Saldırılar – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 13 Jun 2024 08:48:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 BM: Hamas insanlığa karşı suç işledi https://www.foxtvhaber.com.tr/bm-hamas-insanliga-karsi-suc-isledi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bm-hamas-insanliga-karsi-suc-isledi/#respond Thu, 13 Jun 2024 08:48:45 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12692 Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu bugün yayınladığı yeni raporunda, İsrail yetkililerinin 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen askeri operasyonlar ve saldırılar sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduğunu belirtti. Komisyon ayrıca Filistinli silahlı grupların İsrail’de işlenen savaş suçlarından da sorumlu olduğunu tespit etti” ifadeleri kullanıldı.

TÜRKİYE VE MISIR’DAKİ MAĞDUR VE TANIKLARLA GÖRÜŞÜLDÜ

BM’den yapılan açıklamada, raporun, Türkiye ve Mısır’daki savaş mağdurları ve tanıklarıyla yapılan görüşmeler ışığında hazırlandığı ifade edildi.

İsrail tüm dünyayı kandırmış! 7 Ekim’de müzik festivalinden kaçanların helikopter ileri vurulma anları

İSRAİL’DEN KANIT ERİŞİMİNE ENGEL

Açıklamada, “BM’nin 7 Ekim 2023 tarihinde ve sonrasında meydana gelen olaylara ilişkin ilk derinlemesine araştırması olan Komisyon raporu, Türkiye ve Mısır’a düzenlenen bir misyon sırasında ve mağdurlar ve tanıklarla yapılan görüşmelere, gelişmiş adli tıp analizleriyle doğrulanan binlerce açık kaynak belgesine, yüzlerce başvuruya, uydu görüntülerine ve adli tıp raporlarına dayanmaktadır. İsrail, Komisyon’un soruşturmalarını engellemiş ve Komisyon’un İsrail ve İşgal Altındaki Filistin Topraklarına erişimini engellemiştir” denildi.

‘İSRAİL SALDIRILARI, HAMAS DA ROKET ATMAYI DURDURMALI’

Komisyon Başkanı Navi Pillay, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Suç işleyen herkesin sorumlu tutulması zorunludur. Her iki tarafın saldırganlığı ve intikamı da dâhil olmak üzere tekrar eden şiddet döngülerini durdurmanın tek yolu uluslararası hukuka sıkı sıkıya bağlı kalınmasını sağlamaktır. İsrail, yüzlerce sivilin hayatına mal olan ve yine yüz binlerce insanı temel hizmetlerden ve insani yardımdan mahrum bırakarak güvenli olmayan yerlere sürgün eden Refah saldırısı da dâhil olmak üzere Gazze’deki askeri operasyonlarını ve saldırılarını derhal durdurmalıdır. Hamas ve Filistinli silahlı gruplar roket saldırılarını derhal durdurmalı ve tüm rehineleri serbest bırakmalıdır. Rehinelerin alınması bir savaş suçu teşkil etmektedir.”

‘ÇOK SAYIDA İNSANLIK SUÇU’

Komisyon raporunda, İsrail’in çok sayıda insanlık suçu işlediği vurgulanarak, “Komisyon, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve saldırılarıyla ilgili olarak, İsrailli yetkililerin bir savaş yöntemi olarak aç bırakma, cinayet veya kasten öldürme, kasıtlı olarak sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırılar düzenleme, zorla nakletme, cinsel şiddet, işkence ve insanlık dışı veya zalimce muamele, keyfi gözaltı ve kişisel onura hakaret gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir.

İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki ve diğer yerlerdeki insanlara yüzlerce tahliye emri yayınlamış olsa da Komisyon, bunların zaman zaman yetersiz, belirsiz ve çelişkili olduğunu ve güvenli tahliyeler için yeterli zaman sağlamadığını tespit etmiştir. Ayrıca, tahliye yolları ve güvenli olarak belirlenen alanlar İsrail güçleri tarafından sürekli olarak saldırıya uğramıştır. Komisyon tüm bunların zorla nakil anlamına geldiğini tespit etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

‘HAMAS DA SUÇ İŞLEDİ’

Rapor, 7 Ekim’de düzenlenen saldırılarda Hamas’ın da savaş ve insanlık suçu işlediğini belirterek, “Rapor, 7 Ekim’de İsrail’de meydana gelen saldırıyla ilgili olarak, Hamas’ın askeri kanadının ve diğer 6 Filistinli silahlı grubun, sivillere karşı kasten saldırı düzenlemek, cinayet veya kasten öldürme, işkence, insanlık dışı veya zalimce muamele, hasmın mülkünü tahrip etmek veya ele geçirmek, kişisel onura saldırmak ve çocuklar da dahil olmak üzere rehin almak gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir. İsrail kasaba ve şehirlerine ayrım gözetmeksizin binlerce mermi atılması ve bunun sonucunda sivillerin ölmesi ve yaralanması da uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun ihlalidir” denildi.

 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bm-hamas-insanliga-karsi-suc-isledi/feed/ 0
BM’den skandal rapor https://www.foxtvhaber.com.tr/bmden-skandal-rapor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bmden-skandal-rapor/#respond Thu, 13 Jun 2024 07:36:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12680 Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu bugün yayınladığı yeni raporunda, İsrail yetkililerinin 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen askeri operasyonlar ve saldırılar sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduğunu belirtti. Komisyon ayrıca Filistinli silahlı grupların İsrail’de işlenen savaş suçlarından da sorumlu olduğunu tespit etti” ifadeleri kullanıldı.

TÜRKİYE VE MISIR’DAKİ MAĞDUR VE TANIKLARLA GÖRÜŞÜLDÜ

BM’den yapılan açıklamada, raporun, Türkiye ve Mısır’daki savaş mağdurları ve tanıklarıyla yapılan görüşmeler ışığında hazırlandığı ifade edildi.

İSRAİL’DEN KANIT ERİŞİMİNE ENGEL

Açıklamada, “BM’nin 7 Ekim 2023 tarihinde ve sonrasında meydana gelen olaylara ilişkin ilk derinlemesine araştırması olan Komisyon raporu, Türkiye ve Mısır’a düzenlenen bir misyon sırasında ve mağdurlar ve tanıklarla yapılan görüşmelere, gelişmiş adli tıp analizleriyle doğrulanan binlerce açık kaynak belgesine, yüzlerce başvuruya, uydu görüntülerine ve adli tıp raporlarına dayanmaktadır. İsrail, Komisyon’un soruşturmalarını engellemiş ve Komisyon’un İsrail ve İşgal Altındaki Filistin Topraklarına erişimini engellemiştir” denildi.

‘İSRAİL SALDIRILARI, HAMAS DA ROKET ATMAYI DURDURMALI’

Komisyon Başkanı Navi Pillay, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Suç işleyen herkesin sorumlu tutulması zorunludur. Her iki tarafın saldırganlığı ve intikamı da dâhil olmak üzere tekrar eden şiddet döngülerini durdurmanın tek yolu uluslararası hukuka sıkı sıkıya bağlı kalınmasını sağlamaktır. İsrail, yüzlerce sivilin hayatına mal olan ve yine yüz binlerce insanı temel hizmetlerden ve insani yardımdan mahrum bırakarak güvenli olmayan yerlere sürgün eden Refah saldırısı da dâhil olmak üzere Gazze’deki askeri operasyonlarını ve saldırılarını derhal durdurmalıdır. Hamas ve Filistinli silahlı gruplar roket saldırılarını derhal durdurmalı ve tüm rehineleri serbest bırakmalıdır. Rehinelerin alınması bir savaş suçu teşkil etmektedir.”

‘ÇOK SAYIDA İNSANLIK SUÇU’

Komisyon raporunda, İsrail’in çok sayıda insanlık suçu işlediği vurgulanarak, “Komisyon, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve saldırılarıyla ilgili olarak, İsrailli yetkililerin bir savaş yöntemi olarak aç bırakma, cinayet veya kasten öldürme, kasıtlı olarak sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırılar düzenleme, zorla nakletme, cinsel şiddet, işkence ve insanlık dışı veya zalimce muamele, keyfi gözaltı ve kişisel onura hakaret gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir.

İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki ve diğer yerlerdeki insanlara yüzlerce tahliye emri yayınlamış olsa da Komisyon, bunların zaman zaman yetersiz, belirsiz ve çelişkili olduğunu ve güvenli tahliyeler için yeterli zaman sağlamadığını tespit etmiştir. Ayrıca, tahliye yolları ve güvenli olarak belirlenen alanlar İsrail güçleri tarafından sürekli olarak saldırıya uğramıştır. Komisyon tüm bunların zorla nakil anlamına geldiğini tespit etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

‘HAMAS’DA SUÇ İŞLEDİ’

Rapor, 7 Ekim’de düzenlenen saldırılarda Hamas’ın da savaş ve insanlık suçu işlediğini belirterek, “Rapor, 7 Ekim’de İsrail’de meydana gelen saldırıyla ilgili olarak, Hamas’ın askeri kanadının ve diğer 6 Filistinli silahlı grubun, sivillere karşı kasten saldırı düzenlemek, cinayet veya kasten öldürme, işkence, insanlık dışı veya zalimce muamele, hasmın mülkünü tahrip etmek veya ele geçirmek, kişisel onura saldırmak ve çocuklar da dahil olmak üzere rehin almak gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir. İsrail kasaba ve şehirlerine ayrım gözetmeksizin binlerce mermi atılması ve bunun sonucunda sivillerin ölmesi ve yaralanması da uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun ihlalidir” denildi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bmden-skandal-rapor/feed/ 0
Avustralya’da Müslümanlar, ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşünüyor https://www.foxtvhaber.com.tr/avustralyada-muslumanlar-ayrimciliga-maruz-kaldiklarini-dusunuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/avustralyada-muslumanlar-ayrimciliga-maruz-kaldiklarini-dusunuyor/#respond Sat, 04 May 2024 02:36:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10035 Sydney kentinin doğusunda bulunan Westfield Bondi Junction Alışveriş Merkezi’nde 13 Nisan’da düzenlenen bıçaklı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetmişti. Avustralya polisi, olayın yaşanmasından birkaç gün sonra, saldırganın mental sağlık sorunları nedeniyle saldırıyı yaptığını bildirmişti.

Öte yandan, polis, 15 Nisan’da Sydney’deki Christ The Good Shepherd Kilisesi’nde ayin sırasında düzenlenen saldırıda saldırganın sağlık sorunlarına değinmemiş, olayı, birkaç saat gibi kısa bir sürede “terör saldırısı” olarak tanımlamıştı.

Avustralya İmamlar Konseyi Başkanı Şeyh Şadi es-Süleyman, Avustralya’daki saldırılar sonrası artan Müslüman karşıtlığına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

“Saldırılar arasında eşit bir tutum izlenmediğini düşünüyoruz”

Söz konusu iki saldırıda, aynı suçun, farklı şekillerde tanımlandığını belirten Süleyman, bu durumu “çifte standart” olarak niteledi.

Süleyman, yetkililerin, iki saldırıya yaklaşımının eşit olmadığına işaret ederek, “Saldırılardan birinin mental sorunlardan kaynaklandığı söylenirken, diğeri için saldırganın saldırıyı bilinçli olarak yaptığı ifade edildi. Burada ciddi adaletsizlik var.” diye konuştu.

Polis tarafından kullanılan dilin duruma yardımcı olmadığını kaydeden Süleyman, yetkililerin farklı tutumları nedeniyle duydukları endişeyi gerekli makamlara ilettiklerini ancak aldıkları geri dönüşün ikna edici olmadığını belirtti.

“İkili tutumda medya kuruluşlarının katkısı da büyük”

Süleyman, Avustralya’daki ana akım medya kuruluşlarının, “Müslümanları ötekileştirme ve düşman olarak gösterme” konusunda büyük payı olduğunu kaydetti.

Medya kuruluşlarının saldırıların sorumlularını tanımlarken “dindar”, “Sünni” ve “Müslüman” gibi kelimeleri kullandıklarını söyleyen Süleyman, bu durumun Avustralya’daki çok kültürlü uyumu bozduğunu ve Müslümanlara yönelik düşmanlığı körüklediğini savundu.

“Avustralya’da Müslüman karşıtlığında artış yaşanıyor”

Avustralya’da 7 Ekim 2023 sonrasında Müslüman karşıtlığında artış yaşandığını dikkati çeken Süleyman, Avustralya İmamlar Konseyinin verilerinden yola çıkarak kilise saldırısının söz konusu düşmanlığı daha da artırdığını vurguladı.

Süleyman, “Müslüman karşıtlığı sadece fiziksel değil, sözlü ve çevrim içi platformlar üzerinden yürütülen saldırılar olarak da yapılıyor.” dedi.

Farkındalığın ve dayanışmanın artırılması çağrısı

Müslümanların Avustralya’daki nüfusun yaklaşık yüzde 3’üne denk gelen bir azınlık grup olduğunu hatırlatan Süleyman, ülkedeki Müslümanların birbirleriyle dayanışma içinde olması ve bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.

Süleyman, Müslüman karşıtlığıyla mücadele için hukuk sisteminin de gelişmesi ve Müslümanların sisteme dahil olması gerektiğini kaydederek, “Bizim sistemi, sistemin de bizi anlaması çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

Süleyman, “Farklı milletlerden ve inançlardan olsak da Avustralya halkının güvenliği konusunda hepimiz hemfikiriz. Şiddetin ırkı, dini ve milliyeti olmaz.” ifadesini kullandı.

Saldırılar

Sydney’deki alışveriş merkezinde 13 Nisan’da düzenlenen bıçaklı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırgan, olay yerinde kendisine müdahale eden polis memuru Amy Scott tarafından vurularak öldürülmüştü.

Avustralyalı yetkililer, olaydan ancak birkaç gün sonra saldırının terörle ilgili olmadığını ve “yalnız bir eylem” olduğunu belirtmişti.

Diğer yandan, Sydney kentindeki Christ The Good Shepherd Kilisesi’nde 15 Nisan’da canlı yayımlanan ayinde Piskopos Mar Mari Emmanuel hedef alınmıştı. Piskopos ve 3 kişi yaralanmış, saldırgan yakalanmıştı.

Yeni Güney Galler Emniyet Müdürü, bu saldırının “terör eylemi” olarak soruşturulacağını bildirmişti. Saldırı sonrası eyaletteki bazı camilerin tehdit edildiği açıklanırken, “terörle mücadele” operasyonları çerçevesinde olayla bağlantısı olduğu iddia edilen ve yaşları 14-17 arasında olan 6 çocuğun yakalandığı duyurulmuştu.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/avustralyada-muslumanlar-ayrimciliga-maruz-kaldiklarini-dusunuyor/feed/ 0
İsrail kimyasallarla zehirlediği Gazze’deki tarım arazilerini askeri üsse dönüştürüyor https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-kimyasallarla-zehirledigi-gazzedeki-tarim-arazilerini-askeri-usse-donusturuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-kimyasallarla-zehirledigi-gazzedeki-tarim-arazilerini-askeri-usse-donusturuyor/#respond Fri, 03 May 2024 08:48:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9979 Filistin Sivil Çevre Örgütleri Ağı Koordinatörü Abeer Butmeh, İsrail’in tahrip ederek askeri üsse dönüştürdüğü Gazze’deki tarım arazilerinin geri döndürülemez şekilde yok edildiğini söyledi.

Londra Üniversitesi bünyesinde kurulan araştırma grubu Forensic Architecture tarafından geçen ay yayımlanan bir çalışmada, Filistin’de İsrail güçleri tarafından sistematik şekilde hedef alınan tarım arazileri, meyve bahçeleri ve seralardaki yıkım incelendi.

İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırıların, Filistinlilerin gıda güvenliği ve yaşam kaynakları üzerindeki etkisini ortaya çıkarmak amacıyla yerel çiftçi birlikleri ve tarım işçileriyle çalışmalar gerçekleştiren araştırma ekibi, yıkımın boyutunu ölçmek için uzaktan algılama yöntemi kullandı ve bölgenin bitki örtüsü endeksinin işgal öncesi ve işgal sonrası durumunu karşılaştırdı.

Yapılan karşılaştırmada Gazze’de daha önce gıda üretimi için kullanılan 170 kilometrekarelik tarım arazisinin yaklaşık yüzde 40’ının tahrip edildiği sonucuna varıldı.

Çalışmada yer verilen ve İsrail tarafından başlatılan kara harekatının ilk haftalarına ait uydu görüntüleri, saldırıların Gazze’deki çiftlik ve meyve bahçelerinin yaklaşık yarısına yayıldığını, seraların ise neredeyse 3’te1’inin yok edildiğini gösteriyor. 

En yoğun tahribatın Gazze’nin kuzeyinde yaşandığı ve buradaki seraların yüzde 90’ının İsrail’in kara saldırısının ilk aşamalarında yok edildiği bilgisine ulaşılırken çiftlikler ve seralar dahil olmak üzere Ekim 2023’ten bu yana yok edilen ve çoğu zaman İsrail askeri üssüne dönüştürülen 2 binden fazla tarım alanı belirlendi. 

Çalışmada Doğu Cebaliye’de zeytin, nar ve narenciye üretimi yapan bir aileye ait tarım arazilerinin yok edilmesini kanıtlayan uydu görüntülerine de yer verildi. Ocak 2024’e ait uydu verileri incelendiğinde Abu Suffiyeh ailesinin topraklarının İsrail’in kara saldırısı sırasında yeni askeri üsler oluşturmak amacıyla yok edildiği tespit edildi.

Yüzbinlerce Filistinlinin yerinden edildiği Han Yunus kenti çevresinde de Ocak 2024’ten bu yana seraların yüzde 40’ı yıkıldı.

TOPRAKLAR GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ ŞEKİLDE YOK EDİLDİ

Butmeh, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’nin kuzey ve doğu kısımlarında yer alan tarım alanlarına zarar verdiğini belirtti.

Butmeh, saldırılar sonucu ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle aktardı:

“Zarar derken sadece tarım alanlarını hedef alan zehirli bombaların kullanılmasını kastetmiyorum. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu ne yazık ki artık kuzey kesimde tarım alanı ya da ağaç yok. Tarım alanlarının hedef alınması sonucu binlerce ton kimyasalın zarar verdiği toprakların bir kısmı geri döndürülemez şekilde yok edildi.”

1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria’nın A, B ve C bölgelerine ayrılmasıyla İsrail’in özellikle Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 64’ünü oluşturan C Bölgesinde toprağı bulunan Filistinlilere engeller oluşturduğunu ifade eden Butmeh, Filistinlilerin sadece İsrail ordusunun değil, tarım arazilerine saldırılar düzenleyen yerleşimcilerin baskısına da maruz kaldığını kaydetti.

Hem İsrail ordusu hem de yerleşimcilerin tarım arazilerine saldırıları nedeniyle mahsulünü hasat etmek için topraklarına ulaşamayan birçok Filistinli çiftçi bulunduğunu vurgulayan Butmeh, şöyle devam etti:

“Gazze’deki savaşın tüm yaşam unsurlarına zarar verdiğini düşünüyorum. Örneğin fazla miktarda atık su, tarım alanlarına ve evsel alanlara taşıyor. Suların içinde bulunan kimyasallar tarımsal üretimi, sebze ve meyveleri etkilediğinden bu durum aslında direkt olarak insanları etkilemiş oluyor. Saldırılar, enerji yapıları, su şebekeleri ve atık su şebekeleri başta olmak üzere çevresel yapılara tamamen zarar verdi. Özellikle korumasız alan olan Gazze Vadisi’ne çok sayıda bomba atıldı ki bu durum o bölgedeki biyoçeşitliliği ve türleri etkileyecektir.”

FİLİSTİNLİLER BAHÇELERİNDE ÜRETİM YAPIYOR

Filistinli çiftçilerin topraklarını eski haline getirmek için mümkün olduğunca çaba sarf edeceğine fakat toprakların iyileştirilmesi için öncelikle saldırı izlerini taşıyan ağır metallerden arındırılması gerektiğine işaret eden Butmeh, bu sürecin ancak atık su arıtma ve tuzdan arındırma tesisi gibi büyük bir çalışma ve özveri isteyen projelerle tamamlanabileceğini dile getirdi.

Tarım alanlarında meydana gelen hasarın onarılması için 10 yıldan daha fazla bir zamana ihtiyaç duyulduğunu belirten Butmeh, Filistinli çiftçilerin artık tohumlarını evlerinin bahçelerine dikmeye başladığını bildirdi.

Butmeh, “İsrail, ekonomiyi yok etmek için kalkınma projelerini, ana tesisleri ve Gazze’deki geçim kaynaklarını hedef alıyor. Gazze’ye yönelik önceki saldırılarda atık su tesislerini hedef aldılar. Yüzbinlerce insanı etkileyen kritik noktaları, hedef alabildikleri kadar aldılar. İsrail’in stratejisi, bu toprakları özellikle kuzey ve doğudaki tarım alanlarını yok etmek ve insanları toprakları terk etmeye zorlamak.” dedi.

Filistin topraklarının hem yeni dikilecek ağaçların hem de topraktaki ağır metalleri emebilen bitkilerin yardımıyla rehabilite edilebileceğini anlatan Butmeh, ağır metal içeren suların denizlere ulaşmasının hem deniz yaşamı hem de deniz suyunu arıtarak içme suyu haline getiren Gazzeliler için büyük bir risk ortaya çıkarabileceği uyarısında bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-kimyasallarla-zehirledigi-gazzedeki-tarim-arazilerini-askeri-usse-donusturuyor/feed/ 0
Dua, Arapça ve araba… Ali Erbaş’tan iddialara ilişkin açıklama! https://www.foxtvhaber.com.tr/dua-arapca-ve-araba-ali-erbastan-iddialara-iliskin-aciklama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dua-arapca-ve-araba-ali-erbastan-iddialara-iliskin-aciklama/#respond Thu, 02 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9899 Talep edilen makam aracı hakkında Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan’a açıklama yapan Erbaş, “2010 yılında Diyanet’e tahsis edilen 2006 model arabadan sonra 2015 yılında bir araba tahsis edilmiş ve yine kıyamet kopmuştu. O günkü Diyanet İşleri Başkanımız yine nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan acımasız saldırılara dayanamayıp arabayı Başbakanlığa iade etmişti. İnternete bakarsanız ne acımasız haberler ve saldırılar yapıldığını görürsünüz. Aradan geçen bunca yıla rağmen bize 2023 yılına kadar hiç araba tahsis edilmedi. Eski araba artık kullanılamaz hale gelip envanterden düşünce ihtiyaca binaen söz konusu araba, kiralama yöntemiyle kullanılmaya başlanıldı.” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kamuda tasarruf tedbirleri hayata geçirilirken Audi A8 marka bir otomobil talep ettiği yolunda haberler basında yer almıştı.

Ali Erbaş ayrıca Irak’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanınca CV’sinde yazmasına karşın iyi derecede Arapça bilmemekle suçlanmıştı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a gönderdiği açıklamayla iddialara yanıt verdi.

İşte Ahmet Hakan’ın bugünkü köşe yazısındaki ilgili kısım; 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili üç iddianın gündemde olduğunu, Erbaş’ın bu konularda konuşması gerektiğini yazmıştım. Erbaş, yazılı bir açıklama göndermiş bana. İşte söyledikleri:

ARAPÇA BİLMİYOR DEMEK İTİBAR SUİKASTIDIR

IRAK’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanmıştı Ali Erbaş. Bu olay nedeniyle “CV’sinde Arapça biliyor yazdığı halde Arapça bilmediği ortaya çıktı” diye haberler yapıldı.

*

Erbaş, bana gönderdiği açıklamada aldığı eğitimleri detaylarıyla sıralamış, başarıyla geçtiği sınavları yazmış. Yazdığı tezlerden, yaptığı çevirilerden örnekler vermiş.

Ardından da şunu sormuş:

“Böyle bir akademisyeni Arapça bilmemekle itham etmek haksızlık değil midir?”

*

Peki Irak’ta neden Arapça tercüman kullandı?

O konuda da şöyle demiş Erbaş:

“Diplomatik hassasiyet gereği Irak’ta yaşanan özel bir olayı bahane ederek itibar suikastına yol açan üslupla bir insana acımasız saldırılarda bulunmak haksızlık değil midir?”
 

‘DUAYI AVUCUNA YAZDI’ İDDİASI TAMAMEN YALAN

ERBAŞ’ın bir dua görüntüsü yayınlandı sosyal medyada. “Dua metnini avucuna yazmış, oradan okuyor” diye servis edildi bu görüntü.

*

Bunu tamamen yalan ve iftira olarak nitelendiriyor Erbaş.

Ve şöyle diyor:

*

“Dua etmem istendiğinde makası sol avucumun içinde kamufle etmeye çalışırken oraya doğru bakmamı sanki avucumun içinde yazı varmış da onu okuyormuşum şeklinde yorumlamak, çarpıtmak, videoya dikkatle bakınca fark edilmesine rağmen bunun üzerinden nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan saldırılar yapmak haksızlık değil midir?”

ESKİ ARABA KULLANILMAZ HALDE, YENİ ARABA KİRALANDI

Erbaş, “AUDİ A8 marka bir otomobil talep etti” iddiasına da yanıt vermiş.

Şöyle diyor bu konuda:

*

“2010 yılında Diyanet’e tahsis edilen 2006 model arabadan sonra 2015 yılında bir araba tahsis edilmiş ve yine kıyamet kopmuştu. O günkü Diyanet İşleri Başkanımız yine nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan acımasız saldırılara dayanamayıp arabayı Başbakanlığa iade etmişti. İnternete bakarsanız ne acımasız haberler ve saldırılar yapıldığını görürsünüz. Aradan geçen bunca yıla rağmen bize 2023 yılına kadar hiç araba tahsis edilmedi. Eski araba artık kullanılamaz hale gelip envanterden düşünce ihtiyaca binaen söz konusu araba, kiralama yöntemiyle kullanılmaya başlanıldı.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dua-arapca-ve-araba-ali-erbastan-iddialara-iliskin-aciklama/feed/ 0
Rusya’dan son zamanların en büyük saldırısı https://www.foxtvhaber.com.tr/rusyadan-son-zamanlarin-en-buyuk-saldirisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rusyadan-son-zamanlarin-en-buyuk-saldirisi/#respond Sat, 23 Mar 2024 00:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7235 Rusya, Ukrayna’da enerji sistemlerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenledi. Ukrayna Enerji Bakanı German Galuşenko yaptığı açıklamada, Rus birliklerinin gece saatlerinde Ukrayna’nın enerji sistemine son zamanların en büyük saldırısını gerçekleştirdiğini duyurdu. Galuşenko, “Amaç sadece zarar vermek değil, aynı zamanda geçtiğimiz yıl olduğu gibi ülkenin enerji sisteminde büyük çaplı hasar bırakmak. Maalesef farklı bölgelerdeki üretim tesisleri, iletim ve dağıtım sistemlerinde hasar meydana geldi.” ifadelerini kullandı.

Galuşenko, saldırılar nedeniyle Zaporijya Nükleer Santrali’ni (ZNPP) besleyen bir enerji hattında hasar oluştuğunu belirterek, “Ayrıca bombardıman nedeniyle nükleer santrali besleyen enerji tedarik hatlarından biri kesildi. Bazı bölgelerde elektrik kesintisi yaşanıyor. Enerji şirketleri elektriği yeniden sağlamak için çalışıyor.” dedi.

Zaporijya’daki Dnipro HES’te saldırı sonrası yangın

Ukrayna devlet hidroelektrik santralleri kuruluşu Ukrhidroenergo tarafından yapılan açıklamada ise, ülkenin en büyük hidroelektrik santrali olan ve Zaporijya Nükleer Santrali’ne elektrik sağlayan Dnipro Hidroelektrik Santrali’ne saldırı gerçekleştirildiği ifade edildi. Saldırı sonrası yangın çıktığı belirtilen açıklamada, “Şu anda yangın devam ediyor. Acil durum hizmetleri ve enerji çalışanları, hava saldırılarının sonuçlarının üstesinden gelmek için sahada çalışıyor. Barajın yıkılma tehlikesi yok, durum kontrol altında.” ifadeleri kullanıldı.

Barajın üzerinden geçen içerisinde sivillerin bulunduğu bir troleybüse de füze isabet ettiği öğrenildi.

Harkov Belediye Başkanı Ihor Terekhov ise, sabah saatlerinde Harkov kentinde patlama sesleri duyulduğunu, Rus füzelerinin şehrin elektrik tesisine isabet etmesi sonucu elektrik kesintileri yaşandığını aktardı.

Rusya’nın saldırılarında 3 can kaybı

Zaporijya Bölge Valisi Ivan Fedorov, saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, en az 8 kişinin de yaralandığını belirtti. Ukrayna İçişleri Bakanlığı ise Khmelnytskyi bölgesine yönelik saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

“Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde”

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın geniş çaplı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu gece Rusya, Ukrayna’ya 60’tan fazla Shaded insansız hava aracı ve 90’a yakın farklı tipte füze fırlattı. Dünya, Rus teröristlerin hedeflerini olabildiğince açık bir şekilde görüyor: Enerji santralleri ve enerji tedarik hatları, hidroelektrik barajı, sıradan konutlar ve hatta bir troleybüs. Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde. Bu terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kimse yardımsız kalmayacak. Elektrik yeniden sağlanıyor. Harkov ve bölgesi, Zaporijya, Sumy, Poltava, Dnipro, Odessa, Khmelnytskyi ve bölgesi, Vinnytsia ve Ivano-Frankivsk’te gece saatlerinden itibaren çalışmalar başladı.” ifadelerini kullandı.

“Daha fazla hava savunma sistemlerine ihtiyacımız var”

Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da “Rusya, gece 60’tan fazla Shaded İHA ve hemen hemen 90 füzeyle Ukrayna’ya saldırdı. Rus teröristlerin ana hedefleri arasında Ukrayna’nın en büyük hidroelektrik santrali de dahil olmak üzere enerji tesisleri ve apartmanlar yer alıyor. Ukrayna’nın halkımızı ve altyapımızı füze saldırılarından korumak için daha fazla hava savunma sistemine ihtiyacı var. Dünyanın Rus kötülüğünü yenmesi gerekiyor.” ifadeleri kullanıldı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/rusyadan-son-zamanlarin-en-buyuk-saldirisi/feed/ 0
Türkiye, Afrika Boynuzu’ndan güçleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6473 BARTU EKEN – KANAL 7 DIŞ HABERLER SERVİSİ

IMF Kızıldeniz’de gemilere gerçekleşen saldırılar nedeniyle Süveyş Kanalı’ndaki ticaret hacminin yılın ilk iki ayında yıllık yüzde 50 azaldığını duyurdu. Güney Afrika açıklarında bulunan diğer bir yol olan Ümit Burnu’nda ise hacim %70’in üzerine yükseldi. Analistler yaşanan gelişmeleri Kızıldeniz’deki Husi saldırılarıyla bağlantılı olarak görüyor. Bu durumun sebebinin yalnızca saldırılarla sınırlı olmayabileceği de yapılan yorumlar arasında.

Türkiye ile Somali arasında 8 Şubat’ta bölgesel güvenlik ağırlıklı Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması imzalandı. Somali Enformasyon Bakanı Daud Aweis anlaşmanın Afrika Boynuzu için istikrar sağlayıcı bir güç görevi üstlendiğini belirtti. Bazılarına göre “Gölge CIA” olarak tanımlanan Stratfor Dergisi de benzeri bir analiz yayınladı. ‘Ankara, Somali ve Cibuti ile Savunma Anlaşmaları Yoluyla Etkisini Genişletiyor’ başlığıyla yayınlanan yazı, Türkiye’nin bölgedeki gücünü artıracağını vurguladı. Türkiye’nin ilerleyen yıllarda Somali veya Cibuti’de bir deniz üssü kurabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Uzun vadedeyse, Somali’nin donanmasının ve sahil güvenliğini güçlendirileceği ve korsanlık faaliyetlerine büyük bir darbe vurulacağı öngörüldü. Türkiye’nin hamlesinin Asya’ya giden deniz ticaret yollarını güvence altına alma girişimi olduğuna dikkat çekildi. Analizde ilginç bir başka detay ise ABD’nin iki müttefikinin, iyi ilişkilere sahip olmasına rağmen, rekabete girebileceği üzerineydi. Yaşanan gelişmelerin, ikili ilişkilerin kötüleşmesi halinde, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bölgesel rekabeti artıracağı ifade edildi.

TÜRKİYE’NİN SOMALİ HÜKÜMETİYLE İYİ İLİŞKİLERİ YENİ BİR GELİŞME DEĞİL

1979’da açılan ilk Türk Büyükelçiliği ülkedeki iç savaş nedeniyle 1991 yılında kapatılmıştı. Bundan iki yıl sonra BMGK kararı ile bölgede istikrar sağlanması için bölgeye Türk askeri gönderildi. 2010 yılında BM tarafından organize edilen Somali konferansı İstanbul’da gerçekleşti. Ve 2011’de Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçiliği yeniden faaliyete geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı yıl Somali’ye yaptığı ziyarette dünyayı ekonomik zorluklarla boğuşan bölge halkına yardım etmeye çağırdı. Bunun üzerine TİKA, Kızılay ve birçok sivil toplum kuruluşu 500 milyon doları aşan bir yardım toplayarak ülkeye ciddi bir yardım ulaştırdı.

Türk Hava Yolları 2012 yılında ülkeye seferler düzenlemeye başladı. Bir yıl sonra da Türk şirketi LLC firması Mogadişu Havalimanı’nın işletmesini devraldı. 2014’te ise Mogadişu Limanı’nın işletmesi Albayrak AŞ tarafından alındı.

2015 yılında Erdoğan ülkeye bir ziyaret daha gerçekleştirdi. 200 yatak kapasiteli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin açılışını yaptı. Bir yıl sonra da Türkiye’nin dünyadaki en büyük dış misyonu “Mogadişu Büyükelçilik Külliyesi” hizmete girdi.

2017 yılında ise iki ülke arasındaki ilişkide bir milat noktası yaşandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışındaki en büyük askeri eğitim merkezi Mogadişu’da faaliyete girdi. Bölgedeki üsse TÜRKSOM adı verildi. Somali askerleri ve polisleri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitildi. Eğitimlerini tamamlayan güvenlik güçlerine diplomaları takdim edildi.

Türkiye’nin Somali’ye askeri desteği sadece eğitimle de sınırlı kalmadı. Bayraktar SİHA’lar son dönemde El Kaide bağlantılı terör örgütü Eş Şebab’a karşı etkin bir biçimde kullanıldı. Birçok kasaba ve köy örgütün işgalinden temizlendi.

İNGİLİZLERİN İSTİHBARATI OLDUKÇA DİKKAT ÇEKİCİ!

ABD, 2023’ün Aralık ayı sonunda, küresel ticaretin önemli rotalarından biri olan Kızıldeniz’de İran destekli Husiler ticaret gemilerine yönelik artan saldırıları karşısında görev gücü kurma kararı aldı.

Husiler gerçekleştirdikleri eylemleri, İsrail’in Gazze’de başlattığı soykırıma dayandırmış; “Orada saldırılar bitmeden, Kızıldeniz’deki eylemlerimiz sona ermeyecek” açıklamasında bulunmuştu.

ABD’nin koalisyonuna İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya ve İtalya’nın da olduğu bir dizi ülkenin katıldı. Operasyonel faaliyetlerde İsrail donanmasının bulunmaması ise dikkatleri çekti. Bu durumun Washington’ın gerilimi daha da yükseltmemek için gerçekleştirdiği bir hamle olduğu yorumları yapıldı.

Koalisyonun kurulması Husileri caydırmadı. Kısa bir süre içinde ticaret gemilerine yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlenmeye devam etti. ABD ve Koalisyon güçleri Yemen’deki Husi hedeflerini vurdu. Gemilere yönlendirilen füzeleri ve kamikaze İHA’ların bir bölümünü imha etmeyi başardı.

Bölgede tüm bunlar yaşanırken İngiliz istihbaratının Sky News’e verdiği brifing ise dikkatleri çekti. İngilizlere göre ABD operasyonlardan önce Husiler’e vuracağı konumları belirtiyor; Böylece Husiler bölgeden askeri araçlarını ve personelini çekiyor, saldırılar sadece sembolik hasarlara sebep oluyor.

İddialar doğru ise ABD’nin neden böyle bir durum gerçekleştirdiğine dair farklı teoriler var. Birinci durum, İsrail’in Washington’ın tüm ısrarlarına rağmen Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına son vermemesi. Husilerin saldırılarıyla İsrail limanları da boş kalıyor. Böylece Netanyahu hükümetine yönelik ekonomik anlamda baskı oluşturuluyor.

İkinci teori, Rusya ve Çin’in önderliğindeki BRICS’ın üyesi olan Güney Afrika’nın kritik konumu ve yer altı zenginlikleri nedeniyle yeniden Beyaz Saray’a yaklaştırılmak istemesi. Güney Afrika’nın Lahey’de İsrail’e dava açan ülke olduğu da hatırlatılınca bu durumun yeni bir denge alanı oluşturmak amaçlı planlandığı ifade ediliyor. Ümit Burnu’nda artan ticaretle birlikteyse, Ramaphosa yönetiminin sempatisinin kazanılarak Washington ile iyi ilişkiler yürütmesi sağlanabileceği değerlendiriliyor.

Üçüncü teori ise Türkiye’nin bölgede attığı adımların sınırlandırılmak istenerek farklı ticaret rotalarının öneminin artırılması olarak görülüyor. Ankara, ABD için müttefik bir ülke konumunda bulunsa da, PKK/YPG terör örgütüne verdiği mali ve eğitim desteği biliniyor. Ayrıca diğer NATO müttefikleriyle zaman zaman yaşadığı büyük problemler de göz ardı edilecek cinsten değil.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/feed/ 0
Yemen bombalandı: Husilerden ABD ve İngiltere’ye gözdağı https://www.foxtvhaber.com.tr/yemen-bombalandi-husilerden-abd-ve-ingiltereye-gozdagi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yemen-bombalandi-husilerden-abd-ve-ingiltereye-gozdagi/#respond Fri, 12 Jan 2024 22:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2306 Yemen’deki Husilerin Sözcüsü Muhammed Abdusselam, X sosyal medya platformundan yaptığı yazılı açıklamada, “Yemen Cumhuriyeti, İsrail’i korumak ve Yemen’in Gazze’ye destek operasyonlarını durdurmak için yapılan alçak bir Amerikan-İngiliz saldırısına maruz kaldı. Bu hain saldırganlıkla aptallık ettiler.” ifadelerini kullandı.

Filistin ve Gazze’ye desteklerinin süreceğine dikkati çeken Abdusselam, şunları kaydetti:

“Yemen’i, Filistin’e ve Gazze’ye destek vermekten caydıracaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Yemen, dini ve insani duruşunu sürdürerek elinden gelen her şeyle Gazze’nin yanında duracaktır. Bu saldırılar Yemen’in sağlamlığını ve gücünü daha da artıracaktır.”

Abdusselam, İsrail gemilerini hedef almak dışında uluslararası denizciliğe herhangi bir tehdit teşkil etmediklerini ve ABD-İngiliz saldırılarının hiçbir haklı gerekçesi olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Yemen’e yönelik bu saldırıların kesinlikle hiçbir haklı gerekçesi yok. Kızıldeniz ve Umman Denizi’nde uluslararası seyrüsefere yönelik bir tehdit yoktu. İsrail gemileri veya işgal altındaki Filistin limanlarına giden gemilerinden başka hedef alınan yoktu, bunlar hedef alınmaya da devam edilecek.”

HUSİ CEPHESİNDEN BİR AÇIKLAMA DAHA

Husilerin Yüksek Siyasi Konsey Üyesi Muhammed Ali el-Husi, ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik saldırılarına ilişkin X sosyal medya platformundan bir açıklama yaptı.

Açıklamasında Husi, “Amerikan-İngiliz saldırıları barbarca, terörist saldırılardır, vahşi bir psikolojiyi yansıtan kasıtlı ve haksız bir saldırıdır.” ifadesini kullandı.

ABD ve İngiltere’nin Yemen’e düzenlediği saldırılarla İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yönettikleri gerçeğini gösterdiğini belirten Husi, “ABD ve İngiltere’nin, Yemen’e karşı olduğu gibi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırısını yürütenin de kendileri olduğunu bu saldırılarla bir kez daha teyit etmiştir.” ifadelerine yer verdi.

Husi, ABD ve İngiltere’nin Yemen’e düzenlediği hava saldırılarının karşılıksız kalmayacağını vurguladı.

Öte yandan Husilerden yapılan açıklamada, ABD ve İngiltere’nin Yemen’de düzenlediği saldırılarda en az 5 kişinin öldüğü, 6 kişinin ise yaralandığı belirtildi.

KIZILDENİZ’DE NELER YAŞANIYOR?

İran destekli Husiler, İsrail’in Gazze’deki katliamları sebebiyle bu rotayı kullanan başta İsrail gemileri olmak üzere Gazze’deki katliama destek veren ülkelerin tankerlerini hedef alıyor. Husiler, 19 Kasım 2023’ten bu yana Kızıldeniz’de toplam 27 saldırı düzenledi.

Bu kapsamda, ticareti güvence altımna almak isteyen ABD ve İngiltere, gece Yemen topraklarındaki Husi hedeflerini vurdu. Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinin bombalanmasının arsından Husiler, yanıt olarak, ABD ve İngiliz savaş gemileriyle üslerine saldırılar düzenledi.

İran, ABD ve İngiltere’nin saldırılarına tepki gösterirken, Suudi Arabistan itidal çağrısında bulundu.

HİZBULLAH’TAN AÇIKLAMA

ABD Hava Kuvvetleri, Yemen’de gece boyunca 16 noktada en az 60 Husi hedefinin vurulduğunu duyurdu.

Hizbullah, ABD-İngiltere’nin Yemen’deki Husilere yönelik saldırısını kınadı. Grup, yaptığı açıklamada, “ABD, Siyonist düşmanın (İsrail) Gazze ve bölgede işlediği trajedi ve katliamlarda tam bir ortak olduğunu bir kez daha teyit etti.” ifadeleri yer aldı.

RUSYA’DAN AÇIKLAMA

Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’nden yapılan açıklamada, “Rusya, ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik saldırılarıyla ilgili BMGK’nin 12 Ocak’ta acil toplanmasını talep etti.” denildi. Filistin meselesi ve ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik saldırılarının görüşüleceği iki toplantı New York saatiyle 10.00’da (TSİ 18.00) başlayacak.

ÇOK SAYIDA ÜLKEDEN ABD-İNGİLTERE ORTAK SALDIRISINA DESTEK

Almanya Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İngiltere’nin Yemen’de Husi hedeflerini vurması sonrasında Avustralya, Bahreyn, Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Güney Kore, İngiltere ve ABD tarafından yapılan ortak açıklamayı yayımlayarak, “ABD ve İngiltere’nin bugünkü tepkisi, daha fazla saldırıyı önlemek için Yemen’deki Husi askeri hedeflerine yöneliktir ve BM Şartı ile tutarlıdır. Amacımız gerilimi azaltmak ve Kızıldeniz’de istikrarı yeniden tesis etmek.” dedi.

KAYNAK: HABER7, AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yemen-bombalandi-husilerden-abd-ve-ingiltereye-gozdagi/feed/ 0
ABD ve İngiltere, Yemen’e saldırı başlattı! Tüm güçler Kızıldeniz’de https://www.foxtvhaber.com.tr/abd-ve-ingiltere-yemene-saldiri-baslatti-tum-gucler-kizildenizde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/abd-ve-ingiltere-yemene-saldiri-baslatti-tum-gucler-kizildenizde/#respond Fri, 12 Jan 2024 01:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2278 Yemen’deki yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, ABD ve İngiliz savaş uçakları gece saatlerinde Yemen’in Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde bazı noktalara hava saldırısı düzenledi.

Karar, akşam saatlerinde İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın acil kabine toplantısı düzenlemesinin ardından geldi.

BAŞKENT SANA YOĞUN BOMBARDIMAN ALTINDA

Yemen’in başkenti Sana’da 3 patlama sesi duyuldu. ABD ve İngiliz savaş uçaklarının yanı sıra ABD Donanma Gemileri tarafından Kızıldeniz’den fırlatılan Tomahawk füzeleri ile de Yemen’e yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor.

Husilere gerçekleştirilen saldırıların uçak, gemi ve denizaltılarla yapıldığı belirtiliyor.

AVUSTRALYA, HOLLANDA, BAHREYN VE KANADA DESTEK VERDİ

ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, ABD ve İngiltere’nin Avustralya, Hollanda, Bahreyn ve Kanada’nın desteğiyle bu gece Yemen’deki Husi hedeflerine ortak saldırı düzenlediğini söyledi.

BIDEN’DAN SALDIRILARA İLİŞKİN İLK AÇIKLAMA

ABD Başkanı Joe Biden, Kızıldeniz’deki saldırılarına misilleme olarak, Amerikan ve İngiliz ordularının Yemen’de Husilere ait bazı hedefleri vurduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Biden, Kızıldeniz’deki saldırılarına devam eden Husileri hedef aldıkları hava saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

“BUGÜN TALİMATIMLA ABD ORDU GÜÇLERİ HAVA SALDIRISI DÜZENLEDİ”

Biden, açıklamasında, “Bugün, talimatımla, ABD ordu güçleri İngiltere ile birlikte ve Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın da desteğiyle Yemen’de Husi isyancıları tarafından kullanılan bazı hedeflere hava saldırısı düzenledi.” ifadesini kullandı.

Saldırıların, Husilerin Kızıldeniz’deki eylemlerine doğrudan misilleme olduğunu belirten Biden, sonuncusu 9 Ocak’ta gerçekleşen ve Husilerin doğrudan Amerikan gemilerini hedef aldığı bir dizi saldırıya uluslararası koalisyonla yanıt verdiklerini kaydetti.

Husilere karşı hem bölgede ABD öncülüğünde kurulan deniz gücüne hem de uluslararası kamuoyunda oluşan yaklaşıma dikkati çeken Biden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde önceki gün alınan ve Husilerin saldırılarına son vermesi çağrısı yapan kararı hatırlattı.

“Yemen’deki bu saldırılar, ABD ve müttefiklerinin dünyanın en kritik ticari rotalarından birindeki seyrüsefer özgürlüğünün tehlikeye atılmasını ve personelimizin hedef alınmasını tolere etmeyeceğimizin açık mesajıdır.” değerlendirmesini paylaşan Biden, gerekmesi halinde bundan sonra da ileri tedbirleri almakta tereddüt etmeyeceğini vurguladı.

SUNAK: HUSİLERİN PERVASIZ EYLEMLERİ DENİZDE HAYATLARI RİSKE ATIYOR

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin, Yemen’de Husiler tarafından kullanılan askeri tesislere yönelik “hedefli saldırılar” gerçekleştirdiğini duyurdu.

Sunak, Kızıldeniz’deki Husileri hedef aldıkları hava saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Kraliyet Hava Kuvvetlerinin, Yemen’de Husiler tarafından kullanılan askeri tesislere “hedefli saldırılar” düzenlediğini belirten Sunak, son aylarda Husilerin Kızıldeniz’de ticari gemiciliğe karşı bir dizi tehlikeli ve istikrarı bozucu saldırı gerçekleştirerek İngiltere ve diğer uluslararası gemileri tehdit ettiğini, hayati ticaret rotasında büyük aksamalara yol açtığını ve emtia fiyatlarını yükselttiğini kaydetti.

Söz konusu eylemleri “pervasız” olarak niteleyen Sunak, bu eylemlerin denizde hayatları riske attığını ve Yemen’deki insani krizi daha da kötüleştirdiğini ifade etti.

BAĞLANTILI HEDEFLERE GEREKLİ VE ORANTILI EYLEMDE BULUNDUKLARINI SAVUNDU

Başbakan Sunak, uluslararası toplumun defalarca yaptığı uyarılara rağmen Husilerin Kızıldeniz’de bu hafta İngiltere ve ABD savaş gemilerine yönelik saldırılar düzenlemeye devam ettiğini anımsatarak, şu ifadelere yer verdi:

“Bu kabul edilemez. İngiltere her zaman seyrüsefer özgürlüğünü ve ticaretin serbest akışını savunacaktır. Bu nedenle, Husi askeri kabiliyetlerini zayıflatmak ve küresel deniz taşımacılığını korumak amacıyla ABD ile birlikte Hollanda, Kanada ve Bahreyn’in operasyonel olmayan desteğiyle, bu saldırılarla bağlantılı hedeflere karşı meşru müdafaa kapsamında sınırlı, gerekli ve orantılı eylemde bulunduk.

Kraliyet Donanması, Husilerin saldırganlığını caydırmak üzere çok uluslu Refah Muhafızı Operasyonu kapsamında Kızıldeniz’de devriye gezmeye devam ediyor ve onları (Husileri) saldırılarını durdurmaya ve gerilimi azaltacak adımlar atmaya çağırıyoruz.”



KIZILDENİZ’DE NE OLMUŞTU?

Son dönemlerde Yemen’deki Husilerin, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşılık ticari gemilere yönelik eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı almıştı.

Pentagon, 6 Aralık’ta Yemen’deki Husi güçlerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası “Deniz Görev Gücü” kurulması için görüşmeler yaptıklarını bildirmiş, 18 Aralık’ta da “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu bir misyonun oluşturulduğunu duyurmuştu.

Husilerin saldırıları, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’sinin yapıldığı Süveyş Kanalı’ndan geçişleri tehlikeye atıyor.

Kızıldeniz’de ticari gemilerin uğradığı saldırılar ve şirketlerin peş peşe aldığı kararlar, küresel ekonomide yeni bir “tedarik zinciri krizinin” başlayacağına ilişkin endişeleri artırıyor.

 

KAYNAK: REUTERS, AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/abd-ve-ingiltere-yemene-saldiri-baslatti-tum-gucler-kizildenizde/feed/ 0