Galaxy S24 Ultra’nın en net görüntüsü ve fiyatı sızdırıldı! İşte özellikleri…



















Samsung Electronics, çok yönlü yetenekler, optimizasyon ve güvenlik gerektiren aktif saha işleri de dahil olmak üzere zorlu kullanım senaryolarının üstesinden gelebilen, kurumların geniş ölçekte kullanımlarına yönelik akıllı telefon Galaxy XCover7’yi ve yine aynı amaçlara hizmet eden yeni tableti Galaxy Tab Active5’i tanıttı. Her iki cihaz da 5G bağlantısı, yükseltilmiş mobil işlemci performansı ve artırılmış bellekle gelişmiş mobilite yetenekleri sunuyor.
Tab Active5 ve Xcover7, sahip olduğu kullanıcı tarafından değiştirilebilir pil tasarımı ve Tab Active5’de de sunulmaya başlanan 7×24 operasyonlar için Pilsiz Kullanım Modu ile mobil iş sürekliliğini sahada kesintisiz mümkün kılıyor. Aynı zamanda Xcover7’de yeni ve güçlü bir ana kamerayla, çözünürlüğü artırılmış ekranla geliyor.
IDC Marketscape’in Worldwide Rugged Mobile Devices 2023 Vendor Assessment raporuna göre, 2022 yılında ABD’deki kurumların üçte birinden fazlası (%38) dayanıklı mobil cihazlar kullanıyor. Bu kurumların %38’i, 2023 yılı süresince daha fazla mobil cihaz satın almayı planladıklarını bildiriyor.[1] Daha güvenilir ve dayanıklı mobil cihazlar, yüksek performansa sahip olduğundan; imalat, sağlık, perakende ve kamu dahil olmak üzere birçok sektörün kurumsal ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Bu nedenle dayanıklı mobil cihaz pazarı, hız kesmeden büyümeye devam ediyor.
Samsung Electronics MX Business Başkan Yardımcısı ve Global Mobil B2B Ekibi Başkanı Jerry Park, ürünlerle ilgili şunları belirtti: “Samsung, günümüzde benzeri görülmemiş zorluklarla ve fırsatlarla karşı karşıya olan işletmelerin, bu dinamizmin doğurduğu ihtiyaçlara ayak uydurabilecek cihazlara ihtiyaç duyduğunun farkında. Bu nedenle, sahaçalışanlarına yönelik en üst düzeyde dayanıklı cihazlar olan Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5’i geliştirdik. Bu ürünler sadece güçlü ve çok yönlü olmakla kalmıyor, aynı zamanda dayanıklı ve güvenli bir kullanım da sunuyor. Bu da onları her durumda bağlantı kurabilen, üretkenlik sunan ve çalışanların ve kurumların verilerinin güvende kalmasını destekleyen mükemmel cihazlar haline getiriyor.”
GALAXY XCOVER7 VE GALAXY TAB ACTIVE5: ÜSTÜN DAYANIKLILIK & UZUN ÖMÜR
Zorlu çalışma koşullarına dayanmak üzere tasarlanan Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5, çalışanların akıllı telefonlarını ve tabletlerini endişe duymadan kullanmasına imkan tanıyor. Her iki cihaz da (Tab Active5 ile verilen S Pen de dahil olmak üzere) suya ve toza dayanıklılık için IP68 derecesine sahip.[2] Cihazlar, şantiye veya perakende depoları gibi zorlu çalışma ortamlarına uygun bir dayanıklılık seviyesi sunuyor. MIL-STD-810H[3] askeri standardına uygun üretilen Galaxy XCover7, 1.5 metreye kadar yükseklikten düşmelere, Galaxy Tab Active5 ise cihazla verilen koruyucu kılıf kullanıldığında 1.8 metreden düşmelere karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlandı.[4]
Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5, sırasıyla, dayanıklılığı ve çizilmeye karşı direnci artıran Corning® Gorilla® Glass Victus®+ ve Corning® Gorilla® Glass 5 ile donatıldı. Cihazların ekranları, dokunma hassasiyetinin ayarlanmasına olanak tanıyor[5] ve eldiven kullanan çalışanların cihaz kullanımı kolaylaştırıyor. Ayrıca iki cihaz da yüksek hijyen gerektiren senaryolarda kullanılabilmesini olanacak sağlayacak şekilde dezenfektanlarla kullanılabilmesi için tasarlandı.[6] Samsung Galaxy’nin bu özelliklerle daha dayanıklı hale gelen cihazları, şiddetli hava koşullarına veya benzer zorluklara dayanacak şekilde üretildi. Bu özelliklerle cihazlar, birçok sektörde ön saf çalışanlar için ideal hale geldi.

OFISTE, SAHADA VEYA ÖN SAFLARDA ÇALIŞMAYI SÜRDÜRMEK İÇİN TASARLANDILAR
Günümüzün giderek dijitalleşen dünyasında şirketler, çalışanlarının bağlantıda ve çevrim içi kalmasına ihtiyaç duyuyor. Galaxy XCover7, hızlı ve güvenilir 5G desteği ve Wi-Fi 5 özelliğine sahip.Galaxy Tab Active5’te ise 5G’nin yanında Wi-Fi 6 özelliği de sunuluyor. Bu son teknoloji bağlantı yetenekleri, çalışanların daha verimli ve etkili ortak çalışmalar sürdürmesine olanak tanıyor. Sorunsuz bağlantı özelliklerine ek olarak, Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5’in birinci sınıf ekranları, kolay ve rahat kullanım sunuyor.
XCover7’nin 6.6 inç ekranı, önceki nesillere göre geliştirilen çözünürlüğünün yanı sıra daha geniş ekrana sahip. Tab Active5’in 8.0 inçlik ekranı ise artırılmış ekran parlaklığı sayesinde güneş ışıklarının yoğun olduğu dış mekan koşullarında dahi net görünüyor ve 120Hz’e kadar çıkan yenileme hızıyla daha akıcı bir görüntüleme deneyimi sunuyor. İnce ve hafif kasalarıyla her iki cihaz da iş yerinde veya hareket halindeyken güçlü kurumsal işleri desteklemek üzere tasarlandı.
Samsung Galaxy’nin dayanıklı cihazları, en zorlu çalışma koşullarında bile çalışanlara ihtiyaç duydukları desteği ve bağlantı özelliklerini sağlayarak iş sürekliliğini garanti ediyor. Galaxy XCover7 ve Tab Active5 kullanan çalışanlar, sahada veya fabrikada geçirdikleri zorlu günlerde, şarj etme esnasında boşa harcanan zamanı azaltmak ve üretkenliği artırmak için hızlı şarJ özelliğinden yararlanabiliyor. Her iki cihaz da değiştirilebilir pillerle donatıldı. Bu özellik, iş yerinde ve dışında aksamaları en aza indiriyor
Galaxy Tab Active5, Pilsiz Kullanım Modunda pil olmadan da çalışabiliyor. Bu, çalışanların cihazı kiosklarda veya araçlarda kesintisiz olarak kullanmasına ve sıcak ortamlarda cihazlarının pil sağlığını korumasına olanak tanıyor. Galaxy XCover7 ve Tab Active5’te ayrıca POGO şarj ara yüzü de bulunuyor. POGO şarj yuvalarına sahip iş yerleri aynı anda birden fazla cihazın şarj edilmesini sağlayarak şarj süreçlerini kolaylaştırıyor.

ÜRETKENLİĞİ VE GÜVENLİĞİ EN ÜST DÜZEYE ÇIKARMAK İÇİN GELİŞTİRİLDİLER
Samsung’un dayanıklı cihazları, aynı zamanda üretkenliği de en üst düzeye çıkarmak ve sahadaki işleri kolaylaştırıp daha verimli hale getirmek için tasarlandı. Artırılmış hoparlör sesi seslerin doğru duyulmasını sağlayarak iş sahasındaki olası karışıklıkların önüne geçiyor. Programlanabilir tuşlar kısa yollar sunup üretkenliği artırırken örneğin her 2 modelde de ilk yıl ücretsiz sunulan Samsung’un ileri düzeyde mobil cihaz yönetim platformu olan Knox Suite!in bir özelliği olan Knox Capture ile hızlı barkod tarama,[ depo işleri veya mobil satış noktası (mPOS) işlemleri kolaylaşıyor.
Çalışanlar, gelişmiş PC bağlantısı ile akıllı telefon veya tabletlerinin tüm gücünü açığa çıkarabiliyor. Cihazlar, “Link to Windows” özelliğiyle mobil ve PC cihazları arasında hızlı içerik paylaşabiliyor, eşzamanlı görüntüleme yapabiliyor ve genel iş sürekliliğini zahmetsizce yürütebiliyor. Bu özellik, sahadan ofise taşınan işlerde masaüstü cihazın ara yüzünü kullanarak çalışıyor.
Şirketler, verimliliği destekleyen hızlı tempolu bir ortamda faaliyet göstermeye devam ederken, Samsung Galaxy dayanıklı serisi, çalışanların daha kısa sürede daha fazla iş yapmasını sağlayarak üretkenliği artırmaya ve işyeri operasyonlarını güçlendirerek artan tüketici taleplerini karşılamaya yardımcı oluyor. Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5, çeşitli işlevsel kılıflardan şarj istasyonlarına, USB-Type C PTT (push to talk:bas-konuş) ‘lere ve daha fazlasına kadar bir dizi üçüncü taraf aksesuarla uyumlu çalışıyor ve her türlü iş operasyonuna tam olarak entegre oluyor.
GALAXY XCOVER7 VE GALAXY TAB ACTIVE5, SAMSUNG KNOX VAULT KORUMASINA SAHİP
Galaxy XCover7 ve Galaxy Tab Active5, Samsung’un dayanıklı cihazlarında bir ilk kez, Samsung Knox Vault desteğiyle geliyor. Samsung Galaxy’nin güçlü güvenlik ve koruma yeteneklerini amiral gemisi cihazların ötesine genişletme taahhüdünün bir parçası olarak, artık kurumsal müşteriler de, iş ihtiyaçlarını karşılamak için güvenle kullanabilecekleri daha fazla cihaz seçeneğine sahip. Knox Vault; PIN kodları, şifreler ve desenler gibi kilit ekranı bilgileri de dahil olmak üzere, birçok yöntemle cihazlardaki en kritik verilerin korunmasını sağlıyor.
Sistemin ana işlemcisinden ve belleğinden fiziksel olarak izole edilmiş, kullanıcının ekranı kilitlediği andan itibaren etkili olan güvenli bir yürütme ortamı oluşturan Knox Vault sayesinde kullanıcılar, ihtiyaç duydukları güvenliğin keyfini sorunsuz bir şekilde çıkarabiliyor. Knox Vault, kullanıcıların cihazda depolanan verilerini şifreleyen güvenlik anahtarlarının korunmasına yardımcı oluyor; cihaz kaybolsa veya çalınsa bile güvenliğin sağlanmasını sürdürüyor. Donanım tabanlı kötü niyetli işlemlere karşı da dayanıklı bir çözüm olan Samsung Knox Vault, kullanıcının verilerini yalnızca yazılım tabanlı korsanlığa karşı değil, aynı zamanda üst düzey profesyonel araçlar kullanan donanım odaklı saldırılarına karşı da koruyor.
ÜRÜN ÖZELLİKLERİ




Galaxy S24 Ultra’nın en net görüntüsü ve fiyatı sızdırıldı! İşte özellikleri…



















Şirketten yapılan açıklamaya göre, Samsung Electronics, Galaxy A05, A05s, A15 ve A25 5G modellerinden oluşan Galaxy A serisini duyurdu.
Samsung Galaxy A05, akıllı telefon, 50MP çözünürlükteki ana kamerasıyla, geniş açıdan düşük ışık koşullarına kadar her türlü ortamda net ve detaylı fotoğraflar çekme imkanı sağlıyor. 6.7 inç büyüklüğünde HD geniş ekranı ise film izleme, oyun oynama ve internette gezinme gibi aktiviteler için ideal bir görüntüleme deneyimi sunuyor.
5 bin mAh bataryası sayesinde Galaxy A05, kullanıcılarının sık sık şarj etme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. 25W hızlı şarj özelliği ile desteklenen telefon, kullanıcıların bataryalarını çok daha hızlı bir doldurabilmelerini sağlıyor. Siyah, açık yeşil ve gümüş renkleri olan Galaxy A05, 4 GB Ram ile 64 veya 128 GB dahili hafıza seçenekleri bulunuyor.
SAMSUNG GALAXY A05S, QUALCOMM SNAPDRAGON 680 IŞLEMCI ILE GELİYOR
Samsung Galaxy A05s,
Qualcomm Snapdragon 680 işlemciye sahip, 50 MP çözünürlüğündeki ana kamerası ile net ve ayrıntılı fotoğraflar çekme olanağı sağlarken, 90Hz’lik Full HD geniş ekranı oyun ve video deneyimlerini akıcı hale getiriyor.
5 bin mAh kapasiteli bataryası ve 25W hızlı şarj desteği sayesinde kullanıcıların zamanını daha verimli kullanmalarını sağlıyor. 4 GB Ram ve 128 GB dahili hafıza kapasitesine sahip A05s, siyah, açık mor ve gümüş renk seçenek imkanı sunuyor.
Samsung Galaxy A15,
90Hz yenileme hızına sahip 6.5 inç Full HD Super Amoled ekranıyla, hem oyunlar hem de multimedya içerikleri için görsel deneyim sunuyor. 800 Nit parlaklığa sahip ekranı, aydınlık yerlerde dahi net ve canlı görüntüler sağlarken, mavi ışığı önemli ölçüde azaltarak SGS onaylı göz koruması sunuyor.
5 bin mAh’lik bataryası ve 25W hızlı şarj özelliği ile uzun süreli kullanım sunan Galaxy A15, aynı zamanda 4 yıl Android ve 5 yıl güvenlik güncelleme garantisiyle kullanıcılarının güvenliğini ve cihazın güncelliğini temin ediyor.
Galaxy A15
4, 6 ve 8 GB ram seçenekleriyle sunuluyor. Cihaz; siyah, açık mavi ve sarı renk alternatifleri ve 128 veya 256 GB dahili hafıza kapasitesi bulunuyor.

Samsung Galaxy A25
5G, 2.4GHz 5 Nanometre Exynos 1280 5G işlemcisiyle donatıldı. 120Hz yenileme hızı ve 1000 Nit parlaklıkla bezeli Super Amoled FHD ekranı ile Galaxy A25 5G, Gorilla Glass 5 ekran koruması özelliğine sahip.
50MP OIS (Optik Görüntü Sabitleme) ve VDIS (Video Dijital Görüntü Sabitleme) özelliklerine sahip kamerası, fotoğraf ve video çekimleri imkanı sunarken, SGS tarafından onaylanmış mavi ışık azaltma teknolojisi mevcut.
5 bin mAh kapasiteli bataryası ve 25W hızlı şarj özelliği sunan Galaxy A25 5G, 4 yıllık Android ve 5 yıllık güvenlik güncelleme garantisi sağlıyor.
Samsung Galaxy A25 5G, kullanıcılarına, 128 veya 256 GB dahili hafıza ve 6 veya 8 GB Ram seçenekleri ile sunuluyor. Cihaz, 3 farklı renk alternatifi sunuyor.
Samsung CEO’su Jong-Hee (JH) Han, basın toplantısında yaptığı açılış konuşmasında, yapay zekânın bağlantılı teknolojiler konusunda insanların günlük yaşamını iyileştirirken her zaman kontrollü ve “arka planda” çalışmaya devam edeceğini aktardı. JH Han ile birlikte şirketin önde gelen yöneticilerinin özetlediği strateji, yapay zekanın hem kolay hem de kullanışlı bir şekilde bağlantılı deneyimleri geliştirmedeki rolüne odaklandı. Basın toplantısında Samsung, şirketin bu hedeflere ulaşılmasını destekleyen bir dizi ürün ve hizmet tanıttı.
Yapay zekanın ortaya çıkmasıyla birlikte, daha akıllı ve daha iyi deneyimlerin yaşama şeklimizi yeniden tanımlayacağını belirten JH Han, “Samsung’un güçlü cihazlardan oluşan geniş portföyü ve açık kaynak iş birliklerini geliştirme arayışı, yapay zeka ve hiper-bağlanabilirlik özelliklerinin herkese ulaştırılmasına yardımcı olacak” dedi.
Samsung Türkiye Tüketici Elektroniği Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy ise basın toplantısıyla ilgili değerlendirmelerini şu sözlerle paylaştı:
‘‘Yapay zeka, dünyamızı dönüştürürken iletişim ve bağlantılı yaşamı yeni bir noktaya taşıyor. Samsung olarak, yıllardır yapay zekaya stratejik olarak yatırım yapıyoruz. Daha konforlu, daha sürdürülebilir ve kişiselleştirilebilir bir yaşam tarzı sunabilmek için AI teknolojisinin kilit bir önemi olduğunu düşünüyoruz. Bunu da AI vizyonumuzu 3 ana başlıkta ele alarak yapıyoruz; toplum için AI, ürün için AI, deneyim için AI. İşte bu üçlü yapı, bu yıl CES 2024 sloganımız olan ‘Herkes için AI’ yaklaşımını özetliyor diyebiliriz.
TV’lerimiz, akıllı buzdolaplarından çamaşır makinelerine, fırınlardan akıllı süpürgelere kadar burada tanıttığımız cihazlarımız, yapay zekanın sunduğu akıllı özelliklerle donatılmış durumda. Bu ürünler, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre kendilerini adapte edebiliyor ve böylece daha kişiselleştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Aynı zamanda daha sürdürülebilir ve erişilebilir bir toplum düzenine katkı sağlıyor. Gelecekte de yapay zeka ve akıllı teknolojilerin, kullanıcı deneyimini odağına alarak daha ileri seviyeye taşıyacağını düşünüyoruz. Samsung olarak bu alanda yol gösterici konumundayız ve bu alandaki yatırımlarımıza ve ürün geliştirmelerimize ara vermeden devam edeceğiz. Tüketicilerimizden de bu çabalarımızın karşılığını görüyoruz.
2023 yılını pazar performansı açısından çok başarılı bir şekilde kapattık. TV pazarı Türkiye’de 2023 yılında %10’luk adetsel büyüme performansı gösterip Ocak-Kasım döneminde yaklaşık 2.2 milyon adete ulaşırken, global pazarda adetsel olarak %4 daralma gerçekleşti. Cirosal anlamda ise %25 büyüyen pazar 1.4 milyar dolar seviyesine ulaşırken aynı dönemde global pazarlarda %10’luk daralma gözlemlendi. Samsung olarak TV kategorisinde cirosal pazar payımızı bir önceki yıla göre %0.6 artışla %29,5’e ulaştırdık. Toplam satışlar içerisinde 8K performansında diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek paya ulaşan ülkeler içerisindeyiz.
Buzdolabı pazarı göz önüne alındığında; Ocak-Kasım 2023 döneminde pazar büyüklüğü, adette %13’lük büyüme göstererek 2.1 milyon adete ve %34 büyüme ile 1.7 milyar USD’lik hacime ulaştı. Sürekli geliştirdiğimiz yeni teknolojilerimiz ve inovatif modellerimiz sayesinde, gardırop tipi buzdolabı kategorisindeki pazar payımız yüzde 60’a ulaştı. Çamaşır makinesi pazarı ise aynı dönemde adette %15’lik büyüme göstererek 2,2 milyon adete ulaştı. Cirosal baktığımızda ise %39’luk USD bazında büyüme ile 1.3 milyar USD’lik hacime ulaştı. Kurutma özellikli çamaşır makineleri segmentinde %35’lik pazar payına sahip olup 2016’dan bu yana pazar liderliğimizi sürdürüyoruz.”

YAPAY ZEKA DESTEKLİ GÖRSEL EKRANLAR VE DİJİTAL CİHAZLAR, EVLERDE YENİ DENEYİMLER SUNUYOR
CES basın toplantısında konuşan Samsung Electronics Amerika Bağlantılı Deneyim Merkezi Başkanı Jonathan Gabrio, yapay zeka teknolojisinin Görsel Ekran ürünlerinin ve Dijital Cihazların kullanımını nasıl dönüştürdüğünü katılımcılara aktardı. Örneğin, Samsung Neo QLED 8K QN900D, önceki modele göre 8 kat daha büyük bir yapay zeka sinir ağıyla ve iki kat daha hızlı bir NPU ile donatılmış yerleşik bir yapay zeka işlemcisi olan NQ8 AI Gen 3’e sahip. Bu işlemci sayesinde Samsung Neo QLED 8K, kullanıcılara 8K’ya kadar yüksek çözünürlük kalitesinde izleme deneyimi sunmak için düşük çözünürlüklü içerikleri otomatik olarak yükseltiyor ve AI Motion Enhancer Pro özelliğiyle hızlı hareket eden sahneleri netleştiriyor.
Samsung Neo QLED 8K ayrıca, TV’lerdeki ses deneyimini optimize etmek için yapay zekayı kullanarak insan seslerini ve arka plan gürültüsünü analiz eden Aktif Ses Yükseltici Pro ile donatıldı. Bu özellik sayesinde, çeşitli içeriklerin bir stadyumun veya sinema salonunun ön sırasındaymış gibi keyfini çıkarmak mümkün oluyor. Bunların yanında Samsung Neo QLED 8K, eğlence deneyimini geliştirmek için en yeni uygulamaları, hizmetleri, kişiselleştirilmiş içerikleri ve hizmet önerileri sunan Tizen OS Home özelliğine de sahip.
Samsung, farklı ihtiyaçları olan izleyiciler için de yenilikçi erişilebilirlik özellikleri sunuyor. Samsung Neo QLED’deki işaret dili özelliği, işitme engellilerin hareketleriyle kolayca kontrol edilebiliyor. Sesli Altyazı özelliği ise görme engelliler için altyazıları gerçek zamanlı olarak seslendiriyor.

Ayrıca Samsung, 150 inçlik bir görüntüleme alanına sahip olmasının yanında, aynı zamanda dünyanın ilk kablosuz 8K iletimine sahip projektörü yeni The Premiere 8K’yı da tanıttı. The Premiere 8K ile kullanıcılar kendi evlerinin konforunda sinemadaki gibi tam genişlikte bir izleme deneyimi yaşayabilecek.
Ses konusunda ise Samsung, kullanıcıların evlerine kolayca entegre olan özelleştirilebilir kapak tasarımına sahip bir hoparlör olan Music Frame’i tanıttı. Music Frame, Q-Symphony özelliği sayesinde Samsung TV’ler ve soundbar’larla senkronize oluyor; dahili çift woofer ile sunduğu güçlendirilmiş bas ve surround sesi zahmetsizce evlere getiriyor.
Samsung, ilk olarak CES 2020’de tanıtıldıktan sonra bu yıl, yuvarlak formu ve yapay zeka özellikli robotu Ballie için de önemli geliştirmeler sundu. Ballie artık, kullanıcıların hava durumu veya diğer ilgili içerikler gibi günlük yaşam için önemli bilgileri her yerden görüntüleyebilmesini sağlıyor. Böylece Ballie, istenmeyen işlerle ilgilenmenin yanında, duvarlara görüntü ya da video yansıtmak gibi özelleştirilmiş hizmetler sunmak için diğer akıllı cihazlarla etkileşime girebilen bir yapay zeka arkadaşa dönüşüyor.

Mutfağa ve yemeğe yönelik deneyimleri geliştirmek için Samsung, AI Family Hub
+[2] özellikli 4 Kapılı Bespoke Flex
Buzdolabını tanıttı[3]. Buzdolabı, yeni AI Vision Inside[4] özelliği sunan 32 inçlik bir ekrana sahip. Bu özellik, buzdolabına konan ve çıkarılan 33 farklı gıda maddesini tanıyan dahili bir kamera kullanıyor ve bu malzemeler üzerinden tarifler öneriyor. Kullanıcılar ayrıca AI Family Hub
ekranına sahip 4 Kapılı Bespoke Flex
Buzdolabında sakladıkları gıda maddelerinin “son kullanım tarihlerini” de belirleyebiliyor. Bu özellik etkinleştirildikten sonra buzdolabı, belirlenen tarihler yaklaşınca kullanıcıya bildirim gönderiyor. Gıda israfını azaltarak tasarruf etmeye yardımcı olan yapay zeka destekli bu özellikler, çevreye daha duyarlı yaşam tarzlarını mümkün kılıyor. Anyplace Induction[5] serisi ise yapay zeka bağlantısını bir adım öteye taşıyor. Samsung Food uygulamasına kaydedilen tarifler, fırının 7 inç genişliğindeki ekranından paylaşılabiliyor, böylece kullanıcılar, yemeklerini hazırlarken içerikleri takip edebiliyor.
Samsung’un yapay zeka teknolojileri mutfağın dışındaki cihazlarda da yer alıyor. Yeni BESPOKE AI
Combo Kurutmalı Çamaşır Makinesi, AI Hub[6] özelliğine sahip. Çamaşır yıkama işlemini yöneten sezgisel bir kontrol merkezi görevi gören 7 inç LCD ekran, kullanıcılara kolay ve keyifli bir yıkama ve kurutma deneyimi sunuyor. Özellik, kullanıcıların alışkanlıklarını hatırlıyor ve yıkama programları önermek için makine öğrenimi teknolojisi kullanarak yıkama ve kurutma işlevlerini kişiselleştiriyor. Samsung’un yakında piyasaya sunacağı vakumlu ve paspaslı robot süpürge Bespoke Jet Bot Combo
, daha kullanışlı ve etkili bir temizlik deneyimi için yapay zekadan yararlanıyor. Önceki nesil robot süpürge serisinin devamı niteliğindeki üründe yer alan AI Object Recognition/Yapay Zeka Nesne Tanıma özelliği, daha fazla nesneyi ayırt edebilecek, lekeleri tespit edip etrafını daha iyi algılayacak[8]. Bespoke Jet Bot Combo
ayrıca, halının uzunluğunun yanı sıra karşılaştığı zemin türlerini de algılıyor ve ayarlarını buna göre değiştiriyor.

UZAMSAL ZEKA ÇÖZÜMÜYLE KULLANICILAR VE CİHAZLAR ARASINDA DAHA İYİ BAĞLANTI KURULUYOR
Başkan Yardımcısı ve SmartThings Başkanı Jaeyeon Jung, Samsung’un SmartThings vizyonunu aktarmanın yanında, yapay zeka teknolojisiyle kullanıcılar ve cihazları arasındaki ilişkiyi güçlendirmenin heyecan verici yeni yollarını şu cümleyle vurguladı, “Bir müşteri ne kadar çok Samsung cihazı kullanırsa, bu cihazlar o kadar akıllı hale geliyor ve günlük hayatı daha iyi öğrenip destekliyor.”
Uzamsal yapay zekâ, kullanıcının yaşam alanını ve rutinlerini öğrenen cihazlarda, bu vizyonu mümkün kılmanın anahtarı olarak öne çıkıyor. Cihazlar bu sayede daha kişiselleştirilmiş bir ev yönetimi deneyimi sunuyor. Kullanıcıların tüm cihazların durumunu ve konumunu kolayca kontrol edebilmesini mümkün kılan SmartThings, dijital kat planları oluşturulması konusunda robot süpürgeler gibi bağlı cihazlarda LiDAR[9] teknolojisini kullanıyor. SmartThings Mart ayında, Samsung akıllı telefon ve TV’lerde daha ayrıntılı bir deneyim yaşatmak için geliştirilen 3 Boyutlu Harita Görünümü özelliğini kullanıma sunacak[10]. Ayrıca, yalnızca bir QR koduyla, kullanıcıların kendi SmartThings ekosistemlerine aile ve arkadaşlarını eklemesine olanak tanınacak, böylece evdeki her kullanıcı kendi rutinini oluşturabilecek.
Akıllı sensörler ve yapay zeka kullanan SmartThings platformu, düşme gibi olağandışı durumları tespit edebiliyor ve belirlenen aile üyelerine ve çalışanlara uyarılar gönderebiliyor. Bunların yanında, Galaxy SmartTag2 sayesinde kullanıcılar, evcil hayvanlarının aktivitelerini takip edebiliyor ve ürünü bir tasmaya veya gezdirme aksesuarına takarak evcil hayvanlarının bilgilerini dijital olarak saklayabiliyor[12].
Jaeyeon Jung’un değindiği bir diğer nokta da Bixby sesli asistanının gelişmiş yapay zeka yetenekleriyle akıllı evleri nasıl daha dinamik hale getirdiğiydi. Bixby artık kullanıcının konumunu ve faaliyetlerini anlayarak komutları otomatik olarak en uygun cihazlara yönlendirebiliyor. Multi Device Wakeup/Çoklu Cihaz Uyandırma gibi temel teknolojiler, paylaşılan bir iletişim protokolüyle birleştirildi. Bu özellikler, Bixby’nin bir odadaki tüm cihazlardan komutları dinlemesini ve sonrasında, istenen eylemin yalnızca en ilgili cihazda gerçekleştirilmesini sağlıyor. Örneğin, mutfakta Family Hub
üzerinden bir yemek tarifi videosu izleyen bir kullanıcı “Hey, Bixby! Bir şarkı çal!” diye seslendiğinde, müzik, kullanıcının akıllı hoparlöründe başlayacak ve tarif videosu kesintiye uğramadan Family Hub
’da oynatılmaya devam edecek.
Samsung Daily+ hizmetine sahip TV’ler, akıllı ev özelliklerinin büyük bir kısmı için giderek daha merkezi bir konuma sahip olurken aynı zamanda çeşitli ek hizmetlere de erişim sunacak. Bunlar arasında ConnecTime çözümü aracılığıyla yapılabilen video görüşmeleri, video üzerinden veteriner danışmanlık hizmetleri ve egzersiz verilerini Samsung akıllı saatlerine aktarabilen Workout Tracker yer alıyor. Samsung ayrıca, TV kapalıyken bile erişilebilen hava durumu veya ev güvenlik sisteminden canlı güvenlik kamerası görüntüsü gibi, kullanıcıların evleri hakkında yararlı bilgiler sunan yeni Samsung Now+ hizmetini de duyurdu. SmartThings özelliklerinde olduğu gibi, kullanıcılar bu bilgilere de sesli komutla erişebilecek.

SAMSUNG TÜM CİHAZLARINDA GÜVENLİĞE VE GİZLİLİĞE ODAKLANIYOR
Samsung, yapay zeka özellikli ve birbirine bağlı cihazların geleceği konusunda güvenliğin ve gizliliğin önemine odaklanıyor. Mobil Deneyim Güvenliği Ekibi’nden Shin Baik, hiper bağlantılı çağın temel bir unsuru olarak, şirketin güvenlik çözümlerine değindi.
Güvenlik çözümlerinden biri olan Samsung Knox Matrix, artık birçok Samsung Galaxy akıllı telefonda ve akıllı TV’de uçtan uca şifreleme sağlıyor. Bu teknoloji, güvenlik tehditlerini belirlemek ve izole etmek için cihazların birbirini izlemesine olanak tanıyor. Samsung’un bazı popüler cihazlarında kullanıcı verilerini güvende tutan Knox Vault’un kullanımı ise Samsung Neo QLED 8K TV’ler gibi SmartThings’e bağlanan daha fazla cihazı kapsayacak şekilde genişletildi. Bunlara ek olarak, Samsung’un büyük teknoloji şirketleriyle yaptığı iş birlikleri, kullanıcıların güvenliğini ve gizliliğini kendi ihtiyaçlarına göre uyarlanmış bir şekilde deneyimlemesine imkan tanıyor.
Samsung, Sorumlu Malzeme Kullanımı, Enerji Yönetimi ve Erişilebilirlik Konularında Adımlar Atıyor
Etkinlikte ayrıca, Samsung Kurumsal Sürdürülebilirlik Merkezi Başkan Yardımcısı Inhee Chung, Samsung’un daha döngüsel bir ekonomi yaratılmasına yönelik planlarını vurguladı. Bu planların bir parçası olarak Samsung, ürünlerinde geri dönüştürülmüş malzemelere giderek daha fazla yer veriyor. Örneğin, Galaxy cihazlarında[14] atık balık ağlarından elde edilen geri dönüştürülmüş plastikler, TV’lerde geri dönüştürülmüş plastikler ve Bespoke buzdolaplarında[15] geri dönüştürülmüş alüminyum malzemeler kullanılıyor.

Ayrıca, şirketin ABD’de ve belirli Avrupa ülkelerinde hayata geçirdiği Certified ReNewed programı, uygun fiyatlı yenilenmiş telefonlar sunuyor. Galaxy Upcycling programı ise tüketicilerin eski telefonlarını yaratıcı şekillerde yeniden kullanmasına veya yeniden tasarlamasına imkan tanıyor. Şirket geri dönüşüm kadar ileri dönüşüm faaliyetlerinin de ölçeğini büyütmeyi hedefliyor.
Samsung’un sunduğu teknolojilerdeki sürdürülebilirlik çabalarına katkıda bulunma yolları arasında, SmartThings AI Enerji Modu gibi özellikler aracılığıyla ürünlerinin kullanımını enerji açısından daha verimli hale getirmek için yapay zekadan yararlanmak da yer alıyor. Bu çözümler, kullanıcıların elektriği verimli kullanmasına yardımcı olmak için enerji kullanımını otomatik olarak optimize ediyor. Yeni özellikler, yapay zeka teknolojilerinin yalnızca yaşamı kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda tüketicilerin çevresel ve ekonomik açıdan daha sorumlu bir yaşam sürmesine imkan tanıdığının örnekleri olarak öne çıkıyor.
Tesla ile yapılan yeni iş birliği sayesinde SmartThings Energy, hem ev içinde hem de dışında daha kullanışlı hale geliyor. Bu ortaklık, SmartThings Energy’yi elektrikli araçlar, Powerwall ev bataryası, Solar Inverter ve Wall Connector EV şarj çözümü dahil olmak üzere Tesla ürünlerine entegre ediyor. Bir diğer avantaj olarak, SmartThings Energy kullanıcıları, Tesla uygulamasının Powerwall “Storm Watch” işlevinden de faydalanabiliyor. Böylece kullanıcılar, SmartThings aracılığıyla, yalnızca Tesla uygulamasında değil, aynı zamanda bağlantılı Samsung TV’lerinden ve cep telefonlarından da şiddetli hava koşullarını takip edebiliyor. SmartThings ayrıca, Tesla Powerwall ürününde depolanan yedek enerjinin kullanım süresini uzatmak için AI Enerji Modunu etkinleştirerek kullanıcıların elektrik kesintilerine daha hazırlıklı olmasını sağlıyor.
Samsung, erişilebilirlik özelliklerini artırmak için dijital cihazlara, eller serbest hareketlerine yanıt vermek gibi, yeni özellikler ekliyor. Mobil cihazlar, aramalar sırasında otomatik olarak oluşturulan altyazılar sunuyor; TV’lerde ve ekranlarda altyazıları sese dönüştüren, yapay zeka özellikli yeni bir metinden konuşmaya dönüştürme özelliği (text-to-speech) bulunuyor. Görme güçlüğü çekenlere daha fazla yardımcı olmak için, Samsung TV’lerdeki Relumino Together Modu, görme güçlüğü çeken ve çekmeyen tüm kullanıcıların hem görsel ayarlarla hem de özel ayarlar yapılmadan, birlikte TV izleyebilmesini sağlıyor. Artık herkes aynı anda ev eğlencesinin tadını çıkarabiliyor.