Savunma Sanayi – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 29 Jul 2024 22:24:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye’de geliştirildi! Dünyada bir ilk: Trafikte ‘Trafidar’ dönemi başlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyede-gelistirildi-dunyada-bir-ilk-trafikte-trafidar-donemi-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyede-gelistirildi-dunyada-bir-ilk-trafikte-trafidar-donemi-basliyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 22:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16792 İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanılacak olan trafik radar sistemi Trafidar, Cube Incubation’da geliştirildi.

Teknopark İstanbul açıklamasına göre, teknopark bünyesinde yer alan kuluçka merkezi Cube Incubation’da, Türkiye için farklı alanlarda stratejik öneme sahip birçok proje geliştiriliyor.

2014’te Cube Incubation’da faaliyetlerine başlayan Radarsan, bu girişimler arasında yer alıyor. Radarsan’ın kurucu ortakları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın davetiyle yurt dışındaki profesyonel işlerini bırakarak Teknopark İstanbul’da, uzaktan algılama teknolojileri konusunda uzmanlaşmış bir yüksek teknoloji girişimi olan Radarsan’ı kurdu.

Radarsan’ın ana faaliyet alanını; sensör füzyonu, radar ve yapay zeka projeleri oluşturuyor. Şirket ayrıca katma değerli, ihracata yönelik AR-GE projeleri üzerine çalışıyor.

Teknopark İstanbul’un AR-GE ve İnovasyon Destek Programı’ndan yararlanan Radarsan, 2022’de Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı kuruluşu olan Savunma Sanayi Teknolojileri (SSTEK) AŞ tarafından geliştirdiği yüksek teknolojiler ile yatırım yapılmaya değer görülerek iştirak oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Radarsan Genel Müdürü Serhat Doğan, yerli ve milli imkanlarla tasarladıkları dünyanın ilk doğuştan yapay zeka tabanlı trafik radar sistemi olan Trafidar’ın odak ürünleri olduğunu belirtti.

Trafidar’ın, Radarsan’ın 10 yıllık AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiği yapay zeka platformunun en önemli ürünlerinden biri olarak öne çıktığını aktaran Doğan, “Trafidar, Savunma Sanayii Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı ortak projelendirilmesi çerçevesinde sahadaki kullanıcı ihtiyacına binaen geliştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanılacak olan bu sistem, teknik istekler dokümanı ile tanımlanan yüksek doğruluk oranlarıyla karayollarında gece-gündüz ve hava koşullarından bağımsız olarak dört şeride kadar olan araçların hızını, plakasını, markasını, modelini, tipini, konumunu ve rengini tespit ederek PolNet’e iletiyor.” ifadesini kullandı.

MANPRO, TERÖRLE MÜCADELE, İSTİHBARAT, KAÇAKÇILIK VE ORGANİZE SUÇLARLA MÜCADELEDE KULLANILIYOR

Doğan, geliştirilen yapay zeka platformunun bir başka stratejik ürününün ManPro olduğunu belirterek, ManPro’nun İHA’ların kırsalda yaptığı fonksiyonun bir benzerini şehir merkezlerinde yaparak terörle mücadele, istihbarat, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede kullanıldığını ifade etti.

Savunma sanayi, otomotiv ve endüstride seri üretim hatlarında dijitalleşme ve kalite kontrol yapan CoVision’ın ise otonom ve uzaktan algılama yöntemleriyle derin öğrenim yapay zeka görüntü işleme teknikleri kullanılarak geliştirildiğini vurgulayan Doğan, şunları kaydetti:

“CoVision, insan gözüyle yapılan tüm kontrolü otonom hale getirerek ölümcül kazalara neden olabilecek üretim kaynaklı hataları önleyerek kalite kontrol süreçlerini hızlandırıyor, maliyetin düşmesini sağlıyor. Dünyanın en iyi üretim sistemi olarak adlandırılan Toyota Üretim Sisteminde 2018 itibarıyla araçların üretim kalitesi CoVision’a emanet. Radarsan, sivil sektörde edindiği bu tecrübeyi halihazırda başladığı savunma sanayi üretimlerine aktararak üretim kaynaklı hataları fabrika içerisinde yakalayarak güvenlik güçlerine sahadaki ihtiyaç durumunda en iyi koşulda çalışan sistemleri göndermeyi hedefliyor.

Ayrıca, yapay zeka tabanlı insandan bağımsız karar metodlarıyla parça özelinde kanıta dayalı izlenebilirlik sistemi kurmayı, projelerdeki en büyük maliyet kalemlerinden biri olan Entegre Lojistik Destek (ELD) maliyetini minimize etmeyi, ihracatta Made in Türkiye algısına kaliteli ürünün müşteriye gitmesini sağlayarak pozitif katkı sağlamayı hedeflemektedir.”

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Fatih Özsoy da Radarsan’ın kurucularının Cumhurbaşkanlığı’nın davetine icabet ederek Türkiye’de çalışmalara başlaması ve Teknopark İstanbul’da büyük başarılara imza atmalarından mutluluk ve gurur duyduklarını belirtti.

Türkiye’nin beyin göçünü önleyecek altyapıları oluşturmada teknoparkların büyük sorumluluklar üstlendiğini aktaran Özsoy, “Bilim ve teknoloji alanında yetişmiş insanlarımızın ülkemizde çalışmalarını rahatlıkla sürdürebilmelerinin sağlanmasını, geleceğe yönelik kritik adımlardan biri olarak görüyoruz. Beyin göçünü tersine çevirmek için gayret gösteriyoruz. Kendileri, çalışmaları ve bu yaklaşımlarıyla başarılı girişimcilerimiz ve gençlerimiz için iyi bir rol model olmaktadır. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni projelerini heyecanla bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyede-gelistirildi-dunyada-bir-ilk-trafikte-trafidar-donemi-basliyor/feed/ 0
Saha EXPO, savunma sanayii için iş potansiyeli yaratıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/saha-expo-savunma-sanayii-icin-is-potansiyeli-yaratiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/saha-expo-savunma-sanayii-icin-is-potansiyeli-yaratiyor/#respond Tue, 11 Jun 2024 01:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12411 SAHA İstanbul Genel Sekreteri Uça, SAHA İstanbul çatısı altındaki komitelere değinerek, Orman Yangınları, Deprem ve Afetler Komitesi’nin (SAHA ODAK) geçen sene 6 Şubat’taki deprem felaketinden sonra kurulduğunu söyledi.

Deprem felaketinden sonra savunma sanayisi için üretilmiş teknolojik ürünlerin arama kurtarma çalışmalarında ve yardım çalışmalarında kullanılmasının kendileri için çıkış noktası olduğunu belirten Uça, “İnsansız hava araçlarından haberleşme sistemlerine, radarlardan insansız kara araçlarına kadar birçok son teknoloji savunma sanayi ürünü bu felaket esnasında kullanıldı. Dolayısıyla sanayimizi nasıl yönlendirebiliriz, yeni ürünleri nasıl geliştirebiliriz, ülkenin ihtiyaçlarını nasıl karşılayabiliriz şeklinde bir arayış içine girdik. Komiteyi de bu şekilde kurguladık.” diye konuştu.

Faaliyete başladıktan sonra önemli etkinliklerinden birinin de AFAD’la bir araya gelmek olduğunu vurgulayan Uça, kısa bir süre içinde AFAD’ın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yol alacaklarını söyledi.

Uça, en önemli faaliyetlerinden birinin de Saha EXPO olduğuna işaret ederek, “Saha EXPO, 2018 yılında başladı ve ilk olarak çok küçük bir alanda gerçekleştirildi. 2020 yılında salgın nedeniyle yapılamadı. 2021 yılında ise 40 bin metrekarelik bir alanda bu fuarı gerçekleştirdik. 2022 yılında fuar alanımız 40 binden 60 bin metrekareye çıktı. Bu sene 22-26 Ekim tarihlerinde düzenlenecek fuarda alanımız 90 bin metrekareye çıkacak.” dedi.

Başbakan düzeyinden bakan düzeyine, Genelkurmay Başkanlarından alt düzey yetkililere kadar geniş bir yelpazede katılımın gerçekleştiğine dikkati çeken Uça, “Amerika Birleşik Devletleri’nden Vietnam’a, Çin’den Kore’ye, Avrupa ve Asya ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar pek çok katılımcı var. 2022 yılında İngiltere Savunma Bakanı fuarımızı ziyaret etmişti. Bu sene de benzer ziyaretçileri bekliyoruz. Resmi heyetleri, özellikle KOBİ seviyesindeki firmalarla buluşturmayı amaçlıyoruz, çünkü KOBİ’lerin üst düzey yetkililere ulaşması normal şartlarda çok kolay değil. Biz burada uygun bir planlamayla heyetleri, ilgilendikleri alanlardaki firmalarla buluşturmayı amaçlıyoruz.” yorumunu yaptı.

Uça, Türkiye’de ilk defa böyle geniş kapsamlı alım heyetlerinin bir savunma sanayi fuarında yer alacağını belirterek, “150 civarında alım heyeti planlıyoruz ve bunlar dünyanın her yerinden gelecek. Fuarımıza katılan firmalara alıcı olabilecek ya da iş birliği yapabilecek firmaları özel çalışmalarla belirleyip fuarımıza getiriyoruz. Bu şekilde firmalarımız için ciddi bir iş potansiyeli yaratmayı planlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“HEMEN HEMEN DÜNYADAKİ HER ÜLKEYE BİR ŞEY SATMIŞIZ”

Saha EXPO’nun sunduğu katkının yansımalarının görüldüğünün altını çizen Uça, “Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakıyorsunuz; 180 ülkeye ihracat yapmışız. Hemen hemen dünyadaki her ülkeye bir şey satmışız. Geçen sene ihracat rakamlarımız 5,5 milyar dolardı. Bu sene mayıs ayı itibarıyla geçen seneki rakamları yaklaşık yüzde 10 aşıyor gibi gözüküyor. Bu trend devam ettiği takdirde bu sene de 6 milyar dolarları rahatlıkla geçebiliriz gibi gözüküyor. Savunma sanayisinde ihracatımızın önü açık ve her sene üzerine koyarak devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

SAVUNMA SANAYİSİ İHRACATINDA KİLOGRAM BAŞINA 65 DOLAR GELİR

Uça, savunma sanayisi ihracatında kilogram başına 65 dolar ortalamasına çıkmayı başardıklarının altını çizerek, “Bu rakam tekstilde veya diğer ürünlerde 6 dolar civarında. İstihdamda verimlilik anlamında da en yüksek noktalara çıktık. Bu rakam, savunma sanayisinde nitelikli bazı ürünlerde kilogram başına 10 bin dolara kadar çıkabiliyor. Dünyada hiç kimsenin üretemediği teknolojileri ve platformları üreten bir sanayiye sahibiz. Bu da bizi bu alanda vazgeçilmez kılıyor ve marka değerimizi ve ihracat rakamlarımızı artırıyor.” dedi.

80 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR

Savunma sanayisinin şu anda 80 bin kişilik istihdama katkı sağladığına değinen Uça, bu alanda çalışan yaklaşık 3 bin firmanın olduğunu söyledi.

Yan sektörlerle beraber bu rakamın çok daha fazla olduğunun altını çizen Uça şöyle devam etti: “Saha İstanbul’un bin 200 tane üyesi var. Bunların yüzde 12-13’ü büyük firmalar ve ana yükleniciler dediğimiz firmalardır. Aşağıdaki yüzde 87’lik kısmı ise KOBİ ve KOBİ üstü seviyesindeki firmalar oluşturuyor. Bu firmalar savunma sanayisinde çalışmanın yanı sıra başka sektörlere de hizmet veriyor. Dolayısıyla, ekosistemi bir bütün olarak düşündüğümüzde rakamlar çok daha yukarılara çıkıyor.”

“10 MİLYAR DOLARLARI İHRACATTA GEÇEBİLMEK İÇİN AZ BİR YOLUMUZ KALDI”

Uça, savunma sanayisinde hedeflerin büyük olduğuna değinerek, “10 milyar dolarları ihracatta geçebilmek için az bir yolumuz kaldı. Bizim de SAHA İstanbul olarak maksadımız bu yükselen trendi firmalarımızla desteklemek ve ekosistemi genişletip geliştirmektir. Hem sayısal hem de nitelik olarak bu firmaların daha verimli, daha kaliteli ürünler üretebilmeleri için onları desteklemek istiyoruz.” dedi.

Kümelenme olarak sadece savunma sanayisi ile ilgilenmediklerinin altını çizen Uça, “Ana odak noktamız savunma sanayisi ama bunun yanı sıra havacılık, sivil havacılık ve uzay konusunda da çalışıyoruz. Türkiye’de bu alanlarda endüstriyel anlamda doğrudan ilgilenip çözümler üretmeye çalışan tek kümeyiz diyebilirim.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/saha-expo-savunma-sanayii-icin-is-potansiyeli-yaratiyor/feed/ 0
Savunma sanayinde Konya Ve TUSAŞ iş birliği güçleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayinde-konya-ve-tusas-is-birligi-gucleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayinde-konya-ve-tusas-is-birligi-gucleniyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 02:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11602 Toplantıda konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, savunma sanayinde Türkiye’nin 4. büyük ihracatçısı olan Konya’nın TUSAŞ’ın projelerine her türlü desteği vermeye hazır olduğunun altını çizdi.

Konya’nın savunma sanayindeki kabiliyetlerinin konuşulduğu ve TUSAŞ’ın tedarik yönteminde tedarikçilerinden neler beklediğinin anlatıldığı ‘TUSAŞ Yan Sanayi Çalıştayı’na Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Zahid Çatlı, Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Özarpa, TUSAŞ Sanayileşme Direktörü Mehmet Şahan ve ekibi ile Konyalı sanayiciler katıldı.

METALE DAYALI SANAYİDE ÖNCÜ ŞEHİR KONYA

InnoPark Konya Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan KSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın makine, otomotiv, döküm, savunma sanayi, araç üstü ekipman gibi metale dayalı pek çok sektörde Türkiye’nin öncü şehirleri arasında yer aldığını söyledi. Konyalı sanayicilerin savunma sanayi sektöründe de önemli başarılara imza attığını kaydeden Başkan Büyükeğen, “Savunma ve havacılık sanayinde, İstanbul, Ankara ve Eskişehir’in ardından ülkemizin 4. büyük ihracatçısıyız. Hem Konya’mızın, hem de ülkemizin savunma sanayinde gösterdiği milli başarılarla gurur duyuyoruz. Hepimizin yüreğini kabartan bu başarılarda, dünyanın 100 büyük savunma sanayi şirketi arasında yer alan TUSAŞ’ın projelerinin payı çok büyük. TUSAŞ’ın geliştirdiği taarruz helikopteri, insansız hava araçları, Milli Muharip Uçağımız KAAN bunlardan sadece birkaçı. Konyalı sanayiciler olarak biz, TUSAŞ’ın bu projelerine ve diğer tüm projelerine her türlü desteği vermeye, TUSAŞ ile yeni iş birlikleri geliştirmeye hazırız” dedi.

Başkan Büyükeğen, Oda olarak sektöre yönelik düzenledikleri iş gezileri, ikili iş görüşmeleri, tedarikçi geliştirme programları ve iki yılda bir yapılan Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları gibi çalışmalara da devam edeceklerini sözlerine ekledi.

“KONYA’DA BİR KÜMELENME OLUŞTURMAK VE KONYA İLE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ”

Başkan Büyükeğen’in konuşmasının ardından söz alan TUSAŞ Sanayileşme Direktörü Mehmet Şahan da, TUSAŞ’ın çalışma alanları hakkında bilgiler verdi. Savunma ve havacılık sanayinin ileri teknoloji üretim isteyen stratejik bir alan olduğuna vurgu yapan Şahan, Konya ile de bu alanda çalışmak istediklerini ve burada bir kümelenme oluşturmak istediklerini ifade etti. Şahan, “TUSAŞ olarak büyümeyi özgün ürünlerimiz ve tedarikçilerimiz ile perçinlemek istiyoruz. Bu savunma ve havacılık sanayi için çok kıymetli. Bunu sürdürülebilir kılmak istiyoruz. Havacılık ve savunma ileri teknoloji üretim isteyen bir alan. Yüksek kalite isteyen işler ve sertifikasyon zorunluluğu var. Biz ülkenin topyekun bu seviyede yer almasını istiyoruz. Bu hem stratejik ürünlerin üretimi hem de istihdam için çok önemli. Bunun için de çeşitli illerde kümelenmeler meydana getiriyoruz. Konya’da da bir kümelenme meydana getirip, çalışmak istiyoruz. Sonunda netice alacağımız bir çalışma meydana gelir diye ümit ediyorum. Sanayicilerimiz ne kadar arzulu olursa, burada ciddi bir kümelenme meydana getiririz” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından TUSAŞ uzmanları tarafından tedarik süreçlerine yönelik bilgilendirmeler gerçekleştirildi ve Konyalı sanayiciler ile ikili görüşmeler yapıldı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayinde-konya-ve-tusas-is-birligi-gucleniyor/feed/ 0
Türkiye’nin ilk ve tek ana yurt güvenliği fuarı SEDEC başladı https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-ana-yurt-guvenligi-fuari-sedec-basladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-ana-yurt-guvenligi-fuari-sedec-basladi/#respond Tue, 21 May 2024 23:36:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11121 Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu ve 23 Mayıs’a kadar sürecek SEDEC 2024, Ankara ATO Congresium’da başladı.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Celal Sami Tüfekci, açılışta yaptığı konuşmada, askeri teknolojilerle sivil teknolojiler arasındaki ilişkiye dikkati çekerek, birinci ve ikinci dünya savaşlarında uçak ve jet motorları geliştirildiğini ve çok geçmeden de dünya genelinde sivil hava taşımacılığının yaygınlaştığını söyledi.

Bugün küresel şirketlerin teknolojiye büyük yatırımlar yaptığını belirten Tüfekci, “Meydana gelen bu durum, savunma sektörünü sivil dünyadaki gelişmeleri de yakından takip etmeye itmektedir. Bu sebeple eskiden askeri alanda meydana gelen gelişmeler, sivil hayatta kullanılan teknolojilere evrilirken günümüzde bu durum biraz daha dengelenmiş ve sivil alandaki gelişmeler askeri alana aktarılmaya başlanmıştır. Bunun en güzel örneğini haberleşme teknolojilerinden olan 5G’de görüyoruz.” dedi.

Tüfekci, savunma sanayisinin Türkiye’nin güvencesi haline geldiğinin altını çizerek, “Modern Türk Silahlı Kuvvetleri oluşturabilmek için teknolojiden büyük oranda faydalanılmalı, diğer gelişmiş ülke orduları, sivil firmalar, üniversiteler ve araştırma kurumları düzenli bir biçimde takip edilmeli. Aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerle ortak çalışmalar gerçekleştirilmelidir.” değerlendirmesini yaptı.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Çağlar Yılmaz da SEDEC’in artık bir marka olduğuna dikkati çekerek, “Türk savunmasının başarısı burada dünyanın gözleri önüne seriliyor. Türkiye gibi jeopolitik olarak önemli konumdaki ülkeler için savunma sanayisi stratejik değere sahip bulunuyor. Savunma sanayinin geliştirdiği teknolojik yenilikler aynı zamanda diğer sektörleri de etkiliyor.” diye konuştu.

“AMACIMIZ DAHA BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE”

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) Genel Sekreteri Oğuz Hamşioğlu da güvenlik ve savunmanın hem Türkiye’nin hem de dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini ifade etti.

Türkiye’nin bölgesel anlamda güçlü bir aktör olarak varlığını sürdürebilmesi için bölgesel gelişmeleri takip etmesi gerektiğini vurgulayan Hamşioğlu, “Hem küresel hem de bölgesel anlamda önemli bir aktörüz. Dünya barışı ve güvenliğine katkıda bulunacak ülkelerin başında geliyoruz. Bizim bu kararlılığımız sektörümüzün gelişimine de yansıyor. 5,5 milyar dolara ulaşan Türkiye’nin savunma sanayi ihracatı potansiyeli önemli bir ölçek olarak karşımızda duruyor. Bu sektör dinamik ve öncü bir sektör. Giderek Türkiye ekonomisinde rolü artıyor. Bu rakamlar sektör açısından yeterli değil. Sonraki yıllarda bu hedeflerin daha ileri götürülmesi hem bizlerin hem de sektördeki bütün firmaların hedefi. Amaç dışa bağımlılığı azaltmak, yerlileşme oranlarını yükseltmek ve daha bağımsız bir Türkiye’dir.”

“ÜNIVERSİTE-SANAYİ-TEKNOPARK İŞBİRLİĞİ MODELİ ÖNEMLİ”

Teknopark Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gültekin, anayurt ve sınır güvenliğinin ulusal egemenliğin sürdürülmesi, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini sağlamak için olmazsa olmaz olduğunu söyledi.

SEDEC’in en yeni teknoloji ve işbirliklerini sunarak global düzeyde farkındalık ve işbirliği yaratmayı amaçladığını aktaran Gültekin, artık güvenlik tehditlerinin askeri ve fiziksel olmanın yanı sıra siber ve hibrit gibi yeni nesil risklerle daha karmaşık hale geldiğini anlattı.

Gültekin, SEDEC’in son teknoloji güvenlik çözümlerini sergilemek ve global güvenlik sorunlarına pratik çözümler sunmak üzere hazırlandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu etkinlikler, ülkemizin savunma güvenlik kapasitesini artıran ve uluslararası alanda ülkemizin itibarını pekiştiren önemli bir araçtır. Ekonomilerin dönüşümünde kritik role sahip olan üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmiş versiyonu olan üniversite-sanayi-teknopark işbirliği modeli önemlidir. Bu model bilgi ve teknolojinin ticarileştirilmesi, yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve ekonomik büyümenin desteklenmesi için önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz genç nüfusa, geniş bir sanayi tabanına ve köklü üniversitelere sahip olup bu işbirliğini güçlendirecek büyük bir potansiyele sahiptir. Bu modelin Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak üniversitelerde uygulanması, bölgelerin kalkınması ve ülkelerin ekonomik büyümesine önemli katkılar sağlayacaktır.”

“TÜRK SAVUNMA SANAYISI BU GİBİ ETKİNLİKLERLE GÜÇLENECEK”

Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Aktaş da savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lere ulaştığını belirterek, bu başarının savunma sanayi projelerinde yerli ana yüklenicilerin tercih edilmesi, sanayileşme yükümlülüklerinin belirlenen stratejiler doğrultusunda kararlılıkla uygulanması ve üniversite-sanayi işbirliğini teşvik eden devlet destekleriyle mümkün olduğunu anlattı.

Aktaş, Türk savunma sanayinin son 20 yılda kat ettiği bu yolun stratejik planlama, devlet destekleri, yerli ve milli teknolojilere yapılan yatırımlar ve inovasyona dayalı bir büyüme modelinin sonucu olduğunu belirterek, “SEDEC kapsamında ortaya çıkacak yeni işbirlikleriyle başarının devam edeceğine ve Türk savunma sanayinin uluslararası arenada bu gibi etkinliklerle daha güçlü konuma geleceğine inanıyorum.” diye konuştu.

SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal da güvenliğin en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, bu meselenin sadece bir ülkenin iç güvenliği meselesi değil küresel istikrar için de önemli bir unsur olduğunu söyledi.

SEDEC kapsamında güvenlik ve teknoloji uzmanlarının bir araya geldiğine dikkati çeken Ünal, etkinlik kapsamında bilgi paylaşımı ve işbirlikleri yapılacağını bildirdi.

Savunma Sanayii Başkanlığı ile Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliğinin desteğiyle organize edilen SEDEC 2024’te, ana yurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik sistemleri ve savunma tedarik zinciri konularında güvenlik sektörünün geleceğine yön veren adımlar atılması bekleniyor.

Etkinlik, aynı zamanda önceden planlanan ikili iş görüşmeleri kapsamında yurt dışındaki orijinal ekipman üreticileri ile birinci ve ikinci seviye tedarikçileri, Türk güvenlik ve savunma sanayisi firmalarıyla buluşturacak. Türk firmalarının, özellikle KOBİ’lerin, yetenekleri ve başarıları, yabancı katılımcılara daha yakından tanıtılacak.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-ana-yurt-guvenligi-fuari-sedec-basladi/feed/ 0
Savunma sanayide 10 milyar dolarlık anlaşma! İmzalar peş peşe geldi https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma-imzalar-pes-pese-geldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma-imzalar-pes-pese-geldi/#respond Thu, 18 Apr 2024 00:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8955 OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) tarafından düzenlenen Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri (ICCDA) etkinliği, ATO Congresium’da başladı. Savunma ve havacılık sektörünün global aktörlerini, ana yüklenici kurum ve kuruluşlarını KOBİ’lerle buluşturan etkinlik kapsamında 3 gün boyunca iş görüşmeleri gerçekleştirilecek.

OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan, etkinliğin açılışında, son dönemde hayata geçirilen projelerle Türk savunma sanayisinin, Cumhuriyet’in 100. yılında önemli bir başarı hikayesi yazdığını söyledi.

Etkinlik kapsamında 50’den fazla ülkeden katılımcılarla KOBİ’leri ve ana sanayi firmaları arasında yeni işbirlikleri kurulmasını amaçladıklarını vurgulayan Yarsan, söz konusu işbirliklerinin sektörün gelişimi açısından önemli olduğuna işaret etti.

“İHRACAT KİLOGRAM DEĞERİMİZ GEÇTİĞİMİZ YIL YÜZDE 14 ARTTI”

Prof. Dr. Haluk Görgün ise savunma sanayinin ihtiyaçlarını karşılamak adına çalışmalara hızla devam ettiklerini belirterek, “Ana ve alt yüklenici firmalarımızdan KOBİ’lere, üniversitelerden AR-GE merkezlerimize kadar büyük bir ekosistem, savunma sanayimizin büyümesi ve gelişmesinde en önemli aktörlerdir.” dedi.

Görgün, Türkiye’nin savunma sanayinde ihracatın her sene artarak devam ettiğini aktararak, son on yılda kara, deniz ve hava savunma ürünlerinden uzaya kadar her alanda geliştirilen ürünlerin hem yurt içi hem de dost ülke ordularının ihtiyaçlarına cevap verdiğini söyledi.

Türkiye’nin, uluslararası alanda rekabetçi ve teknolojik ürünlerle adından övgüyle söz ettiren ülke konumuna geldiğine dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti:

“Kilogram başına ihracat değeri her geçen yıl artmaya devam ediyor. İhracat kilogram değerimiz geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 65 dolar seviyesine ulaştı. Biz sektörümüzün sürdürülebilir büyüme sağlamasını önemsiyoruz. Sektörümüzün büyüdüğünü, ana problemimizin de bu büyümeyi yönetmek olduğunu farkındayız. Bunun için başkanlık olarak, ulusal ve uluslararası sanayileşme etkinliklerine, iş platformlarının oluşturulmasına, etkileşiminin artırılmasına ayrıca özen gösteriyoruz.”

Görgün, bu tür etkinliklerin ülkede bulunan iş ve yatırım fırsatlarının ön plana çıkarılması açısından önemli olduğuna vurgu yaparak, atılan adımların sonuçlarını gördüklerini ve görmeye devam edeceklerini söyledi.

10,2 MİLYAR DOLARLIK YENİ ANLAŞMA

Söz konusu gelişmelerin rakamlara da yansıdığını belirten Görgün, “Geçtiğimiz yılı 5,5 milyar dolarlık ihracat teslimatıyla kapattık ancak 10,2 milyar dolarlık da yeni sözleşme imzaladık. Bu sene de geçen seneden daha büyük rakamlarla şirketlerimizin gayretleriyle dost ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sürdürülebilir bir savunma sanayi işbirliği oluşturma hedefleriyle güven veren işbirliği yaklaşımımızla bunların artacağını şimdiden öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Görgün, etkinliğe 50’den fazla ülkeden yoğun katılım olmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi.

ANKARA SAVUNMA SANAYİİNDE ÜLKENİN LOKOMOTİFİ

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da Ankara’da bir savunma sanayi ekosistemi oluştuğunu ve bu ekosistemi daha ileriye taşımak için kümelenmenin kurulduğunu vurguladı. Bu yapıya ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Aydın, “Türkiye’nin üretim gücü, kaliteli ürün yapma kabiliyetinin oluştuğunu görüyoruz. Bu gücünü tedarik sisteminde daha da artırmak için her türlü çabayı gösterip elimizden geleni yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ise Türk savunma sanayisinin altın çağını yaşadığını vurgulayarak, bu başarıda KOBİ’lerin önemli bir katkısı bulunduğunu söyledi. OSSA’nın KOBİ’lerin sektöre katkısını artırmak için bir dizi çalışma yaptığına işaret eden Baran, etkinliğin yeni iş fırsatlarına kapı aralayacağına inandığını kaydetti.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da savunma ve havacılık sanayisinde son 20 yıldaki en kıymetli işlerden birine imza atıldığını, yüzde 80’lere varan yerlilik oranına ulaşıldığını aktardı.

Savunma sanayi olmadan ekonomik ve siyasi bağımsızlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Ardıç, Ankara’nın savunma ve havacılık sanayisi açısından ülkenin lokomotifi konumunda olduğunun altını çizdi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma-imzalar-pes-pese-geldi/feed/ 0
Savunma sanayide 10 milyar dolarlık anlaşma! https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma/ https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8932 OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) tarafından düzenlenen Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri (ICCDA) etkinliği, ATO Congresium’da başladı. Savunma ve havacılık sektörünün global aktörlerini, ana yüklenici kurum ve kuruluşlarını KOBİ’lerle buluşturan etkinlik kapsamında 3 gün boyunca iş görüşmeleri gerçekleştirilecek.

OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan, etkinliğin açılışında, son dönemde hayata geçirilen projelerle Türk savunma sanayisinin, Cumhuriyet’in 100. yılında önemli bir başarı hikayesi yazdığını söyledi.

Etkinlik kapsamında 50’den fazla ülkeden katılımcılarla KOBİ’leri ve ana sanayi firmaları arasında yeni işbirlikleri kurulmasını amaçladıklarını vurgulayan Yarsan, söz konusu işbirliklerinin sektörün gelişimi açısından önemli olduğuna işaret etti.

“İHRACAT KİLOGRAM DEĞERİMİZ GEÇTİĞİMİZ YIL YÜZDE 14 ARTTI”

Prof. Dr. Haluk Görgün ise savunma sanayinin ihtiyaçlarını karşılamak adına çalışmalara hızla devam ettiklerini belirterek, “Ana ve alt yüklenici firmalarımızdan KOBİ’lere, üniversitelerden AR-GE merkezlerimize kadar büyük bir ekosistem, savunma sanayimizin büyümesi ve gelişmesinde en önemli aktörlerdir.” dedi.

Görgün, Türkiye’nin savunma sanayinde ihracatın her sene artarak devam ettiğini aktararak, son on yılda kara, deniz ve hava savunma ürünlerinden uzaya kadar her alanda geliştirilen ürünlerin hem yurt içi hem de dost ülke ordularının ihtiyaçlarına cevap verdiğini söyledi.

Türkiye’nin, uluslararası alanda rekabetçi ve teknolojik ürünlerle adından övgüyle söz ettiren ülke konumuna geldiğine dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti:

“Kilogram başına ihracat değeri her geçen yıl artmaya devam ediyor. İhracat kilogram değerimiz geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 65 dolar seviyesine ulaştı. Biz sektörümüzün sürdürülebilir büyüme sağlamasını önemsiyoruz. Sektörümüzün büyüdüğünü, ana problemimizin de bu büyümeyi yönetmek olduğunu farkındayız. Bunun için başkanlık olarak, ulusal ve uluslararası sanayileşme etkinliklerine, iş platformlarının oluşturulmasına, etkileşiminin artırılmasına ayrıca özen gösteriyoruz.”

Görgün, bu tür etkinliklerin ülkede bulunan iş ve yatırım fırsatlarının ön plana çıkarılması açısından önemli olduğuna vurgu yaparak, atılan adımların sonuçlarını gördüklerini ve görmeye devam edeceklerini söyledi.

Söz konusu gelişmelerin rakamlara da yansıdığını belirten Görgün, “Geçtiğimiz yılı 5,5 milyar dolarlık ihracat teslimatıyla kapattık ancak 10,2 milyar dolarlık da yeni sözleşme imzaladık. Bu sene de geçen seneden daha büyük rakamlarla şirketlerimizin gayretleriyle dost ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sürdürülebilir bir savunma sanayi işbirliği oluşturma hedefleriyle güven veren işbirliği yaklaşımımızla bunların artacağını şimdiden öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Görgün, etkinliğe 50’den fazla ülkeden yoğun katılım olmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi.

ANKARA SAVUNMA SANAYİİNDE ÜLKENİN LOKOMOTİFİ

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da Ankara’da bir savunma sanayi ekosistemi oluştuğunu ve bu ekosistemi daha ileriye taşımak için kümelenmenin kurulduğunu vurguladı. Bu yapıya ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını belirten Aydın, “Türkiye’nin üretim gücü, kaliteli ürün yapma kabiliyetinin oluştuğunu görüyoruz. Bu gücünü tedarik sisteminde daha da artırmak için her türlü çabayı gösterip elimizden geleni yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ise Türk savunma sanayisinin altın çağını yaşadığını vurgulayarak, bu başarıda KOBİ’lerin önemli bir katkısı bulunduğunu söyledi. OSSA’nın KOBİ’lerin sektöre katkısını artırmak için bir dizi çalışma yaptığına işaret eden Baran, etkinliğin yeni iş fırsatlarına kapı aralayacağına inandığını kaydetti.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da savunma ve havacılık sanayisinde son 20 yıldaki en kıymetli işlerden birine imza atıldığını, yüzde 80’lere varan yerlilik oranına ulaşıldığını aktardı.

Savunma sanayi olmadan ekonomik ve siyasi bağımsızlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Ardıç, Ankara’nın savunma ve havacılık sanayisi açısından ülkenin lokomotifi konumunda olduğunun altını çizdi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/savunma-sanayide-10-milyar-dolarlik-anlasma/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri’nden Türk savunma sanayine övgü https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6578
  • Stoltenberg, “çok değerli bir müttefik” olarak nitelediği Türkiye’nin, İttifak’a savunma sanayisi alanında sunduğu katkıya dikkati çekerek, “Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum.” dedi.
  • NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’ya katılmasının 72. yılını kutlayan Türkiye’nin İttifak’a sunduğu katkıları, Türk savunma sanayisinin NATO’nun mevcut ve gelecekteki imkan ve kabiliyetlerindeki yerini, Avrupa Birliği’nin (AB) kendi savunma stratejisini geliştirirken attığı adımların NATO çatısı altında yürütülen faaliyetler nezdinde bir ikilem oluşturup oluşturmadığını AA’ya değerlendirdi.

    Eski Norveç Başbakanı olan Stoltenberg, 32 üyesi bulunan İttifak’ın genel sekreterliği görevini 1 Ekim 2014’ten bu yana sürdürüyor. Stoltenberg’in görev süresi daha önce 4 kez uzatıldı. Geçen yıl temmuzda yapılan son uzatma, 1 Ekim’de sona erecek.

    NATO kariyerinde yaklaşık 10 yılı geride bırakan Stoltenberg, İttifak’a yeni genel sekreter arayışında kendisinin yer almayacağını, göreve yeniden talip olmayacağını belirtti.

    Stoltenberg, Türkiye’nin 72 yıllık NATO üyeliğinde tanık olduğu 10 yılda, müttefik liderlerle kurduğu yakın işbirliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yürüttükleri çalışmaları da AA’ya anlattı.

    “Türkiye’nin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabası önemli”

    Sayın Genel Sekreter, Anadolu Ajansını (AA) NATO karargahında ağırladığınız için çok teşekkür ederim. Türkiye’nin çok önemli bir ülke olarak 10 yıllardır kolektif güvenlik ve bölgesel istikrara katkıda bulunduğunu birçok kez ifade ettiniz. Bu yıl Türkiye, NATO’ya katılımının 72. yılını kutluyor. İttifak’a yaklaşık 10 yıl hizmet etmiş bir NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye’nin NATO’ya katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

    Türkiye, önemli ve çok değerli bir NATO müttefikidir. Sizler (Türkiye) 72 yıldır bu İttifak’ın üyesisiniz. Daha geçen ay (Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 72.) yıl dönümünü kutladık. Türkiye, ortak güvenliğimize, ortak savunmamıza pek çok farklı şekilde katkıda bulundu. Türkiye, İttifak’ın en büyük 2’nci ordusuna, iyi eğitimli ve donanımlı askeri güçlere sahiptir. Kosova ve Irak dahil NATO misyonlarına ve operasyonlarına katılıyorsunuz. Bununla da kalmıyor, Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin yanı sıra Karadeniz ve kuzeyde de Rusya ile sınırı olan coğrafi stratejik konumu elbette tüm İttifak için önemli. Türkiye terörle mücadelede, özellikle de IŞİD’le mücadelede önemli rol oynamaktadır. NATO müttefikleri ve hepimiz terörle mücadeleye yardımcı olmak için Türkiye’deki altyapı üslerini kullandık. Dolayısıyla İttifak’ın kilit bir müttefik olmaya devam etmesini desteklemek için Türkiye’nin sarf ettiği tüm çabaları takdirle karşılıyorum.

    “Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’da savunma sanayi üretiminin artırılmasına ilişkin ihtiyacın en fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz” demek, sanırım yanlış olmaz. Türkiye, artan askeri caydırıcılık kabiliyetiyle bu alanda önde gelen müttefiklerden biri haline geldi. Ülke, 10 yıl içinde 9 yerli uçak geliştirdi. Bunlara son örnek, beşinci nesil savaş uçağı KAAN oldu. Savaş uçağı KAAN ve Türk savunma sanayisinin bugünün ve geleceğin NATO’sundaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Savunma sanayisi çok önemli. Ukrayna’daki savaş, güçlü savunma sanayisine sahip olmanın önemini ortaya koydu. Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum. (Bayraktarlar) Ukraynalılar için kendi ülkelerini savunmada önemli rol oynadılar.

    Türk savunma sanayisi ile İttifak’ın diğer ülkelerinin savunma sanayisi arasında daha fazla işbirliği yapılacağına dair yakın zamanda yapılan duyuruları da memnuniyetle karşılıyorum. Ayrıca ABD’nin artık daha fazla F16’yı yenileyecek ve teslim edecek olması, Kanada ve Türkiye’nin Bayraktar insansız hava araçları ve insansız hava araçlarının Kanada tarafından teslim edilen parçalarına ilişkin çalışması ya da örneğin; İsveç ve Türkiye’nin savunma sanayisi projelerini geliştirmek için birlikte daha yakın çalışacağını duyurması memnuniyet vericidir. Bunlar, Türkiye’nin bir müttefik olarak bireysel şekilde yaptıklarıdır. Ancak bunun da ötesinde asıl önemli olan, Türkiye’nin askeri kabiliyetler geliştirme ve üretmede tüm müttefiklerle birlikte çalışıyor olmasıdır.

    “NATO müttefikleri kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmamalı”

    Türkiye, müttefikler arasındaki savunma ticareti kısıtlamalarının kaldırılması konusunu sık sık gündeme getiriyor. Bu konudaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    NATO müttefiklerinin kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaması gerektiğine kuvvetle inanıyorum. Birbirimizi koruyacağımıza, savunacağımıza ve eninde sonunda birbirimiz için öleceğimize söz verdiğimiz bir İttifak’ın içindeyiz. Elbette birbirimiz arasında savunma teçhizatı ticareti de yapabilmeliyiz. Vilnius’taki NATO Zirvesi’nde müttefiklerin savunma teçhizatı ticaretinin önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettiği çok güçlü bir açıklama yaptık, karar aldık. Ayrıca F16’lar ve Türkiye’nin diğer NATO müttefiklerinden satın aldığı önemli kabiliyet ve ekipman örneklerinde görüldüğü gibi, müttefiklerin artık Türkiye ile daha fazla ticaret yaptığını görmek de memnuniyet verici.

    “Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz”

    AB’nin savunma sanayisi yeteneklerini geliştirmeye yönelik yeni stratejileri hakkında bir sorum var. Bu alandaki üretimin ve tedarikin, AB üyeleri içinde olmasını teşvik eden “Avrupalı olanı al” şeklinde bir strateji oluştu. Bu ülkelerin çoğunun aynı zamanda NATO üyesi olduğunu göz önünde bulundurursak; NATO çatısı dışına çıkılarak atılan ve ABD, İngiltere ve Türkiye gibi savunma sanayisi devlerini dışarıda bıraktıkları izlenimini veren bu adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bence AB ve NATO müttefiklerinin savunma alanında daha fazla çaba sarf etmeleri önemli. Örneğin; savunma harcamalarının artırılması, savunma alanındaki çabaların anlamlı şekilde çoğalması için bir ön koşuldur. NATO, yıllardır Avrupalı müttefiklerine savunma alanında daha fazla harcama yapmaları çağrısında bulunuyordu ve şimdi daha fazla harcama yapıyorlar, bu iyi bir şey. AB’nin Avrupa savunma sanayisindeki parçalanmışlığın üstesinden gelmek için daha fazla çaba ortaya koyması da iyi bir şey. Elbette AB’nin yaratıcılığı, gelişimi ya da yeni kabiliyetleri teşvik etmek için yaptığı her şey iyidir.

    İyi olmayan şey; NATO’nun çabalarını mükerrer kılmak, rekabet etmek ve üst üste bindirmektir. Örneğin; iş müttefiklerimizin neye yatırım yapacaklarına karar vermesi ve kabiliyet hedeflerinin belirlenmesine geldiğinde, bu NATO’nun temel sorumluluğudur. Savunma planlamasının bir parçasıdır. Çünkü doğru bir kolektif savunma, savaş alanında da birbirini tamamlayan unsurlara dayanmak zorundadır. Dolayısıyla NATO’nun savunma planlaması, her bir müttefik için belirli kabiliyet hedefleri belirlemek, NATO’nun işidir.

    NATO içinde elbette iki kanatlı savunma planlama süreçlerimiz olamaz. Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz. Yani iki hedef birden olamaz. NATO’nun temel kabiliyeti, standartlar da NATO’nun belirlediği bir şey olmalıdır. NATO müttefikleri arasında yeni bariyerler kurmak, kolektif savunmayı güçlendirme çabalarımızı baltalayacaktır. Çünkü yeni engeller fiyatları artıracak, kaliteyi düşürecek ve yaratıcılığın önüne geçecektir. Bu nedenle elbette İngiltere, Kanada, ABD, Türkiye veya Norveç gibi AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayan bir transatlantik savunma sanayisi ekosistemine inanıyorum.​​​​​​​ Bu çabalar için tek platform NATO olmalı çünkü AB üyesi NATO müttefikleri, NATO’nun savunma harcamalarına ayırdığı payın yüzde 20’sini temsil etmektedir. NATO’nun savunma harcamaları bütçesinin yüzde 80’i AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinden gelmektedir. Bu nedenle aralarında engeller yaratmaya değil, elbette tüm ailenin ve yüzde 100’ünün birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.

    “(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum”

    Şimdiden bir veda mesajı vermek için erken olduğunu biliyorum, NATO’yu Washington’da düzenlenecek zirveye hazırlıyorsunuz. Ancak geriye dönüp yaklaşık 10 yıllık Genel Sekreterlik döneminize baktığınızda görev sürenizin en göze çarpan kısmı neydi? NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız gibi bir durum söz konusu mu?

    IŞİD’in Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdiği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği ve elbette NATO’nun müttefiklerini bir arada tutarak önemini her zamankinden daha fazla kanıtladığı, güvenliğimiz açısından çok önemli bir dönemde tarihin en başarılı ittifakında görev yapmak benim için bir ayrıcalıktı. Böyle bir dönemde Genel Sekreterlik yapmak benim için çok anlamlı.

    Müttefik liderlerle kurduğum yakın işbirliğini de çok kıymetli görüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllar boyunca geliştirdiğim dostluk ve işbirliğini de değerli buluyorum. Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum. Kendisiyle terörle mücadele, ortak savunmamızın güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya destek dahil pek çok farklı alanda çalışma imkanı buldum.

    “(NATO Genel Sekreterliği için) Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim”

    NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız söz konusu mu?

    Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim. NATO’da pek çok karardan ben sorumluyum ama halefimi seçmek gibi bir sorumluluğum yok. Müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağına eminim.

    Peki, adaylara mesajınız nedir?

    Adaylara bir mesaj verme konusunda çok dikkatli davranıyorum. Çünkü bu sürecin bir parçası değilim ama müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağından eminim.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/nato-genel-sekreterinden-turk-savunma-sanayine-ovgu/feed/ 0
    Kabine toplantısı sona erdi! Başkan Erdoğan’dan emeklilere ve çalışanlara mesaj https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-calisanlara-mesaj/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-calisanlara-mesaj/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:48:19 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5596 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki basına kapalı toplantı, yaklaşık 2 saat 30 dakika sürdü.

    Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. 

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    BM ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Bu vesileyle devlet başkanının yanı sıra diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşmelerimiz oldu. Dubai ziyaretimiz ardından Sayın Sisi ile görüşmeler gerçekleştirdik. Burada da ticaret ve savunma başta olmak üzere özellikle Filistin meselesini etraflıca konuştuk. Gazze’deki katliamı durdurmak amacıyla atabileceğimiz ortak adımları ele aldık.

    MAHMUD ABBAS TÜRKİYE’YE GELİYOR

    Yarın Mahmud Abbas’ı ülkemizde ağırlayacağız. Mısır ziyaretimizin ardından bir Karadeniz programı yaptık. Karadeniz her zaman olduğu gibi bu ziyaretlerimizde de bizi kucakladı. İlham Aliyev kazandığı seçimin hemen ardından ilk resmi ziyaretini ülkemize gerçekleştirdi. Arnavutluk Cumhurbaşkanı Edi Rama’yı ve heyetini ağırladık.

    Gittiğimiz her şehirde vatandaşlarımızın sevgisiyle karşılaşmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Tüm kardeşlerime buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Sirkeci – Kazlıçeşme raylı sistemi ve yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesini hizmete açtık.

    ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU

    Bu sene 3. düzenlenen formumuza 148 ülkeden yaklaşık 4 bin 700 kişi katıldı. Forum kapsamında 11 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldik. İkili konularımızın yanı sıra en önemli gündem maddemiz Gazze ve Filistin’di. Türkiye’nin başarılarının dünyanın farklı köşelerinde ilgiyle karşılandığını bir kez daha görmüş olduk. Antalya ve Muğla mitinglerimizde yine vatandaşlarımızla buluştuk.

    50 ŞEHİRDE VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞACAĞIZ

    Aday tanıtımlarından başlayarak seçim gününe kadar yaklaşık 50 şehrimizde vatandaşlarımızla buluşmayı hedefliyoruz. Bakanlıklarımız ve kurumlarımız 31 Mart seçimlerinin huzur ve güven içinde gerçekleştirilmesi için gereken hazırlıkları yaptılar. Seçim takviminin en sağlıklı biçimde işletilmesi bizim görevimizdir. 31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız.

    200 BİN KONUTU TESLİM EDECEĞİZ

    Yerleşim yerlerimizi yıkıntılardan önemli ölçüde temizleyerek hayatın normal ritmine kavuşması için çalışmayı sürdürüyoruz. 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Bu rakamı 75 bine çıkarıyoruz. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceğiz. Kendi evini yapmak isteyenlere her türlü kolaylığı gösteriyoruz.

    IRAK’TAKİ TERÖR BU YAZ ÇÖZÜLECEK

    Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. Bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Suriye sınırları boyunca 30 – 40 km boyunca güvenlik koridoru oluşturma hedefimiz bakidir. Ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var. Bu hususta savunma sanayinde yaptıklarımızın ihracat boyutunu paylaşacağız. Türkiye, sadece kendi sınırlarından ibaret ülke değildir. Türkiye çok daha büyük bir coğrafyanın kalbidir. 

    İSRAİL’E SERT TEPKİ

    Diz çökmemizi bekleyen emperyalistlere ve araçlarına teslim mi olacağız.? Asla etrafımızda yaşananları görüyorsunuz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin hem işgal edilen topraklarını hem Karabağ’ı nasıl özgür hale getirdiklerine hep beraber şahit olduk. Kuzeyimizdeki Ukrayna – Rusya savaşının nasıl başladığını bugüne nasıl geldiğini hep birlikte takip ediyoruz. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliama kimlerin destek sağladığı açıkça ortadadır. Türkiye olarak diplomatik girişimlerimizle insani yardımlarımızla samimi haykırışlarımızla Gazzeli kardeşlerimize destek olmaya çalışıyoruz. Türkiye, Gazze ve Filistin için elinden geleni yapmaktadır yapmaya da devam edecektir. İslam aleminin yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Uluslararası kurumların nasıl felç edildiğini vahşeti duyurmak isteyenlerin nasıl baskılandığını anlatmaya gerek bile yok. Gazze’de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası tek başına bu vahşetin sebebinin sadece hırsızlık, ahlaksızlık olduğunu göstermeye yetecektir. 

    SİHA İHRACAT LİGİNİN ZİRVESİNDE YER ALIYORUZ

    Aziz milletimiz önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren KAAN vesilesiyle savunma sanayinde geldiğimiz yer ülkemizde ve dünyada epeyce konuşuldu. Savunma sanayi hamlelerimiz Antalya Diplomasi Forumu’nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Savunma sanayinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye bu sayede yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Öyle ki 850’yi aşkın yerli savunma sanayi projesiyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi. Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerde de paylaşarak savunma ihracatını 4,5 kat arttırdık. 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayi ürünü sattık. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Savunma sanayi ihracatında dünyadaki yerine baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekildedir. Dünyada ilk 3 ülkesi arasında SİHA ihracat liginin zirvesinde yer alıyoruz. 2023 İHA ihracat tutarı 1,8 milyar dolardır.

    Bugüne kadar 24 ülkeye yaklaşık bin 200 adet silah kulesi satışı yaptık. Kamikaze İHA’larda talep gören ürünlerimiz arasındadır. 11 ülkeye bin 500 adet kamikaze dron ihracatı gerçekleştirdik. Hafif silah ve tabanca üretiminde de önemli marka haline geldik. 111 ayrı ülkesinde hafif silahlarımız kullanılıyor. 

    Suriye sınırlarımız roketlerle tehdit edildiğinde ülkemizdeki mevcut hava savunma sistemlerini götürdüler. Türkiye’yi pahasıyla satmadıkları silahları terör örgütlerine dağıtanları bunları bize karşı kullanılmasını da unutmadık. İşte bunun için diyoruz ki biz artık kimin ne dediğine bakmıyoruz. Biz artık sadece Türkiye neyi ihtiyacı olduğuna bakıyoruz. 

    ENFLASYON MESAJI

    Türkiye bugünüyle birlikte geleceğini de şekillendirecek tarihi bir ekonomik dönüşümden geçiyor. Geçtiğimiz yıl maruz kaldığımız asrın felaketi 6 şubat depremi ve seçime rağmen ekonomimiz yüzde 4.5 gibi bir oranla büyümeyi sürdürdü. Dünya ortalamasının 1.5 katına tekabül eden bu büyüme oranı yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimizin direncini ispatlıyor. Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanması ayrıca önemlidir. Satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11.ekonomisi haline gelen Türkiye uzun vadeli artışlara yoluna devam etmektedir. İstihdamdaki başarı hikayemizi 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son 10 yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Enflasyonla mücadelemizde ise henüz istediğimiz yere gelmedik ama kararlıyız. Daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz. Aynı şekilde cari açıktaki düşüş de sürüyor. Bu yılın ilk 2 ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık. Turizm gelirlerimiz her yıl rekor kırıyor. Turizmde bu yılki hedefimiz 60 milyar dolardır.  Ülkemizin risk priminin düşmesi borçlanma maliyetlerimizin azalması, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesi 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olmamız ekonomi programımızın doğru yolda ilerlediğini gösteriyor. 

    “EMEKLİLERİMİZİN GELİRİNİ ARTIRACAĞIZ”

    En düşük emekli maaşını 10 bin liraya asgari ücreti 17 bin liraya çıkarmış her alanda milletimizin refah seviyesini yükseltmiş millet olarak çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Yaşanan sıkıntıların farkındayız. Enflasyonu yenerek, devletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi emeklilerimizin çalışanlarımızın gelirini artıracağız. Milletimizden bize güvenmeyi inanmayı sürdürmesini destek ve dualarını bizden esirgememesini istirham ediyorum.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-calisanlara-mesaj/feed/ 0
    Kabine toplantısı sona erdi! Başkan Erdoğan’dan emeklilere ve memurlara mesaj https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-memurlara-mesaj/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-memurlara-mesaj/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5591 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki basına kapalı toplantı, yaklaşık 2 saat 30 dakika sürdü.

    Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. 

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    BM ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Bu vesileyle devlet başkanının yanı sıra diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşmelerimiz oldu. Dubai ziyaretimiz ardından Sayın Sisi ile görüşmeler gerçekleştirdik. Burada da ticaret ve savunma başta olmak üzere özellikle Filistin meselesini etraflıca konuştuk. Gazze’deki katliamı durdurmak amacıyla atabileceğimiz ortak adımları ele aldık.

    MAHMUD ABBAS TÜRKİYE’YE GELİYOR

    Yarın Mahmud Abbas’ı ülkemizde ağırlayacağız. Mısır ziyaretimizin ardından bir Karadeniz programı yaptık. Karadeniz her zaman olduğu gibi bu ziyaretlerimizde de bizi kucakladı. İlham Aliyev kazandığı seçimin hemen ardından ilk resmi ziyaretini ülkemize gerçekleştirdi. Arnavutluk Cumhurbaşkanı Edi Rama’yı ve heyetini ağırladık.

    Gittiğimiz her şehirde vatandaşlarımızın sevgisiyle karşılaşmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Tüm kardeşlerime buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Sirkeci – Kazlıçeşme raylı sistemi ve yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesini hizmete açtık.

    ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU

    Bu sene 3. düzenlenen formumuza 148 ülkeden yaklaşık 4 bin 700 kişi katıldı. Forum kapsamında 11 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldik. İkili konularımızın yanı sıra en önemli gündem maddemiz Gazze ve Filistin’di. Türkiye’nin başarılarının dünyanın farklı köşelerinde ilgiyle karşılandığını bir kez daha görmüş olduk. Antalya ve Muğla mitinglerimizde yine vatandaşlarımızla buluştuk.

    50 ŞEHİRDE VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞACAĞIZ

    Aday tanıtımlarından başlayarak seçim gününe kadar yaklaşık 50 şehrimizde vatandaşlarımızla buluşmayı hedefliyoruz. Bakanlıklarımız ve kurumlarımız 31 Mart seçimlerinin huzur ve güven içinde gerçekleştirilmesi için gereken hazırlıkları yaptılar. Seçim takviminin en sağlıklı biçimde işletilmesi bizim görevimizdir. 31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız.

    200 BİN KONUTU TESLİM EDECEĞİZ

    Yerleşim yerlerimizi yıkıntılardan önemli ölçüde temizleyerek hayatın normal ritmine kavuşması için çalışmayı sürdürüyoruz. 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Bu rakamı 75 bine çıkarıyoruz. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceğiz. Kendi evini yapmak isteyenlere her türlü kolaylığı gösteriyoruz.

    IRAK’TAKİ TERÖR BU YAZ ÇÖZÜLECEK

    Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. Bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Suriye sınırları boyunca 30 – 40 km boyunca güvenlik koridoru oluşturma hedefimiz bakidir. Ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var. Bu hususta savunma sanayinde yaptıklarımızın ihracat boyutunu paylaşacağız. Türkiye, sadece kendi sınırlarından ibaret ülke değildir. Türkiye çok daha büyük bir coğrafyanın kalbidir. 

    İSRAİL’E SERT TEPKİ

    Diz çökmemizi bekleyen emperyalistlere ve araçlarına teslim mi olacağız.? Asla etrafımızda yaşananları görüyorsunuz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin hem işgal edilen topraklarını hem Karabağ’ı nasıl özgür hale getirdiklerine hep beraber şahit olduk. Kuzeyimizdeki Ukrayna – Rusya savaşının nasıl başladığını bugüne nasıl geldiğini hep birlikte takip ediyoruz. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliama kimlerin destek sağladığı açıkça ortadadır. Türkiye olarak diplomatik girişimlerimizle insani yardımlarımızla samimi haykırışlarımızla Gazzeli kardeşlerimize destek olmaya çalışıyoruz. Türkiye, Gazze ve Filistin için elinden geleni yapmaktadır yapmaya da devam edecektir. İslam aleminin yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Uluslararası kurumların nasıl felç edildiğini vahşeti duyurmak isteyenlerin nasıl baskılandığını anlatmaya gerek bile yok. Gazze’de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası tek başına bu vahşetin sebebinin sadece hırsızlık, ahlaksızlık olduğunu göstermeye yetecektir. 

    SİHA İHRACAT LİGİNİN ZİRVESİNDE YER ALIYORUZ

    Aziz milletimiz önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren KAAN vesilesiyle savunma sanayinde geldiğimiz yer ülkemizde ve dünyada epeyce konuşuldu. Savunma sanayi hamlelerimiz Antalya Diplomasi Forumu’nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Savunma sanayinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye bu sayede yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Öyle ki 850’yi aşkın yerli savunma sanayi projesiyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi. Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerde de paylaşarak savunma ihracatını 4,5 kat arttırdık. 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayi ürünü sattık. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Savunma sanayi ihracatında dünyadaki yerine baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekildedir. Dünyada ilk 3 ülkesi arasında SİHA ihracat liginin zirvesinde yer alıyoruz. 2023 İHA ihracat tutarı 1,8 milyar dolardır.

    Bugüne kadar 24 ülkeye yaklaşık bin 200 adet silah kulesi satışı yaptık. Kamikaze İHA’larda talep gören ürünlerimiz arasındadır. 11 ülkeye bin 500 adet kamikaze dron ihracatı gerçekleştirdik. Hafif silah ve tabanca üretiminde de önemli marka haline geldik. 111 ayrı ülkesinde hafif silahlarımız kullanılıyor. 

    Suriye sınırlarımız roketlerle tehdit edildiğinde ülkemizdeki mevcut hava savunma sistemlerini götürdüler. Türkiye’yi pahasıyla satmadıkları silahları terör örgütlerine dağıtanları bunları bize karşı kullanılmasını da unutmadık. İşte bunun için diyoruz ki biz artık kimin ne dediğine bakmıyoruz. Biz artık sadece Türkiye neyi ihtiyacı olduğuna bakıyoruz. 

    ENFLASYON MESAJI

    Türkiye bugünüyle birlikte geleceğini de şekillendirecek tarihi bir ekonomik dönüşümden geçiyor. Geçtiğimiz yıl maruz kaldığımız asrın felaketi 6 şubat depremi ve seçime rağmen ekonomimiz yüzde 4.5 gibi bir oranla büyümeyi sürdürdü. Dünya ortalamasının 1.5 katına tekabül eden bu büyüme oranı yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimizin direncini ispatlıyor. Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanması ayrıca önemlidir. Satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11.ekonomisi haline gelen Türkiye uzun vadeli artışlara yoluna devam etmektedir. İstihdamdaki başarı hikayemizi 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son 10 yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Enflasyonla mücadelemizde ise henüz istediğimiz yere gelmedik ama kararlıyız. Daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz. Aynı şekilde cari açıktaki düşüş de sürüyor. Bu yılın ilk 2 ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık. Turizm gelirlerimiz her yıl rekor kırıyor. Turizmde bu yılki hedefimiz 60 milyar dolardır.  Ülkemizin risk priminin düşmesi borçlanma maliyetlerimizin azalması, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesi 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olmamız ekonomi programımızın doğru yolda ilerlediğini gösteriyor. 

    “EMEKLİLERİMİZİN GELİRİNİ ARTIRACAĞIZ”

    En düşük emekli maaşını 10 bin liraya asgari ücreti 17 bin liraya çıkarmış her alanda milletimizin refah seviyesini yükseltmiş millet olarak çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Yaşanan sıkıntıların farkındayız. Enflasyonu yenerek, devletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi emeklilerimizin çalışanlarımızın gelirini artıracağız. Milletimizden bize güvenmeyi inanmayı sürdürmesini destek ve dualarını bizden esirgememesini istirham ediyorum.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-emeklilere-ve-memurlara-mesaj/feed/ 0
    Kabine toplantısı sona erdi! Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-onemli-aciklamalar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-onemli-aciklamalar/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:12:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5587 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki basına kapalı toplantı, yaklaşık 2 saat 30 dakika sürdü.

    Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulunuyor.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    BM ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Bu vesileyle devlet başkanının yanı sıra diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşmelerimiz oldu. Dubai ziyaretimiz ardından Sayın Sisi ile görüşmeler gerçekleştirdik. Burada da ticaret ve savunma başta olmak üzere özellikle Filistin meselesini etraflıca konuştuk. Gazze’deki katliamı durdurmak amacıyla atabileceğimiz ortak adımları ele aldık.

    MAHMUD ABBAS TÜRKİYE’YE GELİYOR

    Yarın Mahmud Abbas’ı ülkemizde ağırlayacağız. Mısır ziyaretimizin ardından bir Karadeniz programı yaptık. Karadeniz her zaman olduğu gibi bu ziyaretlerimizde de bizi kucakladı. İlham Aliyev kazandığı seçimin hemen ardından ilk resmi ziyaretini ülkemize gerçekleştirdi. Arnavutluk Cumhurbaşkanı Edi Rama’yı ve heyetini ağırladık.

    Gittiğimiz her şehirde vatandaşlarımızın sevgisiyle karşılaşmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Tüm kardeşlerime buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Sirkeci – Kazlıçeşme raylı sistemi ve yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesini hizmete açtık.

    ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU

    Bu sene 3. düzenlenen formumuza 148 ülkeden yaklaşık 4 bin 700 kişi katıldı. Forum kapsamında 11 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldik. İkili konularımızın yanı sıra en önemli gündem maddemiz Gazze ve Filistin’di. Türkiye’nin başarılarının dünyanın farklı köşelerinde ilgiyle karşılandığını bir kez daha görmüş olduk. Antalya ve Muğla mitinglerimizde yine vatandaşlarımızla buluştuk.

    50 ŞEHİRDE VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞACAĞIZ

    Aday tanıtımlarından başlayarak seçim gününe kadar yaklaşık 50 şehrimizde vatandaşlarımızla buluşmayı hedefliyoruz. Bakanlıklarımız ve kurumlarımız 31 Mart seçimlerinin huzur ve güven içinde gerçekleştirilmesi için gereken hazırlıkları yaptılar. Seçim takviminin en sağlıklı biçimde işletilmesi bizim görevimizdir. 31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız.

    200 BİN KONUTU TESLİM EDECEĞİZ

    Yerleşim yerlerimizi yıkıntılardan önemli ölçüde temizleyerek hayatın normal ritmine kavuşması için çalışmayı sürdürüyoruz. 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Bu rakamı 75 bine çıkarıyoruz. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceğiz. Kendi evini yapmak isteyenlere her türlü kolaylığı gösteriyoruz.

    IRAK’TAKİ TERÖR BU YAZ ÇÖZÜLECEK

    Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. Bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Suriye sınırları boyunca 30 – 40 km boyunca güvenlik koridoru oluşturma hedefimiz bakidir. Ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var. Bu hususta savunma sanayinde yaptıklarımızın ihracat boyutunu paylaşacağız. Türkiye, sadece kendi sınırlarından ibaret ülke değildir. Türkiye çok daha büyük bir coğrafyanın kalbidir. 

    İSRAİL’E SERT TEPKİ

    Diz çökmemizi bekleyen emperyalistlere ve araçlarına teslim mi olacağız.? Asla etrafımızda yaşananları görüyorsunuz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin hem işgal edilen topraklarını hem Karabağ’ı nasıl özgür hale getirdiklerine hep beraber şahit olduk. Kuzeyimizdeki Ukrayna – Rusya savaşının nasıl başladığını bugüne nasıl geldiğini hep birlikte takip ediyoruz. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliama kimlerin destek sağladığı açıkça ortadadır. Türkiye olarak diplomatik girişimlerimizle insani yardımlarımızla samimi haykırışlarımızla Gazzeli kardeşlerimize destek olmaya çalışıyoruz. Türkiye, Gazze ve Filistin için elinden geleni yapmaktadır yapmaya da devam edecektir. İslam aleminin yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Uluslararası kurumların nasıl felç edildiğini vahşeti duyurmak isteyenlerin nasıl baskılandığını anlatmaya gerek bile yok. Gazze’de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası tek başına bu vahşetin sebebinin sadece hırsızlık, ahlaksızlık olduğunu göstermeye yetecektir. 

    SİHA İHRACAT LİGİNİN ZİRVESİNDE YER ALIYORUZ

    Aziz milletimiz önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren KAAN vesilesiyle savunma sanayinde geldiğimiz yer ülkemizde ve dünyada epeyce konuşuldu. Savunma sanayi hamlelerimiz Antalya Diplomasi Forumu’nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Savunma sanayinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye bu sayede yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Öyle ki 850’yi aşkın yerli savunma sanayi projesiyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi. Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerde de paylaşarak savunma ihracatını 4,5 kat arttırdık. 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayi ürünü sattık. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Savunma sanayi ihracatında dünyadaki yerine baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekildedir. Dünyada ilk 3 ülkesi arasında SİHA ihracat liginin zirvesinde yer alıyoruz. 2023 İHA ihracat tutarı 1,8 milyar dolardır.

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kabine-toplantisi-sona-erdi-baskan-erdogandan-onemli-aciklamalar/feed/ 0
    Washington’un Türkiye kararına jet yanıt! KAAN, devler liginde https://www.foxtvhaber.com.tr/washingtonun-turkiye-kararina-jet-yanit-kaan-devler-liginde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/washingtonun-turkiye-kararina-jet-yanit-kaan-devler-liginde/#respond Fri, 01 Mar 2024 02:48:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5215 Doç. Dr. Merve Seren, KAAN’ın Türk dış politikasına etkisini ve Türk savunma teknolojilerindeki dönüm noktalarını AA Analiz için kaleme aldı.

    Takvim yaprakları 2015 Ocak ayını gösterdiğinde Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantısında tarihi bir karar alındı. İlgili karar ile Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı (MMU) Geliştirme Projesi’nin ön tasarım fazının başlatılmasına hükmedildi.

    Hemen ertesi ayda TUSAŞ, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından oluşan MMU Program Yönetim Ofisinin kurulması çalışmaları başlatıldı. 2016 Ağustos’unda TUSAŞ ve SSB arasında “Ön Tasarım Fazı” sözleşmesi imzalanırken; Eylül 2018 itibarıyla MMU Geliştirilmesi Projesi’ne bilfiil start verildi. Aynı tarihlerde eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, gerek ABD Kongresi’nde gerekse diğer NATO müttefikleriyle Ankara’yı nasıl, ne kadar süreliğine ve hangi düzeyde cezalandırılacaklarına dair yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyordu.

    Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Temmuz 2017’de “S-400” tedarik etmek için bir anlaşma imzaladı. Böylece Türkiye, soğuk savaştan sonra envanterine Rus sistemleri katan ilk NATO ülkesi olacaktı. Tabii ne ABD ne de NATO müttefikleri Ankara’nın bu kararı almasının arkasındaki hata payını kendilerinde aramadılar. Mevzunun nasıl bu noktaya evrildiğini sorgulamadan direkt caydırıcılık politikasından cezalandırma stratejisine yöneldiler. Oysa NATO ülkeleri, etrafı füze envanteriyle çevrili olan ve Suriye’den gelen hava tehdidinin ziyadesiyle arttığı bir dönemde yapay bahanelerle Türkiye’den Patriot sistemlerini çekme kararı alarak yine Ankara’nın 2010’da duyurduğu ve sürüncemede kalan T-LORAMIDS ihalesindeki istekleri karşılamaktan hep uzak durdular.

    DEVLER LİGİNE ÇIKMA PROJESİ: KAAN

    Neticede Türkiye, on yıllardır süregiden tek kaynak bağımlılığının yarattığı “güvenlik boşluğundan” kurtulmak için bazı kararlar vermek zorundaydı. Bunlardan birincisi, S-400’ün yanı sıra kendisine ait katmanlı bir hava ve füze savunma sistemi geliştirmekti ki, bu sayede HİSAR-A, HİSAR-O ve SİPER doğdu. Diğer taraftan Ankara, savunma kadar caydırıcılığın da önemli olduğu bilinciyle helikopter ve İHA projelerinden sonra havacılıkta bir üst segmente geçme kararı aldı.

    Böylece HÜRKUŞ, HÜRJET ve MMU projelerinin hayata geçirilme sürecine tanıklık edilirken TUSAŞ’ın proje yelpazesi, dış politikadaki gelişmelere ve Türk Silahlı Kuvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarına binaen hem çeşitlendi hem de büyük bir ivme yakaladı. Türkiye, savunma sanayinde stratejik özerkliği (en azından asli unsurlarda) kazanma çabası sarf edip tüm hızıyla yerli ve milli projelere odaklanırken Washington’dan pek şaşırtmayan bir karar çıktı. Beyaz Saray, 2020 Aralık’ında tarihsel bir kopuşun altına imza atarak, ilk defa bir NATO müttefikini CAATSA yaptırımlarına dahil etti. Ertesi yıl, 2’nci bir tarihi karar uygulamaya konuldu ve Türkiye’nin F-35 projesinden resmi olarak çıkartıldığı duyuruldu.

    Söz konusu olaylar silsilesi içerisinde TUSAŞ, mühendislik odağının büyük bir bölümünü MMU’ya aktardı. Zira MMU, şu ana kadar Türk savunma sanayinin sadece en büyük bütçeli yatırımı değil; aynı zamanda mühendislikte devler ligine çıkma projesiydi. Bu bağlamda idarecisi, mühendisi ve teknisyeni ile dev bir kadro gece gündüz demeden MMU projesine adanmış bir serüvene dahil oldular. Kimilerine göre bu serüven gereksiz kimilerine göre ise imkansız bir hayalden ibaretti.

    Hatta TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, ilk test uçuşu için tarihi 2 kez öne çekerek “2024’e hazır olacağız” dediğinde, birçoğunun yüzünde alaycı bir tebessüm belirmişti. Oysa MMU Proje Ofisi ekibi hedeflerine odaklanarak süreci emin adımlarla ilerletiyorlardı. 2021 yılı Mayıs ve Temmuz aylarında “Ön Tasarım Gözden Geçirme” ve “Kritik Tasarım Gözden Geçirme Toplantısı” akabinde kasım ayında “İlk Metal Kesimi” gerçekleşerek büyük bir heyecan yaşandı. 2022 yılında ise “Üretim Hattının tamamlanması”, “Nihai Montaj Hattı Başlangıcı” ve “Uçağın İniş Takımları üzerine alınması” safhaları hayata geçirildi. 2023 yılında tüm gözler MMU projesindeydi; zira herkes 2024’te MMU’nun gökyüzüyle buluşup buluşmayacağını merak ediyordu. 2023 yılı yoğun fakat verimli bir yıl oldu. Ocak, şubat ve mart aylarında peşi sıra “Test Hazırlık Gözden Geçirme”, “Hangardan Çıkış ve İlk Motor Çalıştırma” ve “İlk Taksi Faaliyeti” safhaları başarıyla tamamlandı ve eylülde “Yer Testlerinin Başlaması” gerçekleştirildi.

    MÜSTAKİL OYUNCU: TÜRKİYE

    21 Şubat 2024 ise sadece MMU Projesi’nde değil Türk dış, güvenlik ve savunma politikaları açısından da büyük bir kırılma yarattı. KAAN’ın geliştirme test uçağı ilk uçuşu başarıyla tamamlanırken Türkiye, imkansız gibi görülenlerin imkansız olmadığını bir kez daha bütün dünyaya gösterdi.

    Birincisi, 2000’li yıllarda siyasi istikrar ve motivasyon sayesinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi ile teknik insan kaynağındaki yetkinliğin ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu anlamda TUSAŞ, 1980’li yıllardan bugüne uzanan süre zarfında havacılık sanayinde biriktirdiği bilgi ve tecrübeyi bir kez daha somut çıktısıyla ortaya koydu ve KAAN doğdu. Her bir üründe kazanılan deneyim, diğer ürüne referans ve altyapı teşkil etti.

    Örneğin HÜRKUŞ ve HÜRJET projeleri olmasaydı, MMU olabilir miydi? 2000’li yılların başında 2 bin civarı olan TUSAŞ insan kaynağı, bugün 17 bine yükseldi. MMU projesinde başta 27 kişi çalışırken mevcut durumda projede tam zamanlı olarak çalışan kişi sayısı 2 bine ulaştı.

    Böylece Türkiye, savunma sanayinde daha zengin bir insan sermayesine, Kotil’in tabiriyle “stratejik varlığına” kavuştu. Bu sermaye sayesinde TSK’nın ihtiyaçlarını yerli imkanlarla karşılama oranı yüzde 70’leri geçerken savunma sanayindeki millilik, operasyonel esneklik açısından temel kazanç oldu. Türkiye operasyonel bağımsızlığa doğru ilerledikçe, Ankara’nın askeri ve savunma diplomasisindeki tutumu ve buna bağlı olarak dış politikadaki pozisyonu değişti.

    İkincisi, Türkiye zamanla TSK’nın ihtiyaçlarını karşılama odaklı bir savunma sanayi politikasının sınırlılıklarından kurtuldu. Savunma sanayi, salt gider değil, aynı zamanda bir gelir kalemine dönüştü. Türkiye, küresel savunma pazarına bir “alt yüklenici” ya da “proje ortağı” statüsünde değil; “müstakil bir oyuncu” olarak dahil oldu. Öyle ki Türkiye’nin savunma pazarına girişi, sadece kendi güvenlik ortamını değil; aynı zamanda diğer devletler arasında cereyan eden çatışma ve savaşların seyrini de değiştirdi.

    Bu anlamda Karabağ ve Ukrayna, Türk savunma sanayinin rüşdünü ispat ettiği muharebe alanları olarak dünyanın dikkatini çekti. Her bir müşteri, bir diğer müşteriye referans teşkil ederken TUSAŞ’ın müşteri yelpazesi farklı kıtalara yayıldı. Ancak yurt dışına sadece TUSAŞ açılmadı; TUSAŞ’ın projelerinde görev alan alt yükleniciler ve yardımcı sanayi firmaları da yurt içi ve yurt dışı satışlardan ziyadesiyle beslendi ve beslendikçe büyüdü.

    Sadece KAAN projesinde alt sistem tedariki ve hizmet alımında 20 uçak üretiminde 100’ün üzerinde Türk yardımcı sanayi firması görevlendirildi. Böylece özelde TUSAŞ genelde Türk savunma sanayi, potansiyeli yüksek bir ihracat kalemi ve aynı zamanda önemli bir diplomasi enstrümanına dönüştüler.

    Üçüncüsü, 2000’li yılları müteakip Türk savunma sanayinin gelişim serüveninde multidisipliner bir yaklaşıma şahitlik edildi. Bu bağlamda, savunma sanayi Türkiye’nin defansif gereksinimleri kadar ofansif gücünü ortaya koyan bir caydırıcılık unsuru haline evirildi. Keza Türk savunma sanayi, gerek savaş gerekse barış zamanında finanse edilmesi icap eden önemli bir teknoloji yatırımı olarak kıymetlendirildi.

    Bu nedenledir ki, Suriye iç savaşı gibi cari tehditlerin olmadığı bir ortamda dahi savunma sanayi ekosisteminin kendi çarkını döndürebileceği bir yapıya kavuşturulması öncelendi. Diğer bir izahla Ankara, gerek askeri gerekse sivil kullanım maksatlarına yönelik Milli Teknoloji Hamlesi’ni başlattı ve bunu tabanda tüm sektörlere yayacak bir mekanizmanın inşasını teşvik etti.

    Sonuç itibarıyla TUSAŞ’ın KAAN’ı ülkenin sadece askeri caydırıcılığı ve muharip yetenekleri açısından bir “sert güç” enstrümanı olarak atfedilmemelidir. Aksine TUSAŞ’ın havacılık sanayindeki ürün yelpazesinin tümü Türkiye’nin “akıllı güç” envanterinin teşekkülleridir.

    Geliştirilen tüm platformlar; kuvvet hazırlama seviyesi, operasyonel esneklik, dış politikada bağımsız karar alma ve icra seviyesi, geleneksel ve geleneksel olmayan diplomasi ögeleri, savunma ekonomisi, teknoloji yatırımı, ihracat kalemleri, eğitim politikası, zengin ve nitelikli insan gücü, sosyokültürel değişim gibi birçok hususta dönüştürücü etkilere haizdirler.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/washingtonun-turkiye-kararina-jet-yanit-kaan-devler-liginde/feed/ 0
    Kahramanmaraş’ta uçak parçası üretecek TUSAŞ tesisi açıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/#respond Fri, 23 Feb 2024 03:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4622 Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.

    Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti: “Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.



    UÇAK, İHA VE HELİKOPTER PARÇALARI ÜRETİLECEK

    Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti: “6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”



    Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

    Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.

    Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu: “Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”

    Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/feed/ 0
    Bakan Bolat açıkladı: ‘4 ülke ambargoları kaldırdı’ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-4-ulke-ambargolari-kaldirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-4-ulke-ambargolari-kaldirdi/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:36:27 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4061 Bakan Bolat, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nın açılışında, 8,5 aylık bakanlık görevinde 25 ülkede toplantılara katıldığını, 100’e yakın başka ülkelerin bakanlarının ziyaretlerinin olduğunu söyledi.

    Savunma sanayiinde yapılanların Türkiye’ye sadece 5,4 milyar dolarlık ihracat geliri ya da 12 milyar dolarlık üretim anlamına gelmediğini ifade eden Bolat, şöyle konuştu:

    “Savunma sanayisi diplomaside, savunma alanında ve uluslararası alanda çok büyük prestij, saygınlık kazandırıyor. Türkiye ile iyi geçinme, yakınlaşma ve işbirliğinden istifade etme arayışlarını da beraberinde getiriyor. Yani çarpan etkisi çok yüksek. O nedenle savunma sanayiini başlatanlardan Cumhurbaşkanı’mızın, son 20 yılda büyük azim ve kararlılıkla bu büyük başarılara liderlik etmesinden gerçekten ülkemiz olarak çok büyük kazanç elde ettik. Bunun dış politikaya, genel ihracata etkisi çok büyük oldu. Savunma sanayi sadece savunma araçları üretimi ya da ihracatı anlamına gelmiyor. Türk sanayisinin, ihracatının kalitesi ve başarısı anlamına geliyor. Bunun diplomasideki yansımaları anlamına geliyor. Diplomaside söz var, ‘Sizin gücünüzün gölgesi masaya düşmedikçe müzakere başlamaz’ derler. İşte böylesine güçlü savunma sanayiine sahip olduğunuz zaman sizin gücünüzün gölgesi masanın üstüne düşer ve müzakereler başlar. Başlayan müzakerelerde de eliniz yüksek olur, görüşlerinizi kabul ettirme noktasında avantajlı duruma geçersiniz.”

    “MİLLİ GELİRİN ÜÇTE BİRİ SANAYİDEN SAĞLANIYOR”

    Batı’nın ve Rusya’nın sanayide ve teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında ve sonrasında gerçekleştirdiklerini belirten Bolat, “Savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü savunması olmayan bir ekonominin, bir ülkenin bizim coğrafyamızda ayakta kalması çok zordur.” diye konuştu.

    Bolat, güçlü savunma sanayinin ihracat yeteneği, savunma ve diplomatik güç kazandırdığını, halkın refahını ve ülkenin zenginliğini artırdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “1973’te 1 milyar dolar yıllık ihracata, 1987’de aylık 1 milyar dolara çok sevinmiştik. Bugün günlük 1 milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük 1,5 milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki 12. Kalkınma Planı döneminde, 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var. 2002’de yola çıktığımızda AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda yedi buçuk kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştı. 1980’de Türkiye’de 25 bin şirket, bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek. Bu yıl ilk defa 10 bine yakın ihracatçı firma, ihracatçı ailesine katıldı. Toplam 6,6 milyar dolarlık bir katkı yaptılar. Bazen ‘Türkiye’de sanayi yok. Türkiye ekonomisi az gelişmiş.’ diye söyleniyor. Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 sonunda 4,5 kat artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor.”

    Sanayinin gelişip büyüdüğünü ve ülkeye büyük katma değer getirdiğini aktaran Bolat, “Üretimi, milli geliri, ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor. 70 ülkeye yaptığımız ihracatta, 2023’te o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 2023 sonunda 54 fasılda 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 39 fasılda ihracat rekoru kırdık.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payının yüzde 30 olduğunu, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğini hatırlatarak, 2028’de yüzde 50’ye yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.

    Kilogram ihracat birim değeri 2002’de 55 sent civarındayken 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttiklerine işaret eden Bolat, savunma sanayiinde bu rakamın 65 dolar, kimi ürünlerde 10 bin doları geçtiğini bildirdi.

    “SON 1 AYDA 4 ÜLKE AMBARGOLARI KALDIRDI”

    Küresel üretimin 2023’te patinaj yaptığını, özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk yaşandığını aktaran Bolat, “Küresel fiyatlardaki köpük azalırken Türkiye’nin mal ihracatı arttı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz.” dedi.

    Bakan Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisinde 80 bin kişinin istihdam edildiğini ve 12 milyar dolarlık üretimin, 180 ülke ve bölgeye ihraç edildiğini belirtti.

    Savunma sanayisinde 2022’deki 4,4 milyar dolarlık ihracatın, 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:

    “Türkiye savunma sanayiinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son bir ay içinde üç, dört önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır. NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriter vardı. ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası, Afrika, Orta Doğu, Asya, ön Asya ve Uzak Doğu açısından Türkiye artık çok önemli üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi.”

    “10 YILDA SAVUNMA SANAYİMİZ ÖZELLİKLE İHRACATTA 4,3 KAT ARTTI”

    Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise özellikle son yıllarda savunma sanayi sektörünün uluslararası rekabetin çok yüksek olduğu pazarlarda hem ekonomik hem teknik üstünlükleriyle tercih edilebilir duruma geldiğini söyledi.

    Kara, deniz, hava platformlarının artık birden fazla ülkeye ihraç edildiğini anlatan Görgün, bu platformların içinde var olan alt sistemlerin, faydalı yüklerin, mühimmatların her birinin ayrı ayrı alıcısının olmasının kendilerini memnun ettiğini aktardı.

    Görgün, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Son 10 yılda savunma sanayimiz özellikle ihracatta 4,3 kat arttı. Sektörümüzde, ihracatın ithalatı karşılama seviyesi yüzde 250. Kilogram başına ihracat değerimiz 65 doları buldu. Tabii bazı ürünlerimiz var ki kilogram başı ihracatı 10 bin doların üzerinde. Yüksek teknolojiyle çalışan, yüksek teknoloji üreten ve bu teknolojiyi özellikle dost ve müttefik ülkelerimizle de paylaşarak, sadece teknolojik bağımsızlığımıza değil, ekonomik bağımsızlığımıza da katkı sağladığımızı bilerek onurla ve gururla çalışan bir sektörüz. Geçtiğimiz sene 5,4 milyar dolar olan ihracatımız bir önceki seneye göre yüzde 27’lik bir artış göstermişti. En az bu kadar bizi memnun eden ise yaptığımız sözleşmelerin, teslim ettiğimiz ürünlerin iki katı olması.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-acikladi-4-ulke-ambargolari-kaldirdi/feed/ 0
    Türkiye’nin ‘Caydırıcı Gücü’ seri üretime başlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/#respond Sat, 20 Jan 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2578 Cumhurbaşkanlığı SSB tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başlatılan ‘Deniz Torpido ve Füze Sistemleri’ projesi kapsamında ağır torpido ‘Akya’, seyir füzesi ‘Atmaca’ ve hava savunma füzesi ‘Sapan’ın seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

    SSB’deki imza törenine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanı sıra Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcileri katıldı.

    ‘DONANMAMIZA BÜYÜK KATKILAR SAĞLAYACAK’

    Bakan Güler, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde çok büyük ve kapsamlı atılımlar gerçekleştirdiğini belirterek “Bu atılımların arkasındaki temel etken, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade ile savunma sanayi kuruluşlarımızın, Türk mühendislerinin ve girişimcilerinin azmi ve kararlılığıdır. Türkiye artık; sahip olduğu teknolojik altyapısı, üretim kapasitesi, mühendislik yetenekleri ile kritik teknolojilerin üretim üssü konumundadır. Savunma sanayii ürünlerimizin uluslararası pazardaki marka değerinin, her geçen gün artması da ayrıca gurur vericidir. İbn-i Haldun’un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.’ Denizlerimiz de bu kaderin, koruyucusu ve kuvvet çarpanıdır. Dolayısıyla üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin, hakkını ve hukukunu korumak için güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmamız bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle, şanlı Türk donanmasını daha modern, daha etkin ve daha güçlü kılmak için deniz savunma sanayisinde de büyük aşamalar katettik, ediyoruz. Bugün, seri üretimine yönelik önemli bir adım attığımız, yerli ve milli denizaltı torpidomuz Akya, milli seyir füzemiz Atmaca ile yüksek etkilere sahip Sapan füzemiz de bu alandaki çalışmalarımızın en yeni ürünleri arasında yer almaktadır. Bu ürünler, kara sularımız ve uluslararası sulardaki görevlerinde donanmamıza büyük katkılar sağlayacaktır. Nitekim yerli ve milli savunma sanayimizin geldiği seviyeyi ortaya koyan bu üstün teknoloji ürünü sistemlerimizle birlikte Deniz Kuvvetlerimiz; mavi vatanımızdaki harekat kabiliyetini daha da artıracak, uluslararası güvenlik ve barışı destekleme faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürecek, Dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki seçkin yerini pekiştirecektir” dedi.

    ‘SAVUNMA SANAYİMİZ BEKAMIZIN AYRILMAZ PARÇASI’

    Bakan Güler, savunma sanayisinde hayata geçirilen projelerin öneminin, dünyada yaşanan hassas gelişmelerin ortaya çıkardığı tehdit ve tehlikeler karşısında daha da iyi anlaşıldığını vurguladı. Güler, “Bu bakımdan yerli ve milli savunma sanayimizi, bekamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; bu anlayışla başta Savunma Sanayi Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla güçlü iş birliğimizi sürdürüyoruz. Son Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda da kararlaştırdığımız gibi; başta uçak gemimiz olmak üzere, yeni firkateynlerimizin, açık deniz karakol gemilerimizin, yeni tip çıkarma gemilerimizin, yeni nesil mayın avlama gemilerimizin ve milli hücum botlarımızın inşasını bir an önce gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz başarıları, yeni başarılarımızın öncüsü kabul ederek azimle, inançla, yılmadan ve yorulmadan büyük bir gayretle çalışacağız. Zira savunma sanayisi alanındaki her başarımız; bir yandan ordumuzun gücüne güç katarken; diğer yandan da ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimine büyük katkı sağlayarak uluslararası alandaki etkimizi artırmaktadır. İnanıyorum ki Cumhuriyetimizin ikinci asrı; ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda savunmanın, kalkınmanın, üretimin de yüzyılı olacaktır. Bu vesileyle başta Akya, Atmaca ve Sapan olmak üzere birbirinden değerli sistemlerin üretilmesinde emeği geçen başta Savunma Sanayi Başkanlığımız ve ROKETSAN olmak üzere tüm paydaşlara, kıymetli mühendislerimize, emek veren kardeşlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    GÖRGÜN: CAYDIRICI GÜÇ OLACAK

    SSB Başkanı Haluk Görgün de hava savunma alanındaki milli ürünlerin dünya standartlarında olduğuna işaret ederek, “Hatta birçok yönden de üzerinde olup, fayda analizi olarak dünyada tasarladığımız hava savunma sistemlerinin bir alternatifi bulunmamaktadır. Sistemler sistemi olan hava savunma; mühimmatların aynı anda güdülmesi, en optimum anda fırlatılması ve hedefle buluşması ile tüm bu faaliyetlerin koordinasyonu, güdümü ve diğer hava savunma unsurlarıyla koordineli çalışmasını içeren bir sistemler sistemidir.

    Envanterde yer alan, su altı ve su üstü platformların Akya torpidosu, Atmaca ve Sapan silah sistemleri ile donatılması sayesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’mızın mavi vatanın en uç köşesinde dahi gücünü ispat edebilecek, bölgedeki caydırıcı gücü olarak sahada kendisine yer bulmasını sağlayacak ve bu doğrultuda denizlerdeki menfaatlerimizi korumamıza, bölgedeki barışı tesis etmemize çok önemli ölçüde katkılar sağlayacaktır” dedi.

    Konuşmaların ardından silah sistemlerinin seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/feed/ 0
    Kahramankazan’ın sırrı ne? https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramankazanin-sirri-ne/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramankazanin-sirri-ne/#respond Tue, 02 Jan 2024 22:36:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1887 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bünyesinde yer alan Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları (SEGE) Ankara’nın en gelişmiş ilçeleri listesini yayınladı. 

    Buna göre Çankaya Ankara’nın en gelişmiş ilçesi oldu. 

    SIRALAMADA KAHRAMANKAZAN’IN YERİ?

    Son 4 yılda Ankara’da en hızlı büyüyen ilçe olan Kahramankazan, ayrıca yıllardır 2.sınıf Belediye iken, ilk kez  1. Sınıf Belediye statüsü kazandı. 

    Böylece Ankara’da 1. Sınıf Belediye sayısı Kahramankazan’ın da yükselişi ile 6 oldu.

    KAHRAMANKAZAN YÜKSELİŞİNİ NEYE BORÇLU

    Yıllardır 2. sınıf ilçe statüsünde iken, son 4 yılda büyük bir hamle yaparak statüsünü 1. liğe, Ankara’daki 1. sınıf ilçe sayısını da 6’ya çıkaran Kahramankazan’da neler oldu da ilçe bu başarılı sonuca ulaştı?

    Kahramankazan’ın bu yükseliş ivmesinin altında pek çok parametre var.

    İlçedeki sanayi yatırımları hamleleri bunların başında yer alıyor.

    Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz’un “Yerli ve Milli Projelerin Kalbi” olarak değerlendirdiği ilçede, milli savunma sanayimizin önemli projeleri ve tesisleri yer almakta.

    TUSAŞ

    Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen havacılık ve uzay şirketleri arasındaki konumuyla özgün tasarım aşamasından yerli imkânlarla gerçeğe dönüştürülen TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesi, son yıllarda gelişirken, içinde bulunduğu habitatta da ciddi bir atılım ve büyümeye neden olmakta. Havacılık ve uzay alanındaki teknolojilerin hayat bulduğu bu 4 milyon metrekarelik yerleşkede gökyüzünün sınırlarını zorlayan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii; Kahramankazan’ı geliştirirken, ilçenin büyümesine de katkı sunuyor.

    Eylül 2023 itibariyle, 15.200 adet çalışanı ile dev bir tesis ve merkez olarak TUSAŞ’ın, Kahramankazan’ı geliştirmesi; Kahramankazan ilçesinin de bu önemli tesise ev sahipliği noktasında başarılı çözümleri, karşılıklı etkileşimi artırmakta.

    HAB

    Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas OSB (HAB), Ankara’da TUSAŞ/TAI yerleşkelerinin yanında 730 hektar büyüklüğünde bir arazi üzerine kurulu şekilde çalışmalarına devam ederken, Kahramankazan’da istihdam ve büyüme noktasında önemli katkılar sunuyor.

    BMC YENİ ALTAY’LARI KAHRAMANKAZAN’DA ÜRETECEK

    BMC Savunma, Ankara Organize Sanayi Bölgesi’nde satın aldığı ve TUSAŞ’a komşu olan arsada; Kahramankazan tesislerinin inşaatına devam ediyor. Burayı bir savunma sanayi üretim kompleksi gibi değerlendirecek ve savunma ve havacılık ekosistemindeki paydaşlarıyla çok daha yakın ve etkili bir iletişim imkanına sahip olacak savunma sanayi firması BMC, 1 Milyon Mt2’lik alanda Türk savunma sanayisi için birbirinden önemli projelere imza atarken; Kahramankazan’ın savunma sanayiinin kalbi olma iddiasınını da güçlendiriyor.

    Tesis, inşaat aşamasında bile ilçenin istihdamına ve ekonomisine katkıda bulnuyor. Fabrika ve tüm tesislerin tamamlanmasının ardından, ilçenin sosyo-ekonomisinde önemli bir yeri olacak firmanın Kahramankazan’da oldukça kapsamlı bir test parkuru kurmayı düşündüğü de konuşulan bilgiler arasında.

    Atak Helikopteri, Hürkuş, Hürjet, KAAN ve Altay Tankı Kahramankazan’daki fabrikalarda üretilmeye devam ederken;  Kamuya bağlı savunma sanayii şirketlerinin büyük yatırımlarını Kahramankazan’da hayata geçirdiklerini vurgulayan Serhat Oğuz “Biz milli ve yerli projelerin merkez üssüyüz derken slogan atmıyoruz, gerçeği söylüyoruz. Atak Helikopteri burada üretiliyor, Hürkuş burada üretiliyor, Hürjet burada üretiliyor, KAAN burada üretiliyor, Altay Tankı burada üretiliyor” sözleriyle bu üretimlerin önemine atıfta bulunuyor.

    TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GIDA MERKEZİ GİMAT KAHRAMANKAZAN’DA YERİNİ ALIYOR

    Sanayi ve yerli savunma alanlarında özel projelerin merkezi halini alan Kahramankazan, Türkiye için bir diğer önemli konu olan “gıda” üretim ve dağıtımı için de kilit bir noktada yerini alıyor.

    Eski İstanbul otobanıyla yeni yol arasında kalan yaklaşık 2,5 Milyon Mt2lik bir alana yayılan alanda yeni bir GİMAT kurulumu için temel atıldı.

    Proje alanında 1101 adet iş yeri için yer ayrılan bu büyük tesis için Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz, “Dünya için kritik öneme haiz hale gelen gıda konusunda, Türkiye’nin en büyük tesislerinden birine ev sahipliği edecek olmak Kahramankazan için büyük bir kazanımdır. Üreten Belediyecilik şiarıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği “üreterek büyümek” hedefine doğru adımlarla yürümek bizim en büyük motivasyonumuz. Bu hedef doğrultusunda, Kahramankazan’ımıza ve milletimize hizmet edecek her projeye Belediye olarak desteğimiz sonsuz” ifadelerini kullandı.

    İSTİHDAM VE KOBİ RAKAMLARINDA OLAĞANÜSTÜ GELİŞİM

    Kahramankazan’ı 1. sınıf ilçe statüsüne yükselten bir diğer önemli etkenin ise, bölgede kurulan yeni işletmelerin ve artış gösteren vergi mükellefi sayısının olduğu bilinmekte.

    İlçenin vergi mükellefi sayısı 3150 iken son dört yılda gözlemlenen büyük atılımla, bu sayı 2 katını aşarak 7550’yi buldu ve gün geçtikçe de hızla artış göstermeye devam ediyor.

    Ekonomik gelişimin bu kadar hızlı gözlemlendiği ilçenin 1. sınıf ilçe kategorisine yükselişinin ana sebepleri bu kalemler olarak görülmekte.

    Bunların yanı sıra, ilçede genişleyen hacme cevap verecek tesislerin yapımı, merkezi hükümetin ve ilçe belediyesinin sosyal ve ekonomik hizmet ve projeleri; ilçedeki hızlı büyümeyi sağlıklı ve sürdürülebilir bir zemine oturtuyor.

    ANKARA’NIN EN GELİŞMİŞ İLÇE VE 1. SINIF BELEDİYELERİ

    1. SINIF BELEDİYELER

    • 1- Çankaya
    • 2- Yenimahalle
    • 3- Etimesgut
    • 4- Altındağ
    • 5- Gölbaşı
    • 6- Kahramankazan (yeni yükseldi)

    2. SINIF BELEDİYELER

    • 7- Keçiören
    • 8-Sincan 
    • 9- Mamak
    • 10- Akyurt 
    • 11- Polatlı 
    • 12- Elmadağ
    • 13- Pursaklar  

    3. SINIF BELEDİYELER 

    • 14- Çubuk 
    • 15- Beypazarı
    • 16- Şereflikoçhisar 
    • 17- Ayaş
    • 18- Kızılcahamam
    • 19- Nallıhan 

    4. SINIF BELEDİYELER 

    • 20- Kalecik 
    • 21- Evren 
    • 22- Güdül
    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramankazanin-sirri-ne/feed/ 0