
SÖYLENENLERE İNAT TURA ÇIKTI
Bu kez, “Elektrikli araçla uzun yol gidemezsin“, “Yolda problem yaşarsın“, “TOGG’un servisi yok, sıkıntı yaşarsın“, “Yolda şarj istasyonu bulamazsın” diyenlere cevap niteliğinde bir Avrupa turuna çıktı. Bir ay süren bu macerada Örnek, toplam 9 bin kilometre yol kat ederek 12 ülkeyi ziyaret etti.
İPSALA’DAN BAŞLAYAN YOLCULUK
Yolculuğuna İpsala Sınır Kapısı’ndan başlayan Örnek, ilk durağı olarak Yunanistan’ın Kavala şehrine ulaştı. Burada meşhur Kavala kurabiyesinin tadına baktıktan sonra Selanik’e geçti. Selanik’te Atatürk Evi’ni ziyaret ederek tarihi anıları canlandırdı. Ardından Igoumenitsa’dan feribotla İtalya’nın Bari şehrine geçti. Bari’nin sokaklarını keşfettikten sonra Napoli, Roma, Vatikan, Floransa, Pisa ve Milano gibi İtalya’nın önemli şehirlerini gezdi.

ALP DAĞLARINDAN PARİS’E
İtalya turunu tamamlayan Örnek, İsviçre’ye geçerek Alpler’in etkileyici manzarasında doğayla baş başa kaldı. Alp dağlarının zirvesine TOGG T10x ile çıkarak göl kenarlarında dinlendi, şelalelerin altında serinledi. İsviçre’nin doğal güzelliklerini geride bırakarak Fransa’ya ulaştı ve aşkın şehri Paris’te Eyfel Kulesi’ni ve Zafer Takı’nı ziyaret etti.
BELÇİKA ÇİKOLATASI VE HOLLANDA GEZİSİ
Paris’ten sonra Belçika’ya geçerek ünlü Belçika çikolatalarının tadını çıkardı. Ardından Hollanda’ya doğru ilerledi. Hollanda’da Amsterdam, Rotterdam ve Utrecht gibi şehirleri gezerek özgürlükler ülkesinin keyfini çıkardı. Hollanda’da TOGG T10x’i Türk bayraklarıyla süsleyerek gururla sokaklarda dolaştı.

ALMANYA’NIN OTOBANLARINDAN VİYANA’NIN ZARAFETİNE
Hollanda’dan sonra Almanya’nın Köln şehrine geçiş yapan Örnek, TOGG T10x ile ünlü Nürburgring Pisti’nde hız yapmayı denese de pistin müsait olmaması nedeniyle yolculuğuna devam etti. Frankfurt, Stuttgart ve Münih gibi şehirleri gezdikten sonra Avusturya’nın başkenti Viyana’ya ulaştı. Viyana’nın zarif sokaklarını keşfederek tarih ve sanatla dolu bir deneyim yaşadı.
DOĞU AVRUPA’DAN TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ
Örnek, Avusturya’dan sonra Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye geçti. Budapeşte’de turunu tamamladıktan sonra Romanya ve Bulgaristan üzerinden Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan yurda döndü.

TOGG’A YOĞUN İLGİ VE GURUR
Adem Örnek, bu unutulmaz Avrupa turu boyunca TOGG T10x’in büyük ilgi gördüğünü belirtti. Örnek şunları söyledi:
“Gerek yerel halk gerekse gurbetçi Türkler, araca yoğun ilgi gösterdi. Özellikle Hollanda’nın Amsterdam şehrinde yaşayan gurbetçilerin ilgisi inanılmazdı. Herkes TOGG’un Avrupa’da satışa çıkmasını beklerken, iki Alman vatandaşı da merakla aracı bekliyorlardı.”
ŞARJ İSTASYONLARI VE EKONOMİK SEYAHAT
Şarj istasyonları konusunda Avrupa’da hiçbir sorun yaşamadığını belirten Örnek, neredeyse her sokakta şarj noktalarının bulunduğunu ve bu durumun şarj işlemlerini çok kolaylaştırdığını söyledi. TOGG T10x ile seyahat etmenin hem gurur verici hem de keyifli olduğunu vurgulayan Örnek, tur boyunca ortalama kilometre başına yakıt maliyetinin 2,30 TL olduğunu belirterek, bu durumun bütçelerini zorlamadan seyahat etmelerine olanak sağladığını ekledi. Seyahat boyunca araçla ilgili herhangi bir arıza veya sorun yaşamadığını da ifade etti.

GELECEK PLANLARI YAPAN ÖRNEK, PAYLAŞIMLARINA DEVAM EDİYOR
Adem Örnek, seyahat ile ilgili tüm deneyimlerini sosyal medya platformlarında bolca paylaştığını ve paylaşmaya devam edeceğini belirtti. Bu turdan cesaret alarak birçok TOGG kullanıcısının seneye konvoy halinde Avrupa’yı turlamayı hedeflediklerini söyledi.
Örnek, bu turla “Gidemezsin, yapamazsın” diyenlere etkili bir cevap verdiklerini vurguladı.
Adem Örnek’in bu deneyimi, elektrikli araçlarla uzun yolculukların mümkün olduğunu kanıtladı ve TOGG T10x’in performansını gözler önüne serdi. Bu başarı, elektrikli araçların geleceğine dair umut verici bir mesaj oldu.

“ALMANYA VE HOLLANDA’DA BU ARACIN SATIŞINI BEKLEYEN ÇOK İNSAN VAR”
Bilgisayar Teknikeri Adem Örnek açıklamasında, “Avrupa’yı gezimiz sırasında insanlar fazlasıyla ilgili gösterdi. Araçta seyahat ederken bana korna çalanlar, aracım şarjdayken arabanın yanına gelip arabanın markasına bakanlar çok fazla ilgi gördük. Bu arabaya sipariş verip bekleyenler de var. Kimisi bu arabayı önceden biliyor. Aa TOGG diyor. Hatta birçok kişi bu aracı küçük bir şey olduğunu zannetmiş. Fakat bu aracın gerçek görünüşünün büyük olduğunu heybetli olduğunu söyleyen de var. Almanya’da ve Hollanda’da bu aracın satışını bekleyen çok insan var. Aynı şekilde gurbetçiler de bekliyor. Araç şarjdayken gelip inceleyen çok insan oldu. Hepsine bu araç hakkındaki bütün deneyimlerimi oturup tek tek anlattım. Bu konuda çok gurur duydum. Şarjla ilgili hiçbir problem yaşamadım. Orada neredeyse her sokakta şarj var. Şarj noktasında hiçbir problem yaşamadım” diye konuştu.
JUICE JACKING NEDİR?
Mobil cihazınızı, İETT otobüsleri, restoranlar, havaalanları avm’ler gibi ortak kullanıma açık bir şarj istasyonuna taktığınızda, şarj istasyonu kutusundaki USB bağlantı noktası, cihazınıza veya cihazınızdan veri aktarmak için kullanılır. Bu da cihazınıza kötü amaçlı yazılım yüklemek veya cihazınızdan kişisel bilgileri çalmak için kullanılabileceği anlamına gelir.
Bu bilgilerin bazıları; dijital ortamlara giriş bilgileri, kimlik bilgileri, kişi listeleri, foto galeri ve diğer hassas verilerdir. USB üzerinden cihazınızdaki tüm dosyalar kolayca kopyalanabilir. Burada şu yanılgıdan da uzak durmamız gerekir:
Verilerimizi kaptırmak için telefon bir yere bağlanıp saatlerce veya dakikalarca kesintisiz veri aktarımı yapılması gerekmiyor. Telefonu bağladığımızda, saniyeler içinde zararlı bir yazılım telefonumuza yüklenmiş olabilir ve tüm verilerimiz bir başkasının erişimine açılmış olabilir.
JUICE JACKING SALDIRILARININ BURALARDA GERÇEKLEŞME IHTIMALI YÜKSEK:
ORTAK KULLANIMA AÇIK ŞARJ CİHAZLARININ RİSKLERİNDEN KORUNMANIN EN GARANTİ YOLU
YABANCI RİSKLİDİR
Juice Jacking saldırılarının dışında bir çok alanda teknoloji güvenliğinin ihlal edildiğini ve bunun çok ciddi kişisel güvenlik sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Sanlav, telefonlarımızın içinde aslında hiçbirimizin kimlerin olduğunu bilmediğimizi ifade ederken, “bazen indirdiğimiz bir uygulama, bazen bağlandığımız wi-fi, bazen açık unuttuğumuz bluetooth veya NFC (Near Field Communication ve Türkçe ismiyle Yakın Alan İletişimi) bazen de ortak kullanıma açık şarj üniteleri bizler için büyük risk taşıyabilir. Temel prensip ne olduğunu bilmediğimiz her yabancı unsurun risk taşıdığını kabul etmek olmalı” dedi. Sanlav sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Durup dururken kapımızı çalıp “havalar çok sıcak sana içecek buz gibi bir şeyler getirdim” diyen YABANCI birini kapımızı açıp evimize almıyorsak, teknolojik cihazlarımıza da yabancı unsurlar kabul etmemeliyiz. Bu yabancı unsur bazen güvensiz bir uygulama, bazen bedava internet, bazen bedava şarj cihazı kılığında gelebilir.
Aslında şu ana kadar kullandığımız uygulamalar ve yukarıda bahsettiğim yabancı unsurlar vasıtasıyla şu an dahi teknolojik cihazlarımızdaki verilerin kimlerin kullanımında olduğunu da hiçbirimiz bilmiyoruz. O halde foto galerimize, rehberimize, not defterimize, video kamera ve mikrofonumuza, sms’lerimize, whatsapp ve diğer sosyal medya uygulamalarımıza kimlerin eriştiğini veya erişebileceğini bilmediğimiz gerçeğini göz ardı etmeden yaşamaya alışmak zorundayız.
Günümüzde çok sıcak örneklerini yaşadığımız şekilde, galerinizdeki bir mahrem görüntü, rehberinizde olmaması gereken isimler, not defterinizde sakladığınız şifreler ve finansal bilgiler, özel yazışmalar başınıza dert açabilir.
BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR AMA NEDEN?
Peki bizim için tehlike arz eden sadece telefon ve bilgisayarlarımız mı?
İnternet bağlantısı ile uzaktan erişime açık akıllı süpürgeler internet bağlantısı olan televizyonlar ve bu televizyonların entegre kameraları ile mikrofonları, güvenlik kameraları, internet erişimi olan arabalar ile ne gibi risklere maruz kalabileceğimizi düşündünüz mü? Tabii bunun sonunda veri madenciliği, big data ve yapay zekâ öğrenmesi gibi konuları da açmak lazım.”

ZORLU KOŞULLARA DAYANIKLI
IP54 Toza ve Suya Karşı Dayanıklılık özelliğiyle tasarlanan sağlam cihaz, her ortamı güvenle keşfetmenize olanak tanıyor. Sağlam yapısı sayesinde telefon, farklı açılardan yanlışlıkla düştüğünde bile endişe etmenize gerek kalmıyor. Çizilmelere karşı dayanıklı olan telefon uzun vadede şıklığını daima koruyor, böylece günlük işlerinizi endişe duymadan rahatça halledebiliyorsunuz
ÖN VE ARKA KAMERAYLA ULTRA NETLİK
Her açıdan kristal netliğinde görüntüler kayden cihazda 50 MP HD Ana Kamera ve 8 MP Portre Kamera bulunuyor. Telefon, Şık Portre özelliği ile farklı portre modları arasında kolayca geçiş yapmaya imkân tanıyor ve böylelikle içeriklerin kolayca öne çıkmasını sağlıyor.
Süper Gece Algoritmaları ile geliştirilen Süper Gece Modu ise bulanıklığı ve paraziti en aza indirerek gecenin ışıltısını en net şekilde kaydetmenize olanak tanıyor. Her geceyi büyüleyici kılmak ve sosyal medyada daha fazla beğeni almak için Şık Gece Filtrelerine sahip 9 farklı stil arasından seçim yapmanız yeterli oluyor.
Ayrıca bu akıllı telefon sayesinde yüzde 150 daha yüksek ses düzeyiyle kristal netliğindeki seslerin tadını çıkarabilir ve üst düzey ses kalitesiyle film ve müzik keyfinizi yepyeni ve benzersiz bir seviyeye taşıyabilirsiniz.

1 TB GENİŞLETILEBILIR DEPOLAMA ALANI
256 GB depolama alanına sahip vivo Y18, tüm dijital ihtiyaçlarınız için çok daha geniş alan sunan 1 TB genişletilebilir depolama alanı da sunuyor. Cihazın ROM kapasitesini bir mikro SD kart ile artırabilirsiniz.
Ek 8 GB RAM ile 25’ten fazla arka plan uygulamasını zahmetsizce etkin tutabilen ve uygulamalar arasında takılmadan geçiş yapabilen bu akıllı telefon, RAM Tasarrufu özelliği sayesinde 600 MB’ye kadar alan açarak veri dağınıklığını önlüyor ve daha hızlı, sorunsuz bir deneyim sunuyor.
DAHA BÜYÜK PİL DAHA HIZLI ŞARJ
vivo Y18’in 5.000 mAh güçlü pili ile eğlence tüm gün kesintisiz devam ederken 15W şarj kısa sürede güvenli ve hızlı güç sağlıyor. Uzun ömürlü pil ve her zaman kullanıma hazır şarjla tüm gün bitmeyen enerjinin keyfini çıkarabiliyorsunuz.
Ayrıca 40 aylık Pil Sağlığı ve en az 2 büyük Android Güncelleme Garantisi sunan cihaz, 24 Boyutlu Güvenlik Koruması ve Akıllı Şarj Motoru 2.0 sayesinde güvenle şarj edilebiliyor.
Tutkulu müzikseverler için şık ve ikonik tasarımlara sahip ses sistemleri sunan Marshall, iki yeni kulaklık modelini piyasaya sunuyor. 30 saatten fazla çalma süresine sahip kablosuz kulak içi kulaklık modeli Minor IV, geliştirilmiş konforu ve kişiselleştirilebilir dinleme deneyimi ile kullanıcıların beğenisine sunulurken; kulak üstü bluetooth kulaklık Major V ise 100 saatten fazla kablosuz çalma süresi ve sağlam, katlanabilir tasarımıyla dikkat çekiyor.
DENGELENMİŞ BİR SES DENEYİMİ
25 saatlik kusursuz bir ses performansı sunan ve hızlı şarj özelliği bulunan Minor III BT’nin yeni modeli Minor IV, hareket halinde yaşayan herkes için mükemmel bir seçenek. Yüksek kapasiteli şarj kutusu sayesinde 30 saatten fazla kablosuz çalma süresine sahip Minor IV, uzun pil ömrü ile her anınızda size eşlik eder. Ustalıkla dengelenmiş bir ses deneyimi yaşatan Minor IV’ün bu özelliği ile tiz, orta ve bas mükemmel bir uyum içinde bir arada…
Düşük enerji üzerinden ses akışına izin veren yeni bir teknoloji olan Bluetooth LE Audio özelliği, bir yandan video izlerken daha iyi bir bağlantı için akış aralığını artırıyor ve ses senkronizasyonunu geliştiriyor diğer yandan da yüksek ses kalitesi sunuyor. Böylece Minor IV’ün bu en iyi bağlantısı sayesinde hiçbir ritmi kaçırmak mümkün olmuyor.
YÜZDE 90’I GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ PLASTİKTEN OLUŞUYOR
Müzik ve çağrılar için her şeyi tek bir tıklamayla zahmetsizce erişilebilir hale getiren Minor IV, üstün konfora odaklanıyor. Minor IV’ün kulağa doğal uyum sağlayan, suya dayanıklı yeni tasarımı ve deri görünümlü şarj kutusu ile göz dolduruyor. IPX4 sertifikasına sahip olan Minor IV’ü bu özelliği sayesinde yağmur altında yapılan keyifli yürüyüşler sırasında size eşlik eder.
Bluetooth çoklu bağlantı özelliği sayesinde aynı anda birden fazla cihaza da bağlanabilen Minor IV, Minor III’ten farklı olarak ses kontrolüne de sahip. Sürdürülebilir bir yaklaşımla üretilen Minor IV’ün yüzde 90’ı geri dönüştürülmüş plastikten oluşuyor.
TEK ŞARJ İLE GÜNLERCE SÜREN PERFORMANS
Pürüzsüz orta tonları, güçlü tonları ve net tizleri deneyimleme fırsatı sunan Major V kulak üstü bluetooth kulaklık, daha iyi bir bağlantı ve düşük enerji üzerinden ses akışı sağlayan yeni nesil Bluetooth 5.3 LE Audio teknolojisine sahip. Major V 100 saatten fazla kablosuz çalma süresiyle, size en sevdiğiniz müzikleri tek şarj ile günlerce dinleme şansı veriyor. Nereye giderseniz gidin uzun süre dayanacak ve kolayca taşınabilecek şekilde geliştirilen Major V’in katlanabilir tasarımı ile her maceranızda size eşlik eder.
Dahili mikrofonu sayesinde rüzgar gürültüsünü azaltan ve böylece daha kaliteli bir arama yapmanızı sağlayan Major V, aynı zamanda kablosuz şarj özelliğiyle de dikkat çekiyor. Şarj limitini belirleyen pil koruma özelliği, kulaklığın daha uzun süre dayanmasına yardımcı oluyor.
Major V’in M düğmesi ve Marshall Bluetooth uygulaması sayesinde Spotify Tap’a EQ ayarlarına ya da sesli asistana anında erişilebiliyor.
Marshall’ın yeni modelleri Minor IV ve Major V, Haziran ayında tüm online kanallar ve elektronik marketlerde satışa sunulacak.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan Elektrikli Araç ve Şarj Altyapısı Projeksiyonu’na göre, elektrikli araç sayısı hızla artarken şarj noktasının da artması e-mobilite ekosisteminin gelişimi açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Projeksiyonda, Türkiye’de elektrikli araç sayısının artırılması ve şarj altyapısının hızlı bir şekilde ülke genelinde yaygınlaştırılması stratejik bir hedef olarak ele alınıyor.
Bu araçlar, çevre dostu özelliğiyle öne çıkarken toplumsal olarak da benimseniyor.
EPDK’nin projeksiyonunda, elektrikli araç ve şarj altyapısı sayısına ilişkin düşük, orta ve yüksek başlıkları altında 3 senaryoya yer veriliyor.
Bu kapsamda, EPDK’ye göre 2025’te düşük senaryoya göre 202 bin 30, orta senaryoya göre 269 bin 154, yüksek senaryoda 361 bin 893 elektrikli araç sayısına ulaşılacak.
Elektrikli araç sayısında 2030’da düşük senaryoda 776 bin 362, orta senaryoda 1 milyon 321 bin 932 ve yüksek senaryoda 1 milyon 679 bin 600’e ulaşılacak.
2035’te ise elektrikli araç sayısı düşük senaryoda 1 milyon 779 bin 488, orta senaryoda 3 milyon 307 bin 577, yüksek senaryoda ise 4 milyon 214 bin 273’e çıkacak.
Öte yandan, şarj altyapısına yönelik çalışmaların geliştirilmesiyle şarj istasyon ve soket sayılarında da artış bekleniyor.
Şarj soketi sayısı 2025’te düşük senaryoya göre 34 bin 278, orta senaryoya göre 46 bin 70, yüksek senaryoya göre ise 61 bin 897 olarak hesaplanıyor.
2030 öngörülerine göre şarj soket sayısı düşük senaryoda 83 bin 543, orta senaryoda 142 bin 824 ve yüksek senaryoda 181 bin 274 olacak.
Şarj soket sayısının 2035’te ise düşük senaryoya göre 146 bin 916, orta senaryoya göre 273 bin 76, yüksek senaryoya göre ise 347 bin 934 olması bekleniyor.
TÜRKİYE, SOKET BAŞINA DÜŞEN ELEKTRİKLİ ARAÇ SAYISI BAKIMINDAN İYİ DURUMDA
Türkiye’deki elektrikli araç kullanımı, gelişimi ve şarj altyapısına yönelik hazırlanan projeksiyonda elektrikli araçlardan kaynaklı toplam elektrik tüketiminin 2035’te 3,98- 9,39 teravatsaat arasında değişeceği öngörülüyor.
Elektrikli araç ekosisteminin hızla geliştiği ve elektrikli araçların gündelik hayatta çok daha sık görünür hale geldiği bir döneme tanıklık ediliyor.
EPDK’ye göre, elektrikli araç şarj ağı altyapısı, çevre dostu bir ulaşım sisteminin temelini oluşturarak enerji verimliliği ve karbon ayak izi azaltım hedeflerinde kilit bir rol oynuyor.
Ayrıca, Türkiye’de yenilenebilir enerji potansiyelinin yanı sıra gelişmiş enerji altyapısı, elektrikli araçların yaygın kullanımını desteklemek için önemli bir fırsat sunuyor.
Geçen yılbaşında Türkiye’de 14 bin 896 elektrikli araç mevcut iken bugün itibarıyla bu sayı 93 bin 973’e ulaştı.
Öte yandan, EPDK’den lisans alan şarj ağı işletmecileri tarafından yapılan yatırımlar sonucunda, 2023’ün başında Türkiye çapında 3 bin 81 şarj noktası hizmet verirken nisan başı itibarıyla 11 bin 412 yavaş şarj (AC), 5 bin 821 hızlı şarj (DC) olmak üzere toplam 17 bin 233 şarj noktası sayısına ulaşıldı.
EPDK’ye göre bu oran Avrupa ülkelerinde ortalama 13,75 olup Türkiye’de soket başına düşen elektrikli araç sayısı bakımından iyi durumda bulunuyor.
]]>Mevcut durumda şarj üniteleri, akaryakıt istasyonları içinde, sitelerde, hastanelerde ve alışveriş merkezi gibi halka açık alanlarda kullanıcılara hizmet veriyor.
Sitelerde, konut idaresi tarafından başvurusu yapılan şarj üniteleri için izin süreci yaklaşık 1 ay sürüyor.
Kurulumu firmalar tarafından yapılan şarj üniteleri için site yönetimi herhangi bir ücret ödemiyor. Söz konusu yatırımın firmaları maliyeti 50 bin liraya kadar çıkabiliyor.
Kullanıcılar seçtikleri şarj firmalarına ait mobil uygulama üzerinden şarj ünitesi randevusu alma, şarj işlemi, kullanılan elektriğin bedelini ödeme gibi işlemleri gerçekleştirebiliyor.

“SİTE SAKİNLERINE UYGUN FİYATLANDIRMA SUNULUYOR”
Şarj istasyon ağı Voltrun Enerjinin İç Anadolu İş Geliştirme Yöneticisi Naim Eroğlu, AA muhabirine, son dönemde şarj ünitesi taleplerinde artış olduğunu söyledi.
Şarj ünitelerinin kurulumlarının izne tabi olduğunu ve iki aşamadan oluştuğunu anlatan Eroğlu, bu kapsamda elektrik dağıtım firmalarından kurulum yapılabilmesi için “olumlu görüş” raporu alınması ve site yönetiminin genel kurul kararının olması gerektiğini ifade etti.
Eroğlu, enerji dağıtım firmasının onay vermesinden sonra belediyeden alınan yer seçme ve faaliyet belgesi sonrasında şarj ünitesi kurulumunun yapılabildiğini aktardı.
Konut ve siteler gibi zaman kısıntısı olmayan yerlerde “yavaş şarj” olarak tanımlanan AC cihazları kurulduğunu dile getiren Eroğlu, şöyle devam etti:
“AC şarj cihazları, site yönetimlerini zorlayacak maliyetler değil. İki tür maliyetimiz oluyor. Birincisi cihaz maliyeti, ikincisi altyapı maliyeti. Altyapı maliyeti enerjiyi alacağımız sayaçtan, kuracağımız üniteye kadar olan elektriksel cihazları kapsıyor. Bu şarj istasyonlarının elektrikli araç kullanıcıları için iki faydası var.
Zamanla ilgili herhangi bir kısıtlama olmadığı için site sakinleri çok rahat bir şekilde araçlarını şarj edebiliyorlar. İkincisi de konut sitelerine özel fiyat tarifeleriyle ve indirimlerle elektrikli araç kullanıcıları halka açık noktalardaki, dışarıdaki şarj ünitelerine göre daha uygun fiyatlara araçlarını şarj edebiliyor.”
Sukent Sitesi İşletme Müdürü Sibel Yazıcı, son altı ayda site sakinlerinin kullandığı elektrikli araç sayısının 160’a ulaştığını söyledi.
Bu hafta itibarıyla site içindeki elektrikli araç şarj ünite sayısını 9’a çıkaracaklarını belirten Yazıcı, şöyle konuştu:
“Site yönetimi olarak site sakinlerine maliyet yansıtmadık. Bize külfeti yok. Ücretlendirmede ise her şey kayıt altında. Elektrikli araç sahipleri için elektrik kullandığı miktar kayıt altında bulunuyor. Elektrikli aracı olmayan sakinlere ise şarj ünitesi ödeme yükümlülüğü yok. Benim aracım yaklaşık 70 kilovat elektrik ile tam olarak dolabiliyor.
Benzinle doldurduğumuz deponun neredeyse dörtte bir maliyetini sağlıyor. Özellikle şarj ünitesi için çalıştığımız firmada kampanyalar oluyor. Ev ve iş yeri gibi iki nokta belirlenip indirimli elektrik kullanabiliyoruz. Araç tam şarj olduğunda yaklaşık 500 kilometre yol yapabiliyoruz.”

“ŞARJLARDA CİHAZ VE KULLANICI GÜVENLIĞI SAĞLANIYOR”
Paylaşımlı Enerji Ağı Girişimi Beefull’un Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Alper Arın da siteler gibi ortak kullanım olan yerlerde elektrik kaynağı mevcutsa trafodan şarj altyapısının kurulabildiğini, elektrik kaynağı yoksa elektrik dağıtım şirketlerinden destek alınması gerektiğini anlattı.
Arın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Gelir İdaresi Kurumunun da mevzuatlarının takip edildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Öncelikle mottomuz şöyle: ‘Elektrikli araç park etmez, şarj olur.’ Elektrikli araçlar ya evinizde dururken ya da park ederken şarj oluyor ya da yolda giderken bir yerde durup şarj etmeniz gerekiyor. Bunun için iki tip farklı teknoloji geliştirilmiş durumda.
Yavaş şarj denilen AC’ler genellikle 22 kilovata kadar enerji veren cihazlar. Hızlı şarj denilen DC’ler 500 kilovata kadar enerji verebiliyor. Elektrikli şarj istasyonlarını elektrik gücü olan ve güvenlik olarak emin olduğumuz her yerde kurabiliriz. Otobanlar, dinlenme tesisleri, oteller, hastaneler ve açık otoparklar ve kapalı otoparklar olabilir. Birçok site de buna dahil.”
Arın, elektrikli araç kullanıcı alışkanlıklarının fosil yakıt kullanıcılarına göre değişiklik gösterdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Son 100 yıldan beri akaryakıt için istasyona gidiyoruz. Servis alıyoruz. Elektrikli araç kullanıcıları ise şarj cihazı ile baş başa. Kordonunuzu alıp, uygun şarj ünitesini telefon uygulamasından bulup gerekli ayarlamaları yapıp şarj ediyorsunuz. Burada iki tip güvenlik söz konusu olabilir. Güvenlik kameralarının olduğu bölgelerde genellikle bu şarj ünitelerini kurmaya gayret ediyoruz. Cihazın ve kullanıcının güvenliği var.
Sonuçta akaryakıt istasyonlarında görevli oluyor. Bu güvenlik sağlanıyor. Açık alanlarda da kurulum söz konusu. İklim şartları mesela değişiyor. Bu cihazlarda elektrik için kendi otomatik akım roleleri var. Beklenmeyen bir durum olduğunda şarj ünitesi otomatik olarak elektriği kesiyor.
Aracınızda hiçbir şey olmadan direkt olarak elektrik akımını kesiyoruz. Aracın doğru şekilde bağlanmış olması, güvenli şekilde bağlanmış olması, kullanıcının da bilinçli olması bizim için çok önemli.”
“SİTE GENEL KURULUNDA ‘5’TE 4 ÇOĞUNLUK’ SAĞLAMA ŞARTI KURULUMU ZORLAŞTIRIYOR”
Beysu Evleri Sitesi Proje Müdürü Sena Doğan ise sitelerinde 15 elektrikli otomobil bulunduğunu, talebin giderek artması dolayısıyla altyapının geliştirileceğini söyledi.
Sitelerde şarj altyapısı için genel kurul kararı bulunduğunu dile getiren Doğan, “5’te 4 çoğunluk sağlamamız gerekiyor birçok alanda ama çoğunluk kullanmaya başladığı için ikna ettik ama umarım ileride kanunda da bir değişiklik yaparak bizi rahatlatırlar. Yeni araç alacaklar tercihini elektrikli otomobilden yana kullanmaya başladı. Bazen şarj noktasına sürekli araç park eden sakinlerimiz var. Bu alışkanlığı kaldırmak için ‘işgaliye’ denilen uygulamayı yapmak istiyoruz. Şarj ünitesi belirlenenden fazla sürede işgal ediliyorsa, ceza ödenmesi yönünde bir sistem var.” dedi.