Yeni kampanya kapsamında, Vodafone Pay uygulamasından Kolay Paket satın alan kullanıcılar, 250 TL altı Kolay Paket yüklemelerinde yükledikleri tutarın %10’u kadar, 250 TL ve üzeri Kolay Paket yüklemelerinde ise 25 TL nakit iade kazanıyor.
Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Vodafone Pay Kart ile Kolay Paket satın alan kullanıcılar, 150 TL ve üzeri satın alımlarında 2 gün geçerli 2 GB kazanıyor. Kampanya, 31 Temmuz’a kadar geçerli olacak.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:
“Vodafone Pay uygulamamızı her geçen gün geliştiriyoruz. Yeni kampanyamızda, Vodafone Pay uygulamasından ‘Kolay Paket Yükleme’ özelliği ile Kolay Paket satın alan müşterilerimiz nakit iade alıyor.
Ayrıca, Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Vodafone Pay Kart ile Kolay Paket satın alan müşterilerimiz, 150 TL ve üzeri satın alımlarında 2 gün geçerli 2 GB kazanıyor.
Vodafone olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
ÖDÜLLER AĞUSTOS’UN ILK YARISINDA YÜKLENECEK
Kampanya, sadece Vodafone Pay ve Vodafone Yanımda uygulamasına özel olarak tasarlandı. Nakit iade kampanyası sadece Kolay Paket yüklemeleri için geçerli olup, TL yüklemeler kampanyaya dahil bulunmuyor. Kampanya kapsamında kazanılan ödül 1-14 Ağustos tarihleri arasında müşterilerin hesaplarına yüklenecek.
Hediye yüklemeleri yapılan tarihler arasında müşterinin hesabında en az 1 adet Vodafone Pay Kart’ının aktif olması gerekiyor. Kazanılan nakit iade, tüm e-ticaret alışverişlerinde ve fiziksel kart ile mağaza içi harcamalarda kullanılabiliyor.
Aylık bakiye yükleme limiti dolan müşterilere kazandıkları hediye bir sonraki ayın ilk günü yükleniyor.
VODAFONE PAY KART ILE AYDA 700 TL NAKİT İADE
Vodafone Pay uygulaması, içinde Vodafone Pay Kart ve Vodafone Cüzdanım olmak üzere 2 ayrı ödeme yöntemi bulunduruyor. Vodafone Pay Kart, kredi kartı kullanmayı tercih etmeyen ve yüklediği kadar harcamak isteyen kullanıcıların tercih ettiği bir ön ödemeli kart olup, fiziksel ve sanal kart olarak kullanılabiliyor.
Ücretsiz oluşturulan Vodafone Pay Sanal Kart ile kullanıcılar yükledikleri kadar harcama yapıyor, kartlarına bakiye yükleyerek kampanyalardan faydalanabiliyor, harcadıkça nakit hediye kazanabiliyor. Vodafone bayilerinden temin edilebilen Vodafone Pay Fiziksel Kart ise hem yurtiçi hem yurtdışı tüm alışverişlerde geçerli oluyor.
Vodafone Pay’in harcadıkça kazandıran dünyasından faydalanmak için Vodafone’lu olmak gerekmiyor. Kullanıcılar, Vodafone Pay Kart ile tüm kampanyalardan faydalanarak ayda 700 TL nakit iade kazanabiliyor.
VODAFONE CÜZDANIM NAKİT HEDİYE KAZANDIRIYOR
Yüklenen para kadar harcama yapılabilen mobil cüzdan uygulaması Vodafone Cüzdanım ise para yükledikçe harcanan ve kampanyalardan yararlanarak nakit hediye kazandıran bir ödeme çözümü.
Vodafone Cüzdanım ile Kolay Paket ve Cep TL yüklenebiliyor, tüm faturalar ödenebiliyor, İstanbulkart’a yükleme yapılabiliyor ve Her Şey Yanımda’da alışveriş yapılabiliyor.
İnternetin gücünden yararlanarak, acentelerin hedef kitlesine daha geniş bir alanda ulaşabileceğini söyleyen Monopoli Sigorta CEO’su ve Kurucu Ortağı Erol Esentürk: “Sigortacılık her alanı ve her basamağı ile hızlı bir dijitalleşme dalgası içerisinde… Aslında bu konuyu ikiye ayırmak gerekiyor diye düşünüyorum. Bir satış sürecinin dijitalleşmesi, bir de operasyonel sürecin yani teknik sürecin dijitalleşmesi şeklinde bakmalıyız.
Zaten arka tarafta teknik ve operasyonel süreçlerin dijitalleşmesi, eski ekranların değişmesi, yazılım şirketlerinin modernleşmesi ve web tabanlı hale gelmesi yıllardır sigorta şirketlerinden başlamak kaydıyla aktif bir şekilde devam ediyor. Bu tabii sigorta ekranlarını sıkça kullanan sigorta acentelerinin ve sigorta aracılarının vermiş olduğu hizmet kalitesini arttıran, müşteri odaklı hale getiren, teklif verme hızını arttıran ve ekranları kolaylaştırıp hızlandıran, müşteriyle iletişimi kolaylaştıran altyapısal bir gelişim ve değişim.
Bu devinimin, teknolojinin de ilerlemesi ve yapay zekanın da bu süreçlerin içerisine dahil olmasıyla yıllar boyu süreceği kanaatindeyiz. Bunun yanında bir de dijitalleşen yeni dünya düzeni içerisinde bir taraftan da satışın dijitalleşmesi süreci var. Bu da esasında uzun sürelerdir denendi ve denenmeye devam ediyor. Bu alanlara girmiş olan veya girmeye çalışan sigorta şirketlerinin yanı sıra büyük brokerlar, fiyat karşılaştırma siteleri, orta ölçekli aracılar gibi gün geçtikçe sayıları artmakta. Ama 2023 verilerine bakıldığında çok net bir şekilde görülüyor ki Türkiye’de sigortacılık satış tarafında ağırlıklı olarak halen geleneksel kanallar tarafından gerçekleştirilmiş.
Satışın yüzde 60’a yakını acente kanalından yüzde 14’ü gibi genel olarak broker kanalından geliyor. Dolayısıyla aslında Türkiye’deki sigorta satın alan kesim halen poliçesini satın alırken güvendiği, inandığı, yıllardır çalıştığı, zaman içerisinde hasar noktasında destek aldığı kişilerle konuşarak, onlara danışarak poliçelerini gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar gibi gözüküyor.
Ancak öyle tahmin ediyoruz ki bu, zaman içerisinde değişkenlik gösterecektir. Zorunlu ürünler; Trafik, DASK ve bireysel ürünlerle başlamak kaydıyla bu değişimin zaman içerisinde yavaş da olsa bir noktalara gelebileceği düşüncesindeyiz” dedi ve ekledi: “Dijital Sigortacılığın esasında sigorta aracılarına gerçek anlamda tehdit boyutunda bir rakip olacağını düşünmüyorum. Çünkü geleneksel kanallarla poliçe satın almak isteyen kesimle internet üzerinden poliçe satın almak isteyen kesim arasında bir fark olduğu düşüncesindeyim.
Öncelikle bir jenerasyon farkı var, dolayısıyla bu gerçek anlamda bir tehdit oluşturmayacaktır. Tam tersi sektörün gelişmesine, derinleşmesine, bugüne kadar sigortaya dokunmamış sigorta satın almamış yeni jenerasyonun daha kolay bir şekilde sektöre giriş yapmasına ve sigortalılık oranının artmasına katkıda bulunabileceği inancındayım.”
YAPAY ZEKADAN DESTEK ALMAK OPERASYON YÜKÜNÜ HAFİFLETİYOR
Esentürk, “Monopoli Sigorta olarak kendi iş süreçlerimizi dijitalleşen sigortacılığa nasıl uyumlandırmalıyız diye son iki üç yıldır ciddi anlamda bu alanda çalışmalar yürütüyoruz ve yatırım yapıyoruz. Web sitemizin yenilenmesi ile birlikte 2024 yılı Ocak ayı itibari ile internet üzerinden satışımız da başladı. Halihazırda 32 tane sigorta şirketi ile çalışıyor 100 bine yakın sigortalıya hizmet veriyoruz.
Bu pozisyonda bir firma olduğumuz için ve sektörde bulunan tüm ürünlerle sigortalılarımıza bu hizmeti veriyor olduğumuz için burada ciddi bir operasyonel süreç söz konusu. Bu operasyonel süreç ve satış süreçleri 150’nin üzerindeki personelimiz tarafından yönetiliyor.
Monopoli Sigorta‘da bu süreçlerimizi kolaylaştırmak, olabildiğince dijital hale getirmek ve arka tarafta yapay zekadan destek almak bizim operasyon yükümüzü hafifletiyor, hata payımızı azaltıyor ve müşteri hizmet hızımızı arttırıyor. Bu noktada da iş birliği yaptığımız çözüm ortaklarımız var.
Teklif sunumlarının hazırlanması, içerikleri ile beraber müşterilerimize sunulabilir pozisyonda kullanılabilmesi belli bir süredir yürütülen çalışmalar doğrultusunda büyük ölçüde robot yazılımlar kullanılarak yapılabilir durumda. Bu da az önce de bahsettiğim gibi hem hata payını azaltıyor hem müşteriye verilen hizmet hızını arttırıyor. Günün sonunda müşteri memnuniyetine olumlu yansıyor. Bu konu son dönemler içerisinde, bizim ciddi yatırım yaptığımız önem verdiğimiz ve odağımıza aldığımız noktalardan bir tanesi oldu” diye açıklamada bulundu.
Temel olarak uzun bir süredir aynı zeminde buluşamayan Ankara-Washington hattında bazı hamleler ‘güven artırıcı adım’ olarak kabul ediliyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake açıklayana kadar kimse Türkiye’den bir firmanın Teksas’ta üretilecek 155 mm obüs mühimmatı için üç yeni hat kurduğunu bilmiyordu.
Söz konusu açıklamanın ardından en çok merak edilen konulardan biri de ABD’nin neden bu hat için Ankara’nın kapısını çaldığı meselesi oldu. Bu sorunun cevabına geleceğiz ancak daha öncesinde Washington’un ne amaçla böyle bir hat kurduğu meselesine değinmek gerekiyor.

UKRAYNA’YA YÜZ BİNLERCE TOP MERMİSİ GELDİ
Geçtiğimiz yılın hem şubat hem de haziran aylarında uluslararası medyaya konuyla ilgili iki ayrı çalışma yansıdı. İlk çalışmaya göre Ukrayna, Rusya’ya karşı çok ciddi sayılarda obüs mühimmatı kullanıyordu. Öyle ki Kiev yönetimi, 6 aylık süreçte sadece ABD’den 800 binin üzerinde 155 mm obüs mühimmatı teslim almıştı.
Ancak o dönemde gerek Ukrayna gerek Avrupa Birliğiyetkilileri tarafından yapılan açıklamalar bu baş döndürücü rakamlara rağmen yeterli sayıda mühimmat olmadığı ve desteğin kesilmesi halinde Ukrayna’nın bu savaşı kaybedeceği yönündeydi.
Burada AB için de küçük bir parantez açmak gerek. Birlik ilk açıklamasında Ukrayna’ya 2024 yılı mart ayına kadar 1 milyon top mermisi göndereceğini taahhüt etmişti. Raporlara göre AB’nin bugüne kadar yolladığı rakam net olmamakla birlikte kimi kaynaklarda 300 bin civarında.

AB DIŞINDAN SATIN ALIM REDDEDİLDİ
AB ülkelerinin üretim kapasiteleri göz önüne alındığında söz verilen 1 milyon top mermisinin Mart 2024’e kadar gönderilemeyeceği net. Ancak burada AB tarafının süreç içinde savrulduğu durum dikkate değer.
Örneğin ‘1 milyon top mermisi sözümüzü tutamazsak o zaman AB dışından satın alım yolu açılır’ demişlerdi. Ancak Fransa, Güney Kıbrıs ve Yunanistan, AB dışından bir satın alım kararını engellemek için ortak hareket etme noktasında anlaştı.
Hatta Yunan basınına yansıyan iddialara göre, geçtiğimiz günlerde düzenlenen AB Siyaset ve Güvenlik Komitesi toplantısında Ukrayna’nın ihtiyacı olan insansız hava araçları ve top mermileri gündeme geldi. Ancak üç ülke, her iki konuda da AB tarafından finanse edilecek ve büyük ihtimalle Türkiye’den tedarik edilecek bu satın alımları veto etti.

ABD’NIN STOKLARI SU GİBİ ERİYOR
Madalyonun diğer yüzünde bulunan ABD’nin de obüs mühimmatı konusunda eli çok rahat değil.
Geçtiğimiz yılın mart ayında bu konuyu yüksek sesle dile getiren ABD’li yetkililer temel olarak ülkedeki top mermisi üretiminin çok az olduğunu, buna karşın özellikle Ukrayna’ya gönderilenler nedeniyle çok hızlı bir tüketimle karşı karşı kaldıklarını söylemişti.
Haliyle bu durum hem Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülebilmesi hem de ABD’nin kendi stoklarının dolu olması adına kritik bir noktaya evrildi. İşte Washington yönetimi bu nedenle bir karar verdi ve Teksas’ta bulunan fabrikada 155 mm obüs mühimmatı üretilmesi için üç yeni hat satın aldı.
ABD OBÜS MÜHIMMATİ İÇİN NEDEN TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETTİ?
Bu sorunun yanıtı nereden baktığınıza bağlı olarak değişmekle beraber burada birincil sebebin ticari olduğu sır değil. Sonuç olarak ABD’nin bir ihtiyacı vardı ve bunu NATO standartlarında yapabilecek ülkeler belliydi. Türkiye hem standartlar hem de daha az maliyete bu işi üstlenebilecek merkez olarak öne çıktı.
Savunma sanayii sektörü bu satışla ciddi bir döviz girdisi kazandı evet ama işin bir de siyasi boyutu var. Özellikle Temmuz 2016’dan bu yana Ankara-Washington arasında ciddi bir güven bunalımı yaşandığı biliniyor. Sonuç olarak iki ülke de diyalog zemininden uzaklaşmıştı.
Ancak son dönemlerde, savunma sanayiinin taşıyıcı kolon olduğu yeni bir süreç inşa edildi. Sektöre yakın kimi isimlere göre ABD’nin obüs mühimmatı için Türkiye’yi tercih etmesinde ekonomik sebepler baskın olabilir. Ancak başkentler arasında artan görüşme trafiğinin bir yansıması olarak Türkiye’de karar kılınmış olma ihtimali de göz ardı edilmemeli.
Teksas’da üretilecek obüs mühimmatının Ukrayna’ya gönderilip gönderilmeyeceği ya da tam olarak nerede kullanılacağını şimdiden kestirmek zor. Ancak kesin olarak bildiğimiz şey, Büyükelçi Flakes’in söylediği üzere ABD-Türkiye savunma ortaklığı sayesinde Amerika’da üretilen 155 mm’lik mermilerin yaklaşık yüzde 30’unun Teksas’taki bu fabrikadan geleceği…