‘ATEŞKES İÇİN YALVARIYOR’
Hamas’ın “çöktüğünü” ileri süren Smotrich, Filistinli grubun “ateşkes için yalvardığını” iddia etti.
Filistin karşıtlığıyla tanınan aşırı sağcı Smotrich, Gazze’ye yönelik saldırıların şu an durdurulmasının “Hamas’ın toparlanarak bölgede yeniden savaşmasına izin vermek” anlamına geleceğini öne sürdü.

AÇIKLAMANIN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKTİ
Smotrich’in Gazze’ye saldırıların sürdürülmesine ilişkin açıklamasının, Tel Aviv ile Hamas arasında esir takası müzakerelerinin gündemde olduğu bir dönemde gelmesi dikkati çekti.
‘YENİDEN SALDIRABİLME HAKKI’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dün yaptığı açıklamada, Gazze’de varılacak herhangi bir ateşkes anlaşmasının, “savaşın hedeflerini gerçekleştirene kadar İsrail’in yeniden Gazze’ye saldırabilme hakkını güvence altına alması gerektiğini” savunmuştu.

DİREKTÖR MISIR’DA
İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin-Bet’in (Şabak) Direktörü Ronen Bar liderliğindeki İsrailli müzakere heyeti, esir takası müzakereleri ve Refah Sınır Kapısı’nın idaresi hakkındaki görüşmelere katılmak üzere bu sabah Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitti.
‘GAZZE’DE 186.000’DEN FAZLA KAYIP’
İngiltere’de yayımlanan The Lancet dergisinde, Rasha Khatib, Martin McKee ve Salim Yusuf imzasıyla “Gazze’de ölü sayımı: Zor ancak gerekli” başlığıyla makale yayımlandı.
Gazze’de 19 Haziran itibarıyla hayatını kaybedenlerin sayısının 37 bin 396 olduğu belirtilen makalede, bölgedeki yıkım nedeniyle Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığının veri toplamasının zor olduğu vurgulandı.

YÜZDE 30 BELİRLENEMEDİ
Bakanlığın, ölü sayısı ile kimliği belirlenen ölü sayılarını ayrı açıkladığına işaret edilen makalede, Gazze’de hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 30’unun kimliğinin belirlenemediğinin altı çizildi.
Makalede, Orta Doğu’daki hava saldırılarını izleyen ve arşivleyen sivil toplum kuruluşu Airwars’ın, hava saldırılarının bazı kimliği belirlenebilir kurbanların isimlerinin bakanlık listelerinde yer almadığını ortaya çıkardığı da ifade edildi.
ENKAZ ALTINDAKİ KAYIPLAR
Gazze’deki binaların yüzde 35’inin yıkıldığına yönelik verilere de değinilen açıklamada, hala enkaz altında olan cenaze sayısının 10 binden fazla olduğu vurgulandı.
Savaşların, sadece şiddet olaylarına değil sağlık sorunlarına da neden olduğuna dikkat çekilen makalede, savaşlar sona erse dahi ardından gelen yıllarda etkilerinin görüldüğü belirtildi.

‘DOLAYLI ÖLÜM’
Gazze’de saldırıların neden olduğu dolaylı ölüm oranı 3 ila 15 kat daha yüksek
Sağlık kurumlarının yok olması, su, gıda ve barınak yetersizliği, güvenli yaşam alanlarının bulunmaması gibi nedenlerle dolaylı ölüm sayılarının yüksek olacağı kaydedilen makalede, dolaylı ölümlerin, doğrudan ölümlere göre 3 ila 15 kat daha yüksek olduğu aktarıldı.
NÜFUSUN %7,9’U
Makalede, “Bildirilen 37 bin 369 ölüme karşı dört dolaylı ölüm şeklinde ılımlı yaklaşımla tahminde bulunulduğunda Gazze’deki saldırılara 186 binden fazla ölüm atfetmek mantıksız olmaz. Gazze’nin 2022 nüfus tahmini olan 2 milyon 375 bin 259 ele alındığında tahmin edilen ölü sayısı, tüm nüfusun yüzde 7,9’una denk gelmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
ATEŞKES SAĞLANMASSA YAŞANACAKLAR
Şubatta yapılan değerlendirmeye göre, ateşkesin sağlanmayıp saldırıların aynı yoğunlukta devam etmesi halinde ölü sayısının, 6 Ağustos’ta 58 bin 260, salgın hastalıklar ve gerilimin yükselmesi de hesaba katıldığında 85 bin 750 olacağı tahmini de makalede yer aldı.
Bu nedenle Gazze’de acil ateşkese ihtiyaç olduğu vurgulanan makalede, gerekli tıbbi yardımın, gıda, su ve temel ihtiyaçların dağıtımının hayati önemine işaret edildi.
‘HER ŞEY HESAPLANMALI’
Makalede, Gazze’de ortaya çıkan ölü sayısı ve yıkımın hesaplanmasının, gelecekte hesap sorma, savaşın getirdiği yıkımın ölçüsünü belirleme, savaş sonrası iyileştirme, altyapının yenilenmesi ve insani yardımlar için önemli olduğu belirtildi.
ZORUNLU GÖÇ
Bölgedeki binlerce Filistinli, yoğun saldırlar nedeniyle kuzeye doğru kaçmaya başladı.İsrail savaş uçakları ve topçuları gece boyu Gazze kent merkezinin doğu, batı ve orta bölgelerini saatler boyunca ağır bombalarla hedef aldı.Saldırılar nedeniyle bölgede onlarca ölü ve yaralı olduğu aktarıldı.
İsrail’in Maariv gazetesine açıklamalarda bulunan Fattal, Gazze’ye saldırıların başlamasından önce İsrail’de 250 hava yolunun faaliyet gösterdiğini ancak bu sayının 45’e düştüğünü belirtti.
İsrail’in dış turizm alanında çalışan seyahat acentelerini bir araya getiren ve bu sektörü temsil eden Dış Turizm Tur Operatörleri Birliği Başkanı Fattal, “İsrail, dünyadan tamamen izole olmuş durumda. Halihazırda İsrail’deki uçuşların yüzde 80’i, (İsrail’e ait) El Al Hava Yollarına ait uçaklarla gerçekleştiriliyor.” ifadesini kullandı.
“DÜNYANIN EN İZOLE ÜLKELERİNDEN BİRİ HALİNE GELDİK”
Fattal, “Havacılık açısından Kuzey Kore gibi dünyanın en izole ülkelerinden biri haline geldik.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in izole bir ülke haline gelmesine ilişkin Fattal, bu durumun “büyük ölçüde Hamas’ın İsrail’e karşı kazandığı talihsiz bir zafer” olduğunu söyledi.
Fattal, Gazze’deki savaşın İsrail’in stratejik imajına zarar verdiğinin altını çizerek “İsrail, savaşa rağmen turistlerin buraya gelmesini kolaylaştıracak ve teşvik edecek bir yol bulmalıydı.” değerlendirmesini yaptı.
İsrail’in Gazze’ye saldırılarından etkilenen komşu ülkelerden örnek veren Fattal, “Ürdün ve Mısır, turist getiren hava yolu şirketlerine finansal destek sağlıyor. Bugün İsrail, yabancı hava yolu şirketlerinin sigortalarını finanse etmiyor, sadece İsrailli şirketlerin sigortasını finanse ediyor.” dedi.
“SEKTÖRÜN TOPARLANMASI ZAMAN ALACAK”
Fattal, İsrail’e seyahat etmek için gerekli sigorta miktarının son derece yüksek olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:
“Savaşın temel aşamasının sona ereceği günden itibaren, ülkenin eski imajını geri kazanması ve hava yolu şirketlerini geri getirmek en az 6 ay sürecek.”
Ülkedeki turizm sektörünün geleceğine ilişkin Fattal, “İsrail’de turizm sektörünün toparlanması iki veya 3 yıl alacak.” diye konuştu.
Fattal, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının etkilerine işaret ederek bu yılın tamamında turistik seferlerde geniş çaplı bir iptalin söz konusu olduğunu aktardı.
İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne şiddetli saldırılarını başlatmasının ardından ülkeye gelen turist sayısında ciddi düşüş yaşanıyor.
İsrail’de yayın yapan Calcalist internet sitesinin geçen ay yayınladığı rapora göre, Gazze’ye saldırıların başlamasından sonraki 3 aylık dönemde İsrail’e 900 bin turistin gelmesi beklenirken bu sayı, 190 bin olarak kayda geçmişti.
İSRAİL’İN GAZZE İŞGALİ
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.
İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 313 Filistinli öldürüldü, 69 bin 333 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 238’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 576 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 403 Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 205 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

‘İSRAİL’İN EN ACIMASIZ HALİ’
İsrail’in hava, kara ve denizden saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nden oğlu, torunu ve geliniyle birlikte tahliye edilen Türk kadın İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırıların ardından tanık olduğu dehşeti anlattı. “Gazze’de birçok savaşa tanık oldum ama bu en kötüsü ve en acımasız olanıydı.” dedi.
Borno, 60 yıl önce geldiği Gazze’den bu şekilde çıkmak zorunda kaldığı için çok üzgün olduğunu söyledi.

‘PENCEREDEN BOMBALANAN YERLERİ GÖRÜYORDUM’
Gazze kentinin orta kesimlerinde yer alan Er-Rimal Mahallesi’nde oturan ve Gazze’deki tüm savaşlara tanıklık ettiğini söyleyen Borno, “7 Ekim sonrası evin penceresinden bombalanan yerleri görüyordum. Her zaman bomba sesleri duyuyorduk. İsrailliler bizleri telefonla arayarak ve mesaj atarak evlerimizi hemen terk etmemizi istediler. Hızlıca toparlanıp evden çıktık ve eve yakın bir hastane bahçesine sığındık.” dedi.
İSRAİL’İN TEHDİTLERİYLE HAYAT SÜRÜYORLARDI
Hastane çevresinde saatlerce kaldıktan sonra evlerine tekrar döndüklerini yine İsrailliler tarafından aranarak evlerinin bombalanacağı ve derhal evlerini terk etmeleri gerektiğinin söylendiğini aktaran Borno, şöyle konuştu:
“İkince kez tekrar hızlıca hazırlanıp evi terk etmek zorunda kaldık. Han Yunus’ta Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı bir okula sığındık ve orada 45 gün kaldık. 15 kişi küçük bir odada kalıyorduk. Temiz su yok. Banyo yok. Yiyecek ve içecek çok sınırlıydı. Çok kötü koşullarda orada kaldık.”

‘TÜRKİYE BİZİ HİÇ YALNIZ BIRAKMADI’
BM okulunda kaldıkları sırada onlara sadece Türkiye ve Mısır’dan yardım ulaştığını söyleyen Borno, şöyle konuştu:
“Gazze’de birçok savaşa tanık oldum ama bu en kötüsü ve en acımasız olanıydı. Türkiye bizlere çok iyi davrandı. Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu sürekli bizlerle iletişim halindeydi. Türkiye bizlere çok iyi davrandı ve çok şeyler yaptı. Gazze’den Refah Sınır Kapısı’ndan geçerek Mısır’a, ardından da Türkiye’ye gelene kadar Türk devleti bizi yalnız bırakmadı. Buradan Türk devletine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.”

‘HATIRALARIM İSRAİL SALDIRILARINDA KAYBOLDU’
“Gazze’yi çok seviyorum. Oradan bu şekilde ayrıldığım için çok üzgünüm. Birçok hatıralarım İsrail saldırılarında kayboldu. Geriye hiçbir şey kalmadı. Ev yok. Hayat yok. Yaşamaya dair hiçbir şey bırakmadılar. Buraya (Türkiye’ye) geldim, bazen yüzüm gülse de Gazze’de olup bitenleri izlediğimde içim kan ağlıyor. Tüm bunların bitmesini istiyorum. Burada kalacak bir yerimiz ve çalışacak işimiz olursa çocuğum ve torunumla burada kalmayı düşünüyoruz.”
‘İSRAİL YÜZÜNDEN ANNEMİN CENAZESİNE KATILAMADIM’
İsrail’in 2007’den bu yana yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne havadan, karadan ve denizden uyguladığı abluka nedeniyle Gazze’den uzun yıllar çıkamadığını ve Manisa’da olan iki kız kardeşini ziyaret edemediğini söyleyen Borno, “Annem 2017’de vefat etti. Abluka nedeniyle cenazesine gelemedim. Kızım Nermin, 2020 yılında yakalandığı kanser hastalığının tedavisi tedavi için Manisa’ya gitti. Kızım Manisa’da tedavi gördüğü hastanede ziyaretine gelmemi çok istedi ancak tüm girişimlerine rağmen İsrail ablukasından dolayı Gazze’den ayrılarak kızımı ziyaret edemedim. İsrail ablukası nedeniyle 10 yıl Gazze’den çıkamadım.” dedi

‘GAZZE’Yİ YAŞANILAMAZ HALE GETİRDİLER’
Manisalı Hüsniye Borno’nun oğlu Memduh ise acımasız saldırılarını sürdüren İsrail’in Gazze’yi yaşanmaz hale getirdiğini söyledi.
Memduh, “İsrail, saldırılarıyla hastane ve okullarla birlikte altyapıyı da tamamen yok etti. Yaşama dair hiçbir şey bırakmadı. Savaş sonrası akıllarda büyük soru işreti var. Şu anda hastane, su, elektrik yiyecek ve içecek yok. Gazze’yi yaşanamaz hale getirdiler.” diye konuştu.