ENGİNARIN BESİN DEĞERİ
Enginar, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin bir besindir. Düşük doymuş yağ içeriğine sahiptir ve C vitamini, tiamin, folat, B6 vitamini, B12, A, E, D ve K vitaminleri ile doludur. Ayrıca, kalsiyum, demir, çinko, sodyum, manganez, fosfor ve çinko gibi mineralleri de içerir.

ENGİNARIN SAĞLIĞA FAYDALARI
Antioksidan Zengini ve Antikanser Özelliği
Enginar, sebzeler arasında en yüksek antioksidan seviyesine sahiptir. Polifenoller açısından zengin olan enginar, kanserle savaşta önemli bir rol oynayabilir. Enginar özleri, kanserin önlenmesi ve tedavisinde umut verici bir diyet bileşeni olarak kullanılmaktadır.
Kalp Sağlığını Destekler
Enginar yapraklarındaki bileşenler, kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürürken, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini artırır. LDL kolesterol, atardamarlarda birikerek kan akışını engeller, kan basıncını artırır ve kalp krizi ve felç riskini yükseltir. Bu nedenle enginar, kalp sağlığını korumada önemli bir yardımcıdır.
Kan Basıncını Düzenler
Potasyum açısından zengin olan enginar, sodyumun etkilerini azaltarak kan basıncını düzenler. Potasyum eksikliği çeken veya hipertansiyon ilacı kullananlar için özellikle faydalıdır. Diyabet hastaları da kan basıncını kontrol altında tutmak ve komplikasyonları önlemek için enginar tüketmeye teşvik edilmektedir.
Karaciğer Sağlığını Destekler
Enginardaki antioksidanlar, karaciğerdeki toksinlerin atılmasını kolaylaştırır. Bu, karaciğerin iyileşmesini ve daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

Sindirimi Kolaylaştırır
Enginar, sindirim sistemi sağlığını iyileştiren zengin bir lif kaynağıdır. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlık semptomlarını azaltır. Ayrıca mide rahatsızlıklarını hafifletir.
Doğum Kusurlarını Önler
Enginar, yüksek folat içeriği ile doğum kusurlarının, özellikle nöral tüp kusurlarının oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Folat, hamilelikte önemli bir role sahiptir.
Kemik Sağlığını Güçlendirir
Magnezyum, fosfor ve manganez açısından zengin olan enginar, kemik sağlığını destekler ve osteoporoz riskini azaltır.
Metabolizmayı Hızlandırır
Enginarda bulunan magnezyum ve manganez, vücudun metabolik süreçlerinde önemli rol oynar. Bu mineraller, kalsiyum alımını optimize eder ve kolesterol, amino asitler ve karbonhidratların metabolizmasını düzenler.
Beyin Fonksiyonlarını İyileştirir
Enginardaki fosfor, beyin hücrelerinin sağlığını destekler. Fosfor eksiklikleri bilişsel yetenekleri olumsuz etkileyebilir, bu nedenle enginar tüketimi beyin sağlığı için önemlidir.

ENGİNAR NASIL TÜKETİLMELİDİR?
Enginar, çiğ haliyle sert ve acı bir tada sahiptir. Bu, sinarin adı verilen organik asit nedeniyle oluşur. Pişirildiğinde dokusu yumuşar ve haşlanmış patates kıvamına gelir, acılığı da kaybolur. Genellikle zeytinyağlı tercih edilen enginarın tarifini sizin için derledik!
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR TARİFİ
Malzemeler:
6 adet enginar (konserve de kullanabilirsiniz)
Yarım limon suyu (enginarları ovmak için)
1 adet havuç
1 adet patates
1 su bardağı bezelye (haşlanmış/konserve)
1 adet soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet limon
1 çay kaşığı şeker
1,5 çay kaşığı tuz
1 su bardağı su

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR YAPILIŞI!
Zeytinyağlı enginar için ilk başta içi hazırlanır. Havuç ve patates minik küp şeklinde doğranıp tencereye alınır, üzerini geçecek kadar su eklenerek 10 dakika kadar haşlanmaya bırakılır. Burada sebzelerin tam pişmemesi mühim, hafif diri kalması gerek.
Sebzeler piştikten sonra suyu süzülür ve bir kenarda soğumaya alınır.
Ayrı bir tencereye bezelye alınır, üzerine su eklenerek yumuşayıncaya kadar haşlanır. İstenirse konserve bezelye de kullanılabilir. Haşlanan bezelyelerin de suyu süzülür ve bir kenarda bekletilir.
Soğan yemeklik doğranarak yarım çay bardağı zeytinyağında hafif pembeleşene kadar kavrulur.
Üzerine patates ve havuç eklenir. Haşlanan bezelye de ilave edilerek 1-2 dakika karıştırılır ve ocaktan alınır.
Enginarlar uygun bir kap içerisine alınır, yarım limon suyu ile ovulur ve tencereye dizilir.
Enginarların orta kısımlarına hazırlanan sebzelerden pay edilir. Kalan garnitür de enginarların üzerine serpilir.
Üzerine zeytinyağı, limon suyu, şeker, tuz ve suyu eklenerek tencerenin kapağı kapatılır.
Yemek kaynayıncaya kadar orta ateşte, kaynadıktan sonra kısık ateşte enginarlar yumuşayana kadar pişirilir. Bu süreç yaklaşık 20-25 dakika sürecektir.
Pişen enginarlar ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır. Ardından servis tabağına alarak suyundan üzerine gezdirilir ve servis edilir. Dilerseniz üzerine en son dereotu doğrayabilirsiniz.
NOT: enginar dışındaki sebzelerle uğraşmak istemiyorsanız hazır garnitür de kullanabilirsiniz.

ENGİNARIN ZARARLARI
Aşırı tüketildiğinde enginar, ishal, gaz ve karın şişkinliğine neden olabilir. İdrar söktürücü özelliği nedeniyle ishal dönemlerinde tüketilmemelidir. Ayrıca alerjik reaksiyonlar gösterebilir; kaşıntı, deri döküntüsü ve boğazda şişme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
]]>Teklifle, Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, Kanun’un amaçlarına “insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla” ifadesi eklenecek.
Sahipsiz hayvanlara ilişkin yürütülecek çalışmalarda, tereddüde mahal verilmemesi, kedi ve köpeklerin sahipli hayvan statüsüne alınabilmesi için Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan “sahipli hayvan” ve “sahipsiz hayvan” kavramları açık bir şekilde tanımlanacak.
Uygulamada tereddüde mahal verilmemesi amacıyla ve Kanun’daki “yakala-kısırlaştır-sal” metodunun kaldırılması nedeniyle hayvan bakımevi tanımında uyum değişikliği yapılacak. Hayvan bakımevinin tanımı, “Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesis” şeklinde değiştirilecek.
Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların hayvan bakımevlerine toplanması ve buralarda rehabilite edilerek sahiplendirilinceye kadar bakılacak olması sebebiyle bakımevleri dışında bir hayvana bakmanın onun yasal sorumluluğunu alarak sahiplenilmesi suretiyle mümkün olabileceği ilkesi kabul edilecek. Kanun’un ilkeleri arasında yer alan “Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.” ifadesi yürürlükten kaldırılacak.
Hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insani ve vicdani sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları sahiplenmek isteyen ve Kanun’da öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eş güdüm sağlanması esas olacak.
Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlayacak, eğitim çalışmaları yapacak.
Hayvan bakımevlerine alınan hayvanlardan rehabilite edilen köpekler sahiplendirilinceye kadar bu yerlerde barındırılacak. Doğru ve güncel veri sağlanabilmesi amacıyla hayvan bakımevlerine alınan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı veri sistemine kaydedilecek.

ÖTENAZİ YASAKLANDI
Bakımevine alınan köpeklerden insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesindeki “Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır.” hükümleri uygulanacak.
Yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkili olacak.
Hayvanlara yapılacak müdahalenin sadece tıbbi gerekçelerle değil Kanunda yer alan diğer istisnai durumlarda da yapılabilmesine imkan sağlanacak.
“Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışında bir yere terk edilmesi veya bakımevinde barındırılan köpeği bakımevi dışında bir yere bırakmak” fiilleri yasak kapsamına alınacak. Böylece sahipsiz hayvanların toplanması, hayvan bakımevlerine götürülmesi ve bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevi bünyesinde bakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasının ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerinin sağlanması amaçlanacak.
İl Hayvanları Koruma Kurulunun görevleri arasına, sahipsiz hayvanların korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların yanı sıra insan, hayvan ve çevre sağlığını korumaya yönelik olarak sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üretmek eklenecek.
Düzenlemeyle başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara yapılacak desteğin kapsamı genişletilecek. Buna göre de insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak; bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanacak.
ÖDENEKLER BAŞKA BİR AMAÇ İÇİN KULLANILAMAYACAK
Hayvanları korumaya yönelik hükümlere aykırı hareket eden veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasak olacak ve hayvanlarına el konulacak. Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılacak.
Caydırıcılığın sağlanması amacıyla sahipli hayvanın sahibi tarafından terk edilmesi kabahatine ilişkin idari para cezası hayvan başına 2 bin liradan 60 bin liraya çıkarılacak. Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk eden veya bakımevinde barındırılan hayvanı bakımevi dışında bir yere bırakanlara ise hayvan başına 50 bin lira idari para cezası verilecek.
Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülecek. Hayvan bakımevi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri, sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürecek.
Belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için harcamayan veya bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Söz konusu belediyeler 31 Aralık 2028’e kadar belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlü olacak.
Belediyeler, 31 Aralık 2028’e kadar hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5’i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak.
Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025’e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak.
Teklifle, sokakta bakıma ve korunmaya ihtiyacı olacak sahipsiz hayvan bulunmaması amaçlandığı için Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki “yerel hayvan koruma görevlileri”ne ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.
Muhalefet milletvekilleri teklifin kabul edilmesine tepki gösterdi.
Yoğun bakım servisinde tedavi gören Emine Burkay’ın beyin ölümü gerçekleşti. Vasiyeti üzerine ailesi Burkay’ın organlarını bağışladı. İzmir’den gelen ekip tarafından Burkay’dan alınan karaciğer İzmir’de bir hastaya nakledildi.
İKİSİ DE BÖBREK NAKLİYLE HAYATA TUTUNMUŞ
Emine Burkay’ın böbrek hastası olduğu, 2009 yılında babasından alınıp, kendisine nakledilen böbrekle sağlığına kavuştuğu ancak 6 ay önce tekrar eden hastalığı nedeniyle yeniden diyaliz tedavisi görmeye başladığı bildirildi. Eşi Oktay Burkay’ın da böbrek hastası olduğu ve 13 yıl önce babası Hasan Burkay’ın böbreği bağışlaması ile tekrar yaşama tutunduğu belirtildi.
‘AİLESİ VASİYETİ YERİNE GETİRİP BİR HASTAYA UMUT OLDU’
Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk, Emine Burkay’ın ailesine baş sağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları için teşekkür etti. Uzm. Dr. Öztürk, “5 yıldan fazla diyalize girmiş ve 2009 yılında babasının böbreği ile sağlığına kavuşmuş olan Emine Burkay’ın hikayesi, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Burkay’ın böbreği ret verince ne yazık ki 6 aydır yine diyaliz süreci başlamış olup kendisi de organ nakli beklerken üzücü bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Organ nakli bekleyen hasta olarak yaşamında bu zorlu süreçleri çokça yaşamış olan Burkay, sağlığında organ bağışçısı olmuş ve ailesine de bu konuda vasiyet etmiştir. Emine Burkay’ın ailesi acılarını bir kenara bırakarak, vasiyeti yerine getirdiler, organ bağışında bulundular ve bir hastaya umut oldular. Onlara bu konuda duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerimi iletiyor ve baş sağlığı diliyorum” dedi.
‘ORGAN BEKLEDİKLERİ İÇİN BAĞIŞ KONUSUNDA FARKINDALIĞI YÜKSEK BİR AİLE’
Uzm. Dr. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Emine Burkay’ın aynı kazada vefat eden eşi de diyaliz hastası olup, böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuş. Diliyoruz ki kimse sağlığını kaybetmesin, organ bağışı beklemek zorunda kalmasın ama Türkiye’de ne yazık ki yaklaşık 33 bin hasta organ beklemektedir. Burkay ailesi, kendileri de uzun yıllar diyaliz süreci ve organ nakli bekledikleri için organ bağışı konusunda farkındalığı yüksek bir aileydi. Organ bağışının önemini; müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi’ kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda anlatmaya çalışıyoruz. Elbette, bu süreci yaşayanlar bu konuda çok daha duyarlı olabiliyorlar. Ama bizim amacımız, organ bağışında farkındalık düzeyini arttırmak ve bağış sayılarını çoğaltabilmek. Çünkü her bağış, organ nakli bekleyen hastalar için bir umut olmakta ve sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlamaktadır. Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz.
KARAHİNDİBANIN FAYDALARI
Besleyici İçerik
Karahindiba yaprakları A, C ve K vitaminleri ile potasyum ve demir gibi mineraller bakımından zengindir.
Karaciğer Desteği
Karahindiba, karaciğer fonksiyonlarını desteklemek ve toksinlerin vücuttan atılmasını teşvik etmek için kullanılabilir.

Sindirime Yardımcı
Hafif diüretik etkileri ve iştahı artırmasıyla kabızlık ve şişkinlik gibi sorunları hafifletmeye yardımcı olur.
Antioksidan Özellikler
Karahindiba, oksidatif stresle mücadele eden antioksidan bileşiklere sahiptir ve kronik hastalık riskini azaltabilir.
Anti-Enflamatuar Etkiler
Karahindibanın, özellikle artrit gibi iltihaplı durumlarda fayda sağlayabilecek anti-enflamatuar etkileri olabilir.
Geçici Kilo Kaybı
Karahindibanın diüretik özellikleri, su tutulumunu azaltarak geçici kilo kaybına yol açabilir.
Kan Şekerini Düzenleme
Karahindiba, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabilir ve diyabet riski taşıyan bireyler için faydalı olabilir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme
C vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olabilir.
Cilt Sağlığına Katkı
Karahindiba özü veya yağı, cilt sorunlarını yatıştırmak için topikal olarak kullanılabilir.
Kanserle Mücadelede Potansiyel
Bazı ön çalışmalar, karahindiba özütünün kanser karşıtı özelliklere sahip olabileceğini öne sürmüştür.
TAZE KARAHİNDİBA NASIL TÜKETİLİR?
Salatalarda Kullanım
Karahindiba yaprakları salatalarda kullanılır ve hafif acı tadı ile farklı bir lezzet katar.
Pişirme Yöntemleri
Karahindiba yaprakları ıspanak gibi pişirilerek yemeklere eklenebilir.

Bitki Çayı
Karahindiba yaprakları ve kökleri bitki çayı yapmak için kullanılabilir.
Karahindiba Balı
Karahindiba çiçeklerinden ve kökünden arılar karahindiba balı üretir.
KARAHİNDİBA KÖKÜ FAYDALARI
Anti-İnflamatuar Özellikler
Karahindiba kökü, anti-enflamatuar bileşikler içerir ve iltihaplı durumlara yardımcı olabilir.
Antioksidan Aktivite
Antioksidan bakımından zengin karahindiba kökü, hücresel hasardan korumaya yardımcı olur.
Kilo Yönetimi
Kökün diüretik özellikleri su tutulumunu azaltarak geçici kilo kaybını destekleyebilir.

Böbrek Sağlığı
Karahindiba kökü böbrek sağlığına katkıda bulunabilir ve atık ürünlerin atılmasını destekler.
Cilt Sağlığı
Karahindiba kökü, sivilce ve egzema gibi cilt sorunlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.
Karahindiba Çayı Ne Kadar Süre İçilmeli?
Karahindiba çayının kaç gün boyunca içilmesi gerektiği sağlık hedeflerinize bağlı olarak değişebilir.
Sindirim Sağlığı
Karahindiba çayı sindirim sağlığını desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Kan Şekerini Düzenleme
Kan şekerini düzenlemeye yardımcı olmak için karahindiba çayını düzenli olarak tüketebilirsiniz.

KARAHİNDİBA ÇAYI NASIL YAPILIR?
İlk önce kullanılacak olan taze veya kurutulmuş karahindiba yaprakları veya kökü hazırlanmalıdır. Taze yapraklar iyice yıkanmalı ve ince ince doğranmalıdır. Kurutulmuş karahindiba kullanılıyorsa 1 ile 2 çay kaşığı kurutulmuş yaprak veya kök bir fincana alınmalıdır.
Yaklaşık bir fincan karahindiba çayı için bir su bardağı kaynar su gerekir. Demleme süreci yaklaşık 5-10 dakika sürer. Demleme sonrası çay süzülerek servis edilebilir. İsteğe bağlı olarak bal veya limon eklemek çayın tadını zenginleştirebilir
KARAHİNDİBANIN ZARARLARI
Karahindiba genellikle güvenli olsa da bazı potansiyel riskler ve yan etkiler olabilir.
Alerjik Reaksiyonlar
Bazı kişiler karahindibaya alerjik olabilir ve cilt döküntüleri veya solunum sorunları yaşayabilir.
Gastrointestinal Sorunlar
Aşırı tüketim, ishale veya artan idrara çıkışa yol açabilir.

İlaç Etkileşimleri
Karahindiba belirli ilaçlarla etkileşime girebilir ve ilaç etkilerini değiştirebilir.
Hamilelik ve Emzirme
Hamile veya emziren bireylerin karahindiba tüketiminde dikkatli olmaları gerekmektedir.
Böbrek Taşları
Karahindiba tüketimi böbrek taşı oluşma riskini artırabilir.
Karahindiba tüketmeden önce sağlık profesyoneline danışmak önemlidir, özellikle ilaç kullanıyorsanız veya belirli sağlık sorunlarınız varsa dikkatli olmalısınız.
]]>KARAHİNDİBANIN FAYDALARI
Besleyici İçerik
Karahindiba yaprakları A, C ve K vitaminleri ile potasyum ve demir gibi mineraller bakımından zengindir.
Karaciğer Desteği
Karahindiba, karaciğer fonksiyonlarını desteklemek ve toksinlerin vücuttan atılmasını teşvik etmek için kullanılabilir.

Sindirime Yardımcı
Hafif diüretik etkileri ve iştahı artırmasıyla kabızlık ve şişkinlik gibi sorunları hafifletmeye yardımcı olur.
Antioksidan Özellikler
Karahindiba, oksidatif stresle mücadele eden antioksidan bileşiklere sahiptir ve kronik hastalık riskini azaltabilir.
Anti-Enflamatuar Etkiler
Karahindibanın, özellikle artrit gibi iltihaplı durumlarda fayda sağlayabilecek anti-enflamatuar etkileri olabilir.
Geçici Kilo Kaybı
Karahindibanın diüretik özellikleri, su tutulumunu azaltarak geçici kilo kaybına yol açabilir.
Kan Şekerini Düzenleme
Karahindiba, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabilir ve diyabet riski taşıyan bireyler için faydalı olabilir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme
C vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olabilir.
Cilt Sağlığına Katkı
Karahindiba özü veya yağı, cilt sorunlarını yatıştırmak için topikal olarak kullanılabilir.
Kanserle Mücadelede Potansiyel
Bazı ön çalışmalar, karahindiba özütünün kanser karşıtı özelliklere sahip olabileceğini öne sürmüştür.
TAZE KARAHİNDİBA NASIL TÜKETİLİR?
Salatalarda Kullanım
Karahindiba yaprakları salatalarda kullanılır ve hafif acı tadı ile farklı bir lezzet katar.
Pişirme Yöntemleri
Karahindiba yaprakları ıspanak gibi pişirilerek yemeklere eklenebilir.

Bitki Çayı
Karahindiba yaprakları ve kökleri bitki çayı yapmak için kullanılabilir.
Karahindiba Balı
Karahindiba çiçeklerinden ve kökünden arılar karahindiba balı üretir.
KARAHİNDİBA KÖKÜ FAYDALARI
Anti-İnflamatuar Özellikler
Karahindiba kökü, anti-enflamatuar bileşikler içerir ve iltihaplı durumlara yardımcı olabilir.
Antioksidan Aktivite
Antioksidan bakımından zengin karahindiba kökü, hücresel hasardan korumaya yardımcı olur.
Kilo Yönetimi
Kökün diüretik özellikleri su tutulumunu azaltarak geçici kilo kaybını destekleyebilir.

Böbrek Sağlığı
Karahindiba kökü böbrek sağlığına katkıda bulunabilir ve atık ürünlerin atılmasını destekler.
Cilt Sağlığı
Karahindiba kökü, sivilce ve egzema gibi cilt sorunlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.
Karahindiba Çayı Ne Kadar Süre İçilmeli?
Karahindiba çayının kaç gün boyunca içilmesi gerektiği sağlık hedeflerinize bağlı olarak değişebilir.
Sindirim Sağlığı
Karahindiba çayı sindirim sağlığını desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Kan Şekerini Düzenleme
Kan şekerini düzenlemeye yardımcı olmak için karahindiba çayını düzenli olarak tüketebilirsiniz.

KARAHİNDİBA ÇAYI NASIL YAPILIR?
İlk önce kullanılacak olan taze veya kurutulmuş karahindiba yaprakları veya kökü hazırlanmalıdır. Taze yapraklar iyice yıkanmalı ve ince ince doğranmalıdır. Kurutulmuş karahindiba kullanılıyorsa 1 ile 2 çay kaşığı kurutulmuş yaprak veya kök bir fincana alınmalıdır.
Yaklaşık bir fincan karahindiba çayı için bir su bardağı kaynar su gerekir. Demleme süreci yaklaşık 5-10 dakika sürer. Demleme sonrası çay süzülerek servis edilebilir. İsteğe bağlı olarak bal veya limon eklemek çayın tadını zenginleştirebilir
KARAHİNDİBANIN ZARARLARI
Karahindiba genellikle güvenli olsa da bazı potansiyel riskler ve yan etkiler olabilir.
Alerjik Reaksiyonlar
Bazı kişiler karahindibaya alerjik olabilir ve cilt döküntüleri veya solunum sorunları yaşayabilir.
Gastrointestinal Sorunlar
Aşırı tüketim, ishale veya artan idrara çıkışa yol açabilir.

İlaç Etkileşimleri
Karahindiba belirli ilaçlarla etkileşime girebilir ve ilaç etkilerini değiştirebilir.
Hamilelik ve Emzirme
Hamile veya emziren bireylerin karahindiba tüketiminde dikkatli olmaları gerekmektedir.
Böbrek Taşları
Karahindiba tüketimi böbrek taşı oluşma riskini artırabilir.
Karahindiba tüketmeden önce sağlık profesyoneline danışmak önemlidir, özellikle ilaç kullanıyorsanız veya belirli sağlık sorunlarınız varsa dikkatli olmalısınız.
]]>GÖZ SAĞLIĞINA İYİ GELEN YİYECEKLER!
ISPANAK
Ispanak, içerdiği karotenoidler, beta-karoten ve zeaksantin gibi doğal bileşiklerle zengin bir besin kaynağıdır. Bu bileşikler, doğal antibiyotik özellik gösterir ve göz sağlığını destekler. Ispanak, katarakt riskini azaltmada etkilidir. Ayrıca, yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan çeşitli göz hastalıklarına karşı koruma sağlar ve güneşten gelen zararlı mavi ışınları filtreleyerek doğal bir güneş gözlüğü görevi görür.

KALE
Yapılan bir araştırmada Amerika’nın dünyanın en sağlıklı sebzesi seçilen kale, içeriğindeki A vitamini sayesinde göz salığına müthiş katkıda bulunur. Sütten daha fazla kalsiyum barındırarak tam bir kalsiyum deposudur. K vitamini ve çeşitli mineraller de bulundurur.
MAYDANOZ
Maydanoz içeriğindeki beta karotensayesinde ileri yaştaki kişilerde retina sağlığını koruyor.A vitaminin iyi kaynağı olan maydanoz göz sağlığını koruyucu etki gösteriyor.

YEŞİL ÇAY
Yeşil çay, güçlü antioksidan özelliklere sahip bir bitkidir. Göz sağlığı için önemli koruma sağlayan bu antioksidanlar, bağışıklık sistemini güçlendirerek retinanın güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmasından korur. Ayrıca, glokom hastalığı riskini azaltır ve uzun çalışma saatlerinden kaynaklanan göz yorgunluğunu hafifletir.
CEVİZ
Ceviz, omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir ve beyin ile göz sinirlerinin gelişimi için önemli bir kaynaktır. Ceviz, göz kuruluğunu azaltmada etkilidir. Ayrıca, içerdiği E vitamini retina dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olur.
KABAK
Kabak, yüksek miktarda A vitamini içeren harika bir besindir. Yeterli miktarda tüketildiğinde, gece körlüğü, makula dejenerasyonu ve katarakt gibi göz hastalıklarının oluşumunu geciktirir.

SOMON BALIĞI
Somon balığı, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir kaynaktır. Yetişkinlerde makula dejenerasyonu riskini azaltır. Aynı zamanda glokom ve göz kuruluğuna karşı koruma sağlar. Haftada en az 2 kez tüketildiğinde göz sağlığı için faydalıdır.
HAVUÇ
Havuç, içerdiği A, C, E vitaminleri ve beta-karoten sayesinde göz sağlığını destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca, 1 orta boy havuç günlük C vitamini ihtiyacının %7’sini karşılar. C vitamini eksikliği, diş ve diş eti kanaması, saç dökülmesi ve eklem ağrısı gibi sorunlara yol açabilir. Aynı zamanda C vitamini eksikliği, katarakt riskini artırabilir. Havuç ayrıca günlük E vitamini ihtiyacının neredeyse %2’sini karşılar.
ÜZÜM
Üzüm çekirdeğinde güçlü bir antioksidan bulunur. Üzüm, makula dejenerasyonu ve diyabet gibi durumlarla ilişkili olan damar ve sinir hasarından korunmaya yardımcı olur.

KİVİ
Kivi, bol miktarda E vitamini içerir ve retina dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, gözdeki kan damarlarını besler ve gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlar.
]]>GÖZ SAĞLIĞINA İYİ GELEN YİYECEKLER!
ISPANAK
Ispanak, içerdiği karotenoidler, beta-karoten ve zeaksantin gibi doğal bileşiklerle zengin bir besin kaynağıdır. Bu bileşikler, doğal antibiyotik özellik gösterir ve göz sağlığını destekler. Ispanak, katarakt riskini azaltmada etkilidir. Ayrıca, yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan çeşitli göz hastalıklarına karşı koruma sağlar ve güneşten gelen zararlı mavi ışınları filtreleyerek doğal bir güneş gözlüğü görevi görür.

KALE
Yapılan bir araştırmada Amerika’nın dünyanın en sağlıklı sebzesi seçilen kale, içeriğindeki A vitamini sayesinde göz salığına müthiş katkıda bulunur. Sütten daha fazla kalsiyum barındırarak tam bir kalsiyum deposudur. K vitamini ve çeşitli mineraller de bulundurur.
MAYDANOZ
Maydanoz içeriğindeki beta karotensayesinde ileri yaştaki kişilerde retina sağlığını koruyor.A vitaminin iyi kaynağı olan maydanoz göz sağlığını koruyucu etki gösteriyor.
YEŞİL ÇAY
Yeşil çay, güçlü antioksidan özelliklere sahip bir bitkidir. Göz sağlığı için önemli koruma sağlayan bu antioksidanlar, bağışıklık sistemini güçlendirerek retinanın güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmasından korur. Ayrıca, glokom hastalığı riskini azaltır ve uzun çalışma saatlerinden kaynaklanan göz yorgunluğunu hafifletir.

CEVİZ
Ceviz, omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir ve beyin ile göz sinirlerinin gelişimi için önemli bir kaynaktır. Ceviz, göz kuruluğunu azaltmada etkilidir. Ayrıca, içerdiği E vitamini retina dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olur.
KABAK
Kabak, yüksek miktarda A vitamini içeren harika bir besindir. Yeterli miktarda tüketildiğinde, gece körlüğü, makula dejenerasyonu ve katarakt gibi göz hastalıklarının oluşumunu geciktirir.
SOMON BALIĞI
Somon balığı, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir kaynaktır. Yetişkinlerde makula dejenerasyonu riskini azaltır. Aynı zamanda glokom ve göz kuruluğuna karşı koruma sağlar. Haftada en az 2 kez tüketildiğinde göz sağlığı için faydalıdır.
HAVUÇ
Havuç, içerdiği A, C, E vitaminleri ve beta-karoten sayesinde göz sağlığını destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca, 1 orta boy havuç günlük C vitamini ihtiyacının %7’sini karşılar. C vitamini eksikliği, diş ve diş eti kanaması, saç dökülmesi ve eklem ağrısı gibi sorunlara yol açabilir. Aynı zamanda C vitamini eksikliği, katarakt riskini artırabilir. Havuç ayrıca günlük E vitamini ihtiyacının neredeyse %2’sini karşılar.

ÜZÜM
Üzüm çekirdeğinde güçlü bir antioksidan bulunur. Üzüm, makula dejenerasyonu ve diyabet gibi durumlarla ilişkili olan damar ve sinir hasarından korunmaya yardımcı olur.
KİVİ
Kivi, bol miktarda E vitamini içerir ve retina dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, gözdeki kan damarlarını besler ve gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlar.
]]>Takviye gıda sektörünün lideri Orzaks İlaç, “Temiz Deniz Temiz Kalp, Mavi Bayrak Mavi Kalp” adıyla Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği ve Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ile birlikte Omega 3 ‘farkındalık’ projesini başlattı. Proje kapsamında Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin Türkiye’de bir STK’ya ait tek Mavi Bayrak’lı tekne ve yine Türkiye’deki 10 Mavi Bayrak’lı tekneden biri olan Valmira isimli yelkenli ile Marmara Denizi’nde profesyonel dalgıç ekibi ile dalış gerçekleştirildi. Yapılan dip temizliğinin ardından, Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu’nun da içinde yer aldığı ekip ile birlikte denizden çıkarılan çöpler ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırıldı. Ayrıca hayalet ağlara takılan deniz canlıları kurtarılıp tekrar sulara bırakıldı.
Kalp sağlığı, bağışıklığı güçlendirme, göz ve beyin sağlığını destekleme, trigliserid ve kan basıncı seviyelerini düşürme, romatizmal eklem iltihabına iyi gelme ve depresyonun etkilerini azaltarak ruh sağlığını iyileştirme gibi vücudumuzda çok çeşitli faydalı etkileri olan Omega 3’e dikkat çekmek için tüm dünyada 3 Mart tarihinde Dünya Omega 3 Günü etkinlikleri düzenleniyor.
Vücudumuzda pek çok farklı sistemde kritik rol üstlenen Omega 3, en fazla sardalya, hamsi, somon, uskumru, istiridye, ringa ve havyarda (balık yumurtası) bulunuyor. Türkiye Beslenme Rehberi verilerine göre 19-50 yaş arasındaki kadınların günlük 1,1 g/gün, erkeklerin 1,6 g/gün Omega 3 tüketmesi öneriliyor.
“Toplum sağlığına ve çevreyi yaşanabilir hale getirmeye odaklanıyoruz”
Sadece ticari başarı elde etmekle kalmayıp topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirdiklerini kaydeden Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu, “Bugün topluma katkı sağlama adına ülkemiz için çok değerli STK’ların desteğiyle Mavi Bayrak Mavi Kalp projemizi hayata geçiriyoruz. Aynı amaç için toplandığımız Türk Kardiyoloji Derneği, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’na katkıları ve destekleri için çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Orzaks İlaç’ın temel değerleri arasında toplumsal sağlığa odaklanma ve çevreyi daha yaşanabilir bir yer haline getirme görevlerinin bulunduğunu vurgulayan Yunus Emre Alimoğlu, “Mavi Bayrak Mavi Kalp projesi bizim için çok kıymetli bir şeyi işaret ediyor “Omega 3”. Bazı omega 3 takviyeleri, balıklardan veya deniz ürünlerinden elde edilir. Günümüzde deniz kirliliği, bu tür takviyelerin güvenliği ve kalitesi üzerinde endişelere yol açabilir. Balık yağı veya diğer deniz kaynaklı omega 3 takviyeleri, kirlilik seviyelerini kontrol etmek ve güvenliği sağlamak için titizlikle işlenmelidir. Tam da bu sebeplerden dolayı deniz temizliğin de farkındalık oluşturarak gelecek nesillere karşı olan sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlatıyoruz. Orzaks İlaç olarak, 3 Mart Dünya Omega 3 Günü’nde denizlerimizin temizliği, su altı yaşamının çeşitliliği ve omega 3’ün kalp sağlığımız için önemine dikkat çekmek istedik. Hep birlikte, daha iyi bir dünya için adım atıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Deniz yaşamını korumak için çalışıyoruz”
Projeye destek olan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı ise, “Deniz yaşamını sürdürülebilir ve adil yöntemlerle korumak, bu yolda bilimsel çalışmalar ve projeler üretmek için misyonumuz; denizlerin, dolayısıyla doğa ve insan hayatının yaşanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini güçlendirmek için doğayla birlikte çözümler üretmek ve uygulamaya geçirmektir. Denizlerimizin akciğeri olan Mercan Resiflerinin restorasyonu, korunması, Tavşan Adası’nın deniz koruma (MPA) ile korunan alanlar yaratılması, su altı ve su üstünde yaşayan canlıların yaşayabilmesi için hayalet ağların temizlenmesi gibi çalışmaları Marmara Denizi’miz için hayata geçirirken, diğer (bağlı) denizlerimiz için de çalışmaya devam ediyoruz.” açıklamasını yaptı.
Ayrıca dalış detaylarını aktaran Narcı “6 dalıcı ile yaklaşık 400 m2 bir alanda ortalama 6 metre derinlikte 37 dakikalık bir dalıştan 7 çuval (plastik, cam, metal, ambalaj) çöp çıkarılmıştır. Bunların yanı sıra büyük plastik ve metal parçalar ve deniz dibine terk edilmiş bir hayalet av aracı da çıkarıldı. Çıkarılan bu hayalet av aracının üzerindeki ağlara takılmış ve ölmek üzere olan 2 adet yengeç kurtarılarak denize geri bırakıldı.” dedi.
Uluslararası partnerleri, kamu, özel sektör ve sivil toplumu bir araya getiren çalışmalar yürüttüklerini aktaran Volkan Narcı, “Akdeniz, Ege ve Karadeniz deniz yaşamını korumak ve etki yaratmak için birlikte çalışıyoruz. Binlerce gönüllümüz ile milyonlarca yaşama dokunduğumuzun farkındalığı ile Orzaks İlaç, Türk Kardiyoloji Derneği, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı ve Türkiye’nin tek STK olarak Mavi Bayraklı #valmira teknemiz ile birlikte deniz dibi temizlikleri yaparak da birlikte fark yaratmaya devam ediyoruz.” dedi.
“ Denizlerimiz çeşitli balık ve canlı türleri ile önemli bir besin kaynağı olması yanı sıra ruhumuza da hitap ediyor’’
1963 yılında kurulan Türk Kardiyoloji Derneği’nin temel hedefinin toplumsal, mesleki eğitimi ve araştırmaları destekleyerek Türk halkının kalp-damar sağlığını korumak olduğunu söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, “Sağlıklı bir kalp için psikososyal ve çevresel faktörlerin önemi yadsınamaz. Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizde denizlerimiz, soluduğumuz oksijenin %70’inin kaynağı olması sebebiyle olmazsa olmazımız. Ayrıca Omega 3 kaynağı olan denizlerimiz insanımızın kalp damar sağlığı için çok yararlı olan yüzme sporunu yapabilmesi ve barındırdığı çeşitli balık ve canlı türleri ile önemli bir besin kaynağı olması yanı sıra ruhumuza da hitap ediyor.” şeklinde konuştu. Dernek olarak resmi ve sivil kuruluşlarla bu konuda iş birliği yapmanın önemine inandıklarını belirten Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, “Orzaks İlaç, Türkiye Çevre Vakfı ve Türkiye’nin tek STK olarak Mavi Bayraklı #valmira teknemiz ile birlikte deniz dibi temizlikleri yaparak toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.
‘’Çevre sağlığı olmadan, insan sağlığı olmaz’’
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Almıla KINDAN CEBBARİ “Çevre sağlığı olmadan insan sağlığı olmaz sloganı ile faaliyetlerimizi yürüttüğümüz Uluslararası Mavi Bayrak Programı’nda, denizlerin sağlığının insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu her fırsatta anlatmaya çalışıyoruz. Sağlıklı bir kalp ve vücut için gerekli olan Omega 3 için de en önemli kaynak konumunda. Biz burada Türkiye Çevre Eğitim Vakfı, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği ve projenin mimarı Orzaks İlaç ile sağlıklı yaşamın ve sürdürülebilirliği için temel kaynaklarımızdan biri olan denizlerin temizliğinin önemine hep birlikte dikkati çekmek istiyoruz. Dünyayı ve denizleri temiz tutmak istiyorsak bu, tek başına bir kurum veya kuruluşun başarabileceği bir şey değil, tüm toplum ve kurumlar birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Bu birlikteliğin bir parçası olan tüm paydaşlarımıza destekleri için teşekkür ederiz.” dedi.
‘Çevresel sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlı kalarak, farkındalık projelerimizin devamlılığı şirket misyonumuz için de önemli’
Orzaks İlaç Pazarlama Direktörü Müge Turan; “Toplum sağlığına ve çevreye karşı sorumluluklarımızın bilinciyle hayata geçirilen ‘Mavi Bayrak Mavi Kalp’ projesini duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 3 Mart Dünya Omega 3 Günü’nde denizlerimizin temizliği, su altı yaşamının çeşitliliği ve Omega 3’ün insan vücudunun normal fonksiyonlarındaki önemine dikkat çekmek, projedeki öncelikli amacımız. Projemize destekleri için Türk Kardiyoloji Derneği, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’na bir kez daha teşekkür ederiz. Bu projenin yanı sıra, çevresel sürdürülebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlı kalarak, projelerimizin devamlılığı şirket misyonumuz için de önemli bir nokta olarak konumlanmaktadır. Orzaks İlaç olarak, toplumsal ve çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmek için kararlıyız.’’ açıklamalarıyla projeden bahsetti.
]]>Teklif kabul edilip, yasalaştı. Yeni düzenlemeye göre; mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek. Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Ayrıca acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı veriliyor. İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.
Eczanelerde yapılacak teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veyahut Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak. Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak, sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek. Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Düzenleme ile herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan izin alınacak.

‘OLUŞAN BELİRSİZLİK GİDERİLDİ’
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise teklifin kabul edilmesiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada söyle dedi:
” Sağlık alanında düzenlemeler getiren kanun teklifi yasalaştı. Sosyal ve ekonomik dönüşüm, hızla gelişen teknoloji, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve talepler her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmaktadır. Daha iyi ve kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması amacıyla yapılan düzenlemeler TBMM Genel Kurulunda 21 Şubat 2024 tarihinde kabul edilmiştir.
İradeleri, çaba ve katkıları için Saygıdeğer Milletvekillerimize teşekkür ederim.
Kanunla,
1. Ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde ikinci bir diş hekiminin çalışabilmesi sağlanmaktadır.
2. Ebelik mesleğinin görev tanımı güncellenerek ebelerin yetkileri artırılmaktadır.
3. Tıpta Uzmanlık Kurulunun görüşü doğrultusunda sosyal pediatri, çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalına bağlı yan dal olarak ihdas edilmiş ve ayrıca yoğun bakım yan dalının bağlı olduğu ana dallara acil tip ana dali eklenmiştir.
4. İlaçların ruhsatlandırılması ve denetim süreçlerinde düzenlemeler yapılmaktadır.
5. İlaç ve tıbbi cihazlarla ilgili yapılacak klinik araştırmalar hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.
6. Yan dal uzmanlarının ek ödemelerinde iyileştirmeler yapılmaktadır.
7. Bilimsel araştırmaların teşviki amacıyla sağlık kurumlarından istenecek bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetler kapsamında personele verilen ödeme %65’ten %85’e yükseltilmekte ve yükseköğretim kurumlarıyla uygulama birliği sağlanmaktadır.
8. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığı hastanelerine yapılan atamalara ilişkin Bakanlık ve Üniversitenin yetkileri belirlenmiştir.
9. Öğretim elemanlarının hizmet sözleşmesiyle ek ödeme ilişkilendirilerek sözleşme fesih koşulları belirlenmektedir.
10. Sağlık turizmi faaliyeti yapan kuruluşlar Bakanlık denetimi altına alınmıştır.
11. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarına rücuya yönelik madde yeniden düzenlenmektedir. Böylece Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensupları, tıbbi malpraktis sonucu rücu yönünden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarla aynı haklara sahip olmaya devam edecektir.
12. İdare tarafından ödenen tibbi malpraktis tazminatlarının sigorta şirketlerinden tahsili sağlanmaktadır. 13.4924 sayılı Kanun’a tabi atanabilecek sözleşmeli personel sayısı artırılmıştır.
14.4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personelin geçici görevlendirilme sınırları belirlenerek disiplin işlemleri, ek ödeme ve fesih durumunda kadrolarına dönüşleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır.
15. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına destek ödemesinin yapılmasının yasal dayanağı oluşturulmuş, sözleşme feshi keyfiliğe fırsat verilmeksizin belirli kriterlere bağlanmıştır.
16. Hastane koordinasyon kurulu kurulmuştur. Böylece hastane hizmetlerinin daha verimli, etkin ve koordinasyon içerisinde sunulması temin edilmektedir.
]]>Teklif kabul edilip, yasalaştı. Yeni düzenlemeye göre; mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek. Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Ayrıca acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı veriliyor. İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.
Eczanelerde yapılacak teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veyahut Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak. Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak, sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek. Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Düzenleme ile herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan izin alınacak.

‘OLUŞAN BELİRSİZLİK GİDERİLDİ’
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise teklifin kabul edilmesiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada söyle dedi:
” Sağlık alanında düzenlemeler getiren kanun teklifi yasalaştı. Sosyal ve ekonomik dönüşüm, hızla gelişen teknoloji, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve talepler her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmaktadır. Daha iyi ve kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması amacıyla yapılan düzenlemeler TBMM Genel Kurulunda 21 Şubat 2024 tarihinde kabul edilmiştir.
İradeleri, çaba ve katkıları için Saygıdeğer Milletvekillerimize teşekkür ederim.
Kanunla,
1. Ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde ikinci bir diş hekiminin çalışabilmesi sağlanmaktadır.
2. Ebelik mesleğinin görev tanımı güncellenerek ebelerin yetkileri artırılmaktadır.
3. Tıpta Uzmanlık Kurulunun görüşü doğrultusunda sosyal pediatri, çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalına bağlı yan dal olarak ihdas edilmiş ve ayrıca yoğun bakım yan dalının bağlı olduğu ana dallara acil tip ana dali eklenmiştir.
4. İlaçların ruhsatlandırılması ve denetim süreçlerinde düzenlemeler yapılmaktadır.
5. İlaç ve tıbbi cihazlarla ilgili yapılacak klinik araştırmalar hakkında düzenlemeler yapılmaktadır.
6. Yan dal uzmanlarının ek ödemelerinde iyileştirmeler yapılmaktadır.
7. Bilimsel araştırmaların teşviki amacıyla sağlık kurumlarından istenecek bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetler kapsamında personele verilen ödeme %65’ten %85’e yükseltilmekte ve yükseköğretim kurumlarıyla uygulama birliği sağlanmaktadır.
8. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığı hastanelerine yapılan atamalara ilişkin Bakanlık ve Üniversitenin yetkileri belirlenmiştir.
9. Öğretim elemanlarının hizmet sözleşmesiyle ek ödeme ilişkilendirilerek sözleşme fesih koşulları belirlenmektedir.
10. Sağlık turizmi faaliyeti yapan kuruluşlar Bakanlık denetimi altına alınmıştır.
11. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarına rücuya yönelik madde yeniden düzenlenmektedir. Böylece Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensupları, tıbbi malpraktis sonucu rücu yönünden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlarla aynı haklara sahip olmaya devam edecektir.
12. İdare tarafından ödenen tibbi malpraktis tazminatlarının sigorta şirketlerinden tahsili sağlanmaktadır. 13.4924 sayılı Kanun’a tabi atanabilecek sözleşmeli personel sayısı artırılmıştır.
14.4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personelin geçici görevlendirilme sınırları belirlenerek disiplin işlemleri, ek ödeme ve fesih durumunda kadrolarına dönüşleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır.
15. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına destek ödemesinin yapılmasının yasal dayanağı oluşturulmuş, sözleşme feshi keyfiliğe fırsat verilmeksizin belirli kriterlere bağlanmıştır.
16. Hastane koordinasyon kurulu kurulmuştur. Böylece hastane hizmetlerinin daha verimli, etkin ve koordinasyon içerisinde sunulması temin edilmektedir.
]]>