Ruandalı yetkililer tarafından yapılan açıklamada, İngiltere’nin göçmenleri Orta Afrika ülkesi olan Ruanda’ya göndermeyi amaçladığı plandan aldığı milyonlarca doları geri ödemek zorunda olmadığı duyuruldu. Ruanda Devlet Başkanı daha önce bu paranın iade edilebileceğini söylemişti.
Anlaşmanın bir parçası olarak İngiltere, göçmenleri kabul etmesi karşılığında Ruanda’ya yaklaşık yarım milyar dolar kalkınma fonu verecekti. İngiltere’nin bağımsız kamu harcamaları gözlemcisi mart ayı başında yaptığı açıklamada, hiçbir sığınmacının Ruanda’ya gönderilmemiş olmasına rağmen ülkeye 280 milyon dolar ödediğini söyledi.
GERİ ÖDEME MADDESİ ANLAŞMADA YOK
İngiltere’nin yeni başbakanı Keir Starmer, geçen hafta ülkenin liderliğini devraldıktan sonra planı rafa kaldırdı. Girişim, İngiltere’nin Muhafazakar Parti yönetimindeki önceki hükümeti tarafından, göçmenleri güvenli olmayan teknelerle Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaşmaktan caydırmak amacıyla tasarlanmıştı.
Ruanda Hükümet Sözcüsü Yardımcısı Alain Mukuralinda anlaşmanın bir geri ödeme maddesi içermediğini söyledi. Mukuralinda, Ruanda Yayın Ajansı tarafından sosyal medyada yayınlanan videoda “İngilizler uzun bir süre işbirliği talebinde bulunmaya karar verdi ve bunun sonucunda iki ülke arasında anlaşma yapıldı. Şimdi, eğer gelip işbirliği talep eder ve sonra da geri çekilirseniz, bu sizin kararınızdır. İyi şanslar” dedi.
İngiltere ile göç ortaklığı koordinatörü Doris Uwicyeza Picard, ülkesinin parayı iade etme “yükümlülüğü” altında olmadığını söyledi. Ruanda’nın bir sonraki adımlar konusunda İngiliz yetkililerle “sürekli görüşmeler” halinde olacağını söyleyen Picard, bu adımların neler olabileceği ya da bu görüşmelerin ne zaman başlayacağı konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.
DEVLET BAŞKANI PARAYI İADE EDEBİLECEKLERİNİ SÖYLEMİŞTİ
Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame ocak ayında BBC’ye verdiği demeçte anlaşma kapsamında sığınmacı gönderilmemesi halinde Ruanda’nın İngiltere’ye geri ödeme yapabileceğini söylemiş ve “Eğer gelmezlerse parayı iade edebiliriz” demişti. Anlaşmanın bir parçası olarak, taraflardan biri diğerine yazılı olarak bildirimde bulunarak anlaşmayı feshedebilir. İngiltere’nin bu yazılı bildirimi yapıp yapmadığı belli değildi, ancak Starmer görevdeki ilk tam gününde göçmen planını çöpe attı ve “Başlamadan öldü ve gömüldü” dedi.
DOLANDIRICILIK OLARAK ADLANDIRILDI
İngiltere’nin kolluk kuvvetleri, göç ve ulusal güvenlikten sorumlu yeni içişleri bakanı Yvette Cooper, haber kaynaklarına yaptığı açıklamada ofisinin “para, mevzuat ve süreçlerle ilgili tüm ayrıntıları” denetleyeceğini ve Parlamento’ya daha fazla ayrıntı vereceğini söyledi. Cooper “Tüm planı denetliyoruz. Açıkça görülüyor ki bu tam bir dolandırıcılık” dedi.
Göç ortaklığı, ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı yoksul bir ülke olan Ruanda için önemli bir destek olacaktı. Dünya Bankası rakamlarına göre Ruanda’nın yıllık ekonomik çıktısı yaklaşık 14 milyar dolar, dolayısıyla göçmen anlaşması, ekonomisine oldukça büyük bir destek olacak. Ruandalı yetkililer, anlaşma kapsamında İngiltere’den gönderilen paranın, göçmenlerin beklenen varışına hazırlanmak ve ekonomik büyümeyi desteklemek için operasyonel maliyetler için kullanıldığını söylüyor. Paranın bir kısmı da başkent Kigali’nin dış mahallelerinden biri olan Gahanga’da göçmenlerin Ruandalılarla birlikte yaşaması beklenen uzun vadeli konutlar inşa etmek için kullanıldı. Göç ortaklığı iptal edilmiş olsa da Picard, Ruanda hükümetinin projeyi tamamlayacağını ve Ruandalılar için sosyal konutlar için kullanacağını söyledi.
SADECE KOMŞU ÜLKELERE EV SAHİPLİĞİ YAPILMIYOR
Bu politika aynı zamanda Kagame’nin küresel göçe kalıcı çözümler bulma hedefiyle de örtüşüyor. Kendisi ve hükümetinin pek çok üyesi Ruanda’nın 1994’teki soykırımından önce ve sonra Uganda, Kongo ve başka yerlerde mülteci olarak büyümüş ve savaşların masum insanlara yaptığı adaletsizlik hakkında defalarca konuşmuşlardı. Kagame, ülkesinin sadece komşu ülkelerden gelen mültecilere değil, aynı zamanda Libya’dan tahliye edilen Afrikalılara ve Taliban’dan kaçan Afgan kız öğrencilere de ev sahipliği yaptığını dile getiriyor.
PLANLAMA 2021 YILINDA BAŞLADI
İngiltere’nin göçmenleri Ruanda’ya gönderme planı 2021 yılında, sığınmacıları işlem için üçüncü ülkelere sınır dışı etme niyetinden bahseden dönemin başbakanı Boris Johnson döneminde şekillenmeye başladı. Bu fikir, Ruanda’nın sığınmacıların taleplerini işleme koymak için ne güvenli ne de yeterince hazır olduğunu söyleyen hak grupları, Birleşmiş Milletler yetkilileri ve İngiliz mahkemelerinin tepkisiyle karşılaştı. Aktivistler ayrıca Ruanda’daki siyasi ve medya baskısına ve on yıllardır iktidarda olan Kagame’yi eleştirenlerin adil olmayan yargılamalara ve kötü muameleye maruz kaldığına dikkat çekti. Bazıları da sığınmacıların yakından izleneceğinden, gazeteciler ve insan hakları araştırmacılarıyla özgürce konuşamayacaklarından endişe ediyor.
NİSAN AYINDA ‘GÜVENLİ ÜÇÜNCÜ ÜLKE’ İLAN EDİLMİŞTİ
Aktivistlere ve mültecilerle yapılan röportajlara göre Ruanda’da koruma arayan mülteciler öldürüldü, taciz edildi ve sınır dışı edildi. Kagame’nin askerleri ayrıca madenleri yağmalamak, katliamlar yapmak ve komşu Kongo’da büyük bir yerinden edilme dalgasına yol açmakla suçlanıyor. Ancak İngiltere’nin Rishi Sunak yönetimindeki bir önceki hükümeti tüm bu faktörleri göz ardı ederek nisan ayında Ruanda’yı güvenli üçüncü ülke ilan eden bir yasa çıkardı.
Türkiye ile Doğu Afrika ülkesi Ruanda arasında imzalanan turizm anlaşmasının onaylanıp, Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından sosyal medyada ‘Ruanda’ ile ilgili bir takım iddialar ortaya atıldı. Bazı sosyal medya hesapları tarafından öne sürülen ‘Ruanda’dan mülteci geliyor‘ iddiaları gerçeklerin deşifre olması ve yapılanın kamuoyunu galeyana getirmek üzere yapılan bir manipülasyon olduğunun ortaya çıkmasının ardından silindi.
BİR GÜNDE 66 UÇUŞ İDDİASI
Türkiye ile Ruanda arasında 5 yıl önce imzalanan turizm işbirliği anlaşması, 29 Mayıs 2024 günü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından sosyal medyada bir algı operasyonuna başlanıldı. Mustafa Seyfullah Kılıç isimli sosyal medya kullanıcısı 1 Haziran günü Ruanda’dan Türkiye’ye tam 66 uçuş yapıldığını belirterek Ruanda’dan İstanbul’a ‘mültecileri taşımak için onlarca uçuş yapılacağı’ iddiasında bulundu.

Kılıç X’ten yaptığı paylaşımda “Yemeye ekmek bulamayan Ruandalılar anlaşmanın mürekkebi kurumadan bir anda tatil yapma kararı alıyor. Sadece 1 Haziran için tam 66 uçuş ayarlanmış. Bu rakam turizm sektörünün döndüğü Rusya pazarından bile büyük. Muhalefet suskun iktidar büyük bir ihanet içinde” ifadelerini kullandı.
AKTARMALI UÇUŞLARIN ÜSTÜ ÖRTÜLEREK MANİPÜLASYON YAPILDI
Paylaşımın sosyal medyada yayılmasının ardından konuyla ilgili gerçekler ortaya çıktı. Paylaşılan görsellerde Ruanda’nın başkenti Kigali’den direkt İstanbul uçuşlarının sıralanmadığı dünyanın farklı ülke ve şehirlerinden İstanbul‘a gün içerisinde yapılacak aktarmalı tüm uçuşların listelendiği tespit edildi. İlgili tarihte ise Ruanda’dan Türkiye’ye günde sadece direkt 1 uçuş olduğu belirlendi.
Uçuşların aktarmalı olarak sıralanarak bakıldığında ise dünyanın en büyük başkentlerine bile çok sayıda uçuş yapıldığı belirlendi. 3 Haziran 2024 tarihinde Ruanda’dan Londra’nın sadece bir havalimanına ulaşabilmek için ‘aktarmalılar ile birlikte’ 161 uçuş opsiyonunun mevcut olduğu, Fransa’nın başkenti Paris’e ise 172 uçuş yapıldığı görüldü.
ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ PAYLAŞIM SİLİNDİ
Ruanda ile yapılan anlaşma ve Kigali’den İstanbul’a uçuş iddialarının gerçek olmadığının ortaya çıkmasının ardından Mustafa Seyfullah Kılıç isimli şahıs ise 1,5 milyona yakın görüntülenme ve 15 bin beğeni alan bu algı operasyonu twitini sildi.

DMM DE AÇIKLAMA YAPTI
Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de bir açıklama yayınladı. DMM “Ruanda’dan turist sığınmacılar geliyor” iddiasının “kamuoyunu manipüle etmeye yönelik dezenformasyon” olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi;
Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan ve basın yayın organlarında yer alan, “Pazar günü Ruanda’dan 66 uçuşla sığınmacı getiriyorlar” iddiası doğru değildir.
Bir bilet satış sitesinden alınan görüntü, kamuoyunu manipüle etmek amacıyla çarpıtılmaktadır.
Bahse konu uçuşlar, Ruanda’dan doğrudan İstanbul’a yolcu taşıyan uçaklar değil, görüntüde de görüldüğü üzere aktarmalı uçuşlardır.
Örneğin, Ruanda’nın Kigali Uluslararası Havalimanı’ndan 2 Haziran Pazar günü saat 09.10’da kalkan Qatar Airways uçağı, aynı gün 12.40’da Nijerya’nın Murteala Muhammed Uluslararası Havalimanı’na inmektedir. Akşam 18.35’te Katar’ın Hamad Uluslararası Havalimanı’na uçan uçak, 3 Haziran 07.50’de de Sabiha Gökçen Havalimanı’na doğru uçuşa geçmektedir.
Aktarmalar sırasında yolcu değişimi devam etmektedir. Ruanda’dan uçağa binen bir kişi, Nijerya’da, Nijerya’dan binen ise Katar’da inebilmektedir.
Yine farklı lokasyonlara gidecek yolcular da İstanbul Havalimanı üzerinden aktarma yapabilmektedir. 2 Haziran’da Ruanda’dan İstanbul’a uçan THY uçağı, İngiltere’nin Heathrow Havalimanı’na giden aktarmalı uçaktır.
Bahse konu tarihte Kigali’den İstanbul’a sadece 1 adet direkt uçuş bulunmaktadır.