya Vali Seddar Yavuz, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Sami Çakır, Sadettin Hülagü, Mehmet Akif Yılmaz, Cemil Yaman ve Veysal Tipioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş, BBP İl Koordinatörü Metehan Küpçü, AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Yasemin Özdemir, Organize Sanayi Bölgesi başkanları, sanayiciler ve iş insanları katıldı.
]]>Buna göre, borçlanma ve borç verme faiz oranı +-300 baz puanlık marj ile belirlenecek. Yani gecelik borçlanmalar taban oran yüzde 47 iken, tavan oran yüzde 53 olacak. Dolayısıyla 500 baz puanlık faiz artırımının yanı sıra örtülü bir 300 baz puanlık faiz artırımı daha yapıldığını söylemek yanlış olmayacak.
Bu noktada faiz koridorunun genişlediği dönemlere bir bakmak lazım.
Merkez Bankası’nın “geniş faiz koridoru” serüveni aslında 2010 sonlarında başladı. Küresel ekonomik büyümeye ilişkin tedirginliklerin arttığı 2010 sonlarında, geniş faiz koridoru ve aktif likidite politikasını bir arada kullanarak bir para politikası stratejisi tasarladı ve bunu uygulamaya koydu.
Böylece Türkiye, küresel oynaklık dönemlerinde şoklara karşı tepki verebilmek amacıyla TCMB tarafından geliştirilen bir araç olan “geniş faiz koridoru” uygulamasıyla tanıştı.
Böylece birden fazla faizin araç olarak kullanıldığı asimetrik ve geniş bir koridor sistemiyle aktif likidite politikasına dayalı esnek bir çerçeve getirilirken, politika araçları çeşitlendirildi.
Buna karşın banka, geniş faiz koridorunun para politikası duruşunun anlaşılması konusunda bazı sıkıntıları içermesi dolayısıyla, Ağustos 2015’te “Küresel Para Politikalarının Normalleşme Sürecinde Yol Haritası” yayımlayarak sadeleşme yolundaki ilk somut adımını attı.
Geniş faiz koridorunun üst bandını Mart-Eylül 2016 döneminde kademeli olarak toplam 250 baz puan indiren bankanın aksiyonları sonrasında 100 baz puanla tarihin en dar faiz koridoru görüldü.
Küresel ekonomik gelişmeler ışığında Ekim 2016’da yeniden faiz koridoru üst bandında artırımına gitme mecburiyetinde kalan TCMB, Ocak 2017’de de bu adımını devam ettirdi.
Politika faizini 2017 boyunca değiştirmeyen TCMB, önce faiz koridorunun üst bandını, ardından da geç likidite penceresini (GLP) kullanarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yükseltmeyi tercih etti. Banka 2017’nin son ayında ise GLP faizini yüzde 12,75’e yükselterek fonlamanın tamamını GLP’den yaptı.
2018 yılına gelindiğinde nisan ve mayıs aylarında yaptığı artırımlarla GLP’yi yüzde 16,5’e yükselten banka, döviz kurundaki aşırı oynaklık nedeniyle farklı birçok tedbiri de devreye aldı. TCMB’nin sadeleşme yönündeki son hamlesi ise Mayıs 2018’de geldi. Politika faizi, bir haftalık repo ihale faiz oranı olarak netleşirken, faiz koridoru yüzde 15-18 bandında simetrik hale getirildi
Böylece, politika faizi yüzde 16,5’e eşitlenmiş oldu ve sadeleşme ile geniş faiz koridoru süreci sonlanmış oldu.
KORİDORA AKTİF DÖNÜŞ
Gelinen noktada, küresel çapta inatçı enflasyon ve enflasyon hedeflerine dair birçok tartışma söz konusu. Dünyanın önde gelen merkez bankaları “uzun süreli yüksek faiz” sarmalına girmiş durumda. İlk indirim adımını atmakta oldukça temkinli davranılan bir süreçten geçiliyor.
Yurt içine bakıldığında ise geçen yılın haziran ayından bu yana uygulanan sıkılaşma sürecinin, şubat itibarıyla daha “şahin” bir tonda ve kararlı bir şekilde ilerlemesi, agresif adımların atılmasını da beraberinde getirdi.
Kararı tek kelimeyle yorumlamak gerekirse; merkez bankası kredibiliteyi artırıcı bir adımla golünü attı. Daha yüksek maliyetle de olsa enflasyon beklentilerini yönetmekte kararlı olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Şimdi sıra, vatandaşların süreci doğru okuyabilmesine yardımcı olabilmekte. Finansal okuryazarlık konusundaki çalışmaları daha tabana yaymakta ve sıkı politika sürecinde harcama ve tasarruf davranışlarını yönetebilmekte…
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında bugün toplanacak.
TCMB, faiz kararı saat 14.00’te açıklanacak. Geçen ay gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi yüzde yüzde 45 seviyesinde sabit tutulmuştu.
PİYASALAR NE BEKLİYOR?
Ekonomistler, Merkez Bankası’nın politika faizini sabit bırakmasını bekliyor.
Ekonomistlerin politika faizindeki değişikliğe ilişkin beklentilerinin medyan değeri, faizin yüzde 45’te sabit bırakılması yönünde oldu.
Anket sonuçlarına göre, ekonomistlerin politika faizi beklentileri yüzde 45 ile yüzde 47,50 arasında yer aldı.
Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre politika faizine ilişkin cari ay sonuna yönelik beklenti yüzde 45, 3 ay sonrası için ise yüzde 46,85 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi de yüzde 36,62’den yüzde 36,96’ya çıktı.
Ankete göre geçen ay yüzde 3,17 olan mart ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 3,43’e çıktı.
Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,96 iken, bu anket döneminde yüzde 44,19 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,78’den yüzde 36,70’e geriledi.
YABANCI UZMANLAR BEKLENTİLERİNİ AÇIKLADI
Yabancı uzmanlar, TCMB’nin yarınki faiz kararında politika faizini sabit bırakacağı öngörüsünde bulunurken, bankanın iletişiminde “bekle-gör” politikasını uygulayabileceğini ve enflasyonda artış olması durumunda daha da sıkılaşmayı düşünebileceğini kaydetti.
Societe Generale Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika Stratejisti Marek Drimal AA muhabirine yaptığı değerlendirmede son dönemde enflasyonda yaşanan yukarı yönlü sürprize rağmen TCMB’nin PPK toplantısında politika faizini yüzde 45’te sabit tutacağı tahmininde bulundu.
TCMB’nin faiz artırımı yoluyla doğrudan sıkılaşmanın önüne geçmeye çalışabileceğini belirten Drimal, bankanın iletişiminde bekle-gör politikasının nedenleri olarak son zamanlarda yapılan makro ihtiyati sıkılaştırma önlemleri ve ödemeler dengesinde beklenen iyileşme olabileceğini ifade etti.
Drimal, bununla birlikte olasılıkların 250 veya 500 baz puanlık başka bir faiz artışına doğru kaydığını aktardı. Şu an için TCMB’nin politika faizini 2024’ün geri kalanında yüzde 45’te sabit bırakabileceğini dile getiren Drimal, 2025’in ilk çeyreğinde ise 500 baz puanlık bir indirim gelebileceğini vurguladı.
Drimal, “TL için kısa vadeli görünümün negatif ancak cari işlemler hesabındaki iyileşmenin ve beklenen yabancı para girişlerin hala muhtemel olduğunu görüyoruz. Bunlar da TL’nin 2. ve 3. çeyrekte güçlenmesine yol açabilir” değerlendirmesini yaptı.
“ENFLASYONDA ARTIŞ OLMASI DURUMUNDA MB DAHA DA SIKILAŞMAYI DÜŞÜNEBİLİR”
In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de TCMB’nin politika faizini değiştirmeyerek yüzde 45’te tutmasının beklendiğini söyledi.
Ancak ileriki aylarda enflasyonda artış olması durumunda TCMB’nin para politikasını daha da sıkılaştırmayı ciddi olarak düşünmesi gerekebileceğini aktaran Matys, “Yatırımcılar, TCMB’nin kararı açıklandığında yayınlayacağı resmi açıklamada bu konuda yeni ipuçları arayacak.” dedi.
AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB’nin politika faizini sabit bırakmasını bekliyor.
Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu.
İLAVE SIKILAŞTIRMA ADIMLARI
Merkez Bankası’nın faiz kararının yanı sıra sıkılaştırma adımları da yakından izlenecek.
TCMB, ilave sıkılaşma adımları kapsamında, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından nakit çekim işlemlerinde faiz oranını ihtiyaç kredisi faiz oranıyla uyumlu seviyeye yükseltirken, bankacılık sisteminde Türk lirası mevduatın payını artırmaya yönelik yeni adımlar attı.
Banka, kredi kartlarından yapılan nakit avans işlemleri ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının hesaplama yönteminde değişiklik yaptı. Yeni yönteme göre, hesaplanan aylık azami akdi faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e çıkarıldı.
]]>MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI NE ZAMAN?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun Mart ayı faiz kararı 21 Mart 2024 Perşembe günü saat 14.00‘da açıklanacak.
FAİZ ARTIRIMI OLACAK MI?
Aralarında Zümrüt İmamoğlu’nun da bulunduğu Bank of America ekonomistleri, yayımladıkları bir araştırma raporunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan ayında 300-500 baz puanlık faiz artırma ihtimali olduğunu belirtti. İlave faiz artışlarının şu aşamada baz senaryoları olmadığı belirten ekonomistler, TCMB’nin seçtiği patika ne olursa olsun, ikinci yarıda Türk varlıklarında “iyimser olmak için alan olduğunu” düşünüyor.
TCMB beklentilerini paylaşan ekonomistler politika faizinde daha fazla artışın enflasyon beklentilerinin makro ihtiyati tedbirlerden daha iyi yönetilmesine yardımcı olacağını ve TCMB’ye olan güvenin artmasına neden olacağını belirtti.
Açıklamada “Bu yılın 2. yarısında Türk varlıklarında iyimser olmak için alan olduğunu düşünüyoruz. Nisan ayı toplantısında TCMB’nin 300-500 baz puan faiz artırma olasılığı bulunuyor. Bu baz senaryomuz değil ve bu artış Mart ayı enflasyon verisine bağlı olacaktır. Faiz artırımı olması durumunda sermaye girişleri 2. çeyrekte yeniden başlayabilir” ifadelerine yer verildi.
Politikanın daha da sıkılaşmasını ve verilerin yaza doğru iyileşmesini bekleyen ekonomistler ilk çeyrekteki kötümserliğin muhtemelen geçici olduğunu belirtti.
31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler sonrası döviz kurlarında ani bir artış beklenmediği ve kurda yaşanan son artışların geçici olduğu tahminine yer verildi.
Deutsche Bank da dünkü raporunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan bu ay 500 baz puan faiz artışının ‘yüksek ihtimal’ olduğunu söylemişti.
Deutsche Bank: Faiz Yüzde 50’ye Çıkabilir!
Merkez Bankası’ndan faiz artışı bekleyen bir diğer yabancı banka ise Deutsche Bank, oldu. Banka Türkiye’deki enflasyon dinamiklerindeki gidişat nedeniyle politika faizi tahminini revize etti. Banka, TCMB’nin mart toplantısında, faiz oranlarını %45’ten %50’ye çıkarabileceğini öngördü. Analistler, raporda, “Politikalar doğru yönde ilerliyor.
Fitch’in son kredi notu artışı da ortodoks politikalara dönüşün bir yansıması. Ancak kısa vadede ekonomide zorluklar devam ediyor. Bunların arasında kalıcı enflasyonist baskılar ve bankanın net rezervlerindeki belirgin düşüş de var. Yaklaşmakta olan yerel seçimler belirsizlik oluşturuyor. TL’deki değer kaybının Döviz talebini artıracağı endişesi de var” ifadesini kullandı.
Fitch Analisti Morales’ten Not Açıklaması
Fitch Türkiye Analisti Morales’ten not açıklaması Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, Fitch Ratings’in geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya ve not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkarmasının ardından açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin mevcut ekonomi politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ve politikaların sürdürüleceğine güvenlerinin arttığını söyleyen Erich Arispe Morales, “Politika değişikliğinin etkinliği, rezerv seviyelerindeki iyileşme, dolarizasyonu artırmadan Döviz korumalı mevduatların azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve enflasyon beklentilerinin hafifletilmesine ilişkin gelişmeler, geçen hafta cuma günü açıkladığımız değerlendirmemizi doğruluyor.” dedi.
Fitch Ratings’in geçen yıl eylülde Türkiye’nin kredi notunu ‘B’ olarak teyit ettiğini ve not görünümünü “negatif”ten “durağan”a çıkardığını belirten Morales, “Bu kararımız, Türkiye’nin ekonomi politikalarındaki değişimin makroekonomik ve finansal istikrarsızlık riskini azaltmada tutarlı olduğu yönündeki değerlendirmemizi yansıtıyordu. Eylülden bu yana mevcut politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ilişkin daha yüksek güvenimiz var.” diye konuştu.
TCMB ANKETİNE GÖRE YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ
Merkez Bankası 2024’ün ilk anket sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) artış beklentisi yüzde 42,04 oldu. Gelecek 12 ay sonundaki TÜFE beklentisi ise yüzde 39,09 olarak belirlendi.
Ankette yıl sonu dolar/TL tahmini 40 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,46 TL iken, bu anket döneminde 40,64TL olarak gerçekleşti.
TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,50 iken, bu anket döneminde yüzde 45 olarak gerçekleşti.
]]>Erich Arispe Morales, Fitch Ratings’in geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya ve not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkarmasının ardından açıklamalarda bulundu.
Fitch Ratings’in geçen yıl eylülde Türkiye’nin kredi notunu ‘B’ olarak teyit ettiğini ve not görünümünü “negatif”ten “durağan”a çıkardığını belirten Morales, “Bu kararımız, Türkiye’nin ekonomi politikalarındaki değişimin makroekonomik ve finansal istikrarsızlık riskini azaltmada tutarlı olduğu yönündeki değerlendirmemizi yansıtıyordu. Eylülden bu yana mevcut politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ilişkin daha yüksek güvenimiz var.” diye konuştu.
Morales, Türkiye’nin makroekonomi politikalarındaki tutarlılığın bazı önemli sonuçlar verdiğini dile getirerek, bunlardan ilkinin dış finansman koşullarındaki değişimde görüldüğünü söyledi.
Piyasanın sadece kamuya açılmadığını, politika değişikliği sonrasında bankaların ve şirketlerin de dış finansmana erişim sağladığını anlatan Morales, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primindeki gerileme dahil olmak üzere Türk ekonomisi için sevindirici gelişmeler kaydedildiğini vurguladı.
ULUSLARARASI REZERVLERDE DAHA FAZLA İYİLEŞME BEKLENTİSİ
Erich Arispe Morales, ekonomi politikalarının enflasyon beklentilerinin gevşemesinde ve enflasyonun kademeli olarak düşmesinde etkili olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Ayrıca şu anki politikaların Türkiye’nin cari açığını azaltması için de tutarlı olduğu görüşündeyiz. Mayıs 2023’te 12 aylık bazda 60 milyar dolar seviyesinde olan cari açık düşmeye başladı ve yılı 45 milyar dolar seviyesinde kapattı. İleriye dönük ise ülkedeki cari açığın 2024’te Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 2,6’sına ve 2025’te yüzde 2,2’sine düşmesini bekliyoruz. Bu oran, Türkiye ile benzer derecelendirmeye sahip diğer ülkeler için öngörülen ortalamanın altında.”
Morales, Türkiye’nin uluslararası rezerv seviyelerinde iyileşme görüldüğüne işaret ederek, “Baz senaryomuzda öngördüğümüz gibi eğer Türkiye ekonomi politikaları bu şekilde sürdürülürse bu noktada (uluslararası rezervlerde) daha fazla iyileşme göreceğiz. Politikaların sürdürülmesi durumunda uluslararası rezerv kapsamının 2025’te 4,5 aya yükseleceğini öngörüyoruz. Bu da Türkiye’nin rezerv karşılama oranının B notu kategorisindeki ülkeler için öngörülen seviyenin üzerine çıkması demek.” ifadesini kullandı.
“DÖVİZ KORUMALI MEVDUATLARDAKİ DÜŞÜŞ, FİNANSAL DOLARİZASYONA YOL AÇMADI”
Morales, kur korumalı mevduatlara ilişkin de önemli gelişmeler yaşandığını dile getirerek, bunlardan ilkinin Ağustos 2023 sonunda 130 milyar dolar olan kur korumalı mevduat büyüklüğünün 74 milyar dolara gerilemesi olduğunu söyledi.
Bu düşüşün, finansal dolarizasyonda kayda değer bir artışa yol açmadan gerçekleşmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Morales, şu değerlendirmede bulundu:
“Sadece koşullu yükümlülüğün azaltılması değil, aynı zamanda bu mekanizmanın aşamalı olarak ortadan kaldırılmasının finansal dolarizasyonun artmasına yol açmaması önemli. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, eylül ayındaki değerlendirmemizden 6 ay sonra politika değişikliğinin sürdürüleceğine ilişkin güvenimizin arttığını söyleyebiliriz. Politika değişikliğinin etkinliği, rezerv seviyelerindeki iyileşme, dolarizasyonu artırmadan döviz korumalı mevduatların azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve enflasyon beklentilerinin hafifletilmesine ilişkin gelişmeler, geçen hafta cuma günü açıkladığımız değerlendirmemizi doğruluyor.”
“POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ DIŞ FİNANSMAN KOŞULLARINDA İYİLEŞME SAĞLADI”
Erich Arispe Morales, yabancı yatırımcıların Türkiye hakkındaki kararlarında “küresel ekonomideki gelişmeler, büyüme beklentileri, para politikası ve siyasi gelişmeler” gibi çeşitli faktörlerin etkili olduğunu belirterek, “Fark ettiğimiz bir gelişme var ki politika değişikliği Türkiye’de sadece makroekonomik finansal istikrar riskini azaltmakla kalmadı, aynı zamanda dış finansman koşullarında da bir iyileşme sağladı ve bu çok önemli. Bu bağlamda, politika çerçevesinin güvenirliliği, dayanıklılığı ve tutarlılığına ilişkin değerlendirmeler, yabancı yatırımcı beklentilerinde önemli bir yol oynadı ve oynamaya da devam edecek.” dedi.
ENFLASYON ÖNGÖRÜLERİ
Fitch Ratings Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Morales, gelecek birkaç yılda önemli ölçüde düşüş beklenmesine rağmen enflasyonun Türkiye ekonomisi için temel politika zorluğu olmaya devam ettiğini dile getirerek şunları kaydetti:
“Bu yılın ilk iki ayında gördüğümüz enflasyon, geçen yılın sonundan bu yana uygulanan bazı politika tedbirlerini yansıtıyordu. Bunlardan biri, yılbaşında asgari ücrete yapılan yüzde 49’luk zam. Bu durum iç talebe ve hane halkı tüketimine bir miktar ivme kazandırdı. Ayrıca, kamu harcamalarının ve kredi kartı kullanımının arttığını gördük. Bu faktörlerin, yılın ilk iki ayında enflasyonist baskıların artmasına yol açtığının farkındayız.”
Morales, bununla birlikte mali para kredi ve gelir politikalarının enflasyonu düşürme çabasıyla tutarlı olduğunu ve TCMB’nin bu yıl sonunda öngördüğü seviyeye yaklaşan aylık enflasyon patikasına sahip olacağına yönelik beklentilerini koruduklarını ifade etti.
Öte yandan, TCMB’nin yüzde 36’lık enflasyon projeksiyonuna karşın Fitch Ratings’in enflasyon beklentisinin yüzde 40 seviyesinde olduğunu söyleyen Morales, “Enflasyonun bu yıl ortalama yüzde 58 seviyesinde gerçekleşmesini ve yüzde 29’a inmesini bekliyoruz. Ancak enflasyon sadece bu yıl ve gelecek yıl için değil, orta vadede Türkiye için temel bir politika sorunu olmaya devam ediyor.” diye konuştu.
Morales, Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecinde istikrarlı ilerleme olduğuna ilişkin göstergeler ve yeniden dengelenme sürecinin enflasyonda sürdürülebilir bir düşüşe yol açacağına yönelik artan güven oluşturulmasının, not yükselmesini sağlayacak faktörlerden olduğunu vurguladı.
ABD’de şubat ayı enflasyon rakamları gelecek hafta salı günü açıklanacak. Ekonomistler, enflasyonun yüzde 3,1 artacağı öngörüsünde bulundu.
Enflasyon rakamlarında Fed’in para politikasında değişikliğe gidip gitmeyeceğina dair işaretler aranacak.
Enflasyon, ocak ayında yüzde 2,9’luk beklentileri aşmış ve yüzde 3,1 olarak açıklanmıştı.
Gıda ve enerji maddelerini dışarıda bırakılarak hesaplanan çekirdek enflasyonun ise yüzde 3,7 civarında gelmesi bekleniyor. Çekirdek enflasyon geçen ay yüzde 3,9 artış göstermişti.
POWELL’DAN GÜVERCİN AÇIKLAMALAR
Piyasalarda geçne hafta Fed Başkanı Jerome Powell’ın “güvercin” tondaki açıklamalarının etkileri görüldü. Powell, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde “bu yılın bir noktasında” politika kısıtlamalarını azaltmaya başlamanın muhtemelen uygun olacağını belirtti. Powell, “Ekonomik görünüm belirsiz ve yüzde 2’lik enflasyon hedefimize doğru devam eden ilerleme garanti değil.” dedi.
Fed Başkanı, Fed’in bu yıl faiz indirimlerine başlayabileceği yönünde işaretler verirken, politika yapıcıların çok geç faiz indirimine gidilmesi durumunda oluşacak risklerin farkında olduğunu söyledi.
FED YETKİLİLERİ NE SÖYLEDİ?
Diğer Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, gelen verilerin enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğini göstermesi halinde para politikasının aşırı kısıtlayıcı olmasını önlemek için politika faizini kademeli olarak düşürmenin uygun olacağını söyledi.
“Bana göre henüz o noktada değiliz.” diyen Bowman, politika faizini çok erken düşürmenin enflasyonu uzun vadede yüzde 2’ye döndürmek için gelecekte daha fazla politika faizi artışı gerektirebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester de faiz oranlarının çok uzun süre yüksek tutulmasından ziyade çok hızlı düşürülmesinden endişe ettiğini belirtti.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, fiyat istikrarı konusunda “işi bitirmeye” kararlı olduklarını vurguladı.
Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, politika faizi indirilmeden önce enflasyonun düşüşüne dair daha fazla güven kazanılması gerektiğine işaret ederek, bu yıl iki çeyrek puanlık faiz indirimi beklediğini belirtti.
Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 25 ve haziranda yüzde 73 ile fiyatlanıyor.
HANGİ VERİLER İZLENECEK?
ABD’de salı günü enflasyon, perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), perakende satışlar, haftalık işsizlik başvuruları, cuma günü New York Fed Sanayi Endeksi, sanayi üretimi, kapasite kullanımı, Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.
11 Mart ile başlayan haftada salı günü Almanya’da enflasyon, çarşamba günü İngiltere’de sanayi üretimi, perşembe günü Almanya’da cari denge verilerine dikkat edilecek. Gelecek hafta pazartesi günü Japonya’da büyüme, salı günü ÜFE verileri izlenecek.
Türkiye’de pazartesi günü iş gücü istatistikleri, salı günü sanayi üretimi ve ödemeler dengesi, perşembe günü konut satışları ve cuma günü TCMB piyasa katılımcıları anketi ve bütçe dengesi yakından takip edilecek.
]]>
Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
‘KİRALARDA YÜZDE 25 ZAM SINIRI KALDIRILACAK MI?’
Üretici enflasyonunda ciddi bir düşüş var. TÜFE’ye göre oldukça düşük. 47’lerde. Bu sevindirici. Maliyet tarafından iyi yöne gittiğimizi gösteriyor. Bir süre sonra tüketiciye yansıyacaktır diye düşünüyorum.
Kiracıları korumak gözetmek için hükümetimizin aldığı karar var. Bu enflasyonist dönemde alınan karar. Kiracıyı korunmak için karar. Aslolan enflasyonu düşürmek ve bu ihtiyacı ortadan kaldırmak. Enflasyonu kalıcı olarak düşürdüğünüzde buna ihtiyaç kalmayacak.
Enflasyonun gidişine, kiralardaki gidişata bakılarak bir karar verilecektir. İhtiyaç ortadan kalkınca yeni bir değerlendirme yapılır. Etki analizi yapılacak ona göre hükümetimiz bir karar verecektir.
YILMAZ’DAN FİTCH AÇIKLAMASI
Fitch’in kararın alınmasında siyasi istikrarın, güven ortamının pekişmesi, yerel seçimlerden sonra politika değişecek, şu olacak bu olacak gibi spekülasyonların bir zemine sahip olmadığının görünmesinin not artırımını etkiledi diye düşünüyorum.
Seçimlerden bugüne cari açıkta çok ciddi bir düşüş var. 60 milyar dolar civarındaydı geçen yılın ortalarında, yıl sonunu 45 milyar dolarla kapattık. Muhtemelen 32-33 milyara düşecek bir cari açık görecek. Diğer taraftan bütçe açığı.
Orta vadeli programda 6.4 olacak dedik, bundan da daha iyi oldu 5.2 oldu. Depremin etkisini çıkardığınızda 1.6’lara düştüğünü görüyoruz. Rezervler arttı. KKM çok ciddi anlamda eridi. Bütün bu risk göstergelerinde olumlu yönde seyreden rakamlar kredi değerlendirme kuruluşlarını da etkilemiş görünüyor.

‘TEK SIKINTIMIZ ENFLASYON MESELESİ, FİYAT İSTİKRARI’
Tek sıkıntımız fiyat istikrarı, enflasyon meselesi. Yeni bir politika seti koyduk ortaya. Biraz zaman alacak. Enflasyonla mücadelede güçlü bir çerçeve ile 2023’ü kapatmış olduk. Orta vadeli planımızı esas alarak, yeşil ve dijital dönüşümü 12. planın odak kavramı olarak koyduk.
Somut yansımalarını eylem planına derc etmiş durumdayız. İnsan kaynakları çok önemli. Mesleki eğitimle ilgili eylemlerimiz var. Sanayimizin nereye gidersek gedilim şikayeti var, yer bulamıyoruz yatırım yapacak diye. Nitelikli yatırımların finansmana erişim meselesi, seçici finansman meselesi var. İdari ve yargısal süreçlerin basitleştirilmesi gibi hususlar var.
Orta vadeli programımızın yapısal dönüşümünü destekleyen program. Yatırım ortamını iyileştirme gündemi gibi ortaklıklar var. Bunu biz masa başında yapmadık. Özel sektörde muhataplarımızla birlikte olgunlaştırarak eylem planını son hale getirdik.

ENFLASYON NE ZAMAN DÜŞÜŞE GEÇECEK?
Enflasyon bizim için temel öncelik. Milletin önceliği neyse bizim de önceliği o. AK Parti olarak bu çizgide hareket etmiş siyasi zihniyete sahibiz. Buna orta vadeli programda temel yaklaşımımız, kademeli şekilde, belli plan program dahilinde düşürmek. Bunun politika setini ortaya koymuş durumdayız.
Birincisi para politikaları. Burada Merkez Bankamız sorumlu. Üzerine düşen adımları atıyor. Para politika ile uygulamaları yapıyor. İkinci politika maliye politikaları. Ekonomi Koordinasyon Kurulumuz var. Başkanı olduğum bir kurul. İstişare mekanizması platformu. Maliye politikalarımızla para politikalarımız arasında tamamlayıcılığı, eşgüdümü sağlamış oluyoruz.

‘BEKLENTİLER YÜZDE 38 CİVARINDA’
Sayın Bakanımız en güçlü şekilde mesajları veriyor. Üçüncü boyut ise yapısal reform boyutu. İki etkisi var. Bir tanesi somut sonuçları. Yapısal reformların somut sonuçları zaman alır. Mesleki eğitimle reform yaparsınız. Bir de beklenti kanalıyla etkisi vardır. Bir ülke yapısal reform yapmayı başarıyorsa bu ülkeye bakış açısı değişir. Hemen etkide bulunur ekonomiye. Karar alma süreçlerine, yatırımlara. Her iki açıdan önemli, yapısal reformlar. Bunun takvimini orta vadeli programda somutlaştırmış durumdayız.
Güçlü bir programımız var. Üç sağlam ayaktan oluşan. Bunu hayata geçiriyoruz. Geçen yıl orta vadeli programda yüzde 65 demiştik, biraz altında gerçekleşti enflasyon. Merkez Bankamız yüzde 36 diyor. Beklentiler ise yüzde 38 civarında. Piyasa aktörlerine, değişik kesimlere sorup, ortalama hesaplandığında. Biz de takip ediyoruz bunu. Bu sene özellikle aylık bazda etkileri görmeye başlamıştık.
ENFLASYONDA 2026 SİNYALİ
Ocak’ta geçici bir yükseliş oldu. Ocak aylarında yükselişler olur. Sosyal açıdan önemli gördüğümüz adımların enflasyona etkisi oldu doğrusu. Bundan sonraki aylarda bu etkinin ivmesi kaybolacaktır. Mayıs’tan sonra ise yıllık bazda etkiliyi göreceğiz. Haziran-Temmuz gibi. Yıllık bazdaki belirgin düşüşü yaz döneminde görmüş olacağız. Ondan sonra enflasyonda çok daha farklı dönem olacak. Yıl sonuna doğru ivmesini kaybeden bir enflasyonla 2025’e geçiş yapacağız. 2025 yılında orta vadede hedefimiz var. 2026’da ise tek haneyi yakalamayı hedefliyoruz. 2024’ün ikinci yarısında belirgin etkileri göreceğiz. 2025’te çok daha düşüş olacak. 2026’da tek haneyi göreceğiz. Bunu laf olsun diye söylemiyoruz. Plan, program ve politika setimiz var. Bir takım etkilenmeler olur tabii k i. Bir jeopolitik gelişme olur, enerji fiyatlarına yansır. Konjonktürel faktörler olur. Esas olan sizin politika setinizdir. Doğru yönde hareket ediyorsanız, hedeflerinize ulaşırsınız. Ortada sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu güçlü bir irade var.

GIDA ENFLASYONU NEDEN DAHA YÜKSEK?
Gıda Komitesi alınması gereken tedbirleri tartışıyor. Önümüzdeki süreçlerde planlı tarım, piyasaları düzenleme, mevsimselliğin etkisini azaltıcı tedbirler birçok konuda gıda konusuna bakıyoruz. Bir taraftan da Ticaret Bakanlığımızın çerçevesinde denetim. Gıda alt gelip gruplarda çok önemli. Gıdada elde edeceğimiz başarı enflasyonla mücadelemize katkı sağlayacak. Bu yönde ilgili tüm kurumlarımızla bir çaba içindeyiz. 12. planımız, orta vadeli programımız, eylem planımız ortada. Bazı konularda teknik detaylar vardır. Mutfakta çalışırsınız, olgunlaştırmanız gereken hususlar vardır. Onlar zaman içinde ortaya çıkar. Neyi yapacağımız açık ve net. Gizli saklımız yok. Sürprizlerin azaldığı, öngörülebilirliğin arttığı politika çerçevemiz var. Türkiye’de karbon piyasası oluşturmamız gerekiyor. Bunu ilan etmişsiniz. Kurumlar arası rol dağılımı var. Bazen orada tartışmalar yaşanabiliyor. Bunları olgunlaştırmanız gerekiyor. Ne yapacağınız, ne zaman yapacağınız belli.
]]>
Powell, Fed’in Amerikan halkı için maksimum istihdamı ve fiyat istikrarını sağlama konusunda geçen yıl önemli ilerleme kaydettiğini belirtti.
Enflasyonun, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalsa da, önemli ölçüde azaldığını ve enflasyondaki yavaşlamanın, işsizlikte önemli bir artış olmadan gerçekleştiğini vurgulayan Powell, “İş gücü piyasasındaki sıkılık yumuşadıkça ve enflasyondaki ilerleme devam ettikçe, istihdam ve enflasyon hedeflerimize ulaşma konusundaki riskler daha iyi bir dengeye doğru ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Powell, buna rağmen FOMC’nin enflasyon riskleri konusunda son derece dikkatli olmaya devam ettiğine vurgu yaparak, Komitenin yüksek enflasyonun, özellikle gıda, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaç maddelerinin yüksek maliyetlerini karşılayamayanlar için ciddi zorluklar yarattığının farkında olduğunu kaydetti.

ENFLASYONU HEDEFE DÜŞÜRME KONUSUNDAKİ KARARLILIKLARINI VURGULADI
Komitenin enflasyonu yüzde 2 hedefine döndürme konusunda güçlü bir kararlılığa sahip olduğunu dile getiren Powell, fiyat istikrarının yeniden tesis edilmesinin güçlü iş gücü piyasası koşullarının sürdürülebilir olması için gerekli olduğunu aktardı.
Powell, ekonomik faaliyetin geçen yıl güçlü bir hızla büyüdüğüne değinerek, 2023 yılının tamamı için gayrisafi yurt içi hasılanın, güçlü tüketici talebi ve iyileşen arz koşullarının desteğiyle yüzde 3,1 arttığını anımsattı.
Konut sektöründeki faaliyetlerin geçen yıl büyük ölçüde yüksek mortgage (konut kredisi) faiz oranlarının etkisiyle zayıfladığını dile getiren Powell, yüksek faiz oranlarının ticari sabit yatırımlar üzerinde de baskı yarattığından bahsetti.

“İŞ GÜCÜ PİYASASI NİSPETEN SIKI KALMAYA DEVAM EDİYOR”
Powell, iş gücü piyasasının nispeten sıkı kalmayı sürdürdüğünü ancak arz ve talep koşullarının daha iyi dengelenmeye devam ettiğini, geçen yılın ortasından bu yana istihdamın aylık ortalama 239 bin arttığını ve işsizlik oranının yüzde 3,7 ile tarihi düşük seviyelere yakın kaldığını kaydetti.
İş gücü talebinin hala mevcut işçi arzını aştığına değinen Powell, geçen iki yıldaki güçlü işgücü piyasasının, aynı zamanda demografik gruplar arasında istihdam ve kazançlar açısından uzun süredir devam eden eşitsizliklerin azaltılmasına da yardımcı olduğunu dile getirdi.
Geçen yıl enflasyonun “önemli ölçüde” azaldığını vurgulayan Powell, kişisel tüketim harcamaları fiyatlarının ocakta yıllık bazda yüzde 2,4 arttığını, çekirdek fiyatların da yüzde 2,8 yükseldiğini belirterek, bunun 2022’ye göre hem mal hem de hizmet fiyatlarında yaygın olan dikkate değer bir yavaşlama olduğunu ifade etti.

“YÜZDE 2’LİK ENFLASYON HEDEFİMİZE DOĞRU DEVAM EDEN İLERLEME GARANTİ DEĞİL”
Para politikası duruşunu 2022 başından bu yana önemli ölçüde sıkılaştırdıklarını belirten Powell, FOMC’nin geçen yıl temmuz ayındaki toplantısından bu yana federal fon oranı hedefini yüzde 5,25-5,50 aralığında tuttuklarını kaydetti.
Powell, bankanın bilançosunu da hızlı ve öngörülebilir bir şekilde küçültmeye devam ettiklerini aktararak, para politikasındaki kısıtlayıcı duruşun ekonomik aktivite ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu belirtti.
Sıkılaşma döngüsünde politika faizinin muhtemelen zirvede olduğuna inandıklarını yineleyen Powell, “Ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde, bu yılın bir noktasında politika kısıtlamalarını azaltmaya başlamak muhtemelen uygun olacaktır. Ancak ekonomik görünüm belirsiz ve yüzde 2’lik enflasyon hedefimize doğru devam eden ilerleme garanti değil.” değerlendirmesinde bulundu.

ENFLASYONUN YAVAŞLADIĞINA DAİR DAHA FAZLA GÜVEN DUYULANA KADAR FAİZ İNDİRİMİ ÖNGÖRÜLMÜYOR
Politika kısıtlamalarını çok erken veya çok fazla azaltmanın enflasyondaki ilerlemenin tersine dönmesine neden olabileceğine dikkati çeken Powell, bunun sonucunda enflasyonu yüzde 2’ye geri döndürmek için daha da sıkı politikaların gerekebileceği uyarısında bulundu.
Powell, politika kısıtlamalarının çok geç veya çok az gevşetilmesinin de ekonomik aktiviteyi ve istihdamı gereğinden fazla zayıflatabileceğini söyledi.
Politika faizine ilişkin herhangi bir düzenlemeyi değerlendirirken, gelen verileri, gelişen görünümü ve risk dengesini dikkatle değerlendireceklerini belirten Powell, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye doğru ilerleyeceğine dair daha fazla güven duyana kadar politika faizinin düşürülmesinin uygun olacağını öngörmediklerini yineledi.

FED’İN BEJ KİTABI, ABD’DE EKONOMİK FAALİYETİN HAFİF ARTIŞ KAYDETTİĞİNİ ORTAYA KOYDU
Fed, Amerikan ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı “Bej Kitap” raporunun şubat sayısını yayımladı.
Bankanın 12 şubesinden gelen analizlerle hazırlanan raporda, ekonomik aktivitenin ocak ayının başından bu yana dengeli şekilde “hafif arttığı” belirtildi.
Özellikle perakende ürünlere yönelik tüketici harcamalarının son haftalarda azaldığı kaydedilen raporda, bazı analizlerde tüketicilerin fiyat duyarlılığının arttığına değinildiği ve hane halkının harcamalarının isteğe bağlı mallardan uzaklaşmaya devam ettiğinin belirtildiği aktarıldı.

Raporda, imalat sektöründeki faaliyetin büyük ölçüde değişmediği ve arz darboğazlarının daha da normalleştiği vurgulandı.
Kızıldeniz ve Panama Kanalı’nda devam eden aksamaların genel olarak işletmeler üzerinde kayda değer etkisinin olmadığına işaret edilen raporda, ancak bazılarının uluslararası nakliye maliyetleri üzerindeki baskının arttığını bildirdiği aktarıldı.
Raporda, son haftalarda konut amaçlı gayrimenkul talebinde büyük ölçüde mortgage (konut kredisi) faiz oranlarında görülen bir miktar yumuşama nedeniyle artış olduğuna ancak sınırlı konut stokunun satışları engellediğine dikkat çekildi.
Fed’in raporunda, yeni veri merkezleri, endüstriyel ve üretim alanları ile büyük altyapı projelerine yönelik talebin güçlü olduğuna dair analizler olmasına rağmen, ticari gayrimenkul faaliyetinin özellikle ofisler açısından zayıf olduğu kaydedildi.

Kredi talebinin düşüş eğiliminde ve kredi kalitesinin artan temerrüt raporlarına rağmen genel olarak sağlıklı olduğu bildirilen raporda, gelecek ekonomik büyümeye ilişkin görünümün genel olarak olumlu olmaya devam ettiği belirtildi.
İş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, istihdamın çoğu bölgede “hafif ila ılımlı” hızda arttığı aktarıldı.
Raporda, genel olarak iş gücü piyasasındaki sıkılığın daha da hafiflediğine dikkat çekilerek, çalışanların ücret ayarlamalarına ilişkin beklentilerinin tarihsel ortalamalarla daha uyumlu olduğu ifade edildi.
Fiyat baskılarının ise devam ettiği ancak bazı bölgelerde enflasyonda bir miktar hafifleme bildirildiği aktarılan raporda, işletmelerin fiyat değişikliklerine karşı giderek daha duyarlı hale gelen müşterilere yüksek maliyetleri yansıtmada zorlandığı, çelik, çimento, kağıt ve yakıt gibi birçok imalat ile inşaat girdisinin maliyetinin ise son haftalarda düştüğü bilgisi yer aldı.

POWELL: “BANKALARIN SERMAYE GEREKLİLİKLERİNE DAİR PLAN DEĞİŞEBİLİR”
Powell, ABD Kongresinde yarıyıllık Para Politikası Raporu’na ilişkin sunumunun ilk gününde, ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı.
Bankacılık sisteminin dayanıklılığını artırmaya yönelik teklife dair önemli yorumlar aldıklarını ifade eden Powell, bunları dikkatle analiz ettiklerini anlattı.
Jerome Powell, teklif hakkındaki endişeleri de duyduklarına işaret ederek, “Teklifte geniş ve maddi değişiklikler olmasını bekliyorum.” diye konuştu.

Henüz karar verme aşamasında olmadıklarının altını çizen Powell, ancak o noktaya gelindiğinde, bunu yapmaktan çekinmeyeceklerini, teklifin değiştirilmesinin “makul bir seçenek” olduğunu kaydetti.
Geçen yıl temmuz ayında, risk ağırlıklı varlıkların ölçümü ve büyük bankaların yasal sermaye gerekliliklerine yönelik teklif, Fed, ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) ve Para Birimi Kontrol Ofisi (OCC) ortaklığında kamuoyunun görüşüne sunulmuştu.

Sektör temsilcileri, büyük bankaların sermaye gerekliliklerini önemli oranda artıracak teklifle ilgili endişelerini dile getirmişti.
Merkez Bankası, ocak ayında politika faizini 250 baz puan artırırken, yapılan açıklamada “Dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldı” ifadesi kullanılmıştı.
“ENFLASYON BASKILARI CANLI TUTUYOR”
TCMB’de yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Ocak ayında aylık enflasyonun ana eğilimi yılın ilk ayına özgü zamana-bağlı fiyat ve ücret güncellemeleri sonucunda, enflasyon tahmin patikasında öngörülen şekilde yükselmiş ve manşet enflasyon sınırlı bir artış kaydetmiştir. Yakın döneme ilişkin göstergeler, yurt içi talepteki dengelenmenin sürdüğüne işaret etmektedir. Söz konusu dengelenme süreci, tüketim malı ve altın ithalatında güçlü, diğer tüketim harcamalarına ilişkin göstergelerde ise öngörülene kıyasla yavaş seyretmektedir. Buna ek olarak, hizmet fiyatlarındaki katılık, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip edecektir.
Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir.
DAHA FAZLA SIKILAŞTIRMA DETAYI
Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
PARASAL SIKILIK İÇİN ARAÇLAR KULLANILACAK
Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürecektir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenecektir. Parasal sıkılığı desteklemek amacıyla likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, sterilizasyon araçları etkin şekilde kullanılacaktır.
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.
Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.
Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”
FAİZİN SABİT BIRAKILMASI BEKLENİYORDU
Son kurul kararında, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığı ve bu düzeyin sürdürüleceği belirtilmişti.
Şubat ayında yapılan tüm anketlerden politika faizinin sabit bırakılması beklentisi çıktı.
Bu nedenle piyasaların odağında faizin belli olması kadar, karar metninde verilecek mesajlar da bulunuyordu.
SEÇİMİN ARDINDAN ATILAN TCMB FAİZ ADIMLARI
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından, enflasyonu düşürmek için faiz artırımı politikası yürütüldü. Buna göre de TCMB politika faizini 2023 Haziran’da 650 baz puan, temmuzda 250 baz puan, ağustosta 750 baz puan, eylülde 500 baz puan, ekimde 500 baz puan, kasımda 250 baz puan, aralıkta 500 baz puan ve 2024 Ocak’ta 250 baz puan olmak üzere son 8 ayda toplam 3 bin 650 baz puan artırdı.
]]>
OVP’YE UYGUN POLİTİKA
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın: İş dünyası olarak Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın yürüttüğü politikaların yeni başkan Fatih Karahan döneminde de devam edeceğini öngörüyoruz. Ekonomik anlamda Türkiye OVP ile rotasını belirlemiştir. Bu politikalarda bir sapma olacağını düşünmüyoruz. Yatırımcı dostu, geleneksel ekonomik politikalar Fatih Karahan başkan döneminde de devam edecektir. İhtiyati tedbirler elden bırakılmamalı, tasarruf tedbirlerine uyularak, enflasyon baskılanmalı, faiz artışının önü kesilmeli yatırım ve üretim odaklı ülkemizin kaynakları verimli bir şekilde kullanılmalı.
İSTİKRARLI YAKLAŞIM
Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) Başkanı Bekir Topuz: Karahan’ın da ilerleyen dönemde istikrarlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımı merkeze alacağına inanıyoruz.
İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca: Gaye Hanımın istifası sürdürülebilirliğe zarar verecek olsa da halen ekonomi yönetiminin başında Mehmet Şimşek var ve bu iradenin sürdürülebilirliği ağırlık kazanmıştır.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Rüstem Çetinkaya: Ülkemizin hedeflerine ulaşabilmesi için açıklanan ekonomik programın yeni dönemde de kararlılıkla uygulanmasını diliyorum.
MALİ DİSİPLİN
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu: Ülkemizde yeni ekonomi yönetiminin göreve gelmesiyle ardı ardına önemli adımlar atıldı. Finansal istikrar noktasında belirlenen politikaların devamlılığı ülkemiz için büyük önem taşıyor.
İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı: Son dönemlerde devreye giren ekonomik planın devamlılığı ülkemizin geleceği için kritik önemde. Bu çerçevede yeni dönemde de istikrarlı duruşun devam edeceğine inancımız tam.
JPMORGAN: MERKEZ, KARAHAN’IN LİDERLİĞİNDE DAHA ŞAHİN OLACAK
ABD’li yatırım bankası JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı değişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. JPMorgan yetkilileri, Para Politikası Kurulu’nun (PPK) artık daha şahin olabileceği yönündeki görüşleri nedeniyle Merkez’deki liderlik değişikliğini enflasyonun düşürülmesi ve lira açısından olumlu gördüklerini belirtti. Yayımlanan notta, “Para politikasının önümüzdeki dönemde enflasyon görünümüne daha duyarlı olması muhtemel olduğundan, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasını bekliyoruz” ifadeleri yer aldı. Karahan’ın enflasyonla mücadele için para politikası ile maliye politikası arasında daha fazla koordinasyon sağlamasının beklendiği kaydedilen notta, ancak TCMB liderliğinin uzun ömürlülüğüne ilişkin belirsizliğin devam ettiği ve politika değişimleri konusunda şüphe uyandırdığı açıklandı.
KİŞİ DEĞİL KURUMLAR ESAS
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç: Merkez Bankası Başkanlığı görevine atanan Fatih Karahan’ı tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum. Kişilerin değil, kurumsal yapıların devamı esastır. Karahan’ın başkanlığında Merkez Bankası’nın ülkemize ve iş dünyamıza kalıcı kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.
Ekonomik aktivitenin endişe edildiği kadar yavaşlamayacağı yönündeki öngörüler piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor.
Öte yandan, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu ayki toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın martta faiz indirime başlama ihtimali yüzde 46 ile fiyatlanıyor.
Bir süredir enflasyonla mücadele kapsamında atılan şahin adımların marttan itibaren yerini güvercin hamlelere bırakacağı yönündeki beklentiler zayıflarken, dünya genelinde merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacaklarına yönelik soru işaretleri varlığını koruyor.
Analistler, söz konusu durumun piyasalarda belirsizliği artırmasına karşın, ABD’de ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına yönelik işaretlerin şirketlerin finansal sonuçlarını olumlu etkilemesi nedeniyle pay piyasalarında yükseliş eğiliminin devam ettiğini aktardı.
ABD’de enflasyonun hız kesmesine karşın ekonomik aktiviteden alınan olumlu sinyaller ekonomide “yumuşak iniş” ihtimallerini artırdı.
29 Ocak ile başlayan haftada pazartesi günü Dallas Fed imalat aktivite endeksi, salı günü CB tüketici güven endeksi, çarşamba günü Fed’in faiz kararı ile ADP istihdam raporu, cuma günü tarım dışı istihdam ile işsizlik oranı verileri açıklanacak.
AVRUPA’DA ENFLASYON VERİSİ BEKLENİYOR
Avrupa Merkez Bankası (ECB) geçen hafta üç temel politika faizini de sabit bıraktı.
ECB Başkanı Christine Lagarde toplantı sonrası yaptığı açıklamada, ECB’nin Yönetim Konseyinde faiz indirimlerini konuşmak için “erken olduğu” konusunda fikir birliği olduğunu belirtti.
Kısa vadeli ekonomik göstergelerin zayıf kaldığını ifade eden Lagarde, ekonomide orta vadede bir iyileşme görüleceğini ve ekonominin en önemli yansıması olan iş gücü piyasasının da oldukça güçlü kalmaya devam ettiğini vurguladı.
Lagarde, Euro Bölgesi’nde enflasyon oranlarındaki genel düşüş eğiliminin sürdüğünü, kısıtlayıcı para politikasının reel ekonomi üzerinde kapsamlı bir etki oluşturmaya devam ettiğini anlattı.
Analistler, ECB’nin ilk faiz indirimine yüzde 64 ihtimalle nisanda başlayabileceğinin öngörüldüğünü belirterek, bölge genelinde açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin toparlanmaya işaret ettiğini ancak hala daralmanın sürdüğünü aktardı.
Gelecek hafta salı günü Euro Bölgesi’nde 4.çeyrek GSYH, çarşamba günü Almanya’da TÜFE, perşembe günü Euro Bölgesi TÜFE ile BoE’nin faiz kararı takip edilecek.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) ise para piyasalarında, şubat ve mart toplantılarında politika faizini değiştirmeyeceği ancak mayısta yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimine gideceği fiyatlanıyor.
ASYA’DA NE BEKLENİYOR?
Japonya Merkez Bankası (BoJ) beklentiler doğrultusunda ultra gevşek para politikasında değişikliğe gitmedi. Söz konusu kararın ardından Japonya’da Nikkei 225 endeksi yaklaşık son 35 yılın en yüksek seviyesine çıkmasına karşın BoJ Başkanı Ueda Kazuo’nun açıklamaları piyasalarda oynaklığı artırdı.
Ueda, enflasyon hedefine ulaşma konusunda önemli yol katettiklerini belirtirken, piyasalarda söz konusu açıklamalar “şahin” tutum olarak algılandı.
29 Ocak ile başlayan haftada salı günü Japonya’da işsizlik oranı, çarşamba günü Japonya’da sanayi üretimi, perşembe günü Çin’de Caixin imalat sanayi PMI verileri izlenecek.
YURT İÇİ VERİ GÜNDEMİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı.
TCMB’den yapılan duyuruda, “Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir.” ifadeleri yer aldı.
Analistler, faiz artırım sürecinin tamamlanmış olabileceğini ancak TCMB’nin mevcut sıkı para politikasını enflasyonda kayda değer bir yavaşlama olana kadar sürdürebileceğini belirtti.
Gelecek hafta yurt içi veri gündeminde, salı günü ekonomik güven endeksi, çarşamba günü dış ticaret dengesi, perşembe günü imalat sanayi PMI verileri öne çıkıyor.
]]>
Ekonomik aktivitenin endişe edildiği kadar yavaşlamayacağı yönündeki öngörüler piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor.
Öte yandan, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu ayki toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın martta faiz indirime başlama ihtimali yüzde 46 ile fiyatlanıyor.
Bir süredir enflasyonla mücadele kapsamında atılan şahin adımların marttan itibaren yerini güvercin hamlelere bırakacağı yönündeki beklentiler zayıflarken, dünya genelinde merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacaklarına yönelik soru işaretleri varlığını koruyor.
Analistler, söz konusu durumun piyasalarda belirsizliği artırmasına karşın, ABD’de ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına yönelik işaretlerin şirketlerin finansal sonuçlarını olumlu etkilemesi nedeniyle pay piyasalarında yükseliş eğiliminin devam ettiğini aktardı.
ABD’de enflasyonun hız kesmesine karşın ekonomik aktiviteden alınan olumlu sinyaller ekonomide “yumuşak iniş” ihtimallerini artırdı.
29 Ocak ile başlayan haftada pazartesi günü Dallas Fed imalat aktivite endeksi, salı günü CB tüketici güven endeksi, çarşamba günü Fed’in faiz kararı ile ADP istihdam raporu, cuma günü tarım dışı istihdam ile işsizlik oranı verileri açıklanacak.
AVRUPA’DA ENFLASYON VERİSİ BEKLENİYOR
Avrupa Merkez Bankası (ECB) geçen hafta üç temel politika faizini de sabit bıraktı.
ECB Başkanı Christine Lagarde toplantı sonrası yaptığı açıklamada, ECB’nin Yönetim Konseyinde faiz indirimlerini konuşmak için “erken olduğu” konusunda fikir birliği olduğunu belirtti.
Kısa vadeli ekonomik göstergelerin zayıf kaldığını ifade eden Lagarde, ekonomide orta vadede bir iyileşme görüleceğini ve ekonominin en önemli yansıması olan iş gücü piyasasının da oldukça güçlü kalmaya devam ettiğini vurguladı.
Lagarde, Euro Bölgesi’nde enflasyon oranlarındaki genel düşüş eğiliminin sürdüğünü, kısıtlayıcı para politikasının reel ekonomi üzerinde kapsamlı bir etki oluşturmaya devam ettiğini anlattı.
Analistler, ECB’nin ilk faiz indirimine yüzde 64 ihtimalle nisanda başlayabileceğinin öngörüldüğünü belirterek, bölge genelinde açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin toparlanmaya işaret ettiğini ancak hala daralmanın sürdüğünü aktardı.
Gelecek hafta salı günü Euro Bölgesi’nde 4.çeyrek GSYH, çarşamba günü Almanya’da TÜFE, perşembe günü Euro Bölgesi TÜFE ile BoE’nin faiz kararı takip edilecek.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) ise para piyasalarında, şubat ve mart toplantılarında politika faizini değiştirmeyeceği ancak mayısta yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimine gideceği fiyatlanıyor.
ASYA’DA NE BEKLENİYOR?
Japonya Merkez Bankası (BoJ) beklentiler doğrultusunda ultra gevşek para politikasında değişikliğe gitmedi. Söz konusu kararın ardından Japonya’da Nikkei 225 endeksi yaklaşık son 35 yılın en yüksek seviyesine çıkmasına karşın BoJ Başkanı Ueda Kazuo’nun açıklamaları piyasalarda oynaklığı artırdı.
Ueda, enflasyon hedefine ulaşma konusunda önemli yol katettiklerini belirtirken, piyasalarda söz konusu açıklamalar “şahin” tutum olarak algılandı.
29 Ocak ile başlayan haftada salı günü Japonya’da işsizlik oranı, çarşamba günü Japonya’da sanayi üretimi, perşembe günü Çin’de Caixin imalat sanayi PMI verileri izlenecek.
YURT İÇİ VERİ GÜNDEMİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı.
TCMB’den yapılan duyuruda, “Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir.” ifadeleri yer aldı.
Analistler, faiz artırım sürecinin tamamlanmış olabileceğini ancak TCMB’nin mevcut sıkı para politikasını enflasyonda kayda değer bir yavaşlama olana kadar sürdürebileceğini belirtti.
Gelecek hafta yurt içi veri gündeminde, salı günü ekonomik güven endeksi, çarşamba günü dış ticaret dengesi, perşembe günü imalat sanayi PMI verileri öne çıkıyor.
]]>Weiler, Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yaklaşımına ilişkin soruları yanıtladı.
Geçen yıl yapılan seçimlerden bu yana piyasaların Türkiye’ye yaklaşımında önemli bir değişim gördüklerini dile getiren Weiler, yeni ekonomi yönetiminin politika değişikliğine güvenilirlik kazandırdığını ifade etti.
Weiler, seçimden bu yana çok sayıda gelişme ve iyimserliğin hali hazırda fiyatlandığını ve Türkiye’nin kredi derecesinin B olmasına karşın son dönem performansının BB kredi derecesiyle karşılaştırılabilecek kadar olduğunu vurgulayarak, “Piyasa hali hazırda not artışlarını fiyatlıyor ve bekliyor.” dedi.
Türkiye’nin makroekonomi politikalarındaki değişiklikler öncesinde yabancı yatırımların önemli bir kısmının çıktığına işaret eden Weiler, “Uluslararası yatırımcı topluluğunun büyük bir kısmı Türkiye ile yeniden ilgileniyor. Yani dalganın değiştiğini görüyoruz ancak bu, tüm yatırımcıların geri döndüğü anlamına gelmiyor.” diye konuştu.
Weiler, kaynaklarını Türkiye’ye ayırmak ve kendilerini rahat hissetmek için daha fazla zamana ihtiyaçları olduğunu düşünen yatırımcılar bulunduğunun ve yatırımcıların netlik istediğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“New York’ta bu ay Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) için 150’den fazla yatırımcının katıldığı bir seminerimiz oldu. Bakan Mehmet Şimşek ve Başkan Hafize Gaye Erkan, burada yaptıkları değişikliklerin etkisini ve başka ne gibi değişiklikler beklenebileceğini yatırımcılarla paylaştı. Bu açıdan, politikadaki değişikliklerin etkisinin şu ana kadar güçlü olduğunu söyleyebilirim.”
“TÜRKİYE’DE TÜM TAHVİL İHRAÇLARI İÇİN REKOR BİR YIL ÖNGÖRÜYORUZ”
Weiler, TCMB’nin, enflasyonla mücadele konusunda piyasaya verdiği rehberliğe devam etmesi gerektiğini ve bu durumun da faiz artışını sürdürmek anlamına gelebileceğini ifade ederek, “Piyasa faizde zirveye yaklaşıldığını düşünüyor ancak yarın için artış beklentisi de var.” dedi.
Türkiye’de enflasyonun yüzde 60’ın üzerinde ve faizin yüzde 42,5 seviyesinde olduğunu anımsatan Weiler, daha fazla yatırımcı girişi olması için pozitif bir reel oran getirisi sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Weiler, bu konuda bazı ilerlemeler olsa da hala aşama kaydedilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Ancak Türkiye ekonomisi için gidişat oldukça olumlu görünüyor ve biz çok iyimseriz. Şirketler ve devlet dahil olmak üzere Türkiye’de tüm tahvil ihraçları için rekor bir yıl öngörüyoruz. Bir önceki rekor seviye 20 milyar dolardı, geçen yıl ise 17 milyar dolar olmuştu. Resmi bir şey yok ama kişisel görüşüm olarak, bu yıl 25 milyar doların üzerinde bir tahvil ihraç büyüklüğü bekliyorum.”
“BU YIL DAHA FAZLA NOT ARTIRIMI BEKLİYORUZ”
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi ve not görünümüne ilişkin son dönemdeki güncellemelerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Weiler, şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’nin görünümü son olarak Moody’s tarafından yükseltildi. Türkiye’nin temellerine ve kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarına baktığımızda, bu yıl not artırımı için güçlü bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. JP Morgan olarak, bu yıl daha fazla not artırımı bekliyoruz. Ancak Türkiye’nin şu anda tek B olarak derecelendirildiği göz önüne alındığında, yatırım yapılabilir kredi notuna dönmesi biraz zaman alacaktır.”
Yaklaşık 8 trilyon dolarla dünyanın en büyük ikinci varlık yöneticisi olan Vanguard’ın Gelişmekte Olan Piyasalar Aktif Sabit Gelir Küresel Eş Başkanı Nick Eisinger, geçen hafta AA muhabirine yaptığı açıklamada, portföylerinde her zaman Türk devlet tahvili bulundurduklarını dile getirerek, “TCMB’nin faiz politikasındaki hamleleri, gelecekteki enflasyon patikası ve Türk devletinin yerel tahvillerinin yabancı yatırımcılarda çok az bulunduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, yakın zamanda TL cinsinden devlet tahvilleriyle ilgilenmeye karar verdik.” ifadesini kullanmıştı.
Uluslararası basında yer alan haberlerde, ABD’li yatırım yönetimi şirketi PIMCO’nun, politika değişikliğinin de etkisiyle geçen yılın ikinci yarısından itibaren TL cinsinden tahvil aldığı belirtilmişti.
]]>Özellikle yaklaşan yerel seçimlerin olası sonuçlarını göz önünde bulundurarak analizlerine yansıtan yabancı kurumlar, Türkiye’nin ekonomi politikasındaki istikrara vurgu yapıyorlar. Bu hafta özellikle HSBC ve Golman Sachs’ın Türkiye’ye ilişkin raporları öne çıkarken, Vanguard’ın Türk tahvillerine yönelik yorumları da piyasada ilgi çekti.

GOLDMAN SACHS ENFLASYON İLE MÜCADELE İÇİN PARA ARZINI İŞARET ETTİ
Goldman yayımladığı raporda, TCMB’nin piyasadaki para arzını azaltma hızının, enflasyonun beklenenden daha hızlı bir şekilde düşmesine yardımcı olabileceğini vurgulandı. Rapora göre, TCMB’nin para politikasındaki etkileyici değişiklikler, enflasyonun yılsonunda öngörülen yüzde 42,6’lık seviyelerden daha aşağı, yaklaşık yüzde 30’lara kadar gerilemesine neden olabilir. Analistler, bu durumu, TCMB’nin piyasadaki para arzını azaltma politikasının etkili bir şekilde uygulanmasına bağlıyor.
“FAİZ İNDİRİMİ YIL ORTASINDA BAŞLAR”
Raporda TCMB’nin faiz kararıyla ilgili de önemli öngörüler yer alıyor. Şu anda yüzde 42,5 olan politika faizinin, TCMB’nin bu ay içinde 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkabileceği belirtildi.
Analistler ayrıca, TCMB’nin enflasyonun beklenenden daha hızlı bir şekilde gerilemesi durumunda, yıl ortasında politika faizini indirmeye başlayabileceğini öne sürdü.

VANGUARD: TÜRKİYE’YE YÖNELİK İLGİ ARTABİLİR
Vanguard’ın Gelişmekte Olan Piyasalar Aktif Sabit Gelir Küresel Eş Başkanı Nick Eisinger, Türkiye’nin makroekonomi politikalarındaki değişimleri “çok olumlu bir dizi gelişme” olarak değerlendirdi. Eisinger, Türk ekonomisindeki politika değişikliklerinin kalıcı olması durumunda, Türk varlıklarına olan yabancı ilgisinin artabileceğini ifade etti.
Raporda, Eisinger’in Türkiye’ye yönelik değerlendirmeleri şu şekilde yer aldı:
“Türkiye’nin makroekonomi politikalarındaki değişimleri çok olumlu bir dizi gelişme olarak tanımlıyoruz. Bu değişimin kalıcı olması gerektiği görüşündeyiz. Politika değişiklikleri, Türk ekonomisinin temellerinde iyileşme ve daha kolay bir finansman görünümü sağlayacaktır. Ayrıca, bu dönüşüm Türkiye’deki yerel piyasa/döviz varlıklarına yabancı ilgisinin geri dönmesinin de önünü açacaktır.”
TL CİNSİ DEVLET TAHVİLLERİNE İLGİ
Eisinger, Vanguard’ın portföylerinde her zaman Türk devlet tahvili bulundurduklarını belirtti ve TCMB’nin faiz politikasındaki hamleleri göz önüne alarak, yakın zamanda TL cinsinden devlet tahvillerine ilgi göstermeye başladıklarını açıkladı.

HSBC: EKONOMİ YÖNETİMİ YUMUŞAK İNİŞE ÖNCELİK VERECEK
HSBC, Türkiye’nin 2024 yılında kademeli bir ekonomik uyum süreci geçirmesini beklediğini açıkladı. Banka, özellikle yerel seçimlere üç aydan az bir süre kala, politika yapıcıların ekonomi için yumuşak bir inişe öncelik vereceğini düşündüklerini ifade etti. HSBC’nin yayımladığı raporda, “Seçim öncesinde bir miktar mali teşvik bekliyoruz ve bütçe açığının 2024 yılında genişleyeceğini tahmin ediyoruz, ancak parasal veya kredi kanalında herhangi bir gevşeme öngörmüyoruz. Büyümenin geçen yılki tahmini yüzde 4 seviyesinden 2024’te yüzde 2,5’e yavaşlayacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
HSBC, daha yavaş bir dezenflasyon hızı beklediğini belirterek, 2024 sonunda manşet enflasyonunu yüzde 45 olarak öngördü. Banka, özellikle hizmet fiyatlarında yüksek derecede yapışkanlık olduğuna dikkat çekerek, enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam ettiğini ifade etti.
Bu değişimi, sadece Haziran 2023’ten beri politika faizinde yapılan artışlar olarak görmemek gerektiğini belirten Morales, şöyle devam etti:
“Seçici kredi ve niceliksel sıkılaştırma da dahil olmak üzere parasal sıkılaştırma, beklentimizden daha büyük ve hızlı oldu. Bu durum, iç talebin yavaşlamasına katkı sağlarken, lira üzerindeki baskıları hafifletiyor ve böylece uluslararası rezervlerdeki toparlanmayı destekliyor, enflasyon beklentilerindeki önceki bozulmayı da durduruyor. Dahası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni politikanın yönünü ve önden yüklemeli para politikası düzenlemesini kamuoyu önünde onayladı.”
Morales, sıkılaşan para politikası ve Avro Bölgesi gibi Türkiye’nin ana ticaret ortaklarındaki zayıf büyümenin birleşik etkisine bağlı olarak, Türkiye ekonomisinde büyümenin 2023’te öngördükleri yüzde 4,1’den 2024’te yüzde 2,5’e yavaşlamasını beklediklerini dile getirdi.
Ekonomiyi dengelemek için muhtemelen uzun bir süre sıkı para politikası duruşunun gerekli olacağını söyleyen Morales, “Mart 2024’teki yerel seçimler, hükümetin mevcut sıkılaştırma döngüsünü sürdürme ve politika değişikliğini baltalayan seçim teşvik önlemlerinden kaçınma konusundaki kararlılığını ve siyasi alanını test edebilir.” değerlendirmesinde bulundu.
FAİZ ARTIŞININ ETKİSİ GECİKMELİ GELECEK
S&P Global Market Intelligence Küresel Ekonomi Başkan Yardımcısı Ken Wattret da Türkiye’nin ekonomi politikasında en temel değişikliklerden birinin Merkez Bankası’ndaki liderlik olduğunu belirterek, bunun net bir şekilde önemli bir yaklaşım değişikliği sağladığını söyledi.
Şu an enflasyonu düşürmek için para biriminin istikrara kavuşturulmasının hedeflendiğini aktaran Wattret, cari işlemler hesabındaki dengesizliği azaltmak için de iç talebi yavaşlatmak amacıyla politika faizinin yükseltildiğini kaydetti.
Wattret, “Bu faktörlerin birleşiminin yakın vadede ekonomik aktivite üzerinde baskı yaratacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla 2024’te ekonomide oldukça zorlu bir durum söz konusu olacak. Ancak, enflasyonu dengelemeye çalışmak ve aynı zamanda para biriminde değer kaybının sürmesini önlemek için bunlar gerekli koşullar. Gerçekçi olmamız gerek. Bu zorlukları diğer merkez bankalarında da gördük, enflasyonu sistem dışı bırakmak zaman alıyor. Enflasyon, faizi yükseltince hızla sistem dışına çıkarılamıyor.” diye konuştu.
Türkiye’nin mücadele ettiği sorunların birçok diğer ekonomide de görüldüğünü belirten Wattret, küresel ekonomide on yıllardır görülmeyen bir enflasyon şoku yaşandığına dikkati çekti.
“ENFLASYON KADEMELİ DÜŞÜŞ VE PARA BİRİMİNİN İSTİKRARA KAVUŞMAYA BAŞLAMASINI BEKLİYORUZ”
Wattret, merkez bankalarının enflasyon şokuyla, para politikasında değişikliğe giderek mücadele etmek zorunda kaldığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Türkiye’de bu biraz daha zaman aldı. Bence kilit nokta enflasyon sorunuyla mücadele, dış dengesizlik ve cari işlemler açısından bir miktar kredibilite tesis etmek ve para birimine destek sağlamak. (Türkiye’de) Para politikasındaki bu yön değişikliği bizi daha istikrarlı bir ortama götürüyor gibi görünüyor. Faiz artışlarının ekonomik aktivite üzerindeki etkisi gecikmeli olarak görüleceğinden, maalesef 2024 tüm bu açılardan oldukça zorlu bir yıl olacak. Ama enflasyondaki eğilimin kademeli olarak aşağı yönlü hareket etmeye ve para biriminin istikrara kavuşmaya başlamasını bekliyoruz. Dolayısıyla, yıl ilerledikçe ekonomik görünümün iyileşmeye başlayacağını ve bir sonraki yılın daha pozitif olacağını umuyoruz. Ancak küresel ekonomi de çeşitli rüzgarlarla mücadele ediyor ve herhangi bir ekonominin iç ekonomik zorluklardan çıkış yolunu oluşturma kabiliyeti oldukça sınırlı. Bu durum her yerde aynı olduğundan, 2024 dünya genelinde ekonomik açıdan zorlu bir ortama sahne olacak gibi görünüyor.”
“BİRÇOK MERKEZ BANKASI ENFLASYON ŞOKUNA GEÇ TEPKİ VERDİ”
Wattret, birçok gelişmiş ülkede merkez bankalarının kredibilitesinin sorgulandığı bir dönem yaşandığına işaret ederek, merkez bankalarının 2021 ve 2022’deki enflasyon şokuna verdikleri tepkinin oldukça geç olduğunu belirtti.
Düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranı hedefleyen merkez bankalarının kredibilitelerini tesis etmelerinin yolunun enflasyonu azaltan ve enflasyon beklentilerini nispeten iyi bir şekilde sabitleyen para politikası duruşunu sağlamak olduğunun altını çizen Wattret, şunları kaydetti:
“Yani kredibilitenizi sonuçlara göre oluşturursunuz ve bu sonuçları almak zaman alır. Dolayısıyla, (Türkiye’de) para birimini desteklemek ve enflasyonu istikrara kavuşturmak için gerekli mekanizmalar şu anda mevcut görünüyor, ancak bu biraz zaman alacak. Bu nedenle Merkez Bankası’nın plana sadık kalması ve dünyanın dört bir yanındaki merkez bankalarının yaptığı gibi para politikasında bir dereceye kadar kısıtlamayı sürdürmesi önemli.”
]]>


