Paris’te oy veren vatandaşlar, genel seçimlerin ilk turunu AA muhabirine değerlendirdi.
Başkentte yaşayan soyadını vermeyen 33 yaşındaki Fransız seçmen Alex, bu seçimler karşısında herkes gibi endişelendiğini, böyle bir durumun içinde olmaktan memnun olmadığını ifade etti.
Alex, “Umarım aşırılara karşı herkes harekete geçer, barış ve paylaşım atmosferi içinde kalırız.” diyerek, Meclis’te aşırı sağın salt çoğunluğu almasının “umut verici bir perspektif olmadığını” dile getirdi.
İnsanların aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin hayatlarını değiştireceğini hayal ettiğini belirten Alex, bu düşüncenin gerçekle örtüşmediğini vurguladı.
Alex, seçmenlerin aşırı sağa karşı cephe almasını umduğunu söyledi.
Soyadını açıklamayan François isimli seçmen, Cumhurbaşkanı Macron’un, AP seçimlerinin ardından halka yeniden söz vermesini memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
Seçim sürecinin birkaç hafta gibi kısa bir sürede düzenlenmesinin bir sorun teşkil ettiğine dikkati çeken François, bu süreçte oluşan ittifakların “farklı yönlere savrulduğu”nu savundu.
François, seçim kampanyasındaki müzakerelerin seviyesinin çok düşük olduğuna değinerek, “(Müzakereler) Doğru insanları ve doğru yönde seçmek için gerekli olan esaslı tartışmalar değildi, ittifak konularıydı.” dedi.
RN’nin sandıktan birinci çıkmasından yana olmadığını aktaran François, ancak ilk turda aşırı sağın birinci olacağını düşündüğünü öne sürdü.
François, şöyle devam etti:
“Ulusal Birlik iktidar olsa da (Meclis’te) salt çoğunluğu olmayacak her halükarda. Bence bir şey olmayacak. Bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar ülkede siyasi kararların biraz kilitlenme riski var.”
Paris’in 20. bölgesinde yaşayan soyadını paylaşmayan Virginie, erken seçim sürecinin zor geçtiğine işaret etti.
Virginie, ülkede mevcut belirsiz ortamda oy vermeye gitmenin önemini vurgulayarak, aşırı sağın sandıktan birinci çıkmamasını umduğunu söyledi.
Aşırı sağın ülkenin kırsal bölgesinde birinci gelmesinin öngörüldüğünü kaydeden Virginie, seçimin ilk turuna katılımının yüksek olduğuna dikkati çekti.
Virginie, aşırı sağın Meclis’te salt çoğunluğu alması durumunda 1 yıl sonra tekrar erken seçime gidilmesine olumlu baktığını kaydetti.
FRANSA’NIN ERKEN SEÇİME GİDİŞİ
Fransa’da son 3 seçimdir oylarını artırmaya devam eden aşırı sağcı RN, en son 9 Haziran’daki AP seçimlerinde yüzde 31,4 oy alarak en yakın rakibi olan Emmanuel Macron’un partisi Rönesans’ı ikiye katlamıştı.
Aşırı sağın AP seçimlerindeki galibiyeti üzerine Macron, 9 Haziran gecesi Meclis’i feshederek ilk turu 30 Haziran, ikinci turu 7 Temmuz’da olmak üzere erken seçime gitme kararı almıştı.
Macron, bu kararını, “AP seçim sonuçlarına demokratik bir cevap vermeliydik.” sözleriyle savunmuş ancak ülkenin 26 Temmuz-11 Ağustos’ta ev sahipliği yapacağı 2024 Paris Olimpiyatları’nın hemen öncesinde erken seçime gidecek olması, siyasi istikrarsızlık ve toplumsal huzursuzluk yaratabileceği gerekçesiyle kamuoyunda endişeyle karşılanmıştı.
Ülkedeki son genel seçimlerde bir türlü ittifak kuramayan solcu partiler, bu seçimlerde aşırı sağa karşı kısa sürede “Yeni Halk Cephesi İttifakı” altında bir araya gelmiş ve tek aday çıkaracaklarını duyurmuştu. Yeni Halk Cephesi İttifakı’nda ülkenin önde gelen sol partilerinden Sosyalist Parti (PS), Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Fransa Komünist Partisi (PCF) ve çevreci parti Yeşiller (EELV) yer alıyor.
Aşırı sağcı RN ise merkez sağdaki Cumhuriyetçiler (LR) Partisinin lideri Eric Ciotti ve bazı LR üyeleriyle ittifak yaparken iktidar partisi Rönesans ile ortakları MoDem ve Ufuklar Partisi de “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte İttifakı”nı kurmuştu.
Ülkede aşırı sağın yükselişi protestolara neden olmuş, çok sayıda kentte gösteriler düzenlenmişti.
Görev süresi 2027’de dolacak olan Cumhurbaşkanı Macron, aşırı sağcı RN partisinin genel seçimleri kazanması durumunda istifa etmeyeceğini “Sonuç ne olursa olsun kurumlar bellidir ve cumhurbaşkanının yeri de bellidir.” sözleriyle dile getirmişti.
Bunun dışında, yurt içinde, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimleri için elektronik oylama ile oy kullanmaya imkan veren bir yasal düzenleme bulunmuyor.

ELEKTRONİK OYLAMA ÖRNEKLERİ İNCELENİYOR
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener’in, Türkiye’de de elektronik oylamaya yönelik çalışma yapılabileceği yönündeki açıklamalarının ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler, Hukuk ve Mühendislik Fakülteleri ile YSK’den uzmanlardan oluşan çalışma grubu oluşturuldu.
Grup şu anda, yurt dışındaki elektronik oylama örneklerini inceleyerek, bilgisayar ve yazılım altyapısına ilişkin hazırlıkları yapıyor.
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ağırlık verilecek çalışma sonucu oluşturulacak sistemin, ilk olarak meslek örgütleri, kooperatifler, üniversitelerdeki öğrenci temsilcisi seçimlerinde kullanılması planlanıyor.
Projenin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesinin ardından sistemin, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerine de entegre edilmesi hedefleniyor.
YSK BAŞKANINA AKTARILDI
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ardından YSK Başkanı Ahmet Yener’in, seçimlerin elektronik ortamlarda yapılabilmesi için çağrıda bulunduğunu, bunun üzerine kendisinin Yener ile görüşme yaptığını söyledi.
YSK Başkanı Yener’e, üniversite olarak bir çalışma başlatabileceklerini aktardığını belirten Ünüvar, ardından oluşturulan çalışma grubu tarafından hazırlıkların başladığını, sürecin yürütücüsünün YSK olduğunu anlattı.
Necdet Ünüvar, “Biz kendimizi, onlara gereken bilimsel ve teknik destek veren kurum niteliğinde görüyoruz. Ön çalışma başlatıldı. seçimlerin güvenilirliği, yazılım ve hukuk konuları çok önemli, bu 3 alanda görüşmeler devam ediyor” dedi.

Seçim sistemleri, seçim matematiği üzerinde çalışılıyor
Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Çelik de teknik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Çalışma grubunun 3 boyuttan oluştuğunu, bunlardan birinin, seçim sistemleri ve seçim matematiği üzerine çalışan teknik kısım olduğunu aktaran Çelik, şöyle konuştu:
“Bu grup içinde Siyasal Bilgiler Fakültesinden ve YSK’den uzmanlar yer alıyor. İkinci çalışma grubumuz hukuk konusunda çalışmalar yürütüyor, elektronik ortamda seçim uygulayan ülkelerdeki mevzuatı tarıyor, Türkiye’deki mevzuatla karşılaştırıyoruz. Mevzuat bakımından yasal düzenlemeler olsun, diğer mevzuat düzenlemeleri bakımından neler yapılabileceği, hangi süreçte yapılabileceği konusunda çalışma yapılıyor. Üçüncü çalışma grubumuz da yazılım boyutu, bilgisayar ve yazılım altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışma grubu. Bu üç farklı komite hedefe ulaşmak için çalışıyor.”
SİSTEME HEMEN BAŞLANABİLİR
Çelik, çalışmaların seçimden sonra daha da yoğunlaşacağını, çalışma grubunun birtakım raporlamalar yaptığı ve dokümanlar üretmeye başladığını dile getirdi.
Türkiye’deki milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerinin elektronik ortama taşınması hedefiyle çalışmaya başladıklarını aktaran Çelik, “Ama bu hedef ulaşılacak en son nokta. Ondan önce her seviyede meslek örgütlerinin, kooperatiflerin seçimlerinde kademeli olarak bu hedefe ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Bu kademelendirme sayesinde sistemin test edilebileceğini, eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Orhan Çelik, projenin tamamlanması, eksiklerinin giderilmesi bakımından sürecin uzun süreceğini ama üniversitelerdeki öğrenci temsilcileri seçimlerinde bu sisteme hemen başlayabilecekleri aşamada olduklarını bildirdi.
Prof. Dr. Orhan Çelik, elektronik seçimin, zaman maliyeti, güvenlik altyapısı, sonuçlara hemen ulaşmak, seçimin her aşamasının kontrol edilmesi ve güvenilir kılınması bakımından önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.
Eş zamanlı olarak hukuki altyapının da hazırlanması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Hukuksal yapının nasıl oluşturulacağı konusunda da YSK’nin veya TBMM’nin adım atması gerekecek” dedi.
]]>