Yeniköy Kemerköy Enerji, Türkiye’nin en büyük rehabilitasyon çalışmalarından birini hayata geçirmek için 2023 yılında TTKD ile bir “Doğaya Geri Kazandırma Projesi İzleme Protokolü” imzalamıştı. Bu protokol çerçevesinde TTKD, madencilik faaliyetlerinin tamamlandığı 576 hektarlık maden sahasının ağaçlandırılması ve bölge ekosistemine kazandırılma sürecinin ilk etabı olan 65 hektarlık pilot uygulamayı izledi ve raporladı. Bu süreçte TTKD Bilim Kurulu’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlhami Kiziroğlu liderliğinde yüksek orman mühendislerinden oluşan bir heyet saha ziyaretleri yaparak çalışmaları yerinde inceledi.
Pilot uygulama olan 65 hektarlık alanda dikim işlemlerinin sona ermesinin ardından hazırlanan final raporunda, heyet tarafından şu bilgilere yer verildi: “65 hektarlık alanda yürütülen pilot uygulama hem Yeniköy Kemerköy Enerji tarafında hem de Türkiye Tabiatını Koruma Derneği olarak bizim tarafımızda gelişmeye açık yönlerin tespit edilmesi ve 511 hektarlık alanda gerçekleştirilecek proje için güçlü aksiyonların alınması adına bir fırsat oldu. 2023 Kasım ayından 2024 Mart ayına kadar süren ağaç dikim mevsiminde 65 hektarlık alanın ağaçlandırılması, dikilen fidan ve bitkilerin muhafazası ve doğru dikilmesi, korunması ve bakımlarının yapılması sürecini içeren bu uygulamada tespit ve önerilerimizin yerine getirilmesi ve şirketin bu iş için profesyonellerden oluşan bir ekibi istihdam etmeye başlaması sürecin en can alıcı noktasını oluşturdu.”
“Türkiye’nin en büyük doğaya geri kazandırma projelerinden birini izledik”
“Yeniköy Kemerköy Enerji’nin bize ulaşmasını, özel bir şirketin doğaya geri kazandırma çalışmalarını konunun uzmanlarıyla planlamak istemesini çok değerli bulduk. Doğaya geri kazandırma çalışmaları, Türkiye’de belki de en önemli açmazlardan biridir. Toplumda kolaylıkla göz ardı edilebileceğine dair yüksek bir algı var. Bu algıyı ancak bu iş birlikleri ile kırabiliriz” diyen TTKD Genel Başkanı Ali Rıza Koç, açıklamalarına şöyle devam etti: “2023 yılında başlayan çalışma 576 hektarlık büyük bir projenin ilk etabı olan 65 hektarlık alanda gerçekleştirildi. Pilot uygulamanın yapıldığı bu alanda sahadaki tespitler ve uygulama sırasındaki gelişmelere yönelik olarak sürekli aksiyonlar alındı ve çalışmanın nasıl daha başarılı olacağının yolları arandı. Derneğimizin Bilim Kurulundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlhami Kiziroğlu liderliğinde yüksek orman mühendislerinden oluşan bir heyet sahada incelemelerde bulunarak kamuoyu ile iki rapor paylaştı. Bu raporları derneğimizin web sitesinde herkese açık bir platformda yayınladık. 2024 yılı Kasım ayında başlayacak 511 hektarlık büyük alan için bir ön çalışma gerçekleşmiş oldu. Oldukça başarılı bir çalışma süreci geçirdik, bundan sonraki etaplarda da Yeniköy Kemerköy Enerji’ye destek vermeyi umuyoruz. Hepimizin tüm çabası, ülkemizin değerlerini korumak ve değerlendirmek.”
“Ülkemiz madenciliği için örnek bir çalışma”
Rehabilitasyon sürecinin ilk etabının tamamlanmasının ve raporlanmasının ardından bir açıklama yapan Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdürü Erol Demir, “Türkiye için örnek olacak doğaya geri kazandırma projemizin 65 hektarlık pilot uygulaması olan ilk etabını başarıyla tamamladık. Bu durumun paydaşlar adına süreci izleyen TTKD tarafından da tespit edilmiş olması bizler için gurur kaynağı. TTKD ekipleri, planlamadan uygulamaya tüm süreçlerde bize önemli destek sağladı, saha incelemelerinde saptadıkları eksiklikleri ve önerilerini paylaştılar. Biz de bu değerli bilgiler ışığında gerekli düzenlemeleri yaparak, süreci tamamladık. Yılın son döneminde yine Kasım ayında başlayacak dikim faaliyetlerine Hüsamlar maden ocağının devamı olan 511 hektarda devam edip toplamda 576 hektarlık eski maden sahasını doğaya geri kazandırma çalışmalarımızı tamamlamış olacağız” dedi.
Karadeniz’de Romanya sınırında Göktepe-1 kuyusunu kazdıklarını ve mayıs ayı içerisinde aynı bölgede bir kuyu daha kazacaklarını belirten Bayraktar, haziran ayı içerisinde ise Sakarya Gaz Sahası’nın güneyinde petrol emaresi bulunan kuyuyu kazmayı planladıklarını açıkladı.
Sinop, Trabzon ve Rize açıklarında petrol olduğu düşünülen alanlar için de bir takvim hazırlığında olduklarını kaydeden Bayraktar, karada ise Kör Kandil ve Beytüşşebap’ta keşif kuyuları kazılacağını duyurdu. Bakan Bayraktar, karada ve denizde yürütülen petrol ve doğalgaz arama çalışmaları ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara verilmeye devam edilmesi planlanan enerji desteklerine ilişkin gündemdeki pek çok soruya yanıt verdi.

KARADENİZ’DE YENİ DOĞALGAZ KUYULARI KAZILACAK
Sabah Gazetesi’nin haberine göre; Karadeniz gazında pazar günü itibarıyla üretimde günlük 4.5 milyon metreküpe ulaştık ve böylece bir rekor geldi. Mayıs ayı içerisinde 5 milyon metreküpe, 2025’in ilk çeyreğinde ise 10 milyon metreküplük üretime ulaşmayı amaçlıyoruz. 10 milyon metreküpe geldiğimiz gün yaklaşık 4 milyon hanenin doğalgazının tamamı Karadeniz gazıyla karşılanacak. Bu da toplam hane sayısının 5’te biri demek.
Üretim kapasitesini artırmak için bir yüzer platform aldık ve Singapur’da yenileme çalışmaları sürüyor. Platformun yılbaşına kadar ülkemize gelmesini amaçlıyoruz ve devreye alınmasıyla üretim 10 milyon metreküp daha artırılacak. Fakat bize oradaki kapasite yetmiyor daha fazla gaz bulmamız ve yeni keşiflere imza atmamız gerekiyor. Çünkü o bölgenin çok daha fazla bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Sakarya Gaz Sahası 10 bin km’lik bir alan ve bunun 2 bin 500 kilometrekaresinde tarama yaptık. Geri kalan 7 bin 500 kilometrekare alanda ne var diye bakıyoruz. Sondaja ihtiyacımız var. Yeni kuyu kazmak lazım.
Göktepe-1 kuyusunu kazdık. Burası yaklaşık Sakarya Gaz Sahası’nın 45 kilometre kuzeybatısında, Romanya ile olan münhasır ekonomik bölge sınırımıza yakın bir noktada. O civarda şimdi mayıs ayında bir kuyu daha kazacağız. Sakarya Gaz Sahası’nın güneyinde karaya yakın bölgede, yani karadan 100 kilometre deniz uzaklığında petrol emareli olduğunu düşündüğümüz kuyuyu da haziran civarlarında kazmayı planlıyoruz. Kuyumuzun ismini belirledik. Bir taraftan yeni keşifler gelebilir, bir taraftan da üretime devam ediyoruz. Sinop, Trabzon, Rize açıklarında da petrol aramak için belirlediğimiz lokasyonlar var, onlara hangi takvimde gidebiliriz ona çalışıyoruz.

KÖR KANDİL VE BEYTÜŞŞEBAP YENİ ROTA
Gabar’daki petrol üretimine ağırlık verdik. Yıl sonuna kadar günlük 100 bin varil üretimi görmek istiyoruz. Van, Hakkâri, Şırnak sınırında da çalışmalarımız var. Van Çatak’ta Kör Kandil denilen alanda, Gabar’ın biraz kuzeybatısında Beytüşşebap’ta tespit ettiğimiz yeni kuyular var. Bunlarla alakalı da keşif kuyuları kazacağız.
4 MİLYAR METREKÜPLÜK ANLAŞMAYI KONUŞUYORUZ
Boru hatları ve LNG anlaşmalarımızda artık yüzde 70-80’ini uzun dönemli, geri kalan kısmını ise spot piyasadan temin edecek bir yapılanmaya gidiyoruz. Exxon ile konuşmamızda ABD ile bugüne kadar hep spot bazlı çalıştık. Yani ucuz LNG vardı, kışa girerken çıkarken gaz aldık. Şimdi 5-10 yıllık sürede alacağımız LNG’yi kontrata bağlayabiliriz. Yaklaşık 4 milyar metreküplük çerçevede bir anlaşma konuşuyoruz, daha düşük çapta da olabilir. Rusya, Azerbaycan ve İran’la da görüşmelerimiz sürüyor.
DENİZ ÜSTÜNE RÜZGÂR ENERJİ SANTRALİ
Saros Körfezi’nde ağırlıklı olarak çalışıyoruz. Güneş ve rüzgârda yıllık 5 bin megavatlık bir kurulu güç hedefimiz var. Şu anda altyapı çalışmalarımızı yapıyoruz, denizlerimizdeki rüzgâr ölçümlerini yapıyoruz, ondan sonra da kendimize bir yol seçeceğiz. Bu dönemde inşallah böyle bir projenin temelini de atar, devreye girdiği günü de görürüz.

SOMALİ’YE SİSMİK GEMİ YOLLAYACAĞIZ
Somali’de bu sene deniz yetki alanında sismik araştırma yapmak istiyoruz. Orada petrol emareli olduğunu düşündüğümüz sahalar var. Uygunluğuna göre bir sismik gemimizi oraya göndereceğiz. Sismiğin sonucuna göre sondaj kararı gelebilir. Bugüne kadar Somali’de yapılmış bir şey değil, bizim açımızdan da önemli olacak. Libya tarafında da hem karada hem de denizde ilgilendiğimiz sahalar var. Karada bir sahada anlaşma imzaları atılmak üzere, orada Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa ve İtalya var ortaklarımız arasında. Saha belli ve son aşamaya gelmiş durumda, inşallah yakında anons edeceğiz. Denizde ilgilendiğimiz bir başka saha daha var, orada da görüşmelerimiz devam ediyor. Belki orada yine yanımıza uluslararası bir ortak alacağız.
İHTİYAÇ SAHİPLERİ İÇİN ELEKTRİK VE DOĞALGAZ DESTEĞİ SÜRDÜRÜLECEK
Doğalgaz ve elektrikteki desteklerimiz devam edecek. Ancak yeni dönemde yalnızca ihtiyaç sahibi grupları destekleyeceğiz. Çalışmalarımızı Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile Bakanlığı, Merkez Bankası ile koordineli bir şekilde yürütüyoruz. Çalışma tamamlandığında bazı tartışmalar illaki olacak. ‘Şu grup desteğin içerisinde olmalıydı, olmamalıydı’ gibi, ama inanıyorum ki doğru yapıyı kuracağız.
TRAKYA’YA NÜKLEER SANTRAL İÇİN ÇİNLİLERLE GÖRÜŞÜYORUZ
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörü bir yılda devreye alıp elektrik üretmemiz lazım. İnşaat yüzde 95 tamam. Sinop’ta planladığımız NGS’ye Rusya ve Güney Kore’nin ciddi ilgisi var. Sinop’ta Ruslarla Türk şirketlerinin de ortak olacağı bir modeli konuşuyoruz. Trakya’ya nükleer santralde Çin istekli. Belli bir noktadayız. Hedef önümüzdeki birkaç ayda bunu hükümetlerarası anlaşmaya dönüştürmek. Çin ziyaretimde anlaşmanın içeriğini imza altına alabiliriz. Küçük modüler reaktör için İngiltere merkezli Rolls-Royce şirketi ve ABD’li birkaç şirketle daha görüşüyoruz.
IRAK PETROLÜ İÇİN HAZIRIZ
Bağdat ve Erbil arasında petrol satışı anlaşmazlğı var. Erbil ‘Bu benim bölgemden çıkıyor, benim ihraç etmem lazım’ diyor. Bağdat ‘Hayır bu Irak’ın petrolüdür, bizim satmamız gerekiyor’ diyor. Bu anlaşmazlık devam ettiği için burada bir petrol akışı yok. Sayın Cumhurbaşkanımız Irak ziyaretinde de bu hattan petrol akışı için teknik çabanın ötesinde her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etti. Hattın Kalkınma Yolu kapsamında güneye kadar uzanmasını ve Irak için önemli bir alternatif olmasını istiyoruz. 1.4 milyon varil günlük kapasiteye sahip iki boru hattı bizim tarafta şu an işleyebilecek durumda. Burayı Basra’ya kadar uzanan bir enerji yoluna döndürebileceğimizi söylüyoruz. Ziyaretimizde Cumhurbaşkanımız da ilgili muhataplarına ‘Biz hazırız, bekliyoruz” mesajını verdi.
NADİR TOPRAK ELEMENTİ STRATEJİK ÖNEME SAHİP
Teknoloji anlamında bir ortaklığa ihtiyacımız varsa ki olabilir bununla alakalı çalışmalarımızı belli bir noktaya getirdik. Çin ile görüşmelerimiz var. Eti Maden Genel Müdürümüzü geçen hafta Avustralya’ya gönderdik, yani alternatiflerimiz var. NTE’ler bu dönemin en önemli konulardan biri olacak. Stratejik anlamı ve ekonomik değeri çok büyük olacak.
Yenilikçi platform sayesinde uzman mühendisler fiziksel olarak sahada bulunmadan da sahadaki teknisyene uzaktan bağlantı ile canlı destek verip beraber çalışabiliyor, kontrolleri ve planlamaları yapabiliyor.
Çok sayıda zorlu kullanım senaryoları test edilerek geliştirilen ve web üzerinden de kullanılabilen Smart Site platformu, Turkcell’in dijital video konferans ve bulut çözümlerini de barındırıyor. Çok sayıda kullanıcının aynı anda saha çalışmasına uzaktan destek sağlamasına imkân sunan platform üzerinden yapılan saha çalışmalarının kayıtları da saklanabiliyor.
Geliştirmeleri tamamlanıp devreye alınan platformun Turkcell ve iş ortakları saha operasyonlarında kullanılmaya başlanması sayesinde, Eylül ayından bu yana 2.500’e yakın saha ziyareti Smart Site üzerinden gerçekleştirilerek önemli bir verimliliğe imza atıldı.
“FİZİKSEL SAHA ZİYARETLERİNİN DİJİTALLEŞMESİ İLE VERİMLİLİĞİ ARTIRIYOR”
Bu platformu geliştirmedeki amaçlarına ve kısa sürede ulaştıkları sonuçlara dikkat çeken Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, “Bu yola çıkarken sera gazı emisyonunu azaltmak başta olmak üzere müşteri memnuniyetinde, maliyetlerde ve insan kaynağı ihtiyacında tüm ekosistemimizi kapsayan bir verimliliğin yanı sıra iş sağlığı güvenliği riskleri ve sahaya erişim gibi zorlukları da azaltmayı hedeflemiştik. Geçtiğimiz yaz sonundan itibaren devreye aldığımız bu platformu, artık hem Turkcell ekiplerimiz hem de iş ortaklarımız kullanıyor.
Bu kapsamda son 7 ayda 2.500’e yakın saha ziyaretini Smart Site platformu üzerinden yaparak, hedeflediğimiz tüm açılardan önemli bir operasyonel verimlilik sağladık. 2024’te hem platformun kullanımını yaygınlaştırmaya hem de yeni yeteneklerle geliştirmeye devam edeceğimiz Smart Site platformunun, gelecekte Turkcell ekosistemiyle de sınırlı kalmayıp artan dijitalleşme ihtiyacıyla farklı sektörlerde de kullanılabileceğini öngörüyoruz” dedi.
Geliştirilen platformun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: “Güçlü şebeke altyapımızı yenilikçi teknolojilerle daha etkin hale getirerek, her sahada sürdürülebilir ve kesintisiz iletişim hedefimizi destekliyoruz. Bu kapsamda müşterilerimizin her geçen yıl artan geniş bant ve dijitalleşme gereksinimlerini en kaliteli ve hızlı şekilde karşılamak için Türkiye’nin dört bir yanındaki şebeke altyapımızı yeni teknolojilerle ve inovatif uygulamalarla daha da güçlendirmeye devam ediyoruz.
Önümüzdeki yıllarda 5G ve ötesi teknolojilerinin de hayatımıza gireceğini düşündüğümüzde saha operasyonlarımızın verimli ve sürdürülebilir olması daha da önem kazanıyor. Sürdürülebilirlik odağımız çerçevesinde tüm iş süreçlerimizde olduğu gibi saha operasyonlarında da topluma ve çevreye pozitif katkıyı artırma motivasyonuyla çalışıyoruz.
Uygulamaya aldığımız Smart Site platformunun, fiziksel saha erişim ihtiyacını da azaltarak inovasyonun sürdürülebilirlik için katalizör görevini üstlendiğini gösteren örnek bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.”
AKILLI CIHAZLARLA UYUMLU BİR PLATFORM
Sahadaki personel ile merkezdeki uzmanın anlık ve görüntülü görüşerek verimli çalışmasını sağlayan dijital platform; ihtiyaca göre akıllı telefon, tablet ve akıllı gözlük gibi farklı cihazlar üzerinden kullanılabiliyor.
Örneğin saha keşfi için akıllı telefon veya tablet üzerinden yüksek çözünürlük ile gerçek zamanlı görüntü paylaşımı ve konferans görüşmeleri gerçekleştirilebiliyor, artırılmış gerçeklik ve akıllı gözlüklerle yapılabilen yönlendirilmelerle arızalar hızlıca tespit edilebiliyor.
Böylece sahaya çoklu ulaşım ihtiyacı azaltılıp müşterilere daha hızlı ve çevre dostu bir hizmet sunulurken operasyon süreçlerinde kaynak verimliliği de artıyor.
“SAMİMİYETİ GÖSTERSİNLER SONRA BİZİ DAVET ETSİNLER”
Kurum katıldığı program sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kendisine yöneltilen ‘Rakibiniz İmamoğlu ile ortak yayında İstanbul’u konuşmak ister misiniz’ sorusunu yanıtlayan Kurum, “Ekrem Bey’in İstanbul’u önce özne olarak görmesi lazım. İstanbul’u görmeyenlerin bugün İstanbul’u bizle konuşmak istemeleri çağrısı samimi bir çağrı değil. İstanbul’un eğer sorunları konuşulacaksa İstanbul konuşulacaksa, biz her projeyi her ortamda konuşmaya hazırız. Ama maalesef karşıdaki anlayış farklı farklı gündemleri geçmiş beş yılda olduğu gibi yine bugüne taşımak olduğu için, bir senaryo ve o senaryonun peşinden koşmak olduğu için, bu çerçevede bakış açısı samimi değil. O yüzden İstanbul’un metrosunu konuşacaksa, İstanbul’un kentsel dönüşümünü konuşacaksa, İstanbul’un geleceğini ,İstanbul’un yarınlarını konuşacaksa biz her konuşmaya ve her davete açığız. Ama önce bu samimiyetini gösterecek. Yani sen İstanbul dışında her işle uğraşacaksın, İstanbul dışında her türlü gündemi takip edeceksin ama özne İstanbul olduğunda maalesef o durumdan uzak duracaksın. Sonra da ben İstanbul ile ilgili bu konuları konuşmak istiyorum daveti edeceksin, samimi bir davet değil. Önce İstanbul’u düşündüğünü kendisi bir göstersin. Projeleriyle, duruşuyla, bakışıyla İstanbul’un geleceği adına, vatandaşlarımızın bu sorunlarını çözmek adına bu samimiyeti göstersinler sonra bizi davet etsinler” ifadelerini kullandı.

“ANKETLERDE ÖNDEYİZ”
Kurum kendisine yöneltilen ‘Anket sonuçları ne durumda’ sorusuna ise, “İçerideki salonu gördüyseniz, anket sonucu işte budur. Saha da aynısını söylüyor. Anket her zaman sahadır. Sahanın gücüdür. Sahanın sesidir. Sahanın duygusudur, sahanın size sarılma isteğidir, arzusudur. Hamdolsun çok iyi gidiyoruz. O yüzden zaten burada Ekrem başkan ne yapacağını şaşırdı. CHP anlayışı ne yapacağını şaşırdı. İttifak yapıyor musunuz sorusuna cevap veremiyorlar, yaptık demiyorlar, yapmadık demiyorlar. Yani böyle savruluyorlar. O yüzden çok güzel gidiyor, anketlerde de öndeyiz. Zaten anket firmaları da bunları paylaşıyorlar. İnşallah biz 31 Mart’ta şunu söylüyoruz; Nisan gelecek dertler bitecek. Nisan gelecek, İstanbul’un, İstanbulların yüzü gülecek” diyerek cevap verdi.

“İSTANBUL’UN GÜNDEMİNDE OLMAYAN HİÇBİR İŞ BİZİM GÜNDEMİMİZDE OLMAYACAK”
Kendisine yöneltilen ‘Kanal İstanbul ile ilgili aktifleşecek bir proje olacak mı sorusunu yanıtlayan Kurum, “Gündemde olmayan bizim gündemimizde olmayacak diye bunu ısrarla söylememize rağmen sizde ısrarla temcit pilavı gibi Kanal İstanbul da Kanal İstanbul diye soruyorsunuz. İstanbul’un gündeminde yoksa bizim gündemimizde yok diyoruz. Bunu söylememize rağmen yine soruyorsunuz. Vefat 53 bin diyoruz, 153 bin dediniz diyorsunuz. Anlayamıyorum ben sizi dolayısıyla. Yine cevap vereyim. İstanbul’un gündeminde olmayan hiçbir iş bizim gündemimizde olmayacak. Net bir şekilde altını çiziyorum. Kanal İstanbul ile alakalı durum budur. Bizim önceliğimiz metro, önceliğimiz deprem, önceliğimiz vatandaşımızın huzuru, gençlerimizin geleceği, orada yapılan ihaleyle ilgili yine gündem değiştirme çabalarını görüyoruz. O telaş var ya o telaş, şimdi ne yapsak da gündemi farklı alana çeksek telaşı bu. O arsa Emlak Konut genel müdürüyken bizim aldığımız bir arsa. THY personeli için orada yapmış olduğumuz bir proje. Bu projenin kanalla alakası yok, ilgisi yok. Orada Emlak Konut Genel Müdürlüğü ile Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğümüzün vatandaşımızın konut edinmesi amacıyla yapmış olduğu bir iş. O yüzden sizlere tavsiyemiz oradaki ev alacak kardeşlerimizin mutluluğuna ortak olun. Bu mutluluk hepimizin mutluluğu. İstanbul’un yarınları için bir yatırım yapılacaksa bu hepimiz için güzel bir şey. Konut fiyatları nasıl düşecek konut yapmadan? İnsanlar geleceğe umutla nasıl bakacak sağlam, güvenli yuvaları olmadan? Deprem endişesini nasıl atacaklar ev yapılmadan? Dolayısıyla bu bakış açısı önemli. Bizim 31 Mart’ta insanlarımıza, İstanbulumuza, İstanbul’a hizmeti anlatmamız lazım. İstanbul’un sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlatmamız lazım. İstanbul ile ilgilenmemiz lazım. İstanbul dışındaki gündemler İstanbul’a faydası olan işler değil. Bir kez daha bunu ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
]]>“SAMİMİYETİ GÖSTERSİNLER SONRA BİZİ DAVET ETSİNLER”
Kurum katıldığı program sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kendisine yöneltilen ‘Rakibiniz İmamoğlu ile ortak yayında İstanbul’u konuşmak ister misiniz’ sorusunu yanıtlayan Kurum, “Ekrem Bey’in İstanbul’u önce özne olarak görmesi lazım. İstanbul’u görmeyenlerin bugün İstanbul’u bizle konuşmak istemeleri çağrısı samimi bir çağrı değil. İstanbul’un eğer sorunları konuşulacaksa İstanbul konuşulacaksa, biz her projeyi her ortamda konuşmaya hazırız. Ama maalesef karşıdaki anlayış farklı farklı gündemleri geçmiş beş yılda olduğu gibi yine bugüne taşımak olduğu için, bir senaryo ve o senaryonun peşinden koşmak olduğu için, bu çerçevede bakış açısı samimi değil. O yüzden İstanbul’un metrosunu konuşacaksa, İstanbul’un kentsel dönüşümünü konuşacaksa, İstanbul’un geleceğini ,İstanbul’un yarınlarını konuşacaksa biz her konuşmaya ve her davete açığız. Ama önce bu samimiyetini gösterecek. Yani sen İstanbul dışında her işle uğraşacaksın, İstanbul dışında her türlü gündemi takip edeceksin ama özne İstanbul olduğunda maalesef o durumdan uzak duracaksın. Sonra da ben İstanbul ile ilgili bu konuları konuşmak istiyorum daveti edeceksin, samimi bir davet değil. Önce İstanbul’u düşündüğünü kendisi bir göstersin. Projeleriyle, duruşuyla, bakışıyla İstanbul’un geleceği adına, vatandaşlarımızın bu sorunlarını çözmek adına bu samimiyeti göstersinler sonra bizi davet etsinler” ifadelerini kullandı.

“ANKETLERDE ÖNDEYİZ”
Kurum kendisine yöneltilen ‘Anket sonuçları ne durumda’ sorusuna ise, “İçerideki salonu gördüyseniz, anket sonucu işte budur. Saha da aynısını söylüyor. Anket her zaman sahadır. Sahanın gücüdür. Sahanın sesidir. Sahanın duygusudur, sahanın size sarılma isteğidir, arzusudur. Hamdolsun çok iyi gidiyoruz. O yüzden zaten burada Ekrem başkan ne yapacağını şaşırdı. CHP anlayışı ne yapacağını şaşırdı. İttifak yapıyor musunuz sorusuna cevap veremiyorlar, yaptık demiyorlar, yapmadık demiyorlar. Yani böyle savruluyorlar. O yüzden çok güzel gidiyor, anketlerde de öndeyiz. Zaten anket firmaları da bunları paylaşıyorlar. İnşallah biz 31 Mart’ta şunu söylüyoruz; Nisan gelecek dertler bitecek. Nisan gelecek, İstanbul’un, İstanbulların yüzü gülecek” diyerek cevap verdi.

“İSTANBUL’UN GÜNDEMİNDE OLMAYAN HİÇBİR İŞ BİZİM GÜNDEMİMİZDE OLMAYACAK”
Kendisine yöneltilen ‘Kanal İstanbul ile ilgili aktifleşecek bir proje olacak mı sorusunu yanıtlayan Kurum, “Gündemde olmayan bizim gündemimizde olmayacak diye bunu ısrarla söylememize rağmen sizde ısrarla temcit pilavı gibi Kanal İstanbul da Kanal İstanbul diye soruyorsunuz. İstanbul’un gündeminde yoksa bizim gündemimizde yok diyoruz. Bunu söylememize rağmen yine soruyorsunuz. Vefat 53 bin diyoruz, 153 bin dediniz diyorsunuz. Anlayamıyorum ben sizi dolayısıyla. Yine cevap vereyim. İstanbul’un gündeminde olmayan hiçbir iş bizim gündemimizde olmayacak. Net bir şekilde altını çiziyorum. Kanal İstanbul ile alakalı durum budur. Bizim önceliğimiz metro, önceliğimiz deprem, önceliğimiz vatandaşımızın huzuru, gençlerimizin geleceği, orada yapılan ihaleyle ilgili yine gündem değiştirme çabalarını görüyoruz. O telaş var ya o telaş, şimdi ne yapsak da gündemi farklı alana çeksek telaşı bu. O arsa Emlak Konut genel müdürüyken bizim aldığımız bir arsa. THY personeli için orada yapmış olduğumuz bir proje. Bu projenin kanalla alakası yok, ilgisi yok. Orada Emlak Konut Genel Müdürlüğü ile Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğümüzün vatandaşımızın konut edinmesi amacıyla yapmış olduğu bir iş. O yüzden sizlere tavsiyemiz oradaki ev alacak kardeşlerimizin mutluluğuna ortak olun. Bu mutluluk hepimizin mutluluğu. İstanbul’un yarınları için bir yatırım yapılacaksa bu hepimiz için güzel bir şey. Konut fiyatları nasıl düşecek konut yapmadan? İnsanlar geleceğe umutla nasıl bakacak sağlam, güvenli yuvaları olmadan? Deprem endişesini nasıl atacaklar ev yapılmadan? Dolayısıyla bu bakış açısı önemli. Bizim 31 Mart’ta insanlarımıza, İstanbulumuza, İstanbul’a hizmeti anlatmamız lazım. İstanbul’un sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlatmamız lazım. İstanbul ile ilgilenmemiz lazım. İstanbul dışındaki gündemler İstanbul’a faydası olan işler değil. Bir kez daha bunu ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
]]>Aybaba, Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar ile Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sohbet toplantısında geleceği planladıklarını anlatan Samet Aybaba, “İşimiz çok, yolun başındayız ama halledeceğiz. Bilgi ve biraz da tecrübe olduktan sonra bu işler hallolur. İstişare ediyoruz, geleceği planlıyoruz, çalışıyoruz. Kadroyu güçlendirmek ve altyapıya önem vermek öncelikli hedefimizdi. Çok kafa yorduk ortaya bir şeyler çıkmaya başladı.” diye konuştu.
Ara transfer döneminde transfer ettikleri Al-Musrati ve Muçi gibi oyuncuları kadroya katmak istediklerini söyleyen Aybaba, “Sistem, Türkiye’de çok yanlış işliyor. 8-10 yabancı alacağımıza, 2-3 kaliteli oyuncu alacağız. Bizim çok genç oyuncumuz var, onları geliştirecek oyuncular gerekiyor. Transfer sezonu bittikten sonra da çalışmalara hemen başladık. Transfer bitikten sonra Avrupa’da maçlar izlemeye gittim. Hocayla da oturup fikir alışverişinde bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cenk ve Salih’le derbi sonrası görüşülecek
Aybaba, Cenk Tosun ve Salih Uçan’la derbi sonrası sözleşme uzatmak için görüşeceklerini kaydetti.
Kadrodaki yabancı sayısını azaltmaları gerektiğini kaydeden Samet Aybaba, tesisleşme için de önemli hamleleri olduğunu kaydetti.
“Semih Kılıçsoy çim sahadan değil, halı sahadan çıktı”
Saha zeminleri ile ilgili federasyonun devreye girmesi gerektiğini söyleyen Aybaba, “Sahalarla ilgili federasyon ya cezai işlem uygulayacak ya da bütün sahaları yaptıracak ve parayı kulüplerden kesecek. İsteyince yapıyorlar. İmkanlar daha iyi olsa altyapıdaki oyuncular da kendini daha yukarı çıkarır. Semih Kılıçsoy çim sahadan değil, halı sahadan çıktı. Arkasından 6-7 oyuncu daha geliyor ama Beşiktaş altyapısı şu an Fulya’da sentetik çimde çalışıyor. Bu imkanları düzelteceğiz.” diye konuştu.
“Semih’i çok şımartmayalım”
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın Semih Kılıçsoy hakkında fikir aldığını söyleyen siyah-beyazlı futbol adamı, “Semih’i takip ettiğini söyledi. 18 yaşına gelip, bu kadar gol atan oyuncu yok ama korumamız lazım onu. Eleştirirken doğru eleştirelim, çok şımartmayalım.” dedi.
Samet Aybaba, Semih Kılıçsoy’un temaslı oyunu sevdiğini ve hakemlerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini de söyledi.
Ante Rebic’in performansının düşük olduğunu söyleyen Aybaba, “Rebic’in performansı çok düşük. Performansı etkileyen mental şeyler de vardır. Böyle bir oyuncunun performansının bu kadar düşük olmasında bir şeyler vardır ama bu hocanın işi.” dedi.
“Semih bizim rol modelimiz”
Feyyaz Uçar ise Semih Kılıçsoy ile ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Son ana kadar ayakta duruyor ama onun karşısında kendini yere atan oyuncular var. İstanbulspor maçında ona sarı kart aldırtmak için yere atanlar oldu kendini. Semih’le ilgili tek eksik sol ayak çalışmaları yapmalı. Semih’i mümkün olduğu kadar elimizde tutmak istiyoruz. Biz Türk’üz ama dünya takımı olacağız. Altyapıdan birkaç Semih yetiştirip, oyuncu satarak alttan gelenlerin önünü açmak istiyoruz. Semih bizim rol modelimiz. Her sene bir Semih çıkmaz ama başka mevkilerde bulabiliriz. Altyapıdaki bütün oyunculara ayrı bir eğitim başlattık. Hepsi özel dersler alacaklar. Her zaman başaramayabilirsiniz ama artık tek taraflı işlemeyecek. Sadece al, al değil, satacağız da.”
]]> Fenerbahçe’nin puan kaybetmesiyle lider olmalarının hatırlatılması üzerine Metin Öztürk, “Bugün keyifli bir gün. Şunu unutmamak lazım. 13 hafta daha var. 13 maç demek 39 puan demek. Ne olur ne biter, bilinmez. Tüm rakiplere saygılı olunmak lazım. Sadece şampiyonlukta yarıştığımız rakibimiz ilgili değil, şuna bakmak lazım. 20 takımlı ligde 5 takım Avrupa’ya gidecek. 5 koltuk için 8-9 takım mücadele ediyor. 4 takım düşecek. 7-8 tanesi onun sıkıntısını yaşıyor. Herkes 3 puanın yarım puanının peşinde, bu kadar kıymetli. Kendi kulvarımızda kendi rakiplerimize bakarken, 13 hafta, 13 maç her birine aynı heyecanla aynı hedefe giderek bakıyoruz. Şu an bizim gündemimizde, dün akşam mutluyduk, bitti. Şimdi Sparta Prag maçı var. Adım adım ilerliyoruz” diye konuştu.
Öztürk, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’ne kendi dönemleri içinde geçeceklerini de ifade etti.
“Orada oynanır ve iki takımında da sakatlanma olursa vebali o kararı verenlerdedir”
Bu hafta deplasmanda MKE Ankaragücü oynayacakları Eryaman Stadyumu’nun zemini için ise Metin Öztürk, “Bu aslında bizim konumuz değil, futbol federasyonunun konusu. Saha konusunda İstanbulspor maçında Atatürk Stadyumu’nda boyanmış saha vardı. Futbolcularımızın hepsi mohikan gibi olmuştu. Sporcu sağlığı çok önemli. Galatasaray futbolcuları, Ankaragücü futbolcuları önemli. Yarın oraya gidecek takımların futbolcuları önemli. Saha oynanacak durumdaysa çıkar oynarız. Futbol federasyonu karar verecek. Deplasmana gittiğimiz bir maçta şurada oynansın diye bir talebimiz olamaz. Biz hangi sahada oynarsak oynayalım, sahanın sporcu sağlığına uygun olması esastır. Federasyon karar verecek. İki hafta önce saha felaketti. Orada oynanır ve iki takımda da sakatlanma olursa vebali o kararı verenlerdedir. Biz çıkar oynarız” cümlelerine yer verdi.
“Rakibimiz sahada kazanmayınca farklı yaklaşıyor”
Fenerbahçe – Alanyaspor maçının hakemi Çağdaş Altay’ın performansının sorulması üzerine Öztürk, “Rakibimiz sahada kazanmayınca farklı yaklaşıyor. Bir algı operasyonu yürütülüyor. Başkanımız net olarak söyledi. Şampiyonlukta 20 takım emek sarf ediyor. Bu bir, ‘Ben bu sene kulübü bırakacağım, işimin başına geçeceğim, beni de şampiyon yapın’ gibi emeklilik ikramiyesi değil. 20 takım içinde şampiyon olmak kadar hayati. 6-7 takım düşme potasında. Dün Alanya teknik direktörü de de söyledi, can derdinde herkes. Bazen iyi oynadığınızda da puan kaybedebiliyorsunuz. Herkes aynı zamanda prestij derdinde, ekonomisinin derdinde. Kulübümüz gerekli açıklamayı yaptı. Hakem iki tane net kırmızı kartı vermedi. Her meslekte işini iyi yapanlar ve kötü yapanlar vardır, kötü kalpliler vardır. Dün tam bir kulübümüz açıkladığı gibi iki tane net verilmeyen kırmızı kart, bir tane de çok ilginç penaltı var. Icardi futbolcumuz biliyorsunuz, güreşçi değil. Fenerbahçeli futbolcuyla bir güreşe katıldı. O günkü hakem, bu güreşin doğal olduğunu düşündü. 4-5 hafta o futbolcumuzdan uzak kaldık ve penaltı verilmedi. Dün dokunurken herhalde rüzgar kuvvetli esti ki penaltı verildi. Şampiyonluk yolunda yarıştığımız rakibimiz 1 puana tutundu. Kulübümüz gerekli cevabı veriyor” diye cevap verdi.
İsmail Sarıkaya: “Sahanın bütün verileri standartlara uygun”
İsmail Sarıkaya da Rams Park’ın zemini hakkında, “Sahanın bütün verileri standartlara uygun. Aksi takdirde UEFA maçlarını bile oynayamayız. Önemli bir İngiliz firması tarafından sahanın bakımları yapılıyor. Şu anda verilen raporlarda, sahada herhangi bir sorun yok. Hep beraber yaşadık. Manchester United maçında neredeyse 24 saat yağan yağmura rağmen İngilizler şaşırdı, o sahada maç oynadık. Oynamaya da devam edeceğiz. Sahamızın bütün koşulları standartlar uygun” dedi.
]]>