Haber7 – ÖZEL
Radyo7 programcılarından Erkan Koç Haber7.com muhabiri Müge Çakmak’ın sorularını yanıtladı. Koç, Radyo7’nin bu toprakların sesi olduğunu belirterek, evladından sonra 2’nci aşkının Radyo7 olduğunun altını çizdi.
İşte Erkan Koç ile yaptığımız röportajın detayları:

Radyo programcılığı serüveniniz nasıl başladı?
“Benim radyo programcığı 1994 yılında başladı. Beşiktaş musiki cemiyetinin konser duyurusu yapılacaktı. O zamanlar tek sanat müziği yayını yapan radyo vardı. Veyis FM’di şimdi kalmadı o radyo. Oraya cemiyetimizin konser duyurusunu yapma teklifiyle gittiğimde radyonun yayın yönetmeni “diksiyonun çok güzel bizimde sanat müziğini bilen programcıya ihtiyacımız var bizimle çalışır mısın?” dediğinde şaşırmıştım. Yapamayacağımı düşündüm. O zamanlar radyo programcısı olmak için okulunu okuyarak olmuyordu. O dönemlerde başlayan alaylıdır. Benimde serüvenim böyle başladı. 2 yıl kadar orada radyo programcılığı yaptım. Sonra 1999 yılında arabam ile yolda yolculuk halindeyken bir radyoya denk geldim. O radyonun radyo7 olduğunu öğrendim. Yeni yayın hayatına başlamış. Radyo7’de o dönem sanat müziği çalıyor, türkü çalıyor ve çok hoşuma gitti. Evet, işte dedim benim radyom. Buldum hemen frekansı. O zamanlar radyo7 Reşitpaşadaydı. 1999 yılında gittim ve radyo7’nin kurulmasıyla beraber ilk programcılarından birisi oldum. Dolu dolu 25 yılı kesintisiz radyo7’de program yapmaya devam ediyorum.”

ÇEYREK ASIRDIR RADYO7’DE YAYINDAYIZ
Radyo7’de hafta içi saat 09:00-12:00 arası “Erkan’la Çok Canlı” programını yapıyorsunuz. Sadık bir dinleyici kitleniz var. Uzun süreden beri bu dinleyici kitlesini tutmayı nasıl başardınız?
Ben şunu iddialı bir şekilde söylüyorum. Mikrofon başında 25 yıldır kesintisiz aynı radyoda, aynı saatte bu işe devam edebilme rekoru bende. Ve bu durumdan da çok mutluyum. Çünkü kurulduğunda buraya geldim ve bir bebekti. Radyo7 emekledi, yürümeye başladı ve şimdi koşarak devam ediyoruz. Milyonlarca insan her gün radyo7 ile güne başlıyor. Belirli bir noktada dinleyici sıkılabilir. Çünkü dile kolay çeyrek asır yayındasınız. Bunu da ben her sezon değişiklikler yapıyorum programımda. Mesela bugün sadece telefon bağlantıları aldık. Bunda da radyo7’nin gücünü göstermek adına şöyle bir şey yapıyoruz. 7 bölgeden 7 telefon bağlantısı yapıyoruz. Güneydoğu diyoruz sadece güneydoğudan insanlar arıyor ve yayına bağlanıyor. Böylece her bölgeyi sarmış oluyorsunuz. Şuan 53 ilde radyo7 vericisi var ve insanlar analog olarak açıp radyosunu dinleyebiliyor. Kısacası herke tarafından da çok seviliyor ve Türkiye’nin en çok dinlenen radyosu olduk.

RADYO7 BU TOPRAKLARIN NEFESİ
Radyo7’nin sizin hayatınızdaki yeri ve önemi nedir?
Radyo7 büyük bir aşk. Bir evladım var o’dur 1’nci aşkım, 2’incisi de radyo7’dir. Mesela rahatsızlandığımda bile sesim çıkıyorsa bile radyomda olmam lazım. Dinleneyim de gitmeyeyim dememişimdir. Çünkü bu ilk gün başladığım aşk ve heyecanla radyo7’ye geliyorum. Çok farklı tekliflerde geldi, televizyonlardan, farklı kanallardan, farklı kanallardan ama radyo7’yi ben çok seviyorum. Burasıyla adım oluştu ve Erkan Koç dendiğinde radyo7 ilk akla geliyor. Bu dünyadan göçüp gittiğimizde arkamızdan radyo7 ile güzel bir anı bırakacaksam bu bana yeter. Bir gün radyo7’nin tarihi yazılacak olursa mutlaka bizim adımızda bir köşede olacaktır. Radyo7’ye erişimler çok kolay. Dünyanın her yerinden çok ilgi gören, Türkiye’ye hasret duyuyor yurt dışına gitmiş insanlar Türkiye özlemini radyo7 ile gideriyor. Çünkü radyo7 de bu toprakların nefesi var. Neşet Ertaş’ı her radyoda duyamıyor maalesef. Türkiye’nin temel taşları bu radyonun da temelini oluşturan isimler.
Programda içeriklerinizi hazırlarken dinleyicilerinizden gelen geri bildirimleri dikkate alır mısınız?
Büyük çoğunlukta onlarda bizi yönlendiriyor. Kendinizi yenilemiyorsanız, hep aynı şekilde gidiyorsanız dinleyici belli noktadan sonra sıkılıyor. Frekansı değiştirmekte çok kolay radyo dinleyicisi açısından sizi anında bırakabilir. Biz bu duruma gelmemek adına arşivimizi yeniliyoruz. Hem güncel şarkıları yakalayıp dinleyicimizin kulaklarını rahatsız etmeyecek melodiler, söz yapılarına çok dikkat ediyoruz. Çünkü duyuyoruz başka radyolardan. Hakikaten insanı rahatsız edici şarkı sözleri var onları radyo7’de bulamazlar. Gönül rahatlığıyla bir baba genç kızıyla, bir anne genç evladıyla radyo7’yi dinleyebilir.
YAPTIĞIN İŞİ SEVECEKSİN
Radyo programcısı olmak isteyen genç iletişimci arkadaşlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
İlk olarak kabiliyetleri olacak. İstediğin kadar okulunu oku ama o kabiliyet ve istek sende yoksa olmuyor. Ama en önemlisi o işi seveceksin. Evet ben bu işi yaparken radyoculuğu, televizyonculuğu ay sonu gelecek parayı cebime koyacağım diyorsan geçmiş olsun sen başarılı olamazsın. O işte de kalıcı olamazsın. Hayır, ben başarılı olacağım, sürekli kendimi yenileyeceğim diyorsan parada zaten sonrasında seni gelip buluyor. En önemlisi bence yaptığın işi seveceksin.
Haber7 – ÖZEL
Radyo7 programcılarından Talha Bora Öge namıdiğer “Gölge” haber7.com muhabiri Müge Çakmak’ın sorularını yanıtladı. Talha Bora Öge, kendisini Radyo7’den ayıracak paranın olmadığını belirterek Radyo7’nin toplumun dinamiklerini çok iyi bildiğinin altını çizdi.
İşte Talha Bora Öge ile yapıtımız röportajın detayları:
Gölge ismi nereden geliyor? Hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
30 yıldır bu işi yapıyorum bu işin başladığı yıllarda namım bay X’di. Malum bay x gizemli bir isim ve o zamanlar öyle bir gizem kattık ki benim adımı da söylemiyordum. Hatta şimdiki gibi sosyal medya yok yüzümü de bilmiyorlardı ve namımızın hakkını veriyorduk. Fakat Türkiye’ye seslenmeye başlayınca aynı gizemi taşıyan ama adımı da kullanabileceğim bir isme ihtiyacım oldu. Ankara’da o zamanlar bir alışveriş merkezindeyim. Baktım çok fazla ışık ve bir o kadarda gölge var. Kâğıda şunu yazdım, ”ışık var olduğu sürece gölge olacak yüreğinizin ışığı radyoda gölgesini bulacak” Talha Bora Öge namıdiğer Gölge. Hem bay x’in gizemi var hem de adımı kullanabiliyorum. Şiir okuyan bir adamım radyoda, Talha Bora Öge namıdiğer Gölge kafiyeli bir tarafı var. Namın içinde benim soy ismim gizli.
MESLEĞİ RADYO7’DE BIRAKMAK İSTERİM
Radyo programcılığı süreciniz nasıl başladı?
20 yıl olmuş ben radyo7 mikrofonlarına adım atalı. Nice yıllar burada olayım ve mesleği de burada bırakayım. Dönüp geriye baktığımda rüzgârdaki yaprak gibiyim. Kader beni oradan oraya savuruyor. Bende kendimi tevekkülle, Rabbimim akışına bırakmış gibiyim. Liseyi bitirdim tam Türkiye’de özel radyoların başladığı zamanlar. O dönemler radyolarda çokça “dj çok ister misiniz, radyocu olmak ister misiniz” ve eleman ihtiyaçları var. Tamamen tatilimi değerlendirmek için başladık ama içinden çıkamadık. Bu çıkamamakla alakalı belki fıtratımın etkisi olmuş olabilir. Ben mükemmeliyetçi adamım. Bir şeyi yapıyorsam iyi yapmaya çok gayret ediyorum. Belki bu psikoloji radyo programcılığına başladığım andan itibaren buralara gelmesini sağlamış olabilir.

BENİ RADYO7’DEN AYIRACAK PARA YOK
Radyo7’nin sizin hayatınızdaki yeri ve önemi nedir?
Kanal 7 Medya Grubunun kurucusundan en son giren elemanına kadar Allah hepsinden razı olsun. Maddi-manevi bu kurum bana çok şey kattı. Bu nedenle şu sözüm lütfen yanlış anlaşılmasın, “beni radyo7’den, kanal 7 Medya Grubundan ayıracak para yok. Benim buradan ayrılmak gibi bir niyetim yok. Buraya ciddi anlamda vefa borcum var. Ben hiçbir şeydim bana çok şey kattı. İsmimi duyurmamı sağladı burası. Özellikle radyo7’de Serhat Karasu ve Oğuz Sivri bu iki insanın benim üzerimde çok büyük emeği var.
RADYO7 TOPLUMUN DİNAMİKLERİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR
Radyo7 Türkiye’de en çok dinlenen radyolar arasında ilk 3’de. Radyo7’nin bu başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ciddi emek var. Ben 20 yıl öncesini de biliyorum. Burada hep iyi niyetle ciddi bir gayret gösterildi. Mesai kavramı olmaksızın, halkla bütünleşerek hep doğru adımlar atılarak, doğru söylemlerde bulunarak toplumun dinamiklerini çok iyi bilen ve buna göre çok doğru konumlanan bir radyo. Bu radyonun kuruluş amacı da çok hoş devam etme niyeti de çok hoş. Aldığımız ödül ne diyor, “en iyi konuşan radyo” iyi konuşmak sadece düzgün Türkçeyle olmaz. Ne anlatıyorsun bizim aldığımız ödül bununla alakalı. Doğru konuşuyoruz iyi konuşuyoruz faydalı konuşuyoruz.

Dinleyicilerinizden gelen öneri ve eleştirileri dikkate alır mısınız?
Hangi sektör olursa olsun dikkate alırım. Onlar şunu hissetmeli bu kurum bizi dinliyor, bu kurum bizi dikkate alıyor, biz bu kurum için önemliyiz. Bu kurum bencil bir kurum değil bunu dedirten bir kurumuz biz.
Unutamadığınız yayın anınız var mı?
Aklıma ilk geleni söyleyeyim. Derdim dramatize etmek değil. Bizim işte para kazanmak çok zor. Ben 20 yılda son 10 yıldır para kazanıyorum. Yanlış anlaşılmasın ilk 10 yıl para almadım değil ama hani neredeyse yok gibiydi. Kendini ifade etmeye, kabul ettirmeye çalıştığım dönem. Hele daha ilk başladığım aldığım para ev tutmaya yetmiyordu. Ailemden uzaktaydım radyolarda, masalarda, koltuklarda yattım kalktım. Gündüzleri başka yerde çalışıyordum gece gidip program yapıyordum haliyle de yoruluyordum. Bir gün yayında uyumuşluğum var bunu hiç unutmam.
Bu işi yapmak isteyen genç iletişimci arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Hayatın bir noktasında belki karşılaştığın insanlar belki de senin kendin zafiyetlerin huyunun açık noktaları sana pes ettirmek için uğraşır. Bir nokta gelir yok dersin. Bu iş yeter buraya kadarmış ben başka bir iş bulayım. Böyle bir ince çizgi o. O eşiği eğer sabreder, aşarsa başka boyuta geçiyor. Bu herkeste olmaya bilir. Ama çoğunluğun ve bu tür sınırlara geldiğine inanırım hep. Ve başaranlara bakın, dinleyenin, gözlemleyin böyle bir dönüm noktasında pes etmediklerini görürsünüz.