Duruşmada bazı müşteki avukatları, ‘bankacılık zimmeti’ yönünden dosyada görevsizlik kararı verilmesini talep etti. Sanıklar Atilla Yörük ile Seçil Erzan’ın avukatı ise müvekkillerinin dosyalarının ayrılmasını talep etti. Mahkeme, bu 2 talebin de reddine hükmederek duruşmaya devam etti.
“Seçil Erzan’ın annesine birkaç kere doktor olarak bakmıştım”
Duruşmada müşteki olarak dinlenen Deniz Güzel, sanık Erzan’ın 2022’de kendisini arayarak bahsedilen fona dahil etmek istediğini söyleyerek, “Ben güven ilişkisi olduğu için 125 bin doları Erzan’ın söylemesiyle sanık Nazlı Can’a gönderdim. Ben bir doktorum. Seçil Erzan’ın annesine birkaç kere doktor olarak bakmıştım. Annesinin bazı sağlık problemleriyle ilgili özel olarak da görüşürdüm. Erzan’a başarılı bir bankacı olduğunu düşündüğüm için güvendim. Erzan’ın annesi bana hasta olarak geldiğinde birkaç kez Nazlı Can da eşlik etmişti ve Erzan’ın akrabası olduğunu söylemişti. Seçil Erzan, Nazlı Can ile birlikte çekildiği bir fotoğrafı bana ‘fonu başlattık hayırlı olsun’ şeklinde yazıp göndermişti. Gönderme amaçları herhalde içim rahat etsin diye. Parayı tamamen tanımadığım bir insan olsaydı göndermezdim. Seçil Erzan’ın sözüne inandım” dedi.
“Yurt dışına kaçacak engel olun dedi”
Seçil Erzan’ın birinci dereceden sicil amiri Sermin Tekin de duruşmada tanık olarak dinlendi. Tanık ifadesinde, “7 Nisan günü İnci Çeviker isimli kişinin Seçil Erzan’a ulaşmak istediğine ama ulaşamadığına ilişkin bir telefon aldım. Aynı zamanda bazı futbolcuların da Erzan’a ulaşamadıklarına ilişkin bilgi de aldım. İnci Hanım ile görüştüğümde ‘10 yıllık arkadaşım tarafında sırtımdan bıçaklandım’ demişti, önce onu sakinleştirdim. Olayın ne olduğunu sordum, Seçil Erzan’a paralar verdiğini ancak kendisini oyaladığını söyledi ve ‘yurt dışına kaçacak engel olun’ dedi. İnci Hanım’ı dinledik, notlar aldık. Ben yöneticilerimizden Tanju Kaya’yı aradım. Şubeye gittiğimde alt katta Volkan Bahçekapılı ile karşılaştım. Ona ‘bir sıkıntı mı var’ diye sorunca ‘yanlış anlaşılmasın, Seçil ile bir şikayetimiz yok, biz evrakları teyit ettirmek için geldik’ dedi. Kolay gelsin deyip üst kata çıktım” dedi.
“Arda Turan, ‘bende Seçil’in telefon numarası var, size verebilirim’ dedi
İfadesine devam eden tanık Tekin, “7 Nisan gecesi Genel Müdürümüz Hakan Ateş’ten bir telefon aldık. Fatih Terim’in sabah 10.00 gibi geleceğini ve toplantı olacağını söyledi. Sabah 10’da genel müdürlüğe gittik. Fatih Terim, yanında Arda Turan ve Emre Belözoğlu ile birlikteydi. Görüşme yaptık, Arda Turan, Erzan’a paralar verdiğini ama geri alamadığını söyledi. Biz Seçil Erzan ile görüşemediğimizi söylediğimizde Arda Turan, ‘Bende Seçil’in telefon numarası var, size verebilirim’ dedi. Fatih hoca, ‘Seçil benim kızım gibidir’ demişti. Toplantının ardından Fatih Terim ile diğer futbolcular gittiler, biz çalışmalarımıza devam ettik. Turan’ın verdiği numarayı aradım açan olmadı, sonra Seçil beni aradı. Perişan halde ağlıyordu. Çok utandığını, korktuğunu ve üzgün olduğunu söyledi. Ne yapabileceğimi sordum görüşmek istediğini söyledi. Şoförümle birlikte attığı konuma gittim. Çorlu’da bir site içerisinde kapının dışında Seçil Erzan beni karşıladı. Çok perişan haldeydi. Seçil bana çok zor zamanlar geçirdiğini, tehdit edildiğini, yakın akrabalarının tefeciler tarafından rahatsız edildiğini, bu paraları aldığını ancak veremediğini anlattı. 3 saat kadar orada kaldım” şeklinde konuştu.
“Muhtemelen Mehmet Aydoğdu’nun haberler çıktıktan sonra bilgisi olmuştur”
Görüşmelerinde Seçil Erzan’ın rızası olmadan izinsiz hiçbir şey yapmadığını belirten tanık Tekin, “Bizdeki tüm para alışverişleri ve nakit alışverişler kameralarla izlenen operasyon alanında olur. Bu fon mevzusunu ben ilk kez İnci Çeviker’den duydum. Sonra Tanju Kaya’ya ilettim. Muhtemelen Mehmet Aydoğdu’nun haberler çıktıktan sonra bilgisi olmuştur. Şubede herhangi bir tartaklama olayı olsaydı, çalışanlarımız oradaysa bunu görmemesi ve de müdahale etmemesi mümkün değildir. Orada değillerse bilemem” ifadelerini kullandı.
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve eksik hususların giderilmesine karar verilmesini talep etti.
Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Heyet, UYAP sisteminde bakım çalışması olduğu gerekçesiyle tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 29 Mayıs tarihine erteledi.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 7 sanıklı duruşmada tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük ve bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu’nun da bulunduğu bazı müştekiler de taraf avukatlarıyla katıldı.
“AĞABEYİM BANA PARA VERİR, BEN DE NE KADAR OLDUĞUNU SORMAZDIM”
Turan, Muslera, Belözoğlu ve Erzan’ın savunmalarının ardından devam eden duruşmada Arda Turan’ın kardeşi Okan Turan da tanık olarak dinlendi. Okan Turan ifadesinde, ‘’Ağabeyim Arda Turan, banka şube müdürü Seçil Erzan’a para veriyordu. Ben şubede Seçil hanıma ve Asiye hanıma zaman zaman para teslim ettim. Seçil Erzan’a para teslim etmek için 5-6 kez yanına gitmişimdir. Ben Seçil Erzan’a ne kadar para teslim ettiğimi bilmiyorum. Ağabeyim bana para verir, ben de ne kadar olduğunu sormazdım” dedi.
DURUŞMADA GERGİNLİK OLDU
Sanık Nazlı Can ise savunmasında, “Ben hala ne yaşadığımı anlamış değilim. Burada olanlar adeta bir film gibi. Seçil hala birilerini suçluyor. Olay şu anlama geliyor, ‘hırsızın hiç mi suçu yok’. Seçil, annesinin hastane parasından kol saati parasına kadar her şeyi benim üzerimden gönderiyordu. Ben de kendisine neden benim üzerimden her şeyi gönderiyorsun dediğimde, ‘Ben banka müdürüyüm Benim üzerimden hesap hareketlerim görünmesin’ diyordu. Seçil herkesi inandırıyordu. İnsan akıl tutulması yaşıyordu. Seçil bana diyor ya ‘Nazlı anlatsın her şeyi’ asıl kendisi anlatsın. Benim yedi sülalemin hesaplarına bakılsın” dedi.
Nazlı Can’ın savunmasına sinirlenen Seçil Erzan ise, ‘Kardeşi arabasını ne kadar zamanda aldı, cevap versin?’ diye sordu. Nazlı Can ise “Kardeşimi ikna etti. Ben 20 yıldır Seçil ile görüşmüyordum. Nerden çıktı karşıma’ dedi. Bunun üzerine Erzan, “Ben kardeşini nasıl ikna edebilirim? Kardeşini kendisi ikna etti” diye karşılık verdi.
“BENİ TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK DOLANDIRICISI YAPTILAR”
Duruşmada tekrar söz almak isteyen Erzan, “Ben bir sarmalın içine düştüm. Bankanın bunu bilme ihtimali yüzde yüz vardı, biliyordu. Ben dolandırıcı değilim, beni Türkiye’nin en büyük dolandırıcısı yaptılar. Mağduriyetler var, bunun giderilmesi için ne yapmam gerekiyorsa razıyım. Ben niye hayatımı mahvedeyim? Ben de babamın bir kızıyım, babam vefat etmiş, ben niye bunları insanlar para kazansın diye yapayım? Hep kendime güvendim ben, para görmek bile istemiyordum” ifadelerini kullandı.
TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA HÜKMEDİLDİ
Yaklaşık 13 saat süren duruşmanın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
GALATASARAYLI ESKİ FUTBOLCU SELÇUK İNAN’IN DA İFADESİ ALINACAK
Müştekilerden Galatasaray’ın eski futbolcusu Selçuk İnan’ın ifadesinin alınması için Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına hükmeden heyet, banka üst düzey çalışanları Sermin Tekin, Tanju Kaya, Cenk İzgi ve Oğuz Atilla ile diğer banka çalışanlarının tanık olarak dinlenmesine karar verdi.
TERİM’İN TANIK OLARAK DİNLENMESİ TALEBİNİN DAHA SONRA DEĞERLENDİRİLMESİNE HÜKMEDİLDİ
Banka yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun dinlenmesine ilişkin talebin bu tanıklar dinlendikten sonra değerlendirilmesine karar veren mahkeme, ayrıca Nur Erkasap ve Fatih Terim’in de tanık olarak dinlenmesi talebinin daha sonra değerlendirilmesine de hükmetti.
1 KİŞİYE ZORLA GETİRME KARARI
Mahkeme, tanık olarak dinlenecek olan Hakan Kıran’ın zorla getirilmesine de hükmederek duruşmayı 24 Mayıs tarihine erteledi.
Şikayetçi olarak ifade veren Arda Turan, “Hem kendi adıma hem de bankanın adına hem de arkamdaki kadın adına üzgünüm. Kendisi elinde dosyalarla, banka yetkililerinin gücünü arkasına almış bir hanımefendiydi. Futbolcularla yakın ilişkileri vardı. Denizbank sitesinde 15 yıllık başarısı anlatılan bir kadındı. İyi iletişimi olan bir kadındı” dedi.
Turan, hem sinirli ve hem de üzgün olduğunu belirterek “Seçil Erzan, Ekim 2022’de arayarak mevduata getirmemi istedi. Hayatım boyunca faiz almadığımı söyledim. Kendisi de fondan bahsetti. Bunun faiz olmadığını, fon olduğunu söyleyerek beni ikna etti. Nefsime yenik düşerek kabul ettim. Sonra etraftan duydum yüksek kar veriliyormuş ama bana öyle söylenmedi. Fırsat olduğunda 10 milyon dolar getirirsem faydalanabileceğimi söyledi. Taşınmazlarımı satarak faydalanabileceğimi söyledim. Ocak ayına kadar söz verdiğim tarihlerle borçlarla, taşınmaz satarak 13 milyon 900 bin dolar verdim. 6 milyon 400 bin doları istediğim zaman getirdi. Parayı verdiğimde bana Denizbank imzalı kağıt da verdi. Şubeye gittiğimde de bana ekranlarını gösterdi” dedi.
“BANKA ŞUBE MÜDÜRÜNE SAHİP ÇIKMALIYDI, SEÇİL ERZAN’A DEĞİL”
Geriye 7.5 milyon dolarının kaldığını, deprem nedeniyle sıkıntılı olduğunu, ülkenin gri listede olduğunu söylediği için baskıda bulunmadığını söyleyen Turan, “33 milyonluk krediyi 3 saatte aldı. Kendini banka starlardan gösterdi. Bu paraları neden elden veriyoruz diye sorduğumda, ‘Ardacığım bu fon bankanın hazinesinde oluyor’ dedi. Paramı istediğimde annesinin hasta olduğunu söyledi. Ben de geçmiş olsun dedim” şeklinde konuştu.
Paraları kardeşi ve şoförü aracılığıyla gönderdiğini belirten Arda Turan, “Denizbank’ın şubesine, Levent’in göbeğinde evraklarla para verdim. Tamamıyla Denizbank’a güvenerek bu paraları verdim. Hakan Ateş ile Mehmet Aydoğdu’yu suçlamayarak ama Denizbank bundan sorumludur. Denizbank, şube müdürüne sahip çıkmalıydı, Seçil Erzan’a değil” şeklinde konuştu.
“7.5 MİLYON DOLAR KAYBETTİM AMA HAKARET ETMEDİM”
Sanık tarafına dönerek Seçil Erzan’ı hiç tehdit etmediğini belirten Turan, “Şartları zorlamasına rağmen hakaret etmemeye çalıştım. 7.5 milyon dolar kaybettim ama hakaret etmedim. Para verme konusunda ikna etti. Bankaya gittiğimde ekrandan gösteriyordu. Amacım, banka paramı yönetsindi. Ben Hakan Ateş’e de Mehmet Aydoğdu’ya da ulaşabilirdim. Ama tüm işlemlerimi Seçil Erzan yapıyordu, sonuna kadar güveniyordum” dedi.
SEÇİL ERZAN CEVABI MAHKEMEDE GÜLÜŞMELERE NEDEN OLDU
Mahkeme Başkanının, “Bunun dolandırıcılık olduğunu ne zaman anladınız?” sorusuna Turan, “Emre ağabey arayınca anladım. Bu konularda safım, saf olmasam bu kadar parayı verir miyim? Hep ısrarla sormuştum ‘Seçilciğim riski yok değil mi’ diye. Şube müdürüne güvenerek yaptım bu işi. Tüm işlemleri telefonla konuşarak yapardık. Paraları ben teslim etmedim. Bana ödediği paradan krediyi kapadım. Maalesef şikayetçiyim” dedi.
“Seçil Erzan’ın etkin pişmanlıktan yararlansın mı?” sorusuna, Arda Turan, “Ben bu hukuk sözlerinden anlamıyorum. Ben paramı alırsam hiç yatmasın, beni ne ilgilendirir. Zaten zarardayım” demesi salonda gülüşmelere neden oldu.
“FATİH HOCA BÜYÜĞÜMÜZDÜR, HAKAN ATEŞ İLE İLİŞKİSİNDEN ÖTÜRÜ BANKAYA GİTTİK”
Bir avukatın, “Seçil Erzan fonun başında Hakan Ateş demiş. Siz önceki ifadenizde tüm Denizbank yöneticilerinden ve Erzan’dan şikayetçi olduğunuzu söylemişsiniz” sorusuna Turan, “Doğru. Bizde güven tesis eden bir banka o yüzden şikayetçiyim. Banka zorlu bir yerdir, trafik olur. Seçil hanım sen rahatsız olma derdi, anında yüksek kredi kartı gönderirdi. Bir banka müdürü olarak Seçil Erzan her şeyi sağladı. Bankanın bir banka müdürüne sahip çıkmamasını anlamıyorum” diye cevap verdi.
Olayın ortaya çıkmasının ardından bankaya neden Fatih Terim ile gittiği sorulan Turan, “Fatih hoca büyüğümüzdür, hamimizdir. Böyle bir durum olduğunda bu durumu konuşmak için onunla gittim, Hakan Ateş ile olan ilişkisinden ötürü” dedi.
Turan ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.
“ŞİKAYETÇİYİM”
Mahkeme Başkanı, şikayetçi Fernando Muslera’ya “Para vermeye kim ikna etti?” sorusu üzerine Muslera tercüman aracılığıyla ifade verdi.

Muslera, “2011’de Seçil Erzan’ı tanıdım. Bankadan arayarak tekliflerde bulunuyorlardı, finans işiyle ilgili olanlar üst düzey yöneticiler arıyordu. Daha sonra Denizbank’ın fon hesabıyla ilgilenen Seçil Erzan beni aramaya başladı. 1,5- 2 aylık sürede yüzde 35’lik kazanç teklif etti. Bu Denizbank tarafından yapılan teklifti. Seçil Erzan aradı, ‘Mehmet Aydoğdu ve Hakan Ateş fon dairesinin başında olan kişiler’ dedi. Bunun üzerine Florya Şubesinden 700 bin dolar paramı çektim. Çektikten sonra Musa Mert Çetin’e verdim. Musa Mert, bu parayı Denizbank’ın Levent Şubesinde Seçil Erzan’a ofisinde teslim etti. Seçil’in aramasıyla Ziraat Bankasından 500 bin dolar alıp Musa Mert’e verdim, bu parayı da Musa Mert, Erzan’a Denizbank’ın kapısından verdi. Seçil Erzan paranın geri ödeneceğine dair yazılı bir belge verdi. Bana 1.2 milyonluk yatırımın karşılığında 700 bin dolar geri verildi. Ana param üzerinde herhangi bir kazancım olmadı” dedi.
Mahkeme Başkanı, “Seçil İspanyolca bilmiyordu, Seçil ile kendisi arasında kim aracılık yaptı” sorusuna Muslera, “Musa bey benim arkadaşımdır, güvendiğim birisidir. O yüzden bağlantıyı o sağlıyordu” dedi.
“Seçil, dışında kendisini para yatırmaya ikna etmeye çalışan olmuş mu?” sorusuna Muslera, “Hayır. Sadece Seçil Erzan aracı oldu” diye cevap verdi.
“Bu konuyla ilgili para kazanıldığına şahit olmuş mu?” sorusuna “Başka kimseyle konuşmadım” dedi. Savcının “Seçil Erzan ile şahsi yakın bir ilişkisi var mıydı?”, sorusuna, “Hayır, sadece banka ilişkisi vardı” dedi.
Muslera, yatırım yaptıktan sonra bazı ünlü kişilerin de fonda paralarının olduğunu söyleyerek Erzan’ın kendisini rahatlatmaya çalıştığını ifade ederek “Şikayetçiyim” dedi.
“EN AZINDAN ANA PARAMI KURTARMAYA ÇALIŞTIM”
Mahkeme başkanı, “Para aldığında 700 bin dolar, herhangi bir belge aldın mı?” sorusuna “Hayır” dedi.
Bir avukatın, “Ana paradan 700 bin doların geri alınmasında Musa Mert Çetin’in rolü olmuş mu?” sorusuna Muslera, “O olmasaydı parayı da geri alamazdık, Musa Bey’e teşekkür ediyorum” dedi.
“Şubeye gidip bizzat para çekme işlemi olmuş mu?” sorusuna ise Muslera, “Gittim fakat herhangi bir işlem gerçekleşmedim” dedi.
“Seçil’i tanımadığını söylemişti. Ona mı güvenerek para verdi?” sorusuna, “Seçil’i tanımıyordum, bankanın büyük bir banka oluşuna güvendim. Seçil’in de müdür olmasına güvendim. Musa Mert’e paramı transfer etmesi için güvendim” şeklinde cevap verdi.
Muslera, “Bazı şeylerin yolunda gitmediğini anlayınca en azından sadece ana paramı kurtarmaya çalıştım” dedi.
“Musa Mert Çetin vasıtasıyla ‘Paramı vermezlerse banka yönetimine gideceğim, Fatih Terim’e gideceğim’ demiş mi?” sorusuna Muslera, “Sadece paramı vermezlerse bankanın üst düzey yönetimine gideceğim dedim” şeklinde ifade verdi.
Muslera ifadesinin ardından salondan ayrıldı.

ARDA TURAN DA ADLİYEDE
21 kişinin dolandırıldığı iddiasıyla 252 yıla kadar hapsi istenen banka şube müdürü Seçil Erzan’ın 4’üncü kez hakim karşısına çıktığı dava için Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, İstanbul Adliyesi’ne geldi.


TV100’deki habere göre; banka, eski kulüp tercümanı Musa Mert Çetin, eski futbolcu Selçuk İnan, iş insanı Mert Zeydanlı, Fatih Terim’in aile dostu Nur Erkasap ve Avukat Rezan Epözdemir hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.
Bu kişilerin Seçil Erzan ile ortak hareket etmesi iddia edildi. Kişilerin hakkındaki suçlamalar ise, özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma.
DİLEKÇELERDE FARKLI İDDİALARA YER VERİLDİ
Banka avukatları ayrı ayrı hazırladıkları dilekçede bu kişiler hakkında farklı iddialara yer verdi. Banka Avukat Rezzan Epözdemir’in sahte olduğunu bildiği belgelere dayanarak vekil sıfatıyla tüketici mahkemesine başvurduğunu savundu. Dilekçede, Epözdemir’in banka aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunduğuna ve Selçuk İnan yönünde karar aldırdığına işaret edildi.
Örneklere yer verilen dilekçede, Avukat Epözdemir’in sahte olduğunu bildiği belgelerle hareket ettiği iddia edildi. Dilekçede bununla ilgili belgelere de yer verildi.
Fatih Terim’in aile dostu Nur Erkasap ile ilgili dilekçede ise, iş insanı Mert Zeydanlı’nın Seçil Erzan’a para vermeden önce Erkasap’ı aradığına yer verildi. Erkasapın Fatih Terim’in ailesi ile birlikte bu sistemin içinde olduklarını teyit etmesi üzerine Erzan’a 4 kez para verdiği ve bunların ikisinde Erkasap’ın da yanlarında bulunduğu senete imza attığı belirtildi.
Dilekçede Galatasaray’ın kalecisi Fernando Muslera’ya ödeme yapılmaması üzerine Erkasap’ın endişelendiği de iddia edildi.
İşte dilekçede yer alan Seçil Erzan’ın yazışmaları:
Seçil Erzan: Tamam haber edersin bana, hoca anlayacak aklım çıktı
Nur Erkasap: Yok yok, herif çok uyanık bence, sormadığı soru kalmadı
Seçil Erzan: Patlatır bizi
Nur Erkasap: Büyük ihtimalle vermeyecek
Seçil Erzan: Kalmadı artık kurşunumuz sanırım
Nur Erkasap: Aynen maalesef
Seçil Erzan: Saçma bir şey oldu
Nur Erkasap: Ft de de iş yok
Tercüman Musa Mert Çetin ile ilgili dilekçede ise, Çetin’in Seçil Erzan tarafından kurulan sistemin banka ile ilgisi olmadığını açıkça bildiği ve bu sebeple Erzan ile şube dışında görüşmeye özen gösterdiği kaydedildi.
Erzan ve Çetin’in, Muslera’yı kurulan sisteme para vermeye ikna etmek için izlenecek yolu mesajlaşarak belirledikleri öne sürüldü. İkili arasındaki mesajlaşmalara yer verildi.
Musa Mert Çetin: Seço ne haber?
Seçil Erzan: İyiyim, canım sen?
Musa Mert Çetin: Çoook iyiyim, Muslera ok
Seçil Erzan: Ya süpersin, ne kadar? sabah erkenden giriş yapmam gerekiyor, diğerini de yapalım onda çok var.
Seçil Erzan: Mertom yarın muslera’yı alıp gelsene, kâğıt vereyim hem.
Musa Mert Çetin: Eve dimi canım?
Seçil Erzan: Akşam eve gelin isterseniz ya da yarın bilemedim konuşalım senle.
Musa Mert Çetin: Yarın güzelce anlatırız, bide hocayı patlattık mı efsaneee.