KÜÇÜCÜK MEZE 450 TL
Söz konusu menü oyunu ağırlıklı olarak balık ve kebap restoranlarında yapılıyor.
Datça’ya tatile giden bir vatandaş, restoranın menü oyununu şöyle anlatıyor:
“Arkadaşlarımızla 4 kişi Eski Datça’da bir balık restoranına gittik. Kapıda menü yoktu, içeriye girdik ve menü istedik. Bize menülerinin yenilendiğini o nedenle veremeyeceklerini, istediğimiz şeyi büfeden seçebileceğimizi söylediler. Büfede de fiyat yazmıyordu. 5 çeşit meze seçtik. Küçük bir tabak mezenin en fazla 100- 150 TL olacağını düşündük. Her bir meze tabağına 450 TL yazmışlar! Sadece mezeler 2.250 TL tutmuş. Ana yemek olarak ise alabalık istedik. Ona ne yazdılar bilmiyoruz. Kuver, su, meze toplam 11 bin TL hesap geldi. Şok geçirdik. Fiyatı bilseydik oturmazdık. Tadımız kaçmasın diye konuyu uzatmadık, hesabı ödedik.”
QR KOD SİSTEMİ ARIZALI!
Restoranların bir diğer oyunu ise QR kod. Masa üzerinde bulunan QR kod sistemini kapatan restoranlar, bakanlık denetimi olduğunda bunu hemen aktif hale getiriyor. Menü ya da fiyat öğrenmek isteyen vatandaşa ise “Sistem arızalı, menüde sorun var” şeklinde dönüş yapılıyor. Bu sorunu yaşayan bir vatandaş, “Eşimle Kaş’ta kahvaltıya gittik. Kapıdaki menüde kişi başı kahvaltı fiyatı 700 TL yazıyordu. Kahvaltı detaylarını öğrenmek için QR kod okuttuk, bozuktu. Sorduğumuzda serpme kahvaltı, her şey var dediler. Biz de kabul ettik. İki kişi için 1.400 TL, yüzde 10 da servis ücreti dahil 1.540 TL ödeyeceğimizi düşünürken 2.100 TL hesap geldi. ‘Bu ne?’ diye sorduğumuzda sahanda yumurta, su, ekmek ve çay ücreti dediler. Serpme kahvaltıda çay, yumurta ekmek yoksa ne var? Biraz tartıştık, tadımız kaçmasın diye hesabı ödeyip kalktık. Sorunu Cimer’e ve şikâyet platformlarına yazdık.”dedi.
BİRİ ÜÇ YAPIYORLAR
Bazı vatandaşlar menü ile kasa arasındaki farktan şikâyet ederken bazıları ise restoranların kaşla göz arasında aynı ürünün iki, hatta üç kez girilip bu şekilde hesabın şişirildiğinden şikâyet ediyor. Konuyla ilgili şikâyet platformlarına da yüzlerce bildirim yağıyor. Bir vatandaş, “Bir kafeye oturdum. Menüde poğaça 40, çay 15 TL yazıyordu. Bir poğaça yedim, iki çay içtim. 70 TL hesap beklerken 90 TL çıktı. Çay 20 TL, poğaça 50 TL dediler. İtiraz ettim, 10 TL düştüler, 80 TL ödedim” diyor. Bir başka vatandaş da, “Siparişlerin hepsini üçle çarpmışlar. 3 çay içtik 9 çay, iki su içtik 6 su yazmışlar. Aman arkadaşlar fişlerinize dikkat edin, hesabınızı bilin” şeklinde rahatsızlığını sosyal medyada dile getirerek, uyarıda bulunuyor.
TABELADA FARKLI MENÜDE FARKLI FİYAT
Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, Ticaret Bakanlığı’nın restoran ve kafelerdeki fahiş fiyatla mücadele için çıkardığı yasayı hatırlatarak, “Ancak bazı işletmeler arkadan dolanmanın yolunu buluyor. Bize de bu konuyla ilgili yüzlerce şikâyet geliyor. Kapıdaki tabela ile menüdeki fiyatı farklı koyuyorlar. Bazı tüketiciler bunu fark edip şikâyet ediyor ancak bazıları görmüyor. Aynı zamanda masada QR kod oluyor ancak ürünü yazıp fiyatı yazmıyorlar. Yani siz sadece seçeceğiniz ürünü görüyorsunuz ancak ürün fiyatını bilmiyorsunuz” dedi. Tüketicilerin kesinlikle menü istemesini, menü yok diyen işletmeleri şikâyet etmesini öneren Güllü, “Bir de masada, kasada ya da tabelada farklı fiyat varsa kanunen tüketici lehine olan fiyat uygulanır. Tüketiciler böyle durumlarda haklarını arasın, tüketici hakem heyetine şikâyet etsin” ifadelerini kullandı.
Yalıkavak Bodrum Restoran İşletmeleri A.Ş’den yapılan açıklamada “Kamuoyunu yanlış bilgilendiren ve işletmemizin itibarını zedelemeye yönelik bu tür asılsız iddialara karşı hukuki haklarımızı saklı tutuyoruz” denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:
“Son günlerde bazı yazılı, görsel ve online medya mecralarında şirketimiz Yalıkavak Bodrum Restoran İşletmeleri A.Ş. hakkında karalayıcı ve kasıtlı haberler yapıldığını üzülerek görüyoruz. Tek faaliyet alanı “Bodrum Bagatelle” olan şirketimiz adına açıklama yapma zorunluluğunu hissediyoruz.
Birçok ülkede faaliyet gösterip, zincir restoranlarında sunduğu lezzet ve hizmet sayesinde oldukça saygın bir yere sahip olan “Bagatelle” restoranı, 2022 yılından bu yana “Bagatelle Bodrum” adıyla Türkiye’nin ilk yüksek kapasiteli süper yat marinası olan Yalıkavak Marina’da hizmet vermektedir.
Sofistike lüks restoranlar ve plaj kulüplerinden oluşan New York doğumlu bir Fransız konukseverlik markası olan Bagatelle, Bodrum’da faaliyette bulunduğu sadece 2 yıl içinde yüzlerce kişiye nitelikli istihdam sağlamıştır.
“Bagatelle Bodrum” hakkında “Vergi vermediği” gibi ağır itham ve suç isnadı içeren haberlerin, yanlış bilgilendirme yoluyla kamuoyunu yönlendirme niyetine sahip olduğunu belirtmeliyiz. “Bagatelle Bodrum” sadece 2 yıldır faaliyettedir ve yüksek sermaye yatırımı ile kurulmuştur. Yeni kurulan bir şirketin zarar etmesi serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde olağandır. Ayrıca, vergiyi sadece kurumlar vergisi bazında ele almak en basit ifadeyle kamuoyunu yanlış yönlendirmektir. Bagatelle Bodrum, son iki yılda KDV ve diğer vergiler kapsamında devlet bütçesine ciddi ödemeler yapmıştır.
Vergi beyannamelerimiz ve ödemelerimiz Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzenli olarak denetlenmekte, rutin kontrol ve denetimlerimiz de kamu otoriteleri tarafından düzenli olarak yapılmaktadır. Bu süreçte herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Vergi ödemelerimizle ilgili detaylı bilgiye yetkili kurumlar üzerinden ulaşılabilir. Konuları bilerek saptırıp, 2023’ün En İyi Süper Yat Marinası olarak ülkemizin gururu olan Yalıkavak Marina’da faaliyet gösteren “Bagatelle Bodrum” restoranın zarar etmesinin olağandışı olarak gösterilmesi basit bir manipülasyon tekniğidir. Yalıkavak Marina bünyesinde yer alan restoranlar ve diğer işletmeler kendi vergi numaralarına sahiptir ve her biri bağımsız olarak vergi beyannamesi vermektedir. Şirketimiz de maliyetlerini ve gelirlerini yasal çerçevede beyan etmektedir. Karşılaşılabilecek hesap tutarları siparişin büyüklüğü ve işletmemizin yüksek kalite standartlarına uygun lüks hizmet sunma anlayışı ile ilgilidir.
Türkiye’deki kuruluşundan bugüne kadarki tüm faaliyetleri devletimizin denetiminde olan “Bagatelle Bodrum” da hukukun dışına çıkılmış tek bir işlem yoktur. Ticari faaliyetinden doğan bildirim, beyanname ile bunlara bağlı tahakkuk ve tahsil işlemlerini gecikmeksizin yerine getiren şirke9miz, bu yönüyle örnek gösterilecek basiretli tacirlerdendir. Şirketimiz aynı zamanda ülkemizin oldukça önemli bağımsız denetim kuruluşları tarafından da düzenli ve devamlı olarak denetlenmektedir. Tüm bu gerçeklere rağmen, yapılan haberlerin denetim yapan kamu ve özel kuruluşları da zan altında bırakacak şekilde hazırlandığı açıkça görülmektedir.
Bu sebeplerle, “Bodrum Bagatelle” olarak, kamuoyunu yanlış bilgilendiren ve işletmemizin itibarını zedelemeye yönelik bu tür asılsız iddialara karşı hukuki haklarımızı saklı tutuyoruz. Tüm faaliyetlerimizde şeffaflık ve dürüstlük ilkelerine bağlı kalarak hizmet vermeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Saygılarımızla,
Yalıkavak Bodrum Restoran İşletmeleri A.Ş.”
İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip, Üsküdar’da yiyecek ve içecek hizmeti sunan iş yerlerinin yanı sıra marketleri denetledi.
Menteşe, denetimler sırasında yaptığı açıklamada, Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe işaret ederek, “Bu değişiklikle restoran, lokanta ve kafe gibi yemek ve içecek servisi sunan işletmelerde kapı önünde ve hizmet sunumu şekline göre masa üstlerinde veya sipariş verilen yerlerde fiyat etiketlerinin asılı bulunması zorunluluğu oluştu.” dedi.
İlk aşamada hem sektör temsilcilerini hem de esnafı ziyaret ederek bilgilendirme yaptıklarını dile getiren Menteşe, “Peşinden denetimlerimize başladık. Ocaktan bugüne 3 bin 101 civarında işletmemizi denetledik. Buradan kaynaklı yaklaşık 6 bin 700 aykırılık tespit ettik. İdari yaptırımlar uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Menteşe, bütün illerde olduğu gibi İstanbul’da da marketlerdeki temel gıda ürünleri başta olmak üzere bütün ürünlerin etiketlerini kontrol ettiklerini, vatandaşlardan kendilerine gelen şikayetleri de değerlendiklerini söyledi.
İsmail Menteşe, yıl başından bugüne kadar İstanbul’da fiyat etiketi uygulamasındaki eksiklikler dahil olmak üzere karşılaştıkları aykırılıklar dolayısıyla 22-23 milyon lira civarında idari para cezası uygulandığını ifade etti.

“SATIŞA ARZ EDILEN MALLAR ÜZERİNDE FİYAT ETİKETİ BULUNDURULMASI ZORUNLU”
Çanakkale’de de zincir marketlerde fiyat etiketleri incelendi.
Çanakkale Ticaret İl Müdürü Hakan Tuncerli, 6502 sayılı kanun kapsamında ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği çerçevesinde satışa arz edilen mallar üzerinde fiyat etiketi bulundurma zorunluluğu bulunduğunu söyledi.
Bu etiketin ambalajların, kutuların üzerinde olabileceğini dile getiren Tuncerli, şunları ifade etti:
“Ama bunların bulundurulması zorunlu. Bunlar için asgari bilgilerin olması yeterli. Bizim için asgari bilgiler nelerdir? Ürünün satışa sunulan fiyatı, birim fiyatı gibi bilgilerin olması gerekiyor. Yerli üretim olup olmadığı, Bakanlıkça belirlenmiş logo gibi unsurları içermesi gerekiyor. Bunun haricinde son dönemlerde sıklıkla lokanta, kafe ve restoranlarda da denetimlerimiz devam ediyor.
Bu denetimlerde de fiyat tarifesi ve listelerini kontrol ediyoruz. Son yapılan değişiklikle fiyat tarifelerinin lokanta, restoran, kafe ve benzeri işletmelerin giriş kısmında müşterilerin rahatlıkla görebileceği ve okuyabileceği bir yerde bulundurulması zorunlu.”

“SERVİS ÜCRETİ ADI ALTINDA ÜCRET ALINIP ALINMADIĞINI DA KONTROL ETTİK”
Samsun’da da Ticaret Bakanlığı ekipleri, İlkadım ilçesinde kafe, restoran, pastane ve benzeri işletmelerde denetim yaptı.
Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını, etiket ile kasa arasında fiyat farkı olup olmadığını kontrol ettiklerini belirterek, aldatıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalıştıklarını söyledi.
İşletmelerde fahiş fiyat artışı olup olmadığını ve ürünlere ait raflarda fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını incelediklerini dile getiren Turpçu, fiyat listelerinin iş yerlerinin girişinde ve hizmet sunulan masaların üstünde tüketiciler tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir şekilde listelenmiş olmasının önemli olduğunu vurguladı.
Turpçu, “servis ücreti” adı altında ücret alınıp alınmadığını da kontrol ettiklerini bildirdi.

“BAKANLIĞIMIZ BU KONU ÜZERINDE HASSASİYETLE DURUYOR”
Gaziantep’te de Ticaret İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, Kemal Köker Caddesi’nde faaliyet gösteren restoranları denetledi.
Gaziantep Ticaret İl Müdürü İsmail İncesoy, denetimlerin Bakanlık koordinasyonunda eş zamanlı olarak 5 ilde yapıldığını söyledi.
Denetimlerin devam edeceğini belirten İncesoy, “Özellikle fiyat listelerin olup olmadığını kontrol ettik. Bu uygulama 1 Ocak’ta başlamıştı. O zamandan beri yapılan denetimlerde bunu önemsiyoruz. Halkın mutlaka görebileceği yerde ve okunur olması lazım etiketlerin. Bakanlığımız bu konu üzerinde hassasiyetle duruyor.” diye konuştu.
Vatandaşlardan Barış Çakmak da bu denetimler sayesinde daha güvenli gıdalar yediklerini dile getirdi.
Denetimlerin daha sık yapılmasını isteyen Çakmak, “Bu denetimlere gerçekten ihtiyacımız var. Zaten devletimiz gereğini yapıyor. İnşallah daha iyi olacak. Herkes kafasına göre fiyat yazıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Devletimize güveniyoruz.” ifadesini kullandı.

“TÜKETİCİNİN KORUNMASI AMACIYLA OLDUKÇA KRİTİK ÖNEME SAHİP”
Antalya’da Konyaaltı ilçesinde Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan’ın da katıldığı denetimlerde, sahil bölgesindeki restoran ve kafelerin giriş kapısı önünde ve masalarda menü olup olmadığı incelendi.
Ekipler, restoran ve kafelerde menü fiyatlarındaki tutarlılık ile servis ücretleri gibi uygulamalara yönelik denetlemelerde bulundu.
Özşahan, il genelinde çok sayıda ekiple denetim yaptıklarını belirterek, incelemelerin tüketicinin ekonomik menfaatlerinin korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Özşahan, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti.
20-21 Nisan’da restoran, kafe gibi mekanlara gitmeme boykotuna akademisyenlerden ünlülere birçok isim destek verdi.
Sosyal medyada boykot çağrısı yapan ekonomist İris Cibre ise bazı işletmelerin tüketiciyi aptal yerine koyduğunu söyledi.
Televizyon programcısı Armağan Çağlayan, “katılımın nasıl olacağı bende merak konusu?” derken, Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer “Bu cumartesi ve pazar kafe ve restoranlara gitmiyoruz!” diyerek boykota destek verdi.
Müzisyen Melis Danişmend de kampanyayı desteklediklerini belirtti.

ODALARA ÇAĞRI YAPTI
Boykota destek veren Tüketiciler Birliği Başkanı Mahmut Şahin, “Boykotun dize getiremeyeceği firma yoktur. Her şey hükümetten beklenmemeli, yaptırım gücü olan odalar elini taşın altına koymalı” dedi.
Şahin, illerdeki esnaf ve ticaret odalarının kendi üyeleri ile karşı karşıya gelmemek için ses çıkarmadığını belirterek, “Bir esnafın odaya kayıt olmadan işletme açması bile yasak. Odaların fiyat listesinin üzerine çıkılmayacağına dair alacağı karara hepsi uymak zorunda. Odalar dernek gibi değil. Cezai yaptırımları var. Bakanlık devreye girerek odaların yetkisini artırmalı ve bunların önüne geçilmeli. Bu iki günlük boykot bilinçlenme konusunda etkili olur. Git kasaptan al, etini pişir ye. Restoranda 100 grama bir kilo parası verme. İki gün değil hatta iki ay yap bunu, bak o zaman restoranlar nasıl dize geliyor” diye konuştu.
İÇİMİZDE FIRSATÇILAR VAR
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği Başkanı Ramazan Bingöl, yapılan boykotun haklı olduğunu söyledi. Fahiş fiyat artışlarından turistlerinden şikâyetçi olduğunu belirten Bingöl, “Bu gidişle turizm bitecek! Maalesef içimizde fırsatçılar var. Enflasyonu artıranda bu fırsatçılar. Hem vatandaşı hem de esnafı memnun edecek bir formül bulmalıyız” dedi.

“EN AZINDAN TARAFIMIZ BELLİ OLSUN”
Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür de konuyu bugünkü köşesine taşıdı. İnsanların fiyatlar yüzünden çileden çıktığına dikkat çeken Övür yazısında şu ifadeleri kullandı:
Eskiden Türkiye’de piyasa hareketlensin diye alışveriş teşvik edilir, hatta kampanyalar düzenlenirdi. Bugünse yüksek enflasyona paralel dizginlenemeyen fahiş fiyat artışları nedeniyle toplum bırakın alışverişi, kafe ve restoranlara bile gitmeme kararında.
Çünkü ortada fiyat artışına yol açacak olağanüstü bir gelişme olmadığı hâlde her gün fiyatların değişmesi insanları çileden çıkardı.
Marketlerdeki gibi kafe ve restoranlarda da sürekli fiyatlar değişiyor.
Bir vatandaş sosyal medyada şöyle diyor:
“Öyle saçma fiyatlar var ki; 1 tas mercimek çorbası 200 TL, 1 bardak çay 30 TL, 1 fincan kahve 100 TL, olamaz. Denetim şart, yemeğe boykot şart.”
İşin belki de en vahim tarafı, fiyat artışı yapanların aynı zamanda devleti de vergi açısından kandırıyor olmaları. Gıdaya yüzde 1 KDV oranı konulduğu için vergi dairesine müşterinin sadece “ekmek yediği” fiş kesiliyor.

Konu hükümetin de gündeminde ki önceki gün Başkan Erdoğan şöyle diyordu:
“Fahiş fiyat uygulamalarına dair çok yakın vadede ciddi yaptırımlar gelecek.”
O yaptırımların ne olacağını da Ticaret Bakanı Ömer Bolat açıkladı… Bakan Bolat, cezaların artırılacağına dair bir yasanın Meclis’e sunulduğunu söyledi. Buna göre bu yılın başında alt sınır 50 bin TL olan ceza miktarı 80 bin TL’ye, üst sınır ise 500 bin TL’den 800 bin TL’ye çıkarılacak.
Bu cezalar caydırıcı olacak mı doğrusu emin değilim ama geçmişle kıyaslandığında yeni bir şans var; sivil toplumda bu cezalara paralel ciddi bir tepki yükseliyor. Bu hafta sonu Türkiye’de ilk kez fahiş fiyat artışlarına karşı sivil toplum, kafe ve restoranlara karşı büyük bir boykot kampanyası başlatıyor.
Ne kadar etkili olur bilinmez ama sosyal medyadan seslenen Barış Ülgen’in dediği gibi bu boykot bir işaret fişeği olabilir:
“Bu hafta sonu dışarıdan su bile içmeyeceğim. Karınca misali yangını söndüremezsek bile en azından tarafımız belli olsun.”

LOKANTACILAR FEDERASYONU’NDAN ‘FİYAT TARİFESİ’ TALEBİ
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Sayit Karabağlı, Türkiye’de yeme-içme sektöründeki fiyat tarifelerinin illere ve işletme sınıfına göre federasyon tarafından onaylanması talebinde bulundu.
Karabağlı, sosyal medyadan yeme-içme sektörü için yapılan boykot çağrısını değerlendirdiği yazılı açıklamasında, federasyon olarak şikayetleri hususunda irtibat kuran vatandaşların sorunlarını çözüme kavuşturduklarını bildirdi.
Yeme-içme sektöründe fiyat artışını tetikleyen girdi maliyetleri, komisyonlar ve vergi gibi sorunlara işaret eden Karabağlı, sektörün, tedarik edeceği ürünlere daha kolay ve ucuz fiyatla ulaşabilmesini sağlamak için odaların ve federasyonların tanzim ve tedarik kooperatifleri kurmasının desteklenmesi önerisinde bulundu.
İŞYELERİ İÇİN DE KİRA ZAMMINA SINIR GETİRİLSİN!
Karabağlı, konutlarda kira artışına sınırlama getiren düzenlemelerin işyerlerini de kapsaması, kira stopajlarının kira geliri elde eden mülk sahibi tarafından karşılanması ve işyeri tahliyelerinin zorlaştırılması konularında düzenleme yapılmasını da istedi.
Fiyatı Etiketi Yönetmeliği’nde düzenleme talep eden Karabağlı, şunları kaydetti:
* Denetlenebilir olması için fiyat tarifeleri 81 ilde faaliyet gösteren odalar tarafından sınıflarına göre belirlenmeli ve federasyonumuz tarafından onaylanmalı.
* Onaylı fiyat tarifeleri kayıt altına alınarak üyelere verilmelidir. Tarifeler, aslının aynı olmak kaydıyla iş yerlerinin kapısına asılmalı veya iş yeri girişine görünür şekilde konulmalıdır.
* Denetim sırasında denetçilerin onaylı tarife ile asılı tarifeyi karşılaştırması daha sağlıklı ve yürütülebilir olacak.
BAKANLIK DENETİMLERİ SIKLAŞTIRDI
Öte yandan, Ticaret Bakanlığı Türkiye’nin dört bir yanında restoran, lokanta, kafe ve pastane gibi işletmelerde denetim gerçekleştirdi.
Ekipler, restoran ve kafelerde tarife ve fiyat listelerinin görünür şekilde işletmenin önüne ve masaların üzerine konulup konulmadığını denetledi.
Kocaeli Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya işletme girişlerinde belirtilen fiyat listeleri ile masada yer alan fiyat listelerinin aynı olması gerektiğini dile getirerek, kasada ne kadar ücret ödeyeceğini bilerek masadan kalkmasının tüketicinin en doğal hakkı olduğunu kaydetti.

Kocaeli’de 15 ekiple denetim yaptıklarını bildiren Uzunkaya, “Sadece kafe, restoran ve pastane gibi işletmelere yönelik denetimlerde 2024’ün başından bugüne kadar 1537 firma denetlendi. 331 firmada aykırılık tespit edildi. 331 firmaya uygulanan idari para cezası yaklaşık 720 bin lira oldu.” diye konuştu.
Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, servis hizmeti sunulan işletmelerde, tüketiciler sipariş verinceye kadar fiyat listelerinin masanın üstüne konulması gerektiğini söyledi. Arslanlar masaların üzerinde yer alan QR kodlu menülerin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekerek şöyle devam etti:
“Hizmet sunulan masaya menü getirilmesi esastır. Ek bir hizmet olarak QR kodu kullanılmasında bir sakınca görülmemektedir. Denetim esnasında tarife ve fiyat listelerine rastlanılmaması veya liste fiyatı ile kasa fiyatı arasında uyumsuzluk olması halinde her bir aykırılık için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulanmaktadır. Girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında artış söz konusuysa, bunları da tespit ederek Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda değerlendirilmek ve gereği yapılmak üzere Bakanlığımıza gönderiyoruz. Aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca idari para cezası uygulanmaktadır. Kent genelinde bu yıl 1207 işletmede 300 bin 40 ürün denetlendi, 1 milyon 776 bin 682 lira idari para cezası uygulandı.”

Adana’da da Ticaret İl Müdür Vekili Hüseyin Gödelek ve beraberindeki ekip, Turgut Özal Bulvarı’nda fiyat etiketi denetimi yaptı. Ekipler, iş yeri sahiplerine işletme girişlerine fiyat listesi konulması uygulamasına yönelik bilgi de verdi.
Gödelek, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren düzenlemeyle keyfi fiyat artışı yapılmasının önüne geçildiğini hatırlatarak, hizmete sunulmayan herhangi bir ürünün menüde bulunmaması gerektiğini bildirdi. Gödelek, denetimlerdeki ilk hedefin tüketicinin mağdur edilmemesi olduğuna işaret etti.
“İŞLETMELERİMİZİ UYARDIK”
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde faaliyet gösteren kafe ve restoranlara yönelik de denetim yapıldı. Ticaret İl Müdürü Kasım Tiryaki, fiyat listelerinin yanı sıra “servis ücreti” adı altında herhangi bir ücret talep edilip edilmediğini incelediklerini söyledi.
Menü ve kasa fiyatı uyumunu da kontrol ettiklerini vurgulayan Tiryaki, şu değerlendirmede bulundu:
“Denetimlerimiz devam edecek. Burada amacımız, vatandaşlarımızın restorana veya kafeye girmeden önce alacağı hizmeti ve buna mukabil ödeyeceği ücreti görmesi ve bu doğrultuda bir tercihte bulunabilmesi. Tüketicinin bilgilendirilmesini, ekonomik çıkarlarının korunmasını ve olabilecek mağduriyetlerin engellenmesini hedefliyoruz.”

Diyarbakır Ticaret İl Müdürü Zafer Atik de restoran, kafe ve benzeri işletmelerde Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında denetim yaptıklarını söyledi.
Fiyat listeleri ile servis ücreti uygulamasına yönelik inceleme gerçekleştirdiklerini belirten Atik, şunları kaydetti:
“Denetimlerde amacımız, tüketicilerin yiyecek ve içecek hizmeti sunulan yerlerde işletmelere girmeden kapı girişlerindeki tarife ve ücret listelerini görerek ve fiyat karşılaştırması yaparak tercihte bulunabilmelerini sağlamak. Yönetmeliğimiz yürürlüğe girmeden önce Bakanlığımızın rehberlik görevi kapsamında sektör temsilcilerimizi ve işletmelerimizi bu konularda uyardık. İşletmelerimizin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalması açısından belirtilen hususlara dikkat etmeleri faydalı olacaktır.”
FİYATLAR TUTARSIZ
Ödedikleri hesapların fişlerini sosyal medyadan paylaşarak duruma isyan eden vatandaşlar, yemek sektöründeki bu kontrolsüzlüğe acil çözüm getirilmesi çağrısında bulunuyor. Bir kişilik serpme kahvaltının bin lirayı bulması, bir fincan kahve içmenin bile maliyetinin 150 liraya ulaşması öfkeyi ve tepkiyi beraberinde getirdi. Porsiyon oranlarının küçülmesi, fiyatların artmasını da engellemedi. Semt ve restorana göre fiyatlarda yaşanan tutarsızlık aynı şehirde 100 liraya da 15 liraya da çorba satılmasına neden oluyor.
BİR SU 80 LİRA
Restoran ve kafelerden aldıkları fişleri paylaşan vatandaşlar, boykota destek veriyor. Sosyal medyadan fiyatlara tepki gösteren avukat Tamer Acaroğlu, “Köklü bir restoranda yemek yiyorsunuz 3.000 TL hesap geliyor. Fatura yüzde 1 KDV ile ‘ekmek-un’ kesilmiş. Bir suya 80 TL yazmayı biliyorlar, vergi dairesine bildirirken ‘ekmek abi ya ekmek yediler bir şey değil’ dedi.
DENETİM ŞART
Mehmet Gem “Sahanda yumurtayı 750 TL’ye, yarım ekmek tavuk döneri de 350 TL’ye kimse satmasın. Öyle saçma fiyatlar var ki; 1 tane mercimek çorbası 200 TL, 1 bardak çay 30 TL, 1 fincan kahve 100 TL, olamaz. Denetim şart, yemeğe boykot şart” açıklaması yaptı. Barış Ülgen “Bu hafta sonu dışarıdan su bile içmeyeceğim. Karınca misali yangını söndüremezsek bile en azından tarafımız belli olsun” paylaşımında bulundu.
ENFLASYON LİDERİ!
Sabah’ta yer alan habere göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı için açıkladığı enflasyon verilere göre de lokanta ve otellerdeki yıllık artış yüzde 94.97 oranıyla, yüzde 68.50 olarak açıklanan TÜFE’nin üstünde kaldı. Haziran 2023’ten bu yana yaklaşık 9 aydır yıllık bazda zam şampiyonu lokanta ve otellerdi. Mart ayında zirveyi eğitime bıraktılar. Verilere göre, yıllık bazda fiyatı en fazla artan grup yüzde 104.07 ile eğitim olmuştu.
HÜKÜMET YENİ ÖNLEMLER ALACAK
Hükümet de vatandaşların isyanı karşısında fahiş fiyata karşı yeni önlemleri devreye almaya hazırlanıyor. Önceki gün AK Parti MKYK Toplantısı’nda Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Fahiş fiyat uygulamalarına dair çok yakın vadede ciddi yaptırımlar gelecek” mesajı verdiği öğrenildi. Ticaret Bakanlığı da 81 ilde restoran ve kafe denetimlerini hızlandırdı.
Bakanlık, fiyat listelerinin lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulması şartını getirmişti. Söz konusu uygulama, 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girdi. Gıda işletmelerinin bu düzenlemeye uyumu bakanlık tarafından yakın takibe alındı. Ticaret İl Müdürlükleri 81 ilde denetim yapıyor. Fiyat listelerinin dükkanların önüne asılıp asılmadığı, fiyat listelerinde ürünlerinin fiyatının yazıp yazmadığı, servis ücreti alındığına dair bilgi bulunmamasına rağmen ücret alınıp alınmadığı kontrol ediliyor. Tespit edilen her bir aykırılık için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulanıyor.
CEZA 800 BİN TL’YE ÇIKACAK
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da önceki gün katıldığı bir TV programında fahiş fiyat artışına karşı uygulanacak cezaların artırılacağı mesajını verdi. Cezaların artırılması için yapılan çalışma Meclis’e sunuldu.
Düzenleme yasalaşırsa, fahiş fiyat artışına karşı 2020’de 10 bin TL, 2024 başında 52 bin 500 TL olan alt sınır uygulaması, 80 bin TL’ye çıkarılacak. Üst sınır da 525 bin TL’den 800 bin liraya yükselecek. Stokçuluk yapanlara da ağır ceza gelecek. Kanunda firma başına 353 bin lira olan alt sınır, 800 bin liraya yükseltilecek. Üst sınır da 11 milyon liraya çıkarılacak. 15 güne kadar geçici kapatma uygulaması da gelecek.
VATANDAŞ ŞİKAYET ETSİN
Ticaret Bakanı Bolat, “Kim fahiş fiyat uyguluyorsa vatandaşın onu boykot etmesi gerekir. Hem bize şikayet edebilir hem de alışveriş yapmayarak o işletmeyi cezalandırmak mümkün” ifadelerini kullandı.