
Konya Büyükşehir Belediyesi, 57 İslam ülkesinden 187 üyesi bulunan İslam Başkentleri ve Şehirleri Teşkilatı’nın (OICC) 15. Genel Konferansı’na ev sahipliği yaptı.
OICC Genel Konferansı açılış töreninde konuşan OICC 14. Genel Konferans Başkanı Fas’ın Rabat Belediye Başkan Vekili Aziz Lomaini, konferansın iyi sonuçlar ortaya koyması ve özellikle İslam başkentlerinin ve şehirlerinin gelişmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konya’nın güzel, temiz ve yüce bir şehir olduğunu vurgulayan Lomaini, misafirperverliği için Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.

“KONYA BİR HOŞGÖRÜ MERKEZİ”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve OICC 15. Genel Konferans Başkanı Uğur İbrahim Altay, konferansın şehirleri çok daha güzel yarınlara taşımasını, barış ve kardeşlik ikliminin hakim olduğu daha yaşanılabilir bir dünyaya kapı aralamasını temenni etti. Konya’nın sadece bir şehir olmadığını aynı zamanda bir medeniyet beşiği, bir kültür mozaiği ve hoşgörü merkezi olduğunu vurgulayan Başkan Altay, şehrin her sokağının binlerce yıllık tarihin ve kültürün izlerini taşıdığını ifade etti.

KONYA, MEDENİYETİMİZİN EŞSİZ MİRASININI TÜM DÜNYAYA TANITIYOR”
Başkan Altay, yerel diplomasinin en önemli şehirlerinden birisi olan Konya’nın, dünya genelindeki 72 kardeş şehri ve üyesi olduğu uluslararası birlikleriyle hem Türkiye’nin kamu diplomasisini desteklemekte hem de Türk-İslam medeniyetinin sahip olduğu eşsiz mirası tüm dünyaya tanıttığını vurguladı.

“ŞEHİRLERİMİZİ DAHA YAŞANABİLİR VE DAHA HUZURLU YARINLARA TAŞIMAK İÇİN BİR ARAYA GELDİK”
İslam dünyasının birbirinden kıymetli şehirlerinin temsilcilerini ağırlamanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu kaydeden Başkan Altay, “Bugün burada, şehirlerimizi ve toplumlarımızı daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir ve daha huzurlu yarınlara taşımak için bir araya geldik. Bizler, şehirlerimizin sadece fiziksel yapıları ile değil, manevi ve kültürel değerleri ile de birbirine bağlı olduğuna inanıyoruz. Konferansı, bu bağları daha da güçlendirmek ve ortak değerlerimiz etrafında yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“OICC OLARAK GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMELİYİZ”
Başkan Altay, dört kıtada 57 ülkeden toplam 187 üyeyi tek bir çatı altında toplayan OICC’nin, hem şehirleri hem de vatandaşları müreffeh yarınlara ulaştırmayı hedefleyen en önemli kuruluşlardan biri olduğunu belirterek, söyle devam etti:
“Bir yandan şehirlerimizin kültürel mirasını korurken bir yandan da sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak ve teşvik etmek için çalışmalar yapan OICC; tüm bunların çok daha ötesinde aramızdaki birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendirmeye vesile olmaktadır. Çünkü birlik ve beraberlik, İslam medeniyetinin en temel taşlarından biridir. Şehirlerimizin yaşam standartlarını yükseltmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. İşte bu yüzden, OICC olarak daha güçlü bir şekilde bir araya gelmeli, güçlerimizi birleştirmeliyiz. Birlikte hareket etmek, daha etkili çözümler bulmamızı sağlayacak ve şehirlerimizin sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemesini sağlayacaktır.”

“İSRAİL’İN KATLİAMLARINA TEPKİMİZİ EN SERT ŞEKİLDE ORTAYA KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Konuşmasında Filistin’de yaşanan İsrail zulmüne bir kez daha dikkatleri çeken Başkan Altay, “Bugün Filistin başta olmak üzere coğrafyamızın birçok noktasında hakim olan savaşlar, acılar, kan ve gözyaşını dindirmek; ancak bu birlik ve beraberliğimizi yeniden dizayn etmekle mümkündür. Başkanlığını yürüttüğüm Dünya Belediyeler Birliği ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında da coğrafyamızın yaşadığı acıları dindirmek için sesimizi dünyaya duyurmaya devam ediyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi; ‘Müslümanlar olarak hakkın yanında durmak, gerçek anlamda, samimi anlamda Allah’ın ipine sarılmak, kurtuluşumuz için tek çıkar yoldur. Ya bu imtihandan alnımızın akıyla çıkacağız ya da bir ömür boyu kalbimizde ağır bir pişmanlık yüküyle yaşamak zorunda kalacağız. Dünyada 2 milyarı aşkın Müslüman varken başkalarından medet ummak yerine, hep birlikte kenetlenerek Filistin halkına kardeşlik vazifemizi yerine getireceğiz. İsrail’in bu pervasız katliamlarına tepkimizi en sert şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Vicdanları sızlatan bu saldırıların gündemden düşmesine asla ama asla müsaade etmeyeceğiz. Antisemitizm sopasıyla insanların sindirilmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceğiz. Bölgenin yeniden sükûnete kavuşması için üzerimize düşen ne varsa yapmayı sürdüreceğiz.” dedi.
“GAZZE’NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK”
Başkan Altay, her gün bir önceki günü unutturacak büyük acıların yaşandığı Gazze’nin yeniden inşası için paydaşlarla çalışmalara başladıklarını ifade ederek şunları kaydetti:
“Gazze’nin imarı konusunda bir fon oluşturuldu. Ayrıca Konya Büyükşehir Belediyesi olarak felaket dönemlerinde edindiğimiz tecrübeden kaynaklı olarak Gazze’nin yeniden imarıyla ilgili çalışma ekibi oluşturduk. Özellikle uydu fotoğraflarından, eski imar planlarından, haritalardan Gazze’nin yeni imar planına çalışıyoruz. Elbet bir gün mutlaka barış olacak. Ancak Gazze’nin ayağa kaldırılması için tüm kurumların inisiyatif alması gerekiyor. Bizler de din kardeşlerimize yönelik desteğimizi göstermeliyiz. Buradan bir kez daha İsrail’in gerçekleştirdiği zulme direnen tüm Filistinli kardeşlerimizi selamlıyorum. İsrail saldırılarında şehit olan Filistinlilere Allah’tan rahmet diliyorum. Filistin başta olmak üzere tüm dünyada yeniden huzur ve barışın sağlanmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum. İsrail’in bu zulmünü unutmayacağız, unutturmayacağız. İsrail bu lekeyi asırlarca alnında taşıyacak.”
“KONYA OLARAK, BARIŞ VE KARDEŞLİK MESAJINI TÜM DÜNYAYA DUYURMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ”
Konuşmasında birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu yapan Başkan Altay, “Hep birlikte daha güçlü, dayanışmacı ve müreffeh bir gelecek inşa etmek için el ele verecek ve daha yaşanılabilir bir dünyanın inşasında güçlü adımlarla yürüyeceğiz. Konya olarak tıpkı bugün olduğu gibi bundan sonra da İslam medeniyetine katkı sunmaya devam edecek, barış ve kardeşlik mesajını tüm dünyaya duyurmaktan geri durmayacağız. OICC 15’inci Genel Konferansı’nda emeği geçenlere, bugün burada bizlerle olan tüm temsilcilerimize ve tüm konuklarımıza yürekten teşekkür ediyorum” cümleleriyle görüşlerini aktardı.
“KONYA ÇOK GÜZEL VE KÖKLÜ TARİHİYLE ÜNLENMİŞTİR”
OICC Genel Sekreteri Ömer bin Abdullah El-Kadı ise “Konya, insanlığın yerleştiği en eski şehirlerden birisi sayılıyor. Özellikle Anadolu’da en eski, en kadim, en köklü şehir olduğu bilinmektedir. Mimari ve şehirleşmesi Selçuklu Devleti’nin başkentliği döneminde yaşamıştır. Ev sahibi şehrimiz çok güzel eski ve köklü tarihiyle ünlenmiştir” sözleriyle Konya’yla ilgili görüşlerini aktardı.
Türkiye Cumhuriyeti hükümetine de teşekkür eden Kadı, “Özellikle bu buluşmamızı sağladığı ve ev sahipliği yaptığı için. Bu, Türk hükümetinin ve Türk halkının önemli rol üstlenmeleri ve özellikle İslam aleminin meseleleri konusunda gerekli ilgiyi göstermenin bir göstergesidir” diye konuştu.
Ev sahipliğinden dolayı Başkan Altay’a teşekkür eden Kadı, “Bizi çok güzel karşıladılar ve çok güzel bir misafirperverlik sergilediler. Aynı zamanda da güzel bir yönetim ile gösterdiği çabalar sayesinde konferansın başarılı bir şekilde devam etmesini sağlamada büyük rol üstlenmiştir” dedi.
“FİLİSİNT HALKI DA ŞEREFLİ VE ONURLU BİR HAYAT YAŞAMALI”
Gazze’de ve genel olarak Filistin’de siyonist rejim tarafından toplu katliamların devam ettiğini anımsatan Kadı şunları kaydetti:
“Öldürme, yaralama, esir alma, zulüm etme, teşhir etme, aç bırakma; suların, yakıtların, ilaçların girmesine engel olan, gıda maddelerinin ve hayati malzemelerin girmesine engel olan Allah’ın evlerinin, hastanelerin, evlerin ve barınma yerlerinin yıkılmasına neden olan saldırılar oluyor. Aynı zamanda su tanklarının ve elektrik istasyonlarının bombalanması, yer altı kaynaklarının yok edilmesi ve özellikle atık su ve içme suyu borularının ve iletişim araçlarının bombalanmasına neden olan saldırılar devam ediyor. Filistin’e olan bu saldırıların ve düşmanlığın hemen durdurulması ve yardım çalışmalarının başlaması ve yeniden imarın başlaması gerekiyor. Filistin’in Birleşmiş Milletlere yaklaşık 75 yıldır süren uzun çalışmalar ve uğraşlar söz konusu. Tam üyelik kazanması gerekiyor. Bu söylediklerim Filistin halkının elde etmesi gereken en asgari şeylerdir ki şerefli ve onurlu bir hayat yaşasınlar. Onlar da diğer toplumlar gibi bu hayatı hak etmektedir.”
“KONYA’NIN GAZZE’NİN İMARI İÇİN DESTEK OLMAK BÜYÜK BİR ONURDUR”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Gazze’nin yeniden imarı için planlar yapmasından ve bunun için fon ayırmasından duyduğu memnuniyeti belirten Kadı, “Bu konuda ben de herhangi bir teknik destek veya mali destekte bulunabilirim. Bu konuda kim varsa Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışmasını, iş birliği yapmasını öneriyorum. Bu büyük bir onurdur. Bu bizim de herkesin de sorumluluğudur. Allah’tan dileğimiz o dur ki bu sorumluluğu yerine getirmede bize yardımcı olsun” açıklamasını yaptı.
Konuşmaların ardından 11. OICC ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Konya Büyükşehir Belediyesi’ne de “Belediye Proje ve Hizmetleri” kategorisi “Bölge ve Şehir Planlama” dalında “Dârülmülk” projesi ödülü verildi. Başkan Altay ödülü OICC Genel Sekteri El Kadı’dan aldı.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin kardeşimizi rahmetle yad ediyoruz. Rabbim hepsini cennetiyle müşerref eylesin diyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak yardım ve yeniden inşa çalışmalarını yöneten kamu çalışanlarına teşekkür ediyorum.
Taşınmadan kiraya, geçici barınmaya kadar 115 milyarlık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremde hayatını kaybedenleri geriye getirmeyiz ama onun dışında her alanda elimizi taşın altına koyduk.
“30 BİN 723 VATANDAŞIMIZ DAHA EVLERİNE KAVUŞTU”
Geçtiğimiz ayın başlarında 46 bin konut ve köy evinin anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz.
Deprem bölgesinin ve depremzedelerin yaralarının sarılması için gece gündüz çalıştık. Şehirleri yeni baştan tasarlıyoruz. Deprem bölgesini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.
Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın hiçbir gündemin bizi deprem bölgesi ile ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz.
Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.
İSTANBUL MESAJI!
Türkiye 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar atmıştır. Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek, şehirleri dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. Ülkemizin konut stokunun kayda değer bölümünü yeniledi. TOKİ ile 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde inşa ettik. Hala dönüştürmemiz gereken çok bina var. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 99 öncesinde yapılanlar olduğunu görüyoruz. Yıkıma uğrayan yeni binaların ise teknik eksiklik nedeniyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem hazırlıklarımızı bitirmemizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. İstanbul gibi yerlerde böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirleri yeniden inşa etmek, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. Canların bedeli olmayacaktır.
Yarısı bizden kampanyasıyla bu doğrultuda önemli adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmaların bitmesiyle daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız
“HALA DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKEN PEK ÇOK BİNA VAR”
Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak ekonomi programını sabote etmek için çalışanlar var, onları da yakından takip ediyoruz. Şehirlerimizi depreme hazırlamakta acele etmeliyiz. Hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var. Deprem maalesef bizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz.
“DEPREM, SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”
Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur.
Önümüzdeki dönem hem deprem şehirlerimizi hem aynı tehditle yüz yüze olan şehirleri dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin kardeşimizi rahmetle yad ediyoruz. Rabbim hepsini cennetiyle müşerref eylesin diyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak yardım ve yeniden inşa çalışmalarını yöneten kamu çalışanlarına teşekkür ediyorum.
Taşınmadan kiraya, geçici barınmaya kadar 115 milyarlık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremde hayatını kaybedenleri geriye getirmeyiz ama onun dışında her alanda elimizi taşın altına koyduk.
“30 BİN 723 VATANDAŞIMIZ DAHA EVLERİNE KAVUŞTU”
Geçtiğimiz ayın başlarında 46 bin konut ve köy evinin anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz.
Deprem bölgesinin ve depremzedelerin yaralarının sarılması için gece gündüz çalıştık. Şehirleri yeni baştan tasarlıyoruz. Deprem bölgesini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.
Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın hiçbir gündemin bizi deprem bölgesi ile ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz.
Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.
İSTANBUL MESAJI!
Türkiye 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar atmıştır. Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek, şehirleri dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. Ülkemizin konut stokunun kayda değer bölümünü yeniledi. TOKİ ile 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde inşa ettik. Hala dönüştürmemiz gereken çok bina var. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 99 öncesinde yapılanlar olduğunu görüyoruz. Yıkıma uğrayan yeni binaların ise teknik eksiklik nedeniyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem hazırlıklarımızı bitirmemizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. İstanbul gibi yerlerde böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirleri yeniden inşa etmek, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. Canların bedeli olmayacaktır.
Yarısı bizden kampanyasıyla bu doğrultuda önemli adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmaların bitmesiyle daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız
“HALA DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKEN PEK ÇOK BİNA VAR”
Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak ekonomi programını sabote etmek için çalışanlar var, onları da yakından takip ediyoruz. Şehirlerimizi depreme hazırlamakta acele etmeliyiz. Hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var. Deprem maalesef bizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz.
“DEPREM, SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”
Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur.
Önümüzdeki dönem hem deprem şehirlerimizi hem aynı tehditle yüz yüze olan şehirleri dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Biliyorsunuz biz partimizi kurarken nereden yola çıktık, Afyonkarahisar’dan yola çıktık. Bugüne kadar girdiğimiz tüm seçimlerde sizlerin desteğini hep yanımızda hissettik. Önümüze çıkan engelleri sizlerle birlikte aştık. Türkiye Yüzyılı’nın temellerini sizlerle birlikte attık şimdi önümüzde yerel seçimler var, 38 gün kaldı. Hazır mıyız? Tıpkı 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi yine çok kritik tercihlerde bulunacağız.
Merkezi ve ilçeleriyle Afyon bir kez daha tercihini AK Parti’den, Cumhur İttifakı’ndan yana yapacaktır, inanıyorum. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrı ülkemizi ve milletimizi hak ettiği yere çıkarmanın asrı olacaktır.

Hanım kardeşlerim istiyoruz ki Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzü şehirlerimizdeki belediyeleri de kapsayacak şekilde yapalım. Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi yeni nesil dijital teknolojilere uygun alt yapılarla yöneteceğiz. Vatandaşlarımızın tamamının hayatlarına dokunan hizmetler bizim vazgeçilmez adımlarımız olacaktır. Aile müessesini güçlendireceğiz, evlatlarımızı sapkın akımlardan koruyacağız.
Şehirlerimizi çevreye duyarlı tarihi, kültürel zenginlikleri korunmuş yerleşim yerleri olarak geliştireceğiz. Katılımcı, kaliteli yönetimler ile şehirleri geleceğe hazırlayacağız. Türkiye Yüzyılı bayrağını siyasi, ekonomik, askeri her alanda yükseltirken, şehirlerimizin de buna ayak uydurmasını sağlayacağız.
MUHALEFETE TEPKİ: MİLLETİN TOKATINI YEMEKTEN KAÇAMAYACAKLAR!
Muhalefetin bizler gibi tecrübeleri yok. Dün baş tacı ettiklerini bugün yerin dibine sokmaktan çekinmiyorlar. Türkiye’nin sorunlarına çare olacak doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil, yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse bu acemiler de milletin karşısına “İşte adayımız” diyerek onu çıkarıyorlar. Bir de utanmadan millete adaylarımız tıpış tıpış oy vereceksiniz dayatması yapıyorlar. Adaylarını bile ellerine yüzlerine bulaştırmadan belirleyemeyenlerden ne partilerine ne ülkesine fayda gelir. Kandil güdümünde siyaset yapanlarla iş birliğine giriştiler. Şahsi kariyerleri için bölücü örgütlerin uzantılarıyla DEM’lenmeyi tercih ettiler. 31 Mart’ta milletin tokatını yemekten kaçamayacaklar.
“TÜRKİYE ZÜBÜK SİYASETÇİ TİPLERİNİ GÖRDÜ”
Seçim meydanı er meydanıdır. Adayları değerlendirirken sadece boyuna posuna bakmaz. Şehirlere nasıl performans sergileyeceğinin hesabını yapar. Milletimizin karşısına çıkan adaylardan bazılarına insan şaşıp kalıyor. Zübük siyasetçi tiplerini gördü Türkiye. Belediyede imkanlar bellidir. En ideal hizmet planlamasını yaparsınız.
Eksi Türkiye’de ülkemizin imkanlarını çarçur edenleri en iyi sizler biliyorsunuz. Aynı şekilde belediyelerde şehrine milyarlar kaybettiren başkanlar oldu. 
“YENİ MÜJDELER VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Milli muharip uçağımız KAAN bu sabah ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Şu anda KAAN’ı görüyorsunuz değil mi? Daha neler gelecek neler. İnsansız uçakları yaptık mı? AKINCI’yı yaptık mı? Daha durun bakalım neler gelecek neler. KIZILELMA’yı yaptık mı? KIZILELMA var ya F-16’nın taşıdığı bombayı taşıyor.
Bu özgüven fukaralarına. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun. Diğer testlerini tamamlamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz.
139 milyar lira tutarındaki yatırımları hatırlatayım. 11 bin 200 kişi kapasiteli yurt binaları yaptık. Sosyal yardımlarda 5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. 53 adet sağlık tesisi yaptık. Pek çok yol projemiz var. Gar binasını restore ettik. YHT hattı yapımı devam ediyor. Afyonkarahisar- Ankara arası bir buçuk saate düşecek.

Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Sevgili Adıymanlılar sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Adıyaman 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok yara alan şehirlerimizden biridir. Asrın felaketi olarak adlandırılan bu depremlerde Adıyaman’ımızda 8 bin 561 insanımız hayatını kaybetti. Depremde yıkılan 6 binin üzerindeki binaya ilave olarak acil yıkılacak durumda 8 binin üzerinde ağır hasarlı olarak da 19 binin üzerinde bina vardı. Yapılan tespitler sonunda Adıyaman’da yaklaşık 39 bini konut, 3 bin 400’e yakın işyeri ve 3 bine yakın ahır olmak üzere toplam 45 bin 305 hak sahibi belirlendi.

“YIL SONUNA KADAR 32 BİN KONUT DAHA TESLİM EDECEĞİZ”
Bugün 2 bin 798 konutumuzun teslimini yapıyoruz. Konutlarımızın hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum. İnşallah içinde huzurla, güvenle, emin bir şekilde oturacağınız evlere kavuşuyorsunuz. Halen inşası süren 32 bin konutumuzu yıl sonuna kadar peyder pey teslim edeceğiz.
Önümüzdeki sene tüm hak sahiplerini evlerine ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte barınma sorununu çözmek için de pek çok adım attık. Adıyaman’a acil barınma ihtiyacını karşılamak üzere 91 binin üzerinde çadır gönderdik. Konteyner kentlerde ve kırsalda 35 bine yakın konteyner kurarak buralarda 118 bin vatandaşımıza hizmet verdik. Kamu tesislerinde 14 binin üzerinde kardeşimizi misafir ettik. Toplam 1,2 milyar liraya yakın kaynak kullanarak 27 bin 609 haneye kira yardımı yaptık. Şimdi kalıcı konutların teslimine başlayarak şehrimizin ayağa kaldırılmasında yeni bir safhaya geçtik.
Sadece konut ve iş yeri yapmakla şehirlerimizin cadde ve meydanlarını yeniden düzenlemekle kalmıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak temel alt yapıyı ve büyük yatırımları da planlıyor hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede ülkemizin en hızlı büyüyen sektörü savunma sanayiimizin yatırımlarını deprem bölgesi şehirlerimize yönlendirmek maksadıyla bir iskan ve istihdam projesi başlattık. Adıyaman’ımıza savunma sanayii şirketlerimizin ortaklığı ile ve TUSAŞ’ın koordinasyonunda hem laboratuvar ve test alt yapısı hem de kablo kolektör üretim tesisi kuruyoruz. İnşası süren bu tesis inşallah yıl sonuna doğru faaliyete geçecektir.
Böylece sanayi alanında zaten ciddi bir atılım içinde olan şehrimizi savunma sanayiimizin de merkezlerinden biri haline dönüştüreceğiz. Özel sektörün şehrimize olan ilgisinin artarak sürdüğünü görüyorum. Nitekim Adıyaman tüm deprem bölgesi şehirleri içinde sigortalı sayısı bakımından kayıplarını en hızlı telafi eden ve hatta deprem öncesinin üzerine çıkaran tek şehrimizdir.
ERDOĞAN, AİLE GENÇLİK FONU İÇİN TARİH VERDİ
Biliyorsunuz mayıs seçimlerinde aile yapımızı güçlendirmek, gençlerimizi desteklemek için bir fon kurma sözü vermiştik. Önümüzdeki haftalarda başvuruları başlayacak bu çalışmanın da önceliği deprem bölgesi şehirlerimizdeki kadınlarımız ve gençlerimiz olacaktır. Daha pek çok projeyle, programla, yatırımla Adıyaman’ı ve tüm deprem şehirlerimizi eskisinden daha müreffeh hale getirmekte kararlıyız.
Emin olun dünyada 14 milyon insanı etkileyen, 11 ilimizin 124 ilçesindeki 7 bin mahalle ve köyümüzde yıkıma yol açan böylesine büyük bir felaketin altından bu kadar kısa sürede kalkabilecek başka bir ülke yoktur. Gelişmiş ülkelerin dahi bizimkine göre çok daha küçük afetler karşısında nasıl çaresiz kaldığını biliyoruz. Üstelik Türkiye tarihinin en büyük imar, inşa ve ihya seferberliğini yaşadığı nice olumsuzluklara rağmen bunu yürütmektedir.
”TERÖR ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN SİYASETİ YÖNLENDİRME ÇABALARI HİÇ BİTMİYOR”
Sizler de takip ediyorsunuz, terör örgütleri üzerinden ülkemize istikamet verme, toplumu huzursuz etme, siyaseti yönlendirme çabaları hiç bitmiyor. Hem sınırlarımızın ötesinde hem de şehirlerimizde birden artış gösteren terör eylemleri, provokasyonlar, tahrikler, tuzaklar boşuna değildir. Hepsi de bu amaca hizmet etmek üzere yazılmış aynı senaryonun bir parçası olarak tedavüle konmuş araçlardır. Bu oyunu kuranların bilmedikleri bir şey var. O da Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığıdır. Hatırlarsanız çeyrek asır öncesinin Türkiye’sinde 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomimiz çökertilir, 3-5 eylemle güvenliğimiz bozulur, 3-5 provokasyonla huzurumuz kaçırılırdı. Zayıf siyasi iktidarlar ve vesayetin güdümündeki kurumlar sebebiyle bu basit operasyonların önü süratle kesilemediği için güvensizlik ve istikrarsızlık iklimi bir kara bulut gibi başımızdan hiç eksik olmazdı. İktidara geldiğimizde milletimizden aldığımız destek ve güçle önce güven ve istikrar iklimini tesis edecek adımları attık.
MUHALEFETE TEPKİ
Elbette önümüze pek çok tuzak kuruldu. Pek çok sinsi oyunla yolumuz kesilmeye çalışıldı. Gezi Olaylarından darbe girişimlerine, terör eylemlerinden sınırlarımızın tacizine, sosyal kaos çıkarma denemelerinden ekonomik tuzaklara her yolu denediler. Hamdolsun hepsinin de birer birer üstesinden gelerek demokrasi ve kalkınma atılımlarımızı kararlılıkla hayata geçirdik. Son olarak şanslarını geçtiğimiz yılın mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinde denediler. Normal şartlarda yolda birbirlerini görseler selam vermeyecek olanları aynı ittifak çatısı altında birleştirdiler ama yine de başaramadılar. Bütün günahı da bay Kemal’in sırtına yükleyip kenara çekildiler. Bay Kemal’e ilk hançeri vuranlar ise toplam oyları yüzde 1’i bulmadığı halde sırtında meclise taşıdığı uyanıklar oldu. Halbuki milletimiz o dönem kimin nerede durduğunu gayet iyi hatırlıyor.
”AKILLARA ZİYAN ARAYIŞLARA GİRİŞTİLER”
Şimdi de önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde bilhassa bazı belediyeleri kaybetmemek için yine akıllara ziyan arayışlara giriştiler. Terör örgütleriyle ilişkileri tescilli partilerle demlenmek mi dersiniz? Daha önceki gün Çağlayan Adliyesi’ne saldıranların da aralarında olduğu teröristlere kol kanat germek mi dersiniz? Emperyalistlerin ülkemizi köşeye sıkıştırmak için kullandıkları her araca, her argümana sarılmak mı dersiniz? Velhasıl akla gelen gelmeyen nice karanlık pazarlıkla garip bir telaş ve saldırganlık içinde çırpınıp duruyorlar. Bir yandan da kendi içlerinde saç saça, baş başa kavga halindeler. Milletimiz mayıs seçimlerinin ardından 6’lı ittifakın düştüğü duruma bakıp ülke iyiki bunların eline kalmadı diye hamd ediyor. Mart seçimlerinin ardından da heralde aynı şükrü şehirlerimizdeki vatandaşlarımız iyiki bunların eline düşmedik diye yapacak. Gidişat onu gösteriyor.
Tabi biz bunları siyasetin latifesi olarak ifade ediyoruz. Yoksa kimin ne yaptığı, kimin kiminle yol yürüdüğü, kimin kime hizmet ettiği, kimin hangi bataklıkta çırpındığı bizi ilgilendirmiyor. Biz ülkemize, milletimize, şehirlerimize en başta da deprem bölgesine neler yapabileceğimize, dertlere nasıl derman olabileceğimize, sıkıntıları nasıl çözebileceğimize, eksikleri nasıl tamamlayabileceğimize bakıyoruz. Özellikle milletimizin bize verdiği yetkinin ve sağladığı desteğin gereğini yerine getirmezsek vebal altında kalırız.
]]>Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Sevgili Adıymanlılar sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Adıyaman 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok yara alan şehirlerimizden biridir. Asrın felaketi olarak adlandırılan bu depremlerde Adıyaman’ımızda 8 bin 561 insanımız hayatını kaybetti. Depremde yıkılan 6 binin üzerindeki binaya ilave olarak acil yıkılacak durumda 8 binin üzerinde ağır hasarlı olarak da 19 binin üzerinde bina vardı. Yapılan tespitler sonunda Adıyaman’da yaklaşık 39 bini konut, 3 bin 400’e yakın işyeri ve 3 bine yakın ahır olmak üzere toplam 45 bin 305 hak sahibi belirlendi.

“YIL SONUNA KADAR 32 BİN KONUT DAHA TESLİM EDECEĞİZ”
Bugün 2 bin 798 konutumuzun teslimini yapıyoruz. Konutlarımızın hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum. İnşallah içinde huzurla, güvenle, emin bir şekilde oturacağınız evlere kavuşuyorsunuz. Halen inşası süren 32 bin konutumuzu yıl sonuna kadar peyder pey teslim edeceğiz.
Önümüzdeki sene tüm hak sahiplerini evlerine ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte barınma sorununu çözmek için de pek çok adım attık. Adıyaman’a acil barınma ihtiyacını karşılamak üzere 91 binin üzerinde çadır gönderdik. Konteyner kentlerde ve kırsalda 35 bine yakın konteyner kurarak buralarda 118 bin vatandaşımıza hizmet verdik. Kamu tesislerinde 14 binin üzerinde kardeşimizi misafir ettik. Toplam 1,2 milyar liraya yakın kaynak kullanarak 27 bin 609 haneye kira yardımı yaptık. Şimdi kalıcı konutların teslimine başlayarak şehrimizin ayağa kaldırılmasında yeni bir safhaya geçtik.
Sadece konut ve iş yeri yapmakla şehirlerimizin cadde ve meydanlarını yeniden düzenlemekle kalmıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak temel alt yapıyı ve büyük yatırımları da planlıyor hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede ülkemizin en hızlı büyüyen sektörü savunma sanayiimizin yatırımlarını deprem bölgesi şehirlerimize yönlendirmek maksadıyla bir iskan ve istihdam projesi başlattık. Adıyaman’ımıza savunma sanayii şirketlerimizin ortaklığı ile ve TUSAŞ’ın koordinasyonunda hem laboratuvar ve test alt yapısı hem de kablo kolektör üretim tesisi kuruyoruz. İnşası süren bu tesis inşallah yıl sonuna doğru faaliyete geçecektir.
Böylece sanayi alanında zaten ciddi bir atılım içinde olan şehrimizi savunma sanayiimizin de merkezlerinden biri haline dönüştüreceğiz. Özel sektörün şehrimize olan ilgisinin artarak sürdüğünü görüyorum. Nitekim Adıyaman tüm deprem bölgesi şehirleri içinde sigortalı sayısı bakımından kayıplarını en hızlı telafi eden ve hatta deprem öncesinin üzerine çıkaran tek şehrimizdir.
ERDOĞAN, AİLE GENÇLİK FONU İÇİN TARİH VERDİ
Biliyorsunuz mayıs seçimlerinde aile yapımızı güçlendirmek, gençlerimizi desteklemek için bir fon kurma sözü vermiştik. Önümüzdeki haftalarda başvuruları başlayacak bu çalışmanın da önceliği deprem bölgesi şehirlerimizdeki kadınlarımız ve gençlerimiz olacaktır. Daha pek çok projeyle, programla, yatırımla Adıyaman’ı ve tüm deprem şehirlerimizi eskisinden daha müreffeh hale getirmekte kararlıyız.
Emin olun dünyada 14 milyon insanı etkileyen, 11 ilimizin 124 ilçesindeki 7 bin mahalle ve köyümüzde yıkıma yol açan böylesine büyük bir felaketin altından bu kadar kısa sürede kalkabilecek başka bir ülke yoktur. Gelişmiş ülkelerin dahi bizimkine göre çok daha küçük afetler karşısında nasıl çaresiz kaldığını biliyoruz. Üstelik Türkiye tarihinin en büyük imar, inşa ve ihya seferberliğini yaşadığı nice olumsuzluklara rağmen bunu yürütmektedir.
Sizler de takip ediyorsunuz, terör örgütleri üzerinden ülkemize istikamet verme, toplumu huzursuz etme, siyaseti yönlendirme çabaları hiç bitmiyor. Hem sınırlarımızın ötesinde hem de şehirlerimizde birden artış gösteren terör eylemleri, provokasyonlar, tahrikler, tuzaklar boşuna değildir. Hepsi de bu amaca hizmet etmek üzere yazılmış aynı senaryonun bir parçası olarak tedavüle konmuş araçlardır. Bu oyunu kuranların bilmedikleri bir şey var. O da Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığıdır. Hatırlarsanız çeyrek asır öncesinin Türkiye’sinde 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomimiz çökertilir, 3-5 eylemle güvenliğimiz bozulur, 3-5 provokasyonla huzurumuz kaçırılırdı. Zayıf siyasi iktidarlar ve vesayetin güdümündeki kurumlar sebebiyle bu basit operasyonların önü süratle kesilemediği için güvensizlik ve istikrarsızlık iklimi bir kara bulut gibi başımızdan hiç eksik olmazdı. İktidara geldiğimizde milletimizden aldığımız destek ve güçle önce güven ve istikrar iklimini tesis edecek adımları attık.
]]>