
Hindistan, Sri Lanka ülkelerinin ardından Malezya’ya geçen Bektaş, burada otostop çekerek yoluna devam etmek istedi.

Kendisini görünce duran bir kişinin “Gideceğin yere kadar bırakırım” demesiyle aracına binen Bektaş, “On dakika arkadaşıma uğrayıp para alacağım” diyerek gittikleri yerde çetenin bulunduğu bölgeye geldiklerini fark ettiğini anlattı.

POLİSLİK MESLEĞİNİN TECRÜBESİYLE ARKADAŞINA KONUM ATTI
Etrafını saran kişilerin “Kaçma; seni öldürürüz” diye tehditlerde bulunduğunu anlatan Melih Bektaş; “Beş ay önce istifa ettim. Asya’yı gezmeye başladım ve Asya kıtasındaki ülkeleri gezmek için yola çıktım. İlk durağım Hindistan’dı, Hindistan’dan sonra, Sri Lanka’dan Malezya’ya geçtim. Malezya’da da üçüncü günümde başıma böyle bir olay geldi. Orada kaçırıldım, gasp edildim. Ben uzun süredir gittiğim ülkelerde de otostopla seyahat ediyorum. Yine çok merkezi bir yerde bu hızlı geçiş işlemlerin altında kameraların olduğu bir yerde bir otostop çektim. Bir şahıs durdu. Arabanın içerisinde bir şahıs vardı. Ve şahıs beni gideceğim yere kadar bırakacağını söyledi. Çok otostop çektiğim için herhangi bir şüphe görmedim durumda. Sonra sadece yolda giderken on dakika arkadaşına uğramak istediğini, ondan para alacağını söyledi. Oraya gittiğimizde de artık zaten örgüt içerisindeydim. Beni gasp eden bir tane uyuşturucu karteli ve yanında bulunan beş kişi vardı. Bunlar beş kişiydi. Etrafımda, başımda bekleyenler vardı. ‘Kaçma. Bak seni öldürürüz’ diyen bazı insanlar vardı. Orada beni gasp ettiler, bıçakla gasp ettiler bu arada. Elimdeki bütün malzemeleri zorla aldılar. Olayı anladığım esnada artık tamam. Melih yani on yıllık mesleğin verdiği tecrübeyle de. Arkadaşıma konum atmıştım. Zaten o da son konum oldu” dedi.

MALEZYA’DA POLİSLİK YAPIP ZANLILARDAN İKİSİNİ YAKALATTI
Önce bir süre Hindu tapınağında tutulduğunu, burada ensesinden bıçaklandığını, başında bıçak bilendiğini anlatan Bektaş, çetenin elinden kurtulduktan sonra Malezya Polisi ile birlikte polislik yapıp zanlılardan ikisini yakalattığını anlattı.

Havanın aydınlanmasının ardından gözleri ve elleri bağlı şekilde ıssız bir yere bırakıldığını, ellerini çözdükten sonra çantasına baktığında kamera, dron, ehliyet ve pasaportunun olmadığını gören Melih Bektaş, yoldan geçen araçları durdurmaya çalıştığını anlattı.

Kendisini görünce yavaşlayan bir motosiklet sürücüsünün telefonuyla Türkiye Büyükelçiliğini aradığını söyleyen Bektaş şöyle devam etti:
Samuray kılıcı ile başında bekleyen zanlıların, kendisine ait banka kartlarıyla ATM’den para çektiğini de anlatan Bektaş, Malezya Polisi’ne yaptığı ihbar sonrası tapınağın bulunduğu bölgede iki zanlıyı yakalattığını söyledi.

İki haftalık soruşturma sürecinden sonra arkadaşlarının yardımıyla uçak bileti alarak Türkiye’ye gelen Bektaş, başlattığı hukuk mücadelesini sürdürüyor. Bektaş, “Polislerle önce konuma gittik. Konumda orada bir tane şahıs. Onu yakaladılar. Tapınakta. Hemen bir şahsı gördük. O şahıs da benim başımda bekleyen dediğim gibi bana saldırmayın. Ama benim başımda nöbet bekleyen, kaçmayın etmeyeyim diye. Bekleyen bir şahıstı. Ben orada olay olduktan sonra beş altı gün boyunca kaldım. Yani uçak biletini arkadaşlarım aldı. O süreyi bekliyordum. Ve buraya geldim. Ben telefonla oradaki polislerin WhatsApp telefon numarasını aldım. Telefonla iletişime geçmeye çalışıyorum. Açmıyorlar. Yoğun olduklarını söylüyorlar. Ve bu arada onlar bana diyorlardı sana ulaşabilir miyiz filan diye. Şu anda ben burada avukat tuttum. Kendi imkanlarımla iletişime geçmeye çalışıyorum. İçerik ürettiğim için enstrümanım, laptop, telefonum, pasaportum, kimlik kartlarım. Sürücü belgemi aldılar. Aslında avukat tutma sebebi de bir devlet bankasındaki hesabımdan 62 bin lira çekildi. Zarara uğradık. İstediğimiz şey tek adaletin tecelli etmesi, kanunun yürümesi. Bunun için de yetkililere sesimizi duyurmaya çalıştık. Hala bu mücadelem devam ediyor. Çünkü hala mağduriyetim devam ediyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bir pasaporta sahibiz ve gittiğimiz yerlerde de başımıza böyle bir olay gelebilir. Umarım kimsenin başına gelmez. Umarım kanun işler ve bu şahıslar bulunur. Malzemelerim bulunur” dedi.

Dünyayı gezmeyi sevdiğini, tanıştığı insanlarla kültür alışverişi yaptığını söyleyen Bektaş, gezilerine devam edeceğini sözlerine ekledi.

Mersin’de ‘Kent Kart’ bayisi ve satıcısı durumunda olan onlarca kişi Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak bir hırsızlık ve dolandırıcılık olayını ihbar ederlerken, mağduriyetleri için de suç duyurusunda bulundular. Kendilerini dolandıran ve mağduriyetlerine sebep olan kişinin, Şüpheli U.C.S. Olduğunun beyanı ile bu kişinin Mersin Büyükşehir İmar İnşaat A.Ş.’den çalışan personel olduğunu belirttiler.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE “PONZİ” BENZERİ BİR OLAY
Mağdur Kent Kart bayisi vatandaşlar, hayatlarının şokunu yaşadıklarını, maddi ve manevi mağdur edildiklerini, bunu yapanın ise Mersin Büyükşehir Belediyesi İmar A.Ş.nin adını ve kimliğini ve yetkisini kullanarak kendilerini dolandırmak suretiyle mağdur ettiğini, bu şekilde çok sayıda bayinin dolandırıldığını ve mağdur edildiğini, yolsuzluk yapılarak haksız kazanç miktarının oldukça büyük olduğunu, belirterek zararlarını karşılanmasını ve bu işte ihmali kastı olan ilgililer hakkında gereken adli işlemin yapılmasını istediler.

MAĞDUR BAYİLER SAVCILIĞA TEK TEK ŞİKÂYET BAŞVURUSU YAPTILAR
Kent kart ile dolandırıldıklarını ve paralarının iç edildiğini anlayan mağdur bayiler, verdikleri şikâyet dilekçelerinde;
“Şüpheli U.C.S., Mersin Büyükşehir İmar İnşaat A.Ş.’den çalışan personeldir. Mersin Büyükşehir İmar İnşaat A.Ş.’yi temsilen biz bayilere Mersin 33 Kart getiren ve satışa arz eden kişi olarak biliriz. Bu kişi ben bu işe başladığımız günden itibaren, her zaman ilgili şirket adına gelmiş, gerek satışa arz edilecek Mersin 33 kartı gerekse kent kartın çalıştırıldığı pos cihazı kuran yetkili kişidir. Biz kendisini, kurumun yetkili kişisi, amiri olarak biliriz. Bu bağlamda şahıs yaklaşık … ay önce …. adet kent kart getirdi. Bu getirilen kartları aldım. Herhangi bir şüphe ve endişeye kapılmadım. Ancak bir müddet sonra bu kartlardan vatandaşa satıp, halka arz ettikten sonra, elimde yaklaşık …. adet kalmıştır. Bir vatandaşımız geldi ve bu karttan istedi. Kartı kendisine arz ettik ve kartın çalışmadığını ve sistemin kapalı olduğunu gördük. İlgili İmar İnşaattaki yetkilileri aradık. Bu kartların çalıntı olduğunu ve kendilerini bağlamadığını, ancak bu kişiyle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtilerek. Sorumluluğu üzerlerinden atmak suretiyle, bizim mağduriyetimize sebep olmuşlardır. Bu itibarla maddi ve manevi mağdur duruma düşüren ve halk nezdinde çalıntı mal edinip, satma gibi bir algıya neden olduğu için şüpheli şahıstan ve ilgililerden davacı ve şikâyetçiyiz, soruşturma esnasında tespit olunacak diğer kişi ve kurumlardan da şikayetçiyiz.” ibaresini kullandılar.

BAYİLER BAYİLİK NUMARASI VEREREK SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR
Suç duyurusunda bulunan bayiler dilekçelerinde şu detaya da yer verdiler:
“Mersin 33 Kartlarını tarafımca işletilen …. market/gıda (Mersin 33 Kart bayilik numaram ….. ) satmaya çalışmıştır. İş bu kent kartlarını, satış yetkisi bulunan şahıs tarafından, Mersin 33 Kartını güven ilişkisine dayalı olarak şüpheli şahıstan aldım. Bu konuyla ilgili olarak edindiğim bilgide, Mersin Büyükşehir İmar İnşaat A.Ş.’de şüpheli şahıs hakkında, Hırsızlık, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma vs. suçlarından suç duyurusunda bulunmuştur. Tarafıma satılan bu Mersin 33 Kartının hırsızlık malı olduğunu bilmem, hayatını olağan akışına aykırıdır. Aldığım kartlar yüzünden, tarafıma ait işletmem maddi ve manevi zarar uğramıştır. Haricen edindiğimiz bilgilere göre şüpheli şahıs, Mersin ili genelinde onlarca bayi ve bakkallı zarara uğratmıştır. Bu nedenle işlenen suçlar hakkında şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması yönünde bu suç duyurusunun verilmesi hâsıl olmuştur”
SAVCILIK SORUŞTURMAYA BAŞLADI
Mağdurların şikâyetleri, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık ve müracaat bürosu savcılarınca alınırken, Konu ile ilgili, 2024/14638- 2024/14639- 2024/14652- 2024/14651- 2024/14552- 2024/14551- 2024/14553- 2024/14545- 2024/14591- 2024/14548- 2024/14599- 2024/14592- 2024/14547 ve sonrası numaralar ile çok sayıda şikâyet ve suç duyurusu yapıldığı, Başvurucuların ifadelerinin alındığı, dolandırılan kişilerin halen suç duyurusunda bulundukları ortaya çıktı.. Mağdurlardan, A.K., C.Ş., S.Ç., M.S., R.Ö., H.Y., S.Ş., C.B., N.K., G.A., F.A., Y.E., E.Y., F.Y. ve ismini hazırlık numarasını alamadığımız onlarca kişi daha şikayetçi oldular.

MERSİN BAKKALLAR VE BAYİLER ODASI İŞİN PEŞİNE DÜŞTÜ
Konu ile ilgili olarak Mersin Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Ramazan Turan, kendi sosyal sayfasında bir paylaşım yapan oda başkanı Ramazan Turan, “Odamızın hukukçularını bu işle ilgili olarak görevlendirdik, hiçbir esnafımızı mağdur ettirmeyeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Her zaman esnafımızın ve üyelerimizin yanındayız. Şu ana kadar 20’nin üzerinde üyemizin mağdur edildiği söz konusu. Sayı giderek artıyor. Sorumlular ve ilgililer hakkında adli idari ne işlem yapılacak ise onu da takip edeceğiz. Kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.
Mersin Bakkallar ve Bayiler Odası Başkan ve yönetimi ile hukuk bölümünde çalışan avukatları Savcılık da suç duyuruları yapılırken mağdurların yanında hazır bulunarak toplu fotoğraf çektirdiler.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DE ADI GEÇEN ŞAHIS HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞ
Onlarca kent kart bayisini ve vatandaşı mağdur duruma düşüren şahıs hakkında, Mersin Büyükşehir Belediyesi ilgili ve yetkililerin de suç duyurusunda bulunduklarını, olayın şahsın kendisi tarafından yapıldığını, parayı zimmetine geçirdiğini, kartların çalıntı olduğunu, şahıs hakkında önceden suç duyurusunda bulunduklarını, kurumu bağlamadığını belirttikleri ortaya çıktı.
KAYNAK: ABDULLAH BİÇER / HABER7